Anket Sonuçlarını Görüntüle: Bu kişi adayınız mı?
Evet 22 88.00%
Evet 3 12.00%
Oy verenler: 25. You may not vote on this poll

 
 
Konu Araçları
Eski 23-01-18, 22:51 #1
Venceremos Venceremos çevrimdışı
66 ForumTR'nin Altın Konusu (2018)


AnarShisTTR Kişisel Sayfam Çağın Hastalığı ” Kanser ” Nedir?

Başarılar dilerim.

@AnarShisTTR;

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen AnarShisTTR Mesajı Göster


Kanser vücudun herhangi bir yerinde gelişebilir. Hastalık, hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve normal hücrelere yer bırakmaması ile başlar. Bu, vücudun olması gerektiği gibi çalışmasını zorlaştırır.

Kanser, birçok kişide oldukça iyi tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Gerçekte, artık hiç olmadığı kadar çok hasta kanser tedavisinden sonra hayatına devam etmektedir.

Biz burada kanserin ne olduğunu ve nasıl tedavi edildiğini açıklayacağız. Bu broşürün sonunda kanser hakkında birçok sözcüğün listesini ve anlamlarını göreceksiniz.




Kanserin temelleri


Kanser yalnızca bir hastalık değildir.

Birçok kanser türü mevcuttur. Tek bir hastalık değildir. Kanser akciğerlerde, memede, kalın bağırsakta ve hatta kanda başlayabilir. Kanserler birçok açıdan benzer olmakla birlikte, büyüme ve yayılma açısından farklılık gösterirler.

Kanserler hangi açılardan birbirlerine benzerler?
Vücudumuzdaki tüm hücrelerin belirli görevleri vardır. Normal hücreler düzenli şekilde bölünürler. Yaşlandıklarında veya zarar gördüklerinde ölürler ve yerlerini yeni hücreler alır. Kanser, hücrelerin kontrolsüz çoğalmaya başlaması ile oluşur. Kanser hücreleri büyümeye ve yeni hücreler oluşturmaya devam ederler. Normal hücrelere yer bırakmazlar. Bu, kanserin başladığı vücut bölümünde problemlere yol açar.

Kanser hücreleri vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir. Örneğin, akciğerdeki kanser hücreleri kemiklere gidip orada büyüyebilirler. Kanser hücrelerin yayılmasına metastaz denir. Akciğer kanseri kemiklere yayıldığında da akciğer kanseri olarak adlandırılır. Doktorlara göre, kemiklerdeki kanser hücreleri tıpkı akciğerdekiler gibi görünür. Ancak, kemiklerde başlamadığı sürece hastalığa kemik kanseri adı verilmez.




Kanserler hangi açılardan farklıdırlar?


Bazı kanserler hızlı büyür ve yayılır. Diğerleri daha yavaş büyür. Kanser türleri tedavilere de farklı şekilde yanıt verirler. Bazı kanser türleri için en iyi tedavi cerrahi iken diğerleri kemoterapi adı verilen ilaçlara daha iyi yanıt verebilirler. Genellikle en iyi sonuçları alabilmek için 2 veya daha fazla tedavi kullanılır.

Kişi kanser olduğunda, doktoru kanserin türünü belirlemek isteyecektir. Kanser hastaları kanser türlerine uygun tedaviyi almalıdırlar.


Tümör nedir?

Çoğu kanser tümör veya büyüme adı verilen bir kitle oluşturur. Ancak tüm kitleler kanser değildir. Doktorlar kitleden bir parça alıp kanser olup olmadığını öğrenmek için inceleme yaparlar. Kanser olmayan kitleler iyi huylu olarak adlandırılır. Kanser olan kitleler ise kötü huylu olarak anılmaktadır.

Tümör oluşturmayan lösemi (kan kanseri) gibi bazı kanser türleri de vardır. Bu kanserler kan hücrelerinde veya diğer vücut hücrelerinde gelişirler.

“Kanser olduğunuz size söylendiğinde bir korku yaşıyorsunuz. İlk zamanlar, teşhisinizden başka bir şeyi düşünmek çok zor. Sabahları aklınıza gelen ilk şey bu oluyor. Kanser hastalarının, durumun gerçekten iyiye gittiğini bilmesini istiyorum. Kanseriniz hakkında konuşmak yaşadığınız yeni duygularla baş etmenize yardımcı oluyor. Unutmayın, üzülmeniz çok normal.” – Delores, kanseri yenen kişi



Kanserin evresi nedir?

Doktorlar ayrıca kanserin başladığı noktadan ne kadar yayıldığını ya da yayılma olup olmadığını bilmek isterler. Buna kanserin evresi adı verilir. Daha önce insanların kanserlerinin 1. evre, 2. evre olduğunu söylediklerine şahit olmuşsunuzdur. Kanserin evresini bilmek doktorların hangi tedavinin en iyi seçenek olduğunu seçmelerine yardımcı olur.

