Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 02-11-17, 13:32 #1
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Arrow Yakıt Kullanımı Hakkında Herşey


Merhaba arkadaşlar bu konu altından yakıt yullanımı kakkında herşeye ulaşabileceksiniz


sekizsilindir.com

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 13:40 #2
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Rölanti nedir? Motor rölantide ne kadar yakıt tüketir?




İçten yanmalı motorlar çalıştıkları andan itibaren yakıt tüketmeye başlarlar. Motorun çalışmasına rağmen aracın hareket etmemesini ise debriyaj sağlar. Vitese takılı olmayan motor aktarma organlarına dönme hareketini iletmez ve motor çalışmasına rağmen araç hareket etmez. Ancak bir çok kullanıcı araç hareketsiz ancak çalışıyorken çok az yakıt tükettiklerini düşünür ancak durum bu düşünceden farklıdır.

Rölanti nedir?

Rölanti kelimesi dilimize Fransızca "Ralenti" kelimesinden geçmiştir. Tanım olarak ise motor çalışır halde aracın hareketsiz durumda olması demektir. Aracın rölanti durumda olması ise farklı motor tiplerine ve markalarına göre değişmekle beraber motor devrinin genelde 500 ile 1000 devir/dakika arasında olmasıdır. Zaten bu devirlerin altında motorun çalışması durumunda tekleme ve durma ihtimali doğar.

Motor rölantide yakıt tüketir mi?

Rölanti durumundayken mümkün olan en az devri çevirerek çalışması gereken motor, krank milindeki dönme eylemini pistonların yukarı aşağı hareket etmesi ile sağlayabilir. Pistonların yukarı aşağı hareket etmesi ise ancak yanma sonucu gerçekleşir. Yanma demek yakıt tüketimi demektir. Sonuç olarak araç durağan ise ve motor çalışıyorsa yakıt tüketimi gerçekleşir.

Diğer taraftan araç hareketliyse ancak ayak gazda değilse motor yine en alt devirde çalışır. Ancak enjektörlü araçlar yakıt tüketmez. Bunun nedeni ise pistonların yanma sonucu değil aracın hareketi sonucu boşta hareket etmesindendir. Hatta vites küçültüldüğünde motor freni meydana gelir ve devir artar. Motor 5000devir/dakika veya üstüne bile çıksa yine boşta çalışır ve yakıt tüketmez.

Motor rölantide ne kadar yakıt tüketir?

Motorun rölantide kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu yakıt, araç herhangi bir yol almadığı için saat bazında ifade edilir. Motorun tipine, hacmine ve silindir sayısına göre, ayrıca klima çalışıp çalışmadığına, ortam sıcaklığına ve motor sıcaklığına göre de değişebilmektedir.Genellikle motorlar rölanti durumunda saatte 0.3 litre ile 2.5 litre arasında yakıt tüketirler. Bu rakamlar ilk bakışta düşük gibi görünebilir ancak basit bir hesapla bu tüketimin ne anlama geldiğini anlatacağız. Aşağıda BMW'ye ait 4 silindirli dizel ve 6 silindirli benzinli motorları için rölanti tüketimi verileri mevcuttur. Biz 4 silindirli dizel motorun rölanti değerleri üzerinden giderek hesap yapacağız. Aracınızda bulunan bilgisayar üzerinden anlık tüketim değerlerine bakarak kendi aracınız için hesaplama yapabilirsiniz.

Not: Otomatik şanzımana sahip araçlarda D konumunda iken tork konvertörü devreye girer ve belirtilen değerlere yaklaşık 0.3 - 0.5 litre / saat ekleme yapılması gerekebilir. Otomatik şanzımana sahip bir aracınız varsa anlık tüketim kısmını açarak araç rölantideyken hem P konumuna hem de D konumunda bu ekranı izlerseniz farkı görebilirsiniz.

BMW 4 silindirli dizel motoru rölanti tüketim verileri (hesaplamalarda bu motorun saatte ortalama 0.8 litre tükettiği varsayımı yapılarak hesaplama yapılmıştır)
  • Soğuk motor - ilk çalıştırma
    • 1.4 litre / saat
  • 90C'de tamamen ısınmış motor
    • 0.5 litre / saat - herhangi bir elektrik yükü olmadan
    • 0.6 litre / saat - aydınlatmalar açık
    • 1,0 litre / saat - klima devrede
    BMW 6 silindirli benzin motoru rölanti tüketim verileri
    • Soğuk motor - ilk çalıştırma
      • 2.0 litre / saat
    • 90C'de tamamen ısınmış motor
      • 1.3 litre / saat - herhangi bir elektrik yükü olmadan
      • 1.4 litre / saat - aydınlatmalar açık
      • 2.0 litre / saat - klima devrede
  • Dizel BMW motorunun gün içerisinde rölantide karma olarak sıcak-soğuk, klimalı-klimasız ve gece-gündüz saatte 0.8 litre yakıt tükettiğini varsayalım.
    • 1 litre motorin: 3.5TL
    • 0.8 litre motorin: 0.8 lt x 3.5 TL = 2.8TL
    • Bu araç rölantide 1 saat bırakılırsa 2.8TL yakıt tüketir.
    • 1 dakikada tüketim ise : 2.8TL / 60dakika = 0,047TL = 4.7 Kuruş
    • Bu araç rölantide 1 dakika bırakılırsa 4.7 kuruş yakıt tüketir.
    • 1 dakikada 4.7 kuruş rölanti tüketimine sahip motor 4.5 dakikada 21 kuruş tüketir.
  • Bu motor 100km/saat hız ile ortalama olarak 100km'de yaklaşık 6 litre yakıt tüketsin.
    • 1 litre motorin: 3.5TL
    • 6 litre motorin: 6 lt x 3.5 TL = 21 TL
    • Bu araç 100km/saat sabit hız ile 100km'de 21 TL yakıt tüketir.
    • 1 kilometredeki tüketim ise : 21 TL / 100km = 0,21 TL = 21 Kuruş
    • Bu araç 100km/saat sabit hızda 1 kilometrede 21 kuruş yakıt tüketir
Yaklaşık 4.5 dakika rölantide beklemek = 100km/saat hız ile 1 km boyunca sürüş
  • En kötü senaryo
    • Otomatik şanzımana sahip, kliması açık, gece ortamında tüm aydınlatmaları açık ve motoru soğuk yola yeni çıkan bir araç dur kalk trafiğinde ve ışıklarda 1 dakikalık beklemede 100km/saat hız ile 1 kilometre boyunca sürüşe denk yakıt sarfiyatı yapabilir. (1 dakika rölanti = 1 km yol)
Ne kadar süre beklemede motoru kapatmak gerekir?

Motorlar her kapatılıp açıldıkları zaman yağın kartere süzülmesi nedeniyle çok az da olsa her seferinde aşınırlar. Ancak kısa süreli açma-kapatmalarda bu aşınma önemsenmeyecek derecede azdır. Ayrıca motoru çalıştırmalarda tüketim anlık yükselir. Genel olarak 15-20 saniyenin üstündeki sürelerde motoru kapatmak yakıt tasarrufu sağlar. Birçok trafik ışığının ortalama 60 saniye sürdüğü düşünülürse motoru kapatıp tekrar çalıştırmak ciddi tasarruf sağlar.

