Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 07-03-04, 20:47 #1
MiRaBiLiS MiRaBiLiS çevrimdışı
Varsayılan Kablosuz İletişim Dönemi Başlıyor

Kablosuz İletişim Dönemi Başlıyor

Kablosuz Uygulama Protokolu (Wireless Application Protocol). Anlamı; daha çeşitli ve zengin içerik sunmak. Yeni milenyumda cep telefonu kullanıcıları WAP (Wireless Application Protocol) Kablosuz Uygulama Protokolü uyumlu telefonları ile kapsama alanı içerisinde bilgi zengini olacaklar. 2004 yılında her 10 internet kullanımından 4'ü web sitelerine kablosuz erişecek.
WAP teknolojisine dayanan yeni kuşak telefonları ses iletişimi ile beraber bankalar, aracı kurumlar, haber kanalları, e-ticaret, enformasyon servisleri veri tabanları, ulaşım hizmetleri hakkında bilgi, şehir haritaları ve yön bulma, mesaj hizmetleri video oyunları ve diğer içerik sağlayıcılarını internet platformları ve web siteleri ile bağlantı imkanı sağlıyor. Ve böylece, WAP telefon kullanıcıları banka hesapları, döviz kurları, hisse senedi fiyatları, seyahat, otel rezervasyonları, sinema, ve tiyatro, ÖSS ve internet üzerinden sunulan diğer güncelleşmiş bilgileri kapsama alanı içerisinde istedikleri an ulaşabilecekler.
Yüzden fazla şirket, kablosuz ulaşım protokolünün işlevlerini daha hızlı ve ucuz kılmak için yazılım, donanım ve telefonu dahada geliştirmek için çalışıyorlar. Bu teknolojik gelişmeler açık ve bedelsiz olarak potansiyel içerik ve servis sağlayıcılarına Kablosuz Ulaşım Protokolü sitesi üzerinden 2000 yılında sunulacak.
WAP, web sitesindeki bilgileri kablosuz telefona uygun bir şekilde aktararak, içerik sağlayacı internet şirketlerine kullanıcıların gereksimlerine odaklanmış akıllı ve yaratıcı uygulamalar ve hizmetler sunma fırsatı veriyor.
WAP ses hizmetleri ile mikro tarayıcıları birleştirerek yeni kuşak cep telefonları üzerinden kullanımı kolay ve çekici internet ulaşımı sağlıyor. İnternet servisleri dışında, online bankacılık, hisse senedi alım-satım, seyahat, bilgi hizmetleri ve fax gibi daha bir çok uygulama alanı sunan bu protokol, cep telefonu üzerinden Turkcell ve Telsim'in verdiği hizmetleri de bünyesinde topluyor.
Kısacası, WAP, bugünkü cep telefonlarına mikro tarayıcı özelliği vermesinden dolayı daha geniş uygulama alanlarına sahip. Teknoloji bağımsız olan bu protokol, GSM dışındaki herhangi bir kablosuz iletişim standardı içerisinde uygulanabilir olması nedeniyle 3. nesil kablosuz iletişim sistemlerinin gelişmesi için önemli bir rol oynuyor.
Yani, WAP cep telefonlarını basit bir ses iletişimi aracından internete ulaşımın ve modern iletişim hizmetlerini mümkün kılan bir cihaz haline dönüştürdü.
Önümüzdeki yıllarda yeni nesil WAP uygulamalı telefonlarımızla, deniz otobüsleri, uçak, tren kalkış-varış saatlerini, yatırım yaptığımız kağıdın durumunu, borsadaki pozisyonlarımızı, hava durumu hakkındaki bilgileri, trafik durumunu, bankadaki kredimizi, havalemizin gelip gelmediğini, döviz kurlarını, son ekonomik verileri, repo & faiz oranlarını öğrenmek, e-posta yollamak, e-ticaret yapmak, faturalarımızı ödemek gibi işlemler dışında, bulunduğumuz yerde, anında tetris gibi daha bir çok oyun oynayabileceğiz.
Nerede olursanız olun, kapsama alanı içinde iseniz WAP size çeşitli ve zengin içeriği ayağınıza getirecek. 2000 yılının başında Avrupa ve uzak doğu Asya ülkelerindeki cep telofonu kullanıcıları bu hizmete kavuşacak. Türkiye'deki uygulamaların ise önümüzdeki yılın sonunda başlayacağı tahmin ediliyor .

KABLOSUZ İLETİŞİM ve İŞ DÜNYASI

21.yüzyıl Mobil EMBED Equation.3  iletişim çağı. Yeni yüzyılın iş dünyası mekanla sınırlı kalmakistemiyor. Konumdan ve günün saatlerinden bağımsız olarak daima bağlantı halinde olmak artık bir gereklilik. Kişisel ve kurumsal iletişimin yanı sıra içerik ve uygulamarla da sürekli bağlantılı olmak artık olmazsa olmaz niteliğinde. İletişim ve bilişim hizmetlerinin sürekliliği iş dünyası açısından kritik öneme sahip. Böylece işletmeler daha hızlı ve daha yüksek verimlilikte iş üretebilirler.

Bu şartlarda rekabet edebilmek için kablosuz teknolojiler üzerine yapılan araştırmalar bir gereklilik haline geldi. Üstelik kablosuz cihazlara içerik ve katma değerli hizmetlerin ilave edilmesi de bu yatırımlar kapsamında ele alınması gerekiyor.

Kablosuz iletişim, enformasyon teknolojileri alanında yaşanılan çok büyük hamle. Cep telefonları, PDA’ lar, kablosuz LAN’ lar ve diğer Mobil cihazların sayısındaki müthiş artış bir gerçeğin altını çiziyor. Bilişim ve iletişim teknolojilerinin birleştirilmesi sadece deneysel bir kimlik taşımaktan çok öte bir hal aldı.

