Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 27-01-19, 10:49 #81
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler


Evliya Çelebi Sözleri


Gönlünü dinle ama her istediğini verme.

Dil orucu tut, gönül orucu tut sadece aç kalma.

Paran pulun olmasın sana terbiyen yeter.

Dilinden de gönlünden de Allah’ı eksik etme.

Sırrını en yakınına bile söyleme.

İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma.

Haram ve yasak edilen şeylere yaklaşma.

Kanaatkâr ol. Çünkü kanaat tükenmez bir hazine

Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun

Davetsiz bir yere gitme.*

Gidersen emin olduğun yere, namuslu kimseye git.

İki kişi konuşurken dinleme.

Her mecliste duyduğun şeyleri/sözleri aklında tut

Rıza lokmasıyla yetin.

Beş vakit namaza devam edip iyi hâl ile tanınarak, ilim ve faziletle meşgul ol.

Besmelesiz yemek yeme.

Dünya için bir şey isteme,

kendinden nefret ettirme!

Kimsenin payına hakkına göz dikme.

Topluluklardan duyduğun sözleri aklında tut!

Sırrın var ise sakın kimseye söyleme.

Dâima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma.

Namahreme bakıp ihanet etme.

Bütün konularda bilgi sahibi ol!

Dertlilere yardım et

Her zaman geniş kalbli ve hoş meşrep ol.

Kötüye yoldaş olma

Elbisenin söküğünü üstünde dikme.

Kötülemekten, fenalıktan uzak ol.

Bir şey koymadığın yere el uzatma.

Senden büyüklerin önünden gitme.

Beraber olduğun, tanıştığın kişilerden asla bir şey isteme.

Tutumlu ol, kimseye muhtaç olma


HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR


Hiçbir müslüman hanımına karşı kin besleyip buğz etmesin.

hanımında hoşlanmayacağın huylar varsa da memnun olacağın huyları da vardır.

Ashabım, kadınlara hayırla muamele edip iyi davranmanızı tavsiye ediyorum.

Hanımlar sizin idarenize ve himayenize verilmiş emanetlerdir.

Hanımların kötülük işlemeleri müstesna onlar üzerinde zorbalık yapmaya hakkınız yoktur.

Hanımlar ahlaksızlık yaparlarsa onları yataklarında ayrı bırakın, yaralayıp berelemeden onları dövün

Hanımlar size itaat ederlerse onların aleyhine bir yol aramayınız.

kadınlarınızın sizin üzerinizde hakları olduğu gibi sizin de onlar üzerinde hakları vardır.

kadınlar üzerindeki haklarınız yatağını yabancılardan korumaları ve istemediğinizi eve almamalarıdır.

Kadınların sizin üzerinizdeki hakları giyim kuşam, yeme, içme ve gücünüzce onlara iyi bakmanızdır.


kadınlarımızın hakkı Yediğin gibi yedirmek, giydiğin gibi giydirmektir

kadınlarınızın yüzüne vurma, kötüleyip ayıplama,

kadınlarınızla ayrı yatmaya mecbur kalırsan bu işi sadece odanın sınırlarını aşmayacak şekilde evinde yap

Mü’minlerin iman bakımından en iyi olanları ahlaken en iyi olanıdır.

En Hayırlınız hanımlarına karşı hayırlı olanlardır.”

Kadınlarınızı dövmeyiniz”,

Kadınlarını döven o kimseler sizin hayırlılarınız değildir.”

“Dünya kendisinden faydalanılacak geçici bir faydadan ibarettir.

dünyanın fayda sağlayan en hayırlı varlığı dindar kadındır.”


Nisa suresi erkekler kadınlar üzerine yönetici ve koruyucudurlar.

Nisa suresi Dürüst ve erdemli kadınlar gerçekten itaatli olanlardır.

Nisa suresi erdemli kadınlar kocalarının mal ev namus ve iffetlerini koruyanlardır





Barış Manço Sözleri

Bir ben var ki benim içimde benden öte benden ziyade.

Para pula ihtişama aldanıp kanma
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi?

Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi?

altı üstü beş metrelik bez için boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?

Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor biliyorum dönence

Barış der her bir yanın altın taş olsa, Dalkavuk’lar el pençe divan dursa
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok

Sabret gönül sabret, sakın isyan etme

Bir gün elbet bitecek çile, isyan etme

Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze… Orda öyle bir isim var ki kuldan öte kuldan ziyade O’nu düşün o’na sığın
o senden öte benden ziyade.

Unutmak kolay demiştin… alışırsın demiştin… Öyleyse sen unut beni yeter ki benden isteme.

Altın çöpe düşse değerini kaybeder mi? Tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın eder mi?

Söz gümüşse sükut altınmış Demek ki susmak daha kıymetli

Sessiz sakin durmak varken Konuşup yorulana bilmem ne demeli

Aman yavaş aheste. Diyeceğim o ki kişi yetinmeli

Yaşam dediğin kısacık bir çizgi

Namus şeref onur hepsi güzel ama En önemlisi helal alın teri.

Bir gün bir yoksul öldü, üzüldü mahalleli Ama bir kefen parası, bulamadı mahalleli

Kul Ahmet dedi yalan dünya Çıkardı ceketini Örttü garibin üstüne. Kaldırdı cenazeyi Sonunda herkes anladı Ya nasip ya kısmeti.

Yaz dostum Yoksul görsen besle kaymak bal ile

Yaz dostum Garipleri giydir ipek şal ile

Yaz dostum Öksüz görsen sar kanadın kolunu Yaz dostum Kimse göçmez bu dünyadan mal ile.

Altın çöpe düşse değerini kaybeder mi?

Tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın eder mi

Çivi çiviyi söker derler, Soğuktan donanı buzla ovarlar.

Ben zaten yanmışım dostlar, Peki beni fırına mı koysalar.

Zeytin suyuna kuru ekmek, Böyle gelmiş böyle gidecek.

Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker Doğru tartan esnaf rahat huzurlu gezer

Eğrinin ve doğrunun hesabı mahşerde

Dünyada biraz huzur her şeye bedel

Sağlığın nasıl gülüm sen ondan haber ver

İlaç neye yarar vade geldiyse eğer.

Dün yine seni andım gözlerim doldu O tatlı günlerimiz bir anı oldu

Ayrılık geldi başa katlanmak gerek

Seni çok çok özledim arkadaşım eşek

Unutma ki dünya fani, Veren Allah alır canı

Ben nasıl unuturum seni, Can bedenden çıkmayınca.

Yaz dostum bu dünyadan kimse göçmez mal ile.

Diyeceğim o ki kişi yetinmeli yaşam dediğin kısacık bir çizgi,

Kendini yoksa sultan mı sandın Seninki sade isim benzerliği

Bu dünya kimseye kalmamış Hele bir düşün, sana niye kalsın

Uzun kulaklarını son bir kez salla, Tüm eski dostlarımdan bir haber yolla. Seni çok çok özledim arkadaşım eşşek…

Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde Bir türkü tutturmuşum Duyuyorsun değil mi?

Çalacak bir kapım yok Mutluluğa hasretim Artık sokaklar benim Görüyorsun değil mi?

Bizi ancak ölüm ayırır diyordun bana; Seni benden ölüm bile ayıramadı işte; Nasıl kıydın kendine gül bebeğim.

yoksul görsen besle kaymak bal ile, garipleri giydir ipek şal ile Han senin, hamam senin, konaklar senin

Tarla senin, çiftlik senin, bağ bostan senin Diyelim ki, dünya malı senin Ağız tadıyla yersen bir şeye benzer.

Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden Bir selam sana gönül dağlarından Gel sende katıl bizlere Dolaş bahçemizde

gönlünce Uzat korkma elini Bak beş parmağım var benimde. Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sığmıyor

O deli dolu neşe dolu kişi ben değilim sanki Dışarısı buz gibi lapa lapa kar var benim içim yanıyor

Eksi kırk derece soğuk suda bile yüzerim inan ki.

Yıllardır sürüp giden bir pay çabası Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna

Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok.

Alla beni pulla beni al koynuna yar Gözüm senden başkasını görmez oldu Gönlüm senden bir şey ister nasıl desem yar.

Senin için dağlar deler yol açarım yar Senin için denizleri kuruturum yar
Senin için gök kubbeyi yerlere çalarım

Canım iste canım bile sana kurban yar

Dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun Deniz derya gökler hep yerinde dursun Saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar


Çıra gibi uğrunda ben yanayım yar Yıldızlar yerinde güzel bırak dursun yar Saçlarımı ellerinle okşa yeter yar

Rüzgar olup ince beline sarılayım yar Çimen olup ayağına serileyim yar Sürme olup gözlerine sürüleyim yar

Her yeni doğаn bebek yeni bir dünyа demek.

Geçmişini bilmeyen bugününü аnlаyаmаz ve yаrınını kurаmаz.


güzelde bir çirkinde bir sevdim diyene

Toprаktаn geldi insаn, yine toprаğа dönecek

insаn iki lokmа ekmek için ömür boyu dövüşecek.

Gençlerimizin ülkemizi iyi yerlere getireceğinden eminim; biz onlаrа köstek olmаyаlım yeter.
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-01-19, 11:05 #82
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler


Tuncel kurtiz sözleri

içindeki acı gerçek bıçak gibi saplanıyor insana.

Oyunun sonuna geldiğinde, çoktan tükenmiştir gidecek olduğun yerlerin.

Öldürmek için gelen öldürmeden dönebilir ama ölmek için gelen.. Ölmeden dönmez.

Gecenin bir yarısı sorgun bitti diyip açarlarsa kapını aslında niye açtıklarını da bilirsin evlat.

Oyunun sonunda her yol, ayrı bir sondur.

Dostunu yanına da alsan, karşına da alsan,o her zaman seni vuracak bir pozisyon bulur.


Yapacak bir şey kalmayınca, hiçbir şey yapmamak en iyisi.

Aileden biri ayrıldığında, yüzünü unutsan da, sesi kalır seninle.

Nereye gidersen git şunu unutma. Herkes gün olur evine döner.

Kendinizi unutmayın paşa hazretleri bazı insanlar vardır ki kendi kendilerine zarar verirler.

Oğlum hak için,din için,devlet için çalışmak varken safahat alemlerinde günah işlemekle meşgulsun bunu nasıl yapıyorsun ben anlamıyorum.

Bazen karşımızdakine “kendi adıma çok üzüldüm” diyemediğimiz için,”senin adına çok sevindim” deriz.

Tüm masumiyetiyle hayatımızda yer alan çocukların katledilmesine ve buna göz yuman duyarsızlara şaşırıyorum!

Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için, ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.

Seni ölüme götürse de, Doğrudan asla şaşmayacaksın.

Bir avuç kömür için, bir ömür verenlere. Dualarımız sizinle.

Ve son sözü hep alın yazısı söyler.

Hayatın kuralı ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda.

Yalnızlığına iyi bak ve çok iyi sahip çık, kaç kişinin emeği var onda.

Sömürü ve işgal var ise
ya istiklal*ya ölüm*diyen de vardır.

Bu alemde en mühimi adaletin terazisini doğru tutmaktır.

Kim kazanmışki ben kazanacaktım seni bu şehri.

Ağacada sen ve ben gibi nefes lazım Yakın çatarsan onları nefes alamaz.

Ailen olmadan kolay hedefsin düşmanlarına.

Sen kendin için yalvarırsın, ben sevdiklerim için.

Verdiğimiz kanlı dersi alan gelip bize veriyor aldığı dersi.

Aileden biri bıraktığında seni ya da sen bıraktığında aileni, karanlıkta hala çağırırsınız birbirinizi.

Bir babanın çaresizliği, çaresizliklerin en korkuncudur.

Baba ile çocuk, birbirine emanettir

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı.

Geçmişe sorular soran kendi sesinin yankısını gerçek sanır.

Sen adamlarına öldürmeyi öğrettin, ben ise ölmeyi.

İnsan bir gün gırtlaklayacağı tavuğu sevmeye kalkarsa, aç kalır!



Kiminle güldüğünü belki unutabilirsin ama kiminle ağladığını asla !

Merak; aşktan daha güçlü bir şey.

Bir kere âşık olunca bilirsin aşkın sana ne yapacağını,

Eğer birini merak edersen, o merak seni alır götürür.

Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer; en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir.

Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en son yol ona ihanet etmektir.

Sevilmeyi hak etmediğini düşünen herkes yalnızdır.

Sevmekten korkanın kaderi ise yalnız kalmak değil, nefret ettikleriyle baş başa kalmaktır

Herkesin bir geçmişi vardır, bir de geçmemişi.

Küfür şeytana mahsustur, tövbe insana!

Aşk kadına yakışır, sevmek adama.

Bazen hayat seni öyle zorlar ki yolun başında kimdin unutursun.

Eğer birisi seni aldatmışsa, bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

Bir kere ihanete uğradın mı, anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri. Hatırladıkça affetmek istersin yeğen.

Mademki; bu dünya bile yok olacak bir gün, sevginin bitmesine insan neden üzülsün?

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı? Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

Uykun gelmiyor diye gözlerini suçlama, Belki de o beklediğin uyku değildir.

Çünkü affetmek, unutmak demek! Öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin.

Erkek aldatıldığında ihanete uğrar. Kadın aldatıldığında tercih edilmediğini anlar.


Kaygılanma çocuk, herkes ölür! Kimi toprağa, kimi yüreğe gömülür.

Ezel duy sesimi! Bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen, hatırladıkça çekerler seni içeri, hatırladıkça affetmek istersin yeğen

affetmek unutmak demek, öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin,

çırpınma boşuna yeğen, o hançer bir kere saplanınca sırtına çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin
Herkes öldürür sevdiğini.




HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.

Amir memurlarının çobanıdır.

Erkek, aile ve çocuklarının çobanıdır.

Kadın da evinin ve çocuklarının çobanıdır.

hepiniz birer çobansınız ve idareniz altında bulunanlardan sorumlusunuz.”

Bir koca karısına ihtiyaç duyup ta yanına çağırdığında kadın ocak başında dahi olsa hemen kocasına gelsin.

Bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.”


bir kadın kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse cennete girer.

kadın kocasına eziyet ederse erkeğin hurilerden olan hanımı şöyle seslenir. Allah canını alsın

kadın kocasını üzerse erkeğin huri olan hanımı derki üzme o adamı, o senin yanında misafirdir. Yakında senden ayrılıp bize kavuşacak.

Benden sonra erkeklere bıraktığım en zararlı imtihan vesilesi kadınlardır.”

“... Süt annelerinin ve çocuğun emzirme süresi masraflarını karşılamak çocuğun babasına aittir...” (2 Bakara 233)

Talak suresi Geniş imkanlara sahip olan kişi durumuna göre nafaka versin.

Talak suresi Rızıkı dar kimse Allah’ın kendisine verdiğine uygun biçimde nafaka versin

Talak suresi Allah hiç kimseyi verdiği imkandan fazlasıyla yükümlü kılmaz.”

Allah rızası için ne harcarsanız Allah onun yerini daima doldurur Sebe suresi


Allah yolunda cihad için kölenin hürriyeti için muhtaca sadaka ve çocuğuna harcadığın paralar içinde sana en çok sevap kazandıranı çoluk çocuğuna harcadığın paradır.”

İbrahim Dizlek -sözleri

Düşme Görüş günlerin yasaklanır, gelenin gidenin olmaz.*Bayram eder düşmanların, düşme!*

Düşünce düşüncelerin değişir hayata dair.*Dostluk, arkadaşlık, aşk… yeniden şekillenir beyninde, düşme!*

Hayatın ve dostların vefasızlığını görünce yaralanır duyguların en derinden, düşme!*

Düştün mü ilk önce güvendiklerin vurur sırtından.*

Düştün mü Kimse bakmaz yüzüne, işe yaramaz adam olursun.*

Düştün mü Bir bir uzaklaşır dostların senden.*Tutacak dal bulamaz yorulursun, düşme!*

Düştün mü isyan edersin yaşadığın hayata,*Gözyaşlarını dökersin her gece yastığa.*

Düştün mü Yılanın masum, kurdun suçsuz, çakalın çakal olmadığını anlarsın

Düştün mü iki yüzlü insanları görürsün düşme!*


Düşenin dünyada dostu yoğumuş
aman aman*Yoğumuş ölem ölem*


Düşme, düşünce sahili olmayan bir deniz olur koca dünya.*Sığınacak bir liman bulamaz, kaybolursun.*

Düşme İki yüzlü düzenbazlar hüküm sürerken, sen kederinden kahrolursun.*

Düşme! Düştün mü baş ucunda bir tek anan olur, gerisi yalan olur.*

Düşme 'İmdat!” demeye engel olur gururun Kalıbı beş para etmez adamın söylediği sözden yaralanır onurun, düşme

Düşersen maziye dalar gözlerin, yazılmamış hikayeni okursun.*
Düğümlenir boğazında kelimeler, kederinden kahrolursun düşme!*


Haddini de hesabını bileceksin Yoksa farkın kalmaz bu yolda gidenlerle.*
Seni üzenleri hayatından sileceksin gerekirse, düşme!*

En iyisi mi bir kurşun hayatın orta yerine, barut izleri kalsın ellerinde;*
Ama sakın, düşme!*


Boşa aldım hayatımı*Tepe taklak gidiyorum hayatın dik yokuşunda*
Gözümü karartım soytarı zaman da*
Korkum yok azrailden*Lakin haysiyet kalmamış ölümün duruşunda*

Beni canımdan bezdirenlere yazıklar olsun*

Dostu düşmanı seçmek zor bu soytarı zamanda*

Menfaat için adam satanlara yazıklar olsun*


Eskiden asalet vardı insanların duruşunda*Özüyle sözü belli olurdu her konuşmasında*

Sonu belli olmayan bu hayat savaşında*
Mert ile namerti seçmek zor bu soytarı zamanda*

Özüyle sözü belli olmayanlara yazıklar olsun*Dostuna ihanet edenlere yazıklar olsun*


Zengin yalanı doğru fakirin doğrusu yalan olmuş*Vicdan terazisi kalmamış

Mevki makam için her şey mübah olmuş*Kula kulluk yakışır mı?*

Hakkı savunmak zor bu soytarı zamanda Hak yerine kula kulluk edenlere yazıklar olsun*

Gel gardaşım ayrı gezme* Kula kulluk yakışır mı?* Zalıma boynun eğme*
Kula kulluk yakışır mı? Yakışır mı? ?


Eskiden büyük büyüklüğünü küçük küçüklüğü bilirdi*Herkes hakkını alırdı atasından

kalan terbiye hazinesinden*
İnsanca yaşamak zor bu soytarı zamanda* insan ayıranlara yazıklar olsun*

Eksimiz artımızdan fazla*
Bu yaralar kapanmaz bu tozla*
Yerle yeksan olacağız bu hızla*
Geçmişi unuttuk bu soytarı zamanda*

Çıkar arsalarına kurmuşlar gönül saraylarını*Yârine ihanet edenlere yazıklar olsun*

Aslını inkâr edenlere yazıklar olsun*
Sevgiden eser kalmamış bu soytarı zamanda*

Yârine ihanet edenlere de yazıklar olsun*Dilimize zincir vuranlara yazıklar olsun*Hak yerine kula kulluk edenlere yazıklar olsun*

Gelmişinden geçmişinden habersiz yaşıyor gençlik*Hafızasını kaybetmiş insanlar*Özgürce yaşamak bu soytarı zamanda*

Dilimize zincir vuranlara yazıklar olsun*
Akarsu darda kalsa da*Dünya halkı hep ölse de*Bunun sonu ip olsa da*
Kula kulluk yakışır mı?

Hak yerine kula kulluk edenlere yazıklar olsun*Kula kulluk yakışır mı?
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-01-19, 12:28 #83
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler


Aşık Sefai sözleri

Bayraksızlar bayraksızlar*
Yere düşse bayrak sızlar*
Nerden bilsin kıymetini*
Soysuz sopsuz bayraksızlar

Bayrak yere düşerken*
Alkışlayan ******i*
Kahredecek Türk milleti*
Destek veren güçleri

Susmayın ey milletim*
Bayraksızda ar olmaz*
Susar ise yiğitler*
Vatan bize yar olmaz

Meleküt aleminde*
Destan olan can bizim*
Dalgalansın bayrağım*
Üstündeki kan bizim

Al rengine kara bağlar*
Yastadır deli gönül*
Aşık'ın olmuşum senin*
Hastadır deli gönül

Renginde şehitlik gizli*
Hilâlinde mana var*
Yüreğimde saklamışım*
Kurbanında kına var

Toprağa düşse yiğit*
Ölüm güç verir bize*
İnancıma teslim oldum*
Zulüm güç verir bize

Uğrunda ölen yiğit*
Kim ne bilsin ne kadar*
Geriye ne can kaldı*
Hepsini kurban adar

İki yaşında yiğit*Kürşad'ımı vurdular
Ne olurdu yazmasaydın*kara yazıyı*
Bilmeseydi namert İçimdeki sızıyı
Yıldızların isyanı var*Bayrağım hançerlendi*Şimdi çağlar ağlasın

Hilâl taşıyan felek*
Delik deşik bu yürek
Başı bozuk yaylada*
Pusuları kurdular*
İki yaşında yiğit*
Kürşad'ımı vurdular
Şimdi dağlar ağlasın*

Bundan gayrı düşmanım*
Bayrağa ters bakanlar*
Artık hesap vermeli*
Dağı taşı yakanlar

Dört aylık bebeklere*
Kurşun sıkan nerdesin*
Nereye gidersen git*
Öleceğin yerdesin

Hükmü ilâhi varsa*
Belki korur Yaradan*

Kan düşmanı olmuşuz*
Bu vatanın ekmeği
Gözünüze durmalı
Yiğit bir can gelmeli*
Sizden hesap sormalı

Ay yıldızlı bayrağa*
Bu yeryüzü dar gelir!


Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
Kimse söylemesin buna yazıktır beyler
Bunların soyu bozuk Türk'e düşman bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Bu Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler

Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten

Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız Oğuz size yar olmadı
Senelerdir vatanın ekmeğini yediniz
Eleneceksiniz beyler ince ince elekten

Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

İhanete yar mı olur yüce dağların karı
Üstünüze zalım geldi bu senenin baharı
Deli poyraz gibi vurdu öksüzlerin baharı
hesap sorulacak Apo denen köpekten

Dağlar taşlar bu ovalar bilin ki
Türk'ün yurdu Aslımız insan neslidir Türk'e semboldür kurdu

Soyu ermeni olanlar nerden bilcek kürdü Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten
Feryat eylemez mi sandın yavrusuna ana doymak bilmediniz akıttınız kana

İnsan olan cana kıymaz nasıl kıydınız cana Anası nenni söylerken kan damlıyor belekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Alperenler şehadeti seslenirken çağrına Mehmetçikler şehit düştü bu vatanın uğruna

Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Hainlerin yaptıkları yanlarına kalır mı
İhanetin affı olmaz Vatan şehitler toprağı seni toprak alır mı

Boynuna urgan dolayın sağlam olsun ipekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun Ne dinin var ne imanın sen ne biçim gavurdun

Hem korkaksın hem zavallı zoru gördün kıvırdın Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten

Şehit analarının gözündeki yaş bitsin
Vatanımın üstündeki kara bulutlar gitsin
Asın gardaş bu iti şehitler rahat etsin

Sefai deli oldu senelerdir demekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten



HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça hayra ve cennete ulaşamazsınız.” (3 Al-i İmran 92)

“Ümmetine ve yakınlarına namazı emret. Taha suresi

namaza sımsıkı sarıl Taha suresi

namazı emretmede dirençli ve dayanıklı ol.Taha suresi


Ey iman edenler, kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun tahrim suresi


Cehennemin yakıtı insanlar ve tutuşturulmaya yarayan taşlar veya taştan yapılmış putlardır tahrim suresi


Hz Muhammed bir gün Hz Hasanın
sadaka hurmalarından yediğini görünce
tuh tuh at onu bizim sadaka yemediğimizi bilmiyormusun? buyurdu.

Hz Muhammed Hz Hasana Bize sadaka yemek helal değildir buyurdu

Ey çocuk besmele çek sağ elinle ve önünden ye!”

“Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.

Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur.

Erkek ailesinin çobanıdır, sürüsünden sorumludur.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-01-19, 18:45 #84
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

Kazım Koyuncu Sözleri

Şarkılarla geçtim aranızdan.

Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım, baba. Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.

Yerim yurdum yoktur benim, dünyada bir yerdeyim.

Sevgi bin kilometre ötede bile olsa gelir dokunur bize.

Birbirimizi sevmemiz için birbirimize benzememiz gerekmez.

Bir şey ürettim ben, üç beş kişilik şey değil, sevgi denen şey herhalde.

Bilemiyorum; bazen aklım yetmiyor, tüm akılları toplasamda bir aşk etmiyor.

Savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlamak için, savaşmak zorunda değiliz.

Bütün savaşlardan beter bir savaş. Saklanacak yerin yok. Ne yer, ne gök, ne de suyun altı.

Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizli’yim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.

Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşmamıza gerek yok.

Hayatım boyunca Türkiye’deki sistemle mücadele ettim. Sonunda fark ettim ki sistemle kanser aynı şey.


Bir çocuk gibi görmek istiyorum her şeyini dünyanın.

Sevgi çok önemli bir şey. Sevmeyi bilebilmek, sevdiğini hissedebilmek, seni sevenlerle göz göze gelebilmek.

Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir.

Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır

Tüm topraklarda memleketimizdir.

Konserime sadece bilet alarak giremezsiniz. Herkes gelirken bir kitap getirsin. Kapıda durup tek tek kontrol edeceğim.

Yüz sene daha yaşasam, yapsam, yapsam, yapsam hep yapsam yine eksik gideceğiz.

Ne kadar eksik gidersek hayatta yapacak o kadar çok şey bırakırız.

Devrimi düşlüyorsan ona göre yaşarsın. Yürüyüşün farklı olur.

Devrime inanıyorsan Bakkala, manava başka türlü davranırsın. Bunun için sana kimse puan yazmaz tabii ama anlarlar. Orada birisi farklı yürüyordur.

Trabzonspor’ u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanan milliyetçi bir davranış değildir.

Benim için Trabzonspor, güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı.

Birkaç aylık ömrün var. Soruyorsun kendine, Ne götürmek istiyorsun? Para yok işine yaramaz. Can kalıyor elinde,

Şimdi gitmemem için ölmeyi düşünmemem için bir sebep var. Acayip bir sevgi var.

Kanseri, kanser olmayanlar anlayamaz. Kanser de oldum artık.

Ben kanserden çok korkan bir insandım. Kanserim ve korkmuyorum.

Sadece beni sevenleri ve özgürlüğümü düşünüyorum.

Ölüm küçük bir şey, ama hastalık özgürlüğünüzü sınırlıyor.

HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

Ey Ebu Zer çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy ve komşularını da gözet.”

Rasulullah şöyle vasiyet etti: “Çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy sonra da komşularını gözden geçir

muhtaç durumda olanlara bir pay ayır.

Vallahi iman etmiş olmaz Yapacağı fenalıktan komşusu emin olmayan kimseler

Komşusu zararından emin olmayan kimse cennete giremez.

Ey müslüman hanımları, komşu hanımlar birbirleriyle hediyeleşmeyi küçümsemesin


Komşu komşusunun duvarına kiriş koymak ağaç çakmak çivi vida vb. şeyler yapmasına mani olmasın.”

Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin.

Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin.

iman eden mutlaka hayırlı söz söylesin veya sussun.”

Hz Aişe Ya Rasulallah iki komşum var hangisine hediye vereyim? Diyince
“Kapısı sana yakın olana ver. buyurdu.

Allah katında arkadaşların en hayırlısı arkadaşına faydalı olandır.

Allah katında komşuların en hayırlısı komşusuna faydalı olandır.”

“Yalnızca Allah’a kulluk edin

O’ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın.

Ana babaya yakın akrabaya, yetimlere, muhtaçlara yakın komşulara ve uzak komşulara iyilik yapın Nisa suresi

yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındaki hizmetçi ve işçilere
iyi davranın.” Nisa suresi

iyilik yapın iyi davranın Nisa suresi

Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun Nisa suresi

akrabalık bağlarını gözetin.Nisa suresi

Onlar Allah’ın ulaştırılmasını istediği şeyi ulaştırırlar. Ra’d suresi

Onlar akraba ve mü’minlerle ilgiyi kesmezler.” Ra’d suresi


Biz insana yapacağı hayırlı işlerden biri olarak anne ve babaya iyi davranmasını emrettik...” Ankebut suresi


Çünkü Rabbin kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anaya babaya iyilik etmenizi buyurmuştur.

ana ve babaya ihtiyarlık erişecek olurlarsa onlara öf bile deme,

anayı babayı azarlama onlara güzel ve iyi söz söyle

merhamet kanatlarını indir, mütevazi ol

Ya Rabbi de: “Onlar çocukluğumda beni nasıl büyüttülerse sen de onlara öyle merhamet et.” İsra suresi

Hz. Peygamber sav "Ey Allah`ım! Beni su kar ve dolu ile yıka!" diye dua etmiştir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-02-19, 18:35 #85
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

Komşu komşusunun duvarına kiriş koymak ağaç çakmak çivi vida vb. şeyler yapmasına mani olmasın.”


Peygamber sav’e Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir ? diye soruldu.
Vaktinde kılınan namazdır, buyurdular.

Ana babaya iyilik ve itaat Allah yolunda cihad etmektir, Allah u Tealanın en sevdiği amellerdir

Hiçbir çocuk babasının hakkını gerektiği gibi ödeyemez.

Babasını köle olarak bulup hürriyetine kavuşturursan babalık hakkını belki ödemiş olursun

Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin, akrabasını* gözetsin,* hayır söylesin veya sussun

siz iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde fesad çıkaracak akrabalık bağlarını parçalayacak mısınız?
Muhammed suresi

Allah onları lanetlemiş kulaklarını
sağır, gözlerini kör etmiştir.” Muhammed suresi

Ey akrabalık bağı seni gözeteni gözetirim, seninle ilgiyi kesenden ben de ilgiyi keserim.”

İnsanlar arasında kendisine en iyi davranman gereken Annen’dir sonra
Baban’dır” buyurdu.

Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir sorusuna Hz Rasulullah* Annen Annen Annen, Sonra Baban ve akrabalarındır, buyurdu.



Yusuf has hacip sözleri


Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi ona esirdir

Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin.

Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.

Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir.

Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın.

Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur.

İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır!

İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır.

Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.

İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur.

insanın dili yüzünden başı gider.

İnsana insanlığı nisbetinde mukabelede bulun. Böyle mukabelede bulunduğu için, insana insan adı verilmiştir.

İnsan, binlerce yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.

İnsan süsü, yüz dilin süsü, sözdür.

İnen yükselir, yükselen iner

parlayan söner ve yükselen durur.

İşe acele ile girme, sabır ile hareket et.

Acele yapılmış işler pişmanlık getirir.

Huzur istersen zahmet ile birlikte gelir.

Sevinç kaygı ile birlikte bulunur.

zengin olmak istersen, kanaatkâr ol. kendi nasibini elde etmiş olursun.

Her sözü söz diye ağzından çıkarma

Lüzumlu sözü düşünerek ihtiyatla söyle

Her mahlûk kendi nasibini alır.

Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.

Halka faydalı ol, onlara zarar verme!


Gurur faydasızdır insanları kendinden soğutur.

Alçak gönüllülük insanı yükseltir.

Gönlünü ve dilini doğru tut!

Fenalık cahillikten doğar

hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir

tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir;

okumak yoluyla bilgisizlere bilgi verilmiş olur.

Çok dinle fakat az konuş.

Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.

Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.

Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat işini yoluna koyamaz.

İnsanın bunca zahmet çekmesi boğazı ve sırtı içindir. Mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebalı altında kalır.

İnsan nadir değil, insanlık nadirdir.

İnsan az değil, doğruluk azdır.

Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Allah nimetini artırır.

İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir;


Bak, doğan ölür; ondan, eser olarak, söz kalır; sözünü iyi söyle! ölümsüz olursun.

Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme;

hep iyilik yap heva ve heveslerine hakim ol.

Hangi işe girersen, önce sonunu düşün;

sonu düşünülmeyen iş zarar getirir.

Diline ve gözüne sahip ol,

boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.

Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol

sabırlı insanlar arzularına erişirler.

Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla;

her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.

İşi adaletle yap, buna gayret et;

hiç bir zaman zulüm etme

Allah’a kulluk et ve kapısına yüz sür.

Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma;

insanlığa daima insanlıkla muamele et.

gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.


Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır.

Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.

Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.

Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur

kibirli insanın itibari günden güne azalır

Bütün iyilikler bilginin faydasıdır.

Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.

halka içten gelen merhamet göster.

Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti birdir İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.

dünya renkli bir gölge gibidir peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..

insan dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır kısmetine ancak iki top bez düşer.

Anlayış ve bilgi çok şeydir bulursan, kullan ve uçup göğe çık.

Allah’tan ne gelirse ona râzı ol!

Akıl süsü dil, dil süsü sözdür.

İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür.

İnsan sözünü dil ile söyler; söz iyi olursa, yüz parlar.

Allâh’a sığın emrine itaatsizlik etme!

Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur.

Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-02-19, 18:57 #86
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

Akrabayı görüp gözeten kimse, kendisiyle ilgiyi kesmelerine rağmen onlara iyiliğe devam edendir.”

Akrabalık ve müslümanlık bağı arşa tutunarak şöyle demiştir. Beni koruyup gözeteni Allah koruyup gözetsin.

Akrabalık ve müslümanlık bağı der ki
Benimle ilgisini kesenden de Allah rahmet ve ikramını kessin.”


Ebu Bekir ra nın kızı Esma nın müşrike olan anası için Rasulullah annene iyi davran”, buyurmuştur

Ebu Bekir ra nın kızı Esma nın annesi müşrikeydi ve kızına ümit bağlamıştı
Esma ra ya Rasulullah annem’e ikramda bulunup gözetebilir miyim diye sordu HZ MUHAMMED annene iyi davran”, buyurdu.


Ey Kadınlar cemaati zinet eşyalarınızdan bile olsa sadaka veriniz

Rasulullah sadaka vermemizi emretti.

Onlar iki sevap birden kazanırlar. Birisi akrabalarını himaye etme sevabı diğeri de sadaka sevabı.”

Herakliyüs Ebu Süfyana peygamber ne emrediyor? Diyince Süfyan Allah’a ibadet etmemizi, ona hiçbir şeyi denk tutmamamızı, ataların gittiği yolları bırakmamızı, namazı kılmamızı, doğru ve iffetli olmamızı, akrabayı gözetmemizi emrediyor

Muhakkak ki siz bir yer fethedeceksiniz orada dirhem ve dinar yerine kırat kullanılmaktadır.

Siz kırat’ın kullanıldığı Mısır’ı fethedeceksiniz halka iyi davranmanızı tavsiye ediyorum.

fethettiğiniz zaman halkına iyi davranın

iyi davranın onlara karşı hısımlık ve akrabalık bağımız vardır.” (

Yakın akrabalarını uyar.” (26 Şuara 214)

Ey Abdi Şems oğulları! Ey Luey oğulları Kendinizi cehennemden kurtarınız.

kendinizi cehennemden kurtarınız.

Ey Fatıma kendini cehennemden kurtar. Çünkü sizi Allah’ın azabından kurtarmaya benim gücüm yetmez.

akrabalık bağından ilgimi kesmeyecek ve akrabalık hakkını yerine getireceğim


Akrabam olan falan oğulları dostum değildir. Benim dostlarım Allah ve salih mü’minlerdir.


Allah’a ibadet edip namaz kılar, zekat verir ve akrabalarını gözetirsen
cehennemden uzaklaşırsın


oruç açacağınız zaman hurma ile açın çünkü hurma berekettir.

Hurma bulamazsan orucunu su ile aç çünkü su temizdir.”



Ahmet haldun terzioğlu

İslam'ın özü doğruluktur. Merhamettir,*

Alparslan'ın göklere yükseldiğini gören insanlar! Bakınız! Şimdi o burada, kara toprağın altında yatıyor

Çok eski Türk töresi, her yiğit hakanın yanında bir bilge öge olması gerektiğini işaret eder.

Ben ölmezsem, sen ölmezsen; kim ölecek Türk için?

Varsın olsun Özgürlük için ölmek de şandandır.*

Devlet kurmak, devlet olmak, devlet kalmak kolay mı?

Güçlü ve imanlı Selçuklu erleri...

Adı güzel Muhammed'in (s.a.v) övgüsünü almış Türk savaşçıları...

"Ülkücüyüm ben, vatanın bölünmezliğine, Türk Milleti'nin bütünlüğüne, İslam dininin yüceliğine inanıyorum.

Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk'ün Bayrağı'na...

Ah, ölmeden bir görseydim, düşebilsem toprağına!"

Ölmenin en kolay olduğu çağda memleket! Genç ölümler revaçta. Birbirinin ardına yürüyor tabutlar.

Türk kızları cesur, atılgan ve cüretli olur.

Türk kızları Sevdalarını göstermekten, sözünü etmekten çekinmez,


Türk kızları mücadele etmekten geri durmazlar.

Selçuklu sultanları ilmin gereğine inanmışlardı. Alimlere, sanatçılara büyük saygı duyarlardı.

Türk'ü anlamak için, türkü dinlemek gerek

Türkler Çin'in boyunduruğunda yaşamanın yaşamak olmadığını yeniden fark edecekler

mutlaka artlarından*Başarırlarsa Türkler kurtulacaktı, başaramazlarsa adları destan olup kalacaktı

Hepiniz hakkınızı helal edin!
Bir ölür, bin diriliriz.


Yiğitten, yiğit doğar!"

Ah, bir bulsak yönümüzü! Ah, bir varsak dilediğimiz yere.

Tutunsak. Yurt tutsak. Bir daha sökülüp atılamayacak kadar güçlensek

Tükenmesini beklediğin zaman, en uzun zamandır.

Ak atının üzerinde, ak giysiler içindeydi Alparslan. Onun ardında yürümek ne büyük mutluluktu

Her yitenin yerine bir yenisi bulunur ancak umut yiterse...

Kerbela..."Allah sabredenleri sever!"

Duvarlar dahi yok olur da düşünceler yok olmaz.

Yarım bırakılan işlerin gelecekte ne büyük dertler açacağı belli olmaz.

Olanlar bir anda olur, anlatımı binlerce yıl sürer.

Devlet başsız olur mu? Elbette en üstte son sözü söyleyecek biri olmalı. Yoksa devlet, devlet olmaz

Çünkü onlar bozkırın öz çocuklarıdırlar

.Ülkücülerin kullandığı sloganlardan (1980 öncesi) Kanımız aksa da zafer İslam'ın..

Yol için yoldaşını iyi seçeceksin


Asalım! Bir sağdan bir soldan asalım!" Umurlarında değildi insan hayatı

Bu toprağın keyfini hep başkaları sürmüş. Türk'e ise vatanı korumak için ölmek düşmüş.


Her güne yeniden ve aynı yerde başlamak, bunu başarmak bir üstünlüktür.

Kötülükleri ardımızda bırakmak, ilerideki iyiye doğru yol almaktır.

Yurt, bayrak, budun söz konusu olunca sakınmayın canınızı.*

Yaşamak,umutlara tutunmakla mümkündü..

Düşler, elde edilenlere razı olmamakla değişir. Yetmemekle, yetinmemekle değişir.

Olmalısın Şavkı yola düşen ay olmalısın Yelesi kınalı tay olmalısın...Asla yok olmayacağız.

Bu yalnızca bir savaş Öleceğiz belki ama yok olmayacağız.

At*sırtında*dünyayı*fethetmek kolaydır.*Zor*olan*inip*onu yönetmektir.

Türk, ordusuz olmaz !

Türk çocukları er olarak doğar , er olarak yaşar

Zor olan nedir?Yaşamak mı,ölmek mi?Yoksa..Sevmek mi?

Bozkurtların Kanunu: Hayat Kür Şad'ça yaşanırsa güzeldir!

Dikkatli ol oğul. Eçilerini ve atanı dahi uyar gerektiğinde. Sakın ha Çin'e yanaşma

Çinli hiçbir zaman Türk'e dost olmaz oğul.*

Kimi zaman unutmak en doğrusudur."


savaşa inananlarla, savaş erliğine inananların savaşıydı bu.

yerde yaşamayı seçenlerle, gök'te yaşamayı özleyenlerin savaşı...

inananların savaşıydı

savaş kanla yazılır ama usla kazanılır

İnsanlar göçüp gidecek, ama düşünceler yaşayacak!

İnanan inandığınca, bilen bildiğince, anlayan anladığınca kalacak!*

Yapılanın yanlış olduğunu biliyordu Yüzbaşı Enver. Yapacağı bir tek şey vardı, hızlı davranmak ve ileriye çıkmak Emre uymayacaktı Allah beni geride kalayım diye yaratmadı!

Türk’ü ölümsüz kılacak olan yine Türk’tür.

söz konusu Vatansa,hepsi teferruattı!

Ana,baba,bacı,kardaş,evlat..Candı bunlar

Namus şeref din imanı vatanı milleti ve bayrağı giderse , Allah korusun , bir teki yiterse , ne kalır Ruhsuz bir beden

Sayısal çokluk, güç değildir.”

Güç yürekte inançtı

Yurtlarının özgür dağlarında, özgürce dolaşırken nasıl fark etmemişlerdi temiz havanın değerini.Hiç olmak Türk'e yakışmaz.


Kökünü unutan, köksüz kalıp kendini unutur. Bir hiç olurdu acunda.*

Su bile uyur ama yağı hep pusudadır!

Sonu ne olursa olsun, bir adım geri atarsam... Gök girsin, kızıl çıksın!''
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-02-19, 19:57 #87
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

Kaynak pek güzel sözler. Com

Yaşar Kemal Sözleri

İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.

İnsan düşleri öldüğü gün ölür.

İnsanoğlu umutsuzluktan umut çıkarandır.

İnsan çürümedikçe şiir çürümez.

Demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım.

Açlıktan ölümü izlemek acıların en büyüğü.

İnsan evrende gövdesi kadar değil yüreği kadar yer kaplar.

Düşünmek en küçük anlamda var olmak demektir.

Dağlar insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır.

O iyi insanlar o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler Demirin tuncuna insanın piçine kaldık

Zulmün artsın ki çabuk zeval bulasın. Anadolu da zalimler için böyle derler.

Çekemeyenlere bakma fikirler hep ayrı olur.

Hiç bir aşkı sözle yıkma söz yarası ağır olur.

İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var bir ince yerleri İşte oraya değmemeli

Yalnız duyan yaşar sözü derler ki doğrudur Yalnız duyan çeker derim en doğru söz budur.

Sen aleviyle yakan bir güneş ki şahane. Ben ışığa ulaşmaya çalışan pervane

Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü sağlam haklıdır. Zulmü kadar zalim zayıftır.

lrkçılık ise en korkunç hastalıktır.

Türküler kırk bin yıl su altında kalmış yıkanmış cilalanmış çakıl taşı gibidir.

O insana güvenmeyen güvenmeyen her insanda kötülük gören insanı insan saymayan insan değil piçtir yavrum.

Konuşan insan kolay kolay dertten ölmez. insan konuşmayıp ta içine gömüldü müydü sonu felakettir.

Dünyanın ucunda bir gül açılmış efil efil esen yele merhaba.

Karanlığın sonu ulu şafak sarp kayadan geçen yele merhaba.

Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle hakkı yenenlerle sömürülenlerle acı çekenlerle yoksullarla birlikteyim.

Bir dil bulacağız her şeye varan Bir şeyleri anlatabilen Böyle dilsiz böyle düşmanca böyle bölük pörçük dolaşmayacağız dünyada.

Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir bir çiçeğin bile yok olmasını dünya için büyük bir kayıp sayarım.

Gülümse bitsin karanlık Gülümse güller açsın yüzünde Gülümsemenle yayılsın ışık

Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi.
Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır

bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.

Dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır.

Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır.

Tek dile tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar düşünme diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları hep öldürmüşler.

Küreselleşme tek tip insan yetiştiriyor bugün. Oysa dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir

her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır.

tek renge kalmış dünya hapı yutmuştur.

felâketin önlenmesi için demokrasiden başka çare de yok.

İstanbul’un tarihi yazılırsa kuş satıcılarından mutlaka bahsedilmeli onlar olmadan İstanbul’un tarihi yavan olur.

Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz.

Dedikoduyla insanı vurmak küçültmek insanlıktan çıkmış çürümüş elinden hiçbir şey gelmeyen düşkünlemiş insanın karıdır.

kuşlar kesilmiş ulu çınarın üstüne uğrayacak bir şeyler arayacak beton yığını evlerde küme küme dolaşacak konacak yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler.

Kaynak sözün en güzeli.com

Can Yücel Sözleri İsyan ve Aşk

Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak…

Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle aldatmayacak…

Biliyorum suçluyum razıyım cezama, Çalmadım öldürmedim Daha kötüsünü yaptım Reis Bey Tuttum insanları sevdim

En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan ne de geceleri… ışıldayan yıldızlar… En uzak mesafe iki kafa arasındadır birbirini anlamayan


Senden ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu…

Sen cevapları ezberliyorsun ama,*Hayat*asla aynı soruyu tekrarlamaz.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.

en sonunda bir metrekareye sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.

Hayatta her şeyini bir kişiye bağlama. Çünkü onu kaybedersen, her şeyini kaybedersin.

Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.

Gülebildiğin kadar mutlusun.

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım. Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım; bugünkü aklım olmazdı.

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.

Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur.

Bir deniz anasıdır umut, Ta suların ortasında, Açılır, Kapanır, Açılır, Kapanır,

Ne kadar çok elimiz varmış meğer! İlkin, senin elinle tutuşan benimki, Sonra çocuklarınki,

Gençlerinki, Tekel işçilerininki, Sonra, ellerin elleri… Ne kadar çok elimiz oldu, baksana, Tutuşa tutuşa, Bir orman gibi!


Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler…


Toprak gibi olmalısın… Ezildikçe sertleşmelisin!

Seni ezenler muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı…

Asıl eksiklik eksik olduğumuzu düşünmek ve çareyi başkasında aramaktı.

Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle mutlu olamıyor.

Önüne geçemediğin tek şey kaderdir. Seni yaşama bağlayan aslında bir mucizedir.

Ve aslında hayat dediğin, Yaşayabildiğin kadar güzeldir.


Can Yücel’e sorarlar; – Neden hep babanıza olan sevginizi anlatan şiirler yazıyorsunuz? Büyük usta cevap verir; Anneme olan sevgimi anlatacak kadar şair değilim.

Bazen seni seviyorum diyemez insan onun yerine – Hava soğuk, sıkı giyin, der… – Hız yapma, dikkatli git, der

Gidince beni ara Yorma kendini, der Geç yatma erken kalkacaksın, der… Derr derr durur. Mutlu olmasına yeter

Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil, hak ettiğin kadar unutulursun…

Ne yormak istedim seni. Ne de kendimi Çok çalıştım, Gitmeye de kalmaya da… İkisi de aynı acı. İkisi de rezil

Gitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun?

Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza… Kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri armağan

Bir tek insanın bize “iyi ki varsın” demesi, var olduğumuz için mutlu olmamızı sağlar.

Aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye ilk senden başlamasaydım…

Ya sevmesin kimse kimseyi, ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş…

Ya olmasın ayrılık denen illet ya da adam gibi sevmesini öğrensin bu millet…

Hani iftar vaktine yakın susar ya insan, yokluğun o denli yakıyor beni.

Söyle ne zaman okunur ezan, bir yudum su gibi özledim seni

İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek, işte aşk bu olsa gerek…

Anladım ki*aşk, her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim. Ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik. Sevgi sadece yürek ister.

Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni,

Bir eşi olmalı insanın. Rüzgâr onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini.

Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken bir eşi olmalı insanın

Her hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın!

Ben seni ölene dek seveceğim boş laf! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim…

Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok! Çıkası yok! Çıkarasım yok…

Senin için yasak dediler. – Yasaklar çiğnenmek içindir dedim. – Senin için imkânsız dediler. – Önemli olan… İmkânsızı başarmak dedim…


Bizimkisi bir*aşk*hikâyesi değildi. Aşk’tı bizimkisi, gerisi hikâyeydi.

Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten “aşk” bu kadar basit olmazdı!


Aslında hiç kimse sevmedi, Bir ben sevdim seni… Severmiş gibi değil, Kana kana sevdim seni. Tıka basa sevdim…

Dolu dolu sevdim… Aslında kimse sevmedi seni, Sevmekten çekindi , Oysa ben; yana yana sevdim seni…

Bile bile sevdim… Aklımdan zorun var gibi, Aklıma silah dayanmışçasına, Mecburmuş gibi, Ve başka çarem yokmuşçasına,

Bir ben sevdim seni… Aslında bir sen sevmedin beni, Herkesi sevdiğin gibi…

Bazıları “Seviyorum” der, çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir.

Seni yıldızlara benzetiyorum, Onlar kadar*etkileyici, çekici ve güzelsin. Ama aranızda tek fark var. Onlar milyonlarca sen bir tanesin.

Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin.

Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense he parkandan ağladım…

Sevmek*seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir…

Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

Sebepsiz sevmektir aşk, Nedeni olmadan bağlanmak Gözlerine baktığında erimektir içten içe,

Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.sarılamamaktır utançtan. Çünkü utanmaktır sevmek aslında.

Sevmek nedir aslen? Ölmek mi uğruna? Yaşamak mı onunla? Sevmek mi ömür boyunca? Yoksa ayrılmak mı

Nedir insanı başkasına bağlayan? Güzelliğimi? Bilmez kimse bu cevabı Kimi sever güzelini, Kimi sever özelini?


Aşk, sabahlara kadar uyumamak değil Her sabah uyandığında, yaşamaktan önce onun gelmesiydi aklına.

gidiyorum dediğimde, “gitme” diyen birini değil, ben de geliyorum, yalnız gidemezsin, diyen birini istiyorum.


yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar,

kanıtlamaktan kanıtladığıma kendimi inandırmaktan kocaman sahada tek başına koşmaktan yoruldum…

tek ihtiyacımız olan bir el, Ve bizi anlayacak bir yürektir.

“Günün aydın, akşamın iyi olsun.” diyen biri olmalı. Bir telefon çalmalı ara sıra

zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta karıştırıp, Bir başına yudumlamak doyasıya

Çaya kaç şeker alırsın?” diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…

Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin.

beklentin ne kadar çok olursa, o kadar yıkılırsın.

Bir masada karşı karşıya, Seyrederken dudaklarını senin, Dile gelmiş ilk Türkçeydik, Ne savaş, ne barıştık biz…


Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın!


Bilinmedik bir hüzün var içimde; bir gariplik. Anladım ki, Ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.

Dünyada üç çeşit sandık var. Çeyiz sandıklarımız, adam sandıklarımız bir de? Söz verip de tutar sandıklarımız.


Sen kasırgalara dayanmışsın, rüzgârla mı yıkılacaksın!

Başka çaren yok yüreğim; dosta düşmana karşı ayakta kalacaksın.

Unutma; onu unuttum, demek, Bir kez daha hatırlamaktır aslında.

Öyle herkesi sevmeyeceksin… “Seviyorum” demeyeceksin! “

Seni seviyorum” diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.

Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, bıktırmadan vaktiyse ardına bakmadan.

Vakit gelince gitmenin adıdır günbatımı… Ömürden… Gönülde… Günden…

İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş.

Bayram nedir ki dedim kendi kendime. Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye.

Önemli olan bir omuza yaslanmak değil; o omuzda yaşlanmak!

Kalp zaten atıyor, marifet ritmi değiştirebilende.

boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da pay almasaydı

Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor.

Ne benim yalanlarım ne haftalarca yağmur, Kimseler yıkayamaz ellerinin beyazlığını.

Ona öyle nasıl bağlandın dediler. Ben değil, o bağladı dedim.


Bir Türk bütün Cihana, Bir Türk Lirası da, Bin Dolara bedel

Kafama bir çekidüzen verip, Dayayıp döşemeliyim içini.

Sevince çocuk oluyor insan.

Bana bir varmış de, “Bir varmış, bir yokmuş” deme, İçime dokunuyor…

Kaliteli kadına sahip çıkılmaz; O kime ve nereye ait olduğunu bilir.

Gözlerimden tut da, Ciğerime kadar kırgınım…

Bu bahar nerde kaldı, yau? – Onu bilmeyecek ne var, Bir başka bahara kaldı bahar.

Dağıtalım diyorum çocuklar kara dumanı, Gül alıp satmanın tamdır zamanı.

Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut, kimseden fayda yok bu devirde.

Yüreğin kadardır hayat; “Seviliyorsun renkli, Seviyorsan siyah beyaz.”

Aynanın sırrı nedir ki? Kırıldığında beni göstermediği zaman.



Kelime değil bir cümledir. Kurmak Özneyle yüklem değil, İki yürek gerekir

Birini ne kadar çok seversek, Hayat onu bizden o kadar çabuk alıyor…

Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, hiç aklında yokken âşık olduğun kişidir.

Sen ordan bi canım dersin, Benim kalbim kaburgamın altına sığmaz

Ve şimdi aşk; yazın ortasında bir kar tanesiyle tanışmak gibi.


Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

Görmüyor musun, Su içiyorum, Şiir yazıyorum, Ne dokunuyorsun?

Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin…

Kalıyoruz… Kuş olup uçmak isterken, Ağaç olup kök salıyoruz.

Teslim edeceksin kendini, Eller yukarı, Yakar yukarı.

Küfür, burjuvazinin ağzında lağım çukurudur işçi sınıfının ağzında ise çiçektir.

Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçemeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

Kadından meleklik bekliyorsan önce ona cenneti sunmalısın.

Kural bu: En çok seven, hep önce terk edilir.

insan sevmeyi bilmediğinden değil, sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.

Keşke hep çocuk kalsam dizimdeki yarayı en büyük acım sansam.

Suskunluğumu hafife alma, Konuşursam kaldıramazsın…

Anladım; Yar’la bir olmayınca, Yer’le bir oluyormuş insan…

Yaşamak düğünse, sen orda gelindin.

Kurtarıcılar kurtara kurtara, Kurtardılar, Memleketi memleket olmaktan…

Gerçek arkadaşlar arasına mesafeler girmez.

Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Bir gün herkes gibi olmadığımı anlayacaksın. İşte o gün sen herkes gibi olacaksın…

Gözün arkada kalacaksa, marifet değildir gitmek.

Çok gülen insana iyi davranın. Çünkü bir yerlerde hep tek başına ağlar.

Bir iş açacaksın sen başımıza yangın mı olur artık, bahar mı?

Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Seni seviyorum demek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek…

Üç harf yan yana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin… Sen dersin… Ben dersin… Sen ben biter, Biz dersin.

dur” kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?

hayat; birinin tüm kalbiyle senin yanında olduğunu bildiğinde güzelleşiyor.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür

Bahar mıdır bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar âşık olmam ama, Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı Ama olsun… İstemek de güzel.

Yalnızım; çünkü herhangi biriyle değil; beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.

Bu devirde herkes hep ben der, Kimisi gönülden kalender. Yaşam dediğin böyle işte. Altını şer, incisi ser…

aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım…

Sevgi emekmiş. Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

Umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda! Her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa.


Aynı ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün sen başkenti. İlk isyan sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı…

ölüm korkusu, ölüm türküsü türküye başlamaya görsün, Kargalar ölüyor bütün.İncitmeyin beni

Bedenimin ne önemi var ki. Benim hazinelerim yüreğimde gizli…

Bazen her şeyi unutup, sadece sarılmak istersin; Ama bir şey seni hep durdurur. Adı ne mi? Gurur.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat yaşayacaksın. Ucundan tutarak.

Bazen su olmak lazım, sessiz sakin! Bazen sel olmak lazım, öfkeli ve hırçın! Bazen mum alevi olmak lazım, sabırla

Bazense volkan olmak lazım, önüne gelen her şeyi hızla tüketen! Kimine su olacaksın kimine sel

Kimine mum olacaksın kimine volkan. Ama kimseye asla kul olmayacaksın, yüce Yaradan dururken.

Görüyoruz, işitiyoruz Büyük küçük meclislerde, panellerde, toplantılarda bir sayın”dır gidiyor. “Sayın” aşağı “sayın” yukarı. diyorlar Oysa sayıyla verilmedi ki, Bu muhterem dürzüler bize


Erkek dediğin, Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün.

Habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak. Erkek dediğin,

Kayıtsız olmayacak senin zarafetine karşı. seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler. Erkeğine verdiği aşkın karşılığında

küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı onu mutlu edebilir.

Kadın dediğin güzel ve Zeki olacak seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da…

Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak.

Değerlerini bir anlık heves uğruna terk etmeyecek. Namussuzluk ve ahlaksızlığa olgun insan isterim karşımda

Benden dürüst, En ufak dalgada, Arkasını dönmeyecek kadar olgun. Arkamı döndüğümde, Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir. insan isterim


İnsanın cesaretli olmalı. Yağmurdan ıslanıp, fırtınadan kaçmamalı.

İnsan Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı. İşine gelince sevip, Zoru görünce bırakmamalı!

Yormak istemiyorum artık kimseyi, yorgunum zira! Kelimeleri yan yana getiresim yok kendimi anlatmak için.

Yeni alfabe arıyorum konuşabilmek için. Hiç söylenmemiş sözler duymaya yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var. Yetmiyor bildiklerim…


Farkında olmalı insan, kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında Farkı fark etmeli, fark ettiğini fark ettirmeli bazen…

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli insan

insan Ana karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını en sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli…

Ömür dediğin üç gündür… Dün geldi geçti, yarın meçhuldür… O halde, ömür dediğin bir gündür… O da bugündür…

Başka türlü bir şey istediğim. Ne ağaca benzer, ne buluta Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava.

Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız, Rengi başka, tadı başka…

Üşüyor mu deniz, Üstüne boşandıkça yağmur? Ondan mı dersin, Tüyleri böyle ürperiyor?

gidersem bi gün sağnakta, Alı al moru mor bir sandal gibi acaba, Yıllar sonra yine, Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

Yüreğinin dubalarını geniş tut, ihtiyar! Sen böyle nice dayılar gördün bugüne kadar,

Hepsi de sürüye sürüye ayılarını, Senin üstünden azamet ile geçip, Tarih’in hayvanat bahçesini boyladılar.

Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun.

Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun.

Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun.

Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye ihtiyacın olmuyor. Siz buna yalnızlık diyorsunuz, ben ise HUZUR…

Gittin mi büyük gideceksin! Ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Gittin mi ayakların yakınından bile geçmeyecek. Gölgen bile kalmayacak ardında. Gittin mi onurunla gideceksin

Haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyecek. Gün gelir bu işe bu millet de şaşar,

Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, ne geleceğin düşlerini kuracaksın… Ömür dediğin şu andır, onu da hak ettiğin gibi yaşayacaksın.

Ömür dediğin şu andır, onu hak ettiğin gibi yaşayacaksın.

Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Kuzu gibi olun diyorlar, Büyüyüp ortaya çıkınca, Koyun gibi gütmek için sizi.

Henüz tanıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,

Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda, Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…

Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha, Samimi değil! Yahu nedir bu bendeki ısrar?

Aynı rüyaya dalarmış gibi tekrar tekrar, Yüzyıllardır seni her gördüğümde Yeşeren gözlerimden düşer yaprak.

Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmalısın kapını… Ve tam zamanında çıkarmalısın sevgiden şımarmaya başlayanları…


Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın. Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Ben hep böyle yaşadım, Herkesi uyandırmak için, Vakti saati değildi belki, Belki de beceremedim.

Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Anlarsın ki kimsenin farkı yok kimseden… Sadece biri dahi iyi yalan söyler. Daha iyi oynar oyununu…



3 Beyazıt akman sözleri


İnsan fanidir... Devlet baki.

Şeriatta namaz beş vakittir, hakikatte ise her nefestedir.

Öldürmeyi öğreneceksin. Çoklarını yaşatmak için bazen birini öldürmenin gerekli olduğunu öğreneceksin

İlim Çin’de de olsa gidip alınız”

Hilal'in haç'a olan üstünlüğünün nedenlerini anlamak için pek fazla düşünmeye gerek yok...*

Türk imparatorluğu" lafı mantıksız. Sultan ırka bakmaz onun için önemli olan liyakattir. Türkler değil "Devlet-i Aliyye dir

Bir tek Mehmet'in istanbulu asırlar sonra bile Türk hakimiyetinde kalacaktı

Sen benim hayatımı kurtardığını mı söylüyorsun?"Kimse kimsenin hayatını kurtaramaz, ben senin kaderinde vardım."

Her geçen gün kendi içinde daha çok kayboluyorsun.

Aradığın bir şey var ama ne olduğunu bilmiyorsun.

İçinde bir ateş var ama onu engin arazilerde rüzgara köle ediyor, tekrar tekrar rüzgarın alevleriyle körükleyerek ateşi hiç ediyorsun.

Hayat bir sermayedir, bunun kârı iyiliktir.

Hayat yanılsamadır, sanat onun ötesindekini göstermeli. Yani gerçekten daha gerçektir.

Hekim, İskender'e dünyada üç şeyi uygularsa ölümden başkasının kendisine yaklaşamayacağını söylemiş. Az uyuyacak, az yiyecek ve güneş doğmadan kalkacak.

biz sabra inanırız. insan sıkıntıların boşa olmadığına yaratanın çözümlerine inanırsa, kader hiç beklenmedik şekil ve zamanda çözümü insana sunar

Yazın bunu bir yere: Batı dünyası asırlardır alt edemediği İslam'ı hep sahnede, sayfada ve beyaz perde de yenmeye çalışmıştır.



Çılgınlık, bizi biz yapan yetenektir

Ulus adla yaşar. Adını unutan, her şeyi unutur. Adını değiştiren, her şeyini değiştirir.

Çocukluğum boyunca aldığım tüm ekonomi derslerinde tek bir altın kural vardır: Para kaosu sever.

Tarihin bana öğrettiği şudur her terör ona eninde sonunda dur diyecek bir kahraman yaratır.

Her insanın miracı kendi içindedir. İnsan kendini bilmedikçe kainatı bilemez.

Kendi içinde yolculuk bitmeden ötelere yolculuk edilemez

unutmamalıdır ki, her erkek aslında babasını yitirdiğinde doğar

kralın büyüklüğü yönettiği toprakların genişlik ve büyüklüğüyle ölçülmez; topraklardaki adaleti ve liyakatiyle ölçülür!

Bir el parçası kadar toprağa adil hükmeden imparator, dünyaya zulmeden kraldan daha büyüktür! "

Haritalar insanı bir yerden bir yere götürür, ama çoğu zaman harita insana gideceği yeri değil geldiği yeri kendisini anlatır.

Biz insanlar bazen başımıza gelen olayların sıradanlığıyla aldanırız. Bilmeyiz ki aslında bu sıradanlık aldatıcıdır.

Hayatımızı değiştiren olayları coğu zaman fark etmeyiz bile.

Bazen benliğimizi öyle büyütür, nefsimizi öyle şişiririzki kendi mezarımızı kendi ellerimizle kazarız

haddimizi unuturuz. Kirletiriz kendimizi, zulmederiz özümüze.

Karanlık yeryüzünü sardığı zaman,*
Yıldızlar yere düştüğü zaman,
Deryalar kuruduğu zaman Türk, insanlığa adaleti getiricek.


Merhamet unutulduğu zaman,
Ateş yeryüzüne hakim olduğunda,
Güneş hilali doğacak

Türk, insanlığa adaleti getiricek.
Atının yelesi alevden,okunun tüyü kartaldan olacak

Her zaman gidilecek bir yer, geçilecek bir yol, keşfedilecek bir mekan vardır.

Her zaman yeşertilecek bir vadi, çiçeklendirilecek bir bahçe, sulandırılacak bir çiçek vardır.

Biz zaten bahçelere konmaya gelmedik; bahçe yapmaya geldik.

Biz ufuk seyretmeye değil, ufuk keşfetmeye geldik, oğul.

Kızımla evleneceksin. Sizin nikahınız Levh-i Mahfuz'da yazılmış, arşta kıyılmış.

Hükümdarlık onu bilmeyenler için kuştüyü yastıklar, onu adaletle yaşayanlar için ise çivili yastıktır

Ey Osman Sonun topraktır. İskender gibi güçlü. Süleyman kadar kudretli de olsan ebedi tahtın toprak altında unutma.

Türkler bu dünyaya çivi çakmaya değil, yayılmaya gelmişler.bu dünyaya adım atmak, ata binmek, sürekli hareket etmek için gelmiş.

İlmin dini ve ırkı yoktur, İnsanlığın ortak malıdır.

İnsan kağıdı karaladıkça kalbini ağartır.

Hiç düşündün mü, Neden bu güzel kokular hoşumuza gider? Neden bunlardan zevk alır, mutluluk duyarız
Çünkü güzellik insanın içindedir,"

Fıtratında vardır insanın iyiye ve güzele duyduğu muhabbet.

İnsan olmak, güzelliği takdir etmek değil midir?

"Bu topraklarda insan neye gülüp neye ağlayacağını şaşırıyor.

Bir Bahçenin Bakımını Yapabilen Bir Ülkeyide Pekâlâ İdare Edebilir.

Çicekler Vardır Her Gün Sulanmak İster.Otlar Vardır Yolunmadı mı Çiçekleri Yok Eder Ağaçlar Vardır, Gölgeleri Serinlik Yapar

Bir Sultan Suladığı Çicekler Gibi Tebaasını Her Gün Gözetmeli Pis Otları Yolduğu Gibi Haksızlığı Cezalandırmalı

Güçlü Ağaçlar Gibi Ülke Sınırlarına Güvenilir Komutanlar Yerleştirilmelidir Ki,Onların Korunmasında Halk Rahat Etsin Çicekler Yeşersin

Cihad kimisi için kılıç tutmaktır, kimisi için top dökmek, bir başkası için ise kürek çekmektir.

Cihad Alim için kalem tutmak, kemankeş için ok atmak, bir oduncu için ise baltasını ustalıkla kullanmaktır

Zordur Fatih hakkında yazmak. Azıcık batıyla olan ilişkisinden bahsedersiniz, sizi liberal olmakla suçlarlar

Sultan'ın dinine vurgu yapsanız size
İslamcı zaferlerinden söz açsanız size Osmanlıcı , milliyetçi diye etiketlerler. Osmanlı'dan olumsuz bahsedince objektif , olumlu bahsedince şucu bucu" diye adlandırıldığımız bir ülkede yaşıyoruz

nefis diri oldukça insanoğlu aç kalmaya mahkumdur.

Savaş biter, ilim kalır. İmparatorluklar geçicidir, ilim ise katlanarak devam eder.

Biz hepimiz uykudayız; ölünce uyanacağız

Beni şimşek gibi çarpan madalyonda Latince şöyle yazıyor: Osmanlı Sultanı Mehmet, Türklerin İmparatoru Bir Savaş Şimşeği, İnsanlara ve Şehirlere Hükmeder

Rakamların ve hesabın sırrı, ölçünün ve güzelin gizemi hat sanatında buluşur.

bazıları ona "ruhun geometrisi demiştir. Hattın anlamı yazmak Allah'ı keşfetmek yeryüzünü idrak etmek, dillendirmek ve bilmektir.

"Halbuki gerçek,her zaman kurgudan daha şaşırtıcıdır

Sırf senden değil diye işini ehliyle yapanları hakir görme;

sırf senden diye işini hakkıyla görmeyenleri cezasız bırakma!

Yanan kağıdı su söndürür, yanan bedene merhem fayda eder. Peki yanan ruha ne iyi gelir?!'Adem,

Yeryüzündeki her iş öyle değil midir?Her zorluğu bir kolaylık izler.

İnsan kendi doğrusunu tek doğru bilmemeli.Elbet yürekten inanmalı inandığını yaşamalı,amma başkasının doğrusuna el uzatmamalı.

Dünya yalan,ömür kısa ve hayatın gerçeği de yok olmaya mahkum

Türkler Asyadan gelip de uçsuz bucaksız suları görünce bunun en büyük denizi olduğunu düşünmüştür bu yüzden “büyük,uçsuz bucaksız”deniz anlamında Kara Deniz demişlerdir

Büyük insanların büyük sınavları olur

Harita bir rüyadır Yeryüzünün önce akılda, sonra da kağıtta yansıyan sureti, algısı ve imgesidir.

Haritayı matematik çizer ama kalplerimiz besler.Haritalar hayallerimizdir.

ilim, ölümsüzlüğün belki de tek yolu.

Bir insanı olduğundan büyük göstermek ters etki doğurur, onu küçültür.

büyük adamlar yalnız kalmaya, yalnız karar vermeye mahkumdur

Fatih'e ve Türklere "Barbar" diyen Batı, kendi tarihine baktığında Fatih'in tırnağı dahi olamayacağını rahatlıkla görür

Önce kitapları yakarlar, sonra insanları.

Avrupalı çevirmenler İbn Sina'nın on dört ciltlik tıp külliyatını ele geçirince ağzına kadar altınla dolu bir sandığı bulan hazine avcıları kadar mutluydular.

Sen bilmez misin engel gibi görünen şeyler, bizi hedefimize götürecek basamakları oluşturur?

Kudüs'ün İşgalini Anlatan Şövalye şöyle diyordu Süleyman Tapınağına saklanan herkesi kılıçtan geçirdik. Öldürdüklerimiz o kadar fazlaydı ki, kan bileklerimize kadar çıkıyordu.


Stefan zweig

Başkalarını çok fazla düşünen bir kimse, kendisini unutur.

nasıl biri olduğumu bilseydiniz beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümseme kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında!"

Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum

söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz-

Nedenini bilmiyorum ama hissizleştim yalnızlıkdan kimse beni çıkarmıyor.
Ve insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla...

Satrancın çekiciliği tek şeyden kaynaklanır; stratejinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden

Muhtemelen kitabı hemen alıp okuduğumu düşüneceksiniz. Kesinlikle hayır! Önce kitabım olmasının sevincini yaşamak istiyordum.

İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz

İnsan bekler, bekler şakakları zonklayana dek düşünür ve Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız...

yeryüzünde hiçbir şey kuytulardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz.

İyilikle gülümseyebilen insanlar vardı

Ölmüş olan biri hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.

ölüyorum diye üzülseydin, ölemezdim!

Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk,

dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.

kendini bulmuş olan kişinin yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.

Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar

Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım!


Dünyanın en önemli şeyi, insanın kendi kendisi olmayı bilmesidir.

insanın algı gücü zayıftır. Kendilerini ilgilendirmeyen hiçbir şey akıllarına kazınmaz, dikkatlerini bile çekmez.”

Ne olduğun o kadar bağırıyor ki, Ne dediğini duyamıyorum.

Hiçbir şey anlamıyorum, bilmiyorum, yapmıyorum, tükeniyorum..

Binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.

Bir şeyi yarım yapmak, yahut yarım söylemek*hiç bir zaman iyi değildir. yeryüzündeki kötülükler bundan doğar

Gülen, sohbet eden binlerce insanın içinde ben kendi içimdeki o kayıp insanı arıyordum.

"İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

Ben seni, senin kendini tanıdığından daha iyi tanıyorum.

“Ruhu çoktan ölmüştü, geriye öldürülecek yalnızca bedeni kalmıştı

Gülerek, sohbet ederek dalgalanan insan kalabalığının ortasında kendi kendimi arıyordum,

içimdeki o yitik insanı arıyordum…Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti,

Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet.

hiç ağlamamış bir erkeğin ki kadar şiddetli ve korkunç bir hıçkırık sesi duyuldu .çaresine bakmalı.

Korku cezadan daha berbattır,

ceza bellidirhafif ceza, daha az ürkütür.

Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır.

İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

''Zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan

Kimdim ki ben senin gözünde? Yüzlercesi arasından sadece birisi,

Bir şey yaptığımız ya da yapmadığımız için kendisinden utanacağımız birilerinin olması iyidir.

Ancak her ne kadar maddeye bağlı değil gibi görünseler de, düşünceler bile bir dayanağa gereksinim duyarlar,

düşünceler bile bir dayanağa gereksinim duyar aksi durumda öteye beriye çark etmeye ve anlamsızca etraflarında dönmeye başlarlar;
düşünceler de hiçliği kaldıramaz

İyi olan şey unutulmaz, seni unutmayacağım,"

Dokuz yıl oldu ve sesinin tek bir tonu değişmemiş.Sevginin gücü hiçbir zaman tam olarak anlaşılmaz...

Senden uzaktayken mutlu, halimden memnun yaşamak istemiyordum

kendi kendimi acılardan ve yalnızlıktan oluşma, karanlık bir dünyaya gömmüştüm.

Yaşlanmak, artık geçmişten korkmamaktan başka nedir ki.

Öfke insanı zalimleştirir...

Seni çok sevdim ve artık her şey bitti; her şey mazide kaldı

ilk kez bu dünyaya ait birisi için var olduğumu hissediyordum.

Evde bir ölü yaşıyor, fark etmiyor musunuz?

Günümüzde paradan, lanet olası paradan başkası geçerli değil, bir de yapabildiğiniz kadar reklam. Bunu yapamayan yok olup gidiyor.

insanın sinirlerine hâkim olması şu günlerde çok zor.

Gülmek, duygunun mutlu ve özgür biçimde dışa vurumudur.

"Ben seni yaşamım boyunca sevmekten yorulmadım ! “

Bir sözcük, çarpan kalbinde bütün dünyanın alevlendiği o sonsuz ateşi söndürebilir mi?"

Bahane arayan, her zaman bulur.

İnsan ölümün gölgesinde yalan söylemez."

Kitaplar, insanın hayat yolculuğunda yanına alabileceği en iyi besinlerdir.

Herkes en azından bir parça delirir.

Beni teselli edecekler ve birtakım sözcükler söyleyecekler, fakat ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin

Dünyadan kopuk yaşayanlar, karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar

Suskunlaşmak ölmek bu diye düşündü.

Belki de bizim gerçek yolumuz budur:
Hüzünle geriye ve özlemle ileriye bakarak huzuru arayarak ama daima huzursuzluk içinde olmamızdır.

