Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 13-10-18, 18:07 #1
lMortingenSchtrauze lMortingenSchtrauze çevrimdışı
Thumbs up lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905





İŞTE GALATASARAY TARİHİ

Kuruluş



Tarih 1 Ekim 1905 .. Türk spor tarihinin öncü takımlarından biri olan Galatasaray bir sonbahar gününde kuruldu. Adını Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) alan kulüp bakın nasıl kuruldu? İşte Sarı-kırmızılı ekibin kuruluş hikayesi...

Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır: "1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi.

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."


Kulüp Adı Belirlenmesi



Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varıldı. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler.

Renklerin Öyküsü



Galatasaray Spor Kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, yüzünden futbolcular sıkı bir takibe alındı. Bu nedenle, sarı-lacivert renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuştu. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen'den dinleyelim:



"Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı'daki Şişman Yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu." Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba'nın II.Beyazıt'a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.

Atatürk ve Galatasaray



Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü "bir takım taraftarı" yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur. Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, gruplar ve camialar üstüdür. Bunun tersini savunmak kişi ve camialara bir öncelik kazandırmayacağı gibi, toplumsal boyutta da onarılmaz yaralar açar. Bunun bilincinde olan gerçek önderler de, toplumun tümünü kucaklamayan ve kurucusu olmadıkları ya da arasında yer almadıkları oluşumlara katılma konusunda büyük hassasiyet gösterirler. Mustafa Kemal Atatürk bu özeni göstermemiz gereken kişilerin başında gelir.

Atatürk'ün Galatasaray camiasıyla olan ilişkisi, Galatasaray Lisesi'ni 2 Aralık 1930, 28 Ocak 1932 ve 1 Temmuz 1933 tarihlerindeki ziyaretleriyle somutlaşmıştır. Çok yakın bir tarihte yitirdiğimiz ve bugün örneğine pek rastlanmayan "duayen" gazeteci Metin Toker' in sözleriyle, "Hiçbir lise Atatürk'ten böyle bir ilgi görmemiştir... Galatasaray, sadece 'Türkiye'nin' Batı' ya açılan penceresi' değil, Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden, belki de en önemlisi laisizmin kilometre taşlarından biri olmuştur. Nasıl Harp Akademisi, Harbiye ve Mülkiye sıradan eğitim müesseseleri sayılmazsa Galatasaray da sıradan bir lise sayılamaz."




Galatasaray camiasının Atatürk'e karşı duyduğu sevginin evrenselliği 956 okul numaralı Celalettin Som' un satırlarında çarpıcı bir biçimde dile gelir:



"Galatasaray Lisesi 7. sınıftaydım. Sınıf, müdür merdiveni karşısında, ön avluya bakan, müdür odasından sonraki ilk sınıftı. Beyoğlu Caddesi'nin bütün gürültüsü duyulurdu. İlk dersimiz Fransızcaydı. Hocamız Monsieur M. Journé anlatıyordu...Birden bütün sesler sustu...Koyu sessizlikte mektebin önünde virajı alan tramvayın acı çığlık sesine benzeyen demir tekerleklerin raylara sürtünmesinden çıkan ses kulaklarımızda çınladı...M. Journé ders anlatmayı kesmiş, başını elleri arasına almış ağlıyordu!..Tarih 10 Kasım 1938 saat 9'u 5 geçiyordu...ATATÜRK vefat etmişti." İşte o günlerde evrensel ve toplumlar üstü bir devlet adamına karşı duyulan evrensel sevgi budur.


İŞTE GALATASARAY'DA ADINI TARİHE YAZDIRANLAR



Ali Sami Yen (1886-1951)