KUŞAK KUŞAK MOBİL TELEFONLAR

Mobil telefon teknolojilerini etkileyen en önemli unsur şebeke üzerinde mevcut bant genişliğidir. Bant genişliği saniyede gönderilen veri miktarını belirliyor. Bant genişliğine duyulan talep her geçen gün artıyor. Özellikle kablosuz cihazlarla da internet bağlantısının mümkün hale gelmesi, multimedya uygulamalarının yaygınlık kazanması, canlı görüntülerin ilgi çekmesi; kısacası içeriğin ön plana çıkması daha geniş frekans bantlarının gerekliliğini ortaya koyuyor. Bunu neticesinde cep telefonu teknolojisi de gelişme gösteriyor. Birinci nesil (1G) cep telefonları tamamen analog teknolojiye dayanıyordu. Bu analog sistemlerde kullanılan transmisyon teknolojisi AMPS (Advanced Mobile Phone Service - Gelişmiş Mobil Telefon Hizmeti ) idi. AMPS, geliştirilen ve tesis edilen ilk hücresel standarttı. AMPS özellikle ABD’de yaygınlıkta kullanılan bir teknoloji oldu. AMPS, frekans paylaşımını baz alan FDMA teknolojisine dayanıyordu ve kablosuz sesli iletişimin yanı sıra minimal düzeyde veri iletişimini de destekliyordu. Cep telefonları öncesinde araçlarda kullanılan araç telefonları birinci nesil telefonların en bariz örneklerinden.

Telekomünikasyon sistemlerinin daha sonra dijitale dönmesi neticesinde 1G telefonlar büyük ölçüde yaygınlığını yitirdi. AMPS halihazırda özellikle ABD’de dijital hizmetler için yedekleme amacıyla kullanılıyor. Ayrıca ABD’de kablosuz hizmet sağlayıcıları, dijital teknolojiye geçmenin karlı olmadığı kırsal bölgelerde 2000’li yılların ortalarına değin AMPS kullanımının süreceğini bildiriyorlar.

Analog sistemlerin yerini dijital teknolojiye bırakmasıyla Mobil telefonlarda ikinci nesil (2G) olarak adlandırılan gelişmeler başlamış oldu. Halihazırda yaygınlıkla kullanılan cep telefonları ikinci nesil cep telefonları yakın bir gelecekte neredeyse tamamen küresel üçüncü nesil telefonlara yerini bırakacak. İkinci nesil transmisyon teknolojileri CDMA, TDMA ve GSM’ den oluşuyor.”Mobil Komünikasyon için Küresel Sistem” anlamlarına gelen GSM özellikle Avrupa ve Japonya’ da çok yaygın. ABD’ de GSM kullanımı çok çok az; Avrupa’nın çok gerisinde. ABD’ de Mobil komünikasyon için daha çok CDMA (Code Division Multiple Acces – Kod Paylaşımlı Çoklu Erişim) ve TDMA (Time Division Multile Acces – Zaman Paylaşımlı Çoklu Erişim) kullanılıyor.

Şu an için kullanılan Mobil telefon teknolojisi ile küresel roaming tam anlamıyla gerçekleştirilemiyor. Hareket halindeyken kesintisiz konuşabilmeyi hedefleyen küresel roaming ancak üçüncü nesil (3G) Mobil telefonlar sayesinde mümkün olabilecek.
3G telefonlar mobil iletişimine yepyeni standartlar getirirken veri hızının 2 Mbps’ e kadar çıkmasına da imkan sağlayacak.

Mevcut teknoloji ile halihazırda 9.6-14.4 Kbps veri hızları mümkün olabiliyor. 3G transmisyon ABD’de CDMA2000 (Broadband CDMA); Avrupa ve Japonya’da ise W-CDMA (Wideband CDMA) teknolojilerine dayanıyor. Genel olarak 3G teknolojileri dünya çapında UMTS ortak ismiyle anılıyor. Avrupa ve Asya’daki kablosuz servis sağlayıcıları UMTS’ e büyük yatırımlar yapma girişimindeler. UTMS lisansları bir süre önce ihaleye çıkarıldı ve sahiplerini buldu. Hükümetler bu sayede dünya çapında milyarlarca dolarlık bir gelir elde etmiş oldular. UTMS ile gerçek anlamda ilk kez 3G IP broadband Mobil şebeke hizmeti verilmiş olacak. UTMS sayesinde 156 Kbps ile 2 Mbps arasında veri hizmeti sağlanabilecek. UTMS’ in sağlayacağı önemli fonksiyonlardan bir diğeri ise az önce bahsettiğimiz küresel roaming özelliği. Bu sayede 3G sistemlerinden herhangi birinde olan bir Mobil kullanıcı diğer şebekelere geçebilecek, dünyanın neresinde olursa olsun kesintisiz iletişim kurabilecek.