Her bir kanser türünde, evreyi belirlemek amacı ile yapılan testler vardır. Kural olarak, düşük evre (örneğin 1. evre, 2. evre), kanserin çok fazla yayılmadığını gösterir. Daha yüksek rakamlar (3. evre, 4. evre gibi) hastalığın daha fazla yayıldığını gösterir. 4. evre en yüksek kanser evresidir.


Kanser nasıl tedavi edilir?


En sık kullanılan kanser tedavileri ameliyat, kemoterapi ve radyasyon tedavisidir.

Kanseri vücuttan çıkarmak için cerrahi kullanılabilir. Doktor ayrıca kanserin etki ettiği vücut bölümünün tamamını veya bir kısmını çıkarabilir. Meme kanserinde, memenin bir kısmı (veya tamamı) çıkarılabilir. Prostat kanserinde, prostat bezi alınabilir. Cerrahi, her kanser türü için kullanılmaz. Örneğin, lösemi benzeri kan kanserlerinin en etkin tedavi yolu ilaçlardır.

Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya çoğalmalarını yavaşlatmak için ilaç kullanılmasıdır. Bazı kemoterapiler damar yoluyla (iğne ile damar içine) verilirken diğerlerinde yutmanız için haplar verilir. Kemoterapi ilaçları vücudun neredeyse her tarafına ulaştığından yayılmış olan kanserler için uygundur.

Kanser hücrelerini yok etmek veya çoğalmalarını yavaşlatmak için radyasyon da kullanılır. Bu tedavi tek başına veya ameliyat ya da kemoterapi ile birlikte kullanılabilir. Radyasyon tedavisi röntgen çektirmek gibidir. Tedavi, bazen radyasyonu uygulamak için kansere bir “tohum” yerleştirilerek verilir.

“Bana yardımcı olan şey geriye bir adım atıp büyük resmi görmek olmuştu. Sorularıma cevap almak iyi bir karar vermemi sağladı. Yapmak istediğim ve ihtiyacım olan şeyleri yaptım. Başkaların beni iyi hissettireceğini düşündüklerini değil, beni iyi hissettiren şeyleri yaptım. – Kevin, kanseri yenen kişi



Benim için en uygun tedavi hangisidir?

Kanser tedaviniz sizin için neyin iyi olduğuna bağlı olacaktır. Bazı kanserler cerrahiye daha iyi yanıt verirken, diğerleri kemoterapi veya radyoterapiye daha iyi yanıt verirler. Hangi kanser türüne sahip olduğunuzu bilmek, hangi tedavinin sizde en iyi sonuca yol açacağını öğrenmenin ilk adımıdır.

Kanserinizin evresi doktorunuzun sizin için en uygun tedaviyi belirlemesine de yardımcı olur. Üçüncü veya dördüncü evre kanserler, kemoterapi gibi tüm vücudu tedavi eden tedavilere daha iyi yanıt verirler.

Sağlığınız ve tercih ettiğiniz tedavi, kanser tedavisine karar verme aşamasında rol oynar. Her tedavi türü kanseriniz için uygun olamayacaktır. Dolayısıyla, seçeneklerinizi sorunuz. Ayrıca, tedavilerin yan etkileri vardır. Bu sebeple, her bir tedaviden ne beklenebileceğini sorunuz.

Soru sormaktan korkmayınız. Hangi tedavilerin en uygun seçenek olduğunu ve yan etkilerin ne olabileceğini öğrenmek hakkınızdır.



Duyabileceğiniz kanser sözcükleri
Kanser tedavi ekibinizden duyabileceğiniz kelimeler şunlardır.

İyi huylu/benign: Kanser olmayan tümör

Biyopsi: içinde kanser hücresi olup olmadığını öğrenmek için dokudan bir parça almak

Kanser: hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı veya kanserli bir tümörün var olduğu 100’den fazla hastalığı tanımlayan sözcük

Kemoterapi: hastalığı tedavi eden ilaçların kullanımı. Bu sözcük çoğunlukla kanseri tedavi etmek için ilaçların kullanıldığını ifade eder. Bazen “kemo” diye kısaltılabilir.

