Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 10-02-15, 19:23 #1
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan 12.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Mevsim Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


MEVSİM YAYINLARI 12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI


15.SAYFA
1. Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı ve Türk Edebiyatında Cereyanlar isimli metinlerden yola çıkarak dönemin siyasi, sosyal ve fikrî temellerini anlatınız.
Bu dönem Türk toplumu üzerinde Batı kültürünün etkisinin görülmeye başlandığı ve bu etkinin giderek arttığı, Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Meşrutiyet’in ilanı vasıtasıyla bu etkinin yasalaştırılmaya çalışıldığı, düşünsel olarak Medeniyetçilik, İslamcılık ve Türkçülük düşünce akımlarının mücadelesinin yaşandığı; Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’nın etkilerinin görüldüğü, edebiyatın konusunun sadece İstanbul olmaktan çıkıp tüm Anadolu’ya uzanmaya başladığı bir dönemdir.
2. Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı ve Türk Edebiyatında Cereyanlar isimli metinlerden hareketle Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında millî zevkin ve memleket edebiyatının oluşumu ve gelişimi üzerine fikirlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Türkçülük fikirlerinin özellikle Balkan Savaşları sonucu güç kazanması ve buna bağlı olarak saf Türkçeye dönüş çabaları memleket edebiyatının dil özelliklerini oluşturmuştur. Ayrıca özellikle Ankara’nın başkent oluşu ile edebiyatımızın Anadolu kültürüne ve yaşayışına yönelmesi milli zevkin edebiyatımıza girmesini sağlamıştır.
3. Yukarıdaki her iki metinde Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına uzanan sosyal ve siyasal sürecin Osmanlı Devleti dönemine dayandığı ve bir sürekliliğin olduğu ifade edilmektedir. Bu çerçevede Türk tarihinin ve edebiyatının bir bütün oluşu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları defterinize yazınız.


Yeni Türk devleti bizzat Osmanlı Devleti paşaları ve aydınlarınca kurulmuştur. Nitekim Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı şairleri aslında Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ürünler vermeye başlamış yazar ve şairlerdir. Dolayısıyla Türk Edebiyatı ve Türk tarihi bu dönemde kesintiye uğramamış, bir süreklilik göstermiştir.


SAYFA 17:

Etkinlik


Tanzimat Döneminden itibaren edebî eserlerde ele alınan belli başlı meselelerin Atatürk ilke ve inkılaplarında çözüme nasıl kavuşturulduğunu belirleyiniz. Sınıfta bunları sözlü olarak ifade ediniz.


Tanzimat Döneminden itibaren edebiyatımıza özgürlük, eşitlik, adalet, vatan, millet gibi kavramlar girmiştir. Bu kavramlar Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Cumhuriyetçilik gibi Atatürk ilkelerinde kendine zemin bulmuştur. Mesela kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi Halkçılık, Millet Meclisi’nin kurulması Cumhuriyetçilik, eğitimde yapılan reformlar Laiklik ilkesinin kapsamındadır.

SAYFA 19:

4.Memleket Sevgisi ve Ankara metinlerinden yola çıkarak Anadolu coğrafyası ve insanının edebî eserlerde nasıl ve hangi amaçlarla işlendiğini açıklayınız.


Anadolu coğrafyası edebi eserlerde yeni keşfedilen, her köşesinde ayrı bir estetik ve ilham barındıran bir coğrafya olarak işlenmiştir. Anadolu insanı ise yeni bir anlayış üzerine oturtulmuş bir devletin ve devrimlerin ışığında hisli, gururlu, heyecanlı ve fedakar bir halkı temsil ediyor.


5. Ankara metninde Atatürk ilke ve inkılaplarından hangilerini görmektesiniz? Buna göre Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının oturduğu sosyal ve siyasal zemini değerlendiriniz.




Metinde Cumhuriyetçilik, İnkılapçılık, Halkçılık ilkelerinden izler görmekteyiz. Cumhuriyetin kuruluşu ise birçok inkılabın temelini oluşturur niteliktedir. Buna göre Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı yeni bir devlet ve milletin aydınlanma yolunda taşıdığı heyecanlar ve inançlar üzerine kurulmuştur. Devlet ve millet olumsuzluklara rağmen dinamik ve umutludur.

SAYFA 21:
6. Memleket Sevgisi ve Su metinlerinden yararlanarak memleket edebiyatının odaklandığı temel meseleyi ve bu eserlerde milleti oluşturan hangi değerlerin nasıl ele alındığını parçalardan örnekler vererek anlatınız.


Metinlerden hareketle memleket edebiyatının odaklandığı temel mesele memleket sevgisidir. Bu iki metinde de doğanın insan ruhu üzerinde etkileri üzerinde durulmuştur. Parçalarda milletin söylencelerine atıfta bulunulmuştur. Örneğin Su adlı metinde Leyla ile Mecnun hikayesine gönderme yapılmıştır. Metinlerde milletin hayal ve his dünyasında ait izler vardır. Mesela Memleket Sevgisi isimli metinde “ Ben şu çırçıplak dağlarda seyrettiğim manzarayı hiçbir yerde görmedim, diyebilirim. Bunlar beyaz sinema perdeleri gibidir. Güneş her akşamüstü oralara bir başka dünyanın filmini aksettirir. Şu kıraç dağın teras biçiminde kesilmiş tepesinde benim, kaç akşamüstü, büyük hisarlar üstüne kurulmuş saraylı, kuleli kaç masal mamuresi seyrettiğimi bilemezsiniz.” cümlesi milletin hayatı düşünüş şeklini yansıtmaktadır.


7. Bu ünite içinde okuduğunuz metinlerden örnekler vererek dil ve zevk bakımlarından Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatını değerlendiriniz. Elde ettiğiniz sonuçları defterinize yazınız.


Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı dil bakımından yalın, sade bir özellik taşımaktadır. Edebiyatın konusu halka yönelmiştir, günlük konuşma dili eserlere hakimdir, halk şiiri uyak ve ölçü bakımından örnek alınır. Bu dönem edebiyatında süssüz bir dil göze çarpar. Halk Edebiyatı özellikleri ve etkileri bu dönemde kendisini gösterir. Örneğin Ben adlı şiirde
“Ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş;
Dokuz köyün sahibi; dokuz köyden kovulmuş.” mısralarında hem sade bir söyleyiş hem bir atasözüne gönderme görülmektedir. Yine Su adlı metinde insanın ruhsal durumu ile doğa olayları arasında sürekli bağlantılar kurulmuştur. Bu da gösterir ki Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı hem romantik hem realist özellikler taşır:
Sessiz rûhumuzu o bestelerdi;
Bize: “Unutalım dünyâyı!” derdi...
Bir aldı, sonunda verdi bin derdi
Bizi bizden fazla anlayan o su...



8. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının başlangıcında Millî Edebiyat zevkinin devam edişi, bu dönem edebiyatının dayandığı temeller hakkında neleri çağrıştırmaktadır? Okuduğunuz metinden yararlanarak açıklayınız.



Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, Halk Edebiyatı temeline dayanmaktadır. Şiirlerde hece ölçüsünün görülüşü bunun en büyük belirtilerindendir. Tarihi şartlar olarak milli mücadele döneminin coşkusunun devam edişi, Türk milletinin tarihsel bağımsızlık ve kahramanlık temaları bu dönem edebiyatında oldukça önemlidir. Edebiyatın Milli Edebiyat ile birlikte halka yönelmesi Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatının lokomotifini oluşturur.


Sayfa 24

9.Cumhuriyet metninden hareketle cumhuriyet idaresi ve cumhuriyetçiliğin nitelikleri hakkında bilgi vererek bu idare şeklinin Türk toplumuna sağladığı kolaylıkları tartışınız. Elde ettiğiniz neticeleri tahtaya yazınız.


Bu metinden hareketle cumhuriyet, yönetimde tek bir kişinin veya bir zümrenin değil milletin bizzat kendisinin olduğu bir yönetim şeklidir. Bu yönüyle kişisel özgürlüklere önem verir ve eşitlikçi bir özellik taşır. Türk toplumu bu idare şekli ile serpilmiş, çağdaş düşünce anlayışına uyum sağlayabilme olanağına kavuşmuştur. Tam bağımsızlığı ve hürriyeti destekleyen cumhuriyet yönetim şekli Türk milletinin özgür karakterine uygundur.


10.Atatürk’ün Laiklik İlkesi metninden hareketle laiklik hakkında çıkarımlarda bulununuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün laiklik kavramıyla neyi kastettiğini ve din konusundaki fikirlerini sözlü olarak anlatınız.


Laiklik ilim ve mantığa dayanan bir anlayıştır. Bu anlayışa göre bir ruhban sınıfından söz edilemez. Mustafa Kemal Atatürk İslam’ın en mükemmel din olduğunu, akıl ve mantıkla son derece uyumlu olduğunu düşünmektedir. Mustafa Kemal’in laiklik anlayışı mantığa ve eşitliğe dayanır.


11.Atatürk’ün Laiklik İlkesi metninde dinî istismar ile ilgili hangi fikirler öne sürülmüştür? Sözlü olarak ifade ediniz.


Atatürk toplumsal hayatta dini istismar ile özel bir ruhban sınıfı oluşturulmasına karşıdır. Ona göre dinsel makamlar insanların birbirlerine üstünlüğünü gerektirmemelidir. Bu istismarı önleyebilmek için din eğitimi mekteplerde verilmelidir.


12.Cumhuriyet ve Atatürk’ün Laiklik İlkesi metinlerinden yola çıkarak Atatürkçü düşünce sisteminin özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Açıklayınız.


Atatürkçü düşünce sistemi akla, mantığa dayalı bir sistemdir. Toplumsal hayatta eşitliği ve hürriyeti esas alır, toplumun kendi kararlarını kendisi vermesi gerektiğini söyler. Çağı takip edebilmek, sürekli yenilenmek ve gelişmelere ayak uydurmak, bu düşünce sisteminin en önemli özellikleridir


SAYFA 24 DEVAMI

Anlama-Yorumlama

1.Bu ünite içinde yaptığınız metin incelemelerinden yararlanarak sosyal, siyasal ve fikrî gelişmelerin
Cumhuriyet Dönemi Edebiyatını nasıl etkilediğini yorumlayınız. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.


Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı dönemin şartlarıyla iç içedir. Milli mücadele sonrası yaşanan inkılapların sürati ve toplumda yaşanan değişiklikler bu dönem edebiyatına yansımıştır. Yönetim şeklinin değişmesi ve halkçı bakış açısının hakim olması edebiyatın da seyrini değiştirmiştir. Dolayısıyla toplumsal şartlar bu dönem edebiyatını şekillendirmiştir.
2.Cumhuriyet Dönemi edebî eserlerinde “Anadolu coğrafyası” ve “memleket insanı” nasıl ele alınmıştır? Okuduğunuz metinlerden hareketle anlatınız.


Anadolu coğrafyası edebi eserlerde yeni keşfedilmiş bir ilham kaynağı olarak ele alınmıştır. Yazarlar ve şairler doğa ile kendi ruh dünyaları ile paralellikler kurmuşlar, Anadolu’da kendilerini aramışlardır. Memleket insanı ise milli mücadele döneminin ardından yorgunluğun içinde fakat umutlu olarak tasvir edilmiş, yeni oluşturulmaya çalışılan medeni çevrenin bir nevi kutsal sahipleri olarak görülmüştür.


3.Atatürk ilke ve inkılaplarının Cumhuriyet Döneminde kaleme alınan eserlerde nasıl ele alındığını
açıklayınız. Ulaşılan sonuçları tahtaya yazınız.


Atatürk ilke ve inkılapları Cumhuriyet döneminde eserlere tema olarak sıklıkla girmiştir. Edebiyat İstanbul çevresinden çıkıp Anadolu’ya yönelmiştir. Aydınların halkla tanışması ve aralarındaki etkileşim birçok romanda işlenmiştir. Atatürk inkılaplarının toplumda yarattığı değişimlere eserlerde bolca rastlanmaktadır.


4.Ben şiirinde bireysellik, Su şiirinde toplumsallık dile getirilmektedir. Buna göre Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatını ele aldığı konular bakımından yorumlayınız.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı hem bireysel konuları hem toplumsal konuları işlemiştir. Milli kültür unsurları, işçi ve köylü sorunları gibi toplumsal konuların yanında aydın bunalımları, aşk, günlük yaşam gibi konular da işlenmiştir.


SAYFA 25:



Ölçme ve Değerlendirme
1.Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.


· Cumhuriyet Dönemi, edebiyatta millî değerlere yönelmenin ilk halkası olmuştur. ( Y )
· Laiklik, devlet işlerinin ve hukuk kurallarının dine göre değil akla ve bilime göre şekillendirilmesidir. ( D )
· Cumhuriyet, Fransız Devrimi (1789) ile birlikte gelişen, kaynağını aydınlanma dönemi filozoflarından alan bir yönetim biçimidir. ( D )
· Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının oluşumunda Tanzimat ve Meşrutiyet Dönemlerinde ortaya çıkan fikir hareketlerinin etkisi yoktur. ( Y )



2.Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.


a. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte MONARŞIK devlet sisteminden DEMOKRATIK devlet sistemine
geçiş sağlanmıştır.
b. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatını, hemen öncesindeki edebiyat dönemi olanMILLI EDEBIYAT’tan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir.
c. Cumhuriyet Dönemi edebî türlerinden ROMANda ağırlıklı olarak Anadolu coğrafyası ve insanı ele alınmıştır.
ç. Millî Edebiyatla başlayan halka yönelme ve Anadolu’yu tanıma çabası,CUMHURİYET DEVRİ TÜRK EDEBİYATInın ana ilkesi olmuş, Türk milletinin her kesimi edebî eserlerde yer almıştır.


3.Halifeliğin kaldırılması Atatürk ilke ve inkılaplarından hangisiyle ilişkilidir?


A. Devletçilik B. Milliyetçilik C. Cumhuriyetçilik
D. Halkçılık E. LAIKLIK


4.Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminde eğitim ve kültür alanında yapılan çalışmalardan biri değildir?


A. SALTANATIN KALDIRILMASI
B. Türk Tarih Kurumunun kurulması
C. Dil devrimi
D. Millet mekteplerinin açılması
E. Öğretimin birleştirilmesi



5.Aşağıdaki eşleştirmeleri doğru biçimde yapınız.


Cumhuriyet’in İlanı 29 Ekim 1923Halifeliğin kaldırılması 3 Mart 1924TBMM’nin açılışı 23 Nisan 1920Ankara’nın başkent olması 13 Ekim 1923Harf inkılabı 1 Kasım 1928Saltanatın Kaldırılması 1 Kasım 1922Soyadı kanunu
21 Haziran 1934



SAYFA 26:

I. ÜNİTE
Ölçme ve Değerlendirme


1.Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

Cumhuriyet Dönemi sanatçıları eserlerinde Anadolu coğrafyası ve insanına, cumhuriyete, Atatürk

ilke ve inkılaplarına kucak açarken Batı’dan gelen anlatma tarzlarını da başarılı biçimde kullanmışlardır. ( D )
Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının yaydığı sosyal güvensizlik, Cumhuriyet Döneminin dil ve
zevkini etkilemiştir. ( D )
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı tıpkı Tanzimat sonrası edebî yenileşme hareketlerinde
görüldüğü gibi üç kaynaktan beslenmiştir: Batı edebiyatı, divan edebiyatı, halk edebiyatı. ( D )
Cumhuriyet Döneminde yazılmış şiirlerde aruz vezni kesinlikle kullanılmaz, bunun yerine sadece
hece vezni kullanılır. ( Y )
Cumhuriyetçilik, devlet işlerinde dinî otoritenin değil aklın ve mantığın belirleyici olmasını işaret
eden bir ilkedir. ( Y )
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı ürünlerine devrin siyasal özellikleri yansıtılmaz. ( Y )


2.Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.

a.Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, Atatürk’ün HALKÇILIK ilkesinden güç almaktadır.
b.Cumhuriyet Dönemi edebî eserlerinde en fazla ele alınan konu ANADOLU VE ANADOLU İNSANIDIR .
c.Cumhuriyet Dönemi yazar ve şairlerinin dil konusundaki tercihi, öncelikli olarakGÜNLÜK KONUŞMA DİLİ olmuştur.
ç.Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, temellerini MİLLİ EDEBİYAT Döneminden alır.


3.Aşağıdakilerden hangisi, Cumhuriyet Dönemi eserlerinde görülen niteliklerden biri
değildir?


A. Millî zevk, Batı’dan gelen anlatma biçimleriyle birleştirilmiştir.
B. Milleti oluşturan değerler farklı yönlerden edebî eserlerde işlenmiştir.
C. Türk toplumunun sosyal ve siyasal anlamda geçirdiği değişim anlatılmıştır.
D. Bireysel konular tamamen göz ardı edilmiştir.
E. Memleket edebiyatı zevkinin bu dönemde geliştiği görülmüştür.


4.Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminde eser veren yazarlardan biri
değildir?


A. Faruk Nafiz Çamlıbel B. Mehmet Emin Yurdakul C. Ahmet Hâşim
D. Ömer Seyfettin
E. Yahya Kemal Beyatlı

(1920'de vefat etmiştir)


5.Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının özellikleri arasında yer almaz?
A. Eserlerde Atatürk ilke ve inkılaplarının savunuculuğu yapılmıştır.
B. Bu dönemde daha çok Anadolu coğrafyası ele alınmıştır.
C. Şiirlerde aruza karşı genellikle hece vezni tercih edilmiştir.
D. Sanatçılar toplumsal konular yanında bireysel konuları da ele almışlardır.
E. Gittikçe ağır ve anlaşılmaz olan bir dil kullanılmıştır.

SAYFA 27:
6.Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının özelliklerinden biridir?
A. Millî edebiyat tarzıyla Batı’dan gelen anlatım biçimleri birleştirilmiştir.
B. Yazarlar yönlerini tamamen Batı’ya dönerek Fransız edebiyatından etkilenmişlerdir.
C. Aruz ölçüsü yaygın biçimde devam etmekle birlikte az da olsa hece kullanılmıştır.
D. İlk dönem eserleri dışında Atatürk ilke ve inkılaplarından hiç söz edilmemiştir.
E. Diğer sosyal bilimlerle bağlantı kesilmiş, yazarlar edebiyatın dışına çıkmamışlardır.


7.Aşağıda yer alan Atatürk inkılaplarını uygun biçimde eşleştiriniz.


Kelimenin kökeni Arapça halk demektir. Bu bakımdan halkın yönetimi olarak da bilinir. Egemenliğin halkta olduğu bu yönetim biçimi, demokrasinin bir uygulama şeklidir. Atatürk, Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun sistem olarak bunu işaret etmiştir. ( CUMHURİYETÇİLİK )Millî egemenlik ve demokrasi ön plandadır. Devlet, vatandaşın refah ve mutluluğunu amaçlar. Vatandaşlar arasında iş bölümü ve dayanışmayı öngörür. Milletin devlet hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanması sağlanır. Atatürk’ün bu ilkesinden anlaşılan; toplumda hiçbir kimseye, zümreye ya da herhangi bir sınıfa ayrıcalık tanınmamasıdır. ( HALKÇILIK )

Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanır. Diğer bir tanımlamayla da devlet düzeninin, eğitim kurumlarının ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır. Ayrıca, din işleri kişinin vicdanına bırakılarak din özgürlüğü sağlanmıştır. Din, kişinin özel yaşamının bir parçasıdır. Bu sistem de özel ve resmî kuralları birbirinden ayırmaktadır. ( LAİKLİK )


Etkinlik
Nurullah Ataç’ın fikrî yönü ve edebî şahsiyeti hakkında araştırma yapınız ve yazarın Günlerin Getirdiği-Sözden Söze isimli deneme kitabını okuyunuz (32. sayfadaki 12. soruya yöneliktir.)


Yahya Kemal Beyatlı’nın nesir yazarlığı hakkında araştırma yapınız (35. sayfadaki 9. soruya yöneliktir.).

YAHYA KEMAL BEYATLI'NIN EDEBİ KİŞİLİĞİ ve ESERLERİ
Doğumu: 2 Aralık 1884
Ölümü: 1 Kasım 1958


  • Milli edebiyat döneminin bağımsız isimlerindendir.
  • 1884'te Makedonya sınırları içinde bulunan eski Osmanlı şehirlerinden Üsküp'te Rakofça Çiftliği'nde doğmuştur.
  • Birçok resmi görevde bulunan sanatçı şiire Servet-i Fünun etkisiyle başladı.
  • Fransa’ya gitti Fransız şiirinden etkilendi.
  • Neo-klasizm anlayışıyla eser verdi. Çağdaş Batı şiiriyle Divan şiirini kaynaştırmaya çalıştı.
  • Sembolizmin etkisiyle şiirde ahenk ve musıkiye büyük önem verdi.
  • Parnasizmin etkisiyle şiirde biçim mükemmelliğini yakalamaya çalıştı, sözcük seçiminde çok titiz davrandı.
  • Eserlerinde Divan şiirini temel kaynak olarak seçti. Divan şiiri nazım şekillerini ve “Ok” hariç bütün şiirlerinde aruz ölçüsünü kullandı.
  • Nazım-nesir yakınlaşmasına karşı çıktı.
  • O tam bir İstanbul aşığıdır. Tevfik Fikret’in “Sis” adlı, İstanbul'u tahkir ettiği şiirine karşı “Siste Söyleniş” adlı şiiriyle cevap vermiştir.
  • Osmanlı tarihi, aşk, ölüm, sonsuzluk, musıki ve İstanbul sevgisi en fazla işlediği temalardır.
  • Nedim’den sonra İstanbul’u en fazla işleyen şairdir.
  • Eski nazım biçimleriyle konuşulan Tükçenin en güzel örneklerini vermiştir.
  • NOT: Yahya Kemal hayatı boyunca hiç eser yayımlamamış, günümüzdeki eserleri Yahya Kemal Enstitüsü tarafından yayımlanmıştır.Sanatçı en çok eleştiriyi bu konuda almıştır ve görüşlerine muhalif olan kesim tarafından "esersiz şair" olarak nitelendirilmiştir.


Eserleri
  • Kendi Gök Kubbemiz (1961) (şiir)
  • Eski Şiirin Rüzgariyle (1962) (şiir)
  • Rübailer ve Hayyam Rübailerini Türkçe Söyleyiş (1963) (şiir)
  • Aziz İstanbul (1964), Eğil Dağlar (1966)
  • Siyasi Hikayeler (1968)
  • Siyasi ve Edebi Portreler (1968)
  • Edebiyata Dair (1971)
  • Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973)
  • Tarih Müsahabeleri (1975)
  • Bitmemiş Şiirler (1976) (şiir)
  • Mektuplar-Makaleler (1977) Hakkında yayımlanan kitapların sayısı yirmiyi geçer.


Etkinlik

Hamdullah Suphi Tanrıöver’in fikrî ve edebî yönü hakkında araştırma yapınız (42. sayfadaki 13.
soruya yöneliktir.). Yazarın Dağ Yolu I isimli kitabını okumanız bu anlamda size yardımcı olacaktır.
HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER(1886-1966)
  • 1909 yılında Fecr-i Ati’nin başkanlığını yapan sanatçı, toplu*lukla aralarındaki huzursuzluktan dolayı 1910′da bu topluluktan ayrılır.
  • Sanatçı; şiir, öykü, mizah, eleştiri türünde eserler verir; ama en önemli yanı hatipliğidir.
  • Sanatçının 1920-1930 yılları arasındaki konuşmalarının halk diliyle ve halka yakın olduğu görülür.
  • Şiirlerinde de nutuklarında da resmi bir üslup takınır.
ESERLERİ
  • Namık Kemal Bey Magosa’da
  • Dağ Yolu
  • Günebakan
  • Seçmeler
  • Anadolu Milli Mücadelesi
SAYFA 29:


Hazırlık
1.Yazarın düşüncesini yoğunlaştırdığı anlam birimlerinin metnin kuruluşundaki önemini belirleyiniz. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.


Metinleri oluşturan anlam birimleri metnin ana fikrini belirli anlam örüntüleriyle besler ve bu ana fikri çeşitli yönlerle tamamlar. Yani metinlerdeki bu birimler metnin hücreleridir ve ancak bu hücrelerin birleşmesiyle çok yönlü ve derli toplu bir fikre ulaşılabilir.



2.Birinci ünitedeki bilgilerinizi de kullanarak öğretici metinleri sanat metinlerinden ayıran özelliklerin neler olduğunu defterinize yazınız.







SAYFA 31

1.Kitaba Hürmet isimli metnin hangi amaçla yazıldığını belirleyiniz.

Bu metin okuyucuya okuma hakkında kimi yön göstermeler amacıyla yazılmıştır.



2.Kitaba Hürmet metninin ana fikrini tespit ediniz. Bu ana fikrin günümüzde başka edebî türlerde de ele alınıp alınmadığını ve farklı iletişim araçlarıyla da ifade edilip edilemeyeceğini tartışınız.


Ana Fikir: Kitap okumak da kitap yazmak kadar ciddi bir iştir. Bu fikir günümüzde başka edebi türlerde de ( makale, fıkra vs. ) ele alınmaktadır ve hemen hemen bütün iletişim araçlarıyla ifade edilebilecek bir düşüncedir.



3.Devrin özelliklerinin o dönemde yazılmış edebî eserlere yansıyacağını düşünerek yukarıdaki metinde işlenen temel düşünce ile sosyal hayat arasındaki bağlantıyı belirleyiniz. Buradan hareketle eser ile yazıldığı dönem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.


Devrin özelliklerini düşündüğümüzde dergi ve kitapların önemli ve popüler yayım araçlarından olduklarını söyleyebiliriz. Çünkü bu dönemde henüz radyo, televizyon, internet gibi araçlar gelişmemiştir. İnsanlar dergi ve kitapları kimi zaman eğlenmek, kimi zaman vakit geçirmek için okumaktadır. Bu düşüncelerden hareketle eser, yazıldığı devrin sosyal ve kültürel gerçekliklerini yansıtmaktadır.


4.Yukarıdaki metni, kullanılan kelimeler ve dil kuralları açısından inceleyerek Cumhuriyet Dönemini dil ve anlatım bakımından önceki dönemlerden ayıran tarafları sınıfta tartışınız. Elde ettiğiniz çıkarımları tahtaya yazınız.


Metnin dili günlük konuşma dilidir.Dil kurallarında ise Arapça-Farsça tamlamalardan ve dil kurallarından uzaklaşıldığı ve Türkçe kuralların uygulandığı görülmektedir. Cumhuriyet Dönemi Milli Edebiyat Döneminden keskin çizgilerle ayrılmamakla beraber yazı dili ile konuşma dili farkının ortadan kalkması, birçok edebi türün başarılı bir şekilde işlenmesi, edebiyatın halkı anlatması ve Atatürk inkılapları gibi kendine has temalarıyla önceki dönemlerden ayrılır.


5.Ataç’ın yazıya “Okumayı sever misiniz?” sorusunu yönelterek başlaması, deneme türünün hangi anlatım özelliğini yansıtır? Bundan yola çıkarak deneme türünün dil ve anlatım özelliklerini, kuruluş planını, yazarın meseleye karşı takındığı tavrı defterinize yazınız.


Yazarın yazıya bu cümleyle başlaması deneme türünün içten olma özelliğini yansıtır. Denemeler rahat okunabilen düşünce yazılarıdır. Deneme yazarı düşüncelerini kendi kendiyle konuşur gibi içten, akıcı, kıvrak bir anlatımla ele alır. Deneme yazarı ele aldığı konuyu alışılmışın dışında bir pencereden işler, okuyucuyu düşünmeye sevk eder.


6.Metni dil ve anlatım bakımından inceleyiniz. Tutarsız, açık olmayan, akıcılığı engelleyen ve duruluktan uzak cümleleri tespit ediniz. Elde ettiğiniz sonuçlara göre metnin dil ve anlatım özelliklerini defterinize yazınız.



Metinde tutarsız, açık olmayan, akıcılığı engelleyen ve duruluktan uzak cümleler bulunmamaktadır. Metin sağlam yapılı cümlelerden oluşmuştur.


7.Metinde günlük hayata ait ifadeler, terimler ve kavramlar, benzetmeler, kişileştirmeler kullanılmış
mıdır? Kullanılmışsa belirlediğiniz ifadeleri defterinize yazınız.
Metinde bu tarz ifadeler bulunmaktadır. Para, iş, vakit geçirmek, hizmet etmek, not almak gibi ifadeler günlük hayata ait ifadelerdir. Kitap ve mecmua insanın dostları olarak düşünülmüş; böylece hem kişileştirme hem benzetme yapılmıştır.

