Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 10-07-17, 23:20 #1
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Post Veysel Karane Zikri Ve Rabbimizin Lütufları


1-) SALİH-Gerçek Rüyalar Başlar Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden daha nettir ve kalıcıdır. Günler geçse de unutmazsın. Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve gerçekleşir. Böylece kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın. İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen, verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki, hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir. Artık sevilmeye başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeye başlar ve sen şaşarsın. Şaşma. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, ayetlerle rüyanın varlığından "kesinlikle" bahsetmektedir. Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur. Bu gördüklerin sana, İlahi Armağandır, daha başlangıçtır. Bu arada "Rüyalarla amel edilmez dediğini duyuyorum" Doğrudur, sizlerin bugüne kadar gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimiz rüyalarda iblisin hiçbir katkısı yoktur. Tamamen Salih-gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile bizlere verilir.*

2-) KOKULARIN DUYULMASI Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider. Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur; camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz. Yalnız senin gibi Zikir Ehli, yani Allah yolunun yolcusu varsa o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları bunu duyamaz. Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekânlar camide ibadet ederken ve türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana verdiği “Hoş geldin“ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının reyhan; Hz. Ali’nin kırmızı karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha sonraları “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer kimseye söylemezsen, evinin bütün odaları bu ilahi armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur. Onlarca yıl namaz kılıp, bu kokudan mahrum olan nice kullar var. Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin. Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin okumayınız. Bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.*

3-) ÖĞRETMENİN (EVLİYANIN) VERİLMESİ*

Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri öğretenin evliyası da olabilir. Bunlar senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da anlatamam. Sonuçta yaşamadan anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha fazlasını değil. İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler. Yanına varır varmaz ilahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör!*

4-) RABBİMİZİN SANA SESLENİŞİ Bir gün Rabbimizin sana seslenişini ( perde arkasından ) ama namazda ama rüyada duyarsın. Sadece senin duyacağın bir Ayet veya bir sure verilir. Bu Rabbinin sana sır olarak verdiği ayettir. Artık en ufak bir sıkıntında, bu ayeti okuduğunda her şey anında düzelir. Namazlarında veya zikrinde iblis sana vesvese vermeye başladığında içinden bu ayeti okumaya başladığında; hemen huzurundan def olup gider. Geceleyin zikri gerçekleştirirken, yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın. Şaşma. Sen Peygamberimize salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (s.a.v): “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz.” sözünün sonucu yıldızların mânâ âlemindeki ashaplar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun. Peki, niçin yaklaştıklarına gelince; kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün hatim (11 İhlas ve 1 Fatiha) yollayanlara sevgilerini göstermek içindir. Ne olur, hemen itiraz etmeyin. Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün.Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan Allah’ımız Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor: “İblisin adımlarına uymayın.” İtiraz ederek siz; eğer yalan söylüyorsak biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım. Size düşen zikri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır.*

5-) TECELLİ-YAKAZA VE MİSAL ALEMİ Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmaya başlar. Artık tecelli dediğimiz "anlık görüntüler" başlar. Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar. Ama ne güzeldirler. Bir anda görürsün ama aldığın haz unutulmaz. İşte Hal Ehlinin–Yaşama Ehlinin tarifi olmayan lezzetidir; tadıdır bunlar. Yıllar geçse de unutamazsın. Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık. Mübarek olsun!.*

6-) NEFSİNİ VE RUHUNU GÖRMEK Bu arada ama rüyada, ama namazda, ama zikirde Nefsinin sembolü olan bir hayvan– görürsün. Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış demektir. Eğer ölmüş görürsen, sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok, bağlı olarak görürsen nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok, başıboş görürsen nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v ) ne buyurmuş: “Nefsini bilen Rabbini bilir.” Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir. Yani gördüğün, hayvanın kötü özellikleriyle mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten, temelini Kur’an ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını, bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur. Bu Allah’ın bir lütfudur. Artık hayatını baştan aşağıya (ister farkında ol; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.*

7-) KALP ZİKRİ Artık kalbinin konuşması, kalp zikrinin başlaması yakındır. Müslüman-mümin olmanın birinci şartı Kelime-i Şehadeti dille söylemek; kalp ile tasdik etmektir. Artık söylediğin zikirlerinin her birini kalbin de aynı anda söylemeye başlamıştır. Sadece zikirleri mi? Hiç bilmediğin, Kur’an Ayet ve Surelerini kalbinden imamla; eğer Kur’an-ı Kerim’i tvden dinliyorsan aynı anda saniye değil salise farkı olmadan kalbin söylemeye başlamıştır. Artık, gerçek müslüman-mümin olmuşsundur. Verilen bu ilahi armağan senden asla geri alınmaz. Yunus Emre’nin “Bir ben vardır, Benden içeri”nin anlamını öğrenmiş ve yaşamaya başlamışsındır. Mübarek olsun. Senin içinde yaşayanı, farkında olmadan yaşayanı duymaya başlamışsındır.Mübarek olsun. Bir gün namazda veya zikir anında ağzından bir “Dua“ dökülür, sözler senin ağzından çıkmakta ama söyleyen sen değilsindir. İşte o, Ruhunun Niyazıdır. Dua değil, dua üstüdür; niyazdır o. Artık kalbindeki hapishanede esir olan, mahkum olan Ruhun özgür olmakta “La İlahe İllallah’ la nefse, vurula vurula; nefsinle ruhun yer değiştirmeye başlamış; eski gardiyan olan Nefs mhkum olmuş, mahkum olan ruhun da azat – özgür olmuştur. İşte Marifet dediğimiz alemde yolculuğun sürmektedir. Bu niyaz senin ileride, bu dünyaya geliş amacının temelidir, sezdirmesidir. Kısacası, "Sırrının Habercisi"dir. Sırrını daha sonra öğreneceksin. Bu yazıları okuyan kardeşim şu an sana sorsalar bu dünyaya neden gönderildin? Niye geldin? Vereceğin cevap: “Allah’a kulluk için, Peygamberimize ümmet olmak için geldim.” diyeceksin. Doğrudur. Aynı soru ikinci kez sorulsa ne diyeceksin? Aynı cevabı vermen doğru olmaz. Bu cevap herkesin ortak cevabıdır. Sen ey falan oğlu veya falan kızı bu dünyaya sen (sizler değil, sen) niye geldin sorusunun cevabını, ileride öğreneceğin sırrına vardığında, sana öğretildiğinde; öğreneceksin. Hem de vasıtasız-aracısız olarak birinci elden… Sen, zikrine devam et. Bir gün öğreteceklerdir. Ama mutlaka öğreteceklerdir. Sırrını öğrenince de, bir kapıyı daha geçmişsin demektir. Bitti mi? Hayır ileride sırrının da sırrını öğreneceksin. İşte gerçek saadet bu. Bu yazdıklarımda asla değil yalan; yanlış bile yok. Yaşayınca göreceksin. Söylenenlerin az bile olduğunu. Gözlerinden sevinç yaşları akacak başlayacaksın duaya: “Allah’ım bu kadar az ibadete bu kadar çok nimet olur mu?” diye. Bu dünyada gerçekten Allah’ı ve Peygamberimizi seven, gerçek zikir ehli o kadar az ki, şaşarsın… Lafı uzattık. Biraz başa dönelim. Ne demiştik; ”Hayatını, Kur’an ve sünnetlerle dolu dolu yaşamaya; sevinçlerin taşmaya başladığında; tevhidin yani ” La İlahe İllallah ” zikrin; Kur’an-ı Kerim’deki Hz. Musa‘nın (as) asası olur, taştan daha katı-sert olan kalbine vura vura kalbinden 12 göze çıkar. Bu 12 gözenin sana isabet edeni ile sen artık, kabul olan bir “sır sahibi ” olursun. Hele sabret bundan ötesini yazmaya iznim yok. Sana, sabırla zikrine devam et deriz. Bırak zamanı gelince olan olur. Senin rızkını Rabbimiz kimseye vermez. Ezelde, ruhlar aleminde sana ne verilmişse, onu zamanı gelince alırsın. En zor olanı sabretmektir. Ama burada 1 saniyelik sabır sana ahirette binlerce yılı, bir anda; göz açıp-kapaman kadar kısa getirecektir. Bunu bil sana yeter. Sende artık ağırbaşlılık, yumuşak kalplilik, yalnız kalma ihtiyacı başlar. Kötü alışkanlıklar bir bir kalkar, bol bol ağlamalar başlar. Yine Allah dostu Yunus Emre’nin dediği gibi: “Bir damla gözyaşı bin günahını yıkar, siler.” Bu günahlardan arınmanın belirtileridir. Ama üstüne öyle büyük bir huzur ve tarifi imkansız mutluluk çöker ki; şaşar kalırsın. Bir gün (rüyada veya zikir anında) kendini görürsün; gördüğün senin ruhundur. Kendini yeşillikler üzerinde uçarken veya suyun üstünde yürürken – yüzerken görürsün. İşte ruhun azat olmuş; yıllardır süren mahkumiyeti bitmiş; gördüğün yeşillikler veya su senin geçmiş günahlarından kurtulduğunun bir habercisi ve müjdecisi olmuştur. Daha sonraları namazlarında; iki rekat arasında Allahümme salli ve barikleri söyleyemez, bunların yerine Salat – ı Şerif okumaya başlarsın. Ayetler okumaya başlarsın. Şaşarsın, şaşma… Artık Kur’an–ı yaşamaya başlamışsındır. Ne diyor Yüce Rabbimiz Kur’an –da “Biz bir ayeti değiştirirsek, yerine daha iyisini koymaya muktediriz.” İşte hayatının içinde Kur’an-ı yaşamaya başlamışsın. Mübarek olsun. Artık hayatın Kur’an ve sünnetler içinde sürer gider. Sen farkında olsan da; olmasan da bu böyle devam eder. Ne mutluluk, ne mutluluk.*