Sonradan Yen soyadını alan Ali Sami Bey, 20 Mayıs 1886'da İstanbul`un Kandilli semtinde doğdu.Babası, ünlü edebiyatçılarımızdan Şemsettin Sami'ydi. Galatasaray Lisesi'nde okudu ve futbol oynadı. 1905 yılında Galatasaray Lisesi'nden arkadaşlarıyla birlikte Galatasaray Kulübü'nü kurma kararını aldı ve Kulübün bir numaralı kurucu üyesi oldu. Ali Sami Yen ayrıca Türk futbolunun önde gelen örgütleyicilerinden de biri oldu. Yen 1923 yılında kurulan Türkiye idman cemiyetleri İttifakı'nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. 1924 Paris Olimpiyatları'na katılan Türk kafilesinin başkanlığını yaptı. 1926-1931 yılları arasında Türkiye Milli Olimpiyat komitesinin başkanlığı görevini yürüttü. Galatasaray'da 1905-1918 arasında 13 yıl, 1925'te 1 yıl olmak üzere iki dönemde 14 yıl başkan olarak hizmet verdi.Ali Sami Yen' in Sarı Kırmızılı kulübe önemli bir katkısı da Galatasaray Müzesi'nin kurulması oldu. 1905 yılında yönettiği Moda-Kadıköy karşılaşması nedeniyle, Ali Sami Yen' in ilk Türk hakem olabileceği de çeşitli kaynaklarda yazılıdır. Mili Takımın Romanya ile yaptığı ilk maçta, teknik adam olarak takımın başında o vardı. Bu görevi de bir süre yürütmüş, yani Türk Milli Takımın ilk teknik direktörü olmuştur. Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen'nin adı bugün takımın her maçını oynadığı stada verilerek ölümsüzleştirildi. Ali Sami Yen 1951 yılında vefat etti ve Feriköy mezarlığında toprağa verildi. Ali Sami Yen, sadece Galatasaray' ın değil Türk sporunun en seçkin kişiliklerinden biriydi. Onun açtığı yoldan pek çok sporcu, teknik adam ve yönetici yetişti. Bunlar sadece Galatasaray' a değil Türk sporuna da büyük hizmetler verdiler. Atletizm, basketbol, voleybol gibi öteki spor dallarında da Galatasaray' lılar sadece öncü olmakla kalmadılar, sporcu, teknik adam ve yönetici olarak da bu sporların ülkemizdeki gelişiminde çok önemli roller oynadılar. Kısacası, Ali Sami Yen sadece Galatasaray kurucusu olarak kalmadı, Türk sporunun da pek çok kuruluşunun temelinin atılmasını ve yükselmesini sağladı. Böylece Galatasaray' lıların çok önemli bir özelliklerini de en çarpıcı biçimde ortaya koymuş oldu. Bu gelenek hep devam etti. Galatasaraylılar her zaman ülke sporuna çok önemli hizmetlerde ve katkılarda bulundular.



Nihat Bekdik (1902-1972)

1902 yılında İstanbul'da doğan Bekdik, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbola başladı.. Kısa zamanda A Takıma yükselen ve olağanüstü bir performans sergileyen Bekdik'i taraftar "Aslan Nihat" olarak benimsedi. Bekdik'e Arslan unvanı, takımı için çok iyi mücadele etmesinden dolayı seyirciler tarafından verilmiştir. Arslan Nihat, Galatasaray'da tam 18 yıl futbol oynayan ve bunun yanında daha pek çok özelliği ile adını Sarı Kırmızılı takımın tarihine altın harflerle yazdıran bir sporcudur. Bekdik, 1923 yılında 11 metre 92 santimetrelik derecesiyle, üç adım atlama' da, 1.58 metre ile de yüksek atlamada Türkiye rekorlarının sahibi olmuştu. 1936 yılında futbolu bırakana dek sarı kırmızılı formayı giydi ve son 8 yıl Galatasaray'ın kaptanlığını yaptı. Ayrıca 1931 yılında Milli Takımı bırakana kadar da 18 kez milli formayı giydi. Savunmada görev yapan Bekdik 5 kez İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Bekdik, 10 kez de Milli Takım kaptanlığı yaparak bu konuda da adını futbol tarihimize yazdırmıştır. Aktif futbolculuk yaşantısından sonra da sporu sürdüren Arslan Nihat, binicilik, yelken ve yüzme sporlarını yaptı. Katıldığı yarışlarda dereceler ve madalyalar kazandı. Yaşıtlarının artık kendilerini emekli ederek köşelerine çekildiği dönemde bile Arslan isimli teknesiyle yarışlara katılıp şampiyonluklar kazanan, Boğazı yüzerek geçme yarışlarına katılan Nihat Bekdik neredeyse bütün ömrünü sporcu olarak geçirdi. 1957 yılında milletvekili olan Bekdik, 21 Haziran 1972 'de İstanbul'da vefat etmiştir.