İkinci nesilden üçüncü nesil mobil şebekelere geçerken yaşanılan teknolojik gelişmelerin bir kısmı 2.5G olarak adlandırılan bir grupta toplanıyor. ABD gibi yüzölçümü büyük ülkeler elde edilecek kazancı tam olarak görmeden ikinci nesil şebekelerden üçüncü nesil teknolojiye geçmeye pek de hevesli görünmüyorlar. Bu nedenle kullanıcılara önemli avantajlar sağlayan düşük risk taşıyan teknolojilere yönelmek ve böylece 3G’ye doğru yumuşak bir geçiş yapmak bir çok servis sağlayıcısı açısından daha çok tercih ediliyor. HSCSD,GPRS ve EDGE 2.5G olarak adlandırılan bu grupta yer alıyor. 2.5G teknolojisi ikinci nesil telefonlara göre 40 kat fazla veri hızı sağlayabilecek alt yapıya sahip. Bu teknolojilerin sağladığı hızlar 3G şebekelerin sağlayacağı hızların alt limitine çok yakın. HSCSD (High Speed Circuit Switched Data),günümüz GSM sisteminin daha yüksek veri hızları sağlamak amacıyla biraz daha geliştirilmiş şekli. HSCSD’ in uygulanması yalnızca bazı yazılım güncellemeleri gerektirdiği için HSCSD düşük bir maliyetle gerçekleştirebiliyor

GPRS (General Packet Radio System) ise bu yeni teknolojiler içinde en popüler olanı. Paket tabanlı bir sistem olan GPRS, kısa ve düzensiz veri trafiği için çok uygun. Ayrıca GPRS ile elde edilecek veri hızları teorik olarak 14 Kbps’ ye kadar çıkabilecek. Dolayısıyla GPRS, GSM’ in sağladığından çok daha yüksek veri iletim kapasitesine sahip.

GPRS’ in peşinden biraz daha gelişmiş bir teknoloji olan EDGE (Enhanced Data for Global Evolution) geliyor. EDGE,GPRS’ e kıyasla daha yüksek veri transmisyon hızı sağlayacak.384 Kbps’ ye varan veri hızının yanı sıra yüksek hız gerektiren Mobil multimedya uygulamaları da EDGE ile erişebilir hale gelecek. Asya ve Avrupa ülkeleri ise 3G sistemlere geçişte ABD kadar çekimser davranmıyor. Bu ülkeler GPRS, EDGE gibi 2.5G teknolojilerine yatırım yapmaktansa doğrudan 3G sistemlere yönelmeyi tercih ediyor.

Ülke yüzölçümünün küçük olmasının kapsama maliyetini azaltması; ayrıca iş piyasasına ve tüketici pazarına daha fazla yatırım yapma isteği bunda önemli rol oynuyor.

KABLOSUZ ŞEBEKELER

Kablosuz LAN :Kablosuz yerel ağlar, bina içindeki kurulu kablolu ağlara alternatif olarak kullanılıyor. Bir kablosuz LAN ilk temel elemandan meydana gelir: Erişim noktası (Acces point)ve kablosuz LAN adaptörü.
Bir kablosuz LAN iki nokta arasında radyo sinyalleri veya kızılötesi dalga boyu kullanılarak haberleşme sağlanıyor.

ARTILARI

Kablosuz yerel ağlar son yıllarda çok tercih edilir oldu, çünkü bu teknoloji sayesinde işletmeler hem maliyetli hem külfetli olan kablolama işleminden kurtuluyorlar. Ayrıca ağ yöneticileri kablolarla uğraşmak zorunda kalmadan ağa yeni kullanıcı ekleyebiliyor, ağdan kullanıcı çıkarabiliyorlar. Kablosuz ağlar sağlık hizmetlerinden akademik ortamlara kadar bir çok alanda kullanılıyor, çünkü kablosuz ağlar kullanıcılara birçok avantaj sunuyor.

. Basit ve hızlı kurulum
. Ölçeklenebilirlik
. Azaltılmış maliyet
. Artan verimlilik

EKSİLERİ

Kablosuz yerel ağlar 20-50 kullanıcı ile çok iyi performans veriyor. Ancak kullanıcı sayısı bu sınırın üzerine çıktığında kablosuz yerel ağlar çok da tercih edilmiyor. Bunun en basit nedeni kapasite, güvenlik ve ağ yönetiminin problemli bir hal alıyor olması.

. Kapasite
. Güvenlik
. Ağ yönetimi

KABLOSUZ İLETİŞİM PROTOKOLLERİ

İki cihaz arasında komünikasyon için gerekli formata “iletişim protokolü” deniliyor. Bu format kapsamında veri transmisyonu için kullanılan teknolojik alt yapı, iletişim dili ve iletişim için gerekli çeşitli komutlar yer alıyor.

. WAP (Wireless Application Protokol) : Wap, kablosuz cihaza sahip kullanıcıların bilgi ve hizmetlere erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş açık ve küresel bir iletişim standardı. Bünyesinde birçok dil, protokol, spesifikasyon ve alt yapı mimarisi barındıran WAP; GSM, TDMA ve CDMA’ den GPRS ve UMTS’ e kadar hemen hemen tüm kablosuz iletişim şebekelerinde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. WAP sayesinde cep telefonlarının internete erişimi mümkün hale geldi. WAP altyapısında sunucu ve istemci arasında etkileşimi ve güvenli iletişimi sağlamak amacıyla bir köprü (gateaway) bulunuyor. Böyle bir köprü ile kablosuz içeriğin kontrolü kablosuz sağlayıcılar tarafından gerçekleştiriliyor.

. I-MODE(İnformation Mode) : NTT DoCoMo tarafından üretilen internet erişimli telefonlar i-Mode markasıyla 99 Ocak ayında hizmete girdi.
01 Ocak ayına kadar i-Mode kullanıcı sayısı 17 milyonu aştı. I-Mode 9.6 Kbps veri hızında transmisyon gerçekleştiren bir paket tabanlı iletişim platformu. Sistemin paket tabanlı olmasından ötürü online olarak harcanan zamandan ziyade iletilen verinin hacmi transmisyon açısından kritik bir faktör. I-Mode teknolojisinin cHTML dilini kullanıyor olması ve iletişim için WAP’ da olduğu gibi bir köprünün olmaması kısa zamanda binlerce bağımsız uygulamanın ve içeriğin I-Mode kullanıcılarının hizmetine girmesini sağladı.