Kötü huylu/malign: kanserli

Metastaz / Metastaz yapmış: kanser hücrelerinin lenf sistemi veya kan dolaşımı ile uzak vücut bölgelerine ulaşması

Onkolog: Kanserli hastaları tedavi eden doktor

Radyasyon tedavisi: X ışınları gibi yüksek enerjili ışınların kanser tedavisi için kullanılması

Evre: kanserin ilerleyip ilerlemediğini ve eğer ilerledi ise ilerlemenin derecesini ifade eden kelimedir

Kanser sağ kalım oranları tüm hikayeyi anlatmaz

Sağ kalım oranları sıklıkla hastalığa yakalanmış yüksek sayıdaki erkeğin geçmişteki sonuçlarını esas almaktadır, ancak herhangi bir belirli erkekte neler olacağını öngöremezler. Hatırlanması gereken bir dizi kısıtlama bulunmaktadır:

Aşağıdaki rakamlar mevcut en güncel değerlerin arasında yer almaktadır. Ancak sıra 5 yıllık sağ kalım oranlarına geldiğinde, doktorların en az 5 yıl önce tedavi edilmiş erkekleri incelemeleri gerekmektedir. Tedaviler zamanla geliştiğinden, şu anda prostat kanseri tanısı konulan erkekler istatistiklerde yer alanlarda daha iyi bir manzarayla karşılabilirler.
Bu istatistikler, tanının konulduğu andaki kanser evresini temel almaktadır. Sonradan tekrarlayan veya yayılan kanserlerde geçerli değildir.



Prostat kanserli erkeklerin geleceği veya genel görünüşü kanserin evresine (yayılımına) göre değişir – genelde, sağ kalım rakamları kanserin erken evrede yakalandığı erkeklerde daha yüksektir. Ancak, bir erkeğin genel gidişatı yaş ve genel sağlık ve kanserin tedaviye verdiği yanıt gibi birçok diğer faktörün de etkisi altındadır. Her erkeğin genel tablosu kendisiyle ilişkili koşullara özeldir.



Prostat kanserinde sağ kalım oranları
En güncel verilere göre, prostat kanserinin tüm evreleri dahil edildiğinde:

5 yıllık bağıl sağ kalım oranı neredeyse %100’dür.
10 yıllık bağıl sağ kalım oranı %98’dir.
15 yıllık bağıl sağ kalım oranı %95’dir.
5 yıllık sağ kalım oranlarının 5 yıldan uzun bir süre önce tanısı konulup tedavi edilmiş erkekleri esas aldığı gibi 10 yıllık sağ kalım oranlarının da 10 yıldan daha uzun bir süre öncesi tanısı konulmuş erkekleri esas aldığı (ve 15 yıllık sağ kalım oranlarının en az 15 yıl önce tanısı konulmuş erkekleri esas aldığı) hatırda tutulmalıdır.

Evreye göre sağ kalım oranları

Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI), farklı kanser türlerine ait sağ kalım istatistikleri için SEER veri tabanı adı verilen büyük bir ulusal veri tabanı tutmaktadır. SEER veritabanı, kanserleri AJCC evresine göre gruplandırmayıp kanserleri lokal, bölgesel ve uzak evrelerine göre gruplandırır.

Lokal evre, kanserin prostat dışına yayıldığına dair bir belirti olmadığı anlamına gelir. Bu evre AJCC evresi I ve II’ye karşılık gelir. Her 5 prostat kanserinin yaklaşık 4’ü bu erken evrede belirlenir. Lokal evredeki prostat kanseri için 5 yıllık bağıl sağ kalım oranı neredeyse %100’dür.

Bölgesel evre, kanserin prostattan yakın alanlara sıçradığı anlamına gelir. Evre III kanserleri, T4 tümörler gibi vücudun uzak bölgelerine yayılmamış evre IV kanserleri ve yakın lenf nodlarına yayılmış kanserleri (N1) içerir. Bölgesel evredeki prostat kanseri için 5 yıllık bağıl sağ kalım oranı neredeyse %100’dür.

Uzak evre, uzak lenf nodlarına, kemiklere ve diğer organlara yayılmış kanserleri (M1) içeren evre IV kanserlerin geri kalanını içerir. Uzak evredeki prostat kanseri için 5 yıllık bağıl sağ kalım oranı yaklaşık %28’dir.


Kanser, Cinsellik ve Erkek Vücudu

Kanser ve cinsellik

Kanser olduğunuzu ilk duyduğunuzda, muhtemelen tedavi planlarına ve sağ kalıma odaklandınız. Ancak, bir süre sonra aklınıza diğer sorular gelmeye başlamış olabilir. “Kanserim kontrol altına alınsa bile yaşamım ne kadar normal olabilir?” sorusunu merak etmiş olabilirsiniz. Ve hatta “kanser cinsel yaşamımı etkileyecek mi?”