Ulvi Ziya Yenal (1908-1993)

1908'de İstanbul'da doğan Yenal futbol hayatına Galatasaray Lisesi'nde okurken başladı. 12 yaşındayken genç takıma ve 16 yaşında da Milli Takım'a seçildi. Galatasaray'da 4 kere İstanbul Ligi Şampiyonluğu gördü ve Milli Takım'ın formasını 6 kez giydi. Futbolu bıraktıktan sonra Hakem Kurulu, Futbol ve Tenis Federasyonlarında başkanlık yaptı. 1953-54 ve 1962-65 yılları arasında Galatasaray Spor Kulübü'nün başkanlığını üstlendi.



Mehmet Leblebi (1908-1972)

1908 yılında doğan Mehmet Leblebi, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbol oynamaya başladı ve kısa sürede yıldızlaştı. Leblebi lakabını Galatsaray'ın Vefa Takımı'na karşı 20-0 kazandığı maçta tam 14 gol attıktan sonra kazandı. Bu skor ile Mehmet, Türk futbol tarihine bir maçta en fazla gol atan futbolcu olarak geçti. 16 kez A Milli Takım'a çağrılan Mehmet Leblebi 5 kez de İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Soyadı kanunu çıkınca lakabını soyadı olarak kabul eden leblebi, 1935 yılında futbolu bıraktı. Uzun yıllar sarı kırmızılı camiada yöneticilik yapan Leblebi 1972 yılında vefat etti.



Boduri (1921-1942)

Asıl adı Nikola Büyükvafiadis' tir. Boyunun kısalığı nedeniyle kendisine takılan "Boduri" lakabı ile bilinir. Futbola Beyoğluspor'da başlamıştı. İnanılmaz derecede yetenekli ele avuca sığmaz bir oyuncuydu. O kadar iyi bir ayak hakimiyetine sahipti ki, yağmur yüzünden salonda yapılan çalışmalarda topu eliyle atar gibi basket yapardı. Galatasaray'a 1938-39 sezonunda gelmişti ve ne yazık ki üçüncü sezonunu bile tamamlayamadan, vefat etmiştir. Boduri'nin ölümü tam bir trajedidir. O sırada asker olan Boduri, birliğinden izinli olarak gelip oynadığı Beyoğluspor maçından sonra kışlasına dönerken, kar altında yürüdüğü uzun yol nedeniyle zatürreeden ölmüştü! Boduri henüz 21 yaşındaydı. O yıllarda henüz pek çok ilaç bilinmediğinden, zatürree öldürücü bir hastalıktı ve Boduri çift taraflı olanına yakalanınca kurtulamamıştı. Son maçını, yetiştiği takım olan Beyoğluspor'a karşı oynamış olması da, ilginç bir rastlantıydı. Onu izlemiş olanlar, daha sonraki yılların büyük yıldızı Lefter ile kıyaslamışlardır. Bu kıyaslamada oyunu Boduri lehinde kullananlar da çok olmuştur. Boduri İstanbul Karması'nın Taksim Stadı'nda Budapeşte karması ile yaptığı karşılaşmada oynadığı futbolla Macarların bile hayranlığını kazanmıştı. Büyük Fikret gibi bir yıldızla yan yana oynayan Boduri, rakip takımı adeta sürklase etmiş ve İstanbul karması maçı 5-0 kazanmıştı. Macar takımının kaptanı ve dönemin büyük yıldızı olan Dr. Saroşi, "Hayatımda ilk kez bir maçta aciz kaldığımı hissettim. Bu kadar büyük iki yıldızın karşısında oynamaktan daha büyük bir şanssızlık olamaz" demişti.



Eşfak Aykaç (1918-2004)

1918'de doğan Eşfak Aykaç, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbola başladı. Henüz 18 yaşındayken sarı kırmızılı formayı giymeye başlayan Aykaç, 1945'te futbolu bırakana dek Galatasaray'da sağ bek olarak görev yaptı. 1956 yılında A Milli Takım'ın Macaristan'ı 3-1 yendiği maçta tek seçici olarak görev yapan Aykaç, futbolu bıraktıktan sonra da bir süre spor yazarlığı yaptı.