Start-Stop sisteminin önemi

Bu sistem rölantideki yüksek tüketim değerleri nedeniyle ortaya çıkmıştır. Aracın durduğunu hissettiği anda motoru kapatır ve herhangi bir pedal ve direksiyon hareketinde motoru hızlıca tekrar çalıştırır. Gün geçtikçe birçok araçta standart hale gelmektedir ve ciddi yakıt tasarrufu sağlama potansiyeli vardır. Her ne kadar biraz rahatsız edici bir çalışma tarzı olsa da fosil yakıtların tüm dünyada azalmasının da etkisiyle 5-6 yıl içerisinde tüm yeni araçlarda standart olması muhtemel görünüyor. Türkiye gibi yüksek miktarda enerji ithal eden bir ülkede ise kesinlikle zorunlu olması gereken bir donanım olduğunu düşünüyoruz.

Rölantide geçirilen vaktin Türkiye'ye maliyeti

Aşağıda belirtilen zaman ve tüketim verilerinin en iyi ihtimalle olabileceğini düşünüyoruz. Bu değerlerin çok daha yüksek çıkma ihtimali de bulunuyor.
  • Ülkemizde otomobil, kamyonet, minibüs, kamyon, kamyonet..vs 19 milyon araç var
  • 1 araç rölantide ortalama olarak saatte 1 litre yakıt tüketsin
  • 1 araç rölantide günde ortalama 3 dakika beklesin
  • 1 litre yakıt ortalama 4 TL olsun
  • 1 araç 3 dakika rölantide 0.05lt yakıt tüketir.
  • 0.05lt litre yakıt ortalama 0,2 TLdir
  • 19 milyon araç x 0.2 TL = 3.8 Milyon TL (tüm araçların 1 gündeki rölanti tüketimi)
  • 1 yılda : 365 gün x 3.8 Milyon TL = 1.387 Milyar TL'dir.
Sonuç olarak rölantide geçirilen vaktin sürücülere 1 yıllık maliyeti 1.387 Milyar TL'dir. Petrolün vergisiz ithalat değeri ve rafine edilmesinin devlete maliyeti 1 litre için yaklaşık 1 TL'dir. Türkiye'ye olan maliyeti ise yukarıdaki toplam değerin 4'e bölünmesiyle 347 Milyon TL olarak elde edilir. Sürücülerin dikkat etmesi, yolların daha akıcı hale getirilmesi, trafik ışıklarının daha iyi ayarlanması ve start-stop sisteminin yaygınlaşmasıyla bu miktardan en az yarı yarıya tasarruf edilebilir .
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 13:47 #3
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Lastik hava basıncının yakıt tüketimine, yol tutuşa ve aşınmaya etkileri nelerdir?




Lastik hava basıncı birçok otomobil kullanıcısı tarafından çok fazla önemsenmese de hem lastiğin kendisini hem de aracın sürüş özelliklerini önemli oranda etkiler. İşin ilginç tarafı ise lastik değişimi yapan yerlerin önemli bir kısmında bile bu konuya gereken önem verilmemektedir.

Öyle ki lastiklere hem fazla hava basılmaktadır hem de oldukça fazla lastikçinin hava kompresörü ayarsız olduğu için doğru hava basıncı rakamını göstermemektedir. Bu nedenle lastik değişimi yaptıktan sonra hava basınçları mutlaka sürücü kapısı içinde veya yakıt deposu kapağı içinde yer alan etikette yer alan değerler ile karşılaştırılmalıdır. Bu etikette yer alan değerler soğuk haldeki lastiğin sahip olması gereken hava basınç değerleridir.



Lastikler araçların yol ile temas eden tek parçasıdır. Aracınız ne kadar iyi durumda olursa olsun lastik havaları yerinde değilse hem yol tutuş ve konfor özellikleri azalabilir hem de düzensiz aşınabilir. Düşük havaya sahip olan lastikler yüksek havaya sahip olan lastikten daha tehlikeli durumlara yol açabilir. Lastiklerin hava kaçırdığı gözle tespit edilirse hava kontrol kalemi ile kontrol edilmesi gerekir. Ayrıca her ne olursa olsun en az haftada bir lastik basınçlarının kontrolü şarttır. Akaryakıt istasyonuna gidip bu işle uğraşmamak için de her araçta hava kontrol kaleminin bulunması şarttır.



Yol tutuş
Araçların yola teması sadece lastikler vasıtasıyla gerçekleşir ve bu nedenle de lastik hava basıncı aracın yol tutuş özelliklerini doğrudan etkiler. Lastik hava basıncı üreticinin önerdiği değerlerin üstünde veya altında ise yol tutuş özelliklerinde azalma meydana gelir. Bu basınç farkı hem lastik tabanının hem de lastik yanağının davranışlarını etkiler.
  • Taban ile alakalı yol tutuş azalması
Lastiği ideal basıncından farklı bir basın ile şişirmek, tabanın yola temas alanının değişmesine neden olur. Normalde lastik tabanında bulunan tüm yüzeylerin yol ile temas etmesi gerekir. Ancak hava basıncı düşük olan lastikte orta kısım yere temas etmez veya az temas eder. Bunun sonucu olarak araç, lastiğin dış kısımları ile yola tutunmaya çalışır. Diğer taraftan yüksek hava basıncına sahip olan lastik sadece orta kısımları ile yola tutunmaya çalışır. Bu durumda lastik sadece orta kısmı ile yola temas olduğu için temas alanı yine azalmıştır. Sonuç olarak her iki durumda da lastik olduğundan daha dar bir lastikmiş gibi davranır ve yol tutuş özellikleri de buna bağlı olarak azalır.



  • Yanak ile alakalı yol tutuş azalması
Aracı bir nevi havada asılı bir şekilde taşıyan lastiğin yanaklarıdır. Bu nedenle aracın ağırlığı ve sürüş dinamiklerinin sürekli olarak etkisi altındadır. Lastik ve otomobil üreticileri aracın ağırlığını ve sürüş özelliklerini dikkate alarak ideal lastik basıncını belirlerler. Bir otomobil viraja girdiği zaman lastik tabanının yere tutunmasıyla lastik yanağı kasanın hareketi ile esner ve yol ile araç arasında bir nevi süspansiyon ve bağ görevi görür. Ancak lastik yanağının çok yada az esnemesi istenmez. Diğer taraftan lastik yüksek basınca sahipse yanak az esner, düşük basınca sahipse de çok esner. Her iki şekilde de araç olması gerektiği yol tutuş özelliklerini göstermez.



Konfor
Araçlarda yoldan kaynaklanan bozuklukların absorbe edilmesinde öncelikli olarak süspansiyon sistemi sorumludur. Ancak lastik hava basıncının seviyesi de konforu ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Bu konuda aynen yol tutuş özelliklerine benzer bir şekilde lastik yanağı önemli bir rol üstlenmektedir. Lastik havasının daha az olması aracın genel anlamda yumuşamasını sağlar. Diğer taraftan lastik havasının yüksek olması nedeniyle de yanaklar gerektiği kadar esnemez ve bunun sonucu olarak da aracın konforunda sertleşme meydana gelir.

Ancak bu durumlardan lastik havasının olması gerektiğinden daha düşük bir basınca indirilmesi gerektiği sonucu da çıkarılmaması gerekir. Maksimum konfor isteniyorsa araçtaki yük miktarına da bağlı olarak üreticinin önerdiği minimum lastik basıncı dikkate alınmalıdır. Daha alt seviye de bir basınç belirlemek aracın konforunu yumuşatabilir ancak yol tutuş özelliklerini azaltır. Ayrıca yakıt tüketiminin yükseltmesine ve lastiğin aşırı ısınmasına da neden olabilir.