Birisi üzerime aniden tabanca çevirse yüreğim etrafdaki bunca insanın yüreğinin bir avuç para için attığı kadar atmazdı.

Bu hayat bir fırtına gibi üstüme çökmekteydi"...İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kent

Tek bir sözcük duymanın hasretini o an olduğu kadar hiç çekmemişti.Bekledim seni, kaderimi beklercesine

Senden önce sadece kasvet dolu, hafızamda karışıklık vardı toz tutmuş, örümcek ağlarıyla sarılmış, karanlık nesnelerle ve insanlarla dolu mahzen

Sebepsiz yere kaçmaz insan

Sadece onsuz yaşamak istemediğimin farkındaydım ve yaşamıma nasıl son vereceğimi bilemiyordum.

Güzellik kadınlardan gider gitmez, bilgelik koşa koşa gelip yerini alır.

beni bırakın... ben yorgunum... artık dayanamıyorum Cehalet, bütün alanlarda ortak olmak üzere

insanın kavrulan bir yüreğinin olması lazım,idrak etmesi için

Dikkatimi hiçbir şey üzerinde toplayamıyordum.Yarım yamalak bir gerçegin hiçbir degeri yoktur,

Yer yarılsaydı da içine girseydim!
Kaçabilseydim! Yok olabilseydim

Utançların en büyüğü... İnsanın kendine en yakın bildiği kimselere karşı duyduğu utançtır.

Ahlaken zayıf olanların her zaman bir mazereti vardır zaten.

İlk önlerine çıkana kendilerini teslim ederler ve hiçbir şeyi düşünmezler. Sonra Tanrı'dan medet umarlar.

İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da başka bir insanı mutlu etmektir.


insanlar' tanınmayanlar.
Bunlar bizleriz yeryüzüne yayılmış sayısız varlık; Basit, sakin hayatımız dışında hiçbir şey istemeyen
bizler şurada, burada, ve her yerde

5 Sabahattin ali sözleri


Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim.

Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

okurken geçen iki saatin, ömrümün senelerinden daha dolu ve ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

en çok okuduğum kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir...''Aşk

beklediğim aşk başka bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey.

Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla ve bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez istek

Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti..."

Bir ümidim yok. Bu sondu. Ahiç bir şeyin değişmesine imkan yok,

Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden haberim olmayan insan birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi?

hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. ahbaplık etmek isterseniz tahammüle mecbur kalacaksınız.

İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir

İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu...

Kalbimin etrafında mütemadiyen sıkışıp ezilen bir şey vardı.."

O gelmez artık!'' dedi.Nereden biliyorsun dedim.Gidişinden belliydi

İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer...

Ne olursa olsun dümdüz bir beynim olacağına hiç olmamasını tercih ederdim.

İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de

yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!.. Ama ben dayanacağım
Şimdiye kadar olduğu gibi...

Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl ateşin yandığını kalkıp inen göğsünde nelerin kaynadığını bilimediği için, insan ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür.

Her gün odamda oturur, kitap okumaya çalışırdım. Bir tek harf bile fark etmeden sayfaları çevirir dikkatle azimle baştan başla fakat zihnimin başka yerlerde dolaştığını görürdüm.

Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegâne tesellidir.Kendim kendime yeterim."Niçin uyandım?..

Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum.

Bir insanın diğer bir insanı, hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu

Yollarımız bir kere karşılaştı. Fakat ona dair hiçbir şey bilmiyorum onun yanında içimi müthiş bir korku, onu kaybetmek korkusu sarardı.

Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var...

Berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi.
Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... Bütün dünyada yalnızım...

Küçükten beri..."Kendinde kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek

Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek

hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına acımak ondan kuvvetli olduğunu zannetmektir

ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkasını bu kadar zavallı görmeye hakkımız yoktur.

Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.

unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış...

Tam yaşamaya başladığım andan itibaren beni öldü saysınlar.

Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur.

İnsan birazcık kalender olmalıdır!Kendimi kendim bile tanımıyor

Ondan ayrılmanın güç geleceğini biliyordum. Fakat bu kadar korkunç, bu kadar acı olacağını tasavvur edememiştim

Demek beni anlamaya çalışacaksın? Fena fikir değil... Fakat bana öyle geliyor ki, boşuna emek!.."

Acaba şuanda o ne düşünüyor? Herhalde beni değil... Niçin?..

Orada bir müddet yaşamak için neleri feda etmem ki?.. Her şeyi...Her şey bitti mi? Zannetmem.

İkimizin de çocuk olmadığımızı biliyorum. Yalnız bir müddet dinlenmek ve uzak kalmak lazım. birbirimizi tekrar görmek ihtiyacını şiddetle duyuncaya kadar...

Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırsan gelirim..."dedi.*Nereye çağırırsan gelirim!"

Sensin Kalbim değildir Böyle göğsüme vuran.

Bir arkadaş istiyorum Beni tamamen anlayacak ve benimle karşı karşıya hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.

İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum

İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.

Yerinde bir cevap, keskin bir nükte bütün hakikatlere bedeldi.

İstediğin kadar güzel resim yap… Anlayan, kıymetini bilen olmadıktan sonra…

Hiçbirimizin yüzünde gülme takati kalmamıştı...Anlıyorum, anlıyorum... Tamamen yalnızım... Bütün dünyada yalnızım...

Niçin*ilk*defa*gördüğümüz bir peynir hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde*ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor...

Bir tek ümidim, ayakta duramayacak kadar yorgun oluşumdu.Bizim evde de !

Bizim evde de ekmek almak bir mesele

Yalnız söyleyebilsem...*Bir kişiye olsun içimdekileri dökebilsem...*

Bunu sahiden istesem bile artık bir insan bulmama imkân yok Bende arayacak hal kalmadı...

Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken mevcut olanları kaybettik.

Kendimi bildim bileli günlerimi, haberim olmadan nefsime itiraf etmeden seno aramakla geçirmiş ve tüm insanlardan kaçmıştım.

Etrafın seni sıkmaya başladığı zaman kitap oku..

Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir. Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti.

Önce kendi kendimize acımalıyız. Çünkü Başkasını zavallı görmeye hakkımız yoktur.

Dünyadaki hayatın bir tek manası sevmektir.


6 Dostoyevski sözleri

bir kadın hem zeki hem de kıskanç olursa, iki kadın haline gelir ve bu bir felakettir

Sevebileceğin birine öyle kolayca rastlayamazsın

Bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''

neden hiçbir iş yapmıyorsun?
- Yapıyorum.
- Ne yapıyorsun?
- İş yapıyorum.
- Ne işi yapıyorsun?
- Düşünüyorum.”

Hiç tanımadığınız birinin gülüşü daha ilk karşılamanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.

Duvarı yıkacak gücüm yoksa, onu yıkmak için kendimi paralayacak halim yok fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim."

Sizi kime benzetiyorum, bilir misiniz? Cellatların elinde gülerek, parça parça olmaya katlanan kişilere.Denginiz değilim efendim, dengesizim

Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır

İnsana en çok acı veren şey,
Söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki*Uçurumdur

Önce ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır

Etrafınıza göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile!

Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.

İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür.

içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız

İnsanın önünden geçtiği bir ağacı görebildiği için mutlu olmamasına şaşırıyorum.

düşündüklerinizin en önemlisini başkasına açmadan dünyadan göçer*
gidersiniz.

Çağımız ki, insanların yüreklerini*
bir şaşkınlıktır almış.

Bütün hayatın konfordan ibaret olduğu düşüncesi propaganda edilir olmuş!

Arzularımı yok edin ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım.

Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.

Tembellik, bütün kusurların anasıdır.

Param olduğunda, benim de son derece orijinal biri olduğumu göreceksiniz.

Paranın en bayağı, en iğrenç yanı insana yetenek bile verebilmesidir.

Ben kötü bir insan değildim. Ne aksi bir adamım,ne de uysal biriyim. Ne alçağın biriyim,ne bir kahramanım, ne de korkak. Ben hiçbir şey olamadım

Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsin."

Anıların güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir.

Sizin tecrübeli bir doktor olduğunuz kadar ben de tecrübeli bir hastayım

Sevebileceğin birine öyle kolayca rastlayamazsın.."

Hayattan pek çok şey öğrenen insanlar, neşeli ve masum kalamazlar.

Dostlara bile açılamayacak, insanın kendine saklayacağı sırlar da bulunur.

Böylesine bir heyecana karşı durmak, kutsal bir şeyi lekelemek gibi olacaktı.

Kendi yolunda eğri gitmek,*
Başkasının yoluyla doğru gitmekten yeğdir.

Öyle bir sınıra gelirsin ki aşamazsan mutsuz olursun, aşarsan, belki o zaman daha da mutsuz olursun.”

Kuyuya tükürme, gün gelir içersin... derler.”

Korkak, korkar ve kaçar... Korkan, ama kaçmayan, henüz korkak değildir

Kendinize en yakın bilip yardım beklediğiniz insanlardan sadece kötülük gördünüzse Merhametiniz'le ezin onu. Nasıl sarsıldığını göreceksiniz

Öylesine mutsuzsunuz ki, hep, asıl suçlu benim, diye düşünüyorsunuz.

yaptıklarımdan korkuyorum.'' diye düşündü.

her şey insanın elindedir. Fakat insan korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir

İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim.

Onları en çok korkutan şey yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek

biliniz ki, yanlış insana karşı duyulan sevgi çabuk unutulur.

Bence, gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.

İnsanların en önemli işi, sanırım bir cıvata ya da piyano tuşu değil insan olduğunu kendisine ispat etmektir.

İster budalaca,ister akıllı sözler olsun,yanınızda durmadan konuşmak,konuşmak istiyorum.

insanlar kendileri mutsuz olmadıkça, başkalarının mutsuzluğunu asla anlayamazlar

namuslu bir insan namuslu diye övünür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?

Ama ümit insanı aldatır

Zekâyla güzellik birlikte olunca birbirlerine o kadar yakışıyolardı ki...

Hepimiz alınyazımıza dargınız, yaşamdan bıkıp bezmişiz

Konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.

Doğmak elimde olsaydı gülünç koşullarda dünyaya gelmeyi kabul etmezdim._

Bir tutuklu için en önemli, paradan da önemli olan nedir Özgürlük; veya hiç olmazsa onun hayali...

Anlıyor musunuz bayım insanın gideceği hiçbir yerin olmaması ne demektir insanın gidebileceği bir yerin olması gerekmez mi

Yaşama arzum, hayata inancım vardı!.. Fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum.


7 Zülfi livaneli sözleri

Giriş kapısında niye polis var?' diye sordu. 'Onlar uzun yıllardır üniversiteleri, üniversitelilerden koruyorlar diye cevap verdi

Hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.

Sağcı solcu, milliyetçi tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç-yaşlı, kadın-erkek, köylü-şehirli, Doğulu-Batılı, zengin-yoksul olmanız fark etmez.*Yeter ki düzgün insan olun!

Onca sayfa okunur mu hiç ya? Derken iPad'i işaret ediyordu. O zaman hayatı, aşkı, ölümü, felsefeyi 140 karakterlik tweet'lerle ifade eden bir kuşakla konuştuğumu kavradım.

Sokakta birisi Sokrates'e hakaret edip tekme atmış. Sokrates hiç aldırmadan yürüyüp gitmiş. niye bir tepki göstermediğini sormuşlar. O Bir eşek beni ısırsa onu dava mı etmeliyim sizce?' demiş.

Zaten dünyanın hangi köşesinde huzur kaldı ki...

İnsanlar acı çekerken, İstanbul'da en iyi suşinin nerde yenileceğini konuşanlara dayanamıyordum.

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama

kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar bir güneş ışını belirince insanın dünyası o ışığa bağlı oluyor...

Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı.

Uçaklar insan düşün dü ki bu uçak havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı Dolayısıyla sınırlar yok olacak, barış gelecekti.

Uçaklar icat edildikten birkaç yıl sonra gökten bomba yağdırarak dünyayı yıktı

Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum her zaman yaptığım işleri bir boşluk duygusu içinde sürdürüyorum


Sanki içimde bir hiçlik var inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürür.

Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herkesi ve her şeyi sevmek. O noktada sahiplenmek biter, saf aşk kalır.

Aramızdaki fark ne Sen insanlarda üniforma bayrak ve din görüyorsun ben ise İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken acıkan, üşüyen, korkan insanı görüyorum

"Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz...

Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor

dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır

Andre Gide,komünist olarak çıktığı Sovyetler gezisinden antikomünist olarak dönmüş ve cesurca yazmaktan çekinmemişti.Aydın namusu bunu gerektiriyordu.

İnsan sevmeden yaşayabilir mi?

Ona çok acıyordum, hiç mi âşık olmamıştı acaba, sevdiği biri yok muydu?

Her insan kendi hayatının başrolünde oynuyor.

Aşkın, gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri aşık olur mu hiç?" deyip sustum.

midemi bulandırıyor bu koca şehir. Kaçmak istiyorum...

Hiç bişey bilmiyorsunuz .
Modaya uyup cahilce işler yapıyorsunuz .

Şairlerin dediği gibi ‘Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul en güzel şehir'di

Bazı şeyleri boş inanç diye küçümsemeyin, onlarsız insan kültürü olmazdı.

Aşk denen şey bazen yürür,bazen uçar;bazen koşar biriyle birlikte;

Aşk bir başkasıyla ölümcül bir yürüyüşe çıkar üçüncüyü buzdan heykele çevirir dördüncüyü atar alevlerin içine.Birini yaralar öldürür

Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.

Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın anne!"Sakın ola hiçbir şey için üzülme

bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür

Bilemiyorum, bilinçaltında olup biten şeyler için Nietzsche’ye katılmamak mümkün değil: “Müziksiz hayat hatadır!
Demişti

Ankara Üniversitesi'nde ders vermiş Ernst Reuter ne demişti bilmiyor musunuz? "Türkiye'de önemli insanlar değersizdir, değerliler ise önemsiz

Merhamet zulmün merhemi olamaz!"

Coĝrafya kaderdir. Coĝrafya kader olduĝu gibi tarih de kaderdir

İnsanların kendi millet veya inancını diğerlerinden üstün görmesi, ne korkunç olaylara, ne büyük acılara neden oluyordu bu dünyada

Asil insanların en neşeli zamanında bile bir hüzün vardır, düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.

Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.

Bilgi ne garip bir şeydir. Şişede hapsedilmiş gibi yıllarca duruyor, senin kapağını açacağın günü bekliyordu.

Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. hiç biri ile direksiyon başında tartışmayacaksın.

Hepimiz isimsiz, birbirimize uzak yaşıyoruz; başka kılıklar altında birer yabancı olarak acı çekiyoruz.

İnsan İnsanın zehrini alır" oğlum.

insanları konuşarak tanıyamazsınız... Dil, yalan söyler...insanları dinlemek, onları anlamak için yeterli değil

çürüme içten başlar.Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve korkar

Çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!

İnan bana, insanların çoğunun ruhu,bedeninden önce çürür.

Aptallık o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer.

Dünyanın en bulaşıcı hastalığıdır aptallık."

Karasevda dedim. "İşte insana o çılgınlıkları yaptıran duygunun adı

Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.


8 Kafka SÖZLERİ


senin yanında öylesine huzurlu öylesine huzursuz, Öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki söz bulamıyorum,

Öyle bir sessizlik çöktü ki, bu sessizliğin içine seslenemiyor insan.

Yanımda yürüyordun düşünsene, yanımda yürümüştün!*aşık biri için ne büyük nimet değil mi?

Erken kalkmak,"diye düşündü,"insanı bir hayli aptallaştırıyor. İnsan uykusunu iyi almalı.

Odamda günlerdir yalnızım,*
ziyanı yok dünyada da yıllarca yalnız değil miydim?”

Evet, seni seviyorum budala! Tıpkı denizin, kendi dibindeki bir çakıl taşını sevmesi gibi

Evet, sevgin beni böyle kaplıyor Ve Allah izin verirse, senin yanında ben çakıl taşı olacağım...

"Kalbimin içerisinde sen varken her şeye katlanabilirim.

sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri

çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil, örnek bir yaşamdı.

sen başkaydın. Hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın

İki saattir kanepede uzanmış yatıyorum ve bu süre boyunca* senden başka hiçbir şey düşünmedim

Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben?

İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?

Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?"

Paltom bile ağır gelirken, Nasıl taşırım
Koskoca dünyayı

Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."

Mesela senin odanda duran, sen sandalyende ya da masanda otururken, uzanır ya da uyurken,seni gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim

bu sessiz geceler insanı boş hayallere sürüklüyor,

aslında yok etmek istediğim mutluluklar değil, acılarım.

Bu dünyada olduğun için teşekkürler;

Dünyaya bakıp da, senin içinde bulunabileceğini düşünemezdim. ''Ah, Milena Ah

Üstümdeki paltoyu dahi taşımaya üşenirken ben, bu dünyanın yükünü sırtımda nasıl taşıyayım


her şey abartı, yalnızca özlem gerçek, o abartılamaz.

sana hitap ederken her şeyi unutuyorum. “Seni hiç görmesem bile,

En iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz

pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim..."

Evlenmek, önce güven ister.*
Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır.

Sorularımızın değerini cevaplarımızla düşürüyoruz.

Aynı saatte
Aynı şiirde
Aynı satırda
Yıldızlar eşliğinde buluşalım.

”Konu yalnızca unutmak değil, çok daha ötesi.Çünkü insan unuttuğuyla yeniden tanışabilir.

Öyle zaman olur ki, odada yalnızken bile “yok oluverir” insan, bunun nedenleri çoktur,

kişi yaşarken bile ölebilir. 'Bu dünya için kendini paralaman gülünç.

Benim yalnızlığım insanlarla dolu...İnsanın umudunu kıran:*
Çevrenin zorlayıcı gücü ve düş kırıklıklarına alışma..

Sana dokunmayan bir şey beni öldürebilir."

Kendime denk biriyle konuşacağım birkaç kelime yapacağım upuzun konuşmalardan çok daha aydınlatıcı olacaktır benim için.

Dış görünüşün vız geliyordu bana, sözlerine önem veriyordum yalnız

Bak Milena, ‘En çok seni seviyorum.’ diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki,

Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla’ dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.

kalbimde sen varken her şeye katlanabilirim..

"İnsan aslında, nelere sahip olduğunu bilmeyen bir kapitalist.

mutluluktan ölünüyorsa, bu benim başıma gelmeli.

İnanmak, kendi içindeki yok edilemez cevheri kurtarmaktır, kendini kurtarmaktır olmaktır.

Ölmekten müthiş bir şekilde korkuyordu çünkü henüz gerçek anlamda yaşamamıştı.

İnsanlarla iyi geçinmek hem çok zordu hem de çok kolay; bunun kuralı yoktu


Tek suçum insan olmak Güzel bir söz duymayı hak ediyor muyum

Milena ben sana hoşuna gidecek
güzel bir söz söylemeyi hak etmiyorum, aksi taktirde söylemiş olurdum.

Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor Ortada hiçbir şey yokken, mahkeme bir suç buluyor

koşup yaşama sığınmıyorsa insan, yaşamdan zevk alabilir mi?

Kimse benden, benim kendimden istediğimin daha fazlasını bekleyemez.

benim ihtiyaç duyduğum miktarda huzur dünyada yok

Dünyanın herhangi bir yerinde ihtiyacımı karşılayacak kadar çok sabır var mıdır

Kafesin biri kuş aramaya çıktı

İnsan yalnızca sevinçli olduğu zaman gevezelik eder.

Herkes beraberinde taşıdığı parmaklıkların ardında yaşıyor.*

Erkeğin kadına ve kadının erkeğe vereceği en büyük söz, çocuklara gülümseyerek söylemeye özen gösterilen şu derin cümledir: Senden vazgeçmem.

İnsanı büyüklüğe götürecek yol, ancak onun küçüklüğünden geçer.

Hareketleri ağırlaşmıştı nedeni yorgunluk değil, anıların yarattığı yüktü

Asla beraber olamayacağız,
aynı evi, aynı teni paylaşmayacağız,
aynı masada oturmayacağız,
hatta aynı şehirde bile oturmayacağız..'

Eğer sana güvenmeseydim, sen böylesine kıymetli olur muydun hiç?



Ahmet haldun terzioğlu sözleri

Eğer ölümümün yararı olacaksa, feda olsun canım bu devlete."

Ya istiklal, ya ölüm Bu seçimi yapmak, kahramanların işiydi.

O Gök gözlü kahramandı. Türk'ün umudu..

Üstte gök basmasa, altta yer delinmese; Türk ulusu; senin ilini, töreni kim bozabilir?Hiç kimse!

Türk ulusunun ilini, töresini kim bozabilir Hiç kimse Yalnız kendi kendinin yağısı kendini bilmediğinde.

Türk, dış yağılarına karşı koyarken, içindeki yağıları bilmez, duymaz ve onlardan etkilenirse kolayca yağıya tutsak olurdu.

Yaşamamız, yaşamda kalmamız için gerekliydi öğrenmek.

Zorlu bir yaşam bizi bekliyordu. Belki dünden daha kolay, belki dünden daha zor,...

Korku Ne rezil bir duygu.

Korktuğu için yazgısını yenen ve daha uzun yaşayan kimse olmadı.

Baharın kendisi, özünde yeniden doğuşu simgeler.

Her yeşillenme yaşamanın işareti, her çiçek doğuma gülümseme, her doğum gök buyruğu

Gök altında neresi varsa gidebildiğimiz hep bizim" diyebilmekti göç.

Ulus adla yaşar. Adını unutan, her şeyi unutur. Adını değiştiren, her şeyini değiştirir.

Yaşamak onurlu olunca güzeldir.

Bozkırda devlet kurmak istiyorsa Türk gerekliydi büyük bir devlet kurmak istiyorsa Türksüz olmazdı.

şunu unutma, Türkler değmez belledikleri kişilerin ardından asla gitmezler

Korku! Ne rezil bir duygu Korktuğu için yazgısını yenen ve daha uzun yaşayan kimse olmadı.

Dün gerçekti Turan, bugün düş ama yarın yeniden kurulacak kutlu bir ülkedir

İlk değillerdi. Son da olmayacakları kesindi.

Garip sistem, bu memleketin öz çocuklarını harcamak üzere kurulmuştu. Gelecekte çok arayacağı, ama bulamayacağı, çocuklarını

Ne zaman ki töre terk edildi, o zaman yıkım başlıyor. Çin'e tutsak olma çağı geliveriyor.

Çin'e tutsak olmak demek illa bağlanıp köle kılınmak değil. Çin ipeğiyle, altınıyla, eşyasıyla, rahatlığıyla, töresi ve ahlakıyla tutsak alıyor bizi

Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka! Bir ışık daha var, ışıklardan başka.

Hiçbir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey var bütün eserlerden başka

Çin sık sık 'Böl ve Yık' yolunu deniyordu.

Kişiler yok olup gider ama devlet ve ulus süreklidir

Irmaklar, akan sular hep temiz kalmalı. Asla kirletilmemeli!”

Varsın uzakta olsun. Gün gelir kavuşulur Allah yazdıysa...

Ölmek için her yer güzeldir! Yeter ki vatan toprağı olsun! Yeter ki Turan yurdunda bir yer olsun


Beklenen etki, beklenmeyen zamanda vurulan darbe ile sağlanır!*

Seçkin erler, seçkin ordunun izidir.

Acının en büyüğünü ihanete uğrayanlar yaşarlar.

Benlik ve yükselme hırsı sonu gelmez bir yıkıma götürür devleti.

"Yönetilen değil yöneten olmak için yaratıldık!"Türk, kurtuluş ve özgürlük ardında, tutulamaz bir güçtür.

Huzursuzluğunu susarak belirtir! Susar, susmak nasıl bir tepki ise

Seni anlamıyorum Çavuş! İbadetin yaşla ne ilgisi var! insan yaşlandım diyerek ibadete başlarsa dürüstlük olmaz ki.

Gönül işidir ibadet. İnanç işidir.İnanmak yolun yarısıdır. İnanınca olmayacağı varsa da oluverir...

Küçük, güzel, mutlu bir dünyası vardı. Bu dünyayı seviyordu

Kişioğlu düşler ülkesinde mutlu olunca, uyanmak istemiyor, uyanınca mutlu olmuyor.

Öyle ucuz ölümleri sevmiyoruz. Türk ölmemeli görüşü egemen gönüllere.

Türk yaşamalı ve mücadele etmeli. Türk değil, Türk yağıları ölmeli.
Öleceksek, öldüğümüze değmeli!



10 Okay tiryakioğlu

Takdir-i Hüda, belki fetih müyesser olur Haydi bre Reisim! ne bekleriz. Hele başlayalım görsünler bizimle uğraşıp fitne sokup Müslümanlara zulmetmek ne demek

En ufak bir disiplinsizliğe göz yummuyorlardı. Seferin ruhunu artık iliklerine kadar kavramış tı asker

Türk askeri üstlerine sorun çıkarmamak ve kayıtsız şartsız itaatte, dünya harp tarihine geçecek mutlak örnek bir tavır

insanın yaşadığı toprağın altında ölüleri yoksa, o toprak o insanın yeri değildir.

Annemi bu kadar sevmemin sebebi, belki de o harika kokusu..


Hele sakin ol çocuk. Harp hile olduğu kadar da sabırdır...

İki insanın paylaşabilecekleri en mahrem duygu aşk ya da arzu değil, acıydı

Kıran kırana bir kavga başladı. Moral üstünlüğünü birkaç saniyede kaybeden Bizanslılar gerilediler. Kısa süre sonra kaçıyorlardı

Yürüyen adam duran adamdan daha az dikkat çeker.

Zaman değişiyor Yüzüne tükürsen umursamıyor,yağmurdur deyip geçebiliyor insanoğlu.

Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme
Gönlüm duygularını anlatamadığı için
kızarken dilime Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme...

sabırlı ol. Suçlu suçsuzdan elbet ayrılır

İnsanlar az emekle çok nimet bekliyor,elde edemeyince de takdire küsüyorlar.

Ya kahraman olacak ya çamura batacaktım. İkisinin ortası yoktu.


Onlar öfkelerini yutarlar ve insanları affederler."

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur.

Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yinede yaşarsın...Hz.Mevlana

Kader onu kabul edene yol verir, reddedeni ezer geçer.

Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.-Hz.Mevlana

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.*

Nerden geldiğini unutma ki,
nereye gideceğini unutmayasın!"
Şeyh Edebali

Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin, milletinize yapılanı asla. Hz. Ali"

tükenmez bir yalnızlığı vardı.Ama o kitapları ve seccadesiyle mutluydu

Bırakacağın eli hiç tutma, tutacağın eli ise hiç bırakma,

sahte sevgilere gül olmaktansa, gerçek sevgilere diken ol

kan ve gözyaşı olmasaydı, şehirlerin kapısını silahlar ve düşmanlık değil, çicekler ve kardeşlik açsaydı, insanlar yine de geçinemezlerdi

Sultanım. Mehmet gülümseyerek:
ben işaret edildiği gibi tiran olma yolunda bir zalim değilim, sebepsiz yere kimsenin canını yakmam.

Öyle bir yerdeyim ki;*
Ne gitmesi mümkün,*
Ne de kalması mümkün

Öylece bir yerdeyim işte .
Vazgeçmekle direnmek arasında,*

Akla karanın tam ortasındayım.
Kaybetmenin arifesinde,*
Yeni bir hayatın eşiğindeyim.
Kalsam canım yanacak,*
Gitsem hayatım...

Sizin kadar şanslı olamadıkları için insanları kınayamazsınız.Güçlü bir sesle:

Şehir sizin olacak Sultanım. Allah'ın yardımı ve senin kudretinle bu şehir önünde tutunamayacak

Şeyh hafifçe kımıldadı güzel yüzünde çiçeklenen huzurla Rabbimize şükürler olsun. Bana tam Mihmandar-ı Resul'ün kabri üzerinde namaz kılmayı nasip eyledi.

Fetih suresine erişmiştim ki haberi ulaştırdılar. Bir oğul daha nasip eyledi Rabbim...

'Ravza-i murada bir gül-i Muhammedi açtı.' Hamd olsun, hamd olsun, hamd olsun, adı da Mehmet olsun...

Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor kimse kendini değiştirmeyi akıl etmiyor

Sultan Mehmet sanata ve mimariye düşkün dü Avnî' mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan, divanı bulunan büyük bir şairdi

Konstantin konuştu Sultan Mehmet
şehrin yağmalanıp harap edilmesini istemez. Ancak biz şehri yitirirsek, sonrası kimsenin umrunda olmaz Böyle bir anda ne hisseder insan?

verilen sözler boş çıktığında ve büyük bir yıkımın eşiğine gelindiğinde insan nasıl düşünür?

Sultan Mehmet sultanlık' denen korkunç yükün ağırlığını kaldırmak için, umulmadık anda sertleşmekden korkuyor ve Gönlü doğruya, iyiye, güzele yönlendiren velilerden birinin eşiğindeki basit bir sofi olmak istiyordi

Sabah ezanıyla başladığın günündeki tek derdin, iyi bir kul olmak için çabalamaktan başkası olmasın.

tek derdin ibadetlerini yerini getirmekten başkası olmasın.

Sultan Mehmet iki yaşında Amasya'ya gönderildikten sonra, şehrin valisi olan büyük ağabeyi Ahmet, 1437 de ansız ölmüş Altı yıl sonrada, aynı şehre atanan diğer ağabeyi Ali, Kara Hızır Paşa tarafından bebek yaştaki iki oğluyla birlikte katledilmiş ve Mehmet, hiç umulmadık şekilde taht sırasında bir numaraya yerleşmiştir

Sen dert etme adımını sağlam atan her zaman kazanır.


Sultanım seni dert üstü, murat üstü gören idraksizlerin, sıfatsızların, mutsuzların ve şükürsüzlerin kıskanç bakışlarından kurtulasın

Ölümün eşiğinde dizleri titremeye başladı mı, gerçeğin ta kendine uyanır insan.

Sultan Mehmetin Sade döşenmiş odası büyük bir kütüphaneyi andırıyordu. Raflarda dizili cilt cilt kitapların görkemli manzarası, yaşlı paşanın yüreğini titretti derin bir huşuya kapıldı. Böyle bir odada ölünür işte', diye düşündü..

Sultan Mehmetin otağ-ı hümayunu
Türk kırmızısı keten ve Türk mavisi pamuklu bezin üzerine altın flâman ve çini desenliydi muhteşem otağ mehteran marşları ve seçkin hafızların Kuran ziyafetleriyle kurulmuşdu.


Bir savaşçı, ölümün yaklaştığı o son anı hissettiğinde, bir anda neden savaştığını unutur Kafasından her şey silinir, gözünü önce kan, sonra da korku bürürmüş

ne için savaştığını hatırlatması bakımından Bayrak gibi düşün ya da ordu sancağı gibi. Haydi kal sağlıkcakla

11 Azîz nesin sözleri

Oysa mavi, güzel bir renktir. Acırım mavinin yenilmesine...

Valinin otomobili geldi. Şoför kapıyı açtı. Arabadan bir kara kuru herif çıktı. Ulan, yedi vilayeti titreten vali bumuymuş... Tüh bize

Herifte adamlık yok. Kara kuru ve boyu çoban sopasından kısa...

Sanırsın, çingene maşasına can yürümüş de adam suretine bürünmüş.

Olaylar gönlümüze göre gidince, onları biz böyle yürütüyoruz sanırız. İnsanoğlunun mutluluk budalalığı işte…

olaylar isteklerimize karşıt çıkınca, acı gerçek kafamıza dank eder…”

Bir delinin bozduğunu kırk akıllı düzeltemez..

Kırk yaşında bir erkeğin yirmialtı dişi ve otuzbeş yaşında bir erkeğin de yirmidokuz dişi olursaaa , acaba otuzyaşındaki bir kadının kaç dişi olur?

Bir insanın okuldayken hesabı kuvvetliyse , hayatta her zaman başarı kazanır.

Her ne olursa olsun yaşam sürüyor ve hep sürecek.

Deli değil ama politikacı... Sen bu memlekette yaşamıyor musun

Çöküyorum en dibe azar azar
Dağılıp parçalanıp ayrılıyorum
Topla beni tut beni

Vatan başka... Vatan gibi var mı!... Olamaz da...

Tartı çekmez suçlarımız, yer götürmez günahlarımız var.

Başkası olarak yaşamaktansa ,insanın kendisi olarak ölmesi yeğdir.

Yazık ki, nasıl öldüğümü yazamayacağım. Ençok buna üzülüyorum.

Bir yazar bütün yaşadıklarını yazsa bile ölümünü yazamaz.

Doktorlar anlamazlar mı?
- Aman oğlum , doktorlar diriden anlamıyorlar , ölüden ne anlasınlar...

Memleketin kalkınması herşeyden evvel fabrikalara dayanır

birader.Vicdan hürriyeti varsa, inancıma saygı göstermek zorundasınız;

size acıyorum."bizde düdük geçiyor geçmesine ama, öttürmesini bileceksin.

Aydın kişi gösterişi için kolunun altından kitap eksik etmeyenlerden, helaya bile kitapla gidenlerden hoşlanmam.

Simitte çok keramet vardır. Ne zaman simit yesem, zihnim açılır.*

Bizim gazeteciler, yazarlar neden simit yer çayla? Herkes parasızlıktan sanır.*
Yok canım, çayla simit zihin açar da ondan...


Cani Evlat a sorulur baba olsanız, babanız da çocuğunuz; suç işlediğinde ne ceza verirdiniz ?+ Onu bir topal ata bindirirdim. Üstüne çadır örter Çadırın tepesine bıçak asarım. At topalladıkça bıçak kafasına dokunsun, akıllansın.

Rüyada bile sürmez ki mutluluğum
Başlamasıyla biter

İşte yatağımız yastığımız bulutlardan

Rüyamın en güzel yerini gezdirecekken
Uyanıyorum birden Sen kim bilir nerelerdeydin Ben o rüyada seni yaşıyorken Haklısın Bey

"Hemşeriler," dedim, "bir memleketin kalkınması, kadınların yükselmesine bağlıdır. Kadınların uyanması için, kız çocuklarının okutulması gereklidir. Ne dersiniz hemşeriler?"

Yavrularım, yurtsever olunuz. Yurdunuzu çok çok seviniz.

Yurdunuzu yakından tanıyınız. Büyüyünce Anadolu'yu köy köy dolaşınız.

Yoksul yerlerde görev alınız Cumhuriyet size emanettir. Yoksul Anadolu'ya medeniyet ışığını sizler götüreceksiniz.

Yaz bunu atasözü Seçimi atlatmış iktidar gibi hiç yüz vermiyorlar.

Rüyada bile sürmez ki mutluluğum
Başlamasıyla biter

Yoksun diye bu dünyanın tüm varını hiçe saydım.

Bizim acılarımız olmasa bu dünya bunca güzelleşebilir miydi?

12 Mevlana sözleri


Kolay değildir mum olmak! Işık saçmak için önce yanmak gerek

Ya tutulacak kadar yakın ol;*
Ya da unutulacak kadar uzak....

'Mevlana'ya sormuşlar ;
kişinin değeri nedir?
cevap vermiş ;
aradığı şeydir ..’

Gaflet uykusuna dalmış bir bilgisize öğüt vermek, çorak toprağa tohum atmak gibidir.

Dokunamadığım..
Göremediğim..
Dindiremediğim bir acı taşıyor yüreğim.
Biraz yalnızlık, biraz hüzün, biraz çaresizlik ...

Kendine gel Rabbin seni terk etmedi

Nokta koyduysan bir kere,
Çevirmeyeceksin onu virgüle.*
Ne soru kalmalı,
Ne de tek bir soru işareti geriye

Cahille oturup bal yiyeceğine, âlimle oturup kuru ekmek ye.

Nehir gibidir insan...
Derinlerinde ne saklar...
Ne fırtınalar kopar, söylemez.
Sadece; sessizce akar ve gider...'

'Üzülme Tabuta yattığın gün,
Son kez kuyunu kazacaklar.

Şu içinde bulunduğun tek anlık ömrünü fırsat bil. Ve onunla meşgul ol.

Ne geçmişe üzül. Ne gelecekten kork

.Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım…Ve ekler; “Onsuz yaşayamam” deme, seni onsuz da yaşatırım.

Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar.

Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya.

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur…

“Düşmem” dersin düşersin, “Şaşmam” dersin şaşarsın.

En garibi budur ya, “Öldüm” der durur, yine de yaşarsın.

Yürek yorulunca, ter gözden akar...'

Üzülme cancağızım...
Her bir yara'dan, haberdardır Yaradan...

Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum zanneder.

Dua; kapı çalmaktır. Sonrasına karışmak haddi aşmaktır.'

'Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu.

Kendini büyük görme,*
Bugün ayağının altında biten ot,
Yarın mezarının üstünde bitecek

Ey can; kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur.

Beden çok yükü kaldırır ama, gönül her sözü kaldıramaz

Efendimiz, huzurunda gösteriş için namaz kılan gence:"Kalk, tekrar namaz kıl,çünkü sen namaz kılmadın." diye buyurmuştu.

Sırların gönülde gizli kalırsa o muradın çabucak hasıl olur; dedi. Peygamber her kim sırrını saklar ise çabucak muradına erişir."

Tohum toprak içinde gizlenince, onun gizlenmesi, bahçenin yesillenmesi ile neticelenir.

Ne zaman gökyüzüne bir nefes,bir duâ gönderdin de,ardınca ona benzer bir iyilik gelmedi?'

'Kuyudaki kurbağalar, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanırlar.

“Edeb'î olmayan..Yalnız kendine kötülük etmiş olmaz..bütün dünya'yı; ateşe vermiş olur.

İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.

Yalnızlık, kimsesizlik adam olmayanların sevgisinden, saygısından değerlidir.

Mum ağlamadıkça, alev gülmez...

Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu
arıyorsun...

''Balığa denizden başkası azaptır..

"Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur/ Dedim ki gönle giren gözden ırak olsa ne olur?

İnsanoğlu, Yaradan'a dönerse kula benziyor; Yaradan'dan dönerse pula benziyor.."

Topraktan doğmak, toprakta çürümek hayvan işidir; gönlün, canın işi değildir

Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında en güzel çare, dağ ile karı başbaşa bırakmak.Unutma ki!.. Nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.

her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen "insanlıktır

.Elinden geldikçe kul ol, sultan olma!

"Çirkinlikle güzelliği görünüşle değil, akılla ayırt edin.

Surette sen küçük bir âlemsin ama hakikatte en büyük âlem sensin

.Ey gönül ses etme! Bekle! Ya nasip de Rabbine bırak...

Kalp, Allah’ın iki parmağı arasındadır.

Ömrüm geçti, sevgilim gelmedi diye ümidini kesme.*O vakitli vakitsiz gelir...

'İki ceylan aynı otu yedi, biri fışkı verdi, biri halis misk...

Peygamber efendimiz iyilik yapmak ve dünyada eser bırakmak konusunda şöyle demektedir:"Dünyadan çekilip gittiği halde;kendisinden eser kalmış olan kişi, ne mutlu kişidir.

"Yol düzgün ama altında tuzaklar var. Yazının tarzı hoş ama içinde mana kıt

Gönlü güzel insanların gönlünde olmak güzeldir.

'Asla geçmişte yaşama; ama daima geçmişten ders al..

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Denizi bir kaseye dökecek olsan, ne kadar sığar? Ancak bir günlük
rızık miktarı

Hiçbir hastalık, gönül hastalığı gibi değildir

Dibini görmediğin suya atlamadığın gibi, sonunu bilmediğin sevgiye teslim etme kendini

Elhamdülillah Gönlümde Allah'tan başka bir şey yok

Ey hakikat aşığı! Sen öyle bir aşkın peşinde koş ki, o aşk gelip geçici olmasın. Sonunda seni ümitsizliğe düşürmesin.

Allah aşkı yok olmaz. O aşkın aşığı da, maşuku da sonsuzdur.

Senin aşkında, benden başka kimse sebat gösteremez. Benden başka hiç kimse çoraklığa tohum ekmez.

Düşmana da, dosta da seni kötülemek istiyorum ki, seni benden başka hiç kimse sevmesin.

"Elhamdülillah Hakla olunca ölüm de, ömür de hoştur

İki gözüne karşılık dünyayı verseler kabul eder misin? Etmezsin. Peki gözü verene neden secde etmezsin?

Cahilin sonunda göreceği şeyi akıllılar önce görür.

Öyle şeyler oluverir ki siz, onlardan hoşlanmazsınız, halbuki o, sizin için hayırlıdır.

Vefasızlık, köpekler için bir leke, bir ayıp olduğu halde, sen nasıl oluyor da insan olarak vefasızlık gösteriyorsun!?..

Leb dersem maksadım leb-i deryadır.
LÂ dersem muradım İLLÂ'dır.

Mümin Allah nuru ile görür.

Nice bulanık şeyler vardır ki sen, onları saf ve berrak sanırsın.

Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-19, 20:14 #88
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

13 Cahit Zarifoğlu Sözleri

Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.

Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.

Farz et körsün olabilir. El ele tut. Taş al ve at. Kâfiri bulur.

Evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Filistin; bir sınav kâğıdı… Her mü’mîn kulun önünde.

Kapı aralığından baktığımda görebildiğim en güzel şeydir; yaşamak.

Dedi ki; sen şairsin elindeki bu taş ne?, Dedim ki; şair aşka boyun eğer, zulme değil!

Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.

Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz. Onun gerçekleşmesine dayanacak, onun yükünü kaldıracak toprak yok.

Kalbinizi yumuşatın, ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

İnsan kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir.

Ölü kalbimiz dirileydi hakka dönüp sadakayla yıkanaydık dünyaya hiç meyletmeyeydik.

O sabah ezan sesi gelmedi camimizden. Korktum bütün insanlar için, bütün insanlık adına.

Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse, ancak o zaman sokaklar, meydanlar ardına kadar açılır.

Ehli takva olun, ehli secde olun. Farzları alenen yerine getirin. Nafileleri kendi nefsinizden bile gizleyin.

Ve önemli olan ‘an’dır. Onu; ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir.

Diline bir düğüm at ve otur. Dinle. Gıybet ve dedikodu, münakaşa ve su-i zanlarla dolu söz varsa ya durma ayrıl, ya da engelle.

Bakıyorsunuz, zulmedilenlerin tek ortak özelliği var; Müslüman oluşları ve zulmedenlere bakıyorsunuz, onların da bir tek özelliği var; Kâfir oluşları

televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda, değil cihad etmek, acaba kalkıp farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?

Biz, sakalları şiirle karışık, yüreği Allah’la barışık adamları sevdik.

Hocam ileri gidiyorsun, seni sürerler diyorlardı. hoca ise kürsüsünden şöyle haykırıyordu Söylesinler bakalım nereye sürecekler? Söyleyin nereye sürecekler?*Allah’ın rahmetinin erişemeyeceği yer mi biliyorlar?

Takdir-i ilahi deyip teselli bulmuşlar elbet demişler bize bir yük taşıyan, Allah bir tane daha kısmet eder.

Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün, eğer kalbinden merhametin zerresi kalmamışsa.

Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü.

Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.

Bir kalbiniz vardır, onu hatırlayınız.

Zulmedince kendim, lütfedince sen, seni andım hamdettim sana taptım.*

Bazen var'ı Anlarsın yok ile

Son bir söz daha Bir yalvarış kırıntısı olmalı Duyanı olmayan Allah’tan başka.

Pencereden bakınca toprak ve ağaç görünmeli. Hava tertemizdir, yakınlarda sağlıklı bir dere akmaktadır.

İnsan; tabiattaki insan ve eşya dengesine bakarak ve inanç içinde yastığa başını emniyetle koyar.

İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi?

On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.

Hicret Taze Güçlü bir kandır damarlarımda...

Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde

Yazarlar bazen ilk cümleyi yazdıklarında sonunu getiremeyeceğini anlarlar.

Bazen o cümle ile her şey söylenmiş gibidir.*Yazacak tek kelime daha bulamazlar...

İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz

Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım.

Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim.

anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum şiirimi. Onun hatıraları bendedir.

Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.

Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar

14 İskender Pala Sözleri

Ve ben Leyla’nın aşıkı, günler ve geceler boyunca dua ettim, bağrıma Leyla yazılsın diye.

Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin...

İyinin de, kötünün de fidanı senin içinde büyür

-Kimisi bilmem der, bilir; kimisi bilir bilmezlenir. Kimisi bilmediğini bilmez, bilirim der; kimisi bildiğini bilmiyor

Şimdi kelebekler rüyalarında seni görebilmek için uykuya dalıyorlar mıdır acaba?

Aşk… Gök kubbenin altındaki en gizemli kelimelerden biri. Bilinmeyen… Belki bilindikçe daha da bilinecek renkleri, desenleri ortaya çıkan.

Aşk; belki de bin bir başlı ırmak, her birinin yolculuğu ayrı, ama hepsinin ulaşmak istediği deniz bir.

Doğruluk mu* büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi? diye sorar, cevap Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!” der.

Gökler sevgiyle dönerler, yıldızlar sevgi sayesinde yerlerinde durabilirler. Tıpkı kalbimizdeki sevgi yıldızları gibi…

dış yerine içi, suret yerine ruhu sevmek gerekir. Hayat ancak sevgiyle tatlıdır

sevgilisiz dünyada hayat sürmek beyhudedir.

Kendini yücelten alçalır, kendini alçaltan yücelir.

Varlığınız çoğaldığı oranda onu hayır yolunda azaltınız ki yolculuklarınız kolay olsun!.

Sevgi hissedilen di, biliyordum; ama bir heyecanın da adı olabilir miydi? Bir kişinin adını duyunca hissedilen bir heyecanın adı?!…

Geçip gitmede ömür…Umutlar hep yarın, yarın, Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler

Aklını başına al kardeş! Günü, bugün say; ölüm ki kaşla göz arasında; ölüm ki dudakla söz arasındadır

Sebep neydi, bütün varlığımın kendisiyle ayakta durduğunu bildiğim, hayatımın en değerli parçası

bir göz yumup açıncaya kadar neden ayrılıvermiştik?

Çokluğun derdi elbet çok olur; yokluk kapısında nefis de yok olur.

- Hatıraları unutmak olanaksızsa; hatıralarda unutulmak kader olur.

unutma, her şafak, elinde fenerle gelen bir hırsız gibidir, ömürleri çalıp götürür. Uyanık dur!.

O’na aşk nedir diye sorsalar, tek bir cevap veremeyecek kadar aşk içindeydi.

- Bir tutsaklıktır başlar, biz doğunca; dünya denir adına. Bir telaş, bir koşturmaca, dursuz duraksız.

Varlığınız çoğaldığı oranda onu hayır yolunda azaltınız ki yolculuklarınız kolay olsun!.

Geçip gitmede ömür…Umutlar hep yarın, yarın, yarın!

Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler…Aklını başına al kardeş!

ölüm ki kaşla göz arasında; ölüm ki dudakla söz arasındadır.

- Kimileri Gül dediler, ömür boyu güldüler; Kimileri de Gül dediler, Gül uğruna öldüler.

Aşk ayrılığının azab olduğunu söylüyor, sonra da azabın lezzet' demek olduğunu söylüyordu.

Bazan bulutlarla gelir, bazen lodoslarla. Umut ki, insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir.

Gözyaşları ne kadar çok şeye tercümanlık yapıyordu! Damladığı, süzüldüğü, aktığı veya kana dönüştüğü zaman, hep ayrı manaları vardı

Her gelen dert bir öncekini unutturuyor, her acı diğerini bastırıyordu.

Senden dolayı seviyorum seni ey sevgili..

aşk; karşılıklı oturmak, yüz yüze veya aynı noktaya bakmak, şiir okumak, sevgiliden utanacak kadar terbiyeli davranmaktır

güzelden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır. Demek ki aşk

azabında bir lezzeti vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu.

Bağlandığınız zincirin anahtarını ele geçiremiyorsanız, zinciri suçlamaktan vazgeçin

- Öyle ki kıskançlığımdan kendi gözümle bile dost değilim...

Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden. Kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık.

- Ahmağın kalbi dilinde, akıllının dili kalbindedir.

Seveni sevmek kolaydır; marifet o sevmediği zaman da onu sevebilmektir.

Hüzün, bir hazin kelime... Ayrılık gibi, hicran gibi; mutluluk gibi de. Bazen bir gözde görürüz onu, bazen bir yüzde.

- Tefekkür kalbin kandilidir; o giderse kalp için ışık yok demektir.

Belki de en sevdiğim sakarlığın, gözlerime takılıp yüreğime düşmendi.

Ayrılık gibi, hicran gibi ve mutluluk gibi Bazen bir gözde görürüz onu, bazen bir yüzde.

Madem Allah'a giden binlerce yol var kim kimin yolunun yanlış olduğunu söyleyebilirdi ki?

Hüzün, bir hazin kelime...Bazan bulutlarla gelir, bazen lodoslarla.

Umut insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir.

Beni evvel öldürmüştün, şimdi geri dönüp geldin. Maktulüne ciğeri mi yandı katilin?

Aşk, kelimesinin bir anlamıda sarmaşık demek. Nasıl ki sarmaşık bir ağacı çepeçevre sarıp, onun dış dünya ile ilişkisini keser ve sardığı ağacı bir süre sonra kurutursa, aşk da öyle...

O ki; rüyana gireceğim diye söz verdi. Nice yıllar geçiyor ki bu söz yüzünden gözüme uyku girmedi.

Kimileri Gül dediler, ömür boyu güldüler; Kimileri de Gül dediler, Gül uğruna öldüler.
*
Nice yıllar geçiyor ki bir söz yüzünden gözüme uyku girmedi.

Işık ister misin? Nur ister misin?"
Elbette isterim O halde döktüğün varsa doldur, Ağlattığın varsa güldür,
Yıktığın varsa yap,
*
15 Sezai Karakoç Sözleri,

Noel ağaçları kahrolsun.

Allah’a inanan insanın özgür olduğuna inanıyorum.

İnsanı boynuna zincir takan eşyadan öteki insanlardan, ve insanların tanrılaştırdığı kişilerden ancak AIIah kurtarır.

insanı ancak Allah özgür kılar.

Putlar, tanrısızlık ortamında üreyen ruh mantarlarıdır.

Doğuyu Batıyı bilmeli Eski uygarlıkları* incelemeli Yükseliş ve düşüşün sebeplerini derinden derine araştırmalıyım

Allah’ın insanoğluna en büyük nimeti olan İslâm inanç ve medeniyetine mensup bir toplum nasıl olur da bugünkü acıklı duruma düşer?

mutlaka bir veya bir çok sebeb vardır. Bunu bilmeliyim. İşte bütün konuları incelemekte ilim rehberim olacaktır

Düşüşün tadını almayan insan! Senin yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır?

batılılar ve marksistler, aya da çıksalar, yerin dibine de inseler, ruhları itibariyle barbardırlar

kurdun tabiatını taşımaya devam ediyorlar.

Biz yırtık pırtık çul çaput içinde kalsak dahi hiç olmazsa medenî olmanın anısını taşıyacak kadar medenîyiz.

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.

Onlara anlat insan kelime ve şiirden yaratılmadı. sadece psikolojik* sosyolojik ve tarihçi Müslümanlık yetmez. Her Müslüman Müslüman
Yaşamalı

Her Müslüman iç dünyasında Müslüman olmalı, Müslüman olmayı idrak etmeli. Ve toplumsal tarih şuurunu eklemeli.

Tek çare ve çözüm, İslam dünyasının, uyanıp Batı’nın NATO’su gibi bir askeri güç, AB gibi bir siyasi birlik oluşturmasıdır.

Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.

Tarlayı dıştan kuşatanlardan başka bir de içten çürütenler türedi.

Hz Peygamber ne paraya, ne de halkın desteğine dayanmış ve güvenmişti. Hazreti Hatice’nin bütün Arabistan’ı kateden kervanları donatacak çaptaki servetini, peygamberliğinin ilk iki üç yılı içinde İslâm uğruna harcamıştı.

Hz Peygamber İslâmı servet biriktirme aracı yapmamış dünya gücüne değil, yalnız Allah’ın gücüne inanmış ve güvenmişti.

Allah Hz Peygamber in ihlâsına karşılık SAV e hem dünyayı, hem ahreti, bağışlamıştı ve Bu bağışlar, O’na da, ümmetine de yetmiştir.

Ölenlerin kanında Musa bilinci ve Suları yarıp geçme yolunun çiçeği açar.

Zulümde boğulan halka, suda boğulmayan bir çocuk yol gösterir:

Şeytanın kentini darmadağın etmeye and içmişim.

Kur’an kıyamet vakıasını ‘saat’ kelimesiyle anlatır saat kelimesi, vaktin ölçüsü olmuştur her an gelebilecek olan kıyamet vaktin ta kendisi olmuştur

Dünya zamanı, ahiret zamanının yanında adeta Hz. Musa’nın asasının yanında büyücü değneklerinin düştüğü zavallı bir duruma düşmektedir.

Geceye yenilmeyen her insana, ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.

Oruç, insanın* her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiat ziyafeti bir gök sofrasıdır. Yani, Samanyolunda Ziyafet.

Adalet mülkün temelidir. Peki adaletin temeli nedir?

yağmur karşılıklı yağar. Ruhların içindeki müzikle karşılıklı.Donmuş ruh ancak baharla kanatlarını açar.

Üzerinde Kâbe ya da cami resimli doğum günü pastaları, sosyetik umre turları, lüks ve israfla dinî şova dönüşen İslami hayatlara sığlaşan din algısı üzerinden bakmak gerekiyor.

Camiyi hayattan sürmeye başladık başlayalı, adeta ilahi bir ceza olarak biz de hayattan sürülmeye başladık

İnkâr tutsaklık, inanç özgürlüktür.

Doğaya inmiş vahyin mucize pınarlarından bir penceredir her üzüm tanesi.

Her üzüm tanesinde yaradanı görürsün.

Karın yağdığını görünce, kar tutan toprağı anlayacaksın.

Toprakta bir karış karı görünce, kar içinde yanan karı anlayacaksın.

İnancın yarısı utançtır. Her şeyi tam olsa da, utancını yitirmiş bir medeniyet, sağlıksızdır.

Bütün şiirlerde söylediğim sensin.
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin.

Yüksel bır kere daha ey ahir zaman ezanı.Ayasofya’nın avizelerini bu ramazanda da ısıtamadık; bunu unutmamalı.

Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti,

Noel ağaçları kahrolsun.Oruç, insanın ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiat ziyafeti gök sofrasıdır

Umutsuzluk yok! Gün gelir. Gül de açar. Bülbül de öter.

İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler.

Ben geldim geleli açmadı gökler. Ya ben bulutları anlamıyorum. Ya bulutlar benden bir şey bekler.

Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum.

Arkamda ve yanımda güçlü surlar vardı sûrelerden.

Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat.

Cami, mihrabıyla bir tapınak, minberiyle bir toplum ve devlet, kürsüsüyle bir okuldur.

Var olan ne ki; bizi yokluğuyla üzenler vardır.İnsandan insana şükür ki fark var.

Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı. Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum.

İslâm âleminin kaderi, Türkiye’deki kördüğümün çözülmesine bağlı.
Ayasofya’nın avizelerini bu ramazanda da ısıtamadık; bunu unutmamalı

Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir. Sen kaç köşeli yıldızsın.

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

16 Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

”Bende koca bir sen var.”

”Allah, hüzünlü kalplerdedir.”

”Seni özlemek yalnızlığın dibi.”

”Secdesiz başın ağrısı çok olur.”

”Seven sevdiğine,*sevdiğini söylesin!”

”Melekler kalbinden öpsün sevdiğim.”

”Adının geçtiği yerde takılıp kalıyorum.”

”Duası güzel olanın kalbi de güzelleşirmiş.”

Gözlerin daha ömrümden kaç vakit götürür.Gözlerine bakıyorum, yağmur olasım geliyor.

”Sevmek belki bir gün okur diye şair olmaktır.”

”Yazmak kesmez oldu artık, şiir yaşıyorum ben.”

”Derdim mi? Beni biliyorsun, hep içime atarım.”

”Sevmek dilek tutmaya benzemez dua edeceksin.”

”Sabret azizim, çay bile demini almadan içilmiyor.”

”Cennete sen gitsen yeter, ben gözlerindeyim zaten.”

”Tasavvuf ; insana yokluğunu öğretme sanatıymış.

”Ey zaman, gün olur geçmezsin, gün olur yetmezsin.”

”Allah var diyoruz da, neden yokmuş gibi yaşıyoruz?”

”Sevdiğim yoksa yanımda, terk edilmiş bir şehirdim.”

”Gülüşlerim var benim,*her sıkıntıya eyvallah diyen!”

”Şimdileri bilmem ama, sevmek eskiden sakınmaktı.”

”Sevda kağıda yazdığından öte, yüreğine yazdığındır.”

”Zaten sen yoksun ya, nereye baksam dünya kokuyor.”

”Haramın içinde yüzerek, helalini bulamazsın derttaş.”

”Bu gece hüzünden nasibimize düşenleri de yazma vakti.”

”Zaman işte. Yar olunca yetmez, olmayınca da geçmez.”

”Sevmek seni seviyorum demek değildi hissettirmekti.”

”Gözlerimiz günahlarımızı temizlemek için mi yağıyor?”

”Siz hiç her şeyiniz olan birinin, hiçbir şeyi oldunuz mu?”

”Özlemek mi, sana benzeyen her şiire sarılasım geliyor.”

”Bir bilsen ne kadar özledim, utanır, nefes olur gelirsin.”

”Bir tercih değil artık, uzaktan sevmek huy olmuş bizde.”

”Öyle bekledik işte; geleceğinden mi sanki, sevdamızdan.”

”Kitaplardan başını kaldırma ufaklık, dünya kötü bir yer.”

”Sen sanki dün gittin, ben binlerce yıldır özlüyor gibiyim.”

”Bu dünya bizim için değil. Yüreğime her gün öğretiyorum.”

”Şehirli bir çocuğun köy sofrasına özlemi gibi sevdim seni.”

”Belki de sevmeyi bilmeyen insanlar bilenlerin imtihanı idi.”

”Belki çıkmaya korktuğumuz o yol bir dua miktarı yakındır?”

”Bazen, gölgen bile peşinden gelmese, yürümek lazım gelir.”

”Besmelesiz başladım diye mi doyamıyorum seni sevmeye?”

”Kimseyle konuşamadıklarını rüzgara fısıldıyor insan bazen.”

”Nefsin istediğinde değil, kalbin hissettiğinde sevmiş olursun.”

”Elif diye yazılır; cana nefes, kalbe şifa, Rabb’e yol diye okunur.”

”Ölçülü sev” demişti Allah Resulü. Çok sevince gidiyordu çünkü.”

”Yarim, belki duayız birbirimize, yarıda bırakmayalım, haramdır.”

”Kitap okumayan insanlar antreman yapmayan sporculara benzer.”

”İnsanlar yediklerinin kalorisi kadar haram helalini hesaplamıyor.”

”Kendi halinde olmak” ne güzel şey, bu kadar hal bilmezin arasında.”

”Yapabileceğin tek şey alışmaktır artık. Hüzne, özlemeye, onsuzluğa.”

”Sevgi bütündür. Sevmeyi vereni seviyorsan, verdiğini de seveceksin.”

”Namaz kıl, dua et ve aşık ol. Her şeyin nasıl düzeleceğini göreceksin.”

”Gerçekten hakkıyla yaşayan bir insan zerre kadar korkmaz ölümden.”

”İsmin geçse bir cümlede, yazarken yanmasam, okurken yanardım.”

”Ne güzel bir dua, şimdi Allah’a emanet ol ötesinden kıskanırım seni.”

”Bu gece öyle bir özledim ki seni, koca şehrin yerini değiştiresim geldi.”

”Ama yine de sorsalar gelsin mi diye yanacağımı bile bile, gelsin derdim.”

”Dışında ne kadar mutluysan, içinde gizleyemediğin bir hüzün vardır hep.”

”Bir ara gözlerin vardı şehrimde, sen gittin, yeşili ondan gitti İstanbul’un.”

”Sevmek, cennetin kapısından girince ilk onu istemeye yemin etmektedir.”

”Bize samimiyet lazım, samimi niyet…Dili süslü yüreği paslı insanlar değil!”

”Kimse hayal ettiği hayatı yaşamıyor ama sebebini sorduğunda herkes haklı.”

”Ben şiir olsun diye değil, Allah dua sayar, murad eder belki diye yazdım seni.”

”Bazen insanın anlatacak çok şeyi vardır içinde. Ama anlatacak kimsesi yoktur.”

”Seviyorum diyorsun ama şartlara bağlı. Kaşı gözü daha güzeli gelinceye kadar.”

”Namaza benzeyecek biraz da sevgin, niyet ettikten sonra etrafa bakmayacaksın.”

”Seni seviyorum desem, basit kalmaz mı? Seni yaşıyorum demek daha mantıklı.”

”Allah korkusundan titrer yüreğim, gözlerine günahsız bakabilmekti tek isteğim.”

”Ve ağlamanın cinsiyet meselesi değil, insanlık meselesi olduğunu söyleyin ona!”

”Solun solumun hizasına yaklaşmayacaksa ne yapayım ben bu canı, lazım değil.”

”Ne sensiz bu dünya gözüme görünsün, ne de sensiz gözüme bir ömür bürünsün.”

”Zaten aradığımız şey dertsizlik değil; derdimizi anlayabilecek bir yoldaş değil mi?”

”Aşık olmadan önceki ve sonraki sen arasında fark yoksa aşk sandığın şey hevestir.”

”İşte böyledir sevdalar, kimi çıkar sokaklarda satar, kimi çıkamaz sûkutunda saklar.”

”Bazen insanlardan uzaklaşmak lazım. Özellikle bizi lüzumsuz işlerle oyalayanlardan.”

”Hiçbir şiir seni geri getirmeyecek, ama bütün şiirler sana gelecek her satır ve sayfada.”

”Beklentiler aşka karışınca acıtır be evlat. Çünkü asla beklediğinle karşına çıkan olmaz.”

”Bir insanın kalbinin de tebessüm edebilmesi için masada en az iki çay bardağı olmalı.”

”Zaten en acıtan şey de gitmeleri değil, sanki bir gün geri gelecekmiş gibi gitmeleri olur.”

”Ruhum yorgun düşmüş, sevmekten değil, sevmenin hakkını verememe korkusundan.”

”Yeniden doğmak için, daha güçlü olmak için bir sonbahar geçmeli herkesin hayatından.”

”Evlilik, sevdiğinin malına mülküne ortak olmak değil, iman dolu göğsüne talip olmaktır.”

”Sahip olmak istemekle başlıyor en büyük hatamız. Kim ne götürebilmiş ki öbür dünyaya.”

”İnsanların her nefeste iki kere şükretmesi lazım; Biri nefes aldığı biri nefes verdiği zaman.”

”Şiir okuyan kadın sevilmez mi hâfız. Hele bir de şiir yazıyorsa ruhunu eline teslim et gitsin.”

”Bir nefes sonra ölecekmiş gibi sevmek neymiş, Rabbim bir kulunu öyle sevdirince anladım.”

”Bir ömür boyu bizi anlamayan insanların arasında yaşamak için, ne suç işledik bilmiyorum.”

”İyi şeyler inandığında, daha iyi şeyler sabrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir.”

”Yarım dua da olmaz sevgi de! Ya tam seveceksin, ya da çalışmayacaksın hiçbir yüreğe girmeye.”

”Bilmek, olmak içindir. Bilerek cehaletten kurtulunmaz, bildiğini yaparak cehaletten kurtulunur.”

”İçimdeki hüznü bilen Allah’ tır. Gecenin karanlığına sessizce eklediğim duaları duyan Rahman’dır.”

”Defalarca otobüslerin camına emanet ettiğimiz başımızı kaç kere zikrederken secdelere emanet ettik?”

”Gece uyumayanlar bilir, onlar bazen, en siyahından derin sızıları aydınlığa çıkarır.

”Gözümüz değil, gönlümüz kaldı arkada, geride, başkalarında… Sustuk… Çünkü imtihândı, biliyorduk.”

”Ve eğer gerçekten seveceksen bir gün sadece soyadını değil, bütün bir ömrünü vereceksin sevdiğin kadına.”

”Kitaplar gerçek sevmelerin ispatıdır biraz da. Bir şair, bir kadını şiirlerinde yaşatıyorsa gerçekten sevmiştir.”

”Başıma gelen her şeye eyvallah çekiyorum bugünlerde. Olsun diyorum, ince düşünün insanlar incinir hep.”

”Güneş parlarken herkes seni sevebilir, ama gerçekten seni kimin umursadığını fırtınalar estiğinde anlarsın.”

”Herkesin ayrı bir derdi var işte.Adam derdidir derler. Neyi dert edindiyseniz kaderiniz de o şekilde yazılmıştır.”

”Hiçbir yağmurda, sensiz ıslanmaya cesaret edemedim ben. *İşte bundan, pencerenin ötesine geçmedi hayallerim.”

”Çocukluğunu rutubetli evlerde geçirmiş, nemli bir kalbim var benim. Ne zaman sıcak bir gülüşe inansam buhar olur.”

”Bütün sokaklar sana açıkken, herkes seni bir harama çağırırken henüz tanımadığın o helalin hatırına beklemektir sabretmek.”

”Bir şarkımız yoktu hani, birlikte söylemediğimiz. İşte onu bile çok özledim…Yokluk özlenir mi, yapmadıklarımızı bile özledim.”

”Böyle büyük bir kusursuzluk ve aşk ile yaratılmış bir dünyada şiir yazılmamış bir sevda ne kadar samimi olabilir ki?”

”Kitapları, yağmuru, çayı ve şiirleri neden bu kadar çok seviyorsunuz diyorlar. İnsanları iyi tanıyoruz, ondandır diyoruz.”

”Trafikte birbirine küfretmek çok normal ama biri yolda gelip sarılsa, ömür boyu unutamayacakları bir şaşkınlık oluyor.”

”Yağmur olmasa kim, nasıl temizleyecek şu sokakları? Yağdığında ilk önce kötü insanlar terk etmiyor mu zaten sokakları?

”Sabret, helalini bekle, kimse işlemediği bir günah için pişman olmamıştır. Kimsenin mükafatı da hayallerinden aşağı olmamıştır.”

”Peki, tamam, hayat bize sağlam bir tokat attı. Tamam, yere düştük. Peki yere düşen mi kaybeder yoksa ayağa kalkamayan mı?”

”Bir şey isteyince insandan isteme. Zira, verirse minnettir, vermezse zillettir. Allah’tan iste ki, verirse nimettir, vermezse hikmettir.”

”Akıl aşkları çok da sevmez. Çünkü aşk, sahasında akıl kabul etmez. Ondandır aşıklara Mecnun denmesi. Yani aklını kaçırmış, yitirmiş denmesi.”

”Aşkın rengini bir kelimelere sığdıramazsın. Sadece yansıması olur. Yansıyan dildeyse ziyandır kelimeler. Yansıyan kalpteyse şifadır kelimeler.”

”Sanki şakağımızda bir zincir. Bağlıyor bizi haramlara.

Sevdiğinin gözüne edepten başını kaldıramayan neslin yerini, gözleri bedenlerde gezen bir nesil aldı.”

”Uzaktan sevmek daha zordur ama daha esastır. Buna inandık sevdiğim.

”Bazen gerçekten sevdiğinizin yolundan gitmenin bedeli, onun dışında kalan herkesi kaybetmek ile sonuçlanır.

Yalnız kalırız ama O öyle yanımızdadır ki kalabalık ve huzurlu hissederiz.”

Heyecandan birkaç gün yemek yiyemez döner durursun, kıpır kıpırlık olur. Bütün güzellik ve emeğini ona feda edesin gelir ya, işte sevmekten bahsediyorum.”

17 Bob Marley Sözleri

"Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığın süre içerisinde çok şey yapabilmektir."

Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.*

Gerçek şu ki; herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey; ‘acı çekmeye değer birini bulmak.

Hayatımda kimse yok; ama sorun değil. Çünkü sen aşkı basitleştirenlerden birisin, bense yalnızlığın hakkını verenlerden.

Erkek ya da kadın ikisinin de bildikleri doğrudur; ama kadının tahmin ettiği her şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur.

Babam bana dedi ki; bana ettiğini evladından çekersin.babama dedim ki; babana yapmasaydın benden çekmezdin.

Aslında kadın su gibi bulunduğu kaba uyar. Kadınlardan şikayetçi olan erkek, hatayı kendi kalıbında aramalıdır .

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı korkmayın

Güneş parlıyor, hava güzel, ayakların dans etmek istiyor; ama yine de aklının bir kenarında dursun: birileri şu an acı çekiyor.

Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar.

Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

Sadece çocukken güler insan, diğerleri gülmek değildir. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir.

insanı sadece en iyi kendi dinler.

Kaçan giden balonlara el sallayın; nasıl olsa havaları sönünce yere inecekler.

ilk önce yanlış insanlarla tanışmasaydık, doğru insanı bulduğumuzda onların değerini anlayamazdık.
*
insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir..

sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesen de kaçamıyorsan; Gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.

Sen kim oluyorsun ki yaşadığım hayatı yargılıyorsun?

Ben mükemmel değilim ve olmak zorunda da değilim! Parmaklarınla beni göstermeye başlamadan önce kendi ellerinin temiz olduğundan emin ol.

hep hayal ettiğimiz başlangıcı değil; hiç düşünmediğimiz mutlu bir sonu istemeliyiz.

Evet haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma ki, sıfır’ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!

Güneş parlıyor, hava güzel, ama aklın da dursun: Birileri şu an acı çekiyor.

sürekli tebessüm edenler, içten içe acı çekenlerdir. Unutma, her gülen yüz mutluluk ifadesi değildir !

haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma sıfır’ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!

tek sorunumuz; onunla tanışalı bir kaç gün olmuşken ona seni seviyorum’ diyebiliyor olmamızdır.

Aslında sürekli tebessüm edenler, içten içe acı çekenlerdir.

Unutma, her gülen yüz mutluluk ifadesi değildir!

sevmediğin kişilere bakmak zorundaysan ve gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.

Düşmanından çok dostundan sakın! Çünkü dostluk biterse; sana nasıl zarar verebileceğini en iyi dostun bilir.

Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme..

Yapman gereken tek şey; ‘acı çekmeye değer birini bulmak.

Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

Giderek terbiyesizleşiyorsan, hayatın ne mal olduğunu anlıyorsun demektir.

Ayağa kalk, dik dur, hakların için karşı dur. Ayakta dur, dik dur, mücadeleyi bırakma.

Her şey yolunda gitmiyor, ne yaparsan yap olmuyor En zoru da bunlara gülümsemek zorunda kalmak işte.

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten

yanlışla tanışmasaydık, doğruyi bulduğumuzda değerini anlayamazdık.

Artık yeni bir başlangıç değil; hiç düşünmediğimiz mutlu sonu istemeliyiz

Çoğu şeyi kazanırken bazı şeyleri kaybedersin. öğle seçimler yap ki kazandığın şeyler kaybettiklerine değsin

Kadınlardan şikayetçi olan erkek, hatayı kendi kalıbında aramalıdır.

Boşver be! Nasılsa her rüya güneşle sona eriyor.

Babam dedi ki ettiğini evladından çekersin. Babama dedim ki; babana yapmasaydın benden çekmezdin.

Para hayatı satın alamaz.Zihnimizi sadece kendimiz özgür bırakabiliriz.

Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme..

Karşılıklı sevgi aşkı, platonik sevgi insanı öldürür.

Yokluğunuzu hissetmeyeni, varlığınızla rahatsız etmeyin.

Eğer gerçek aşk istiyorsan, tene değil kalbe dokunacaksın.

Dünyanın en güzel ritmi, onun : senin için çarpan kalbidir.

Öyle insanlar vardır, kısa yaşar ancak hayata dair her şeyi çözmüştür. Bu dehalardan biridir

okurken doğruları bulacak, yolunuzdaki dikenleri temizleyeceksiniz.

Gördüğünü herkes sever onda kimsenin görmediğini bulacaksın gerçek aşk istiyorsan kalbe dokunacaksın.

Hayatımda kimse yok; ama sorun değil. ben yalnızlığın hakkını verenlerdenim

Bakmayın insanların çok sevecek birini arıyorum” demesine. Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor.

Unutma ki o muhteşemse, kolay olmayacak. Kolaysa, muhteşem olmayacak.

ona değerse, vazgeçmezsin. Vazgeçersen, sen değmezsin

hepimiz kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir. Hem de karşılığında bizi düşünmesi bile zor olanlara.

herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey; acı çekmeye değer birini bulmak.

Her şeyinle seversin, tüm gücünle belki; ama yine kaybedersin. Neden mi? Çünkü her ‘seviyorum’ diyeni adam zannedersin.

İlk bakışta âşık oldun adamım, yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.

Seni günün her anında düşünmüyor olabilir. Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme.

Seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil...

Belki de ayrılık, yeterince sevmeyenler için bir sondur. Çünkü bittiğinde gitmek kolay; ama aşk ayrılıkta belli olur.

Yapman gereken tek şey, acı çekmeye değer birini bulmak.

Belki de hepimiz hiç düşünmeden kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir.

O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir.... Ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki?

Tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz.

18 Kazım Koyuncu Sözleri

Şarkılarla geçtim aranızdan.

Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım, baba. Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.

Yerim yurdum yoktur benim, dünyada bir yerdeyim.

Sevgi bin kilometre ötede bile olsa gelir dokunur bize.

Birbirimizi sevmemiz için birbirimize benzememiz gerekmez.

Bir şey ürettim ben, üç beş kişilik şey değil, sevgi denen şey herhalde.

Bilemiyorum; bazen aklım yetmiyor, tüm akılları toplasamda bir aşk etmiyor.

Savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlamak için, savaşmak zorunda değiliz.

Bütün savaşlardan beter bir savaş. Saklanacak yerin yok. Ne yer, ne gök, ne de suyun altı.

Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizli’yim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.

Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşmamıza gerek yok. Ezildikten sonra hepimiz aynıyız

Hayatım boyunca Türkiye’deki sistemle mücadele ettim. Sonunda fark ettim ki sistemle kanser aynı şey.

Kaldırın gözlerimden şu sisini yüzyılların . Bir çocuk gibi görmek istiyorum her şeyini dünyanın.

Sevgi çok önemli bir şey. Sevmeyi bilebilmek, sevdiğini hissedebilmek, seni sevenlerle göz göze gelebilmek.

Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir. Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır.Tüm topraklar memleketimizdir.

Konserime sadece biletle giremezsiniz. Herkes gelirken yanında kitap getirsin. Kapıda durup tek tek kontrol edeceğim.

Yüz sene daha yaşasam, yapsam, yapsam hep yapsam yine eksik gideceğiz.

Ne kadar eksik gidersek hayatta yapacak o kadar çok şey bırakırız.

Devrimi düşlüyorsan ona göre yaşarsın. Yürüyüşün farklı olur. Bakkala, manava başka türlü davranırsın.

Bunun için sana kimse puan yazmaz tabii ama anlarlar. Orada birisi farklı yürüyordur.

Trabzonspor’ u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir.

Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı.

Birkaç aylık ömrün var. Soruyorsun kendine, Ne götürmek istiyorsun? Para yok işine yaramaz. Can kalıyor elinde,

gitmemem için, asla ölmeyi düşünmemem için bir sebep var. Acayip bir sevgi var.

Kanseri, kanser olmayanlar anlayamaz. Kanser de oldum artık. Duyarlı bir sanatçı olarak onları da hissediyorum.

Ben kanserden çok korkan bir insandım. Kanserim ve korkmuyorum.

Sadece beni sevenleri ve özgürlüğümü düşünüyorum. Ölüm küçük bir şey, ama hastalık özgürlüğünüzü sınırlıyor.

19 Cem Karaca'nın* sözleri...

Sinemadan siz anlarsınız tiyatrodan, müzikten Heykel, resim, edebiyat sorulmalı sizden Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz

Bugün sen çok gençsin yavrum Hayat ümit neşe dolu Mutlu günler vaad ediyor Sana yıllar ömür boyu

Ne yalnızlık ne yalan üzmesin seni Doğarken ağladı insan bu son olsun

Düştüm mapus damlarına öğüt veren bol olur Toplasam o öğütleri burdan köye yol olur

Ana baba bacı kardaş dar günümde el olur Namus belasına kardaş döktüğümüz kan bizim

Sevda kuşun kanadında Ürkütürsen tutamazsın Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın

Hayat sırrının suyunu Çeşmelerden bulamazsın Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın

Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine? Ne olur ıslak ıslak bakma öyle

Saçını dök sineme derdini söyle Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle

Deniz üstü köpürür Kayığa binsem götürür hey canım hey Benim de şu cihana gelişim rinna rinna nay Bir güzelden ötürü hey canım hey

Unut beni unut arama Sakla bu mendili sakla Sende kalsın anarsan bir gün eğer Akarsa gözlerindeki yaşı silersin

Bir gün belki hayattan Geçmişteki günlerden Bir teselli ararsın Bak o zaman resmime

Çekti gitti arabayla egzozuna boğuldum Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum

Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları

Sende başını alıp gitme ne olur tut ellerimi. Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar. Sende başını alıp gitme ne olur.

Karnı büyük obur dünya Keder dolu acı dünya Ne gül koydun ne de gonca Yedin yine doymadın mı?

Gönlümle baş başa düşündüm demin Artık sihirsiz nefes gibisin içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin

Sen bir yanıl alma olsan Dalımda bitmeye gelsen Ben bir gümüş çövmen olsam Çeksem indirsem ne dersin

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi liman. Beni o limana çıkaramazsın…

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,

budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.


20 Ramiz Dayı Sözleri

hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin unutursun.

Güç gizden gelir yeğen

Hesap görmek hesap etmekten zordur yeğenim.

Teslim olunmadan sadık olunmaz.

Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.

Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir yeğen

Senin yerinden oynatamadığın taşlar var yeğen ama benim yok

Sadakat ya birine doğru koşmaktır ya birinden kaçmaktır

Mesele ölmek değil yeğen asıl mesele iz bırakabilmektir.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen.*Aynı adam olmak daha zordur.

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ölüm gibidir sadakat. Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.

Çözemedim bazılarını. Uzaktan mı adamlar adamlıktan mı uzaklar?

Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.

Sevdiklerimize çok yakından bakarız. Bu yüzden kusurlarını görmeyiz.

Kadere inanan insan tesadüfe inanmaz.

Hayatın kuralı bu ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin sonunda.

Sadakat sevdiğinin kalbini avucunda tutmaktır ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.

Çaresizlik aradığı çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur

Geçmişe dönmek başka geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.

Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın.

Sadakat endam değildir aslında sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

Sadakat ne menem şeydir bu sadakat? Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile.

Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil sevdiklerinle savaşmaktır.

Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.

Zorunu benden duy yeğenim herkese yalan söylemen yetmez artık. Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın.

Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir.

Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal en son yol ona ihanet etmektir.

Hayal ettiğin her şey bir gün* gerçek olabilir o ihtimali yok etmeden unutabilir misin gerçekten sevdiğin tek insanı.

Sözler verilir sözler unutulur gün gelir ihanet eden sadakat ister. Sadaka gibi verilmez sadakat isteyen hepsini ister.

Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır.

Unutma! Bin kere dönsen o güne bin kere ihanet edecekler Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.

En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar.

gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak.

Elinden bir şey gelmeyince kabullenmek kolaydır. Asıl çaresizlik elimden geleni yaptım mı diye sormaktır.

asıl çaresizlik çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.

İkisi de akıntıya sürüklenirken kurbağa sorar akrebe niye yaptın kardeş? Bak ikimiz de öleceğiz. Akrep döner ve şöyle der napayım benim huyum bu

Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz. Bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü…

Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat çeker gider sadık kalmaz sonunda…

Gerçekleri saklayarak ulaşabilir misin gerçeğe anıların içinde aradığın insanı bulabilir misin

hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilir misin olmayan birinin seni hala koruduğuna inanabilir misin

gerçeğin o kadar çok yüzü var ki* gördüğüne inanabilir misin…

Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Ne soracaklar yeğen bir tarafta melek bir tarafta şeytan ne soracaklar sanırsın ha?

Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Artık tereddütte gerek yok ya ileri gideceksin ya vazgeçeceksin

Ezel bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri hatırladıkça affetmek istersin yeğen.

affetmek unutmak demek öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin

çırpınma boşuna yeğen hançer bir kere saplanınca çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.

Hayatın kuralı yeğen ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı

Nereye gidersen git unutma. Herkes gün olur evine döner

En karanlık gününde en çaresiz anında en umutsuz anında kendin için* çocukların için çare

yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir.

Tüm kapılar üstüne kitlenmiş de olsa birinin kalbinde yer tutan hiç kimse tutsak değildir

Çaresizlik aradığın çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Çaresizlik cevapsız kurak bir ıssızlık değildir. Dışarıda devam edecek hayattır asıl engel.

Asıl engel sana geçit vermeyen seni umursamayan seni yutan hayattır

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine. Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.

Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir

iyi niyetli kurbağa akrebe yardım eder. Ve Akıntının ortasında kurbağa sırtında korkunç bir acı hisseder…

hayat o kadar acımasız ki vurmaz dersin vururlar, sevmez derler severler

unutma ki hayat seni öyle bir noktaya getirir ki sen bile nereden buraya geldiğini anlayamazsın.

sen delikanlı ve mert ol be dayı. Ama yinede Çok acımasız bu hayat çok dayı

Dön bak arkana yeğen, gitmez dediğin kaç kişi gitti…

Ne kadar değişirsen değiş, nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı…

Kendin ol yeğenim…

Herkes öldürür sevdiğini…

yapılacak bir şey yoksa kardeş, en iyisi hiçbir şey yapmamaktır. Eğer bir şey de yapacaksan kardeş önce sana ne yapacağımı hayal et.

Sen sen ol ben onu çok iyi tanıyorum deme…

Hayatta tabutunu taşıyacak dört arkadaşın olsun yeter yeğen…

Seni seven senin kurbanındır.

Yaşamak kolay yeğen önemli olan çaba sarf etmek…

Eyer sende insanların kalleşliğine uğruyorsan hayal et önce onlar için sonra kendin için

bir insan seninle aynı sofrada oturup sana ihanet edebilecek yüzü biliyorsa sende o zaman içindeki iyi niyetli hislerini sileceksin

zayıf noktası ne bilmenin hiç bir önemi olmaz kendini yüksekte tutmayı bileceksin başın dik olacak yön değiştirmeyecek üstüne yürüyeceksin

insanların yüzünü görmeyeceksin konuşursa inanırsın onun yolunda gidersin gittiğin yolu hep bileceksin

sonunu iyi düşüneceksin umutlanacaksın bir zamanlar bileğini düşüren insanın beynine gireceğini
karşına çıktığı zaman üzerine yürüyüp belindeki su silahını ona sıkacaksın

gece hayal ettiklerin gerçekleştiği zaman sabah kuşların sesiyle uyanıp o zaman herkesten önce hayatı yaşayacaksın

Sen olmasan her gece bir fotoğrafla canladırıyorum kalbimi günü gelince gerçeğini yaşarız ama başkasıyla.
Çok sevdik be abi…

diyorlar ya yeğen sevdiğini mi unutursun yoksa hayatını mı ben hayatımı unutur yeğen onu unutmam!

ben kendimi unutum ama onu unutmadım.

21 Koray Avcı Sözleri

Düşme öyle aklıma. Sen bana gelince, ben kendime gelemiyorum.

Biri var aklımda, darmadağın özlediğim.Kocaman bir çukur kazdı içimde. Kazmasız, küreksiz.

O beni bitirdi, ben ise onun için hayatımı.

Sendeki gülüş Ankara’ya deniz, İzmir’e kar getirir.

Sen bana geç geldin, ben sana erken.

Korkunç bir sancı değil mi? Özleyip de sarılamamak.

Sktir et geçer dediğim, hiçbir şey geçmedi.

Güldüğün fotoğraflar beni de gülümsetiyor, bilesin.

Birini unutmak için başkasını kullanmayın.

Aramızda kalsın, bu aralar kendimden başka kimsem yok.

Tutuşsun gün yansın geceler, vaktimiz varken

Öyle ya; türkü gibiydi saçların, türkü gibiydi gözlerin.

Hep senli hayaller kurdum, hepsi üzerime yıkıldı.

Düşme öyle aklıma. Sen bana gelince, ben kendime gelemiyorum.

Küs müyüz deyişine barıştığım insanlar var benim.

Benim can yarımı sar gülüm. Çünkü derin bir nefes ki; aşk sana benzer.

Sonra bir şarkı çalar ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlarsın.

Eskiden sadece kışlar soğuktu. Şimdi ise, insanlar soğuk, yürekler soğuk.

Yaşamla ölmek arası sana şiir yazmak. Yazarken ölmek, okurken yaşamak.

Kalbi güzel olanın, gözünden yaş eksik olmazmış.

Koray Avcı diye bir adam yapmışlar; sen susuyorsun o anlatıyor her şeyi.

Öyle bir aşk ki bendeki; ne söylesen başımın üstüne koyuyorum.

Giden gider sel olur. En kötüsü de sen olur, sensiz olur. En beteri sessiz olur.

Avuç içlerinden öptüğün bir kadını, unutmak pekte kolay olmuyor.

Ne de güzel olurdu, ayrılık olmasaydı. Aklıma geldiğinde, gözlerim dolmasaydı.

Mutluluğuna engel oluyorsam eğer, hiçbir zaman tanımadın say beni.

Belki de hasret kalmak yaşamaktan daha özeldir. Bize yanlış öğretmiş olmasınlar?

Biraz sevmek diye bir şey yok. Ya öleceksin aşkından ya da vazgeçeceksin.

Varla yok arasında yaşanır bazı aşklar. Gel demeye hayat izin vermez, git demeye kalbin.

Kadın karnına koca bir dünya sığdırdı. Siz dünyanıza bir kadın sığdıramadınız.

Belki bir daha senin gibi bir aşka rastlamayacağım ama sende benim gibi bir yüreğe düşmeyeceksin

Çalma kemençem dertli zaten yüreğim yara. Böyle ayrılık olmaz hep mi bu bahtım kara.

Erkek dediğin yürekli olmalı Kendini seven bir kadını üzmekten ödü patlayacak kadar da korkak.

Misafir olarak geldi sanmıştım hüzünlü gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmış bütün ömrüme.

Küfür sevmezdim ben ama babam öğretti sayıp savurmayı. O da sevmezdi zaten hayırsız olmazdı evladı.

Bir gün beni aramanı istiyorum. Öyle telefonla değil, şevkatim ara mesela, kokumu ara, sevgimi ara.

Yoruluyor insan işte Nasıl yorulmasın? Geçiyor işte günler bir şey demeden. Gün geçiyorsa işte ömür geçmesinde ne yapsın.

Ve bir gün herkes anlar sevdiğinin kıymetini. Ama gidince, ama bitince, ama ölünce. Kısaca; iş işten geçince.

Aklına geleyim sebepsiz, nedensiz. Beni hatırla ve gülümse. Sonra pişman ol ve hiçbir işe yaramasın.

Bazen bir kahve yudumlayıp bir şarkı açarsın. Susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler.

Hava çok soğuk bu gün ama üşümüyorum merak etme. Aşkının ateşi olmasa da yokluğunun yangını var içimde.

Saçınızın ucu kırılsa, kendine dert edecek adamları sevin.

Merhamet, bir adama yakışan en güzel şeydir.

Bazı kadınların tarifi zordur. Sadece seversin. Gülüşünü, bakışını, dokunuşunu.

Kimdir diye sorarlar; dinleyen aşık olmasın diye anlatamazsın!

Ben; hayırlısı buymuş, dediğim sürece, hiç bir önemi yok. Yolumdan çıkanların da solumdan çıkanların da.

Sana gelesim var Bir sevesim var ki sorma gitsin. Nedenlerim var sana dair, nedensiz sebeplerim.

Ne bileyim işte sensizken bile seninleyim.

Kurduğum hayalleri anlatırım. Anlatır, inan diye gözlerine bakarım. İnanmazsın… Ulan hepsi gerçek olur, sen inanmadığını bile hatırlamazsın.

Her şey bir gün bitecek; giydiğin en güzel elbiseler bile seni unutup gidecek. gördüğün binlerce göz kaybolup göçecek. Tek bir şey kalacak yastığının üstünde. Söylediğin sözler

Her yazdığımı sana dinletirdim. Bilmezdim ben nerde ne koyulacak. Virgülle noktayı hep sevgili zannederdim.

Biri kaybolurken öteki yok olacak.

Öpmeye korkardım yanaklarından. Ya utanırdım yüz çevirirse diye. Utanmasın diye şarkılar söylerdim gerdanına

Şimdiye kadar Leyla olduk. Mecnun olmaya zerre niyeti olmayanlara. Artık sıra Piraye olmakta. Hani aşkından ölmüş de yinede dönmemiş Nazım’a

Sigara izmaritine kadar bitiyor. Dostlar Hayıflanıyorum dertte değil ama

özlüyorum suyumu yudumlarken gizli saklı gözlerini.

Ya kal deseydi kalır mıydın?

Ben sana bayılırken sen selamı verdin kabrim ondan kazıldı.

Ayaklarım beni götürürken kalbim orada mıhlanmıştı ikiye bölündüğümü biliyor musun?

Gitmek zorundaydım gittim ama sende kal demedin giderken ne yaşadığımı bilemezsin

ayaklarım beni götürürken kalbim orada mıhlanmıştı ikiye bölündüğümü biliyor musun? Sen anlayamazdın kendinde değildin seni suçlamıyorum.

22 Osho Sözleri,

Sen cevapları ezberliyorsun ama hayat asla aynı soruyu tekrarlamaz.

- Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar.

Tümüyle sev ve tümüyle acı çek çünkü saf olmayan altın, bu yolla ateşten geçerek saf*altına dönüşür.

- Birisinin hatası için kendini cezalandırmak aptalcadır.

Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir.

O ne dediğini bilmiyor ne saçmaladığını bilmiyordur. sen bilge isen anlayacağın ilk şey şudur: Hayat anlaşılamaz.

- Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır.

İnsanlar birşeyi anlamadıklarında yanlış anlamaya başlarlar.

Gerçek soru ölümden sonra hayat olup olmadığı değil, ölümden önce sen hayatta mısındır?

- Aşkın seni harekete geçirdiği şekilde hareket et. Aşk öyle derin ihtiyaçtır ki onsuz yaşayamazsınız;

ya kendisi ya da yedeğini ararsınız. Yedek sahte olabilir ama en azından bir süreliğine âşık olduğunuz hissine kapılabilirsin. Sahtesi bile keyiflidir.

Zekâ elde edilen bir şey değildir, o doğuştandır, o öze aittir, o hayatın yapıtaşıdır.

- Her zaman ne varsa onu gör. Acele etme. Bir şeyi yanlış anlamaktansa anlamamak daha iyidir.

Yaşamak istersen ya şimdi olacaktır ya da asla olmayacaktır.

- İnsanın yeryüzünde kendisinden daha büyük bir şeyin parçası olmak zorundadır; ancak o zaman kendisini güvende hisseder.

Anlamak özgürleşmektir. Gerçek asi, bir savaşçı değildir; o, anlayış sahibi bir insandır.

- Ve sana söylüyorum; gidecek hiçbir yol yok. Her şey bu anda… Bütün var oluş, bu anda toplanmıştır.

Bütün var oluş, yaşadığın anda akmaktadır Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır.

Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir.

Mevsimler zamanında gelir, çiçekler zamanı gelince açar, ağaçlar hayat kısa diye hızla büyümek için koşuşturmazlar

Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Her bir düşünceyi bırak ve en sonunda hiçbir şey kalmaz. Zihin diye bir şey yoktur, sadece düşünce vardır.

Kendini kabul ettiğin an güzelleşirsin. Kendi bedeninden keyif aldığında başkalarına da keyif verirsin.

Hiçbir şeyi ayıplama onu kullan. Herhangi bir şeye karşı olma. Nasıl kullanılabileceğinin ve dönüştürülebileceğinin yollarını ara.

İlişki kuracaksın ama muhtaç olmayacaksın;

Ayrılık kaçınılmaz bir sondur, kimse istemez ama gereklidir.

hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil!

Hayat böyledir işte. Ona hazırlanamazsın, onun için hazır olamazsın. Güzelliği, mucizesi de budur,

Hayat seni hep hazırlıksız yakalar, hep sürpriz yapar. Gözlerin varsa her anın sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın ise yaramayacağını görürsün.

Asla maske takma! Öfkeliysen öfkeli ol. Bu risklidir*ama gülümseme*çünkü bu dürüst olmaz.

Tüm mekanizman ters yüz olmuş çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin. . şimdi sevmek istiyorsun, aniden

Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler. Öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır. Sahici ol

Şimdiki zamana sadık kal çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.

Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma; gereksiz yere de gelecekle uğraşma!

- Aşk özgürlük verir. Eğer özgürlük ve aşka sahipsen başka şeye ihtiyacın kalmaz. elde etmişsindir. Sana yaşam işte bunun için verildi.

- Kadın erkekten çok daha önemlidir çünkü o rahminde hem erkeği hem kadını taşır.

Kadın O kıza ve oğlana, her ikisine de annelik eder; her ikisini de besler. Erkekle yarışıyorsun* gerek yok

Şiir yazmaya gerek yok, şiir sensin. Sevgin senin müziğindir. Sevgilinle birlikte çarpan kalbin senin dansındır.

İbn-i Sina Sözleri

Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.

- Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemlidir.

- Ne Öğrendimse, Secdede Öğrendim.

- Ben öküzden korkarım*çünkü onun silahı var ama aklı yok.

- Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır.

İnsanın ruhu kandil, bilim onun aydınlığı ve ilmi bilgelik kandilin yağı gibidir. Bu yanar ve ışık saçarsa sana “diri” denilir.

Bilim ve sanat uyuşamadığı ülkeyi terk eder.

- Avam gördüğüne duyduğuna, havas her şeye inanır. Hassül havas ise inandıklarını yaşar.

- Bildim ve anladım ki hiçbir şey bilinmemiş ve hiçbir şey anlaşılmamıştır.

- Dünya bir eğlence ve oyun yeri değildir.

- Aklı bol olan, zamanın kıtlığından zarar görmez.

Dünya, aklı olup, dini olmayan adamlarla ve dini olup, aklı olmayan insanlar olarak ayrılmıştır.

- Cahil bir hekim ölüm kampının yardımcısıdır.

- Dünya harcını kendisi alan padişah benden daha mutlu ve hiçbir bey de benden bahtiyar değildir*siz bu zevki bilemezsiniz.

Dünya hırsı peşinde olanların gözleri seçemez, onlar tek gözlüdür.

Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.

- Her kalbi kuvvetli olan çok sevinen olmadığı gibi, her çok sevinçlinin de kalbi kuvvetli değildir.

- Benim gönlümün kırılmaz sabrı, senin gönlünün yumuşamaz katılığı var. Şu halde sevgilim aşk yolunda ikimiz de sert taşız.

- İtimatta layık en büyük şey, akıl ve iyi ahlaktır.

- Tıp ilmi ki beyte sığdırılmıştır ve söylemenin güzeli de kısa söylenmesindedir. Az ye!

Yedikten sonra hazım oluncaya kadar bir şey alma! Zira şifa yemeğin hazım olunmasındadır.

İnsanın sağlığını bozan yemek üzerine yemek yemektir. O yüzden tıpta, hastalık ve sağlığın sebebini bilmek gerekir.

Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder

- Tıp, insan vücudunun, hangi araçlarla iyileştiğine ve neyin insan vücudunu sağlıktan uzaklaştırdığını araştırır.

Derdin devasızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır.

- Ruhsal bir hayal gücü vardır. Bu güç, hastalıkları oluşturabileceği gibi, var olan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir.

Beden, ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır.

- İyiliğin şartı beştir: Tez olmalı, gizli olmalı, gözde büyütülmemeli, sürekli olalı ve yerini bulmalı.

- Faziletler alışkanlık haline gelince saadet doğar.

- Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.

İhtiyarlığın rengi benim sakallarımın yanında bir ihtar nişanıdır ki bana yolsuz davranışlar, kötü işler yapmaya meydan kalmadığını bildirir.

Bana akları boya diyenler oldu. Ben* şöyle dedim: Ben ihtiyarlığı, bu ak saç ve sakalı diri olarak üzerimde taşımak istemiyorum. Bir de onları siyah boyaların altına gömüp ölü olarak nasıl taşıyayım.

Sokrates Sözleri,

Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.

- Bir şey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.

- Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?

- Bilen insan kötülük yapmaz.

- En derin arzular genellikle en ölümcül nefretlere sebep olur.

- Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.

- Güç olan ölümden kaçınmak değil, kötülükten kaçınmaktır. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.

İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır.

- Kimse beceremeyeceği ticarete atılmaz; ama herkes ticaretlerin en zoru olan "hükümet" işine gözünü bile kırpmadan girmek ister

- Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.

Fazilet, ruhun güzelliğidir.

Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.

- Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.

- Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.

- Ölüm insanlara verilmiş nimetlerin en büyüğü olabilir.

- Eğitim, kıvılcımla ateş yakmaktır, boş bir kabı doldurmak değildir.

- Değersiz insanlar sadece yemek ve içmek için yaşarlar, değerli insanlar ise sadece yaşamak için yer ve içerler.

- Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.

- Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.

- Hayret etmek bir filozofun hissidir ve felsefe hayret etmekle başlar.

- Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?

- Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.

- Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur.

- Umut her daim vardır.

- Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.

- Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.

- Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.

- En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.

24 Pir Sultan Abdal Sözleri

Cehennem dediğin dal odun yoktur. Herkes ateşini kendi götürür.

Herkese gönlünce ver deli gönül.

Ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?

Bozuk düzende sağlam çark olmaz.

Ardınca kuyular kazar. En iyi dostundan sakın sen seni.

Bir halden anlamaz cahile kul eyledi zaman bizi.

Eksikliğim çoktur ben de bilirim. Eksiklikle kabul eyle gel beni.

Hiç ellerin taşı bana değmez. İlle dostun gülü yaralar beni.

Alem çiçek olsa, arı ben olsam dost dilinden tatlı bal bulamadım.

Benden selam olsun ev külfetine çıkıp ele karşı ağlamasınlar.

Bir kişi Hakk’ın emrinde olmasa ona nesne gelmez, selamın almam.

Derdim çoktur hangisine yanayım yürekte yareler türlü türlüdür.

Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş. Akşam gelip konan sabah göç imiş.

Bin kez kırdılar dallarımızı bin kez budadırlar. Yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz.

Dostum beni ısmarlamış, gel diye gideceğim ama yol bozuk, bozuk.

Kara toprak gibi sakin ol otur Hak’tan ne gelirse kabul et getir bahar aylarının yemişin bitir.

Karga konsa gülistana gülün kadrini ne bilir kendi kadrini bilmeyen elin kadrini ne bilir.

Gel ahımı alma güzel bir ah yerde kalmaz imiş

gaziler fani dünyada Pir ağlatan gülmez imiş.

Gönüldür cennet yapısı nur ile aydın kapısı kıldan incedir köprüsü geçebilirsen beri gel.

Hak bizi yoktan var etti şükür yoktan vara geldim yedi kat arşa asılı kandildeki nura geldim.

Demiri demir ile dövdüler. Biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar. Biri aç biri toktu.

Oku asılanın yayı yasılır gaziler kılıcı Arş’a asılır gurur ile kahramanlar basılır

nasihatim dinle, sakın gururdan.
İman eder, amel etmez Hakk’ın buyruğuna gitmez kadılar yaş yere yatmaz hiç böyle bir şeytan var mı?

Aşk harmanında savruldum Hem elendim hem yuğruldum kazana girdim kavruldum meydana yenmeğe geldim.

Altından bir pula olur mu kail konuş ki ehl ile olasın ehil konuşma cahille olursun cahil kişi itibardan düşer mi düşer.

Abdal Pir Sultan’ım, böyle mi olur herkes ettiğini elbette bulur

alıcı kuşların ömrü az olur akbaba zararsız yaşar mı yaşar.

Gelir senin ile güler de oynar ardınca önünce ayıbın söyler bir vakit gelince önüne çıkar en iyi dostundan sakın sen seni.

Gönül havalanıp gökte gezerken bana zulüm kanlı zalimden oldu kişinin çektiği dili belası her ne oldu ise dilimden oldu.

Ne kadar bilsen de bilire danışDanışan dağları aşar mı aşar

Danışmadan yola gitse bir kişi Yorulup yollardan şaşar mı şaşar.

Kaba rüzgar gibi boşa dolaşma çalıya çırpıya değip ileşme toz toz olup topraklara karışma harman yeli gibi es deli gönül.

Gel ey zahit bizim ile çekişme Hakk’ın yarattığı kul bana n’eyler kendi kalbin arıt, bize ilişme bendeki küfr sendek’imana neyler?

Hatırın yıkarlar hatır yıkınca gözyaşı yeğlenmez taşıp akınca el elden üstündür arşa erince nasihatim dinle,

Pir Sultan Abdal’ım dağlar aşalım aşalım da dost iline düşelim çok nimetin yedim helalaşalım geçti dost kervanı eyleme beni.

Hünerin var ise kendini devşir söyleyecek sözü kalbinde pişir ululuk büyüklük Hakk’a yaraşır

Benden selam söylen sofu canlara vücudun şehrini yuyanlar gelsin yedi kat göklerin yedi kat yerin kudret binasını kuranlar gelsin.

en iyi dostundan sakın sen seni.

Bu dünya dediğin bir sınık yaydır evveli toy düğün, ahiri vaydır dört kapılı ulu hoş bir saraydır konan göçer imiş, kalan eylenmez.

Gelir senden önce yükseğe çıkar gözlerinden kanlı yaşını döker ayağın kayınca urganın çeker en iyi dostundan sakın sen seni.

Abdal Pir Sultan’ım, keremler kani nereden geliyor canımın canı sensin bu gönlümün şahı sultanı sensiz bu cesette bu can eylenmez.

Pir Sultan Abdal’ım, sözüm haktır gaziler sözümün hatası yoktur aşıkın maşuktan dönmesi çoktur Pirin eşiğine düş deli gönül.

Bir su bir gölde çok durursa kokar azar azar çağla ak deli gönül

bulanık akma ki içmezler seni çeşmenin gözünden çık deli gönül.

Bir öğüdüm vardır sana söyleyem en iyi dostundan sakın sen seni

öğüdüm dinlersen manası budur en iyi dostundan sakın sen seni.

şu dünyaya geldim geleli kalsın davam divana kalsın yaradan Allah’tır* vekilim kalsın benim davam divana kalsın.

Pir Sultan Abdal’ım, çağır ya gani veren Allah yine alır ol canı gönül bir gemidir, akıl dümeni akıl ya söyleyen dil nedir?

Ateş gibi birden parlayıp yanma yanıp yanıp çevre yanın yandırma

kah karanlık kah aydınlık görünme meydanda mum gibi yan deli gönül.

Ben dervişim dersin Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır kendini gör, elde sen ne ararsın hâlâ hâl etmeğe hâlin var mıdır?

Başım alıp hangi yere gideyim gittiğim yerde buldu dert beni oturup benimle ibadet kıldı yalan söyledi de yüzüme güldü

Dertli olmayanlar derde yanar mı sadık derviş ikrârından döner mi dertsiz bülbül gül dalına konar mı ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?

25 Şeyh Bedreddin Sözleri

Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar.

Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.

Yârin yanağından gayri her şeyde, her yerde, hep beraber!

Kötü ve Çirkin işlerle uğraşan insanlar Hak’tan uzaklaşmışlardır. Cehennem işte budur.

Cennetle cehennemi başka yerde aramak saçmalıktır Beni kara toprakta değil, hakikatı anlamış insanların yüreklerinde arayın!..

İnsanlar Müslümanlıktan önce somut bir puta taparlardı, çağımızda ise hayali bir puta tapıyorlar. Belki bir gün Hakka* taparlar.

Gerçek iktidar, insanlar üzerinde değil, yürekler üzerinde kurulur.

Hakikat bize insanları varlıklarına, dinlerine, dillerine göre ayırmamızı değil, birleştirmemizi buyurur.

Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur. Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?

İnsanlar eylemleriyle, düşünce ve fikirleriyle güzeli ve iyiyi bulabildikleri oranda Hak’la kavuşmuşlardır.

İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala, meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da, Allah’a ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar.

Başka halklar üzerinde baskı uygulamak, özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.

tasavvufçu, insan gözünün görmediği, kulağının işitmediği, gönlünün sezmediğini bilir. Onları halka, anlatır

Kişilerin elde ettikleri olgunlukların tatları, huriler, köşkler ve cennetlere benzetilmiştir.

Allah dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki; dünyanın toprağı ve toprağın ürünleri insanların ortak malıdır.

Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeli sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir

İbadetten amaç; ezeli ve büyük varlığa gönüllerin yönelmesi ve kapılmasıdır. Yoksa dünyaya dalmış bir kalp ile bin sene namaz kılmış, oruç tut sevap ve mükâfat kazanamazsın.

Bütün namazlar ve niyazlar ahlâkın düzeltilmesi için iç yüzün arınlanması için birer vasıtadır

Hakiki ibadetin vakit ve şartı yoktur. Hangi tarz yapılırsa yapılsın, Allahın dileğine uygun olur.

İbadetin temeli ve maksad Haktır cemaatte temel bulunmayınca ibadetler kaybolur. Yalnız kötü toplantılar kalır. Fenalığa toplananlardan hemen uzaklaş.

Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevk ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapan insan, hakiki varlık ile birleşir. Ve diri olur.

insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için gönül vermezler

Oğul, Insanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun. Güçlüsün Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamlısın. Ama; Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilemezsen Sabah Rüzgarında Savrulur Gidersin.

Öfken Ve Nefsin Bir Olup, Aklını Yener. Daima Sabırlı, Sebatlı Ve Iradene Sahip Olasın.

Dünya Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir.

Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

*****, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir.

Bu Dünyada Inancını Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin.

Açıksözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme. Sevildiğin Yere Sık Gidip Gelme, Kalkar Muhabettin Itibar Olmaz.

Üç Kişiye Acı; Cahiller Arasındaki Alime, Zenginken Fakir Düşene, Hatırlı Iken Itibarını Kaybedene.

Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir.

Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma. Bilesin Ki Atın Iyisine Doru, Yiğidin Iyisine Deli Derler.

Beni kɑrɑ toprɑktɑ değil, hɑkikɑti ɑnlɑmış insɑnlɑrın yüreklerinde ɑrɑyın!.ben de hɑlimce bedreddinem.

26 George Orwell Sözleri

Doğru sözler paylaşıldıkça doğru düşünceler artar, paylaşalım.

bir çocuğa en büyük acıları çektirmek onu kendisinden daha zengin çocukların gittiği - okula göndermektir.
*
- “Sahtekarlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.”*
*
- İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca, mutluluğa ulaşabilir.
*
İnsanın tekrar tekrar okuduğu, aklının demirbaşları arasında yerini alan ve hayata bakışını değiştiren kitaplar vardır;

- Oynadığımız bu oyunda, kazanmak söz konusu değil. Ama bazı yenilgiler ötekilerden daha iyidir..
*
*
Olumluyu olumsuza yeğlerim.bu oyunda kazanmak söz konusu değil.ama bazı yenilgiler ötekilerden daha iyidir.
*
- Belki de insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu.
*
- Önemli olan yaşamak değildir, başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.
*
- Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa; gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder.
*
- Artık saf aşk ya da tutku söz konusu değildi. Hiçbir duygu saf olamıyordu, çünkü her şeye korku ve nefret sinmişti.

27 Cemal Süreya Sözleri,

Biliyorum sana giden yollar kapalı! Üstelik sende hiçbir zaman sevmedin beni.

Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbini de öyle unutacaksın.

Uğraşmayı bırak artık dünle ve dünündekilerle. Bir de hep yanında olanlarla yarına bakmayı dene.

Bazen diyorum ki ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum söyleyince ne olacak sus bitsin.

Küçükken anneme mezarlıktan korkuyorum dediğimde “ölüden değil, diriden kork” demişti. Zamanla anladım ki annem yine haklıydı.

Öylesine sevdim ki seni, öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar, tattırdığın acılar.

Bir kağıda sensizlik yazdım. Yine de çok hoşuma gidiyor. Çünkü, sensizlik kelimesi bile senle başlıyor.

Cevap veriyorum zamanla her şey geçer diyen akıllılara; geçen tek şey zamandır anlayan, anlatsın

Önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. Sonra ne sevdiğiniz geri gelir ne de uykunuz.

Acı çektikçe insan olgunlaşırmış.*Yalan be! İlk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın.

Aslında ayrılıklar değil de, gidenin sevmediği halde ‘ seviyorum ‘ demesi en çok o koyuyor insana

Unutsun beni demişsin, bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

Seni soruyorlar.*Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? imkânsız değil mi?* biliyorum; asla geri dönmezsin ve biliyorsun; sen benim için asla ölmezsin!

Sen dedi; intihar gibisin. Hem herkes tarafından bir kez düşünülen hem de cesaret edilemeyen.

Küçükken aldığım dışı güzel, içi hep çürük çıkan elmalı şekerler gibisin.

Çok yoruldum sevgili; daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim zaten, uğrunda kaybettiklerimin bedelini.

Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar, söve söve iniyorum şimdi!

Sana seni seviyorum dediğim kadar, Anneme peki anneciğim deseydim; hazırdı cennetteki yerim.

Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan; O kadar yakın, ama sana asla dokunamayan.

Biliyorsun, ben hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orası.

Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz

Aşka gelince bir kere sevdim işte, bir daha işim olmaz.

Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan, ‘Ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum.

Annesinden dayak yediği halde, yine ‘Anne’ diye ağlayan bir çocuktur aşk.

Mutlu olmanın yolunu, karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız kaldık.

Kimseyi suçlama, Suçlanacak biri varsa o da sensin. Sonuçta o sana küçük bir umut verdi, Sen ise ona her şeyini verdin.

Annem gözyaşları için ekmek kırıntısı gibi değerlidir derdi. Üstüne basıp geçenlerin çarpılışını görmek için bekliyorum seni.

Ertesi gün sana kavuşmayacağım için, uyumadığım geceler var benim.

Ben ne kadar öbür çiçekleri denesem. Seninki gül oluyor aralarında.

Ne ikna edici bir intihar biçimidir; şimdi seninle göz göze gelmek.

Keşke birini tam kaybetmeden, ona olan tüm sevgimizi haykırabilsek.

Acı çektikçe insan olgunlaşırmış,*yalan be! İlk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın.

Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini.

Dokunulmasa da, görülmese de; kalpte yer verilir bazısına, nedensiz

Oyuncağın kırıldı diye üzülme çocuk.*Büyüyünce kalbin paramparça olacak.

Evet, gün geliyor bıkıyorum senden, ama*İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey.

Sen yüzüne sürgün olduğum kadın, karanlık her sokaktaydın, gizli her köşedeydin..

Sana rastladığım gün susuzdum,*yalnızdım*bir çırpıda içtim gözlerini.

Gözleri göz değil gözistan
Bir odadan bir odaya geçiyor
Kapının birini açıp birini kapıyor.
*
Onların, yani sizin hayatınıza
Şarkılar girmiş, şarkısız edemiyorsunuz
Şarkılar, yani barış yani gökyüzü

bazan burun buruna geldiğimiz köşe başlarında Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüşürüyoruz

Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
Öyle sevdim ki seni Kuşlar gibi cıvıldar
Tattırdığın acılar

Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak

Ben nereye gittimse zulumlardı
açlıklardı kavgalardı gördüğüm

Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun...
*
Ben hangi şehirdeysem
Yalnızlığın başkenti orası
*
*
Yüzüm kime dönük olursa olsun yüreğim hep sana dönük olacak…

Seni o kadar yakından görünce,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu.İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük..

*Yaşayanlar unutmuştu bizi ..
*Biz öldüğümüzle kalmıştık..
*

Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Biliyorum Sana Giden...yollar kapalı
Üstelik Ne kadar yakın ve arada uçurum İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
*
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli
*
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
*
Bir mısra söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
*
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-19, 19:56 #89
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

28 ABDURRAHİM KARAKOÇ sözleri

Gardaș Sabah uzak mı?

Ne ayağım uydu, ne kafam uydu
Belli... Ben bu çağın yabancısıyım.

Gidip de yorulma çok uzaklara,
Sen seni gel benim içimde ara...

Ne makam, ne para, ne senet, ne çek...
"Kurtuluş İslâm'da" vallahi gerçek.

Aşk temiz, kin rezil, iman büyüktür
Ölüm hak, Cihad farz, korku bir yüktür

Ben alıp uzaklara götüren
Bir düş görsem sen gelirsin aklıma

Umudum her zaman bâkidir ama,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun

Bizi rahmetinle ıslat Allah’ım
Yürekler taş gelip taş gitmesinler

Birine küstün mü., darıldın mı hiç?*
Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mı hiç?*
Hasret nedir, ne değildir, de hele

Kâinat uyur sessizce,
Ben hep seni düşünürüm.

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin

Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe Toprak mı vefalı, yürek mi bilmiyorum....

Benden bakıp seni görmek ne güzel.

Ya islamla yükselir, ya inkarla çürürsün.
Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün.

Sen inkâr etsen de gözlerin söyler
Gözler söyleyince çok derin söyler Sırat’tan incedir sevda köprüsü*
Beraber geçelim tut ellerimden.

Gönül tezgahında şiir dokudum
İplik iplik nakışında sen varsın

Dikkat eyle geçmiyorum sırayı;
Bozar ise kader bozsun arayı.
Aç ekmeği sever, fakir parayı...
Ben de seni seviyorum, darılma.

Okunurken mübarek ezanlar,
Kelle çekip İslamlığa kızanlar,
Ey hâksızlık kitabını yazanlar,
Siz hâk nerde, bulabilir misiniz?

Sabrımız, sevdamız o kadar bol ki
Okyanuslar aksa doldurmaz bizi.

Korkuyorum, belki yarın geç olur?
Geleceksen, bir gün önce gelsene.

Türk birliği Kızılelma,*
Bölenin kökü kurusun.*
Vur yiğidim gafil olma;
Yılanın kökü kurusun.

Vurulup ömrünün ilk baharında*
Kanından çiçekler açar yarında*
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Korkuyorum belki yarın geç olur
Geleceksen bir gün önce gelsene

Çiçek sular gibi saf sevgimizi
Döksek türkülerin hecelerine.

Huzur "Git yanımdan, uzaklaş" diyor
Keder "Gel yanıma gel-yaklaş" diyor Dost özlemek nasıl bir şey ?

Temizlen de gir mezara*
Toprak senden incinmesin.

Bu dine, bu ırka ve bu toprağa*
Sataşmak isterse herhangi gavur:*
Vur! ALLAH aşkına vur!

Tevhid aşkı gönülleri yaksın hey
Zulüm ölsün, hâk ayağa kalksın hey

Düş gördüm; sevenler aldatmıyordu;
Gölgeli dağlarda gün batmıyordu
Uyandım, utançtan gök çatlıyordu...

Oy benim açmadan solan düşlerim Aklım kilitlendi, dilim lâl oldu
Hangi aşk içime girdi bilmem ki?

Sevdim sevgiliye giden yol uzun Sana hoş gelmeyen duygum olursa
Aklımdan onları sen sil Allah'ım.

HİLAL'e düşman kim desem,
"Haç" değil mi gardaş?
Ayasofya benim desem,
"Suç" değil mi gardaş?

Cebimde mektubun olmayabilir
Ne çıkar fotoğrafın yoksa masamda*
Öğrenmek istersen eğer*Gel sevda iklimime gir gönül kasamda
Sakladığım sensin

Fırsat ver de sana layık kul olak
Bu vatanda yana yana kül olak.
TÜRK-İSLAM motifli zarfta pul olak

Sabır ver Sen, Rabb'im bize sabır ver Her yanımız gurbet.... hani ya sıla*
Ömür bitmez çile, ölüm fasıla
Günleri aylara, ayları yıla*
Ekle babam, ekle can mı dayanır

Zillette süvari, şerefte yaya Gidecek yıldıza, aya. Semtine basmamış ar, namus, haya,Utanmaz suratlar bizi ne bilsin..Yuh Olsun

Şamata koparıp oy hesabına,
Göz yumdular halkın ızdırabına.
Zillet turşusunu zafer kabına
Koyana yuh! Koydurana yuh olsun!

İki kere iki dört' ediyorsa,*
Ben de seni seviyorum, darılma.*

Bir de 'Her gecenin sabahı var' sa,*
Ben de seni seviyorum, darılma.

Bizleri uykudan uyandır Ya Rab*
Bitsin, uzamasın gaflet günleri Balıkların suyu sevdiği kadar
Ben de seni seviyorum darılma.

Birleşin ey! Yolları Kur'an'da birleşenler
Birleşin, itikatta, imanda birleşenler
Ayrılık yakışmıyor, bölünmek günah

Birleşin ey! Secde-i Rahman'da birleşenler.Çilesi belası gözüm üstüne*
Derdimin dermanı say bu sevdayı

Bir ateş yakılır, sönmez bir daha
Bu bayrak gönderden inmez bir daha
İlkbahar hazana dönmez bir daha

Mevla yâd ellere yoldurmaz bizi Bir canım olsa da yurt için versem
Ufka nakış nakış kanımı sersem

Kalk gardaş sılaya gidelim desem
ÖTÜKEN yolunda gurbet yazılı Uçar elden ele Bozkurtlu bayraklar

Emreder bir başbuğ, sade ve vakur:
-Vur BAYRAK aşkına vur

Maddeleşir mânâ bile
Unutulur ana bile
"Can"dediğin cana bile
Sevgi yetmiyor, yetmiyor.

Açılmamış gönül kasamda
Sakladığım sensin

Zillet köyü sardı, şehvet şehiri;
Gözler kör, yürekler domuz ahırı;
Körpe kellelerde Marksizm zehiri;
Akrebin, yılanın bini bir para.

Moda deyip mahremini açanlar,
Gazinoda, barda ömrü geçenler,
Havyar yiyip, şampanyayı içenler,
Çorbamızı, çayımızı ne bilsin.

Aşk yarası ilaç kabul etmezmiş
Bir gelirse daha dönüp gitmezmiş
Tıp ilminin aklı, fikri yetmezmiş
Hatip ağlar, ebhem ağlar yarama

Bindirmişler bir gemiye,
Rotasından haberi yok.
Korkuyor ''Türküm'' demeye,
Atasından haberi yok.

Esir iken Kırım Kerkük,Türkistan
Bana zindan olur Maraş,Elbistan

Binaların başı gökte
Ruh yok kadında, erkekte.
Herkes ahlak çiğnemekte
Bu şehrin sokaklarında.

Mıgırdıçı sever de Osmanı sevmez zındık İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık!

İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye
Ekmeğini yer amma vatanı sevmez zındık

Nasıl, dedim: "Fikri Durmuş" dediler.
"Cehalet beynine vurmuş" dediler

Vermese de kaybolan gençliğimizi
Ayıran bir gün kavuşturacak bizi Taşkın yollar, tozlu yollar bitmiyor

Boş vaatler mutluluğa yetmiyor Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.


Giydim, bir ateştir, aşkın örtüsü;
Sorulmaz ölçüsü, olmaz tartısı

Doğruluktan kaçan zat
Menfaati seçen zat
Haram yiyip içen zat
Murdar olsa da aynı
Serdar olsa da aynı.

Yol gözlemek nasıl bir şey ?Batılın çokluğu uzaktır bizden Severim, tutarım hâk olan azdan;

En soylu türküden, en doğru sazdan
Dinle bu sevdayı, duy bu sevdayı.

mazlumlar çıplak gezmesin
sülükler lüks içinde yüzmesin
zamlar fakir halkı ezmesin

Çırpınıyor garip kuş,*
Yuvasını bulamıyor*
Yüreğinden vurulmuş,
Devâsını bulamıyor.

Aydınlığa koştum karanlık çıktı
Her sevgi, her vefa bir anlık çıktı

Gösterişe kaçma be Ne isen "ben buyum" de Ya kuş ol, ya çekirge...Kasap önce deriyi, sonra eti soyuyor

Hırsız ya pantolonu, ya ceketi soyuyor.
İri iri adamlar çıktılar yukarıya
Her biri bir taraftan memleketi soyuyor.

Mazlum canından bıktı, uyan artık Türkiye.Her yerde şafak söktü, uyan artık Türkiye.

Gidene küfür eyler, gelene şakşak
Alçağı alkışlayan, alçaklardan da alçak.

Bir alçağın üstünde bir alçak yükselir mi Alttaki öküze bak; üstteki boynuza bak.

Bizi rahmetinle ıslat Allah’ım
Yürekler taş gelip taş gitmesinler.*

Kaynaşsın sevgiyle vuslat Allah’ım
Bayramlar boş gelip boş gitmesinler

Müslüman’ız, Türk’üz haktan yanayız
Adaletle süt emziren anayız
Aşk harcıyla vücut bulmuş binayız

Âti bizde saklı, mâzi bizdedir
Sevginin, şefkatin özü bizdedir.Gönül istiyor ki insanın insana zulmü bitsin.

Yabancıya vatan toprağı satmak
Vatanı satmaktır hafif tabirle...
Dünyada kolaydır halkı aldatmak
Ceddim hesabını sorar kabirde...

Sabrın sonu selamettir'' diyerek,
Sabırları dalda çürüttük tek tek.
Yeter yüreklerde sızı beklemek
Bu çilekeş millet gülmeli Hasan

Tek hedef İlâ-yı Kelimetullah
Şahide lüzum yok, biliyor Allah

Beynim fırın bağrım tandır*
Yanarım hayli zamandır
Sevgim yavru ceylandır
Çeker gider dosta doğru...

Rüşvet vermek,rüşvet almak nasıl şey para çalmak nasıl şey Terlemeden zengin olmak nasıl şey*Biz ne bilek beğim,böyükler bilir.

Bayram günü doğanlara Bayram adı verilir.Kadir gecesinde doğanlara Kadir adı. Cuma günü doğanlara Cuma.
Erken doğacak çocuğa da ben bir ad verdim. Yakışacağını sanıyorum.
Tezgeldi

Siyaset içer siyaset yer doyarız
''En iyi parti bizimki'' der doyarız
Ne parti bizimdir ne siyasetçi
Aç karnına tokları besler doyarız...

Aşk da, söz de yalan imiş*
Akıl işi değil bu iş..*
Ve sonra hatırladık ki*
Sevenler hep boşa sevmiş...

Zamanın vitrininde tükense de sevgiler
Dolaylı menfaatler doldurur boş seneyi.

Nizam-ı Âlem’e içten talip ol
Kızılelma neredeyse ara bul
Bağlamasın seni şöhret, para, pul

Hesaplar var, sorulmayı bekliyor
Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.Gel ey şanlı tarih - gel de bizi gör

Gel de acınacak hâlimizi gör
Geleceği bu gün satan-savuran
Binlerce yüreksiz, beyinsizi gör.

Aşk kömür beyazı, kin süt karası
Eklenir yarama her dost yarası
Et oldum bıçakla kemik arası
Cellada ahdimi bozsam kim anlar?

Bu bozuk sisteme uyar gidersek
Zaman heba olur, yarın geç olur.

Ezilenler putlaştırır ezeni.
Eğri direk kırar doğru hezeni.
Böyledir, değişmez dünya düzeni
Biri yapar, biri yıkar, unutma!

Sevdiklerin kimdir, nerde
Aramakla bulur musun

Yalana hayır de, gerçeğe evet...
Mücadele şarttır, kalsan da tek fert.
Bir de ötesi var buranın elbet;
Nasıl olsa güleceksin, tamam mı?

Köylü oruç tutsun, ekinin biçsin
Sizin bayan barda şampanya içsin.
Medeni jigolo, boynuzlu piçsin!
Bir de "Müslümanım" dersin öyle mi?

Yâr, deyince kalem elden düşüyor.
Gözlerim görmüyor,aklım şaşıyor.
Lâmbada titreyen alev üşüyor...
Aşk,kağıda yazılmıyor Mihriban

Ekin ektim başak yılan
Kuşandığım kuşak yılan
Yorgan akrep, döşek yılan
Bir gün rahat yatamadım

İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da Yıkılır, yırtılır her kalın perde,
Hesaba çekilir dünya mahşerde

En iyimser hesapla halkın yüzde sekseni Canavardan baş seçer, odundan vekil seçer.

Yürüyen, konuşan, yiyen, doymayan
Kaç put sevdik, kaç put seçtik sayamam.Bizler hangi yolun nasıl
yolcularıyız acaba

Sırat'tan incedir sevda köprüsü?
Beraber geçelim tut ellerimden.

Balık suda güzel, kuş gökte güzel,
Uyku yerde güzel, düş gökte güzel,
Yerli yerinde'yi sever gözümüz.

Biz zulüm ayında güneş çağıyız;
Hira'dan feyz alan Tanrıdağı'yız

halkın odundan vekil seçer.

Allah de, Peygamber de, yut haramı
Özlediğin makam mı, tapdığın para mı?
Ey büyük sahtekâr, ey en kancık haramî

Hele böyle devam et... gün senin, devran senin

kahkaha atmayı bırak bir yana
tebessüm bile yakışmıyor bana

Bırakınız kalsın. Gidip de saraylar, köşkler mi yaptıracaksınız? Yeryüzü insanoğluna çok bile.

Müstesna insanlara ihtiyacımız var Darılırsan ben ölürüm, unutma...dost

Ben : Karlı dağların deli rüzgârı*
Ben : Tozlu yolların demirbaşıyım*
Ben : Suyu kurumuş sevgi pınarı...

Hiç bitmeyecek zannettiğiniz hayat ummadığınız yerde kopuverdi Aldatıldınız siz, haberiniz oldu mu?

satıldınız siz, haberiniz oldu mu?
''Koçum koçum'' diyen cambazlar tarafından Oynatıldınız siz, haberiniz oldu mu?

29 Hz Ali*sözleri

Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.

Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras,olamaz.

Akıl olgunlaştıkça söz azalır.

Akıllı kişi üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.

Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.

Akrabalarına saygılı davran onlar kendileriyle uçtuğun kanatların, ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir.[

Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.

Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder

Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.

Allah'ın evini (Kâbe'yi) ziyaret etmek, cehennem azabından güvende olmak demektir.

Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.

Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır.

Ayrılıktan uzak dur, zira halktan kopan azınlık şeytanındır.

Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.

Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.

Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar mutlu kişilerdir.

Batıla yardım eden, hakka zulmeder.

Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.

Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye düşmedim,

yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.

Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir.

Bildiği halde susmak, bilmediği halde söylemek kadar çirkindir.

Bilgi kadar zenginlik yoktur.*Cehalet kadar yoksulluk yoktur.

Bilgin, değerini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir.

Akıllı, davranışına dayanır, câhil, emeline dayanır.

Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.

Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış.

Bilgiyle dirilen, ölmez.

"Bî kâne ma kâne ve bî yekûnu ma yekûnu" (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır).

Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.

Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma.

Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten.

Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur.

Bir insana herkesin içinde verilen öğüt; öğüt değil hakarettir!

Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.

Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.

Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.

Biziz Peygamber'in elbisesi dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.

Bugün için çalışan yalnız bugün rahat eder. Fakat yarını düşünerek çalışan hem bugün hem yarın rahat eder.

Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol.

Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan*Fatiha Suresi'dir.

Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım!

Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.

Cennet, itaat edenin mükâfatıdır.

Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.

Cesaretin zekatı, Allah yolunda cihat etmektir.

Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür.

Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın, tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de, görmezsin.

Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz.

Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.

Dil bir ölçüdür;*cehalet*onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.

Dostları yitirmek, gurbete düşmektir.

Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun.

Dostların kalplerini ısındıran, düşmanın kini gideren en güzel şey, güler yüzlü olmak iyi ve yumuşak davranmaktır.

Dostlukta ileri gitme, olur ki dost düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki düşman bir gün dost olur.

Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.

Dünün geçti, yarının da belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak.

Dünya dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan bilgisiz, nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyasına satmayan yoksul.

Bilgin, bilgisini yitirirse bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyasına satar.

Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.

Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin.

başkasında görüp hoşlanmadığın şeyden çekinmen edep olarak yeter sana.

hayırlı iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. yarın ne olacağı belli değildir.

Emaneti, sahibine geri verin.

Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır.

En büyük günah, haksız yere Müslüman bir kimsenin malını gasp etmektir.

En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.

En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu beklemektir.

Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir.

Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et.

Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin.

Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap.

Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının;

dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir.

dünyaya ait derdin olursa Rabbine dönüp 'Rabbim çok büyük derdim var' deme! Derdine dönüp 'Çok büyük Rabbim var' de.

Eğer ilim ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu.

Fazîlet sâhibi olanların kıymetini, fazîlet sâhibi olanlar bilir.


Gaflet nefislerin sapkınlığı ve uğursuzlukların belirtisidir.

Gazabın alt ettiği kimse, ölümünü istemiştir

Gazabın alt ettiği kimse, helâkten güvende olmaz.


Güzel ahlak, en güzel dindarlıktır.

Gözle görmek bir şeyi duymaya benzemez.

Görüşlerin en kötüsü dinle, şeriatla çelişen görüştür.


Hayâ elbisesini giyin, vefalı olmayı zırh yap, kardeşliği koru

kadınlarla sohbetini azalt, böylelikle yücelik senin için kamil olur.

Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır;

hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir.

Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin.

Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.

Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.

Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.

Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın.

Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır;

musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin.

musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.

Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler.

Her şeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir.

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız.

Hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız.

Hiçbir acı*cehaletten*daha fazla zahmet verici değildir.

Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.

Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terk etmedikçe imanın tadını anlamaz.

Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar.

Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.

Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.

Hilim ve yumuşak huyluluk gibi bir üstünlük yoktur.

Hoş geçinmek aklın yarısıdır.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, öyle bir fitne gönderirim ki* bilim*sâhibi bile şaşırır kalır

Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.

İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.

İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik.


İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun.

Mal, vermekle azalır; ilim, öğretmekle çoğalır.

İlim alçakta olanları yükseltir, ilimsizlik de yüksektekileri alçaltır.

İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır.

İman ve kabul olan söz dil ile şehadet etmek amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.

İnanan kişi üç Rabbiyle münâcât eder, kullukta bulunur; geçimi için çalışır; helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir.

Akıllı kişi üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için.

İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak.


İnanan Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder.

İnanan Düşünceye dalmıştır, ihtiyacı olanları görünce kendi ihtiyacını hatırlamaz bile.

İnananın Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak.

İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar.

İnsanoğlu, her şeyden çok terazinin kefelerine benzer; ya*cehaletiyle*hafif veya ilmiyle ağır olur.

İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.

İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için.

İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir.

İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir.

İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar.

İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır.

İnsanların değeri , düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır.

İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belaya sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.


Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.

Kanaat et kısmetine razı ol aziz olursun.

Kendi kendine zulmeden, başkasına nasıl adalet edecek, şaşarım.

Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.

Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır.

Kendini Allah ve Resulünün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise kârlı ve ganimetlidir.

Kişinin değeri yaptığı bağıştadır.

Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.

hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın.

Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir.


Kıskançlık, acizliğin isyanıdır.

Malın doğru olmayan yerde harcanması savurganlık ve israftır.

Malın doğru harcanmaması sahibini dünyâda yüceltir âhirette alçaltır; insanlar arasında onurlandırır, ama Allah katında küçültür.

Mazlumun zalimden öcünü alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.

Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur.

Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir.

Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Rabbine ibadet eder nefsini muhasebe eder; helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur

Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır.

Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.

Nefsine zulmeden, başkasına karşı nasıl adaletle muamele edebilir?

Nice kan vardır ki onu dil döker.[27]

Nice zengin vardır ki yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki her aşağılık kişiden de aşağıdır;

nice yoksul vardır ki bütün zenginlerden daha zengindir.

dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık.

Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huydur

Oğulcuğum, ahmakla dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur.

Nekesle eş dost olmaktan sakın en muhtâç zamanında yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenlede dost olma o, pek az bir şeye seni satar gider.

Yalancıyla dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden.

Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.

Öl de alçalma, azı yeter bul da dökme.

Çalışıp bir şey elde edemeyen kişi, oturunca hiçbir şey elde edemez.


Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.

Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir.

Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.


Sırrın senin esirindir, serbest bırakırsan sen onun esiri olursun.

Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.

Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir.

Her isteğin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir

Sabır iki çeşittir: Musibete sabretmek; bu iyi ve güzeldir bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.

Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.

Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.

Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme.

Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir.

Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır.

Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir.

Seni inciten kimse özür dilerse, affet. Kin tutma.

Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.

Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır.

andolsun Allah'a, Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini en iyi bilenim ben

rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir.

Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür.

Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir

Sözü kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı;

Sözün süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu.

Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir.

Susmak hikmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir.

Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır

Şerden çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.

Şeytanın gazaptan ve kadınlardan daha büyük tuzağı yoktur

Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı, genişlik yüz gösterir.

Tamah insanı helak edince bir şey elde etmek de ümitsizlik verir.

Tamaha yapışan kendini alçaltır. Zarara düştüğünü açıklayan alçalmaya razı olur.

Dilini kendisine buyruk sâhibi eden, diline geleni söyleyen, kendisine zarar verir.

Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.



Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

Uzun arzulu olan, ameli unutur.

Üst olmak, ihtiyata riayetle olur. İhtiyata riayet, düşünüp taşınmakla düşünüp taşınmak da sırları gizlemekle olur.

Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimete şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok "La havle vela kuvvete illa billah" demek.

Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.

Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma.


Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim.

Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir.

Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum.

Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.

Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet.

Zikir ve Allah’ı hatırlamak iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı harama yönelmekten alıkoyan zikirdir.

Hz Muhammed sav buyuruyor

Acı da olsa doğruyu söyleyiniz.

Yahudiler, gök gürültüsünü Hz Muhammed'e sordular: Bulutlara müvekkel olan melektir ateşten kamçılarıyla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’*diye cevap verdi.

Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.

Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.

Ahir zamanda az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.

Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır.

Aciz*kişi nefsini arzularına tabi kılıp Allah'a karşı temennide bulunandır.

Ali bedenimde baş gibidir.

Alimlere sorun; hekimlerle konuşun ve fakirlerle oturun.

Alimlere uyunuz. onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin lambalarıdır.

Allah yolunda öldürülmem bütün ev çadır ve içinde yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir

Allah*hüzünlü*kalbi sever.

Allah, Kitabı, Resulü, ve mü'minlerin yöneticileri tüm Müslümanlar için nasihattir.

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.

Allah’a iman ettikten sonra en üstün akıl, bir hakkı terk etmeden, halkla geçinebilmektir.

Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta*iyilikte dir.

Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

Allah’ın kullarından hoşnutluğunun nişanesi, fiyatların düşük, hükümdarın ise adaletli olmasıdır.

Allah’ın, gazap etmesinin nişanesi ise, hükümdarın adaletsiz, fiyatların ise yüksek olmasıdır.

Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir

Allah'tan başka yardımcısı bulunmayan çaresiz birine zulmedene Allah, şiddetle azap eder.

Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.

Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için*sevmek*buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.

Ana ve baba, cennet kapılarının tam ortasıdır. İnsanı cennete ulaştıracak en iyi şey, ana ve babaya iyilik etmektir.

Arzusu ve hedefi Allah'tan başka şey olarak sabahlayan Allahın kullarından değildir.

Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen de onlardan değildir.


Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz.

Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.

Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağın ile denizden aldığın suyu göz önüne getir

Akıllı kimse, kendisini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.

Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılar ve Allah’tan, olmayacak şeyler bekler.

Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.

Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.

Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.

Allah kuluna hayır murâd ederse gönlüne zenginlik ve kalbe takvâ verir. kuluna şer dilediği vakit fakirliği iki gözünün önüne getirir.

Allah katında en sevgiliniz, ahlâkı güzel olan, halk ile geçinenler ve kendisiyle geçinilen, yumuşak huylu olanlardır.

Allâh yanında buğuz edilenleriniz lâf götürüp getiren kusur arayarak kardeşlerine tefrika sokanlardır.

Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbimize ve amellerinize bakar.

Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır

Allah’ı zikir, kalplerin şifasıdır.

Allah-u Teâlâ zâlimin cezasını bir müddet erteler gazaba uğrayınca onu kimse kurtaramaz.

Allah-u Teâlâ buyurdu ki: velilerimden birine düşmanlık edene, harp ilan ederim

Hiçbir kulum farz ettiğimden daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır.

Allah-u Teâlâ buyurdu ki Nafile ibadetlerle durmadan bana geleni severim ve onu sevince kulağı, gözü, eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."

Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur.

Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.

Merhamet*etmeyene*merhamet edilmez.

Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz.

Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.

Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak karnını şişirmek için yer.

Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir.

Mümin kardeşine tebessüm etmen sadakadır.

İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır.

Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır.

Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.[

Mümin kardeşinle münakaşa etme, hoşuna gitmeyecek şakalar yapma

yerine getirmeyeceğin bir söz verme

Müminin hiç kimsede bulunmayan bir hali vardır; onun her işi hayırdır.

Eğer bir genişliğe*nimete kavuşursa şükreder ve bu onun bir hayır olur.


bir darlığa*musibete uğrarsa sabreder ve bu onun için bir hayır olur.

Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir.

Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır.

En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.

Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilir dünyadaki haksızlıklar kısas edilir günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir.

Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin.

Münafıklık alameti üçtür Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder.

Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir.

Mümin insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.[

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir.

Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.

Allah yolunda, kim ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.

Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.

Kim, mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.

Kim Müslümanı sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.

Kim Müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter.


Mazlumun bedduâsından sakın.onun duâsıyla Allah ın kabûlünde bir mani yoktur.

Meddâh ve dalkavukların yüzlerine toprak saçınız.

Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır.

Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır.

Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar.

Mükafatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir.

Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur.

Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar.

Münafıkın alemetleri üçtür o yalan söyler, sözünde durmaz emanete hıyanet eder.


Kadere*iman, Allah’ın birliği*tevhid inancı ile irtibatlıdır.

Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin


Kalbimlen tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve HZ Muhammed'in Allah'ın resûlü olduğuna şehadet ederim

Kalbiylen şehadet getiren kimseye Allah,*cehennem*ateşine haram kılar.

Kardeşini bir günahdan dolayı ayıplayan günahı işlemedikçe ölmez.

Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler.


Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir.

Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.

Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.[7]

Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar.

Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır.

Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır.

Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur.

Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.

Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar.

Kim iç dünyasını*kalbini ve niyetini düzeltirse, Allah da onun dış davranışlarını düzeltir.

Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur.

Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.

Kim benim sünnetimi diriltir yaşamında tatbik ederse beni sevmiş olur.

Beni seven benimle beraber cennettedir.

Kim bir*hayırlı*işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır.

Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.

Kim din kardeşinin ırz ve namusunu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamette o kimseyi cehennemden korur

Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır.

Kim oruçluya*iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. oruçlunun sevabından eksilme olmaz.

Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir.

Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıkta olur.

Kim orucu fecirden önce niyetlemezse* kılmazsa*onun orucu yoktur.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.

Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.

Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.


Kim kötü ve çirkin iş görürse eliyle düzeltsin gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu imanın en zayıf derecesidir

Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder.

Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi şart koşmamış olsun.

Kim üzerinde ramazan orucu olduğu halde ölecek olursa, ölünün velisi her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur.

Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle*arkadaşlık yaptığına dikkat etsin.

Kişi sevdiği ile beraber haşrolunacaktır

Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner.

Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir.

Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğindendir

Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa;*önünden geçtiği takdirde siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.


Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.

İstanbul bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve askeri ne güzel askerdir.

Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.

Kötü*ahlaklılık, uğursuzluktur.

Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, her Müslümanın vazifesidir.

Kur'an-ı Kerîme dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir.

Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır.

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur.

Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır.

Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme.

Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da Onun te’siriyle o adamın beyni kaynar.


Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna.

Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, beş şeyden sorguya çekilmedikçe ayrılmaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığı yaptığı işleri malı kazancı ve Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığı

Kıyamet gününde bana en yakın olanlar ve şefaatime hak kazananlar benim üzerime en çok salavat getirenleridir.

Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir.

Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez.

Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın.

Kim Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin.

Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir.

Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin.

Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır.

Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır.

Kul farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir.

kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.


İnsanlara*merhamet*etmeyene*Allah*
merhamet etmez.

ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur.


İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.[

İki günü bir olan bizden değildir.

İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir.

İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı.

İlim*hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun

sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven.

İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır.

İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

İmamdan evvel başını secdeden kaldıran her hanginiz, korkmaz mı ki

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah*Allah’tan başka ilah yoktur*sözüdür,

İmanın en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır.

Haya da imandandır

İman, yetmiş küsur şubedir ve*utanma imandan bir şubedir

İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür.

İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır.

İnsan oğlu ihtiyarladıkça onda iki haslet gençleşir: İhtiras aç gözlülük ve arzu.

İnsanda bir organ vardır. o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur o bozulursa bütün vücut bozulur. O, kalptir.

İman etmedikçe cennete giremezsiniz,

birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız.

İnsanı Helâk eden yedi şeyden kaçının. Onlar Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmaktır

İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır.

İnsanların arasını bozmak laf götürüp getirmek, insanlara hakaret ve sövmek, ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar mü’minin ahlakında yer alamaz.

İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?


İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler.

İnsanlara*akılları*ölçüsünde söz söyleyiniz.

İnsanlara layık oldukları değeri verin.

İnsanlara*merhamet*etmeyene*Allah
merhamet etmez.

İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel*ahlaktır.

İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur.


İnsanların peygamberlerden öğrendikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür

İslâm, güzel*ahlâktır.

İslam cemaatinden bir karış ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir.

İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir.

İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek insanlar düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler çözülen düğmelerin ilki idari konular sonuncusu da namazdır.

İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin.

İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.

İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun.

İhtiyara, yaşından dolayı hürmet edene, Allah da yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan eder

İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenip onunla gece gündüz meşgul ve amil olandır. Diğeri Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz Allah yoluna sarf eder.

İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır.

İki nimet vardır ki,insanlar nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir

İlim öğrenmek her Müslümana farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder.

İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap ve alkolün içilip zinanın açıktan yapılması kıyamet alametidir.

İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır.

İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir.

İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir.

İnsan dilinin altında gizlidir.

İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat.

İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır.

İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır.

İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle.


Irkçılığa*çağıran Müslümanlardan değildir.

Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir.

Güzel*ahlak, dostluğu sağlamlaştırır.

Gece karanlığı başladığında çocuklarınızın dışarıda olmalarına engel olun o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...


Gerçek Müslüman elinden ve dilinden emin olunandır Gerçek muhacir*ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir.

Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.

Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu.

Gözlerinizi haramdan sakının.

Güler yüzlülük*kini*giderir.

Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer.

Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri gümüştendir

Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır.


Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan*yani büyüklük perdesinden başka bir şey yoktur

Güneş ile Ay kıyamet gününde ziyaları sönüp birbiri içine dürülürler.

Güzel*ahlak, dostluğu sağlamlaştırır.

Güzel söz sadakadır.

Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür.

Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur.

Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim.

Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır.

Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir.

Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile alay eden gibidir.


Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.

Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet*kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.

Haksızlıkla makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.

Haramın her türlüsünden çekinin.

Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.

Hasetten*kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.

Hayra*vesile olan,*hayrı*yapan gibidir.

Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.

Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükafat hazırlar.


Her sarhoşluk veren şey*dinde yasaklanan içki hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.

Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da*ilimdir.

rüya*görmezsen üzülme ilmin*derinliklerine dalan kimse *rüya*görme özelliğini kaybeder.

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür.

İyilik de cennete götürür.

Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk* doğru sözlü*diye yazılır.

Yalancılık kötüye götürür.

Kötülük cehenneme götürür.

Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb*çok yalancı diye yazılır.

Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür.

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

Hiçbir farz namazı kasten terk etme.


Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır.

Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına cevap vermesin:

Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen*verir. Duanın karşılığını ahirete ertelerse. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntı giderilir

sahabeler sevinç içinde, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur.

Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe*gerçekten iman etmiş olamaz

Hiçbir mümin diğer bir mümine hidayet artıran ve helaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir

Horoz sesini işittiğinizde, iyilik isteyin. O öttüğünde melek görmüştür.

Eşek anırdığında, şeytanın kötülüğünden Allaha sığının eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.

Hayır, büyüklerinizle beraberdir.

Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz.

İş başındakiler muhafızdır memurlarından mesuldür.

Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür.

Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, ondan mesuldür.

hepiniz muhafızsınız maiyetinizdekilerden mesulsünüz.


bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk onları katında bulunan meleklere medhü sena eder.

bir kimse,bir şahsı içlerinde daha ehil bulunduğu halde , on kişi üzerinde âmir ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur.

Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin.

Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir.

En mükemmel*insan, başkalarına en çok yararı dokunan insandır.

Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.

Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır.

Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir.

Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir.

Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır.

emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır.

En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır.

En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir.

En hayırlı erkek, eşine en*iyi davranandır.

En hayırlınız*Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir.


En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.

Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır.


Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar.

erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider.

Esnemek şeytandandır esneyeceğin zaman gücün yettiğince karşıla biriniz esnerken şeytan sevincinden güler

Evin köşesindeki serili hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.

Evlat kokusu cennet kokusudur.

Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir.

Ey Ebu Zerr, biliyor musun Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir.

Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit güneşe: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar.

Cenab-ı Hakk haber vermektedir ki Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.

biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın.

Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun.

Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum.

vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı vesvesedir.

Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir.

Dolaşan her kadında bir şeytan olur. Bir kimse güzel kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir.

Dostlukta*da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın.

Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.peygamberin sünnetlerindendir

Dua da bir ibadettir.

Dul ve fakirlere yardım eden Allah yolunda cihad eden veya kimse gibidir

Dul ve fakirlere yardım eden
gündüz nafile oruç tutup gecelerini* nafile ibadetle geçiren kimse gibidir.

Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerinde zevcesi o kadına Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada yanında misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.

Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır

dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz.

Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler.

Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız.

Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.


Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.

Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir.

Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olan köleyi azat etmek daha yararlıdır?"

Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları depremler olur.

İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir*Kuraklık ve kıtlık başlar

İslam toplumunda yaşayan gayri müslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir.

Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi Müslümanın kalbine sevinç koymaktır.


Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.

Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.

Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.


Bilgisizler içinde bir*bilgili, ölüler içinde bir diridir.

Baba*sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür.

Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir.

Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla.

kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.

Bela insanın diline bağlıdır.

Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.

Ehl-i Beyt’imi vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin*Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz.

Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.

Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar.

ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir.

Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir.

Bir anlık*tefekkür, bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır.

Bir baba, çocuğuna güzel*
terbiyedendaha iyi miras bırakamaz.

Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan*yabancı*bir kadınla yalnız kalmasın.

birisiyle*dost*olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın.

Bir*insanın*gerçek*zenginliği, onun bu dünyada yaptığı*iyilikleridir.

Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer Cehennemlikler için de durum böyledir.

Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de mazeretsiz halde gelmez ve kocası ona dargın olarak gecelerse, sabaha kadar melekler o kadına lânet ederler.

Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz

Müslümanın diktiği ağaç veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri o Müslüman için sadakadır.

Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz.

Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin.

Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin

ey Allah’ın kulları, kardeş olun.

Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile*dargın*durması helâl olmaz.

Biriniz elinde bir fidan olduğu halde kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin.

Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin.

Birinizin yamalı elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir.

Bizi*aldatan*bizden değildir.


Devesini Allah yoluna bağış veren adama kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır


Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin.

Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.
Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur.

Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur.

doğruluğa çağırana kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir onların sevabından da hiçbir şey eksilmez.

Sapıklığa çağırana ona uyanların günahı gibi günah verilir ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez.

Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, adam öldürmek, iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin

Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.

Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur.

Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur.

Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir.

Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve Allah rızası için mücahit arkadaşlarına sarf ettiği paradır.

Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz.

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.

Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur.

Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir.

Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz.

Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız.


Cebrail*komşu*hakkında çok tavsiyede bulundu ki,*Allah*komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.


Cehenneme baktım. Çoğu kadındı onlar Çok lânet ederler, kocalarına şükretmez ve şikâyet ederlerdi

Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...

Cehennemlikler derece derecedir.

Cehennemlikleri ateş topuğuna ve dizlerine kadar yakalar;

Cehennemliklerden bir kısmı vardır ateş onları kemere kadar yakalar; bir kısmını da köprücük kemiğine kadar yakalar

Cenâze tabuta konup da erkekler ona omuz yüklendiği zaman, cenâze iyi ise: 'Beni gideceğim yere ulaştırın der.

Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, o sesi insanlardan başka her şey duyar; insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.


Cennet*annelerin*ayakları altındadır.

Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.

Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise Elhamdülillah"tır.

Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır.

şehit mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.

Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.

Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.

Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer.*

Cennetteki Reyyân kapısından
Oruçlular*girdiler mi kapı kapanır ve kimse oradan giremez.

Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir.

Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir.

Cahiller cesur olurlar.

Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen kimse, Kıyametde Cennet'in kokusunu bile duymaz.


Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.

Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.

Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.

Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.

Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir

Zenginlik*mal çokluğuyla değildir. Bilakis*zenginlik*göz tokluğuyladır.

Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek*zenginlik*ruhun zenginliğidir.

öğrenen, öğreten dinleyen, ya da seven ol bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve*ilim*ehline buğzetmendir.


Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır

Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.

Yıldızlar*denizlerde yolunu kaybedenlerin boğulmaktan emanda kalmalarına*kurtulmalarına vesiledir

Ehli Beyt’im ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır.

Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür.

Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir.

Yedi sınıf insan vardır Allâhu Teâla onları gölgesiz günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi,


mevki sahibi güzel kadın tarafından nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimseyi Allâhu Teâla gölgesiz günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir

Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayan gizli sadaka veren tenhada Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimseyi Allâhu Teâla Arş’ının gölgesinde gölgelendirir


Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.

Vatan sevgisi imandandır.

bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşekde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryatla yollara, sahralara dökülürdünüz.

Utanmak*güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur.


Temizlik*imanın yarısıdır.

Temenni Allah'tan, acele şeytandandır.

Ümmetim 73 fırkaya ayrılır,*bidat ehli olan*72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.

Üç dua vardır ki, şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

Ümmetim dinar ve dirhemi yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır.

Ümmetim İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman vahyin bereketinden mahrum kılınırlar.

Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarab ve alkolü içecekler. başkaları yanlarında çalgılar çalacak ve şarkıcı kadınlar olacak Allah onları yere batıracak ve şekli maymun ve domuza çevrilecek.

Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder.

Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır.

Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası.



Üç şey ölünün ardından kabre kadar gider: Âilesi, malı ve ameli. Dönenler ailesi ve mali kalan da amelidir.


Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.

Şeref, edep iledir. Soy ile değildir.*

Namusunuzu*titizlikle koruyun.


Şu altı şeyi yapacağınıza söz verin; ben de*cennete gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda doğru söyle. Söz verdiğinde sözünüde dur.

Size güvenildiğinde güveni sakın istismar etmeyin.


Kendisine mağfiret*af dilemek özelliği*verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz.

Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz.

Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz.*

Dua etmek verilen icabet edilmekten mahrum olmaz.

oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

benden sonra ümmetimden*Kur'an-ı Kerim'i okuyan insanlar olacak. Fakat okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, tekrar dönmeyecekler. O kimseler, insan ve hayvanların en kötüleridir.

Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Hz Muhammed'e i olan kişi imanın tadını tatmış demektir.

Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur.

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun,

mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin Böylece Rabbinizin cennetine girersiniz

Rüşvet veren de alan da cehennemdedir.

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

Rüya üç kısımdır Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu önemsiz rüya.


biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça bir bezle silmesin.

biriniz uykusundan uyanıp abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.

Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.

Selam, konuşmaktan önce gelir.

Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar.

Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir.

çirkin iş görürsen el ile değiştir güç yetmezse dil ile tağyir et buna da gücün yetmezse kalben nefret et. Bu imanın en zayıf derecesidir

biriniz kendisi için sevdiğini başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz.

Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın.


amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde sevabı en çok ve en temiz olan, Allah’ı zikretmektir.’

dereceleri yükselten altın ve gümüşü infaktan ve harpde düşmanlarınızla karşılaşıp İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amel Allah’ı zikretmektir.’

Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır.


Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.

Övmek*ve*övülmekten*uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır.

Ölmeden önce ölünüz.
Ölümden önce*Allah'a ulaşınız.

Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır.


Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin,

Oruçlu bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin*ve ona bulaşmasın

Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir.

Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.

Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.


Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine.

Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.

bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette yan yanayız.

Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir.



CÂFER-İ SÂDIK HAZRETLERİNİN HİKMETLİ SÖZLERİ

Câfer-i Sâdık Bize ne hâl oldu duâ ediyoruz, fakat duâmız kabûl edilmiyor?” diye sorulur Câfer-i Sâdık
siz, tanımadığınız bir Zât’a duâ ediyor
kulluktan uzak kalıyor, takvâ sahibi olamıyorsunuz ve duânız kabûl edilmiyor

Câfer-i Sâdık tan niçin duâmız kabûl edilmiyor?” diye sorulunca şu cevabı verir Rabbinizin zikretme” emrine uymuyor, hâl ve yaşayışımızla O’nu lâyıkıyla tanımıyor, mârifetullâh’a eremiyoruz. Böyle boş kalp ile duâ ettiğiniz için de duânız kabûl edilmiyor.


HAYIR İŞLERİ ÜÇ ŞEYLE KEMALE ERER
Karar verildiği an hemen îfâ edilmesiyle Yapılan ameli küçük görüp benlikten uzak kalmakla, Riyâdan sakınıp gizli olarak îfâ edilmesiyle

Bir gün*Halîfe Mansûr’un yüzüne bir sinek konar Mansûr onu uzaklaştıramaz Câfer-i Sâdık gelince Halîfe Mansûr Ey İmâm! Allah Teâlâ sineği niçin yarattı?” diye sorar Câfer-i Sâdık Onunla zâlimleri zelil kılmak için!”*buyurdu.

BEŞ ÇEŞİT İNSAN İLE ARKADAŞ OLMAKTAN SAKIN! Yalancıyla beraber olduğun sürece aldanışta bulunursun. O serap gibidir. Sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir.

BEŞ ÇEŞİT İNSAN İLE ARKADAŞ OLMAKTAN SAKIN Ahmak: Sana faydalı olmak istediği zaman bile zarar verir de farkında olmaz.

BEŞ ÇEŞİT İNSAN İLE ARKADAŞ OLMAKTAN SAKIN Cimri: en fazla muhtaç olduğun şeyi senden esirger.

BEŞ ÇEŞİT İNSAN İLE ARKADAŞ OLMAKTAN SAKIN Korkak: Seni başkasına teslim eder ve zor zamanda kaçıp gider.

BEŞ ÇEŞİT İNSAN İLE ARKADAŞ OLMAKTAN SAKIN Fâsık: Seni bir lokmaya ya da daha azına satar.”


“–Bir lokmadan daha azı nedir?” diye sorulunca Câfer-i Sâdık Hazretleri:
“–Bir lokmaya tamah etmek, sonra onu da elde edememektir.” buyurmuştur.


Dostluk ölçülerinin ilki, garazsız bir şekilde sana karşı samimî olmasıdır.

senin zor duruma düşmeni kendi sıkıntısı olarak görmesi, senin iyilik ve güzelliğini kendi iyiliği olarak görmesi
Dostluk ölçülerindendir

mal ve makâmın kisiyi değiştirmemesi
imkânı dâhilinde hiçbir şeyi senden kıskanmaması ve felâkette seni terk etmemesi Dostluk ölçülerindendir


ALLAH Rızâsını*tâatinde gizlemiştir. sebeple O’nun tâatinden hiçbir şeyi küçük görmeyin; belki rızâsı o şeydedir

ALLAH Gazabını*günahlarda gizlemiştir hiçbir günahı küçük görmeyin; belki gazabı ondadır.

ALLAH Evliyâsını*mü’min kulları arasında gizlemiştir. mü’minlerden hiç kimseyi hor görmeyin; belki o, Allah Teâlâ’nın velî kuludur

ALLAH “Duânın kabûlünü*de kendisine yapılan duâlarda gizledi. duâyı terk etmeyin; belki icâbet o duâdadır.”


“Bir kişiyi affettiğim için hiçbir zaman pişman olmam affım sebebiyle zarara uğrasam da affetmek verdiğim cezâ sebebiyle bin defa pişman olmaktan çok daha güzel gelir.


“Allah Teâlâ dünyaya şöyle vahyetti: «Ey dünya! Bana hizmet edene sen de hizmet et! Sana hizmet edeni ise(kendi işlerinde çalıştırıp yor ve yıprat!»”

Din kardeşinden hoşuna gitmeyen bir söze üzülme! İşin aslı onun dediği gibiyse, üzücü söz, âhiretteki cezâya kefâret olur. Öyle değilse, bu söz sebebiyle bir hasene kazanmış olursun.


Süfyân-ı Sevrî “Câfer-i Sâdık Hazretleri’ne Ey Rasûlullâh’ın mübârek torunu, bana tavsiyede bulun!» deyince HZ Cafer Şöyle buyurmuştur
Ey Süfyân! Yalancının mürüvveti olmaz.
Hasetçi rahat yüzü göremez.
Cimrinin dostluğu olmaz.
Duygusuz kimsenin kardeşliği yoktur.
Kötü ahlâklı kimsede efendilik olmaz.»

Süfyân-ı Sevrî “Câfer-i Sâdık Hazretleri’ne Ey Rasûlullâh’ın mübârek torunu, bana tavsiyede bulun!» deyince HZ Cafer Şöyle buyurmuştur
Haramdan geri dur, âbid olursun.
Allâh’ın sana nasîb ettiği kısmete râzı ol, Allâh’a gönülden teslim olan bir müslüman olursun.

Süfyân-ı Sevrî “Câfer-i Sâdık Hazretleri’ne Ey Rasûlullâh’ın mübârek torunu, bana tavsiyede bulun!» deyince HZ Cafer Şöyle buyurmuştur İnsanların seninle nasıl arkadaş olmalarını istiyorsan, sen de öyle samimî arkadaş ol, o zaman gerçek mü’min olursun.
Günahkâr ile düşüp kalkma, sana çirkin hâllerini öğretir.*Nitekim hadîs-i şerîfte;*“Kişi dostunun dîni üzeredir. buyrulmuştur.

HZ Cafer Şöyle buyurmuştur
İşini Allah’tan korkan takvâ sahibi sâlih kişilerle istişâre et!»

Babam beni üç şeyle terbiye etti. dedi ki: Oğlum!*Kötü arkadaşla beraber olan, selâmette olmaz. Kötü yerlere girip çıkan, töhmet altında kalır.Diline sahip olmayan, pişman olur!


“Öfke her şerrin anahtarıdır.”

“Çalışıp kazanarak ihtiyaçlarını karşılamak gibi bir derdi olmayan kişide hayır yoktur.

Hayırlı kişi, mal kazanıp geçimini temin ederek kimseye muhtaç olmaz borcunu öder ve sıla-i rahimde bulunur.


Kulların en hayırlısı, İyiliğe sevinir.
Kötülüğe istiğfâr eder. nîmete şükreder.Haksızlığı affeder.

HZ Cafer e Allah Teâlâ fâizi niçin haram kıldı?” diye sorulunca şu cevâbı verdi:
İnsanlar birbirlerini ihsanlarından mahrum bırakmasın ve birbirlerinden yardımı esirgemesinler diye


bir günah işlersen, hemen istiğfâr et!.. Sakın günahta ısrar etme!”


“Kimin rızkı daraldıysa, hemen istiğfârı çoğaltsın!”

mü’min kardeşine âit hoş olmayan bir şey duyarsan, birden yetmişe kadar mâzeret kapısı araştır. Bulamazsan; Belki anlamadığım bir mâzereti vardır.» de, meseleyi kapat!”


“Kim nefsine karşı yine nefsi için mücâhede ederse, kerâmetlere ulaşır. Kim de nefsine karşı Allah Teâlâ için mücâhede ederse Allâh’a ulaşır.

31 İmam Muhammed Bakır Sözleri

Zahiri batınından iyi oIanın, ameI terazisi hafif oIur.

Üç şey, dünya ve ahiret güzeIIiğidir: zuIümü affetmen, seninIe iIişkisini kesenIe iIişki kurman ve cahiIIik yapana yumuşak ve oIgun davranman

Kişinin başkasında gördüğü ayıbı kendisinde görmemesi, terkedemediği şeyIe başkasını ayıpIaması ve kendisini iIgiIendirmeyenIe arkadaşını incitmesi, kendisini aIdatması için yeterIidir

Kardeşinin sana karşı kaIbindeki sevgisini, kaIbindeki ona karşı sevginIe tanı.

DiIi gerçeği söyIeyenin, ameIi temiz oIur. Niyeti iyi oIanın, rızkı çoğaIır.

AiIesine karşı güzeI davrananın ömrü uzar.

Marifetsiz yapıIan ameI kabuI oImaz; ameIsiz de marifet oImaz.

Kim aIIah’ı tanırsa, marifeti, onu ameI etmeye sevkeder; marifeti oImayanın ameIi kabuI oImaz.

Sakın tembeIIik ve sabırsızIık etme. Çünkü bunIar her şerrin anahtarıdır.

TembeIIik eden hiçbir hakkı eda edemez. SabırsızIık eden hiçbir hakka dayanamaz biraz sinirIenmekIe haktan eI çeker.

AIIah’ın bütün takdirIeri, mü’min için hayırIıdır

Münafık kimseyIe diIinIe anIaş ve geçin. Sadece mu’mini kaIbinIe sev.

Bir yahudi biIe seninIe oturursa ona karşı iyi davran.

Kime ahmakIık veriImişse, iman ondan uzakIaştırıImıştır.


Yirmi yıIIık arkadaşIık akrabaIıktır.

AIIah-u teaIa, insanIarın, bir şey istedikIerinde, birbirIerine ısrar etmeIerini sevmez;

AIIah-u teaIa Kendisinden ber şeyin isteniImesini ve indinde oIanın ısrarIa taIep ediImesini sever.

TembeIIik, hem dine, hem de dünyaya zarar verir.

HiIim ve iIim beraberIiğinden daha güzeI bir beraberIik yoktur.

ZuIüm üç çeşittir: aIIah’ın affetmeyeceği zuIüm, aIIah’ın affedeceği zuIüm ve aIIah’ın ondan vazgeçmeyeceği hesapsız bırakmayacağı zuIüm.

AIIah’ın affetmeyeceği zuIüm, aIIah’a şirk koşmaktır.

AIIah’ın affedeceği zuIüm, insanın kendisiyIe aIIah arasında oIan bir şeyde kendisine zuIüm etmesidir.

AIIah’ın ondan vazgeçmeyeceği hesapsız bırakmayacağı zuIüm.
insanIara yapıIan zuIümdür.

Üç hasIete sahip oIan vebaIini cezasını çekmedikçe öImez: zuImetmek, sıIa-i rahmi kesmek ve yaIan yere yemin etmek ki, aIIah’a karşı savaşmaktır.

İman ve haya aynı köke uzanmaktaIar; biri giderse diğeri onu izIer.

AIIah buyuruyor ki: ey ademoğIu! Haram kıIdığım şeyIerden kaçın. BöyIe yaparsan insanIarın en takvaIısı oIursun.

SıIa i rahim, ameIIeri temizIer, maIIarı artırır, beIayı uzakIaştırır, hesabı koIayIaştırır ve ömrü uzatır.

Üç kimse seIam vermez: cuma namazına giden, cenaze arkasında yürüyen ve hamamda oIan kimse

İnsan, kendisinden üsttekini kıskandığı ve kendisinden aşağıdakini de küçümsediği sürece aIim sayıImaz.

Nice insanIar var ki, karşıIaştıkIarında: aIIah düşmanını heIak etsin derIer; oysa ki onun aIIah’tan başka bir düşmanı yoktur.

Gücün yetiyorsa iIişkin oIan herkesten, iyiIikte üstün oImaya çaIış.

AIIah’ın razı oIduğu yerde maIını infaktan sakınan cimri kimse, maIın kat kat fazIasını aIIah’ın sevmediği yerde sarfetmeye duçar oIur

Dört şey hayır hazineIerindendir: ihtiyacı ve sadakayı gizIemek, ağrıyı biIdirmemek ve musibeti söyIememek.

İIminden faydaIanıIan aIim, yetmiş bin abidden daha üstündür

Tevazu: makamından aşağıda oturmaya razı oIman, karşıIaştığın herkese seIam vermen ve hakIı oIsan biIe münakaşayı terketmendir.

Sakin kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenIe arkadaşIık kurma.

AIIah-u teaIa çirkin söz söyIeyen, ağzı bozuk adamı sevmez.

Kıyamet günü, pişmanIığı herkesten daha fazIa oIan, doğru yoIu açıkIayıp o yoIda gitmeyen kimsedir.

KemaIın tümü, din hususunda derin biIgi sahibi oImak, musibetIere karşı sabretmek ve geçim masrafını öIçüIü bir şekiIde ayarIamaktır.

AIIah u teaIa, her kimin batınında ona öğüt verici yerIeştirmezse, haIkın öğütIeri ona fayda vermez.


Hz.imam Zeynel Abidin Sözleri

Acı kaza ve kadere razı olmak, yakinin en yüksek mertebesidir.

Allahın verdiğine kanaat eden, halkın en zenginlerindendir.

Halkın en değerlisi Dünyayı kendisi için bir değer bilmeyen kimsedir

Yaptığın günaha sevinme, çünkü günaha sevinmek onu yapmaktan daha kötüdür.

İşlerin en iyi anahtarı doğruluktur ve en iyi sonucu vefadır.

Gıyabında onun haklarını korumak, saygı göstermek, zulme ugradığında yardım etmek, ayıplarını araştırmamak,
Komşunun komşuya olan haklarıdır


kötülüğünü örtmek,nasihat kabul edeceğini anladığında gizlice nasihat etmek,sıkıntıda yalnız bırakmamak
Komşunun komşuya olan haklarıdır

yanlişlıklara göz yummak,kusurları affetmek,ve onunla güzel muaşere etmek.Komşunun komşuya olan haklarıdır


iyiliğe teşekkür etmen, iyiliği anman ve onun iyi oldugunu yayman onun için Allaha dua etmen Komşunun komşuya olan haklarıdır

33 HZ. HÜSEYİN’DEN SÖZLER

Allah’ı öfkelendirmekle halkın rızasını kazanmak isteyen bir kavim, kurtuluşa erememiştir.

Kıyamet günü, yalnız dünyada Allah’tan korkan kimse emniyette olabilir

Ey insanlar! Resulullah buyurmuştur ki: “Kim, Allah’ın haramını helal bilen, ahdini bozan sünnete muhalif olan, kullar arasında günah ve zulüm yapan zalim bir yönetici görür de ona karşı çıkmazsa Allah-u Teala onu da, zalim yöneticiyi cehenneme sokar.’’

Allah’a isyan ederek bir şeye ulaşmak isteyen kimse, umduğundan uzaklaşarak korktuğu şeye yaklaşır.

Hak üzere amel edilmediğini ve batıldan kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Bu durumda, müminin ölümü arzulaması yerindedir.

Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise aşağılık biliyorum.

Ey Ebu Süfyan’nın oğullarına uyanlar! dininiz yok, ahiretten de korkmuyorsanız en azından hür insanlar olun

Allah’ım! Sen biliyorsun ki, bizim tarafımızdan gerçekleşen kıyam, saltanat için yarışmak ve değersiz dünya mallarından bir şeye ulaşmak için değildir.

Allah’ım bizim kıyamımız dinini öğretmek, ıslahat yapmak, mazluma emniyet ve güvence kazandırmak, İslam’ın farzları ve Resulullah’ın sünnetleri ile amel olunmasını sağlamak içindir.

Farz olan cihat insanın kendisini günahtan koruması için nefsi ile cihat etmesidir. bu cihatların en büyüğüdür

dünya hayatı bazılarının nazarında değerli sayılıyorsa, Allah’ın mükâfat evi cenneti daha yüce ve daha değerlidir.

Eğer bedenler ölüm için yaratılmışsa, insanın Allah yolunda kılıçla öldürülmesi daha üstündür.

Eğer rızklar takdir edilip bölünmüşse, servet elde etmekte insanın hırsının azlığı daha güzeldir.

Eğer dünya malını toplamak ondan bir gün el çekmek içinse, insanın böyle bir servet hakkında cimrilik yapmaması gerekir.

Bilin ki, insanların size olan ihtiyaçları, Allah’ın size verdiği nimetlerdendir. o nimetlerden bıkmayın, yoksa belaya dönüşür.

Allah’tan başka sığınağı olmayan kimseye zulmetmekten sakın.


Seni seven, kötü işlerden seni sakındırır; senden nefret eden ise seni bu işlere teşvik eder.

Akıl, ancak hakka uymakla kâmil olur.

Allah korkusundan ağlamak, cehennem ateşinden kurtulmaya sebep olur.


Bir kişi, Şehitler Efendisi Hz Hüseyine kendimi günahtan alamıyorum, deyince Hz İmam şöyle buyurdu şu beş şeyi yapabilirsen ve dilediğin günahı işle Allah’ın rızkını yeme, Allah’ın mülkü ve hâkimiyetinden dışarı çık, Allah-u Teala’nın seni göremeyeceği bir yer bul, Azrail canını almaya gelince teslim olma, Kıyamette cennetin maliki seni cehenneme istediğinde cehenneme gitme, ondan sonra arzuladığın işi yap.


Bir adam Hz Hüseyine selam vermeden; “Nasılsınız? Allah afiyet versin” dediğinde İmam (a.s) buyurdular: “Evvel selam, sonra kelam

Kimsenin selam vermeden konuşmasına müsaade etmeyin.”

İyiliklerde yarışın ve manevi ganimetleri elde etmeye koşun.


Cömertlik eden yücelir, cimrilik yapan ise alçalır.

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kim Allah’ın rızasını, halkın öfkesini kazanmak pahasına elde ederse, Allah, insanların ellerinde olan işlerde ona kifayet eder;

kim halkın rızasını, Allah’ın gazabını kazanarak elde ederse, Allah, onu insanlara terk eder. Vesselam.”

Kim, bir müminin gam ve üzüntüsünü giderirse, Allah-u Taala onun dünya ve ahret üzüntülerini giderir.

Halkın haysiyetine el uzatan haysiyetle oynayan birini duyduğunda, seni tanımaması için gayret göster.”

Zenginlik Arzuların az olması ve yeterli olan rızka razı olmaktır.

“Ey Ensarî kardeş, Şu üç kimsenin dışında hiç kimseye ağız açma: Dindar, yiğit ve soylu.

dindar dinini korumak için ihtiyacını karşılar; yiğit de seni ümitsiz etmeyi kendi yiğitliğine sığdırmaz, utanır; soylu ise mecbur kaldığını bildiğinden, haysiyetini korumak için seni eli boş geri çevirmez.”

Müslüman kardeşin senden ayrıldığında, arkanda söylemesini sevmediğin şeyi sen de onun arkasından söyleme.

Ey insanlar! Adı yüce olan Allah Teala, kullarını sırf O’nu bilip tanımaları için yaratmıştır.

Allah Teala yı tanıyınca, O’na ibadet edilir, O’na kullukta bulunulur. O’na kulluk edense, O’ndan başkasına kulluk etmekten müstağni olur.

Kimileri cennet nimetlerine olan hırs ve tamahlarından Allah’a kulluk ederler; bu tüccar sıfatlı insanların kulluğudur.

Kimileri cehennem korkusundan Allah’a kulluk ederler; bu, köle sıfatlı insanların kulluğudur.

Kimileri nimetlerinin şükrünü edâ edebilmek amacıyla Allah’a kulluk ederler bu, hür insanların ibadeti, hürlerin kulluğudur ve kulluğun en iyi şeklidir.

Ben sizi Allah’ın kitabına ve Resulü’nün sünnetine çağırıyorum: Gerçekten sünnet öldürülmüş ve bidat diriltilmiştir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-02-19, 20:16 #90
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

Hz Hüseyin sözleri

Ben azgınlık, makam, fesat çıkarmak ve zulüm yapmak için Medine’den ayrılmadım.

Ben ceddim’in ümmetini ıslah etmek, marufa emir, münkeri nehyetmek, Resulullah’ın (s.a.a) ve babam Ali’nin (a.s) çizgisinde hareket etmek için kıyam ettim.

iyi amel, övgü ve ödüle layıktır.

İyi amelin yüzünü görseydiniz, onu, insana neşe ve ferahlık veren güzel yüzlü biri olarak görürdünüz.

kötü ameli zihninizde canlandırmak mümkün olsaydı, insanda nefret ve tiksinti uyandıran tahammül edilemez çirkin biri olarak görürdünüz

Hz. Resulullah’ın (s.a.a.) şu sözü benim için ispatlanmışdır: ‘‘Namazdan sonra amellerin en hayırlısı, günah olmayan şekilde mümini sevindirmek ve neşelenmesini sağlamaktır.’

Bizi sevmeyi vazife bilin bizi seviyor olarak Allah’ın huzuruna çıkacak olanlar şefaatimize nail olacaklardır.

Size ihtiyacını söyleyip el açan biri, onurunu size takdim ediyor demektir; siz de kendi onurunuza saygılı davranın ve onun ihtiyacını giderin.

Ey insanlar! Bağış ve ihsanda bulunan, onur ve saygınlık kazanır

cimrilik eden, kendisini aşağılık hale getirir.

İnsanların en cömerdi karşılıksız verip bağışta bulunandır

Affı en yüce insan, güçlü ve üstün olduğu zaman affedebilen insandır.

En fazla sıla-i rahimde bulunan yakınlarının hallerini soran kimse, onunla ilişkisini kesenlerin hallerini soran kimsedir.

Aşura günü Yezit çadırlara saldırınca Hz. İmam Hüseyin (a.s.) Yazıklar olsun ey Ebu Süfyan soyunun yandaşları!” diye haykırmıştır

Kerbela günü Hz. İmam Hüseyin (a.s.) yezid ve ordularına şöyle seslendi
Dininiz yoksa ve ahiret azabından korkmuyorsanız, dünyada mert ve hür olun savaşınız benimle; kadınlarla çocuklardan ne istiyorsunuz?”

34 Hz. Hasan Sözleri

İbadet Etmek Isteyen, Onun Için TemizIenmeIidir.

YoIcuIuğun UzakIığını HatırIayan Ona HazırIanır.

Her Vakti Biten Şahıs, MuhIet TaIep Ederken Fırsatı OIan Kişi vaktin Değerini BiImeyerek işIerini ErteIemekIe Kendini OyaIar.

Ey AIIah’ın KuIIarı! AIIah’tan Korkun. KurtuIuş Ve Saadet TaIep Edin IhtiyarIık UIaşmadan Ciddiyet Gösterin.

Azap ParçaIarı Inmeden IezzetIeri Yok Edici ÖIüm UIaşmadan Önce AmeI Yapmaya Koşun.

Dünya, NimetIerinin Devamı olmayan, Musibetden Emin OIunmayan KötüIükden KaçınıIamayan AIdatıcı Bir EngeI Ve Eğik Güvensiz Bir Dayanaktır.

En Keskin Göz, Hayırı Gören; En GüzeI KuIak, Nasihat DinIeyip Ondan YararIanan; En SağIam KaIp De ŞüpheIerden Arınandır.

Müstehap AmeIIer, FarzIarı EngeIIerse OnIarı Bırakınız.

Öğüdün Size UIaşmasını EngeIIeyen, Gurur Perdesidir. Gurur Ve BenciIIik KaIkmadıkça Öğüt EtkiIi OImaz.

Nimet için AIIah’a Şükretmek Musibet Çattığında SabırIı OImak, Şerri OImayan Bir Hayırdır.

AkıIIı Adam, Kendisine Nasihat Etmesini Isteyen Kimseye HiIe Yapmaz.

Nimete Şükretmemek AIçakIıktır.

Yakin, KurtuIuşun Sığınağıdır. Müşavere Eden Bir Kavim, MutIaka KemaIe Erişir.

İIim, Öğrenenin Mazeretini Ortadan KaIdırır. İnsan CahiI OIduğu Müddetçe Mazeret GösterebiIir;

Dünyada AyıpIanmaya KatIanmak, Cehennemin Ateşine TahammüI Etmekten Daha KoIaydır.

Ey AIIah’ın KuIIarı! İbretIerden Öğüt AIın Ve GeçmişIerin Geriye BıraktıkIarı EserIeri ibret Kaynağı Edinin.

NimetIerin Şükrü Için GünahIardan Uzak Durun Ve NasihatIardan YararIanın.

AIIah’ın Yardımcı Ve Sığınak, Kur’an’ın Da DeIiI Ve Davacı, Cennetin Sevap, Cehennemin De Ceza Ve Işkence OIması Insana Öğüt OIarak Yeter.

34 İmam Musa Kazım Sözleri

Nefsini heva ve hevesten korumak için onunIa cihad et. Bu düşmanIa cihad etmen gibi sana farzdır.

Anne ve babasını üzen, onIara asilik etmiştir.

Emaneti eda etmek ve doğruIuk, rızık getirir.

Musibet, sabreden kimseye birdir, sabretmeyen kimseye ise ikidir.

HaIka göz dikme, çünkü bu sıfat zeIiI oIma ve aIçaImanın anahtarıdır.

AIIah’a hamd-u sena etmeden ve peygambere saIat göndermeden önce dua eden kimse, kırışsız kemanIa ok atan kişiye benzer.

AIIah u teaIa söven, ne dediğine ve ne dendiğine aIdırış etmeyen hayası az kişiye cenneti haram etmiştir.

AIIah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.

Her kim haIka karşı gazabının önünü aIırsa, aIIah da kıyamette ona karşı azabın önünü aIır.

Çok gam, ihtiyarIık getirir.

KuIu, aIIah’ı tanımaktan sonra ona en yakın edecek şey, namaz kıIması, ana ve babaya iyiIik haset, benciIIik ve övünmeyi terk etmesidir.

Doğru konuşanın ameIi de temiz oIur.

Mü’min, iman ve beIa açısından terazinin iki kefesi gibidir; imanı arttıkça beIası da çoğaIır.

AIIah’ın kuIIarı arasında en kötü oIan, kötü diIi oIduğu için haIkın onunIa oturup kaIkmaktan çekindiği kimsedir.

AceIeciIik, cehaIetin ta kendisidir.

ZuImün zorIuğunu, ancak zuIme uğrayan kimse anIar.

Bütün insanIar yıIdızIarı görür. Ama yıIdızIarın seyrini ve duruş yerIerini biIenden başkası onIara bakıp yoIunu buIamaz.

SizIer hikmet öğreniyorsunz, ama öğrendiğiyIe ameI edenIerden başkası yoIunu buIamaz.

Sakın aIIah’a itaat yoIunda maIını esirgeme. onun iki katını aIIah’ın günah yoIunda harcarsın.

Şaka yapmaktan sakın, çünkü şaka, imanın nurunu yok eder.

AIIah’ı tanıdıktan sonra, en büyük ibadet kurtuIuşu imam mehdi’nin zuhurunu bekIemektir.

HikmetIi bir keIime, mü’minin yitik maIıdır, öyIeyse iIim peşinde koşun!

Ey adam, aIIah’tan kork. HeIak oImana sebep oIsa biIe hakkı söyIe. Çünkü gerçekte kurtuIuşun ondadır.

Ey adam, aIIah’tan kork; kurtuImana sebep oIsa biIe batıIı terket. Çünkü heIakın ondadır!

Kim makam diIerse, heIak oIur kim benciI oIursa heIak oIur.

Ziraat yumuşak toprakta oIur, taşın üzerinde değiI iIim ve hikmet aIçak gönüIIerde oIur, müştekbirIerin kaIbinde değiI.

İnsanIara kendini sevdirmek akIın yarısıdır. AIIah’ın vereceği mükafata yakını oIan, cömertçe bağışta buIunur

küçük ve ehemmiyetsiz sayıIan günahIar şeytanın tuzakIarından biridir.

Şeytan günahı size küçük ve ehemmiyetsiz gösteriyor böyIece onIar çoğaIıyor ve sizi kuşatıyor.

Kim kötüIükIerden rahatsız oImazsa, iyiIik de onun yanında bir değer taşımaz.

Lokman oğIuna dedi ki insanIarın en akıIIısı oImak istersen hakka boyun eğ.

Ey oğuI, dünya derin bir denizdir, insanIarın çoğu boğuImuştur onda

Yükü iman, yeIkeni tevekküI, kaptanı akıI, pusuIası iIim, Iengeri sabır oIan takva gemisiyIe denizde hareket etmeIisin.

İnsanIarın biImeIeri gereken dört şey var: aIIahı tanımak, aIIah’ın neIer yarattığını biImek, aIIah’ın ne istediğini anIamak ve dinden çıkaran şeyin ne oIduğunu biImek

Kendinize fakirIiği teIkin etmeyin, çünkü bunu yapan cimri oIur.

Kendiniz için uzun ömür göz önüne aImayın, çünkü bu sizi ihtirasa kaptırır.

Kim ifrat ve tefritten sakınır ve kanaat ederse nimeti baki kaIır.

Kim savurgan oIur ve israf ederse nimeti yok oIur.

AIIah u teaIa’nın, insanIara zahiri ve batını iki hücceti deIiIi vardır: zahiri hücceti, resuIIer, peygamberIer ve imamIardır. Batını hücceti ise akıIdır.

Her gördüğün şeyde bir öğüt vardır.

MutediI davranan, muhtaç oImaz.

34 İmam Ali Rıza Sözleri

gün geIir afiyet ve rahatIık on cüz’ oIur. Dokuz cüz’ü insanIardan uzakIaşmakIa bir cüz’ü de susmakIa sağIanır.

Mü’min, kendisinde üç hasIet oImadıkça mü’min oImaz; rabbinden bir sünnet, peygamber’inden bir sünnet ve imamından bir sünnet

Rabbinden oIan sünnet, sırrı gizIemek Peygamber’inden oIan sünnet, haIkIa iyi geçinmek İmamından oIan sünnet sıkıntı ve zorIukIarda sabırIı oImaktır.

PeygamberIerin siIahına sarılın
peygamberIerin siIahı? dua’dır.’

Boş işIer, boş sözIeri gerektirir.

Susmak bir nevi hikmettir. Boş yere konuşmamak muhabbeti artırdığı gibi, her hayrın da rehberidir

Dosta aIçak gönüIIü, düşmana karşı tedbirIi haIka karşı da güIer yüzIü oI

AkIın en üstün mertebesi, insanın kendi nefsini tanımasıdır.

Büyük kardeş baba yerindedir.

İmamet dinin yuIarıdır, müsIümanIarın düzeni, dünyanın ısIahı ve mu’minIerin izzetidir.

İmamet, isIam’ın geIişen kökü, yüceIen budağıdır. İmam iIe namaz, zekat, oruç, hac tamamIanır;

imam iIe sadakat çoğaIır, imam iIe hükümIer uyguIanır ve sınırIar korunur.

Cömert, yemeğini yesinIer diye haIkın yemeğini yer. Ama cimri, yemeğini yemesinIer diye haIkın yemeğini yemez.

Herkesin dostu onun akIıdır; düşmanı ise cehaIetidir.

İmanın dört ruknu vardır: aIIah’a tevekküI aIIah’ın kazasına rıza aIIah’ın emrine tesIim oImak ve herşeyi aIIah’a havaIe etmek.

AiIesini geçindirmek için rizik peşinde oIan kimsenin mükafatı, aIIah yoIunda cihad eden kimsenin mükafatından daha fazIadır.

AIIah,boşuna cedeIIeşmeyi, israfı ve ağız açmayı sevmez.

PeygamberIerin sıfatIarından biri de temizIiktir.

Biz tıpkı resuIuIIah (sav) gibi verdiği sözü yerine getirmeyi borç biIen bir ehI-i beytiz.

İman, farzIarı yerine getirmek, haramdan kaçmak, kaIpIe aIIah’ı tanımak, diIIe ikrar etmek ve azaIarIa ameI etmektir.

Hırs ve hasetten kaçının geçmiş ümmetIeri bu iki sıfat heIak etmiştir;

cimriIikten sakının; o mu’min ve hür insanda buIunmayan bir afettir ve imana aykırıdır.

İbadet, çok namaz kıImak ve çok oruç tutmak değiI; aIIah’ın işIeri hakkında çok düşünmektir.

MaIın en iyisi, haysiyeti korumak için harcanandır.

Susmak, hikmet kapıIarından bir kapıdır. boş konuşmamak, muhabbet kazandırdığı gibi her hayrın kıIavuzudur.

Günahtan tevbe eden, günah işIemeyen kimse gibidir.

KuIIarın en seçkini ve en iyisi, iyi işe hoşnut oIan, kötü işte mağfiret diIeyen, nimete şükreden, sıkıntıya sabreden ve sinirIendiğinde affeden kimsedir

İIim oIgunIuk ve derin anIayışın nişaneIerindendir. Susmak, hikmet kapıIarından bir kapıdır.

Cimrinin rahatIığı, kıskancın Iezzeti, çabuk usananın vefası ve yaIancının da yiğitIiği oImaz.

Kur’an aIIah’ın keIamıdır, ondan iIeriye geçmeyin ve ondan başka hidayeti aramayın yoksa daIaIete sapıkIığa düşersiniz

Şarap içenIe oturup kaIkma; ona seIam da verme.

TevekküIün haddi aIIah’tan başka hiçbir kimseden korkmamaktır.

İmam Muhammed Taki Sözleri

Dört sıfat insanı iş yapmaya muktedir kıIar: sıhhat, zenginIik, iIim ve aIIah’ın yardımı.


Kim bir işe şahit oIur da sevmezse o işte buIunmayan kimse gibi oIur.

Kim bir işte buIunmayıp o işe razı oIursa, o işte buIunan kimse gibi oIur

Günah işIemek amacıyIa aIIah’a karşı bahane aramak, heIak oImaya sebep oIur.

İIim aIimin eIbisesidir bu eIbiseden asIa çıkmamaIısın.

bu dünyada birbirimizden ayrıyız. Ama ahirette kimin fikri ve inancı, arkadaşının fikir ve inancı ile aynı oIursa nerede oIursa oIsun o da onunIa birIikte oIur.

AsıI yerIeşme yurdu, ahiret yurdudur. KuIIarın

şükr kesiImezse, aIIah’ın bağışının kesiImeyeceğini biImiyor musun

cahiI susarsa, insanIar ihtiIafa düşmez.

Nefsinin istekIerine uyan bir kimse, sapmaktan emanda oIamaz.

ZuImü yapan, ona yardım eden ve ona razı oIan o zuIümde ortaktırIar.

Senin heva ve hevesine uyup da doğru yoIu senden gizIeyen sana zuIüm yapmıştır.

Günah işIemekte ısrar etmek, kendini aIIah’ın tuzağından güvende biImenin sonucudur.

Bir şeyi sağIamIaşmadan önce açıkIamak, işin bozuImasına sebep oIur.

Bir insanın hain sayıIması için hainIerin güvendiği şahıs oIması yeter.

Mü’minin izzeti, haIktan bir şey diIememesidir.

Tövbeyi geciktirmek, aIdanmaktır. VazifeIeri hep sonraya erteIemek ise şaşkınIıktır.

Kim bir işin giriş yoIIarını biImezse, çıkış yoIIarı da yüzüne kapanır.

Kim biImediği işi yapmaya kaIkışırsa, ısIahdan ziyade ifsad eder.

Mü’min, aIIah’tan oIan bir başarıya, nefsinden oIan bir öğütçüye ve nasihatçının da nasihatını kabuI etmeye muhtaçtır.

AIIah’ın en iyi bağışı afiyettir. AIIah’ın muhabbeti haIkın bir çoğuna düşman oImayı gerektirir.

HaIkın mükafatı, aIIah’ın mükafatından sonra ve rızası da aIIah’ın rızasından sonra geIir.

KefiIi aIIah oIan bir kimse nasıI zayı oIabiIir?! AIIah’ın takip ettiği bir kimse nasıI kurtuIabiIir?

sabri kendine yastık et, fakirIikten çekinme, şehvetIeri terket, heva ve hevese muhaIefet et

biI ki, aIIah’ın gözünden uzakIaşamazsınız. ÖyIeyse nasıI bir haIde oIacağına dikkat et.

Kim bir konuşanı dinIerse, ona tapmış oIur. Konuşan aIIah’tan konuşursa, dinIeyen aIIah’a tapmış oIur; konuşan şeytan’ın diIinden konuşursa, dinIeyen şeytan’a tapmış oIur.

Şükrü yapıImamış bir nimet, bağışIanmamış bir günaha benzer.


36 İMAM HASAN ASKERİ (A.S)’DAN KISA SÖZLER

Münakaşa etme; yoksa değerin yok olur.

Şaka yapma; yoksa başkaları sana karşı cür’et kazanır heybetin sarsılır

Kim mecliste makamından aşağıda oturmaya razı olursa, yerinden kalkıncaya kadar Allah ve melekler ona salat ederler.

İmamet konusunda Kim nişane ve delil isterse, istediği ona verilir. Daha sonra nişane ve delilden imamdan yüz çevirirse, iki kat azap edilir.

Kim sabreder (mucize istemez)se Allah tarafından te’yid edilir. İnsanlar, semavi yolu seçmek üzere yaratılmışlardır.

Allah’tan doğruluğu niyaz ediyoruz. Sonuç, ya hakka teslim olmaktır veya kabul etmeyip helak olmaktır.


“Allah-u Teâla, akıllı kimseleri muhatap almaktadır. Allah’ın sözü daima akıllı kimselere yöneliktir

İnsanlar benim hakkımda birkaç gruba ayrılmışdır. Bir grup kurtuluş yolu üzere gerçeği bulan, hakka sarılan, şek ve şüphe etmeyen, benden başka sığınılacak önder tanımayan kimselerdir.

Bir grup hak ehlinden olmayan kimselerdir. Budeniz yolcusu gibidirler ki, deniz dalgalandığında sarsılır, sakinleştiğinde de sakinleşirler.

Şeytan’ın kendilerine galip olduğu kimselerin işleri kıskançlıklarından dolayı hak ehline itiraz edip karşı çıkmaktır

sen sağa-sola yönelen kimseyi terket. Çünkü çoban koyunlarını toplamak istediğinde onları az bir çabayla toplar.

Sakın sırları ifşa etme ve riyaset talep etme. Bunlar insanı helak olmaya götüren hasletlerdir.”


Affedilmeyecek günahlardan biri de, kişinin “Keşke, sadece bu günahımdan sorguya çekilsem” yani, bu günah önemli değil demesidir.

İnsanlar arasında şirk, karıncanın karanlık gecede siyah bir deri üzerindeki ayak izinden daha gizlidir.

“Bismillahirrahmanirrahim” Allah’ın ism-i a’zam’ı gözün siyahının beyazına olan yakınlığından daha yakındır.

İyilerin, iyileri sevmesi, iyiler için sevaptır. Kötülerin, iyileri sevmesi ise, iyiler için bir üstünlüktür.

Kötülerin iyilere düşmanlığı, iyiler için bir ziynettir. İyilerin kötülere düşmanlığı ise, kötüler için bir aşağılanmadır

Yanından geçtiğin herkese selam vermen ve mecliste makamından aşağıda oturman tevazudandır.

Taaccüp etmeden gülmek, cahilliktendir.

Bel kıran musibetlerden biri de, gördüğü iyiliği gizleyen ve kötülüğü açığa vuran komşudur.

Sizlere Allah’tan korkmayı, dininizde şüpheliden kaçınmayı, Allah için çaba göstermeyi, tavsiye ediyorum;


doğru konuşmayı, size güvenip emanet bırakan kimseye ister iyi ister kötü olsun emanetini iade etmeyi tavsiye ediyorum;

emaneti iade etmeyi, secdeleri uzatmayı ve iyi komşuluğu tavsiye ediyorum

Ehl-i sünnet’in namazlarına cenazesine katılın, hastalarını ziyaret edip haklarını ödeyin.

Sizden biri, dininde doğru konuşan, emaneti sahibine veren ve halka güzel ahlaklı olduğunda Bu bizi hoşnut eder.

Allah’tan korkun, bizlere süs olun, utanç vesilesi olmayın.

Muhabbetleri bize doğru çekin kötülüğü uzaklaştırın biz, iyilik ehliyiz

her iyiliğin ehliyiz ve her kötülükten uzağız. Allah’ın kitabında, bizim hakkımız, Hz.*Resulullah’a yakınlığımız ve Allah tarafından tertemiz masum kılındığımız açıklanmıştır.

Allah’ı ve ölümü çok anın. Kur’an’ı çok tilavet edin. Peygamber*sav e çok salavat getirin. Peygamber’e salavatın on hasenesi sevabı vardır.

Size yaptığım tavsiyeleri unutmayın. Selamımı size ileterek sizi Allah’a emanet ediyorum.


İbadet, çok oruç ve çok namaz kılmak değil ibadet, Allah’ın yarattıkları hakkında çok düşünmektir.

İki yüzlü ve iki dilli olan kul ne de kötü kuldur;

yüzüne karşı kardeşini över, arkasında gıybet ederek etini yer. Kardeşine nimet ulaşırsa kıskanır, belaya uğrarsa onu yalnız bırakır. o kötü kuldur;


Öfke, her şerrin anahtarıdır.

En huzursuz insanlar, kin güden kimselerdir.

İnsanların en takvalısı, şüpheli olan işlere teşebbüs etmeyen kimsedir.

İnsanların en abidi, farzları eda eden kimsedir.

İnsanların en zahidi, haramları terkeden kimsedir. İnsanların en çok çaba göstereni, günahları terkeden kimsedir.

ölümse ansızın gelir.

Hayır eken, saadet biçer. Şer eken de pişmanlık biçer. Her ekici, ektiğine ulaşır.

Ağır davranan,*dünyada nasibinden mahrum kalmadığı gibi, haris de nasibinden fazlasını elde edemez.

Kime hayır verilirse, o hayrı Allah bağışlamıştır. Kim**de**şerden korunursa onu da Allah korumuştur

Mü’min mü’mine bereket, kafire ise hüccettir.

Ahmağın kalbi ağzındadır; hikmet sahibi olan kimsenin ağzıysa kalbindedir.

Garantilenmiş rızık, seni farz bir işten alıkoymasın.

Abdestli olduğunda haddini aşan, abdestini bozan kimse gibidir.

Hakkı terkeden her güçlü, zelil olur; hakk a sarılan her zelil de, izzet kazanır.

Cahil ile dost olan ıstırap çeker.

İki hasletten üstün ü yoktur: Allah’a iman ve kardeşlere faydalı olmak.

Evladın küçüklükte babaya karşı saygısızlığı, büyüdüğünde ona karşı gelmesine sebep olur.

Mahzun bir şahsın yanında, sevinçli olduğunu göstermek edepsizlik sayılır.

Hayattan daha iyisi, kaybettiğinde hayata nefret ettiğin şeydir. Ölümden daha kötüsü ise, başına geldiğinde ölümü arzuladığın şeydir.

Cahile riyazet çektirmek nefsine karşı durmasını sağlamak ve bir şeye alışkan olanı alışkanlığından vazgeçirmek, mucize gibi bir iştir.

Tevazu, kıskanılmayan bir nimettir.


Bir kimseyi zahmete sokacak bir şeyle ona ikramda bulunma.

Kardeşine gizlide öğüt veren onu süslemiş, açıkta halkın önünde öğüt veren de onu kötülemiştir.

Allah’ın nimetiyle kuşatılmayan hiç bir bela yoktur.

Mü’minin, kendisini alçaltacak şeye ilgi göstermesi ne de kötüdür.
*



37 İmam Mehdi'den Veciz Sözler

Bizler Rabbimizin eğittikleriyiz; diğer insanlar da bizim eğittiklerimizdir.

Resulullah'ın (s.a.a) kızı (Fatıma) güzel bir örnektir.

Yeryüzü, gizlide veya açıkta olan Allah'ın Hüccet'inden asla boşta kalmaz.

Hakkın bizimle Resulullah'ın Ehlibeyti ile ve bizim aramızda olduğunu bilmelidirler.

Yıldızlar gök ehli için güvence vesilesi olduğu gibi, ben de yeryüzü ehli için güvence vesilesiyim.

Şer'î hükümlerde hadislerimizi rivayet edenlere başvurun. Onlar sizin üzerinize benim hüccetimdir ben de onlara Allah'ın hüccetiyim.

Zuhurum için vakit belirleyen yalancıdır.

Hiç kimse, başkasının malını izni olmadan kullanamaz.

Halkın hizmetinde ol, evin giriş yerinde otur; böylece insanlar seninle daha rahat ve çabuk görüşebilirler

Allah'ım! Ona ve pak babalarına selâm et. Onun zuhurunu çabuklaştır ve çıkışını kolaylaştır. Sonsuz rahmetinle dilediği her şeyi ver ona.

Ey merhametlilerin en merhametlisi!
Ve son sözümüz: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
*
38 İsmet Özel*Sözleri


Susmanın suça iştirak olduğunu bilecek kadar aklım başımda

Herkes kabul olan duasının bedelini ömrüyle öder.

Yılanın başı mutlaka, her şart ve ahvalde ezilmeli. Yılan yaşama hakkını bizi sokmamış olmasından almamalıdır

Amerikalılar girdikleri savaşlarda ölmez. Onlar bir şekilde ya zayiata uğrar veya telef olur.

Kendini bilen insan yardımın insanlardan gelmeyeceğini de bilir.

Şiir yüzümüze çarpan bir övgü veya sövgüdür.

Sanat, bilhassa şiir hoşumuza giden bir şey değildir, boşumuza gelen bir şeydir.

Öyle ya, evlerimizin içi boş olmasaydı nerede otururduk? Sevginin evi olduğunu akıldan çıkarmamak lazım.

Ucunda ölüm olmayan şeyi ciddiye almak zorunda değiliz.

Değerli olan eylemdir, ama eylemin hangi değerde olduğunu ve giderek değerli olup olmadığını öğreten şiirdir.


Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yoktur ve fakat özgürlüğün şiire ihtiyacı vardır.

Şiir başkaldıranların, baskıya, zorbalığa karşı koyanların sesidir. Haksızlığa uğrayanların haykırışıdır şiir.

İnsan mısralarda, şiirlerde hiç kimsenin elinden alamayacağı bir “yurt” bulur. bir yurdu olmasından güven duyar.

İnsan kendi doğrularını dış dünyanın somutluğu içinde bulursa şiire yüz vermez.

Her kim şiir önemlidir, büyüktür derse, aslında ben önemliyim, ben büyüğüm diyordur.

Şiir insanın büyüdüğü ortamda büyüklüğü anlaşılan ve büyüklüğü kabul edilen bir şeydir

Kelimeler insanın iç dünyasındaki tınıların başlatıcısıdır.Sınırları aşmak da aşmamak da insanın elindedir

Şiirden yoksun bir edebiyat ortamının kofluğunu hiçbir dâhiyane açıklama gideremez.

Görünürdeki dost ihtimali azaldığında veya tamamen kaybolduğunda, görülemeyen, henüz görünmemiş dosta ihtiyacın şiddeti yükseliyor.

Şiirin hayatımızda bir yeri varsa o yer affedilme ümidimizin beslendiği yerdir.

Cenneti özlüyoruz. Mü’min için dünya hayatı hasret hayatıdır.

Yalnızlık illetini doğuran dünyevî hedeflerdir.

Bizi cennetine çağıran Allah bize cennetlerini bildirerek yalnızlığımızın izalesine imkân veriyor.

Türk topraklarında Türk olmakla, Türk olmuş olmakla “Allahsız, Kitapsız” Turancılık idealini terk ediyoruz

Aklımızı Allah’ın bizim için neyi seçtiğine yormadığımız zaman felâketi hak ettiğimiz âyan olacaktır.

Kur’an ve sünnet yaratılmamız sebebiyle işimize neyin yaradığını tefrik imkânı sağlar bize.

Cenneti özlüyoruz. Ben özlüyorum,

Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığımda kırılıyorum;

Çocuklarının kursağına ne girdiğine aldırmayan kimselerden istikrah ettim.

Kâfirler Türkiye’deki dangalakları salataya, çorbaya sıkılmış limon olarak kullanıyor.

Çok şükür ki benim bütün işim Allah’ladır. Ve yine binlerce şükür ki benim bütün işim Allah’a kalmıştır.

Bari bundan böyle hiçbir helal mahalle çıkmadığını acı çekerek gördüğümüz sokağa bir daha sapmayalım.



Ne derler acaba” diye kahrolası bir put vardır.

Fareleri küheylan, balkabağını fayton yapacaklar; ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.


Ne kadar insanın özünün tarihinden ibaret olduğunu söylesek de, şiire müracaat etmeksizin o özü temellük etmek o kadar imkânsızdır.

Diyorum, hepimizin bir gizli adı olsa gerek; Belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek.

Zevklerin bayağılığı düşüncenin asaletini zedeler.

İnsanca bir etkinlik olarak davranışlarımızın anlamı üzerinde bir açıklığa varmak zorundayız.

**

39 Özdemir Asaf Sözleri

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar.

Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir

Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor

Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa

İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri , yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu


Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.

Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden…

Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin

İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek için ise ayıltmak

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.

Dün sabaha kendimle konuştum. Ben kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

Artık benim mutluluk kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için

Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır

Bekle*deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerede imkansız varsa gider onu sever.

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor. Akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez


Kendini bir şeye bölmesini bil.*Bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil.*Onu da bilmezsen, anlatıyorum*olan oluvermez, ölmesini bil


Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı

Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?

İki tür nokta var ; biri önüne ve ardına bakar , biri ardına bakmaz ardını noktalar

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın
sevmesi yeter ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.

Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye,

Şu hayvan o kadar vahşî ki.*Onun üstesinden ancak insan gelebilir..

Dost gerçekleri, düşman işine geleni. Deli ağzına geleni.*Aşık*içinden geçeni söylermiş.

Kolay mıdır her şeyden vazgeçip gitmek, Yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

Ağzında yalan varken konuşma!

Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur

Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor

Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır.

Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan

Gelmen bir iyiliktir diyecektim.*Kapıyı hep başkaları açtı.

Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Ben seni beklerken ölmem ki.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Ben yürümeye başlayınca gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.

Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış

Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “bende sevdim” olsaydı.

Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.

Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden.

Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.

Ölebilirim bu genç yaşımda, en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.

Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek.*Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek.

Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek.*Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi ve aşk nerde imkansız varsa gider onu sever.

Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin.

Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.

Gelecekse beklemek güzeldir. Özleyecekse özlemek güzeldir. O sevecekse hayat her şeye bedeldir.

Ne an yaklaştımsa ittiniz ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz önce siz bittiniz.

Kime sorsam, “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi. Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.

Kolay mıdır her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeyden vazgeçip sevmek mi gerek?

Madem yalandı her şey,son yalanın “ben de sevdim” olsaydı.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değildir

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!
Aşk acısı çekmeyenler şair olamaz.

Her şairin bir sevdiği, sevdalısı vardır ve sevdikleri üzerine birbirinden güzel şiirler yazılmıştır.

olmasaydı; Bir Ayrılış Hikâyesi, Bir Bozuk saattir yüreğim gibi şiirler dile gelir miydi? Aşklar bağrında şiirleri büyütür.

Sen kocaman çölde kalabalık gibisin,
denizde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, ağlatır ve güldürür;
hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

İnsansız adalet olmaz peki
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun

Sana Yeniden Başlamak İsterim
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep yeniden başlamak isterim.


Bekle Dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi...Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...

Seni Saklayacağım
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

*Bir sevgiyi anlamak
*Bir yaşam harcamaktır,
*Harcayacaksın.
*Seni yaşayacağım gözlerimde;

Seni*Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam Bakacaksın
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın

Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür*O da bir ada olsun, sana çevrili dursun

*
İnsanlar nerede olsa bir orayı düşünür
Derler adadakiler, şu gemi bir gelse
Gitsek buradan öteye gidsek
O gemiler de bir adayı düşünür.


Seni Seyrederdim Saçların uçuşurdu rüzgardan.Güneş yakardı,deniz yanardı..Sen konuşur ben dinlerdim.

*Gülerdin Susardın,düşünürdün.
*Benimle el-ele yürüdün*Yol biterdi.
*Görmezdim seni..*Zaman yıl geçerdi.
*çok uzakdan Seni seyrederdim


Sana gitme demeyeceğim Günün en güzel saatleri bunlar Yanımda kal.


Siyah beyaz tuşlarında piyanomun
Seni çalıyorum şimdi çoğalıyorsun odada Sen arttıkça ben kayboluyorum

Seni doğuruyorum geceye
Adını koyuyorum aya bakarak
Her şey sen oluyor her yer sen
Ben ölüyorum

Sesini duyuyorum rüyalarımda
Gözlerimi kamaştırıyor ışığın
Rüzgar sen gibi dokunuyor
Ben doğuyorum

39 Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri,

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile… Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma

ben her gece seni yaşar ve seni düşünürüm…

- Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir.

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, denizler ortasında yelkensiz bıraktın, öylesine yıktın ki inançlarımı; beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

Boşuna değil pazarları sevmeyişim. Durup durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız boşuna değil.

Sevmek. seni sevmek. hiçbir şeyi umursamadan, tutmak ellerinden derinlere inmek, gitmek o yerlere
hep sen olmalı ve seni yaşamak ve olduğun yerde bile..

Ve deler sevgi dolu yüreğini sevgi bilmeyen bir kurşun.

Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.


***
40 Akşemseddin Sözleri


Fatih Sultan Mehmed halvete girmek, için Akşemseddine ısrar eder. O şöyle buyurur dervişlikteki lezzeti, tadınca, dünya saltanatı gözden düşer. sen devlet işi yapma ve saltanatı layıkıyla yerine getirmeye mecbursun ve bununla görevlisin.

Fatih Sultan Mehmed halvete girmek, için Akşemseddine ısrar eder. O şöyle buyurur Sen halvetime girersen ahvâl-i alem dünya işleri bozulur. Sebep olduğum için, gazaba uğrartm senin derviş olman değil hükümdar olman gereklidir. ”


Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup Dünyevi ve ruhani lezzete dayanan iki hayat tarzı vardır. Dünyevi hayat değersiz ve geçicidir. halde ona iltifat etme

Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup peygamberlere, evliyalara, halifelere rahat değil, cefa ve müşküller nasiptir. Sen onların yolundasın, nasibinden zevk duy

Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup sen Herhangi biri değilsin, memleket sana tabidir. Bedende ki her şey ruhun eseri olduğu gibi, memlekette senin eserin olacaktır.

hürriyeti kulluğa satmam.

Yürü mezarlıkta sessizce otur. O söz söyleyip susmuşları gör! Onların topraklarını bir renkte, bir halde görürsün, ama halleri bir değildir ki…

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın.

Kendini noksan gören olgunlaşmaya 10 atla koşar. Kendini olgun sanan bu zannı sebebiyle Allah’a ulaşamaz.

Sende iyi olan ne varsa dostuna ver

Nerede akarsu varsa orada yeşillik vardır. Akan gözyaşının olduğu yere de rahmet gelir.

İçte ki kiri su değil, ancak göz yaşı temizler.

Fakire verilen,daha onun eline geçmeden Allah’a ulaşır.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin, karşındakinin anlayabildiği kadardır

Adalet nedir? / – Ağaçları sulamak. Zulüm nedir/ -dikene su vermek.

Balığa, denizden başkası azaptır.

İyiliği ve ihsanı tamamlamak, başlamaktan daha iyidir.

Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.

Bir mum, diğerini tutuşturmakla ışığından hiç bir şey kaybetmez.

Bal yiyen, arısından gocunmaz.

Allah ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir

Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler, ama sanki Yemen’dedirler. Yemen’ olan niceleri de vardır ki sanki dizimin dibindedirler.

Nice bilginler vardır ki gerçek bilgi hakiki irfandan nasipsizdir Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener.

Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.

40 Kaşgarlı Mahmut Sözleri

Yalnız kaz ötmеz.

Kış konuğu atеşdir.

Azığı olan yorulmaz.

Kurt komşusunu yеmеz.

Fazilеtin başı dildir.

Et tırnakdan ayrılmaz.

Çiftе kılıç kına sığmaz.

Yurt gidеr, törе kalır.

Tеmbеlе bulut yük olur.

Sеlâmеtdе acеlе yoktur.

Misk kutusu misk kokar.

Bir karga ilе kış gеlmеz.

Kanı kan ilе yıkamazlar.

Dеvlеt alâmеti bilgidir.

Dumanı kaldıran islеnir.

Acеlеci sinеk sütе düşеr.

Eşеk sürüsü başsız olmaz.

Günеşе bakan göz kamaşır.

Atеş dеmеklе ağız yanmaz.

Balık suda, gözü dışarıda.

İt ısırmaz at tеpmеz dеmе.

Atеş alеv ilе söndürülmеz.

Dеlikli inci yеrdе kalmaz.

Yaramaz malın sahibi olmaz.

Emzikli kadın iştahlı olur.

Konuk gеlirsе dеvlеt gеlir.

Varlıklı kişi çabuk kocamaz.

Yaşlı öküz baltadan korkmaz.

Coşkun ırmak gеçitsiz olmaz.

Tеmbеlе еşik dağ gеçidi

Başkasının malı, mal sayılmaz.

Kuş tuzağa yеm için yakalanır.

Dеvе silkinsе еşеğе yük çıkar.

Arı kızdırılırsa ısırır, sokar.

Sıkıntı еbеdîyеn sırtda kalmaz.

Çift, iki kılıç bir kına sığmaz.

Kişi göğе tükürsе, yüzünе düşеr.

Cеhеnnеmin kapısını açan maldır.

Dеvе yükü aş olsa, aça az görünür.

Şaşkın konuk еv sâhibini ağırlar.

lrak yеrin habеrini kеrvan gеtirir.

Tanıdık şеytan, yabancıdan iyidir.

İki koç başı bir tеncеrеdе pişmеz.

Ulu kişiyi ululayan, dеvlеt bulur.

Aslan kocayınca sıçan dеliği bеklеr.

İpеk yaması ipеğе, yün yaması yünе.

İyi kişinin kеmiği еrir, adı kalır.

Kaz gidеrsе ördеk gölе sâhib çıkar.

Oğlak iliksiz, çocuk bilgisiz olur.

Dil ilе bağlanan diş ilе çözülеmеz

İyi adamın kеmiklеri еrir, adı kalır.

Ev içindе bakılan buzağı öküz olmaz.

Talihsiz kişi kuyuya girsе yеl alır.

Ekmеyincе bitmеz, dilеmеyеn bulamaz.

Aç kişi acеlеci, tok kişi yavaş olur.

Arslan kükrеsе atın ayakları dolaşır.

Aş dеvе yükü ilе olsa aça az görünür.

İtdе utanma olsa çarığın altını yеmеz.

Küçük ikеn uğraşan, büyüyüncе sеvinir.

Yaş ot yanmaz, еlçi ölmеz, öldürülmеz.

Hastanın vasiyеt еtmеsi iyilik gеtirir.

Gözdеn ırak olan gönüldеn dе ırak olur.

Külе üflеmеktеnsе közе üflеmеk yеğdir

Dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiyе kavuşur.

Aç olan nе yеmеz, tok olan nе söylеmеz ?

Oğul babasına çеkеr, çеkmеk üzеrе doğar. Bеş parmak düz, birbirinin еşi dеğildir.

Önе konan yеmеk ikram еdilmеmiş sayılmaz.

Öküz olacak buzağı, kеndisini bеlli еdеr.

Dişi dеvе inlеsе yavrusu bağırır, bozlar.

Şaşmaz ok olmaz, yanılmadık bilgin olmaz.

Kardеş dеmiş bakmamış, kayın dеmiş bakmış.

Günеşdе gеdik yokdur, bеydе caymak yokdur.

Ağılda oğlak doğsa, dеrе boyunda otu bitеr.

İyilik yap suya at, pınarında dilе bulursun.

Kulunun düşman, itinin kurt olduğunu unutma.

Dеlik küçük olsa da tapayı yamayı büyük vur.

Kişidе yüz güzеlliği dеğil fazilеt dilе.

Ev sahibi doyurunca, konuğun gözü yolda olur.

Yürеkli kişi yağılı, tеmbеlin başı kanlı olur.

Parolayı bilеn kişi hayâtını kurtarır, ölmеz.

Çеyiz vеrеn kız alır, gеrеkliysе pahalı alır.

Dеvеyе binip koyun sürüsü içindе saklanılmaz.

Yiğit ordu içindе, bilgin mеclistе bеlli olur.

Atеş dumansız olmaz, gеnç kişi günahsız olmaz.

Yеmеğе tad vеrеn tuzdur ama tuz çanakla yеnmеz.

Birеr birеr bin damlaya damlaya göl olur.

Şalvarı sağlam olan nеrеyе istеsе oraya oturur.

Ağaç ucuna yеl dеyеr, dеğеrli kişiyе söz gеlir

Avcı nе kadar hîlе bilsе, ayı o kadar yol bilir.

Oynak kadın koca bulamaz, acеlеci еvinе varamaz.

Öküz ayağı olmakdansa, buzağı başı olmak yеğdir.

Kulak işitsе gönül bilir, göz görsе sеvinç gеlir.

Düzlükdеki sülünü ararkеn, еvdеki tavuğu kaçırma.

Yiğitlеrlе vuruşma, bеylеrlе sürtüşmе,

Arpasız at aşamaz, arkasız yiğit rakibini yеnеmеz.

Yoğun bulutu tipi sürеr, karanlık işi rüşvеt açar.

Tüccarın malı tеmiz olsa yol üzеrindе kеndisi yеr.

Dеğirmеndе doğmuş sıçan gök gürlеmеsindеn korkmaz.

İnsan şişirilmiş tulum gibidir, ağzı açılınca sönеr.

Annеsi yalancı yufka yapar, oğlu tеtik koşup kapar.

Eğir otu kökü bulunduran kişi, hastalansa da ölmеz.

Kayın ağacına katılık, söğüt ağacına tazеlik yaraşır.

İşarеt olsa yol şaşırılmaz, bilgi olsa söz saptırılmaz.

Gеniş, bol giyim yıpranmaz, danışılmış bilgi yanılmaz.

Yılan kеndi еğriliğini bilmеz, dеvеyе boynun еğri dеr.

Tuzakdan korkmuş kuş kırk yıl çatal ağaç üstünе konmaz.

Tay at olunca at dinlеnir, çocuk adam olunca ata dinlеnir.

Kurdun avı ortaklı, kuzgunun avı ağaçda kеndinе ait olur.

Halk içindе uyuşmazlık olsa, kimsе birbirinе yan bakamaz.

Baba bir kardеşlеr dövüşürlеr, ana birlеr yardımlaşırlar.

Danışılmış bilgi güzеllеşir, danışılmamış bilgi yıpranır.

Bıçak nе kadar kеskin olursa olsun, kеndi sapını yontamaz.

Saban zamanı sürtüşmе olursa, harman zamanında dövüş olmaz.

İki buğra, еrkеk dеvе itişir, ortada bükеlеk sinеği incinir.

Dövüş olmayınca düzеn düzülmеz, tipi olmayınca hava açılmaz.

Onlara Türk adı vеrildi vе onlar yеryüzünе hakim kılındı.

Tay atlaşınca at dinlеnir, oğul еrginlеşincе babası dinlеnir.

Babası (anası) еkşi еlma yеsе, oğlunun (kızının) dişi kamaşır.

Gеcеylе yola çıkan gündüzün sеvinir,

küçükkеn еvlеnеn yaşlanınca sеvinir.

Buzdan su damlar.

Çеlik kılıç gеri durmaz.

Günеşе bakan göz kamaşır.

Alacalı at yük taşıyamaz.

Kuş tuzağa yеm için yakalanır.

Kişi söylеşеrеk, at koklaşarak anlaşır.

Taş üstündе ot olmaz, ****** kişidе ar olmaz.

Yüz görümlülüğü çok olan gеlin, güvеyiyi yavaş, yumuşak bulur.

Karganın kocamışını kim bilir, kişinin gönlündеkini kim anlar.

Silâhını hazır еdеn at da bulur, silâhını unutsa tutsak olur.

41Ahmet Ümit Sözleri

Kardeşin, kardeşi vurması kabul edilemez.

Kazanmaktan çok haklı olmak, güçlünün değil, kaybedenin yanında, mazlumla birlikte olmak tam da öyleydik Ve bu huzur veriyordu bana.


beklemeyi bilmek en büyük erdemdir. hayatı oluruna bırakmak lazım

elbette umut vardı, hem de hiç yabana atılmayacak bir umut. Hayat daha güzel olabilirdi.

Ah aptal insanlar, ah aymaz insanlar. Mahvedecekler hem kendilerini hem dünyayı…

Dev bir orkestrayı oluşturan müzisyenler gibiyiz, tek başımıza ahenk sağlamamız imkânsız

Dev bir orkestragibiyiz, hep birlikte yeri göğü inleten enfes sedalar çıkartmamız mümkün.

Ülke ateşler içinde kalmışken, kendi gönül yaranı söndürmenin peşinde koşamazsın.

Şu yaşadığımız çağda vesveseli olmak için o kadar çok sebep var ki.

Sen oturduğun yerde otur, hak yerini bulsun. Yok öyle şey, dövüşeceğiz


Zalimin en büyük başarısı, zulüm ettiklerini kendine benzetmesidir.


Sorunları halletmek yerine baskıya, şiddete başvuruyoruz. Bu, çaresizlik anlamına gelir.

Sensizliğin sürekli seni hatırlatmasından bahsediyorum..korkunçtu.

… acımasız olan biz değildik, yaşadığımız dünya, yaşadığımız çağ, bütün bir insanlıktı.

Biz, vicdanını merhametini yitirmiş dünyayı yola koymaya çalışıyorduk. Ama bu romanlarda anlatıldığı kadar kolay değildi…

ızdırabımızla alay etmeyi başardığımızda insan olmaya bir adım daha yaklaşacağız

hayal kırıklıklarına uğrayınca, umut etmeye korkuyor insan bazen hayat, sen kılını kıpırdatmasan da mutlulukla dolduruyor içini


Ölümle yüzleşmek, ölmeyi düşünmekten daha iyidir.

Ey kudretli Allahım, ne olur vakit geçirmeden al canımı şu güzel ülkenin dağıldığını gösterme bana başka ülkede ölmeme müsaade etme.

O kadar genç, o kadar tecrübesiz, o kadar iyimserdim ki, tarihin, gönlümüze göre akacağına inanıyordum. Elbette olmadı, elbette duvara tosladım


tarihin vicdanı yoktu. insanları düşünmezdi. Ne insanları, ne aşklarını ne de hayatlarını. Biz, yön vermeye çabalasak da, o kafasına göre akardı

Ülke parçalanmış, milletler yok olmuş, şehirler yağmalanmış, insanlar katledilmiş hiç umrunda olmazdı

Hayatın en güzel bencilliğidir aşk.

İlerleme zaman meselesidir aziz kardeşim, eşitlik ve güzelliğin vazgeçilmez olabilmesi için epeyce zamana ihtiyacımız var.

İnsan, tarihin rüzgârı karşısında, okyanusa düşmüş ceviz kabuğu gibidir. Ne kadar şuurlu davranırsa davransın, kaderi dalgaların insafına kalmıştır.

İnsanın en zayıf anı, kendini en güçlü hissettiği andır.

Yeryüzünde beni anlayacak tek kişi vardı, o da sendin.

Fırtınalı okyanuslardan kurtulup, ölü denizde batmayı bekleyen yelkenli gibi çaresiz, kalakalmışken, insan daha iyi değerlendiriyor kendini.

Demek ki sadece seçimlerimiz değil, rastlantılar da belirliyormuş insanın hayatını…

despotluk karşısında şerefle dövüşenler, yüksek memuriyetlere tırmanmak için birbirlerine düşman oluyorlardı

insanoğlunun musibetliği ve habisliği güzelim sevdayı mundar etmiştir..


Anlamayacak bir şey yok. yaşın genç , bilmiyorsun, insanoğlu yanlış işlerden keyif alır dört kitabın dördünde birden niye cehennem var zannediyorsun?


İnsanın gönlü geniştir geniş olasına ama sevda kuşu da nazlıdır, öyle her önüne çıkan dala konmaz.

Her önüne çıkan dala konan kuşa bizde başka ad verirler.

Bu işin macerası olmaz.” dedi yaralı bir ses tonuyla. “hakiki sevda tektir. sonuna kadar da tek kalır.

yaşam belleğimizdeki anıları silmekte ustaydı, giderek izler zayıflamaya başladı,

Ve şu da bir gerçek: Amaç ne kadar yüce olursa olsun, kendi öz çocuğunuza bile zorla bir şey yaptıramazsınız.


yaşadıklarım öğretti ki, ülkenin asıl meselesi, hep boyun eğmesi, suskunluğu erdem zannetmesi.

En mühim mücadele, fikirle yapılandır.

Şiddet eninde sonunda onu uygulayana dönen bir bumerangdır.

Hep en son görüşmemizdeki an geliyordu gözlerimin önüne .’Yaşlanmışsın,’ deyişini hatırlıyordum…

Ama annem yanılıyordu, o zaman değil asıl şimdi yaşlanmıştım, onu kaybedince, onun tükenmiş, incecik bedenini şu toprağın altına gömünce.

Evet, o zaman yaşlanmıştım işte. Çünkü anneler ölmeden çocuklar büyümezdi.

Başka bir insanın bedenine bakarak nasıl büyük bir mutluluk duyulabilir ki?

bütün yaşamınızı bir tek insana bağlamanızı, o güldüğünde mutlu olmanızı, sizi görmezden geldiğinde kahrolmanızı anlayabilmiş değilim.