Bu sorulara yanıt alabileceğinizi ve cinsel sorunlar yaşıyorsanız yardım alabileceğinizi bilmeniz önemlidir. Atmanız gereken ilk adım cinsellik konusunu doktorunuzla veya kanser bakım ekibindeki bir diğer kişiyle gündeme getirmektir. Tedavinin beslenmeyi, ağrıyı ve işinize veya diğer faaliyetlerinize dönebilmenizi nasıl etkileyeceğini öğrenme ihtiyacı duyacaksınız. Ayrıca, tedavinin cinsel yaşamınızı nasıl etkileyeceğini de bilmek isteyeceksiniz.

Seks ve cinsellik günlük yaşantımızın önemli parçalarıdırlar. Hastalar ve doktorlar sıklıkla kanser tedavisinin erkeğin cinsel yaşamı üzerindeki etkilerini veya hastanın yaşadığı sorunları nasıl ele alabileceğini konuşmazlar. Neden? Sağlık hizmeti sağlayıcıları ve hastalar cinsellik hakkında konuşurken tedirginlik hissedebilirler.

Buradaki bilgiler, cinsel tercihleri dikkate alınmaksızın, kanseri bulunan veya geçmişte kanseri yenmiş tüm erkeklere yöneliktir. Her soruyu cevaplayamayız, ancak size ve partnerinize mahremiyet ve cinsellik hakkında açık ve dürüst bir konuşma yapmak için yeterli bilgi vermeye çabalayacağız. Ayrıca, doktorunuzla ve kanser bakımı ekibinizle konuşmanıza yardımcı olabilecek bazı fikirleri paylaşacağız.

Sizinle partneriniz arasında duygusal/cinsel dokunuşların, kanserinizin türü ve size verilen kanser tedavisi önemli olmaksızın her zaman mümkün olduğunu asla unutmayın. Özellikle kendinizi keyifsiz hissediyorsanız veya bir süredir bir cinsel dokunuş veya faaliyetten yoksunsanız, bu sizi şaşırtabilir. Ancak, bahsettiklerimiz gerçek. Dokunmanın verdiği hazzı hissetmek daima mümkündür.



Bir erkeğin vücudu nasıl çalışır?

Erkek cinsel organları


Bir erkeğin genitalleri ve cinsel organları pelviste (belin alt bölgesinde) ve vücudun ön bölümünde bacakların arasında bulunurlar. Burada, cinsel organlar ve diğer yakın organlar dahil olmak üzere pelvisin içindeki veya yakınındaki organlardan bazıları anlatılmaktadır. Bu organlardan herhangi birinin kanseri veya bu alana kanser tedavisi uygulanması cinsel yaşamınızı etkileyebilir:

Testis torbası veya erbezi torbası – penisin aşağısında asılı duran ve er bezlerini ve epididimi tutan kese veya torbadır.
Er bezi (testis) – erbezi torbası içerisindeki 2 oval organ olup başta testosteron hormon üzere sürekli hormon üretimi yaparlar. Ayrıca, her gün milyonlarca sperm üretilirler.
Epididim – her er bezinin üzerine ve arkasına oturmuş iki ince, uzun ve sarmalımsı yapıdaki tüptür. Sperm olgunlaşmak için epididim boyunca yolculuk yapmalıdır.
Vas deferens – olgun spermin boşalmanın hemen öncesinde kat etmeleri gereken ve vücudun her iki tarafında bulunan tüplerdir. Her tüp, epididimden gelen spermi prostat bezi aracılığıyla vücut içerisine taşır.

Prostat bezi – cevize benzeyen bir bez olup rektumun önünde ve mesanenin arkasında yer alır. Prostat üretrayı (idrar yolunu) çevreler. Sperm bu bez içerisinde prostat sıvılarıyla ve seminal vezikülden gelen sıvılarla karıştırılır. Bu beyazımsı, proteinden zengin sıvı, boşaldıktan sonra bir süre daha yaşabilmesi için spermin desteklenmesine ve beslenmesine yardımcı olur.

Seminal veziküller – vas deferense bağlı torbalar olup spermi desteklemeye yardımcı olan sıvının bir kısmını üretirler. Orgazm sırasında, semen adı verilen bu sıvı ve sperm karışımı üretradan (idrar yolu) ilerleyerek penisin ucundan çıkar.

Üretra (idrar yolu) – Hem mesaneden gelen idrarı hem de semeni penis boyunca taşıyıp vücuttan atan tüptür.

Penis – erkeğin cinsel ilişki için kullanılan organıdır. Erkek uyarıldığında sertleşmek için içerisine kan dolan süngerimsi dokularla doludur.

Mesane – idrarı depolayan içi boş, balon benzeri bir organdır.

Rektum – bağırsakların vücudun dışına açıklan en alt ucudur.