Konfor konusunda lastik hava basıncının düşük olması bir miktar avantaj sağlarken yakıt tüketimi arttırdığından basit bir şekilde bahsetmiştik. Benzer şekilde lastik hava basıncının yüksek olması yakıt tüketimini düşürmekte fayda sağlamaktadır. Bunun nedeni ise lastiğin tabanının yol ile olan temasının azalmasından ve dolayısı ile sürtünmenin azalmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan düşük hava basıncında da lastik taban teması daha azdır ancak lastik fazla esneyerek bir nevi ağırlaşır ve yuvarlanma direnci artar. Bu da tüketimin artmasına neden olur.

Her iki durum da önerilmez ancak otomobil üreticileri bunun üst limitini belirlemişlerdir. Lastik hava basınçlarının gösterildiği etikette ECO şeklinde bir ifade bulunur ve dikkat edilirse buradaki değerler normal değerlerin oldukça üzerindedir. Bu basınç değerleri tercih edilirse konfor seviyesinde ve yol tutuş özelliklerinde bir miktar düşme olabilir ancak yakıt tüketiminde azalma meydana gelir. Bu değer belirtilmemiş ise normal lastik basıncına 3psi ekleyerek konfor ve yol tutuştan fazla taviz vermeden güvenli bir şekilde yakıt tasarrufu yapmak mümkündür.

Düzensiz lastik aşınması
  • Yüksek basınç nedeniyle aşınma
Lastik havalarının fabrika verilerinden daha fazla şişirilmesi bu tip aşınmaya neden olur. Bunun sonucunda ise lastiğin taban kısmının ortası daha fazla aşınırken kenarları çok daha az aşınarak dengesiz bir aşınma meydana gelir. Lastiğin yere temas alanı da azaldığından dolayı yol tutuş azalır. Ayrıca aşırı basınç nedeniyle sertleşme meydana gelir ve konfor düşer.


  • Düşük basınç nedeniyle aşınma
Lastik havalarının fabrika verilerinden daha az şişirilmesi bu tip aşınmaya neden olur. Bunun sonucunda ise lastiğin taban kısmının kenarları daha fazla aşınırken orta kısmı çok daha az aşınarak dengesiz bir aşınma meydana gelir. Lastiğin yere temas alanı da azaldığından dolayı yol tutuş azalır. Ayrıca düşük basınç nedeniyle lastik daha fazla ısınır, buda lastiğin ömrünü kısaltır ve patlama ihtimalini arttırır. Ayrıca yol tutuş da düşük basınç nedeniyle azalır.



Düşük basınç nedeniyle her iki kenarı aşırı aşınmış orta kısmı az aşınmış bir lastik



Düşük hava nedeniyle ısınan lastik yarılabilir.

Yüksek hızda lastik patlaması

Fabrika verilerinden daha düşük basınç olması durumunda aşırı ısınmaya bağlı olarak lastikte yarılma meydana gelir. Özellikle yüksek hızlara çıkıldığı zaman lastik iyice ısınır ve kauçuk malzemesi özelliğini kaybederek yanak ile tabanın birleştiği kısımda yarılma meydana gelebilir. Aşağıdaki video detaylı izlendiğinde lastiğin patlamadan hemen önce şekil değiştirdiği ve deforme olduğu ve ardından da patladığı anlaşılıyor.

Diğer taraftan lastiğin aşırı şişik olduğu da ihtimal dahilinde bulunuyor. Aşırı şişirilmiş bir lastiğin yüksek hızlarda ısınması dolayısıyla basıncı daha da artar. Bu da lastiğin dayanabileceği maksimum basıncın üzerine çıkmasına neden olabilir ve patlama meydana gelebilir.


  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 13:47 #4
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Yanlış yakıt kullanılırsa ne olur?



Türkiye'de 19 milyonun üstünde karayolu taşıtı bulunuyor be bu araçların 10 milyonunu otomobiller oluşturuyor. Bu otomobillerin %30'u dizel motora, %70'i de benzinli motora sahip. Geri kalan 9 milyon araç kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs gibi dizel motora sahip araçlardan oluşuyor.

10 milyon otomobilin kullandığı yakıt ise %30 dizel, %29 benzin ve %41 LPG olarak dağılıyor. Görüldüğü üzere otomobiller için dizel ve benzin kullanımı şimdilik neredeyse aynı görünüyor. Bazı araçların dış görünümünden hiçbir şekilde dizel veya benzinli olduğu anlaşılamazken bu ayrım genellikle motorun bagaj kapağında bulunan harfler vasıtasıyla gerçekleşiyor.

Ağır vasıta ve hafif ticarilerin dizel yakıt kullandığı, LPG'nin de benzinli otomobillere monte edildiği yaygın bir şekilde bilinir ve yanlış yakıt kullanımı bu tip araçlarda çok fazla olmamaktadır. Diğer taraftan dizel ve benzin kullanan otomobillerin sayısının birbirine oldukça yakın olması nedeniyle bazen yanlış yakıt alınması da meydana gelebilmektedir. Bu durum sürücünün veya pompacının dalgınlığı nedeniyle gerçekleşebilmektedir.

Dizelin benzinli bir araca veya benzinin dizel bir araca konulması durumunda ise motorda ve aracın diğer aksamlarında ağır hasarlar olabilmekte ve büyük masraflar çıkabilmektedir.

Dizel araca benzin koyulursa ne olur?

Benzin pompası uçlarının dizel aracın depo girişinden daha dar olması nedeniyle riski yüksek olan ve daha olası bir durumdur ve hasar diğer ihtimale göre fazla gerçekleşir. Modern dizel motorlarda işletim sistemleri bu durumu tespit edip aracı güvene alsa da bu yine de meydana gelebilecek bir hadisedir.

Dizel motorlu araçlarda benzin kullanımı durumunda araç büyük bir ihtimalle çalışır ve bu nedenle sürücüyü yanıltabilir. Yol almaya devam eden sürücü ne kadar fazla yol yaparsa motora o kadar zarar verir. Dizel araçlarda masrafın daha fazla olmasının bir nedeni de fazla yol almaktan dolayıdır. Araç hareket etmezse masraf çok daha az olur.

Dizel araçlar oldukça yüksek basınca sahip enjektörlere sahiptir. Bu enjektörler herhangi bir bujiye ihtiyaç olmadan püskürtme vasıtasıyla hava-yakıt karışımını tutuştururlar. Dolayısı ile dizel enjektörleri benzinli motorlardaki enjektörlere göre çok daha hassas ve pahalıdırlar.

Dizel yakıtı benzine göre daha yoğun, zor tutuşan ve yağ bazlı bir yakıttır ve enjektörlerin yağlanması görevini de görür. Benzin ise solvent bazlıdır, daha incedir, yağlama özelliği daha azdır ve çabuk tutuşmaya meyillidir. Bu nedenle dizel yakıt yerine benzin kullanılırsa bu yağlama özellikleri azalır, geç tutuşması gereken yakıt erken tutuşur ve düzensizliğe neden olur. Kuruluk nedeniyle enjektörlerde mikron boyutunda metal parça kopmaları meydana gelebilir ve bu parçalar püskürtme sistemine zarar verebilir. Ayrıca bir süreliğine de olsa kuru çalışma motor parçaları içerisinde paslanmalara neden olabilir. Sonuç olarak uzun kullanımlarda motor o kadar fazla hasar görür ki tamirat masrafı sıfır motor bedelini bile geçebilir.



Benzinli araca dizel koyulursa ne olur?

Akaryakıt istasyonlarındaki dizel pompa uçlarının benzinli aracın depo girişinden daha geniş olması nedeniyle daha nadir gerçekleşen bir durumdur. Olma ihtimali diğer duruma göre daha azdır ve daha az masraflıdır.