Gündüz Kılıç (1919-1980)

1919 yılında İstanbul'da doğan Gündüz Kılıç, Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra futbol hayatına sarı kırmızılı takımda santrafor olarak başladı. Güçlü, büyük, iyi eğitimli, incelikli, karizmatik, cana yakın ve başarıya aç...Sahte gösterişe asla yer vermeyen, ancak hiçbir zaman da insanı sıkmayan biri... 1938 yılında futbol hayatına ara vererek yüksek öğrenim için Almanya'ya gitti. Döndüğünde tekrar Galatasaray forması giyen Kılıç, dönüşünde 2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu yaşadı. 11 kez A Milli Takım'da görev yapan Kılıç 1953 yılına kadar Galatasaray'da görev yaptı. Baba lakaplı futbolcu 1980 yılında vefat etti. Galatasaray'da Gündüz Kılıç devrimi 1952 yılında, bir sabah erkenden, takım kaptanının üniformasını dolabına astıktan sonra koç üniforması giyerek arkasına bakmadan ıslık çalmasıyla başladı. Bir zamanlar Galatasaray takımının kaptanı olan Gündüz Kılıç eski takım arkadaşlarının ve takıma aldığı parlak, genç yeteneklerin koçluğunu yaparak, 1934-1952 arasında tek bir şampiyonluk olmadan geçen, dertli ve kederli ok sekiz uzun yılın ardından takımı sayısız şampiyonluğa taşıdı. Her Galatasaray oyuncusu , öğrencisi ya da taraftarı Gündüz Kılıç'ta örnek birini görmüştü; çok iyi oynayan biri, çok iyi motive eden biri, çok iyi eğitim veren biri, birlikte çalıştığı her bir kişinin en iyi yanlarını ortaya çıkaran biri...Saha içinde de dışında da gerçek bir centilmen olan Gündüz Kılıç Galatasaray`ı , yepyeni parlak hedeflere taşıdı. Gündüz'ün liderliği altında Galatasaray Türkiye kupası ve uluslararası maçlar gibi sayısız şampiyonluğa imza attı. Vizyonu geniş koçluk biçimi ve güçlü iletişim yetenekleri Türkiye'de yıllar boyunca koçluğun belkemiği olarak kalacaktı.



Jupp Derwall (1927 - 2007)

Alman futbolunda kazandığı başarıların ardından “Şef Gümüş Kıvrım” lakabı anılan Jupp Derwall, 1984 Avrupa Şampiyonası’nın ardından görevi Franz Beckenbauer’e bıraktı. Jupp Derwall, kendisi ve Galatasaray için tarihi olan bir kararla, Galatasaray’ın başına geçti. 1988 yılına kadar görev yaptığı Galatasaray’da iki şampiyonluk kazanarak kariyerini noktalayan Jupp Derwall taraflı tarafsız Türk futbolseverlerin gönlünde taht kurmuştur. 1986-1987 sezonunda 14 senelik aranın ardından Galatasaray’ın şampiyonluğa ulaşmasındaki en büyük pay sahiplerinden olan Jupp Derwall o yıl kazanılan şampiyonluğu şöyle özetlemiştir. “Almanya ile kazandığı Avrupa Şampiyonluğuna bu kadar sevinmedim” Jupp Derwall, bir sonraki sezon danışmanlık pozisyonunda yer alarak Mustafa Denizli ile şampiyonluğu Galatasaray’a bir kez daha yaşatmıştır. Bu başarılarının yanında bizler onu futbola olan farklı bakışı, birçok futbol adamının göremediğini kolay fark edebilmesi, Alman disiplin anlayışını Akdeniz’de bu kadar kolay anlatabilmesi ve en önemlisi güler yüzü ile hatırlayacağız. Güle Güle Jupp Derwall, Güle Güle, “Şef Gümüş Kıvrım”, güle güle Türk Futbolunun kaderini değiştiren adam.



Gheorghe Hagi (1965- )

1965'te Köstence'de doğan Gheorghe Hagi, futbola 1979-80 sezonunda Farul Köstence takımında başladı. 1983-84 sezonunda Spartul'a transfer olan Gheorghe Hagi 1985 yılında Romanya'nın en iyi oyuncusu olarak seçildi. Daha sonra Steaua'ya geçen Hagi bu takımla 3 lig şampiyonluğu bir de Avrupa Süper Kupası'nı kazandı. 1990 Dünya Kupası'nda sergilediği futbol ile dikkatleri üzerine çeken Gheorghe Hagi, Real Madrid'e transfer oldu. Bu forma altında 64 lig maçına çıkan Gheorghe Hagi 1992 yılında İtalya'nın Brescia takımına geçti. 1994 Dünya Kupası'nda yine nefis bir performans sergileyen Gheorghe Hagi İspanya'ya geri dönerek Barcelona'da forma giymeye başladı. Geroge Hagi 1996 yılında Galatasaray'a katıldığında futbol otoritelerinin olduğu gibi hayranlarının da kafalarında çok sayıda soru işareti vardı. Gheorghe Hagi kendisini eleştirenlere karşın, ilk üç maçındaki galibiyet golleriyle Galatasaray'da etkisini kısa süre içinde gösterdi. Metin Oktay, Turgay Şeren veya Fatih Terim gibi kült oyuncuların ölesiye özlemini çeken taraftar Gheorghe Hagi'yi bağrına bastı. Çok geçmeden Ali Sami Yen'in yanısıra dört bir yandaki stadyumlar 'I Love You Hagi' şarkıları ve sloganlarıyla yankılanmaya başladı. 4 Lig Şampiyonluğu, UEFA Kupası ve Süper Kupa'nın kazanılmasında büyük rol oynadı. Futbola veda ettikten sonra Romanya Milli Takımı'nın başına geçen Hagi takım finale çıkamayınca görevinden ayrıldı. 2003-2004 sezonunda Bursaspor ile anlaşan Gheorghe Hagi, 12. hafta sonunda yeşil-beyazlı kulüpten istifa etti. Aynı sezonun sonunda Fatih Terim'in Galatasaray'dan ayrılmasıyla 27. Hafta'da Galatasaray'ın yeni teknik direktörü olan Hagi, Galatasaray'ı 2004-2005 sezonu boyunca çalıştırdı. Bu süreçte Fenerbahçe’yi tarihi farkla yenerek 5-1 kazanılan final maçının sonucunda Galatasaray’a 14. Türkiye Kupası’nı kazandıran kadronun da başındaydı. Çoğu insan onu 'Türkiye'de oynayan gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncu' diye tarif ediyordu. Nefes kesen serbest vuruşları, zarif çalımları, öldüren sol ayağı, dayanıklı mizacı ve kişiliği dünyanın her yanındaki Galatasaray hayranlarının aklında ve gönlündekini yerini hala koruyor. Bugün 10 numaralı forması Galatasaray Müzesi'nin duvarlarında asılı duran iki formadan biri; öteki de Metin Oktay'a aittir.



Metin Oktay (1936-1991)

Türkiye'nin en büyük golcülerinden biri olarak kabul edilen Metin Oktay 1936 yılında İzmir'de doğdu. 1954 yılında Yün Mensucat takımından İzmirspor'a transfer olan Metin Oktay aynı sezon 17 gole imza atarak 2.Lig'de gol krallığını ilan etti. Böylece Metin Oktay'ın gol krallığı dönemi başlamış oldu. 1955 yılında Gündüz Kılıç, Metin Oktay'ı 5 yıllık sözleşme karşılığında Chevrolet marka bir otomobil vererek sarı kırmızılı renklere bağladı.Galatasaray'da oynamaya başladığında henüz 19 yaşındaydı. Fakat genç yaşına rağmen Galatasaray camiasına çabuk ısındı ve daha ilk sezonunda 19 gol atarak gol kralı oldu. Aynı sezon Galatasaray da İstanbul Ligi'nde şampiyon oldu. Yalnız 1961-62 sezonunu İtalya'nın Palermo takımında geçiren Metin Oktay 1969 yılına kadar Galatasaray forması giydi. Futbol hayatı boyunca 6 kez gol kralı oldu ve 217 gollük bir rekora imza attı. Bu rekor 1988 yılında Tanju Çolak tarafından kırıldı. Taçsız Kral olarak anılan Metin Oktay derbi maçlarının büyük golcüsüydü. Ağları delip geçen meşhur golüyle birlikte Fenerbahçe'ye tam 18 gol atan Metin Oktay, Beşiktaş'a da 13 gol attı. 36 kez A Milli Takım'da oynayan Metin Oktay bu formayla da 19 gol attı. Hayranlarınca daha çok 'Kral' olarak bilinen efsanevi oyuncu Metin Oktay, Türk futbol tarihindeki her rekoru kırdı: En çok gol atan oyuncu (632), birkaç sezon aralıksız en çok gol atan oyuncu (11), tek sezonda en çok gol atan oyuncu (38), uluslararası bir müsabakada en çok gol atan Türk oyuncusu (19). Taçsız kral 1969 sezonunda futbola veda etti. 1991 yılında vefat eden Metin Oktay Galatasaray Spor Kulübü'nün efsaneleşmiş golcülerinden biri olarak kulüp tarihindeki yerini aldı.