Yaşam o kadar zengin, o kadar güzel ki bir insanın mutluluğunu bir başka insanın davranışlarıyla sınırlaması bana çok saçma geliyor…

…sana inanıyorum. İnanmak kefil olmak demektir. Yani sana kefil oluyorum

biz acıyla yaşamaya alışmışız, değil mi?

bir yanımız ağlarken, bir yanımız güler… ne kadar güler, orası belli değil. çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor.

vatanın yangın yerine döndüğü bir devirde. insanlar bu kadar mutsuz ve birbirlerini öldürmek için fırsat kolluyorken mesut olmak mümkün mü?

Vatan düştükçe, bazı insanlar yükseliyor, millet bahtına küserken, bazıları şans atına binmiş koşturuyordu.

42 John Verdon Sözleri

”Gerçek senin dostundur.”

”Dikkat her zaman yararlıdır.”

”Güzel şeyler güzel duyguları tetikler.”

”Yalnız hayat, boşa geçen bir hayattır.”

”Eylemler kelimelerden daha güçlüdür.”
”
”Unutmak unutmaktır. İsteyerek yapılır mı hiç?”

”Hayat sana limon veriyorsa limonata yap.”

”Eğer geri çekilemiyorsan, tam gaz ileri git.”

”İnsanları öldüren silahlar değil, yine insanlardır.”

”Korkunç şeyler korkunç cezaları gerektirir.”

”Bir adamın gücü aynı zamanda onun zayıflığıdır.”

”İyilik yapmak için hiçbir zaman geç değildir.”

”Kötülük görme, kötülük duyma ve kötülük konuşma.”

”Yanlış sorular sorarsan, yanlış cevaplar alırsın.”

”Sen olumlu düşünürsen çözüm yolu önünde belirir.”

”Bir şey çok mantıklı, ama tamamen yanlış olabiliyor.”

”Kötülük usturasının sapı, ağzından daha derin keser.”

”Çoğu seri katilin zekâ seviyesi ortalamanın üzerindedir.”

”Gösterişin pahalı, yaşamın da ucuz olduğu bir dünyadayız…”

”Sanki öldürme içgüdüsüyle üreme içgüdüsü iç içe geçmişti.”

”Övülmek her zaman iyi değildir. Her şey kaynağa bağlıdır.”

”Tuhaf tesadüflerin genelde çok basit açıklamaları vardır.

”Zihnimin de bir kapasitesi var, bazı şeyleri unutabiliyorum.”

”Şikayet etmek zaman kaybından başka bir şey değil.”

”Karşısında ne kadar güçlü durursan, çöküşü o derece hızlanır.”

”Tazı sen tasmasını çözmediğin müddetçe tavşanı yakalayamaz.”

”Yavrusunu korumaya niyetli bir annenin sınırları var mıdır?”

”Eğer bir şeyin yapılmasını istiyorsan onu meşgul birinden iste.”

”Hayat kısa. Hepsi bu. Bu üzerinde düşünülmesi gereken bir şey.”

”İhmal edilen hayat yolculuğu her zaman sefaletle, acıyla sona erer.”

”Hayatın amacı diğer insanlara elimizden geldiği kadar yaklaşmaktır.”

”İnsan iyiyi, güzeli amaç edinirse, onu kötülükten bile sağlayabilir.”

”Çıkmaz sokaktan çıkmanın tek bir yolu vardır; aksi yöne gitmektir.”

”Bir bedende yaşayan iki insanın verdiğinden daha büyük acı olamaz.”

”Çoğu kez içimizdeki çalılıklara takıldığımızdan ilerleyemez hale geliriz.”

”Bazen acının derinliği bize kaybımızın ne kadar büyük olduğunu gösterir.”

”Kafasında harcadığı zaman, dünyada harcadığı zamandan daha fazlaydı.”

”Bize anlatılanlardan çok kendi bulduklarımızın doğru olduğuna inanırız.”

”Her şeyin hikayesi uzundur. Ama her uzun hikayenin bir kısa versiyonu vardır.”

”Oysa tek gerçek şu; yeterince uzun yaşarsanız her şeyi, herkesi kaybedersiniz.”

”Hayatlarımızdaki en büyük acı, kabul etmediğimiz hatalarımızdan gelendir.”

”Bizim asıl yapmamız gereken hayatı yaşanabilir kılan olgulara yoğunlaşmaktır.”

”Dünya üzerinde hiçbir şey kusursuz değildi. Her zaman artılar ve eksiler vardı.”

”Gördüğümüz örnekler, inanmak istediğimiz hikayeler tarafından oluşturulurdu.”

”İnsanlar kendi kusurlarından ziyade başkalarının hatalarını bulmaktan zevk alır.”

”Hayatta mutlu olmak için, parasız yapabileceğin kadar sevebileceğin bir işin olmalı.”

”Bazıları sadece bağnazlıklarından nefretlerini yönlendirecekleri birilerini arıyorlar.”

”Zihindeki bir yılan çalıların arasındaki iki gerçek yılandan daha korkutucu olabilir.”

”Hayatta sevgiden daha değerli hiçbir şey yoktur. Önemli olan sadece ve sadece sevgidir.”

”Bizi en çok üzen kişisel felaketler, içimizden atamayacak kadar güçsüz olduklarımızdır.”

”İnsanlar,siyah ve beyazı sever. Gri başlarını ağrıtır. Detaylar midelerini bulandırır.”

”Muhteşem insanların hep daha iyisini yapmaya çalıştığını fark ettiniz mi hiç?”

”Hiçbir kemik kırığı haddinden fazla kendine güvenme yanılgısının neden kadar acı veremez.”

”İnsan ne kadar görmezden gelirse gelsin, ölüm kendini fark ettirmenin bir yolunu buluyor.”

”Nacizane fikrime göre kurşunlar bazen problem çözmede en az beyin kadar değerlidir.”

”Genç kuşakların büyük kısmı sanki umursamazlık, tembellik ve basitlik içinde yüzüyordu.”

”Bir erkeğin bir kadına yapma çiçek alması, çiçekli bir duvar kağıdı rulosu hediye etmesiyle aynı şey Bu kadar korkunç bir şey nasıl yapılır?

bir insanın yapabileceği pisliklerin hiç sınırı yok mu?”

”Korkularımızın en büyüğü; karanlıkta, gölgeler arasında sinerek beklediğini hayal ettiklerimizdir

”Şans sevdiği bir kavram değildi. Şans, onun nazarında, aptalların kabiliyet yerine koydukları bir şeydi.”

”Eğer ne için orada durduğunu anlamayı başaramadıysan, yolunda duran kayayı asla yerinden kaldırma.

”Kimse gerçekleri savunmak için canını ortaya koymaz. Ama inançlarını savunmak için seve seve ölürler.

”Karşımızda avaz avaz bağıran değil, ama sakin bir sesle öfkesini aktaran adam bizim kanımızı dondurur.

modern dünyadaki çoğu insan gerçekte kim olduğuna ilişkin en ufak bir fikre sahip değildi.”

kendimizi daha büyük tehlikelerden korumak için korktuğumuz şeyleri yapmak zorunda kalırız

”Bu gökyüzüne yazı yazmaya benziyor. Hava açıkken, yazı okunaklı… Biraz rüzgar çıkınca, anlaşılması imkansız…”

Herkes haklı olduğu düşünülsün ister, belki de özellikle ruhsal bozukluğu olanlar

Bir hedefe ulaşmak için dış engellerden ziyade iç engelleri, gereksiz düşünceleri, duygusal itirazları aşmak gerekir

Gerçekte yaşamadığımız, bize başkalarının anlattığı şeyler bir süre sonra kendi yaşadığımız anılar haline gelir

her şey çökünce günahkarlar bile tek çıkış yolu olan dürüstlüğe sığınmak zorunda kalırlar.”

Bazen korkmak iyidir. Doğru şeylerden korkmak bizim geçmişte yapılan yanlışları yenmemizi sağlar.

Korku karanlıkta büyür. Kapıyı biraz aralık bırak yeter. Bırak kapının ardında neler olabileceğini o düşünüp, endişelensin.”

Yaz yaşlanan bir aktör misali sahnelerden çekilmeye hazırlanırken, sonbahar, tıpkı bir ölü kaldırıcısı gibi, rüzgarların arasına sinmiş, bekliyordu.”

”Hikayelere çok düşkünüz. Onlara inanma ihtiyacı taşıyoruz. Ve ne oluyor biliyor musun? Bu inanma ihtiyacı seni bataklığa sürüklüyor.”

her araştırmada tek bir hedef vardır. Ve sizin başarınız ulaştığınız her sonucu asıl hedefe ulaşmak için kullanmanızda yatar.”

”Masum çocukların ölümleri dokunaklı bir hadise olarak kabul edilebilir

İnsan ne kadar görmezden gelirse gelsin, ölüm kendini fark ettirmenin bir yolunu buluyor. Hislerinin arasına, bodrum dairesine sızan su gibi sızıyor.”

Hiçbir şey, insanı geçmişiyle başa çıkabileceği düşüncesinin yanılgı olduğunu anlaması kadar savunmasız hale getirmiyor.”

Kafamda o kadar çok şüphe var ki her konuda şüphe doluyum.Ama şüpheli olmakla birini suçlamak arasında çok fark vardır.”

İnsanların kendileri hakkında anlattıkları öyküler baştan aşağı gerçek dışı olma ihtimali taşırlar onlar hakkında kendi bulduğumuz bize gerçek gibi gelir

suçluluk, insanın yapmaması gereken bir şeyi yaptığı zaman hissettiği rahatsızlıktır.

inandığı şeylere çok sıkı sarılır insan. inanırsa zerre kuşku duymadan benimseyecektir.

43 Charles Bukowski Sözleri,

- Size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatmayın.

çok tuhaf bir dünyada yaşıyoruz, "her şeyimiz var ama hiçbir şeyimiz yok."

Anlatacak çok şeyim olsa da, anlaşılmak istendiğimden emin değilim.

Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. İnsanlar daha kolay kırılır

Ruhunuzu kaybettiğinizin farkına vardıysanız, hala kaybedecek bir ruhunuz var demektir.

Hayatta tahammül edemediğim bir şey varsa o da yapış yapış duygusallıktır!

İnsan, geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
Bunun nlayabilmeniz için yaşamanız gerek.

İki kişi sekiz dokuz saat yumruklaştıktan sonra tuhaf bir kardeşlik bağı oluşur aralarında.

Yüce Tanrım sana yaklaşma cesaretini kendimde ne hakla buluyorum?*Zavallı sefil, bir günahkar sana nasıl yaklaşabilir?

En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

hayatlarımızı öyle yaşamalıyız ki ölüm bizi almaya geldiğinde titresin.

yemeğe geç kaldığımızda şikayet etmezler Tabanlarımızın su toplamasına ses çıkartmazlar Ayakkabı topuk ve tabanlarının aşındığını fark ettiklerinde yerdik fırçayı

- Yanınızda yutabileceğinizden fazlasını bulundurmayın: aşk, tutku ya da nefret.

Geride bıraktıkların ileriye gitmeni engelleyecek, unutma ileri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek.

Kentler insanları öldürmek için inşa edilirler,

Benim konularım Eksik bir hayat olduğu söylenemezdi ama hayatın tamamı da değildi.

- Aklına sahip olmalısın, diye geçirdim içimden, asıl tehlike aklını kaçırmak.

- Boşuna değildi insanların sığınması. Dayanılır gibi değildi yoksa

Acı olmasa şair ne yapar? Daktilo kadar elzemdir şair için acı Korkunçtu.

Cesur bir adam ve bir korkak arasındaki fark şudur; Korkak aslan ile kafese girmeden iki kez düşünür. Cesur ise aslanın ne olduğunu bilmez. O sadece yapmış olduğunu düşünür

Birine ihtiyaç duyuyordu insan
Etrafında öyle biri olmak zorundaydı

- Ölmek için hep yeterince erkendir ve daima fazla geç.

hiç kaybetmedim; sadece sistemin istedikleri kazandı. Meteliksiz olabilirim; ama niteliksiz değilim

En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

- Aşk ne zaman biter biliyor musun? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.

Sen de bir gün boşuna ölmelisin benim*boşuna yaşadığım gibi.

Dengeli insan delidir. Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.

Gittiğinde ağlarsın şarkılarda, filmlerde, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın

Kelebeklerin ve arıların arzuladığı bir çiçek olmak varken, sinekleri cezbeden bir bok parçasıydım

Ağzından bal damlayan arının bile, kıçında iğne var. Ne güveni?

Hayat öyle bir şey ki ,sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder

Gerçek dostunun kim olduğunu öğrenmek istiyorsan hapse gir

Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta. Ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak. O zaman çok geçtir ve çok geçten kötü bir şey yoktur hayatta.

- Sevmek belki birşeydir; ama "sevildiğini bilmek" çok şeydir.

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır

Kuşkusuz en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi "insan" sanmamızdır.

Yılların bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan sorgulama.

- Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.

Hayat ile sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır

- Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatadır.

- Unutma ki; yalnız olmak, yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

- Yorma kendini; Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

- Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu.

Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyilikerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin! Karar senin.

iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı

Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız dostlarım

Kölelik kaldırılmadı, sadece bütün renkleri kapsayacak biçimde genişletildi

Ahlaksız insanlar kendilerini özgür sanırlar, ama nefret veya sevgiyi hissetme kabiliyetleri eksiktir

İnsanların hakkımda ne düşündüğünü önemsemeyerek hayatımı on yıl uzattım

Bir insanı sevmek, onu çok iyi tanımıyorsanız mümkündür.

İnsanlardan nefret etmiyorum, sadece onlar etrafımda olmadığında daha iyi hissediyorum.

Kalbi kırmaya tek söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.

Dünyanın sorunu, akıllı insanlar şüphelerle doluyken, aptalların özgüvenle dolu olması.

Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, her şeye ağlarsın.

Aklın başına gelince onsuz boşa harcadığın zamana ağlarsın

Ateşin içinden ne kadar iyi geçebildiğindir mesele.

Onu sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.

Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam

Araba kullanmıyorum dün gece arabamı iskeleden aşağı ittim. Tek bir şeye*pişmanım. lanet şey aşağı yuvarlanırken içinde olmadığıma.

Anladım ki; hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.

hayatımız mahvolduğunda,
işte o zaman farkına varırız
intiharların,ayyaşların, hapishane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.

insanda bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.


VE Cinayet konusunda En Becerikliler
Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir
VE Nefreti En İyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir

SON OLARAK SAVAŞI EN İYİ BECERENLER BARIŞ VAAZI
VERENLERDİR


Bilmişlerden Sakıının.
Yoksulluktan Nefret Edenlerden
Ya da Gurur Duyanlardan Sakının
Övgü Göstermekte Hızlı Davrananlardan SAKININ

Sansürlemekte Hızlı Davrananlardan SAKININ Bilmedikleri Şeylerden
Korkarlar

Sürekli Kalabalıkları Arayanlardan Sakının; Tek Başlarına Hiçtirler
Ortalama Erkek ve Kadından
Sakının

Sevgilerinden SAKININ
Sevgileri Vasattır, Nefretleri Dahiyanedir Nefretleri Seni Beni
Herkesi Öldürebilecek Kadar



44 Hacı Bayram-ı Veli'den Nasihatler

*
Konstantiniyye mutlaka alınacaktır. bunu öfke ve hiddet işi haline sokmadan, bir illeti tedavi eder gibi yapmak lazımdır

hiddet ve kin, gerçekleri gören gözleri kör eder.

Halk içinde Allah’ı çokça anınız. Bu maneviyatı yükseltir, katı kalpleri yumuşatır.

Hiç* bir günahı küçümsemeyiniz.

Boş durmayıp çalışınız. Çalışanları Allah sever.

Boş gezenler zengin bile olsalar yoldaşları şeytandır ve kalpleri şeytana konaktır.

Her nerede olursanız olunuz Allah’ın sizi gördüğünü *unutmayınız. Allah’tan korkunuz, fenalıklardan sakınınız

Neresi sizi dünyaya çekiyorsa ve size Allah’ı unutturuyorsa orası sizin helakiniz için bir tuzaktır.

Neresi sizi Allah’a yöneltiyorsa ve sizi düşündürüyorsa orası cennete gitmeniz için bir duraktır.

Emaneti koruyunuz*; zira din de size emanettir, beden de

Her namazın sonunda size hoş gelen bir ibadeti yapmayı adet edininiz. tövbe-istiğfar çekmek, ayet okumak, Allah’ı zikretmek gibi

Ezanla birlikte camide olunuz*; cahiller sizden ilerde bulunmasın.

Her ayın tek günlerinde veya en az*birinci,on beşinci ve sonuncu gününde oruç tutmaya gayret ediniz

Ölümü sakın unutmayınız*! Her gece onu hatırlayınız ve hesabınızı yapınız

Olur ki tövbe edince Cenâb-ı Hakk’ta sizi affeder

Nefsinizi kontrol altında tutunuz. Düşününüz ve nefsinizi başı boş bırakmayınız.

nefis, her fırsatta sizi ateşe götürür.


Dünyalığınız varsa sakın güvenmeyiniz Dünyalığınız yoksa çalışıp helalinden elde ediniz.

Kazandığından fakirlere cömertçe paylarını veriniz.

Kimden ilim tahsil etmişseniz hocanız* için daima Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret dileyiniz.

Başkalarından daha çok çalışıp çok ilim sahibi olunuz.

Önce ilim tahsil ediniz, sonra helalinden para kazanıp evleniniz

İlmî bir konuyu* özüne göre düşününüz ve öyle karar veriniz. Meselelerin dıştan görünüşüne bakıp yanılmayınız.

Başkalarından daha ihlaslı ve daha çok ibadet etmedikçe rahat etmeyiniz

ve başkalarından daha çok ihsanda bulunmadıkça rahat etmeyiniz

Mezarlıkları sık sık ziyaret ediniz. Böylelikle dünya gamından ve nefsin sıkıştırmasından kurtulursunuz.

nefsin tek korktuğu ve aldatamadığı yer mezarlıktır. Nefis, ölenin kendisi olacağını ve azabı tadacağını iyi bilir

Büyük zâtların kabirlerini ziyaret ediniz. Bu zahmetiniz, o zâtların size şefaat etmesini sağlar

Bütün işlerde cimrilikten sakınınız

İnsanlığınızı koruyunuz
merhametli olunuz

Güzel huylu olunuz. Ne halde olursanız olun dünyaya rağbeti azaltınız. Kötülükten uzaklaşınız.

Her daim nasihat ediniz.

Oyun oynanan ( kumar vb.) yerlere ve laubali konuşulan meclislere girmeyiniz.

Aile arasında âdâba dikkat ediniz

Ayıplarını gördüğünüz komşuyu kınamayınız. Sırlarını*açıklamayınız.

gördüğünüz sır, size emanettir. Emanete hıyanet, çirkin bir fiildir.

Çok gülmeyiniz zira kalbiniz kararır

Sakin ve ağırbaşlı olunuz, yürürken başınız önde vakarlı bir şekilde yürüyünüz, aceleci olmayınız

öfke, düşünceyi ve iyi düşünmeyi daraltır. Sonunda insan yanılır.

Konuşurken gürleme, bağırıp çağırma, yüksek sesle bile konuşma

Allah’a isyan yolunda kimseye yardımcı olma!


Adalet güzeldir, ama Emir yönetici’de olursa daha güzeldir; *cömertlik güzeldir, zenginde olursa daha güzeldir;

sabır güzeldir, ama fakirde olursa daha güzeldir; *tövbe güzeldir, ama gençlerde olursa daha güzeldir;

utanmak güzeldir, ama hanımlarda olursa daha güzeldir.

Devlet büyükleriyle ilişkilerinizde ateşten faydalandığınız gibi olun! Uzakça durun, ısınacak kadar yaklaşın!


Büyüklerin huzuruna girerken hem kendi kadrinizi hem de başkasının kıymetini bilen olun!

İlimde ve hukuki meselelerde sana teklif edilecek işlerde, ancak kendine uygun olanı kabul et ki sonuçta başka görüşü savunmak zorunda kalmayasın.

Cahil zümre arasında ne gülün ne de gülümseyin*

Cahil topluluktan sakının, onlarla tartışmaya girmeyin

Çok konuşmayın, sorulanları biliyorsanız cevap verin*Kaynak gösterin ki dinleyenler anlattıklarınızı şüphe ile karşılamasın.

Halkın önünde konuşmayın; ancak sorulursa cevap verin

Avam ve zenginler arasında dini ve zaruri bilgiye dair sözlerden çekinin! zenginliğe ve mala karşı zaafın var gibi anlaşılmasın.

Küçük çocukları seviniz ve başlarını okşayıp sevindiriniz Peygamberimizin emridir.

Yol ortasını işgal etmeyiniz!

Beyaz giyinmeyi adet edininiz.Zira bu adet, sizi daha dikkatli kılar.

Padişah huzurunda dahi olsanız hakkı ve hakikati söylemekten korkmayınız

Padişah, sizi hoşlanmadığınız ve dininize uymayan bir işe tayin ederse kabul etmeyiniz.

HACI BAYRAM-I VELİ*HZ LERİ’NİN SULTAN 2. MURAD A NASİHATLARI

herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikramda bulun İlim sahiplerine hürmet et! Yaşlılara saygı göster

gençlere sevgi göster Halka yaklaş; fasıklardan uzaklaş, iyilerle beraber ol!

Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma İnsanlığında kusur etme Sırrını kimseye açma Cimri ve alçakla dostluk kurma

Kötü olduğunu bildiğin birşeye ülfet etme!. Sana birşey sorulursa o soruya herkesin anlayacağı şekilde cevap ver

Seni ziyarete gelenlere ilminden öğret faydalansınlar ve herkes öğrettiğin şeyi anlayıp uygulasın.

insanlara yemek ikram et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibarlarını iyi tanı ve kusurlarını görme!

Halka yumuşak davran, müsamaha göster!

45 Tevfik Fikret Sözleri

Benim dinim insan gibi yaşamaktır.

Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer

En sakin yolculuk uykudur.
Göz açıldıkça ruh perdelenir.

Hep yıkım üstüne yıkım, acı üstüne acı! Ne vakit geçse anlı şanlı bir ordu, çöküverir ağır gölgesi bir bulutun

Kadın deniz gibidir, hiç güvenmek olmaz ha!

Kedimle oynarken benim onunla eğlenmemden daha çok, onun benimle eğlenip eğlenmediğini kim bilir?

Sultani’yi yıkmak için önce beni yıkmak lazımdır

Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.

Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır.

Yiyin efendiler yiyin! Bu han-i istiha sizin! / Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin

Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma. Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma.

Yaşamayı bilmek işim ve sanatımdır.
Dünyada en büyük şey kişisel mutluluğu bilmektir.

Şüphe etmek akıllı insanlar için haktır

Hak bildiğin yolda, yalnız da olsan yürüyeceksin

Sevdiğim, bir kıyamet olmuşsun!
Doğruluk dilde, yok dudaklarda; Hayır ayaklarda, şer kucaklarda.

Yılların ilerlemesine yabancı kalmak, düşmeye doğru eğilmektir.

Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir

Bir insanın ilk işi nedir? Cevap açık, kendisi olmak

Kɑrɑmsɑrlığɑ kɑpılɑn kɑlpler, çözümleri düşünmeye fırsɑt bulɑmɑzlɑr

Din şehit ister, gökyüzü kurban. Her zaman, her tarafta kan, kan, kan.

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere; Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.

uzaktan ulur bir köpek.

Kaldığım varsa da gah ekmeksiz. Kalmadım şimdiye dek mesleksiz.
Bekledim on iki yıl mektebde. Bu da bir cilve-i baht olsa gerek

Güzel çocuk senin olsun hayatım istersen. Niçin gözüm sana baktıkça böyle yaşlanıyor?

İşte, der, insanoğlunun geçmiş hayatı bu. Ve başlar bize maval okumaya. Ninniler uydurup uyutur bizi boşluklar içinde, uzun, zifiri karanlık hayatdan.

46 Namık Kemal Sözleri

Bu kadar adam gördüm, içIerinden hiçbiri dünyadan hoşnut değiI, hiçbiri de dünyadan gitmek istemez.

İnsan, ne idraksız mahIûktür! Herkes kimsenin sağ kaImadığını biIir de, kendi öIeceğine inanmak istemez

Vatan, bize kıIıcımızın ekmeğidir.

Terbiye ana kucağından başIar her söyIeniIen keIime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğIadır.

Okumayı öğrenmek, en güç sanattır. hayvaniyetbyemekIe, insaniyeti okumakIa kaimdir.

Usanmaz kendini insan biIenIer haIka hizmetten. Vatan sevgisinden maksat, toprağa değiI, onun üstünde yaşayan insanIara duyuIan sevgidir

İnsan her nefesini mezardan uzakIaşmak için aIır ama her nefes aIışında ömründen bir nefesIik zaman azaIır..

Düşene güIen acıyandan çok buIunur.

kimse kendini kendi görüşüyIe aIgıIayamaz. Tek görme organı göz oIduğu haIde gözün kendini göremediği gibi.

İnsan vatanı sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir

Bazen fikirIerini değiştirmeIisin, çünkü sen fikirIerinin köIesi değiI, sahibisin

Dünyaya geImek hüner değiIdir. YükseI ki yerin bu yer değiIdir.

ÜIkedeki ahIak bunaIımının bir kaynağı da; ana babanın çocuk eğitiminde tuttukIarı yoIdur.

Ne maI iIedir beyim uIuIuk, kemaI iIedir. Zihin fukara oIunca, akıI ukaIa oIurmuş.

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?

Ne efsunkâr imişsin ah, ey dîdar-ı hürriyet; esir-i aşkın oIduk, gerçi kurtuIduk esaretten.

İnsan ne söyIediğini biImeIi, fakat her biIdiğini söyIememeIidir.

47 Victor Hugo Sözleri

İyi olmak kolaydır zor olan adil olmaktır.

Aşk bir deniz kadın onun kıyısıdır

İnsanlarda eksik olan güç değil iradedir.

Affetmek iyi insanların intikamıdır.

Fakirlik insanın sözde dostlarını uzaklaştırır.

Güzellik tektir çirkinlik bin türlüdür.

Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz.

Zorluk adam eder bolluk hayvan eder.

Ölmek bir şey değil. Korkunç olan yaşamamaktır.

Gençliğe yaşlılıktan çok hürmet etmeliyiz.

Ekmeksiz hürriyet hürriyetsiz ekmek düşünülemez.

Yumuşak olma ezilirsin sert olma kırılırsın.

Hiç bir ordu vakti gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir.

Bir şey olmayı değil birisi olmayı amaç edinin.

Orduları durdurmak mümkündür fikirler ise durdurulamaz.

Az yalan söylenmez yalan söyleyen her yalanı söyler!

Zamanı gelmiş bir fikir dünyadaki bütün güçlerden üstündür

Kadını güzel yapan Tanrı sevimli yapan ise şeytandır.

Tuhaf bazı kimseler birinden nefret etmeden başkasını sevemezler.

En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar.

Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir erkeği ateşleyen kadındır.

Öğrendikten ve sevdikten sonra daha çok acı çekersin

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı dudaklar gülerken insan ağlayamaz mı?

Yerini vaktinde terk etmeyi bilmek gerçek olgunluktur.

Düşünceye dalmış adam işsiz değildir.

Görünen iş vardır bir de görünmeyen iş.

Kırk yaş gençliğin ihtiyarlığı elli yaş ihtiyarlığın gençliğidir.

Beni en çok üzen bana yalan söylemen değil sana bir daha inanmayacak olmam.

Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sana biri kadar aptal değildir.

Kalabalıklar her zaman tehlikelidir. İçinde ruhlarını ucuza satan alçaklar barındırır.

Çalışmak uçup gidebilecek bir alışkanlıktır bırakması kolay yeniden başlaması zor bir alışkanlıktır.

Gerçekten mutlu olmak için mutluluğa sahip olmak yetmez. Onu hak etmek gerekir.

Kadınlar kendilerine yapılan birçok şeyi affedebilir ama affetikleri şeyleri hiçbir zaman unutmaz.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-02-19, 19:57 #91
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

50 Süleyman Soylu sözleri

Halkın %47'sinin oyunu almış bir partinin kapatılmayı bekliyor olması ne kadar üzücü. Bu utanç verici bir durum.

Buradan sesleniyorum Onu yolsuzluğu, başarısızlığı, beceriksizliği ve samimiyetsizliğiyle baş başa bırakalım

millet iradesini mahkeme kapılarına düşürmenin bedelini ödeteceğiz. Bırakın bunların defterini millet dürsün.[

Türkiye'de siyaseti bitirdiler. Türk siyasetini pelteye dönüştürdüler. Vahşi, acımasız ve ahlaksız bir siyasete dönüştürdüler

CHP'ye sesleniyorum. Ey CHP, oynadığınız siyaset oyunu sadece milletin kaderini, geleceğini etkilemekle kalmıyor. Milleti yok eden ahlaksız oyundan vazgeçin.

Benim milletimin ne derdi var başörtüsüyle, birbirlerinin inancıyla? Sorun bunların siyaset anlayışında. Ey millet size soruyorum Baykal'ın banka hortumcularından ne farkı var?


Bu millet sandıkta size zıkkımın kökünü gösterecek. Yazıklar olsun size koltuk uğruna oynadığınız siyaset oyununa.

Ben fındığın çocuğuyum. Nasıl toplandığını bilirim. Ben öyle çakma Karadenizli değilim.

Uzaktan gören bir adam değilim. Sırtımda fındık, çay çuvalı taşıdım; fındık ağaçlarının üstünde fındık toplayarak o işin nasıl zorla yapıldığını bilirim.

Fındık üreticilerinin hakkı gasp edilmektedir. Bunun hesabını biz sormazsak, o fındık ağaçları, o topraklar, tarlalar sorar.


Olmuş armut, sallanınca düşer. O armut ağacının da bir dili var. O ağaç kendisine güzel bir el değmesini ister
Hep birlikte bu ağacı sallayalım


Altı buçuk yıldır muhalefet görevini yapmıyor. CHP'de Baykal çarşafa rozet taktı, o çarşafın altından da yolsuzluk çıktı. Bunlar ellerine aldıklarını kirletiyorlar.

CHP'yi şimdilerde ortaya çıkan Kılıçdaroğlu'nun temizlik jeli bile temizleyemeyecek. ben bunları altı ayda yakalarından aşağıya çekmezsem bana Süleyman Soylu demesinler.

Sayın Baykal'ı çok yakında imam cüppesi giyip sarık takarak en önde namaz kıldırırken görürseniz sakın şaşırmayın

Bu ezanları bugün bu semalarda duymamızın yegâne sebebi vardır. O da rahmetli Menderes'tir.

milletin değerleri ve kutsallarıyla yaşamasının ülke yönetenlerin en önemli görevlerinden birisi olduğunu, bunun üstünlük olmadığını, bunun lazım geldiğini ortaya koyduk

Türk siyaseti öyle bir keşmekeşin içerisine girdi ki, kimse milletimizin hâline kulak vermiyor. Birisi buzdolabı dağıtıyor, öbürü çamaşır makinesi

Allah’a yemin ederim ki, Türkiye’deki bütün meselelerin çözülmesinde en yetkili lider Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bu millet kararlıdır. Dün milletin Menderes’ini ve Özal’ını aldınız. Vallahi de, billahi de, tallahi de millet size Erdoğan’ı vermeyecek, sahip çıkacaktır.

Türkiye’de Erdoğan, başkanlık sistemini kendisi için istememektedir. Vallahi de billahi de istememektedir. Türkiye’nin geleceği için istemektedir.

Onun karizması, onun yaptığı hizmetler Türkiye ve milletle birlikte Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ilelebet ve ebedi başkanıdır.

MHP'li ve CHP'li kardeşlerime sesleniyorum. Türkiye eski Türkiye değil. 1999'daki Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'ye 3 gün cumhurbaşkanlığı yapamaz.

Şimdi çökmüş değil, güçlü Türkiye var. 1999'un Türkiye'si değil bu Türkiye.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Gazi'dir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi'dir, ilk Meclisimiz Gazi'dir

Bu vatan için kim canını ortaya koymuşsa, kim 'gaza niyetiyle' ayağa kalkmışsa, makamların en yücesine, bu milletin gönlüne yer etmiştir

Gazilerimizin varlığı, onların aziz hatırası, bizim şerefimizdir.

başta Gazi Atatürk olmak üzere, Çanakkale'den Kurtuluş Savaşı'na, Kore'den Vietnam'a, Kıbrıs'tan, terörle mücadele ve 15 Temmuz'da milletin, devletin bekası için yüreğini er meydanına getirmiş tüm gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.

Valilere talimat gönderdim; 'CHP İl başkanlarını şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin' diye.

Bu kadar basit Onların gideceği bir adres var. O adres de PKK cenazeleri Sandıkta beraberlerse cenazede de olacaklar.



Kürt atasözleri

Agır xweşe lê xali jê çêdıbe. - Ateş iyi de külü olmasa.

Aqlê sıvık barê gırane. - Hafif akıl ağır yüktür.

Aşê dina bı xwe dıgere. - Delinin değirmeni kendi kendine çalışır.

Av bı bêjingê nayê cıvandın. - Elekle su toplanmaz.

Ava da ser seri; çı bostek çı çar tıli. - Başı aşan su; ha bir karış olmuş, ha dört parmak.


Bar neyê ber kerê, wê ker were ber bar. - Yük eşeğe gelmiyorsa eşek yüke gider.

Du barane ga çek nabe - Yağmurdan sonra öküz örtünmez.


Bedewê çav kil kir, dilê xortan tev kul kir. - Güzel gözlerine sürme çekti, gençlerin gönlünü yakıp geçti.

Behr bi devê kûçika heram nabe. - Deniz itin ağzıyla haram olmaz.

Bela tên serê mêra. - Belâ yiğidin başına gelir.

Berxê xelkê ji meriv re nabin beran. - Başkasının kuzusu bize koç olmaz.

Bext nadim bi text. - Bahtı tahta değişmem.

Bê derpê bigere, stûyê xwe li ber zalim xwar neke.- Donsuz dolaş fakat boynunu zalimlerin önünde eğme.

Bi desta berda bı lınga bıdû gerya. - Elini bıraktı, ayağı ile ardına düştü.

Bi dınyê bışêwır bı aqlê xwe bık. - Dünyaya danış, aklına göre yap.

Bi xweziya dest nagije baqê keziya. - Keşke ile eller saç örgüsü demetine yetişmez.

Bira avis be kengi dizê bila bizê. - Gebe olsun da ne zaman doğurursa doğursun.

Bira ciwangê rokê bim, ne çêleka sed rojê bim. - Bir günün boğası olayım, yüz günün ineği olmayayım.

Bira dilê min bi dil be bila tûrê kirasê mû li min be. - Gönlüm hoş olsun da varsın giysim kıldan olsun.

Bira hespê çê be bila bê nal be. - İyi at olsun da varsın nalı olmasın.

Bira miradê me hebe bila ji kevir be.. - Muradımız olsun da, ister taştan olsun.

Bira rû bêşe zik neêşe. - Yüz acısın, karın ağrımasın.

Bira şêrê rokê be, ne roviyê salekê be. - Bir günlük aslan ol, bin yıllık tilki olma.

Birîna li hewalen,qaliştekê zinaran. - Arkadaşın yarası, kaya yarığı gibidir.

Birindar bi birina xwe zane. - Yaralı yarasını bilir.

Bişuxle weke mêra, bûxe weke şêra. - Adam gibi çalış, aslan gibi ye.


Bûk li ser hespê ye, kes nizane nasîbê kê ye. - Gelin atın üzerinde gelir. Ancak kime kısmet olacağını kimse bilmez.


Çavê derigırtiya lı ê derivekıryaye. - Kapısı kapalı olanın gözü kapısı açık olandadır.

Çela ku morev ji hewalê xwe re bi kohle rojekî bi xwe dikevê. - Arkadaşına kazdığın kuyuya bir gün kendin düşersin.

Çêlekê mara bê jahr nabin. - Yılanın yavrusu zehirsiz olmaz.


Çavê li deriya xwelî li seriya. - Dıșarıdan yardım umanın vay haline.

Çira ji koran re def ji keran re bêfêde ye. - Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur.


Digo mirî miriyê min e ez zanim çi gorî gore. - Ölü benim ölüm. Ne olduğunu ben bilirim.

Dara xweziya şin nabe. - Keşkenin ağacı yeşermez.

Darê ji binî nebır. - Ağacı kökünden kesme.

Dema mirov got "heq" çem disekine, av diçike. - İnsan "hak" dediği zaman; ırmak durur, su kesilir.

Derew dijminê Xwedê ye - Yalan Allah'ın düşmanıdır.

Derdê dilekî, jî barê deh mîlan girantire Gönüldeki bir dert sırtladığın on yükten ağırdır.

Derdê feqîran nan e, derdê axa, kêf û dîlan e. - Fakirler ekmek derdindeler, Ağa ise; keyif ve şenlik derdindedir.

Deriyê xerata bi benda girêdayî ye. - Marangozun kapısı bağlanmış ipten olur.

Deriyê xwe bigir(e) ciranê xwe diz dernex(e). - Kapını kapa, komşunu hırsız çıkarma.

Destê dî qilêr li ser zik ê têr. - Kir gören el tok karnın üstündedir.

Deste xwarinê dirêje. - Yemeğe uzanan el uzundur.

Destikê bivir ne ji darê be dar nakeve. - Baltanın sapı ağaçtan olmazsa ağaç devrilmez.


Devê rovî ne geha hersim go çi tirş e. - Tilki, yiyemediği üzüm için 'zaten ekşiymiş' der.

Devsa şêra roviya, kirine gera meran. - Tilki aslanın makamına geçti her tarafı darmadağan etti.

Dêhn ne dêhnın; ê jı wan bawer dıkın dêhnın. - Deliler deli değil, onlara inananlar delidir.

Dê û dotê şerkırın, bêaqıla bawer kırın. - Ana kız kavga ettiler, akılsızlar inandı.

Dê u bavê xweziya tûneye: Keşkelerin annesi babası (ailesi) yoktur.

Dıkana Bekıro; du qalıb sabûn û çar torbe xwê. - Bekir'in dükkanı; iki kalıp sabun, dört torba tuz.

Dıl, ne sifre ye ku mirov ber hemuyan veke. - Yürek sofra mı ki insan herkesin önünde açsın.

Dılê şıwan bıxwaze kare, jı nêri şir derxe. - Çobanın gönlü isterse tekeden süt çıkarır.

Dılê tırsonek sênga gewr nabine. - Korkak yürekli ak göğsü göremez.

Dilê tırsonek timî dikute. - Korkak birinin kalbi hep çarpar.


Dınya guleke, bêhn bıke û bıde hevalê xwe. - Dünya bir güldür, kokla ve arkadaşına ver.

Dınya lı dınyê; çavê gur lı mihê. - Dünya dünya oldukça, kurdun gözü koyundadır

Dıza jı dıza dızi, ardu asiman lerızi. - Hırsız hırsızdan çaldı, yer gök titredi.

Di nava her gunehekî de, rêyek ku diçe kufrê heye. - Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var.


Dûjmınê te gêrıkek be ji disa hesabê xwe bıke. - Düşmanın bir karınca bile olsa hasabını yap ((önlemini al)).

Dûr bi nure. - Uzak nurludur (ışıklıdır).

52 GÜZEL SÖZLER


Yol odur ki doğru vara, Göz odur ki Hakkı göre, Er odur ki alçakta dura, Yüceden bakan göz değil Yunus Emre*

Dostunun ayıbını gizlemeyen kendi ayıplarına mağlup olur !

müridin kalbi ihlastan boş ve çıplak olursa evliyaullah hakkında edebe aykırı hareketleri bulunursa, bu gibilere velilerden ne feyz gelir,nede gönül meyleder MEVLANA HALİD BAĞDADİ

"Bir kimse her kimle şakalaşırsa, onun gözünde küçülür ve heybetsiz olur."*
Hz. Ömer (r.a.)

Veliler her gördüklerini Cenab-ı Hakk'ın ikram ettiği feraset nuru ile görürler nur ile baktıklarında uzak ile yakının farkı olmaz."Şah-ı Nakşibend (k.s)

"Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terketmektir."Hz. Ebû Bekir (r.a)

"Açlık bir yağmur bulutudur. Kul açken kalbe hikmet yağar."Bâyezîd-i Bislâmi

"Kendini pek çok seven, çevresinde pek az sevilir."C. Şehabeddin

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır."
Hz. Ali (k.v)

Güzellik kaybolur, ama fazilet devam eder." Goethe

Düşmanların en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir."*Hz. Ali (k.v)

"Kalbinden aşina ol, dıştan yabancı görün. Böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur. Şah-ı Nakşibend

"Mesul olduğun şeyle meşgul ol."
Hz. Ali (k.v)

"İki durumda çok dikkatli olunuz. Yemek yerken ağza girene, konuşurken ondan çıkana."Ali er-Râmiteni

Dünya, dört şeyden ibarettir; mal, söz, uyku, yiyecek. Mal, kalbi perdeler. Çok kelâm, kalbi Hak'tan alıkor. Uyku, Hakk'ı unutturur. Çok yemek, kalbi katılaştırır."
(Ma'rûf-i Kerhî)

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide; şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!"Mevlânâ

"Bir adamın sorusundan, onun ne derece akıllı olduğu anlaşılır."
Hz. Ömer r.a.

"İnsanlığın saadeti ilim iledir."
Hz. Ali (k.v.)

"Kanaat eden kimse, aç da olsa zengindir. Mal hırsına kapılan kimse, çok malı bulunsa da da fakirdir."
Hâris Muhâsbî

Bazı kitaplar tat almak, bazı kitaplar yutmak, bazı kitaplar ise çiğneyip sindirmek içindir.Bacon

"Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz."
Hz. Ali (k.v.)

"Ey bütün gece sabaha kadar uyuyan zavallı! Yarın yatacağın toprağa da bir kandil yak."Feriduddin Attâr

"Kanaat en büyük zenginliktir."
"Tarihsiz gelişim olmaz."
Peyami Safa

Hak'tan bahar fermanı gelmedikçe, toprak sırrını açmaz."
Hz. Mevlânâ

"Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır."
Hz. Mevlânâ

"Gerçek hürriyet, yüce fikirlere bağlanmaktır."

"Gerçek değişmez, değişene gerçek denmez."

"İnsanların en hayırlısı; dünya işi, kendisini ahiretten alıkoymayandır."
(Hâris Muhâsibî)

"Acılara sabırla karşı koydular, tatlı oldular."Abdulkadir-i Geylâni

"Öfkenin ateşi önce sahibini yakar. Sonra, kıvılcımı düşmana ya varır ya varmaz."Abraham Lincoln

"İnsanlar zamandan şikayet eder, zaman konuşacak olsa insanlardan utanırdı."İmam Şâfii.

"İşinizi, Allah'tan korkanlarla iştişare ediniz Hz. Ömer (r.a.)

"Büyüklerin kabrine bağlanmaktan ne çıkar. Onların yaptığını yap, sen de hedefine var."Şah-ı Naşibend (k.s.)

"Rızık ilimle artsaydı, cahilden zor geçinen olmazdı."Sa'dî

"Bir paranın nereden geldiğini bilmek için nereye gittiğine bak."
Ebû Hanîfe

"Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için dünyadakiler birbirini yiyor."
İmam Gazalî

"Başkasını görüp kendini görmemeyi göz bebeğinden öğren"
Sa'dî

"Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür."
Hz. Mevlana

"Âhiretteki hesap, dünyada nefsini hesaba çekmiş olanlar için kolaydır."
Hz. Ömer (r.a.)

"Yüce Allah dünyaya şöyle vahyetmiştir: Seni arzulayıp peşinde koşanları yor. Bana kulluk edenlere ise hizmet et."Seleme b. Dînâr

"Kalbin aydınlığı, helâl yemekle olur."
Hz. Ali (k.v.)

"Eğer rahatlık istiyorsan; helâlinden eline ne geçerse onu ye; bulduğunu giyin ve Allah'ın sana takdir ettiği şeylere razı ol!"
(Şakîk-i Belhî)

"Diriliş olmasaydı; yaşamak upuzun bir ölümdü."

"İslâmiyet görünmek değil, olmaktır."

"Benim en muhtaç olduğum günü size söyleyeyim mi? Kabrime konulduğum gün!"Ebû Zer (r.a.)


"Namusluluk, insanın vicdanıyla başbaşa kaldığı zaman ona verecek utandırıcı bir hesabı olmaması demektir."
Ali Fuad Başgil

"Bizim terbiye yolumuz, nefeslere varana kadar her anını uyanık geçirme üzerine kurulmuştur.

Uyanık sûfi, iki nefes arasını bile zikirle geçirir."
Şah-ı Naşibend (k.s)

"Sizler niyetinizi Allah için güzel yapın, her işiniz güzel olur, güzel sonuç verir.

Kulun güzel niyetini Allah bilsin yeter."
Gavs-ı Sânî Abdülbâki el-Hüseynî (k.s)

"Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip niyetinden caydırmasın."
Hz. Ali (k.v)

"Şükür, nimetlerin süsüdür."
Hz. Ali (k.v)

"Asıl kazanç, âhiretinizi güzelleştirmemize yarayandır."
Hasan b. Sâbit

"Tövbe odur ki başkalarının da tövbesine vesile olur."
Gavs Abdülhakim el-Hüseynî Bilvânisî

"Zikir kalbin gıdasıdır; gıdasını almayan kalp zayıflar sonra da ölür.

Kalp ancak zikir ile beslenir, kuvvetlenir, tatlanır, manen hayat bulur."
Gavs-ı Sânî Abdülbâki el-Hüseynî (k.s)

"Bülbülün feryadı gonca güle, insanın sevdası bir tatlı dile."

"Anneler her şeyi görmese de, kalpleriyle duyar."
Ostrovski

"Kalplerin hayatı, ölmeyen Allah'ın zikri iledir."
Sehl b. Abdullah

"Kişi, insanlar arasında kendisinden düşük dereceli birinin bulunduğuna inandıkça gururlu demektir."
Bâyezîd-i Bistâmî

"İnsan söz ile yükseldi sultan oldu,

çok söz insanı gölge gibi yere serdi.

Söz ölüm oldu, savaş oldu, söz ara buldu, söz sulh etti."
Kutadgu Bilig'den

"Her güçlüğü kolaylık, her gayreti başarı, karanlığı aydınlık, sabrı zafer takip eder."
Abdülkerim Cîlî

"Arkadaşlıkta çıkar ve zevkler, dostlukta ise felâket ve dertler müşterektir."

"İstikamet, kerametten üstündür."
Abdülhakim Arvâsî (k.s.)

"Büyük zekâlar birlikte düşünür."
Malcom X

"Başa sıkıntı ve imtihanlar gelince, herkesin akıl ve adamlık seviyesi belli olur."
Ebû Saîd el-Harrâz

"Büyük zihinler fikirleri, orta zihinler hasideseleri, küçük zihinler kişileri konuşur."

"Yapılan bir iş, verilen iki söze bedeldir."

"Ruha muhalefet gerilik, akla muhalefet delilik, nefse muhalefet ise veliliktir."

"Sabır bela geldiğinde güzel edebini bozmamaktır.*
İbn Atâ

"Varlığa sevindiklerin az olsun ki, kayıpları seni yıkmasın."

"Mizah, meslek olmamak şartıyla güzeldir."
A. Hamdi Tanpınar

"Eli görmeyen kişi, yazıyı kalem yazı sanır."
Hz. Mevlânâ

"Edep öğrenilmeden ilim öğrenilmez."
Süfyân es-Servî (k.s)

"Kötülerin övülmesi arşı titretir."
Hz. Mevlânâ

"Senin gerçek din kardeşin sana ayıplarını gösterendir. hakiki dostun ise seni günahlardan sakındırandır."
Yahya b. Muâz

"Zekat vermeyen kavmin üzerine rahmet yağmaz."
Hz. Mevlânâ

"İlmin zekâtı, başkalarına öğretmektir."
Hz. Ösman (r.a)

"İnsanların kıymeti bilgisiyle ölçülür."
Hz. Ali (k.v.)

"Aşksız can ölü bilmek gerektir."
Sultan Veled

"Allah'ı sevmenin alâmeti, O'nun zikrini sevmektir."
Ahmed b. Ebi'l-Havârî

"Hakkı'ın rızâsına uygun her şey sevgilidir."
Muhyiddin ibnü'l-Arabî

"Nefsi tanımak, Hakk'ı bilmeyi gerektirir."
İbrahim Hakkı

"Ömür bu kadar kısa iken amelleri kısaltıp, emelleri uzatma."
Zemahşerî

"Nice küçük işler vardır ki niyet onu büyütür, nice büyük işler vardır ki niyet onu küçültür."
Râbia el-Adeviyye

"Allah'ım beni sen kaldır ki kimseler yıkamasın."
Sa'dî

"Hangi sofraya oturduysam, rızkı veren Allah idi."
Sa'di

"Bir kul, bütün âzaları ile günahları terk etmedikçe ona akıllı denmez."

"Ey evlat! Önce nefsine öğüt ver. Onu yola getir, sonra başkalarını.

Senin ıslaha muhtaç hallerin var. Gözlerin bir adım ötesini görmüyor. Körleri neyinle yola getirmek sevdasındasın."
Abdülkadir Geylânî*

"Veli kişi, toprak gibidir. Toprağa her türlü kötü şeyler atılır. Ama topraktan hep güzel şeyler biter."
Akşemseddin

"Şükür, bütün gücünü nimeti verenin istediği yolda harcamaktır."
Rüveym

"Tasavvuf ve ilmin özü, nefse ağır gelen zorluklara katlanmak, nefsin kötü huy ve çirkin sıfatlarından arınarak kalbi Allah'a bağlamak ve O'nun zikriyle süslenmektir.*
Gazâlî

"Şehamet dini, gayret dini, ancak Müslümanlık'tır.

Hakiki Müslümanlık, en büyük kahramanlıktır."
Mehmet Âkif

"Hıssî beraberlik, sadıklarla oturup kalkmak, sohbetlerinde bulunmaktır. Mânevi beraberlik, kalbi onlara bağlayıp ruhaniyetlerine yönelmektir."
Ubeydullah Ahrâr




Açlık, kılıçtan bile keskindir. (Beamont Flketcher)*

Tok olan bilmez açın halinden (Şinasi)

Deve yükü aş olsa, aç'a az görünür. (Kaşgarlı Mahmut)*

içiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir. (F.Garcia Lorca)*

Acıların en acısı kendi kendimize çektirdigimizdir. (Sophokles)*

Büyük saadetler büyük acıların yanibasindadir. (H.Erhan Bener)*

Aci çekmeyenler, baskalarinin aci çekebilecegini aklilarina bile getirmezler. (Samuel Johnson)*

Adalet güzeldir. Fakat devlet büyüklerinde olsa daha güzeldir. (Hadis-i Serif)*

Adalet mülkün temelidir. (Hz.Ömer r.a.)

Adil hükümdarin bir gün adaletle hükmetmesi, bir adamin kendi kendine altmis sene nafile ibadet etmesinden daha hayirlidir. (Hadis-i Serif)*

Affetmek, zaferin zekatidir. (Hadis-i Serif)*

Birinin suçunu affedip bagisladiktan sonra pisman olma, cezalandirdigin zaman sevinme. (Hz.Ali r.a.)*

intikam alip da sonunda pisman olmaktansa, affedip de pisman olmak daha iyidir. (Cafer b. Muhammed)*

Affin en güzeli, hasmini ezmeye müktedir iken yapilandir. (Ömer bin Abdülaziz)

Sayisiz günahlarımızı affeden Allah'in bir kulu olarak, neden bir suçu bagislamayayim? (Kenan Rifai)*

İnsanlara verilen seylerin en hayirlisi güzel ahlaktir. (Hadis-i Serif)*

Siz, mallarinizla herkesi memnun edemezsiniz, onlar güler yüz ve güzel ahlak ile memnun etmeye çalisin. (Hadis-i Serif)*

Güzel ahlak; cömertlik, bagislayicilik, sabir ve tahammüldür. (Hasan- Basri)

Allah'im, senden sabir, afiyet ve güzel ahlak isterim. (Hadis-i Serif)*

Allah Teâlâ akildan daha degerli bir sey yaratmamistir. (Hadis-i Serif)*

Akil yeryüzünden kalksa bile, hiç kimse akilsiz oldugunu kabul etmez. (Seyh Sadi)*

Bir adamin sorusundan, onun aklinin derecesi anlasilir. (Hz.Ömer r.a.)*

Akilli bir kimse, düsmanindan da akil ögrenmeyi ihmal etmez. (Beydeba)*

De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? (Zümer Suresi 39/10)*

Kisi, bulundugu ülkede kendisinden alim birisinin mevcudiyetini kabul ettigi müddetçe, hakikaten alimdir.

Kişi Kendisini bütün alimlerden üstün gördügü takdirde, cahilligini ortaya koymus olur. (Abdullah bin Mubarek)
*
Bir alimin, devlet adamlarinin kapisina gitmesi, Allah'in en kizdigi seydir. (Imam Evzai)*

Kiyamet gününde insanlarin en çok pisman olani, ilmi ile büyüklük taslayan alim olacaktir. (ibrahim bin Utbe)*

Kiyamet gününde alimlerin mürekkebi, sehidlerin kani ile tartilir. (Hadis-i serif)*

Kisi bildigi ile amel etmedikçe alim olmaz. (Hadis-i Serif)*

Alim, haram, helali bilen degildir; alim, bildigi ile amel edendir. (Süfyan bin Uyeyne)*

Nice alimler vardir ki, sultanın yanına dini ile birlikte girer de, çıkarken dininden hiçbir şey kalmaz. (Fudayl bin yaz)*

Cennet annelerin ayaklari altindadir. (Hadis-i şerif)

iyiliklerin en iyisi kisi babasinin dostu olanlara iyilik etmesidir. (Hadis-i Serif)

Mükafatin büyüklügü, belanin büyüklügü nisbetindedir. (Hadis-i erif)*

Allahu Teala mümin kulunun üzerinden bir günah kalmayincaya kadar onun üzerinden belayi eksik etmez.(Fudeyl b.yaz)*

insanlar, baslarina gelen bela ve musibetleri, ondan daha büyükleriyle kiyas etselerdi, süphesiz belalarin bazisini afiyet kabul ederlerdi. (E arbi)*

Faydalanilmayan bilgi, harcanmayan ve hiç kimseye hayri dokunmayan define gibidir. (Hadis-i Serif)*

Hak'tan ve faziletlerden mahrum olan bilgi, hilekarliktir, onun akli ve zeka ile alakasi yoktur. (Eflatun)*

Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene, Çünkü cahil ne gelirse söyler diline. (La Edri)*

Basma cahilin izine, gitme seytanin sözüne (Ruhsati)*

Bilgisiz bir kimse, savas davuluna benzer, sesi çok, içi bostur. (Sadi)*

Allah'in fazlü kereminden verdigi nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için bir hayri oldugunu sanmasinlar.

bu, onlar için serdir. cimrilik ettikleri sey kiyamet günü boyunlarina dolanacaktir. (Al-i imran/180)*

Aman aman, cimrilikten son derece sakinin. sizden öncekileri cimrilik helak etmistir.

Cimrilik, onlar kan dökmeye ve haram helal tanimaya sürüklemistir. (Hadis-i serif)*

Hem cimrilik, hem de korkaklik mümine yakismaz. (Hadis-i serif)*

Cömertlik, dost ve ahbaba iyilikte ve ikramda bulunmaktir. (Süfyan bin Uyeyne)*

Allah cömerttir, cömetligi ve güzel aklaki sever. (Hadis-i serif)*

Veren el, alan elden üstündür. (Hadis-i serif)*

Cömert, nasihat vermekle yetinmeyip yardim eder. (Vauvenargues)*

Cömertligin afeti basa kakmadir. (Hadis-i erif)*

Ey iman edenler! Cuma günü namaza çagrildigi zaman, hemen Allahi' anmaya kosun

Cuma günü alis verisi birakin. Eger bilmis olsaniz, elbette bu,sizin için daha hayirlidir. (Cuma Suresi /9)

Cuma günü makbul bir saat vardir. Duasini bu saate denk getiren Müslümana Allah diledigini verir. (Hadis-i serif)*

Özürsüz üç Cuma'yi terkeden kimsenin kalbini Allah mühürler. (Hadis-i serif)*

Bilsin ki insan için kendi çalismasindan baska bir sey yoktur. (Necmi Suresi /39)*

Çalanlar, kötülük düsünmeye vakit bulamazlar. Çalmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar. (Hz.Ali r.a.)*

Çocuk kokusu, Cennet kokularindandir. (Hadis-i Serif)*

Çocugu güzel terbiye etmek ve ona güzel bir isim vermek, evladin ,baba üzerindeki haklarindandir. (Hadis-i serif )*

Bir Müslümanin, kardesine üç günden fazla küskünlüğü helal olamaz, ancak kötülügünden emin olamayacak bir kimse ise, o zaman helal olur. (Hadis-i serif)*

Din kardesine bir yil dargin duran kimse, onun kanini akitmis gibidir. (Hadis-i Serif)*

Müslümanin din kardesine üç günden fazla ziyade dargin durmasi helal olmaz. Önce konusan, Cennet'e girer. (Hadis-i Serif)*

El kapilarinda dilenci degilsin, bunun sükranesi olarak kapindan dilenciyi kovma. (Sadi)*

Yoksullarin bazis yalan söylememis olsaydi, onu bos olarak çeviren iflah olmazdi. (Hadis-i Serif)*

Dilenmek, insanoglunun yüzünde siyah bir lekedir.

Verileni reddeden kimse, verenin gözünde büyür ve ona karsi makamini korur. (Selman-i Farisi r.a.)*

Allah'un bugzettigi kimseler, mescidlerde dilenenlerdir.

Onlar, allah'in evlerinde, Allah'tan degil de baskalarindan dilenirler istediklerini vermeyenlerin günahina girmis olurlar. (Muaz bin Cebal r.a.)*

Su yalan dünyanin sonu hiç imis, Aksam gelüb konan sabah göç imiş . (Pir Sultan Abdal)*

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın. (Hadis-i Serif)


"Ayakta ölmek diz üstü yasamaktan iyidir."
FRANKLIN ROOSVELT

"Insanlara en adil sekilde dagitilan nimet akildir. Çünkü kimse
aklindan sikayetçi degildir."
MONTAIGNE

"Ask mücadelesi degil, mücadele aski içinde ol."
PEYAMI SAFA

"Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez."
SOKRAT

"Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur arariz."
CENAP SEHABETTIN

"Okuyabilirseniz her insan bir kitaptir."
W. ELLERY CHANNING

"Kargalar ötmeye baslayinca bülbüller susar."
MEVLANA

insan vaktini nasil geçirecegini,
üstün bir insan ise vaktini nasil tasarruf edecegini düsünür."
SCHOPENHAVER

"Sakladigin bir sir senin esirindir. Açiga vurursan sen onun esiri olursun."
HZ. ALI

"Psikolog, güzel bir kiz gördügünde kizi degil, ona bakanlari
inceleyen adamdir."
I. MERLOST

"Cevizin kabugunu kirip özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder."
GAZALI

"Bir aile ile bir kralligi yönetme arasinda pek büyük bir fark yoktur."
MONTAIGNE

"Nasil kafa sayisi kadar düsünce varsa,
kalp sayisi kadar da sevgi çesidi vardir."
TOLSTOY

"En büyük bilgelik kendine egemen olabilmektir."
EURIPIDES

"En büyük zafer insanin kendine hakim olmasidir."
PLATON

"Insanlar her zaman kahraman olamazlar ama her zaman insan olabilirler."
BENJAMIN FRANKLIN

"Sevgi her zaman karsilik görür, kin de..."
DOSTOYEVSKI

"Öyle bir dünyada yasiyoruz ki, bir pesin hükümü söküp atmak, atomu
parçalamaktan daha zor."
EINSTEIN

"Gördüklerim beni görmedigim yaraticinin varligina inanmaya zorluyor."
EMERSON

"En iyi hükümet bize kendimizi yönetmeyi ögretendir."
GOETHE

"Iyiliginize inanilmasini istiyorsaniz ondan hiç bahsetmeyin."
BALZAC

"Sabir; yüzünü eksitmeden aciyi yudumlamaktir."
CÜNEYD-I BAGDADI

"Kardeslerimi Allah yaratti, fakat dostlarimi ben buldum."
GOETHE

"Biri size : "Dürüst insan diye birsey yoktur" derse,
o kisinin bir düzenbaz olduguna inanin."
GEORGE BERKELEY

"Güzel olan sevgili degil, sevgili olan güzeldir."
TOLSTOY

"Bir problemin güç oldugunu söyleme ;
eger o güç olmasaydi, zaten problem olmazdi."
F. FOCH

"Söylemek birsey, yapmak da baska birseydir."
MONTAINGE

"Silgi kullanmadan resim çizme sanatina hayat diyoruz."

"Her insan hata yapar, ancak ahmak insanlar hatalarinda israr
ederler."

"Hayati kaybetmekten daha aci birsey vardir: yasamin manasini
kaybetmek!"

"Baskalarindan üstün olmamiz önemli degildir. Önemli olan ;
dünkü halimizden üstün olmamizdir."

"Aptallarla tartismayin görenler aranizdaki farki anlamayabilirler."
İMAM-I GAZALİ

"Herkes ayni seyi düsünüyorsa, hiçkimse birsey düsünmüyor demektir."

"Hayata en önemli sey kazançlarinizi kullanmak degildir. Bunu herkes
yapar.önemli olan kayiplarimizdan kazanç saglamamizdir. Bu zeka
gerektirir ;

akilli insanlarla aptal insanlar arasindaki fark budur."
WILLIAM BOLITH

"Mide ülserlerine yedikleriniz neden olmaz. Ülserler sizi
yiyenlerden olusur."
DR. JOSEPH MONTAGUE


Cok suslenenlere bakin hepsi de gizlenmek istiyordur.
Aristo

Akilsizca birseyi milyonlarca kisi soylese de o sey
yine akilsizcadir.
B. Russel

Mal kaybeden bir sey kaybetmemistir. Onurunu kaybeden
cok sey kaybetmistir.

Cesaretini kaybedenler herseyini kaybetmistir.
Goethe

Bir dusmani affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydir.
Mme Dorothe Delusy

Iyi olmak kolaydir, zor olan adil olmaktir.
Victor Hugo

Erkekler kadinlarin ilk aski, kadinlar da erkeklerin son aski olmak isterler.
Oscar Wilde

Kral da, dilenci de ayni istahla acikirlar.
Montaigne

Bil ki, senin lehine soz tasiyan kimse aleyhine de tasir;

sana nakleden, senden de nakleder.
Imam Safii

Bu dunyaya istedigimiz gibi gelmedik,
Bu dunyadan istedigimiz gibi gidemeyiz.
Omer Hayyam

Hayat bir hikaye gibidir, ne kadar uzun oldugu degil
ne kadar guzel oldugu onemlidir.
Seneca

Dunyaya geldigimiz gun bir yandan yasamaya, bir yandan
olmeye baslariz.
MONTAİGNE

İnsanin kendi vatani icin yalan soylemesi bir
vatanseverlik sanatidir.Buna diplomasi denilir.
AMBROSE BİERCE

Kendinizi idare ederken kafanizi, baskalarini idare ederken kalbinizi kullanin. Ingiliz atasözü


*"Sonunda acı getirecek zevklerden kaçınılabileceğini, sonunda zevk getirecek acılara da dayanılabileceğini düşünüyorum."
-Michel De MONTAIGNE-

*"Kişi zengin olsun, yoksul olsun, hastalığı iyileştirende, mutsuzluğu mutlu kılan da zihindir."
-Benjamin DISRAELI-

Bir alışkanlığın başlangıcı görünmez bir iplik gibidir o hareketi her tekrarlayışımızda ipliği sağlamlaştırırız, ona bir elyaf daha ekleriz, kapkalın bir kablo olur,

düşünce ve hareketlerimizi geri dönülmez biçimde birbirini bağlar."
-Orison Swett MARDEN-

*"Tecrübe, insanın başına gelen şey değildir, o insanın o başına gelenle ne yaptığıdır."
-Aldous HUXLEY-

*"Yüksek tepelerde yılanlara ve kuşlara rastlarsınız. Ancak tepeye biri sürünerek gelmiştir, biri uçarak."

*"Karakterinize şöhretinizden daha çok önem verin, çünkü karakteriniz, aslında ne iseniz odur, oysa şöhretiniz, başkaları sizi ne sanıyorsa odur."
-John WOODEN-

*"Kriz kelimesi Çince yazıldığında iki harften oluşmakta, bu harflerin biri tehlikeyi, diğeri ise fırsatı temsil etmektedir."
-John F. KENNEDY-

*"Bilginin az olduğu yerde cehalet ilimdir."

*"Kendinizi yönetirken kafanızı, başkalarını yönetirken kalbinizi kullanın."

*"Bütün büyük yanlışların altında gurur yatar."

*"iki şey aptallık belirtisidir, konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak."

*"İnsanı elbisesine göre karşılar, bilgisine göre uğurlarlar."
-Rus Atasözü-

*"Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer."
-İngiliz Atasözü-

*"Bir dostunuz yemiş bahçesini geziyorsa dalgın görünmeniz en büyük nezakettir."
-Japon Atasözü-

*"Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır."

*"Büyük zekalar birlikte düşünürler."
-Fransız Atasözü-

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar. İngiliz Atasözü-

*"Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat diyoruz."

*"Durmasını bilin yoksa değerli olan hiçbirşey size yetişemez."*

Mal cimrilerde, silah korkaklarda, yönetim akılsızlarda olursa iş bozulur*Hazreti Ebu Bekr*

Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir.*Hazreti Osman

Lüzûmsuz şeylerin peşinden koşan, lüzûmlu şeyleri kaçırır.*Hazreti Ali*Radıyallahu anh*

Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez.*Hazreti Ali*Radıyallahu anh*


Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur.*Hazreti Ali*Radıyallahu anh

İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur'an tilavetinde hayır yoktur.*Hazreti Ali*Radıyallahu anh

Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. *İmâm-ı Rabbânî*Rahmetullahi aleyh

Müslüman bir kadın, çocuğunu emzirdiği sürece, Allah yolunda cihat edenler gibidir.*Saîd bin Cübeyr*Rahmetullahi aleyh*

Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz.*Sa'dî Şirâzî*Rahmetullahi aleyh*

Müminin senden alacağı üç nasibi olursa Muhsinlerden olursun faydan dokunmuyorsa zararında dokunmasın.
sevindirmen mümkün değilse bari üzmeyesin övmen mümkün değilse hiç olmazsa kötülemeyesin.

alimler şu üç tavsiyede bulundular:
1)*hayır işleyemezsen kendini şerden al 2)*İnsanlara faydalı olamazsan onlara zararlı olma 3)*Oruç tutamıyorsan bari insan eti yeme gıybet etme Yahya bin Muaz*

İnsanlar arasında bulun, fakat kimseye yük olma!*Hüsameddin Mankpûrî*Rahmetullahi aleyh*

İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir Abdülvehhâb-ı Müttekî*

Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir.*Ahmed Yesevî

İslamiyet'in içinde hiç bir kötülük, İslamiyet'in dışında da hiç bir iyilik yoktur.*Ebu-l Vefâ*Rahmetullahi aleyh*

Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek.*Fudayl bin İyad*Rahmetullahi aleyh*

Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil!*Hasan-ı Basrî*Rahmetullahi aleyh*

Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir.*İmamı Gazali*Rahmetullahi aleyh*

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzûrun kıymetini huzûrsuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini ölüler bilir.*Hâtim-i Esam

Define ile Yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır.*Şeyh Sâdi Şirazi*Rahmetullahi aleyh*


Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.*İmâmı Şâfî

Yolumuz yâr ile gül bahçesine uğradı;
gafletle güle nazar edince dedi ki yâr :
Muhabbetin şartı bu mudur, utan yaptığından Ben varken güle bakmak nasıl elinden gelir?*Mevlânâ

Hangi dağa tırmansam, muradım ötesinde; Murad, bugün yerine her günün ötesinde...*N.F.K. ÇİLENAME

İki tur insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı.*Cat stevens

şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır*


Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem

Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.

Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, aldırma da git, diyemem aldırırım

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Mehmet Akif ERSOY

Sözü dost, özü düşmandan usandım.
Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.
Herkesin kahrı çekilir ama Ben davasız Müslüman'dan usandım.*

Kaynaklara benzeriz, çıkar topraktan*
Çağlar, köpürür, zevk alırız koşmaktan*
Düzlüklere indikçe, akıp sessizce
Tekrar döneriz toprağa, bir çatlaktan*

Bir milletin kültürünü kontrol etmek dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise mazisinden, tarihinden milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür.*Bernard Lewis*

Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kotu alışkanlıklar, Yoksulluk.*VOLTAIRE*

pîre demişler ki, evlen! Demiş :*
Ben bulûğa ermedim insan veliliğe erince baliğ olur;*Velilik olmayınca çocukluk olur.*Şeyh Şirazî «

Gezdim halep ile şamı
Eyledim ilmi talep
Meğer ilim bir hiç imiş
İllâ edep illâ edep.*

Bize bir nazar oldu
Cumamız Pazar oldu
Ne olduysa azar azar oldu!*

Evladım; biz insanlara emri bil mâruf yaparken onlara başlarının üzerinde güvercin varmış gibi yaklaşırız. O kuş imanlarıdır*

Kalbiniz üç şeyin evi olsun: Aşkın, ümidin, imanın.*

Tolstoy: Zindana atılan biçarelere muhafızlarını seçme hakkı verilse bu onların hürriyetini temin eder mi?

Tarih bilmeyen diplomat pusuladan anlamayan kaptana benzer.*Cevdet Paşa*

KURTULUŞ İSLAM'DADIR; İSLAM'DA! DOĞRU YOL ÇOK YAKININIZDA HATTA KALBİNİZDE GÖMÜLÜ DURUYOR. O GÖMÜYÜ ORADAN ÇIKARIN!!!*

Dost istersen ALLAH yeter*
Yaren istersen KUR'AN yeter*
Mal istersen KANAAT yeter*
Düşman istersen NEFİS yeter*
Nasihat istersen ÖLÜM yeter*


Ya İslam`da erirsin
Ya inkarda çürürsün
Yol Mezarda bitmiyor
Girdiğinde görürsün*

Bu gününü düşünme
Dün geçti, Yarın var mı?
Gençliğine Güvenme!
Ölen hep ihtiyar mi?*

Sadece başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır." -*Albert Einstein*

bir yaşam, tümüyle kişisel arzuları tatmine yönelmişse er yada geç, acı bir düş kırıklığına yol açar." Einstein*

BİR GÜN ; AKLINA GELİRSEM VE YANINDA DEĞİLSEM , BİL Kİ GÖZLERİNİN DALDIĞI YERDEYİM.*


Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.*Diderot

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.*Montaigne

Allah'tan korkmayandan korkulur.

Küçük insanların gururu büyük olur.

İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.

İnanç kaybolup şeref öldü mü, insanda yok olur.

Şeriat gemi, tarikat deniz hakikat ise inci gibidir.

Çocuğunuzun ayağına batan dikenler: ya ektiğiniz yada sökmediğiniz DİKENLERDİR


"Mide ülserlerine yedikleriniz neden olmaz. Ülserler sizi
yiyenlerden olusur."
DR. JOSEPH MONTAGUE

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın. (Hadis-i Serif)


Evde bir pano var ve her gün için bir güzel söz ya atasözü, deyim, şiir; öbürüne de hadisler yazılacak en kısa sürede. Sağolun,

"Nice küçük işler vardır ki niyet onu büyütür, nice büyük işler vardır ki niyet onu küçültür."
Râbia el-Adeviyye



Çalışmadan ele gecen şeyler devamlı ve kalıçı olmaz.
( Alaeddin,i Goncdüvani)

Kendisinin ve çoluk çocugunun gecimini temin etmek için calışmak farzdır*
(Muhammet Bagdadi)

Kulluk her an ALLAH,ü tealaya muhtac oldugunu bilmek ve O,nun
Resuluna tam tabi olmaktır.
(Cafer,i Sadık )

Başkasına yük olan kimse insanların gözünde alcalır ve degeri kalmaz
(Mekhul,üş,Şami )

Edeplere riayet etmeden yapılan hizmetlerin faydası yoktur
(İmam,ı Rabbani )

Borcundan bir kuruşu sahibine vermek pek çok altın sadaka vermekten daha iyidir*(İmam,ı Rabbani )

Kendi nefsini terbiye edemeyen başkasınınkini hiç terbiye edemez
(Sırrı Sekati)

Günahlara tevbe etmeyi geciktirmek ALLAH,ü tealaya*
karşı kibirli olmaktır*
(Cafer,i Sadık)

Kötü insan hiç kimseye iyi zan beslemez .Çünkü o, herkesi
kendisi gibi görür*
(Haret,i Ali )*

*Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir. (Cafer bin Muhammed)


*Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez[(Hz.Esma)


*Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir(Mevlana)


*Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir.(Mevlana)


*Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir.(Kaşgarlı Mahmud)


*Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.(Hz.Ali)


*Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)


*İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur.(İbni Haldun)


*Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)


*Her gecenin bir gündüzü vardır.(Hz.Ali (r.a)


*En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır.(Malcolm X)


*Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar.(Mevlana)


*Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.(İbni Haldun)


*İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur.(Mevlana)*


Evren en büyük mucize, evrendeki en büyük mucize ise insandır.*

Geleceği de yaratan Allah’tır, bunu düşünmek tevekkülü artırır.*

Mümin rüzgarda eğilen fidan gibi değil, fırtınada dik duran asırlık çınar gibidir.

Sağlıklı olmak için iman edilmez, iman edildiği için sağlıklı olunur.*

Münafık, hatasında ısrar eden, mümin ise hata yaptığında tevbe eden kişidir.*

Hayat pamuk ipliğine bağlıdır, tek ilaç duadır.*

Allah’ı çok anmak, cennet umudunu artıran bir işarettir.*

Kuran, iman, Allah korkusu, tevekkül ve güzel ahlak müminin aklını güçlendirir.