Benzin, dizel yakıta göre çok daha hızlı tutuşan bir akaryakıt cinsidir ve bujilerin çakma gücü benzini tutuşturacak şekilde tasarlanmıştır. Benzin yerine dizel yakıt kullanımı durumunda hava-yakıt karışımının tutuşması çok daha zor gerçekleşecek veya gerçekleşmeyecektir. Dolayısı ile motorun çalışmama ihtimali de bulunmaktadır. Çalışması durumunda ise oldukça vuruntulu ve egzozdan yoğun duman çıkan bir sürüş gerçekleşir ve bir süre sonra motor durur. Çalışmayan veya kısa bir süre çalışan motorda parçalar da fazla hareket etmeyeceği için dizel motorda benzin kullanmaya göre hasar ihtimali oldukça çok daha azdır.

Aşağıda izleyeceğiniz videoda benzinli Ford Escort araca dizel yakıt, dizel Opel Astra araca ise benzin yakıt koyuluyor. Bu araçlarda bulunan motorlar 20-25 yıl öncesinin teknolojisine sahip. Dolayısı ile tepkileri de daha az. Günümüz araçlarında bu tepkiler çok daha fazla olabilmekte ve hasar ihtimali artmaktadır.



Yanlış yakıt kullanılırsa ne yapılması gerekir?
  • Pompa başında yanlış yakıt alındığı tespit edilirse araç kesinlikle çalıştırılmamalıdır.
  • Bu şekilde yol alındıysa hemen aracı kenara çekip motoru kapatmak gerekir.
  • Servis noktasına aracı kullanarak gidilmemeli mutlaka çekici çağrılmalıdır.
  • Ne kadar yanlış yakıt alındığı kayda alınmalıdır.
  • Depodaki yanlış yakıt mutlaka tamamen boşaltılmalıdır.


Yanlış yakıt kullanılırsa hangi parçalar zarar görebilir?


Aracın çalışıp çalışmadığına ve katedilen yola göre değişkenlik gösterse bazı parçalar ciddi hasar görebilir ve değişmesi gerekebilir.
  • Yakıt enjektörleri
  • Yakıt pompası
  • Yakıt filtresi
  • Yakıt sistemi boruları
  • Katalitik konvertör (benzin)
  • Dizel partikül filtresi (dizel)
  • Sübap sistemi
  • Yakıt deposu
Yanlış yakıt kullanılırsa sorumluluk kimdedir?

Yanlış yakıt istasyon tarafından konulursa;

  • Akaryakıt İstasyonlarının genellikle bu konuda sigorta kapsamları vardır. Hatalı durumdaysalar bu sigortayı kullanırlar ve zararı karşılarlar.
  • Araç kaskoya sahip ise yaklaşık 1000TL ile sınırlı hasarsızlığı etkilemeyen "yanlış yakıt" kapsamı vardır ve tamirat bu şekilde gerçekleştirilebilir.
Sürücü yanlış yakıtı bidonla kendi koymuşsa;
  • Tüm sorumluluk kendisine aittir ve araç kaskoya bile sahip olsa zararı kendisi karşılamak zorundadır.
Yanlış yakıt alma ihtimali ne zaman artar?


Yanlış yakıt kullanmak oldukça düşük bir ihtimal bile olsa tüm dünyada her yıl en az 200.000 sürücü bu hata ile karşılaşmaktadır. Bu durumun ihtimali ise bazı nedenlerle artmaktadır.
  • Tanımadığınız bir akaryakıt istasyonundan yakıt almak
  • Kırsalda bulunan akaryakıt istasyonlarından yakıt almak
  • İçinde ne tip yakıt olduğuna emin olmadan bir bidonu kullanmak
  • Yakıt alırken çevrenizdekilerle veya telefonla konuşmak ve meşgul olmak
  • Aile veya şirket içerisinde bulunan farklı yakıt kullanan araçları değişimli kullanmak
  • İyi tanınmayan kiralık araç kullanmak
  • Farklı yakıt kullanan yeni bir araç alındığında alışkanlık gereği yanlış yakıt almak
  • Sıkışık bir zamanda acele bir şekilde yakıt almak
  • Tecrübesiz ve dalgın pompacıya denk gelmek
SONUÇ
  • Benzin pompası ucunun daha dar olması nedeniyle dizel araca benzin konulması daha büyük bir ihtimaldir. Dizel motora sahip bir araç benzin yakıt ile çalışır ve yol alabilir, Bazı sürücüler bu durumu anlamayabilir ve ne kadar yol alırlarsa motora o kadar zarar verirler ve sonuçta motorun komple değişmesi bile gerekebilir. Ayrıca genel olarak dizel motor parçaları benzinli motorlara göre daha pahalıdır.
  • Dizel pompası ucunun daha geniş olması nedeniyle benzinli araca dizel yakıt konulması daha düşük bir ihtimaldir. Benzinli motora sahip bir araç dizel yakıt ile zor çalışır veya çalışmayabilir. Oldukça vuruntulu ve dumanlı gerçekleşen bir sürüş sonrası araç durabilir veya sürücü durma ihtiyacı görebilir. Bu sayede araca verilen hasar genelde daha azdır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 13:50 #5
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Geniş lastik yakıt tüketimini neden yükseltir?



Üreticiler araçların yol tutuş-tüketim dengesinin optimum şekilde gerçekleşebilmesi için taban genişliğine özel önem verirler. Lastik tabanı genişledikçe kuru havada yol tutuş artar ve aracın genel görünümü de daha oturaklı olur.

Ancak bu avantajlarının yanında lastik tabanının genişletilmesi yol ile olan teması ve dolayısıyla sürtünme yüzeyini de artıracağı için yakıt tüketiminin yükselmesine ve performansın da azalmasına neden olur. Fabrikanın önerdiği lastik ölçüleri arasında bile tüketim farklılıkları olmaktadır. Ayrıca geniş lastik her ne kadar kuru yolda yol tutuşu arttırsa da ıslak yolda ibre tersine döner ve yol tutuş kayma yüzeyinin artması nedeniyle azalır. Özellikle karlı ve buzlu yollarda dar lastikler geniş lastiklere göre oldukça avantajlıdır.

Genel bir değer vermek gerekirse modelden modele ve lastikten lastiğe değişse de her 10mm lastik genişlemesi %2 oranında yakıt tüketimini yükseltir.



Örnek: 205/55 16 ölçüsünün karşılığı 225/45 17 ölçüsüdür. Üreticiler aynı araç için bu iki ölçüyü de önerebilmektedir. Ancak 225 taban 205 tabana göre 20mm daha geniştir. Bu da 225/45 17 ölçüsüne sahip aracın %4 daha fazla yakıt tüketmesi anlamına gelir.

Geniş tabana sahip lastiği (225/45 R17) 50,000km boyunca kullandığımızı varsayalım. Aracımız kilometrede yaklaşık 30 kuruş yakıt tüketsin.

30 kuruş = 0.30 TL
50,000km x 0.30 TL = 15.000TL (50.000km boyunca tüketeceğimiz yakıt bedeli)
15,000TL x 0,04 = 600 TL ( %4 daha fazla yakıt tüketilmesi nedeniyle çıkan yakıt bedeli)

Sonuç olarak aynı lastik markası ve modeli olmak şartıyla 205mm taban ebadı yerine 225mm taban ebadı seçilirse 50,000km sonucunda cebimizden 600 TL fazla ödemiş oluruz. Bu fazla harcamanın yanında lastik ölçüsü otomobil üreticisinin önerdiği ölçünün dışındaysa ve araçta bu nedenle bir sorun çıkarsa garanti kapsamındaki araç bu hakkını kaybeder.

