Eski 31-10-06, 23:56 #21
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: Sanatçı Tanıtımları

bynogame
Stratovarius

Stratovarius Helsinki’li üç adam tarafından Black Water adı altında 1984’te kuruldu; bas gitarist John Vihervä, vokalist Tuomo Lassila, ve gitarist Staffan Stråhlman.

Grubun başlangıçta yaptığı müzik, günümüzdekinden oldukça farklıydı. Black Sabbath ve Ozzy Osbourne’den oldukça etkilenmişlerdi. 1984’ün sonlarında bas gitarist John, gruptan ayrıldı ve yerine, bir zamanlar Road Block’ta Timo Tolkki ile beraber çalan, Jyrki Lentonen geldi.

1985 senesinde Staffan artık Stratovarius’ta çalmak istemediğini belirterek grubu Aalborg konseri öncesi terk etti. Bunun üzerine Tuomo, Timo Tolkki’ye telefon ederek gruba katılmasını istedi. Timo bütün parçaları kasetten öğrenirken, grupla ancak 2 prova yapabildi. Bu arada Tuomo hem bateri çalıyor hem de vokali üstleniyordu. Grup toplanarak ‘Tuomo gözünü seveyim bi vokalist alalım abi afedersin boru gibi sesin var’ diyerekten arayışa girdiler. Fakat etrafta çok az iyi vokal bulunması ve bulunanların da Finlandiya’dan uzakta olması sebebiyle Timo Tolkki vokalist olarak atandı. Bu değişikliklerden sonra grubun müziği yavaş yavaş günümüzdeki halini almaya başladı zira Timo; Blackmore, Rainbow gibi gruplara olan hayranlığını kendi müziklerine yansıtmaya başlamıştı. Grup mevcut kadrosuyla üç parçalık bir demo yaptı.


Grup için işler hızlanmıştı, dağıtılan demo çabuk yanıt verdi ve CBS Finland Tavastia Club’daki performansını izledikten sonra grupla anlaşmaya karar verdi. Bu arada gruba bir katılım daha oldu; klavyeye Antti Ikonen getirildi. Grup ilk single albümü olan "Future Shock/Witch Hunt"ı 1988’de hemen ardında 1989 başlarında "Black Night/Night Screamer"ı çıkardı. Bu iki single grubun çıkış albümü olan “Fright Night” öncesi ısınma turlarıydı.

Grup 1989 yazı boyunca birçok performans sergilerken en etkileyici olanı ise Anthrax gibi gruplarla sahneyi paylaştıkları Giants Of Rock oldu. Hareketli geçen bu yaz döneminin ardından bas gitarist Jyrki gruptan ayrıldı. Yeni projeler için çalışmalara başlayan Stratovariusu kötü bir gelişme bekliyordu ki bu da CBS’in gruba olan ilgisini kaybetmesiydi. Olanlara rağmen grup inancını kırmadı, daha çok parça çıkardı, daha çok prova yaptı. Tüm bu zaman zarfında hiçbir şirketle anlaşamadılar haliyle de ikinci albüm için finansör yine kendileri olacaktı. Jyrki’den boşalan yeri grup kendi içinde doldurdu; albüm kaydı sırasında Timo bas gitarı da üstlendi. “Twilight Time” albümü stüdyo aşamasına geldiğinde gruba bas gitarist Jari Behm katıldı fakat o da kendi tarzının gruba uymadığını ileri sürerek ayrıldı.

İkinci albüme “Stratovarius II” adını verdiler ve albüm 1992 başlarında piyasaya çıktı. Durum gösteriyordu ki, grubun aradığı pazar Finlandiya dışındaydı. Dünyanın birçok yerindeki şirketlere albümler gönderildi ve nihayetinde Shark Records, ‘Hands of Time’I dinledikten sonra grupla anlaşmaya karar verdi. “Stratovarius II” albümü isim ve kapak değiştirerek “Twilight Time” adını aldıktan sonra 1992 Ekim’inde bütün Avrupa’da piyasaya çıktı. Albüm Japon müzik listelerinde büyük etki yarattı ve en çok ithal edilen ilk 10 albüm arasında kendine yer buldu. Bu beklenmedik etki sonunda grup büyük bir anlaşmaya imza atarak, albümün imalatı için JVC ile anlaştı. Timo Tolkki anlaşma sonrası promosyon ve grubun popülaritesini görmek için Japonya’ya gittiğinde beklediğinden fazla bir ilgiyle karşılaştı.

Grup anlaşmalar, bağlantılar derken boş durmadı ve 1993 yılı boyunca yeni şarkılar üzerinde çalıştı, bir de yeni bas gitarist olarak gruba Jari Kainulainen katıldı. Albümün %70’I neredeyse tamamdı. İşler yolunda görünürken baterist Tuomo iki elinde birden oluşan stress sakatlığı yüzünden 8 hafta boyunca çalamadı. Grup bunun üzerine kalan dört parçada çalması için Kingston Wall bateristi Sami Kuoppamaki ile anlaşarak kaydı tamamladı.

Nihayetinde üçüncü albüm “Dreamspace” Şubat-Mart aylarına doğru tüm dünyada satışa çıktı. Albüm övgü dolu eleştiriler alırken grubun popülaritesini de başka bir boyuta kaydırıyordu. Grup, Haziran ayında içinde Tokyo, Osaka ve Nagoya konserlerini barındıran ilk turnesine çıktı. Bu turne aynı zamanda Jari Kainulainen’in grupla beraber ilk canlı performansı olacaktı.

1994 yılı bahardan yaza doğru uzarken hafiften, grup bir albümün kaydını daha tamamladı fakat bu çalışma grup için değil Timo Tolkki’nin yapmak için yanıp tutuştuğu solo albüm “Classical Variations and Themes” içindi. Albüm içerisinde aslında Stratovarius için yazılmış olan “Fire Dance Suite” gibi parçalar da bulunuyordu.

Bir süre sonra Timo kendi vokal zamanının sona erdiğine karar vererek gruba yeni bir vokalist bulunması için aramalara başladı. İlanlar, duyurular, başvurular derken Timo Kotipelto, denemeye çağırıldı. Kotipelto ağzını açtığında herkes biliyordu ki grubun yeni vokalisti oydu.

Dördüncü albüm “Fourth Dimension”, adından da belli olacağı gibi grubun müziğinin ve şarkıların önceki albümlere hiç benzemeyeceğini kanıtlıyordu. Artık ortada Stratovarius Metal vardı. Albüm 1995’te piyasaya sürülürken, üçüncü albüm olan “Dreamspace”in satışlarını ikiye katladı.

Albüm sonrası grup, Almanya, İsviçre, Hollanda, Finlandiya, Yunanistan ve Japonya’yı kapsayan ağır bir konser temposuna girdi. Konserler sonrası grubun uzun süreli elemanları Tuomo ve Antti gruptan ayrılmak istediklerini söylediler. Bu değişikliğin altında, kişisel uyumsuzluk ve müzikal anlamda farklılıklar yatıyordu. Açıkçası ikisi de Timo Tolkki’nin yapmaya çalıştığı şeyi yapmak istemiyorlardı.

”Fourth Dimension” ın başarısından sonra Tolkki ve Kotipelto grubun müziğini daha ileri taşımaya karar verdiler. Boşluğu doldurmak için ise bateriye Jörg Michael’ı ve klavyeye de Jens Johansson’u getirdiler

Beşinci albüm “Episode” için grup Helsinkideki Ginnvox stüdyoarını seçti. Bu albüm de önceki albüm gibi grup için büyük bir adım olacaktı. Johansson ve Michael’in taze fikirleri ve şevki ortaya daha dramatik, melodik, senfonik bir metal albümü çıkardı. Hatta albümde ilk defa 40 kişilik vokal ve 20 kişilik orkestra kullanıldı.

Grubun sıradaki albümü “Visions” Nisan 1997’de piyasaya çıktı ve çıkar çıkmaz Finlandiya listelerine 5 numaradan girdi. Finlandiya top 40 listesinde 24 hafta kalan albüm sadece Finleri değil dünya çapındaki diğer hayranlarını da memnun etti. “Visions” bu başarısıyla Finlandiyada altın plak kazandı


Nisan 1998’e geldiğimzde Stratovarius yeni albüm çalışması için stüdyodaydı. Yedinci albüm “Destiny” de önceki albüm gibi Finnvox’ta kaydedildi ve Ekim 1998’de satışa çıktı. “Destiny” müzik listelerine düştükten bir hafta sonra bir numaraya yerleşti ve görünürde grup için bir altın plak daha vardı.


1999’da beklenen oldu ve Stratovarius “Destiny” ile tekrar altın plak kazandı o da yetmedi grup Finlandiya’da yayımlanan metal dergisi “SFP”nin anketinde en iyi Finli grup, videoları “SOS” ise en iyi yerli video seçildi.

1999 artık akıp giderken Stratovarius, Nuclear Blast etiketiyle 2000’de piyasaya çıkacak albümü için stüdyoya kapandı. Bunca başarıdan sonra beklentiler oldukça yüksekti ve grup bu beklentileri boşa çıkarmadı. Albüm, Stratovarius’a arka arkaya üçüncü altın plakı kazandırdı.


2000’in sonlarında grup, tarihinin en önemli, en kalabalık(300.000) ve en başarılı turundan döndükten sonra ara vermeye karar verdi. Bu ara esnasında Tolkki ve Kotipelto gibi bazı müzisyenler solo kariyeleri için çalışmalarda bulundular. Çok fazla tekil kalamamış olacaklar ki grup, ertesi sene 4 parçalık “Intermission”ı piyasaya sürerek ısınma turlarına başladı.

Bir senelik uzun bir aradan sonra tekrar stüdyoya kapanan Stratovarius sıradaki albüm “Elements Pt. 1” için çalışmalara başladı. Grup elemanlarının söylediklerine bakacak olursak, bu albüm, grubun yarattığı en senfonik ve destansı albüm olacaktı. Albümün çıkış tarihi Ocak 2003 olarak planlanırken grup, Finlandiya'dan start alacak bir dünya turu için hazırlıklara başlamıştı bile...
 
Eski 01-11-06, 17:17 #22
T!lk! T!lk! çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: Sanatçı Tanıtımları

bynogame
RODOSTO RULEZ

Mozole Mirach

05.01.1987 Tekirdağ Doğumlu Harun Dinç (Mozole Mirach a.k.a. Beatkey&Muafteknik) 2004 Yılı Tekirdağ Namık Kemal Lisesi Mezunu Olup Halen Üniversiteye Hazırlanmakta.

2000 Yılında Hiphop Kültürünü Graffiti Sanatıyla Başlayan Mozole Mirach(writer: Co2 Nore). 2003 Yılına Rodosto Underground'ta Lendua İle Beraber Amatör Kayıtlara Başladı. Ardından Rap Sayesinde Tanıştığı Sitem Depresif İle Beraber 2003 Yılının Sonlarında İlk Oluşum Temellerini Attılar.

Mozole Mirach 2004-2005 A'raf Albümünü Çıkardıktan Sonra Undergroundda Adından Sıkça Söz Ettiren Sert Ünsüzler Albümünde Raziel Ve Da Poet İle Beraber Çalıştılar. 2005 Temmuz Ayında Kuvvetmira Demo Yarışmasını Kazanarak Ekim Ayında Kuvvetmira Bünyesine Katıldı.Bazı Sorunlar Nedeniyle 2006 Yılında Kuvvetmira Ailesi İle Yollarını Ayrılan Mozole Mirach, Sitem Depresif İle Bereaber Rodosta R2 Stüdyoda Çalışmalarına Devam Etti

Sitem Depresif


15.11.1987 Tekirdağ Doğumlu Olan Hasan Özongan (Sitem Depresif) 2004 Yılında Tekirdağ Namık Kemal Lisesinden Mezunu Olduktan Sonra Üniversitede Eğitimine Devam Etmekte.
Rap Müziğini Tüm Hayatına Yansıtan Sitem Depresif 2003 Yılında Amatör Kayıtlara Başladı. Sonrasında Mozole Mirach İle Çalışmalarına Devam Eden Sitem Depresif 2005 Ekim Ayıda Kuvvetmiraya Girdi Ardından Çeşitli Nedenlerle Dolayı Kuvvetmiradan Ayrıldı. Mozole Mirach İle Beraber Rodosto da R2 Stüdyoyu Kurdu
Sitem Depresif Çalışmalara Halen Rodosto Prodüksiyonda Devam Etmektedir

Arkadaşlar Pek Fazla Bilgi Bulamadım Ama Merka Ettiğiniz Bir Şey Olursa Sorarsınız Ben Bulmaya Çalışırım




Mesajı son düzenleyen T!lk! ( 01-11-06 - 19:24 )
 
Eski 06-11-06, 23:04 #23
T!lk! T!lk! çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: Sanatçı Tanıtımları

bynogame
MT

[IMG]http://img108.**************/img108/8900/mt6ej3db6.gif[/IMG]

Biografi


80 Trabzon Doğumludur. 99 da Liseyi Bitirdikten Sonra Eğitimini Devam Ettirmek Amacıyla Hollandaya Gitmiştir... Burada Tanıştığı Yabancı Arkadaşları Sayesinde Müziğe İlgi Duymuştur... Hobi Olarak İlgilendiği Müziği 2002 Yılında Ses Mühendisliği Okuluna Giderek Profosyenel Bir Uğraş Haline Gelmiştir. 2004 de Sona Eren Eğitiminden Sonra 2004 Yılının Başında Hollandanın İlk Türk Music Company si Olan Mtrecodz u Kurmuştur. 2004 Yılının Şubat Ayında İlk Solo Albümü Yer Altı Kaynıyor u Çıkartmıştır. Bu Tarihten Sonra Compony e Katılan Diğer Arkadaşların Müzik Tarzlarının Farklılığından Dolayı Companynin İsmi Değiştirip Mtrecordings Yapmıştır.2004 Yılının Mayıs Ayı Sonunda Başladığı Arka Sokak Ve Tolga Tuncer Projelerini 2004 ün Eylül Ayına Yetiştirmiştir Be Piyasaya Çıkarmıştır. 2005 Yılında Mtrecordings İse Bütün Enerjisini İnternet Reklamalarına Veren Mt Ağustos 19 da 10 Şarkılık Çalıntı Beatler, Kötü Mixler Ve Teyyip 14 Eylülde 12 Şarkılık Rap Gökten İneklere Zembille İnerse 10 Ekimde 8 Şarkılık Ağlayan Bir Paylaço Ve Son Olarak 2O Aralık 2005 Tarihinde Yine 8 Şarkılık Fin İsimli Bir Albüm Çıkartmıştır. Şuan Hollanda da R-veb Ve Arka Sokak in Albümleriyle İlgilenen Mt Bandrollü Albüm İçin de Türkiye de ki Girişimleri Arttırdı



Discografi

Şatta Fat Bölüm 1 : Başlangıç

[IMG]http://img161.**************/img161/6102/mtsattafatbaslangicpartdm7.jpg[/IMG]

01 - Fırtına öncesi sessizlik (intro)
02 - Şeytandan dönme melek (beat Mt)
03 - Huphup (feat. R-Verb) (beat Mt,Rverb)
04 - Return of tha king (feat. Die-Key) (beat Mt)
05 - Akılsız başın cezası (feat. S-Fa) (beat Mt,S-fa)
06 - Takma ismi melek (feat. Köksal) (beat Mt, Gitar Köksal)
07 - Ölüme alkış (feat. R-Verb) (beat Mt)
08 - We feesten elke avond (feat. Bix) (beat Mt,Rverb)
09 - Sönük bir fenomen (feat. Dj Silence) (beat Mt,scratch=dj silence)
10 - Farklı 1 yorum (interlude) (beat Mt - 2001 version)


Şatta Fat Bölüm 2 : Tanıtım

[IMG]http://img112.**************/img112/724/mtsattafattanitimpart2oun5.jpg[/IMG]

01 - Yaznab ozansa sus (interlude) (beat Da Poet)
02 - Ahesta (feat. EMRE & Ufuk) (beat Mt)
03 - Düzen içinde düzülen düzen (feat. Rapozof) (beat Mt)
04 - Para-Noiyak (feat. Sansar) (beat Mt)
05 - Fahis Sefa (beat Mt)
06 - Gül yaprakları kurut yeniden (feat. Raziel) (beat Die-key)
07 - Batı arar karadeniz (feat. Karaçalı) (beat Karaçalı)
08 - M.t.m.k.m. (Feat. Mkm) (beat Mt)
09 - Gölge oyunu (feat. Abluka alarm) (beat Mt, Scratch Da poet, Scratch voice Die-key)
10 - Şatta fat (feat. Da Poet) (beat Mt)

Şatta Fat Bölüm 3 : Şöhret

[IMG]http://img103.**************/img103/9166/mtsattafatshretpart3onkox2.jpg[/IMG]

01 - Eski bir sarkıyı söyler denizler (Skit) (beat Mt)
02 - Tek kanatlı kuş (feat. Sagopa Kajmer) (beat Mt)
03 - Hepsi delimi ne? (feat. Ufuk) (beat Rverb)
04 - İlham perisi (interlude)
05 - Gangsta blues (feat. Mattafix) (Acapella remix)
06 - Dream dream dream (interlude)
07 - Susuyn layn (feat. Fuat) (beat Mt)
08 - Son dileği (feat. Gülay) (Acapella remix, beat Mt)
09 - Şah ve mattım (feat. Derin Darbe) (beat Mt,Derin Darbe)
10 - Kader yalnızı (feat. Tolga Tuncer) (beat Mt, Gitar Tolga Tuncer)
11 - Cingılmingıl (interlude) (beat S-fa)


Şatta Fat Bölüm 4 : İntihar

[IMG]http://img112.**************/img112/5572/mtsattafatintiharpart4opk2.jpg[/IMG]

01 - İntihar (interlude) (beat Mt)
00 - Sen kırizlerinde (beat Mt)
03 - Savaş çiçekleri (beat Mt)
04 - Yaş (beat Mt)
05 - Kefenin cebi yok (beat Mt)
06 - Yağmurları ben ağladım (feat. Özlem) (interlude) (gitar Köksal)
07 - Yürek parem (beat Dapoet, Mt)
08 - İki bal yüz (beat Mt)
09 - Daha ne diyim (Outro) (beat Mt)


Komplo Teoriler

[IMG]http://img103.**************/img103/2323/onkapakyeni17eiyh2bn3.jpg[/IMG]

01 - Mt - En uzun intro hayat
02 - Mt - Dili tutuk bi yaş
03 - Mt - Susunda susiyim
04 - Mt - Amewrika
05 - Mt - Banko kanko
06 - Mt - Demensiyonal hipnoz
07 - Mt - Akibetinden kalan
08 - Mt - Teririme isim bul



Fin

01.mt - Her gün bende feat ufuk
02.mt - Sen busun feat 2 ra
03.mt - Tek yurektim
04.mt - Susanı vuran
05. mt - Türk filmi ft Köksal
06.Sen mi ben mi feat diekey
07.mt - Canım Annem
08.mt - Şeytanların Cennet featt ufuk (hollanda ozel)


[IMG]http://img123.**************/img123/7341/mtmixtape3onai9.jpg[/IMG]

Ağlayan Bir Paylaço


01. MT feat Bora - Kör Rapim
02. MT - Eşittir Yalan
03. MT - Yan Cehennemlerimde
04. MT - Bin Barış Bir Savaş
05. MT - İtlarey
06. MT - Derviş Olur Yalan
07. MT feat Ufuk - Beni Affet
08. MT feat Mozole Mirach - Pırıltı (Batı Dünya)


[IMG]http://img243.**************/img243/2372/emtivorlu2.jpg[/IMG]

Rap Gökten İneklere Zembille İnerse

01. Rap gökten zembille indi evet. valla (ft. mt)
02. Kalbimin ezik şarkıları (ft. r-verb)
03. Emir-i vaki (ft. emir)
04. Kayıp sesler korusu (ft raziel)
05. intihar ve batı gemilerin intikami (ft. mic k.m. & Çağdaş)
06. ice-e hatun ön-alin e-gay sucukcusu (ft. mic k.m.)
07. Real salam sörhat (ft. mic k.m. & Buura & Eminem)
08. On lar loser biz kazanan? onlar lose biz win?
09. Bozuk keman,kötü mt, gereksiz rap paradoxu
10. ilk savaşım son umudumdu.
11. 8 sene hayata pamuk ipleriyle bağlı bir umut ve annem
12. itirazim var (fuat'a sitemdir.) (ft mic k.m. & Bülent Ersoy)

Çalıntı Beatler Kötü Mixler Ve Teyyip

[IMG]http://img118.**************/img118/50/kapaksua9bh9.jpg[/IMG]

1)cellat rolünde bir melekti annem
2)16 bar ve naki muhabbetlerfi
3)kan nehirlerinde çakal sevismeler
4)global les
5)bırak uyusun canavar
6) yönetme sanatı,aldatma ve politika
7) no body diss this ft broklan,aminis,trapmindz(diekey & devine)
8)sen kalbini granitlere dik
9)rap nerde kasidesi
10)ser sin icinde


[IMG]http://img201.**************/img201/3096/1xj5.jpg[/IMG]

01. BeyazKin(intro)
02. Toprakana ft.Dykey
03. Hazerfan
04. Insanoglu
05. Patron(skit)
06. Ziwanna
07. Güz ft. Kök
08. Aslan Oğlum
09. Yalan ve Dolan ft. Dykey&Ufuk
10. Tek Şahit
11. Grubet(ana)
12. Hip-Noz
13. Neden ft. Ufuk
14. Sabıka(Cem solo)
15. Alem-i yer6 ft.Nikos
16. Kader Dediğin
17. Yaş 17 ft. Ufuk
18. Issız Sokak
19. Yeraltı kanıyoo ft.Ufuk
20. Sevgi Kazandı(outro)
21. Bonus Track - No respect No peace ft. Dykey



[IMG]http://img296.**************/img296/4069/24780birsam12122358loxh6.jpg[/IMG]


[IMG]http://img296.**************/img296/706/wlpwp9fw6.gif[/IMG]
 
Eski 11-11-06, 15:48 #24
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Overkill

bynogame
Grup Hakkında

Dünyanın ilk thrash grubu olan Overkill için her şey D.D. Verni’nin ve Rat Skates’in (asıl adları Carlos Verni ve Lee Kundrat’dı) New Jersey’de 1980 yılında punk grubu The Lubricunts’ı bitirmesiyle başladı. Yeni bir grup kurmak isteyen Verni ilk olarak vokalist Bobby Ellsworth ile tanıştı. Bobby aslen bir bas gitarist olsa da Overkill’de yeri vokal oldu. Çok geçmeden kadroya Verni’nin eski punk grubunun gitaristi de katıldı. Grubun adı için pek çok isim düşünüldü. “Virgin Killer” bunlardan biriydi, (hatta grup ilk çalışmalarını bu isimle yaptı) ama grup en sonunda Motörhead’in LP’sine verdiği isim olan Overkill’de karar kıldı.

Grubun ilk dönemlerinde yaptığı şey çoğunlukla The Ramones, The Dead Boys gibi grupların parçalarını coverlamaktı, yani punk müzik yapmaktı. Ama 1980’den sonra Overkill repertuarına Motörhead, Judas Priest, (daha sonraları) Iron Maiden ve Riot gibi grupların parçalarını da kattı. Bu coverlar müzikal anlamda esktra bir bozukluk, güç ve üzerine çallışılmış riff’ler içeriyordu. İşte Overkill’i ilk thrash grup yapan da buydu.

1981 yılında Dan Spitz grubu bıraktı ve yerine Bobby’e eşlik edecek olan vokalist Rich Conte geldi. Grup artık cover yapmayı bıraktı ve sıfırdan bir şeyler üretebilmek için şarkı yazmaya başladı. Böylece ortaya (sonradan adı “Raise The Dead” olan) “Grave Robbers”, “Overkill” ve “Unleash The Beast Within” çıktı. Bunlar muhtemelen ilk thrash eserleriydi. James Hetfield ve Hugh Tanners’ın “Hit The Lights”ından bile önce yazılmışlardı. Bu çalışmaları “Death Rider” (1981) ve “Rotten The Cure” (1982) izledi. Bu sıralarda Rich Conte grubu bıraktı ve Bobby tek vokalist olarak grupta kaldı. 1982 yılında grup New York’un ve New Jersey’in bir numarası olmuştu bile.

Overkill’in (çoğumuzun aşina olduğu) yeşil logosu da bu zamanda yapıldı. Renk olarak yeşili seçmelerinin sebebi tüm posterlerde ve afişlerde kıpkırmızı logolarıyla duran onlarca grup arasından farkedilebilmek ve farklı olmaktı.

Overkill 1987’e, Rat (Lee Kundrat) grubu bırakana kadar tutarlı ve kendi halinde bir yol izledi. Rat aslında grubu bırakmadı, garip bir şekilde ortadan kayboldu. Uzaklara gidip bir kamyon şoförü olduğu ya da bir kaza sonucu öldüğü rivayetler arasındaydı ama kimse onun neden kaybolduğunu asla bilemedi. Rat’in kaybolmasının ardından grup epey bir eleman değişikliği yaşadı. İlk olarak Mark Archibole gruba dahil oldu ama grupta ömrü uzun sürmedi. Ardından (Battlezone grubundan) Sid Falck kadroya katıldı. 1990 yılında Bobby de grubu bıraktı, Rob Cannavino ve Merritt Gant Overkill’in yeni üyeleri oldu.

Bu yeni kadro baterist Tim Mallare’nin gruba katıldığı 1992 yılına kadar devam etti. 1995 yılında, yani gruba girdiklerinin beşinci yılında Rob ve Merritt Overkill’den ayrıldı. (Rob bir motorsiklet sürücüsü oldu, Merritt ise diğer bir kaç grupta daha çalmaya devam etti) Yerlerine Joe Comeau ve Sebastian Marino geldi. 1999 senesinde Joe da gruptan ayrıldı, böylece “Coverkill” albümü yeni gitarist Dave Linsk ile hazırlanmış ve doldurulmuş oldu. Nihayetinde Sebastian Marino da ailesiyle daha çok vakit geçirmek için ayrılınca grubun bir sonraki albümü “Blodletting” (2000) için tüm gitar yükü Dave Linsk’in sırtına bindi. Artık grubun değişmez bir parçası olan gitarist Dave Linsk ile birlikte Overkill son albümü “Killbox 13”i çıkardı.

25 senedir tarzından, çizgisinden ödün vermeyen ve metal müziğe şüphesiz pek çok katkıda bulunmuş “dede” grup Overkill; hayranlarıyla beraber ölene kadar müzik hayatına devam edecek gibi..
 
Eski 11-11-06, 15:57 #25
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Bir Alman Grubu.... Axxis

bynogame
Axxis



Ülke : Almanya
Tür : Heavy
Firma : AFM Records
Resmi Sitesi: http://www.axxis.de
Elemanlar :
Bernhard Weiss - Vokal
Harry Oellers - Klavye
Guido Wehmeyer - Gitar
André Hilgers - Bateri
Rob Schomaker - Bass Gitar


Albümler

1989 - Kingdom Of The Night
1990 - Axxis II
1993 - The Big Thrill
1995 - Matters of Survival
1997 - Voodo Vibes
2000 - Back To The Kingdom
2001 - Eyes Of Darkness
2002 - Pure & Rough
2004 - Time Machine
2006 - Paradise In Flames


Grup Hakkında

1988 yılında sadece bir demo şarkı göndererek Axxis EMI Electrola ile anlaşma sağladı.Bunun üzerine grup albüm kaydı için stüdyoya girdi ve ilk albümleri olan “Kingdom of The Night” 1989 yılında piyasaya sürüldü.Albüm Avrupa, Amerika, Japonya ve Avustralya’da da satışa çıkarak toplamda yüz binin üzerinde bir satış rakamına ulaştı ki bu ilk albüm için çok önemliydi.1990 yılında ikinci stüdyo albümleri “Axxis II” aynı şekilde başarılı bir satış grafiği sergiledi.Grup iki stüdyo albümünün ardından konser kayıtlarından oluşan “Acces All Areas” isimli bir canlı albüm piyasaya sürdü.Grubun üçüncü stüdyo albümü “The Big Thrill” 1993 yılında kaydedildi ve o yılın en çok satan albümlerinden biri haline geldi.Bu albüm grup için önemli bir dönüm noktasıydı, çünkü Joey Balin’in yapımcılığını üstlendiği albüm Philadelphia’da kaydedilmişti, grubun ilk uluslar arası produksiyonuydu.

Takip eden yıllarda grup turnelerle uzun mesafeler katetti, bunlardan en etkileyicisi Japonya turnesi oldu.Bu turne sırasında Bernhard Weiss ve gitarist Walter Pietsch bir çift canlı akustik konser verdiler ve sadece Japonya da piyasaya sürülen “Profile” isimli best of albümü bu sırada çıktı.Axxis artık dünya çapında tanınan bir grup olmuştu.

2005 yılında grup beşinci stüdyo albümünün kaydı için Los Angeles şehrinde stüdyoya girdi. Çekicilik, şiddet ve evsizliğin yakın temas halinde bir arada bulunduğu bu şehir “Matters of Survival” albümünün isminin oluşmasındaki en büyük etmendir.Albümün ardından grup Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan bir turneye çıktı.

Axxis, kendilerini bir konser grubu olarak görmektedir.Grup konserlerde en başarılı performans sergileyen gruplardan biri olarak görülmektedir.Hiç şüphesiz ki 1994 ve 1996 yıllarında “Rock am Ring” 30000 kişinin önünde çalmaları bu yılların en önemli olaylarındandır.

Axxis 25 yıldır bu işin içinde olan yapımcı Keith Olsen (Scorpions, Fleetwood Mac, Whitesnake, Foreigner…) ile çalışmaya başladı.Olsen grubu Almanya’da ziyaret etti ve 30 demo şarkı arasından en iyi 12 tanesini birlikte seçtiler ve aranjmanlarını yaptılar.Ardından Olsen’in kendi stüdyosu Goodnight L.A.-Studio ‘da kayıtları yapmak için Los Angeles’a gittiler.1997 yılında grup “Voodo Vibes” isimlerini albümlerini piyasaya sürdü.Yeni albümün ardından konserlere devam eden grubun en önemli turnelerinden biri U.D.O. ile birlikte “headliner”lığı paylaştığı Almanya ve İsviçre’deki konser serisi oldu hiç şüphesiz ki.

1998 yılında grup sessizliğe gömüldü.Gitarist Walter Pietsch gruptan ayrıldığını duyurdu. Grubun dağıldığı söylemleri etrafta dolaşmaya başladı.Ama Bernard Weiss, Harry Oellers ve Richtie Michalski birlikte yaptıkları bir açıklama da Axxis olarak müzik yapmaya devam edeceklerini açıkladılar.Gitarda Guido Wehmeyer ve bass gitarda Kuno Niemeyer gruba dahil oldu.

Aynı yılın sonunda grup Massacre Records ile anlaşmaya vardı ve yeni bir Axxis albümü için kolları sıvadılar.2000 yılının hemen başlarında grup yeni albümleri “Back to the Kingdom”ın kayıtlarını bitirdi ve Mart ayında albüm piyasaya sürüldü.Bu albümün ardından çıktıkları turne çok büyük bir ilgi gördü.Turnenin ardından grup “Collection of Power” isminde yeni bir best of/compilation albüm piyasaya sürdü.2001 yılına geldiğimizde yeni albüm çalışmalarına başlayan grup, aynı yıl “Eyes of Darkness” albümünü tamamladılar.2002 yılında grup daha önce pek yapılmamış bir şeye imza attı ve “Pure & Rough” isimli albümlerini sadece internette piyasaya çıkardı.

2004 yılında grup yeni albüm için AFM Records şirketi ile anlaştı.Yeni stüdyo albümlerini kaydeden grup “Time Machine” isimli bu albümü AFM Records bünyesinden piyasaya sürdü.Uzun süredir grubun bateristliğini yapmakta olan Richard Michalski ile bass gitarist Kuno Neimeyer aynı yıl gruptan ayrıldılar.Bateride Andre Hilgers ve bass gitarda Rob Schomaker gruba dahil oldu.

2006 yılında grup son stüdyo albümü “Paradise in Flames” i kaydetti.Bu albüm müzik severler tarafından çok olumlu tepkilerle karşılandı.AFM Records etiketi ile piyasaya sürülen albüm iki tane bonus şarkı ve bir tane de video içermektedir.Hala müzik yapmaya devam etmekte olan grup, bir çok kişinin gözünde kült gruplar mertebesine erişmiştir.Öyle yada böyle, Axxis, 20 yıla yaklaşan müzikal yaşamı, 10 stüdyo albümü ve sayısız sahne şovu ile müzik tarihinde önemli bir yer tutmaktadır.
 
Eski 11-11-06, 15:58 #26
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Bloodbath

bynogame
Bloodbath



Ülke : İsveç
Tür : Death
Firma : Century Media Records
Resmi Sitesi: http://www.bloodbath.biz
Elemanlar :
Martin Axenrot - Bateri
Anders Nyström - Gitar
Jonas Renkse – Bas Gitar


Albümler

2001 - Breeding Death
2002 - Resurrection Through Carnage
2004 - Nightmares Made Flesh


Grup Hakkında

Bloodbath iki yıl kadar önce hayranlarının ricası üzerine tarihçesini yazmıştır.Grup 2000 yılında üç şarkıdan oluşan Breeding Death EP sini çıkarmış ve daha sonra 2002 yılında çıkarılan Resurrection Though Carnage adlı öldürücü albümü ile death metal ünlerine kavuşmuşlardır.Ölüm şiddet ayrılık nefret ve doğa üstünü konu edinen grup şarkılarının ölümcül bir salgın gibi yayılmasını amaçlamıştır.

Amerika death metalde on yıllık bir referansa sahip olan önemli müzisyenlerden oluşan grup üyeleri toplanarak birleşme kararı almıştır ve onların tartışılmaz doğal yetenekleri ile ruhlarının birleşmesini ilk işareti yankılanmaya başlamıştır Grubun üç şarkıdan oluşan Breeding Death EP si Terrorizer magazin tarafından onaylanmış ve Bloodbath in büyük gelişine dikkat çekilmiştir.

Opeth in başarılı vokali Mikael Åkerfeldt, Katatonia, Diabolical Masquerade grubunun gitar rifleriyle ünlü gitaristi Anders Nyström zehirli bas gitar kullanımıyla Katatonia, October Tide da görev alan Jonas Renkse ve Edge Of Sanide başarıyı yakalamış ve buna büyük önem veren bu isimlerler death metal de yeniden birleşmişlerdir.Bloodbath sağlam şarkı sözlerinin vurgulanmasından yana olarak grubun en önemli öğesini oluşturan albüm Resurrection Through Carnage ile tarzında yükselmek amacıyla yeniden dönüş yapmıştır.

"Ways To The Grave" parçası ile beğeni toplayan Bloodbath ‘’So You Die" şarkısında kötü niyet lanet ele almış "Bathe In Blood" parçasında ise Stephen King' den yola çıkılarak intikamı konu almıştır.2004 yılının mart ayında Hypocrisy ve Pain grubunun vokali Peter Tägtgren gruba dahil olmuş ve bunu Morgue Coven Triumphatör gruplarında görev alan ünlü baterist Martin (axe)nin dahil olması izlemiştir.Grup 2004 yılının mayıs ayında son albümü olan Nightmares Made Flesh albümünü çıkarmıştır.
 
Eski 11-11-06, 16:08 #27
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Yine farklı bir tarz ...Possessed...

bynogame
Possessed



Ülke : Amerika
Tür : Death
Firma : Combat Records
Resmi Sitesi: ---
Elemanlar :
Vokal/Gitar: Mike Torrao
Bateri: Walter Ryan
Gitar: Mark Strausberg
Bas Gitarist: Paul Perry


Albümler

1985 - Seven Churches
1986 - Beyond the Gates
1987 - The Eyes Of Horror
1992 - Victims of Death: The Best of Possessed
2004 - Agony in Paradise


Grup Hakkında

Possessed, gitarist Mike Torrao ve baterist Mike Sus tarafından San Fransisco Bay Area bölgesinde bir garaj grubu olarak kuruldu. 1983’te kurulan grup, bir çok kadro değişikliği yaşarken, aynı senenin sonunda doğru vokalist Barry Fisk intihar etti. Fisk’in intiharının ardından vokal/bas gitarist Jeff Becerra gruba dahil oldu ve Possessed kurulmuş oldu..

Jeff, daha önce Blizard adlı bir grupta çalıyordu.. Jeff ve iki Mike yanlarına gitarist Brian Montana’yı da alarak, bugün modern death metalin öncüsü diyebileceğimiz, kendi tarzlarını şekillendirmeye başladı.. Sürati, agresif riffleri, o güne kadar benzeri duyulmamış bateri partisyonları ve daha sonra Chuck Schuldiner’ın da kullandığı, distort vokal tarzıyla metal tarihinde bir ilkti.. Hatta “Scream Bloody Gore”da Chuck’ın vokallerine bakarsak Jeff Becerra’nın “Seven Churches”taki vokalinin hemen hemen aynısı olduğunu görebiliriz..

Yakın arkadaşları Exodus ile beraber Possessed San Fransisco metal sahnesinde fırtına gibi esiyordu (Grubun Mikeları, Exodus’un Rick Hunolt’u ve Gary Holt’u ile çok iyi arkadaşlardı).. 1984 yılında kaydedilen dört şarkılık demo bir şekilde Metal Blade’den Brian Slagel’in kulağına gitti. Brian Slagel duyduğu müzikten öylesine etkilenmişti ki grubun Metal Massacre 6’da çalmalarını istedi.. Possessed, “Swing Of The Axe” şarkısını yolladı ve bu şarkı daha sonra “Best Of Metal Massacre” albümünde de yer aldı..

Her ne kadar işler iyi gidiyor gibi görünse de gruptaki zayıf halka kopmak üzereydi.. Bu zayıf halka kuşkusuz Brian Montana’ydı.. Olay yaşandıktan sonra Torrao röportajlarda, Montana’nın yetenek açısından geride kalmasının yanı sıra grubun yaratmaya çalıştığı imajı da kötü etkilediğine karar verilerek gruptan kovulduğunu açıkladı. Montana’nın yerine inanılmaz yetenekli bir adam olan Larry Lalonde kadroya dahil edildi.

Tüm bunların ardından Possessed’in artık yeni bir gitaristi ve piyasada dolanan bir şarkısı vardı artık. Fakat ne Metal Blade ne de Torrid Records gruba bir anlaşma önermemişlerdi.. Derken Combat geldi.. 1985 yılında Combat Records ile anlaşma imzalayan Possessed , sık sık okulu kırıp, o ana kadar yapılmış en sert, en süratli, en şeytani albümü “Seven Churches”i kaydetti. Bu albüm death metal türünün standartlarını belirleyen albümdü.. 1985 senesinin Ekim ayında piyasaya çıkan albümde yer alan…. Randy Burns tarafından masteri yapılan albüm Prairie Sun Studios’ta kaydedildi. “Seven Churches”, Combat Records’un en çok satan albümü oldu.. 4 tane liseli çocuk için fena değildi.. 

Ertesi yılın büyük kısmını Amerika ve Avrupa’da turlayarak geçiren grup, tam bir sene sonra Ekim ayına ikinci albümü “Beyond The Gates”i piyasaya çıkardı. Carl Canedy’nin boktan prodüksiyonu yüzünden bazı şarkılardaki enerji yarı yarıya azalsa da Torrao’nun ve Becerra’nın, özellikle The Heretic, Beyond The Gates ve Np Will To Live , şarkılarında ortaya koyduğu müzikal dehası albümü kurtarıyordu.. LaLonde’nin de Phantasm, Seance ve Tribulation şarkılarında ikiliye yardımcı olduğunu da atlamayalım.. Albümün Avrupa’da oldukça iyi karşılanmasının ardından grup 1986 sonunda tekrar turneye çıktı..

1987 yılının başlarında Amerika’da da bir seri konser veren grup, 5 şarkılık “The Eyes Of Horror” EPsini çıkardı.. EP’nin prodüktörü bugün hepimizin yakından tanıdığı Joe Satriani’ydi.. Müzikal olarak Possessed’in çıktığı en üst noktaydı bu EP ama bu sefer EP’nin üstünde satanist sembolü yoktu.. Grup yavaş yavaş thrashe doğru kayarken, ilk iki albümdeki death tarzından ve satanist imajından sıyrılıyordu.

“The Eyes Of Horror”un piyasaya çıkışından kısa bir süre sonra, Jeff'in vurulup felç geçirmesinin ardından grup kendisini feshetti.. Sus, LaLonde de gruptan ayrıldı.. Fakat Torrao hala Possessed adı altında şarkı yazmaya, kaydetmeye devam ediyordu.. Bir çok insan grubun o inanılmaz uyumunu yakalamak için geldi geçti.. Onlarca denemenin ardından kadro nihayet oturdu.. Bas gitarist Bob Yost, baterit Walter Ryan ve gitarist Mark Strausberg 1991’de kurulan yeni Possessed kadrosuydu.. 1991’de iki şarkılık bir demo kaydedildikten sonra Yost gruptan ayrılırken yerine Paul Perry gruba dahil oldu.. Yeni bas gitaristleri ile üç şarkılık bir demo daha kaydeden grup, Machine Head’in alt grubu olarak Bay Area’da sahnelere geri dönüyordu ki Machine Head o sıralarda ilk albümü Burn My Eyes’ı yeni piyasaya çıkarmıştı.. Bir süre daha Possessed’i ayakta tutmaya çalışan Mike daha fazla diretmedi ve Possessed derin uykusuna yatmış oldu..
 
Eski 11-11-06, 16:09 #28
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Testament

bynogame
Testament



Ülke : Amerika
Tür : Thrash
Firma : Spitfire Records
Resmi Sitesi: http://www.testamentlegions.com
Elemanlar :
Vokal : Chuck Billy
Gitar : Eric Peterson
Bas Gitar : Steve DiGiorgio
Gitar: Metal Mike Chlasciak


Albümler

1987 - The Legacy
1987 - Live At Eindhoven
1988 - The New Order
1989 - Practice What You Preach
1990 - Souls Of Black
1992 - The Ritual
1993 - Return To The Apocalyptic City
1994 - Low
1995 - Live At The Fillmore
1996 - The Best Of Testament
1997 - Demonic
1997 - Signs Of Chaos
1999 - The Gathering
2001 - The Very Best of Testament
2001 - First Strike Still Deadly
2004 - Days Of Darkness
2005 - Live In London


Grup Hakkında

Testament 1980'li yıllarda San Francisco civarında ortaya çıkan ilk Trash Metal grubudur . Grup ilk olarak Legacy adı ile 1983 yılında Eric Peterson , Derrick Ramirez ve Louie Clemente tarafından kurulmuş sonra Steve Souza ve Greg Christian gruba katılmıştır. Daha sonra Ramirez gruptan ayrılmış ve yerine Alex Scolnick ( Ona buna cok iyi gitarist diyen arkadaşlara Alex Scolnick'i çok iyi dinlemelerini tavsiye ederim metal müzik piyasasının en iyi 2-3 gitar virtiözünden birisidir bana göre ) gruba katılmıştır. Steve Souza gruptan ayrılmış ve rakipleri Exodus grubuna geçmiştir böylece efsanevi vocalist Chuck Billy gruba dahil oldu ve grup Testament adını aldı .

Grup 1987 yılında New York'ta ünlü Ithaca studyosunda ( Dünyanın en ünlü grupları kayıtlarını bu stüdyolarda yapmıştır) "The Legacy" albümünün kayıtlarını yapıp piyasaya sürmüştür. Bu sert albüm ile hemen dikkatleri çeken Testament katıldığı Dynamo festivalindeki konser kayıtlarını " Live At Eidhoven" EP olarak piyasaya sürüldü .Grubun hic hız kesmeye niyeti yoktu art arta " The New Order" , " Disciples Of The Watch" , " Practise What You Preach " ve "Souls Of Black" albümlerini ardı ardına piyasaya sürdüler .

1990 yılında Clash Of The Titans turnesinde Slayer,Megadeth ve Suicidal Tendencies ile bütün Avrupa'da sahneye çıktılar.1992 yılındaki " The Ritual" albümünden sonra Alex Scolnick metal müziğine olan ilginisini kaybetti ve fusion-jazz yapmak üzere gruptan ayrıldı. Bu arada baterist Clemente de gruptan ayrıldı. Alex'in yerine Glen Alvelais ( ex:Forbidden ) ve Paul Bospath (EX:Forbidden,Slayer: Dave Lombardo ve Pete Commando Sandoval ile birlikte dünyanin gelmiş geçmiş en iyi double cross üstadı) gruba dahil oldular . Glen Grupta fazla dayanamadı ve yerine James Murphy (exeath,Obituary,Disincarnate,Cancer) gruba katıldı ve katılması ile müziklerindeki sertleşme "The Low" albümü ile kendisini belli etti . J.Murphy gibi Death Metal müziğin en iyi ve sert gitaristlerinden birinin gruba katılması grubu yeniden coşturdu ve grup uzun bir Amerika turnesine çıktı. 1995 yılında "Live At The Fillmore" ve 1996 yılında "The Best Ot The Testament" piyasaya sürüldü. Grup kendilerinin sahibi olduğu Driftwood stüdyolarında 1997 yılında Demonic albümünü çıkardıktan sonra kadrolarında yine büyük değişişiklikler oldu ustaların yerine daha büyük ustalar geçti .

James Murphy ve Greg Christiansen gruptan ayrıldılar ve Dave Lombardo (EX:Slayer,Grip INC.) ve efsanevi Bassist Steve DiGiorgio (eXeath,Controlled Denied, Sadus ) gruba katıkdıktan hemen sonra James Murphy gruba yeniden geri dönmeye karar verdi. ( Acaba D.Lombardo ve S.DiGiorgio gibi iki ustanin gelmesi ne kadar etken olmuştur ) "1997 Sign Of Chaos" ve 1999 yılında "The Gathering". Maalesef James Murphy kanser yüzünden gruptan ayrılmak zorunda kaldıktan sonra yerine Steve Smyth (Ex-vicious rumours) geçici olarak alınmış ama başarılı Amerika turnesi sonunda kalıcı eleman olarak gruba katılmıştır.

Bir süre sonra Dave Lombardo solo çalışmalarını bahane gösterek gruptan ayrılmış ve yerine Jon Allen (Ex:Sadus) bateriye geçmiştir . Başarılı geçen "Riding The Snake" dünya turnesinden sonra vokalist Chuck Billy çok nadir bir kanser türüne yakalandıktan sonra tedavisini yaptırmak için gruptan bir süreliğine ayrılmıştır.

2002 yılında sapasağlam olarak müziğe dönen Chuck Billy ile Testament tam gaz olarak müziğe devam etmiştir . Burada albümlerini anlatmak çok zaman ve yer alacaktır.Şu bir gerçektir ki Testament Trash-Metal müzikte her zaman bir öncü olmuştur ama 1995'e kadar Metallica'nin gölgesi ardında kalmıştır . Daha sonra gruba katılan ustalar sayesinde hiçbir şekilde sertliklerinden ödün vermeyen bu 25 senelik grubu takdir edip dinlememek çok büyük bir kayıp olacaktır diye düşünmekteyim ...
 
Eski 15-11-06, 18:23 #29
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Angel Dust

bynogame
Ülke : Almanya
Tür : Thrash
Firma : Century Media Records
Resmi Sitesi: http://www.angel-dust.de
Elemanlar :
Vokal: Carsten Kaiser
Gitar: Bernd Aufermann
Klavye:Steven Banx
Bass: Christian Pohlmann
Bateri: Dirk Assmuth


Albümler

1985 - Marching For Revenge (Demo)
1986 - Into the Dark Past
1988 - To Dust You Will Decay
1998 - Border of Reality
1999 - Bleed
2000 - Enlighten the Darkness
2002 - Of Human Bondage


Grup Hakkında

İsmini Venom'un Welcome to Hell albümünde yer alan bir şarkıdan esinlenerek koyan Alman grup Angel Dust, yolculuğuna sessiz adımlar ile 80'lerin başlarında NWOBHM akımından etkilenmiş bir okul grubu olarak başladı. 86'da ki çıkış albümleri Into the Dark Past'tan bu yana pek çok metal akımının gelişim yıllarında yollarına devam ettiler ve dağılmalarının ardından en fazla ses getiren geri dönüşlerden birini yapan az sayıda gruptan biri oldular.

"Into the Dark Past" albümü ile piyasaya Speed/Thrash yanını gösteren grup, 88'de piyasaya sürdükleri "To Dust You Will Decay" ile Power Metalin Progressive yönüne yaslandığı ilk albümlerden birini yaptılar. Elde edilen başarılara rağmen, grup içindeki huzursuzluklar 1990 yılında gelen ayrılığı hazırladı. Müzik kariyerine devam etme konusunda kararlı olan bassist Frank Banx, Sodom ve Scanner gruplarından anlaştığı müzisyenler ile 91' yılında "The Dying Race"i kaydetmiş olsa da, yoluna Angel Dust ile devam etme arzusunu kaybetmedi.

Bu noktada, grubun kurucu üyeleri bassist Frank Banx ve baterist Dirk Assmuth'a Alman bir fanzin tarafından verilen demo kayıtları sayesinde az bir zaman önce Pegasus grubu ile çalışmış olan Dirk Thurisch, ikilinin dikkatini çekti. Grup ile denemeye çağrılan Thurisch, ilk performansında Deep Purple'ın "Perfect Strangers" şarkısı ile ortalığı yıkarken; grubun yeni üyesi ve frontmani oluyordu. Gitarda Bernd Aufermann ve klavyede Frank Banx'ın küçük kardeşi Steven Banx'ı da yanına alan grup, 98' yılında Almanya'da ki Woodhouse Stüdyosunda "Border of Reality"yi kaydederek 10 yıllık suskunluğuna son verdi. Prodüktörlüğünü Wolfgang Stach'ın yaptığı albüm sonrasında, ilkinde Overkill ve Nevermore, ikincisinde ise Jag Panzer ile birlikte olmak üzere 2 kez Avrupa turnesine çıkan grup; Wacken ve Rock Hard festivallerinde de boy göstermeyi başardı.

Yeni kadro ile müthiş bir ivme yakalayan Angel Dust, 99' yılında nihayet kendilerini Kuzey Amerika'lı dinleyicilere resmi olarak tanıttıkları albüm olan "Bleed" üzerinde çalışmak için hiç zaman kaybetmeden stüdyoya kapandı. Tiamat, The Gathering ve Samael gibi gruplar ile çalışmış olan Siggi Bemm'in prodüktörlüğünde kaydedilen albüm; gruba o güne kadar hiç almadığı övgüleri de beraberinde getirip, mükemmele yakın bir albüm olarak değerlendirildi. 99'un en başarılı kayıtlarından biri olarak raflarda yerini alan albümde özellikle Thurisch'in karanlık vokalleri önemli bir yer tutuyordu.

2000 yılında gelen konsept albüm "Enlighten The Darkness"ın kapak çalışması, ünlü fotoğrafçı Stefan Wibbeke tarafından yapılmıştı ve albüm, Angel Dust'ı Power ve Progressive Metalin tam ortasına getirdi. Cesurluk, kan ve güç gibi öğeleri içeren albüm; eski materyallerinden de örnekler taşıyordu. Thrashvari ve melodik havanın yanı sıra; 2. Dünya Savaşının lirikal hikayesi, yaşanan ölüm kalım mücadelesinin ve hayatta kalma savaşının insanı o günlerden bu günlere halen daha nasıl etkilemekte olduğunu yansıtan bir biçimde konu ediliyordu. Bu konseptin arka planında ise; büyük büyük babası 2. Dünya Savaşı esnasında Nazilere direnmek adına kurulmuş olan ve Yahudileri Berlin'den çıkartıp Amsterdam'a yollamak için yardımlarda bulunan Esperanzo oluşumunun aktif bir üyesi olan bassist Frank Banx'ın tarihsel ilgisi yatıyordu.

"Enlighten the Darkness" albümünün turnesi kapsamında Lefay, Steel Prophet ve StormHammer ile Avrupa'yı turladıkları sırada, tekrar bir araya geldikleri günden bu yana başlarına gelen en zor durum ile karşı karşıya kaldılar: Baterist Assmuth bir süreliğine kenara çekilip dinlenmek istediğini söylerken; gitarist Aufermann ise grubun geri kalanı ile müzikal gelecek konusunda anlaşmazlığa düştüğünü açıklayarak gruptan ayrıldı. Kuzey Amerika'da çıkacakları ilk turne yaklaşırken, bateri için Michael Sticken'i kadroya katıp, gitardaki boşluğu doldurmak için ise Demons & Wizards'ın tur gitaristi, eski dost Ritchie Wilkison'u davet ettiler. Bu kadro ile Nevermore, Opeth ve God Forbid ile çıktıkları 4 haftalık turu tamamladılar. Grup bu kadro ile çok iyi bir performans sergilemişti; öyle ki Wilkison'a bu turun ardından gruba daimi olarak katılması için teklif götürmüşlerdi. Sonrasında Atlanta'da ki Prog Power 2.0 festivaline çağırılan grup, burada da başarı ile sahne aldı.

Baterist Dirk Assmuth'un dönüşünden sonra, 9 yeni şarkı içeren yeni albümleri için stüdyoya giren grup, içinde Seal'ın Killer coverını da içeren altıncı albümleri "Of Human Bondage"ı piyasaya sürdüler. Dream Theater ve Savatage'in sert versiyonuna Queensryche'ın epik yönünün eklenmişi olarak gösterilen grup, yeni gitarist Wilkison'un bestelerde yaptığı katkı ile daha agresif bir yapıya bürünmüştü; karmaşık melodilerin ve yıkıp geçen ritmlerin sürüklediği Angel Dust, müzisyenlik ve bestekârlık konusunda ki yeteneklerini şüpheye yer vermeyecek şekilde gözler önüne seriyordu. Unreal Soul, Forever ve Freedom Awaits bunlara güzel örnekler olarak gösterilebilir..
 
Eski 15-11-06, 18:25 #30
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Necrodeath

bynogame
Ülke : İtalya
Tür : Thrash
Firma : Scarlet Records
Resmi Sitesi: http://www.necrodeath.net
Elemanlar :
Peso: Bateri
Flegias (Marcelo Santos): Vokal
John: bass
Andy: Gitar
Pier Gonella - Gitar


Albümler

1985 - The Shining Pentagram
1987 - Into The Macabre
1989 - Fragments Of Insanity
1990 - Mondocane - Project One
1999 - Mater Of All Evil
2001 - Black As Pitch
2003 - Ton(e)s Of Hate
2005 - 20 Years Of Noise
2006 - 100% Hell


Grup Hakkında

Grup 1984 yılının sonunda Slayer, Possessed, Kreator, Celtic Frost ve Bathory etkileriyle oluştu. İlk demoları olan ‘The Shining Pentagram’ bu sene içerisinde çıkardı ve bu demo ile inanılmaz bir başarı elde etti. Grubun ilk demosu thrash black metal dünyasında göz önüne gelmesini sağlamıştı. Büyük başarı sağlayan albüm magazin dünyasından övgü dolu eleştiriler alıyordu. Ve grubun tam anlamıyla kabul edilmesini sağlayan albümlerinin devamı olan ‘Into The Macabre’ 1987 yılında piyasaya sürüldü. Grup bu albümünde övgüler almış yerini sağlamlaştırmıştı ve devamında gelen 1989 da çıkarılan ‘Fragments Of Insanity’ başarı üstünde yine grubun imzası bulunuyordu.

Necrodeath önem kazanmaya başladı ve Cradle Of Filth, Mayhem, Immortal, The Haunted/At The Gates, Brutal Truth, Marduk ve Desaster isimleri arasında kendine ait bir yer edinmeye başlamıştı. Başarılı albümleri için röportajlar veriyorlardı. Ne yazık ki daha sonra kadro problemi yaşandı profesyonel olmayan düşünce ve eski kayıt firması ile onların bazı aktiviteleri ertelenmek zorunda kaldı

Sadist grubunun bateristi olan Pes onun gruba dahil edilmesiyle ‘Above The Light’ kaydedilmeye başlandı. Daha sonra ise müzikal ve kişisel nedenlerle gruptan ayrılmıştır. Necrodeath olumsuzluklara rağmen çalışmalarına devam etti.

1998 yılının sonunda Peso ve Claudio üzerindeki külleri atarak İtalya’nın efsanevi black/thrash grubu olma çalışmalarına başladı. Necrodeath hemen dağıtım için Scarlet Records ile anlaşma imzaladı ve ilk albümü ‘Into The Macabre’ yeniden dağıtıldı bu CD den sonra grup yeni materyaller elde etmek için çalışmalara başladı.

1999 yılında ünlü İsveç stüdyosunda ( birçok ünlü grubun çalıştığı; Forge, Ebony Tears, Lost Souls, Killing Machine) eylül ayında ‘Mater Of All Evil’ çıkarılan albüm kullanılan teknikler ve doğal yetenekler performans ile şaşırtmıştı. Necrodeath üçüncü albümü ile on yıl süren sessizliğini büyük bir çığlıkla bozmuştu. Bu albüm büyük beğeni topladı. ‘Mater Of All Evil’ albümü ile grup yeniden metal sahnesinde güçlü bir yer kazandı sade ve sert albümleri onların Slayer, Possessed, Kreator, Destruction, Sodom, Bathory, Dark Angel gibi thrash black metal dünyasındaki arkalarına aldıkları grupların kalitesini kanıtlıyordu.

Grup medyaya bu albümü ile en büyük karşılığı vermişti. Tüm dünyada grubun sahne gösterileri inanılmaz bir ilgi görmüştü. No Mercy Festivali ve Gods Of Metal sahnesindeki görüntüleriyle dikkat çekmişti ve büyük ilgi görmüştü.2001 yılının nisan ayında From Hate To Scorn’ canlı kayıt ile hayranlarından büyük övgü aldı. Uzun konserler sonunda grup durmadan devam etti ve döner dönmez yeni albüm planlarını yapmaya başladı. Grubun kariyerindeki dördüncü albüm olan ‘Black As Pitch’ daha fazla sert ton ve melodiler içeriyordu. Kayıtlar yapımcı Pelle Saether eşliğinde yine İsveç stüdyolarında yapılmıştı.‘Black As Pitch’ albümü Amerika ve Asya’da aynı anda piyasaya sürüldü kısa sürede ilgi toplayan albüm için 'Process Of Violation şarkısına birde klip çekilmişti. Albüm ile gelen büyük beğeniler karşısında grup Slayer, Soulfly, Children Of Bodom ve Moonspell’in de katıldığı Tattoo The Planet Festival’inde (İtalya) sahne almayı başardı. Ve son hızla yeni albüm çalışmalarına başladı.

2005 yılında Necrodeath yirmi yıllık kariyerindeki beşinci albümlerini bu seneler içinde yaptığı en iyi şarkılarını yeniden düzenleyerek birleştirdi. On şarkıdan oluşan albümde grubun 1985 yılından 2005 yılına kadar olan kariyerinden en göze çarpanlar, en sert olanlar seçilmişti ve yeni albüm 100% Hell’ ise 17 nisan 2006 da piyasaya sürülerek grubun hayranlarına verdiği büyük bir hediye olmuştur.Büyük beğeni toplayan albümden sonra grup yeni planlar için çalışmaya devam etmektedir
 
Eski 17-11-06, 00:18 #31
ayseeg ayseeg çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: Sanatçı Tanıtımları

bynogame




Zdob Si Zdub (Grubun adının anlamı:bateriye vur) müzik grubu 1994 te moldova da kuruldu.

Solist Roman Yagupov bassçı Mihai Gincu ve baterist Anatol Pugach Chisinau adlı küçük şehirin okulunda tanıştılar.

okudukları okulda (Sports College in Chisinau) grup kurmak için öğrenci bulmaya çalıştılar.

ardından zdob si zdub ın kadrosu oluşmaya başladı...

bir ara grupta 2 solist 2 gitarist mevcuttu

zamanla birlikte birçok elemanları değişti.

son olarak:bir solist,bir klarnetçi,bir baterist,ve bir bassçı olarak karşımızdalar

1994 de ilk demoları olan "The Lost World" ı moskova da "Learn To Swim I" festivalinde seslendirdiler

Performansları beğeni toplayınca 1996 temmuzunda aynı festivale bir kez daha konuk oldular.bu kez ünlü gruplarda mevcuttu bu festivalde.tam kendilerini gösterme zamanıydı.

Bunu iyi değerlendirmeye çalıştılar ve bunun için 2 parça hazırladılar.V dome moiom" ("In My House") rusça ve "Hardcore Moldovenesc" romence.

hardcore moldovenesc büyük beğeni topladı ve tüm yerel radyolarda büyük istek almaya başladı.

1996 da rus yapım şirketi FeeLee'den "Hardcore Moldovenesc" isimli albümlerini piyasaya sürdüler.(sadece rusyada)

1997 mayısında "Tequilajazzz" isimli rus grubuyla birlikte turneye çıktılar

1997 ağustosunda Kırımdaki Kazantip festivaline katıldılar.

1997 de ardından romanyada da albüm dağıtıldı

1998 de ilk önemli sayılabilecek turnelerini gerçekleştirdiler.2 haftalık bir Almanya turnesi!

1998 de yeni albüm çalışmalarına giriştiler.amerikan hardcore müziği konsepti baz alınarak üstüne yerel enstrümanlar ve moldova ezgileriyle birleştirerek ilginç bir müzik ortaya çıkarmayı planlıyorlardı

2. albümün adı Tabara Noastra dı.(remix albümü saymadan tabiii)

2000 de Kino adlı grubun Videli Nochi isimli şarkısının coverını yaptılar.bu albüm 6 ayda 1,5 milyon sattı

2001 de ilk film soundtracklarını yaptılar.Emir Kusturica nın The No Smoking Orchestra isimli filmine.

bundan itibaren verdikleri her konserde en az 20000 kişi onlara eşlik etti

Grup üyeleri:

Roman Yagupov:
doğum tarihi:13.09.1973
vokaller,flüt,okarina,iorgafon ve bazı yerel müzik aletleri

Mihai Gincu:
doğum tarihi:5.03.1975
bass gitar

Pugaci Anatol:
doğum tarihi:6.10.1973
baterist

Victor Dandes:
doğum tarihi:03.04.1972
trombon, akordeon,bazı yerel müzik aletleri

Valeriu Mazilu:
doğum tarihi:12.09.1978
trompet

Igor Buzurniuc:
23.06.1981
gitar

Albümleri ve şarkıları:

AGROROMANTICA:
Buna Dimineata! (Good Morning!)
Doina Haiducului (the song of the Moldovan Roobin Hood)
Flute, drum & bass
Hora Cosmica (Cosmic hora - song))
Mamaliga-mania
Primavara (The spring)
Sirba de la Chisinau (Chisinau sirba - dance)
Tempo
Tiganul si OZN (Gypsy and UFO)
Tractorul (The tractor)
Videli Notchi (We saw the night)
Zagaiem ma ko roma (A cup of tea; Russian-Gypsy song)

REMIX
AN-2.Ti menea ostavila (Get Ready Mix)
Batiskaf. Hardcore Moldovenesc (Baltic Tea Mix)
DJ Mult. Hardcore Moldovenesc (Brutal Mix)
DJ Ram. Ti menea ostavila (Cartoon Mix)
Forgery. Nunta extremala. (Oversmoozin Mix)
Groove. Zdubii bateti tare (Big Beat Mix)
Ivan Kupala/Zdob si Zdub. Haitura/Kaleada
Mihai. Muzica (remix)
Rea/Ba Mutant. Ti menea ostavila (remix)
Tetris. Ti menea ostavila (remix)
That Black. Ti menea ostavila. (Happy Mix)

TABARA NOASTRA
Ciobaneasca
Dansuri
Draga Otee
Haitura
Hardcore moldovenesc II
Intro-Joc
Maria blues
Muzica
Nunta extremala
Tabara noastra
Vai s-amar de capu‘ meu
Zdubii bateti tare

HARDCORE MOLDOVENESC
Casa fara oameni
De mila lui sa plangi
Dragoste
Hardcore Moldovenesc
In casa
Marele carmaci
Pacientii si sanitarii
Pasarea
Prea vesel traim
Tu poti
Ucide-l frumos

450 SHEEP
450 de OI (450 SHEEP)
Ciobanas (The Shepherd)
Ciobanul vrea sa se desparte de oi (The shepherd wants to part with the sheep)
Cuculetul (The Cuckoo)
Cucusor (The little cuckoo)
Dj Vasile
Everybody in the casa mare
Intro 450
Nunta extremala (The Extreme wedding)
Rutza Rutza
Sarba lui Cacurica (Cacurica s Sarba)

Ülkemizde çok ünlü değiller dinleyenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. yaptıkları müzik dinlemeye değer kesinlikle.bi deneyin

size birkaç öneri şarkılarını da yapayım bunlardan başlamanız tavsiyedir

ciobanas
doina haiducului
draga otee
hardocre moldovenesc
miorita
nunta extrem
sarba lui cacurica
tiganii si OZN-ul
zdubii bateti tare
a gipsy and a U.F.O
boonika bate toba
dj vasile

Tamamen tarafımdan çevrilmiştiir
iyi müzikler
 
Eski 18-11-06, 21:32 #32
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Ablaze My Sorrow

bynogame
Ablaze My Sorrow



Ülke : İsveç
Tür : Death
Firma : No Fashion
Resmi Sitesi:
Elemanlar :
Vokal: Kristian Lönnsjö
Gitar: Magnus Carlsson
Gitar: Dennie Linden
Bas Gitar: Anders Brorsson
Bateri: Alex Bengtsson


Albümler

1996 - If Emotions Still Burn
1998 - The Plague
2003 - Anger, Hate and Fury


Grup Hakkında

Ablaze My Sorrow 1993 yazında Magnus Carlsson ve Martin Quist tarafından kuruldu. Bir kaç hafta içerisinde gruba Andres Brorsson ve Frederik Wenzel de katıldı. 1993 sonbaharında grup ilk demoları olan “For Bravement We Cried”I çıkardı. Bu demonun çıkışının ardından Frederik Wenzel gruptan ayrılınca yerine Alex Bengtsson katıldı.

Bir kaç ay çabaladıktan sonar grup nihayet Höök Stüdyolarına girerek ilk parçaları “The Song Of The Dancing Sins”I kaydetti. Bu kayıt grubun gidiş yolunu da çizmiş oldu; daha agresif fakat melodik Death Metal.

1994 sonlarında No Fashion grupla bir kontrat imzaladı fakat hiçbir hareket olmadı. Grup Ocak 1995’te tekrar Höök Stüdyolarına girerek üö parçadan oluşan ikinci demolarını kaydettiler. Bu üç parka daha sonar çıkış albümleri olan “If Emotion Still Burns”de de yer aldı.

1995 yazı boyunca grup kendini Musik Maffian Stüdyolarına kapatarak çıkış albümleri olan “If Emotion Still Burns”u kaydetti. Albümünün kapağını ise Kristian Wahlin çizdi. Albümün çıkışının ardından, Roger Johansson gruptan ayrıldı ve yerine Dennie Linden dahil oldu..

1997’de ise grup yeni bir albüm yapmak için provalara başladı. Kısa bir süre sonra grup “The Plague” adını verdikleri ikinci albümün hazırlıklarını tamamladıktan sonra Martin Quist grubu terketti ve yerine Frederik Arnesson katıldı.

Bu yeni dizilişiyle grup “The Plague’nin kaydını tamamlamak için Studiomega’ya kapandı. Albüm sekiz parçadan oluşuyordu. The Truth Is Sold, Into The Land Of Dreams, Mournful Serenade, The Return Of The Mighty Raven, I Will Be Your God, Plague Of Mine, As the Dove Falls Torn Apart ve Suicide. Grup bu albüm hakkında şu tanımı yaptı “Bugüne kadar yapılan en aşırı, en agresif, en güçlü death metal albümü”
 
Eski 18-11-06, 21:34 #33
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Firewind

bynogame
Firewind



Ülke : Yunanistan
Tür : Power
Firma : Century Media Records
Resmi Sitesi: http://www.firewind.gr
Elemanlar :
Gus G. - Gitarlar
Petros Christo - Bass Gitar
Bob Katsionis - Keyboard
Apollo Papathanasio - Vokal
Mark Cross - Bateri


Albümler

2002 - Between Heaven And Hell
2003 - Burning Earth
2005 - Forged By Fire
2006 - Allegiance


Grup Hakkında

Firewind grubu, metal müzik dinleyicisinin Nightrage, Mystic Prophecy ve özellikle Dream Evil gruplarından tanıdığı Yunanistanlı genç gitar virtüözü Gus G. (Kostas Karamitroudis) tarafından kurulmuştur.İlk başlarda bir grup olmaktan öte Gus G.’nin tek kişilik bir projesiydi.Bir yandan dahil olduğu müzikal aktiviteleri sürdürürken Gus, Firewind adıyla 1998 yılında bir demo kaydetti.2004 yılında Gus G. diğer gruplarından ayrılarak Firewind grubuna yoğunlaşmaya karar verdi.

Grubun ilk kadrosu gitarlarda Gus G., bateride Brian Haris, bass gitarda Konstantine (Kostas Exarhakis) ve vokalde Stephen Fredrick’ten oluşmaktaydı.Firewind ilk albümü olan “Between Heaven and Hell” i 2002 yılında Avrupa’da Massacre Records, Amerika’da ise Leviathan Records etiketiyle piyasaya sürdü.Power Metal tarzı müzik yapan grubun 12 şarkıdan oluşan bu albümün ayrıca Japonya’da piyasaya sürülen versiyonunda “End of an Era” isimli bir bonus şarkı yer almaktadır.

İlk albümden sonra Konstantine ve Brian turnelere katılamayacakları için gruptan ayrıldı.Yerlerine bass gitarda Petros Christo ve bateride Stian L. Kristoffersen dahil oldu.

2003 yılının güz mevsiminde grup ikici albümleri olan “Burning Earth”i Leviathan Records etiketi ile piyasaya sürdü.Grubun vokalisti Stephen Fredrick albüm kaydından sonra turnelerde de bulunabileceğini söylemişti.Ama turne vakitleri gelince bunun mümkün olmadığını belirterek gruptan ayrıldı.Yerine Sri Lanka’lı vokalist Chity Somapala dahil oldu.Ayrıca turneler için gruba dahil olan “keyboard büyücüsü” Bob Katsionis daha sonra grubun sürekli elemanı haline geldi.

2005 yılında Firewind üçüncü albümleri olan “Forged by Fire”ı EMI Records etiketi ile piyasaya sürdü. Ayrıca bu albümde ilk şarkı olan “Kill to Live” parçasında James Murphy ve yedinci şarkı olan “Feast of the Savages” de ise Marty Friedman gitarlarıyla gruba eşlik etti.Albümden bir süre sonra vokalist Sompala kişisel nedenler yüzünden gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Bir süre sonra da baterist Stian gruptan grubun Atina şehri civarında bir yerleşikliğe geçmesinden dolayı gruptan ayrılmak zorunda olduğunu belirtti.BU ikilinin ayrılması ile boşalan yerlere vokalde Apollo Papathanasio ve bateride Mark Cross geçti.

2006 yılında Firewind, dördüncü albümü olan “Allegiance”yi Century Media Records etiketi ile piyasaya sürdü.Grup başarılı bir şekilde müzik yapmaya devam etmektedir.Özellikle Gus G.’nin diğer gruplarını bırakarak Firewind’i esas grubu haline getirmesi ile grubun geleceğinin daha parlak olmasını sağladı.
 
Eski 18-11-06, 21:35 #34
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Týr

bynogame
Ülke : Danimarka
Tür : Folk
Firma : Napalm Records
Resmi Sitesi: http://www.tyr.net
Elemanlar :
Heri Joensen - Gitar/Vokal
Gunnar H. Thomsen - Bass Gitar
Kári Streymoy - Bateri
Terji Skibenæs - Gitarlar


Albümler

2002 - How Far To Asgaard
2003 - Eric The Red
2006 - Ragnarok


Grup Hakkında

“Hıristiyan inancının öğretisi yada celladın baltası” Sigmundur tarafından Faroe’li Viking yurttaşı Tróndur í Gøtu’ya sunulmuş seçenekti.M.S. 999 yılında küçük, doğal ve gözalıcı “Føroyaland”in Hıristiyanlaşma süreci başladı, yavaşça fakat etkili bir şekilde eski İskandinav Tanrılarının unutulması, unutulmuş hedonist andaçların Hıristiyan ritüelleriyle gömülmesi ile birlikte..Yada öyle olduğu sanılıyordu.

Tam olarak 999 yıl sonra eski Tanrıları ve adetleri hatırlayan bir grup Faroe Adaları’ndaki tek Folk Metal grubu, TÝR’i kurmak için bir araya geldi.

1998 yılında Heri Joensen eski grup arkadaşı Kari Streymoy ile bir barda karşılaşır ve buram buram alkol kokan sesi ile yoğun gürültü ve dumanın içinden “Biliyorsun, bir gün seninle bir şeyler yapmalıyız” diye bağırır.Kari ise umutsuz bir şekilde “İmkansız, 2 yıldır bir baget bile tutmadım” diye cevaplar.Bu umutsuz görünen vaziyete rağmen, üçüncü bir eski grup arkadaşı Gunnar H. Thomsen’in de dahil olmasıyla birlikte durumları daha sağlam ve belirgin bir hale gelir.

Daha bir grup kurma fikrini tam olarak söyleyemeden kendilerini Faroe folk müziği, Norse mitolojisi, metal ve klasik müzik etkileşimlerinde müzik yaparken buldular.Bazı eleman değişikliklerinden sonra grubun esas kadrosu şu şekilde oldu: gitar ve vokalde Heri Joensen, bateride Kari Steymoy, bass gitarda Gunnar H. Thomsen ve gitarlarda Terji Skibenæs.

Grup kendi adlarını taşıyan ilk demolarını 2000 yılında kaydetti.Ardından 2002 yılında grup prodüktörlüğünü kendilerinin üstlendiği ve Kopenhag’da kaydettikleri “How Far To Asgaard” isimli ilk albümünü Tutl Records etiketiyle çıkardı.Bu albümle birlikte isimlerini duyurmaya başlayan grubun esas patlaması ise bir sonraki albümlerinde gerçekleşti.

2003 yılında Týr, 10 şarkıdan oluşan ve Danimarka Jacob Hansen Studio’da kaydettikleri ikinci stüdyo albümleri “Eric The Red” i yine Tutl etiketi ile piyasaya sürdü.Grubun bu albümü tam anlamıyla bir patlama oldu.Albüm konsept olarak eski inanışı taşımaktadır, şarkılar da hep Faroe ve Norse efsanelerini konu almaktadır.Bir yandan albüm çok olumlu eleştiriler alırken diğer yandan grup bir çok sahne performansı sergileyerek hayran sayısını arttırdı.

Bu albüm sadece Folk Metal dinleyicisinin değil, ayrıca Metal piyasasının en önemli müzik şirketlerinden biri olan Napalm Records’un da dikkatini çekti.Şirket hemen harekete geçerek bu grubu da bünyesine kattı.Týr bir yandan konserlerle ve yeni beste çalışmaları ile meşgul olurken “Eric The Red” albümleri yeniden elden geçirilmiş ve ilk albümleri “How Far To Asgaard” dan “God of War” ve “Hail To The Hammer” şarkıları da eklenerek Napalm Records tarafından tekrar piyasaya sürüldü.Böyle grubun albümü dünya çapında da satılmaya başladı.

2006 yılının yaz sonu ve güz başına denk gelen sürecinde grup üçüncü stüdyo albümleri “Ragnarok”un kayıtları için yine Jacob Hansen eşliğinde stüdyoya girdi.Eylül ayında piyasaya sürülen albümün sözel altyapısını İskandinav Mitolojisi, Viking Savaşçıları ve kahramanca savaşlar oluşturmaktadır.Müzikal olarak ta aynı yolda devam eden grup daha bir güçlenmiş gözükmekte.
 
Eski 18-11-06, 21:40 #35
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Raven Woods

bynogame
Raven Woods



Ülke : Türkiye
Tür : Black
Firma : Atlantis Müzik
Resmi Sitesi: http://www.theravenwoods.com
Elemanlar :
Vokal: Aybars ALTAY
Gitar: Cihan ENGİN
Gitar: Emre ÜREN
Bas Gitar: Arda DEDE
Bateri: Semih ÖRNEK BLASTMASTER


Albümler

2001 - In Silent Agony
2006 - ...And Emotions Are Spilled


Grup Hakkında

1996 yılında kurulan Raven Woods bir yıl içinde parçalarını bestelemeye başladı,
1999 da çıkan EP ''In Silent Agony''Doom & Black Metal olarak nitelendirilebilir.
Raven Woods aynı zamanda müziğinde geleneksel soundları başarıyla taşıyor bunun yanında karanlık bir atmosferi var.Hızlı ve Akıcı
2001 yılında, Raven Woods 4. ve 5. Uluslararası Rock Station Festivalinde yer aldı ve Rock Hard Magazine'in(Almanya) üyeleri tarafından
çok olumlu eleştiriler aldı.Bu yıl ilk Albüm piyasaya sürüldü ''And Emotions Are Spilled''albüm oldukça bu toprakların ezgilerini taşımakta
albümde Konuk olarak Büyük üstad Arkın ALLEN nam-ı değer MERCAN DEDE bulunuyor ve tarz biraz daha değişmiş görünüyor Death & Black metal olarak
adlandırılabilir fakat eskiye göre daha agressif bir yapıya sahip.Kadroda Son Değişiklik Cenotaph'dan Semih'in Davula Ve Decimation'dan Emre'nin
diğer gitara geçmesiyle oldu ve boş olan bass gitarda Arda bulunuyor.

Ayrıca Raven Woods şu an 2007 yılında çıkıcak albüm için çalışmalara başlamış bulunmakta.
 
Eski 19-11-06, 21:54 #36
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Depressive Age

bynogame
Depressive Age



Ülke : Almanya
Tür : Black
Firma : G.U.N Records
Resmi Sitesi:
Elemanlar :
Jan Lubitski - Vokal
Jochen Klemp - Gitar
Tim Schallenberg -Bas Gitar
Norbert Drescher - Davul


Albümler

1990 - Beyond Illusions ( demo )
1992 - Innocent In Detention (promo)
1992 - First Depression
1993 - Lying In Wait
1994 - Symbols For The Blue Times
1996 - Electric Scum
1999 - From Depressive Age To D-Age


Grup Hakkında

Grubun temeli 1984 yılında o zaman ayrı olan doğu Berlin’e dayanıyor. O zaman grubun ismi Blackout’tu ve yasak olduğu için grup konser veremiyordu. Hatta Blackout’da davul çalan ilerde ise Depressive Age’n vokalisti olacak Jan Lubitzki 1986 yılında Batıya kaçmak isterken yakalanıp hapse atılmıştı. 1987’de ‘Kamikaze’ adında 2 parçalık bir demo yayınlayıp 1988’de dağılmak zorunda kaldılar. Ama bu duvarın yıkılmasına kadar sürecekti.

1990 yılında Jan Lubitzki vokalde, Jochen Klemp gitarda, Ingo Grigoleit gitarda, Tim Schallenberg bas gitarda Norbert Drescher davulda olmak üzere Berlin’de Depressive Age kuruldu. 1990’da Beyond Illusion demosunu yayınladılar. Demo sonucunda BMG/GUN firmasıyla anlaştılar. 1992 de Innocence In Detention EP’si geldi.Ardından ilk albüm First Depression yayınlandı. Grup tarz olarak Thrash metal yapıyordu ama vokalin kullanımı ve kompleks yapılarda Progresif eğilimler gözleniyordu. Oldukça kaliteli bir soundla piyasaya giriş yaptılar.

1993’de grup Lying In Wait albümünü çıkardılar ve Berlin isimli parçalarına klip çektiler. Promosyonları iyi olan GUN firması sayesinde Headbangers Ball gibi programlarda klipleri yayınlandı. Ancak grubun kategorize edilmesi ve alışılması zor bir tarzı vardı.

Oldukça üretken ilerleyen grup 1994’de Symbols For The Blue Time albümünü yayınladı. Albüm sonrasında Ingo Grigoleit’in ayrılmasıyla grup tek gitaristle devam etme kararı aldı.
1996’da Ronald Prent prodüktörlüğünde Electric Scum albümünü yayınladılar. Günümüz metal müziğinin sinyallerini veren albümlerden biriydi. Oldukça farklı ama özgün çalışmalar birde Bronki Beats ‘den Small Town Boy bulunuyordu albümde.

Grup 1999 yılında yayınladığı toplama albümle isim değişikliğini haber veriyordu artık isimleri D-Age’di. Ancak bu isimle yeni bir albüm yayınlamadılar. Son olarak tekrar kurulma gündeme gelmesine rağmen netlik kazanmadı. Son yayınladıkları demoda grup Elektronik Müzik icra ediyordu.
 
Eski 19-11-06, 22:07 #37
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Outworld

bynogame
Outworld



Ülke : Amerika
Tür : Progresif
Firma : Replica Records
Resmi Sitesi: http://www.outworldband.com
Elemanlar :
Vokal: Carlos Zema
Gitar: Rusty Cooley
Bas Gitar: Shawn Kasack
Bateri: Matt Mckenna
Klavye: Bobby Williamson


Albümler

2006 - Outworld


Grup Hakkında

Müzikal olarak power'dan progressive'e melodik metalden groove'a kadar değişik kaynaklardan beslenen bir müziğe sahip olan Outworld, Texas-Amerika'da kurulmuştur. Etkilendikleri müzisyenler olarak Y.J.Malmsteen, Symphony X ve Dream Theater gösterilebilir.

Outword, metalde yenilik arayan birkaç gruptan biri olarak gösterilebilir. Grup müziği ciddiyetle yapmanın yanı sıra bestelerde sözlerin yazımı ve bestelerin ilgi çekiciliği için oldukça fazla zaman harcamaktadır. Outworld'ün temelleri ilk olarak gitarist Rusty Cooley'nin çalışmaları ile atılmıştır. Daha sonra ona klavyeci Bobby Williamson ve davulcuları Darren Davis (sonra Matt Smith ile yer değişmiştir) katılmıştır ve grup kendi materyallerini işlemeye başlamıştır. Doksanların ortasında vokalist Kelly Sundown Carpenter ile tanışan Rusty sonunda gruba Kelly'i dahil etmiştir.

2003 şubatında Rusty Lions Music kanalıyla enstrümantal bir çıkış albümü yayınlamıştır. Bu albüm çevreden olumlu eleştiriler toplamayı başarmıştır. Rusty'nin shred gitar ile akıp giden melodileri sayesinde dinleyenlerde kalıcı bir iz bırakan bu albümde, Outworld elemanları da iki bonus trackte yer almıştır.

2003 yılında Cea Serin’in eski bassisti Shane DuBose tarafından da oldukça destek gören grup bu gazla Danimarkalı Intromental ile bir anlaşması yapmalarını sağlayan demolarını kaydetmişlerdir.

2004 sonbaharında iskandinav sinematik metal grubu Beyond Twilight sesinden çok etkilendikleri Kelly Sundown Carpenter'ı albümleri "section x" de söylemesi için davet etmiş ve Kelly albümde vokalleri üstlenmiştir.

Sonunda Replica Records ile anlaşmayı sağlayan grup 2005 yılında ilk albümleri "Outworld" için kayıtlara girmiştir.

Hazırlayan:Syko_AnGeL
 
Eski 22-11-06, 16:18 #38
Retribution Retribution çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: Sanatçı Tanıtımları

bynogame
Rep VerebİldİĞİm Herkese +replerİnİ Verdİm.
Kendİ Yorumlarimda Dahİl Olmak Üzere Konunun Tanitimi İÇİn Yazilan TÜm Msjlar Sİlİndİ Sadece PaylaŞimla Kaldi.sebebİ;tanitimlarin İlerİde İndexlenecek Olmasi.paylaŞim Yapan ArkadaŞlara Çok TeŞekkÜr Ederİm,elİnİze SaĞlik
 
Eski 22-11-06, 18:20 #39
Syko_Angel Syko_Angel çevrimdışı

bynogame
Varsayılan ...Grunge Rock...

bynogame
Grunge Hikayesi

Sözlükleri açıp baktığımızda grunge için “pis,kirli,eski püskü,yıpranmış”gibi kelimeler çıkar karşınıza.Müzik sahnesini değiştiren akımı tanımlamak gerektiğinde ise kirli,distortion’lı ve feedback’li gitarlar,güçlü davullar,belki de çoğu zaman “sessizlik-gürültü-sessizlik”trafiğiyle formüle edilebilecek bir müzik olarak nitelemek yerindedir.Ama öfkesini hardcore’dan,vuruculuğunu punk’tan,güçlü sound’unu heavy metal’den beslemiş olan grunge’ı tek bir müzik türünden ziyade belli grupların sahip olduğu veya belli gruplara yakıştırılan bir ruh birliği olarak görmek daha doğrudur.Grunge’a “Seattle sound’u” deriz ama tüm grunge gruıpları Seattle’lı değildir;etkilerini punk’a benzetiriz ama birçok grup punk kadar heavy metal de dinlemiştir;kimileri ağır tempolu,kimileri daha hızlıdır;kimilerinin şarkılarını elinize gitar aldıktan sonraki birkaç hafta içinde çalabilirsiniz,kimilerininki ise enstrüman üzerinde yetkinlik gerektiren partisyonlarla doludur.Ama tüm farklara rağmen grunge grupları birdir gözümüzde,yukarıda “ruh birliği”dediğimiz şey sayesinde.Grupların her birinin şarkı sözlerindeki öfke,korku,keder,yalnızlık sıkıntı temaları;fanlarıyla ilişkileri ve müzik endüstrisine karşı tutumları benzerdir.Grunge’ın söylemindeki karamsar ton,X kuşağı’nın umutsuzluğuyla paralel bulunur.1960’lar sonu-1980’ler başı arasında doğan,kültürel aidiyet hissetmeyen,toplumla ilişkileri zayıf,güçlü hedeflerden yoksun bir kuşaktır X kuşağı.Bir önceki kuşağın mensupları olan yuppie’ler para kazanmayı,mevki sahibi olmayı her şeyin üstünde görürken,X kuşağı kararsızdır.İşte grunge hayatlarındaki boşluğu para ve kariyerle doldurmanın mümkün olduğu inancına;markaların,mevkilerin her şeyin üzerinde görüldüğü anlayışa karşı çıkar.Kocaman bir kuşağın umutsuzluğunu paylaşır.İşte her grunge grubunda ortak olan nokta budur.Hair metal’in suya sabuna dokunmayışından da,süslü megastarların steriliğinden de uzaktır.Bu yüzden samimidir,gerçekçidir.


Müzikal Kökler

Nirvana grunge’ı yerüstüne taşıyan gruptu,hareketi başlatan işaret fişeğiydi.Ama ne ilk grunge grubuydu ne de “grunge” adını ilk kullananlardı Kurt Cobain ve tayfası.Karanlığı ve gitar riff’lerini Black Sabbath önderliğindeki erken 1970’ler metainde,kirliliğini Iggy&The Stooges,MC5 gibi protopunk’larda,gitar riff’leri ve umarsız ruh halini Crayz Horse dönemi Neil Young’ından bulabiliriz.Kuzeybatı Amerika orijinli punk grupları The Fartz,The U-Men,The Fastbacks ile daha ağır ve sert bir sound’a sahip olan TheMelvins grunge’a ilham kaynağı olan,hatta erken grunge grupları sayılan yerek ekiplerdendir.1983’te kurulan Green River ise çoğunluğa göre ilk grunge grubudur.Seattle dışında hiç tanınmamasına,kariyerinde hiçbir ticari başarıya ulaşamamış olmalarına rağmen kent içindeki etkileri ilerleyen yıllarda rock tarihi içinde bir kült olmalarını sağlayacaktı.Grubun lideri Mark Arm,1981 yılındaki bir fanzin röportajında o zamanki grubu Mr. Epp’in müziğini tarif etmek için “katıksız bok,katıksız pislik(grunge)”ifadesini kullanınca grunge teriminin isim babası da olmuş oldu.Erken grunge sahnesinde The Melvins,Malfunkshun ve Soundgarden arasında albümleri ilk yayınlanan grup da Green River’dı.1985 tarihli Green River ‘n da içinde olduğu bir toplama var ki,bahsetmeden grunge tarihini yazmak imkansız:Seattle bazlı “Deep Six”adlı albümde Melvins,Soundgarden,Malfunkshun,Skin Yard veThe U-Men’den parçalar vardı.Skin Yard basçısı Daniel House ‘un çabalarıyla bir araya getirilen gruplar,Seattle sound’unun kayıtlı ilk örneğine imza atmış oluyorlardı böylece.Aynı yıl “Sub Pop 100”adında bir toplama ve 1987’de Green River’ın “Dry As A Bone”ve”Rehab Doll” isimli EP’lerini yayınlamak,daha sonra da Sub Pop Singles Club adında bir kulüp kurarak üyelerine her ay bir single yollamak da firmanın eylemleri arasında yer aldı.İnsanlar “ne punk,ne de metal”olan bu müzik türüne karşı hayranlık duymaya başlamışlardı.

Seattle Sound’u Oluşurken

1988,Seattle için önemli bir yıl oldu.Öncelikle Green River,iç dinamikleri itibariyle devam etmesinin imkansızlaştığı bir noktaya geldi.Glam ve Punk’ı harmanlayan Mother Love Bone’un temelleri atıldı.Yılın 2.önemli hareketi de efsanevi toplama “Sup Pop 200”in yayınlanmasıydı.Birçoğu ‘90’larda ya yıldız,ya da kült olacak birçok grubun bir araya geldiğiçok mühim bir kayıttı bu;Nirvana,Soundgarden,Mudhoney,Green River,Screaming Trees,Tad ve Fastbacks gibi.1980’lerin sonuna gelindiğinde Alice İn Chains ilk albümünü yayınladı.1989’da yayınlanan Nirvana albümü ‘Bleach’ 1970’lerin Black Sabbath ve Led Zeppelin sound’unu yansıtan bir yapıdaydı.


Grunge’in zirvesi: “Nevermind”

24 Eylül 1991’de ‘Nevermind’ albümü yayınlandı.İlk single ‘Smell Like Teen Spirit’ ise bundan iki hafta önce gün yüzü gördü.’Smell Like Teen Spirit’in umutsuz 90’lar gençliğinin sesi olduğu inancı hakimdi artık.Sadece birkaç ay yetmişti her şeyi değiştirmeye.İşte bu,post-punk döneminde özellikle Amerika’da hep halının altına süpürülen alternatif hareketin patladığı noktaydı.Artık popstarlar için başarı garanti olmayacak,plak şirketleri ayrıksı seslere de şans tanıyacak,sosyal ve politik duyarlılık sahibi gruplar da dinleyiciye ulaşabilecekti.Bu hareketin bayrağı grunge,en önde giden temsilcisi Nirvana’ydı.Sonraki iki yıl boyunca tüm dünya Amerika’nın Kuızeybatısından gelen bu uzun saçlı çocukların sesine kulak verecekti.
Andrew Wood’un ölümünden sonra biten Mother Love Bone’un elemanlarınca toparlanan Pearl Jam ,Nevermind’dan birkaç ay önce çıkardıkları “Ten”in patlamasıyla akımın en popüler iki grubundan biri olacaktı.Üçüncü albümü ’Badmotorfinger’la yerüstüne çıkan Soundgarden ,dördüncü albümü “Superunknown”la grunge çağının en önemli albümlerinden birine imza atacacaktı.“Grunge”ın dört büyükleri arasındaki en depresif ekip olan Alive İn Chain dahi “Dirt” albümüyle 3milyondan fazla satacaktı.San diego’dan Stone Temple Pilots da Seattle çıkışlı olmamasına rağmen grunge’ın yıldız yaptığı beşinci grup olacaktı.



Mainstream’den Kopuş

Doğa kanunlarının bir gereği olarak grunge akımı da mainstream’deki hakim konumunu yitirdi,hem de tıpkı yükselişi gibi çabuk bir şekilde .Bunu farklı birçok sebebe bağlamak mümkün ama ilk akla geleni tabiî ki Nisan 94’te aramızdan ayrılmasıydı.nasıl hippie kuşağı Jimi Hendrix ve Janis Joplin’in ölümleriyle derin bir umutsuzluğa kapılmışsa,grunge da öyle kaybetti yolunu;rehberi saydığı adam kimseden bir farkı olmadığını iddia etse de…Evet,grunge’ın mainstrean’de kalması bu açıdan paradoksaldı belki de;Kurt Cobain,Layne Staley,Andrew Wood gibi adamların genç yaşta bu dünyadan göçüp gitmeleri,sistemle asla barışamayacaklarını ortaya koyuyordu bir bakıma.Mother Love Bone zamanında kariyerist idealleri olan Jeff Ament ve Stone Gossard dahi,”Ten” 12milyon sattıktan sonra gruplarının şan-şöhret meselesine dayalı bir çizgide var olmasının imkansız olduğuna karar verdiler;yıllar geçtikçe Pearl Jam’i klip çekmeyen ,albümlerini bilinçli olarak az sattıran,endüstrinin kurallarına karşı koyan bir grup haline getirdiler.İşte bu yüzden değerliydi grunge,o ruha sahip gruplardan hiçbirisi baştaki isyanına ters düşecek bir noktaya gelmedi.Kimisi için böyle bir şekilde ihanet etmemenin karşılığı ölmek,kimis için de ortadan kaybolmak olsa bile…



Post-Grunge

Grunge belki bitti ama etkisinin hala var olmadığını söylemek mümkün değil.Alternatif sound’u mainstream’e taşıyan,punk’ı günümüz dinleyicisine taşıyan grunge,Amerika’da Green Day ve Offspring’in başını çektiği yeni kuşak punkların global ölçekte başarılı olmasına imkan sağladı.Grunge İngiltere’de de gitara düşkün bir müzik sever kuşağı oluşturdu.Blur,Pulp gibi yıllanmış gruplar yerüstüne çıkmayı başarırken Oasis,Ash,Supergrass gibi gruplar yüksek tirajlar yakaladılar.90’lar ortasından itibaren Amerika dışında Silverchair(Avustralya),Bush(İngiltere) gibi gruplar Seattle sound’unu yaşatmaya çalıştılar.İlerleyen yıllarda Amerika’da Creed, Nickelback gibi gruplar daha da yüzeysel birer grunge yorumuyla daha da başarılı oldular ancak eleştirel açıdan hiç ciddiye alınmadılar ve endüstride herhangi bir etki de yaratmadılar.Ancak 2000’ler rock’ını yeniden heyecanlı kılan,The Strokes’la başlayan retro akımın birçok temsilcisinin ellerine gitar aldıran,punk denen şeyin ne olduğunu anlamalarını sağlayan grubun da Nirvana olduğunu düşündükçe,grunge’ın silinmesi imkansız etkisini daha net anlıyoruz,Ama şaşırmıyoruz;1991,yıl 0.Sadece bir müzik türüne değil,milyonlarca kişiye hayat öpücüğü verdi grunge;kimbilir daha kaç hayatı değiştirecek!
 
Eski 22-11-06, 18:42 #40
вαчвαгs ♪ мєгcuгч вαчвαгs ♪ мєгcuгч çevrimdışı

bynogame
Varsayılan C: ...Grunge Rock...

bynogame
Güzel bir yazı..Teşekkurler..Grunge dediğimız vakit Soundgarden derim ben..
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 03:15
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Tatil


bynogame