Fatih Terim (1953- )

1953 yılında Adana'da doğan Terim, futbola Adana Demirspor' da başladı. 2. Türkiye Ligi'nde şampiyon olarak 1.Lige geçen Demirspor' da sergilediği oyun ile herkesin ilgisini üzerine çekti ve bir sonraki sezon Galatasaray'a transfer oldu. 1985'te futbola veda edene kadar Galatasaray'da futbol oynayan Terim bir süre de takımın kaptanlığını üstlendi. Galatasaray'daki oyunculuk kariyeri boyunca yürüttüğü kaptanlığı sayesinde tüm zamanların en sevilen Galatasaray oyuncusu haline geldi. Galatasaray formasıyla 327 maç oynadı. A Milli Takım'da aralıksız 51 kez forma giyen Fatih Terim bir kez daha adını Türk futbol tarihine yazdırmış oldu. Futbol hayatına noktayı koyduktan sonra kısa bir süre ticaret ile uğraştı. Fakat daha sonra futbola geri dönen Fatih Terim için başarılarla dolu yepyeni bir teknik direktörlük sayfası açıldı. Ümit, A Milli Takım' larında alınan başarılı neticelerden sonra Galatasaray'da da 1996-2000 yılları arasında görev yapan Terim, Galatasaray'ı 4 yıl üst üste şampiyon yaptı ve 2000 yılında da ilk kez bir Türk takımına UEFA Kupasını kazandırdı. Galatasaray'ın yanısıra Fiorentina ve Milan'ı çalıştıran Terim, Galatasaray'a dünya çapında kupalar kazandırarak önemli başarılara adını yazdırdı. Hayranlarının deyimiyle 'İmparator' 2002-03 sezonunda Galatasaray Teknik Direktörlüğünü tekrardan üstlendi. 2003-2004 sezonun da görevinin başında olan Fatih Terim, aynı sezonun 27. haftasında Galatasaray'dan ayrıldı. Tüm kalbiyle sevdiği ve değer verdiği takım için kanının son damlasına kadar oyunu götüren genç, karizmatik, tutkulu bir adamı gözünüzün önüne getirin. Başkalarına hiç benzemeyen bu genç adamda güçlü Güneyli kişiliğini yansıtan bütün yetenek, cazibe, görünüş ve mizaç bulunmaktadır. İddialı koçluk tarzı ve karizmatik kişiliğiyle tanınan Terim Türk futbolunun yaşayan efsanesidir.



GALATASARAY'DA İLK'LER VE DE ENLER

Dünya sıralamasında 1. sıraya yükselen İlk Türk Takımı. Devlet üstün hizmet madalyası alan İlk Takım UEFA Kupası'nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk Takımı, üçüncü ve dördüncü yıldızı alan İlk takım, Türkiye Süper Ligi'nin İlk Şampiyonu . . .



Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Avrupa'yı temsil eden ilk ve tek Türk Takımı Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e yükselen İlk Türk Takımı Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Yarı Final oynayan İlk ve tek Türk takımı İstanbul Şampiyonluğu'nu kazanan İLK Türk Takımı (1908-1909)



Yurt dışında galibiyet alan İlk Türk Takımı (1911) Yurt dışında maç yapan İlk Türk Takımı (1911) Şampiyonlar Ligi'ne katılan İlk Türk Takımı Avrupa'da, UEFA Kupası'nı hiç yenilgi almadan kazanan İlk Takım . . .



Balkanlar'da UEFA Kupasını kazanan İlk ve tek Takım Uluslararası maçlarda kendi sahasında ardarda EN çok galibiyet alan TEK Türk Takımı (20 kez) . . .