Diğer taraftan lastik basıncı da taşıtlarda yakıt tüketimini etkileyen oldukça önemli bir parametredir. Lastik havasının fabrika verilerinden az olması lastiğin yola daha fazla temas etmesine neden olur ve bu da geniş taban lastik kullanımında olduğu gibi daha fazla sürtünme demektir. Daha fazla sürtünme sonucunda da yakıt tüketimi artar.

Ayrıca düşük lastik basıncı lastiğin çabuk ve dengesiz aşınmasına ve sürüş esnasında gereğinden fazla ısınarak yarılmasına neden olabilir.


  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 13:50 #6
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Yaz sıcaklarında klima açmak yakıt tüketimini yükseltir mi?



Yaz aylarında bunaltan sıcaklarda serinlemek için otomobillerde genelde iki seçenek mevcuttur. Camları açmak veya klimayı açmak. Bir çok sürücü klima açmanın yakıt tüketimini yükselteceğini düşünür. Ancak bu düşünce tamamen yapılan hıza, dış sıcaklığa, kullandığımız aracın tipine ve durumuna göre değişmektedir.
  • 70km üzerindeki hızlarda klima kullanmak cam açmaya göre daha ekonomiktir. Klima yakıt tüketimini 70km üzerinde %10 civarında yükseltirken cam açmak yaklaşık %20 yükseltir. Cam açmak aracın aerodinamiğini bozacağı için daha fazla tüketime neden olur. Bunu aracın içerisine giren rahatsız edici rüzgar şiddetinin ve rüzgar sesi seviyesinin artmasından da anlayabiliriz.
  • 70km altında hızlarda serinlemek için cam açmak klima açmaya göre daha ekonomiktir. Özellikle dur kalkın sık olduğu şehir trafiğinde klima kullanmak yakıt tüketimini %20 değerinden daha fazla yükseltebilir.
  • Büyük boy sedan araçlar ve SUV araçlar için 70km kuralı daha keskin olabilir.Özellikle ağır ve sürtünme yüzeyi fazla olan SUV araçlarda yüksek hızlarda cam açmak veya sıkışık trafikte klima ile yol almak yakıt tüketimini tahmin edilenden daha fazla etkileyebilir
  • Uzun süre ısınmış bir aracı rölantide klima ile soğutmaya çalışmak hem motoru yorar hem de yakıt tüketimini ciddi oranda yükseltir. Yapılması gereken aracın camlarını tamamen açmak, klimayı iç dolaşım konumuna ve maksimum seviyeye getirmek ve bir an önce yola koyulmaktır. Araç içerisine girecek taze hava sıcak havayı tahliye eder ve klimaya gereksiz yük binmekten kurtarır. Sıcak hava tahliye olduktan sonra camlar kapatılmalı, klima dışarıdan hava alacak konuma getirilmeli ve klimanın üfleme düzeyi düşürülmelidir.
  • Otomatik klimalar manuel klimalara göre sabit bir sıcaklığa ayarlanabildikleri için daha verimli bir çalışma karakterine sahiptirler. Klimayı tam güç çalıştırmak da yakıt tüketimini yükseltir.
  • Aracınızdaki polen filtresi eskimiş veya toz ile dolmuş ise klima performansınızı olumsuz yönde etkiler. Rahat hava sirkülasyonu yapamayan bir filtre nedeniyle klima verimli çalışamaz bu da aracın yakıt tüketimi yükseltir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 14:24 #7
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Yakıt tüketimi EU lastik etiketi değerlerine göre ne kadar fark ediyor?



2012 Kasım ayından itibaren Avrupa Birliği otomobil lastiklerinde bilgi etiketi yapıştırılmasını zorunlu tutmaya başladı. Bir çok kullanıcı tarafından önemsenmemesine rağmen aslında bu etiketler bize çok şey anlatıyor. Doğru kriterlere sahip lastiğin seçilmesi bize daha az yakıt tüketimini, yağışlı havalarda daha kısa fren mesafesini ve sessiz ve konforlu bir sürüşü vaat ediyor.





Yuvarlanma Direnci
  • Lastiğin yakıt tüketimine olan etkisini belirtir.
  • A ve G harfleri arasında sınıflandırılır, A harfi en ekonomik G harfi ise en müsrif yakıt tüketimi değerini belirtir.
  • A sınıfı lastikler en az yakıt tüketimine sahiptir.
  • D sınıfı sadece kamyon lastikleri için kullanılır. Otomobillerde bulunmaz.
  • Her bir harf arasında %1-%1.5 tüketim farklılığı vardır.
Yağışlı havada fren mesafesi
  • Yağışlı havada 80km/s hız ile fren yapıldığında durma mesafesininkısalığını belirtir.
  • A ve G harfleri arasında sınıflandırılır, A harfi en kısa G harfi ise en uzun durma mesafesini belirtir.
  • A sınıfı lastikler yağışlı havalarda en iyi durma mesafesine sahiptir.
  • D ve G sınıfları kullanılmamaktadır.
  • Her bir harf arasında 3km-6km arasında fren mesafesi farkı vardır.
Gürültü seviyesi
  • Lastiğin çevreye yaydığı ses miktarı, 3 farklı seviye olarak belirtilir.
  • Tek siyah dalga daha düşük, 2 siyah dalga orta, 3 siyah dalga ise daha yüksek ses seviyesini işaret eder.
  • Tek dalgaya sahip lastikler en sessiz lastiklerdir.
  • 80db seviyesinin üstü düzeylere uzun süre maruz kalmak kalıcı sağlık sorunlarına neden olabilir.
İki farklı tip lastiğin karşılaştırması ve tüketim hesaplama programı ile konu daha rahat anlaşılabilir.
  • VW Golf'de kullanılan 225 / 45 R17 ölçüsünde benzer özelliklerde iki lastik arasında 1 numaralı lastik 2 numaralı lastiğe göre hem daha az yakıt tüketmekte hem de yağışlı havalarda daha iyi yol tutuş ve fren mesafesine sahiptir. Ayrıca 1 numaralı lastik daha sessiz bir lastiktir. Ancak bu 1 numaralı lastiğin kuru yol performansının daha iyi olduğunu göstermez.


  • Daha önceden tüketim değerleri daha yüksek olan 2 numaralı lastiği kullanan bir sürücü 1 numaralı lastiğe geçiş yaptığı zaman lastiğin yaklaşık ömrü olan 60.000km kullanım sonunda 190 litre daha az benzin tüketebiliyor. Bu da yaklaşık 860TL tasarruf etmek anlamına geliyor. Ayrıca araç 60.000 km boyunca 445 kg daha az karbondioksit gazını atmosfere salıyor. Bu da 1 numaralı lastiğin oldukça çevreci bir lastik olduğunu gösteriyor.


60.000km'de lastik bedavaya nasıl gelir?

Daha geniş bir tüketim aralığında seçim yapabilirsek ve F tüketim değerine sahip bir lastik yerine A tüketim değerine sahip bir lastik tercih etmek bize 60.000km'de 1200-1300TL tasarruf sağlayabilir. Bu da 4 adet 205/55 R16 lastiğin bize neredeyse kullanım ömrü boyunca yakıt tasarrufu sayesinde bedavaya gelmesi demek oluyor.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 14:48 #8
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Sabah ilk sürüşte yakıt tüketimi neden yüksektir?



Normal bir günde işten veya okuldan eve geldiniz ve aracınızı park edip evinizin yolunu tuttunuz. Sabah aracınıza tekrar geldiniz, kontağı açtınız ve motoru çalıştırarak bir süre yol aldınız. Aracınızda yol bilgisayarı var ise ve gözünüz bu bilgiye takılırsa bir gün önce sıfırlanmış olan günlük tüketim değerinin abartı rakamlar gösterdiğine şahit olabilirsiniz.