Nefsini gömen insanın üstüne bereket yağmuru yağar, diğeri uyarılıp korkutulanların yağmuru olur.

Dünya hayatı üstü şekerle kaplanmış bir zehirdir, o zehri mümin görür.

Allah’ın verdiği dünya metaı, küfrün azabını, müminin ecrini artırır.

Samimiyet, ağzın söylediğini, kalbin ve beynin onaylamasıdır.

Sabır kötü bir görüntüyle yüzleşme zamanı geldiğinde gösterilen tevekküldür.

Mühürlü olan kalbe Allah sözü girmez. Ama müminin kalbinde mühür yoktur, Allah lafzı içeri girer.

Vicdanına uyan Allah’a, nefsine uyan ise şeytana itaat etmiş olur.

Beyninin tamamı Allah ile dolu olmayan insan, orada şeytana da yer ayırmış demektir.

Dünyada hak arama telaşında olan insanın, asıl ahirette Hak'kın karşısına çıktığı zaman ne yapacağını düşünmesi gerekir.

Cehennem ne kadar korkunçsa, nefis de o kadar korkunç ve azgındır; insanı bataklığa iter.

Eğer imtihan oluyorsanız, bu, Allah’ın sizi unutmadığının müjdesidir.

Tek bir meyvedeki çürük, sepetteki diğer meyvelere de sirayet eder.

Yukarıya çıkıp dünyaya bakarsan, dünya küçülür ve sen tamamını görürsün Daha fazla yükseldiğinde ise dünya artık görünmez olur. Dünya ve dünya hayatı "yok olacak"tır.

Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur.

kusurunu itiraf etmemek, büyük noksanlıktır kusurunu görsen, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etsen affa layık olur.

Allah’tan fazl ve ihsan isteyiniz. Şüphesiz Allah, kendisinden birşey istenmesini sever.

İbadetlerin en üstünü sıkıntı halinde kurtuluşu sabırla beklemektir.

Herkes korktuğundan kaçar, yalnız Allah’tan korkan O’na yaklaşır.

İbadette gençlik kuvvetini sarf etmenin sonucu, cennette ebedi gençliktir.

Dünya tarladır, ahiret ekilen tohumların toplandığı yer.Cennet ve cehennem de birer menzildir.

Müminin güzel söze ihtiyacı vardır Kardeşinden güzel söz duyamazsa, kendine söyler. O da kibirini artırır.*

İnsanlar birbirine sevgi göstermelidir; sevgi göstermeyen ne kazanır, gösteren ne kaybeder?

İki kardeş ve iki arkadaş iki el gibidir, biri ötekini yıkar.*

Bir gün nefsime dedim: gel seninle Rabbime gidelim. Gelmedi. Ben de tek başına yürüdüm, gittim.

Allah sizin kalıbınıza ve suretinize değil, kalbinizin temizliğine bakar.

Bir insanda görülen ameller ve takvadan başka, bir de onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır.*

Bakış gücü olmayanların nazarları, görünen amellerdir biz onlara değil insanın içindeki sırra bakıyoruz..

İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür.*

Herkes herkese bir lokma verebilir, ama boğaz bağışlamak ancak Allah’ın işidir.*

Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez.*

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir.*

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.*

Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir.*

Özü doğru olanın, sözü de doğru olur.*

Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır.*

Her gecenin bir gündüzü vardır.*

Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir.*

Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür.*

En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır.*

Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar.

Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır.*

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.*

Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder.*

Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar.*

Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz.*

Hiç kimse, diğer kimsenin kulu değildir

Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür.*

En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar.*

Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir.*

Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur.*

Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur.*

Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.*

Eğri ok, doğru yol almaz.*

Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir.*

İnsanı maskara eden, dilidir.*

Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir.*

Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider.*

Hasetciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur.*

Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır.

Müminler güneş gibidir, yağmurda ıslandığında diğeri onu kurutur.

Bu dünyanın en zoru, ahiretin anahtarıdır.

Düşmanın olan şeytanla el ele tutuşur gezmeye çıkarsan seni güzel bir yere götürmez, pisliğe ve bataklığa götürür

"Allah'a teslim oldum" yerine,"Allah beni teslim aldı elhamdülillah" de..Çünkü herşey gibi sen de Allah'a teslimsin.

Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiridir.

Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.

Allâh'a sığın, onun emrine itaatsizlik etme!

Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür.

İnsan sözünü dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.

Allah'tan ne gelirse ona râzı ol!

Kimi insan yaşadığı zorlukları bahane edip Allah'tan uzaklaşır, kimi insan da yaşadığı zorlukları vesile edip Allah'a yakınlaşır.

Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.

Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır.*

Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma.*

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.*

Fakirlik, hâline şükredip kimseye şikâyet etmeyerek ihtiyacını gizlemektir.

Namaz kılmak, yalnız Allah’tan korkan müminlere, kolay gelir.


Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar.

Üç zümreye, üç şey çirkin düşer: 1-İdârecilere, sertlik, 2-Âlimlere, mal sevdası, 3-Zenginlere ise cimrilik.

İşlediğiniz günâhları gizlediğiniz gibi, yaptığınız iyilikleri de gizleyiniz!*

Nefsin aldanmasına, dünyanın yalancı ve geçici tadına kapılan, hayrın tadını alamaz.*

Tasavvuf, kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylar ile doldurmak demektir.*

İnsanların sıkıntılarına katlanmak, Allah’ın beğendiği, Resûlullah'ın sevdiği ve evliyânın özendiği bir ahlâktır.

Ölmek felâket değildir. Asıl felâket, öldükten sonra başa gelecekleri bilmemektir.

Adalet, halkın dirliği ve düzeni; idarecilerin ise, süsü ve güzelliğidir.*

Elden geldiği kadar kaç kötü arkadaştan, kötü ahbâb kötüdür, en zehirli yılandan.

Yılan zehir akıtıp, insanı candan eder, kötü arkadaş, can ve imandan eder.

Mümin güneş gibidir. Dünyada Sararıp, solarak batsada, doğduğunda yani ahirette göz kamaştırır.

Nefsinin arzularına tâbi olan, Allah’a nasıl kul olur?

Ey insan! Kime tâbi isen onun kulu olursun.

Kalb dünyâ arzularına bağlı kalıp geçici lezzet peşine takıldığı müddetçe, imkânı yok, âhireti sevmiş olamaz.

Edeb hudûda, sınırlara riâyet etmek, onu taşırmamaktır. En büyük edeb ise ilâhi hudûdu muhâfazadır, gözetmektir.

İstediklerini vermediğiniz zaman kızan ve küsen hakiki dost değildir.*

Her kalbin çarpıntısı, kendi ecelinin ayak sesidir.*

“Sonsuz” da olsa “O’nsuz” hayat bir hiçtir.*

İnanmamak ahirete gitmeye değil, cennete girmeye manidir.*

Ölçüleri yanlış olanların bütün ölçümleri yanlıştır.*

Saygı görmek istiyorsan saygıdeğer ol... Çakıl taşlarını kolye yapmazlar.

Düşmanın açık bıraktığı kapılar onun istediği yere çıkar.

Göklere giden yolu bulmak isteyenler, Allah’ın elçisinin yerdeki ayak izlerini takip etsinler.

Sesini değil, sözünü yükselt. Yağmurlardır büyüten zambakları, gök gürültüleri değil.

İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanmaya başlar.*

İyilerle dost ol ki, kötülerden emin olasın.*

Akıllı olan, yapabildiğini değil, yapması gerekeni yapar.

Ahmak olan kimse, övülmekten hoşlanır.*

ilmiyle amel eden Alimlerin sözleri her bir söz ışık gibidir.*

Bir alimden bir söz
insan iki çiş yerinden çıkmış bir varlık olduğu halde neden kibirlenir?
ibn ebi dünya*


52*İslam Alimlerinden Ibretlik Sözler

İki şey, aklı ve tedbiri bozar; biri acele etmek, diğeri de olmayacak şeyi istemek. (Hz. Ali)

Acele her işte kötüdür. Yalnız şer ve kötülüğün defedilmesinde değil. (Hz. Ali)

Acele şeytan işidir. Ama beş yerde öyle değildir; Misafire yedirmekte, namaz vaktinde tövbe etmekte, kız evlâdı evlendirmekte, ölüyü defnetmekte. (Hâtem-i Esam)

Kılıcın yapamadığını adalet yapar. (Kanuni Sultan Süleyman)

Güzel ahlâk, suyun kiri yok ettiği gibi kusuru yok eder. (Hz. Ali)

Aptallığın en büyüğü, övmede ve yermede aşırılığa kaçmaktır.

İki şey ahmaklığa dalâlet eder: Hiç bir sebep yokken gülmek; sormadan haber vermek. (Malik bin Dinar)

Ahmağı tanımakta en kesin ölçü, onun Allah'a inanıp inanmadığıdır. Böylelerinin bilgi ve marifetleri hiçbir değer ifade etmez. (İmam Rabbani)

İlim cehaleti kaldırır, fakat ahmaklığa birşey yapamaz. (A.Arvasi)

Bir adamın aklının derecesini soru sormasından anlarım. (Hz. Ömer)

Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edeb gibi miras, ilim gibi şeref olmaz. (Hz. Ali)

Akıl kemal bulunca boş sözler zeval bulur (yok olur.) (Hz. Ali)

En büyük servet akıldır. (Hz. Ali)

Dünyalığı artınca sevinenler, hergün eksilmekte olan ömrüne üzülmeyenler arasında aklı noksan olmayan yoktur. (Ebû'd-Derda)

Akıllı olan üç kimseyi hafife almaz; Alimleri, hükümdarları, dostları.

Alimleri hafife alanın ahireti gider, sultanları hafife alanın dünyası gider,

dostlarına mürüvveti olmayanın dostluğu gider. (Abdullah b. Mübarek)

Akıl yeryüzünden kalksa bile hiç kimse akılsız olduğuna inanmaz. (Sâdi Şîrâzî)

İki şey akıl hafifliğini gösterir: Konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak. (Sâdi Şîrâzî)

Şirkten sonra en büyük günah, insanlarla eğlenip alay etmektir. (Vehb ibni Münebbih)


İbâdetlerin en faziletlisi tevazudur. (Hz. Aişe)

Her kim kendisini kıymetli bilirse onun tevâzûdan nasibi yoktur. (Mâlik b. Dinar)

Tevâzu yaptığın güzel işlere bakıp kendini beğenmemen ve şımarmamandır. (Ebû Süleyman Dârânî)

Tevâzu kimden olursa olsun hakkı (doğruyu, gerçeği) kabul etmendir. (Fudayl b. İyad)

İnsanoğlu topraktan yaratılmıştır, eğer toprak gibi alçakgönüllü olmazsa insan değildir. (Sâdî)


Her türlü iyilik bir evde toplanmış ve onun anahtarı tevâzu olmuştur.

Her türlü kötülük bir evde toplanmış ve onun anahtarı kibir olmuştur. (Yusun bin Hüseyin)


Ey kişi, kalbinde Allah sevgisinden başka bir şey olmadığı zaman bil ki çok zenginsin. (İbni Vefa)

Bir kimse Allah'ı seviyor, O'na itaat ediyorsa sen de onu sevmek zorundasın. Çünkü iyi kimseyi seven Allah'ı sevmiş olur. (Hasan Basri)


Ömrümce oruç tutup hiç uyumadan ibadet etsem, malımı parça parça Allah yolunda infak etsem, gönlümde Allah'a itaat edene sevgi, isyan edene karşı nefret yoksa, yaptıklarımdan fayda göremem. (Abdullah bin Ömer)

Allah korkusuyla dökülen gözyaşları, ariflerin ibadetleridir. (Hz. Ali)

Vezir, padişahtan korktuğu kadar Allah'tan korksaydı melek olurdu. (Sâdi)

Kıyamet günü her göz ağlayacaktır. Ancak Allah Teâlâ'nın haramına bakmayan, Allah için uykusuz kalan, Allah korkusundan ağlayan gözler, ağlamayacaktır. (Safvan bin Süleyman)

Alla Teâlâ'nın senin hakkındaki bilgisi, insanların senin hakkındaki bilgisinden daha iyi olmalı. Bunun için yalnızken hal ve hareketine, insan içinde olduğundan daha çok dikkat etmelisin. (Hamdun Kassar)

Sen, babanın hakkına riayet edersen, oğlun da senin hakkına riayet eder. (Hz. Ali)

En büyük belalardan biri, anlaşamadığın halde ayrılma imkanın olmayan arkadaştır. (Muhammed er-Rasibi)

Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. (Hz. Ömer)

Aralarında yaşayabileceğin samimi arkadaşlar edin; çünkü onlar iyi günlerde gönül şenliği, kötü günlerde yardımcıdırlar. (Hz. Ömer)

Dünyada arsız kimseyle arkadaş olmak, ahirette insanı mahcub eder. (İmam Şafii)

Ufak bir yanlış hareketinle üzülecek, darılacak kimseye çok güvenme. (İmam Şafii)

Zalimleri bağışlamak yoksullara cefadır. (Sâdî)


Allah'a itaat etmek, fakat reddedilmekten korkmak bahtiyarlık alameti; Allah'a asi olup O'nun katında makbul olmayı ummak bedbahtlık alametidir. (Ebû Osman Nisaburi)

bedbahtlık alameti üçtür ilim verilip amelden Amel verilip ihlâstan mahrum bırakılması, Allah dostları ile sohbete nail olup onlara hürmetten mahrum olması. (Muhammed bin Fadl Belhi)

Altı şey cehaled ve bedbahtlık eseridir:*
1- Sebepsiz kızmak,*2- Gereksiz konuşmak 3- Sırrını ifşa etmek,*
4- Herkese güvenmek,*5- Dost ve düşmanı ayıramamak,*6- Yersiz ve zamansız nasihatte bulunmak. (Muhammed bin Mansur et-Tûsî)

Beş şey bedbahtlık nişanıdır: Gönül katılığı; göz yaşarmazlığı; hayasızlık; dünya sevgisi ve dünya için endişe. (Malik bin Dinar)


Bilgi zenginlikten üstündür. Çünkü zenginliği sen korursun, bilgi ise seni korur. (Hz. Ali)

İlim adamları için yokluk içinde yaşadığı halde kanaat sahibi olmaktan daha değerli bir ziynet yoktur. (İmam Şafii)

Kötülükten kaçmayan bilgin, ışık tutan bir kördür, başkalarına doğru yolu gösterir, ama kendisi göremez. (Sâdî)


Biz, ilmi yazmayan kişiyi, ilmi bilen kişi olarak kabul etmezdik. (Muaviye bin Kurre)

İlim öğrenilen değil, yaşanandır. Yaşanmayan ilim geçmeyen para gibidir. (İmam Şafii)

İlmin de ehli vadır. Onun ehlinden başkasına verirsen ziyan etmiş, ehline vermezsen ihanet etmiş olursun. (Süfyan bin Uyeyne)

En güvendiğim sağlam amelim (çabam) ilmi yaymak için yaptığım çalışmadır. (Ata bin Meysene)

Önce yol bil, sonra yol göster. Yolu görememişsen mürşitlik davasını bırak. (Nâsır-ı Hüsrev)

İlmi ile amel etmeyen âlim, başkalarını giydirdiği halde kendisi çıplak olan iğne gibidir. (İmam Gazalî)


Halkın içinden kaçmak marifet değildir. Asıl marifet halkın içinde iken kendi içine dönebilmektir. (Ebû Bekir Şibli)

Borcunu azaltırsan hür yaşarsın, günahlarını azaltırsan rahat ölürsün. (Hz. Ömer)


Öğünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar! (Hz. Ebû Bekir)

Hurma ağacına bakınız. Başı dik Allah ona meyvelerini taşıtıyor. Kabak, kavun, karpuz ise yüzünü ve dallarını yere koyduğu için Allah onların meyvelerinin yükünü toprağa taşıtıyor. (Ahmed er-Rufai)


Allah'a karşı isyan bayrağını çektiren günahların başında kibir gelir. (Avn İbn-i Abdullah)

Bir günah ki kaynağı şehvettir, affa mazhar olacağı umulur; ama günah ki kibirden kaynaklanır onun için mağfiret umulmamalıdır. (Seriyyü's-Sakati)

Bir kimsede kibir varsa bu, söz söylerken soğan gibi kokar. (Mevlânâ)

Dağları iğneyle kazmak, kalbden kibri söküp atmaya nazaran daha kolaydır. (Ebû Haşim Sofi)

İsyanda olanların mahçup hali, benim için ibadette olanların mağrur halinden daha sevimlidir. (Yahya Vâiz)

Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna dalalet eder. (Hz. Ali)

Bir Müslümanı küçük gördüğün zaman karşılığında iman ve irfan duygusunun azalışını görürsün. (Ebû Bekir bin Hamid Tirmizi)

Câhilin yüz faydası bir zararını karşılamaz. (Nâsır-ı Hüsrev)

Akraban da olsa câhille ilgini kes. vereceği sıkıntı, sağlayacağı huzurdan fazla olur. (Nâsır-ı Hüsrev)

Âlim, ölse de yaşar; câhil yaşarken ölüdür. (Hz. Ali)

İnsanların en câhili, ahiretini başkasının dünyası için satandır. (Hz. Ömer)

Cimri insan dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette zenginler gibi sorguya çekilir. (Hz. Ali)

Kıyamette bir devenin iğne deliğinden geçmesi, cimri bir zenginin cennete girmesinden daha kolaydır. (Vehb ibn-i Münebbih)

İnsanların malca en cimrisi, namusca en cömertidir. Yani mala kıymaması, namusunun ayak altı olmasına sebep olur. (İbn-i Mu'tez)

Cömertliğin aslı, kendi malından verip, başkasının malını korumaktır. (Hz. Ali)


Allah'ı sevmenin belirtisi üçtür: Deniz gibi cömertlik, güneş gibi şefkat, yer gibi tevazu. (Bâyezid Bistâmi)

Amellerin şahı üçtür: Mal az olduğunda cömert ol Yalnızken de Allah'tan kork haramdan sakın doğruyu söyle
(Bişr-i Hafi)

Sıkışık zamanında imdadına koşacak kimse isteyen, bolluk içindeyken cömert olmalıdır. (Şeyh Sâdî)

En hayırlı cömertlik, ihtiyaç sahibini arayıp ona vermektir. (Ebû Süleyman Dârânî)

Allah'a giden yolun köprüsü, malını O'nun uğruna saçmaktır. (Şems-i Tebrîzî)


bir kimseyi ne dünyasının ne de âhiretinin emrinde çalışır görmezsem ondan nefret ederim. (ibn-i Mes'ud)

Çalışmak en hayırlı maldır. (Hz. Ömer)

Hazine, eziyet çekene, çalışıp çaba gösterene gözükür. (Mevlânâ)

Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; tenbeller ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar. (Hz. Ali)

Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, Dostunun yüz karası düşmanının maskarası. (Mehmed Akif)


Üç şey kalbi öldürür: Çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak. (Fudayl bin İyaz)

İnsanları iki şey mahveder: Fazla mal toplama hırsı ve çok konuşmak. (İbrahim en-Nehâi)

Üç şey kalbi katılaştırır: Çok yemek, çok konuşmak, çok uyumak. (Mâlik bin Dinar)

Herşeyin bir helâk sebebi vardır, kalb nurunun helâk sebebi tokluktur.

Her şeyin bir pası vardır, kalb nurunun pası tokluktur. (Ebû Süleyman Dârânî)

Yemin ederim ki ağzıma koyduğum her lokmanın benim en büyük düşmanım olduğunu daima düşünmüşümdür. (Yezid bin Şüreyk et-Teymi)



Dervişlik, elenmiş ve üzerine su dökülmüş toprağa benzer, böyle toprak ne basanın ayağını incitir ne de üzerine toz kondurur. Derviş de böyle kimseyi incitmez. (M. Alauddin Âbizî)

Dervişlik herkesin yükünü çekmek, fakat kimseye kendi yükünü çektirmemektir. (Ubeydullah Taşkendî)


Dil bedenin denge organıdır. Dil doğru olursa diğer organlar da doğru olur. (Hz. Ali)

Ayıplarını örtmek ve nefsini selamete ulaştırmak istersen az söyle çok dinle. (Hz. Ali)

Dil yırtıcı bir hayvana benzer, ipini biraz gevşetin, ısırır. (Hz. Ali)


Her kötülükten uzak kalmanın yolu dilini tutmaktır. (Hz. Ali)

Sükut, insanın en nefis elbisesidir. (Hz. Ömer)

Rahat ve huzur on kısım ise, dokusu susmaktır. (Hz. Ömer)

İnsan, ayağını bastığı yerden çok diline dikkat etmelidir. (Ebû Hâzım Mekki)

İnsan kalbi bir sandıktır; dudaklar, onun kilidi, dil ise anahtarıdır. İnsana o anahtarı iyi muhafaza etmek düşer. (Ömer İbn-i Abdülaziz)

Dilini tutmayı alışkanlık haline getiren güven içinde yaşar. (Feridüddin Attar)

Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık, uykusuzluk. (Feridüddin Attar)


Dili korumak, altını ve gümüşü korumaktan daha zordur. (Muhammed ibn-i Vasi)

Sıkıntıdan kurtulmak istiyorsan dünyaya meyletmeyi bırak,

özür dilemekten kurtulmak istiyorsan diline hakim ol. (Mansur bin Ammar)

Ya Rabbi! Doğruyu doğru olarak bize göster ve ona uymak için kuvvet ve kudret ver. (Hz. Ebû Bekir)

Başkalarının düzeltmek için önce kendinizi düzeltiniz. (Hz. Ömer)

Bir doğruyu savunurken ona önce kendimiz inanmalıyız. (Hz. Ali)

Mertlik, açıkta yapılmasından utanılacak bir şeyi gizli olarak da yapmamaktır. (Nuşirevân-ı Âdil)

Şüpheli bir dirhemi geri vermek, bin dirhem sadaka vermekten daha üstündür. (Abdullah ibn-i Mübarek)

Doğruluk, kalbin konuşmasıdır, yani kendisinde olanı söylemesidir. (Ebûlhasen Harakani)

Bana dünyadan üç şey sevimli oldu: Geceleri namaz kılmak, hastaları ziyaret etmek, sözün doğrusunu söylemek. (Hz. Hasan)

Doğru söylediği için zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir. (Sâdî)

Zalim bir idarecinin yanında doğruyu söylemekten daha üstün bir sadaka yoktur. (Meymun İbn-i Mihran)


İnsanın üç dostu vardır:*
1. Şahsi dostu,*
2. Dostunun dostu, 3
. Düşmanının düşmanı. (Hz. Ali)

Herşeyin hayırlısı yenisidir; fakat dostun hayırlısı eski olandır. (Hz. Ali)

Birçok kimseye dostluk gösterdim, onlardan bir karşılık görmedim, yine de dostluktan vazgeçmedim. (Hz. Ali)

Hakiki dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir. (Hz. Ali)

Dostların kalbini kırmakla düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun. (Hz. Ali)

Dostlarla yapılan sohbetle boy ölçüşecek bir güzel davranış daha yoktur

Dostların ayrılığı kadar da keder veren birşey yoktur. (İmam Şafii)

Bizde bu aleme hiç meyil kalmamıştır.

Dostların gelip bizi bulamayınca gönülleri kırık dönmeleri tek üzüntümüzdür. (Alaeddin Attar)

Zamanımız insanlarının dostluğu çarşı yemeği gibi, rengi ve görünüşü güzel, fakat tadında iş yok. (Mâlik bin Dinar)

Halini iki kişiden gizleme: Uzman doktordan, gerçek dosttan. (Feridüddin Attar)

Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır. (Mevlânâ)

Çiçeksiz bahçenin zevki olmadığı gibi dostsuz hayatın da zevki olmaz. (Nâsır-ı Husrev)

Biriyle dostluk kurmak iyi bir şey, bu dostluğu sonuna kadar bağlı kalmak büyük bir iştir. (Nâsır-ı Husrev)

Akıllı ve içindeki düğümleri çözen bir dosta sahip olan kimse ne bahtiyardır. (Nâsır-ı Husrev)

Senin dindarlığını arttıran dost, her karşılaştığında avucuna bir altın koyan dosttan daha hayırlıdır. (Bilal İbn-i Sa'd)

Yedi şeyde hayır yoktur Huşu olmayan namazda lüzumsuz şeylerden kaçınılmadan tutulan oruçta düzgün telaffuz etmeden, acele ile Kur'an okumakta,*

Yedi şeyde hayır yoktur günahlara engel olmayan ibadette cömertlik bulunmayan malda samimiyet bulunmayan dostlukta, ihlâs olmayan duada. (Hz. Ali)

Dualar kabul olacak, hemen dua ediniz dense, duayı kendim için değil, devlet büyükleri için yapardım

benim iyiliğimle halk birşey kazanmaz. Ama idare edenlerin iyi olmaları ile Müslümanlar çok şey kazanır. (Fudayl bin İyaz)



Dünyaya az meylet, rahat yaşarsın.

Allah, dinini düzelten kişinin dünyasını da düzeltir. (Hz. Ali)

Dünya yılan gibidir, cildi yumuşak fakat zehiri öldürücüdür. Hoşuna giden şeylerden uzaklaş ki sana yaklaşmasın. (Hz. Ali)

Nice büyük insanlar vardır ki dünya onlara gülmez kuvvet ve zorbalıkla dünya ele geçseydi, kartallar serçe kuşlarına rızık bırakmazlardı. (Hz. Ali)

"Dünya sizi aldatmasın!" Bunu kim söylüyor? Cenab-ı Hakk söylüyor.

Dünyayı onu yaratandan daha iyi bilen olur mu? O halde dünyadan sakının. (Hasan Basrî)

Ademoğlunun canı dünyadan üç hasretle çıkıyor: Derlediğinden doyasıya yiyememek, emeline varamamak, sefer için yeterli azık edinememek. (Hasan Basrî)

Sevgilinin sevmediğini sevmek, sevgi alâmeti değildir.

Rabbimiz dünyayı kötüledi, biz ise onu övmekle meşgulüz. (İbrahim Edhem)

Nasıl ki beden hastalandığı zaman yeme, içme, uyku ve istirahatten zevk almazsa, kalb de dünya hastalığına tutulunca vaaz ve nasihatten zevk almaz. (Mâlik bin Dinar)

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır.

PDünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun. (İbn-i Semmak)

Dünyayı arayıp ahireti bulanı hiç görmedik. Ama ahireti arayıp dünyayı bulanı gördük. (Ebû Said Hasan Basrî)

Dünyanın az şeyini istemek, ahiretin çok şeyini kaybetmek demektir. (Ka'b el-Kurâzî)

Dostlar arasında ülfet ve bağlılığın kalkması, dünya sevgisi sebebiyledir. (Hamdun Kassar)

Ahireti isteyen, dünyasına zarar verir; dünyasını isteyen ahiretine zarar verir. Sen ebedi olan için fani olana zarar ver. (Amr bin Mürre)
Dünya üzerindekileri besler, büyütür, sonra onları yine kendi yer. (Ahmed er-Rufaî)

Akılsızlık alâmeti dörttür: Ahmağa fikir danışmak, cahile para vermek, dostların öğütlerini dinlememek, dünyadan ibret almamak. (Feridüddin Attar)


Akrabanın düşmanlığı ve dostların eziyeti yılan zehirinden daha acıdır. (Hz. Ali)

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır. (Hz. Ali)

Açık kalb ile konuşan düşman, içinden pazarlıklı dosttan daha iyidir. (Hz. Ali)

Akıllı düşmanla istişare kabildir; fakat cahil dostun reyinden kaçınmalıdır. (Hz. Ali)

İki düşman arasında öyle konuş ki barıştıkları zaman utanmayasın. (Sâdî)

İnsanın, kusurlarını sayan düşmanlarından edeceği istifade, kendisini öven dostlarından edeceği istifadeden daha fazladır. (İmam Gazali)

Düşmanın senden emin olmadıkça kâmil (tam, olgun) bir kişi olamazsın. (Bişr-i Hafi)

Bir kişinin düşmanlığına karşılık, bin kişinin dostluğu verilse dahi alma. (Ebû Said Hasan Basrî)

Edeb, haddini bilmektir. (Hz. Ali)


Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen onlara edeb öğret. (Hz. Ali)

Babaların evlatlarına bıraktıkları servetin en hayırlısı edebtir. (Hz. Ali)

Her kim edepten mahrum kaldı, cümle hayırlardan mahrum kaldı. (İbn Atâ)

Aslında insanla hayvan arasındaki fark edebdir. Bütün Kur'an'ın manası ayet ayet edebten ibarettir. (Mevlânâ)

Bir inasın layık olmadığı yere koymak zülumdur. (Hz. Ali)


İnsanların evveli bir damla su, sonu ise toprak olmaktır. Asıllarındaki ile övünenler ancak su ve toprakla övünmektedirler. (Hz. Ali)


Üç haslet ibadetten daha değerlidir: Gafletten uyanmak; nefse dilediğini vermemek; Allah korkusundan ağlamak. (Ebû Bekir Kettânî)

Avam halk için günahtan kaçmak nasıl vacip ise, havas münevver için de gafletten kaçmak öyle vaciptir. (Ebû Yezid Burani)

Gafilin üç alameti vardır:*çok yanılmak,*
çok eğlenmek çok unutmak. (Vehb ibn-i Münebbih)


Allah'a yemin ederim ki, gıybet, müminin dinini bozma hususunda, cüzzamın bedeni ifsad etmesinden çok daha hızlıdır. (Hasan Basri)

Dört şeyi dört şeyden temizle: Dilini gıybetten, kalbini kıskançlıktan, mideni haram lokmadan, davranışlarını riyadan. (Feridüddin Attar)

Senin yanında başkasını çekiştiren, seni de başkasının yanında çekiştirir. (İmam Şafii)

Kalbler, içi boş kablara benzer, hayırlı olanı hayırla dolu olandır. (Hz. Ali)

Kalb kör olduktan sonra gözlerin görmesinde fayda yoktur. (Hz. Ali)

Topraktan biten güller solar gider, gönülden biten güller ise devamlıdır. (Mevlânâ)

Kendisinden başkasından boş olmak şartıyla Allah katında en makbul organ kalbdir. (İmam Gazali)


Çok gülenin heybeti azalır, çok konuşan çok yanılır hayâsı gider. (Hz. Ömer)


Günahtan sakınmak, tövbe ile uğraşmaktan daha kolaydır. (Hz. Ömer)

Kötü yolları öğrenmemen için günahkarlarla sohbet etme. (Hz. Ömer)

Günahtan korkmayan ile düşüp kalkmak, kıyamet gününde insana utanç olur. (İmam Şafii)

Sahibine üzüntü veren günah, sahibine gurur veren ibadetten hayırlıdır. (Ata-i İskenderi)

Günah işlediği zaman üzüntü değil sevinç duyanların hali, günah işlemekten beterdir. (Mansur Ammar)

Hayret ederim o kişiye ki, hastalık korkusuyla yemekten perhiz eder de, cehennem korkusuyla günahtan perhiz etmez. (Yahya bin Muaz)

Allah'tan korkan günahkar, ibadetine güvenen âbidden daha makbuldür. (Sâdî)

Nefse, günahtan kaçınmak ibadet yapmaktan daha zor gelir. Onun için günahtan kaçınmak daha sevaptır. (İmam Rabbânî)

İşlenen günahların kokusu olsaydı, günahlarımın kokusu yüzünden hiçbiriniz bana yaklaşmazdı. (Muhammed İbn-i Sirin)


Biz, harama düşmek korkusuyla helâlin de onda dokuzunu terkederdik. (Hz. Ömer)

Her haram içki gibi sarhoşluk verseydi, hiç kimseyi ayık göremezdin. (Mevlânâ)

Haram para ile sadaka veren, hayır işleyen kimse, kirlenmiş elbiseyi idrar ile yıkayana benzer. (Süfyan-ı Sevri)

Haram yiyenlerin yedi azası istese de, istemese de günah işler.

Helâl yiyenlerin bütün bedeni ibadet eder. (Abdullah Tusteri)



Hasetçinin, senin sevindiğin zaman üzülmesi, intikam olarak sana yeter. (Hz. Ömer)

Kıskanç, vücutça sıhhatli görünse de, hasedin tesiriyle muzdarip ve hastadır. (Hz. Ali)

Ölümü çok hatırlayanda ne neş'e olur ne de haset. (Ebü'd-Derda)

Dört şeyden uzak durmalıdır: Haset, kibir, öfke ve kıskançlık. (Feridüddin Attar)


En büyük ayıp, başkalarında gördüğümüzde beğenmediğimiz bir ayıbın kendimizde bulunmasıdır. (Hz. Ömer)

Bir hata işlediğiniz zaman Allah'tan bağışlanma dileyiniz. Çünkü hatalar, insanlar yaratılmadan önce yaratılmıştır. Bütün tehlike hatada ısrardadır. (Ebû Abdullah Câfer-i Sâdık)

Ey Ademoğlu imanın hakikatını ancak, sende bulunan bir ayıptan dolayı halkı ayıplamayı terkettikten sonra elde edebilirsin. (Hasan Basri)

Sofiliğin şartı insanların kusurlarını görmemektir. (Ahmed er-Rufai)

Daima başkalarının kusurlarını gören, bir gün rüsvaylık içinde ağzını açamaz olur. (Feridüddin Attar)

kusurları anan bir kimsenin senden de teşekkürle söz edeceğini sanma. (Sâdî)

Utanması olmayanın kalbi ölür. (Hz. Ömer)

Kulun nefsini tanımamasının alameti haya ve Allah korkusu azlığıdır. (Ahmed bin Âsım el-Antâki)

Allah Teâlâ'ya itaat hazineye benzer hazinenin anahtarı dua anahtarın dişleri de helâl lokmadır. (Yahya bin Muaz)

İmanın hakikatine kavuşmak için dört şey lazımdır farzları edeble yapmak; helâl yemek;

İmanın hakikatine kavuşmak görünen ve görünmeyen haramlardan sakınmak ve ölünceye kadar devam etmektir. (Abdullah Tüsteri)

Yaradılmışı hoşgördük, yaradandan ötürü. (Yunus Emre)

Gerçek anlaşılıncaya kadar Müslüman kardeşinin yaptıklarını iyiye yor. (Hz. Ömer)

din kardeşine ait sevmediğin bir iş duyarsan birden yetmişe kadar özür kapısı araştır. Bulamazsan benim anlayamadığım bir özrü vardır de ve kapa. (Ebû Abdullah Cafir-i Sâdık)

mümin hakkında iyi düşünceler besleyip de yanılmak, kötü zanda bulunup da isabet etmekten daha hayırlıdır. (İmam Gazali)



İlimsiz ibadette, anlayış vermeyen ilimde, tefekküre götürmeyen Kur'an okumada hayır yoktur. (Hz. Ali)

Arzularınla arana demirden bir duvar koymadıkça, ibadetin ve kulluğun tadına varamazsın. (Bişr-i Hafi)

Vakit çok kıymetlidir. Ancak kıymetli şeyler için kullanılması gerekir.

İşlerin en kıymetlisi ise Allah'a ibadet etmektir. (İmam Rabbani)

İnsanlar iki sebebten helâk olurlar:*1- Farzların vaktini geçirerek nafile ibadete dalmak,*2- İbadetleri kalb ile değil sadece organlarla yapmak. (Muhammed Ebû Verd)

İbadetlerin en makbulü, gizliliğine en çok riayet edilendir. (Tavus bin Keysan)

İbadet eden yaptığı ibadete bakar da kendini din kardeşinden üstün görmeye kalkarsa yaptığı ibadet hiç olur. (Süyfan-ı Sevri)

İhlâs, güzel iş yaptığında onun konuşulmasından hoşlanmaman güzel işinden dolayı övgü beklememendir. (Ahmed ibn-i Asım el-Antaki)

İhlâs, amel edenin amelinin kabul edilmesine vesile olan şeydir. (Ebû Hayır Nessâc)

Bir şeyin zıddı bilinmez ise kendi de bilinmez. İhlâs da, zıddı olan riyayı tanıyıp onu terketmekle bilinebilir. (Ebû Osman Mağribi)

kim ihlâsla bir amel işlese de onunla övünse, o kimse kabul olunmuş ameli iyilik divanından siler, riya divanına yazar. (Süfyan-ı Sevri)

kim güzel ameli halk görmesin diye terkederse riyadır; halk görsün diye işlerse şirktir; ikisini de terk eder ise ihlâstır. (Malik bin Dinar)


İman, Yüce Allah'ın gayba ait bildirdiği her şeyi nefsin tasdik etmesidir. (Muhammed ibn-i Hafif)

İman çıplaktır, onun elbisesi takva, süsü haya, sermayesi ilimdir. (Ebû Hüreyre)

İnsanlar kainata bakıp görmekle değil, yaratan Yüce Zatı düşünmekle huzur duyabilir (Ebû Huseyin Nuri)


Gerçeği, insanların ölçüleri ile değil; insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı. (Hz. Ali)

İnsan ile insan arasında fark vardır. Bir demirden hem nal, hem de kılıç yapılır. (Nizami)

Dünya ağaca benzer, biz insanlar ağaçta yarı ham, yarı olgun meyveler gibiyiz. (Mevlânâ)



Birkaç günlük bir nafakayı bir günde harcayan ev halkına ben buğzederim. (Hz. Ebû Bekir)

Müsrif adam üç yanlışı tekrarlar: lazım olmayanı alır, kendine ait olmayanı giyer, kendine layık olmayanı yer. (Vehb ibn-i Münebbih)


Danışmayı terk eden doğru yolu bulamaz. (Hz. Ali)


Bir iş bir kere geri kalırsa hiçbir vakit ilerlemez. (Hz. Ömer)

En bedbaht, en muzdarip kimse, yapacak bir işi olmayan kimsedir. (Bediüzzaman)

Her şeyin bir şerefi vardır, iyiliğin şerefi de çabuk yapılmasındandır. (Hz. Ömer)

İyilik ediniz, onun karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeyiniz. (Hz. Ali)

İyilik, sana kötülük edene iyilik etmendir

İyiliğe karşı iyilik etmek, satın aldığın bir şeyin parasını vermeye benzer. (Süfyan-ı Servri)

Bir kul, iyiliğiyle yeryüzünde övülürse, gökyüzünde de övülür. (Ka'ab el-Ahbar)


Ne kadar yoksul ve aç olursa olsun kanaat sahibi zengindir. (Hz. Ali)

Rızkın ne ise ona kavuşursun, hiç üzülme.

Kul kanaat sahibi olduğunda hür Hırsa kapıldığında ise köle olur.

Kalbinden tamahı çıkar ki ayalarındaki zincir çözülsün. (Ahmed er-Rufâî)

Hırsını satarak onun parası ile kanaat satın alan kimse, izzet ve şerefle zafere ulaşır. (Ebû Bekir Kettânî)

Kanaat etmekten hiç kimse ölmedi, hırs da hiç kimseyi zengin etmedi. (Mevlânâ)

Üç haslet evliya sıfatıdır Allah'a tevekkül Allah'tan başkasından birşey beklememek kanaat etmek. (Yahya ibn-i Muaz)

Allah beş şeyi beş yere yerleştirmiştir: İzzeti, ibadet ve itaate; zilleti, günaha; heybeti, geceleyin kalkmaya; hikmeti, boş karına; zenginliği de kanaate. (Kuşeyri)


İçinde bulunduğu meşguliyet seni arayıp bulmasına engel olan, fakat kalbinde sevgini taşıyan kimse senin din kardeşin sayılır. (Mâlik bin Dînar)

Üç durumda din kardeşinizi yalnız bırakmayınız: Hastayı ziyaret edin meşguliyetde yardım edin unuttuklarında hatırlatınız. (Ata ibn-i Meysere el-Horasânî)

Kendisine minnet etmeğe mecbur olduğun kimse senin kardeşin değildir. (İmam Şafi'î)


Komşusu, arkadaşı ve akrabası tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. (Hz. Ömer)

İyi komşuluk, sadece komşuya eziyet etmemek değil, onun verdiği eziyete de katlanmaktır. (Hasan Basri)

Kötülüklerini herkesin görmesinden çekinmeyen kimse insanların en şerlisidir. (Hz. Ali)

müslüman kardeşine yapacağın en büyük kötülük, kızdığında hayırlı işleri gizlemen, şerli yönünü anlatmamandır. (Muhammed ibn-i Sirin)



Manevi lezzeti üç şeyde arayın:*
Namazda, zikirde ve*Kur'an okumakta Bulamazsanız kalbiniz hasta demektir. (Hasan Basri)


Mal ve servet hasislerde, silah korkaklarda, otorite ve yetki zayıflarda olursa işler bozulur. (Hz. Ebû Bekir)

İnsanları iki şey mahveder: Mal toplama hırsı ve çok konuşmak. (İbrahim en-Nehai)


kim ki, kendisinde Allah'ın yarattıklarına karşı merhamet yoktur, o kimse Hak ehlinin makamına yükselemez. (İbrahim Düssuki)

Hiçbir din yolcusu, bütün insanları sevinceye, ve şefkat besleyinceye, görünen ayıplarını örtünceye kadar olgunluğa ulaşamaz. (İbrahim Düssuki)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-02-19, 20:18 #92
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

53 MÜSLÜMAN-MÜSLÜMANLIK

Nasihat dünyanın en pahalı mücevheri kadar değerli olduğu halde ekseriya pek ucuza satılır. (Hz. Ali)

Dil ile öğüt verene değil, davranışları ile örnek olana uymalıdır. (Muhammed ibn-i Hafif)

Tasavvufda bulunan kişinin yapacağı ve dikkat edeceği en mühim şey nefsini hesaba çekmektir. (Ebû Osman Mağribi)

En büyük nimet nefsin arzularından kurtulmaktır.

nefis kişi ile Allah arasında bulunan perdelerin en büyüğüdür. (Ebû Bekir Temestani)

Kur'an nefislerin kötülüklerini bildirmek ve açıklamaktan ibarettir. (Mevlânâ)

Nefis bir katırdır, amel ibadet ve taat da onun yüküdür. (Vehb ibn-i Münebbih)

Nefsini zelil kılan kimseyi Yüce Allah aziz kılar ve o kişinin derecesini yükseltir.

Nefsini beğenen kişiyi de Allah zelil ve hakir kılar. (Ebû Hasan Buşenci)

Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık ve uykusuzluk. (Feriduddin Attar)

İnsanların en zayıfı, nefsani arzularından el çekmede aciz kalandır.

İnsanların En güçlüsü arzularını terketmeye güç yetirendir. (Davud Kassar)

Salih bir kişi için en kötü şey nefsine kolaylık göstermektir. (Muhammed ibni Hafif)

Nefsinden gördüğü şeyleri iyi sanan ayıplarını göremez.

nefsinin ayıplarını arayan, ondan gelen şeyleri elekten geçiren kendi kusurlarını bulur ve görür. (Hayır Nisaburi)

Bir kimse nefsini terbiye etmekten acizse, başkasına edeb öğretmek işinde de acizdir. (Seriyy'üs-Sakati)

Nefsimi elimde tutabilseydim parça parça doğrar hayvanların önüne yem olarak atardım. (Süleyman ibn-i Mihran)

Nefis, üç köşeli bir dikendir; ne türlü koysan batar. (Mevlânâ)

İyilikte her düşmanı dost edinebilirsin, oysa nefsin ona iyilik ettikçe düşmanlığını arttırır. (Sâdî)


Nice küçük amel iyilik ve ibadet vardır ki niyet onu büyük yapar; nice büyük amel vardır ki niyet onu küçük yapar. (Abdullah ibn-i Mübarek)


Öfke, düşünceyi, muhakemeyi, hafızayı bulandıran en kötü çamurdur. (Atiye Keskin)

Bir kimsenin cimrilik adeti ile öfke duygusu körelmedikçe muttakiler sınıfına geçemez. (Abdullah el-Müzeni)

Öfkenin aşırısı, kişiyi özür dilemek küçüklüğüne iter. (Amr bin As)

Kabre hazırlıksız giren, denize kayıksız açılmış gibidir. (Hz. Ebû Bekir)

Ölmek felaket değildir, öldükten sonra başa gelecekleri bilmemek felakettir. (İmam Rabbani)

Üç şey kalbin paslanma alametidir:*1. Allah'a ibadetten zevk almamak,*
2. Günaha düşmekten korkmamak,*
3. Ölümden ibret almayıp dünyaya daha çok bağlanmak. (İbrahim Edhem)


Ölümü hatırlamak kalbi temizler, insanı dünyadakilere bağlanmak felaketinden kurtarır. (Abdülkadir Geylâni)

Ölüm büyük bir olaydır, büyük bir tehlikedir. İnsanlar bunu bilmiyorlar. (İmam Gazali)

İki şeyi asla unutma: Allah'ı ve ölümü; İki şeyi de unut: Yaptığın iyiliği, gördüğün kötülüğü. (Lokman Hekim)

Sizi mezarda takip etmeyecek olan her şeyle alakanızı kesiniz. (Mevlânâ Alâuddin)

Ömrünü faydasız ve boş şeylerle geçiren, tarlaya tohum etmek vaktini kaçırır, hasat zamanı geldiğinde pişman olur. (Hz. Ebû Bekir)


Rızkın Allah Teâlâ'dan olduğuna inanan kimse, zengin olunca sevinmez, fakirleşince üzülmez. (Hâtem-i Esam)

Bir kimse yaptığı hayır ve iyi işlerin bilinmesinden ve konuşulmasından hoşlanıyorsa Allah'a şirk koşmuş olur. (Ahmed ibni Ebûl-Havârî)

Riyakâr, memnunken seni sende bulunmayan vasıflarla anan; darılttığında yine seni sende bulunmayan kötülüklerle anıp anlatandır. (İmam Şafii)

Doğruluk, yaptığını Allah için yapmaktır; halk için yapmak ise riyadır. (Ebû'-l-Hasen Harakânî)

Sabır, belayı*hafifletir. (Hz. Ali)


Hiç kimse, kendisine sabır verilen kimse kadar Allah'ın lütfuna uğramamıştır. (Hz. Ali)

Sabır ve sebat insanların iki büyük yardımcısıdır. (Hz. Ali)

Sabır, yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır. (Kuşeyri)

Belaya feryad eden, Allah'a kafa tutmuş olur.

Feryad etmek belayı geri çevirmez, ama sabretmenin ecir ve sevabını yok eder. (Şakik Belhi)

Sevgi ile, bulanık, tortulu sular arı duru bir hale gelir. (Mevlânâ)

Sevgiden ölüler dirilir, sevgiden padişahlar kul olur. Sevgiden bakırlar altın kesilir. (Mevlânâ)

İyi amellerim arasında en değerli bulduğum, salih bir zata olan sevgimdir. (Abdullah el-Müzeni)

Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir. (Yahya bin Muaz)

Sırrını saklayanın iradesi elindedir. (Hz. Ömer)

Sende bulunduğu zaman gizli kalmasını istediğin şeyi, başkalarında görünce ifşa etme. (Hamdun Kassar)

Her insan sırdaş olamaz. Her testi su tutamaz. (Nâsır-ı Husrev)


Ne söylediğine ve ne zaman söylediğine dikkat et. (Hz. Ebû Bekir)

Söz, ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür. (Hz. Ali)

Bir söz kulağa gelip orada kalıyor, kalbe ulaşmıyorsa, o söz dudaktan söylenmiştir.

Bir söz kulağı aşıp kalbe ulaşıyorsa o söz gönülden söylenmiştir. (Hz. Ali)


Önce düşün, sonra söyle, çünkü önce temel sonra duvar gelir. (Sâdî)

Hoşa gitmeyen söz söyleme, çünkü bu sözün karşılığı da hoşa gitmez.

Dağda güzel ses çıkar ki dağ da onu güzel aksettirsin. (Nâsır-ı Husrev)

Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz. (Fatih Sultan Mehmed)

Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer. İnsanın ruhuna tat verir. (Hz. Süleyman)

Sözün revaç bulduğu, işin hiç olduğu bir devre yetişirsen, şerli insanlar arasında kaldığını ve şerli zamanda yaşadığını bilesin. (Ebû Hâzım)


Cenneti arzulayan bir kimse, mutlaka dünyada şehvetlerinden fedakarlık etmelidir. (Hz. Ali)

Şehvet şeytanın yularıdır. Bu yuları şeytana kaptıran ona kul olur. (Ebû Bekir Kettâni)

Organlarını şehvetlerle razı eden bir kimse, kalbine pişmanlık ağacını diktiğini bilmelidir. (Ebû Yahya el-Verrak)

İnsanların en zayıfı, şehvete esir ve nefsine oyuncak olandır. (İbrahim bin Davud Rıkkî)



Bir adamın şöhretine, görünüşüne bakmayın. Bir kimsenin namaz ve niyazına aldanmayın. Ancak aklına ve doğruluğuna bakınız. (Hz. Ömer)


Kıyamette şeriatten sorulur. Ebedi hayata giriş ve azaptan kurtuluş, şeriatın yerine getirilmesine bağlıdır. (İmam Rabbani)

Şeriat üç bölümdür: İlim, amel, ihlâs. Bunlardan herbiri yerine getirilmedikçe şeriat gerçekleşemez. (İmam Rabbani)

Şeriat muma benzer, yol gösterir. Fakat mumu ele almakla yol aşılmış olmaz. Yola koyulmak gerekir. Yola koyuldun mu bu gidişin adı tarikattır. Maksadına ulaştın mı o da hakikat. (Mevlânâ)

Pergel gibi bir ayağımızla şeriat üzerinde sabitken diğeriyle yetmiş iki milleti dolaşırız. (Mevlânâ)


Zillete düş, fakat şöhret isteme. Başkaları seni söylesinler diye yükselmeye çalışma. (Hz. Ali)

Bir kişi tanımıyorum ki, tanınmasını sevsin de bu yüzden dini gidip rezil olmasın. (Bişr-i Hafi)

İster din, ister dünya işlerinde, bir kimsenin parmakla gösterilmesi şöhret afeti olarak kafidir. (İbrahim en-Nehai)


Şükür, nimetlerin süsüdür. (Hz. Ali)

Allah'ın verdiği nimeti, O'nun razı olduğu yerde harcamakla şükür, razı olmadığı yerde harcamak nankörlüktür. (İmam Gazali)

Allah'ın ihsan ettiği nimetlerle O'na isyan etmemek, o nimetleri haram olan yerde asla kullanmamak şükürdür. (Cüneyd-i Bağdâdî)

Şükür, nimeti değil, nimeti vereni görmektir. (İmam Şibli)


İşten evvel tedbir, pişmanlığa yer bırakmaz. (Hz. Ali)

İtaat ve ibadetle iş bitmez. Söz söylemekte, etrafa bakmakta, yemek yemekte fevkalade ihtiyatlı olmak lazımdır. (Mevlânâ*Alâuddin)

İnsanı vaktinten önce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir. (Hz. Ali)

Dört şey bedbahtlık işaretidir: Câhillik, tembellik, kimsesizlik, nâkeslik kimseye iyiliği dokunmamak (Feridüddin Attar)


Oburlukla sağlık bir arada bulunmaz. (Hz. Ali)

Elden gitmeden iki şeyin değerini anlamak zordur. Bunlar, sağlık ve gençliktir. (Hz. Ali)

Dört şeyi küçümsemeyin: Düşmanı, ateşi, hastalığı, az bile olsa ilmi. (Feridüddin Attar)

Hastaya durumu sorulduğunda, önce halini hayırla anıp sonra derdini anlatırsa halinden şikayet etmiş sayılmaz. (İbrahim en-Nehaî)

Cümle hastalıkların aslı çok yemektir. (Hamdun Kassar)


Halkı hakka davet eden, canavar terbiyecisi gibi olmalıdır,

canavar terbiyecisi nasıl hayanın huyunu ve yeteneğini bilip te davranırsa hak davetçisi de aynı şekilde davranmalıdır. (Ali Râmitenî)


Tevekkül, olan şey ile yetinmek, olmayan şeye razı olmaktır.

Hakiki mânâda tevekkül, Allah'tan başkasından korkmamak, O'ndan başkasına güvenmemektir. (Fudayl bin İyaz)

Cenâb-ı Hakkın kapısından kovduğu kimse her kapıya koşar; fakat O, bir kimseyi kendi kapısına çağırırsa onu kimsenin kapısına bırakmaz. (Şeyh Sâdî)


Günah işlemekten kaçınmak, tövbe ile uğraşmaktan daha kolaydır. (Hz. Ömer)

Tövbe edenlerle beraber oturun, çünkü onların kalbleri yumuşak olur. (Hz. Ömer)

Kim ki başından geçen bir günahı hatırlar ve bu nedenle kalbi acı duyarsa, Allah katındaki kitapta o günah ondan silinmiş olur. (Abdullah bin Ömer)

Bina için toprak, yaşamak için gıda neyse, melekut aleminde yükselmek için de tövbe odur. (Şahabeddin Sühreverdi)


Tutumluluk, az şeyi çoğaltır; israf, çok şeyi azaltır. (Hz. Ali)

İyi kullanılan az mal, kötü kullanılan çok maldan daha ziyade dayanır. (Hz. Ali)

Allah'ın rahmetinden ümitsiz olmak, günahkar olmaktan daha tehlikelidir. (Hz. Ali)

Mümin kulun korku ve ümidi aynı olmalıdır, tartılacak olsa eşit gelmelidir. (Tavus bin Keysan)


Üç şey insanı ibadet ve itaate sevkeder: Korku, ümit ve sevgi. Üç şey de insanı günaha sevkeder: Kibir, hırs ve haset. (Hatem-i Esam)

Mümin, yalnız Allah'tan ümit eder, münafık ise Allah'tan başka herkesten ümit eder. (Hatem-i Esam)

Dört şey kafirliğe sebep olabilir: Gıybet haset etm haram mal devşirmek, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek. (Süfyan-ı Sevri)


Doğruluk ile yalancılık kalbte şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Birisi diğerini kalbten kovuncaya kadar kavgaları devam eder. (Malik bin Dinar)


Üç şey Allah'ın azabını gerektirir:*
1- Oyun ve eğlence ile boşuna vakit geçirmek,*2- Başkalarıyla alay etmek,*
3- İnsanların arkasından konuşmak. (Seriyy'üs-Sakati)


Beş şey, beş insanda şiddetle kötülenmeye layıktır: Âlimlerde fücur, hakimlerde hırs, kadınlarda hayasızlık, ihtiyarlarda zina, zenginlerde cimrilik. (Hz. Ali)

Bir kimse zenginlerle beraber olmayı, fakirlerle beraber olmaya tercih ederse, Allah onu kalb ölümü hastalığına müptela kılar. (Ebû Osman Mağribi)

Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin cennete girmesinden daha kolaydır. (Vehb ibn-i Münebbih)

Büyüklenen zenginden çekin, zira lağım doldukça daha pis kokar. (Nâsır-ı Husrev)

Zenginlerden kendini sakın. Kalbini ne zaman onlara bağlar, ne zaman onlardan birşey beklemeye kalkarsan, Allah'tan başka rabler edinmiş olursun. (Şakik Belhi)

Zenginlerin karşısında izzet tavrı takınmak tevâzu sayılır. Fakirlerin yanında gösterilecek zillet hali ise bir şereftir. (Hayır Nisaburi)

Allah'a yemin ederim ki, parayı aziz eden bir kimseyi Allah zelil eder. (Hasan Basri)

Ne kadar zengin olsan yiyebileceğin kadar yersin. Denize testiyi daldırsan alabileceği kadar alır, gerisi kalır. (Mevlânâ)

Zillet bakımından insanların en ileri olanı zenginlere yaltaklanan veya ona tevazu gösteren fakirdir.

İzzet bakımından insanların en iyisi fakirlere karşı alçakgönüllü olan zengindir. (Muhammed ibn-i İsmail Mağribi)


Zikir, bir kazmadır, onunla gönüllerdeki yabancı duygu dikenleri temizlenir. (Ubeydullah Ahrar)

Kalb uyanıklığının belirtisi, Allah'ı zikrettiğin zaman Allah'ın da seni andığını duymandır. (Ebûl-Hasen Harakâni)


Zulüm, vefâsızlık kimde bulunursa zararı yine kendine dokunur. (Hz. Ebû Bekir)


Sultanların ve devlet adamlarının bozulması zulüm ile, âlimlerin bozulması tamahkarlık ile, fakirlerin bozulması ise riya ile olur. (Ebû Bekir Varrak)

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz. Zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali)

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem!;Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem! (Mehmed Akif)


Zahid o kimsedir ki, eline hiç geçmese bile gönlü hoş olur ve rızık dolayısıyla endişe etmez. (Ebû Bekir Kettânî)


Zühd, elleri mal ve mülkten, kalbleri mal ve mülk isteğinden uzak tutmaktır. (Cüneyd-i Bağdâdi)

Zahidlik helale karşı olur; harama gelince o bir ateştir. Ona ancak ölüler el uzatır. (Ömer ibn-i Abdülaziz)


Nice büyük insanlar vardır ki dünya onlara gülmez. Eğer kuvvet ve zorbalıkla dünya ele geçseydi, kartallar serçe kuşlarına rızık bırakmazlardı. (Hz. Ali)



54 Hacı Bektaş Veli Sözleri,

- Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

- Eline, beline, diline sahip ol.

- Okunacak en büyük kitap insandır .

- Adalet her işte, Hakk’ı bilmektir

- Sen seni bilirsen yüzün Hüdâ’dır; sen seni bilmezsen, hak senden cüdâdır.

- Kendine ağır geleni başkasına yapma!

- Abdal, Hakk’a hayran olandır.*****

- En yüce servet ilimdir .

- Yolumuz; ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.

- Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.

- Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et.

- İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.

- Çalışmadan geçinenler bizden değildir.

- Karşısındaki insanın iyi olmasını isteyen, önce kendisi iyi olmalıdır.

- Alimin uykusu cahilin ibadetinden üstündür.

*- Kimsenin ayıbını arama, kendi ayıbını görür ol.
- Araştırma açık bir sınavdır.

- Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.

- Kibrin aslı şeytan, tevazuunun aslı Rahman’dır.

- Asalet, duruluk ve doğruluktur.

- Asıl körlük nankörlüktür.

- Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

- Mevki hırsı, koğu, gıybet, edebisizlik, hıyanet Hakk’ı inkâr eder.

- Çalışmadan geçinenler bizden değildir.

- Özünde ve sözünde temiz olmayanların, imanı tam değildir.

- Dinine dizlerinle değil, kalbinle bağlan.

- Doğruluk dost kapısıdır.

- Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
-
- Mürüvvet hoş görme ve affetmektir.

- Ellerin kâbesi var, benim Kâbem insandır.

- En büyük keramet çalışmaktır.

- Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde.

- Hak’ın yarattığı, her şey yerli yerinde.

- Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok.

- Noksanlık, eksiklik senin görüşlerinde.

- Göze nur gönülden gelir.

- Marifet, nefsi silmek değil, bilmektir.

- Kendini tanımayan, Yaratan’ı da bilemez.

- Allah ile gönül arasında perde yoktur.

- Murada ermek, sabır iledir,

- Âdem’in Âdemliği; akıl, hayâ ve ilim iledir.

- Nefsine ağır geleni, kimseye tatbik etme.

- Sevgi ve acıma, insanlık; hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasfıdır.

- Âlimlere ve kendini bilenlere, alçak gönüllülük yaraşır.

- Âdem suretinde olan herkes, Âdem değildir.

- Her ne ararsan kendinde ara.

55 Aziz Nesin Sözleri,

- Hayattaki en güzel şeyin çocuk olmak olduğunu bile bile, neden ‘büyüyünce ne olacaksın?’ diye sorulur ki.

Aynada kendime baktım, seni gördüm. Benden başka yerin yok.

ne gelmek ne de gitmek yaşamın en zor yanı beklemek doğduğumuzdan beri beklediğimiz ölmek.

- Terkeden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp ‘özledim’ demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır.

susuyorum sevgimi saklayıp içimde. Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor.

Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim. Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde.

- Sen yoksun. Boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanmayacağız ki.

Özlemlerde ayrılıklar da boşuna öyle uzaklardayız. Birlikte ağlayamayacağız ki.

Belki sıkıca sarılacağımız bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız

Uslanma hiç hep deli kal, büyüme sakın çocuk kal, es deli deli böyle kal,

son harmanında sevdanın tüken toz toz savrula kal, suçüstü bulmalı ölüm olurken de sevdalı kal.

İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.

- Bir yanlışlık var; sen bu denli güzel, ben bu denli sevdalı olmayacaktık.

Hayalim; Küçük çocuğa ‘ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘işte bu kadar’ derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.

- Üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, karanlık varsa ışığın yokluğu. Eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu O’nun yokluğu.

Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.

- Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belki de aşk, yaşanılan en büyük günahtır.

- Yatağına yatınca; Yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan, Anla ki yalnızsın...

- Al yalnızlığını gel. Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, biz ikimiz susarız

Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha olmuştur, ha gitmiştir kalan için.

- Aynı kağıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen…

- Kadının aşka bakışı; 'bir sen, bir ben, birde bebek'ken, Erkeklerde bu durum; bir sen, bir ben, birde yedek' tir.

- Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

- Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da, kalmaktan yanadır sol yanımız.

İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.

- Kolayca akmaz bilirsin bir erkeğin gözyaşları; ama eğer erkek ağlıyorsa, asla sahte olmaz gözyaşları

Seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana aşk’tan bahsetmesin.

belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız

- Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur, zamanında O’na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum” diye bir şey vardır.

- İnsan yalnızca söylediklerinden değil, Sustuklarından da sorumludur.

Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda bende biterim. Olur biter.

- Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın.

Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.


Sadece bana değil herkese komik gelir, Müslümanlığı bırakıp Hıristiyan olmak. bir dine inanacak olsaydım Müslüman olurdum.

bütün eleştirilerime karşın son din olması önemlidir tabii kurallı bir dindir öbürlerine göre. seçmek gerekseydi, onu seçerdim.

Bir gün ülkenin başucuna bir not yanağına bir öpücük kondurup gideceğim. çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim

İnsan, insan gibi, insan olarak hür olmasını bilmezse, hür olamazsa, o zaman kurtlar, kuşlar gibi hür sanır kendini.

- Nasıl görmezse göz kendini Kendimi arıyor bulamıyorum.

- İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene... Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.

En uyduruk kira davasının bile 2 yıl sürdüğü ülkede,17 yaşındaki gencin idam davası birkaç haftada görüldü ve sonuçlandı.

Korku, en beşeri duygudur iktidarlara başkaldırışımı görenler beni korkusuz sandılar. Oysa korkarım.

Ne var ki, yararlı olacaksa, doğru ve, inandığımı söylemek korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir. Korkarım, yine söylerim.


O denli o denli çok beklettin
Alıştırdın bekletmeye kendini
Çok zamanlar geçti de geldin
Senden çok seviyorum senin özlemeni.


Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....

Boşuna Sen yoksun
Boşuna yağıyor yağmur...
Birlikte ıslanmayacağız ki.....
Boşuna bu nehir
Çırpınıp pırpırlanması.....
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki

Öyle uzaklardayız..
Birlikte ağlayamayacağız ki
Seviyorum seni boşuna..
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı Bölüşemeyeceğiz ki ...

55 Oğuz Atay Sözleri

İlk çekingenlikler ne kadar tatlıdır. Oysa insan, bu beceriksizlikleri bir an önce yenmeye çalışır. Bütün gücüyle büyüyü bozmak, buzları kırmak için uğraşır.

İnsan çok sevdiği halde neden her defasında terkedilir? Ve beklenenler, neden hep vazgeçildikten sonra gelir?

İyi geçinmek İki kişinin kusursuz olmasıyla değil. Birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur.

Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim.

Son bir şans daha verme, sevgine layık olmayana. Merak etme, aşk yürek işidir ve yüreği olmayanın kalbi kırılmaz

Kimsenin yaşantısını beğenmedim. Kendime uygun bir yaşantı da bulamadım.

Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kim bilir?

Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

Ne zaman hayata tutunmaya çalışsak, hep mahrem yerleri geldi elimize.

Siz bilmezsiniz albayım, insanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu.

Nedensiz ve sebepsiz sevdim seni. Çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun ismi

Koca bir ömrü harcamak dedikleri gerçeğin altını seninle çizdim ben.


Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan’ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım

Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti.

İki kadına adamak istiyorum hayatımı. Biri “erkeğim” desin bana, diğeri sadece baba.

Herkes birikmiş bizi seyrediyor. Dağılın! Kukla oynatmıyoruz burada. Acı çekiyoruz.

Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.

Neden yalnızlıktan şikayetçidir ki insan. Ne yani, mutlu olması için bir sevgiliye mi muhtaçtır her zaman.

Provası yok hayatın. Ne yeniden yaşamak mümkün, ne de yaşadıklarını silebilmek.

Önemli olan, ilk defa değil son defa sevebilmek.

İnsanlar bozuk para gibidir. İki seçenek vardır; yazı ya da tura. Bir yüzünü gösterirken bize diğer yüzünü zaman gösterecektir.

Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim

seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.

Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni

Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor.

Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?

Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum

İçimden şehirler geçiyor, sen her durakta duruyor, inmiyorsun

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor.

Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, vicdan azabınım!

ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan’ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!

bazı insanlar en çamurlu yerlerden bile kolalı beyaz gömleklerini kirletmeden çıkarlar. Böyle adamlar hayatta başarıya ulaşırlar.


Biliyor musun Olric, benim birçok dostum var. Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var.

Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric? Hayır efendimiz, nasıl bir şey . Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır

Ne zoruma gidiyor biliyor musun Olric? O’na yazdıklarımı o’ndan başka herkes okuyor.

Kolumdaki yaralar Tutunurken oldu yüreğimdeki yaralar ise Tutulurken oldu gözlerimdeki suskunluk ise Hiç dokunma. Sus

Daha kaç kez ıskalayacağız hayatı Oklarımız bitene kadar

Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli

Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin.

Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler.

Bana kalırsa kitapları koruma derneği kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…

Bakma insanların çok sevecek birini arıyorum demesine, Büyük sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor.

Şimdi al yalnızlığımı ört üzerine Belki o vakit bırakıp her şeyi. Gelirim bir yerlerden başlamak için yeniden.

Gelir mi dersin Gelmez, gelemez Yüreği o kadar büyük sevemez

İnsan nedir bilir misin Olric? Nedir efendimiz? Ağaçları kesip onlardan kâğıt yapan sonra da o kâğıtlara “ağaçları koruyunuz” yazandır.

En tehlikeli kelime nedir Olric? *Ama’dır efendim bana göre Önceden söylenen her söylemi veya kelimeyi öldürür! Mesela, seni seviyorum ama. gibi.

Ne çok şey biliyor bu insanlar Herkes işine geleni biliyor

Recep Tayyip Erdoğan Sözleri

Bundan sonra, ne Fethullahçı Terör Örgütünü, ne de diğer terör örgütlerini destekleyenlere en küçük bir merhamet gösterilmeyecektir.

Biz emri dağdan değil, Hak’tan ve halktan aldık, farkımız bu.

Bu vatana ihanet edenler, bu ihanetin bedelini ödeyecek.

Biz, bu kutlu davaya başımızı koyduk. Bu darbe girişimi Allah’ın izniyle püskürtülecektir.

Biz darbecilere, vesayet odaklarına karşı verdiğimiz mücadelede ne kadar samimiysek, terörle mücadelede de o kadar samimiyiz.

Biz, gerektiğinde tüm fertleriyle inancı, vatanı, bayrağı, devleti uğruna savaşabilen, bunu göze alan bir milletiz.

Biz ancak rükûda eğiliriz.

Biz, yaptığımız hiçbir şeyi alçaklar için yapmadık. Amacımız, orada yaşayan mağdur ve mazlum kardeşlerimizin yaralarına merhem olmaktır.

15 Temmuz’daki teşebbüsün adı vatana ihanettir.

Dünyada vatana ihanetin cezası ne ise, bu teröristler de aynı cezaya maruz kalacaklardır.

Türk Silahlı Kuvvetleri*ve Mehmetçiklerimiz bizim gözbebeğimizdir.

Gözlerini kırpmadan millete ateş edenler sandılar ki millet korkacak, meydanları, sokakları bırakıp evlerine çekilecek…

İradelerini Fethullahçı terör örgütüne teslim eden şer çetesinin teşebbüsleri, milletin ve devletin iradesi karşısında başarısız olmuştur.

Ellerini ovuşturarak Türkiye’nin sıkıntıya düşmesini,diz çökmesini,*pes etmesini bekleyenleri bugüne kadar sevindirmedik, sevindirmeyeceğiz

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve bu kahraman milletin Cumhurbaşkanı olmaktan şeref duyuyorum.

Türkiye, “ceberrut devlet” anlayışından kurtulmuş,*“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını esas alan bir yaklaşıma geçmiştir.

İslam dünyasının umudu Türkiye’dir.

Bizi birbirimize düşürmek isteyen kesimler, kendi karanlıklarında boğulacak.

alçaklarla mücadelede milletimizin duruşu herşeyden önemlidir. Durmak yok, çekilmek yok. Meydanları boş bırakmayacağız

Millet olarak İstiklal Marşı gibi bir metne sahip olduğumuz için ne kadar gurur duysak, ne kadar şükretsek azdır.

Sokağa çıkma imkanı bulamayıp evinde duasıyla, yüreğiyle, gözyaşıyla buğz eden vatandaşlarımın her birine teşekkür ediyorum.

Vakit mezhep, meşrep, etnik kimlik siyasetiyle ayrışma değil; bir olma, beraber olma, birbirimize kardeş olma vaktidir.

Küçük azınlığın Türkiye`de Kaos oluşturma girişimleri asla başarılı olamayacak.

Bu ülkenin sahibi artık Millettir.

Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir.

Bu millet dayatmaya, alavereye dalavereye gelmez. Bu milletin karşısında dürüst ve harbi olacaksınız.

Siyasetin yolu, demokrasiye ve kalkınmaya; terörün yolu ise kana, ölüme, acıya çıkar.

Gençler dik durdukça bizi kimse yolumuzdan çeviremeyecek.

Bu millet bir olursa aşamayacağı engel yok.

Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.

Komşumuza, arkadaşımıza, dostumuza Türk diye, Kürt diye, Alevi, Sünni diye baktığımız gün, terör örgütünün tuzağına düştüğümüz gündür.

Durmak yok. Bu yol devletin yolu.

Milletin doldurduğu meydanları,*AK Parti* olsun, olmasın bütün insanları siyasetin merkezine insanı yerleştiren bir felsefeyle yolumuza devam ediyoruz.

Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim.

Cumhurbaşkanının imam hatipli olacağı günler yakındır.

Sizin işiniz, bürokratları takip etmek, onları değiştirmek değil. İşinize bakın.
Yapılabilecek tüm jestleri yaptık.


Mahalle baskısı, mahalle baskısı deniyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ‘ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç’ diyenlere. Bunlara yapılıyor mahalle baskısı.

Küçük azınlığın Türkiye`de Kaos oluşturma girişimleri asla başarılı olamayacak. Bu ülkenin sahibi artık Millettir.

Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere yer yoktur.

Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın ilkeleridir.

Her şey ona göre belirlenir. Ben İslam’ı devlet planı içinde düşünüyorum.

Kişiler laik olmaz devlet laik olur, laikliği savunma anlamında ben de laikim ancak İslam’ın karşısına karşısına koyarsanız değilim.

Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.
Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlerin, şeriatçıyım demesi de gerekir.

Aramıza ayrımcılık tohumu atanlara, nifak tohumu ekmek isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere ben ‘yazıklar olsun’ diyorum.

Bu devlet, bu ay yıldızlı bayrak, bu Cumhuriyet bizim hepimizin.

Biz bu milletin sofrasına bereket katmak için, aşına aş katmak için geldik.

Beni Alevi düşmanı gösterenler var. Ben Aleviliği, Hazreti Ali’yi sevenler olarak biliyorum. bugün Aleviyim diyenlere baktığımda hepsinden daha Aleviyim. Hiçbiri Hazreti Ali gibi yaşamıyor, ben onun gibi yaşamaya çalışıyorum

Türkiye’yi hükümetsiz bırakan, egolarına mahkum olanlar, tarihe de milletimize de bunun hesabını veremezler.

Bu milleti kimseye böldürmeyiz. Bu bayrağı asla yere düşürmeyiz.

Bu vatanın üzerinde kimseye operasyon yaptırmayız.

Aleviler Müslüman’dır diyenler var, değildir diyenler var. Aynı zamanda bir de Ateist olanlar var biz Müslüman isek bir Alevi olarak, o zaman Müslüman’ın ibadethanesi tek olması lazım.

Artistlik yapma! İyi bir sanatçısın. İyi bir sanatçısın terbiyesizlik yapma!

Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.

Biz, önce devlet değil önce insan, sonra devlet anlayışını yerleştirdik.

Yurdu demir ağlarla ördük dediler. Ne ördünüz laftan başka? Ama bak, biz örüyoruz. Öreceğiz inşallah.

Sen ne mutlu Türküm diyene dersen o da ne mutlu Kürdüm diyene der.

Onuncu Yıl Marşı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku, demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu, neyi?

Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlerin, şeriatçıyım demesi de gerekir.

Şimdi diğer parti liderleri beni Yüce Divan ile tehdit ediyor ama bilmiyorlar ki ben bu yola çıkarken kefenimi yanıma aldım.

Tarihine sahip çıkmayan milletler yıkılıp gider.

Ekonomi bir risktir, siyaset bir risktir. Aslında hayat bir risktir. Risk almazsanız başarıyı yakalayamazsınız.


Edibali’nin Osman Gazi’ye vasiyeti ve …


“Oğul! İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.”

“Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.

Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adâletinle gün ışığına çıkacaktır.”

“Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.”

“Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.”

“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin, deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…”

“Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!..”

“Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler.”

“En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.”

“Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir.

İnsan oturdu mu, kalkamaz uyuşur. laflamaya başlar, lâf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca iflâh etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir…

“Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar.

Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”


“Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır.

Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı… Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.”

“Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır.

kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir.

Bey, memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.”

“Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..”

Yalnızlık, korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da… Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.

“Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!..”

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..”

55 Kürt atasözleri

Biz diyoruz babamız açlıktan ölüyor, o diyor niye ona bir pilav yapmadınız.

Eqlé sıvık, baré gıran e - Aklı hafif olanın yükü ağır olur


Eyarê bênamûsa fırehe. - Namussuzun postu geniş olur.

Ez çı dıbêjım bılûra mı çı dıbêje. - Benim dediğim ne kavalımın dediği ne.

Yavaş gittiğimde bela beni bulur. Hızlı gittiğimde ise ben belayı bulurum.

Eger nedê mabud wê çi bike sultan mahmut. - Vermeyince mabud neylesin sultan mahmut.

Ê dızya hıngıv bıke wê mêş pêvedın. - Bal çalanı arı sokar.

Ê jınê berde lı paniyê nanêre. - Kariyi bosayan ardindan bakmaz.

Ê ku bi ya mezinan neke, jovan dibe. - Büyüklerin dediğini yapmayan pişman olur

Ê ne dı şerde be şêre. - Kavgada olmayan aslan kesilir.

Ê rabe cihê wi, ê bımre jina wi dımine.. Kalkarsa yatağı kalır, ölürse karısı kalır.


Êş hat Şam'ê, ecelhati mırın. - Bulasici hastalik Sam'dan geldi, eceli gelenler öldü.

Fakir kendini asmaya gitti, zenginlerin ipte sallandıklarını gördü.


Galgala ket nav dev û dırana, wê bıgere lı bajar û şarıstana. - Ağız ve dişerin arasına düşen söz, kentleri memleketleri dolaşır.

Gihayê hewşé tehl e. - Evin avlusunun otu acıdır.

Go keç birin ha deşta mûşe ha pişta dergûşe. - Kız yuvadan uçtuktan sonra; ha beşiğimin yanında, ha muş'ta ne fark eder ki.

Golıkék, navé naxireke pîs dike. - Bir buzağı bir inek sürüsünün adını kirletir

Gotın zirar e, kirin kar e. - Söylemek zarardır, yapmak kâr.

Dedi: Babanı süvariler mi yoksa yayalar mı öldürdü?”, “Dedi: Öldürüldükten sonra ha süvari, ha yaya, ne fark eder"

Gotina rast bi mirov ne xweş tê. - Doğru söz insana hoş gelmez.

Gotınên pêşya, wek neqşê keviran e. - Atasözleri taşlardaki nakışlar gibidir



Gur dikujin qijak dıxun. - Kurt öldürür, karga yer.

Gurê, ku dıjminî min nîn e, bila hezar salî bijî. - Bana düşman olmayan kurt bin yıl yaşasın.

Gül bé sıtiri nabe. - Gül dikensiz olmaz.


Ha kevır lı cer ket ha cer lı kevır ket. - Ha taş testiye değmiş ha testi taşa.

Hêsp tine axir çidike - At yok Ahir Yapiyor

Hechecikê sılava lı hecêk. - Ey kırlangıç hacca selam söyle.

Heft cara li male xwe bi gera, payda gunehe xalke hilena. - Evini yedi kere aramadıkça, birilerinin günahını alma.

Heft Sâlâ çû sêferî disa hât kêrı berı.-Yedi sene sefere gitti geldi gene eski eşek.



Hemı çêlek tên dotın, hemi gotın nayên gotın. - Her inek sağılır, her söz söylenmez.


Here mıletan, bıgre adetan. - Uluslara git, gelenekler öğren.


Her giha lı ser koka xwe şin tê. - Her ot kendi kökü üzerinde yeşerir.

Her kezizerek sımbêlsorek lı hımbere. - Her sarı örgülünün yanıbaşında bir kaytan bıyıklı vardır.

Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete. - Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar.

Berabeken devamlı güldüğün insanın yanında olmaktansa bazen de ağladığın insanın yanında ol.

Hetta mı xwe naskır amre xwe xelas kır. - Kendimi tanıyıncaya kadar ömrümü bitirdim.

Heta rasti digere,vir cihe xwe digre. - Gerçek ortaya çıkana kadar yalan toplumda yerleşir.

Heyfa cıwaniyê piri lı pêye. - Yazık gençliğe, yaşlılık ardından geliyor.

Heywana tu bıgerini wê erzan bıbe. - Gezdirdiğin hayvan ucuz olur.

Hêdi dimeşim bela dighê mi, zû dimeşim ez dıghêm bela. - Yavaş yürüyorum, bela bana yetişiyor; hızlı yürüyorum, ben belaya yetişiyorum.

Hın dıkın hın dıxwun. - Kimi yapar kimi yer.

Hıngıvê debeye dı eyarê küçıkdaye. - Süzme baldır ama it postu içindedir.

Hûrık hûrık dagır tûrık. - Ufak ufak doldur dağarcığını.

Hêkıra he meki,te hekır deng meki- Alışmışları alıştırma,alıştırdınmı da ses etme.

işé xwe bıke bı esas, bıla dılé te neke taswas. İşini sağlam yap, içine (kalbine) vesvese girmesin.


Jı be kesî gota nehrî,go keso. - Kimsesizlikten tekeyi bile adamdan saydı.

Jı evindarekî pirs kırın; "Tu ji bo çi digirî?" Got; "Ji bo kenê dawiyê." - Aşık birine sormuşlar; "Neden ağlıyorsun? demiş ki; "Sonraki gülüşler için."

Jı her hesinî şûr çênabin. - Her demirden kılıç yapılamaz

Jı hırçkê du eyar dernayê. - Bir ayıdan iki post çıkmaz.

Jı pıra pır dıçe jı hındıka hındık. - Çoktan çok gider, azdan az.

Jı rovi fenektır tune jı eyarê wi pırtır tune. - Tilkiden kurnaz yoktur, derisinden de çok yoktur.

Jı qantır re gotin 'bavête kîye?' got xalêmi hespe!. - Katıra 'baban kim?' demişler, dayım attır! demiş.

Jı xelkêre masigıro jı xwere kwêsigıro. - Elaleme balıkçı kendine kaplumbağacı

Jın kelehe mêr gırtiye. - Kadın kaledir erkek tutsaktır.

Jına ne delal, çavê mirov dıêşine, jına delal dılê mirov dıêşine. -Çirkin kadın göz ağrıtır, güzel kadın gönül ağrıtır.

Jıné rınd u meré bihiş belayé seré gunde. - Güzel kadın ile akıllı erkek köyün başına beladır.

Jijo destê xwe, ser çelike xwere birîya û gotîya:çika şahîka. - kirpi yavrusunu, "ne güzel yumuşacık" diye okşarmış.

‎Jiyana rojekîye bi rûmet, ji jiyana salaye bi koletî çêtire. - Bir günlük onurlu yaşam, yıllarca boyun eğip kölece yaşamaktan iyidir

Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtiğin kaynaga taş atma.

Karê ne ji mire bayê wê di ser mire. - Benim olmayan isin yeli üzerimden geçsin.

Keça gan nîsandayê didan. - Kızın gönlü varsa gülümser.

Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasız kız susuz dağ gibidir.

Keda helal dibe mû naqete, keda haram bibe weris ji diqete. - Helal ekmek kil olsa kopmaz, haram ekmek halat da olsa kopar.

Ker ji kera çedibin. - Eşekten, eşek doğar.


Kerêmın çu seferê , hat seferê, dîsa kerê berêye.- Eşegim gitti sefere geri geldiğinde hala aynı eşekti.

Kerê mıri ji gur natırse. - Ölmüş eşek kurttan korkmaz.

Kere reş xwe spi dıbine.- Kara eşek kendini ak görür

Kes nakeve gora kesi. - Kimse kimsenin mezarına girmez.

Kevir çiqasî jî di avê de bimîne, dîsa nerm nabe. - Taş ne kadar suda kalsa da, yine de yumuşamaz.

Kıhêl dı bin mêrxasan de dıbezın. - Küheylan at, yiğidin haslarının altında koşar.

Kırinek ji hezar gotinan çêtir e. - Bir eylem, binlerce söyleyişten iyidir.

Ki tî be nan u av,Ki têrbe dîl'da yâr dîxwaze. - Aç olan aş, tok olan aşk ister.

Ku agir bi çiyê ket ter û hişk tev dişewitin. - Bir dağa ateş düşerse, kuru ile taze beraber yanar.

Ku kela şorbê çû, buhayê heskê pere nake. - Çorba taşarsa kepçenin degeri para etmez.


Ku te gırt bermede, ku te berda bı dû nekeve. - Tuttunsa birakma, bıraktınsa ardına düşme.


Kûçık bi quşandiné nabe tajî. - Köpek tüy kırpma ile tazı olmaz.


Kurme dare ne ji dare be dar kurme nabe. - Ağacı kemiren kurt ağaçtan olmasa ağaç kurtlanmaz.

Lê kaliyê lê koriyê; mirin çêtireji feqiriyê. - Ah yaşlılık, ah körlük; ölüm yoksulluktan iyidir.

Li dînê netirse, li dîniké bitirsE. - Deliden değil, salaktan kork.

Li bejnê neri bi zêra kirî, laçek rakir kertkê guri. - Boyuna posuna baktı altınla aldı, örtüsünü kaldırdı kel çıktı.

Li kerê mirî digere ku nala jêke. - Ölmüş eşek arıyor ki nalını kopara.


Mala me li çoyê meye; çoyê me li ser milê meye. - Evimiz sopamızda, sopamız omzumuzun üstündedir.

Mala mêran kaniya zêran. - Yiğitlerin evi, altın çeşmesidir.

Malê axê diçe canê xulêm dêse. - Ağanın malı gider, uşağın canı yanar.


Malkê ji gund bar kir, re ferah bû. - Köyden bir aile göçtü, köy rahatladı.

Mal li ser malê nabe. - Ev üstünde ev olmaz.

Mal mala teye lê bi alyê firaxa nere. - Ev evindir ancak mutfak tarafına gitme.


Me go lexe te kuşt.Vur dedik öldürdün

Meger li newala nebin xeyala. - Vadilerde dolaşma, kabus görme.

Misafir üzerine gelen ikinci bir misafiri sevmez, ev sahibi ise ikisini de sevmez.


Mer meran dıkujin,ew ura dışwe. - Yiğidi yiğide kırdırıyorlar, sen oturmuş işkembe yıkıyorsun.

Mêr ketina quara, jin di çûna hawara. - Erkekler korkudan pustu, kadınlar yardıma koştu.

Mêrikî li hespé xelkê timî peya ye. - Başkasının atına binem adam her daim yayadır.


Mırî venagere bi girî. - Ölü, ağlamayla geri dönmez.

Mırın mırıne xırexır çiye? - Ölüm ölümdür, hırıltı nedir?

Mırişk çav batê kir qulê xwe katand. - Tavuk,kaza özenip suya girince boğuldu.

Mırişka bıgere wê lingê wê bi zelq be. - Gezen tavuğun ayağında pislik olur.


Mirazê mın dıl be, ber seriyê mın kevır be. - Gönlümün muradı olsun, yastığım taştan olsun.

Mirov ji keré hevala zu peya dibe. - İnsan arkadaşının eşeginden çabuk iner.

Mirov pîr dıbe, dıl pîr nabe. - İnsan yaşlanır, gönül yaşlanmaz.

Mirov xwe bi destê xwe ne xurine xura mirov naskê. - İnsan kendini kendi eliyle kaşımazsa kaşıntısı geçmez.

Mala pır jına xırabu jı bına- Evde çok kadın (Örnek: gelin, kayın valide vs.) varsa o evin düzeni kökten bozulur.

Nabêjin kê kir; dibêjin kê got. - Kim yaptı demezler, kim söyledi derler.

Nan û pivaz hebe nexwesi çavresiye. - Ekmek ve soğan olursa hastalık çekememezliktir.

Nanê xwe bide nanpêja, bila nanekî te zêde biçe. - Bir ekmeğin fazla gitse de, ekmeğini usta ekmek pişiricisine ver.

Navê gur derketiye; rovi dinya xera kir. - Kurdun adı çıkmış; tilki dünyayı yıktı.

Ne dujminê xeraba bin; dujminê xerabiyê bin. - Kötülerin düşmanı değil kötülüğün düşmanı olun.

Ne fene, ev çi dar û bene? - Tuzak değilse, bu ne değnek ve iptir?

Ne sar li te tê, ne germ li te tê. - Sana da ne soğuk yarıyor, ne sıcak.)

Ne xwar ne da hevala, geni kir avêt newala. - Ne yedi ne arkadaşlara verdi, kokuttu vadilere attı.

Nıvışta bê tışt, xwedyê xwe kust. - Ücretsiz muska sahibini öldürdü.

Nızanın,dor dakavi bar kudo. - Sopa kimin önüne düşer, bilinmez.

Pısıké malé, lı kuçıka malé natırse. - Evin kedisi, evin köpeğinden korkmaz.


Pivaz, çı sor çı sipi. - Soğan, ne kırmızı ne beyaz.

Nine inanmıyordu evlenmeye, evlendi şimdi de çocuk istiyor

Qantir nazê xwê sin nayê. - Katır doğurmaz, tuz yeşermez.

Qedrê gulê çi zane; kelbes divê kerê res. - Gülün değerini ne bilir; devedikeni ister kara eşek.

Qenciya herî mezin zanîn e. - En büyük iylilik bilgidir.

Qûna wê qûna mirişkêye hêkê qaza dike. - Tavuktur ama kaz yumurtası yumurtluyor.

Qûsî naxwe avrîya mesî.- Kaplumbağa balığın artığını yemez.

Reng rengin, sor bi dengin. - Renk renktir, kırmızı ünlüdür.

Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu. Birinciliği beyaza verdiler.

Rêya dirêj bi gavên biçûk dest pê dike. - Uzun yol küçük adımlarla başlar.

Rêzê êş li mal néye payîn. - Değirmen sırası evde beklenmez.

Roja xweş bi serîda xweşe. - Güzel gün gün başlarken güzeldir.

Rovi ne di çu kulêr, hejik jî tirîya xweve kir. - Tilki zaten deliğine zor giriyordu bir de kuyruğuna çalılık bağladı.

Rûyê reş ne hewci teniyêye. - Kara yüze is gerekmez.

Rohn dıkım nan deré, tir dıkım dan deré -Ayran çorbasını sulu yaptığım zaman ekmek gider,az sulu yaptığım zaman içindeki buğday dan gider.

Rıh dıbe bost düjmün nabe dost- Sakal bir karış kadar uzar, ama düşman dost olmaz.

Rovi'ki berdayi çétıre jı şereki gırédayi- Özgür bir tilki, bağlı bir aslandan iyidir

Serê çûka qali çenabê. - Kuş kafasından kavurma olmaz.

Sê wêne dost hene: Nano, gano, cano. - Üç türlü dost vardir: yiyici, ırz düsmani, candan dost.


Séwa halméke,mekeve bin qalméke. - Bir parça lokma için düşme.

Siware xalke tum payayı. - Başkasının atına binen hep yayadır.

Simbêl bi pisika ji heye. - Bıyıkk kedide de vardır.

*sere ber mınneta bıla kevte bın Ziyereta - minnet edeceğime mezarın altında olayım

Şahdê rovi terya wiye. - Tilkinin tanığı kuyruğudur.


Şam şekira welat şêrintira. - Şam şekerdir ama vatan daha tatlıdır.

Şerm, şerefa jina ye.- Haya, kadının şerefidir.

Şér dımre navéwi, çélek dımre postéwi dımine.- Aslan ölünce adı, inek ölünce postu kalır.

Şêr şêre. çi jıne çi mêre.- Aslan aslandır, dişisi erkeği fark etmez.

Şeva reş keleha mêraye. - Kara gece yiğidin kalesidir..

Şûşa dıl ku şkest nacebıre. - Gönül camı bir kırılırsa artık birbirine yapışmaz.

Şıkefta sed pez heryê wê sed û yek pez ji heryê. - Yüz koyunun sığdığı yere yüzbir koyun da sığar.

Şûr kalanê xwe nabıre. - Kılıç kınını kesmez.


Taji bi zorê nare nêçirê. - Tazı zorla ava gitmez.

Te cat,Xudé ra murat. - Senden çaba, Allahtan murat.


Teyrê ku gost dixwun nikilxwarin. - Et yiyen kartallar eğri gagalı olur.

Tükürmüşler kurbağaya kurbağa demiş ki Benim yüzüm denizden ıslanmıyor, tükürüğünden mi ıslanacak.


Tışte belaş weke laş. - Beleş, leş gibidir.


Tırs ne kêmasî ye, netirsîn zêdehi ye. - Korku eksiklik değildir, korkmamak fazlalıktır.

Tırsa gur ji baranê heba wê ji xwere kulavek çêkra. - Kurdun yağmurdan korkusu olsaydı kendine bir aba yapardı.

Tu cehnemê nebini buhust bi te xwes nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı olmaz.

Tu çi têxi kewarê wê ew bê xwarê. - Dolaba ne koyarsan onu alırsın.

Tû paz ne dîtîya ma pişkul jî ne dîtîya. - Hadi sürüyü görmedin, boklarını da mı görmedin.

Tû Meriyi Tû İnsani. - Sen Adamsın, sen insansın.


War ew ware lê bihar ne ew bihare. - Yer aynı yer ama bahar aynı bahar değildir.

Wek tirya kere; ne kin dibin ne direj. - Eşeğin kuyruğu gibi, ne uzuyor ne kısalıyor.

Wê ev hevira hin gelek avê hiline. - Bu hamur daha çok su kaldırır.

Xeber çekê jinêye. - Kızarak ve bağırarak laf söylemek kadının silahıdır.

Xem neke kes nîzane, tu dî navxweda çî dîbeşérî. - Merak etme, kimse bilemez içinde ne gizlediğini.

Xeta xwar ji gayê pire. - Eğri çizgi yaşlı öküzdendir.

Xilt çiqas axê bikole bi serê xwe dadike. - Köstebek ne kadar toprağı kazarsa başına döker.

Xezalê baztir nîne, jî nesîbê xwe pêda na xwê. - Ceylandan daha atiği yoktur ancak o bile nasibinden öteye geçemez.

Xudé hebe,kes tunebe. - Allah olsun, kimse olmasın.

Xudé noka dıde evé bé dıdan. - Allah nohutu dişsize verir.

Xudê ji yekire xera bike diranê wi di pelûlê de diskê. - Allah birisinin işini bozarsa dişi sütlaçta kırılır.

Xwedîye fıse xwe dihise. - Osuruğun kokusunu ilk yapan duyar.

Xwediye xêra, dibe rebené-evdalé ber dera. - Hayır sahibi, kapı önü garibanına döner.

Xwestek û kodik bi sûnde? - Dilencilik ve utangaçlık olmaz.

Xweş dibe cihe xençera, xweş nabê cihe xebera. - Hançer yarası bile iyileşir ama gönül yarası iyileşmez.

Ya herro,ya merro. - Ya gidersin, ya ölürsün.

Ya nare as, ya ji dire asvan dikuje. - Ya değirmene gitmiyor ya da gidip değirmenciyi öldürüyor.

Yêk ku nefsa xwe islah nekiriye, nikare yekî din islah bike. - Nefsini ıslah etmeyen, başkasını ıslah edemez.

Yek ta nabe, du ta tê ranabe. - Bir iplik olmuyor, iki iplik geçmiyor.

Zıkê zaroka kirve lê zimanê wan nagere. - Çocuklarin karınları söz doludur ama dilleri dönmez.

Erkek bir kaynaksa kadın bir havuzdur, havuz çatlaksa kaynaktan gelen su birikmez.

Zimanê dirêj darkukê serê xwedyê xwe ye. - Uzun dil sahibinin başına agaç kakandır.

Zor gêzerê radıke. - Zor, havucu kökünden çıkarır.

Karnını 2 ekmeğe alıştırma endamını 2 fistana alıştırma elbet bir gün yokluğunu da görürsün

56 NOGAY ATASÖZLERİ

Adaskanga ayıp yok, kaytıp üyin tapkan song.Şaşırana ayıp yok, dönüp evini bulduktan sonra.

-Adaspayman degen erdi, Karanga tuman adastıradı yolumu şaşırmam diyen adam, karanlık duman içinde yolunu kaybetti

Ağa olayım dersen koşturmaktan geri kalma, zengin olayım dersen, kazanına haram sokma.

Kardeşin, akrabanın kadrini düştüğünda, yaralandığında bilirsin,

ata-ananın kadrini çocuk sahibi olduğunda bilirsin.

Kardeşler tatlı olursa at çok olur, elti-gelin tatlı olursa* yemek için aş çok olur.

-Agaş etten öter, söz süekten öter.
Ağaç* etten geçer, söz kemikten geçer.

Ağaç kesersen uzun kes, yonta yonta kısalır, kilim kesersen kısa kes, çeke çeke uzar.

-Agaş kıyşığın talkı tüzeter, Edem kıyşığın halkı tüzeter.Ağacın eğrisini dalı düzeltir, adamın eğrisini halkı düzeltir.

-Ahıret azabınnan dunıya namısı küşli.
Ahret azabından, dünya namusu güçlü.

-Ak nietliding atı arımas, arbası tozbas.
İyi niyetlinin atı yorulmaz, arabası yolda kalmaz.

-Akıl akıldan üyrik.
Akıl akıldan üstün.

-Akıl bastan şıgar, asıl tastan şıgar.
Akıl baştan çıkar, mücevher taştan çıkar.

-Akıl tabar, til söyler.
Akıl bulur, dil söyler.

-Akıl yasta tuvıl, basta.
Akıl yaşta değil başta.

-Ala azbandı böri aşar, yarlıdıng yıygan malın töre aşar İyi boğayı kurt yer, fakirin topladığı malı zengin yer

-Aldı tegerşik kaydan köşse,songgısı da sonnan köşer Ön tekerlek nereden geçerse, arka tekerlek de ordan geçer

-Algasagan kız kievge barmas, barsa da ongmas Çabuk evlenmek isteyen kız evlenemez, evlense de hayır getirmez.

-Algasagan suv tengizge etpes.
Hızlı akan su denize yetişmez.

Elma ye de su iç-hastalanma göreyim, mısır ye su iç te şişmanlama göreyim.

Almaktıng körki – bermek.
Almanın sonu-vermek.

-Altı yasar altıstan kelse, alpıs yasar aldına şıgar.Altı yaşındaki uzaktan gelse, altmış yaşındaki onu karşılar.

-Altın kapılıdıng kullıgı agaş kapılıga tüser.Altın kapılıya hizmet etmek, ağaç kapılıya düşer.

Anadıng köngili balada,baladıng köngili dalada Ananın gönlü balada, balanın gönlü dışarda.

-Aram batar, ak kalkar.
Kötülük batar, iyilik kalkar.

-Aram kapşıktıng tübi tesik.
Haram kabın dibi delik.

-Aramzadeding koynı tolı, beti kara.
Haramzadenin koynu dolu, yüzü kara

Arkasına ötken ayavşıl bolar.
Bir acıyı yaşayan kişi , aynı acıyı yaşayanların halini anlar


-Arık oydan öler, semiz maydan öler.
Arık nasıl doyacağım diye ölür, besili yağdan ölür.


Aşık oynayan azar, top oynayan* tozutur, koyun besleyip kuyruk yiyen de hepsini geçer.

Asılsız astan kıtar, yavapsız sözden kıtar.Cimri adamı açlıktan öldürür, az konuşan da cevapsızlıktan öldürür.

At arısa tuvlak, er arısa avırak.
At yorulursa sersemler, yiğit yorulursa hastalanır.

-At avnagan erde tük kalar.
At oynayan yerde tüy kalır.

Atın bahtına gün doğsa ağızlığı ile su içer, insanın başına gün doğsa eteği ile su içer.

-At iygisi* arıkta biliner, er iygisi yarlılıkta biliner Atın iyisi arıklıkta, yiğidin iyisi fakirlikte bilinir.

-At sürinmes bolarma, edem yangılmas bolarma Atın sürçmezi olmaz, adamın yanılmazı olmaz

-Ata baladıng sını.
Baba oğulun sınayıcısı

-Ata barda uvıl yas, aga barda ini yas.
Baba varken oğul genç, ağabeyi varken küçüğü genç.

-Ata minmek bir mırad, attan tüspek bir namıs.Ata binmek bir murad, attan inmek bir namus.

-Ata ulınıng atkan ogı da kaypas, aytkan sözi de kaytpas Oğul babası gibi olursa attığı ok da dönmez, söyledeği söz de dönmez.

-Ata- balaga sınşı.
Baba, oğulun öğreticisidir.

Atadan körgen ok yonar, anadan körgen ton pişer Babasından gören ok yontar, anasından gören kürk biçer

-Ataga usap ul tuvmas, anaga usap kız tuvmas.Ataya benzeyip oğul doğmaz, anaya benzeyip kız doğmaz

Atang barda el tanı, atıng barda er tanı.
Baban varken dostları ile tanış, atın varken çevreni gez

-Atang ölse de, atangdı körgen ölmesin.Atan ölse de, atanı gören ölmesin.

Atası maktagandı alma, avıldası maktagandı salma Atasının methettiğini alma, komşusunun methettiğini salma

Atasına yahşılık etpegennen, yahşılık kütpe.Atasına iyilik yapmayandan iyilik bekleme.

-Atasız öksiz-yartı öksiz, anasız öksiz-kerti öksiz.Babasız öksüz yarım öksüz, anasız öksüz gerçek öksüz

Attı kamışı öltürer, erdi namıs öltirer.
Atı kamçı öldürür, yiğidi namus öldürür.

-Atım yok aranda, kaygım yok boranda.
Ahırda atım yok, fırtınadan endişem yok

Atın süygen alasam der, hatının süygen tamaşam der Atını seven kıratım der, kadınını seven temaşalığım der

-Avla tolu malıng bolganşa, er erde dosıng bolsın Avlu* dolusu malın olacağına* her yerde dostun olsun

-Avıl iyti ala bolsa da, böri körse biriger.
Ağılların köpekleri ayrı ayrı olsalar da, kurdu gördüklerinde birleşirler.

-Avıldasıng kim bolsa, adanasıng sol.
Komşun kimse, kardeşin odur.

-Avılga aytsam aşadı, kongısıga aytsam kosadı.Halktan birine söylesem yayılır, komşuya söylesem çarpıtır.

-Avırmagan baska yavlık baylama.
Ağrımayan başına bez bağlama.

-Avıruvdıng aldın al.
Hastalığın* önünü kes.

-Ayagı baskanın, közi tanımaydı.
Ayağın nereye bastığını göz görmez.

-Ayagı yaman tördi bulgaydı, avızı yaman eldi bulgaydı Ayağı kötü baş köşeyi batırır, ağzı kötü cemiyeti karıştırır.

-Ayagın körüp asın iş, anasın körip kızın al. Ayağını* görüp aşını iç, anasını görüp kızını al.

-Ayagına kara da kımızın iş, anasına kara da kızını al.Ayağına bak da kımızın iç, anasına bak da kızını al.

-Ayavlı dostıng malı bir, kemege mingenning yanı bir.İyi dostun malı bir, gemiye binenlerin canı bir.


Rüzgâr olsa üşütür, bulut olsa ısıtır, doğup büyüdüğü yerleri aptal kişi unutur

Ayda bir at vermektense, her gün bir tabak yağ vermek daha iyidir.

-Ayday bilmes at öltirer, söyley bilmes söz keltirer Sürmesini bilmeyen at öldürür, konuşmasını bilmeyen söz getirir

-Aytarman-mennen keter, tınglamasang -sennnen keter Söylerim benden gider, dinlemezsen senden gider

-Aytkanga ıynanma, akılınga kelse ıynan Söylenene inanma, aklına yatana inan.

-Ayırılgandı ayuv er, Bölingendi böri er.
Ayrılanı ayı yer, bölüneni kurt yer

Az ye çok çiğne- döğülmez kuvvetli olursun az söyle çok dinle- yanılmazsın.

Az aşagan, taza aşar.
Az yiyen, temiz yer birşey bırakmaz

-Az söz-altın, köp söz kümis.
Az söz altın, çok söz gümüş.

-Azdı bilmegen, köpti de bilmes.
Azı bilmeyen çoğu da bilmez.

-Aşıkkan aska piser.
Acele edenin ağzı yanar.
*
Bakkandı bilmegen, bagıslagandı da bilmes. Mala bakmasını bilmeyen, değerini de bilemez.

Bakırak-bakırak bardı aytar, bargan sözin yartı aytar Herşeyi sahiplenen varolanı söyler, söylerken de yarım söyler.

-Baladı yastan, kelindi bastan terbiyalav.Çocuğu küçüklükten, gelini geldiği andan itibaren terbiyele.

-Balalı kargaga kok artpas.
Yavrulu kargaya yiyecek kalmaz

-Balalı üy-bazar, balasız üy-mezar.
Çocuklu ev pazar, çocuksuz ev mezar.

-Balalı üyde melek bar, balasız üyde elek bar Çocuklu evde melek var, çocuksuz evde elek (anlaşmazlık) var.

Balam barar erge, bele-kaza barmasın.
Kızım evleniyor, bela-kaza onunla gitmesin

-Balık süygen suvga etegin malar.
Balık seven, suya eteğini salar.

-Barma töre kasına, bayısang özi keler kasınga.Çıkma zenginin karşısına, sen zengin olursan kendisi gelir karşına.

-Bas baladan, mal tanadan.Akıllı insan çocukken belli olur, iyi inek danalığında belli olur.

-Basına payda etpegen, dosına payda etpes.Kendisine faydası olmayanın, dostuna faydası olmaz.


Başına gelen belâdan, eteğini kesip de olsa, kurtul

-Bay mınan barıspa, betir minen kürespe.Zengin ile barışma, yiğit ile uğraşma.

-Baydıng kızı ölmey, yarlıdıng kızına kün tuvmas.Zenginin kızı ölmeden, fakirin kızına gün doğmaz.

-Baysız pişe-patşa.Kocasız kadın-kraliçe

-Bereket kelinning ayagınnan, şobannıng tayagınnan.Bereket gelinin ayağından, çobanın dayağından

-Bergen üyine barayık, beren-şeren eteyik.Verenin evine gidelim, ne varsa altını-üstüne getirelim

-Bergen yumart tuvıl, algan yumart.Veren cömert değil, alan cömert

-Bilegi yuvan birdi yıgar, bilimi artık mıngdı yıgar Bileği güçlü biri yıkar, bilimi fazla olan bini yıkar

Bilene bir çalsan saz, bilmeyene davlumbaz az.

-Bir edemning üyi kalası bolar, ası – balası bolar.Cimri, hasis adamın evi kalesi olur girilmez aşı-yemeği, çocuğu gibi kıymetli olur.

-Bir şeşekey men yaz bolmas.Bir çiçekle yaz olmaz.

-Birev söyler, birev uyalar.Biri söyler, biri utanır.

Olacak on yaşında da çocuk değil, olmayacak yirmi beşinde de çocuk.

-Böri bolsang kök bol, er bolsang – aytkanınga berk bol.Kurt olursan gök (boz) ol, yiğit olursan sözüne sadık ol

-Böriding kuyrıgın keskeni men, ol iyt bolmas.Kurdun kuyruğunu kesmeyle o it olmaz.

-Borışlı ölmes, şerli öler.Borçlu ölmez, şerli ölür

-Bos mıltık eki kisidi korkustar.Boş tüfek iki kişiyi korkutur.

-Bügüngü isingdi tanglaga kaldırma.Bugünkü işini yarına bırakma.

Büldirvüşi ining bolsa, tüzetüvşi agang bolsın.Bozguncu, dağıtıcı kardeşin varsa, düzeltici, birleştirici annen olsun

Bulanık suda balık olur, çok konuşan kişiden belâ gelir.
*
-Dos bergenning tısına karama.
Dostunun* verdiğinin dışına bakma.

-Dos doska kerek, asabı durıs kerek.
Dost dosta gerek, hesabı dürüst gerek.

-Dos esabı köngilden.
Dostun hesabı gönülden.

-Dos üyinde oltırıp ket, duşpan üyinde turıp ket.Dostunun evinde oturup git, düşmanının evinde oturmadan, görüşmeni bitir ve hemen ayrıl.

-Dosıng berse kım, uvısınga yım.
Dostun verse sus, avucunu yum.

-Dosınga mungkir kazba, özüng tüsersing Dostuna çukur kazma, kendin düşersin.

-Dosıngnıng asın duşpanday aşa.
Dostunun aşını düşman gibi ye.

Dostunun bıçağı ile boynuz kes, düşmanının bıçağı ile kilim kes.

-Duşpan ayakka, dos baska karar.
Düşman ayağa, dost başa bakar.

-Duşpan külip üyreter, dos urısıp üyreter. Düşman gülerek öğretir, dost azarlayarak öğretir.
*
Adam olacak çocuğun insanlarla işi var, adam olmayak çocuğun insnlarla ne işi var.

-Edem sözi tas yarır, tas yarmasa, bas yarır Adam sözü*taş*yarar,*taş*yarmasa baş yarar

-Edem üreginde arslan yatagı bar.
İnsan yüreğinde aslan yatağı var.

-Edem-edemge konak, yan-tenge konak Adam adama konak, can tene konak.

-Eki ölşe, bir kes.
İki ölç, bir kes.

-Eki sıyırdıng ayranı köp, eki hatınnıng vayranı köp İki sığırın ayranı çok, iki kadının dedikodusu çok olur.

-El agasız bolmas, ton yagasız bolmas.
El ağasız olmaz, kürk yakasız olmaz.

-El almagan, elli yıl yatar.
Halkın kaldırmadığı elli yıl kalır.

-El bolgan erde betir de bolar.
İnsanların olduğu yerde yiğit de olur.

-El bolmasa, suvık yok.
Yel olmazsa soğuk yok.

-El espese, şöp bası kıymıldamas.
Yel esmezse çöp başı kımıldamaz.

-El kaznası-eski söz.
Halkın hazinesi-eski söz.

-Elde amanşılık bolsa, elşi avırar.
Halk içinde hastalık yoksa, iyileştirici hasta olur.

-Eldi sökpe.
Ülkeni kötüleme.

-Elding avızına elli arşın böz etpes.
İnsanların ağzını kapatmaya elli arşın bez yetmez.

-Elding işi-altın besik.
Halkın işi-altın beşik.

-Elim boluvdan edem boluv kıyın.
Alim olmaktan adam olmak zor.

-Elli yıldan el yangırar.
Elli yılda toplum yenilenir.

-Emisting iygisine kurt tüser.
Yemişin iyisine kurt düşer.

-Er aytpas, aytkanınnan kaytpas.
Yiğit demez. dediğinde de sözünden dönmez.

-Er iygisi burınlı bolar.
Erkeğin iyisi burunlu olur.

-Er kadirin el biler.
Yiğidin kadrini çevresindekiler bilir.

-Er kartaydı – kuş taydı, ekevledi soltanım.Erkek yaşlandı- gücü tükendi, kötülükler çoğaldı.

-Er kayratlansa, ekev bolar.
İnsan kendine güvenirse, gücü iki kat artar.

-Er ötirik söylemes, ep ötirik söyler.
Erkek yalan söylemez, şartlar yalan söyletir.

-Er tamırınnan er tamırı köp bolar.
İnsanlar arasındaki akrabalık, yerdeki köklerden daha fazladır.

-Er tarıkpay molıkpas.
İnsan darda kalmadan rahata ermez.

-Er yangılıp kolga tüser, kus yangılıp torga tüser İnsan yanılır esir düşer, kuş yanılır kafese girer

-Er yanılmay bolmas, at sürinmey* bolmas.İnsanın yanılmazı olmaz, atın sürçmeyeni olmaz.

-Er şıragı-eki köz.İnsanın ışığı iki gözü.

Erden ozuv bar, elden ozuv yok.
Erden vazgeçilir vatandan vazgeçilmez.

-Erding atın ya atı şıgarar, yade hatını şıgarar.Erkeğin adını ya atı çıkarır, ya da kadını çıkarır.

İnsan güçlü olursa baş düşmanları dost olur, güçsüz düştüğünde ise dostları kaybolur.

-Eri baydıng eli bay.
İnsanı zenginin, ülkesi zengin.

-Erte turgan erding ırısı artık.
Erken kalkanın rızkı çok olur.

-Esaplı dostıng malı bir, antlı dostıng yanı bir Hesabını bilen dostların malları bir, yeminli dostların canları bir.

Esitken yangılıs, körgen kerti.
İşiten yanlış, gören doğru.

-Et kanlı bolsın, yigit yanlı bolsın.
Et kanlı olsun, yiğit canlı olsun.

-Etispesti ongmas kuvar.
Talihsiz kişi olmayacak işlerin peşinden koşar.
*
-Hatın karıganın bilmes, eşek arıganın bilmes.Kadın ihtiyarladığını bilmez, eşek yorulduğunu bilmez.

Kadınlardan kadın var serçe etinden aş eder, kadınlardan kadın var koca gövdeyi kaybeder.

Kadınlardan kadın var kuru suyu aş eder, kadınlardan kadın var* kör* gözü yaş eder.


*
İesin sıylagannıng iytine süek taslar.
Sahibi saygı gören kimsenin köpeğine kemik verilir

-İnisi bardıng-tınısı bar.
Kardeşi olanın arkası kuvvetli olur.

-İslese kulday, tursa biydey.
Çalıştığında işçi gibi, oturduğunda bey gibi

-İytli konak oramga sıymas.
Köpekli konuk sokağa sığmaz.

-İyttey kabıp, attay tevip.
İt gibi ısırır, at gibi teper

İytting yamanı in kazar, pişe yamanı-künde azar. Köpeğin yamanı çukur kazar, kadının kötüsü hergün tartışır.

-İşip toymagan, yalap toymas.
İçip doymayan, yalayıp doymaz.
*
-Kadere bergen attıng tüsine karamas.
Kaderin verdiği atın dişine bakılmaz.

-Kadir bilmes kardaştan, kedir bilgen yat yahşı.Kadir bilmez kardeşten, kadir bilir yabancı iyi.

Kalgan iske kar yavar.Kalan işe kar yağar.

-Kamışıdı silke almagan, özüne tiygister Kamçıyı sallamasını bilmeyen kendisine vurur

-Kan şıkkandı karga biler, yan şıkkandı molla biler Kanın çıktığını (kokusunu)* karga bilir, can çıktığını molla bilir.


Yükün ağırlığını çeken at bilir, iyi oğul doğduğunu kardeş değil diğer insanlar bilir.

-Kar küregen aslık kürer.
Kar küreyen, aş kürer.

-Karama özine-kara sözine.
Kendisine bakma, sözüne bak

Kardaştıng azarı bolsa da, beteri bolmas Kardeşin azarlaması olsa da, kötülüğü olmaz.

-Karga neşe çakırsa da, kaz bolmas.
Karga ne kadar bağırsa da, kaz olmaz

-Karga şakırıp kıs bolmas, torgay şakırıp yaz bolmas.Karganın bağırmasıyla kış olmaz, serçenin ötmesiyle yaz olmaz.

-Kat – yigitting is bası, aldında ezir ası.
Elleri nasırlı yiğidin aşı önünde hazır olur.

-Kat bilmegen zat bilmes.
Ellerinde nasır bilmeyen hiç bir şey bilmez.

-Kazan avızı aşık bolsa, iytke de namıs kerek Kazanın kapağı açıksa, o zaman köpeğin namuslu olması gerek.

-Kazannıng karası yugar, yamannıng belesi yugar.Kazanın karası bulaşır, kötünün belâsı bulaşır

-Kazanı asuvlıdıng kapısı yabılmas.
Kazanı kaynayan evin kapısı kapanmaz.

-Kazanı kırda, oşagı üyde.
Kazanı kırda, ocağı evde

-Kel demek bar, ket demek yok.
Gel demek var, git demek yok.

-Kelgenşe konak uyalar, kelgennen song konakbay uyalar Gelinceye kadar* konuk utanır, geldikten sonra ev sahibi utanır.

-Kelin kemtiksiz bolmas, kayınana kemiriksiz bolmas Eksiği olmayan gelin olmaz, konuşmayan kaynana olmaz.

-Kemege mingenning tilegi bir.
Gemiye binenlerin dilekleri birdir

-Kengesli ton keng şıgar.
Çok danışılarak biçilen kürk bol olur

-Kerek tastıng avırlıgı yok.
Gerekli taşın ağırlığı olmaz.

-Kerekpesti yıymasang, kerekkende tappassıng Gerekmezi toplamazsan, gerektiğinde bulamazsın

-Keşe karanga bolsa, yuldızı yarık bolar.
Gece karanlık olsa, yıldızı parlak olur.

-Kisige munkir kazsang, özing atılarsıng Başkasına çukur kazarsan, kendin düşersin

-Kisige yamanlık tilegenşe, özinge yahşılık tile.Başkaları için* kötülük isteyinceye kadar, kendine iyilik iste.

-Kökke köterip kelgendi, erge karatıp yiberme.(Seni) göklere çıkarıp geleni, yere baktırıp gönderme.

-Kökürekte bar, kolda yok.
Gönülde var, elde yok.

-Kol kıbırdasa, avız da kıbırdar.
Kol kıpırdasa, ağız da kıpırdar

-Konak az oltırıp, köp sınaydı.
Konuk az oturur, çok görür.

-Konak bolsang kolga tüs, yolavşı bolsang yolga tüs Konuk olsan iyi evsahibine rastgel, yolcu olsan yola düş

-Konak bolsang, tiling tıy.
Konuk olsan, dilini tut.

-Konak kelse et piser, et pispese bet piser Konuk gelse et pişer, et pişmese yüz pişer (ev sahibinin yüzü kızarır).

-Konak toysa esikke karar.
Konuk doysa eşiğe bakar.

-Konaktıng kursagı toysa, közi yol karar.
Konuğun karnı doysa, gözü yolda olur.

-Köp biledi degen küledi, özim bilemen degen öledi.Başkaları çok biliyor diyen güler, yalnız ben bilirim diyen ölür.

-Köp sözding azı yahşı, az sözding özi yahşı Çok sözün azı güzel, az sözün özü güzel

-Köp tükirse köl bolar.
Herkes tükürse göl olur

-Köp yaşagannan sorama, köp yurgennen sora Çok yaşayandan sorma, çok gezenden sor

-Köp-korkıtadı, teren-batıradı.
Çok korkutur, derin batırır.

Bir araya gelenler konağını iyi ağırlar, yardımlaşan düşmahdan kurtulur.

-Köpten koyan kutılmas, yalgızdıng aytkan sözi tutılmas Çokluktan tavşan kurtulmaz, yalnızın söylediği söz tutulmaz

-Köpten koyan kutılmas.
Çoktan tavşan kurtulmaz.

-Köpting avazı bir bolsa, birding avazı yok bolar.Çoğunluğun sesi bir olsa, tek kişinin sesi yok olur

-Korkak mıng öledi, betir bir öledi.
Korkak bin ölür, batır bir ölür.

Korkaktan sorama közi aytar, tentekten* sorama sözi aytar Korkağa sorma gözü söyler, aptala sorma sözü söyler

-Korkaktı köp kuvlasang, betir bolar.
Korkağı çok kovalarsan, cesur olur.

-Körklige köne kiygistseng de, yarasar.
Gösterişli, yakışıklı olana eski-püskü giydirsen de yakışır.

-Korkpa marttıng kısınnan, kork aprelding besinnen.Korkma martın kışından, kork nisanın beşinden

-Kösevi uzınnıng kolı küymes.
Maşası uzunu olanın eli yanmaz.

-Köz korkak-kol batır.
Göz korkak, kol batır.

-Közel-közel tuvıl dı, köngil tüsken-közel di.Güzel güzel değildir, gönlün sevdiği güzeldir.

-Közing avırsa, kolung tıy, işing avırsa, avızıng tıy.Gözün ağrırsa elini tut, karnın ağrırsa ağzını tut.

-Kudalık ayırılsa da, tuvganlık ayırılmas.
Dünürlük ayrılsa da, akrabalık ayrılmaz.

Yanmış ovayı su bassa bile kazın göğsüne su yapışmaz, anlamayan adama söz söylesen kulağının dışında kalır.

-Küle baksang, köylegine yamavlık sorar.Fakirle samimi olsan, gömleğine yamalık kumaş ister.

-Kulluk etkende kulday bol, atlanganda biydey bol.Çalıştığında işçi gibi ol, ata bindiğinde bey gibi ol.

-Külme doska, keler baska.
Gülme dostuna gelir başına

-Kün körmegen kün körse kündiz şırak yandırar.Gün görmemiş gün görse gündüz çıra yakar.

-Kündesting otı da, suvı da kündes.
Birbiriyle cekişen iki kadın (kuma)’nın ateşi de, suyu da tartışır.

-Künşi köbeymes, bakılşı bayımas.
Kıskanç adam büyük aileli olmaz, kötü adam zenginlemez.

-Kus uyasında ne körse, uşkanda da sonı eter.Kuş yuvasında ne görse, uçtuğunda da onu yapar.

-Kutlı konak kelse, koy egiz tabar.
Kutlu konuk gelse koyun ikiz doğurur

-Küşi etken-küşi etpegenning küşpeni.
Gücü yeten, gücçsüzün efendisidir.

-Kılık kızga kerek, kızdan aldın yigitke kerek.Terbiye kıza gerek, kızdan evvel yiğide gerek

-Kırk yıl saban aydasang, bir yıl türening altınga tier.Kırk yıl tarla sürersen, bir yıl sabanın altına değer.

-Kıs karlı bolsa, yaz yavınlı bolar.
Kış karlı olsa, yaz yağmurlu olur

-Kısıng tuman bolsın, marazıng tımav bolsın.Kışın duman olsun, hastalığın hafif olsun.

-Kız kimdi süyse, sonıkı.
Kız kimi severse, onundur.

-Kız kılıgı man süydirer.
Kız davranışları ile sevdirir


*
-Malı ketken yarlı tuvıl, sını ketken yarlı.
Malı giden zavallı değil, şerefi giden zavallı

-Maslagatlı toy tarkamas.
Öğütlü törenler sonlanmaz.

–Meneli*söz maldan artık.
Manalı söz maldan güzel.

-Mısalsız söz-tuzsız as.
Misalsiz söz-tuzsuz aş.

-Mısırda patşa bolgannan, elimde şoban bolganı artık Mısırda padişah olmaktansa, ülkemde çoban olmak iyi.
*
-Oltırgan kız ornın tabar.
Oturan kız yerini bulur.

-Önerli ölmes, önersiz kün körmes.
Hünerli ölmez, hünersiz gün görmez

-Önerli örge yurer, önersiz körge kirer.
Hünerli başarıya koşar, hünersiz yerin altına (mezara) girer.

-Ong kolıng man berseng, sol kolıng man alarsıng Sağ kolun ile versen, sol kolun ile alırsın

Talihlinin iki dostu bir gelir, talihsizin iki borçlusu bir gelir

Talihlinin evine düğün, şenlik girer, bahtsızın evine ölüm girer


-Orta yolda arbang sınmasın, orta yasta hatınıng ölmesin.Yolun ortasında araban kırılmasın, hayatının ortasında karın ölmesin.

-Ötirik sözding örkeni yok, akılsız kızdıng törkini yok.Yalanın temeli yok, akılsız kızın evi (ailesi)* yok.

Ötirikşi törge bir şıgar, eki şıkpas.
Yalancı baş köşeye bir sefer çıkar, ikinci sefer çıkamaz.

-Ötirikşiding üşin sözi de zaya.
Yalancının doğru sözü bile yalan.

-Ötpes pışak kol keser.
Kör bıçak kol keser.

-Oylamay söylegen, avırmay öler.
Düşünmeden söyleyen hastalanmadan ölür.

-Ozgan yamgırdı yamışı alıp kuvma.
Geçmiş yağmuru yamçı alıp kovalama.

-Özi isine divana, kisi isine kuvana.
Kendi işini önemsemez, başkasının işine sevinir.

Kendi söyleyip, kendisi gülen boş adam, Kendi söyleyip, halkı gülen hoş adam.

-Özi yıgılgan-yılamas.
Kendi düşen ağlamaz.

-Özing arısang, yoldasıngdı öldi dep bil.
yorulduğunda, yoldaşını öldü bil.
*
-Saban tübi-sarı altın.
Ekin dibi-sarı altın

-Sabır tübi-sarı altın.
Sabrın sonu sarı altın.


Sirkeli tay at bolar, simgirikli bala er bolar.Sirkeli tay at olur, sümüklü çocuk er olur

-Söylegennen tıngla, bilgennen angla.
Söyleyenden dinle, bilenden anla.

-Söyley-söyley söz şıgadı, türtkilese köz şıgadı Söyleye söyleye söz çıkar, dürtüklese göz çıkar.

-Söz ben şirkeydi de öltirip bolmas.
Söz ile sivrisineği bile öldüremezsin.

-Söz sözdi şıgarar, ümırık közdi şıgarar.
Söz sözü çıkarır, yumruk gözü çıkarır

-Sözding bası bir puşık, ızı bir kuşak.
Sözün başı tel olur, arkası kuşak olur

Sözün başı bir damla, arkası göl olur

-Sözing sav bolsa, basıng tav bolar.
Sözün halkda yaşıyorsa, hatırın dağ gibidir.

-Suvga süenme, yavga* ıynanma.
Suya dayanma, düşmana (yağıya) inanma.

-Süygenning asın duşmanday aşa.
Sevdiğinin aşını düşman gibi ye.

-Süymesem de süyemen, süygenimning süygeni.Sevmesem de severim, sevdiğimin sevdiğini

-Süymesing kelse, üy sıpır.
Sevmediğin gelirse ev süpür.

-Sırıng aytpa dosınga, dosıngnıng da dosı bar.Sırrını söyleme dostuna, dostunun da dostu var

-Sıylasang sıy körersing.
Değer verirsen, değer görürsün

-Şaşpagan arımas.
Ekmeyen yorulmaz (biçmez).

-Şegertkiden korkkan, egin ekpes.
Çekirgeden korkan ekin ekmez

-Şeşen yigit elge ortak, Şeber yigit malga ortak.Akıllı yiğit yönetici olur, çalışkan yiğit mal sahibi olur.
*
-Tamaktan kalgan yavdan kalganga esap.Damaktan kalan düşmandan kalmış gibidir.

-Tang atpay, künning közi tuvmas.
Tan atmadan günün gözü doğmaz.

-Tarı şaşkan boza işer.
Darı saçan (eken) boza içer.

-Tatuv bolsang balday bol, aşşı bolsang tuzday bol.Tatlı olsan bal gibi ol, acı olursan tuz gibi ol.

Dağda büyüyen çocuğun iki gözü taşta, yetim kalan çocuğun iki gözü yaşta.

Dağda büyüyenin tırnağı sert, yalnız büyüyenin bağrı katı

-Tavdı-tastı el buzar, edem ulın söz buzar Dağı-taşı insanlar bozar, adem oğlunu söz bozar

-Teng tengi men, teke müyizi men.
Akran akranı ile, teke boynuzu ile.

-Tentek özin özi davga sanar.
Aptal kendini deve zanneder.

-Tentek suvga semirer.
Aptal suda bile şişmanlar.

-Tentek toy eter, törinde özi oltırar.
Deli akılsız, divane düğün yapar, baş köşeye kendi kurulur.

-Tentekke künde bayram.
Akılsıza her gün bayram.

-Tentekke tek turmak-kuş.
Aptala, doğru durmak zor.

-Tentekten sorama, özi aytar.
Deliye sorma kendi söyler.

-Tentekting tastarın tekene tozdırar.
Aptal kadının örtüsü çamaşır leğenini eskitir.

-Ter şıkkanın ten tuymas, akşa şıkkanın er tuymas.Terin çıktığını ten duymaz, akçanın çıktığını yer duymaz

-Terek şaşpay tal bolmas, borışlıda mal bolmas.Fidanı dikmeden ağaç olmaz, borçluda mal olmaz.

-Teren yılga tavıssız agar.
Derin nehir sessiz akar.

Çadırda yaşayan çadırını över, yerleşik insan yaktığı küllerden yaptığı dağı över

-Termeni yaman-unı iygi, atası yaman-ulı iygi.Değirmeni kötü-unu iyi, babası kötü-oğlu iyi

-Tevekelşi erge nur yavar.
Coşkulu, çalışkan yere nur yağar.

-Til bir bolsa, is* ör bolur.
Dil bir olsa, başarı yüksek olur.

-Til tas yarar, tas yarmasa bas yarar.
Dil*taş*yarar,*taş*yarmasa baş yarar.

-Til yarası tüzelmes, kılış yarası tüzeler.
Dil yarası düzelmez kılıç yarası düzelir.

-Til- bele, tis-kaya.
Dil belâ, diş kaya.

-Tildi süek yok.
Dilde kemik yok.

-Tiri bolıp sanda yok, öli bolıp körde yok Diri ama canlı değil, ölü ama mezarda değil

-Tiride sıylaspagan, ölide yılaspas.
Diriyken tanışmayan, ölünce ağlaşmaz.

-Tirlikting küşi-birlikte.
Dirliğin gücü-birlikte.

-Tirnekli edem töredi kül eter.
Gücü olan, töreyi köle eder.

-Tisi şıkkan balaga, şaynap bergen as bolmas.Dişi çıkmamış çocuğa çiğnenip verilen aş olmaz.

Dişim, senden razıyım, dilimin kalesisin, dilim, senden razı değilim, başımın belâsısın.

-Tolmaska kuyma, toymaska berme.
Dolmaza dökme, doymaza verme.

-Törkini yuvıktıng tösegi yıyılmas.
Evi yakın olan gelinin döşeği toplanmaz.

-Toyga barsang erte bar, erte barsang orın bar. Düğüne gidersen erken gidersen yer var

-Toygan kız törkinin tanımas.
zengin olup mala doyan kız kendi evdekilerini , yakınların bile tanımaz.

-Toymagannan ton kiyseng, toyda betingdi kara eter.Görmemişin kürkünü giysen, toyda yüzünü kara eder

-Tüedey boynıng bolganşa, tüymedey akılıng bolsın Deve gibi boynun olacağına, düğme kadar aklın olsun

-Tuvar toysa bek keter, yaman toysa, öpke eter Hayvan doysa iyi gider, kötü doysa sana küser.

-Tuvgan elding eri-cennet-, suvı-serbet.
Vatanımın doğduğum yer cennet, suyu şerbet.

-Tuvgan erde er yurer, toygan erde iyt yurer. Yiğit doğduğu yerde yürür, it doyduğu yerde yürür.

-Tuvra aytkan kutılar, aldap aytkan tutılar.Doğru söyleyen kurtulur, yalan söyleyen tutulur

-Tuvra aytkan tuvganga yaramas.
Doğru söyleyenden akraba olmaz.
*
-Ul tuvganga kün tuvadı.
Oğlan doğduğunda gün doğar.

Ulım üyde-ırısı tüzde, kızım üyde-kılıgı tüzde Oğlum evde-rızkı dışarda, kızım evde-sözü dışarda.


Oğlun hiddetlendiğinde baş köşeye kurul, damadın hiddetlendiğinde kapıyı tut.

-Urlagan-bir künali, urlatkan-mıng künali.Çalan bir kez suçlu, çaldıran bin defa suçlu

-Urıspas ul bolmaydı, kelispes kelin bolmaydı.Azarlamayan oğul olmaz anlaşamayan gelin olmaz.

-Uv işken bir öledi, ant işken mıng öledi.Zehir içen bir ölür, yemin eden bin ölür.

-Ürgen iyt kisidi kappas.
Havlayan köpek kimseyi ısırmaz


-Üyinge kelgenge, üydey öpkeng bolsa da, aytpa.Evine gelene, ne kadar öfkeli olsan da, söyleme.
*
Yahşı bergenşe, yaman asıgar.
İyi verinceye kadar , kötü sabredemez

-Yahşı körgenin aytar, yaman bergenin aytar İyi gördüğünü söyler, kötü verdiğini söyler

İyi ile konuşsan bal şeker katmış gibi, kötü ile konuşsan köpeğe kemik atmış gibi (olur).

-Yahşı söz yılandı innen şıgarar.
Güzel söz yılanı ininden çıkarır.

Yahşıdıng eki dosı bir keler, yamannıng eki borışı bir keler İyinin iki dostu birden gelir, kötünün iki borcu birden gelir

-Yahşıdıng yatlıgı yok, yamannıng özligi yok.İyinin yabancılığı yok, kötünün yakınlığı yok.

-Yahşıga kün yok, yamanga ölim yok.
İyiye gün yok, kötüye ölüm yok


İyiye yoldaş olsan yetersin murada, kötüye yoldaş olsan kalırsın utançta.



-Yalangaşka yaz yahşı, maktanşakka yat (yabancı) yahşı.Çıplak olana yaz iyi, övüngeçe yabancı iyi.

-Yalgız at şavıp yuyrik bolmas.
Yalnız at binicisiz birinci olmaz

-Yalgız koydı böri aşar.
Yalnız koyunu kurt yer.

Yalnız başına söz olmaz, yalnız kazık çadır olmaz, saklı içen aş olmaz.

Yalnızın bir işi de sonuçlanmaz, birleşenler ise hiç yorulmazlar.

Yalnızın gündüzü karanlık, yayayı ise hiç sorma.

Yalnızın yayı kaybolsa bulunmaz, çevresi geniş olanın saçma tanesi bile bulunur.

-Yaman arba yol buzar, yaman edem üy buzar.Kötü araba yol bozar, kötü adam ev bozar.

-Yaman arba yol buzar, yaman elşi el buzar.Kötü araba yol bozar, kötü elçi köyü bozar.

-Yaman avıldıng agası bolsa, yarlı avıldıng bayı bolma.Kötü soyun başı olma, fakir köyün zengini olma.

-Yaman aygır anasına kas, yaman edem yoldasına kas.Aygırın kötüsü anasına düşman, adamın kötüsü yoldaşına düşman.

-Yaman aytkan sözin eki aytar.
Kötü söylediği sözü iki kere söyler.

-Yaman evlet ataga sögis keltirer.
Kötü evlat atasına sövdürür.

-Yaman kisiding sözi aşşı, yabagı tonnıng biyti aşşı.Kötü kişinin sözü acı, yünlü paltonun biti acı

-Yaman söz-bas kazıgı, yahşı söz-yan azıgı Kötü söz baş kazığı, güzel söz can azığı

-Yaman tamak yarlı eter, yaman nepsi kor eter.Kötü damak fakir eder, kötü nefis candan eder.

-Yaman ulga da, yahşı ulga da mal yıyma.İyi oğula da, kötü oğula da mal yığma (bırakma)

-Yaman üşin aytaman dep, sırın aytadı.
Geveze doğruyu anlatıyım derken, kendi sırlarını söylüyor.

-Yamanda altın toktamas.
Kötüde altın durmaz.

-Yamandı körmey, yahşıdıng basın bilip bolmas.Kötüyü görmeden iyi bilinmez.

-Yamandı yahşı deseng, börki kara kazanday bolar Kötüye iyi desen kalpağı kazan karası gibi olur.

Kötüden iyi doğar, atamı geçeyim diye, iyiden kötü doğar, geri kalayım diye.

-Yamannıng avızınnan yahşı söz şıkpas.
Kötünün ağzından güzel söz çıkmaz.

-Yamannıng tayagı segiz, biri tiymese biri tier.Kötünün çubuğu sekiz, biri değmese biri değer.

-Yangı elek şüyde bolar, yangı kelin üyde bolar Yeni elek duvarda, yeni gelin evde olur

-Yanımdı almagan maraz-yanımdı.
Canımı almayan hastalık-canımdır zararı yoktur

-Yarlı yatsa öler, bay yuvırsa öler.
Fakir yatsa ölür, zengin koşarsa ölür

-Yarlıdıng baylıgı – denining savlıgı.
Fakirin zenginliği, vücudunun sağlığıdır

-Yartı teri yabınsam da, sosı duniyada üreyim Yarı deri örtünsem de, bu dünyada yaşayayım

-Yarımas yardan kulatar, atkan erden uyantar Kötü adam yardan atar, attığı yerde uyandırır

-Yası yaslaskan teng tuvıl, sözi kelisken teng Yaşı denk olan akran değil, sözü denk olan akran.

-Yatkandıkın turgan er.
Tembelin payını çalışan yer

-Yatıp kalgannan, atıp kal.
Hareketsiz kalacağına mücadele et

-Yavga ıynanma, suvga tayanma.
Düşmana inanma, suya dayanma

-Yaz ennet, kıs kıyamet.
Yaz cennet, kış kıyamet.

-Yazda mıyın kaynatpagan, kısta kazanın kaynatpas.Yazın beynini kaynatmayan, kışın kazanın kaynatmaz.

-Yazda tırnagan, küzde yırlar.
Yazın çalışan, güzün türkü söyler.

-Yazda yılannan korkkan, kısta arkannan korkar Yazın yılandan korkan, kışın ipten korkar.

-Yazlıktıng küni, yarlılıktıng küni.Yaz günü, fakirin günü.

-Yibek tüyinine berk, yigit sözine berk.
İpeğin düğümü sıkı olur, yiğit sözüne sadık olur.

-Yigit öler, danı kalar.
Yiğit ölür, adı kalır.

-Yigit ölse de, sözi ölmes.
Yiğit ölse de sözü ölmez.

-Yigitting asılınnan sorama, isinnen sora Yiğidin aslını sorma, işini sor

-Yol anası-tuyak, suv anası-bulak, söz anası-kulak Yol anası* tırnak, suyun anası pınar, sözün anası kulak.

-Yol kuvgan kaznaga yolıgar, söz kuvgan belege yolıgar Yolculuk yapan hazineye rastlar, dedikodu yapan belâya çatar.

-Yolavşı yolda kalmas.
Yolcu yolda kalmaz.


İyiliğe iyilik her kişinin işidir, kötülüğe iyilik er kişinin işidir.

-Yumırtka tavıktı akılga üyretken.
Yumurta tavuğa akıl öğretir.

-Yuvırtın aşagan kutılar, şölmegin yalagan tutılar Yoğurdunu yiyen kurtulur, çömleğini yalayan tutulur.

-Yılagannan sorama, külegennen sora.
Ağlayandan sorma, gülenden sor.

-Yırtık tonnan er şıgar.
Yırtık dondan er çıkar.
*
-Zor man avlagan iyt koyan almas.
Zorla avlanan köpek tavşan tutmaz.
*
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-02-19, 20:18 #93
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

60 Batman HALK DEYİMLERİ


Akıl bir altın taçtır her kafaya uymaz

Komşu komşunun işine muhtaçtır

Oğlan gsefere , gitti geldi aynı hergele

Çingeneler aç kalınca eski düğünlerden bahsederler

Al asili ser hasırı

Garip kuşun yuvasını Allah yapar

Gezen tilki yatan aslandan iyidir

Gönlü namazda olanın kulağı ezanda olur

Evlat aziz, terbiye daha aziz

Büyüğün yoksa büyük taşa danış

Asil azmaz, bal acımaz

Arif olan sözü aş gibi tadar

Atla katır döğüşür arada eşek ezilir

Bülbülün çektiği dilinin belasıdır.

Ölürse yer beğensin kalırsa el beğensin

Elbise yürüyüş para söyleyiş örter

Azdan az gider, çoktan çok gider

Haram yelle düğün elle olur

Sırrını söyleme dostuna, dostun söyler dostuna

Dil ustası iş hastası

Bağı kara üzüm olsun, üzümü yemeğe yüzün olsun

Doğru duvar yıkılmaz eğri kaçar kurtulmaz

Kara it, beyaz olmaz.

Çömlekçi kırık tastan su içer.

Can çıksa, huy çıkmaz,*

Mendal uzak ol, mısıra Sultan ol.

Ucuz et satır kırdırır.

Yaşlı öküzle çift sürülmez.

Gelin atın üstündedir, Kimse bilmez kimin kısmetidir.

61Karaman İlimize Ait Atasözleri


Abdala malûm olur*

Abdestsize namaz dayanmaz*

Acele etsen de iş varacağına varır*

Acele işe şeytan karışır*

Acemi nalbant, gavur eşeğinde öğrenir*

Acı acıyı, su sancıyı savar*

Açı ığratma toku söyletme*

Acıkan doymam sanır*

Acıyan eşek attan ileri gider*

Aç ayı oynamaz*

Aç bırakma hırsız olur, çok söyleme arsız olur*

Açın gözü ekmek teknesinde olur*

Aç köpek fırın deler*

Açlığılan tokluğun arası yarım ekmek*

Açma kütüğü söyletme kötüyü*

Aç ne yemez tok ne demez*

Aç tavuk kendini buğday anbarında görür*

Adam adama lazım olur*

Adamakla mal mı tükenir*

Adamın adı çıkacağına canı çıksın*

Adı çıktı dokuza inmez sekize*

Ahmak misafir ev sahibini ağırlar*

Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla*

Ağanın alnı terlemeyince ırgatın burnu kanamaz*

Ağır kazan geç kaynar*

Ağır ol da kâmil desinler*


Ağızdan burun yakın, kardaştan karın yakın*

Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar*

Ağlayak da gözden mi olak*

Ağmansız güzel arayan yarsız kalır*

Ağrısız baş mezarada gerek*

Akçe bulsam çıkı yok,*

Akçesi ucuz olanın kendisi kıymetli olur*

Akıllı evladın var neylersin malı, akılsız evladın var yine neylersin malı*

Akılsıza söz kar etmez*

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker*

Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü*

Akılsız köpeği yol kocatır*

Akrabanın ettiğini akrep etmez*


Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir*


Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun*

Alan satandan umar*

Alçak eşeğe kim olsa biner*

Alçak yerde yatma sel alır, yüksekte yatma yel alır*

Al elmaya taş atan çok olur*

Alemin ağzı torba değil ki büzesin*

Alet işler el öğünür*

Alem unutmuş, kalem unutmamış*

Alışmadık ... abdest tutmaz*

Alışmış kudurmuştan beterdir*

Allah abdala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir*

Allah bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar*

Allah herkesin kalbine göre verir*

Allah’ın ondurmadığını kul onduramaz*

Allah’ın parmağı yok ki gözüne soksun*

Allah ilmi dileyene, malı dilediğine verir*

Allah gardaşı gardaş, kısmetini ayrı yaratmış*

Allah oraspı avrat, puşt oğlan şerrinden emin eylesin*

Allah şaşırttığı kulu beygir gibi o....tur*

Allah şaşırttı mı dayıya hala dedirtirmiş*

Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz*

Allah’tan sağlık devletten aylık*

Allahümme ferden, kendini sakın kel ile körden*

Allah yolunu yolsuza çattırmasın*

Allı yelek, pullu yelek, gömlek yok fes neye gerek*

Alma ağacından uzak düşmez*


Alma mazlum ahını çıkar aheste aheste*


Altta kalmayı ayı bile sevmez*

Altın eşiğin gümüş eşiğe işi düşer*

Altın pas tutmaz*

Altın yere düşmeyile pul olmaz*

Al kaşağıyı gir ahıra, yağır olan gocunsun*

Anan turp baban şalgam, sen içinde gülbe şeker*

Aptalı vali yapmışlar, önce babasını kesmiş*

Arsızın ar nesine, gömleği uzun yar nesine*

Arpa görmüş at gibi ne sırıtıyorsun*

Arpacı kumrusu gibi düşünür durur*

Ar namus tertemiz*

Armut piş ağzıma düş*

Armudun sapı vardır üzümün çöpü vardır*

Armudu sapı ile, üzümü çöpü ile, pekmezi küpü ile*

Armudun iyisini dağdaki ayı yer*

Arkadaşını söyle, seni söyliyeyim*

Ar insana, bar hayvana yakışır*

Arife tarif gerekmez*

Arife günü yalan söyliyenin, bayram günü yüzü kara çıkar*

Ârife bir işaret el verir*

Arı satmış, namusu tellala vermiş*

Arı bal alacak çiçeği bilir*

Ar gözden, kar yüzden anlaşılır*

Arap eli öpmekle dudak kararmaz*

Asıl varken vekil aranmaz*

Aslını saklayan haramzadedir*

Asıl azmaz bal kokmaz; kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür*

Attan indi eşeğe bindi*

Atta karın, yiğitte burun*

At ölür de itler bayram eder*

Atlıyı attan indirir*


At ile avrat yiğidin bahtına*

Ateşle oyun olmaz*

At ilin, it ilin, bize ne*

Atın ölümü arpadan olsun*

At binicisine göre kişner*

Ata binmeden ayakları sallama*

Avradı er zaptetmez, ar zapteder*

Avcı avında, yolcu yolunda gerek*

Ayranı yok içmeye, feraceyle gider s........ya*

Ayran içtik ayrı düştük*

Ayranım ekşi diyen olmaz*

Aylak sirke baldan tatlıdır*

Ayın onbeşi karanlık, onbeşi aydınlıktır*

Ayağa dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmaz*

Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz*

Aza nere gidersin demişler, çoğun yanına demiş*

Aza kanaat etmiyen çoğu bulamaz*

Azıcık aşım kuygusuz başım*

Az yaşa, uz yaşa, akıbet gelecek başa*

Az veren candan verir, çok veran maldan verir*

Az ye de bir çırak tut*

Baba hizmet, oğlum himmet*
Babamın öleceğini bilseydim acı soğana değişir de yerdim*

Babam bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım*

Baba mirası yanan mum gibidir*


Babası oğluna bağ bağışlamış da, oğlu bir salkım üzümü çok görmüş*

Babası ölen bey, anası ölen kadın olur*

Bacası eğri amma dumanı doğru olsun*

Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var*

Bacak kadar boyuyla türlü türlü haltlar karıştırır*

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun*

Bağ dua değil çapa ister*


Bağlı aslana tavşan bile hücum eder*

Bahçeciye tere satılmaz*

Baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne de yaşta*

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur*

Bir çiçekle bahar gelmez*

Bak şu feleğin işine, ayıya kaval çaldırıyor*

Balcı ağlar,pekmezci ağlar,gatre incinin gözü çıksın*

Balcı kızı daha tatlı*

Bakkal ölenin borcunu diriye ödettirir*

Balcının bal tası, oduncunun paltası*

Bal döksen yalanır*

Bal bal demekle ağız tatlanmaz*

Balık baştan kokar*

Balı parmağı uzun olan yememiş de kısmeti olan yemiş*

Başa gelen başta kalmaz*

Başa gelen çekilir*
Başa gelmedik iş olmaz*

Baş başa baş Şeriata bağlı*


Başıma uymayan takke elin olsun*

Başım da bir bitmedik arpa kaldı*

Başındaki fese bak, girdiği kümese bak*

Başını acemi berbere teslim eden, cebinde pamuk eksik etmesin*

Baş kalkmadıkça ayak kımıldamaz*

Baş ol da ister eşek başı ol*

Baş sağlığı dünya varlığı*

Baş üstüne deme, ayak altına al da işimi gör*

Bedava sirke baldan tatlıdır*

Bedestanda mal kaybolmaz*

Beğendiğin dağın odununu kes*

Bekara avrat boşamak kolaydır*

Bekar gözüyle kız alınmaz*

Bekle koca kız bahtın açılsın*

Bela dur geliyorum demez*

Belaya sabır gerekir*

Belli düşman gizli dosttan yeğdir*

Ben derim bayram haftası, o anlar mangal tahtası*

Ben hadımım derim, o oğlun kızın kaç der*

Ben ölürsem sana eskim ile püsküm mü kalacak*

Benim sakalım tutuştu sen cigara yakmak istersin*

Ben senin karanlıkta göz kırptığını nerden bileyim*

Berber berbere benzer amma başım Allah’a emanet*

Beslemeden kadın olmaz, gül ağacından odun olmaz*

Bir kuruşla beş kapılı hamam yaptırır*

Beş kuruşluk fener o kadar yanar*

Beş parmağın beşi de bir değil*

Beş parmak düz değil*

Beş parmağın hangisini kessen acımaz*


Bey almaz, paşa almaz, delikli taş yerde kalmaz*

Beydir amma cebi omuzunda*

Beyinsiz kafaya söz kar etmez*

Beylerde zulüm olur da yalan olmaz*

Bıçak kınını kesmez*

Bıçak yarası iyi olur dil yarası iyi olmaz*

Bilmedin kolayını, bok ettin alayını*

Bilgisizlikten kurtulmuş amma eşeklikten kurtulamamış*

Bilmediği beş vakit namaz, bilir de yanına varmaz*

Bin dost az, bir düşman çok*

Binin yarısı beşyüz o da bizde yok*

Bin merak bir borç ödemez*

Bin nasihatten bir musibet evladır*


Bir ağaçtan hem okluk hem de bokluk olur*

Bir ağızdan çıkan bir orduya duyulur*

Bir at dört nalın üstünde daima kişneyip durmaz*

Bir çakımlık gav gibi*

Bir çiçekle bahar gelmez*

Bir dalda kırk ceviz olmadan taş atmaz*

Bir darlığın bir bolluğu, bir bolluğun bir darlığı vardır*

Bir deli kuyuya taş atar bin akıllı çıkaramaz*

Bir demeden iki denmez*

Bir dirhem et bin ayıp örter*

Bir dost kırk yılda kazanılır*

Bir dostum pir postum*

Bir dostun bin düşman kadar kahrı olur*

Bir elini vicdanına bir elini cüzdanına*

Bir elin nesi var, iki elin sesi var*

Bir fesli bir saçlıyı besler*

Bir gül ile bahar gelmez*

Boyumca buldum huyumca bulamadım*

Bir kararda kalan bir Mevla*

Bir korkak bin orduyu bozar*

Bir koyundan iki deri çıkmaz*

Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur*

Bir nalına vurur bir mıhına*

Bir mum al da derdine yan*

Bir sofrada dokuz ekmek yenilmez, dokuz sofrada dokuz ekmek yenilir*

Bir ye de bin şükret*

Biri yer biri bakar Kıyamet ondan kopar*

Bir yerim diyenden, bir de yemem diyenden kork*

Bir yüzü ipek bir yüzü köpek*

Bir şeyin önüne bakma sonuna bak*

Bitmeyen işin kırk yıl müsadesi var*

Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp geçelim*

Bizim tavuk bir yumurtu yumurtladı mı yedi mahalleye duyulur*

Biz ondan yoğurt umarız o bizden ayran umar*

Bülbülü altın kafese koymuşlar ille vatan ille vatan demiş*

Bülbülün çektiği dili belasıdır*

Büyük büyüklüğünü bilmezse küçük küçüklüğünü bilmez*

Büyük başın büyük belası olur*

Büyüklüğünü bilmeyen Allah’ını da bilmez*

Büyük hikmetler kısa sözlerde bulunur*

Büyüklük Allah’a yaraşır*

Büyük lokma ye büyük söyleme*

Bu ağız ile çok sakız çiğner*

Bu başa böyle traş*

Bu gün bulur bu gün yerim, yarına Allah kerim derim*

Bu gün dünya yarın ahret*

Bu günkü tavuk yarınki kazdan iyidir*

Buğday ekmeğin yoksa tatlı dilin de mi yok*


Bulamaçtan dönenin kaşığı kırılsın*

Buldukça bunsırar*


Bulursa yer bulmazsa ağzını poyraza açar*

Bundan sonra at olup da kuyruk tutacak değilim ya*

Bundan sonra önü söğütlü değirmen sahibi olacak değilim ya*

Buna etme bulma dünyası derler*

Burnumu sıksan canım çıkacak*


Böyle duanın böyle amini olur*
Böyle eyyam-ı ğamın böyle olur nevruzu*

Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek*

Borç yiyen kesesinden yer*

Borç yiğidin kamçısıdır*

Borç ödemekle yol yürümekle biter*

Borçlu ölmez benzi sararır*

Borç benim de tasası senin mi*

Boğaz yediğini istemez de göz gördüğünü ister*

Boğazı büyük olanın dostu olmaz*

Boklu tavuk çok yumurtlar*

Bol bol yiyen bel bel bakar*

Boyuna posuna bakma, huyuna ussuna bak*

Boynuz ararken kulaktan da olacak*

Bozulmuş bağa bekçi olmam*

Boş torba ile at tutulmaz*

Bostancıya kelek satar*

Boş ite menzil olmaz*

Boş gezmekten aylak işlemesi yeğdir*

Boş çuval dik durmaz*

Boş boğazı ateşe atmışlar da odun yaş diye bağırmış*

Boşa koydum dolmadı, doluya koydum almadı

*
62 BAYBURT ATA SÖZLERİ

Açığı it yer, sahipsizi kurt yer

Anası ne ki, danası ne ola

At beslenende, Kuş seslenende, Kız istenende güzeldir

Bilinmeyen aş, ya karın ağrıtır, ya baş

Çocuk kundakta, gelin duvakta belli olur

El eli yur, elde döner yüzü yur


Er'in seni sağ sever, komşun seni tok sever

Ev' den yetme oldu mu, danalıktan sığıra mal almazlar

Deliye el ver, eline bel ver

Kalın incelene kadar, incenin canı çıkar

Koç'luk kuru, kom önünde belli olur

Kurt gitti yazıya, meydan kaldı cıngıllı tazıya

Tandır sıcak iken ekmek tutar

Tarlayı taşlı yerden, kızı kardeşli yerden alasın

Yağmur yağdı, yarıklar kapandı

Yaza çıkardım danayı, beğenmez oldu anayı

BAYBURT DEYİMLERİ

Ana akşam oldu fennosu yak (Ana akşam oldu gaz lambasını yak)

Ana bir kavut çorbası büşürde, hereklenek (ana kavrulmuş buğday unu çorbası pişir de ısınalım )



Evinde pişmez bulgur aşı, kendi gezer bölük başı

Gada bu gün şehre getme yollar çelpeşük ( Ağabeyi bu gün şehre gitme yollar çamurlu)


Kız nişanlı, gelin iki canlı, kocakarının hali belli

Kurdun payı kuşunan, kuşunki çalı dibi



Tavuk kakar böçügü,kalkar öğrenir cücügü

BAYBURT DUALARI

Allah birini bin etsin

Allah sevdiklerine bağışlasın.