SAYFA 32: 8.Kitaba Hürmet metninin anlatım tarzı didaktik, epik, pastoral, tartışmacı, açıklayıcı gibi anlatım tarzlarından hangisine uymaktadır? Açıklayınız.



Bu metinde açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. Bu anlatım tarzında konunun iyi kavranması oldukça önemlidir. Bu bakımdan açık, anlaşılır bir dil seçilir.


9.Kitaba Hürmet metni üzerine yaptığınız bütün inceleme ve tespitlerinizden yararlanarak bu
dönemde sadeleşen Türkçe ile insan gerçekliğinin bütün yönleriyle ifade edilip edilemeyeceğini tartışınız. Düşüncelerinizi sözlü olarak anlatınız.


Sadeleşen Türkçe ile insan gerçekliğinin bütün yönleriyle ifade edilmesi mümkündür. Dilimize giren kimi yabancı sözcükler dilimizin zenginliği olarak nitelendirilebilirken bunların dilimizden çıkarılması ancak fazlalıkların atılması anlamına gelir.


10.Kitaba Hürmet metninde ifade edilen fikirleri günümüzdeki okuma alışkanlığını göz önüne alarak yorumlayınız.


Bu metinde ifade edilen fikirlerin günümüz okuma alışkanlığına göre pek önemi yoktur. Çünkü genel itibariyle kitap ve dergi okumak, hele bunlara kıymet vererek ve dikkatlice okumak günümüzde pek yaygın olaylar değildir. Kitaplar artık insanların en iyi dostu olmaktan genellikle uzaktır.


11.Metnin yazıldığı türün özellikleri dikkate alındığında hangi geleneğin ilkelerine uygun biçimde kaleme alındığını gerekçeleriyle birlikte sözlü olarak ifade ediniz.


Bu metin Batı Edebiyatı deneme geleneği ilkelerine uygun biçimde ele alınmıştır. Bilindiği gibi deneme türü edebiyatımıza Batı’dan gelen bir türdür. Nurullah Ataç ise bu türün bizdeki ilk büyük temsilcisidir.


12.Nurullah Ataç hakkında edindiğiniz bilgiler ve Kitaba Hürmet metninden hareketle onun fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi eserle yazar ilişkisi bağlamında defterinize yazınız.



Nurullah Ataç dilde sadeleşme düşünceleriyle, devrik cümle kullanma ve bunu yaygınlaştırmadaki ustalığıyla edebiyatımız açısından oldukça önemli bir yazardır. Deneme türünün edebiyatımızdaki ilk büyük temsilcisidir. Fikir bakımından aydınlanmacı ve yenilikçidir. Eserinde de gördüğümüz üzere dönemine göre dil ve anlatım özellikleri devrim niteliğindedir.


SAYFA 34 (ilk kez)

1.Makale niçin yazılır? Bundan hareketle Resimsizlik ve Nesirsizlik metninin yazılış amacını açıklayınız.


Makaleler sanat, politika, bilim gibi herhangi bir konuda okurlara bilgi vermek, bir düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını ispat etmek amacıyla yazılır. Bu metin ise okuyucuyu bizde resmin ve düz yazının gelişememesinin kültürümüze olumsuz etkilerinin olduğuna ikna etmek amacıyla kaleme alınmıştır.


2.Aşağıdaki tabloyu uygun biçimde doldurarak Resimsizlik ve Nesirsizlik metnini yapı bakımından inceleyiniz.


Metni meydana getiren anlam birimleri: Metin on adet birimden ( paragraftan ) oluşmuştur.Anlam birimlerinin birleşerek temel düşünceyi oluşturma biçimi: Anlam birimleri ana düşünce etrafında bu düşünceyi çeşitli yönlerden desteklemek yoluyla bir araya gelmiştir.Metnin planı ile anlam birimleri arasındaki ilişki: Metnin ilk paragrafı giriş bölümünü oluşturur, son paragraf sonuç bölümüdür, bu ikisi arasındaki sekiz paragraf ise gelişme bölümüdür.
3. Yahya Kemal, düşüncesini ifade ederken metnin planını nasıl kurmuştur? Parçayı giriş, gelişme, sonuç bölümlerine ayırarak her bir bölümde nelerin anlatıldığını aşağıya yazınız.

Giriş ( 1. Paragraf ): “Kültürümüzdeki nesir ve resim eksikliği giderilebilseydi kültürümüz çok daha gelişmiş bir seviyede olurdu.” temel tezi ortaya atılmıştır.
Gelişme ( 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9. Paragraflar) : Temel tezin önce resim, sonra nesir kısmı örneklerle irdelenmiştir.

Sonuç ( 10. Paragraf ) : Edebiyatımızda olay ve şahısların ancak birkaç eserde yaşatılabileceğinden yakınılmıştır.


4.Metinde ele alınan ana fikri belirleyiniz ve ana fikir ile metnin yazıldığı dönemin sosyal gerçekliği arasındaki ilişkiyi inceleyiniz. Aynı konunun güncelliğini koruyup korumadığı hakkındaki düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


“Resim ve nesir eksikliğimiz geçmişimizi iyi tanıyamamamıza ve kültürümüzün daha fazla gelişememesine neden olmuştur.” Bu ana fikir edebiyatımıza yeni türlerin girdiği, Batılı anlamda düz yazı ve resimle yeni tanışmaya başladığımız bir dönem içinde gelişmiştir. Şu an bu konu güncel bir konu değildir. Çünkü artık hem düz yazıda hem resimde teknik bakımdan kudretli eserler verebilecek seviyeye gelmiş bulunmaktayız.


5.Yahya Kemal’in ifade ettiği eksiklik günümüzde başka iletişim araçlarıyla gideriliyor mu? Bu problemi yazı dışında hangi iletişim araçlarıyla dile getirmek mümkündür?


Yahya Kemal’in ifade ettiği eksiklik günümüzde özellikle basın-yayın araçları ile internet gibi bilişsel iletişim araçları ile gideriliyor. Bu problemi görsel ve işitsel iletişim araçları, sanatsal iletişim araçları ( dans, resim, müzik… ) ve organizasyon iletişim araçları ( fuar, konferans… ) ile dile getirmek mümkündür.



SAYFA 35
Yabancı ifadeler: Tekamül, ihtisas, mahza, hülasa, tilmiz, muhayyile, tecessüm, malul, itiyad, mikyas.
Anlatım tarzı (lirik, epik, pastoral, mizahi, açıklayıcı, didaktik): Anlatım tarzı açıklayıcı ve didaktiktir.
Metnin açık, duru, akıcı, tutarlı oluşu:Metin dil bakımından duru, açık ve akıcı; anlam bakımından tutarlıdır.
Terim, kavram, gündelik hayatla ilgili ifadeler ve bunların neden kullanıldıkları:Minyatür, nesir, biyografi, hatırat, seyahatname ( terim ); milliyet, özleyiş, aydınlık, muhayyile ( kavram ); Şehirler, kıyafetler, muharebeler, resimler ( gündelik hayatla ilgili ifadeler ). Bu ifadeler anlatımı çeşitli yönlerden güçlendirmek maksadıyla kullanılmıştır. Meselenin hem düşünsel hem pratik tarafları tamamlanmaya çalışılmıştır.
7.Yukarıdaki dil özelliklerine dair tespitleriniz sonucunda bu dönemde daha fazla sadeleşen Türkçe ile
insanın kendisini ve çevresini yeterince ifade edip edemeyeceğini tartışınız. Günümüzün ifade imkânları ile o dönemin ifade imkânlarını karşılaştırarak yorumlayınız.


Sadeleşen Türkçe ile insan kendisini ve çevresini ifade etmekte zorlanabilir. Çünkü günümüz dilinde kullanılan kelime sayısı o dönemde kullanılan kelime sayısından daha azdır. Dolayısıyla bu durum dilin derinliğinin azalmasına ve dilde nüansların kaybolmasına yol açmıştır.


8.Metnin hangi geleneğin niteliklerine uygun biçimde kaleme alındığını sözlü olarak ifade ediniz.


Metin Batı Edebiyatı makale geleneğine ve Batı etkisinde gelişen Türk Edebiyatı makale geleneğine uygun olarak kaleme alınmıştır.


Etkinlik
Resimsizlik ve Nesirsizlik ile Kitaba Hürmet metinleri esas alınarak sınıf iki gruba ayrılır: Birinci grup Resimsizlik ve Nesirsizlik etrafında makale türünün yapı, tema, dil ve anlatım özelliklerini; ikinci grup Kitaba Hürmet etrafında deneme türünün yapı, tema, dil ve anlatım özelliklerini inceler. Elde edilen sonuçlar tahtaya yazılarak makale ve deneme türleri zihniyet, yapı, tema ve anlatım bakımlarından karşılaştırılır. Makale ve deneme türlerinin anlatım özellikleri belirlenir.


· Denemede bir konu kesin yargılara varmadan işlenirken makalede öne sürülen sav kanıtlanmaya çalışılır.
· Deneme yazarı düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi içten, akıcı, kıvrak bir anlatımla ele alır. Makalenin dili ise daha ciddi ve bilimseldir.
· Deneme yazarı ele aldığı konuyu alışılmışın dışında bir pencereden öznel bir biçimde anlatır. Makale ise nesnel olabilmeyi amaçlar.
· Denemede konu seçimi makaleye göre daha özgürcedir. Çünkü makaleler genellikle bilimsel alanda yazılırken denemeler her konuda kaleme alınabilir.

· Denemelerde yer yer sanatlı anlatım görülebilirken makalede daha çok süssüz bir anlatım karşımıza çıkar.

· Makalelerde öğretici, açıklayıcı, kanıtlayıcı anlatım kullanılır. Düşünceyi geliştirebilmek için örneklemelere, tanık göstermelere, sayısal verilerden yararlanmalara başvurulabilir. Denemede ise kanıtlayıcı anlatım görülmez, fikirlerin kesin sonuçlara bağlanacağı teknikler kullanılmaz.


SAYFA 35 DEVAMI
9.a.Yahya Kemal hakkında edindiğiniz bilgiler ile Resimsizlik ve Nesirsizlik metninden yola çıkarak Yahya Kemal’in düşünce dünyası hakkında çıkarımlarda bulununuz.


Yahya Kemal kültürel konularda oldukça duyarlı bir yazardır. Ona göre bir millet mazisini bilmeden geleceğe doğru emin ve sağlıklı adımlarla yürüyemez. Bu bakımdan bir milleti oluşturan tarihi unsurlar Yahya Kemal’in eserlerinde sürekli yer bulmuştur. Resimsizlik ve Nesirsizlik metninde de bu tarihi duyarlılık görülmektedir. Bu duyarlılık içinde Yahya Kemal geçmişi incelemek, geçmişten bugüne nasıl geldiğimizi anlayabilmek ve bu anladıklarından yola çıkarak medeniyetimizi daha da yüceltebilmek gayretindedir.


b.Yahya Kemal’in aldığı eğitim, kültür düzeyi, yaşadığı dönemin etkisi bu eserde nasıl görülmektedir? Açıklayınız.


Yahya Kemal Galatasaray İdadisi, Robert Koleji ve Vefa Liselerinde başarı elde edemedi. II. Abdülhamid Döneminde yani İstibdat Döneminde Jön Türklere duyduğu ilgiyle de Paris’e kaçtı. Burada Sorbonne Üniversitesi’nin Siyaset Bilimi bölümüne kaydoldu. Hocası Albert Sorel sayesinde Türk tarihini incelemeye yöneldi. Paris’te bulunduğu dokuz senede tarihe bakışı, şairliği gelişti. İncelediğimiz metinde de gördüğümüz gibi yazarın bu birikimleri onun kültürel anlamda üst düzeye erişmesini sağlamıştır. Milli Edebiyat döneminde, Osmanlı Devleti’nin yıkıldığı dönemlerde eserler veren Yahya Kemal için “mazi” konusu önemli bir problemdir. Çünkü yeni bir devlet ve yönetim sistemi, yenileşmeye başlayan bir toplum zihniyeti ile karşı karşıyayızdır. İşte geçmişi bugüne bağlayabilme isteği Yahya Kemal’i tarih konusunda derin çalışmalar yapmaya yöneltmiştir.

SAYFA 37:
1.Tahran’da İlk İzlenimler metni hangi amaçla yazılmıştır? Açıklayınız.
Bu metin Tahran şehrinin günlük yaşamda edebiyatla ne kadar içli dışlı olduğunu anlatmak için yazılmıştır.


2.Metinde Haldun Taner’in düşüncesini vermek için kullandığı temel anlam birimlerini defterinize yazınız ve bunların birleşerek ana düşünceyi nasıl inşa ettiğini sözlü olarak ifade ediniz.


Parçada on üç temel anlam birimi ( paragraf ) vardır ve bu anlam birimleri ana düşünce etrafında toplanarak ana fikri oluşturmuşlardır.


3.Tahran’da İlk İzlenimler metninin planının nasıl kurulduğunu tartışınız. Bu çerçevede anlam birimlerinin birbirleriyle ilişkilerini inceleyiniz.


Metnin ilk üç paragrafı giriş bölümünü, son iki paragraf sonuç bölümünü, bu iki bölüm arasındaki sekiz paragraf ise gelişme bölümünü ifade eder. Paragrafın gelişme bölümü giriş bölümünde ortaya konan problemi genişletmiş, örneklemiş ve açıklamıştır. Sonuç bölümü ise yazıyı birkaç cümlede etkileyici biçimde özetlemeyi başarmıştır.


4.Metnin ana düşüncesini bulunuz ve bununla Cumhuriyet Dönemi Türk toplumunun gerçekliği arasında nasıl bir ilişki kurulabileceğini yorumlayınız.


Metnin ana düşüncesi Wilhelm von Humboldt’un sözünde bulunabilir: “Milletler gelir geçer, hatta imparatorluklar doğar batar... Ama güzel bir mısra ebediyen kalır.” Bu ana düşünce Cumhuriyet dönemi için de oldukça geçerlidir. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmıştır fakat onun kültürel ve edebi mirası bizde sonsuza dek yaşayacaktır.
5.Tahran’da İlk İzlenimler metninde ele alınan ana fikrin günümüzde de işlenip işlenmediğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.


Bu metinde ele alınan fikir ve konu günümüzde de işlenmektedir. Edebiyatın ebediliği her dönemde işlenen bir tema olmuştur.


Etkinlik
Tahran’da İlk İzlenimler metnindeki ana düşünceyi ifade edebilecek iletişim araçları neler olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu metindeki ana düşünce bilişsel iletişim araçları, görsel-işitsel iletişim araçları ve telekomünikasyon iletişim araçları ile ifade edilebilir.

SAYFA 38:
6.Tahran’da İlk İzlenimler metninin dil ve anlatımı ile ilgili aşağıdaki tabloyu metinden örnekler vererek doldurunuz.
Açıklık: Metin açıklık ilkesine uygundur. (Sabahtan beri içimi kaplayan yabancılık, kendini gurbette hissediş o anda dağılıverdi. )Duruluk: Metinde gereksiz sözcükler kullanılmamıştır. (Şairlerine, sanatkârlarına devlet adamlarında da üstün değer tanıyan, her şeyden önce onlarla övünen İran, gözümde bir kat daha büyüdü. ) Tutarlılık: Metin birbiriyle çelişmeyen düşüncelerden oluşmuştur. (İşte yakın şarkta, burnunuzun dibinde ve tıpkı Viyana gibi sanat konuşan, sanat teneffüs eden bir ince millet daha var…Anlaşılıyor ki İranlı sadece kendi şairini kendi şiirini değil, şiiri seviyor. )Akıcılık: Metin okunuşta okurda zorlanmalara neden olmuyor. (Yayla İran’ın gökkubbesi burada söylenmiş bütün hoş sedaları toplayıp muhafaza ettiği için mi bu kadar parlak ve yıldızlı dersiniz? ) Terimler: Protokol, lehçe, mısra, kıta, vatman, piyes…Kavramlar: Yabancılık, insanlık, dava, emperyalizm, iktidar, medeniyet…Gündelik dile ait kelimeler: kavşak, heykel, cadde, dost, anıt, bulvar, kahve, camii, tezgahtar, şoför, sokak, otel…7.Tahran’da İlk İzlenimler metni, kelime seçimi ve dil kuralları bakımından Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının özelliklerini yansıtmaktadır. Buradan yola çıkarak kelimeler ve dil kuralları yönünden Cumhuriyet Dönemini önceki dönemlerden ayıran özelliklerin neler olduğunu açıklayınız.
Cumhuriyet dönemi eserlerinde Öz Türkçecilik anlayışının da etkisiyle genel olarak açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Kelime seçiminde halkın kullandığı dil yani günlük konuşma dili esas alınmıştır. Arapça ve Farsça dil kurallarıyla tamlamaların yerini Türkçe dil kuralları ve tamlamalar almıştır. Yani dil ve kelimeler önceki dönemlere göre sadeleşmiştir.
8.Metnin anlatım tarzı ile ilgili tespitlerinizi metinden seçeceğiniz cümle örnekleriyle birlikte aşağıdaki tabloya yazınız.
Lirik: Metinde şiirsel cümleler vardır. ( Bu heykel elinde Şehnamesi, uzaklara dalmış mahmur bakışı küçücük çelebi sakalı, hafif yana eğik alabildiğine candan ve olgun başı ile bir gönül ve duygu insanını büyük şair Firdevsi’yi canlandırıyordu. )Epik: Metinde kahramanlık bildiren ifadeler yoktur.Pastoral: Metinde sadece bir cümlede pastoral ifadeler vardır: “Yayla İran’ın gökkubbesi burada söylenmiş bütün hoş sedaları toplayıp muhafaza ettiği için mi bu kadar parlak ve yıldızlı dersiniz?”Mizahi: Metinde mizahi ögeler yoktur.Öğretici: Metin genel itibariyle öğretici bir metindir. (Tahran’dan sonra Şiraz’da belli başlı alan ve caddelerini bir gözden geçirelim mi? Hafıziye, Aramgahı Saadi, yine burada da ayrı bir Hıyaban-ı Firdevsi, yine Şiraz’ın en güzel parklarından birinin adı da Park-ı Saadi. )9.Duygu ve düşüncelerinizi sadeleşen Türkçe ile ifade edip edemeyeceğinizi tartışınız.Duygu ve düşüncelerimizi sadeleşen Türkçe ile ifade etmemiz mümkündür. Bunu işlediğimiz metnin ifade gücü ile de görebiliriz.10.Metnin ait olduğu geleneği belirleyiniz ve bu geleneğin hangi özelliklerini yansıttığını defterinize yazınız.
Metin Türk Edebiyatı nesir geleneğine, seyahatname ve gezi yazısı geleneğine aittir. Bu gelenekte gezilip görülen yerlerin tasviriyle öğreticilik esas alınarak belli sonuçlara varmaya çalışılır.
11.Zihniyet, yapı, anlatım imkânları ve temaları bakımlarından gezi türü ile bu türe en yakın öğretici metin kabul edilen hatırayı karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.

GEZİ YAZISI-ANI KARŞILAŞTIRMASI:
BENZER YÖNLER:


·İki türde de açık, sade, anlaşılır, içten bir dil kullanılır.
·İki türde de dil göndergesel işlevde kullanılır.
·Her iki türde de açıklayıcı, betimleyici, öyküleyici anlatım türleri kullanılır.
·Her iki tür de başka bilim dallarına kaynaklık edebilir.

FARKLI YÖNLERİ:

·Anılarda amaç yazarın yaşamından ilgi çekici olayları anlatmakken gezi yazıları gezilip görülen yerler hakkında okuyucuya bilgi vermek için yazılır.
·Gezi yazılarında gözlem önemli bir yer tutar, anılarda ise yazarın kendi yaşamına dair izlenimleri vardır.
·Anılarda çevreye ait bilgiler gezi yazısı kadar ayrıntılı değildir.


12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 39
12.Tahran’da İlk İzlenimler metninden hareketle Haldun Taner’in fikrî yönü ve edebî kişiliği hakkındaki düşüncelerinizi eserle yazar ilişkisi bağlamında değerlendiriniz.



HALDUN TANER EDEBİ KİŞİLİĞİ-ESERLERİ MADDELER HALİNDE...

Öykü, tiyatro ve kabare yazarı, öğretim üyesi ve gazeteci.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından birisidir.
Türkiye’de epik tiyatro türü ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür.
Edebiyat yaşamına gençlik yıllarında yazdığı skeçlerle başladı. Asistanlığı sırasında yazdığı “Günün Adamı” oyunu, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmeden yasaklandı. Viyana’ya tiyatro bilimi eğitimi için gitti.
Türk Tiyatrosu’ndaki ilk epik tiyatro örneği olan “Keşanlı Ali Destanı” adlı oyunu ile dünya çapında tanındı. Bu oyun yurtdışında Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, eski Yugoslavya’nın çeşitli kentlerinde oynandı. Atıf Yılmaz tarafından sinemaya aktarıldı (1964). Daha sonraki dönemlerde konularını güncel olaylardan alan siyasal-sosyal taşlamaların ağır bastığı oyunlar yazdı. Epik tiyatro ve kabarenin alnında verdiği yapıtlar çağdaş Türk tiyatrosunun klasikleri oldu. Eşsiz bir arı Türkçe kullanan Haldun Taner, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen yazarları arasına girdi.

  • Akılcı ve yergicidir.
  • Sürekli yeni şeyler deneyen, kendini aşmaya çalışan biridir.
  • Eleştiriyi güldürüyle yoğurmuş, izleyiciyi güldürürken hem sarsmış hem de şaşırtmış ve düşündürmüştür.
  • Güldürülerinden "ironi" egemendir.Onunkisi komiklik ya da sululuk değil düşünceye ve düş gücüne dayanan bir güldürüdür.
  • Öykücülüğünün ilk evresinde meddah geleneğinin anlatım olanaklarındna yararlanmıştır.
  • Öykücülüğünün ikinci evresinde toplumcu bir bakış açısıyla bir öykü evreni kurmuştur.Toplumun aksak,düzensiz, bozuk yönlerinin kişilerden hareketle yansıtır.
  • Devekuşu Kabare’yi (1967), Bizim Tiyatro‘yu, Tef Kabare Tiyatrosu’nu kurdu. Küçük Dergi’yi çıkardı. Fıkra yazarlığını 1973’ten itibaren Milliyet’te sürdürdü.
  • Filme de alınan “Kaçak’ (1955) ile “Dağlar Delisi Ferhat” (Lütfi Akad ve Orhan Kemal’le birlikte, 1957) adlı senaryoları sırasıyla Türk Film Dostları Derneği’nin senaryo ödülünü ve Basın-Yayın Senaryo Armağanı’nı kazandı. “Sancho’nun Sabah Yürüyüşü”(1969) ile Bordighera Uluslararası Mizah Festivali Öykü Ödülü’nü, tiyatro dalında da “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” (1971) oyunuyla 1972 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü’nü kazandı. Sedat Simavi Vakfı 1983 Edebiyat Ödülü’nü Pertev Naili Boratav’la paylaştı.

ESERLERİ:
  • Öyküleri: Geçmiş Zaman olur ki, Yaşasın Demokrasi, Tuş, Şişhane’ye Yağmur Yağıyor, Onikiye Bir Var, Konçinalar ,Ayışığında Çalışkur, Sancho’nun Sabah Yürüyüşü, Kızıl Saçlı Amazon, Yalıda Sabah, Şeytan Tüyü,
  • Hatıra: Sırıtık Bir Küskün
  • Tiyatro oyunları: Günün Adamı-Dışardakiler , Ve Değirmen Dönerdi, Fazilet Eczanesi, Lütfen Dokunmayın, Huzur Çıkmazı,Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım, Zilli Zarife, Vatan Kurtaran Şaban ,
  • Bu Şehr-i İstanbul Ki, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, Astronot Niyazi, Ha Bu Diyar, Dün Bugün, Aşk-u Sevda, Dev Aynası, Yâr Bana Bir Eğlence, Ayışığında Şamata, Hayırdır İnşallah, Marko Paşa
  • Fıkra-Gezi-Söyleşi: Devekuşuna Mektuplar, Hak dostum Diye başlayalım Söze, Düşsem Yollara Yollara, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, Yaz Boz Tahtası, Çok Güzelsin Gitme Dur, Berlin Mektupları, Koyma Akıl Oyma Akıl, Önce İnsan Olmak


Bu metinden hareketle Haldun Taner’in kültürel bakımdan geniş bir dünya görüşüne sahip olduğu, toplumun manevi değerlerine önem verdiği, evrensel edebiyat ölçülerine önem verdiği söylenebilir. Edebi olarak ise düz yazıda belli bir şiirselliğe ve canlılığa yoğun biçimde tanık olmaktayız.

12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 41



1.Hamdullah Suphi Tanrıöver bu metni niçin yazmıştır?
Yazar bu metni işgal altındaki İstanbul içerisinde yaşadığı olayları ve duyduğu hisleri aktarmak için yazmıştır.


2.Metnin yapısını oluşturan ve yazarın düşüncelerini yoğunlaştırdığı temel anlam birimleri nelerdir? Bu birimlerle dönemin sosyal gerçekliği arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur? Açıklayınız.
Metinde yapıyı oluşturmak için 19 birim ( paragraf ) kullanılmıştır. Bu birimler ile dönemin sosyal gerçekliği tasvir edilmiş, hikayelendirilmiş ve örneklendirilmiştir. Ortaya konulan tezler bu birimler sayesinde açıklanabilmiştir.


3.Köşe Minderi metnindeki anlam birimlerinin metnin temel düşüncesiyle nasıl bir ilişki içinde bulunduğunu belirleyiniz. Bunun metnin planının oluşturulmasındaki etkisini açıklayınız.
Metindeki anlam birimleri metnin ana düşüncesini destekleyen yan düşünce ve olaylardan oluşmuştur. Metin böylece ana fikir etrafında bir bütün haline gelmiştir.


4.Hamdullah Suphi Tanrıöver bu metni kurarken nasıl bir plan takip etmiştir? Parçayı giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayırarak her bir bölümün kuruluş planını yazınız.
Hitap cümlesini paragraf olarak kabul etmezsek metnin ilk iki paragrafı giriş bölümünü oluşturmaktadır ve bu bölümde köşe minderi vasıtasıyla okuyucuda merak uyandıracak şekilde bir başlangıç yapılmıştır. Son paragrafa kadar olan bölüm gelişme bölümüdür. Bu bölümde hem köşe minderi problemi çözülmüş hem işgal altındaki İstanbul’dan manzaralar aktarılmıştır. Son paragraf ise sonuç bölümüdür. Yazar bu paragrafta eski kötü günlerden kurtulmanın saadetini belirtiyor.


5.Okuduğunuz metnin ana fikri nedir? Bu fikrin günümüz yazarları tarafından da ele alınıp alınmadığını ve yazı dışında başka hangi iletişim araçlarıyla dile getirilebileceğini sözlü olarak ifade ediniz.
Ana fikir: Vatan bugünkü özgür ve bağımsız ortamına geçmişin kötü günlerinden geçerek gelmiştir.
Bu ana fikir sinema, radyo, televizyon, gazete, dergi, afiş, ilan, konferans, konser vs. iletişim araçlarıyla dile getirilebilir.


6.Köşe Minderi metninde işlenen ana fikir ile dönemin sosyal gerçekliği arasında nasıl bir ilişki vardır?
Açıklayınız.
Metin anlattığı dönemin sosyal gerçekliği ile kuvvetlice ilişkilidir. Çünkü metnin ana fikri bizzat o dönemin sosyal gerçekliğinde anlatılan olayların ışığında oluşturulmuştur. Hatıra türünde yaşanan olayları temel almak esastır.



12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 42



7.Metne ait dil ve anlatım özelliklerini bularak aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.
Konuşma diline ait özellikler:
Metin konuşma dilinden seçilen kelimelerle oluşturulmuştur: “Hanımefendiler, Aziz Arkadaşlarım! Size bir hatıramı anlatmakla söze başlayacağım.” ” Bundan sonrasını biliyorsunuz.”
Heyecanı yükselten ifadeler: Metin coşku ve heyecanı dile getiren ifadeler kullanmıştır: “İçime bakmaktan korku duyuyordum; bu köşe minderi arzusu ne idi?” Şimdi ben ürpermeye başladım; hassas mabet benimle beraber inliyordu. Ses, bir aralık derinleşerek, uzaklaşarak, bitecekmiş zannını verdiği hâlde, yeniden büyüyor, başımın üzerine her taraftan gelen bir inilti hâlinde tekrar tekrar dökülüyordu: “Oo...f!.. Oo...f!.”Anlatım biçimleri (lirik, epik, pastoral, mizahi, öğretici): Metinde öğretici, lirik, epik parçalar bulunmaktadır.Terim ve kavramlar: Terimler: Zabit, eyalet, vilayet, kemer, kubbe, jandarma, süngü, minare… Kavramlar: Yalnızlık, devir, gurur, hasret, yolculuk, hicran, minnet…8.Metnin açık, duru, tutarlı oluşunu örnekleyen cümleleri parçadan seçerek defterinize yazınız.
Açık Cümle: O zaman İstanbul’u, düşman eliyle kapatılan Ocağımızı ve sizi bir defa daha düşündüm.
Duru Cümle: Bundan yararlanarak yakın bir sırtın üstüne çıktım ve İstanbul’u gözlerimle aradım.”
Tutarlı Cümleler: “O devletin müdafaası, yalnız, yola çıktığı vakit güneş kendisiyle beraber yürüyormuş gibi, gözler kamaştıran ordularla temin edilmemişti; onu koruyan Kafkas dağları, Rumeli Balkanları gibi mafyalar, geçilmez nehirler, sonu gelmez mesafeler vardı.” “Süleymaniye yükseldiği zamanda, Abbasilerin Bağdat’ı sadece bir vilayetti; Emevilerin Şam’ı, Firavunların Mısır’ı, birer valinin yönettiği vilayetler, eyaletlerdi.”
9.İncelediğiniz metinlerden yola çıkarak bu dönemde sadeleşen Türkçenin anlatım özelliklerini değerlendiriniz.

Bu dönemde kelimelerin Arapça ve Farsçalarının yerine mümkün olduğunca Türkçeleri kullanılmıştır. Günlük konuşma dili ile yazı dili arasındaki fark kaldırılmıştır. Dil daha sade ve sanatsız olarak işlenmiştir.10.Köşe Minderi metninin son paragrafında ifade edilenleri günümüzdeki millî duyarlılık çerçevesinde yorumlayınız.
Bu vatan zor günlerden geçmiş, tarihinde unutulmaz yaralar almıştır fakat vatanın bağımsızlığı uğruna toprağa düşenlerin mücadeleleri sayesinde şimdiki mesut günlerimize gelebilmişizdir.
11.Köşe Minderi metninin hangi edebî geleneğin sanat ilkelerine bağlı kalınarak kaleme alındığını sözlü olarak açıklayınız.
Köşe Minderi metni Milli Edebiyat geleneği ve onun devamında Cumhuriyet Devrinin sanat ilkelerine bağlı kalınarak kaleme alınmıştır.
12.İki farklı türü örnekleyen Köşe Minderi ile Tahran’da İlk İzlenimler adlı metinlerin zihniyet, yapı, tema ve anlatım bakımlarından karşılaştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.
Her iki metnin dili de sadedir, bu bakımdan dönemin dil özelliklerini yansıtır. Tahran’da İlk İzlenimler metni tema olarak daha kültürel bir tema kullanırken Köşe Minderi daha tarihi bir temaya yaslanmaktadır. İki metin de dönemlerinde gündemde olan, dönemlerini yansıtan metinlerdir. Yapı olarak düşünce yazısı yapı şeklini kullanmışlardır. İki metinde de öyküleyici ve betimleyici anlatım esastır.
13.a.Hamdullah Suphi Tanrıöver hakkında edindiğiniz bilgiler ve okuduğunuz metinden yararlanarak onun fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi anlatınız.


HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER(1886-1966)
  • 1909 yılında Fecr-i Ati’nin başkanlığını yapan sanatçı, toplu*lukla aralarındaki huzursuzluktan dolayı 1910′da bu topluluktan ayrılır.
  • Sanatçı; şiir, öykü, mizah, eleştiri türünde eserler verir; ama en önemli yanı hatipliğidir.
  • Sanatçının 1920-1930 yılları arasındaki konuşmalarının halk diliyle ve halka yakın olduğu görülür.
  • Şiirlerinde de nutuklarında da resmi bir üslup takınır.
ESERLERİ
  • Namık Kemal Bey Magosa’da
  • Dağ Yolu
  • Günebakan
  • Seçmeler
  • Anadolu Milli Mücadelesi


b. Dağ Yolu I adlı esere yazarın hangi özellikleri yansımıştır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Bu esere yazarın milli konulara duyarlılığı yoğun bir şekilde yansımıştır. İstiklal Mücadelesi dönemine ait temalar, yazarın Türk Ocakları yıllarının etkileri görülmektedir. Ayrıca Cumhuriyet devrinde yazarın da içinde bulunduğu kültürel meseleler de eserde kendine yer bulmuştur.


MEVSİM YAYINLARI 12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 43



1.Renkler Hakkında metninin yazılış amacı nedir? Açıklayınız.
Metnin yazılış amacı hayatta renklerin önemini vurgulamaktır.


2.Ahmet Hâşim düşüncesini geliştirirken hangi anlam birimlerinden faydalanmıştır? Defterinize yazınız.
Ahmet Haşim metni oluştururken beş paragraftan yararlanmıştır.


3.Metnin planının nasıl kurulduğunu belirleyerek bu planın oluşturulmasında anlam birimlerinin birbirleriyle ilişkilerinin ne derece etkili olduğunu bulunuz. Tespitlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Metin ana düşünce etrafında paragrafların bir araya gelmesi yoluyla oluşturulmuştur. İlk paragraf giriş; iki, üç ve dördüncü paragraflar gelişme ve beşinci paragraf sonuç bölümünü oluşturmuştur. Bu metinde anlam birimleri birbirlerini destekler niteliktedir ve bir bütün oluşturacak kadar birbirleriyle uyum içindedir.



__________________

Mesajı son düzenleyen Saw ( 11-02-15 - 01:10 )
 
Eski 10-02-15, 20:44 #2
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan C: 12.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Mevsim Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 44


4.Renkler Hakkında metninin ana fikrini belirleyiniz.
Günlük hayatta pek de dikkat etmediğimiz renkler aslında ruhu memnun etmenin en önemli araçlarıdır.
5.“İş adamları bilmelidir ki keseyi açtırmanın en iyi yolu bazen ‘ruh’u memnun etmeyi bilmektir.” ifadesiyle dönemin gerçekliği arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Benzer fikrin günümüzde de ele alınıp alınmadığını belirleyiniz.

Bu metin döneminin durgun ekonomik şartlarından etkilenmiştir. Yazarın belirttiği bu fikir günümüzün ve aslında her dönemin de bir gerçekliğini ifade eder. Doğru renklerin insanı harekete geçirmesi her dönem için mümkündür.
6.Metinde ele alınan temanın ifade edilmesinde başka hangi iletişim vasıtalarından istifade edilebilir? Anlatınız.
Metnin ele alındığı tema yazılı-sözlü veya görsel basın yoluyla, afişlerle, tartışmalarla vs. ele alınabilir.
7. Metnin dilini önceki dönemlerin dilinden ayıran hususların neler olduğunu maddeler hâlinde defterinize yazınız.
Metnin dili önceki dönemlerin diline göre daha sade ve yalındır. Dilde ve edebiyatta günlük hayatın izlerini görmek daha mümkün hale gelmiştir. Dil önceki dönemlere göre daha süssüzdür. Burada nesir dilinin bizde iyice kuvvetlendiğini görmekteyiz.
8. Metnin dil ve anlatımına dair aşağıdaki noktalı kısımlara metinden örnekler yazınız.
Açık, duru, tutarlı cümle örnekleri: “Köprü iskelelerinden çeşitli sayfiyelere giden vapurların siyah renge boyanmış olması İstanbul’un yaza mahsus güzelliğine büyük bir zarar veriyor.” “İş adamları bilmelidir ki, keseyi açtırmanın en iyi yolu bazen “ruh”u memnun etmeyi bilmektir.”Terim, kavram, gündelik dile ait örnekler: matem, gençlik, sandal, mehtap, otomobil, mavi tren…Metnin lirik, epik, pastoral, mizahi, öğretici tarafına ait örnekler: “Bu matem rengi, her tarafında ahenkli sular akan, ağaçlarından olgun meyveler sarkan, tarhlarında güller ve çiçekler açmış bir bahçeden, nereden geldiği bilinmeyen gizli bir ölüm kokusunu andırır.” ( Lirik ve pastoral )
“Otomobillere ve tayyarelere verilecek şeklin ve rengin hangi hayvan şekli ve rengi olması lazım geleceği hakkında, bugüne kadar Avrupa’da yapılmakta olan münakaşalar okunsa, bize çocukça gibi görünecek olan bu meselelerin otomobili icat zekâsını gösterenler için, sürati arttırmak, istirahatı temin endişelerinden daha aşağı bir ehemmiyete sahip olmadığı görülür.” ( Öğretici )
“Siyah” yetmiyormuş gibi, seyrüsefain şirketi, siyaha, bir de kolera, sancı ve baygınlık rengi olan “sarı”yı da ilave etmek suretiyle azami derecede korku ve fecaat tesirini elde etmeye muvaffak olmuştur. ( Mizahi anlatım )
9. Renkler Hakkında metninin diline dair yukarıdaki tespitlerinizden sonra bu dönemde sadeleşen Türkçe ile bireyin kendisini ne derece ifade edebildiğini tartışınız. Böylece bireyin kullandığı dilin onun ifade biçimini nasıl etkilediğini tespit ediniz.
Bu dönemde dilin sadeleşmesi insanın kendisini anlatabilmesini engellememiştir. Bireyin kullandığı dil, onun ifade biçimini belirler. Yani dil, tamamıyla bir zihniyeti ifade eder.
10. “Renklerin gücü vardı eskiden.” sözünden hareketle izlediğiniz bir siyah-beyaz film ile günümüzdeki renkli filmleri karşılaştırınız. Metinde anlatılanlar ışığında renklerin ifadeye olan etkisini yorumlayınız.
Renkler ifadeye bir güç ve derinlik katar. Renklerin hakim olmadığı görünüşler daha yüzeysel kalır ve etkileri daha kısıtlı olur. Renkler görünümlerin ruhlarıdır.11. Renkler Hakkında adlı metin hangi geleneğin özelliklerini taşımaktadır? Sebepleriyle birlikte açıklayınız.
Bu yazı Türk Edebiyatı gazetecilik geleneği içinde var olmuştur. Dil olarak Fecr-i Ati edebiyat geleneğinin tasvirlerine ve sembolizm özelliklerine yaslanmıştır.12. Resimsizlik ve Nesirsizlik ile Renkler Hakkında metinlerini bağlı bulundukları edebî tür bağlamında

zihniyet, yapı, tema ve anlatım bakımlarından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.
Resimsizlik ve Nesirsizlik metni makale özelliği gösterdiğinden dili Renkler Hakkında metnine göre daha ciddi ve bilimseldir. İkisi de öğretici metin kapsamında bulunsa da makalenin konusu daha bilimsel veya kültürel, fıkranın konusu ise daha günceldir. Anlatım bakımından fıkrada karşıdakiyle konuşuyormuş izlenimi vardır. Makale tezini kanıtlamak ister ve dilinde bu samimiyet görülmez.


13. Renkler Hakkında metnini esas alarak Ahmet Hâşim’in fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi yazarla eser ilişkisi ekseninde ifade ediniz.


AHMET HAŞİM(1884-1933)
  • *Fecr-i Âti topluluğunun en güçlü şairidir.
  • *Şiirlerinde musiki de vardır.
  • *Empresyonizm ve sembolizmin etkisiyle şiirler yazar.
  • *Ona göre şiir, anlamın ve ahengin uyumundan doğar.
  • *Ahenk kavramına büyük önem verir.
  • *Sanatçıya göre gerçek şiir, nesre çevrilmesi mümkün olmayan bir şiirdir.
  • *Aruz ölçüsüyle yazan şair, Arapça ve Farsça sözcüklere de bolca yer verir.
  • *Haşim, anlamca kapalı olan şiirleri sever.
  • *Serbest müstezata ilgi duyar. Haşim’e göre şiirlerde “açıklık” ve “fikir” gereksizdir. Şiir, anlamınıokuyucudan almalıdır. Okuyucu kendi gücü oranında yorum yapmalıdır.
  • *”Piyâle” Haşim’in olgunluk dönemi şiirlerini kapsamaktadır.
  • *Bu dönemde hayat ve kadın karşısında kendisini yalnızlık içinde bulan sanatçının ruh yansımaları vardır.
  • *Ahmet Haşim, hece ölçüsünü musiki açısından yeterli görmez, serbest müstezatı Servet-i Fünûnculardan daha rahat kullanır.
  • Ahmet Haşim hece ölçüsünü hiç kullanmamıştır. Hatta bu ölçüyü “Köylü Vezni” olarak nitelemiştir.
  • *Şiirlerinde tasvire yer veren sanatçı sıfatları da çok kullanır.
  • *Sembolizmin ahenk ve anlam kapalılığı ilkesinden; empresyonizmin izlenimlerinden yararlanır.
  • *Sanatçı, toplumsal sorunlara ilgisizdir. Şiirlerinin konusunu hüzün, yalnızlık, ölüm, aşk gibi bireysel konular oluşturur.
  • *Haşim’e göre şiir, musiki ile söz arasında; fakat sözden çok musikiye yakın bir dildir. Şiirlerin, açık ve anlaşılır olmasına karşıdır. Haşim; sarı, kırmızı, siyah renkleri kullanır.
  • *Şiirlerinde duygusallığa anlam kargaşalığına önem veren sanatçı nesirlerinde açık, yalın, anlaşılır bir üslupla karşımıza çıkar. Sanatçının fıkraları, edebi tenkitleri, gezi yazıları vardır. Ayrıca nesirlerinde sosyal konulara da ağırlık verir.
ESERLERİ
ŞİİRLER:
Göl Saatleri (1921)
Piyale (1926)

FIKRA VE SOHBET:
Bize Göre (1926)
Gurabahane-i Laklakan (1928)

GEZİ:
Frankfurt Seyahatnamesi (1933)




Ahmet Haşim edebi olarak eserlerinde izlenimlere oldukça yer verir. Üslubunda ve kelime tercihlerinde ustalık görülür. Haşim sanatta bir mükemmelliğin arayıcısıdır. Kelimelerle müziği harmanlamak ve sözcüklerle resimler çizmek Haşim’in en önemli özellikleridir.

SAYFA 46
1.Yukarıdaki metinden hareketle laikliğin Türk toplumuna sağladığı faydaları açıklayınız.
Laiklik Türk toplumunda inançların daha rahat yaşanabilmesini, dinin sömürülmesine engel olunmasını ve bu yolla toplumun aydınlanmasını sağlamıştır.



2. Atatürkçü Düşünce Sistemi metninden yola çıkarak din ve vicdan hürriyetini yorumlayınız
Din ve vicdan hürriyeti kişinin en temel hürriyetlerinden biridir. Bu hürriyet sayesinde toplumsal hayatta çatışmalar minimum seviyeye iner ve daha barışçıl bir toplum olur.


3. Metnin bütününde kanun önünde eşitliğin önemi nasıl ifade edilmiştir? Açıklayınız.
Metinde kanun önünde eşitliğin toplumda ayrıcalıklı sınıfların oluşmasına engel olacağı belirtilmiştir. Bu eşitlik ile herhangi kültürel, ırksal bir ayrım gereksiz hale ve hatta art niyetli bir hale gelmektedir.



Anlama-Yorumlama
1.İncelediğiniz metinlerden hareketle Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı öğretici metinlerinin yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından ortak ve farklı niteliklerini defterinize yazınız. Bunları birbiriyle karşılaştırınız.
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı öğretici metinleri yapı olarak birbirine benzer. Bunların hepsinde düşünce yazılarının özellikleri görülür. Temalar daha kültürel konular üzerindedir. Fakat fıkralarda daha güncel konular işlenmektedir. Dil ve anlatım bakımından bu metinler genellikle sade ve gösterişsiz olarak kurgulanmıştır. Edebiyatın konusu artık günlük hayat, sokak ve sosyal gerçeklik olmuştur.


2.Dönem, sanatçı ve eser arasındaki ilişkiyi düşünerek metinlerin yazıldığı dönemin sosyal hayatı ile ilgili ne tür çıkarımlar elde ettiniz. Sözlü olarak ifade ediniz.
Metinlerden anladığımız kadarıyla sosyal hayatta bir yenilik, yeni bir hava görülmektedir. Toplum kültürel konularda oldukça hassaslaşmış vaziyettedir. Yazarlar da bu durumdan etkilenmişler ve eserlerine toplumun bu tarz gerçekliklerini yansıtmışlardır. Zor günlerin geride kalışı ortaya yeni sorular ve gelişme alanları koymuştur.



3.Anlam birimlerinin metnin bütünlüğü içindeki fonksiyonlarını, metnin temasını şekillendirmedeki etkisini ve metnin planını nasıl oluşturduğunu tartışınız. Sonuçları defterinize yazınız.
Anlam birimleri metnin ana düşüncesi etrafında ve bu düşünceyi birer yan düşünce olarak güçlendirecek şekilde bir araya gelirler. Metinde sunulan tez bu anlam birimlerince örneklenir, kanıtlanır veya şekillenir.


4.Bu dönemde sadeleşen Türkçe ile insanın duygu, düşünce ve hayallerini her hâliyle ifade etmesi mümkün müdür? Sözlü olarak ifade ediniz.
Bu dönemde sadeleşen Türkçe ile insanların duygu, düşünce ve hayallerini ifade etmesi mümkündür. Her ne kadar dilden kimi kelimeler atıldıysa da o dönem dili duru ve kudretlidir.


Ölçme ve Değerlendirme
1.Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
Makale, deneme, fıkra ve gezi yazısı, anlatma esasına dayalı kurgusal edebî metinlerdir. ( Y )
Makalelerde ele alınan konular, ayrıntılara inilmeden sade bir dille anlatılır. ( Y )
Denemeler, düşüncelerin ispatlanması amacını taşıyan öğretici metin türleridir. ( Y )
Fıkra, gazete ve dergilerde ispatlama amacı gütmeden yazılan günlük yazılardır. ( D )
Anı yazarının içten, öznel ve yalın bir anlatımla gerçekleri yazması gerekir. ( Y )


12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 47



2.Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Eski Yunan edebiyatında Ksenophon’un ANABASİS isimli eseri, ilk anı örneğidir.
b. Nurullah Ataç Türk edebiyatında daha çok DENEME türünde yazdığı eserleriyle tanınır.
c. Türk edebiyatında fıkra ilk olarak 1860 yılında yayınlananTERCÜMAN-I AHVAL ile görülmeye başlanmıştır.
ç. Türk edebiyatında anı türünün en eski örneği Babür Şah’ın yazdığıBABÜRNAMEdir.
d. Cumhuriyet Dönemindeki öğretici metin türleri şunlardır:
MAKALE, FIKRA, ELEŞTİRİ, HABER YAZISI, SOHBET, RÖPORTAJ, ANI, GEZİ YAZISI, BİYOGRAFİ, OTOBİYOGRAFİ, MEKTUP, GÜNLÜK, TARİHİ METİNLER,FELSEFİ METİNLER, BİLİMSEL METİNLER .



3.Evde bulunduğum zaman hayatım daha çok kitaplığımda geçer; oradan ev işlerini yönetmek imkânını da bulurum. Giriş kapısının hemen üstündeyim; hem bahçeyi, kümesi, avluyu görürüm hem de evimin öteki bölümleri içinde sayılırım. Hiçbir düzene uymadan, hiçbir amaç gütmeden bir bu kitabı, bir şu kitabı karıştırırım; zaman olur hayal kurarım, zaman olur kurduğum hayalleri ya kendim yazarım ya da bir aşağı bir yukarı dolaşarak başkasına yazdırırım.
Bu parça yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından hangi edebî türü temsil etmektedir?


A. Fıkra B. Deneme C. Makale
D. Anı E. Gezi yazısı


4.Benim gençliğimin, daha da önceleri çocukluktan gençliğe dönüşüm yıllarımın geniş bir zamanı Beyoğlu’nda geçti. O dönemin sanata bulaşmış tüm kişileri gibi ben de bu geleneğin dışında kalamadım. O günlerde bize gizemsel gelen bir tutkuyla bağlıydık Beyoğlu’na. Zamanımızın önemli bir bölümünü o caddede soluduk. Gerçi Salah Birsel’in büyük boyutlarla bileşimini yaparak özgün anlatımıyla sunduğu o caddeyi, o dönemi şimdilik küçük bir çerçevede sınırlamanın gereği var mı bilmiyorum; ama bir kez de ben, kısacık bir bakışla da olsa, o geçmişe sarkmayı deneyeceğim. Çünkü o günlerde, giderek daha da eskilerde, yaşamlarını sanatın ekseninde döndürmeye adamış kişilerin olduğu gibi, benim de geçmiş zamanımın küçümsenmeyecek bir payı orada saklıdır.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinden hangisine aittir?


A. Makale B. Deneme C. Fıkra
D. Röportaj E. Mektup


5.Aşağıdaki eşleştirmeleri doğru biçimde yapınız.
Düşüncelerin ispatlanmaya çalışıldığı bilimsel içerikli yazılardır. ( MAKALE )
Düşüncelerin ispatlanma amacı taşınmadan, herhangi bir konu hakkındaki görüşlerin anlatıldığı yazı türüdür. ( DENEME )
Bir kişinin gezdiği, gördüğü ve incelediği yerlere dair izlenimlerini yansıtan yazılardır. ( GEZİ YAZISI )
Bir kimsenin başından geçen ya da tanık olduğu olayları anlattığı yazılardır. ( HATIRA )
Güncel, siyasi, sosyal ve kültürel pek çok konuyu

çoğunlukla yalın bir dille anlatan gazete ve dergi yazılarıdır. ( FIKRA )


SAYFA 48



II. ÜNİTE
Ölçme ve Değerlendirme
1.Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
Cümle veya cümlelerden oluşan ve birlikte kendi anlamları dışında bir başka hususu açıklayan, gösteren, anlatan söz kümesine anlam birimi denir. ( D )Gazetelerde konuyu ispatlama gayesi gütmeden yazılan yazılara makale denir. ( Y )Deneme ile makale arasındaki en büyük fark, denemenin ispat gayesi gütmemesidir. ( D )Makalede yazarın samimi ve bilimsel bir üslup taşımaması gerekir. ( Y )Deneme, herhangi bir konuda düşünceleri kanıtlama gereği duymadan yazılan yazılardır. ( D )

Gezi yazısı, gezilip görülen yerler hakkında bilgi vermek, o yerlerin güzelliklerini anlatmak için yazılır. ( D )

2.Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Deneme ve makalenin en büyük farkı, denemede İSPAT AMACI OLMAMASIDIR.
b. Makale ile fıkranın en büyük farkı, makalenin BİLİMSEL KONULARDA YAZILMASIDIR.
c. Türk edebiyatında gezi türünün en eski örneği SEYDİ ALİ REİS-MİRATÜL MEMALİK’TİR.
ç. Deneme türünün ilk örneklerini veren Fransız yazar, MICHEL DE MONTAİGNE’DİR.
d. GEZİ YAZISI gidilip görülen değişik mekânların farklı taraflarının, tarihî özelliklerinin anlatıldığı türdür.
e. Daha çok gazetelerde günlük problemleri ispat gayesi taşımadan ifade eden yazılara FIKRA denir.
f. Samimi bir üslupla yazılan, okurla dertleşiyor intibaı uyandıran ve ispat amacı gütmeyen yazı türü SOHBETTİR.


3.“Yalnız yaşamanın bir tek amacı vardır sanıyorum; o da daha başıboş, daha rahat yaşamak. Fakat her zaman, buna hangi yoldan varacağımızı pek bilmiyoruz. Çok kez insan dünya işlerini bıraktığını sanır; oysaki bu işlerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır. Bir aileyi yönetmek, bir devleti yönetmekten hiç de kolay değildir. Ruh nerede bunalırsa bunalsın, hep aynı ruhtur; ev işlerinin az önemli olmaları, daha az yorucu olmalarını gerektirmez. Bundan başka, saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygılarından kurtulmuş olmuyoruz.”
Bu parça, yapı, tema, zihniyet ve anlatım bakımlarından hangi türü yansıtmaktadır?


A.Fıkra B.Deneme C.Makale D.Gezi Yazısı E.Hatıra


4.Aşağıdakilerden hangisi öğretici metinlerin dil ve anlatım özelliklerinden biri olamaz?
A.Metinler çoğunlukla açık, duru, akıcı ve tutarlıdır.
B.Metinlerde terim, kavram ve gündelik hayata ait dilden yararlanılır
C.Metinlerde didaktik, pastoral, tartışmacı, açıklayıcı anlatım tarzları kullanılır.
D.Dil, her kesimin anlayacağı ölçüde sade ve anlaşılır özelliktedir
E. Ana fikirlerle sosyal hayat arasında hiçbir bağ bulunmaz.


5.İnsan hakları, kişiyi özü ile yaşatacak kurallardır. Bu kurallar, insanı insan yapan kurallar olarak da tarif edilebilir. İnsan hakları 10 Aralık 1948’de başlamış bir olgu değildir. Dünya kurulalı insana, insan haklarına saygı her çağda zamana uygun olarak gösterilmiştir. İnsanların kendi istekleri dışında yaşamak zorunda bırakıldıkları şartlara tarih boyunca rastlanmıştır. Kullara kulluk etmek, köle hayatı yaşamak, işkencelere maruz kalmak bu yaşantıya örnek olarak verilebilir. Bu olguların dayanılmaz olduğu dönemlerde insanlar hoşnutsuzluklarını bir şekilde ortaya koyma zorunluluğu hissettiler.
Bu parça, yapı, tema, zihniyet ve anlatım bakımlarından hangi türün devamıdır?
A.Fıkra B.Deneme C.Makale D.Gezi Yazısı E.Hatıra


12.SINIF EDEBİYAT 49.SAYFA CEVAPLARI



6. Aşağıdaki yazı türleriyle bu türe uygun yazılmış eserleri eşleştiriniz.
Fıkra MUHARRİR BU YAGezi Yazısı FRANKFURT SEYAHATNAMESİHatıra ZEYTİNDAĞIMakale TARİH MUSAHABELERİDeneme SÖZ ARASINDAEtkinlikCumhuriyet Döneminde öz şiir anlayışını benimseyen şairler hakkında araştırma yapınız (54. sayfadaki 5. etkinliğe yöneliktir.).

Saf (Öz) Şiir
Fecr-i Âtî Dönemi’nde başlayıp Millî Edebiyat ve Cumhuriyet
Dönemleri'nde etkili olan “saf şiir geleneği”nin genel özellikleri şunlardır:
 “Saf (öz)”sözcüğü; var olan bir şeyin katıksız, arı, halis, has olma haline denir. Saf şiirise “şiirin şiirsel olmayan unsurlardan ayıklanarak saflaştırılmış bir duruma getirilmesi” demektir.
 Türk edebiyatında saf şiirin ilk ve en önemli temsilcileri Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı’dır. Cumhuriyet Dönemi’nde ise Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas gibi şairler bu şiir geleneğiyle ürün vermişlerdir.


Millî Edebiyat Dönemi'nde Saf Şiir
• Millî Edebiyat Dönemi’nde Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Haşim bu anlayışla şiirler yazmıştır.
• Bu anlayışla yazan sanatçılar sözcüklerin ses, ahenk özelliklerine önem vererek şiirde müzikalite sağlamaya çalışmışlardır.
• Ahmet Haşim’in “Şiir söz ile musiki arasında sözden ziyade musikiye yakındır”ile Yahya Kemal’in “Şiir bir nağmedir, şiirde nefes ve ses iki unsurdur.” sözleri saf şiirin müzikle ilgisini ve belirgin özelliklerinden birini ortaya koymuştur.
• Her iki sanatçı da zengin ve sağlam bir şiir diliyle eserlerini
kaleme almıştır.
• Sanatlı söyleyişe önem vererek toplumsallıktan uzak, sanatsal değeri ön planda olan bireysel temalı şiirler yazmışlardır.
• Yahya Kemal; Türk tarihinin şanlı geçmişinin yanı sıra “aşk,ölüm, İstanbul sevgisi” gibi temaları işlerken Ahmet Haşim,“karamsarlık ve hüzün duygusu oluşturan akşam, karanlık,
gece, gurbet ve tabiat manzaralarını” işlemiştir.
• Her iki sanatçı da hece ölçüsü yerine aruz ölçüsünü kullanmıştır.
• Ahmet Haşim sembolizm, Yahya Kemal Beyatlı ise parnasizm akımının etkisinde şiir yazmıştır.
• Farklı nazım birimleri ve nazım şekilleri kullanmışlar; Ahmet Haşim serbest müstezat, sone gibi biçimler kullanırken Yahya Kemal Beyatlı divan edebiyatı nazım şekillerinden
yararlanmıştır.
• Millî Edebiyat Dönemi’nde saf şiir anlayışıyla yazan şairler,

Millî Edebiyatçılara göre daha ağır bir dil kullanmışlardır.



Etkinlik
Necip Fazıl Kısakürek’in edebî şahsiyeti hakkında araştırma yapınız (54. sayfadaki 12. soruya yöneliktir.).
Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:

  • Modern Türk şiirinin mistik şairidir.
  • Düz yazı türünde yapıtları da olmasına rağmen asıl güçlü yanı şiirlerindedir.
  • Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlan*mış, bunlara Batılı, modern bir özellik kazandırmış, sonraları dinsel duyuşlarda karar kılmıştır.
  • Sağlam bir teknikle, esrarlı iç âlemini, felsefi görüşleri*ni, etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir.
  • Şiirin yanı sı*ra makale, tarih, eleştiri, biyografi, öykü türlerinde de yapıtlar yazmıştır.
  • Divan, halk, Tanzimat ve Batı edebi*yatını en ince ayrıntılarına kadar bilen bir sanatçıdır.
  • Serbest şiire karşı çıkmıştır. Kafiyeye sığınmayı sah*tekârlık sayar. Ona göre, duygu ve düşünce harman*lanıp şiir kalıbında, sanat kaygısıyla dillendirilmelidir.
  • Şiirin içyapısıyla dış yapısı arasında bir uyum bulun*ması gerektiği düşüncesinden hareket eden Necip Fa*zıl Kısakürek, 1930'lu yılların başlarına değin süren yo*ğun şairlik yaşamında, lirizmin ağır bastığı şiirler ya*yımlamıştır.
  • Duygularını değişik biçimde yansıtışı, de*ğişik benzetmeler kullanarak şiirlerini renklendirişiyle bu yılların şairleri arasında ayrı bir yeri olmuştur.
  • Her şiirinde, sanatından, ruhundan, hissiyatından ve dü*şüncelerinden ipuçları vardır.
  • 1934'de kadar ruh çalkantılarını, korkularını, iç hesap*laşmalarını, çocukluk yıllarına has hatıralarını, dış dün*yadaki varlığı ve kendisiyle didişmelerini, arayışlarını anlatmıştır.
  • Şiirlerinde anlaşılmayan ayak sesleri, periler, cinler, hayaletler, kâbuslar, siyah kediler, geceleri insanın et*rafında fıldır fıldır dönen kambur cüceler gibi ürpertici motiflerle, birtakım gerçeküstü varlıklara yer vermiştir.
  • Bütün şiirlerini içeren Çile'de, şiirlerini şu adlar altında toplanmıştır: Ölüm, Korku, Ukde, Tecrit. Bunlar aynı zamanda yeni, orijinal, sanatkârane ve insana tat ve*ren ifadelerdir.
  • 1934 sonrası şiirlerinde toplumu da sanatına yansıt*mıştır. Şiirlerinde toplumun kandırıldığını, gençliğin kokuşturulduğunu iddia etmiştir.
  • Ona göre, toplum uyarılmalıdır. Türk milleti aslına dön*melidir. "Şiir toplumun his ve fikir hayatını yansıtmalı*dır." derken saf şiirden de vazgeçmemiştir.
  • Tiyatro eserlerinde üstün bir ahlak felsefesini savun*muştur. Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıla*rına yer vermiştir.

Eserleri:
Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuz*luk Kervanı, Çile
Öykü: Hikâyelerim
Roman: Aynadaki Yalan
Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Para, Namı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Abdülhamit Han
KISACA NECİP FAZIL ESERLERİ:
ÖRÜMCEK AĞI:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı; sanatçının ilk şiir kitabıdır...
BEN VE ÖTESİ:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
SONSUZLUK KERVANI:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
ÇİLE:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
KALDIRIMLAR:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı; şairin en ünlü şiiridir...
BİRKAÇ HİKÂYE:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
BİRKAÇ TAHLİL:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
RUH BURKUNTULARINDAN HİKÂYELER:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
TOHUM:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçının ilk tiyatro eseridir; 1935 senesinde Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir; oyunda " tohum ", millî mücadeleyi, Anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterilmiştir...
BİR ADAM YARATMAK:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; " incir ağacı " üzerinde dolaşan oyun, yıkılan Osmanlı ile yeni kurulan Cumhuriyet arasında bir çatlaktan incir ağacının çıktığını, ağacın köklerinin geleneği, dallarının ise geleceği temsil ettiğini öne sürer...
REİS BEY:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçı bu eserinde bir hâkimin verdiği idam kararı öncesi ve sonrasında yaşadığı gelişmeleri dile getirdiği bir oyundur...
KÜNYE:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçı, bu eserinde Birinci Dünya Savaşı'nda cepheden cepheye koşmuş, Harbiye mektebinde hacalık yapmış, Balkan savaşına katılmış, divanı harpte yargılanmış, şahsi hayati olmayan bir dava adamının trajik hikâyesini anlatır...
PARA: Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro...
AYNADAKİ YALAN:Necip Fazıl Kısakürek; roman; sanatçının roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseridir; eserde felsefe fakültesinde asistan ve doçentlik tezini hazırlamakta olan Naci'nin hayat hikâyesini anlatır...



Etkinlik
Ahmet Muhip Dıranas’ın fikrî yönü ve edebî şahsiyeti hakkında araştırma yapınız (56. sayfadaki 15. soruya yöneliktir.)
Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı
  • Adı "Fahriye Abla" şiiriyle özdeşlemiştir.
  • Şiirlerinde konu olarak Anadolu'yu memleket manzarlarını, doğa ve tarih sevgisini, aşkı, ölümü hatıraları işlemiş destansı şiirler de yazmıştır.
  • Yayımlanan ilk şiiri, Ankara Lisesi'nden Muhip Atalay imzasıyla Millî Mecmua'da çıkan "Bir Kadına" adlı şiir*dir.
  • Tevfik Fikret'in "Rübab-ı Şikeste" adlı eseri*ni Türkçeleştirerek "Kırık Saz" adıyla yayımlamıştır.
  • Şiirde biçime önem verişi, işlediği temalar, simgecilik*ten hareketle yarattığı yeni bir şiir diliyle kendi dönemindekileri olduğu gibi sonra gelenleri de etkilemiştir.
  • Şiirde ahenge ve sese önem vermiştir.
  • Örneğin Kar şiirinde sesi ön plana çıkarırken Olvido adlı şiirinde ne sesi anlama ne de anlamı sese baskın kılmıştır.
  • Fransız sembolist şiirinin öncülerinden Baudelaire ve Verlaine'in etkisi altında kalan sanatçı, "biçim" ve "ahenk"i kaygı edinmiş, yeni bir yapı içinde ruhun dalgalanışlarını dile getirmeye çalışmıştır.
  • Şiirde yeni bir bütünlük kurmaya çalışmıştır.
  • Ölçü ve uyağa sıkı sıkıya bağlı kalmıştır. Sese ve ahen*ge önem vermiştir.
  • Gerek Fransız şiiri, gerekse kendinden önceki kuşak*tan ustaları Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan aldığı etkileri sanatına yedirerek özgün bir şi*ire ulaşmıştır.
  • Hece ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek gelenekselde çağdaşlığı yakala*yan, çağrışım gücü yüksek, yurdu, insanı ve doğası ile barışık, alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazmıştır.
  • Şiirlerinde aşkı, tabiatı, ölümü, hatıraları, sığ olmayan bir anlatımla ve düşündürücü boyutlar içinde vermiştir.
  • Öykü türünde yapıtı yoktur.
  • ESERLERİ:
Şiir: Şiirler
Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi
İnceleme: Fransa'da Müstakil Resim
Şiir Çevirisi: Çalar Saat (Charles Baudelaire'den)



Etkinlik
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın fikrî ve edebî yönü hakkında araştırma yapınız (59. sayfadaki 9. soruya yöneliktir.)
AHMET HAMDİ TANPINAR(1901-1962)

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı

  • Daha çok sembolist sayılabilecek musiki, his ve hayal ağırlıklı şiirler yazmıştır.
  • Hece vezniyle yazdığı ilk şiirleri, imge zenginlikleri ve müzikal nitelikleriyle dikkat çekmiştir. Bu şiirlerde, Faruk Nafiz ve öteki hececilerden ayrı bir estetik peşinde olmuş, kendine özgü bir sözcük ve kavram dünyası yaratmaya çalışmıştır.
  • Bu çabada, Ahmet Haşim ve Edebiyat Fakültesi'ndeki hocası Yahya Kemal Beyatlı'nın sentezciliği, yoğunlaş*ma kaygıları, Haşim'in soyutlama eğilimleri görüldüğü gibi, halk şiiri estetiğindeki alışılmış söyleyiş özellikle*rine de rastlanır.
  • Küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğundan duy*duğu acıyı ve kendisini avutacak bir sevginin özlemini dile getirmiştir. Şiirlerinde, içe dönük bir bakışla doğa ile iletişim kurmaya çalışmıştır.
  • Şiirlerinde zaman kavramı üzerinde sıkça durmuştur. Onun eserlerinde zaman, basit bir süreklilik göster*mez, çok katlı ve karmaşıktır. "Bursa'da Zaman" şiiri bu olgunun güzel bir örneğidir.
  • Şiirlerinde insan ruhuna, özellikle bilinçaltına ve zama*na yer verişiyle, romanlarında işlediği konulara yakla*şır.
  • Kişilerin ön planda tutulduğu öykülerinin başkişilerinde kendi iç dünyasını yansıtmış, genelde kişilerin ruh*sal çöküntüsünü, yaşamın gerçeklerinden çok iç ben*liklerine sığınışlarını sergilemiştir.
  • Düşünceye sık sık yer veren yazar, genellikle yaşadığı ızdırapları, umutlarını, özleyişlerini ve aşklarını dile ge*tirmiştir.
  • Öykülerinde de zaman kavramı üzerinde sıkça duran Tanpınar, geçmişle içinde bulunulan zamanı bilinç-bilinçaltıçatışması biçiminde vermiştir.
  • Öykülerinde, geçmişlerindeki kimi olayların etkisiyle akış güçleri dış dünya ile uyumlarını yitirmiş, yaşamla*rı karabasanların, korkulu düşlerin kuyularına yuvarla*nan kişiler çoğunluktadır.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sembolist anlatım tarzı ro*manlarına zaman zaman sirayet eder. Ancak o, muh*teva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişele*rini şiire ayırdığı hâlde, sosyal temalar için nesri seç*miştir.
  • Romanlarında, zengin hayatların hikâyesinden çok, Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir.
  • Medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dikkate değer hükümler ta*şır.
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü toplumumuzun bu değiş*me süresi içindeki durumunu, fertten yola çıkarak top*luma varan teknikle anlatıyor.
  • Sahnenin Dışındakiler, II. Abdülhamit döneminin artık*ları ile II. Meşrutiyette ortaya çıkan XIX. yüzyıl kuşağı*nın okumuş kesiminin romanıdır.
  • "Sahnenin Dışındakiler" ile "Saatleri Ayarlama Enstitü*sü"nde de Batı ve Doğu uygarlığı arasında bocalayan Türk toplumunun ironik tablosu çizilir.
  • Ölümünden sonra plan ve notlarına dayanılarak bir araya getirilen ve 1987'de yayımlanan "Aydaki Kadın"da da aynı irdeleme vardır.
  • İlk romanı Mahur Beste'de dönemlerinin özellikleri, iş ve ev yaşamları, sarayla ilişkileri, alışkanlıkları, merak*ları, tutkuları, felsefeleriyle imparatorluğun son yılların*da yaşayan insanlar sergilenir.
  • Huzur'da Cumhuriyet'in ilk yıllarında kişiliğini kabul et*tirmek isteyen okumuş genç kadın ve erkeğin sorunla*rı, yeni toplumsal koşullarla ilişkileri, eski ile yeni ara*sındaki uyum arayışları işlenmiştir.
  • Tanpınar'ın edebiyat ve tarih konularındaki inceleme*leri çeşitli dergilerde yayımlanmış, sonra kitap hâlinde basılmıştır.

Eserleri:
Öykü: Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Yaz Yağmuru
Şiir: Şiirler
Roman: Mahur Beste, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Aydaki Kadın
Deneme: Beş Şehir, Edebiyat Üzerine Makaleler, Ya*şadığım Gibi
İnceleme: Tevfik Fikret, Namık Kemal, Yahya Kemal, 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi


Etkinlik Sembolizm akımı hakkında araştırma yapınız (56. sayfadaki 12. soru, 60. sayfadaki 10. soru ve 61. sayfadaki 14. etkinliğe yöneliktir.
SEMBOLİZM
ü19.yy’ın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.
üNesneleri olduğu gibi anlatmak mümkün değildir. Nesneler değişerek anlatılabilir.
üAnlatımda sözlerin sözlük anlamından bıkan sembolistler yaşatmaya çalışırlar.
üŞiirde anlam açıklığından kaçındılar.
üŞiir anlaşılmak için değil hissedilmek içindir.
üŞiirde alaca karanlık üzüntü ve ay ışığı, gün doğumu, gün batımı gibi belli belirsiz varlıklar görüntüleri yansıtırlar.
üŞiirde musiki her şeyden önce musiki ilkesini savundular.
üSanat için sanat anlayışına bağlılardır.
üDil herkesin anlayacağı seviyede değil oldukça ağırdır
üTemsilcileri: Baudelaire, P. Verlaine, A. Rimbaud
üTürk edebiyatında ise; Ahmet Haşim, A. Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, biraz da Cenap Sahabettin


Etkinlik
Gizemcilik hakkında araştırma yaparak bu hareketin sanat ve edebiyatta ne gibi ilkelere sahip olduğunu belirleyiniz. Araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşınız (61. sayfadaki 2. soruya yöneliktir)

Gizemcilik
  • Akılla kavranamayan doğaüstü güç ya da güçlerin varlığına inanmaya, bunlara sezgi ve sevgi yoluyla ulaşılabileceğini savunmaya dayalı dinsel-düşünsel öğreti; mistisizm.
  • Coşku ve esrime (vecd) içinde Tanrı'ya erişme, dünyasal varlıktan geçerek Tanrı'da yok olma çaba ve törenleri, gizemciliğin uygulama alanını oluşturur.
  • Konfüçyüsçülük ve Taoculuk, Brahmancılık, Hermesçilik, Orfeosçuluk ve Pithagorasçılık gibi İlkçağ dinlerinden kaynaklanan gizemcilik, Orta Çağ'da Bernard de Claiarvaux, J. Tauler, Ackhart, Böhme, Swedenborg gibi düşünürlerce bir felsefe olarak geliştirildi.
  • Temelde idealist felsefelerin tümü gizemci ögeler taşır.
  • İnsanın gönül yoluyla mutlak varlık olan Tanrı'yla bir olma durumunu amaçlayan, bu yolda bir yaşama biçimini ve kişiliğin aşama aşama gelişimini öngören tasavvuf da gizemcidir. Bu bağlamda vahdeti vücut inancı gizemciliğin düşünsel, tarikatlar da eylemsel yanını oluşturur. Eski Türk edebiyatında tümüyle gizemsel eğilimler egemendir. Gerek dine dayalı dünya görüşünün belirleyiciliği gerekse tasavvufun etkisi bunun temel nedenidir.

Etkinlik
Yedi Meşale topluluğunun sanat ilkelerini bularak defterinize yazınız (58. sayfadaki 9. etkinlik ve 60. sayfadaki 12. soruya yöneliktir.)
1. Milli edebiyatçıların gerçekten uzak, duygusal memleketçiliklerine karşı olarak doğmuşlardır.
2. Vatanseverlik anla yışıyla romantik bir halkçılık mücadelesi vermişlerdir. 3. “Yedi meşale” adlı dergide şiirlerini ve görüşlerini yayımlayan ve ortak bir kitap da çıkarangenç sanatçılar, edebiyatımıza “canlılık samimiyet ve daima yenilik ”getirmeyi ilke edinmişlerdir.
4. Fransız sembolist şairlerden de etkilenen bu şairler, aruz yerine heceyi kullanmışlardır.
5. Bu edebî topluluk yeni bir edebiyat, farklı bir şiir anlayışı oluşturmak için toplanmıştır ama bunu başaramamıştır.
6. Yedi meşaleciler, beş hececileri eleştirip ve onlara karşı çıkmalarına rağmen beş hececilerin yolundan gitmişlerdir.
7. Heceyi geliştirmek amacıyla ortaya çıkmıştır.
8. “Canlılık, samimiyet ve daima yenilik” sloganıyla hareket etmişlerdir.
9. Varlaine, Mallerma gibi Fransız şairleri örnek almışlardır.
10. Anadolu’yu yurtseverlik anlayışıyla anlatmayı düşünmüşlerdir; ancak pek başarılı olamamışlardır.


12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 53

5.“Duvara, bir titiz örümcek gibi, / İnce dertlerimle işledim bir ağ.” ve “Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,/ Kulağım, ruhumun kanat sesinde;” dizelerini esas alarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
a.Bu dizelerde hangi söz sanatları kullanılmıştır? Defterinize yazınız. Millî Edebiyat Döneminde sadeleşen dilin şiir dili hâline gelmesinde bu söz sanatlarına nasıl bir görev yüklemiştir?
Yorumlayınız.
"Bir titiz örümcek gibi" derken dertler örümcek ağına benzetilmiştir( teşbih ), "Ruhumun kanat sesi" derken ruh bir kuşa benzetilmiştir ( kapalı istiare) . Ayrıca ilk mısrada örümcek için "titiz" ifadesi kullanılarak teşhis ( kişileştirme ) yapılmıştır. "Ruhum gün doğunca sönecek" ifadesinde ise tezat sanatı bulunmaktadır.. Milli Edebiyat Döneminde sadeleşen dil bu tarz söz sanatları ile şiir dili haline gelmiştir. Kelime bakımından kayba uğrayan, günlük konuşma dilini esas alan dilimiz bu sayede estetik bir söyleme yeniden kavuşmuştur.
b.Ferdî duyguların dile getirilmesinde dilin hangi imkânlarından yararlanılmıştır? Önceki dönemlere
kıyasla Türkçe bu anlamda nasıl bir gelişme kaydetmiştir? Açıklayınız.
Ferdi duyguların ifade edilmesine dilin imgelem ve çağrışım gücünden, anlam demetlerinden yararlanılmıştır. Burada söz sanatları ve dilin ahenk unsurları aktif biçimde kullanılmıştır. Türkçe bu dönemde klasik edebiyat anlayışından uzaklaşarak daha özgün hayallere, daha farklı söylemlere imkan verir hale gelmiştir. Ancak Divan Edebiyatında görülen ses uyumlarından burada da yararlanılmıştır.c.Millî Edebiyat Dönemindeki şiir hareketlerinin bu dönemin şiirini nasıl şekillendirdiğini yorumlayınız.
Milli Edebiyat Dönemindeki şiir hareketleri bu dönemin şiirini en çok şiirin biçimsel özellikleri ve şiirde kullanılan kelime edebiyatfatihi.net tıklayın kadrosu bakımından etkilemiştir. Milli Edebiyat Döneminde halk şiiri şekil ve duyuş özelliklerine geri dönüş, bu dönem şiirinin ana çatısını da belirler. Ölçüde hece ölçüsü, dilde sadelik fakat ahenkli bir anlatım bu dönem şiirine de damgasını vurmuştur.ç.Şairin içinde bulunduğu ruh hâlini söyleyiniz.
Şair kendini üzgün hissetmektedir. Ümitsizlik ve ruhsal yorgunluk ruhunu esir almıştır şairin. Ruhsal olarak şair oldukça hassas ve kırılgandır. Yalnızlığı bu hassaslığı artırmaktadır.d.Şairin ruh hâlini yansıtan ve doğadaki unsurlarla çağrışım kurarak anlatmaya çalıştığı imgeler nelerdir? Bu imgelerin şiirdeki işlevleri nedir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirin en önemli imgesi örümcek ağı imgesidir. Şair ruhundaki acıyı ve sıkıntıyı bu imgeyle somutlaştırmıştır.İlk dörtlüğün sonunda kullanılan ölüm ve hayata veda imgesi şairin ruhsal durumunu tamamlar niteliktedir. Şair ruhunu edebiyatfatihi.net orijinal içerik duvar dibinde çırpınan bir kuşa benzetmiştir, bu imgeyle çaresizliğini ve huzursuzluk içindeki ruhsal devinimlerini dile getirmiştir.6.Örümcek Ağı şiirinin ses akışını ve ölçüsünü tespit ediniz. Dönemin sanat anlayışıyla bağlantı kurarak bu ölçünün tercih edilme sebebini açıklayınız.
Şiir, ses akışı olarak müzikal ögelere yaslanmaktadır. Yani şiirin ahenk unsurları güçlüdür. Şiirde hece ölçüsü kullanılmıştır. Dönemin sanat anlayışında artık aruz ölçüsünün yeri yoktur. Milli Edebiyat Döneminden itibaren edebiyatımızda geçerli olan ölçü hece ölçüsüdür.

7.Bir şiirde ahengi oluşturan ögeler: Söyleyiş tarzı, ritim, kafiye, iç kafiye, asonans ve aliterasyon gibi ses benzerlikleridir. Buna göre Örümcek Ağışiirinin ahenk unsurlarını şiirden vereceğiniz örneklerle
anlatınız ve şairin bunları kullanma gerekçelerini açıklayınız.
Şiir abab/cccb kafiye düzeniyle yazılmıştır. İlk dörtlükte "örümcek" ve "sönecek" kelimeleri arasında zengin uyak; ikinci dörtlükte "nefesinde", "sesinde", "köşesinde" kelimeleri arasında tam uyaklar; ayrıca ilk dörtlüğün son kelimesi "veda" ile ikinci dörtlüğün son kelimesi "seda" arasında zengin uyak vardır. edebiyatfatihi.net özgün ve doğru içerik "Ruhum gün doğunca sönecek gibi" mısrasında yuvarlak ünkü seslerin tekrarı ile asonans, "Şimdiden ediyor hayata veda" mısrasında ise "t" ve "d" seslerinin tekrarı ile aliterasyon yapılmıştır. Şair bu ahenk unsurlarını saf şiiri yakalamak, şiir ile müziği kaynaştırmak ve okuyanda estetik hazzı en yüksek seviyeye çıkarmak için kullanmıştır.


SAYFA 54



8. Örümcek Ağı şiirinin ifade ettiği duyuş biçimini yorumlayarak günümüz insanının da benzer hisler
taşıyıp taşımadığını tartışınız. Böylece şiirin yazıldığı dönem ve zamanımız arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.Metinde bahsedilen duygu evrensel bir nitelik taşımaktadır. Şiir böylece güncel temaları aşarak ölümsüz bir duyguyu işlemiştir. Günümüz insanı ve gelecek insan nesli için de geçerli bir konu ve duyuş tarzıdır bu.
9. Örümcek Ağı şiirinin hangi şiir geleneği bağlamında yazılmış bir eser olabileceğini elde ettiğiniz neticeler etrafında tartışınız. Tespitlerinizi defterinize yazınız.
Örümcek Ağı şiiri Milli Edebiyat şiir geleneği ve bundan ayrılmayacak olan Cumhuriyet Dönemi Türk şiir geleneğine bağlıdır. Ayrıca şiirdeki ahenk unsurları bakımından Batı sembolist ve parnasyen şiir genelenklerinden yararlanılmıştır.10. Örümcek Ağı ve Benim Şiirlerim adlı eserlerde Batı edebiyatındaki hangi edebî akımların izleri
görülür? Gerekçeleriyle birlikte sözlü olarak ifade ediniz.
Bu iki şiirde Sembolizm, Empresyonizm ( İzlenimcilik ) ve Gizemcilik akımlarından yararlanılmıştır. İki şiirde de daha kapalı bir anlatımdan, hüzünlü bir havadan, gerçekliğin ruhta bıraktığı izlenimlerden yararlanılmıştır.


Etkinlik
Öz şiir dairesinde eser yazan şairlerin, şiire özgü düşsel bir âlem kurarken nasıl ortak bir anlayışa sahip olduklarını açıklayınız.
Bu şairler toplumsal olaylardan ziyade bireysel şiirler yazmışlardır. Öğreticilikten uzak durmuşlar, şiirleri anlaşılmak için değil hissedilmek için yazmışlardır. Ruhun bunalımları, yalnızlık, ölüm, akşam saatleri ve hüzün gibi genellikle karamsar temalar işlenmiştir.
11. Sessiz Gemi şiirindeki yerli ve mahallî olan unsurları tespit ederek bunların nasıl bir estetik anlayışla ifade edildiğini açıklayınız.
Şiirde öte dünya alemine gidişten söz edilmiştir ve bu gidiş bir gemi metaforu ile anlatılmıştır. Geminin ardından el sallamak gibi unsurlar şiirdeki mahalli unsurlardır. Bu mahalli unsurlar şiirde evrensel temalarla birleşmiş ve böylece gelenekten evrensele bir bağ yaratılmıştır.

12. a. Örümcek Ağı ve Ben isimli şiirler, Necip Fazıl’ın şiir anlayışındaki hangi özellikleri yansıtmaktadır?
Necip Fazıl şiirini kendi ruhsal yalnızlığı ve bunalımları üzerine kurmuştur. Şiiri müziğe yaklaştırmaya çalışan şair, biçimde kusursuzluğa ulaşmaya çalışmıştır. Biçimdeki bu kusursuzluk arayışı, şairin ruhsal çalkantıları arasında kendi benliğini arayışıyla birleşmiştir. Şairin dili sadedir fakat kullandığı kelimelerin çağrışım gücü yüksektir, bu özellik onun şiirine bir derinlik katmaktadır.
b. Necip Fazıl hakkında edindiğiniz bilgiler ve okuduğunuz metin ışığında onun fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz.

  • Modern Türk şiirinin mistik şairidir.
  • Düz yazı türünde yapıtları da olmasına rağmen asıl güçlü yanı şiirlerindedir.
  • Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlan*mış, bunlara Batılı, modern bir özellik kazandırmış, sonraları dinsel duyuşlarda karar kılmıştır.
  • Sağlam bir teknikle, esrarlı iç âlemini, felsefi görüşleri*ni, etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir.
  • Şiirin yanı sı*ra makale, tarih, eleştiri, biyografi, öykü türlerinde de yapıtlar yazmıştır.
  • Divan, halk, Tanzimat ve Batı edebi*yatını en ince ayrıntılarına kadar bilen bir sanatçıdır.
  • Serbest şiire karşı çıkmıştır. Kafiyeye sığınmayı sah*tekârlık sayar. Ona göre, duygu ve düşünce harman*lanıp şiir kalıbında, sanat kaygısıyla dillendirilmelidir.
  • Şiirin içyapısıyla dış yapısı arasında bir uyum bulun*ması gerektiği düşüncesinden hareket eden Necip Fa*zıl Kısakürek, 1930'lu yılların başlarına değin süren yo*ğun şairlik yaşamında, lirizmin ağır bastığı şiirler ya*yımlamıştır.
  • Duygularını değişik biçimde yansıtışı, de*ğişik benzetmeler kullanarak şiirlerini renklendirişiyle bu yılların şairleri arasında ayrı bir yeri olmuştur.
  • Her şiirinde, sanatından, ruhundan, hissiyatından ve dü*şüncelerinden ipuçları vardır.
  • 1934'de kadar ruh çalkantılarını, korkularını, iç hesap*laşmalarını, çocukluk yıllarına has hatıralarını, dış dün*yadaki varlığı ve kendisiyle didişmelerini, arayışlarını anlatmıştır.
  • Şiirlerinde anlaşılmayan ayak sesleri, periler, cinler, hayaletler, kâbuslar, siyah kediler, geceleri insanın et*rafında fıldır fıldır dönen kambur cüceler gibi ürpertici motiflerle, birtakım gerçeküstü varlıklara yer vermiştir.
  • Bütün şiirlerini içeren Çile'de, şiirlerini şu adlar altında toplanmıştır: Ölüm, Korku, Ukde, Tecrit. Bunlar aynı zamanda yeni, orijinal, sanatkârane ve insana tat ve*ren ifadelerdir.
  • 1934 sonrası şiirlerinde toplumu da sanatına yansıt*mıştır. Şiirlerinde toplumun kandırıldığını, gençliğin kokuşturulduğunu iddia etmiştir.
  • Ona göre, toplum uyarılmalıdır. Türk milleti aslına dön*melidir. "Şiir toplumun his ve fikir hayatını yansıtmalı*dır." derken saf şiirden de vazgeçmemiştir.
  • Tiyatro eserlerinde üstün bir ahlak felsefesini savun*muştur. Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıla*rına yer vermiştir.