Normalde 100km'de 5-10 litre tüketmesini beklediğiniz aracınızın göstergesinde 20-25lt/100km şeklinde bir değer görebilirsiniz. Ayrıca bu sinir bozucu durum kış mevsiminde çok daha yüksek olarak karşınıza çıkabilir. Kendi kendinize " Hiç hızlı gitmedim, hatta gazın altında yumurta varmış gibi bastım" bile diyerek aracınıza isyan bile edebilirsiniz. Ancak suçlu kesinlikle aracınız değil ve bu durumun esas sorumlusu fizik kurallarıdır.

Diğer taraftan bu aşırı tüketim sadece tek bir parametre ile de alakalı değildir. 3 farklı etkenin bir araya gelmesi sonucu bu anormal tüketim değeri oluşur. Ancak sabahları ve özellikle de soğuk kış sabahlarında bu değerler çok daha çarpıcıdır. Ayrıca soğuk bir havada dur kalk trafiğe girilmesi bu değerlerin daha da yüksek gerçekleşmesine neden olabilir.

Yaz sabahları veya 1-2 saatlik durma sürelerinde bu etkenler aşağıda belirteceğimiz nedenlerle daha azdır ve tüketim değeri normale bir miktar daha yakındır. Farklı şekillerde ve miktarlarda etkiyor olsa da ana etken "SICAKLIK"tır.

Motorun sıcaklığı

İçten yanmalı motorlarda yağın çok hayati fonksiyonları vardır. Motor yağı hem silindirler içerisindeki ve birbirlerine temas eden parçaların arasındaki sürtünmenin azaltılmasını hem de motorda oluşan ısının tahliye edilmesinden sorumludur. Ancak aracın kontağı kapatılıp uzun süre beklendiği zaman silindir çeperlerinde ve çalışan parçaların yataklarında bulunan yağ süzülerek karterde birikir. Bu nedenle uzun süre çalışmadan bekleyen motor çalıştırıldığı zaman kısa bir süre yağsız kalır. Bunun sonucu olarak da sürtünmeler maksimum seviyededir. Sürtünmenin fazla olması hem tüketimi arttırır hem de motorun normale göre çok daha fazla aşınmasına neden olur.



Ayrıca motorun düzgün bir şekilde işlevini yapabilmesi için belli bir sıcaklığa ulaşması gerekir. Her motorun ideal bir çalışma sıcaklığı vardır ve motorlar bu sıcaklığa göre tasarlanır. Motorun temel malzemesi ise çeşitli metallerdir. Metaller sıcak-soğuk farkına göre bir miktar genleşebilirler. Bu nedenle soğuk bir motor daha sıkıdır ve sürtünmeler de daha fazladır. Yol aldıkça ısınan ve ideal çalışma sıcaklığına ulaşan motor parçaları birbirlerine alışır ve sürtünmeler de azalır. Motor yağı ise ideal sıcaklığına ulaşınca daha akışkan bir hal alır ve sürtünmeyi en aza indirir. Parçaların sıkılığına örnek vermek gerekirse soğuk kış sabahlarında vantilatör kayışının ses çıkarmasını motor ısındıkça da bu sesin kaybolmasını gösterebiliriz. Ayrıca vites geçişleri bile motor ısınmadan olduğundan daha zor gerçekleşir. Elektrik sistemi bile bundan negatif şekilde etkilenir.

Sonuç olarak hem yağın soğuk olması nedeniyle gerekli akışkanlıkta olmaması hem de motorun ideal sıcaklığına ulaşmaması nedeniyle bir miktar daha sıkı olması nedeniyle soğuk motor daha fazla yakıt tüketir.

Havanın yoğunluğu

Hava yoğunluğu da aynen motorun sıcaklığı gibi önemli bir etkendir. İçten yanmalı motorlarda yanma işlemi hava sayesinde gerçekleşir. Havanın ise sıcaklığa göre yoğunluğu ve basıncı değişmektedir. Daha yoğun bir havayı emmek daha zordur. ve sabah saatlerindeki düşük sıcaklık nedeniyle hava daha yoğun bir yapıya sahiptir. Yani birim hacimdeki hava miktarı daha fazladır. Bu nedenle de motor tarafından emilmesi daha zordur. 1 atm basınçta birim hacimde 4C derecedeki hava, 25C derecedeki havadan %2 daha ağırdır.



Diğer taraftan birinci maddede açıklandığı şekilde hem yağ hem de metal soğukluğu yaşayan motor bu kadar zorluğun üstüne bir de ağır bir hava ile baş etmek zorunda kalır. Bunun sonucu olarak da hava emişi daha zor gerçekleşir. Ancak motorun ve yağın ideal sıcaklığına gelmesi sonucu hava daha rahat emilir. Ayrıca dış havanın da her an daha fazla ısınması motorun rahatlamasını ve tüketimin azalmasını sağlar. Bu duruma basit bir örnek vermek gerekirse yazın ve kışın yaptığımız halı saha maçlarını düşünebiliriz. Kışın çok soğukta yapılan maçlar sırasında nefes almak havanın yoğunluğu nedeniyle daha zor gerçekleşir. Diğer taraftan yazın sıcaklığın yüksek olması havanın yoğunluğunu düşürür ve nefes almak daha kolaydır.



Diğer taraftan hava yoğunluğunun motor emişine etkisi dışında bir de araç aerodinamiğine etkisi vardır. Yoğun olan bir hava içerisinde yol almak daha zordur. Bunun sonucu olarak da aracın gövde direnci daha fazladır.Gövde direncinin fazla olması ise yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Ancak hava yoğunluğunun etkisi daha çok yüksek hıza çıkıldığı zaman etkili olmaktadır.



Lastik hava basıncı

Sıcaklığın düşmesinin basıncın düşmesine neden olduğunu yukarıda bulunan her iki maddede de belirtmiştik. Motor metallerini, yağı, hava emişini ve aerodinamiği etkileyen sıcaklık aynı şekilde lastikleri de etkiler. Özellikle çok düşük sıcaklıklarda lastiklerin basıncında 3-4psi civarında azalmalar meydana gelebilir. Bu durum geceden sabaha kadar uzun süre hareketsiz bekleyen lastiklerin basıncının düşmesine neden olur.

Lastik basıncının düşük olması lastik tabanının yayılmasına ve bu nedenle de sürtünmelerin artmasına neden olur. Sonuç olarak da yakıt tüketimi artar. Ancak araç hareket edip lastikler ısınmaya başlayınca basınç da yükselir. Bunun sonucu olarak tüketim de azalmaya başlar.

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 15:06 #9
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Yakıt tüketimini yükselten 7 yanlış uygulama



Kullandığımız araçların tüketim değerleri bir çok zaman fabrika verilerinin ve tahminimizin üstünde gerçekleşir. Otomobil üreticilerinin açıkladıkları tüketim değerleri ağırlık, lastik özellikleri, rüzgar direnci ve periyodik bakım gibi parametrelere bağlıdır ve bu parametrelerin en iyi olduğu duruma göre hesaplanır. Sürücüler bu değerlere bir çok zaman uymazlar ve yakıtın fazla tüketilmesine sebep olurlar. Aşağıda belirtilen 7 maddenin hepsi beraber yapılırsa %50'nin üzerinde daha fazla yakıt tüketmek mümkündür. Tüketimin artmasına neden olan başlıca 7 başlık ise şu şekildedir.

