Eski 25-01-23, 07:24 #1
JuexieLia JuexieLia çevrimdışı
Arrow Panik Atak belirtileri




Eski Yunan mitolojisinde huysuz tanrı PAN mağaranın önünde insanlar
geçmesin diye korkunç ve yüksek sesler çıkarıyormuş. Buna panik
demişler. Pan rahatsız olmasın diye insanlar artık mağaranın önünden
geçmez olmuşlar. Panik durumu oluşmasın diye Pana ilişmemeye
başlamışlar.

Ani olarak başlar ve 10 dakikada pik seviyesine ulaşır. Felaketleştirme ile
gelir ve en kötü senaryo devrededir. Herhangi tıbbi bir duruma bağlı
değildir, en az bir ay sürmesi, işlevselliği bozması ve panik beklentisinin
artması, başka panik ataklar gelecek diye sürekli korku yaşanması,
kaçma kaçınma ve güvenlik sağlama davranışlarının etkin olduğu bir
durumdan bahsediyoruz.

Belirtiler:Çarpıntı, kalbin hızlı atması, terleme, titreme, sarsılma,
soluğun daralması, boğulacak hissi gelmesi, göğüs ağrısı, sıkışma
bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, ayakta duramama, uyuşma
karıncalanma, gerçekdışılık hissi, çıldırma korkusu ve ölüm korkusudur.
Yetişkinlerde görülme sıklığı % 3 ve yaşam boyu görülme olasılığı
yaklaşık olarak %9 dur.

Aşırı koruyucu anne baba tutumları, engellenmişlik hissi, olumsuz
duygulara yatkınık, kaygılı kişilik yapısı yatkınlıkta önemlidir. Çünkü çok
koruyucu tutumla yaklaşan ebeveynler çocuklarına güçsüz oldukları
olumsuzluk yaşayabilecekleri ve bunun altında kalkamayacakları mesajı
yüklüyorlar. Yıllar sonra kişi bunu kendisine olan bir inanç şema haline
getirmekte ve panik atak yaşamasını kolaylaştırmaktadır. Çoğunlukla 30
lu yaşlarda başlamaktadır.

İşlevsel olmayan tutum ve kendileri ile ilgili inançları vardır. Sürekli
vücutlarında belirti ararlar ve beden taraması yaparlar. Zihin zamanın
çoğunda bu konularla meşguldür. Terapi seanslarında seconder
kaçanların da sorgulanması kalıcı iyileşme için önemlidir.

İlk atak genel olarak beklenmeden gelir, nedeni bilinmez ve anlam
verilmez ve de tehlike çağrıştırır. Panik atağın temelinde tehlike içinde
olma inancı yatmaktadır. Herhangi majör bir stres veya yaşam olayı ile
de başlayabilir. Dikkat daha çok bedensel duyumlara yönelir. Ortaya
çıkan belirtiler tehlike olarak yorumlanır ve çoğunlukla kalp krizi geçiriyor
ya da ölüyor kontrolü kaybediyor algısı hakimdir. Vücuttaki uyuşma felç
geçiriyorum olarak yorumlanır, kontrolü kaybetme korkusu galiba
deliriyorum düşüncesi doğurur, nefes darlığı ve solunum hızlanması
bayılıyorum öleceğim korkusu uyandırır ve kişi felaket senaryosu içinde
yoğun tehdidi yaşar.

Korku ve kaygı atağın yaşandığı yer ile füzyon oluşturur kaynaşırsa
beraberinde agorofobi gelişir ve kişi bu yerlere gitmemeye kaçınmaya
başlar. Çoğu zaman tek başına toplu taşıma araçlarına binemez hale
gelir. Uzun süren hayatındaki kısıtlamalar da kişiyi zamanla depresyona
taşıyabilir. Kişi anksiyete yaşamaya başladığı ortamlardan kaçınmaya
geri durmaya başladıkça bir kısır döngü oluşmaya başlar ve korku
yerleşir.

Noktürnal panik ataklar daha çok gece uykuda olur ve kişi korku içinde
uyanır. Benzeri belirtilerle baş etmeye çalışır.

Başa çıkma davranışı olarak hiperventilasyon yaptırmak o sırada bir
poşetin içine solunum yapması, nefes egzersizleri uygulaması, bedensel
duyumların tanımlanması ve aslında hayatın pek çok alanında benzeri
duyusal algıların ortaya çıktığını ve tehlike olmadığını kişinin fark etmesi,
bu bedensel duyumları ayrıntılı tanımlaması önemlidir. Daha önce
defalarca benzer belirtiler yaşadı ama ölmedi buna rağmen bu yeni gelen
belirtilerin ölüme neden olacağı inancı hep hakimdir.