MMS

MOBİL İLETİŞİMİN PARLAYAN YILDIZI


Dünya genelinde cep telefonu kullanıcılarının her ay göndermekte olduğu milyarlarca kısa mesaj SMS’ in GSM aboneleri arasında ne denli popüler olduğunu şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde gösteriyor. MMS (Multimedia Messaging Service-Multimedya Mesajlaşma Servisi), mesajlaşma evriminin bir sonraki basamağını temsil ediyor ve kısa mesaj kavramına renkli resimler, animasyonlar, ses ve video klipleri ile yeni ve çok daha zengin boyut katıyor. Bu aynı zamanda sadece mobil oparatörler için değil, içerik ve servis sağlayıcılar içinde yeni gelir kapılarının açılması demek.

SMS (Short Message Service-Kısa Mesaj Servisi), GSM abonelerinin birbirlerine en fazla 160 karakterden oluşan metin tabanlı mesajlar göndermelerine imkan veren oldukça basit bir servis. MMS ise kullanıcılar arası iletişimi daha renkli ve anlamlı kılacak, kullanıcıların kendilerini ve duygularını daha rahat ve özgürce ifade etmelerini sağlayacak yepyeni bir kavram.

Son dönemlerde kendini göstermeye başlayan EMS (Enhanced Messaging Service-Gelişmiş Mesaj Servisi) de evrim merdiveninde SMS ile MMS’ in arasında bir yerde bulunuyor. Şimdilik çok ileri düzeyde olmasa da ses,resim ve animasyonlu mesaj gönderme özellikleri sunan EMS,MMS’ ten neler bekleyebileceğimize dair önemli ipuçları veriyor. Sahip olduğu yetenekler MMS’ i sadece bir mesaj servisi olmaktan öteye götürüyor ve onu eğlence ve etkileşim sahasının parlayan yıldızı olarak karşımıza çıkarıyor.

BİR BAKIŞTA MMS

Multimedya Mesajlaşma Servisi (MMS), kullanıcıların cep telefonu mesajlarına çeşitli multimedya elamanlarını (metin,resim,ses,video,animasyon,vs.) ekleyebilmesini ve mesajı tüm elemanlarla birlikte senkronize bir şekilde gönderebilmesini sağlayan global bir mesajlaşma standardıdır. Standart şu anda gelişmeye devam etmekte,her geçen gün yeni işlevsellikler kazanmaktadır.
MMS,üçüncü nesil mobil şebekelerin yüksek iletim potansiyelinden faydalanma düşüncesiyle tasarlanmıştır. Bununla birlikte varolan GPRS şebekeleri üzerinde de kullanıla bilmektedir.
MMS,Internet tarzı bir posta kutusu kullanmayan,bunun yerine SMS’ te olduğu gibi sakla-ve-ilet şeklinde anında teslimat yapan bir servistir. Ancak MMS mesajları MMS destekli bir telefondan Internet e-mail adreslerine ve Internet üzerinden de mobil telefonlara gönderilebilir.
MMS-C, alıcı taraftaki terminalin yeteneklerine göre multimedya mesajın dönüştürülmesini (alıcıya adapte edilmesini) sağlayan merkezi yapıdır. MMS-C sayesinde birlikte çalışabilirlik meselesi bir sorun olmaktan uzaktır.
MMS mesajları gönderebilmek için kullanıcıların MMS destekli bir cep telefonu kullanmaları gereklidir. MMS için taşıyıcı protokol WAP’ tır.
Ericson dünyanın MMS destekli ilk cep telefonunu (T68) ve multimedya mesajlaşma servis merkezini (MMS-C) pazara sunmuştur.

Ericsson, Dünyada İlk Kez MMS Özelliği Olmayan GSM Telefonlara Çoğul Ortam Mesaj Gönderdi
Ericsson, büyük bir buluş olarak gösterilen mobil mesaj teknolojisine ilişkin dünyanın ilk canlı tanıtımını İngiltere'de gerçekleştirdi.
Milyonlarca abone, MMS (Multimedya-Çoğulortam Mesajlaşma Servisi) özelliğine sahip olmasada GSM telefonları ile çoğulortam mesaj alınıp gönderebilecekler.
MMS, kullanıcıların, GSM telefon mesajlarına çeşitli çoğulortam elemanlarını (metin, resim, ses, video, animasyon vs.) ekleyebilmesini ve mesajı tüm elemanlarla birlikte senkronize bir şekilde gönderebilmesini sağlar. Örneğin MMS kullanıcıları, birbirlerine gönderdikleri kartlara istediklerini yazabilecekler ya da sesli "soundtrack"ler ekleyebilecekler.

Ericsson Internet Uygulamaları Başkanı Lars Borman, dünyanın bu ilk canlı tanıtımını, operatörlerin MMS özellikli GSM telefonlara sahip olmalarının bir önemi olmaksızın abonelerine çoğulortam mesajlaşma servisini sunabileceklerini belirtti. Borman, MMS'in önümüzdeki birkaç yıl içinde SMS'i de geçerek mobilitenin en çok büyüyen alanlarından biri olacağını ve bir çok raporun da bunu desteklediğini söyledi. Lars Borman, MMS özelliğine sahip olmayan GSM telefonlarının desteklenmesini sağlayan Legacy Phone Support teknolojisi sayesinde operatörlerin MMS'in duyurusunu yapabileceğini ve bu sayede de güvenli ve hızlı bir pazar payına sahip olabileceklerini belirtti. Ericsson Mobil Mesajlaşma Merkezi (MMC), operatörlere WAP Forum ve 3GPP standartlarına ve mevcut altyapılarına uyumlu olarak, MMS'i şebekelerine süratle entegre etmeleri için yardımcı oluyor.