Geniş taban lastik kullanılması

Üreticiler araçların yol tutuş-tüketim dengesinin optimum şekilde gerçekleşebilmesi için taban genişliğine özel önem verirler. Lastik tabanı genişledikçe kuru havada yol tutuş artar ve aracın genel görünümü de daha oturaklı olur. Ancak bu avantajlarının yanında lastik tabanının genişletilmesi yol ile olan teması ve dolayısıyla sürtünme yüzeyini de artıracağı için yakıt tüketiminin yükselmesine ve performansın da azalmasına neden olur. Fabrikanın önerdiği lastik ölçüleri arasında bile tüketim farklılıkları olmaktadır.

Genel bir değer vermek gerekirse modelden modele ve lastikten lastiğe değişse de her 10mm lastik genişlemesi %2 oranında yakıt tüketimini yükseltir.

Örnek: 205/55 16 ölçüsünün karşılığı 225/45 17 ölçüsüdür. Üreticiler aynı araç için bu iki ölçüyü de önerebilmektedir. Ancak 225 taban 205 tabana göre 20mm daha geniştir. Bu da 225/45 17 ölçüsüne sahip aracın %4 daha fazla yakıt tüketmesi anlamına gelir.

Geniş tabana sahip lastiği (225/45 17) 50,000km boyunca kullandığımızı varsayalım. Aracımız kilometrede yaklaşık 30 kuruş yakıt tüketsin.
30 kuruş = 0.30 TL
50,000km x 0.30 TL = 15000TL (50000km boyunca tüketeceğimiz yakıt bedeli)
15,000TL x 0,04 = 600 TL ( %4 daha fazla yakıt tüketilmesi nedeniyle çıkan yakıt bedeli)

Sonuç olarak 205mm taban ebadı yerine 225mm taban ebadı seçilirse 50,000km sonucunda cebimizden 600 TL fazla ödemiş oluruz.



Düşük lastik basıncı ve kış lastiğinin yazın kullanılması

Lastik basıncı taşıtlarda yakıt tüketimini etkileyen oldukça önemli bir parametredir. Lastik havasının fabrika verilerinden az olması lastiğin yola daha fazla temas etmesine neden olur ve bu da geniş taban lastik kullanımında olduğu gibi daha fazla sürtünme demektir. Daha fazla sürtünme sonucunda da yakıt tüketimi artar. Ayrıca düşük lastik basıncı lastiğin çabuk ve dengesiz aşınmasına ve sürüş esnasında gereğinden fazla ısınarak yarılmasına neden olabilir. Kışlık lastikler ise 7 derecenin altında yumuşak kalabilmeleri için farklı kauçuk hamurları ile üretilirler. Yaz sıcaklıklarında bu hamur iyice yumuşar. Bu yumuşama nedeniyle yuvarlanma direnci artar ve yakıt tüketimi de artar.



Araçta gereksiz yük ve yolcu taşınması

Aracınıza bakıp da 3-5 kilogramlık bir eşyanın tüketim üzerinde etkisi olmadığını düşünmeyin. Aracınızda taşınan her 100 kg ekstra yük yaklaşık olarak tüketimin % 5 artmasına neden olur. Bu rakamlardan yola çıkarsak sürücünün şişman bir kişi bile olması tüketim değerini etkilemektedir. Ayrıca binen her yolcu ve bagajı da aracımızın ekstra yakıt tüketmesine neden olur.

Örnek : Aracımızla Ankara - İstanbul arasında 450km seyahat edeceğimizi var sayalım. Yanımıza 2 arkadaşımızı ve bagajlarını da alalım. Her bir arkadaşımız 80 kg ve bagajları da 20kg olsun. Toplamda aracımıza 200 kg ekstra yük almış oluyoruz. Her 100kg % 5, 200kg ise tüketimi %10 artıracaktır.

450 km boyunca aracımızın ortalama 100km'de 7 litre tüketirse bu mesafede 32 litre benzin tüketir. Bu da yaklaşık toplamda 140 TL yapar. %10 fazla yakıt tüketimi ise 14 TL'ye karşılık gelir. Sonuç olarak 2 arkadaşımızın araçta neden olduğu 200kg ekstra yük bizim 14 TL fazla ödememize neden olmuştur.



Gereğinden büyük jant ve replika jant kullanılması

Taşıt jantlarının çapı ve genişliği büyüdükçe ağırlıkları da artar. 16 inch çapında bir otomobil jantı ortalama 8 kg civarında ağırlığa sahipken 19 inch çapında bir jant ortalama 13kg ağırlığa sahiptir. 16 inch - 19 inch dönüşümü sonucu 4 jantın ağırlığındaki toplam artış 20 kilogramı bulmaktadır. Bu hem aracın genel ağırlığında artışa neden olur. Bunun sonucu olarak da tüketim artar ve direksiyonda düşük hızlarda ağırlaşma meydana gelir.

Örnek: Bir önceki maddede her 100kg ağırlığın tüketimi % 5 yükselttiğinden bahsetmiştik. 16 inch jant - 19 inc jant değişimi yapılan bir araçta 20kg ağırlık artışı meydana gelir. Bu nedenle sadece jantlardan kaynaklı olarak %1 tüketim artışı meydana gelir. Bu da 50.000km boyunca 150 TL fazla tüketim anlamına gelir.

Replika jantlar ise fabrika verileri ile aynı ölçüde kullanılsa bile daha ağırdırlar. Fabrika çıkışı 16 jant ile replika 16 jant aynı ağırlıkta değildir. Bu da tüketimin artmasına neden olur. Ayrıca replika jantlar kırılmaya daha müsaittir.






Uyumsuz gövde kiti ve spoyler takılması


Rüzgarlık (spoyler) ve gövde kitlerinin esas amacı aracın aerodinamiğini iyileştirerek yol tutuşun artmasını sağlamaktır. Özellikle arka spoyler sayesinde yüksek hızlarda rüzgar aracın arkasının yere bastırılmasını sağlar ve bu sayede yol tutuş artar. Bazı otomobil modellerinde ise rüzgar direncini en aza indirebilmek için gövde kitleri kullanılır ve bu sayede hava ile olan sürtünme azalır ve tüketim düşer. Üreticiler bu sonuçları elde etmek için önemli çalışmalar ve masraflar yaparlar.

Ancak bir çok kullanıcı gövde kitlerini ve spoylerleri sadece görünüm amaçlı kullanmaktadırlar. Tamamen görsel olarak yapılan bu bilinçsiz uygulamalar aracın aerodinamiğini bozar ve rüzgara karşı olan direnç artar. Bunun sonucunda yakıt tüketimi artar. Ayrıca eklenen parçaların belli bir ağırlığı da vardır ve bu tüketime negatif bir etki yapar.



Yanlış zamanda klima veya cam açılması

70km üzerindeki hızlarda klima kullanmak cam açmaya göre daha ekonomiktir. Klima yakıt tüketimini 70km üzerinde %10 civarında yükseltirken cam açmak yaklaşık %20 yükseltir. Cam açmak aracın aerodinamiğini bozacağı için daha fazla tüketime neden olur. Bunu aracın içerisine giren rahatsız edici rüzgar şiddetinin ve rüzgar sesi seviyesinin artmasından da anlayabiliriz. 70km altında hızlarda serinlemek için cam açmak klima açmaya göre daha ekonomiktir. Özellikle dur kalkın sık olduğu şehir trafiğinde klima kullanmak yakıt tüketimini %20 değerinden daha fazla yükseltebilir.



Bakım zamanının geçmesi ve kalitesiz bakım malzemesi


İçten yanmalı motorların fabrika verilerinde çalışabilmesi için gereken havayı iyi miktarda ve temiz bir şekilde alabilmesi ve motor içerisindeki sürtünmenin düşük olması gerekir. Motor yağı ve hava filtresi de bu görevi görmektedir. Motor yağı marka ve modele göre değişmekle beraber ortalama olarak 15.000km veya 1 sene sonunda özelliğini kaybetmeye başlar. Yağlama özelliği azalan motor yağı nedeniyle pistonlar silindirler içerisinde daha fazla sürtünmeye maruz kalır. Daha zor hareket eden pistonlar aracın daha fazla yakıt tüketmesine neden olur.