Testosteronun rolü

Testosteron ana erkeklik hormonudur. Üreme organlarının gelişmesine yol açar ve sertleşmeyi ve cinsel davranışı destekler. Testosteron, buluğ çağında sesin kalınlaşması ve vücut ve yüzde kıl çıkması gibi ikincil cinsel özelliklerin gelişmesine de neden olur. Bu hormonun büyük bölümünü erbezleri üretirler. Böbreklerin üzerinde yer alan böbreküstü bezleri de hem erkeklerde hem de kadınlarda az miktarda testosteron üretirler.

Erkeklerin hormon seviyeleri büyük ölçüde farklılık gösterirler, ancak çoğu erkek kan dolaşımında ihtiyaç duyduğundan fazla testosterona sahiptir. Testosteron seviyesi düşük olan bir erkek sertleşmekte veya sertleşmeyi sürdürmekte sorun yaşabilir ve cinsellik isteğini kaybedebilir. Testosteron seviyeleri kişi yaşlandıkça düşme eğilimindedir.

Olağan uyarılma ve sertleşme paterni

Beyin omurilikten aşağı ve sinirler boyunca uzanıp pelvis içerisinde yayılan bir sinyal gönderdiğinde sertleşme başlar. Sertleşmeyi oluşturan önemli sinirlerden bazıları rektumun (kalın bağırsağın son bölümü) ve prostatın her iki yanı boyunca uzanırlar.

Bu sinyal alındığında, penis gövdesinin içerisindeki süngerimsi doku gevşer ve penise kan taşıyan atar damarlar (kan damarları) genişler. Bu kan damarlarının duvarları gerildiğinde, penis gövdesinin içinde bulunan 2 süngerimsi doku tüplerine hızla kan dolar. Normalde penisteki kanı tahliye eden penisteki toplar damarlar büzüşerek kapanırlar ve böylece içeride daha fazla kan kalır. Bu süreç penis içerisindeki kan basıncını son derece yükselterek güçlü bir sertleşme yaratır.

Bir erkeğin penisine dokunulduğunda haz duymasını sağlayan sinirler, kan akışını kontrol eden ve sertleşmeyi oluşturan sinirlerden farklı bir yolakta ilerlerler. Dolayısıyla, sinir hasarı veya kan damarlarındaki tıkanıklık erkeğin sertleşmesine engel olsa bile dokunmanın verdiği hazzı hemen daima hissedebilecektir. Yine de orgazma ulaşabilecektir.

Erkek vücudunun üst bölgesinde uzanan bir üçüncü sinir grubu semenin boşalmasını kontrol etmektedir.

Erkek orgazmı nasıl gelişir?

Erkek orgazmının iki aşaması vardır:


Birinci aşamaya emisyon adı verilir. Prostat, seminal veziküller ve vas deferens kasıldığında bu aşama meydana gelir. Emisyon esnasında, semen üretranın en üstüne yakın bir noktada birikerek boşaltılmaya hazır haldedir. Bu anda, tüpün üzerindeki bir küçük valf semenin yukarı yönde mesane içerisinde gitmesini önlemek için kapanır. Erkek, emisyonu artık orgazma ulaşacağını bildiği “geri dönüşü olmayan nokta” olarak hisseder. Emisyonu sempatik veya istemsiz sinir sistemi kontrol eder.

Boşalma (ejakülasyon) orgazmın ikinci aşamasıdır. Genital alan okşandığında hissedilen haz sinyallerini taşıyan sinirlerle kontrol edilir. Bu sinirler penis kökündeki kasların ritmik şekilde kasılmasına yol açarak semeni üretradan penisin dışına iterler. Aynı esnada erkeğin beynine haz mesajları gönderilmektedir. Bu duygu orgazm veya doruğa ulaşmak olarak bilinir.



Kanser Yolculuğunun Spiritüel Kısmını Keşfedin

Kanser tanısı sağlığınıza fiziksel etkilerinin yanı sıra kişide ve yakınlarında ruhsal ve manevi olarak da birtakım değişimlere neden olabilir.

“Kanser hastaları sıklıkla “Neden ben?“ diye düşünüyor olabilir veya veya kendilerini spiritüel inançlarını sorgulamaya iten öfke ve ihanet duyguları ile dolabilir. Böyle hissedilmesi oldukça normal.

Kanser gibi önemli bir hastalık, hastayı güçsüz, savunmasız ve asla eskisi gibi olamayacakmış hislerine boğabilir. Zaman zaman ise yaşanan ruhsal değişiklikler pozitif yönde olabilir. Hayattan zevk alma, şükran duyma ve bağışlama gibi duygular hasta için daha önemli hale gelebilir.
Herkes maneviyatı kendisine özgü, kişisel bir şekilde tanımlar. Birçoğu için bu önemli inançları, gelenekleri, değerleri ve uygulamaları içinde bulunduran din ile alakalıdır. Bazen ise maneviyat doğa ile bağlantı, iç huzur, umut ya da daha büyük bir güçle bağlantı kurmaktır. Aslında maneviyatımızın fiziksel ve duygusal hayatımızla son derece güçlü bir bağı vardır.

Kendi maneviyat kavramınızı yansıtmak için size göre önemli olan ve size anlamlı gelen şeyleri düşünün.

Maneviyatınızla tekrardan iletişime geçmeniz için birkaç yol…

Doğanın gücü — Çevrenizdeki güzelliklerin farkına varın ve iç huzurunuza yansıtın.

Dua ya da meditasyon —
Endişelerinizi ve kaygılarınızı yansıtmaktan korkmayın ve bu süreçte onların yok olup gitmesine izin verin.

Düşüncelerinizi bir günlükte toplayın — Tecrübe etmiş olduğunuz herhangi bir zorluğun yanı sıra umutlarınız ve mutluluklarınız hakkında düşüncelerinizi yazıya dökün.

Başkaları ile sizi canlandıracak ve olumlu deneyimler arayın — manevi bir lider ya da danışman ile bağlantıya geçin.

Kanser Riskini Azaltmak İçin İpuçları

Kanser Riskini Nasıl Azaltabiliriz


Kanseri önleme konusunda endişeli misiniz? Sağlıklı beslenmeden tutunda düzenli yaptırılan kanser taramalarına kadar hayatınızda yapacağınız küçük değişiklerle kansere yakalanma riskini kontrol altına alın.

Muhtemelen kanseri önleme ile ilgili birbiriyle çelişkili pek çok rapordan haberiniz vardır. Bazen bir çalışma veya raporda önerilen spesifik bir kanser önleme tavsiyesi bir diğerinde söylenenin tam da aksi olabilir. Peki. Eğer kanser önleme konusunda endişeleriniz varsa, günlük hayatınızda küçük değişiklikler yaparak büyük bir fark yaratmanın tadını çıkarın.

Tütün kullanmayın

Tütünün her türlü kullanımı sizi kanserle yaşanacak bir çarpışmaya sürükler. Sigara içmek akciğer, mesane, rahim ve böbrek kanseri de dahil olmak üzere pek çok kanser türüne davetiye çıkarıyor. Ayrıca tütün çiğneme ağız boşluğu ve pankreas kanserinin oluşumu ile yakından ilişkili. Tütün kullanmasanız bile, sigara dumanına maruz kaldığınızda akciğer kanserine yakalanma riskini arttırmış oluyorsunuz.

Tütün ve mamullerinden uzak duruyorsanız veya bırakmaya karar verdiyseniz bu sağlığınız için aldığınız en önemli kararlardan biridir. Ayrıca, sadece bununla kalmayıp kanseri önleme konusunda da önemli bir adım atmışsınız demektir. Eğer sigarayı bırakabilmek için yardıma ihtiyaç duyuyorsanız doktorunuza danışın. Size sigara bırakmaya yardımcı ürünler ve diğer metotlar hakkında bilgi verecektir.

Sağlıklı beslenin


Yemek saatlerinde ya da market alışverişi yaparken sağlıklı tercihlerde bulunmak sizi kanserden korumak için garanti vermez fakat kansere yakalanma riskini düşürmekte size yardımcı olacaktır.

Bu kuralları dikkate alın:


Meyve ve sebze yiyin

Beslenme düzeninizi sebze, meyve ve bitkisel kaynaklı gıdaları baz alarak oluşturun — tam tahıllar ve baklagiller gibi.

Yağ tüketimini sınırlandırın;


Hayvansal yağları kullanmaktan, fazla yağlı besinleri tüketmekten kaçının. Bunun yerine daha hafif ve daha küçük porsiyonlar oluşturarak yemek yemeyi deneyin.

Eğer alkol tüketecekseniz aşırıya kaçmamaya özen gösterin;

Düzenli olarak alkol kullanımının ve tüketilen alkol miktarının artması meme, kolon, akciğer, böbrek ve karaciğer kanseri gibi kanser türlerine yakalanma riskinizi de arttırır.

Günlük rutininizde fiziksel aktivitelere her zaman yer ayırın ve ideal kilonuzu korumaya çalışın;

Sağlıklı olduğunuz kiloyu korumak meme, prostat, akciğer, kolon ve böbrek kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin görülme riskini azaltabilir. Hareket etmeyi unutmayın. Kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olmasının yanı sıra fiziksel aktivitelerde bulunmak meme ve kolon kanserine yakalanma riskinizi de azaltmakta.