Ericsson'un çoğulortam mesaj çözümü, fotoğraf, görsel ve seslerden oluşan bir çoğulortam kütüphane ile geliştiriciler için küresel destek şebekesi sağlayan Ericsson Mobility World üzerinden çeşitli uygulamalara erişebilmeleri gibi PDA desteğini içeriyor.
Ericsson çoğulortam mesaj çözümleri güvenlik özellikleri, WAP Gateway, SonyEricsson el terminalleri ve sistem bütünleşmeleri de dahil geniş çapta destek servislerini de sağlıyor.

Ericsson, MMS özelliğine sahip olmayan telefonları destekleyen Legacy Phone Support teknolojisini, yazılım olarak Ericsson MMC'ye dahil etti. MMC, operatörlerin gelişmiş mesaj servislerini mevcut şebekelere tanıtmalarını sağlayan bir platform. MMC, MMS mesajlarının WAP, EMS (Geliştirilmiş Mesaj Servisi) ve SMS özellikli telefonlar ile kişisel bilgisayar ve PDA'lara gönderilmesini sağlıyor. MMS gönderildiği anda MMC devreye giriyor ve alıcının MMS mesajını alıp almadığı kontrol ediyor ve alıcı taraftaki terminalin yeteneklerine göre çoğulortam mesajın dönüştürülmesini (alıcıya uyarlanmasını) sağlıyor.

Orta ve Doğu Avrupa'nın En Büyük IP Şebekesine Sahip Telekomunikacja Polonya'nın Altyapı Şebekesini Ericsson Genişletecek
Ericsson ve Polonya'nın lider operatörü Telekomunikacja Polska (TP S.A.), Ericsson'un Internet Protokolü Omurga Yönlendiricilerini (IP Backbone Routers) ve servislerini kullanarak TP S.A.'nın IP altyapısını yenileyeceklerini duyurdular.
Kademe kademe genişletilecek olan altyapı, kontrata göre TP S.A.'nın merkezi şebekesinin kapasitesini 2.5 Gbit/s'e çıkarılarak IP omurga şebekesi genişletilecek. Polonyalı şebeke bu sayede, birleşik çoklu hizmetler(multi services) platformu gibi Sayısal Abone Hattı (DSL) servislerini sağlayabilecek. Son kullanıcılar ise hızlı Internet erişimi ve geliştirilmiş veri bağlantısı sağlayarak bundan hemen yarar sağlayacak.
Bu yeni anlaşma ile şebekenin kapasitesini 2.5 Gbit/s'e çıkaracak olan 580s kartlarının yanı sıra AXI 580 IP Omurga Yönlendiricileri de (M160tm Juniper Şebekesi tabanlı) satın alınacak ve entegre edilecek. Bu sayede 2000 yılının Ekim ayında Ericsson ve TP S.A. arasında Polonyalı taşıyıcının IP omurgasının genişletilmesine ilişkin imzalanan anlaşmanın kapsamı da genişleyecek. Ericsson'un AXI 580 IP yönlendiricileri Polonya'nın Varşova, Lódz, Krakow, Katowice, Szczecin ve Poznan gibi belli başlı şehirlerine yerleştirilmeye başlandı.
 INCLUDEPICTURE "http://www.telepati.com.tr/aralik01/resimler/ericsson-2.jpg" \* MERGEFORMATINET 

Yenilenen şebeke sayesinde bir daha güçlü bir şebeke istikrarı sağlanacak. Aynı zamanda TP S.A.'nın IP Gerçek Özel Şebekeler (Virtul Private Networks) gibi geniş servis alanları sunmasını ve Orta ve Doğu Avrupa'nın lider servis sağlayıcısı olarak taşıyıcının konumunu güçlendirmesini sağlayacak.
Ericsson Polonya VP Kamu Şebekeleri'nden sorumlu Olle Backgard, Telekomunikacja Polonya gibi kendini kısa bir süre içinde Orta ve Doğu Avrupa'nın en önemli IP servis sağlayıcısı haline getiren bu şirket ile yapılan bu anlaşmanın Ericsson için önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Backgard, Telekomunikacja Polonya ile ilişkilerini ilerletmekten çok memnun olduklarını ve şirketin bölgedeki lider konumlarını güçlendireceklerini dile getirdi.
IP Telefon Çözümlerinde Ticari Atak
Ericsson ve Sonera Entrum Ltd., Sayısal Konut Omurgası (DRG) sağlanması hakkında bir anlaşma imzaladılar.
 INCLUDEPICTURE "http://www.telepati.com.tr/aralik01/resimler/ericsson-3.jpg" \* MERGEFORMATINET 
Ericsson'un DRG Konutsal Omurgaları sayesinde Sonera, devre anahtarlamalı teknolojiye yatırım yapmadan ve müşterilerinin standart analog telefonlarını değiştirmelerine gerek kalmadan ADSL (Asimetrik Sayısal Abone Hattı) bağlantısı üzerinden yüksek kalitede ses servisleri sunabilecek. Bu Omurgalar sayesinde Sonera, mevcut Internet erişim hizmetlerine ses servisini de ekleyecek. Bu anlaşma, Ericsson'un ADSL şebekesi üzerindeki konut IP-Internet Protokolü telefonculuğu çözümleri açısından bir ticari atak.

Operatörler genişbant bağlantıları üzerinden hızlı Internet sunabiliyorlardı. Bugün ise, servisleri genişletirken sesi de dahil etmek çok yerinde bir adım. Ericsson'un simultane IP telefon görüşmesi yapabilecek.