Hava filtreleri ise emilen havanın filtre edilmesinden sorumlu parçalardır. Kullanıma şartlarına bağlı olarak 10.000-15.000km sonunda hava filtrelerinin gözenekleri dolar ve istenilen miktarda havayı filtre edemezler. Bu nedenle de gerekli olan hava miktarından daha az hava silindirler içerisine gider. Düşük hava miktarı fakir karışıma neden olur ve silindirler içerisindeki yanma verimli olmaz. Bu da yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Periyodik bakımda kullanılan motor yağı ve filtrelerin kalitesiz seçilmesi de hem motorun verimsiz çalışmasına neden olabilir hem de tahmin edilen zamandan daha önce kullanım ömürleri dolabilir.

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-17, 15:10 #10
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan Klima yakıt tüketimini ne kadar etkiler?



Oldukça sıcak bir yaz mevsimi ile karşı karşıyayız ve bulunduğumuz günlerde gündüz sıcaklıkları 40C dereceyi de geçebiliyor. Bu gibi yüksek sıcaklıklarda ise araçlardaki en büyük yardımcımız olarak klima sistemleri öne çıkıyor. Ancak yüksek tüketimi düşünen bazı sürücüler cam açmak ve klimayı çalıştırmak arasında kalabiliyor. Bir çok sürücü klima açmanın yakıt tüketimini aşırı yükselteceğini düşünür. Ancak bu düşünce tamamen yapılan hıza, dış sıcaklığa, kullandığımız aracın tipine ve durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle bilinçli şekilde kullanılırsa klimanın tüketime etkisi oldukça sınırlı olabilir.

Yapılan hız ve klima ilişkisi

70km üzerindeki hızlarda klima kullanmak cam açmaya göre daha ekonomiktir. Klima yakıt tüketimini 70km üzerinde %10 civarında yükseltirken cam açmak yaklaşık %20 yükseltir. Cam açmak aracın aerodinamiğini bozacağı için daha fazla tüketime neden olur. Bunu aracın içerisine giren rahatsız edici rüzgar şiddetinin ve rüzgar sesi seviyesinin artmasından da anlayabiliriz. 70km altında hızlarda serinlemek için cam açmak klima açmaya göre daha ekonomiktir. Özellikle dur kalkın sık olduğu şehir trafiğinde klima kullanmak yakıt tüketimini %20 değerinden daha fazla yükseltebilir.

Büyük boy sedan araçlar ve SUV araçlar için 70km kuralı daha keskin olabilir. Özellikle ağır ve sürtünme yüzeyi fazla olan SUV araçlarda yüksek hızlarda cam açmak veya sıkışık trafikte klima ile yol almak yakıt tüketimini tahmin edilenden daha fazla etkileyebilir.

Rölantide klima çalıştırmak

Uzun süre ısınmış bir aracı rölantide klima ile soğutmaya çalışmak hem motoru yorar hem de yakıt tüketimini ciddi oranda yükseltir. Yapılması gereken aracın camlarını tamamen açmak, klimayı iç dolaşım konumuna ve maksimum seviyeye getirmek ve bir an önce yola koyulmaktır. Araç içerisine girecek taze hava ile sıcak hava yer değiştirir ve bu sayede klimaya gereksiz yük binmekten kurtarır. Sıcak hava tahliye olduktan sonra camlar kapatılmalı, klima dışarıdan hava alacak konuma getirilmeli (iç dolaşım kapatılmalı) ve klimanın üfleme düzeyi düşürülmelidir.

Diğer taraftan bazı durumlarda araç rölantideyken klimayı çalıştırmak zorunda kalınabilir. Böyle durumlarda tüketime etkisini en aza indirebilmek için klima en üst noktada değil mümkünse en alt noktada çalıştırılmalıdır. Ayrıca bu sırada cam açmak da yanlıştır. Hareketsiz durumda olunduğu için çok sıcak hava içerideki soğuk hava ile yer değiştirir. Kısacası rölantide en alt noktada klima çalıştırmak ve cam açmamak tüketimi en az şekilde etkiler. Klimayı en yüksek noktada çalıştırmak ile en alt noktada çalıştırmak arasında %10-15 oranında yüksek tüketim gerçekleşebilir.

Otomatik Klima - Manuel Klima etkisi


Otomatik klima sistemi manuel klima sistemine göre sabit bir sıcaklığa ayarlanabilir. Bu da sistemin daha verimli çalışmasına katkıda bulunur. Kullanıcılar manuel klima sistemlerini uzun bir süre tam güç çalıştırırlar. Bu alışkanlıktan veya unutkanlıktan kaynaklanabilir. Ancak otomatik klima ayarlanan sıcaklığı elde eder etmez sistemin çalışmasını yavaşlatır ve bu sıcaklığı sürekli korur. Bu nedenle klimayı tam güç çalıştırmak da yakıt tüketimini yükseltir. Otomatik klima sistemleri bu nedenlerden dolayı tüketimi %20-25 oranında daha az yükseltir.

Polen Filtresi

Araçtaki polen filtresi eskimiş veya toz ile dolmuş ise klima performansını olumsuz yönde etkiler. Rahat hava sirkülasyonu yapamayan bir filtre nedeniyle klima verimli çalışamaz bu da aracın yakıt tüketimi yükseltir. Bu nedenle polen filtresinin belirli aralıklarla düzgün bir şekilde temizlenmesi veya değiştirilmesi şarttır. Diğer taraftan klimanın uzun süre çalışmadığı kış aylarında belirli aralıklarla klima sistemini 10 dakika boyunca çalıştırmak sistemin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Uzun süre çalıştırılmayan klima sistemleri de yakıt tüketimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bakımsız bir klima sistemi hem iyi soğutma gerçekleştiremez hem de yakıt tüketimini %5-10 arasında etkileyebilir.

Motor gücü

Klima sistemlerinin çalışmasını sağlayan klima kompresörü gücünü motordan alır. Bu nedenle de motor üzerinde aslında bir yüktür. Ancak klimanın motoru ne oranda etkilediği motorun gücü ve büyüklüğü ile de alakalıdır. Güçsüz bir motor ile güçlü bir motora olan etkisi aynı değildir. Örnek vermek gerekirse 1.2lt atmosferik bir motorun kliması 1.6lt turbo motorunkine göre daha küçük olmasına rağmen motoru daha çok etkiler ve bu nedenle de klima kullanıldığı zaman tüketimdeki artık daha yüksek oranda gerçekleşebilir. Ayrıca klima açık bir şekilde rampa çıkarken küçük ve güçsüz motor diğer motora göre klimadan kaynaklı olarak daha fazla yakıt tüketebilir.

SONUÇ

Klima sistemleri doğru zamanda ve doğru oranda kullanılırsa yakıt tüketimini ciddi oranda etkilemez. Akıllı bir kullanım ile yeterli güce sahip olan bir araç ile klima açıkken %3-5 oranında daha fazla yakıt tüketimi gerçekleşebilir. Diğer taraftan düşük güce sahip bir araçta bakımı yapılmamış manuel bir klima sistemi ile tam güçte soğutma yapmaya çalışmak üstelik buna rölanti de de devam etmek aracın tüketimini %25-30 oranında yükseltebilir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
herşeye, kakkında, konu, yakıt, yullanımı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 09:13
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018