Günlük olarak en az 30 dakikanızı egzersize ayırmalısınız. Tabi daha fazlasını yapabiliyorsanız bu çok daha iyi olur. Bir fitness sınıfına kaydolmayı, favori bir sporu yeniden keşfetmeyi veya günlük tempolu yürüyüşler için bir arkadaşınızla buluşmayı deneyin.

Kendinizi güneşin zararlı ışınlarından koruyun;

Cilt kanseri kanser türleri arasında en sık rastlananı olmasına karşın korunabilirliği de en fazla olan kanserdir. Bu ipuçlarını deneyin:

Öğle saatlerinde güneşe çıkmaktan kaçının;

Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatler olan 10:00 ve 16:00 arasında güneşten uzak durun.

Gölgede kalmaya çalışın;


Açık havaya çıktığınızda mümkün olduğunca gölgede kalmaya çalışın. Güneş gözlüğü ve geniş kenarlı şapkalar kullanmak bu konuda size yardımcı olacaktır.
Cildinizi güneşten koruyun;

Mümkün olduğunca teninizi örten sıkı dokunmuş bol ve pamuklu giysileri tercih edin. Pastel tonlar ya da ağartılmış pamuk kumaşlar yerine ultraviyole ışınlarını geri yansıtan açık parlak renkleri veya koyu renkleri tercih edin.

Dışarıya çıkarken güneş kreminizi sürmeyi ihmal etmeyin;

Dışarıda kaldığınız sürece güneş kreminizi sık sık ve bolca sürmeye devam edin.

Solaryuma girmeyi tercih etmeyin;

Solaryum da cildinize en az doğal güneş ışığı kadar zara verir.

Aşı olun;

Bazı viral enfeksiyonlardan korunmak kanser oluşumunu önlemek için etkili bir yoldur. Hepatit B ve HPV’ ye karşı aşılanma konusunda doktorunuza danışın.
Hepatit B. Hepatit B virüsü karaciğer kanseri oluşu riskini arttırabilir. Hepatit B aşısı rutin olarak bebeklere yapılır. Ayrıca, kanser görülme riski yüksek olan bazı yetişkinler için tavsiye edilir. Özellikle karşılıklı sadakate dayanmayan cinsel aktiviteler içinde olan yetişkinlere, hem cinsi ile ilişkiye giren erkeklere, enfekte kan veya vücut sıvılarına maruz kalabilecek sağlık veya kamu güvenliği işçilerine aşılama yapılmalıdır.
İnsan papilloma virüsü (HPV). HPV rahim ağzı kanserine sebep olabilecek cinsel yolla bulaşan bir virüstür. HPV aşısı 26 yaşından daha genç ya da ergenlik döneminde aşı olmamış erkekler ve kadınlar için yapılması uygun bir aşıdır.

Riskli davranışlardan kaçının

Kanseri önlemeye yardımcı bir diğer strateji ise kansere sebebiyet verebilecek riskli davranışlardan kaçınmaktır. Örneğin;

Güvenli cinsel hayatınız olsun;

Cinsel partner sayınızı sınırlayın ve sex yaparken prezervatif kullanmayı ihmal etmeyin. Cinsel partner sayınız arttıkça HIV ve HPV cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonlara yakalanma riskiniz daha da artar. HIV veya AIDS virüsü taşıyan kişilerin bağışıklık sistemi zayıflar ve anüs, rahim ağzı, akciğer kanserine yakalanma riski de yüksektir. HPV en çok rahim ağzı kanseri ile ilişkilidir, ama aynı zamanda anüs, penis, boğaz, vulva ve vajina kanseri riskini artırabilir.

İğnelerin tek sefer ve bireysel kullanıma uygun olduğunu unutmayın;

İlaç kullanan bağımlılar arasında aynı iltihaplı iğneyi paylaşmak HIV, hepatit B, hepatit C gibi virüslerinin bulaşmasına sebebiyet verir ve buda karaciğer kanserine yakalanma riskini arttırır. Eğer hap ve uyuşturucu bağımlılığı hakkında endişeleriniz varsa, profesyonel yardım isteyin.

Erken teşhis konusunu ciddiye alın;


Deri, kolon, prostat, rahim ve meme kanseri gibi kanser türleri için düzenli olarak kendi kendinizi muayene etmek ya da kanser tarama testleri yaptırmak hastalığı ilk aşamalarındayken yani tedavinin beklenenden daha iyi sonuç verdiği erken evrelerde teşhis etmenize ve tedavide başarılı sonuçlar almanıza yardımcı olur. Sizin için en iyi kanser tarama programı doktorunuza danışın. Bugünden itibaren kansere karşı korunmak sizin elinizde ödülünü ise bir ömür boyu süreceksiniz.

Kanser Tedavisinde Yan Etkileri Azaltmak

Dış Görünümde Meydana Gelen Yan Etkilere Karşı Öneriler
Özellikle kadınlar için saç ve kirpik dökülmesi kemoterapinin en rahatsız edici yan etkileri arasında bulunuyor. Saç dökülmesinin miktarı, verilen ilaç ve doz yoğunluğuna bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Klinik çalışmalar tedavi gören hastanın kafa derisini soğuk tutmanın tedaviden sonra saç dökülmesini önlemede etkili olduğunu gösteriyor. Bunun için özel olarak üretilen ve tedavi sırasında kullanılan kepler kullanılıyor.

Bazı Kanser Kategorelerinde Fizik Tedavi Destekleyici Tedavi Olarak Uygulanıyor
Beyin, kemik, meme, akciğer ve gırtlak kanserlerinde fizik tedavi uygulaması tedavinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Hastalara verilen kemoterapi ve radyoterapi tedavisinden sonra solunum sisteminde oluşan problemlerle birlikte, yorgunluk ve fiziksel kondisyon kayıplarında da fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisinden destek alınıyor.

İştahsızlık ve Kilo Kaybı için öneriler


Kemoterapi ve radyoterapi tedavisi sırasında tat alma değişiklikleri, ağrı, kabızlık, depresyon, bulantı, yutma güçlüğü gibi sebeplere bağlı olarak iştahsızlık ve kilo kaybı yaşanabilir. Hastanın ağzının içinde oluşan yaralardan dolayı yemek yemesi zorlaşmışsa, gıdaları blenderdan geçirip püre kıvamında hazırlamak yutmayı kolaylaştırır. Yemek yemesi tamamen kesilmiş ise doktorun veya uzman diyetisyenin vereceği hazır mamalar alınabilir.



Tedavi Döneminde Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Gıda Takviyesi Önerileri

A, C, E vitaminleri ile çinko ve selenyum minerallerini içeren yiyecekler antioksidan açısından güçlüdür. Bu yemeklerin yenmesi bağışıklık sistemini güçlendirir.

Ceviz, Balık, badem ve fındık gibi Omega 3 içeren gıdalar düzenli tüketilmelidir.

Kuru baklagiller protein, çinko, selenyum ve E vitamini kaynağıdır. Haftada 1-2 kez öğünlerle birlikte alınmasında fayda var.

Günde 5 porsiyon sebze ve meyve yemek enerjiyi arttıracaktır.
Kabuklu tüketilebilen meyveler kabuğu soyulmadan yenirse bağırsak faaliyetlerine katkıda bulunur.

Her gün mutlaka 1,5 litre su içilmesi gerekir.






__________________

Mesajı son düzenleyen Venceremos ( 24-01-18 - 01:15 )
 
Eski 23-01-18, 23:03 #2
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR


Başarılar dilerim
 
Eski 23-01-18, 23:04 #3
Mizantrop Mizantrop çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR


Başarılar
 
Eski 23-01-18, 23:26 #4
Karagonza Karagonza çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 00:03 #5
FMTR ALTIN KONU FMTR ALTIN KONU çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Katılımınız için teşekkür eder, başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 01:58 #6
TheARSLAN2 TheARSLAN2 çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 10:47 #7
badkick badkick çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar Dilerim
 
Eski 24-01-18, 11:27 #8
Börü Börü çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 12:09 #9
CheeRs Baby CheeRs Baby çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 19:03 #10
RapidemenT RapidemenT çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim
 
Eski 24-01-18, 19:27 #11
Antochiaa Antochiaa çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Bol sanslar
 
Eski 24-01-18, 19:28 #12
rehan11 rehan11 çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

basarilarr
 
Eski 24-01-18, 19:45 #13
Burkyyalcin Burkyyalcin çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim gerçekten çok detaylı ve emek hArcanmış bir araştırma teşekkürler
 
Eski 24-01-18, 20:31 #14
zaferabiniz zaferabiniz çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim.
 
Eski 24-01-18, 20:41 #15
muzus muzus çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Bol şans başarılar
 
Eski 24-01-18, 21:02 #16
SirSeoS SirSeoS çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dılerım....
 
Eski 24-01-18, 21:03 #17
__KRATER__ __KRATER__ çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

başarılar....
 
Eski 24-01-18, 21:10 #18
RoLLSTicK RoLLSTicK çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

hayırlısı olsun başarılar
 
Eski 24-01-18, 22:39 #19
Vforcerulean Vforcerulean çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim
 
Eski 24-01-18, 23:26 #20
Gentlellvllan Gentlellvllan çevrimdışı
Varsayılan C: Yarışma Konusu 14 / AnarShisTTR

Başarılar dilerim güzel bir bilgilendirme.👍
 
 

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, için, kanser, kanseri, veya

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 03:43
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018