Tüm bunlar ADSL şebekesi üzerinden tek bir genişbant bağlantısından gerçekleşecek. DRG, Sonera'nın "Puhekaista" (ses bandı) servisi ile ilgilenen müşterilerine sunulacak.
Birkaç yıl içinde konutlardaki Internet bağlantısının 300.000'e yaklaşacağı tahmin ediliyor. Sonera Entrum Bölüm Müdürü Jari Hakalin, Sonera'nın Pukehista servisinin mevcut sabit hatlardan yararlanırken diğer taraftan da Finlandiya'daki genişbant bağlantılarını daha fazla kullanabilmenin yollarını aradığını belirtti.
İleri görüşlü ve iyi bilinen bir şirket olan Sonera'nın IP telefon servisleri için Ericsson'un konut Omurgalarını tercih etmesinden ötürü çok memnun olduklarını belirten Ericson Business Innovation, RCS (Konutsal İletişim Servisleri) Genel Müdürü Per-Olof Sjöbeerg, bu anlaşmanın, IP-telefonun şebeke operatörleri tarafından tüm pazar için ortak bir çözüm olarak kabul edildiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Ericsson, Tayland'lı Operatör AIS'nin Altyapı Şebekesini Genişletiyor
Ericsson, Tayland'ın en büyük operatörü olan AIS'ın (Advanced Information Services) GSM şebekesindeki genişleme çabalarına ilişkin gelecek siparişleri kazandı. Bir siparişin değeri, 60 milyon Dolar. Bu yıl içerisinde AIS'ten Ericsson'a yapılacak olan siparişlerin toplam değeri ise 220 milyon Dolardan fazla.
Siparişler, Sayısal Telefon Şirketi (DPC) adı altındaki AIS'in GSM 1800 şebekesi ile, AIS GSM 900 şebekeleri için altyapı ve servis çözümlerini kapsıyor. Ericsson, kuruluş aşamasından itibaren AIS'in başlıca tedarikçisi olmayı sürdürüyor.
AIS Tayland'ın en hızlı büyüyen operatörü. Son bir yılda müşteri sayısını ikiye katlayan şirketin üç buçuk milyondan fazla abonesi var. 280.000 kullanıcısı olan kullanıcısı olan DPC ise Tayland'daki üçüncü büyük operatör.

AIS Başkanı (Chief Opertor Officer) Allen Law, Ericsson'a bir yıldan kısa bir süre içinde verdikleri üç siparişte de müşterilerinin yüksek kalite kriterlerini karşılayan dünya çapında bir şebekeye sahip olmaları için verdikleri taahhütleri karşıladıklarını ifade etti.

SOS Alarm Sverige ile Tüm İsveç'i Kapsayan Bir Anlaşmaya İmzalandı
Ericsson, SOS Alarm Sverige AB ile ulusal güvenlik sistemi alanında işbirliği yapıyor. SOS Alarm Sverige AB, ulusal güvenliği yakından ilgilendiren yeni ulusal komuta ve acil alarm durumlarında kontrol sistemlerininin sağlanması konusunda Ericsson'u seçti.
Ericsson, imzaladığı bu anlaşma ile acil alarm durumlarında devreye girecek çözümler üretecek ve gerek özel gerek kamu kuruluşlarına yönelik iş imkanlarını tecrübeleri doğrultusunda yönlendirecek. Bu sistem, Ericsson'un yeni telekom dünnyasına (IP, hareket özgürlüğü, uygulama sistemleri, Internet) ilişkin tüm bilgilerini içeriyor. SOS Alarm, telefon, radyo, mobiteks, konumlandırma, alarm yönetimi ve benzeri uygulamaları alıp gönderebiliyor.

SOS Alarm, Ericsson Compitex sistemi sayesinde hizmetlerini alarm yönetimi ve ambulans çağırma gibi alanlarda da geliştirecek. Bu sayede SOS Alarm, kişisel güvenlik alanında yeni servisler geliştirmek üzere yeni bir fırsat daha yakalıyor.

Toplumda önemli ve eşsiz yere sahip olduklarını belirten SOS Alarm Sverige Başkanı Sven-Runo Berqvist olağanüstü durumlar için kullanılan sistemlerinin yüzde 100 güvenilir ve her zaman hazır olması gerektiğini dile getirdi. Ulaşılabilirlik açısından yüksek bir talebe sahip olduklarından bir çok büyük tedarikçinin ilgi gösterdiğini belirten Berqvist Ericsson Compitex'in yüksek standartlarını her açıdan karşıladığını söyledi.

Ericsson'un yeni telekom dünyasına sunduğu son teknoloji çözümleri arasında yer alan Komuta ve Kontrol sistemleri pazarı dünyada hızla büyüyor. Ericsson Compitex'in İsveç, İspanya, Norveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde müşterileri var. Ericssson Compitex AB Başkanı Dan-Hakan Davall ise bu anlaşmanın Ericsson'un yeni nesil komuta ve kontrol sistemi için yeni bir sipariş olduğunu ve pazardaki sert rekabet koşullarına rağmen çözümlerinin açık standartlar üstüne kurulu olduğunu ispat ettiklerini söyledi. Davall, bu çözümlerini dünya çapındaki diğer müşterilerine de sunacaklarını belirtti.
İki Yeni Kablosuz M2M İletişim Modülü Tanıtıldı
Ericsson, CDMA2000 1X şebekesi için CDMA modülü CM42 ve Aeris.net Microbust® veri şebekesi için MM-15 kablosuz iletişim modüllerini dünyada tanıttı. Ericsson'un makineden makineye (M2M) modülleri dünyaçapında tüm GSM, TDMA ve CDMA standartları ile uyumlu.