UEFA Kupası'nı kazanan ilk ve tek Türk Takımı Süper Kupa'yı kazanan İlk ve tek Türk Takımı İnternet sitesine sahip ilk Türk Takımı Bir İspanyol takımını deplasmanda yenen İlk Türk Takımı (Real Mallorca - Galatasaray: 1-4) Bir sezonda 2 İtalyan takımını eleyen İlk Türk Takımı (Milan ve Bologna), bir sezonda 2 İngiliz takımını eleyen ilk Türk Takımı (Leeds United ve Arsenal) Türkiye 1. Ligi'ni namağlup bitiren ilk Takım (1985-86) Profesyonel ligde en fazla aralıksız şampiyon olan Takım (4 kez üst üste) Profesyonel ligde yerli hocayla en çok şampiyon olan Takım (8 kez) En fazla şampiyonluk yaşayan futbolculara sahip olan Takım (Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz 8 kez, Suat Kaya ve Arif Erdem 7 kez) . . .



Bir sezonda en fazla Avrupa kupası maçı yapan Takım (17 maç) Avrupa'da Şampiyonlar Ligi'ne en fazla katılan Takım (10 kez) Türkiye Kupası'nı en fazla kazanan Takım (14 kez) Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı en fazla kazanan Takım (10 kez) Avrupa kupalarında 1 sezonda en fazla puan toplayan Takım (17 maç 34 puan) Bir sezonda Avrupa kupalarında en fazla galibiyet alan Türk Takımı (9 kez) Bir sezonda Avrupa kupalarında en fazla gol atan Türk Takımı (29 gol) . . .



Deplasmanda aralıksız en fazla yenilmeyen Takım (40 kez) Bir sezonda en fazla maç yapan Takım (58 kez) Avrupa kupalarında en çok tur atlayan TEK Türk Takımı Avrupa kupalarında en fazla maç yapan TEK Türk Takımı (17 maç) Türkiye liglerinde bir sezonda en fazla gol atan Takım (1962-1963 sezonu 105 gol) Avrupa kupalarında en çok gol atan Türk Takımı . . .


__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:13 #2
Venceremos Venceremos çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905


Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:15 #3
IaXuI IaXuI çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905


Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:16 #4
lFth lFth çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
KO ' dan nickin yabancı gelmedi yanlız bana.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:29 #5
lMortingenSchtrauze lMortingenSchtrauze çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen lFth Mesajı Göster
Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
KO ' dan nickin yabancı gelmedi yanlız bana.
Teşekkürler, Piana serverinden Crystallize clanı ile oynuyorduk biz seninle de o zamanlar pk atmışlığımız vardı diye hatırlıyorum . . .
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:33 #6
Cold Blue Cold Blue çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-18, 18:34 #7
lFth lFth çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen lMortingenSchtrauze Mesajı Göster
Teşekkürler, Piana serverinden Crystallize clanı ile oynuyorduk biz seninle de o zamanlar pk atmışlığımız vardı diye hatırlıyorum . . .
Sanırım çünki bir yerden tanıdık geldiği kesin.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-10-18, 00:01 #8
haciveli048 haciveli048 çevrimiçi
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-10-18, 13:06 #9
Börü Börü çevrimiçi
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfan için teşekkürler.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-10-18, 13:06 #10
Ersin Ersin çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfanız için teşekkürler, elinize sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-10-18, 13:07 #11
1SirVladimir 1SirVladimir çevrimiçi
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Eline sağlık best db
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-10-18, 13:12 #12
Galio Galio çevrimiçi
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfan için teşekkürler
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-10-18, 02:17 #13
birilant56 birilant56 çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel Sayfanız İçin Teşekkürler.
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-10-18, 00:26 #14
ResTa ResTa çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Kişisel sayfanız için teşekkür ederiz, elinize sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-11-18, 21:37 #15
IKeysi IKeysi çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Eline sağlık,güzel bir çalışma olmuş.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-18, 19:11 #16
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimdışı
Varsayılan C: lMortingenSchtrauze Kişisel Sayfam ## G A L A T A S A R A Y ## 1905

Elinize sağlık
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, galatasaray, ilk, türk, yılında

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 12:25
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018