8-) İKİNCİ VE SONRAKİ ZİKİRLERİN VERİLMESİ*

Şimdi artık öğretmene, mürşide, yani yaşayan hayvani nefs sahibine ihtiyaç olmamasının asıl sebebine gelelim. Lütfen çok iyi okuyun ve anlayın.Bu ve bundan sonra sana verilecek olan ikinci zikrin Rabbin melekleri vasıtasıyla, sana seslenmesi ile veya perde kalktığında veya rüyanda verilir. Yani hangi gün veya ayda hangi zikre başlayacağım diye endişen yok. Seni, senden iyi bilen ve sana şah damarından yakın olan Rabbin zamanı gelince; "...oku" diyor veya yazılı olarak veriyor ve artık Tövbe, Estağfurullah ve Salat-ı Şerifelere ve 11 ihlas ve 1 Fatiha okuyup, yüce Peygamberimiz (S.A.V) Efendimize, yüce Ali'ine ve ashabına hediye ettikten sonra "LA İLAHE İLLALLAH" yerine sana verilen zikiri söylemeye yaşamaya başlıyorsun. Daha sonraları verilen ve verilecek olan diğer zikirleri Rabbinden alırsın ve O ne bildiriyorsa, onu uygulayacaksındır. Yani, kul yok arada ve sen hep bir ve eşi benzeri olmayan Yüce Mevlan ile baş başasın. Hem de bu dünyada... Ahireti sen düşün. Bir de bu öğrendiklerini veya anlatılanları bir düşün ey akıl sahibi...! Bunlar akılla olacak şeyler mi? İşte şimdi daha iyi anladın değil mi? İşte Kur'an-ı Kerim'in bir kez daha yaşadığının ispatı; Rabbimiz ne buyuruyor? "Kur'an-ı Biz öğretiriz". İşte öğretiyor. Öğren artık, Fatiha'nın 4.ayetinin kısaca açıklaması bu. Ne diyoruz biz bu ayette? "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." İşte yardım. İşte bizim temel dayanağımız. Rabbinin öğretisi mi, kullarının öğretisi mi sana doğrudur? Kararını ver. Başla, yarına çıkıp çıkmayacağımızı Allah bilir, çok geç olmadan bu yolun yolcusu olmaya bak. Rızkında varsa olursun. Rabbimiz seni ve bizleri, Allah'a kul, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ümmet eylesin.Amin. Öyle güzellikler yaşarsın ve Rabbinden öyle güzel müjdeler alırsın ki, aklın bunu algılamakta çaresiz, bildiklerinin yetersiz olduğunu, hayallerinin buna yetişemediğini görür de hayrette kalırsın. İşte bu yüzden bütün rakamları bir araya topladılar ve adını HAYRET koydular. Çünkü bu dünyadan göçüp ve asla ölümün olmayacağı yolculuğa çıkıncaya kadar hep ama hep "HAYRETTE" kalacaksın. Ne kadar çok yazarsam yazayım, yaşayacaklarını sana anlatamam. Sadece şunu söyleyebilirim, YAŞA VE GÖR. Bu öyle yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarak da şunu söyleyebilirim, dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur. Bu zevk Mevlana'yı döndürmüş, işte bu zevk Yunus Emre'yi söyletmiştir. Hem de 800 yıldır.Bu zevki, aşkı, Allah ve Resulünün aşkını bu zikirle bulur ve Mevlana'nın, Yunus Emre'nin ve Allah'a sevgili olanların yaşadıklarını, sende yaşarsın. Ne diyelim, Rabbimiz İnşallah bu kutlu yolda yürüyen, mübarek yolcularından eylesin. Amin. İşte ilk elden yardım, Fatiha'nın hayata uygulanışı. "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." ayetini senin hayatında gerçekleşmesi. Bir kez daha anladın mı? Allah'tan başkasından yardım dilenmeyeceğini? Sen Rabbin olan Allah'a teslim oldun, tevekkül ettin yardım da geldi. Bir daha sen, dosdoğru olan bu yoldan ayrılmadığın sürece sana ne yardımlar gelecek, şaşar kalırsın. Bu, daha başlangıç. Kaderinde ne güzellikler gerçekleşecek... Yaşadıkça mest olacaksın. Hayatta hiçbir şeyden korkmayacaksın. Neden mi? Ayet açık, "Onlar korkmayacaklar ve mahzun da olmayacaklar" Sen sadece Rabbin olan Allah'tan, O'nun emirlerine uymamaktan korkacaksın, başka şeylerden değil, yani tam bir takva insanı olacaksın . Anladın mı hayatın Kur'an ve sünnetler içinde geçecek dememizi? Bu arada Kur'an-ı Kerim 'i mutlaka ama mutlaka okuyacaksın. Kur'an-ı Kerim'in ilk gelen ayeti "Oku" sen de mutlaka okuyacaksın. Dur, hemen itiraz etme de dinle. Kur'an-ı Kerim'in dili ile okumayı biliyorsan da bir ayet Arapça ve hemen devamında da Türkçe meailinden okuyacaksın. Ayetin ne dediğini mutlaka bileceksin. Kur'an-ı Kerim güzel okumak için indirilmedi. Okuyacaksın okuduğunu anlıyacaksın, anladığını hayatında uygulayacaksın, uyguladıklarınla başkalarına da örnek öğretmen olup, öğreteceksin. Zikir ederek, yattığınızda uyku halinde iken, Evliyalardan ders alma devam eder. Bu dersler ölümlü akıla değil, ruhuna verilir. Bir gün arifleri, hatipleri kıskandıracak kadar güzel ve doğru konuşmaya başlarsın, yine şaşarsın. Şaşma... dedik ya hayatında ne güzellikler başlayacak. Bu güzel konuşma da onlardan biri. Sen artık Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'e varis olmuşsun, O'nun davetine davetçi olmuşsun. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Elbette doğru yoldasın ki, sana yardım ediyorlar ve sende Müslümanlara yardım ediyorsun. Bu arada sana, öyle sırlar verilir öyle kerametler yaşarsınki anlatılamaz. Bizleri yaşadıklarını, bizlerden önceki Üveysler'in yaşadıklarını sen de yaşayacaksın. Yeter ki öğretilen şekilde zikret, devam et, mutlaka ama mutlaka kerametleri yaşatırlar. Sakın ha keramet yaşayacağım diye bu yola düşme. Kerametler hep birer hediyedir, senin dilemenle olmaz. Sen, doğru olduğun sürece sana "hediye olarak" verilir. Niyetin, Allah ve Resulünü sevme, tam bir sadakatle sevme olmalıdır. Bunun dışında kalan yollar hep kapalıdır. Bu sevgi sonunda, namaz başta olmak üzere, tüm ibadetlerin tam ihlasla olmaya başlar. Namaz vaktin geçecek diye üzülür, koşarak gelirsin yüce davete. Her ibadetini ihlasla yaparsın ve tarifi yapılamayan bir huzur çöker üstüne. Bu şekilde ibadetine devam ederken sana, ibadetlerinde Rabbinden "ihsan" verilir. Rabbini adeta "görüyormuşcasına" ibadet etme zevki verilir ve bu, sen kendini Kur'an-ı Kerim ve sünnetler dışında tutmadığın sürece senden alınmaz. Ne saadet, ne saadet. Bir gün bakarsın Kabe karşısında, bir gün bakarsın kimlerle namazdasın. Bir gün sevdiğin ve çok uzaklarda bulunan biri seni yakınında görür, daha neler neler. Çok açtık kapatalım. Bunlar hep Marifet'in başı sayılan birinci bölümden yaşananlar. Ya ŞEB-İ ARUZ da yaşanacaklar? Ya Marifet bittiğinde, ya Hakikat Makamında yaşanacaklar? İşte burada kesin yasak var. Hakikat Makamının yaşanışı hiç bir şekilde kimseye açıklanamaz. Kaldı ki, bu yazılanların bu kadar açıklanmış halinde ne bugüne kadar bir benzeri var, ne de bu kadar açık olanı var. BU DÜNYADA BİR İLK! İLK KEZ MARİFET BU KADAR ÇOK AÇIKLANMIŞ OLDU! Rabbimiz niyetimizi biliyor, amacımız baş olmak değil, bir müslümanı mümin eylemek, ibadetlerini nefs sahibi kullara değil, Allah'a yapmasını sağlamak ve Allah'a giden dosdoğru caddeyi gösterebilmek ve bu yolculuk esnasında karşılaşacaklarını önceden haber vermektir. Niyet bu olunca, yardımda BİR Olan ve eşi benzeri bulunmayan Allah'ımızdan gelir. Bir hadisi veya Kur'an-ı Kerim'den bir ayeti veya karşılaştığın ama çözümünde zorluklarla karşılaştığın bir sorunun cevabını öğrenmek için çaba göster, araştır bulamazsan sana hemen yardım gelir. Ankebut Suresi 69. Ayet hemen hayata geçirilir ve sen hayatını tarifi imkansız bir huzur içinde sürdürmeye devam edersin. Bu arada, hep güzelliklerden, kolaylıklardan, verilecek sevinç ve müjdelerden bahsettik. Hiç mi sınav yok? Olmaz olurmu? Ne diyor Yüce Kitabımızda Rabbimiz; "Siz hiç imtahan edilmeden mi cennete gideceğinizi zannediyorsunuz?" Bir başka ayette ise, "Sizler mallarınızla, canlarınızla ve çocuklarınızla imtihan edileceksiniz" diyor. Mutlaka ama mutlaka sizler ve bizler zikir etsek de, zikir etmesek de, bu dünyada belirtilen üç şekilde imtihan edileceğiz. Bu sınavları bir tek şekilde ve başarı ile geçebilirsiniz. "Sabırla" Zikir ehline sabır da Allah'tan bir lütuf gelmektedir. işte fark burada. Çünkü bizlerden istenen "Verilen nimetlere şükür etmek, imtahanlara ise sabretmektir", Hayatını buna uyarlarsan, yani yukarıdaki hal üzerinde olursan hayatın kolaylaşır, güzelleşir. Marifetin ilk bölümünde mutlaka, ama mutlaka senin üzerinde İnşirah Suresini gerçekleştirir. "Biz senin sırtında sana eziyet veren yükünü almadık mı?" Zikre başlayıncaya kadar, sende var olan ve sana, ailene eziyet veren yükü zorluğu kötülüğü seni üstünden kesin olarak mutlaka alırlar. Oyuna veya kumara düşkün isen, oyunu, içkiye müptela isen, içkiyi, zinaya meyilli isen, zinayı, yalancı isen, yalanı mutlaka ama mutlaka sana bıraktırırlar. Nasıl bu kötü ahlaktan davranıştan kurtulduğuna şaşarsın. Ayet kesin olarak "emiri gerçekleştirceğini" işaret etmekte. Bu da gerçekleştiriliyor. Daha neler neler yaşayacaksın. Daha fazla bilgi için sorulara cevap için bizi arayabilirsiniz. Ne kadar çok yazarsam, yazayım; yaşayacak olduğun güzelliklerden sizlere, ancak başlıklar altında yazdım. Size tek bir cümle yazıp, noktalayacağım. "YAŞA VE GÖR"
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-07-17, 02:10 #2
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Varsayılan C: Veysel Karane Zikri Ve Rabbimizin Lütufları