Ericsson'un M2M modülleri telefon, telemetri, akıllı ulaşım, otomativ sistemleri ve diğer iş ve eğlence servisleri de dahil olmak üzere çeşitli uygulmalar için M2M iletişimi sağlıyor. CDMA2000 1X için geliştirilen yeni CM42, CDMA modülü mevcut bağlantılardan 10 kat daha hızlı "sürekli bağlantıda, sürekli gerçek zamanlı" paket veri iletişimi sağlıyor. Küresel Konumlama Servisleri ile kurduğu bağlantı sayesinde de M2M uygulamalarındaki entegrasyon çabalarını azaltıyor. 3 Watt Amperlik bir güç vererek uzak alanlarda kapsama sağlayan CM42 özellikle filo ve araç takibi için talep ediliyor.

MM-15, Aris.net Microbust® ile kullanılan orijinal ekipman üreticisi (OEM) kablosuz M2M uygulamalarına entegre edilmek üzere tasarlanan sofistike bir modül.

Ericsson'un büyüyen M2M pazarının motoru olarak anılmaya başlandığını belirten Ericsson Başkan Yardımcısı ve M2M İletişim Genel Müdürü Gunilla Nordtröm, kablosuz M2M'in herşeyin birbirine bağlı olduğu bir dünyaya doğru atılan adım olduğunu söyledi. Nordtröm, M2M'in endüstriye bağlı pek çok sektörde yeni iş olanakları yarattığını ve bu iki yeni sofistike modülün tanıtımının pazarda yeni bir adıma yani Ericsson'un kablosuz iletişim ekipmanları üreteceğine bir işaret olduğunu ifade etti.

Dikey uygulamaları üreten servis sağlayıcıları ve uygulama geliştiricileri Ericsson modüllerini ürünlerine entegre ederek, pazara hızlı bir giriş yapacaklar. Ayrıca mevcut şebekeler arasında işlerlik kazandırabilecekler.

CDMA modülünün Ericsson ürün portföyüne katılması Ericsson'un GSM, TDMA ve CDMA dahil tüm temel standartları karşılması demektir.
Kablosuz M2M iletişiminin pazar payı hızla büyüyor. Bu büyüme, güvenlik ve alarm, otomatik metre okuma, filo ve araç yönetimi gibi bölümleri de içeriyor. Bu bölümlerdeki uygulamalar hırsızlık ya da haneye tecavüz gibi durumlarda polisi uyarıyor, uzaktan kontrol ediyor, herhangi bir mobil aracın (dağıtım araçları, konteyner, otoray) konumunu ve koşullarını izliyor, gerçek zamanlı bir güvenlik sunuyor ve bu katma değerli servisler sayesinde milyonlarca araç yollarda güvenli bir şekilde gidebiliyor.

M2M Alanında Türkiye'de Bir İlk

Ericsson, Pepsi ve Turkcell tarafından hazırlanan ve makineden makineye (M2M) iletişimi sağlayan bir uygulama geliştirdi. Türkiye'de ilk defa geliştirilen bu uygulama sayesinde Pepsi'nin GSM ile çalışan yeni otomatları ile kullanıcılar GSM telefonlar ile Pepsi ürünlerini satın alabiliyorlar.

Ericsson, Pepsi ve Turkcell tarafından ortaklaşa hazırlanan projenin özel bir sistem ile çalışan makinelerinin tüm alt yapısı, sistem sağlayıcısı, modem ve uygulama geliştirme konusundaki tüm aşamaları Ericsson Crea-World tarafından sağlandı.

Her makinenin üzerinde kendine ait bir Turkcell numarası kayıtlı. Kullanıcı bu numarayı aradığında 30 saniyelik bir görüşme sonucunda ödediği bedele karşılık otomattan bir kutu Pepsi alıyor. 30 saniyelik görüşme sırasında ise kullanıcı, çeşitli Pepsi 'jingle'ları dinliyor.
SMS’ in EVRİMİ

Kavram bakımından MMS ile SMS arasında büyük bir benzerlik vardır (ve kullanıcıdan kabul görme açısından bu son derece önemlidir). Ancak bu iki gözde servis, sahip oldukları içerik sunuş teknik ve yetenekleri bakımından ciddi anlamda farklıdırlar.

Son zamanlarda mobil iletişim gündemine yerleşen EMS standardını SMS ve MMS arasındaki bir geçiş katmanı olarak düşünebilirsiniz. EMS metin,melodi ve basit resimlerden oluşan bir içerik kombinasyonu kullanabilir. SMS ve EMS gibi MMS de Internet tabanlı e-mail adreslerime ve posta kutularına gerek duyulmadan mesajların kolayca hazırlanmasına ve mobil şebeke üzerinden hızla gönderilmesine imkan tanır.
Posta kutusuna ihtiyaç olmadığından kullanıcılar mesajlarını görmek için giriş yapmak zorunda kalmazlar. Her mesaj otomatik olarak kullanıcının MMS yetenekli mobil cihazına iletilir. Eğer alıcı tarafın cep telofonu geçici olarak kapatılmış yada kapsamı alanı dışında kalmışsa mesajlar mobil şebeke saklanır ve orada güvenli bir şekilde gönderilebilecekleri ana kadar kalırlar. Kullanıcılar mesaj gönderip alabilir,gelen mesajları yanıtlayabilir ve iletebilirler.

MMS’ i SMS’ ten farklı kılan önemli özelliklerden biri de MMS mesaj içeriklerinin boyut ve içerik zenginliği bakımından SMS’ e çok üstün olmasıdır.

MMS, SMS’ in koymuş olduğu karakter limitlerini ortadan kaldırır.Bunun yanı sıra biçimlendirilmiş Metinler,çizimler, grafikler,animasyonlar,MS PowerPoint tarzı sunumlar,sesler ve video klipleri gibi zenginlik katıcı öğeler de bir MMS mesajında yer alabilir. Örneğin,bir MMS mesajında dijital bir kameraya alınmış bir fotoğraf ya da bir video klip bulunabilir. Fotoğraflar ya da diğer içerikler kameradan cep telefonuna (ya da mobil cihaza)kablosuz bir Blueooth bağlantısı üzerinden aktarılabilir. Aynı şekilde bir wep sitesinden alınan resim ve sesler de MMS mesajına eklenebilir.