Eserleri:
Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuz*luk Kervanı, Çile
Öykü: Hikâyelerim
Roman: Aynadaki Yalan
Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Para, Namı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Abdülhamit Han
KISACA NECİP FAZIL ESERLERİ:
ÖRÜMCEK AĞI:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı; sanatçının ilk şiir kitabıdır...
BEN VE ÖTESİ:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
SONSUZLUK KERVANI:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
ÇİLE:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı...
KALDIRIMLAR:Necip Fazıl Kısakürek; şiir kitabı; şairin en ünlü şiiridir...
BİRKAÇ HİKÂYE:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
BİRKAÇ TAHLİL:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
RUH BURKUNTULARINDAN HİKÂYELER:Necip Fazıl Kısakürek; hikâye...
TOHUM:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçının ilk tiyatro eseridir; 1935 senesinde Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir; oyunda " tohum ", millî mücadeleyi, Anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterilmiştir...
BİR ADAM YARATMAK:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; " incir ağacı " üzerinde dolaşan oyun, yıkılan Osmanlı ile yeni kurulan Cumhuriyet arasında bir çatlaktan incir ağacının çıktığını, ağacın köklerinin geleneği, dallarının ise geleceği temsil ettiğini öne sürer...
REİS BEY:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçı bu eserinde bir hâkimin verdiği idam kararı öncesi ve sonrasında yaşadığı gelişmeleri dile getirdiği bir oyundur...
KÜNYE:Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro; sanatçı, bu eserinde Birinci Dünya Savaşı'nda cepheden cepheye koşmuş, Harbiye mektebinde hacalık yapmış, Balkan savaşına katılmış, divanı harpte yargılanmış, şahsi hayati olmayan bir dava adamının trajik hikâyesini anlatır...
PARA: Necip Fazıl Kısakürek; tiyatro...


"Kaldırımlar"ın Şairler Sultanı Necip Fazıl
AYNADAKİ YALAN:Necip Fazıl Kısakürek; roman; sanatçının roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseridir; eserde felsefe fakültesinde asistan ve doçentlik tezini hazırlamakta olan Naci'nin hayat hikâyesini anlatır...
12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 55



1. Kar şiirinin oluşmasına zemin hazırlayan zihniyeti ve şairin içinde bulunduğu duygu ve düşünce
ortamını sözlü olarak ifade ediniz.
Şiir Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı Saf ( Öz ) Şiir çerçevesi içinde oluşturulmuştur. Şair tabiatta gördüklerini bir rüya alemi içinde eritmiş ve kendi gerçekliğini yaratmıştır. Kar imgesi ile bu rüya ve yalnızlık teması pekiştirilmiştir. Şair kendini olabildiğince yalnız ve mutsuz hissetmektedir ve kış mevsiminden bu dertleri ona unutturmasını istemektedir.

2. Şiirin yapı özelliklerini aşağıdaki hususlara göre inceleyerek tahtaya yazınız.
a. Şiiri meydana getiren birimleri belirleyiniz.
Şiir beşer mısradan oluşan dört bentten meydana gelmiştir.b. Şiiri oluşturan birimler arasında ne tür ilişkiler olduğunu açıklayınız.
Şiirdeki birimler yaratılmak istenen atmosferi oluşturan parçalardır ve heps şiirin tümel gerçekliği içinde farklı farklı gerçeklikleri ifade etmektedir. Bir başka deyişle bentler şiirin tümünde hissedilen rüyanın farklı sahneleridir.

3. Ahmet Muhip Dıranas, bu şiirde hangi temaları işlemiştir? Onun bu temalara yönelmesini sağlayan sosyal faktörler bulunup bulunmadığını açıklayınız.
Dıranas bu şiirde kar imgesi üzerinden yalnızlık temasını, hasret temasını, umutsuzluk temasını işlemiştir. Bu bireysel temalar Milli Mücadele Dönemi sonrası şairlerin tekrar bireysel konulara yönelmesi ile ortaya çıkmıştır.
4. Şiirdeki bireysel duyuş tarzı, hangi nitelikleriyle evrensel bir duyuşu yansıtmaktadır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirin bireysel atmosferi, şairin kimi olayları unutmak istemesi, sosyal konulardan uzak durup sadece kendi iç dünyasına yönelmesi ve kendi gerçekliğini oluşturması sadece bu şiirde değil, tüm dünya edebiyatında sıklıkla işlenen konulardır. Çünkü bu tarz duygular insanın temel duygularıdır.




12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 55



1. Kar şiirinin oluşmasına zemin hazırlayan zihniyeti ve şairin içinde bulunduğu duygu ve düşünce
ortamını sözlü olarak ifade ediniz.
Şiir Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı Saf ( Öz ) Şiir çerçevesi içinde oluşturulmuştur. Şair tabiatta gördüklerini bir rüya alemi içinde eritmiş ve kendi gerçekliğini yaratmıştır. Kar imgesi ile bu rüya ve yalnızlık teması pekiştirilmiştir. Şair kendini olabildiğince yalnız ve mutsuz hissetmektedir ve kış mevsiminden bu dertleri ona unutturmasını istemektedir.

2. Şiirin yapı özelliklerini aşağıdaki hususlara göre inceleyerek tahtaya yazınız.
a. Şiiri meydana getiren birimleri belirleyiniz.
Şiir beşer mısradan oluşan dört bentten meydana gelmiştir.b. Şiiri oluşturan birimler arasında ne tür ilişkiler olduğunu açıklayınız.
Şiirdeki birimler yaratılmak istenen atmosferi oluşturan parçalardır ve heps şiirin tümel gerçekliği içinde farklı farklı gerçeklikleri ifade etmektedir. Bir başka deyişle bentler şiirin tümünde hissedilen rüyanın farklı sahneleridir.

3. Ahmet Muhip Dıranas, bu şiirde hangi temaları işlemiştir? Onun bu temalara yönelmesini sağlayan sosyal faktörler bulunup bulunmadığını açıklayınız.
Dıranas bu şiirde kar imgesi üzerinden yalnızlık temasını, hasret temasını, umutsuzluk temasını işlemiştir. Bu bireysel temalar Milli Mücadele Dönemi sonrası şairlerin tekrar bireysel konulara yönelmesi ile ortaya çıkmıştır.
4. Şiirdeki bireysel duyuş tarzı, hangi nitelikleriyle evrensel bir duyuşu yansıtmaktadır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirin bireysel atmosferi, şairin kimi olayları unutmak istemesi, sosyal konulardan uzak durup sadece kendi iç dünyasına yönelmesi ve kendi gerçekliğini oluşturması sadece bu şiirde değil, tüm dünya edebiyatında sıklıkla işlenen konulardır. Çünkü bu tarz duygular insanın temel duygularıdır.



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 56

Etkinlik
Bir Günün Sonunda Arzu şiiri ile Karşiirini tema, ahenk unsurları ve taşıdığı gizem ögeleri bakımlarından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazarak şiirlerin ait olduğu geleneğin özelliklerini belirleyiniz.
Bahsi geçen iki şiir de gizem unsurları taşımaktadır. Sembolist ve empresyonist ögeler iki şiirde de görülmektedir. Bir Günün Sonunda Arzu şiiri aruz ölçüsüyle, Kar şiiri ise hece ölçüsüyle yazılmıştır. İki şiir de ses uyumlarıyla ( aliterasyon ve asonans ) ve diğer ahenk unsurlarıyla öz şiir özelliği göstermektedir. Dil ve anlatım bakımından Bir Günün Sonunda Arzu şiiri Fecriati şiir geleneğine, Kar şiiri ise Milli Edebiyat şiir anlayışını şekil bakımından sürdürmektedir. İki şiirin buluştuğu nokta Öz Şiir anlayışıdır. Ayrıca şiirlerin işlediği temalar da birbirine benzerdir.



5. Şiirin bütününde hangi söz sanatlarının kullanıldığını bularak bunların şiirdeki görevlerini defterinize yazınız. Millî Edebiyat Dönemiyle karşılaştırıldığında bu dönemde şiir dilinin oluşumunda söz sanatlarının rolünü anlatınız.
"Yağmurlu, karanlık bir düşünceden" dizesinde düşünce buluta benzetilmiştir ve kapalı istiare yapılmıştır. İkinci bentte "Sesin nerede kaldı" sözüyle istifham, sesin rüzgara benzetilmesiyle teşbih sanatlarından faydalanılmıştır. Üçüncü bentte sabah ve akşam kelimeleriyle tezat sanatı; gök, deniz, kar kelimelerinin bir arada kullanılmasıyla tenasüp sanatı kullanılmıştır. Son bentte ise"Ey kış" sözüyle nida, "rüyanın beyaz dokusu" sözünde rüyanın beyaz kumaşa benzetilmesiyle kapalı istiare yapılmıştır. Bu söz sanatları şiirde anlam derinliğini sağlamış, şiirin imge örüntüsünü güçlendirmiş, şiiri çok katmanlı bir hale getirmiştir.

6. Millî Edebiyat Döneminde ortaya çıkan şiir hareketlerinin Cumhuriyet Dönemi şiirini belirlediği kabul edilmektedir. Buradan hareketle önceki döneme göre şairin duygu dünyasını ifade etmede kendisine yardımcı olan imgeleri bulup bunların nasıl zenginleştiğini ve şiirdeki görevlerini sözlü olarak ifade ediniz.
Milli Edebiyat Dönemi şiiri Ahmet Haşim ve Yahya Kemal şiirlerini ayrı tutarsak şiirde imgelerden ziyade gerçekliğe yaslanmıştır. Bu dönem şiirinde didaktiklik esastır. Cumhuriyet Devri ile şiir daha şahsileşmiş ve özellikle Öz Şiir anlayışı ile imgesel bir temele oturmuştur. Yani şiir toplumdan bireye doğru yol almıştır. Bu durum şiiri fikirlerin sahası olmaktan duyguların sahası olmaya taşımıştır.7. Şair bireysel duyarlılıkları dile getirirken Türkçenin hangi imkânlarından faydalanmıştır? Açıklayınız.
Şair bireysel duyarlılıklarını ifade ederken Türkçenin sağlam ses yapısından, kelimelerin çağrışım gücünden ve yan-mecaz anlamlarından, sözcüklerin oluşturduğu müzikaliteden yararlanmıştır.

8. Şiirdeki imgeleri bularak bunların görevlerini ve hangi duyguları ifade ettiklerini tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.
Şiirin en önemli imgesi "kar" imgesidir. Bu imge şiirin gizemli ve karamsar atmosferini sağlamak için kullanılmıştır. " Anadolu " imgesi uzakları ve özlemleri ifade etmektedir. "Buğulanan ayna" imgesi şiirin rüya atmosferinde belirsizliği daha keskinleştirmiştir. "Göğe uzanan kamış" imgesi ise bu bulanıklık ve karanlık ortamda yalnızlığı ifade etmektedir.
9. Kar şiirindeki asonans, aliterasyon, kafiye, iç kafiye, söyleyiş tarzı gibi ahenk unsurlarını bulunuz.
Ses akışının şiirin ahengini nasıl etkilediğini anlatınız. Şiirin ölçüsünü bulup defterinize yazınız.
Şiir 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.İlk bentte "geceden, düşünceden, inceden" sözcükleri arasında tam uyak, ikinci bentte " sesin, için, içindesin " sözcüklerinde tam uyak; üçüncü bentte " akşam, uyanamam, buram" sözcükleri arasında tam, " sevdiklerimiz aşkına, deniz aşkına " sözleri arasında yine tam uyak vardır. Son bentte " aynanın, rüyanın, dünyanın" sözcükleri arasında yarım uyak, "kamış, kış" sözcükleri arasında tam uyak vardır. "Sırf unutmak için, unutmak ey kış!" mısrası "k" seslerinin tekrarı ile aliterasyon yapılmıştır. Ses akışı şiirin rahat ve bir ritim içerisinde ahenkle okunmasını sağlamıştır. Devrik cümleler ise anlatımda tekdüzeliği kırmıştır.

10. Şiirin ifade ettiği duygu dünyasının günümüz insanını da kapsadığını söyleyebilir misiniz? Yorumlayınız.
Şiirin bahsettiği yalnızlık, karamsarlık temaları evrensel temalardır ve dolayısıyla günümüz insanını da kapsamaktadır. Öz şiir anlayışı bu tars evrensel duyguları işler genelde.
11. Şiirden hareketle Ahmet Muhip Dıranas’ın ait olduğu sanat geleneğini belirleyiniz. Nedenlerini defterinize yazınız.
Şiirden hareketle Ahmet Muhip Dıranas Cumhuriyet şiiri içerisinde Öz Şiir anlayışına bağlıdır. Şiirlerindeki ahenk ögeleri, işlediği bireysel temalar, biçim ve söyleyiş kusursuzluğuna ulaşma çabası, imgelere dayalı bir şiir anlayışı onu bu şiir akımı içine yerleştirmektedir.
12. Kar şiirinde çoğunlukla hangi Batılı edebî akımın izleri görülmektedir? Yorumlayınız.
Bu şiirde genelde empresyonizmin ve biraz da sembolizmin etkisi görülmektedir. Şair tabiattan elde ettiği izlenimleri kendi ruhsal süzgecinde damıtmış ve bunu şiirine yansıtmıştır.
13. Kar şiirinde Batılı edebî akımlarla birlikte millî ve mahallî ögelerden de yararlanılmış mıdır? Tespitlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Bu şiir milli ögelerle Batılı ögeleri kaynaştırmayı başarmış bir şiirdir. Hece ölçüsü, halk dili ve söyleyişleri, vatanın tabiatı Batı Edebiyatı şiir anlayışlarıyla harmanlanmıştır.
14. Kar şiirinde yerli ve mahallî olan ögelerin şiir dünyasında nasıl yüksek bir estetik zevkte ifade edildiğini belirleyiniz.
Bu şiirdeki yerli ögeler evrensel temalarla birleştirilmiş ve çağdaş sanat anlayışları ile birlikte yerelliğin ötesine taşınmış bir şiirdir. Şiirde memleket tabiatı şiirin arka plan fotoğrafı gibidir.
15. Ahmet Muhip Dıranas hakkında yaptığınız araştırma ve Kar şiirinden hareketle onun fikrî ve edebî yönü hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu bağlamda eserle şair arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.


Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı
  • Adı "Fahriye Abla" şiiriyle özdeşlemiştir.
  • Şiirlerinde konu olarak Anadolu'yu memleket manzarlarını, doğa ve tarih sevgisini, aşkı, ölümü hatıraları işlemiş destansı şiirler de yazmıştır.
  • Yayımlanan ilk şiiri, Ankara Lisesi'nden Muhip Atalay imzasıyla Millî Mecmua'da çıkan "Bir Kadına" adlı şiir*dir.
  • Tevfik Fikret'in "Rübab-ı Şikeste" adlı eseri*ni Türkçeleştirerek "Kırık Saz" adıyla yayımlamıştır.
  • Şiirde biçime önem verişi, işlediği temalar, simgecilik*ten hareketle yarattığı yeni bir şiir diliyle kendi dönemindekileri olduğu gibi sonra gelenleri de etkilemiştir.
  • Şiirde ahenge ve sese önem vermiştir.
  • Örneğin Kar şiirinde sesi ön plana çıkarırken Olvido adlı şiirinde ne sesi anlama ne de anlamı sese baskın kılmıştır.
  • Fransız sembolist şiirinin öncülerinden Baudelaire ve Verlaine'in etkisi altında kalan sanatçı, "biçim" ve "ahenk"i kaygı edinmiş, yeni bir yapı içinde ruhun dalgalanışlarını dile getirmeye çalışmıştır.
  • Şiirde yeni bir bütünlük kurmaya çalışmıştır.
  • Ölçü ve uyağa sıkı sıkıya bağlı kalmıştır. Sese ve ahen*ge önem vermiştir.
  • Gerek Fransız şiiri, gerekse kendinden önceki kuşak*tan ustaları Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan aldığı etkileri sanatına yedirerek özgün bir şi*ire ulaşmıştır.
  • Hece ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek gelenekselde çağdaşlığı yakala*yan, çağrışım gücü yüksek, yurdu, insanı ve doğası ile barışık, alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazmıştır.
  • Şiirlerinde aşkı, tabiatı, ölümü, hatıraları, sığ olmayan bir anlatımla ve düşündürücü boyutlar içinde vermiştir.
  • Öykü türünde yapıtı yoktur.
  • ESERLERİ:
Şiir: Şiirler
Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi
İnceleme: Fransa'da Müstakil Resim
Şiir Çevirisi: Çalar Saat (Charles Baudelaire'den)


12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 59



8. Anadolu Toprağı şiirindeki yerli ve mahallî unsurları bulunuz. Bunların yüksek bir zevkle nasıl ifade edildiğini yorumlayınız.
Şiirde Anadolu toplumunun inanışlarından izler görmekteyiz. Hızır peygamberin isminin geçmesi bunun işaretidir. "Yad eller", "yalancı dünya" gibi sözler halk içinde sıklıkla kullanılan sözlerdir. Şiirde yine halk kültürünün önemli verimlerinden olan deyimlerden örnekler vardır: murada ermek, alnı açık gezmek, kollarına atılmak... Bu mahalli unsurlar gurur duygusuyla birlikte vatan sevgisi çerçevesi içinde estetik bir şekilde ifade edilmiştir. Şiirin söylemi, bu mahalli ögeleri aynı yüksek zevk içinde ahenkle ifade etmeyi başarmıştır.


Etkinlik

Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Muhip Dıranas veya Ahmet Hamdi Tanpınar’dan seçeceğiniz bir şiiri, 1911-1920 yılları arasında hece vezni ve sade dille yazılmış bir şiirle ses, tema, yapı ve dil bakımlarından karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri tahtaya yazınız.
YAĞMUR
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde?

Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde.
Ahmet Hamdi TANPINAR



Çoban Çeşmesi

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.

"Göynünü Şirin'in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.

Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül ararda,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,


Ne şair yaş döker ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude cağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri Faruk Nafiz'in şiirine göre daha soyut ve bireysel bir konuyu ele almaktadır. İki şiirde de hece ölçüsü görülüyor. İlk şiirde evrensel temalar hakimken ikinci şiirde mahalli ögelerden yararlanılarak estetik zevk uyandırılmaya çalışılmıştır. İlk şiirde sanat için sanat, ikinci şiirde toplum için veya topluma yönelik sanat anlayışları egemendir. İlk şiir daha çok imgelere ve çok anlamlılığa dayanırken ikinci şiir anlam olarak derin nitelik taşımamaktadır.


9. Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında yaptığınız araştırma ve Karışan Saatler İçindeşiirinden hareketle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Türk edebiyatında önem taşıyan fikrî ve edebî taraflarını maddeler hâlinde defterinize yazınız. Bu bağlamda eserle şair arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.


Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı

  • Daha çok sembolist sayılabilecek musiki, his ve hayal ağırlıklı şiirler yazmıştır.
  • Hece vezniyle yazdığı ilk şiirleri, imge zenginlikleri ve müzikal nitelikleriyle dikkat çekmiştir. Bu şiirlerde, Faruk Nafiz ve öteki hececilerden ayrı bir estetik peşinde olmuş, kendine özgü bir sözcük ve kavram dünyası yaratmaya çalışmıştır.
  • Bu çabada, Ahmet Haşim ve Edebiyat Fakültesi'ndeki hocası Yahya Kemal Beyatlı'nın sentezciliği, yoğunlaş*ma kaygıları, Haşim'in soyutlama eğilimleri görüldüğü gibi, halk şiiri estetiğindeki alışılmış söyleyiş özellikle*rine de rastlanır.
  • Küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğundan duy*duğu acıyı ve kendisini avutacak bir sevginin özlemini dile getirmiştir. Şiirlerinde, içe dönük bir bakışla doğa ile iletişim kurmaya çalışmıştır.
  • Şiirlerinde zaman kavramı üzerinde sıkça durmuştur. Onun eserlerinde zaman, basit bir süreklilik göster*mez, çok katlı ve karmaşıktır. "Bursa'da Zaman" şiiri bu olgunun güzel bir örneğidir.
  • Şiirlerinde insan ruhuna, özellikle bilinçaltına ve zama*na yer verişiyle, romanlarında işlediği konulara yakla*şır.
  • Kişilerin ön planda tutulduğu öykülerinin başkişilerinde kendi iç dünyasını yansıtmış, genelde kişilerin ruh*sal çöküntüsünü, yaşamın gerçeklerinden çok iç ben*liklerine sığınışlarını sergilemiştir.
  • Düşünceye sık sık yer veren yazar, genellikle yaşadığı ızdırapları, umutlarını, özleyişlerini ve aşklarını dile ge*tirmiştir.
  • Öykülerinde de zaman kavramı üzerinde sıkça duran Tanpınar, geçmişle içinde bulunulan zamanı bilinç-bilinçaltıçatışması biçiminde vermiştir.
  • Öykülerinde, geçmişlerindeki kimi olayların etkisiyle akış güçleri dış dünya ile uyumlarını yitirmiş, yaşamla*rı karabasanların, korkulu düşlerin kuyularına yuvarla*nan kişiler çoğunluktadır.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sembolist anlatım tarzı ro*manlarına zaman zaman sirayet eder. Ancak o, muh*teva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişele*rini şiire ayırdığı hâlde, sosyal temalar için nesri seç*miştir.
  • Romanlarında, zengin hayatların hikâyesinden çok, Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir.
  • Medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dikkate değer hükümler ta*şır.
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü toplumumuzun bu değiş*me süresi içindeki durumunu, fertten yola çıkarak top*luma varan teknikle anlatıyor.
  • Sahnenin Dışındakiler, II. Abdülhamit döneminin artık*ları ile II. Meşrutiyette ortaya çıkan XIX. yüzyıl kuşağı*nın okumuş kesiminin romanıdır.
  • "Sahnenin Dışındakiler" ile "Saatleri Ayarlama Enstitü*sü"nde de Batı ve Doğu uygarlığı arasında bocalayan Türk toplumunun ironik tablosu çizilir.
  • Ölümünden sonra plan ve notlarına dayanılarak bir araya getirilen ve 1987'de yayımlanan "Aydaki Kadın"da da aynı irdeleme vardır.
  • İlk romanı Mahur Beste'de dönemlerinin özellikleri, iş ve ev yaşamları, sarayla ilişkileri, alışkanlıkları, merak*ları, tutkuları, felsefeleriyle imparatorluğun son yılların*da yaşayan insanlar sergilenir.
  • Huzur'da Cumhuriyet'in ilk yıllarında kişiliğini kabul et*tirmek isteyen okumuş genç kadın ve erkeğin sorunla*rı, yeni toplumsal koşullarla ilişkileri, eski ile yeni ara*sındaki uyum arayışları işlenmiştir.
  • Tanpınar'ın edebiyat ve tarih konularındaki inceleme*leri çeşitli dergilerde yayımlanmış, sonra kitap hâlinde basılmıştır.

Eserleri:
Öykü: Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Yaz Yağmuru
Şiir: Şiirler
Roman: Mahur Beste, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Aydaki Kadın
Deneme: Beş Şehir, Edebiyat Üzerine Makaleler, Ya*şadığım Gibi
İnceleme: Tevfik Fikret, Namık Kemal, Yahya Kemal, 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi





Mesajı son düzenleyen Saw ( 11-02-15 - 01:10 )
 
Eski 10-02-15, 21:02 #3
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan C: 12.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Mevsim Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 60


1. Sebil ve Güvercinler’in hangi zihniyet dairesinde yazıldığını yorumlayınız.
Şiir tabiata ve çevreye duyulan hassasiyetin bir örneği olarak kaleme alınmıştır. Samimiyet ve hassasiyet şiirin en önemli özellikleridir. Şiir Yedi Meşale şiir anlayışını yansıtmaktadır. Yani bireysellik ve sanat kaygısı burada ön plandadır.

2. Sebil ve Güvercinler’i meydana getiren birimler ve bunlar arasındaki ilişkileri açıklayınız.
Şiir iki dörtlük ve iki üçlükten oluşmuştur. Bu birimler şairin vermek istediği duygulanımın farklı boyutlarını göstermektedir.


3. Şiirin teması nedir? Burada bireysel duyuş tarzıyla evrensel olan nasıl birleştirilmiştir? Açıklayınız.
Şiirin teması yaşanan hisli bir anın ardından duyulan şaşkınlık ve özlemdir. Bu duygu evrensel bir duyguyu ifade etmektedir. Dolayısıyla bireysel gibi görünen bu tema esasen tüm insanları ilgilendirir.

4. Şiirdeki söz sanatlarını ve onların görevlerini belirleyiniz. Bu dönemde kullanılan dilin şiir dili hâline
gelmesinde söz sanatlarının rolünü açıklayınız.
"Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun." mısrasında ruh somut bir maddeye benzetilmiştir ve kapalı istiare yapılmıştır.Ayrıca bu dizede tutuşmak ve gözyaşı sözcükleri arasında tezat sanatı vardır . "Ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun!" mısrasında kelime tekrarı yaparak tekrir, "Şimdi bomboş sebilden selviler bir şey sorar," mısrasında selvilere insan özelliği verilerek teşhis ( kişileştirme) , "Bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun." mısrasında uyuyan sadece başlar değil güvercinlerin kendisi olduğundan mecaz-ı mürsel, "Çözülen bir demetten indiler birer birer," mısrasında ise kuş sürüsü bir demete benzetilerek açık istiare sanatından yararlanılmıştır. Bu söz sanatları ile şiir daha edebi hale gelmiş ve derinleşmiştir. Söz sanatları sayesinde bu dönem şiiri derinliğini ve kıymetini bulmuş, sadeleşen dil ile birlikte yüzeyselliğe düşmemiştir.

5. İncelediğiniz şiirden hareketle Cumhuriyet Dönemindeki Türkçenin bireysel duyarlılıkları ifade etmede nasıl zenginleştiğini tartışınız. Belirlediğiniz zenginlik unsurlarını tahtaya yazınız.
Bu şiirde gördüğümüz gibi dönem Türkçesi en ince duyguları bile ifade etmede zenginliğiyle göze çarpmaktadır. Dönem dili sade fakat derinliği bulunan, nüanslara sahip bir dildir. Burada kelimelerin çağrışım gücünün etkisinden söz edilebilir. Beş Hececilerin halkı romantik bir bakış açısıyla anlattıkları dili sade şiirler ile Yedi Meşale şiirinin derinliği ve bireysel duyguları ifade etme gücü karşılaştırılamaz. Dil bu dönemde daha soyut konuları ve bireysel duygulanımları daha rahat ifade edebilecek şekilde evrilmiştir.



6. Sebil ve Güvercinler şiirinde tabiat imgelerinin bireysel duyuşla nasıl birleştirildiğini sözlü olarak
ifade ediniz.
Şiirde tabiat imgeleri şairin ruh dünyasının anlatılmasında bir araç olarak kullanılmıştır. Şair şiirdeki ruhsal duyarlılığını bu vasıtayla somutlaştırmış ve görünür kılmıştır. Böylece anlatımın gücünü pekiştirmiştir.


7. Aşağıdaki tabloda bir şiirde ahengi sağlayan ögeler yer almaktadır. Buna göre Sebil ve Güvercinler
şiirindeki ahenk ögelerini bularak tablodaki boşluklara yazınız.
Söyleyiş tarzı: Şiir bireysel bir söyleyiş tarzıyla ahenkli bir şekilde yazılmıştır.
Ritim: Şiir 14' lü hece ölçüsüyle ve 7+7 durak yapısıyla kaleme alınmıştır.
Kafiye: Kafiye şeması abba/abba/cca/dda şeklindedir.
Asonans: "Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun." mısrasında "u" seslerinin tekrarı ile.
Aliterasyon: "Ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun!" mısrasında "s" seslerinin tekrarı.
Ölçü: 14'lü hece ölçüsü
Ses akışı: Sözcüklerin uyumlu sesleriyle, ulamalarla kesintisiz ve rahat okunuş.
8. Şiirdeki imgeleri günümüz şartlarına göre anlamlandırarak yorumlayınız.
Şiirde güvercin imgesi insan isteklerini ifade eder. Sebil imgesi ise bu isteklerin giderildiği, gerçekleştirildiği bir imgedir. Günümüz şartlarında sebil ve güvercin arasında kurulan bu hayal geçersizdir çünkü gündelik hayatlarda artık bu gerçeklikten söz etmemiz mümkün değildir. Çöl imgesi burada ruhun geçirdiği zorlu durumları temsil etmektedir. Uçuşan beyaz tüyler imgesi ise özlemi ve yitirmişliği anlatır. Özlemlerin, hasretlerin göç eden kuşlar vasıtasıyla anlatılması günümüz için de kıymetli şiirsel anlatımlardır.