Düşünceyi yeniden yapılandırma ve durumu yeniden anlamlandırma
belirti durumlarını işlemleme önemlidir. Belirtilerle ve bu belirtilerin
anlamları ile ilgili inançların sorgulanması gerekmektedir.

Panik atak hastaları güvenlik sağlama davranışı olarak ilaç alma,
yanında su taşıma, güvendiği birini yanına alma, uğurlu nesneler taşıma,
girdikleri herhangi kapalı bir alanda öncelikle çıkış yerini tespit etme,
panik gelmesin diye dua etme, sayı sayma vb davranışlar, akıllarını
meşgul edecek şeylerle meşgul olmaya çalışma uğraşı içinde olurlar.
Bütün bu uğraşlar rahat olmalarını orada olup biten şeylere
odaklanmalarını an da olmalarını engeller. Zamanla depersonalzasyon
dediğimiz çevreye yabancılaşma ve derealizasyon dediğimiz kendisine
yabancılaşma durumu ortaya çıkar.

Anksiyete yaşamaya rağmen o ortamda kalmaya çalışmak yapılması
gereken bir davranıştır ve başa çıkmayı öğrenmekte faydalıdır. 20
dakika sonra belirtiler azalır ve kişi sakinleşir. En az yarım saat telaş
içinde bir yerlere ulaşmaya çalışmak ortamı terk etmek davranışından
vazgeçmek önemlidir. Kişi ortaya çıkan belirtilere odaklandıkça belirtiler
şiddetlenir ve bu da korkuyu daha artırır.

Felaket senaryosu yaşanmaya başlanıp devreye girince kaygı veren
düşünceye olan inanç daha artar. Bu da çarpıtılmış bir inanç ve
değerlendirmedir. Burada olup biten fiziksel değil psikolojiktir ama işin
içine fiziksel duyumların girmesi ve kaygı ile beraber bu belirtilerin artış
göstermesi kişinin bilişsel yönünü yoğun olarak etkilemektedir.

Antisipasyon anksiyetesinin artması ile birlikte ve belirtiler gelecek diye
önlem alma davranışları neticesinde kişi geleceğini planlamakta zorlanır
ve işlevselliği bozulmaya başlar. Yanlış bir alarm durumu söz konusu
ama neticede psikolojik de olsa bir şeyler olmaktadır.

Aslında panik atağın temelinde ölüm korkusu yatmaktadır.
Panik atak bir mekanda herhangi bir yerde ortaya çıkmışsa kişi genelde
oraya gitmek istemez. Kısmi olarak panik atak hastaları bir utanç
duygusu da yaşarlar.

Panik atağa yatkınlığın ve altta yatan sebeplerin analiz edilip ortadan
kaldırılması için zihnin psikoterapi ile yeniden işlemlenmesi
gerekebilir. Bunun için uygulanabilen birçok teknik ve
yöntem bulunmaktadır. Uygulamalarda belirtilerin ortadan kaldırılması
değil bilakis ortaya çıkarılması sağlanmaya çalışılır ve arkasında yatan
kognisyonlar sorgulanır. Kişinin beklediği tehlikenin olmadığı deneysel
olarak kişiye gösterilir. Korku ve kaygıyı arttıran felaket senaryosunu
sorgulayıp bu belirti ve durumlara yeni anlam vermek tedavinin temelini
oluşturmaktadır.

Bazı ortamlardan kaçınmak uzak durmak anksiyeteyi azalttığı için bu
davranış gittikçe pekişiyor ve kişinin hayatı gittikçe kısıtlanmaya başlıyor.
Genellikle kişilerin stresle baş edebilme becerileri tıkanmış oluyor.
Alternatif yaklaşım ve alternatif düşünme alışkanlığının geliştirilmesi kişiyi
zamanla felaket senaryosundan uzaklaşmasını sağlar. Duygu ve
davranış da bu duyumlara verilen anlam ve tepki de değişmeye başlar ki
amaç da bu durumun sağlanmasıdır. Olumsuza kayan hatalı
düşüncenin değişmesi ile beraber davranış da değişmektedir.

Birçok kişi panik atak sonucunda güvenlik davranışı sağlamaya yönelik
olarak hayatını kurgulamaya başlar. Bir hastaneye yakın ev tutmaya
girdiği oramlarda çıkışa yakın oturmaya ve felaket senaryosuna uygun
önlemler içinde yaşamını devam ettirme eğilimine girer.

Kendisini güvende hissetmez bulunduğu ortama adapte olamaz.



KAYNAK
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 17:03
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz.