Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 26-05-18, 02:18 #61
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Total War: Thrones of Britannia


Merhabalar Arkadaşlar Bugün Sizlere Total War Oyunu ile ilgili incelemeyi bilgiler eşliğinde sunacağım..Strateji konusunda oldukça deneyimli olan ve Total War serisi ile anmaya başladığımız Creative Assembly, tarihe damga vuran bazı imparatorluklar ve isimlerden sonra bu sefer de Britanya'nın hikayesi ile karşımıza çıktı. Alışılmış Total War çizgisinden biraz çıkan firma, bu yeni oyunda hem tarihi olaylara tanıklık etmemize hem de onları dilediğimiz şekilde değiştirmemize olanak sağlıyor.

aşta da dediğim gibi oyun Ragnar Lothbrok'un ölümünden sonra, 878 yılında açılışını yapıyor. Zaten oyunun daha açılış sinematiğinde Ragnar'ın cansız bedeninin yavaş yavaş süzüldüğüne şahit oluyoruz. Ragnar'ın ölümü doğal olarak dengeleri değiştirerek farklı ulusları da bu büyük bölgeye topluyor ve biz de buradaki dengeleri gözetip daha fazla toprağı hakimiyetimiz altına almaya çalışıyoruz. Yani oyunun haritası genel itibari ile akın eden,zaten bu topraklarda olan ya da yerleşmeye çalışan onlarca ulusu barındırıyor. Tabi hepsinin ortak amacı, tüm Britanya'yı tek bir çatı altında toplamak ve bu hükmün keyfini sürebilmek.

Thrones of Britannia, adından da anlaşılabildiği gibi Britanya haritasını içerisinde barındırıyor. Harita içerisinde İngiltere, İskoçya, Kuzey İrlanda ve Galler'i kapsayan ve günümüzde Birleşik Krallık olarak da adlandırdığımız kısımlar dışında İrlanda'da bulunuyor. Oyunun genel özelliklerine geçmeden önce oldukça büyük olan bu haritadan kısaca bahsetmek istiyorum, çünkü harita yapısı oyunun da en önemli özelliklerinin başında geliyor. Zaten oyunu açtığınız anda haritanın büyüklüğü dikkatinizi çeken ilk unsur oluyor. Seride her ne kadar büyük haritalara yer verilse de bu durum Britanya'da bir adım daha ileri götürülmüş. Bütün Britanya tabir-i caiz ise ayaklarınızın altına serilmiş ve oyunun haritası Total War Atilla'dan çok daha büyük.




Oyundaki fraksiyonlar ise genel olarak 5 krallık ve bunların altında bulunan 2 ulustan oluşmakta. İngiliz Krallıkları altında Batı Seaxe ve Mercia, Galli Krallıkları altında Gwined ve Strat Clud, Gal Krallıkları altında Circenn ve Mide, Büyük Viking Ordusu altında Doğu Engle ve Northymbre, Viking Deniz Kralları altında ise Dyflin ve Sudreyar bulunuyor. tabi her krallığın doğal olarak fraksiyonun kendine has özellikleri ve yerleşim bölgeleri bulunuyor. Bu özellikler hem savaş sonrası bonuslara, hem de sahip olunan askerler ve birliklere yansıtılmış. Tabi doğal olarak seçtiğiniz fraksiyona göre haritanın farklı bir noktasında göreve başlıyor ve o kısımdan başlayarak egemenliğinizi genişletmeye çalışıyorsunuz. Bu bağlamda karşılaştığınız görevler ve baskın yapmanız gereken noktalar da bulunduğunuz konuma göre değişiklik göstermiş. Fraksiyonlardaki bu özellikler dışında sizin seçiminize göre ilerleyen bir özelliğin de oyuna aktarıldığını belirtmem gerekiyor. Diplomasi yolunda ilerlemenize ya da Vikingler gibi sağı solu yıkıp, milleti kılıçtan (ya da baltadan mı demeliydim) geçirmenize göre değişen bu özellikleriniz yine her krallıkta farklılık gösteriyor.

Ufak birlikler ile başladığınız oyunda turları geçtikçe doğal olarak devasa orduları kontrol etmeniz gerekiyor. Stratejinizi direk ele alıp savaş modunda ordularınızı bir komutan gibi dilediğiniz şekilde yönetebiliyorsunuz. belli bir süre sonra bu işleyişten sıkılırsanız oyunun algoritmasına bırakabileceğiniz ve daha önceden de zaten aşina olduğumuz hızlı tur seçeneği de bulunuyor. Bu seçenek savaşı otomatik olarak oynatıyor ve sonucunu görüp direk olarak bir sonraki tura geçebiliyorsunuz. Tur geçtikçe ordu ve seviyeniz yükselse de Britanya'da bu konuda önemli bir değişikliğe de gidilmiş. Artık ordunuza yeni birimler katmak için çok fazla beklemeniz gerekmiyor. O tur içerisinde yeni birlikler alabiliyorsunuz. Ama tam bu noktada iki önemli unsur ortaya çıkıyor. Çünkü o birliği o tur içerisinde kullanmak istiyorsanız tam gücünden yararlanamıyorsunuz. Yani acil durumlarda ek destek maiyetinde bu yönteme başvurabilirsiniz ama unutmayın bu birliğin tam gücüne kavuşmanız için biraz daha beklemeniz gerekiyor. Bu nedenle savaşta tam randıman olmadıkları için sıcak çatışmalarda aldıkları hasarların da daha çok olduğunu söylemem gerekiyor. Bu işleyiş oyuncunun stratejisine bırakılmış ama özellikle ani baskınlar da ya da askeri ihtiyaç doğan anlarda adeta ilaç gibi geliyor diyebilirim. Bu sebeple ben bu işleyişi fazlasıyla sevdim.



Thrones of Britannia'da Total War serisinde olduğu gibi teknoloji ağacı ve müzakere seçenekleri oldukça önemli. teknoloji ağacı oyuna başladığınızda pasif, daha doğrusu kilitli olarak geliyor. Teknoloji ağacında ilerlemek için bazı koşulları yerine getirmeniz gerekiyor. Bu koşulları yerine getirdiğinizde teknoloji ağacındaki ilerlemeyi yapabiliyorsunuz. Yani okçu birliği ile ilgili bir gelişim yapmak istiyorsanız, bu birlikten 5.000 adet bas gibi farklı işleyişler söz konusu.

Müzakere tarafında ise tabi ki çok daha karmaşık bir ilişki var. Hele ki haritada onlarca yerleşim yerini gördükten sonra buradaki detayın farkına daha iyi varıyorsunuz. Yapmanız gereken seferler, evliliklerine razı olacağınız önemli isimler, sizden haz etmeyenler ya da korumanız, gözetmeniz gereken müttefikler derken tur geçtikçe oyundaki diplomasi ve müzakere seçenekleri de örümcek ağı gibi yayılmaya başlıyor. Yani bir yeri işgal ettiğinizde, her şeyi bitirmiş olmuyorsunuz. gerekirse orada bulunan soylulara toprak vermeli ve bir nevi gönüllerini hoş etmelisiniz. Bu noktada meydan savaşları sonrasında da yapmanız gereken kilit seçimler bulunuyor. Yani talan ettiğiniz ordudan savaşabilecekleri kendi ordunuza katabiliyorsunuz ya da hepsini kılıçtan geçirebiliyorsunuz. Ama unutmayın hem müzakerelerin hem de bu savaş sonları seçimlerinizin bir sonucu var.



Oyunun en büyük eksikleri daha doğrusu sizi belli bir koridora hapseden tarafı ise senaryoya bağlı kalmaya çalışması oluyor. Yani tarihsel olayları da göz önüne alarak bazı sebep sonuç ilişkileri ile karşılaşıyorsunuz. Bu durum hele ki hiç ummadığınız anda karşınıza çıkıyorsa birazcık canınızı sıkabiliyor. Diğer taraftan yapay zeka ve yakın savaş dinamiklerinin belli bir süre sonra rölantiye bağlaması da sizi otomatik savaş seçeneğine itiyor.

Total War: Thrones of Britannia genel olarak farklılaşmaya çalışan ve bu çalışmasını tarihi olaylar çerçevesinde yapmaya bağlayan bir oyun. Eğer Total War serisini seviyorsanız, farklı dinamiklerinden dolayı Thrones of Britannia'dan keyif alabilirsiniz. Yeni oyuncular ise Türkçe dil desteğine rağmen detaylar arasında kaybolup, girdikleri anda muhtemelen bocalayacaktır. Çünkü oyunun yeni oyuncular için bir kaygısı bulunmuyor. Sonuca bağlamadan önce oyunun anlatım ve çizim tarzını oldukça sevdiğimi de belirtmem gerekiyor. Genel anlamda baktığımızda, oyunun çok büyük bir yenilik içermediğini, bazı yönlerden oyuncuyu kucaklarken bazı yönlerden ise ittiğini söyleyebilirim. Tabi mod desteğini de unutmamak lazım. Muhtemelen önümüzdeki dönemlerde hem kamera açıları hem de yakın savaştaki kan unsuru için gerekli modlar gelecektir. O zaman oyunun çok daha iyi bir hale gelebileceğini düşünüyorum.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...

__________________
 
Eski 27-05-18, 03:05 #62
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: SanDisk Ultra II SSD 480GB İncelemesi


Merhabalar arkadaşlar Bugün Sizlere Disk'i bilgilerini aktaracağım...SanDisk Ultra II, 480 GB'lık kapasiteli modeliyle performans anlamında iyi bir iş çıkartıyor. SSD'lerin doğal performansını kullanıcılara sunan SanDisk Ultra II, şu an bu kategoride fiyat avantajı da yaratıyor. 480 GB'lık SanDisk Ultra II'yi şu an 549 TL fiyatla satın alabiliyorsunuz. Rakiplerinde durum ise 800 TL dolaylarında Bu anlamda şu sıralar rahatlıkla değerlendirilebilir.
SSD'ye terfi etmek isteyen ve biraz da geniş kapasite arayan kullanıcılar, SanDisk Ultra II 480 GB'lık modeli tercih edebilirler.Ultra II, SATA 3 konektörüne sahip ve 7 mm kalınlığında bir disk. Dolayısı ile tek plakalı sabit diskler için tasarlanmış, dizüstü bilgisayarlara sığacaktır. Ayrıca kutu içeriğinde kalınlık arttırmak için bir çerçeve yer aldığını da söyleyelim.

SanDisk Ultra II SSD, denetleyici olarak Marvell 88SS9187'yi kullanıyor. Bu denetleyici, 240 GB'lık sürümde Marvell 88SS9190 olarak tercih edilmiş. Elimizdeki cihazın denetleyicisi, Crucial tarafından M550 SSD'ler için de kullanıldığı bilgisini verelim. Ayrıca yine disk, bellek olarak 19 nm TLC flaş belleğini kullanıyor.

SanDisk Ultra II'de, nCache 2.0 teknolojisi de yer alıyor. Böylece sıradan bir sabit sürücüye kıyasla daha performanslı çalışan disk, aldığımız test sonuçlarında ortalama 480 MB/s sıralı okuma değeri gösterdi. Sıralı yazma performansında ise 465 MB/s'yi aldığımız disk, şirketin verdiği rakamlara göre ise 550 MB/s sıralı okuma, 500 MB/s sıralı yazma performansı gösteriyor. Elbette bu rakamlar sistemden sisteme göre farklılık gösterebilir.

Yine SanDisk'in verdiği maksimum rastgele okuma hızı 95K IOPS, rastgele yazma hızı ise 80K IOPS olarak belirtilmiş.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...

 
Eski 28-05-18, 02:42 #63
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Kingdom Come: Deliverance İnceleme


Merhabalar arkadaşlar bugün sizlere Oyun incelemesi için Araştırmaları sunacağım...Öncelikle oyunun hikayesinden kısaca bahsetmek istiyorum. Çok fazla detaya girmeyeceğim çünkü Kingdom Come: Deliverence tamamen hikayesi üzerine kurulu bir yapım. Öncelikle RPG türünde olan yapımımızda bir karakter yaratma ekranı bulunmuyor. Henry isimli bir köylüyü oynadığımız yapım, babası ile demircilik yapan karakterimizin başından geçenleri konu alıyor. Oyunun en başında kötü bir olay yaşayan Henry, kendini bir anda yapayanlız ve çaresiz buluyor. Yaptığımız görevler neticesinde hem sosyal statüsünü hem de kendini geliştiren Henry, bir Geralt kadar olmasa da kendini sevdirmeyi başarıyor. Keza oyundaki diğer ana karakterler de ciddi anlamda özenilerek hazırlanmış, hem karakterleri hem de modellemeleri sırıtmıyor. Warhorse bu anlamda sınıfı geçmeyi başarmış.



Hikayenin işleyişi ise klasik RPG'lerden alışa geldiğimiz şekilde ilerliyor. Görevler şuraya git, şunu yap, geri gel üzerine. Ancak ilginç bir şekilde diğer RPG'lerden alışık olduğumuz şundan şu kadar kes ve topla gibi görevler neredeyse hiç yok. Oyundaki görevlerin büyük çoğunluğu sağlam bir hikaye üzerine kurulu oluyor ve neredeyse tamamen diyaloglardan oluşuyor. Kingdom Come: Deliverence'ın en güçlü olduğu konu da tam olarak bu. Ancak bir sorunumuz da var. Kingdom Come: Deliverence her ne kadar oyuncuya gerçekçilik vaadinde bulunsa da, sadece gerçekçi bir atmosfer ve güzel hazırlanmış diyaloglar yeterli olamayabiliyor. Biz oyuncular her zaman aksiyonu seven, fazlaya kaçmadan bunu isteyen kişileriz. Kingdom Come: Deliverence ise ne yazık ki oyuncuya çok ama çok az aksiyon sunuyor. Yapımcılar her ne kadar üstüne basa basa kimseyle kavga etmeden oyunu oynayabilmemize izin vermek istemiş olsa da, oyun içerisinde artık bir kılıç sallayayım dediğim yerler çok oldu. Yapımcılar aksiyonun dozunu biraz fazla kısmış diyebilirim.



Aksiyondan konu açılmışken oyunun dövüş sistemine de giriş yapmak istiyorum. Öncelikle yapımcıların gerçekçilik arayışını dövüş sisteminde de uygulamaya çalıştığı çok bariz. For Honor oynayan oyuncuların aşina olacağı şekilde kılıcı veya silahı istediğiniz yerden sallamanıza izin veren bir sistem bulunuyor. Toplamda 6 farklı bölgeden silahınızı savurabiliyor, bu sayede nispeten gerçekçi bir dövüş sistemine şahit oluyorsunuz. Ancak burada önemli bir durum var. Yapımcıların bu gerçekçilik arayışı kağıt üzerinde başarılı gibi gözükse de, animasyonların kütüklüğü ve akıcı olmayışı nedeniyle pek başarılı olmamış diyebilirim. Dövüş esnasında sürekli olarak karma karışık ve tam olarak ne yaptığınızı anlayamayacağınız bir sistem ile karşılaşıyorsunuz. Hele ki karşınızda birden çok düşman varsa, dövüş sistemi tam bir kaosa dönüşüyor.
Warhorse yapımcılarının iyi niyetini anlamış olsam da, en azından iki farklı seçenekli bir dövüş sistemi oyuna eklenebilirdi. Dileyen oyuncular daha basit ve akıcı bir dövüş sistemi tercih edebilmeliydi. Şuan ki haliyle dövüş sistemi üzerinde ciddi şekilde güncellemeye ihtiyacı var gibi duruyor.

Dövüş sistemini bir kenara koyduktan sonra oyunun RPG elementlerine giriş yapalım. Öncelikle oyunda güç, çeviklik, dayanıklılık, karizma gibi farklı seçenekler ve yetenekler mevcut. Ancak bu yetenekleri seviye atladığınızda kazandığınız yetenek puanları ile değil, hangisini ne kadar çok kullandığınıza göre seviye atlatabiliyor ve geliştirebiliyorsunuz. Örneğin kılıç kullandıkça kılıç yeteneğiniz seviye atlıyor ve farklı yetenekler kazanabiliyorsunuz. Keza aynı şekilde konuşma yeteneğiniz de konuştukça yükseliyor ve bu sayede karşınızdaki kişiyi daha çok etkiliyor ve bazı sorunları sadece konuşarak çözebiliyorsunuz. Bu yönden oyun bana Fallout hissiyatı verdi diyebilirim ki o hissiyatı verebilen oyun sayısı hayli az.



Oyundaki ekipmanlar ise yine bir RPG oyunununda görebileceğimiz türden birazcık farklı işliyor. Klasik RPG oyunlarında giydiğiniz zırhlar toplam zırhınıza direk etki edip gelen hasarı düşürürken, Kingdom Come'da vücudunuzun farklı bölgelerini kapatan zırhlar sadece o bölgelere aldığnıız hasarı etkileyebiliyor. Mesela omuzunuza takacağınız bir omuzluk sayesinde o bölgeye yapılan saldırıların hasarlarını azaltabiliyor, hatta zırhınızın kalitesine göre tamamen engelleyebiliyorsunuz. Kingdom Come'ın güzel yönlerinden biri de bu. Ayrıca zırhlardan konu açılmışken ufak bir detayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Oyunda giydiğiniz zırhlar sadece karakterinizin sağlamlığını arttırmıyor, sosyal statünüzü de yükseltiyor. Örneğin eski püskü kirli giysiler giydiğinizde NPC'ler sizleri tabiri caizse hiç sallamazken, parlak zırhlar ile yanlarınıza gittiğinizde hemen Sir, Sir Knight çekebiliyor. Bu detay ise gerçekten çok hoş düşünülmüş.


Kingdom Come: Deliverence'ın en başarılı olduğu yere geldi sıra. Bölüm tasarımına, ya da haritasına. Öncelikle en baştan belirteyim. Oyunun haritası çok da büyük değil. Ama. Ama bir video oyununda gördüğüm, gerçekten en gerçekçi, en göze hoş gelen tasarımlardan birine sahip. Yamaçları, ormanları, köyler, yolları, kaleleri, öylesine güzel tasarlanmış ve yerleştirilmiş ki, defalarca oturup ortamı izlediğim oldu. Hatta PC platformunda indirebileceğiniz bir mod ile oyuna volumetrik sis ekleyebiliyor, bu sayede manzaraları iki kat daha güzel hale getirebiliyorsunuz.
Konu grafiklerden açılmışken detaylandıralım. Öncelikle oyunumuz Crytek'in ünlü motoru CryEngine ile yapılmış. Motorun görsel gücü zaten hepimizin malumu, ancak optimizasyon sorunları da keza öyle. Kingdom Come: Deliverence görsel anlamda harikalar yaratmasa da, son zamanlarda gördüğümüz en başarılı grafiklerden birine sahip. Özellikle ormanlarda Warhorse harikalar yaratmış diyebilirim. Işıklandırma, kullanılan üst düzey efektler ki bunların başında gerçek zamanlı global illumination tekniği geliyor, bu teknik sayesinde özellikle iç mekan ışıklandırmaları ağzımızın suyunu akıtacak hale gelmiş diyebilirim. Ancak bu tekniğin de yalnızca PC platformunda aktif olduğunu belirtelim.

Optimizasyon tarafında ise oyun ne yazık ki sınıfta kalıyor. 980 Ti ile tüm ayarlar ultra da oynarken FPS sık sık 30'lara düştü. Yaptığım bir kaç ayarlama sonrasında ise en fazla 40 lara kadar indirebildim. Oyunun ciddi anlamda optimizasyon güncellemesi alması gerekiyor. Tamam grafikler iyi ama, 980 Ti'yı 1080P'de 30 FPS'e düşürecek kadar değil. Warhorse umarım elini çabuk tutar.
Sesler tarafında ise yapım karakter seslendirmelerinde başarılı işler çıkarmış. Kılıç kalkan efektleri, çevre sesleri de oldukça başarılı. Müzikler ise dönemi yansıtan bölgeye has eserler ile kulağınızın pasını siliyor. Ufak tefek sıkıntılar olsa da bunlar çok büyük problemler yaratmıyor. Warhorse, hem görsel hem de işitsel anlamda başarılı diyebilirim.
Uzun lafın kısası Kingdom Come: Deliverence, oyuncular tarafından yeni Skyrim olarak değerlendirilmeye başlandı. Tabii ki profesyonel olarak baktığınızda bir bağımsız stüdyonun elinden çıktığı anlaşılabilen noktalar hayli fazla. Yaşanan hatalar, optimizasyon sorunları, hantal ve sıkıntılı dövüş sistemi eksi noktalar olarak göze çarpıyor. Ancak sunduğu ortam, grafikleri, hikayesi, hikaye işleyişi, karakter geliştirmesi, gerçekçiliği gibi noktalar da ağır basan yerler. Şahsen puan verirken en çok zorlandığım oyunlardan biri oldu diyebilirim. Ancak oyunun mod'lamaya açık yapısını da hesaba katarsak, Kingdom Come, tıpkı Skyrim gibi, Mount & Blade gibi şarap gibi yıllar içinde güzelleşebilecek bir oyun olmuş. PC platformu için uygun fiyatını da hesaba katarsak kesinlikle tavsiye edebilirim. PlayStation ve Xbox tarafında ise hem görsel anlamda PC kadar etkileyici olmaması, hem fiyatı, hem de mod'lamaya elverişli olmaması nedeniyle aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 29-05-18, 01:58 #64
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Kingston Canvas React İnceleme

Merhabalar Bugün Sizlere Knigston'un yeni ürünü ile ilgili araştırmayı sunacağım...Akıllı telefonu için bir microSD kart arayan veya dijital fotoğraf makinesi için bir SD kart bakan kullanıcılar, Kingston Canvas React'ı satın almayı düşünülebilirler.

Yoğun olarak akıllı telefonlarda kullandığımız, ancak fotoğraf severlerin makinelerinde de kuşkusuz performansın önemli faktörlerinden olan microSD kartlar arasında çok seçenek var bildiğiniz gibi. Kısa bir süre önce bunlar arasına yenilerini katan Kingston, tanıttığı yeni Canvas ailesi ile yeni seçenekler sunuyor. Canvas Select, Canvas Go ve elimizdeki Canvas React modelleriyle yeni SD ve microSD kart seçenekleri getiren Kingston, incelememiz için bize de 64 GB'lık Canvas React microSD kart modelini göndermişti.Kutusundan SD kart adaptörüyle birlikte çıkan Canvas React, böylece hem telefonlarda hem PC ve fotoğraf makinelerinde rahatlıkla kullanılabiliiyor. Class 10 UHS U3 olarak sınıflanan kart, 3 farklı kapasiteyle bulunabiliyor. Elimizde 64 GB'lık modeliyle bulunan Canvas React, ayrıca 32 GB ve 128 GB'lık seçeneklere de sahip.

Kingston tarafından verilen değerlere göre okuma noktasında 100 MB/s, yazma noktasında da 80 MB/s'ye kadar hızlar üreten Canvas React, bizim yaptığımız benchmark testinde ise biraz daha aşağı hızlarda seyretti. Samsung Galaxy S9 Plus ile kullandığımız kart, A1 SD Bench testinde okuma noktasında 62.70 MB/s, yazma noktasında ise 53.70 MB/s gibi bir sonuç aldı.

Bir diğer senaryoda ise microSD kartı, adaptörü ile bilgisayar üzerinden CrystalDiskMark'la koşturduk. Bu senaryoda aldığımız sonuçlar daha tatmin ediciydi. Sıralı okuma noktasında 91 MB/s performans gösteren kart, sıralı yazma noktasında da 76 MB/s sonuç aldı. Kingston'ın bu kart için üzerinde durduğu noktalardan biri de kuşkusuz 4K video kaydı oluyor. Bu senaryo içinde yine gördüğümüz değerler 4.4 MB/s okuma, 4.4 MB/s yazma şeklinde karşımıza çıkıyor.Bu nedenle değerleniyor iyice...

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim

Saygılarımla...

 
Eski 30-05-18, 02:01 #65
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Viewsonic XG2402 İnceleme

Merhabalar arkadaşlar Bugün Sizlere ViewSonic ile ilgili araştırmayı sunacağım...Performansını ve ergonomisini çok beğendiğimiz Viewsonic XG2402, özellikle oyunculara hitap ediyor ve piyasada 1429 TL civarında fiyatlar ile bulunabiliyor.
Viewsonic'in XG Gaming serisinin yeni modellerinden XG2730'u ay başında incelemiş ve beğenmiştik hatırlarsanız. Bu defa bize ulaşan XG2402 modeli de yine XG2730 gibi 144Hz sınıfında, ancak 24'' görüntü alanına sahip. XG2402 de aynı büyük abisi gibi abartısız ancak agresif hatlara sahip bir model. Rampage X aydınlatma sayesinde arka kısmı kırmızı X harfi şeklinde parlayan XG2402 duyurulduğu andan itibaren hayli beğeni topladı, oyuncuların beklentileri göz önüne alındığında bu da sürpriz değil.

1080p çözünürlük ile desteklenen 24'' TN LCD panele sahip olan XG2402, IPS monitörlerin görüş açısı ve renk keskinliğindeki avantajını IPS Glow yaşamaması ve 22-Level Black Stabilization özelliği sayesinde geri alıyor. Siyah rengin gri gibi gözükmesi sorunu bu monitörde son derece başarılı şekilde bertaraf edilmiş durumda.

Ürünün beraberinde geldiği ayaklı stant bir diğer Viewsonic oyuncu monitörü olan XG2530 modelinin aynısı. Hayli ağır ve oturaklı olan bu stant ilk başta gözünüzü korkutsa da son derece kolay bir şekilde kurulabiliyor ve kurduktan sonra da 24'' ekranı kendi istediğinize göre ayarlayabilmenizi sağlıyor. Yine arka tasarımı XG2530 ile benzer olan modelde kullanılan hoparlörler ise biraz daha zayıf, 2x2W gücünde. Monitörün yüksekliğini ayarlayabilir, eğebilir, öne veya arkaya yatırabilirsiniz. 350 kandela parlaklık değerine sahip olan TN LCD ekranın göz yormaması için de Flicker-Free ve Blue Light Filter teknolojileri devreye giriyor ve uzun kullanımlarda göz yorgunluğu önemli ölçüde bertaraf edilmiş oluyor.

XG2402, 1080p çözünürlükte 144Hz tarama hızını destekliyor. Monitörün en önemli özelliklerinden birisi de kare hızı çıkışını 48-144Hz arasında stabilize ederek istenmeyen atlamaları azaltan AMD FreeSync teknolojisi. 1ms hızındaki monitör tıpkı ağabeyi gibi 170 derecelik yatay ve 160 derecelik dikey görüş açısına sahip. Statik kontrast oranı da aynı....

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 31-05-18, 02:14 #66
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: HyperX Fury S İnceleme

Merhabalar Arkadaşlar bugün Sizlere Klavye ve Mause hakkında bilgileri araştırmalar eşliğinde aktaracağım...2000'li yıllarda özellikle profesyonel oyuncular tarafından kullanılan profesyonel mouse pad'ler, ülkemizde de o dönemler eSpor'un, LAN partileri ve yavaş yavaş artan online oyunculuk ile ilgi odağı haline gelmişti. Profesyonel oyuncular, özel ekipmanları yanında adeta halı gibi geniş mouse pad'leriyle turnuva alanına gelir ve bu mouse pad'leri dikkatlice masanın üzerine sererlerdi. Şimdi de durum pek farklı değil, ancak fark artık bu mouse pad'ler hemen her oyuncu tarafından tercih ediliyor ve erişilebiliyor. Bu mouse pad'lere iyi bir örnek de, bugün yakından bakacağımız HyperX Fury S Pro Gaming Mouse Pad oluyor. HyperX Fury S, oyun arenasında farenizin mümkün olduğunca kusursuz şekilde hareket etmesi için gayet iyi bir mouse pad. Tasarımıyla oldukça sade olan, ancak hem üst hem alt yüzeyiyle profesyonel kalitede duran ürün, 3 mm civarı bir kalınlıkta ve farklı boyut seçeneklerinde. Bizim elimizdeki model, Large olanı ve bu boyutuyla 450 mm'ye 400 mm gibi bir alanı kaplıyor. Eğer bu sizin için uygun değilse, ayrıca 290 mm'ye 240 mm olarak küçük, 360 mm'ye 300 mm olarak orta boyutlarda da tercih edebilirsiniz. Eğer çok daha büyük bir mouse pad istiyorsanız ise, o da düşünülmüş. Tam 900 mm'ye 420 mm gibi, adeta bir halı gibi bir mouse pad seçeneği de yer alıyor HyperX Fury S'de. Biz elimizin altında olduğu süre boyunca, hazır Monster Abra A5 gibi bir oyun canavarı da ofisimize gelmişken, HyperX Fury S'i birçok oyunda denedik. Bunlar arasında Far Cry 5'ten For Honor'a kadar çok sayıda seçenek vardı. Tüm bunlarda da mouse pad'in oldukça konforlu ve yüzey kayganlığıyla da oldukça stabil olduğunu gördük. Alt yüzeyi kauçuk malzemeyle işlenen HyperX Fury S, üst zemininde de kumaş malzeme bulunduruyor. Yalnızca oyunda değil, normal bilgisayar kullanımında da bu mouse pad'den memnun kalıyorsunuz.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla..





Mesajı son düzenleyen Eru Iluvatar ( 31-05-18 - 02:25 )
 
Eski 01-06-18, 01:50 #67
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Razer Cynosa Chroma İnceleme

Merhabalar Arkadaşlar Bugün sizlere Klavye incelemesi hakkında araştırmayı sunacağım...Razer Cynosa Chroma, özelleştirilebilir yapısı ve RGB aydınlatmalarıyla birlikte giriş seviyesi oyuncu klavyeleri arasında kendine iyi bir yer ediniyor. Membran tuşların performansı gayet yerinde; öte yandan gece oyuncularını da tuş gürültüsünden kurtarıyor. Her ne kadar Synapse yazılımı ara ara sizi sinirlendirecekse de, klavyenin fiyatı dahilinde katlanılabilir. Şu an Cynosa Chroma'yı piyasada 289 TL fiyatla bulabiliyorsunuz.

Oyuncular için iyi bir fiyat/performans klavyesi olan Razer Cynosa Chroma, oyuncuların vazgeçemediği RGB aydınlatmalara sahip olmasıyla da dikkat çekiyor.

Sık sık ürünlerini inceleme fırsatı bulduğumuz ve oyuncuların sevdiği markaların arasında olan Razer, bu defa yine bir başka klavyesiyle konuğumuz oldu. Bu defa düşük profilli, mekanik tuşların kullanılmadığı, bilek desteğinin yer almadığı, daha giriş seviyesi bir klavye ile gelen Razer, elbette RGB ışıklandırmaları unutmamış.

Siyah renkli klavyenin alt kısmında klasik Razer logosunu görmek mümkün. Ayrıca klavyenin USB ucunda da Razer yeşilinin bulunması ince bir detay oluyor. Tuşların dayanıklılığına gelecek olursak, uzun süre kullanabileceğinizi düşünüyoruz. Esneklik göstermiyorlar. Öte yandan klavye, su dökülmelerine karşı da dirençli yapıda hazırlanmış. Bu da klavye başında yaşayan oyun severler için iyi haber.

Cynosa Chroma'yı Razer'ın Synapse 3.0 yazılımını kullanarak özelleştirmeniz mümkün. RGB ışıklandırmalardan tutun da, her ne kadar klavyede fiziksel olarak yer almasa da atamalar ile kendi makro tuşlarınızı bu yazılım üzerinden hazırlayabiliyorsunuz. Fonksiyon tuşları arasında bulunan M ve G butonları ile modlama yapabildiğiniz klavye, Fn ve M tuşlarına bastığınızda makro tuşlarını devreye sokabiliyor. Ayrıca yine Fn ve G tuşlarına birlikte bastığınızda, oyundan kazara düşmemeniz için Alt + F4 kombinasyonu ve Windows tuşu gibi fonksiyonları da kapayabiliyorsunuz. Yine fonksiyon tuşları arasından arka aydınlatmaları kısmanız da mümkün pek tabii.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 02-06-18, 02:56 #68
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan Spigen iPhone X Aksesuarları İnceleme

Merhabalar arkadaşlar bugün sizlere iphone X Aksesuarlarını araştırdım bilgileri aktaracağım...iPhone X tanıtıldığından bu yana en çok çentiğiyle konuşuldu heralde. Kimileri tarafından sevilen, kimileri tarafından nefret edilen çentik, ünlenmekte geç kalmadı ve özellikle Çin pazarından gelen yeni akıllı telefonlarda da kendine yoğun olarak yer buldu bildiğiniz gibi. Çentik, iPhone X'la başlayan yolculuğuna şu sıralar Huawei P20 Pro, Asus Zenfone 5, Nokia X6, OnePlus 6, Honor 10, LG G7 ve daha sayamadığımız birçok akıllı telefonla devam ededursun, biz bugün farklı bir konudan bahsedeceğiz. Konumuz dolaylı yoldan iPhone X, asıl konumuz ise, elimizdeki Spigen iPhone X aksesuarları.

İlk olarak Spigen Essential F303W kablosuz Qi hızlı şarj cihazına yakından bakacağız. İsminden de anlaşılabileceği gibi bir kablosuz şarj pedi olan bu cihaz, yalnızca iPhone X ile değil, daha pek çok akıllı telefonla uyumlu aslında. Zira cihaz, Qi kablosuz şarj teknolojisini kullanıyor ve bu standardı benimseyen akıllı telefonlarda çalışıyor. iPhone 8'den Note 8 ve Galaxy S8'e kadar pek çok modelle uyumlu olan stand, şarj alanıyla oldukça geniş; yüzeyde 2 bobin yer alıyor.

Stand özelliği sayesinde telefon şarj olurken rahat bir görüş açısı da yakalayabiliyorsunuz. Üzerindeki LED ışığı ile şarj olup olmadığını kontrol etme imkanı da var. Öte yandan telefonu kılıf ile kullanıyorsanız, şarj etmek için kılıfı çıkartmanıza gerek yok. Elbette kablosuz şarj kablo kadar seri şarj etmiyor; yani işin özü bu cihaz acelesi olanlar için değil.

Kılıftan bahsetmişken iPhone X için güzel ve sade bir kılıf arayanlar için iyi bir örnek var. Eğer tercihiniz sadelikse, AirSkin tam size göre. Zira fazlasıyla sade bir tasarıma sahip olan bu kılıf, oldukça ince olmasıyla da iPhone X'un yapısını bozmuyor, onu kalınlaştırmıyor. Özel plikarbonat malzemeden oluşan AirSkin, siyah ve beyaz renk seçeneğiyle de bulunabiliyor.İnce profili, çizilmeyen yüzeyi ve mat malzemesi ile kaymayan, elde iyi duran AirSkin, eğer bir ekran koruyucu kullanmıyorsanız ise telefonu yüzüstü düşürmemeniz gereken bir kılıf. Zira ekran kenarlarındaki bombeleri o denli kalın değil.

Sonuç olarak iPhone X pahalı bir telefon ve hemen her pahalı telefon gibi onun da korunmaya kollanmaya ihtiyacı var. Zira pek çok pahalı oyuncak gibi bir o kadar kırılgan, bir o kadar dayanıksız. O nedenle onca para verip zaten bir iPhone X satın aldıysanız, bu aksesuarlara vereceğiniz para devede kulak kalacaktır. O nedenle iPhone aksesuarlarında fiyat/ performans oranı kurmuyorum bile. Kaldı ki oldukça da uygun fiyatlılar. Elbette yine de illa Spigen alacaksınız diye bir şey yok, piyasada farklı markalar altında çeşitli aksesuarlar var, onlara da bakabilirsiniz. Ancak incelediğimiz bu cihazlar işinizi fazlasıyla görür.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...

 
Eski 05-06-18, 00:12 #69
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Panzer EVO RGB İnceleme

Merhabalar Arkadaşlar bugün sizlere Güzel bir kasa örneğini araştırmalar eşliğinde sunacağım...Panzer EVO RGB'yi özellikle çalışır halde gördüğünüzde sizi etkileyeceğinden şüpheniz olmasın. Rengarenk ışıklandırmayı sevmiyorsanız bile, tek renkle ulaşabileceğiniz onlarca efekt var. Kasanın üst seviye oyun PC'si kurmak isteyenleri memnun edecek her tür özelliği sunduğunu da gördük. Kasanın biraz ağır olduğu doğru, ancak sundukları karşısında hafif olmasını zaten beklemiyorduk. Cougar Panzer EVO RGB'nin görünümünü siz de beğendiyseniz ve amacınız müthiş bir oyun PC'si kurmak ise, onu gönül rahatlığıyla tercih edebilir, güçlü donanımınızı şık bir kasayla pekiştirebilirsiniz.Üst seviye oyun donanımını havalı, renkli ve yetenekli bir kasayla tamamlamak isteyenler, Cougar Panzer EVO RGB'yi alternatifleri arasında değerlendirmeli.

Renksiz, demir yığınından pek farklı görünmeyen bilgisayar kasaları seneler öncesinde kaldı. Özellikle oyun tutkunları şu sıralar şık, havalı ve renkli kasalarla ilgileniyorlar. Cougar'ın yeni amiral gemisi kasası Panzer EVO RGB, bu istekleri en üst düzeyde karşılamayı amaçlıyor.

Teknik Özellikler

Panzer EVO RGB'nin en önemli özelliğinin büyüleyici görüntüsü olduğunu söylemek, herhalde gereksiz. Kasanın RGB yeteneklerini birazdan göstereceğiz, ama önce sisteminize nasıl ev sahipliği yapacağına bir göz atalım.

EVO RGB, kutusundan dört Vortex RGB fan ile çıkıyor ve sekize kadar RGB fanı, bunun yanında 4 RGB LED şeridini destekliyor. Kasa kutusundan çıktığı haliyle yeterince ışıklı ve renkli, ancak işi biraz daha ilerletmek isteyenler, kasanın üst kısmına ve diğer bölümlerine RGB öğeleri ekleyebilirler.

Panzer Full Tower serisinin geleneğini sürdüren kasa, kapsamlı bir anakart desteği sunuyor. Kasaya mini ATX, micro ATX, ATX gibi beş farklı boyutta anakartı monte etmeniz mümkün. Ön yüzde iki USB 3 yuvası, bir USB yuvası ve bir USB 3.1 Type C yuvası bulunuyor. Sabit disk etkinliğini gösteren ışık bunların hemen altında yer alıyor.

Kasaya maksimum 390mm genişlikte dörde kadar grafik kartı sığabiliyor.

İki 3,5 inç'lik sürücü yuvası ve dört 2,5 inç'lik yuvalara sahip olan kasa, geniş yapısı sayesinde sekiz genişleme yuvasını destekliyor. Kasanın 26,6 x 61 x 55.6 cm ölçüsündeki boyutları, istediğiniz işlemci soğutucusunu ve grafik kartını rahatça sığdırabileceğiniz anlamına geliyor.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla..



 
Eski 06-06-18, 00:28 #70
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C:iOS 12 Beta inceleme

Merhabalar Arkadaşlar Bugün Bir sitede araştırmasını yaptığım ios 12 beta hakkında bilgileri aktaracağım...Rahatsız Etme (Do Not Disturb) özelliği de geliştirilerek artık geceleri kullanıcıların rahatsız olmamasını sağlayacak bir hal alıyor. Bildirimlerle rahatsız edilmemeniz ve telefonunuzun ışığının dikkatinizi dağıtmaması için ekranın tamamen karanlık bir moda bürünmesi sağlanıyor. Kısacası Always-On Screen özelliği sonunda gelmiş durumda.



Screen Time (Görüntüleme Zamanı) altındaki Haftalık Aktivite Özeti ise bir çeşit dijital sağlık özelliği. Telefonunuzla veya tabletinizle ne kadar süre geçirdiğinizi bu özellik ile takip edebilecek ya da Uygulama Limitleri ile uygulama kullanım sürelerini ayarlayabilecek.



Grup FaceTime ile 32 kişiye destek!
Mesajlar kamerası için de birçok efekt ekleniyor. Snapchat benzeri efektler, şekiller, metinler ve çıkartmaların yanı sıra Animoji ve Memoji desteği ile mesajlar çok daha renkli hale gelecek.



iOS 12 ne zaman çıkacak? – iOS 12 özellikleri
Apple, yeni işletim sistemini 4 Haziran 2018‘de düzenleyeceği Apple Worldwide Developers Conference (WWDC) etkinliğinde bizlerle buluşturacak. Her zaman olduğu gibi, ekinlik sonrası veya tam 1 hafta sonra geliştiricilerin beğenisine sunulacak olan iOS 12 Beta sürümünün testleri, tam 4 ay sürecek. Yani çok kısa bir süre sonra beta da olsa iOS 12 indir seçeneği kullanıcılara sunulmuş olacak.

Bunun ardından Eylül ayında düzenlenecek etkinlikten sonra da, resmen kullanıcılara sunulmuş olacak.

Buraya kadar Yapılan konudaki arkadaşların yaptığı açıklamaya göre çok özellikli bir beta geleceğine inanıyoruz...

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 08-06-18, 00:59 #71
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: ASUS ZenFone 3 Max İncelemesi

Merhabalar Arkadaşlar bugün Sizlere Asus Zenfone 3 max incelemesini araştırmalara göre aktaracağım...ASUS ZenFone ailesi ilk ürünleriyle birlikte özellikle Türkiye piyasasında oldukça ilgi çekici modeller olmayı başardı. Tanıtılmasının üstünden oldukça zaman geçen ZenFone ailesinin 3. nesil üyeleri nihayet ülkemizde satışa sunuldu. Biz bu incelememizde 4100 mAh bataryaya sahip olan ZenFone 3 Max modelini inceliyoruz. Mart ayının sonunda ortalama 1000 TL fiyat etiketine sahip olan telefon, bataryasının yanı sıra tasarımıyla ile de öne çıkıyorç Ön yüzün tamamen cam olduğu telefonda arka kasa metalden üretilmiş. Zenfone 3 Laser kadar ince çerçevelere sahip olmasa da ZenFone 3 Max genel olarak tasarım konusunda başarılı. Android fonksiyon tuşlarının kasanın üzerinde kapasitif olarak değilde ekranın üstünde olduğunu belirtmeliyiz. Arka tarafta en üstten alt tarafa ortalanmış bir şekilde kamera, parmak izi sensörü ve hoparlörü görüyoruz. B parmak izi sensörünün konumunu beğenmediğimizi belirtmeliyiz. Çünkü telefonun parmak izi sensörünü kullanmanız için mutlaka elinize almanız gerekiyor, aksi taktirde ekranı açmak için belirlediğiniz bir şifreyi girmeniz gerekiyor.

Ses kademe tuşları ve güç tuşu telefonun sağ tarafında yer alıyor. Güç tuşunun konumuna ilk günlerde alışmakta zorlansakta bir kaç günden sonra hiç bir sıkıntınız kalmıyoru. Ekrana iki defa dokunarakta kilidi açabildiğiniz gibi ekranın boş bir kısmına iki defa dokunarak ekranı kapatabiliyorsunuz. 148 gram ağırlığında olan telefon bu kadar büyük kapasiteli bir bataryaya sahip olmasına rağmen oldukça hafif. 8.6 mm kalınlığa sahip olan telefon tasarım konusunda kesinlikle rakiplerini geride bırakıyor.

5.2 inç büyüklüğünde ve 720 x 1280 piksel çözünürlüğünde bir ekrana sahip olan telefonun ekranı IPS bir panele sahip. İnç başına düşen piksel sayısının 282 olduğu telefonda özellikle gri tonlarda pikselleri görmek mümkün. BUnun farkında olan kullanıcı arayüzünde gri ve gri tonları kullanmaktan kaçınmış. Ekran genel olarak görüntüleri oldukça keskin ve renkleri doğal tonlarında kullanıcısına göstermeyi başarıyor.

İşletim sistemi olarak Android 6.0.1 ile kutudan çıkan telefonun Android 7.0 güncellemesi alacağını düşünüyoruz. Gücünü MediaTek MT6737M çipsetinden alan telefonun performansının biraz beklentimizin altında kaldığını söylemeliyiz. Menü uygulamaları ve geçişlerinde hiç bir sıkıntı görmediğimiz telefonda asıl sıkıntı uygulama geçişlerinde başlıyor. Özellikle kamera uygulamasından çıkarken takılmalara sıklıkça şahit olduğumuz telefonda performans konusunda beklentinizin çok büyük olmamasında fayda var.4 çekirdekli 1.25 GHz saat hızına sahip olan bir işlemciye sahip olan bu çipsetine ek olarak sistemde 2 GB RAM bulunuyor. Günümüzün şartlarında da 2 GB RAM’in yetersiz olduğunu düşünüyoruz. ASUS UI 3.0’da sıkıntısız olan telefonun donanım olarak geçtiğimiz senenin başlangıç modellerinden farkının olmadığını söylemeliyiz. GPU olarak Mali-T720MP’den gücünü alan telefonda sıkıntısız bir şekilde Subway Surfers veya Super Mario Run gibi oyunları oynayabilirsiniz. 16 GB dahili hafızaya sahip olan telefonun hafızasını micro SD desteği sayesinde128 GB daha arttırabiliyorsunuz.

13 MP çözünürlüğünde bir arka kameraya sahip olan telefonun kamerasının diyafram açıklığı ise f/2.2. Orta segmentteki telefonlardan pek fazla ayrışmayan telefonun kamera arayüzü ise oldukça sade tasarlanmış. Neredeyse herhangi bir alışma sürecine gerek duymadığınız kamera arayüzünü biz çok beğendik. Ön kameranın ise 5 MP olduğu telefonda her iki kamerada 30 karede 1080 piksel video çekmek mümkün.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...


 
Eski 08-06-18, 23:27 #72
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Logitech G560 İnceleme

Merhabalar arkadaşlar bugün sizlere Logitech'in Bir ürün araştırmasını sunacağım..Logitech G560 gerek oyuncular gerekse müzik tutkunları için çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıktı. İncelemesini yaptığımız sırada ürünün Türkiye fiyatı henüz belirlenmemişti ancak yurt dışı fiyatından (200$) ve döviz kurundan hareketle ülkemizdeki fiyatının 1500 TL ve üzeri olması sürpriz olmayacaktır.

Logitech'in efsanevi Z506 ve Z906 setlerini bildiğinizi varsayıyorum. Uzun süredir müzikte kalite arayanların tercihi olan bu modeller halen satılmaya devam ediyor ve kendi sınıflarının en iyileri arasında. Logitech bu defa özellikle oyunculara yönelik olarak ürettiği G560 modeliyle karşımızda ve bir kez daha standardı belirlemeyi hedefliyor.

G560 tamamen yeni bir tasarıma sahip. 2+1 konfigürasyonunda üretilen bu model dört farklı aydınlatma bölgesine sahip RGB ışıklandırmalı hoparlörler ile beraber geliyor. Logitech'in diğer LIGHTSYNC destekli modelleriyle senkron bir aydınlatma sunabilen bu hoparlörler narin görüntülerinden beklemeyeceğiniz kadar güçlü ve kaliteli bir ses sunuyor. Aynı şekilde subwoofer da en zor beğenen müzik tutkunlarının bile beğenisini kazanacak kadar başarılı bir tamamlayıcı olarak setimizde bulunuyor. Burada tek problem bu subwoofer'ı gerektiğinde devre dışı bırakamıyor olmanız. Yani onu kapatamıyorsunuz.

LIGHTSYNC sadece diğer Logitech ürünleriyle senkron ışıklandırma anlamına gelmiyor. "Screen Sampler" özelliği sayesinde oynadığınız oyundaki patlamalar, alınan hasarlar, hasarın yönü, yakından geçen bir mermi gibi detaylar bile LIGHTSYNC tarafından bir ışık oyunu haline getiriliyor ve atmosfere pozitif bir katkı sunuyor.

Konumsal ses teknolojisini destekleyen ve DTS:X Ultra sertifikasına sahip olan G560 toplam 240 Watt gücünde (120W RMS) bir ses çıkışı sunuyor.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 09-06-18, 22:43 #73
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Jabra Elite 65T inceleme

Merhabalar bugün Sizlere Jabra Elite 65 T İle ilgili Araştırmaları alıntılar eşliğinde sunacağım...Jabra’nın kablosuz kulak içi kulaklığı Elite 65T, öncelikli olarak 4 mikrofonlu yapısı ile dikkat çeken bir model. Bu özellik sayesinde, telefon görüşmelerinde, ses ve rüzgar gürültüsü, neredeyse tamamen ortadan kaldırılıyor.

Elite 65T, üzerinde yer alan 6 mm çağındaki sürücüler, 6,0 × 5,1 mm boyutları ile 20 Hz – 20 kHz ses frekans aralığı sunabiliyor. 5 saate kadar pil ömrü, Bluetooth 5.0 teknolojisi, Android ve iOS için ücretsiz olan Sound+ yazılımı ile kulaklığın tüm ayarlarına erişip yönetme özelliği dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Bluetooth 5.0 teknolojisi, toplamda 8 cihaza kadar bağlantı desteği ve eş zamanlı olarak 2 cihazda kullanılabilme imkanı sunuyor.

Kutu içerisinden çıkan, şarj ünitesi, hem kulaklıkları güvence altında korumanızı hem de 2 tam şarj ile toplamda 10 saate kadar ilave kullanım süresi elde etmenizi sağlayacak. Bu şarj birimi, microUSB portu üzerinden şarj oluyor.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 11-06-18, 00:10 #74
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: Casper Excalibur G750 inceleme!

Merhabalar Arkadaşlar bugün sizlere Casper ürünleri ile ilgili güzel ürün araştırmasını sunacağım..Excalibur G750 modeli, ürünün tam kodu ile Excalibur G750 700-D610A olarak geçiyor. Gücünü Intel Core i7-7700HQ işlemcisinden alan bilgisayarda, 8 GB RAM kapasiteli ve 256-bit Nvidia GTX 1070 ekran kartı, 32 GB DDR4 2400 MHz RAM gibi özellikler yer alıyor.

Bilgisayarın kasası tamamen metalden oluşuyor ve üst kapakta yer alan kıvrımlar arasında turkuaz ışıklar göze çarpıyor. LED ışıklar aynı zamanda sağ, sol ve ön taraflarda da yer alıyor. Bu ışıklı tasarımının touchpad’e ve klavyeye yansıdığını söylemek gerekiyor.

15.6 inçlik bu makine 19.2 mm inceliğe sahip. Tam ölçüleri vermek gerekirse; 385*266*29.2 mm’lik bir oyun canavarı ile karşı karşıyayız. Üstelik, barındırdığı bunca donanım parçasına rağmen G750 sadece 2.8 kg’lik bir ağırlığa sahip. Eh, bu durumda soğutma da inanılmaz önemli oluyor. Turbo termal fan sayesinde etkili soğutma sağlanırken, çift borulu sistem ile sessiz çalışma performansı bizlere sunuluyor.

Depolama özellikleri ile son derece iyi. Bu modelde 512 GB kapasiteli M.2 SSDve 1 TB kapasiteli HDD kullanılmış. Bilgisayarın sahip olduğu Anti Glare (yansıma önleyici) ve 15.6 inç boyutlu IPS ekran, 3840 x 2160 (4K) ekran çözünürlüğü sunuyor. SD kart okuyucu, 3x USB 3.1 Port , 1x USB Type-C, 1 x HDMI ve 1x Mini DisplayPort girişlerine yer verilen bilgisayarda, RGB aydınlatmalı klayve ve touchpad alanı farklılık yaratıyor.

Excalibur G750 teknik özellikleri
İşlemci: 7. Nesil Intel Core İ7-7700HQ 2.80 GHz.

İşletim Sistemi: Windows 10 Home

Bellek: 32 GB DDR4

Depolama: 1 TB Sata ve 512 GB SSD

Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 1070 8 GB

Ekran:15.6 (3840X2160) 4K Ultra HD Anti-Glare IPS

Ana Kart: Intel Kaby Lake Chipset

Kablosuz Ağ: Giga LAN M.2 2230 Wireless 802.11 b/g/n/ac

Kart Okuyucu: SD, MMC, SDHC, SDXC

Bluetooth: Bluetooth 4.2

Ses: 2x2W Stereo Hoparlör ve 3Wx1 Subwoofer

Bağlantı: 3 X USB 3.1 Port, Type C, Mini Display Port, Audio Combo Jack, 1X SD Soket, HDMI port

Kamera: 1 MP HD, 720P LED Mikrofonlu

Batarya: Prismatic 7180 mAh Entegre Batarya

Ağırlık: 2.8 Kg

Boyutlar: 385mm x 266 mm x 33,5mm

Renk: Metalik Gri

Casper Excalibur G750 fiyatı: 11 bin TL

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 11-06-18, 00:22 #75
AFCLK AFCLK çevrimdışı
Varsayılan C: ✺~Eru Iluvatar ile Orijinal İncelemeler(GÜNCEL)~✺

eline sağlık eru, bir ara detaylıca inceleyeceğim burada dursun mesajım.
bu arada yeni nesil gaming notebooklar çok efsane de işte sevmiiim, masaüstü dururken..
 
Eski 11-06-18, 00:32 #76
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: ✺~Eru Iluvatar ile Orijinal İncelemeler(GÜNCEL)~✺

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen AFCLK Mesajı Göster
eline sağlık eru, bir ara detaylıca inceleyeceğim burada dursun mesajım.
bu arada yeni nesil gaming notebooklar çok efsane de işte sevmiiim, masaüstü dururken..
Ne demek hocam Elimden geldiğince araştırıyorum internetten beğendiğim araştırmaları alıyorum, Kendimce yorumlar ekleyerek sizlere sunuyorum Sev bence güzel şeyler Değerli yorumunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla...
 
Eski 12-06-18, 02:33 #77
Eru Iluvatar Eru Iluvatar çevrimdışı
Varsayılan C: ✺~Eru Iluvatar ile Orijinal İncelemeler(GÜNCEL)~✺

Merhabalar Arkadaşlar İnceleme Serimizi Burada Noktalıyoruz Umarım İyi bir birikim olmuştur Eğer İncelemeler varsa sizler de katkı sağlayabilirsiniz Aklıma gelen her araştırmayı sundum Elimden geldiğince sunmaya çalıştım...

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim...

Saygılarımla..
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
ile, nasıl, tanıtımlar, yapıp, ürün

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 06:51
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018