Allahin,Resülünün ve Sevdiklerinin Selam ve Bereketi Üzerinize olsun Bu zikri yapan Herkeze Rabbim Yaşa Ve Gör Buyuruyor.Kulun yaptigi isin ucretini pesin veriyor yani
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-07-17, 18:14 #3
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Varsayılan Aracisiz Allaha Yolculuk


Allahin Ve Resülünün Selam ve Bereketi Üzerinize olsun!* 🌹

Ne Derdiniz Ne Sıkıntınız Varsa Hepsini Unutun Silin Aklınızdan! Korku Dolu Bir Dünyayı Geride Bıraktık!

*Rabbimizin Merhametini ve Sevgisini en kolay yaşatan ve hayata katan unutulmuş bu sünneti tadın ve bu güzelliği kaçırmayın! Huzurun nerden ve nasıl geldiğini anlıcak ve görüceksiniz. Www.VeyselKarane.com sitesindende ziyaretçi defterini okuduğunuzda hiç görmediğiniz kardeşlerinizin neler yaşadıklarını gerçek mutluluğu nasıl yakaladıklarını öğreniceksiniz!*

Zikirde Yaşatılanlar: Salih (Gerçek) Rüyalar, Kokuların Duyulması, Öğretmenin (Evliyanın) Verilmesi, Rabbimizin Sana Seslenişi, Tecelli Yakaza Ve Misal Alemi, Nefsini Ve Ruhunu Görmek, Kalp Zikri...

*"Bu öyle bir yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarakta şunu söyleyebilirim, Dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur."*

1-) SALİH-Gerçek Rüyalar Başlar Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden daha nettir ve kalıcıdır. Günler geçse de unutmazsın. Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve gerçekleşir. Böylece kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın. İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen, verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki, hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir. Artık sevilmeye başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeye başlar ve sen şaşarsın. Şaşma. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, ayetlerle rüyanın varlığından "kesinlikle" bahsetmektedir. Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur. Bu gördüklerin sana, İlahi Armağandır, daha başlangıçtır. Bu arada "Rüyalarla amel edilmez dediğini duyuyorum" Doğrudur, sizlerin bugüne kadar gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimiz rüyalarda iblisin hiçbir katkısı yoktur. Tamamen Salih-gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile bizlere verilir.

2-) KOKULARIN DUYULMASI Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider. Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur; camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz. Yalnız senin gibi Zikir Ehli, yani Allah yolunun yolcusu varsa o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları bunu duyamaz. Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekânlar camide ibadet ederken ve türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana verdiği “Hoş geldin“ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının reyhan; Hz. Ali’nin kırmızı karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha sonraları “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer kimseye söylemezsen, evinin bütün odaları bu ilahi armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur. Onlarca yıl namaz kılıp, bu kokudan mahrum olan nice kullar var. Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin. Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin okumayınız. Bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.

3-) ÖĞRETMENİN (EVLİYANIN) VERİLMESİ Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri öğretenin evliyası da olabilir. Bunlar senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da anlatamam. Sonuçta yaşamadan anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha fazlasını değil. İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler. Yanına varır varmaz ilahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör!

4-) RABBİMİZİN SANA SESLENİŞİ Bir gün Rabbimizin sana seslenişini ( perde arkasından ) ama namazda ama rüyada duyarsın. Sadece senin duyacağın bir Ayet veya bir sure verilir. Bu Rabbinin sana sır olarak verdiği ayettir. Artık en ufak bir sıkıntında, bu ayeti okuduğunda her şey anında düzelir. Namazlarında veya zikrinde iblis sana vesvese vermeye başladığında içinden bu ayeti okumaya başladığında; hemen huzurundan def olup gider. Geceleyin zikri gerçekleştirirken, yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın. Şaşma. Sen Peygamberimize salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (s.a.v): “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz.” sözünün sonucu yıldızların mânâ âlemindeki ashaplar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun. Peki, niçin yaklaştıklarına gelince; kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün hatim (11 İhlas ve 1 Fatiha) yollayanlara sevgilerini göstermek içindir. Ne olur, hemen itiraz etmeyin. Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün.Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan Allah’ımız Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor: “İblisin adımlarına uymayın.” İtiraz ederek siz; eğer yalan söylüyorsak biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım. Size düşen zikri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır.

5-) TECELLİ-YAKAZA VE MİSAL ALEMİ Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmaya başlar. Artık tecelli dediğimiz "anlık görüntüler" başlar. Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar. Ama ne güzeldirler. Bir anda görürsün ama aldığın haz unutulmaz. İşte Hal Ehlinin–Yaşama Ehlinin tarifi olmayan lezzetidir; tadıdır bunlar. Yıllar geçse de unutamazsın. Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık. Mübarek olsun!.

6-) NEFSİNİ VE RUHUNU GÖRMEK Bu arada ama rüyada, ama namazda, ama zikirde Nefsinin sembolü olan bir hayvan– görürsün. Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış demektir. Eğer ölmüş görürsen, sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok, bağlı olarak görürsen nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok, başıboş görürsen nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v ) ne buyurmuş: “Nefsini bilen Rabbini bilir.” Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir. Yani gördüğün, hayvanın kötü özellikleriyle mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten, temelini Kur’an ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını, bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur. Bu Allah’ın bir lütfudur. Artık hayatını baştan aşağıya (ister farkında ol; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.

7-) KALP ZİKRİ Artık kalbinin konuşması, kalp zikrinin başlaması yakındır. Müslüman-mümin olmanın birinci şartı Kelime-i Şehadeti dille söylemek; kalp ile tasdik etmektir. Artık söylediğin zikirlerinin her birini kalbin de aynı anda söylemeye başlamıştır. Sadece zikirleri mi? Hiç bilmediğin, Kur’an Ayet ve Surelerini kalbinden imamla; eğer Kur’an-ı Kerim’i tvden dinliyorsan aynı anda saniye değil salise farkı olmadan kalbin söylemeye başlamıştır. Artık, gerçek müslüman-mümin olmuşsundur. Verilen bu ilahi armağan senden asla geri alınmaz. Yunus Emre’nin “Bir ben vardır, Benden içeri”nin anlamını öğrenmiş ve yaşamaya başlamışsındır. Mübarek olsun. Senin içinde yaşayanı, farkında olmadan yaşayanı duymaya başlamışsındır.Mübarek olsun. Bir gün namazda veya zikir anında ağzından bir “Dua“ dökülür, sözler senin ağzından çıkmakta ama söyleyen sen değilsindir. İşte o, Ruhunun Niyazıdır. Dua değil, dua üstüdür; niyazdır o. Artık kalbindeki hapishanede esir olan, mahkum olan Ruhun özgür olmakta “La İlahe İllallah’ la nefse, vurula vurula; nefsinle ruhun yer değiştirmeye başlamış; eski gardiyan olan Nefs mhkum olmuş, mahkum olan ruhun da azat – özgür olmuştur. İşte Marifet dediğimiz alemde yolculuğun sürmektedir. Bu niyaz senin ileride, bu dünyaya geliş amacının temelidir, sezdirmesidir. Kısacası, "Sırrının Habercisi"dir. Sırrını daha sonra öğreneceksin. Bu yazıları okuyan kardeşim şu an sana sorsalar bu dünyaya neden gönderildin? Niye geldin? Vereceğin cevap: “Allah’a kulluk için, Peygamberimize ümmet olmak için geldim.” diyeceksin. Doğrudur. Aynı soru ikinci kez sorulsa ne diyeceksin? Aynı cevabı vermen doğru olmaz. Bu cevap herkesin ortak cevabıdır. Sen ey falan oğlu veya falan kızı bu dünyaya sen (sizler değil, sen) niye geldin sorusunun cevabını, ileride öğreneceğin sırrına vardığında, sana öğretildiğinde; öğreneceksin. Hem de vasıtasız-aracısız olarak birinci elden… Sen, zikrine devam et. Bir gün öğreteceklerdir. Ama mutlaka öğreteceklerdir. Sırrını öğrenince de, bir kapıyı daha geçmişsin demektir. Bitti mi? Hayır ileride sırrının da sırrını öğreneceksin. İşte gerçek saadet bu. Bu yazdıklarımda asla değil yalan; yanlış bile yok. Yaşayınca göreceksin. Söylenenlerin az bile olduğunu. Gözlerinden sevinç yaşları akacak başlayacaksın duaya: “Allah’ım bu kadar az ibadete bu kadar çok nimet olur mu?” diye. Bu dünyada gerçekten Allah’ı ve Peygamberimizi seven, gerçek zikir ehli o kadar az ki, şaşarsın… Lafı uzattık. Biraz başa dönelim. Ne demiştik; ”Hayatını, Kur’an ve sünnetlerle dolu dolu yaşamaya; sevinçlerin taşmaya başladığında; tevhidin yani ” La İlahe İllallah ” zikrin; Kur’an-ı Kerim’deki Hz. Musa‘nın (as) asası olur, taştan daha katı-sert olan kalbine vura vura kalbinden 12 göze çıkar. Bu 12 gözenin sana isabet edeni ile sen artık, kabul olan bir “sır sahibi ” olursun. Hele sabret bundan ötesini yazmaya iznim yok. Sana, sabırla zikrine devam et deriz. Bırak zamanı gelince olan olur. Senin rızkını Rabbimiz kimseye vermez. Ezelde, ruhlar aleminde sana ne verilmişse, onu zamanı gelince alırsın. En zor olanı sabretmektir. Ama burada 1 saniyelik sabır sana ahirette binlerce yılı, bir anda; göz açıp-kapaman kadar kısa getirecektir. Bunu bil sana yeter. Sende artık ağırbaşlılık, yumuşak kalplilik, yalnız kalma ihtiyacı başlar. Kötü alışkanlıklar bir bir kalkar, bol bol ağlamalar başlar. Yine Allah dostu Yunus Emre’nin dediği gibi: “Bir damla gözyaşı bin günahını yıkar, siler.” Bu günahlardan arınmanın belirtileridir. Ama üstüne öyle büyük bir huzur ve tarifi imkansız mutluluk çöker ki; şaşar kalırsın. Bir gün (rüyada veya zikir anında) kendini görürsün; gördüğün senin ruhundur. Kendini yeşillikler üzerinde uçarken veya suyun üstünde yürürken – yüzerken görürsün. İşte ruhun azat olmuş; yıllardır süren mahkumiyeti bitmiş; gördüğün yeşillikler veya su senin geçmiş günahlarından kurtulduğunun bir habercisi ve müjdecisi olmuştur. Daha sonraları namazlarında; iki rekat arasında Allahümme salli ve barikleri söyleyemez, bunların yerine Salat – ı Şerif okumaya başlarsın. Ayetler okumaya başlarsın. Şaşarsın, şaşma… Artık Kur’an–ı yaşamaya başlamışsındır. Ne diyor Yüce Rabbimiz Kur’an –da “Biz bir ayeti değiştirirsek, yerine daha iyisini koymaya muktediriz.” İşte hayatının içinde Kur’an-ı yaşamaya başlamışsın. Mübarek olsun. Artık hayatın Kur’an ve sünnetler içinde sürer gider. Sen farkında olsan da; olmasan da bu böyle devam eder. Ne mutluluk, ne mutluluk.

8-) İKİNCİ VE SONRAKİ ZİKİRLERİN VERİLMESİ Şimdi artık öğretmene, mürşide, yani yaşayan hayvani nefs sahibine ihtiyaç olmamasının asıl sebebine gelelim. Lütfen çok iyi okuyun ve anlayın.Bu ve bundan sonra sana verilecek olan ikinci zikrin Rabbin melekleri vasıtasıyla, sana seslenmesi ile veya perde kalktığında veya rüyanda verilir. Yani hangi gün veya ayda hangi zikre başlayacağım diye endişen yok. Seni, senden iyi bilen ve sana şah damarından yakın olan Rabbin zamanı gelince; "...oku" diyor veya yazılı olarak veriyor ve artık Tövbe, Estağfurullah ve Salat-ı Şerifelere ve 11 ihlas ve 1 Fatiha okuyup, yüce Peygamberimiz (S.A.V) Efendimize, yüce Ali'ine ve ashabına hediye ettikten sonra "LA İLAHE İLLALLAH" yerine sana verilen zikiri söylemeye yaşamaya başlıyorsun. Daha sonraları verilen ve verilecek olan diğer zikirleri Rabbinden alırsın ve O ne bildiriyorsa, onu uygulayacaksındır. Yani, kul yok arada ve sen hep bir ve eşi benzeri olmayan Yüce Mevlan ile baş başasın. Hem de bu dünyada... Ahireti sen düşün. Bir de bu öğrendiklerini veya anlatılanları bir düşün ey akıl sahibi...! Bunlar akılla olacak şeyler mi? İşte şimdi daha iyi anladın değil mi? İşte Kur'an-ı Kerim'in bir kez daha yaşadığının ispatı; Rabbimiz ne buyuruyor? "Kur'an-ı Biz öğretiriz". İşte öğretiyor. Öğren artık, Fatiha'nın 4.ayetinin kısaca açıklaması bu. Ne diyoruz biz bu ayette? "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." İşte yardım. İşte bizim temel dayanağımız. Rabbinin öğretisi mi, kullarının öğretisi mi sana doğrudur? Kararını ver. Başla, yarına çıkıp çıkmayacağımızı Allah bilir, çok geç olmadan bu yolun yolcusu olmaya bak. Rızkında varsa olursun. Rabbimiz seni ve bizleri, Allah'a kul, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ümmet eylesin.Amin. Öyle güzellikler yaşarsın ve Rabbinden öyle güzel müjdeler alırsın ki, aklın bunu algılamakta çaresiz, bildiklerinin yetersiz olduğunu, hayallerinin buna yetişemediğini görür de hayrette kalırsın. İşte bu yüzden bütün rakamları bir araya topladılar ve adını HAYRET koydular. Çünkü bu dünyadan göçüp ve asla ölümün olmayacağı yolculuğa çıkıncaya kadar hep ama hep "HAYRETTE" kalacaksın. Ne kadar çok yazarsam yazayım, yaşayacaklarını sana anlatamam. Sadece şunu söyleyebilirim, YAŞA VE GÖR. Bu öyle yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarak da şunu söyleyebilirim, dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur. Bu zevk Mevlana'yı döndürmüş, işte bu zevk Yunus Emre'yi söyletmiştir. Hem de 800 yıldır.Bu zevki, aşkı, Allah ve Resulünün aşkını bu zikirle bulur ve Mevlana'nın, Yunus Emre'nin ve Allah'a sevgili olanların yaşadıklarını, sende yaşarsın. Ne diyelim, Rabbimiz İnşallah bu kutlu yolda yürüyen, mübarek yolcularından eylesin. Amin. İşte ilk elden yardım, Fatiha'nın hayata uygulanışı. "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." ayetini senin hayatında gerçekleşmesi. Bir kez daha anladın mı? Allah'tan başkasından yardım dilenmeyeceğini? Sen Rabbin olan Allah'a teslim oldun, tevekkül ettin yardım da geldi. Bir daha sen, dosdoğru olan bu yoldan ayrılmadığın sürece sana ne yardımlar gelecek, şaşar kalırsın. Bu, daha başlangıç. Kaderinde ne güzellikler gerçekleşecek... Yaşadıkça mest olacaksın. Hayatta hiçbir şeyden korkmayacaksın. Neden mi? Ayet açık, "Onlar korkmayacaklar ve mahzun da olmayacaklar" Sen sadece Rabbin olan Allah'tan, O'nun emirlerine uymamaktan korkacaksın, başka şeylerden değil, yani tam bir takva insanı olacaksın . Anladın mı hayatın Kur'an ve sünnetler içinde geçecek dememizi? Bu arada Kur'an-ı Kerim 'i mutlaka ama mutlaka okuyacaksın. Kur'an-ı Kerim'in ilk gelen ayeti "Oku" sen de mutlaka okuyacaksın. Dur, hemen itiraz etme de dinle. Kur'an-ı Kerim'in dili ile okumayı biliyorsan da bir ayet Arapça ve hemen devamında da Türkçe meailinden okuyacaksın. Ayetin ne dediğini mutlaka bileceksin. Kur'an-ı Kerim güzel okumak için indirilmedi. Okuyacaksın okuduğunu anlıyacaksın, anladığını hayatında uygulayacaksın, uyguladıklarınla başkalarına da örnek öğretmen olup, öğreteceksin. Zikir ederek, yattığınızda uyku halinde iken, Evliyalardan ders alma devam eder. Bu dersler ölümlü akıla değil, ruhuna verilir. Bir gün arifleri, hatipleri kıskandıracak kadar güzel ve doğru konuşmaya başlarsın, yine şaşarsın. Şaşma... dedik ya hayatında ne güzellikler başlayacak. Bu güzel konuşma da onlardan biri. Sen artık Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'e varis olmuşsun, O'nun davetine davetçi olmuşsun. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Elbette doğru yoldasın ki, sana yardım ediyorlar ve sende Müslümanlara yardım ediyorsun. Bu arada sana, öyle sırlar verilir öyle kerametler yaşarsınki anlatılamaz. Bizleri yaşadıklarını, bizlerden önceki Üveysler'in yaşadıklarını sen de yaşayacaksın. Yeter ki öğretilen şekilde zikret, devam et, mutlaka ama mutlaka kerametleri yaşatırlar. Sakın ha keramet yaşayacağım diye bu yola düşme. Kerametler hep birer hediyedir, senin dilemenle olmaz. Sen, doğru olduğun sürece sana "hediye olarak" verilir. Niyetin, Allah ve Resulünü sevme, tam bir sadakatle sevme olmalıdır. Bunun dışında kalan yollar hep kapalıdır. Bu sevgi sonunda, namaz başta olmak üzere, tüm ibadetlerin tam ihlasla olmaya başlar. Namaz vaktin geçecek diye üzülür, koşarak gelirsin yüce davete. Her ibadetini ihlasla yaparsın ve tarifi yapılamayan bir huzur çöker üstüne. Bu şekilde ibadetine devam ederken sana, ibadetlerinde Rabbinden "ihsan" verilir. Rabbini adeta "görüyormuşcasına" ibadet etme zevki verilir ve bu, sen kendini Kur'an-ı Kerim ve sünnetler dışında tutmadığın sürece senden alınmaz. Ne saadet, ne saadet. Bir gün bakarsın Kabe karşısında, bir gün bakarsın kimlerle namazdasın. Bir gün sevdiğin ve çok uzaklarda bulunan biri seni yakınında görür, daha neler neler. Çok açtık kapatalım. Bunlar hep Marifet'in başı sayılan birinci bölümden yaşananlar. Ya ŞEB-İ ARUZ da yaşanacaklar? Ya Marifet bittiğinde, ya Hakikat Makamında yaşanacaklar? İşte burada kesin yasak var. Hakikat Makamının yaşanışı hiç bir şekilde kimseye açıklanamaz. Kaldı ki, bu yazılanların bu kadar açıklanmış halinde ne bugüne kadar bir benzeri var, ne de bu kadar açık olanı var. BU DÜNYADA BİR İLK! İLK KEZ MARİFET BU KADAR ÇOK AÇIKLANMIŞ OLDU! Rabbimiz niyetimizi biliyor, amacımız baş olmak değil, bir müslümanı mümin eylemek, ibadetlerini nefs sahibi kullara değil, Allah'a yapmasını sağlamak ve Allah'a giden dosdoğru caddeyi gösterebilmek ve bu yolculuk esnasında karşılaşacaklarını önceden haber vermektir. Niyet bu olunca, yardımda BİR Olan ve eşi benzeri bulunmayan Allah'ımızdan gelir. Bir hadisi veya Kur'an-ı Kerim'den bir ayeti veya karşılaştığın ama çözümünde zorluklarla karşılaştığın bir sorunun cevabını öğrenmek için çaba göster, araştır bulamazsan sana hemen yardım gelir. Ankebut Suresi 69. Ayet hemen hayata geçirilir ve sen hayatını tarifi imkansız bir huzur içinde sürdürmeye devam edersin. Bu arada, hep güzelliklerden, kolaylıklardan, verilecek sevinç ve müjdelerden bahsettik. Hiç mi sınav yok? Olmaz olurmu? Ne diyor Yüce Kitabımızda Rabbimiz; "Siz hiç imtahan edilmeden mi cennete gideceğinizi zannediyorsunuz?" Bir başka ayette ise, "Sizler mallarınızla, canlarınızla ve çocuklarınızla imtihan edileceksiniz" diyor. Mutlaka ama mutlaka sizler ve bizler zikir etsek de, zikir etmesek de, bu dünyada belirtilen üç şekilde imtihan edileceğiz. Bu sınavları bir tek şekilde ve başarı ile geçebilirsiniz. "Sabırla" Zikir ehline sabır da Allah'tan bir lütuf gelmektedir. işte fark burada. Çünkü bizlerden istenen "Verilen nimetlere şükür etmek, imtahanlara ise sabretmektir", Hayatını buna uyarlarsan, yani yukarıdaki hal üzerinde olursan hayatın kolaylaşır, güzelleşir. Marifetin ilk bölümünde mutlaka, ama mutlaka senin üzerinde İnşirah Suresini gerçekleştirir. "Biz senin sırtında sana eziyet veren yükünü almadık mı?" Zikre başlayıncaya kadar, sende var olan ve sana, ailene eziyet veren yükü zorluğu kötülüğü seni üstünden kesin olarak mutlaka alırlar. Oyuna veya kumara düşkün isen, oyunu, içkiye müptela isen, içkiyi, zinaya meyilli isen, zinayı, yalancı isen, yalanı mutlaka ama mutlaka sana bıraktırırlar. Nasıl bu kötü ahlaktan davranıştan kurtulduğuna şaşarsın. Ayet kesin olarak "emiri gerçekleştirceğini" işaret etmekte. Bu da gerçekleştiriliyor. Daha neler neler yaşayacaksın. Daha fazla bilgi için sorulara cevap için bizi arayabilirsiniz. Ne kadar çok yazarsam, yazayım; yaşayacak olduğun güzelliklerden sizlere, ancak başlıklar altında yazdım. Size tek bir cümle yazıp, noktalayacağım. "YAŞA VE GÖR"
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-17, 21:16 #4
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Post Tasavvufa giriş nasidır

❤❤❤❤❤❤❤❤
🍁Veysel Karane zikriyle 2015 eylul ayinda tanistim internet uzerinden. O gece basladim zikrime.
🍁Ögretmenim verildi ilk öğretmenim Yunus Emre hz.
Ahmet Yesevi...
Abdulkadir geylani hz
Mevlana hz
İmam rabbani hz
Veysel karani hz
🍁Nefsimi gordum siyah akrep olarak. Cok sukur nefsim degisti ve daha guzel bir nefse gectim.
🍁Rabbimden bana mana isimlerim verildi
🍁İnsirah suresi yaşatıldı sıkıntılarım alındı...
🍁Gokyuzunde kocaman bir ay ve uzerinde Ali Imran yazili olarak gordum.
🍁Hızır as ve evliyalarin tecellide beni ziyaret etmeleri
🍁İki hilal 🌙🌙 gördüm ve yanından bir yildiz kaydi.
🍁Ruhum ete kemiğe burunmüş olarak görüldü.
🍁Ruyamda bize bir damacana kevser suyu gelmisti. Iki bardak icmistim ve zeytinyagi tadi almistim hastalığım alındı.
🍁Ruyamda bir altin kelebek gordum ve kanatlarina arapca Allah ve Muhammed (sav) yaziliydi.
🍁Birgün kahve kokusu aldim ve Veysel Karane'nin kokusuydu bana sevgisini gostermis.
🍁Bir gece uyandigimda duvarda daire seklinde beyaz isiklar vardi. Peygamber efendimizin nuruymus. Bana sevgisini gostermis.
🍁Ruyamda kendimi ilim ve mağfiret denizinde gördüm. günahlarimdan arinmisim.
❤❤❤❤❤❤❤❤
Aklima gelenler bunlar.
Bizim icin hediye lutuf onemli degil. Bizim gayretimiz Rabbimizin cemalini gormek.
🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁
Cennet cennet dedikleri
Bir kaç köşk ve bir kaç huri
İsteyene ver onlari
Bana seni gerek seni
********** YUNUS EMRE...

www.veyselkarane.com sitesinde üveys kardeşleriminde yaşadığı lütufları okuyabilir bilgi alabilirsiniz rabbimiz bize cömert olurda size cimri olurmu böyle bişey yok bizde de bisey yok veren Allah'ın Şani Yüce...

Kardeslerim bu yaziyida sizin icin hazirladim umarim begenirsiniz.
Ne Derdiniz Ne Sıkıntınız Varsa Hepsini Unutun Silin Aklınızdan! Korku Dolu Bir Dünyayı Geride Bıraktık!

Rabbimizin Merhametini ve Sevgisini en kolay yaşatan ve hayata katan unutulmuş bu sünneti tadın ve bu güzelliği kaçırmayın! Huzurun nerden ve nasıl geldiğini anlıcak ve görüceksiniz. Www.VeyselKarane.com sitesindende ziyaretçi defterini okuduğunuzda hiç görmediğiniz kardeşlerinizin neler yaşadıklarını gerçek mutluluğu nasıl yakaladıklarını öğreniceksiniz!

Zikirde Yaşatılanlar: Salih (Gerçek) Rüyalar, Kokuların Duyulması, Öğretmenin (Evliyanın) Verilmesi, Rabbimizin Sana Seslenişi, Tecelli Yakaza Ve Misal Alemi, Nefsini Ve Ruhunu Görmek, Kalp Zikri...

"Bu öyle bir yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarakta şunu söyleyebilirim, Dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur."
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-17, 11:19 #5
miyauv miyauv çevrimdışı
Varsayılan C: Tasavvufa giriş nasidır

Arapça cümleleri yüzlerce binlerce kez okumanın bu kadar etkili olacağına inanmak zor.
Denemek lazım
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-09-17, 15:11 #6
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Post Üveysilik "Allah'a Giden En Güzel Yol" Sende Gel Yasa Ve Gör

Allahin Ve Resülünün Selam ve Bereketi Üzerinize olsun!* 🌹

Ne Derdiniz Ne Sıkıntınız Varsa Hepsini Unutun Silin Aklınızdan! Korku Dolu Bir Dünyayı Geride Bıraktık!

*Rabbimizin Merhametini ve Sevgisini en kolay yaşatan ve hayata katan unutulmuş bu sünneti tadın ve bu güzelliği kaçırmayın! Huzurun nerden ve nasıl geldiğini anlıcak ve görüceksiniz.*

Zikirde Yaşatılanlar: Salih (Gerçek) Rüyalar, Kokuların Duyulması, Öğretmenin (Evliyanın) Verilmesi, Rabbimizin Sana Seslenişi, Tecelli Yakaza Ve Misal Alemi, Nefsini Ve Ruhunu Görmek, Kalp Zikri...

*"Bu öyle bir yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarakta şunu söyleyebilirim, Dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur."*

1-) SALİH-Gerçek Rüyalar Başlar Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden daha nettir ve kalıcıdır. Günler geçse de unutmazsın. Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve gerçekleşir. Böylece kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın. İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen, verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki, hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir. Artık sevilmeye başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeye başlar ve sen şaşarsın. Şaşma. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, ayetlerle rüyanın varlığından "kesinlikle" bahsetmektedir. Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur. Bu gördüklerin sana, İlahi Armağandır, daha başlangıçtır. Bu arada "Rüyalarla amel edilmez dediğini duyuyorum" Doğrudur, sizlerin bugüne kadar gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimiz rüyalarda iblisin hiçbir katkısı yoktur. Tamamen Salih-gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile bizlere verilir.

2-) KOKULARIN DUYULMASI Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider. Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur; camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz. Yalnız senin gibi Zikir Ehli, yani Allah yolunun yolcusu varsa o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları bunu duyamaz. Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekânlar camide ibadet ederken ve türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana verdiği “Hoş geldin“ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının reyhan; Hz. Ali’nin kırmızı karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha sonraları “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer kimseye söylemezsen, evinin bütün odaları bu ilahi armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur. Onlarca yıl namaz kılıp, bu kokudan mahrum olan nice kullar var. Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin. Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin okumayınız. Bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.

3-) ÖĞRETMENİN (EVLİYANIN) VERİLMESİ Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri öğretenin evliyası da olabilir. Bunlar senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da anlatamam. Sonuçta yaşamadan anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha fazlasını değil. İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler. Yanına varır varmaz ilahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör!

4-) RABBİMİZİN SANA SESLENİŞİ Bir gün Rabbimizin sana seslenişini ( perde arkasından ) ama namazda ama rüyada duyarsın. Sadece senin duyacağın bir Ayet veya bir sure verilir. Bu Rabbinin sana sır olarak verdiği ayettir. Artık en ufak bir sıkıntında, bu ayeti okuduğunda her şey anında düzelir. Namazlarında veya zikrinde iblis sana vesvese vermeye başladığında içinden bu ayeti okumaya başladığında; hemen huzurundan def olup gider. Geceleyin zikri gerçekleştirirken, yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın. Şaşma. Sen Peygamberimize salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (s.a.v): “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz.” sözünün sonucu yıldızların mânâ âlemindeki ashaplar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun. Peki, niçin yaklaştıklarına gelince; kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün hatim (11 İhlas ve 1 Fatiha) yollayanlara sevgilerini göstermek içindir. Ne olur, hemen itiraz etmeyin. Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün.Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan Allah’ımız Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor: “İblisin adımlarına uymayın.” İtiraz ederek siz; eğer yalan söylüyorsak biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım. Size düşen zikri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır.

5-) TECELLİ-YAKAZA VE MİSAL ALEMİ Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmaya başlar. Artık tecelli dediğimiz "anlık görüntüler" başlar. Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar. Ama ne güzeldirler. Bir anda görürsün ama aldığın haz unutulmaz. İşte Hal Ehlinin–Yaşama Ehlinin tarifi olmayan lezzetidir; tadıdır bunlar. Yıllar geçse de unutamazsın. Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık. Mübarek olsun!.

6-) NEFSİNİ VE RUHUNU GÖRMEK Bu arada ama rüyada, ama namazda, ama zikirde Nefsinin sembolü olan bir hayvan– görürsün. Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış demektir. Eğer ölmüş görürsen, sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok, bağlı olarak görürsen nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok, başıboş görürsen nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v ) ne buyurmuş: “Nefsini bilen Rabbini bilir.” Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir. Yani gördüğün, hayvanın kötü özellikleriyle mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten, temelini Kur’an ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını, bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur. Bu Allah’ın bir lütfudur. Artık hayatını baştan aşağıya (ister farkında ol; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.

7-) KALP ZİKRİ Artık kalbinin konuşması, kalp zikrinin başlaması yakındır. Müslüman-mümin olmanın birinci şartı Kelime-i Şehadeti dille söylemek; kalp ile tasdik etmektir. Artık söylediğin zikirlerinin her birini kalbin de aynı anda söylemeye başlamıştır. Sadece zikirleri mi? Hiç bilmediğin, Kur’an Ayet ve Surelerini kalbinden imamla; eğer Kur’an-ı Kerim’i tvden dinliyorsan aynı anda saniye değil salise farkı olmadan kalbin söylemeye başlamıştır. Artık, gerçek müslüman-mümin olmuşsundur. Verilen bu ilahi armağan senden asla geri alınmaz. Yunus Emre’nin “Bir ben vardır, Benden içeri”nin anlamını öğrenmiş ve yaşamaya başlamışsındır. Mübarek olsun. Senin içinde yaşayanı, farkında olmadan yaşayanı duymaya başlamışsındır.Mübarek olsun. Bir gün namazda veya zikir anında ağzından bir “Dua“ dökülür, sözler senin ağzından çıkmakta ama söyleyen sen değilsindir. İşte o, Ruhunun Niyazıdır. Dua değil, dua üstüdür; niyazdır o. Artık kalbindeki hapishanede esir olan, mahkum olan Ruhun özgür olmakta “La İlahe İllallah’ la nefse, vurula vurula; nefsinle ruhun yer değiştirmeye başlamış; eski gardiyan olan Nefs mhkum olmuş, mahkum olan ruhun da azat – özgür olmuştur. İşte Marifet dediğimiz alemde yolculuğun sürmektedir. Bu niyaz senin ileride, bu dünyaya geliş amacının temelidir, sezdirmesidir. Kısacası, "Sırrının Habercisi"dir. Sırrını daha sonra öğreneceksin. Bu yazıları okuyan kardeşim şu an sana sorsalar bu dünyaya neden gönderildin? Niye geldin? Vereceğin cevap: “Allah’a kulluk için, Peygamberimize ümmet olmak için geldim.” diyeceksin. Doğrudur. Aynı soru ikinci kez sorulsa ne diyeceksin? Aynı cevabı vermen doğru olmaz. Bu cevap herkesin ortak cevabıdır. Sen ey falan oğlu veya falan kızı bu dünyaya sen (sizler değil, sen) niye geldin sorusunun cevabını, ileride öğreneceğin sırrına vardığında, sana öğretildiğinde; öğreneceksin. Hem de vasıtasız-aracısız olarak birinci elden… Sen, zikrine devam et. Bir gün öğreteceklerdir. Ama mutlaka öğreteceklerdir. Sırrını öğrenince de, bir kapıyı daha geçmişsin demektir. Bitti mi? Hayır ileride sırrının da sırrını öğreneceksin. İşte gerçek saadet bu. Bu yazdıklarımda asla değil yalan; yanlış bile yok. Yaşayınca göreceksin. Söylenenlerin az bile olduğunu. Gözlerinden sevinç yaşları akacak başlayacaksın duaya: “Allah’ım bu kadar az ibadete bu kadar çok nimet olur mu?” diye. Bu dünyada gerçekten Allah’ı ve Peygamberimizi seven, gerçek zikir ehli o kadar az ki, şaşarsın… Lafı uzattık. Biraz başa dönelim. Ne demiştik; ”Hayatını, Kur’an ve sünnetlerle dolu dolu yaşamaya; sevinçlerin taşmaya başladığında; tevhidin yani ” La İlahe İllallah ” zikrin; Kur’an-ı Kerim’deki Hz. Musa‘nın (as) asası olur, taştan daha katı-sert olan kalbine vura vura kalbinden 12 göze çıkar. Bu 12 gözenin sana isabet edeni ile sen artık, kabul olan bir “sır sahibi ” olursun. Hele sabret bundan ötesini yazmaya iznim yok. Sana, sabırla zikrine devam et deriz. Bırak zamanı gelince olan olur. Senin rızkını Rabbimiz kimseye vermez. Ezelde, ruhlar aleminde sana ne verilmişse, onu zamanı gelince alırsın. En zor olanı sabretmektir. Ama burada 1 saniyelik sabır sana ahirette binlerce yılı, bir anda; göz açıp-kapaman kadar kısa getirecektir. Bunu bil sana yeter. Sende artık ağırbaşlılık, yumuşak kalplilik, yalnız kalma ihtiyacı başlar. Kötü alışkanlıklar bir bir kalkar, bol bol ağlamalar başlar. Yine Allah dostu Yunus Emre’nin dediği gibi: “Bir damla gözyaşı bin günahını yıkar, siler.” Bu günahlardan arınmanın belirtileridir. Ama üstüne öyle büyük bir huzur ve tarifi imkansız mutluluk çöker ki; şaşar kalırsın. Bir gün (rüyada veya zikir anında) kendini görürsün; gördüğün senin ruhundur. Kendini yeşillikler üzerinde uçarken veya suyun üstünde yürürken – yüzerken görürsün. İşte ruhun azat olmuş; yıllardır süren mahkumiyeti bitmiş; gördüğün yeşillikler veya su senin geçmiş günahlarından kurtulduğunun bir habercisi ve müjdecisi olmuştur. Daha sonraları namazlarında; iki rekat arasında Allahümme salli ve barikleri söyleyemez, bunların yerine Salat – ı Şerif okumaya başlarsın. Ayetler okumaya başlarsın. Şaşarsın, şaşma… Artık Kur’an–ı yaşamaya başlamışsındır. Ne diyor Yüce Rabbimiz Kur’an –da “Biz bir ayeti değiştirirsek, yerine daha iyisini koymaya muktediriz.” İşte hayatının içinde Kur’an-ı yaşamaya başlamışsın. Mübarek olsun. Artık hayatın Kur’an ve sünnetler içinde sürer gider. Sen farkında olsan da; olmasan da bu böyle devam eder. Ne mutluluk, ne mutluluk.