9. Şiirin ait olduğu geleneği belirleyiniz.
Şiir Öz Şiir geleneğine ve Yedi Meşale geleneğine bağlıdır.


10. Daha önce bu konuda yaptığınız araştırmadan yararlanarak Sebil ve Güvercinler’in Batı edebiyatındaki hangi edebî akımların özelliklerini taşıdığını bulunuz. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
Sebil ve Güvercinler şiiri sembolizm ve empresyonizmden etkilenerek yazılmıştır.


11. Şiirde yerli ve mahallî unsurlar, yüksek bir zevkle nasıl ifade edilmiştir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirde başta bir sebilden su içen güvercin imgesi olmak üzere kullanılan mahalli ifadeler evrensel bir duyguyu anlatmaya aracı olmuştur. Öz Şiir'in sanatsal anlayışlarına bağlı kalınarak edebi değeri yüksek bir şiir oluşturulmuştur.



12. Ziya Osman Saba’nın da mensubu bulunduğu edebî topluluk hangisidir? Bu hareket içindeki diğer
sanatçıların adlarını defterinize yazınız.
Bu topluluk Yedi Meşale topluluğudur. Bu toplulukta Kenan Hulusi Koray, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi Bahşi, Cevdet Kudret Solok, Vasfi Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba ve Yaşar Nabi Nayır vardır.



13. Sebil ve Güvercinler şiirinden yola çıkarak Ziya Osman Saba’nın fikrî ve edebî yönüne dair çıkarımlarda bulununuz. Bu bağlamda eserle şair arasındaki ilişkiyi tespit ediniz.


  • - İstanbul’da doğdu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.
  • - İlk şiiri Servet-i Fünun dergisinde çıktı ve bu dergide tanıştığı arkadaşlarıyla Yedi Meşale topluluğunu kurdu.
  • - Yedi Meşaleciler içinde şiire bağlı kalıp şiiri sürdüren tek isimdir.
  • - Gözlemci bir anlayışla çocukluk özlemi, anılara düşkünlük, ev-aile sevgisi, yoksul yaşamlara karşı utanç ve acıma, Tanrıya kulluk, kadere boyun eğiş küçük mutluluklarla yetinme, yakınlık öte dünya özlem gibi konuları işledi
  • - Hece ölçüsüyle yazan şair 1940’dan sonra serbest şekillere de yönelmiştir.
  • - Özgün yumuşak, açık-duru şiirler bıraktı.
  • - Hikâyelerinde de genellikle anılarından yararlanmıştır.
  • - Öz şiir anlayışıyla şiir de yazmıştır.

Eserleri:


Şiir : Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes

Hikâye: Meyut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul


SAYFA 61

Anlama-Yorumlama
Git ve Hatırlama şiirlerini ses, yapı, ahenk ve tema bakımlarından karşılaştırınız. İki örnekten yola çıkarak Millî Edebiyat Dönemindeki Türk şiiriyle Cumhuriyet Döneminde öz şiir anlayışını devam ettiren Türk şirinin ortak ve farklı taraflarını maddeler hâlinde defterinize yazınız.
Burada iki şiirde de ses ve ahenk bakımından kuvvet görmekteyiz. İki şiirin teması da aşktır. Milli Edebiyat Dönemi ile Öz Şiir anlayışının görüşleri dilde sadelik konusunda ortaktır. Öz Şiir Hareketi Milli Edebiyattaki ahenk unsurlarını bir adım öteye taşımıştır. Milli Edebiyatta görülen toplumsal temalar Öz Şiirde yerini bireysel temalara bırakmıştır. Öz Şiirde görülen imgesel anlatım ve gizemciliğe Milli Edebiyat şiirinde rastlanmaz.Milli Edebiyatta sanat toplum içinken Öz Şiirde sanat sanat içindir.


2. Şiirdeki gizem duygusunun anlama kattığı derinliği gizemcilik üzerine yaptığınız araştırmalarınızdan faydalanarak açıklayınız.
Gizemcilik sayesinde şiirin ihtiyaç duyduğu yarı belirsiz ortam sağlanmış olur. Böylece şiir okurun hayal gücüne seslenir ve kimi gizemlerin yarattığı boşlukları okurun kendisinin doldurmasını sağlar. Böylece okur şiiri daha fazla hisseder ve içselleştirme fırsatı bulur.


3. Cumhuriyet Dönemi Türk şiirine Millî Edebiyat Dönemi şiirinin yapmış olduğu katkıları tartışınız. Tespitlerinizi defterinize yazınız.
Milli Edebiyat Dönemi şiiri Türk şiirinde bir devrimi ifade eder. Şiirin konusunun genişletilmesi ve toplum gerçekliklerine yönelmesiyle şiir hayatın içinden bir değer haline gelmiştir. Ayrıca bu dönem şiirinin kattığı toplumsal duyarlılık ile şiir toplumu şekillendirmenin lokomotiflerinden biri olmuştur. Burada bir diğer önemli nokta da Milli Edebiyatın fikir bakımından Cumhuriyet rejimini ve anlayışını hazırlamış olmasıdır. Edebiyatta yenilik, eskiden kopma, dilde sadeleşme gibi vasıflarla Milli Edebiyat şiiri Cumhuriyet Devri şiirine zemin oluşturmuştur.


4. Öz Şiir (Saf Şiir) Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1940) başlığı altında verilen şiir örneklerinden yararlanarak öz şiir anlayışını savunan şairlerin şiire özgü nasıl bir düşsel âlem kurduklarını anlatınız.
Öz Şiir bireysel bir şiir alemi kurmuştur. Burada metafizik konular, hayal, belirsizlik, özlem gibi konular ele alınmıştır. Şiirler de bu temalara göre ince duygulanımları anlatmıştır. İdeolojileri dışlamaları ve insan doğasının evrensel özelliklerini incelemeleri önemlidir. Şiirler genelde soyut kavramlar etrafında ve adeta dumanlı bir atmosferde verilir.


Etkinlik
Fransız sembolist sanatçılarının Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı şairleri üzerinde en çok hangi noktalarda etkili olduklarını belirleyip sınıfta tartışınız. Tespitlerinizi defterinize yazınız.
Fransız sembolistleri dili her şeyi üstün tutmaları bakımından, kullandıkları sanat akımları ( sembolizm, gizemcilik, empresyonizm vs.) ve nazım biçimleri ( sone, terza rima) bakımından, işledikleri bireysel temalar bakımından etkilemiştir.

SAYFA 62

Ölçme ve Değerlendirme1.
Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.Aşağıdaki dizeleri söyleyen bir şair, öz şiir anlayışına uygun bir şiir kaleme almıştır. ( D )

Üstünde güvercinler gezen şu rahat damın
Kalbi atar ardında birkaç mezarla çamın
Şaşmaz öğle zamanı ateşlerle yaratır
Denizi, denizi, hep yeni baştan denizi
Tanrıların sükûnu çeker gözlerimizi
Bir düşünceden sonra, ah o ne mükâfattır.
Cumhuriyet Döneminde memleket edebiyatına ve sığ toplumsal gerçeklere tepki, Yedi Meşaleciler’den gelmiştir. ( D )
Öz şiirin temelinde toplumsal sorunları dile getirme yoktur. ( D )
Öz şiirin temelinde klasisizmin izleri vardır.( Y )
Bir şiirin yapısını birimler ve birimler arasındaki ilişki belirler.( D )


2. Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri, temellerini MİLLİ EDEBİYATTAN alır.
b. Bir şiirdeki ahenk unsurları VURGU, TONLAMA, ÖLÇÜ, UYAK VE REDİF, ASOSANS VE ALİTERASYONDUR .
c. Ahmet Hâşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı SAF ( ÖZ ) ŞİİRanlayışının
temsilcileridir.
ç. YEDİ MEŞALECİLER Cumhuriyet Döneminin başlarında memleket edebiyatına tepki olarak
ortaya çıkan bir topluluktur.
d. Deniz Mezarlığı şiirinin oluşmasına imkân sunan zihniyet FRANSIZ SEMBOLİZMİDİR .
e. Deniz Mezarlığı şiirinin teması ÖLÜMDÜR.
f. Millî Edebiyat Döneminde sadeleşen dil SÖZ SANATLARIYLA şiir dili hâline gelmiştir.
g. Öz şiir anlayışında imgelerin işlevleri ANLAMI DERİNLEŞTİRMEK, DUYGULARI SOMUTLAŞTIRMAK, ÇOK ANLAMLILIĞI SAĞLAMAKTIR.


3. Aşağıdakilerden hangisi Yedi Meşaleciler olarak bilinen topluluk mensuplarından biri değildir?
A. Sabri Esat Siyavuşgil B. Ziya Osman Saba C. Vasfi Mahir Kocatürk
D. Orhan Seyfi Orhon E. Muammer Lütfi Bahşi


4. Aşağıdakilerden hangisi öz şiir anlayışıyla şiir yazan şairlerin etkilendiği akımlardır?
A. Sembolizm-klasisizm B. Realizm-empresyonizm C. Sembolizm-parnasizm

D. Romantizm-realizm E. Klasisizm-realizm


63.SAYFA CEVAPLARI


5. Aşağıdakilerden hangisi Yedi Meşale topluluğunun tek hikâyecisidir?
A. Kenan Hulusi Koray B. Yaşar Nabi Nayır C. Cevdet Kudret Solok
D. Yusuf Ziya Ortaç E. Ziya Osman Saba
6. Aşağıdakilerden hangisi öz şiir anlayışını sürdüren şairlerin ortak özelliklerinden biri değildir?
A. Şiirlerde ritim önemli olduğundan asonans ve aliterasyonlar kullanılmıştır.
B. Şiirde musiki etkisi uyandırmak için kelime seçimine önem verilmiştir.
C. Şiir, yüce bir ifade vasıtası olduğu için şiirin tek gayesinin sanat olması savunulmuştur.
D. Toplumun vazgeçilmez gerçeklerini dile getirmenin şiirin vazifesi olduğu düşünülmüştür.
E. Şiirde, anlamdan çok hislere ve duyuş tarzına önem verilmiştir.
7. Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerini uygun biçimde yapınız.
Ziya Osman Saba ( ÇOCUKLUĞUM )Ahmet Muhip Dıranas ( GÖLGELER )Necip Fazıl Kısakürek ( BEN VE ÖTESİ )Ahmet Hâşim ( PİYALE )Ahmet Hamdi Tanpınar ( EŞİK )
Etkinlik
Nâzım Hikmet’in fikrî yönü ve edebî dünyası hakkında bir araştırma yapınız (67. sayfadaki 17. soruya
yöneliktir.). Şairin Memleketimden İnsan Manzaraları, Açların Gözbebekleri, Makinalaşmak, Davet,
Sanat Telakkisi isimli şiirlerini bulunuz (64. sayfadaki okul dışı etkinliğe ve 67. sayfadaki 6. etkinliğe
yöneliktir.).


  • Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)’ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır.
  • Serbest nazmın ve toplumcu şiirin öncüsüdür.
  • Günümüzün pek çok şairini bu yönüyle etkilemiştir.
  • Fütürist akımın Türk edebiyatındaki temsilcidir.
  • Şiirlerini siyasi düşüncelerini yaymada araç olarak kullanmıştır.
  • İlk şiirlerinde hece ve aruz ölçüsünü kullanmakla beraber sonraki dönemde içerik ve biçim bakımından özgün şiirler yazmıştır.
  • Türkçenin ses özelliklerinden yararlanarak serbest nazıma geçişinde gelecekçi Rus şairMayakovski'nin etkisi olmuştur.
  • Sanatı yalnız aydınlara yönelik bir etkinlik olarak görmeyip halka yaklaştırmıştır.
  • Divan ve Halk şiiri söyleyişlerini çağdaş bir anlayış içinde eritmiştir.
  • Nazım Hikmet denince akla öncelikle ölçüsüz, yerine göre sık ve seyrek uyaklar, uzun dizelerin ardından gittikçe kısalan kırık dize kümeleri gelir.
  • Genellikle ilk dize büyük harfle başlar sonraki dizeler büyük harfle başlamaz.Kimi zaman sözcükler bölünerek uyak oluşturulur.
  • Nâzım Hikmet, Moskova’da ölmüştür. (3 Haziran 1963).
  • Nazım Hikmet’in mezarı Moskova’da bulunmaktadır.
Şiir Kitapları: Jokond ile Sİ-YA-U (1929); 835 Satır (1929),Varan 3 (1930), 1+1 =1 (Nail V.Çakırhan ileI930), Sesini Kaybeden Şehir (1931), Benerci Kendini Niçin Öldürdü (1932), Gece Gelen Telgraf (1932), Taranm Babu'ya Mektuplar (1935), Portreler (1935), Simavna Kadısı Oğlu Bedrettin Destanı (1936). Kurtuluş Savaşı Destanı (1965), Memleketimden İnsan Manzaraları (1966), Saat 21-22 Şiirleri (1965), Dört Hapishane'den (1966), Rubailer (1966).

Oyunları: Kafatası (1932), Bir Ölü Evi Yahut Merhumun Hanesi (1932), Unutulan Adam (1934), Ferhat İle Şirin (1965) En_yi (1965), İnek (1965), Sabahat (1966), Ocak Başında Yolcu (1966), Yusuf ile Menofis (1967), Demokles'in Kılıcı (1974).

Roman: Kan Konuşmaz (1965), Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim (1967).

Fıkra: İt Ürür Kervan Yürür(1936), Milli Gurur (1936),

Mektuplar: Kemal Tahir' e Hapishaneden Mektuplar (1968), Oğlum Canım Evladım Memedim (1968), Va-nulara Mektuplar (1970), Nazım ile Piraye (1977).


Etkinlik
Serbest müstezat hakkında araştırma yapınız (64. sayfadaki 2. soruya ve 66. sayfadaki 3. etkinliğe
yöneliktir.).
Türk Edebiyatına Fransız sembolistlerinin etkisiyle Servet-i Fünun döneminde girmiştir. Geleneksel müstezat nazım şeklinin bozulmuşu görünümündedir. Aruzun her kalıbı kullanılır. Uzun ve kısa dizelerin karışık olarak dizilmesiyle oluşur. Kısa dizelerin ölçüleri uzun dizelerin ölçülerinin birer parçasıdır. Belli bir uyak ve bent düzeni yoktur. Uyaklı, ölçülü örneklerine de uyaksız, ölçüsüz örneklerine de rastlanır. Uzun ve kısa dizeler şiire belli bir düzen içinde de düzensizlik içinde de yerleşebilir. Ölçüsüz ve uyaksız serbest şiirin hazırlayıcısı olmuştur.

Etkinlik

Serbest nazım hakkında bilgi toplayınız (67. sayfadaki 13. soruya yöneliktir.).


SERBEST ŞİİR ANLAYIŞI

1. Ölçüsüz ve uyaksız yazılan, belli kurallara bağlı olmayan şiirlerdir.
2. Edebiyatımızda serbest şiire geçiş üç aşamada olmuştur.
Birincisi, ölçülü ve uyaklı "serbest müstezat" biçimi;
ikincisi, ölçüsüz ama uyaklı serbest şiir;
üçüncüsü ölçüsüz ve uyaksız serbest şiir.
3. Türk edebiyatında serbest nazım, Cumhuriyetten sonra gelişmiştir.
* Serbest şiirde dizelerin uzunluk kısalıkları, uyak, redif, uyak düzeni, nazım birimi gibi nazmın bağlayıcı unsurları önemsenmez. Hatta bu unsurlardan mümkün olduğunca kaçılır.Ama tamamenkafiyesiz ve redifsizdir de diyemeyiz.
* Serbest şiirde bu şekil serbestliğinin yanı sıra içerik bakımından da bir serbestlik vardır. Hemen her konuda şiir serbest olarak yazılır. Konu sınırsızdır.
* Serbest şiir, ismindeki "serbest" kelimesinin manası gibi "kuralsız" bir şiir değildir. Şiirdeki ses ve ahenk unsurları çok uyumlu bir şekilde sağlanmaktadır.
* Serbest şiir Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde Batı edebiyatından alınarak yeni Türk şiirine uygulanmış bir biçimdir.



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 64
Hazırlık
1. Edebiyat ve sosyoloji arasındaki bağlantıyı göz önüne alarak şiir ile toplumsal hayat ilişkisini açılayınız.
Şiir, tüm sanat dallarında olduğu gibi, toplumsal hayattan büyük izler taşır. Şair de bizzat içinde yaşadığı toplumun etkin bir üyesi olduğundan onun eseri de dolayısıyla toplum içinde yetişen bir meyvedir. Şairin düşünce ve his dünyası nasıl toplumun içinde şekilleniyorsa şiir de şairin bu his dünyası içinde gelişir ve yine bu toplum içinde kendisini ifade imkanı bulur.

2. Serbest müstezadın edebiyatımıza girdiği Servetifünun Dönemindeki kullanılışı ile Cumhuriyet Dönemindeki kullanılışı arasında bir fark var mıdır? Açıklayınız.Servetifünun döneminde serbest müstezat aruz ölçüsüyle ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. Mısralarının aruz kalıplarının farklı olabilmesi ve anlamın mısranın dışına taşması ile şiir bir parça özgürleşmiş ve böylece de serbest şiire zemin hazırlanmıştır. Cumhuriyet Döneminde sertbest nazım etkili olmuş ve şiirin biçimsel kuralları kırılmıştır.



3. Önceki bilgilerinizden hareketle Ziya Gökalp ve arkadaşlarının Millî Edebiyat Döneminde ortaya attıkları “halka doğru” prensibi ile toplumcu şiir arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Yorumlayınız.
Toplumcu şiir Milli Edebiyatta olduğu gibi merkezine halkı, özellikle Anadolu halkını alır. Bahsedilen iki dönemde de toplum için sanat anlayışı geçerlidir. İkisinde de edebiyat vasıtasıyla toplumun şekillendirilmeye çalışılması söz konusudur. İkisi arasındaki tek fark ideoloji farkıdır.


4. Sizce sanatçıların halkın yaşayışını, değerlerini ve sorunlarını eserlerinde yansıtmaları gerekli midir?
Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sanatçı halkın bir parçası olduğundan kendini toplumsal hayattan ve bunu anlatmaktan soyutlayamaz ve soyutlamamalıdır. Toplum sorunları aynı zamanda kişinin ve sanatçının da sorunlarıdır. Dolayısıyla sanat eserleri toplumdan kopuk olmamalıdır.


SAYFA 65:
1. Memleketimi Seviyorum şiirinden hareketle metnin meydana gelmesine imkân sağlayan zihniyeti açıklayınız.
Metin Cumhuriyet Döneminde toplumun, ekonominin, sanayinin yeniden inşa edilmesi sırasında yazılmıştır. Bu dönemde Anadolu'ya ve toplumun bütününe bakış, bu bakışla Anadolu insanının ve toprağının yüceltilmesi, emek kavramının önemini kazanması ve emeğe kutsallık atfedilmesi söz konusudur. Toplumsal ilerlemenin ve kurtuluşun halkın bizzat kendisi olduğu düşünüldüğünden halka bir umut kaynağı olarak bakılmıştır.

2. Memleketimi Seviyorum şiirini vezin, kafiye ve nazım şekli bakımlarından inceleyiniz.Memleketimi Seviyorum şiiri serbest nazımla oluşturulmuştur. Dolayısıyla şiir serbest vezine ( ölçüyle ) yazılmıştır. Şiirde düzenli bir kafiye örgüsü görünmese de kafiyeden tamamıyla vazgeçilmemiş, uyaklar ahenk unsuru olarak kullanılmaya devam etmiştir. ( Erzurum-tanıyorum/ güneye-diye/ iyi-şeyi vs.)


12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 66

3. Memleketimi Seviyorum şiirinin temasını bulunuz. Şiirde farklı temaların kullanılma sebebi ne olabilir? Bu dönemde Türk şiirinin tema bakımından zenginleşip zenginleşmediğini sorgulayınız.
Şiirin teması memleket sevgisidir. Değişen toplumsal şartlar ile şiirler de genişlemiş ve farklı temalar böylece kullanılagelmiştir. Bu dönemde Türk şiiri tema bakımından zenginleşmiş, "emek" unsuru Anadolu insanına bakışta esas nokta olmuştur. Dolayısıyla Milli Edebiyat Döneminde Anadolu'ya yönelen bakış burada farklı bir boyut kazanmıştır.



4. Şiirin teması dikkate alındığında bunun insana ait hangi gerçekleri dile getirdiği söylenebilir? Açıklayınız.

Şiir insanın toplumsal ve ekonomik alanda ürettiği ürünleri, olaylar karşısında toplumun ve insanın heyecanlanışını ve masumiyetini, insanların cesur ve çalışkan oluşunu anlatmıştır. Toplumsal hayatın gerek kültürel gerek ekonomik gerçekleri dile getirilmiştir.


5. Söz sanatlarının şiirdeki görevleri nelerdir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Söz sanatları şiirde anlamı tekdüzelikten kurtarır, şiirin derinliğini sağlar. Böylece şiir yüzeysellikten uzaklaşır ve imgelere yaslanmış olur. Şiirin çağrışım ve etki gücü böylece zenginleştirilir.



12.SINIF EDEBİYAT MEVSİM YAYINLARI 67.SAYFA CEVAPLARI

6. Millî Mücadele yıllarında direniş ruhunu uyandırmak için kalabalık kitlelere yapılan seslenişlerin söylev üslubunu canlı tuttuğu bilinen bir gerçektir. Cumhuriyet Döneminde de şairlerin söylev üslubunu sosyal meselelerin ifadesinde bir araç olarak kullanmaları onlara ne gibi kolaylıklar sağlamıştır? Anlatınız.

Şiirlerde söylev üslubunun kullanılması şair ile okuru birbirine yaklaştırmaktadır. Şiirin muhattabı olan okuyucu böylece şiirin kendisine seslendiğini kolayca fark eder ve şiirin duygulanımından en üst düzeyde yararlanır. Şiir böylece yaratmak istediği farkın karşılığını daha kolay bir şekilde bulmuş olur. Hem bu yöntemle şiire bir samimiyet de katılmıştır.



7. Memleketimi Seviyorum şiirinde kullanılan toplumsal imgeleri tespit ediniz. Bu imgeler ile halkın
yaşamı arasında nasıl bir ilişki kurulmaktadır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirde memleketin şarkıları ve tütünü, memleketin yetiştirdiği önemli kişiler ( Bedrettin, Sinan, Yunus Emre), kurşun kubbeler, sarkık bıyıklar, türküler, memleketlerin tanınmış tarım ürünleri; çalışkan, namuslu ve yiğit insanlar gibi toplumsal imgeler kullanılmıştır. Bu imgeler doğrudan halkın içinden kaynağını almaktadır. Bu imgeler ile toplumsal yaşamın önemli noktaları semboller etrafında tasvir edilmiştir.



8. Toplumcu şiirin ifade imkânları ile serbest nazım arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Şiir dilinin yeni
kavramlarla zenginleştiğini düşünüyor musunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Toplumcu şiir bir yenileşmeyi beraberinde getirir ve kısıtlı vezin ve kafiyeyi aşar. Serbest nazım bu aşmanın en önemli araçlarından biridir. Toplumcu şiir Türkiye'de cumhuriyetin getirdiği yeni anlayış ve sanayileşmenin, üretimin öneminin artması ile ortaya çıkmış ve bu temaları kullanmıştır. Dolayısıyla şiirlere yeni kavramlar, yeni bakış açıları girmiştir.



9. XIX. yüzyıl sonlarında ihtiyaç duyulan yeni bir şiir anlayışı, topluma yönelişi beraberinde getirmiştir.
Geniş kitlelere hitap ederek onları harekete geçirme ihtiyacı üzerine kurulan bu şiir, “ben”i anlatan şiir yanında kalabalıkları harekete geçirme işlevinin hâkim olduğu söyleyiş biçimine de sahip olmuştur. XX. yüzyıl başlarında bütün dünyada bu özelliklere sahip bir şiire yöneliş vardır. Buna göre şiirin işlevinin sanat mı yoksa toplumsal sorunlar mı olması gerektiğini anlatınız.
Şiir en nihayetinde sanatın bir koludur ve estetik değerleri asla terk etmemelidir. İnsan gerçekliğinin iki yüzü varsa bunların biri toplumsal, diğeri bireysel gerçekliktir ve bu iki gerçeklik de şiir için vazgeçilmezdir. Dolayısıyla şiir bu iki gerçeklik arasında bir denge yaratmalıdır. Yani şiir içinde yetiştiği toplumdan ve onun sorunlarından asla kopmamalı fakat şairin ruhundaki duygulanımlara da kulağını kapatmamalıdır.



10. Şiirin belli bir ölçüsünün olup olmadığını belirleyiniz. Serbest nazım, şairlere duygularını dile getirme konusunda bir kolaylık sağlamakta mıdır? Açıklayınız.
Şiir serbest ölçüyle yazılmıştır. Serbest nazım şairlere duygularını dile getirme konusunda bir kolaylık sağlamaktadır. Şöyle ki kafiye ve veznin anlamı kalıplara sokması ve şairlerin biçimsel kaygılarla kimi zaman anlamdan ödün vermeleri serbest nazımla birlikte ortadan kalkmaktadır.



11. Okumuş olduğunuz metinde özellikle dizelerin sıralanmasında bir farklılık göze çarpmaktadır.
Söyleyişin mısra ve mısra örgüsü üzerinde bir etkisi var mıdır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Dizelerin sıralanması şiire belli bir ritim kazandırmak içindir. Bu ritim şiirin okunmasını yani seslendirilmesini esas alarak oluşturulmuştur. Şair mısraları oluştururken vurgulamak istediği yerleri, okunuşta daha etkili okunmasını istediği bölümleri bu sıralamayla belirginleştirmiştir. Burada söyleyiş mısra örgüsü üzerinde belirleyici bir rol oynamıştır.



12. Şiirdeki ses akışını belirleyiniz ve sesin farklılaşma sebeplerini belirtiniz.
Şiir vurgulamalara göre ses akışını oluşturmuştur. Yani şair kimi yerde kısa mısralarla heyecanı ve ses akışındaki hızı sağlamış kimi yerde ise şiirin ritmini yavaşlatmıştır. Ses benzerlikleri de ses akışının belirlenmesinde önemli rol oynamıştır. Yani şair sesleri duyguları ifade edecek şekilde, ses uyumlarını belirginleştirecek şekilde aktarmıştır.


13. Memleketimi Seviyorum şiirinden yola çıkarak serbest nazımla yazılmış şiirlerde ritmin nasıl sağlandığını ve anlama göre vurgu ile söyleyişin birimleri oluşturup oluşturmadığını belirleyiniz.
Serbest nazımda ritim mısraların vurguya göre kesilmesi ve sıralanması yoluyla oluşturulur. Anlama göre vurgu ve söyleyiş dizelerin akışını ve birimlerini belirler. Vurgulanmak istenen yerlerde mısralar kesilir ve böylece bu ifadeler öne çıkarılmış olur.



14. Memleketimi Seviyorum şiiri, sizde ne gibi duygular uyandırmıştır? Yorumlayınız.
Bu şiir bende memeleket sevgisi, şimdiye ve geleceğe karşı umut ve memleket için bir şeyler yapmaya, emek sarf etmeye istek gibi duygular uyandırdı.


15. Şiirin ait olduğu geleneği metinden örnekler vererek anlatınız.
Şiir Toplumcu Şiir geleneğini sürdürmektedir. Bu şiir türü ile toplum kitleleri harekete geçirilmeye çalışılmıştır. Emek ve yaşam kaygıları ele alınmış, halkın öz değerlerine bu çerçeveden bakılmıştır. Örneğin Şeyh Bedreddin toplumcu bir karakter olarak ele alınmış, halkın çalışkanlığı ve yiğitliği yine bu çerçevede değerlendirilmiştir. Şiirin her zaman vermek istediği toplumsal bir mesaj olmalıdır. Nitekim bu şiirde toplumu yeni bir bakışla keşfetmek ve onun kendi durumunu anlamasını sağlamak amaçlanmıştır.