Bilmediğiniz bir yolda otomobilinizle hareket halindeyken cep telefonunuza şehir ve yol haritasının gönderilmesi,ya da vereceğiniz konferansa ilişkin yen bir grafiğin ya da sunum sayfasının size iletilmesi MMS sayesinde alışacağımız kullanım örnekleri olacaktır.

Mobil şebeke operatörleri açısından bakacak olduğumuzda MMS’ in yeni ve ciddi bir gelir kaynağı olacağı görülmektedir. Air time miktarındaki artış,sık kullanım,servis çeşitliliği ve müşteri bağlılığı gibi çok sayıda faktör gelirin başlıca kaynaklarıdır. Pazar araştırmaları kullanıcıların MMS konusunda sadece meraklı ve istekli olmadıklarını,aynı zamanda şu anda SMS için ödemekte oldukları ücretin beş katını ödemeye hazır olduklarını gösteriyor. MMS konusunda çalışmalar yapmak mobil operatörlerin pazardaki güçlerini artırma fırsatı sunmaktadır.
MMS’ in içerik ve servis sağlayıcılar için vaat ettiği imkanlar da zengin içerik ve servislerin doğmasına büyük katkı sağlayacaktır.

MMS İçeriği

SMS ve MMS’ in temel ilkeleri arasında çok sayıda benzerlik vardır, ancak içerik söz konusu olduğunda aradaki fark çok büyüktür. Ortalama bir SMS mesajının boyutu 140 byte civarındadır. Buna karşılık ortalama bir MMS mesajının boyutu 30 KB kadardır,bu rakam kısa süre içinde 100 KB olacaktır.
MMS’ in bir parçası olarak sunulacak olan mesaj öğeleri mobil şebekenin veri kullanım yeteneklerine ve mobil terminalin özelliklerine bağlıdır. Mobil şebekelerin gelişmesi ve 3G servislerinin gelmesiyle mesajlaşma opsiyonları da genişleyecektir.

Aşağıdaki mesajlaşma opsiyonları MMS standardı tarafından desteklenmektedir. Standart geliştikçe bunlara yeni öğeler de eklenecektir.

Metin : Tıpkı SMS ve MMS mesajları gibi MMS mesajları da düz metin içerebilir. EMS ve MMS ayrıca metnin değişik fontlar,ölçüler ve stillerle biçimlendirilmesine de imkan tanır. MMS’ te kullanabileceğiniz metin miktarı SMS ve EMS’ te kullanabileceğimiz metin miktarından çok daha fazladır. EMS’te biçimlendirilmiş metinle birlikte basit resimler veya melodiler kullanabilirsiniz. MMS’te ise metne fotoğraflar,grafikler,sesler ve video klipler ekleyebilirsiniz.

Grafikler : Grafikler,çizelgeler,tablolar,şemalar,haritalar,çi zimler,planlar ve taslaklar MMS’ le kullanabileceğimiz grafik türlerinden sadece bir kaçıdır. Konum tabanlı sevislerin yaygınlaşmasıyla harita ve çizimlerin gerekli olduğu içerik ihtiyacı da artacak ve MMS bu alanda da ne kadar etkili olabileceğini gösterecektir.
Ses : MMS,mesajlara ses eklenmesini de destekler. Örneğin kullanıcılar favori sarkılarını değiş tokuş edebilir,kendi seslerini ya da müzik parçalarını cep telefonları ile kaydedip diğer kullanıcılara gönderebilirler. MMS ile ayrıca Müzik dosyaları ya da yüksek kaliteli diğer ses kayıtları gönderilebilir.
GPRS nedir?
GPRS, birçok şebekenin kullanıcılarının veri uygulamalarına erişim sağlayabilmek için kullanmak durumunda olduğu verimli bir teknolojidir. GPRS, son kullanıcının mobil veri iletişimini, 'devamlı sanal bağlantı' durumunu ekonomik hale getirerek ve veri alımını ve gönderimini bugünkünden çok daha yüksek hızda mümkün kılarak önemli ölçüde geliştirir. GPRS, sadece bugünkü GSM teknolojisinin sunmakta olduğu veri hizmetlerine eşlik etmekle kalmaz, yarının 3. nesil hücresel ağları için planlanmakta olan veri iletişim yetilerini de şebekelere sağlar.
GPRS, mobil iletişim teknolojisinde halen kullanılan devre anahtarlamalı (circuit-switched) yani kullanıcıya tahsis edilen bir tek hat üzerinden sürekli bağlantı yerine paket anahtarlamalı (packet switched), aynı hattı birden çok kullanıcının paylaştığı bir teknolojidir.
GPRS teknolojisi, kullanıcıya yüksek erişim hızının yanı sıra, bağlantı süresine göre değil gerçekleştirilen veri alışverişi miktarı üzerinden tarifelendirilen ucuz iletişim olanağı sağlamakta ve böylelikle "sürekli bağlantıda, sürekli gerçek zamanda" (always connected/always online) anlayışını sunmaktadır.
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-04, 23:17 #2
DaToX DaToX çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kablosuz İletişim Dönemi Başlıyor


Kaynak belirtseydin keski
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-12-05, 01:50 #3
ogun ogun çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kablosuz İletişim Dönemi Başlıyor


güzel bilgiler teşekkür
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-06, 14:55 #4
tlmusti tlmusti çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kablosuz İletişim Dönemi Başlıyor

kardeş Ellerine sağlık Bu paylaşımın İçin saolasın
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 07:19
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2019