8-) İKİNCİ VE SONRAKİ ZİKİRLERİN VERİLMESİ Şimdi artık öğretmene, mürşide, yani yaşayan hayvani nefs sahibine ihtiyaç olmamasının asıl sebebine gelelim. Lütfen çok iyi okuyun ve anlayın.Bu ve bundan sonra sana verilecek olan ikinci zikrin Rabbin melekleri vasıtasıyla, sana seslenmesi ile veya perde kalktığında veya rüyanda verilir. Yani hangi gün veya ayda hangi zikre başlayacağım diye endişen yok. Seni, senden iyi bilen ve sana şah damarından yakın olan Rabbin zamanı gelince; "...oku" diyor veya yazılı olarak veriyor ve artık Tövbe, Estağfurullah ve Salat-ı Şerifelere ve 11 ihlas ve 1 Fatiha okuyup, yüce Peygamberimiz (S.A.V) Efendimize, yüce Ali'ine ve ashabına hediye ettikten sonra "LA İLAHE İLLALLAH" yerine sana verilen zikiri söylemeye yaşamaya başlıyorsun. Daha sonraları verilen ve verilecek olan diğer zikirleri Rabbinden alırsın ve O ne bildiriyorsa, onu uygulayacaksındır. Yani, kul yok arada ve sen hep bir ve eşi benzeri olmayan Yüce Mevlan ile baş başasın. Hem de bu dünyada... Ahireti sen düşün. Bir de bu öğrendiklerini veya anlatılanları bir düşün ey akıl sahibi...! Bunlar akılla olacak şeyler mi? İşte şimdi daha iyi anladın değil mi? İşte Kur'an-ı Kerim'in bir kez daha yaşadığının ispatı; Rabbimiz ne buyuruyor? "Kur'an-ı Biz öğretiriz". İşte öğretiyor. Öğren artık, Fatiha'nın 4.ayetinin kısaca açıklaması bu. Ne diyoruz biz bu ayette? "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." İşte yardım. İşte bizim temel dayanağımız. Rabbinin öğretisi mi, kullarının öğretisi mi sana doğrudur? Kararını ver. Başla, yarına çıkıp çıkmayacağımızı Allah bilir, çok geç olmadan bu yolun yolcusu olmaya bak. Rızkında varsa olursun. Rabbimiz seni ve bizleri, Allah'a kul, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ümmet eylesin.Amin. Öyle güzellikler yaşarsın ve Rabbinden öyle güzel müjdeler alırsın ki, aklın bunu algılamakta çaresiz, bildiklerinin yetersiz olduğunu, hayallerinin buna yetişemediğini görür de hayrette kalırsın. İşte bu yüzden bütün rakamları bir araya topladılar ve adını HAYRET koydular. Çünkü bu dünyadan göçüp ve asla ölümün olmayacağı yolculuğa çıkıncaya kadar hep ama hep "HAYRETTE" kalacaksın. Ne kadar çok yazarsam yazayım, yaşayacaklarını sana anlatamam. Sadece şunu söyleyebilirim, YAŞA VE GÖR. Bu öyle yolculuktur ki, anlatmakla bilinmez, yaşamakla bilinir. Son olarak da şunu söyleyebilirim, dünyada yaşadığın bütün zevklerin bir sonu vardır ama, bu zevkin asla sonu yoktur. Bu zevk Mevlana'yı döndürmüş, işte bu zevk Yunus Emre'yi söyletmiştir. Hem de 800 yıldır.Bu zevki, aşkı, Allah ve Resulünün aşkını bu zikirle bulur ve Mevlana'nın, Yunus Emre'nin ve Allah'a sevgili olanların yaşadıklarını, sende yaşarsın. Ne diyelim, Rabbimiz İnşallah bu kutlu yolda yürüyen, mübarek yolcularından eylesin. Amin. İşte ilk elden yardım, Fatiha'nın hayata uygulanışı. "Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz." ayetini senin hayatında gerçekleşmesi. Bir kez daha anladın mı? Allah'tan başkasından yardım dilenmeyeceğini? Sen Rabbin olan Allah'a teslim oldun, tevekkül ettin yardım da geldi. Bir daha sen, dosdoğru olan bu yoldan ayrılmadığın sürece sana ne yardımlar gelecek, şaşar kalırsın. Bu, daha başlangıç. Kaderinde ne güzellikler gerçekleşecek... Yaşadıkça mest olacaksın. Hayatta hiçbir şeyden korkmayacaksın. Neden mi? Ayet açık, "Onlar korkmayacaklar ve mahzun da olmayacaklar" Sen sadece Rabbin olan Allah'tan, O'nun emirlerine uymamaktan korkacaksın, başka şeylerden değil, yani tam bir takva insanı olacaksın . Anladın mı hayatın Kur'an ve sünnetler içinde geçecek dememizi? Bu arada Kur'an-ı Kerim 'i mutlaka ama mutlaka okuyacaksın. Kur'an-ı Kerim'in ilk gelen ayeti "Oku" sen de mutlaka okuyacaksın. Dur, hemen itiraz etme de dinle. Kur'an-ı Kerim'in dili ile okumayı biliyorsan da bir ayet Arapça ve hemen devamında da Türkçe meailinden okuyacaksın. Ayetin ne dediğini mutlaka bileceksin. Kur'an-ı Kerim güzel okumak için indirilmedi. Okuyacaksın okuduğunu anlıyacaksın, anladığını hayatında uygulayacaksın, uyguladıklarınla başkalarına da örnek öğretmen olup, öğreteceksin. Zikir ederek, yattığınızda uyku halinde iken, Evliyalardan ders alma devam eder. Bu dersler ölümlü akıla değil, ruhuna verilir. Bir gün arifleri, hatipleri kıskandıracak kadar güzel ve doğru konuşmaya başlarsın, yine şaşarsın. Şaşma... dedik ya hayatında ne güzellikler başlayacak. Bu güzel konuşma da onlardan biri. Sen artık Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'e varis olmuşsun, O'nun davetine davetçi olmuşsun. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Elbette doğru yoldasın ki, sana yardım ediyorlar ve sende Müslümanlara yardım ediyorsun. Bu arada sana, öyle sırlar verilir öyle kerametler yaşarsınki anlatılamaz. Bizleri yaşadıklarını, bizlerden önceki Üveysler'in yaşadıklarını sen de yaşayacaksın. Yeter ki öğretilen şekilde zikret, devam et, mutlaka ama mutlaka kerametleri yaşatırlar. Sakın ha keramet yaşayacağım diye bu yola düşme. Kerametler hep birer hediyedir, senin dilemenle olmaz. Sen, doğru olduğun sürece sana "hediye olarak" verilir. Niyetin, Allah ve Resulünü sevme, tam bir sadakatle sevme olmalıdır. Bunun dışında kalan yollar hep kapalıdır. Bu sevgi sonunda, namaz başta olmak üzere, tüm ibadetlerin tam ihlasla olmaya başlar. Namaz vaktin geçecek diye üzülür, koşarak gelirsin yüce davete. Her ibadetini ihlasla yaparsın ve tarifi yapılamayan bir huzur çöker üstüne. Bu şekilde ibadetine devam ederken sana, ibadetlerinde Rabbinden "ihsan" verilir. Rabbini adeta "görüyormuşcasına" ibadet etme zevki verilir ve bu, sen kendini Kur'an-ı Kerim ve sünnetler dışında tutmadığın sürece senden alınmaz. Ne saadet, ne saadet. Bir gün bakarsın Kabe karşısında, bir gün bakarsın kimlerle namazdasın. Bir gün sevdiğin ve çok uzaklarda bulunan biri seni yakınında görür, daha neler neler. Çok açtık kapatalım. Bunlar hep Marifet'in başı sayılan birinci bölümden yaşananlar. Ya ŞEB-İ ARUZ da yaşanacaklar? Ya Marifet bittiğinde, ya Hakikat Makamında yaşanacaklar? İşte burada kesin yasak var. Hakikat Makamının yaşanışı hiç bir şekilde kimseye açıklanamaz. Kaldı ki, bu yazılanların bu kadar açıklanmış halinde ne bugüne kadar bir benzeri var, ne de bu kadar açık olanı var. BU DÜNYADA BİR İLK! İLK KEZ MARİFET BU KADAR ÇOK AÇIKLANMIŞ OLDU! Rabbimiz niyetimizi biliyor, amacımız baş olmak değil, bir müslümanı mümin eylemek, ibadetlerini nefs sahibi kullara değil, Allah'a yapmasını sağlamak ve Allah'a giden dosdoğru caddeyi gösterebilmek ve bu yolculuk esnasında karşılaşacaklarını önceden haber vermektir. Niyet bu olunca, yardımda BİR Olan ve eşi benzeri bulunmayan Allah'ımızdan gelir. Bir hadisi veya Kur'an-ı Kerim'den bir ayeti veya karşılaştığın ama çözümünde zorluklarla karşılaştığın bir sorunun cevabını öğrenmek için çaba göster, araştır bulamazsan sana hemen yardım gelir. Ankebut Suresi 69. Ayet hemen hayata geçirilir ve sen hayatını tarifi imkansız bir huzur içinde sürdürmeye devam edersin. Bu arada, hep güzelliklerden, kolaylıklardan, verilecek sevinç ve müjdelerden bahsettik. Hiç mi sınav yok? Olmaz olurmu? Ne diyor Yüce Kitabımızda Rabbimiz; "Siz hiç imtahan edilmeden mi cennete gideceğinizi zannediyorsunuz?" Bir başka ayette ise, "Sizler mallarınızla, canlarınızla ve çocuklarınızla imtihan edileceksiniz" diyor. Mutlaka ama mutlaka sizler ve bizler zikir etsek de, zikir etmesek de, bu dünyada belirtilen üç şekilde imtihan edileceğiz. Bu sınavları bir tek şekilde ve başarı ile geçebilirsiniz. "Sabırla" Zikir ehline sabır da Allah'tan bir lütuf gelmektedir. işte fark burada. Çünkü bizlerden istenen "Verilen nimetlere şükür etmek, imtahanlara ise sabretmektir", Hayatını buna uyarlarsan, yani yukarıdaki hal üzerinde olursan hayatın kolaylaşır, güzelleşir. Marifetin ilk bölümünde mutlaka, ama mutlaka senin üzerinde İnşirah Suresini gerçekleştirir. "Biz senin sırtında sana eziyet veren yükünü almadık mı?" Zikre başlayıncaya kadar, sende var olan ve sana, ailene eziyet veren yükü zorluğu kötülüğü seni üstünden kesin olarak mutlaka alırlar. Oyuna veya kumara düşkün isen, oyunu, içkiye müptela isen, içkiyi, zinaya meyilli isen, zinayı, yalancı isen, yalanı mutlaka ama mutlaka sana bıraktırırlar. Nasıl bu kötü ahlaktan davranıştan kurtulduğuna şaşarsın. Ayet kesin olarak "emiri gerçekleştirceğini" işaret etmekte. Bu da gerçekleştiriliyor. Daha neler neler yaşayacaksın. Daha fazla bilgi için sorulara cevap için bizi arayabilirsiniz. Ne kadar çok yazarsam, yazayım; yaşayacak olduğun güzelliklerden sizlere, ancak başlıklar altında yazdım. Size tek bir cümle yazıp, noktalayacağım. "YAŞA VE GÖR"

Mesajı son düzenleyen Mütenahi ( 15-09-17 - 16:22 ) Neden: Frmtr Harici link yasaktır.. Link silinmiştir
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-12-17, 15:24 #7
MusTi MusTi çevrimdışı
Varsayılan C: Aracisiz Allaha Yolculuk

Bilgi icin Tesekkurler
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-05-18, 03:27 #8
uveysigah uveysigah çevrimdışı
Varsayılan Marifet Kapısında Yolculuk

AŞKİN YOLU Uveyslik
ALLAHA GİDEN BİRÇOK YOL VAR *BEN AŞKI SECTIM DIYEN MEVLANA'NIN* VE İÇİNDE ELİF'İ YÜZYILLARDIR YAŞAYAN VE YAŞATAN EVLİYALARIN SIRLARINA VAKIF OLUCAGIN, ALLAH VE RESUL AŞKINİ SANA GETIRICEK ARACISIZ YOLCULUK....

❤ Bak Rabbin Senin İçin Ne Güzellikler Hazırlamış.🌷
İlahi Armağanlara Lütuf Kapısını Açacak *Bu Unutulmuş Sünneti* Yaşayın, Ve Görün. *Huzurun* nerden ve nasıl geldiğini Yaşayacak ve Görüceksiniz. *Www.VeyselKarane.com* ziyaretçi defterini okuduğunuzda hiç görmediğiniz kardeşlerinizin neler yaşadıklarına ve gerçek mutluluğu nasıl bulduklarina Şahit olucaksınız.

🍁Veysel Karane zikriyle 2015 eylul ayinda tanistim internet uzerinden. O gece basladim zikrime.*
🍁Ögretmenim verildi ilk öğretmenim *Yunus Emre Hz.*
*Hace Ahmet Yesevi Hz*
*Abdulkadir Geylani Hz*
*Mevlana hz*
*İmam Rabbani Hz*
*Veysel Karani Hz*
🍁Nefsimi gördüm siyah akrep olarak. Çok şükür nefsim değişti ve daha mutmain ve huzurlu bir nefse geçirildim.
🍁Rabbimden bana Mânâ isimlerim verildi.
🍁İnşirah suresi yaşatıldı sıkıntılarım alındı ferahladım...
🍁Rüyamda benliğe girmemem için Yukarı doğru merdivenleri Çıkarken bana ismimi söyleyerek Sakın Düşme dediler. Yani ben oldum deme anlamında... (Yunus Emre: "Ben Oldum Dediler, Merdivenden İttiler...")
🍁Bi Kardeşimin kalbini kırdığımda hemen uyarımı aldım ve nefsim büyümüştü.
🍁Gökyüzünde kocaman bir ay ve üzerinde Ali İmran yazili olarak gördüm.*
🍁Hızır as ve Evliyalarin tecellide beni ziyaret etmeleri
🍁Zikir yaparken gökyüzüne baktığımda İki hilal 🌙🌙 gördüm ve yanından bir yıldız kaydi.*
🍁Rüyamda bize bir damacana kevser suyu gelmisti. Iki bardak içmiştim ve zeytinyağı tadı almistim hastalığım alındı.*
🍁Rüyamda bir Altın kelebek gördüm ve kanatlarında arapca Allah ve Muhammed (sav) yazılıydı.*
🍁Birgün rüyamda kaderimde 3 gün sonra yasiyacağim bir olay gösterildi.
🍁Bir gece uyandığımda duvarda daire şeklinde beyaz ışıklar vardi. Peygamber Efendimizin nuruymus.
🍁Rüyamda kendimi ilim ve mağfiret denizinde yüzdüğümü gördüm çok gerçekçiydi asla anlatamam.
"Aklima gelenler bunlar.*
Bizim icin hediye lütuf önemli değil. Bizim gayretimiz Rabbimizin Rızası ve cemalini görmektir.
🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁
Cennet cennet dedikleri*
Bir kaç köşk ve bir kaç huri
İsteyene ver onlari
Bana seni gerek seni YUNUS EMRE..."

www.veyselkarane.com da Dünyada bir ilk olarak yazdırılanlar var. Daha güzel ve en net bilgileri ordan alabilirsiniz. Rabbimiz Olan Allah bize cömert olurda size hiç cimri olurmu böyle bişey yok! bizde de bisey yok! Veren Allah'ın Şani Yücedir...

*1-) SALİH-Gerçek Rüyalar Başlar* Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden daha nettir ve kalıcıdır. Günler geçse de unutmazsın. Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve gerçekleşir. Böylece kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın. İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen, verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki, hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir. Artık sevilmeye başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeye başlar ve sen şaşarsın. Şaşma. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, ayetlerle rüyanın varlığından "kesinlikle" bahsetmektedir. Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur. Bu gördüklerin sana, İlahi Armağandır, daha başlangıçtır. Bu arada "Rüyalarla amel edilmez dediğini duyuyorum" Doğrudur, sizlerin bugüne kadar gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimiz rüyalarda iblisin hiçbir katkısı yoktur. Tamamen Salih-gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile bizlere verilir.

*2-) KOKULARIN DUYULMASI* Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider. Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur; camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz. Yalnız senin gibi Zikir Ehli, yani Allah yolunun yolcusu varsa o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları bunu duyamaz. Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekânlar camide ibadet ederken ve türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana verdiği “Hoş geldin“ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının reyhan; Hz. Ali’nin kırmızı karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha sonraları “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer kimseye söylemezsen, evinin bütün odaları bu ilahi armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur. Onlarca yıl namaz kılıp, bu kokudan mahrum olan nice kullar var. Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin. Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin okumayınız. Bunun yerine Salat-ı Şerif söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.

*3-) ÖĞRETMENİN (EVLİYANIN) VERİLMESİ* Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri öğretenin evliyası da olabilir. Bunlar senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde kalkarak olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da anlatamam. Sonuçta yaşamadan anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha fazlasını değil. İşte o evliyanı sana sevdirirler ve seni de ona sevdirirler. Yanına varır varmaz ilahi kokuları sana koklatırlar. Yaşa ve gör!

*4-) TECELLİ-YAKAZA VE MİSAL ALEMİ* Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmaya başlar. Artık tecelli dediğimiz "anlık görüntüler" başlar. Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar. Ama ne güzeldirler. Bir anda görürsün ama aldığın haz unutulmaz. İşte Hal Ehlinin–Yaşama Ehlinin tarifi olmayan lezzetidir; tadıdır bunlar. Yıllar geçse de unutamazsın. Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık. Mübarek olsun!.

*5-) RABBİMİZİN SANA SESLENİŞİ* Bir gün Rabbimizin sana seslenişini ( perde arkasından ) ama namazda ama rüyada duyarsın. Sadece senin duyacağın bir Ayet veya bir sure verilir. Bu Rabbinin sana sır olarak verdiği ayettir. Artık en ufak bir sıkıntında, bu ayeti okuduğunda her şey anında düzelir. Namazlarında veya zikrinde iblis sana vesvese vermeye başladığında içinden bu ayeti okumaya başladığında; hemen huzurundan def olup gider. Geceleyin zikri gerçekleştirirken, yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın. Şaşma. Sen Peygamberimize salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (s.a.v): “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz.” sözünün sonucu yıldızların mânâ âlemindeki ashaplar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun. Peki, niçin yaklaştıklarına gelince; kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün hatim (11 İhlas ve 1 Fatiha) yollayanlara sevgilerini göstermek içindir. Ne olur, hemen itiraz etmeyin. Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün.Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan Allah’ımız Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor: “İblisin adımlarına uymayın.” İtiraz ederek siz; eğer yalan söylüyorsak biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım. Size düşen zikri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır.

Rahmet Peygamberi (sav) Bakın Ne Buyuruyor: *"Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o Düzgün Olursa Bütün Vücut Düzgün Olur; O Bozulursa Bütün Vücut Bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.”* *(Buharî, İman, 39)* Daha Ne Söylenebilinir ki. Kalpler Ancak Allahı Anarak Huzur Bulur Diyor Ve Kuranda 250 Ayette Allah'ımız Beni Anın diyor.

Artık Aşkın Zamanı, Rabbimize Sımsıkı Sarılma Zamanı, Allah'a Kulluk Peygambere Ümmetlik Zamanı,
Hoşgeldiniz Bu Ilahi Sofra da, Allah'ın, Ve Resülünün Selam ve Bereketi Var. HUZUR VAR, AŞK VAR VE SEVGİ VAR. ! ❤
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-01-19, 11:03 #9
skyblue89 skyblue89 çevrimdışı
Varsayılan C: Marifet Kapısında Yolculuk

www.youtube.com/watch?v=VDCaIFVh46s
www.youtube.com/watch?v=4yeq8-VzfN0
bu iki video iyi izlenmeli açık ve net
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bana, bir, daha, işte, olarak, rabbimizin, sana, sen, sevgisini

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 17:40
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018