16. Serbest nazım ile toplumcu şiir arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır? Açıklayınız.
Serbest nazım, toplumcu şiirin biçimden ziyade anlamı ve mesaj kaygısını öne çıkaran, dolayısıyla biçimin daraltıcı kalıplarından şiirin kurtulmasını sağlayan bir yardımcısıdır. Toplumcu şiir serbest nazımla özgürleşmiş ve fikirlerini daha rahat ifade imkanı bulmuştur.



17.

EDEBİ KİŞİLİĞİ-SANAT ANLAYIŞI
  • Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)’ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır.
  • Serbest nazmın ve toplumcu şiirin öncüsüdür.
  • Günümüzün pek çok şairini bu yönüyle etkilemiştir.
  • Fütürist akımın Türk edebiyatındaki temsilcidir.
  • Şiirlerini siyasi düşüncelerini yaymada araç olarak kullanmıştır.
  • İlk şiirlerinde hece ve aruz ölçüsünü kullanmakla beraber sonraki dönemde içerik ve biçim bakımından özgün şiirler yazmıştır.
  • Türkçenin ses özelliklerinden yararlanarak serbest nazıma geçişinde gelecekçi Rus şairMayakovski'nin etkisi olmuştur.
  • Sanatı yalnız aydınlara yönelik bir etkinlik olarak görmeyip halka yaklaştırmıştır.
  • Divan ve Halk şiiri söyleyişlerini çağdaş bir anlayış içinde eritmiştir.
  • Nazım Hikmet denince akla öncelikle ölçüsüz, yerine göre sık ve seyrek uyaklar, uzun dizelerin ardından gittikçe kısalan kırık dize kümeleri gelir.
  • Genellikle ilk dize büyük harfle başlar sonraki dizeler büyük harfle başlamaz.Kimi zaman sözcükler bölünerek uyak oluşturulur.
  • Nâzım Hikmet, Moskova’da ölmüştür. (3 Haziran 1963).
  • Nazım Hikmet’in mezarı Moskova’da bulunmaktadır.
Şiir Kitapları: Jokond ile Sİ-YA-U (1929); 835 Satır (1929),Varan 3 (1930), 1+1 =1 (Nail V.Çakırhan ileI930), Sesini Kaybeden Şehir (1931), Benerci Kendini Niçin Öldürdü (1932), Gece Gelen Telgraf (1932), Taranm Babu'ya Mektuplar (1935), Portreler (1935), Simavna Kadısı Oğlu Bedrettin Destanı (1936). Kurtuluş Savaşı Destanı (1965), Memleketimden İnsan Manzaraları (1966), Saat 21-22 Şiirleri (1965), Dört Hapishane'den (1966), Rubailer (1966).

Oyunları: Kafatası (1932), Bir Ölü Evi Yahut Merhumun Hanesi (1932), Unutulan Adam (1934), Ferhat İle Şirin (1965) En_yi (1965), İnek (1965), Sabahat (1966), Ocak Başında Yolcu (1966), Yusuf ile Menofis (1967), Demokles'in Kılıcı (1974).

Roman: Kan Konuşmaz (1965), Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim (1967).

Fıkra: İt Ürür Kervan Yürür(1936), Milli Gurur (1936),

Mektuplar: Kemal Tahir' e Hapishaneden Mektuplar (1968), Oğlum Canım Evladım Memedim (1968), Va-nulara Mektuplar (1970), Nazım ile Piraye (1977).



Etkinlik
Serbest nazımla yazılmış şiirlerin özellikleri hakkında yapılan araştırmalardan yararlanarak herkesbu nazım şekline ait bir özelliği söyler. Bu bağlamda bir beyin fırtınası yapılır. Sonuçlar tahtaya yazılır.


· Serbest nazım divan, halk ve batı nazım şekillerinin vezin, kafiye, mısra kümelenmesi gibi kurallarını dikkate almayan, Tanzimat'tan sonra kullanılmaya başlanmış, Batı'dan alınmış bir nazım şeklidir.
· Dizeler serbest biçimde sıralanmıştır.
· Ses tekrarları oldukça önemlidir.
· Kafiye tamamıyla terk edilmemiştir.

· Şiirde dize kırılmalarına, basamaklı dizilişe, görselliğe önem verilmiştir.



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 68


1. 1920-1940 yılları arasındaki toplumcu gerçekçi şiirlerde işlenen temaların günümüz Türk şiirinde de
ele alınıp alınmadığını sözlü olarak ifade ediniz.
Bahsedilen dönemde işlenen toplumcu temalar günümüz Türk şiirinde tamamen terk edilmese bile oldukça az görülmektedir.

2. Serbest nazım, şaire hangi ifade kolaylıkları sunmaktadır? Anlatınız.
Serbest nazım şiiri uyak ve ölçü gibi kısıtlayıcı unsurlardan kurtarmış ve şiirin ifade gücünü artırmıştır. Böylece şairler düşünce ve duygularını dah rahat ifade edebilmiştir.

3. Şiirde söylev üslubunun sağladığı avantajlar ve olumsuz durumlar konusundaki düşüncelerinizi sözlü olarak anlatınız.
Söylev üslubu şiire samimiyet havasını getirmektedir ve böylece okuyucuyu şiirin anlamı ve duygusu içine rahatça çekebilmektedir. Ayrıca bu üslupla birlikte şiirler tok ve güçlü bir anlatıma kavuşmakta, böylece şiirin etkileyicilği artmaktadır.


4. Nâzım Hikmet’in toplumcu gerçekçi şiir içindeki konumu hakkında neler söylenebilir? Anlatınız.
Nazım Hikmet toplumcu gerçekçi şiirin edebiyatımızdaki lokomotifidir. Serbest nazım onunla birlikte edebiyatımıza girmiş ve yaygınlaşmıştır. Ercüment Behzat Lav, İlhami Bekir Tez gibi şairleri etkileyerek onlarla birlikte toplumcu gerçekçi şiir akımını oluşturmuştur. Yani Nazım Hikmet hem biçim hem içerik anlamında hem de ideolojik anlamda toplumcu gerçekçi şiire yön vermiştir.


5. Günümüzde toplumcu şiir hangi noktada bulunmaktadır? Açıklayınız.
Toplumcu şiir günümüzde zayıflamış bulunmaktadır. Özellikle 1980'den sonra etkisini siyasi şartlar dolayısıyla epeyce kaybetmiş ve yerini bireysel temalar içeren şiirlere bırakmıştır.


Ölçme ve Değerlendirme1.
Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

Toplumcu gerçekçi şiirin temelinde Marksist ideoloji yer almaktadır. ( D )
Toplumcu gerçekçi şiirde iç sıkıntısı, bireysel yabancılaşma ve yalnızlık konuları işlenir. ( Y )
Serbest nazımda herhangi bir ölçüye (aruz-hece) bağlı kalmak zorunluluğu yoktur. ( D )
Serbest nazım ve toplumcu şiir arasında çok yakın bir ilişki bulunur. ( D )
Toplumcu şiirle öz şiir arasındaki temel fark, mısra yapılarıdır. ( Y )


2. Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Türk edebiyatında NAZIM HİKMET toplumcu gerçekçi şiirin öncüsü kabul edilmiştir.
b. Türk edebiyatında serbest müstezadın ilk örneğini TEVFİK FİKRET vermiştir.
c. Serbest müstezadın ölçüsüz yazılmış biçimi SERBEST NAZIMDIR.


3. Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi şairlerden değildir?
A. Rıfat Ilgaz B. Ahmet Ârif C. Nâzım Hikmet Ran
D. Attilâ İlhan E. Yahya Kemal Beyatlı


4. Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi şiirin en çok ele aldığı temalardandır?
A. Bireysel sıkıntılar B. Aşk C. Sınıf farklılıkları
D. Ölüm E. Tabiat


5. Aşağıdakilerden hangisi Nazım Hikmet RAN’a ait bir eser değildir?
A. Memleketimden İnsan Manzaraları B. 835 Satır C. Gece Gelen Telgraf
D. Sesini Kaybeden Şehir E. Üsküdar’da Sabah Oldu



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 69

6. Aşağıdakilerden hangisi ahenk ve tema bakımlarından toplumcu gerçekçi bir şiire ait olamaz?

A. Belki avluda bir ağaç bulunur ama
Gökyüzünü başımın üstünde görmek
bana yasak…
B. bana aylardır

kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
C. Dışarda bahar geldi karıcığım, bahar,

dışarda bozkırın üstünde pırıltılar…
Ve içerde artık böcekleriyle canlanan kerevet,
D. Bugün Pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar…
E. Ben zamanı gördüm,

Devrilmiş sütunları arasından
Çok eski bir sarayın
7. Aşağıdaki eşleştirmeleri uygun biçimde yapınız.
Toplumcu gerçekçilik ( Marksizm-Sosyalizm )Öz Şiir ( Sembolizm-Parnasizm )Memleket Edebiyatı ( Realizm-Naturalizm )
EtkinlikMillî ve memleketçi edebiyatın şiir sahasındaki söyleyiş biçimlerini, temalarını, şiir yazma tekniklerini ve kaynaklarını araştırınız (71. sayfadaki 7. soruya yöneliktir.).

Batı taklitçiliğinden kaçınarak milli konulara yönelme, yeni ve milli bir edebiyat ortaya koyma amacı güdülmüştür.
· Türk kültürü ve tarihi el değmemiş bir hazine olarak kabul edilmiştir.
· Dil birliğini, ulus*devlet anlayışının temeli olarak gören Milli Edebiyatçılar Türkçeyi bilim ve sanat dili haline getirme, dil bilinci yoluyla milli bilinç oluşturma, halk kültürüne yönelme ve halkı eğitme gibi amaçlarına ulaşmak için dilde sadeleşmeye gitmişlerdir.
· Dilde karşılığı bulunan ve dilimize fazla oturmayan Arapça ve Farsça sözcükleri kullanmamayı, sade bir Türkçeyi savunmuşlardır.
· Toplum için sanat anlayışı çerçevesinde eserler ortaya konmuştur.
· Halkın yaşamı ve sorunlarının yanı sıra bireysel konular da işlenmiştir.
· Mizahi üslup önemsenmiş, mizah ve hiciv türünde eserler de verilmiştir.
Dil ve üslup sadedir.


Etkinlik

Faruk Nafiz Çamlıbel’in fikrî ve edebî yönü hakkında araştırma yapınız (72. sayfadaki 13. soruya yöneliktir.).

  • Beş Hececilerin en önemli ismidir.
  • Aruz ölçüsüyle yazdığı ilk şiirlerden sonra daha çok heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • Aruzu tamamıyla terk etmeyen şair her iki vezni de usta*ca kullanmıştır.
  • “Sanat” adlı şiiriyle “memleketçi edebiyat” anlayışının öncülüğünü yapmıştır.
  • Hem bireysel duygularını hem de memleket konularını şiirlerinde işlemiştir.
  • Şiirlerindeki başlıca temalar aşk, hasret, tabiat, ölüm, kahramanlık ve ihtirastır.
  • Düş ile gerçeği kaynaştırdığı epik ve lirik özellikteki şiir*ler yazmıştır.
  • Realist-romantik özellikler taşır.
  • “Han Duvarları” şiiri çok ünlüdür.
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda da etkili bir isimdir.

Eserleri:


ŞİİR:
Şarkın Sultanları (1919)
Gönülden Gönüle (1919)
Dinle Neyden (1919)
Çoban Çeşmesi (1926)
Suda Halkalar (1928)
Bir Ömür Böyle Geçti (1933)
Elimle Seçtiklerim (1934)
Akarsu (1937)
Tatlı Sert (Mizah Şiirleri, 1938)
Akıncı Türküleri (1938)
Heyecan ve Sükûn (1959)
Zindan Duvarları (1967)
Han Duvarları (Seçme Şiirler, 1969)

OYUN: (çoğu manzumdur)
Canavar (1925)
Özyurt (1932)
Akın (1932)
Kahraman (1933)
Yayla Kartalı (1945)

ROMAN:
Yıldız Yağmuru (1936)

Ayşenin Doktoru


Etkinlik
Ahmet Kutsi Tecer’in Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatındaki yeri ve önemi hakkında araştırma yapınız (74. sayfadaki 14. soruya yöneliktir.).

Cumhuriyet dönemi saf şiirini andırır. Tema yönünden onlardan ayrılır. Kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işler. Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir. Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin özellikleri:
  • Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
  • Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
  • Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
  • Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
  • Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
  • Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
  • Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardır.
AHMET KUTSİ TECER (1901-1967)

  • İlk şiirlerinde romantik aşkları,ölüm,yalnızlık ve hüzün gibi bireysel temaları işlemiş, daha sonraları halk kültürünün zengin kaynaklarıyla tanışmasıyla biraz da dönemin havasına uygun olarak ülke ve toplum sorunlarına yönelmiştir.
  • Şiirlerinde yer yer Anadolu halk motiflerini işlemiş, lirik ve memleket şiirleriyle tanınmıştır.
  • Hece ölçüsüne yeni biçimler aramış,Batılı şiir anlayışından aşık tarzı söyleyişlere yönelmiştir.
  • Türk halk şiirinden yararlanarak şiirler yazmıştır.
  • "Neredesin" şiiriyle tanınmış ve sevilmiştir.
  • En çok bilinen şiiri Orda Bir Köy Var Uzakta adlı şiirini babasının memleketi olan Apçağa Köyü ( Erzincan/Kemaliye) için yazmıştır.
  • Aşık Veysel'i edebiyatımızda tanınmasına katkıda bulunmuştur.
  • İlk ve en önemli oyunu Köşebaşı'nda Batı'ya özenenleri eleştirir. 1961'de sahnelenen son oyunu Satılık Ev yayımlanmamıştır.
  • Çoğunluğu dergilerde olmak üzere Halk edebiyatı ve folklor konularında çeşitli incelemeleri de vardır.


  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyunları: Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı, Satılık Ev,Bir Pazar Günü


Etkinlik

Arif Nihat Asya’nın sanat ve edebiyat dünyasındaki yeri konusunda bir araştırma yapınız (77. sayfadaki 12. soruya yöneliktir.).

ARİF NİHAT ASYA (1904-1975)
  • Milliyetçi şiirleriyle tanınan ve Adana'nın kurtuluş günü olan 5 Ocak günü yazdığı ünlüBayrakşiirinden dolayı "Bayrak şairi" olarak da anılan Türk şairdir.
  • Halk ve Divan şiir biçimlerinin yanı sıra modern şiir biçimlerini de kullanmıştır.
  • Aruzlabaşladığı şiirde rubailer, gazeller yazdı.
  • Özellikle rubailere büyük önem verdi.Rubailerdenoluşan 5 ayrı kitap yayınladı.
  • Milliyetçi şiirleriyle dikkat çeken Arif Nihat Asya, yurdun güzelliklerini, doğasını anlatan, kimi zaman yergici ama Türklüğü yücelten şiirleriyle de bilinir.
  • Arif Nihat, nazmın her tür ve şekliyle eserler vermiştir.
  • Fikrin ağır bastığı şiirlerinde milliyetçilik konusu büyük bir yer tutar.
  • Çok renkli ve değişik biçimli şiirler yazmış olan Asya, son şiirlerinde biraz da mistisizme yönelmiştir.
  • Şiirinde daima bir yenileşme çabası içinde olan şair, etkilerden uzak kalarak kendine özgü bol renkli şiir dünyasını yaratmıştır.
  • Güzel ve zarif benzetmelerin yanı sıra, keskin zekâsının, şakacı mizâcının mahsûlü olan nükteleri, hicivleri, kelime oyunları üslûbunu tamamlayan önemli unsurlardır.


ŞİİR: Heykeltıraş (1924)
Yastığımın Rüyası (1930)
Ayetler (1936)
Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor (1946)
Kubbe-i Hadrâ (Mevlana üzerine, 1956)
Kökler ve Dallar (1964)
Emzikler (1964)
Dualar ve Aminler (1967)
Aynalarda Kalan (1969)
Bütün Eserleri (1975-1977)
Rubaiyyat-ı Ârif (rubailer, 1956)
Kıbrıs Rubaileri (rubailer, 1964, 1967)
Nisan (rubailer, 1964)
Kova Burcu (rubailer, 1967)
Avrupa'dan Rubailer (1969)
Şiirler (Ahmet Kabaklı derledi, 1971)
Bütün Eserleri (1975-1977, Ötüken Yayınları)

MENSUR ŞİİRLERİ:
Yastığımın Rüyası
Ayetler
DÜZYAZI:
Kanatlar ve Gagalar (özdeyişler, 1946)
Enikli Kapı (makaleleri, 1964


sayfa 70
HazırlıkCumhuriyet’in ilk yıllarında sanatçıların özellikle memleket temalı şiirler yazmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yorumlayınız.

Bu yıllarda Milli Mücadele Dönemi devamında milli değerlere, Anadolu’ya ve Anadolu insanına, folklora yönelik şiirler yazılmıştır. Dönemin fikir hareketleri içinde tutarlı bir durumdur bu.



1. Bizim Memleket şiirinden yola çıkarak metnin hangi zihniyet çevresinde yazıldığını yorumlayınız.
Metin Milli Mücadele Döneminde halka ve onun yaşamına yönelişin ağırlıkta olduğu bir dönemde oluşturulmuştur.


2. Bizim Memleket şiirini yapı bakımından inceleyeniz.
Şiir dört tane dörtlükten ( birimden ) oluşmuştur. Bu şiirin tamamında tek bir konu anlatılmıştır ve şiirin birimleri bu yüzden birbiriyle alakalı ve birbirini tamamlar niteliktedir.



3. Şiirle ilgili aşağıdaki boşlukları şiirden örnek ifadeler vererek uygun biçimde doldurunuz.

SAYFA 71
Tema: Memlekete HayranlıkTarihî ifadeler: Zahir, viranTemanın halkla ilişkisi: Tema doğrudan memlekete yönelmiştir. Bu şiirde memlekete romantik bir bakış açısı vardır.Temanın daha önce ele alınıp alınmadığı: Tema daha önce Milli Edebiyat Döneminde ve sonra devamında ele alınmış bir temadır.


4. Bizim Memleket şiirinde tema ile başlık arasında nasıl bir ilişki kurarsınız? Bunun ahenk üzerinde bir etkisi var mıdır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Metnin başlığı temaya uygun bir başlıktır. Bu ikisi halk kültürüne yakın olduğundan şiirin ahengi de halk edebiyatı zevkine göre oluşturulmuştur.
5. Şiirdeki söz sanatlarını bularak bunların görevlerini tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.

İlk dörtlükte “İçinden tanırım ben o elleri” mısrasında eller sözcüğü ile insanlar kastedilmiştir. Burada mecaz-ı mürsel vardır. İkinci dörtlüğün tamamında memleket tabiatı abartılarak anlatılmış, mübalağa sanatı kullanılmıştır. Ayrıca “Baharlar yaratır kışın karından;” mısrasında a ve ı sesleri tekrarlarıyla aliterasyon sanatına başvurulmuştur, bahar ve kış arasında tezat sanatı kullanılmıştır. Üçüncü dörtlükte “Bir tasta yoğurur derdi, sevinci,” mısrasında dert ve sevinç hamura yahut yoğrulabilen bir nesneye belirtilmiştir böylece kapalı istiare yapılmıştır ve dert ile sevinç sözcükleri arasında tezat sanatına yer verilmiştir.. Son dörtlükte şair yerini yurdunu, toprağını aslan payına benzetmiştir. Böylece açık istiare kullanılmıştır.

6. Bu şiirde memleket manzaralarıyla ilgili hangi anlatım özelliklerini görmektesiniz? Açıklayınız.
Şiirde memleket manzaraları büyülü, şifalı topraklarmış gibi anlatılmıştır. Buradaki manzara tasvirlerinde öznel anlatım söz konusudur. Betimleyici anlatım ağırlıktadır.


7. Bizim Memleket şiirinden hareketle Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerin dil ve söyleyiş özellikleri ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Yorumlayınız.
Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir dilde sadelik ve yalınlıktan yanadır. Biçim ve söyleyiş olarak halk edebiyatı şiir geleneğinden yararlanılmaktadır. Seslerin akışı, kafiye ve redifler, aliterasyonlar ile ahenk sağlanmaya çalışılmıştır. Hece ölçüsüyle yazılan şiirler ritmini bu özelliğinden ve duraklarından yararlanarak elde etmiştir. Anlamda kapalılık istenmemiş, dışa dönük ve açık şiirler kaleme alınmıştır.



8. Bizim Memleket şiirindeki ahenk unsurlarını belirlemek için aşağıdaki soruları cevaplayınız.
a. Şiirin ses akışını belirleyiniz.
Şiir temasına uygun olarak vurgulara, bir ritme ve duraklara sahiptir. Bu akış şiirin anlatımına güç katmaktadır.

b. Şiirin ölçüsünü bularak bunun şiirdeki görevini açıklayınız.
Şiir 6+5=11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Bu ölçü sayesinde şiir belli bir ritme ve ahenge kavuşmuştur.



9. Bizim Memleket şiirinin ifade ettiklerini düşündüğünüzde günümüzde bu tarz şiirlere rastlanıp rastlanmadığını açıklayınız. Tespitlerinizi sınıfta sözlü olarak ifade ediniz.
Günümüzde bu tarz memleketçi şiire fazla rastlanmamaktadır. Günümüz şiiri daha bireysel temaları ele alır ve insanın iç dünyasına yönelir genellikle.



10. Şiirde, millî duyarlılığa ait hangi unsurlara yer verilmiştir? Sorgulayınız.
Şiirde milli duyarlılık vatan ve memleket kavramlarıyla somutlaştırılmıştır. Memleketin üretim koşulları, doğasının büyüleyiciliği ile kutsal bir yer olduğu ve uğruna can verilebileceği belirtilmiştir.


11. Bizim Memleket şiirindeki halk edebiyatı unsurlarını bulunuz. Bunları defterinize yazınız.
Şiirin ölçüsü ( hece ölçüsü ) ve dili, şiirde daha çok yarım ve tam uyak kullanılması, koşmalara benzer coşkun bir doğa tasviri, son dörtlükteki yiğitçe anlatış birer halk edebiyatı unsurudur.

12. Bizim Memleket şiiri hangi geleneğin izlerini taşımaktadır? Bu gelenek etrafında edebî akımlardan
da yararlanılmış mıdır? Sebepleriyle anlatınız.
Bu şiir halk edebiyatı şiir geleneğinden yararlanılarak yazılmıştır. Bu gelenek etrafında edebi akımlardan romantizm ve az da olsa realizmden yararlanılmıştır. Şiirin doğa tasvirleri ve memleket gerçeklerini anlatması onu realizme, fakat gerçekliğe duygusal olarak yönelinmesiyle romantizme yaklaştırmıştır.



SAYFA 74
1. Metnin hangi zihniyet etrafında oluştuğunu yorumlayınız.
Bu şiir Halk Edebiyatı bağlamında Memleketçi Edebiyat zihniyeti etrafında oluşmuştur.


2. Bağlamacıya şiirini yapı bakımından inceleyiniz.
Şiir beş adet dörtlükten oluşmuştur. Nazım biçimi bakımından koşmaya benzer, nazım türü bakımından güzellemeye örnektir.



3. Şiirin temasını bulunuz. Bu temanın halkla ve halk şiiriyle olan ilişkisini belirleyerek daha önce Türk edebiyatında ele alınıp alınmadığını tespit ediniz. Ulaştığınız sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şiirin teması geçmişe özlemdir. Metinde halk kültürüne, onun eserlerine, şiir ve edebi anlayışına tekrar dönme arzusu ağır basmaktadır. Bu tema daha önce de mesela Beş Hececiler’ de de sıklıkla görülmüştür.


4. Bağlamacıya şiirinde tarihî temalar kullanılmış mıdır? Bunların şiirin bütünlüğü içindeki görevlerini sözlü olarak anlatınız.
Bu şiirde geçmişin kültürel değerleri ve halk edebiyatımızın tarihi karakterlerinden sıklıkla bahsedilmektedir. Böylece şiir teması oluşturmak için atmosfer sağlanmıştır. Ayrıca şair bu tarihi öğelerle geçmiş özlemini somut hale getirmiş ve gözler önüne sermiştir.


5. Şiirdeki söz sanatlarını bulunuz ve bu söz sanatlarının şiirdeki görevlerini açıklayınız.
“Dirilt namelerini atalarının” mısrasında nameler ölü bir insana benzetilmiştir. Burada kapalı istiareye başvurulmuştur. “ Dertli, Emrah, Ruhsat” derken telmih ( hatırlatma ) sanatı vardır. İkinci dörtlükte geçen şair isimleri de bu sanata örnektir. “Bağlaman şenliğidir odaların” derken bir teşbih ( benzetme ) yapılmıştır. Üçüncü dörtlükte türkü, varsağı, destan gibi birbiriyle alakalı sözlerin kullanılmasıyla tenasüp ( uygunluk ) sanatı yapılmıştır. “Arkadan yine bir Karacaoğlan” derken Karacaoğlan’dan kasıt Karacaoğlan’ın eserleridir. Burada bir söz benzetme ilgisi olmadan başka bir söz yerine kullanılmış, yani mecaz-ı mürsel yapılmıştır. Son dörtlükteki ozan isimleri yine telmih sanatına örnektir. “Küsmüş parmakları sazları yaslı” derken parmak ve saz insana benzetilmiş yani teşhis ( kişileştirme ) yapılmıştır.



6. Bağlamacıya şiirinde seslerin dizilişi, dil ve söyleyiş özellikleriyle ilgili dikkatinizi çeken hususlar nelerdir? Bunların şairin duygularını ifade etmedeki gücünü sorgulayınız.
Şiirde ses uyumlarına yani aliterasyon ve asonanslara oldukça yer verilmiştir. Halk şiiri özelliği olarak birbirine uygun sesler kullanmak önemlidir. Ayrıca yine Halk şiiri etkisiyle yarım uyaklar ve rediflere de yer verilmiştir. Bu ahenk unsurları şairin iletmek istediği fikri keskinleştirmiş ve daha etkileyici bir biçime getirmiştir.


7. Memleketin değişik görünüşleri, farklı insan manzaraları bu şiire nasıl yansımıştır? Sözlü olarak
ifade ediniz.
Metinde Anadolu bir bütün olarak anlatılmış, her yöreden ozan ve şairden bahsedilmiştir. Şiir ayrıca Anadolu insanının hayatında ozanlığın yerini anlatırken bu insanların yaşayışına dair ipuçları da vermektedir.



8. Bağlamacıya şiirinin ahenk özellikleriyle ilgili aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
a. Şiirin ölçüsünü belirleyerek bunun şiirdeki görevini defterinize yazınız.
Şiir 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. 6+5 durak yapısı kullanılmıştır. Bu özellik şiire ritim kazandırmıştır.b. Şiirin ses akışını yorumlayınız.
Şiirde özellikle mısra sonlarında sesler birbirine benzer şekilde kullanılmıştır. Bu ise kafiye ve redifleri oluşturmuştur. Ayrıca dize içlerinde seslerin birbirine benzeşmesiyle aliterasyon ve asonanslar yakalanmıştır.



9. Günümüzde de Ahmet Kutsi Tecer gibi derlemeler yapan sanatçılar var mıdır? Elde ettiğiniz sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Günümüzde bu tarz çalışmalar genellikle üniversitelerin Halkbilim veya Türkoloji bölümlerince yapılmaktadır.


10. Bağlamacıya şiirinde millî duyarlılığa yer verilip verilmediğini belirleyiniz. Tespitlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu şiirde milli duyarlılığa oldukça yer verilmiştir. Folklor öğelerinin sıkça görülmesi, halk kültürüne, tarihine, edebiyat ve müzik alemine örneklerin bolca zikredilmesi bunu gösterir niteliktedir. Milli bir tarih ve kültür duygusu içerisinde milli duyarlılığa yer verilmiştir.



11. Bağlamacıya şiirindeki halk şiiri unsurlarıyla ilgili tespitlerinizi defterinize yazınız.
Metin ölçü, kafiye ve redif yani ahenk unsurları bakımından halk şiiri ile büyük paralellikler gösterir. Söyleyiş olarak da yalınlığın seçilmesi, kimi zaman yiğitçe bir söyleyiş ile halk şiiri söyleyiş tarzına yaklaşılmıştır.



12. Şiirin bağlı bulunduğu geleneği belirtiniz. Bu gelenek ile Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri arasındaki
ilişkiyi anlatınız.
Şiir halk edebiyatı şiir geleneğine bağlıdır. Bu gelenek Milli Edebiyat dönemi ve devamında halk kültürüne ait öğelerin önem kazanmasıyla kendisine modern bir mecrada yaşama şansı bulmuştur.



13. Bizim Memleket şiiri ile Bağlamacıya şiirini zihniyet, ses, dil, tema ve yapı yönünden inceleyiniz.
Şiirlerin benzer ve farklı yönlerini defterinize yazınız.
İki şiir de halk edebiyatı şiir geleneğinden etkilenmiştir. İkisinin de dili sadedir, ikisi de memleket konularını işlemektedir. İki şiir de dörtlüklerden oluşmaktadır.


14. a. “Sanat eseri sanatçının vücudundan kopan parçalar gibidir.” sözünden yola çıkarak Bağlamacıya
şiiri ile Ahmet Kutsi Tecer arasındaki bağı nasıl ifade edersiniz? Sözlü olarak anlatınız.
Ahmet Kutsi Tecer hayatını halk edebiyatı ve kültürü araştırmalarına, derlemelerine adamıştır. Örneğin Aşık Veysel gibi büyük bir ozanı edebiyatımıza tanıtan ve kazandıran kişi olmuştur. Dolayısıyla bu şiir Ahmet Kutsi Tecer’in dünyaya bakışını da yansıtmaktadır.

b. Ahmet Kutsi Tecer hakkında yaptığınız araştırmadan yola çıkarak sanatçının fikrî ve edebî yönünü anlatınız.


AHMET KUTSİ TECER MADDELER HALİNDE...

12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 75



1. Sanat şiirinden hareketle metindeki düşüncelerin oluşmasını sağlayan zihniyeti tespit ediniz.
Metin milli duyarlılıkları ifade eden bir şiir anlayışından gelmektedir. Şiirde inanç öğeleri ön plandadır. Şiirin tamamında milli ve manevi değerlere saygılı bir söylem görmekteyiz.



2. Şiiri yapı bakımından inceleyiniz.
Şiir dokuz adet ikilikten oluşmuştur. Bu ikiliklerin tamamı şiirin temasını farklı boyutlardan içeren ve tamamlayan öğelerdir.3. Sanat şiiriyle ilgili aşağıdaki boşlukları şiirden örnekler vererek uygun biçimde doldurunuz.
Teması: İnsanın Allah’ın verdikleri karşısında yaratıcılığıMillî ve tarihî ifadeler: Mızrap ve yay ifadesi milli kültürümüzün öğelerinden olan müzik alanına gönderme yapmaktadır. Aynı şey bir sonraki ikilikte kamış-ney ilişkisi gerek müziğimizi gerek tasavvufumuzu anımsatan bir ifadedir. Adem ve Havva’dan, hilalden bahsedilmesi bu tarz unsurları ön plana çıkarır niteliktedir.

12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI (MEVSİM YAYINLARI) SAYFA 76

Temanın halkla ilişkisi: Tema bizzat halkın hayat ve inanç tarzına yaslanarak oluşturulmuştur.
Temanın daha önce ele alınıp alınmadığı: Tema daha önce defalarca ele alınmıştır.

4. Şiirdeki söz sanatlarını bularak defterinize yazınız. Bu söz sanatlarının şiirde ne gibi görevler üstlendiklerini sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirde Adem ve Havva’nın isminin geçmesi telmih( hatırlatma ) sanatına, “Gökteki öksüz dilim” ifadesinde hilal kastedilmiş ve açık istiare yapılmıştır. İkinci ikilikte tel, mızrap ve yay sözlerinin bir arada kullanılması ile tenasüp ( uygunluk ) sanatına başvurulmuştur. Bu sanatlar sayesinde şiirin imgesel dünyası ve derinliği zenginliğe kavuşturulmuştur.

5. Şiirin dil ve söyleyiş özelliklerini Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri açısından değerlendiriniz. Şiir yalın dili ve söyleyişte günlük dile yaklaşmasıyla Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin bütün özelliklerini göstermektedir. Şiir dilde yalınlaşmanın ve sadeliğin güzel bir ifade edilmesidir.


6. Şiirin temasını halkla olan ilişkisi bakımından yorumlayınız.
Şiirin teması ile halkın inanışları arasında paralellik vardır. Allah’ın evreni yaratması ve insanın bu evren içindeki çabalamaları, bizzat halk kültüründen esin almıştır. Sanat bizzat halkın içinden çıkmış ve gelişmiş bir alandır.



7. Sanat şiirinin ahenk ögelerini belirlemek için aşağıdaki soruları cevaplayınız. a. Şiirin ses akışını (asanons, aliterasyon, kafiye) bulunuz.
”Ses vermez tellerin bensiz…/Mızrab yontar, yay yaparım!” mısralarında z ve s seslerinin kullanılması ile aliterasyon, “Gökteki öksüz dilimi” mısrasında ünlülerin uyumu ile asonans yapılmıştır. Şiirin tamamında ikiliklerin ikinci mısra sonlarında “yaparım” sözcükleri redif, bu sözcükten bir önceki sözcükler ise uyak olarak kullanılmıştır. b. Şiirin ölçüsünü tespit ederek bunun şiirdeki görevlerini sorgulayınız. Şiir sekizli hece ölçüsüyle yazılmıştır. Bu ölçü şiire ritim kazandırmıştır.


8. Arif Nihat Asya’nın incelediğiniz şiiri hangi özellikleriyle günümüzde millî birliği ve bütünlüğü sağlamada bir araç olarak kullanılabilir? Yorumlayınız.
Bu şiir sanatın insanları etkilemesi etkisiyle milli birlik ve bütünlüğü sağlamada bir araç olarak kullanılabilir. Milli değerler etrafında doğanın bize verdiklerini sanat potasında eritmek, milleti bütünleştirmede faydalanılabilir bir unsurdur.


9. “Gökteki öksüz dilimi / Bayrağıma ay yaparım!” dizelerindeki millî ve tarihî unsurlar hakkındaki fikirlerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Bu iki mısra hem Milli Mücadele döneminin zorluklarının hem bayrağın ve hilalin simgelediği manevi değerlerin güzel bir ifadesidir. Türk milletinin tarih boyu simge olarak kullandığı hilale bu dizelerde vurgu yapılmıştır.


10. Sanat şiirinde halk şiirinden gelen hangi özellikler dikkatinizi çekmektedir? Defterinize yazınız.
Bu şiirde halk şiirine en yakın özellik hece ölçüsünün kullanılmasıdır. Mısraların sonunda kimi yerlerde yarım uyak kullanılması, dilde sadelik gibi unsurlar şiiri halk şiirine yaklaştırmaktadır.

11. Sanat şiirinin ait olduğu geleneği belirleyiniz.
Bu şiir halk şiiri çerçevesinde modern şiir geleneğine aittir.



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 77 (ilk kez burada)

12. Arif Nihat Asya hakkında yaptığınız araştırma ve Sanat şiirinden hareketle sanatçının fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz.

ARİF NİHAT ASYA FİKRİ VE EDEBİ YÖNÜ MADDELER HALİNDE...TIKLA

Anlama-Yorumlama

1. “Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1950)” başlığı altında verilen şiir örnekleri Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı örneklerinden seçilmiştir. Şiirlerden elde ettiğiniz çıkarımları dikkate alarak Millî Edebiyat Dönemi Türk şiiri ile Cumhuriyet Döneminde Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiirin yapı, tema, ahenk, dil ve söyleyiş bakımlarından özelliklerini defterinize yazınız. Benzer ve farklı yönleri belirleyiniz. Bu bağlamda Cumhuriyet Döneminde Millî Edebiyat zevkini devam ettiren şiirin yapı, tema,dil ve anlatım ögelerinin iç içe girerek oluşturduğu eserlerin anlam değerini yorumlayınız.

Milli Edebiyat dönemi şiiri ile Cumhuriyet Döneminde Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiir; şiirde biçim ve ahenk açısından, söyleyişteki yalınlık bakımından birbirine benzer. Bu iki dönem şiirinin temel farkı temalarındadır. İlk dönemde temalarda milli mücadele ve bu mücadelenin zor şartları görülürken ikinci dönemde cumhuriyetin de kurulmasıyla toplumda görülen ilerleyiş ve aydınlık inancı şiirlere biraz daha hakim olmuştur.




12.sınıf edebiyat mevsim yayınları cevapları sayfa 78 SAYFA 78 a2. Konunun başında yapmış olduğunuz araştırma doğrultusunda Millî Edebiyat Dönemi ile Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı arasında çok yakın bir ilişki olduğunu görmektesiniz. Millî çizginin devamlılığının temel sebebi sizce ne olabilir? Dönem özelliklerini dikkate alarak yorumlayınız.
Milli çizginin devamlılığının temel sebebi o dönem yükselen milli hissiyatın etkilerini devam ettirmesidir. Milli Edebiyat Döneminde adeta keşfedilen Anadolu ve Anadolu insanı bu etkiyle Cumhuriyet Döneminde şiire ilham olmaya devam etmiştir. Cumhuriyet halkın bizzat kendini yönetmesi anlamına geldiğinden sanatta da halkın anlatılması, milli değerlere dönülmesi yönetim yapısıyla sanatın paralellik içinde olduğunu gösterir.


3. Günümüzde millî zevki ön plana çıkartan şairler mi, yoksa bireysel duyguları dile getirenler mi okurların beğenisini kazanmaktadır. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Günümüzde bireysel şiirler okuru daha çok etki altına almaktadır. Milli temalar şiirde etkisini yitirmiş, toplu duygulanımlar yerini kent yaşamının bireysel insanının his dünyası şiirin altyapısı haline gelmiştir.






Ölçme ve Değerlendirme


1. Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirde memleket manzaralarıyla ilgili söyleyişler sıkça görülür. ( D )
Beş Hececiler, Anadolu ve Anadolu insanını anlatmışlardır. ( D )
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirler tamamen serbest müstezatla yazılır. ( Y ) Millî Edebiyat zevkinin temellerinde sembolizm ve parnasizm vardır. ( Y )
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirde halk arasından rastgele insanlar ele alınmıştır. ( D )
Ahmet Kutsi Tecer, halk edebiyatı ve folklor çalışmalarına büyük oranda destek çıkmıştır. ( D ) Hisar dergisi mensupları, Türk şiirini yozlaştıranlara karşı çıkmış ve çözüm olarak halk edebiyatı kaynaklarını işaret etmişlerdir. ( D )
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirde halk şiiri unsurları da kullanılmıştır. ( D )
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirde söz sanatları hiç kullanılmamıştır. ( Y )




2. Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.


a. TOPLUMCU ŞİİRİ savunan şairler, memleket gerçeklerinin dile getirilmesinde Millî Edebiyat sanatçılarından farklı bir yol izlemişlerdir.


b. Kültür Haftası, Çınaraltı, Hisar ve Ağaç dergileri etrafında şiirler yazan şairler BİREYSEL KONULAR yerine MİLLİ DUYARLILIK konularını ele almışlardır.


c. Daha çok Bu Vatan Kimin isimli şiiriyle tanınan ve hece ölçüsüyle şiirler yazan şairimiz ORHAN ŞAİK GÖKYAY’dır. ç. Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirde en fazla işlenen temalar MİLLİ DUYGULAR, MEMLEKET MANZARALARIdır .


d. Hisar dergisi bünyesinde faaliyet yürüten şairlerden üç tanesi MEHMET ÇINARLI, İLHAN GEÇER, MUSTAFA NECATİ KARAER .





12.sınıf edebiyat mevsim yayınları cevapları sayfa 79



SAYFA 79 3. Aşağıdakilerden hangisi, Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren sanatçıların özelliklerinden biri değildir?
A. Halk edebiyatı ürünlerine karşı bir eğilimleri vardır.
B. Şiirde hece ölçüsünün çeşitli duraklarını kullanmışlardır.
C. Millî duyarlılığa büyük oranda yer vermişlerdir.
D. Serbest nazım, onların asla vazgeçemediği bir nazım biçimidir.
E. Sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya gayret etmişlerdir.


4. “Ziya Gökalp’ın halka doğru ilkesi üzerinden yürümüş ve memleketçi şiiri savunmuştur. Anadolu’nun pek çok şehrini gezmiş, bu vesileyle değerli birçok ismin edebiyat dünyası tarafından tanınmasını sağlamıştır. Âşık Veysel, Âşık Ali İzzet bunlardan sadece birkaçıdır. Memleket konuları yanında saf şiire uygun eserler de vermiş ve Nerdesin şiiri bu anlamda büyük ün kazanmıştır. Şiirlerinde halk edebiyatı malzemelerinden fazlasıyla faydalanmış ve böylece zengin bir içerik ortaya koymuştur.” Yukarıda bahsedilen ve Cumhuriyet Döneminde millî zevk ve anlayışı sürdüren şair kimdir?
A. Arif Nihat Asya
B. Faruk Nafiz Çamlıbel
C. Ahmet Kutsi Tecer
D. Orhan Seyfi Orhon
E. Fazıl Hüsnü Dağlarca


5. Sanatçıların şiir anlayışlarına göre yapılan aşağıdaki gruplardan yanlış olanı belirleyiniz.
A. Yahya Kemal Beyatlı-Ahmet Hâşim-Ahmet Muhip Dıranas
B. Orhan Seyfi Orhon-Halit Fahri Ozansoy-Faruk Nafiz Çamlıbel
C. Arif Nihat Aasya-Kemalettin Kâmi Kamu-Zeki Ömer Defne
D. Sabri Esat Siyavuşgil-Ziya Osman Saba-Vasfi Mahir Kocatürk
E. Orhan Şaik Gökyay-Ahmet Kutsi Tecer-Necip Fazıl Kısakürek



6. Aşağıdaki şair ve eser eşleştirmesini uygun biçimde yapınız.
Faruk Nafiz Çamlıbel- Çoban Çeşmesi
Ahmet Kutsi Tecer- Nerdesin
Orhan Şaik Gökyay- Bu Vatan Kimin
Arif Nihat Asya- Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor

Mesajı son düzenleyen Saw ( 11-02-15 - 01:10 )
 
Eski 10-02-15, 21:18 #4
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan C: 12.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Mevsim Yayınları) (2014-2015)



İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


12.SINIF MEVSİM YAYINLARI EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 80


Hazırlık
1. “Vezinli ve kafiyeli her sözün şiir olma zorunluluğu yoktur; her şiirin vezinli ve kafiyeli olmadığı gibi.”Bdiyen Tanzimat sanatçılarından Recâizâde Mahmut Ekrem, Cumhuriyet Döneminde faaliyet yürüten Garipçilere ilham olmuş mudur? Yorumlayınız.

2. Garipçiler, II. Dünya Savaşı’nın buhranlı dönemlerinde ortaya çıkmış ve şiirdeki pek çok kuruludeğere meydan okumuşlardır. Onların bu tavırlarında ve Garip hareketinin ortaya çıkmasında dönemdeki sosyal problemler ve bireysel sıkıntılar da etkili olmuş mudur? Anlatınız
3. Şiirin olmazsa olmaz diye düşündüğünüz değerleri var mıdır? Başarılı bir şairin mutlaka dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir? Anlatınız.



12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 81

Etkinlik
CEVAPLAR SORULARIN ALTINDAKİ RESİMDE...
79. sayfadaki 1. etkinlik doğrultusunda getirdiğiniz şiirleri karşılaştırınız ve şairin şiir anlayışındaki bu değişimin sebeplerini dönemin sosyal ve edebî şartlarını da dikkate alarak yorumlayınız.



1. İstanbul Türküsü şiirinden hareketle şiirin oluşmasına imkân sağlayan zihniyeti belirleyiniz.


2. Serbest nazımla kaleme alınan şiirlerin halkın yaşam tarzını en iyi biçimde yansıtmada şaire daha özgür bir düşünce ve ifade ortamı sunduğunu söyleyebilir misiniz? Düşüncelerinizi sözlü olarak anlatınız.


3. Şiirde halkın anlayabileceği kelimelere yer verilmesi, halk arasındaki sıradan insanların duygu ve düşünce dünyalarının ele alınması şairin tercihindeki hangi unsurları gösterir? Sözlü olarak ifade ediniz.


4. Garipçiler pek çok sahada geleneksel şiirin tabularını yıkıp doğal ve basit söyleyişe yönelmişlerdir.Bununla birlikte o basit ve çocuksu sözler, bilinçaltından da beslenmiştir. Buna göre İstanbul Türküsü’ nde bilinçaltından yararlanıldığını gösteren ipuçları var mıdır? İnceleyiniz. Tespitlerinizi tahtaya yazınız.


5. Orhan Veli’nin İstanbul Türküsü isimli şiirinde dizelerin birbirleriyle ilişkisi, cümlenin bir dizede tamamlanıp tamamlanmaması ve cümlelerin kuruluşlarındaki şiirsellik ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Açıklayınız.


6. İstanbul Türküsü şiirinin temasını bulunuz.


a. Temanın edebiyat geleneği içindeki yerini önceki bilgilerinizi kullanarak aşağıdaki tabloya yazınız.Temanın İstanbul Türküsü’nde ele alınışı:
Temanın gelenek içinde ele alınışı:
b. İstanbul Türküsü şiirinde bireysel bir durum, sosyal ortamla bağlantısı koparılmadan anlatılıyor. Bu durum, şaire nasıl bir ifade imkânı sunmuştur? Anlatınız.


Etkinlik
İstanbul Türküsü şiirinde ele alınan temanın halkın yaşam biçimi, gelenek ve görenekleriyle nasıl bir bağlantısının olduğunu tartışınız. Bu bağlamda eser ile sosyal hayat arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.


7. İstanbul Türküsü şirinin dil ve anlatım özellikleri ile ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
a. Söz sanatlarına yer verilip verilmediğini inceleyiniz.

b. Garipçilerin şiirde imgeye karşı çıkma sebepleri nelerdir? Anlatınız.


12.SINIF EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 82



CEVAPLARI SORUNUN ALTINDA...
8. Orhan Veli’nin mensubu olduğu edebî hareketi göz önüne alarak onun şiirde anlama verdiği değeri
İstanbul Türküsü şiiri ekseninde açıklayınız. Şairin şiirlerinde gizli ve kapalı bir anlam kullanmayarak kelimelerin ilk anlamlarını kullanmasının sebebi sizce ne olabilir? Bunu şiirden seçeceğiniz örneklerle anlatınız.



9. Şiirde hitap edilen kesim hangisidir? Bu kanıya nasıl ulaştınız? Şiirdeki kelime kadrosu ile halk arasındaki ilişkiyi bu bağlamda değerlendiriniz.


10. Orhan Veli ve arkadaşlarının şiirde yaptıkları farklı atılım, şiir dünyasına değişik bir renk ve söyleyiş güzelliği katmış mıdır? Açıklayınız.


11. İstanbul Türküsü şiirinde şair, neden çağrışımlardan uzak bir ifade yolunu tercih etmiştir? Bu durumun şiirdeki ifade kolaylığına bir etkisi var mıdır? Yorumlayınız.


Etkinlik
Yukarıdaki paragrafta anlatılanları dikkate aldığınızda İstanbul Türküsü şiirinde şairin tercihini akıldan yana mı, duygudan yana mı kullandığını söylersiniz? 79. sayfadaki 2. etkinlikte gerçeküstücü akımın ilkeleri üzerine yaptığınız araştırmalarınızdan da faydalanarak bunu sebepleriyle birlikte defterinize yazınız.




  • Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde yeni bir çığır açan Orhan Veli Birinci Yeni (Garipçiler) hareketinin en önemli ismidir.
  • Orhan Veli, Türk şiirinde Oktay Rifat, Melih Cevdet'le birlikte büyük bir atılım yapmış yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.
  • 1941'de GARİP adlı şiir kitabı ve yazdığı Önsöz'de Türk şiirine yepyeni bir hava getirmek getirmek gerektiğini savunur.
  • Orhan Veli’nin yazdığı önsözünde, “hece ölçüsü ve uyağın şiiri yozlaştırdığı”savunuluyor, “şiirin insanın beş duyusuna değil, beynine seslenen bir söz sanatı olduğu” belirtiliyordu.
  • Şairaneliğe, edebi sanatlara, ölçü ve kafiyeye karşıdır.
  • Türk şiirini yıpranmış kalıplardan, klişe sözlerden kurtarıp sokağa, gerçek hayata, yapmacıksız ve doğal bir söyleyişle günlük yaşamın arasına taşımıştır.
  • Yalın anlaşılır, halk diliyle esprili, nükteli ve realist tarzda şiirler yazmıştır.
  • Onda nükteli realizm ve lirizm vardır.
  • "Yaprak" adlı edebiyat dergisini çıkarmış, La Fontaine'inkine benzer fabller yazmıştır.
  • Nasrettin Hoca fıkralarını nazma dönüştürmüştür.
  • Rumelihisarı’ndaki Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Eserleri
Şiir
Garip, (1941- O. Rifat ve M. Cevdet ile birlikte)
Vazgeçemediğim (1945)
Destan Gibi (1946)
Yenisi (1947)
Karşı (1949)
Nasrettin Hoca Hikâyeleri (1949)
Bütün Şiirleri (1951).
Düzyazı
Nesir Yazıları (1953), Edebiyat Dünyamız (1975), Bütün Yazıları (1982- 1. Cilt "Sanat Edebiyat Dünyamız", 2. Cilt "Bindiğimiz Dal").


Çeviri
Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı (1943- A. De Musset'den), Scapin'in Dolapları (1944- Moliere'den), Fransız Şiiri Antolojisi (1947), W.Shakespeare, Hamlet Ve Venedikli Tüccar (1949- C. Labm'dan - Ş. Erdeniz'le), Saygılı Yosma (1961- J. P. Sartre'den), Batıdan Şiirler (1963).





12.SINIF EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 84



Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerden Bana Bir Seslenen Var ile Garip hareketietkisiyleyazılmış Sen ve Başkalarıve Güzel Havalar şiirlerini yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından karşılaştırınız.Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.


2. Garip şiir hareketinin aşağıda istenen özelliklerini noktalı yerlere yazınız.
Ne zaman, kimler tarafından oluşturulduğu:
Eski şiir alışkanlığından farklı olan tarafı:
Vezin ve kafiye konusundaki eğilimi:
Söz sanatlarının kullanımı:
Kimlere, nasıl hitap ettiği:
Resim, müzik gibi diğer güzel sanatlarla ilişkisi:
Anlam ve derinlik meselesi:

Mısra dizilişleri ve bu dizilişte bir kuralın olup olmadığı:

12.SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI SAYFA 85



Ölçme ve Değerlendirme
1. Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
Garipçiler bilinçaltının imkânlarından da faydalanmışlardır.
Garip şiirinde gerçeküstücülük akımının etkileri görülmektedir.
Garipçiler, şiirde resim, müzik gibi sanatların iç içe geçmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu, sonradan Garip anlayışından uzaklaşmışlardır.
Garip hareketinin temsilcileri, önce Garip dergisinde şiirler yazmaya başlarlar.
Garipçiler modern Türk şiirine kuralsızlığı getirmişlerdir.
Garipçiler halktan uzak konulara yönelmişlerdir.



2. Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Şiirde her sözcük yer alabilmeli, şairanelikten kaçınmalı ve söz sanatları kullanılmamalıdır diyen
Cumhuriyet Dönemi edebî topluluğu
b. Garip hareketinin kurucuları:.
c. Oktay Rifat Hozorcu isimli şiiriyle Garip anlayışından
uzaklaşarak şiirine yönelmiştir.
ç. II. Dünya Savaşı’nın toplumda yaydığı inançsızlık, her şeye güvensizlik ve kurulu düzene
meydan okuma yaklaşımı edebiyatta ortaya çıkmasına zemin
hazırlamıştır.
d. Garip şiir hareketine aynı zamanda de denilmektedir.
e. Garipçiler şiir anlayışlarını yılında yayımlanan
ifade etmişlerdir.

f. Garipçiler duygudan çok hitap etmişlerdir.



ÖLÇME-DEĞERLENDİRME CEVAPLARI
12.Sınıf Türk edebiyatı mevsim yayınları cevapları sayfa 86
ÖLÇME-DEĞERLENDİRME CEVAPLARI
1940-1960 süreci toplumcu şiirin özelliklerini araştırınız (89. sayfadaki 1. soruya yöneliktir.).
cevabı için
1940-1960 süreci toplumcu şiirin özellikleri





Nâzım Hikmet’in 1938’deki mahkûmiyeti dolayısıyla şiir dünyasından çekilmesinden sonra, daha önce yayımlanmış şiirlerinden fikir ve nâzım tekniği bakımından etkilenmiş bazı şairler, onun şiirdeki yolunu değişik bir şekil ve üslûpta devam ettirirler. Yanıltıcı bir şekilde “Toplumcu Gerçekçi Şairler” diye adlandırılan, kimi zaman da “1940 Kuşağı” adı altında toplanan bu şairler arasında Rıfat Ilgaz (d. 1911-), Cahit Irgat (1916-1971), Suat Taşer (d. 1919), Ömer Faruk Toprak (1920- 1979), Arif Damar (d. 1925), Mehmet Başaran (d.1926), Hasan Hüseyin Korkmazgil (1927-1984) ve Ahmed Arif (1927-1991) dikkati çekerler. Marksist fikirler doğrultusunda toplumun sorunlarını ön plâna çıkaran bu şairler, 1940-1960 arasında ve daha sonraki yıllarda birçok şiir kitabı yayımlamışlardır. Siyasî iktidarlara karşı çıkan ve bu yüzden birçok kovuşturmalara uğrayan bu şairler, şiirlerinde yoksulluk, siyasî baskılar, hürriyetsizlik, faşizm, emperyalizm, kapitalist sömürü, sosyal adaletsizlik, mutlu azınlık gibi temaları sık sık işlemiş olmakla birlikte katı ideolojik kalıplardan ve sloganlardan mümkün mertebe uzak dururlar. Dolayısıyla bunların eserlerinde kendi kişisel sorunları, özlemleri, duyguları, hayalleri de önemli bir yer tutar.


Bu yolda yazan şairler arasında özellikle Ceyhun Atuf Kansu ile Attilâ İlhan ön plâna çıkan iki önemli isimdir. Önceleri halk şiiri geleneğine bağlı şiirler yazan Ceyhun Atuf Kansu (1919-1978), daha sonra yukarıda adları sayılan toplumcu gerçekçi şairlere katılarak Anadolu’nun dertlerini, acılarını, sevinç ve mutluluk özlemlerini dile getiren şiirler yazmıştır.

1946’da CHP Şiir Yarışmasında bir şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi iki ünlü şair arasında ikincilik ödülünü alarak beklenmedik bir ün kazanan Attilâ İlhan (d. 1925) ise gerek şiiri gerekse şiir ve edebiyata yeni bir yön vermeyi amaçlayan eleştirel yazılarıyla 1950 sonrasında dikkati çeken bir isim olmuştur. Şiirinin karakteristik örneklerini 1954’te yayımladığı Sisler Bulvarı’nda ortaya koyan Attilâ İlhan’ın şiiri, hem toplumsal hem bireysel, hem batılı hem de Türk olma iddiası güden imajist bir şiirdir. Ancak onun şiir tarihimizdeki asıl önemi, 1952’de çıkmaya başlayan Mavi dergisinde 1954’te Garip şiirine yönelttiği eleştirilerinden ileri gelir. Bu dergide hem Garip şiirinden hem de diğer toplumcu gerçekçi şairlerden farklı “sosyal realizm” adını verdiği bir edebiyat hareketi uyandırmaya çalışan Attilâ İlhan’ın yazıları, amacına ulaşamamakla birlikte, özellikle Garip şiirine yönelttiği eleştirilerle etkili olmuş ve bir bakıma II. Yeni Şiirinin yolunu açmıştır. İlhan, aslında hissî bir hava taşıyan bu eleştirilerinde Garip şiirini batıyı taklit etmek, yerli bir sanat görüşüne dayanmamak ve dolayısıyla toplumun gerçeklerinden uzak olmakla suçlamış ve sadece bir anlam şiiri olmayı hedefleyen Garip Hareketi’nin imajı yok ederek şiiri bir söz oyunu, bir şaka haline getirdiğini ileri sürmüştür. Ancak buna benzer eleştiriler, Attilâ İlhan’dan daha önce Hisar şairleri tarafından dile getirilmiş olmakla birlikte, edebiyat dünyamızda fazla bir yankı bulmamıştı.


Mesajı son düzenleyen Saw ( 11-02-15 - 01:10 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, türk, cumhuriyet, dönemi, edebiyatı, olarak, ile, edebiyatının, laiklik, memleket, eserlerde, atatürk, dönem, yeni, nasıl, metinde, milli, ele, hareketle, hem, milletin, toplumsal, devri, metinlerden, düşünce

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 19:48
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018