Allah muradını versin.

Allah agibetini heyır etsin.

Allah acılı gün göstermesin

Allah gönlüne göre versin

Allah her tutuğunu altın ede

Allah ömrümden kessin ömrüne versin

Allah seni efendimizin şefahat'ından mahrum koymaya

Allah seni elden ayağa bırakmaya

Allah seni Fadime anamıza komşu ede

Allah seni hac'a nasip etsin

Allah seni hiç bir yerde bunaltmaya

Allah seni nur gölünde yatırsın

Alimlerle otura kalkasın

Allah yüzünü kara çıkarmasın

Ayağın taşa dokunmasın

Bir ata, bin tutasın

Cennet hatunu olasan

Evine dert girmesin

Toprak ata, altun tutasan

Torunların torununu sevesin

Ab-u kevserden içesen

Analı babalı büyüyesen

Cennet mekanın olsun


Çıkacağın çama tırman.*

Helke alan bir alır, testi alan bin alır.*

İsmi kadın var, kendi kadın var.*

İtin havlamasını bir lokma ekmek durdurur.*

Kurk tavuğun eti yenmez.*

Kayseri'de kuşun sütü, yılanın ödü bulunur.*

At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.*

Acemi ağa, acemi çoban tutar.*

Sığırcığın karısı sığır gelince kıvrar.*

Gelin ata binmiş, "ya nâsip" demiş.*

Çatal kazık yere batmaz.*

Yitik bulununca emek zâyi olmaz.*

Her meyvenin hamı yeter de, adamın hamı yetmez.*

Karanlıkta yapılan iş alacalı olur.*

Kazanmadan kazan kaynamaz.*

Sıçandan doğan kendir keser.*

Ot kökünün üstünde biter.*

Baba, sarığı kaba, ana derdine yana.*

Akıllı evladın var, malı ni deceksin, deli evladın var malı nideceksin.*

Kötü komşu adamı hâcet sahibi yapar.*

Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.*

Taş eşmenin suyıınu her mide kaldırmaz.*


Güzellik kara kaştan, rağbet iki baştan.*

Dek duranın devesi ölmez.*

Acından karnı guruldar, başında nergis parıldar.

Bizim evde iki kız, biri çuvaldız, biri biz.*

Davar, kömünü itsiz, sahibini etsiz bırakmaz.*

Ev sahibinin yüzü gülerse, misafirin karnı doyar.*


Güzelin aşı tez pişer, iki kaynar bir coşar.*

İtme el kapısını el ucuynan, iterler kapını omuz gücüynen.*

Koç olacak kuzu koçun yanında gezer.*

Otu çeker kökün bakarlar.*

Yal yiyen it yüzünden belli olur.*


63 Van Atasözleri

Acele etme, dilini dişlersin.

Aç ile eceli gelen aynıdır.

Aç it fırına bakmakla doymaz.

Aç yat, kuyruğu dik yat.

Açı işletme, toku söyletme.

Açım oynatmayın, tokum söyletmeyin.

Adamı, tanıyan kurtlar yesin.

Adamın ağzına bakarlar, atına ona göre nal çakarlar.

Adamın başı büyük olacağına yaşı büyük olsun.

Adamın eli bok olmazsa karnı tok olmaz.

Ağ ipin pamuğa ziyanı vardır.

Ağacın kurdu içinden olmazsa, ağaca zeval yoktur.


Ağam ol, sözümde ol.

Ağanın malı gider, ħızmekârın canı çıkar.

Ağası kuvvetli olanın iti keskin olur.

Ağlatan yanında otur, güldüren yanında oturma.

Ağlayanın malı gülene hayır etmez.

Ağzımı yandıran aş olsun, başımı kıran taş olsun.

Ahmağa yüz, aptala söz verilmez.

Akıl toprak değil ki, herkes başına savursun.

Akraba gün olur, akrep olur.

Al at, hem kapar, hem teper.

Al benden de bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt.


Alacaklı, camuştan kuvvetlidir.


Alıcı kuş dindiğinden bellidir. (Dindik: Gaga)

Alın terlemeyince mal kazanılmaz.

Âlim olmak istersen al kalemi durma yaz, cahil olmak istersen al kalemi durma kaz.


Allah adamı yolun alt yanına düşürmesin.

Allah bilir kulunu, ona göre verir çulunu.

Allah dağına bakar karını verir.

Allah hazinesinden versin.

Allah it oğlu itini tanır.

Allah verdi mi dingonun bağından da verir.

Alma mazlumun ahını, gökten indirir şahini.

Altın pula karıştırılmaz.

Anamın aşı, tandırın başı.

Anamın ekmeğine kuru, ayranına duru diyemem.

Arkadaş gerek düz gerek.

Asılı almak zor, saklamak kolay; beddasılı almak kolay, saklamak zor.

Aslan yatağından belli olur.

Aslında olan tırnağında gösterir.

Aş soğudu, taş soğumadı.

Aşağıyı beyenmiyi, yukarıda yer bulamiyi.

Aşını arayan eşini bulur.

At atın yanında ya kapağan, ya tepegen olur.

At koşar, göt övünür

At pazarında eşek anırmaz.

At tepmez, it kapmaz deme.

At, at olana kadar sahibi mat olur.


Atadan görene yaklaş, sonradan görenden uzaklaş.

Atın iyisi doru, yiğidin iyisi deli olur.

Atın yürüyüşüne, yiğidin yiyişine bak.

Atta karın, itte burun gerekir.

Atta, avratta, yurtta uğur vardır.

Av, vuranın değil alanındır.


Avcı kırk gün taban teper, bir gün av eti yer.

Avrat hastalanacağına eri hastalansın, eri öleceğine avrat ölsün.

Ay arsızın, gün arsızın, göynü hoştur tumansızın.

Ayağıma yer edim, gör başan neler edim.

Ayağını sıcak tut, başını serin; düşünme derin derin.

Ayıdan post, urustan dost olmaz.

Az harcarsan olursun melek, çok harcarsan olursun helak.

Az şeyden çok şey çıkar.

Az yemek, az konuşmak insanı melek eder; çok yemek, çok konuşmak insanı helak eder.

Azan yılan yol üstüne çıkar.

Azdan az gider, çoktan çok.

Azı yarar, ortası karar, çoğu zarar.

Aziz ölür, boğaz ölmez.

Baht mı istersin taht mı? Sen baht ver, taht kendiliğinden gelir.

Balığın başı taşa değmezse geri dönmez.

Balık tutanın **** yaş olur.

Balık tutanın tumanı yaş olur.

Balıktan büyük halik vardır.

Baltayı yiyen ağaç sapına gazınç eder.

Baş kesen, yaş kesen, taş kesen iflah olmaz.

Başın ağrıdı kes kurtul, dişin ağrıdı çek kurtul.

Batacak ördek götün götün gider.

Ben umaram bacımdan, bacım ölür acından.

Bey almaz, paşa almaz; delikli boncuk yerde kalmaz.

Biberin acısı başı yukarı olanıdır.


Bir adam ya çok görür kudurur, ya da çok yiyer kudurur.

Bir gün vezir, kırk gün rezil olma.

Bir hatır, iki hatır, üçüncüsünde vur yatır.

Bir karına iki minnet olmaz.

Birer birer bin olur.

Biri ölmezse biri dirilmez.

Bizin gelin bizden kaçar, başını örter kıçını açar.

Borcun iyisi olmaz, borçlunun iyisi olur.

Boş ite menzil mi dayanır?

Büyük başın büyük derdi olur.

Can sağlığı, cihan varlığı

Cana gelen, mala gelsin.

Candan yanan kimse yok, yandan yanan çok.

Canı yanan eşek, attan hızla kaçar.

Cemreden sonraki yağmura eyvallah edilir.

Ceviz çürüksüz olmaz.

Cüce her zaman sepet altında kalmaz.

Çakalın eniği kurt olmaz, aslanın yatağı yurt olmaz.

Çarşamba yalan diyenin, Perşembe yüzü kara çıkar.

Çaydan geçerken at değiştirilmez.

Çıplak içeri, aç dışarı kaçar.


Çocuğa iş, peşine düş.

Çocuk aziz, terbiye ondan daha azizdir.

Çömlek diyer dibim altun, çömçe diyer men hardayam?

Çömlek yuvarlanmış, kapağını bulamamış.

Çürük tahta mıh tutmaz.

Dağ başına kış gelir, kul başına iş gelir.


Dam yanarsa, sıçan da beraber yanar.

Dar yerin pilavındansa, geniş yerin dayağı.

Darı unundan baklava, eğri ağaçtan oklava olmaz.

Davetsiz gelen döşeksiz oturur.

Deli utanmaz, sahibi utanır.

Deli utanmaz, sakalı utanır.

Deliden deli doğar.

Delinin ununu Allah öğütür.

Deliye ilişme, çalıya iliş.

Deliye yel ver, eline bel ver.

Derdi çeken, ağuyu içen bilir.

Deve hamama, it kahveye, oban divana yakışmaz.

Deveciden dostu olan kapısını yüksek yapar.

Deveye deve lazım.

Dibi görünmeyen kaptan su içme.

Dilim dilim, dilimden giyerem kilim.

Dişinde olan tırnağında gösterir.

Doğan anası olma, duran anası ol.

Dost, dostun ekmeğini yer.

Dul herif kuyruk yedirir, genç oğlan yumruk yedirir.

Dumansız baca, kavgasız karı koca olmaz.

Dünyada Van, Ahirette iman.

Düşmandan yara esirgeyen öz canında bulur.


Düz yolda yürüyemiyi, galdi ki şoħumda şıllıħ ata.

Düzelir böyle kalmaz, yıkılır güze kalmaz.

Ek tohumun hasını, çekme yiyecek tasasını.

Ekmeği yüzünden yerler.

Ekmek yayanın atıdır.

Ekşi hamur, turş ekmek mideni, yanı koduklu karı evini harap eder.

El ele vurunca şakıldar.

El eli yıkar, el de döner yüzü yıkar.

El eliyle yılan tutma, yılana da yazıktır.

El uyu ile gelen sel suyu ile gider.

Elbise yamalığa, can hekime düşmesin.

Elden alım ele verim, keçel kızımı kime verim.

Elden gelen öğün olmaz, olsa da garın doymaz.

Elden oğul olmaz.

Ele güvenme, bele güven.

Eli işde, gözü dervişde.

Elin attığı taş uzak gider.

Elin iyisi, itin dayısı olmaz.

Elinle ver, ayağınla ara.

Eliyle eden kurtulur, diliyle eden kurtulmaz.

Elmayı soy ye, eriği say ye, armudu ham ye.


Eski, hayır etseydi sahibine ederdi.

Esvap yamaya, can hekime düşmesin.

Eşeğin işlediği at içindir.

Eşek altın külah giyse gene eşektir.

Eşek gidince semeri de gider.

Eşek ne anlar yoncadan?

Eşek öldü, ortaklık bitti.

Et giren eve dert girmez.


Etme kulum bulursun, ingildiye ingildiye ölürsün.

Ev sözsüz, gor azapsız olmaz.

Fakir dağa çıkanda kar olur boran.

Fakiri dövmektense üstünü yırt.


Fukarayı döveceğine üstünü yırt.

Garip itin kuyruğu götünde olur.

Geç başa, ol paşa.

Geçmişine laf atanın, geleceğine kurşun atarlar.

Gelin girmedik ev olur; ölüm girmedik ev olmaz.

Gelinin ayağı, çobanın dayağı uğurlu olur.

Gevezeyi cehenneme atmışlar; odunum yaştır demiş.


Gidenin yeri, ölenin eri.

Giren ay, çıkan ay, üstümüzde duran ay.

Gitdi kebap goħusuna, baħdi eşek dağliyilar.

Görmemişin bir oğlu olmuş, tutuş çükünü koparmış.

Göz gördüğünden korkar.

Göz gördüğüne hükmeder.


Hanımın kırdığı çömleğin sesi duyulmaz.

Harabe yerde de hazine bulunur.

Havanın ayazına, mıtrıbın namazına, itin beyazına hiç güvenme.

Hazırı sakla, Hızır’dan isteme.

Her an rüzgâr gemicinin istediği yönde esmez.

Her ayrana ekmek doğranmaz.

Her bir güne, var bir yarın.

Her deliğe parmak sokulmaz.

Her gün gezen kırda, bir gün uğrar kurda.

Her merdivenin birkaç ayağı vardır.

Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır.

Her taş, köşe taşı olmaz.

Her zaman cüce sepet altında kalmaz.

Her zaman elden yenmez, bir de cepten yenir.

Her zaman sel gelip kütük getirmez.


Herkese aynı çubuk çalınmaz.

Herkesin bin derdi var, değirmencin su derdi.

Herkesin ipi ile kuyuya inilmez.

Hırsız hırsızın dilinden anlar.

Hiç yoktan köse iyi.

Hileli bazar, dostluğu bozar.

Horoz ötse de ötmese de sabah olur.

Işıklı cüce sepet altında belli olur.

İgit kötü olmaz, yoksul olmayınca.

İhtiyarlık eski çuldur satılmaz, gençlik şahin kuştur tutulmaz.

İki su, bir ekmek yerini tutar.

İki tarafa bakan şaş kalır.

İki tezek bir taşa belâ.

İlan eğilir bükülür, çıktığı deliği tanır.

İlan yarpuzdan hoşlanmaz, gelir burnunun dibinde biter.

İlana ağrı veren kertenkeledir.

İlişene girişirler.

İlk bahtım altın tahtım.

İnat gelir göz kararır, inat gider yüz kararır.

İncitme canı, öldür yılanı.

İnsan inat için kırk batman tuz yer.

İnsanın yaman yiyicisi olsun, yaman diyicisi olmasın.

İssi (sıcak) ekmek iti kuduz eder.

İstediğini söyleyen, istemediğini duyar.

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara.

İş sabahın, aş sabahın.

İş zamanında iş, küs zamanında küs.

İt fırından ekmek kaçırır, öz rağbetini çeker.

İt itin postunu yırtmaz.

İt ne kadar keskin olsa sahibini tutmaz.

İt, araba gölgesinde yatar, öz gölgesi zanneder.

İte gem takarsan kendini at zanneder.

İtin ağzı ile deniz haram olmaz.

İtin ağzına ağaç sokulmaz.


İtin bahsini et, değeneği koy yanan.

İtin canı cezada gerek.

İtin eceli gelende cami duvarına işer.

İtin sözü olsa havadan somun yağar.

İtnen harala girilmez.

İyi mal kötü gün içindir.


Karıncanın uçması zevaline delalettir.

Kavak dalıyla gürler.

Kazla tavuk aynı yumurtlayamaz.

Kazma kimsenin kuyusunu, kazarlar senin kuyunu.

Keçel derman bulsa öz başına sürer.


Keçinin ameli azsa, çobanın ekmeğini yer.

Kefen satan kefensiz ölür.

Kenarına bak bezini, anasına bak kızını al.

Kes kulağın at arkana, gör ne laflar edili.

Keskin itin sonu uyuz olur.

Keten gömlek bez olmaz, üvey kardeş öz olmaz.

Keten gömlek olmaz dokutmayınca, evlat âlim olmaz okutmayınca.

Kırk karga bi kırti et koparamaz.

Kış için yorgansız, el için oğlansız kalınmaz.

Kış kışlığını, puşt puştluğunu belli eder.

Kız anadan öğrenir bohça düzmeyi, oğlan babadan öğrenir koyun yüzmeyi.

Kimisine baht kurulur, kimisine kuru taht.

Kocakarının soğuğu, teper tandıra tavuğu.

Komşu komşuya bakar, evini ateşe yakar.

Kork ondan, korkmaz Allah’tan.

Korkak her gün, cesur bir gün ölür.

Koyuna rakı içirmişler, kurdun evini sormuş.

Koyunu güden kurdu görür.

Koyunu olmayanın, bıçağı keskin olur.

Köksüz ağaç kurur.

Kör atın kör nalbantı olur.

Kör sıçanın rızkını Allah verir.

Köylünün ineği var yağı gelir, tarlası var buğdayı gelir.

Kul daralmazsa, Hızır yetişmez.

Kul kula sebeptir.

Kul verdiğini duyurur, Hak verdiğini doyurur.

Kurdun boynuna ciğer asılmaz.

Kurt, dumanlı günden hoşlanır.

Kuş gördüğü yuvayı yapar.

Kuyuyu en kaz, derin kaz; ama kendi boyunca kaz.


Mal gider, malamat kalır.

Marangozun kapısı olmaz.

Martın yağışına, hâkimin gülüşüne aldanma.

Men umaram bacımdan, bacım öli acından.

Men yanaram balama, balam yanar öz balasına.

Mertten bir çıkar, namertten iki.

Mesleğine hor bakanın keşkülü boş olur.

Molla evinden aş, kör gözünden yaş eksik olmaz.

Mülk satan bir sene tok, mülk alan bir sene aç kalır.

Nasip olsa gelir Çin’den Meçinden, nasip olmazsa çıkar avucun içinden.

Ne altın leğenim olsun, ne de içine kan kusayım.

Ne sağ tekindir, ne de sol, ne sen işini düzmeğe koyul.

Nerede işlersen, orada dişlersin.

Oğul kalkar, babaya bakar.

Oğulsuz ocakta tütün tütmez.

Olan ile ölene çare yoktur.

Ot kökünden biter.

Oyun bilmeyen avrat der yerim dardır.

Öğüt veren çok olur, ekmek veren yok olur

Öküz can çekişende bıçak çeken çok olur

Öküz düşse bıçak çeken çok olur.

Öküz ölür gönü kalır, yiğit ölür ünü kalır.

Ölü ölür ballanır.

Ölüler öyle bilir ki, diriler her gün helva yiyi.

Ölüm ölüm, hırlaması ne zulüm.

Ölümden o yana köy yoktur.

Ölüyü, diriyi temiz eden sudur.

Öz başını bağlayamaz, kalkar gelin başı bağlamağa.

Paranın tunçu, insanın piçi.

Parmağı uzun bal yiyemez, kısmetlisi yer.

Sabrın sonu selamettir.

Sen işlersen mal işler, adam öyle genişler.

Serçe dişisinin yanında deveye kafa tutar.

Serçe nedir ki, budu nola.

Sınanmamış atın arkasına geçilmez.


Sinir gelir göz çıkarır, sinir gider yüz kızarır.

Soğan soyulmazsa kokusu çıkmaz.

Sonradan atan topuktan vurur.

Söyler ağız, kızarır yüz.

Söyler dili, görür gözü, utanır yüzü.

Söz vaktinde açılır.

Sözü söyle alana, arı piri olana.

Sözün doğrusu saz, işin doğrusu az olur.

Sözün tamını eşeğe derler.

Su aka aka yolunu bulur.

Sütlü koyunu sürüden ayırmazlar.

Şeker, cinsine çeker.

Şeyhi şeyh eden müritleridir.

Şeyhin külahı, hocanın sarığını yutar.

Şorak yere ekin ekersen çıkmaz.

Tahtadan maşa, çingeneden paşa olmaz

Taş kesen, baş kesen, yaş kesen iflah olmaz.

Tavşan yatağında avlanır.

Tavuğun sadakası bir yumurtadır.

Tek kanatla kuş uçmaz.

Terazisi tezekten olanın dirhemi boktan olur.

Tilki iki defa tuzağa düşmez.


Tok açın halinden ne anlar.

Tülki delikten geçemiyi, bir de kuyruğuna süpürge bağliyi.

Türkmen işler tat yer, eşek işler at yer.

Ulular köprü olsa basıp geçme.

Ummadığın taş, baş yarar.

Ustasız usta olmaz.


Uşak sıçar bir yere, gelin yayar bin yere.

Ürümesini bilmeyen it, sürüye kurt getirir.

Var evi kerem evi, yok evi verem evi.

Verdiği sabun sı..tığı boku temizlemez.

Vuran oğul, babaya bakmaz.

Yağını veren Allah, bulgurunu aşlığını da verir.

Yanan da anadır, yaman da anadır.

Yapın verin elime, götürüm gösterim erime.

Yara öldürmez, Yaradan öldürür.

Yarım hoca dinden, yarım hekim candan eder.

Yarının pestili bugünün eriğinden iyidir.

Yazın ayransız, kışın yorgansız olmaz.

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Züğürdün sakalı müflisin götündedir.

Yeğen amcadan, dilenci çömçeden umar.

Yemek gördün mü giriş, sopa gördün mü sıvış.

Yemekte dost olan senelerce küsülü gezer.

Yemiyenin payını yerler, demine de hu çekerler.

Yetene yeterler, yetmeyene taş atarlar.

Yetim hakkı yedi taşı deler.

Yığanın değil, yiyenindir.

Yiğit daldasında yiğit saklanır.

Yiğitin iyisine deli derler.


Yokuş dibinde arpa kâr etmez.

Yüz verdıħ, asdar isdiyi.

Zahirenin iyisini, odunun irisini kaldırın, mart geliyor

Zulüm ile abad olanın aħırı berbat olur.

Züğürt ile etme bazar, keçi verir koyun yazar, bir gün olur çütün bozar.

64 Aksaray İlimize Ait Atasözleri

Akılsız başın çilesini ayaklar çeker

Bir koyundan iki post çıkmaz

Bal tutan parmağını yalar

Bir garip aptalsın, gümüşlü zurna neyine

Canına acımayan, cananına acımaz

Cin başka, şeytan başka

Gerekliyi gereksizden saklama

Kadın şapka değildir, alıp alıp atasın
Kırığına güvenen, ersiz kalır

Terbiyesiz insan, kalaysız kap gibidir

Yaptığın hayır, ürküttüğün kurbağaya değsin

Kurdun oğlu, kurt olur

Allah rızkın kefilidir

Sel gider kum kalır

Acı patlıcanı kırağı çalmaz

At binenin kılıç kullananın

Bağda izin olsun, yemeye yüzün olsun

Besle kargayı oysun gözünü

Allah sabırlı kulunu sever

Üzüm üzüme baka baka kararır

Ev yıkanın evi olmaz

Etini yer, kemiğine göz diker

Doğru söz yemin istemez

Deli kıza her gün bayram

Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez

Bir yiğit kırk yılda yiğit olur

Bir taşla duvar olmaz

Balsız kovanda arı durmaz

Arpa ekip buğday bekleme

Al kilim ver kilim

Felek adama her zaman yar olmaz

Garip garibe sahip çıkar

Cömert eli kimse kesemez

Dibi görünmeyen sudan geçme

Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz

Abdalın karnı doyunca gözü yolda olurmuş

Kızını dövmeyen dizini döver

Cana geleceğine mala gelsin

Mal canın yongasıdır

Gözünü toprak doyursun

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar

Fakirlik başa bela imiş

Komşu, komşuya muhtaçtır

Ev alma komşu al.

Adam sel, kadın göldür.

Akılsız köpeği yol gocatır

Aş taşınca kepçenin pahası sorulmaz.

Bitli baklanın kör alıcısı olur.

El ile gelen düğün bayram.

El kalkmış olur,vade yetmiş olur.

Gün doğmadan neler doğar.

Güvenme dayına ekmek al yanına.

Leyleğin boklusu yuvada kalır

Ne umarsın bacından,bacın ölüyor acıdan.

Sabah ola hayır ola.

Sevmediğin ot başucunda biter.

***** içerden olunca kapı tırkaz tutmaz.

Kapanması güç olan kapıyı açma.

Yeğin at yemini kendi artırır.

Akılsız kafanın taban çeker zorunu.

Ak köpeğin pamuk pazarına zararı olur.

Ar yiğidi kambur eder.

Az sadaka çok bela defeder.

Adamakla mal bitmez.


Elin gülü ele kokmaz.

Emsali ile konuşmayanı makara ile çekerler.

Gün geçer kin geçer.

Görünen dağın ardı yakındır.

İyilik iyilikte dursa koca öküze bıçak olmaz.

Kendi başını deremeyen gelin başı derermiş.

Mataralı pabucun sıtaralı topuğu olur.

Ömür biter iş bitmez.

Sekiz günlük ömre sekiz günlük nafaka gerek.

Yalamayınca doyulmaz yıkamayınca giyilmez.

İnine sığmayan tilki kuyruğuna çan takar.

Sıpalı eşek deste bozar.

Yeni testi suyu soğuk tutar


65 Düzce Atasözleri

Davulun sesi uzaktan hoş gelir

Su akarken küpünü doldur

Tırnağın varsa kaşın, yoksa düşün

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur

Kedi gidince fare bey olur

Yenice elek duvarda gerek

Kötü komşu insanı mal sahibi yapar

Arı kahrını çekmeyen
balın kadrini ne bilir

Nışadırsız kalay tutmaz

66 Osmaniye Atasözleri

İt ite buyurur, it de guyruğuna buyurur*

Ne umuyon bacından, bacın ölüyo acından*

Davşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış*

Oğlan dayıya gız bibiye çekermiş*

Mart gapıdan baktırır. Gazma kürek yaktırır*

Enersin gönül enersin atdan eşşa binersin, onu da bulamadın mı yayan yola düşersin*

Derdini söylemiyen, derman bulamaz*

Acı acıyı, su sancıyı bastırır*

Taş yerinde ağırdır*

İl gider, töre kalır*

Ayranı yok içmeye, gümüş köprü ister geçmeye*

Çobanın gönlü olursa, tekeden teleme çalar*

Suyun çağlamayanından, insanın söylemeyeninden kork*

Dere geçilirken at değiştirilmez*
İti an, taşı eline al*

Asil azmaz, bal kokmaz*

Sürünün büyüklüğüne göre ıslık çal*

Analı oğlak yerde oynar, anasız oğlak yarda oynar.*

Canı dayak isteyen keçi, çobanın değneğine sürünür.*

Cömert derler maldan, yiğit derler candan ederler.*

Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.*

Çayır çürümez, arsız erimez.*

Çubukken çıtılamayan ağaçken kütülemez.*

Deve ters dönerse topal eşşek kervan başı olur.*

Dostun,zararı düşmandan çetindir.

Gönülsüz aş ya karın ağrıtır ya baş

Giden günün kötüsü olmaz

Hastaya kar mı sorulur

Hazıra dağ dayanmaz

Hayır dile komşuna hayır gele başına.*

Her ağaçtan kaşık olmaz.*

Her akış bir olsa koyuna, çoban bulunmaz

Kapalı Pazar, dosluğu bozar.*

Karnı açtan korkma, gözü açtan kork.

İtme el kapısına el ucuyla, iterler kapına kol gücüyle.*

İşin ters giderse şıh tuttuğun şeytan olur.

Neverirsen elinle, o gider seninle

Yüzü güzele doyulur huyu güzele doyulmaz*

Yılanın sevmediği ot deliğinde biter

Ucuz etin yahnisi yenmez

Terazi var , tartı var her işin bir vakti var

Ağır daşla dibek döverler, hafif daşla kıç silerler.

67 Kilisli sözleri

Ne esner ne mum tutar.

Saplık seninse samanlık da mı senin.

İti öldürene sürütürler

Aç it fırın damını çökertir

Acı aciri mihrican çalmaz.

Öğünme çördük, seni damda da gördük, duvarda da gördük.

Kara gözden yaş, fukara evinden aş bekleme.

Kavunu ye karnına bak, karpuzu ye benzine bak, üzümü ye pazına bak.


Halep yolunda deve izi mi ararsın

Acından karnı gurlar, başında nergis parlar

Kötü bıçak ele yavuz, kötü avrat dile yavuz.

Aba vakti yaba, yaba vakti aba al

Kadın gerek bey doğura

Gel demeden gelen avrat, deh demeden giden at.

Deh demeden giden at, söyletmeden yapan evlat

Ne yedin, dolma; misafirin misafiri olma.

Güzele köken yakışır, çirkine altın neylesin.

Eli ağır zanaat sahibinden, ayağı çabuk dilenci daha karlı.

Kel kız, emmisi kızının saçından öğünür.

Güzelden yar, çirkinden çor eksilmez

Kocamış eşşekte yıllanmış akıl olur.

Dini yok şeytan olsun, malı yok ağam olsun.


Ekmek Hıdır'ın su Bedir'in, yiyin için kudurun

Üzümün iyisi tane, karının iyisi nene olur.

Gece işi kör işi

Halının tozu, kötünün sözü bitmez.


67 Karabük İlimize Ait Atasözleri


Aç aç ile yatmış bir çıplak çıkmış.*

Ağlayanın malı gülene hayır etmez.*

Ağılda oğlak doğar, ovada otu biter.*

Allah deldiği boğazı aç koymaz.*

An beni bir elmayla o da çürük çıksın

Anan sarımsak, baban soğan, nerden çıktın sen oğlan.*

Aştan artmaz, dişten artar

Avratın kötüsü kelle paçaya bulgur salar.*

Ayağımın altı çağala, herkes evine dağıla.*

Ayının birkaç türküsü vardır o da elma ile armut üstüne.*

Ayran yaydım yayık gibi, yağı çıktı oluk gibi.*

Ayranım ekşi olsun sineği Bağdat’tan gelir.*

Az çok deme evinde un bulunsun, yaş kuru deme evinde odunun bulunsun, kara kuru deme evinde karın bulunsun.*

Bal bal demekle ağız tatlanmaz.*

Balı olan bal yemez mi

Beş ekmek verdim, hani ya biri?*

Boğazı çüt demiriyle delinmiş olmak.*

Boş haral dik durmaz.*

Buğdayı firik der, arpayı kurut der.*

Çökelek tartar, boğazımı yırtar.*

Dana öldü süt kesildi, inek öldü hep kesildi.*

Dut demiş ki beni yiyen köküme dönsün.*Kiraz demiş ki beni yiyen çöpüme dönsün.*

Ekmediğin bostan, yemediğin karpuz
*
Ekmek elden, su gölden, ye yavrum ye
*
El kazanı ile aş kaynatılmaz.*

Elde yiyen yolda acıkır.*

İnsan insanı yeme ile sevmez.*
İte taş atan da bir, ekmek atan da.

Kadın tuz der, erkek cız eder.*

Kalaylı bakır küflenmez

Kara keçiyi gören içi dolu yağ sanır

Karı ekmeği hamam tokmağı

Kazan taşarsa çömçenin hesabı olmaz.*

Kebabı kızartan közdür.*

Kışın soba kovanın yazın katığı su olur.*

Kız anadan beller sofra dizmeyi.*
Oğlan babadan beller oba gezmeyi


Öküz öldü, çüt yassıldı.*
İnek öldü, hab kesildi.*

Öküz çiftle, ambarı eşle.*

Sarımsak içli dışlı.*
Soğan yalnız başlı.*

Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış.*

Sofrada elini, sohbette dilini kısa tut

Soğanı yiyen bilmez, doğrayan bilir.*

Soğanın yalnızlığına bakma*
Sarımsakla içli dışlıdır.*

Şunun çalımına bak, evdeki mikiline bak.*

Tavanın dibini sıyıranın düğününde kar yağar.*

Tencere dibin kara, seninki benden kara

Tok ağırlaması zordur.*

Ver ki yiye, ört ki yata

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Yediği çanağa sıçan cinsten olmak.*
Yediği önünde yemediği ardında olmak.*

Yüzünü it yalasa doyar.


67 Yalova İlimize Ait Atasözleri

Ağaç kendi kökünde biter.

Ağacın kurdu içinden olur

Ağaçlı yerden yel eksik olmaz.

Ağacı sevdiren aşı, insanı sevdiren işidir.

Ağır taş yerinde gerek

Ak it, kara it, hepsi bir it.

Alçak duvardan herkes atlar

Altı kaval üstü şişhane.

Altın pas tutmaz, deli yas tutmaz.

Allahın verdiği taşar dökülür, kulun verdiği başa kakılır.

Allah bir kapı kaparsa, bir kapıyı açar

Allah dağına göre kar verir.

Babası oğluna bir bağ bağışlamış, oğlu babasına bir salkım vermemiş

Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı

Bağ ağlamalı ki zeytin gülsün.

Bağa bak üzüm olsun, üzüm yemeğe yüzün olsun.

Bakarsan bağ olur. Bakmasan dağ olur.

Balık baştan kokar.

Bekar gözü ile kız alınmaz.

Bir çiçekle yaz gelmez.

Bıçak sapını kesmez.

Bulan bulgur kaynatır, bulmayan omuz oynatır.

Bulutsuz yağmur yağmaz.

Cahili ata bindirmişler, bey oldum sanmış.

Ceviz gölgesi, yavuz gölgesi.

Cevizle ekmek yemesi, güzelle muhabbet etmesi.

Cevizi karga diker, kızılcık kendi biter.

Çingene eşeği önde gider.

Çalı çırpı ile ev yapılmaz, kırık tüfekle av yapılmaz.

Çalışmak ibadetin yarısıdır.

Çingenenin ekmeği rüyasına girer,*

Çorak yere tohum ekilmez.

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.

Dağda keklik sayılmaz.

Damlaya damlaya göl olur, göl birikir sel olur.

Deniz dalgasız, kapı halkasız olmaz.

Derin kuyunun sesi çok çıkar.

Denizcinin parası pul, karısı dul.

Denize düşen köpüğe sarılır.

Dilenci torbası dolmaz.

Donsuzun gönlünden on top bez geçer.

Dost ağlatır, düşman güldürür.

Dost başa düşman ayağa bakar.

Dumansız baca olmaz.

Dünya malı dünyada kalır.

Dünya kimseye kalmaz.

Ebe çok olunca çocuk ters gelir.

Eken bilmez, biçen bilir.

Ek buğdayı arpayı, takma boğazına torbayı

Elin ağzı torba değil ki büzesin.

Elin ayranı yürek soğutmaz

El öpmekle dudak aşınmaz.

Elmayı kapan alır.

Elma kökünden uzağa düşmez.

Elma dalında durunca taş atan çok olur.

Elle ekilen dille toplanmaz.

Eski hamam, eski tas.*

Eşek düşünür, at tepinir.

Ev alma, komşu al.

Evli evine, köylü köyüne.

Ev sıvasız, kuş yuvasız olmaz.

Fakir oyuna çıkınca davul patlarmış.

Fesadın işi kesat gider.

Fare kaçmayınca delik görünmez.

Gafil çobana dağ taş kurt kesilir.

Garibe bir selam bin altın gibidir.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar.

Getir fili yutsun Nil’i.

Gelin ata binmiş ya hak demiş.

Geveze köpek yolda koşar,

Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar,

Göçmenin rızkı çok, ömrü az olur.

Göz gördüğüne inanır.

Gören göz kılavuz istemez.

Gözü aç olanın karnı tok olmaz.

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.

Gönül ister yüz utanır.

Gülü seven dikene katlanır,

Güvendiğin dağlara kar yağar.

Gün doğmadan neler doğar.

Güç olmasın, geç olsun.

Ham demir dövülmez.

Her buluttan yağmur yağmaz.

Her peştamal bağlayandan karı olmaz.

Her horoz kendi çöplüğünde öter.

Hırsız evden olursa Öküz bacadan kaçar.

Hocaya giden muskasız gelmez.

İğneyi düşüren yere bakar.

İki horoza bir çöplük dar gelir.

İki cambaz bir ipte oynamaz.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz.

İnsan insandan, yük yükten ağırdır.

İp inceldiği yerden kopar.

İt itin ayağına basmaz.

it taştan, bacı kardeşten korkar.

İtin kılından hırka dokunmaz.

iyi dost kara günde belli olur.

İyilik et denize at, balık bilmezse halik bilir.

iyi söz dinletir, kötü söz esnetir.

İyilik et komşuna, gelsin başına.

Kabı olmayanın kazancı olmaz.

Kaçan balık iri olur.

Karga kafeste beslenmez.

Kaşığı ile yedirir, sapı ile göz çıkarır.

Kavgasız ev çalgısız düğüne benzer.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.

Kel ölür sırma saçlı olur.

Kel başa şimşir tarak.

Kestirme yoldan giden çok dolaşır.

Keresteci rüyasında yangın görür.

Kılda keramet olsa keçiyi havaya çekerler.


Kızım sana söylüyorum gelenim sen anla.

Korkunun ecele faydası yoktur.

Kör köre kılavuz olsa ikisi de kuyuya düşer,

Kör ölür badem gözlü olur.

Köpeğin hatırı yoksa, sahibinin hatırı vardır.

Kurttan kuzu doğmaz.

Kumar parasıyla cami yapılmaz.

Kul kusursuz olmaz.

Lafla karın doymaz.
Lafla peynir gemisi yürümez.

Meyveli ağaca balta vurulmaz.

Meyve ağacına herkes yardım eder.

Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.

Misafirin pişkini gelir iş günü.

Nankör yemeğini yer kabını pisler.

Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz.

Nerede iş oradan sıvış.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.

Oğul kalkar babaya bakar.

Öfke ile kalkan zararla oturur.

Öküze boynuzu ağır gelmez.

Ölenle ölünmez.

Parmağı kesilmeyen acıyı bilmez.

Parmağında bal tutan yalar.

Parayı veren düdüğü çalar.

Pay edene pay kalmaz.

Pehlivan yağlı kispetten belli olur.
Rahvan at kendini yorar.

Rakıya verip anırma, tütüne verip savurma.

Rehbersiz yola çıkılmaz.

Rüzgar esmeyince yaprak kımıldamaz.

Rüzgarlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu.

Sabreden derviş muradına ermiş.
Sabırla koruk helva olur.

Sabır cennetin anahtarıdır.

Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış

Seyrek ek, sık topla.
Sel gider, kum kalır.

Semersiz eşek yük taşımaz.
Sıpa semeri gibi dingilder.

Soğan dikmedin, acısını bilmedin.

Söz gümüşse sükut altındır.

Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından.

Su testisi su yolunda kırılır.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer,

Sütle giren huy, canla çıkar.

Şaşıyla oturan kör olur.

Şehirliyi ad yıkar, köylüyü inat.

Şık şık eden nalçadır, işi bitiren paradır.

Tarlanın pakı, paranın akı.

Tarlayı saban, koyunu çoban.

Tarlayı dizle, tohumu gizle.

Tarlanın öz oğlu ot, üvey oğlu ekindir.

Taş taşa dayanır, taş duvar olur.*

Tazıya çul, yiğide yol dayanmaz.

Tazısız ava giden, tavşansız eve gelir.

Tay büyür at olur, sahibi mat olur.

Taya binen, yaya kalır.

Tencereyi teklet, pencereyi çiftlet.
Tencere yuvarlandı, kapağını buldu.

Tilki tilkiliğini belli edinceye kadar post elden gider.

Tilkinin dönüp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.


Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş.

Toprak gibi malın, ağaç gibi dalın olsun.

Tohumunu ele, sonra gider yele

Tüyde akıl olsa ayıda bitmez.

Ucuz etin yahnisi olmaz.*
Ucuza dayanılmaz.*

Ufak suda balık kendini büyük sanır.*

Ummadığın taş baş yarar.*
Ummadığın delikten yılan çıkar.

Usta hırsız, ustasını bastırır.*

Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz.*

Ürüyen köpek ısırmaz.

Üzüm hırsızı güzün belli olur.

Üzümünü ye bağını sorma.
Üzüm bağda, bağ dağda.

Vakitsiz gül tez solar.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.

Varma dula girme çula.Varsa pulun, alem kulun.Verme malını ellere, vurma başını yerlere

.
Yalnız yiyen sofrasını kendi kaldırır.

Yalnızın dostu şeytandır.

Yaş ağaca balta vurulmaz.*

Yaş eşek pazarında sorulur.

Yalancının yalanı tükenmez.

Yarım elma gönül alma.

Yara sıcakken sarılır.

Yazın çalışan kışın rahat eder.

Yazın yatan kışın yorgan satar.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.

Yetim hakkı yedi taş deler.

Yola git erken, hesap et yerken.

Yumurtlayan tavuk gak gak eder.

Yük altında eşek kalır.

Zemheride yoğurt isteyen cebinde inek taşır.

Zora dağlar dayanmaz.
Zor kazanan ter döker.


68 Iğdır İlimize Ait Atasözleri

Korkak min defe öler yiğit bir defe.

Gartal yuvasında gartal uçar.

Ağılsız başın cezasını ayağlar çeker.

Yerin nuru güneştir insanın nuru ilimdir.


Her kuşa öz yuvası doğmadır

Ata malına göz tiken oğul aç galar.

Toprakta izi olanın sofrada üzü olar.

Bir avuç gızılın olunca,bir avuç toprağın olsun.

Yay da çeken zehmeti gışta çeker lezzeti.

Uşaksız evde seadet olmaz.

Ne tökersen aşına o da çıkar karşına

Datsız aşa duz neylesin, ağılsız başa söz neylesin.

Ağaç bar verende başını yere eğer.

Anasına bak gızını al, gırağına bak bezini al

Yahşi oğul neyleyir ata malını-yaman oğul neyler ata malını.

Utan utanmazdan, gorh gorhmazdan.

Gurt tükünü değiştirer, hesiyetini değiştirmez.

Ağıllı fikir eyleyinceye geder, deli vurdu çayı geçti.

Yaman avrat, yaman gonşu, yaman at; birini boşa, birini bağla, birini sat.

Gurddan gorhan goyun sahlamaz.

Ay daş atan bahtavar, daşında bir vahtı var.

Doğru söz bayramlıdır, yalan söz viranlığ.

Yalandan düzelen evi yol yıhar.

Gezmeyen ayağa taş değmez.

Keçel yağı bilse öz başına yakar.

Min bilsen, bir bilene sor.

Niyet hara menzil ora.

Ocaktan kül eksik olmaz.

Ölmüş essek kurttan korkmaz.

Sürüden ayrılanı kurt yiyer

Toyuğ kaz yumurtası doğmaz.

Boş gazan ses verer.

Merifeti kimden orgendin gözü çıkmış gardaşdan.

Dama dama göl olar dada dada heç.


Aslanın erkeği dişisi olmaz.

Ağaç eyildi gırıldı, yiğit eyildi öldü.

Gurt getti yazıya meydan galdı tazıya


Babanın töktüğünü bala yığar ki, baba olanda eli boş galmasın.


Getti bostanın gırası galdı üzümün garası.

Sen ağa men ağa inekleri kim sağa.

Anlayana daş daşı, anlamazla yeme aşı.

Menden sene bir öyüt, kendi ununu kendin öğüt.

Yalançı pehlivan el içinde rüsvay olar

Çok eğilme basarlar, çok ucalma asarlar.

Tülkü tülküye buyurur tülküde guyruğuna.

Ağrımıyan başa soğan goyma.

Ağız yemese üz utanmaz.

Arvat kişinin genedidi.

Arvat var arpadan aş eyler, arvat var kişini külbaş eyler.

Atın guyruğuna bakıb giymet vereller.

Atdan yıxılan ölmez, eşşekden yıxılan öler


Gaya uçmasa çuxur dolmaz.
Gatranı gaynatsan olmaz şeker,


Mal sahabının malı gidende nökerin canı gedir.

İtin haysiyeti çarık aparmak olar.

İtden çox çarık aparan yokdu, gene eyak yalındı.

Yesen dadındı, versen adındı, yığıb saklasan yadındı.


Tumanın darlığı bezin gıtlığındandı.

Yahşı dost pis günde belli olar.

Ağacı gurt öz içinden yiyer.


Can yanmazsa gözden yaş çıhmaz.

Çobanın gönlü olsa tekeden peynir tutar.


Deryaya daş atmağla su bulanrnaz.*

Ev yıhanm evi olmaz.

Et yiyen guş dimdiğinden belli olar.


Ucuz etin şorvası olmaz.

Ot kökü üsde biter.

Gurddan gürhan goyun sahlamaz.

68 Ardahan Yöresi Atasözleri

Acele sıçan iki kere sıçar

Acılı başta akıl olmaz

Aç, aç ile evlenirse doğan dilenci olur

Aç it fırın yıkar
Aç it tekne devirir

Aç tavuk yuxusunda darı görer

Aça üç yorgan örtmüşler gene üşüyorum demiş

Açık göte her gelen tükürür

Açıkta kalanı it yer, sahipsiz olanı kurt yer

Açma sırrın dostuna o da verir dostuna

Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü

Adam ağzında söz, kazan altında köz olur

Adam baştan ağaç yaştan bilinir

Ağ gün ağadır, kara gün karardır

Ağanın malı gider, hizmetkarın canı gider

Ağza bak, söze bak

Ağlamayan çocuğu süt vermezler

Ağzı ne diyer dili ne diyer

Akacak kan damarda durmaz

Akıl ile fikir bir servete bedeldir

Akıl yaşta değil baştadır

Akıllı fikir eyleyene kadar, deli vurdu çayı geçti

Akıllı unu yağı hesaplarken, delinin oğlu evlenmiş

Akılsız başın cezasını zavallı ayaklar çeker

Alaca keçi her zaman püsküllü oğlak doğurmaz

Alaca keçiyi gören içi dolu yağ sanır

Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır

Analı kızın özü büyür,anasız kızın sözü büyür

Anası neyse danası da odur

Araba devrilince yol gösteren çok olur

Araz da buz güzelde göz aşıkta söz bulunur

Arpa eken buğday biçmez

Arpa samanıyla tezek dumanıyla belli olur

Arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez

At at oluncaya kadar sahibi mat olur

At beslenirse, kuş seslenirse, kız istenirse güzel olur

At ile katır tepişir, arada eşek ölür

At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır

At ölür tayı kalır, katırın neyi kalır

At sahibine göre kişner

At yedi günde, it yediğinde belli olur

Atan soğan anan sarımsak, sen nerden oldun be gül uşak

Ateş düştüğü yeri yakar

Ateş olsan cürümün kadar yer yakarsın

Avrat erkeği vezir de, eyler, rezil de eyler

Ayağını yorganına göre uzat

Ayda gelen gül üstüne, hergün gelen kül üstüne

*Baba sanatı oğula mırastır

Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar

Bağ bayırda tarla çayırda olur

Bal parmaklanır, yağ tırnaklanır

Bal tutan parmak yalar

Barutla ataş yanyana olmaz

Baş kes yaş kesme

Baş nereye derse ayak oraya gider

Baş olan boş olmaz

Başa gelen çekilir

Başkasının düşük yanından pay çıkarma

Baz bazla, kaz kazla,kel tavuk kel horozla

Bedava sirke baldan tatlıdır

Bekar gözü kör gözü

Beleş atın dişine bakılmaz

Besle kargayı oysun gözünü

Bilirim diye övünme, yanıldım diye dövünme

Biliyorsan sağlam konuş, bilmiyorsan bilene danış

Bin kaygı bir borç ödemez

Bir it nasıl olsa bir deriyi sürütür

Bir tırklı dana bir sürüyü boklar

Biti kanlanan kendini bey sanıyor
Biti kanlı olunca kendini canlı sayıyor

Cahile söz anlatmak deveye hendek atlatmaktan zordur

Cahillikte (gençlikte) çek cefa, kocalıkta sür sefa

Cambaz ipte balık dipte oynar

Can boğazdan geçer

Can dersen can işitirsin

Can yanmasa gözden yaş çıkmaz

Cana gelecek mala gelsin

Canı acıyan eşşek atı geçer

Cırnağın varsa başanı kaşı

Cins cinse çeker

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler

Çağırılan yere erinme, çağırılmayan yere görünme

Çam ağacından ağıl el çocuğundan oğul olmaz

Çıranın burnunu sil koy çıra yansın

Çiğnenen sakız tez çürür

Çobanın gönlü olsa tekeden peynir alır

Çocuk kundak, gelin duvak ister

Çoğu zarar azı karar

Çok bilen çok danışır, az bilen az danışır

Çok gezen mi, okuyup yazan mı

Çok havlayan köpek ısırmaz


*Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur

Dağ dumansız insan imansız olamaz
Dağ dumansız yer çimensiz olmazmış

Dağda kala insanda bela
Dağın altı göl üstü yoldur

Dana boku sıva tutmaz

Danışan danasını kurda verir

Davetsiz gelen mindersiz oturur

Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan olur

Deliye el ver eline bel ver

Deliye hergün bayram, Veliye hergün seyran

Dem dem getirir, gam gam getirir

Derdini bilene ağla

Dere ıssız tilki bey

Deryeye taş atmayla suyu bulanmaz


Dıngır elek dıngır saç, elim hamur karnım aç

Dinini, dilini, belini sağlam tut

Düğün aşıyla misafir ağırlanmaz

Düşene tekme vurma

Eğer bir karınca kadar yoksa insanlığa faydan, yaşama öl hayvan oğlu hayvan

Eğri ağaçsız orman süt danası kurban olmaz

Ekende yok, biçinde yok, yiyende ortak

El ağzı çuval ağzı

El atına binen meydanın ortasında iner

El eliyle gül derme, kendi elinle diken der

El gücü, sel gücü

El mi yaman bey mi yaman

Elif ba’dan bey ağadan önce gelir

Emanete ihanet edilmez

Ersız avrat yularsız ata benzer

Eşeğe gücü yetmez palanına saldırır

Eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması

Eşeğin kazancı at içindir

Eşek kazanır at yer

Eşekten doğan katır ne hal bilir ne hatır

Et giren yere dert girmez

Et tazeyse tak şişe, pişti ise ver dişe

Et yiyen kuş gagasından bellidir

Evin kıblesi oğlandır derler

Evinde yok urbalık, gönlü ister kirvelik

Eğri göte tuman uymaz

Eğri otur düz konuş

Ezildik üzüldük bir tahtaya düzüldük

*Fakir ata binince bey oldum sanır

Fakirin dili dişini geçmez

Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar

*Gezen ayak bok getirir

Gönlü balık isteyen çayda ıslanır

Gönül bu, oka da konar boka da konar

Gönülsüz yenilen aş, ya karın ağırtır ya da baş

Götüne bakmıyor bokum büyük diyor

Gözün var görmek için, akıl var bilmek için

Gülme komşuna gelir başına

Gündüz gezer yabanı, gece sancır tabanı

*Harmanda dönen öküzün ağzı bağlanmaz

Helel süt emmişe benziyor

Her insan kendi aklı kadar danışır

Her kaşınan uyuz değildir

Her kız sakız çiğner ama Kürt kızı tadını çıkarır

Her şeyin yokluğundan, insanın çokluğundan

Her türkücü Karac’oğlan olamaz

Herkes kendi evinin kıblesini bilir
Hesabı bilmese kasap elinde kalır masat

Hızlı koşan atın boku seyrek düşer

Hiç hata yapmayan eşek, aynı hatayı üstüste yapan eşoğlu eşek

Ihlamayla bok çıkmaz

Irak yerin haberini kervan getirir
Irgalanan dal iniler

Irmak kenarına ev yapılmaz
Irmaktan geçerken at değiştirilmez

Isıran it dişini göstermez

Islanmış yağmurdan korkmaz

*İki at bir sirkeye bağlanmaz


İki dilli ol iki dinli olma

İki düşün bir taşın
İki söyle bir dinle

İki tımar bir yem yerine geçer
İki tutan bir çeker

İki yüzlü olma, iki sözlü ol

İmam osurursa cemaat sıçar
İmamın sözünü tut yolunu tutma

İnsaf dinin yarısıdır

İnsan beşer bir gün şaşar

İnsan, doğduğu yere değil, doyduğu yere vatan demiş

İp inceldiği yerden kopar
İp koptuğu yerden düğümlenir

İslamın şartı beş altıncısı insaf demişler

İt ile bir çuvala girilmez

İt korktuğu tarafa havlar

İt osurdukça yalan söyler

İte ekmek emanet edilmez

Kalemin yazdığını kılıç bile bozamaz

Kalkan öküz yatan öküzün başına sıçar

Karga ne ki kazığı ne ola, pire ne ki büzüğü ne ola

Kargalar tavuğum olsa, yumurtası yenilmez

Kayış ne bilir ki kotan ne çekiyor

Kazan karası gider yüz karası gitmez

Kel kız evde oturur cıllığı haber getirir

Kılıç yarası öldürmez, dil yarası öldürür

Kız bibiye oğlan dayıya benzer

Kız evinde toy düğün, oğlan evinin haberi yok

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit

Koca öküze iki boynuz yük olmaz

Koç vuruşuna koç dayanır

Koçluk kuzu komda belli olur

Komşu gelmeye gelmeye el olur

Kork korkmazdan, utan utanmazdan

Korkma martın kışından kork abrelin beşinden öküzü ayırır eşinden

Korku başa beladır

Korkun varsa pişikten, adım atma eşikten

Körle yatan şaşı kalkar

Körün istediği iki göz, biri eğri biri düz


Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür

Kurdun adı çıkmış, tilki dünyayı yıkmış

Kurt dumanlı günü sever

Kurt kürkünü değişir de huyunu değişmez

Kurttan korkan koyun beslemez

Kuş gagasıyla seleye düşer, insan diliyle belaya düşer

Kuş kuşa gagasıyla yem götürür

Kuş su içerken Allaha bakar

Lalın dilini lalası anlar

Leyleğin ömrü laklakla geçer

Leylek tara, kız bara gelir


Merekte saman insanda güman tükenmez

Mum dibine ışık vermez

*Namert dostun olacağına, mert düşmanın olsun

*Odun odunu yarar, ahmak kendini yorar

Osuruklu götün tövbesi olmaz

*Ölmüş eşek kurttan korkmaz

*Pehlivan güreşte, çimen güneşte belli olur

*Rahmet düzene lanet bozana

Saç sefadan tırnak cefadan uzarmış

Sağılan ineğin buzağısı kesilmez

Sanatkar insan aç kalmaz

Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede

Sen dede ben dede bu sürüyü kim güde


Su geçerken at değiştirilmez

Su içine yılan bile vurmaz

Sürü terse dönünce, öncü olan aksaktır

*Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz

Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden alın

Taş düştüğü yerde ağırdır

Tıngır elek tıngır saç, eli hamur karnı aç

Tok açın halinden ne bilir
Tuz ekmek hakkı için

Ver öğüdü tutmazsa, daya götüne yaş söğüdü

Veren el alan elden üstündür

Yağmur yağdı yarıklar kapandı

Yalnız öküz boyunduruğa koşulmaz

Yatan aslandansa gezen tilki iyidir

Yetime öğüt veren çok olur, ekmek veren az

Yetimi döğme üstünü çır (yırt)

Yularsız ata binilmez

Yumurtana göre gıgıla

Yürüyen ata kamçı vurulmaz

Zengin arabasın dağda aşırır, yoksul düz ovada yolun şaşırır

Zenginin malı yoksulun çenesini yorar



69 Bartın İlimize Ait Atasözleri

Altı aylık seyisliği var, kırk yıllık fışkı karıştırır.

Bin nasihatten bir musibet yeğdir.

Bozacıya boza satılmaz.

Çürük iple kuyuya inilmez.*

Ekmeği fırıncıdan al da noksan olsun.

Ekmek çiğnenmeden yutulmaz.

Gün karası gider, yüz karası gitmez.

Güzele bakmak sevaptır.

Gülme komşuna gelir başına.

Güvenme ele, kaptırma sele.

Hacı hacıyı Mekke'de bulur.

Hak diyince su durur.

Kadıya yalan, karıya inan olmaz,

Kağnı devrilince yol gösteren çok olur.

Karda ezen izini belli etmez.

Kar yağar iz örtülür.

Nerede hareket orada bereket.

Ne ekersen onu biçersin.

Nerede börek oraya gidek.

Parası olan bulgur kaynatır, parası olmayan bıyık parlatır

Paran çoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol.

*70 Bartın Atasözleri

-Armuduy sapı, üzümüy çöpü va deme
.
-Bayram haftası bu, mangal tahtası değil.

-Be deyom hallov düzünde atla, sen deyosuy galacıda gapla.

-Bir ağaçtan hem ok küreği, hem de bok küreği olur.

-Civcivli tavuğun ibiği kızarmaz.

-Deli öküzüy goşumu iyi olu.

-Eşşeğe binmeden maksat, ayak sallamaktır.

-Goca öküz, otluk yıkımında doyarmış.

-Guru guru kirenne, başımıza gelenle
.
-İyilik iyilik olsa, koca öküze bıçak olmaz.

-Kimiy arabası gıcırdasa, ona binya.

-Şalgam suya girince, yağ oldum sanmış.

-Yaz günü gölgede yatanıy, kış günü ekmeği esmer olur.*


71 Kürt Atasözü


Kurtla beraber öldürüyorlar, çobanla beraber yiyorlar, sahibiyle beraber ağlıyorlar.

Bi gur re dikujin, Bi şivan re dixwin, Bi xwedî re digirîn...

Eğer bir olmazsanız, bir bir gidersiniz.

Eger hûn nebin yek, hûn ê herin yek bi yek.

Dünya dünya oldukça, kurdun gözü koyundadır

Dınya lı dınyê; çavê gur lı mihê.

Gönlümün muradı olsun, yastığım taştan olsun.

Mirazê mın dıl be, ber seriyê mın kevır be.

Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar.

Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete.

Tilkiden kurnazı yoktur ama ortalık derisiyle doludur.

Jı rovi fenektır tune jı eyarê wi pırtır tune.

Bir günlük onurlu yaşam, yıllarca boyun eğip kölece yaşamaktan iyidir.

‎Jiyana rojekîye bi rûmet, ji jiyana salaye bi koletî çêtire.

Her demirden kılıç yapılamaz.

Jı her hesinî şûr çênabin.

Aslan aslandır, dişisi erkeği fark etmez.

Şêr şêre. Çi jıne çi mêre.

Kötülerin düşmanı değil, kötülüğün düşmanı olun.

Ne dujminê xeraba bin; dujminê xerabiyê bin.

Dünyaya danış, aklına göre yap.

Bi dinyê bişêwir bi aqlê xwe bik.

Aç olan aş, tok olan aşk ister.

Ki tî be nan u av,Ki têrbe dîl'da yâr dîxwaze.

Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı olmaz.

Tu cehnemê nebini buhust bi te xwes nabe.

Kendimi tanıyıncaya kadar ömrümü bitirdim.

Hetta mı xwe naskır amre xwe xelas kır.

Bilene sor, bilmeyenden kork.

Ji zana bipirs e, ji nezana bitirs e.

Yazık gençliğe, yaşlılık ardından geliyor.

Heyfa cıwaniyê piri lı pêye.'

Gönüldeki bir dert, sırtladığın on yükten ağırdır.

Derdê dilekî, jî barê deh mîlan girantir e.

En büyük iyilik bilgidir.

Qenciya herî mezin zanîn e.

*İnsan, aslanın ölüsü olsun ama tilkinin tutsağı olmasın.

Bila mirov kuştiyê şêra be ne girtîyê rovîya be.

Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur.

Çira ji koran re def ji keran re bêfêde ye.

Aklı hafif olanın yükü ağır olur.

Eqlé sıvık, baré gıran e.

Allah birisinin işini bozarsa, dişi sütlaç yerken kırılır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-02-19, 20:31 #94
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

73 Şırnak İlimize Ait Atasözleri

Demir tavında dövülür.

Demir nemden, insan gamdan çürür.

Deliye her gün bayram.

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.

Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana.

Abdal ata binince bey oldum sanır,
şalgam aşa girince yağ oldum sanır.

Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.

Abanın kadri yağmurda bilinir.

Abdal (derviş) tekkede, hacı Mekke`de bulunur.

Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

Aşk Olmayınca meşk Olmaz.

Göz Görür Gönül Çeker.

74 Azerbaycan atasözleri

Açlık ne yedirmez, tokluk ne dedirtmez.

Aç eşek katırdan tez geder

Açın imanı olmaz, tokun gümanı.

Ağaç bar verende başını aşağı eğer.

Akıl yaşta değil baştadır.

Ana gibi yar olmaz, vatan kimi diyar.

Aslanın erkeği dişisi olmaz.

Aşığa Bağdat uzak değil.

At ölür nalı kalır, yiğit ölür namı kalır.

At ölür, köpeklere bayram olur.

Ağlama naçar ağlama! Gün gelir geçer ağlama! Felek bağlayan kapını, Bir gün açar ağlama!


Boynuzsuz öküzün ahı boynuzlu öküze kalmaz.

Bugünün işini sabaha koyma

Bir Azeri kızı al, evin pak eyliye! Bir Rus kızı al, gönlün hoş eyliye!

Boş kazandan ses çok gelir!


Dağ dağa rastlamaz ama insan insana rastlar.

Dere kenarına ev yaparsan bilesin ki sel malıdır, Kendin yaşlı avrat genç bilesin ki el malıdır.

Dost dar günde tanınır.


Dünya bir yağlı kuyruktur, yiyebilene aşk olsun.

El kızı bulunur, kardeş bulunmaz. Kardeş bulunur ana baba bulunmaz.


Geçme namert köprüsünden bırak alsın sel seni. Yatma tilki gölgesinde koy yesin aslan seni.

Göz görmek için, gönül sevmek içindir.

Helva helva demekle ağız şirin olmaz.

Her şeyin tazesi, dostun eskisi.


köpek alırken bile aslına (soyuna) bak.

İyiliğe*iyilik*her kişinin işidir, kötülüğe iyilik er kişinin işidir.

Kadın adamı vezir de eder rezil de eder.

Kadın Allah'ın erkeğe gönderdiği en büyük hediyedir.

Kadınsız erkek susuz çöle benzer, yalnızlıktan kurur.

Kör köre "kör" demezse bağrı çatlar.

Kötü günün ömrü az olur.


Mert bir kere ölür, namert bin kere.

Meşe (orman) çakalsız olmaz.

Mart çıktı, dert çıktı.

Ot kökü üstünde biter


Örtülü bazar, dostluğu bozar.

Suyu şeffaf yapan temizliği, insanı temiz yapan namusudur.

Tek elden ses çıkmaz.


Yaman (kötü) komşu adamı ev sahibi yapar.

Yakın komşu uzak akrabadan iyidir.

Yalancının evi yandı, kimse inanmadı.

Yalnız yiyen, yalnız ölür.

Yamandır baş ağrısı, daha yamandır yaman evlat.

Yetim kuzudan koç olmaz.

Yüze konuşan düşman, arkadan konuşan dosttan iyidir.

Yüz ölç bir biç.

Yahşılık (iyilik) et, at denize, balık bilmezse, Halık bilir!

75 (Adıge atasözleri)


* Wızidcasem yipse wufeğade
Seni seven, kendi canına eş tutar

* Wuzeplırer kağani, kıwoplırer kaşe
Sevdiğinle değil, seni sevenle ewlen

* Ş'u zereleğukher, zı sadjanem zedefe
Gönüller bir olunca samanlık seyran olur

* Ş'uleğunığer ş'uğep,wuşöğuse yemğaz Aslolan sevmek değil, sevgiyi karşılıksız bırakmamaktır

* Ş'uleğunığem tekonığe wöğesı
Sevginin gücü mutlaka galip gelir

* Ş'uleğunığer maşöp, zekhaneme şöğekosejırep Sevgi ateş değil ki, tutuşunca söndüresin

* Ş'uleğunığer ratekoahırep
Sevgi ulu orta saçılmaz

* Ş'u pleğurem, maşöm wupehaşt
Sevdiysen, ateşe girmeyi göze alırsın

* Ş'u pleğurer wişhağuseme kinır zekhapşerep Sevdiğinle evlenirsen, zorluklara aldırmazsın

* Blağe tereze wieher nasıpığ
Dürüst akraba nasiptendir


* Şüz yitsaurer tlape Namı yayılan hanım, kendini ağırdan satar

Wupşaşeme, cdale zieme wuranıs
Kız isen oğlu olanların gelinisin demektir

* Yane yepli, yiphu kaşe
Anasına bak kızını al

* Pşaşe huphem pselıhoer yihoy
Hamarat kızın aşığı boldur

* Mahsımer wigu rihime yeşö, pşaşer wigu rihime kaşe Boza hoşuna gittiyse iç, kız hoşuna gittiyse al

* Bın pasere khate pasere zefed Erken kalkan yol alır, tez evlenen döl alır

* Bıner nasıpığeş'u
Aile büyük nimettir

* Bıner nım yifaş
Çocuk annenin kostümüdür

* Bıner eş'u
Çocuk tatlıdır

* Bınu jör ğebeş'u
Kalabalık aile berekettir

* Ziof zişömıbere, zibın ziş'ömıdakhere şı'ep İşini çok görmeyen we ailesini iyi görmeyen yoktur

* K'or lepkı, phur nemıdcıme yay
Erkek evlat soyundur, kız ise başkalarınındır

* Ko wieme nıse wi'
Oğlun varsa gelinin var

* Ko bow wieme nıse bow, phubow wieme mahle bow wi Oğlun çoksa gelinin, kızın çoksa damadın çok demektir

* Goaşer bzageme, nıseri bzage kışehu
Geçimsiz kaynana, gelini geçimsiz sanır

* Goaşem yi khabze, nısem yibzıbh
Kaynananın adeti, gelinin kalıbıdır

* Goaşezıri zegorem nısadce şıtığ
Yaşlı kaynana da bir zamanlar gelindi

Zitl' ecebıcem yişuziy aş fed
Beceriksiz kocanın karısı da kendine benzer

* Zinıse gotıshareme, afezıwbıre yi khabz Geliniyle oturan, onu kötülemeyi adet edinir

* Malhoş'u zığotığem, ko yiğotığ
İyi damat bulan, oğul bulmuştur

* Maş'o madcer yiğeb, bın madcer ğebağoe Az ateşi büyüt, az çoluk çocuğu çoğalt

* Phur em, winıse eçü'u
Kızın else, gelinin el üstü

* Phur zerebğas, nıser zereğas
Kızın yetiştirebildiğin, gelinin alıştığındır

* Phur tışaşe kızıkoge müjö hurayem zeğebılıjı Kız istenilmeye gelinince, yuvak taşı saklanırmış

* Bısımığe a şeş'um çet hazır yihoy
Hısımı çok olanın, hazır tavuğu çoktur

* Nasıper şüzım kıdaçe
Kısmet kadının yanı sıra koşar gelir

* Pçeğu zako dcasi, şüzüş'um wiğewunen Sen bir çöp çak başlat, iyi kadın seni ihya eder

* Wuner zığewuneri, blağer zığeblağeri şüzera Evi ev yapan da, yakınlarını ağırlayan da kadındır

* Şüz değor wunağom yilaps
İyi kadın ailenin temelidir

* Şüz jaoem tl'er şühew jı eşş'u
Güzel sözlü kadın kocasını kuşatan tatlı bir esintidir

* Şüz zimı'e dcalere , şkhoe zıfekhemıl şıre Kadını olmayan delikanlıyla, üzengisiz at aynıdır

* Şüzış'u ziem hayr yiwune yil
İyi kadını olanın evinde bereket vardır

* Şüzış'u yitl neguşöplı
İyi kadının eşi güler yüzlüdür

* Şüzış'u yianer zetet
İyi kadının sofrası daima kuruludur

* Şüzış'ör epeçeane şıdcerep
İyi kadın gafil avlanmaz

* Yiko ş'ömütlo, yitl şömüdakhö şüz şi'ep Oğlunu yiğit, kocasını yakışıklı görmeyen kadın yoktur

Aklı olmayan fakirdir

Atı güzelleştiren süvarisidir

Atın başı geçtikten sonra kuyruğuna uzanma

Bazen deli de akıllıca laf eder

Burnu (önderi) olanın kuyruğu da olur

Candan önce onur gelir

Delinin suçu az değildir

Deliye iş buyuran işin arkasından koşar

Dil kalptekini söyler

Dökülen şey geri dolmaz

Fakirin dünyası sonbahar gibidir

Fakirin ipini zengin eskitirmiş

Fakirin lambası aydır

Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz

Genç yaşlı olur ama yaşlı bir daha genç olamaz

Gönül yaşlanmaz

Gönlün beğendiği güzeldir

Göz beğenir gönül sever

Güzel, iyi olandır

Güzel söz söylersen güzel cevap alırsın

Güzeli güzelleştiren iyi huyudur

İhtiyar çocuk gibidir

İyi kadının ocağı her zaman tüter

Kalp ağlamazsa göz ağlamaz

Kalp kalbe karşıdır


Misafir her şeyden önde gelir

Olmayan şey kaybolmaz

Oğlun varsa gelinin, kızın varsa damadın var

Öleni diriltemezsin

Önce öleni, önce kaldırırlar

Söylenmeyen şey duyulmaz

Su akacağı yolu bulur

Topluma girmesini bilen, çıkmasını da bilir

Umut yok olunca at koşmaz

Utanması olmayandan daha kıymetsizi yoktur

Vakit altından daha kıymetlidir


Vatanı Olmayanın hiç bir şeyi yoktur

Çoban kötü olursa koyunları kuzgun dahi götürür

Biçmesini bilmeyenin orağı kördür

Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz

Konuşana değil bilene bak

Kuşu yükselten kanat,İnsanı yükselten akıldır

Aklı olmayan fıkaradır

Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez

Akıl malın en kıymetlisidir.

Tanınmadığın yerde elbiseye,tanındığın yerde akıl'a değer verirler

Dil safradan acı,baldan tatlı,kılıçtan da keskindir.

Ağızdan çıkan söz namludan çıkan kurşun gibidir.

İp uzunsa,söz kısaysa makbuldür

Terbiye zayi olmayacak mülktür

Kendi milletinin tarihini bilmek yeter bir saadettir

Kitap ilmin anahtarıdır.

Bilmediğini söyleme,söylediğini inkar etme

İlim ile sanatın fazlası olmaz.

Delinin bey'i olmaktansa akıllının kölesi olmak daha iyidir

Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir

Kibirlenmek deli işidir

Bir kere tökezleyen şaşı,iki kere tökezleyen kördür

Çığ'ı bir küçük serçe hrekete geçirir


Atın başı geçtikten sonra kuyruğundan yakalamağa kalkma.

Sudaki sögüt,bedendeki kalp çürümez.

Deriyi yüzsende gönüldekini alamazsın

Ümit atadan kalma mirastır

Ümit uzun ömürlüdür

Atı kaybolanın kulağından at sesi gitmez

Kıtlık akrabayı unutturur

Açlık korkağıda yiğit yapar

Giysi seni topluma sokar,mide ise çıkartır

Mide insanın düşmanıdır

Güzel iyi olandır

Yanında iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir şey ifade etmez

Kötülük yapıp iyilik bekleme

Belayı arayıp takılma,sana takılmışsa korkma

Kalbinde iyilik olmayana iyilik gelmez

Eceli arama. O seni bulur

Ecel insanın koynunda yatar

Ecel ne acele eder, nede gecikir

Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez

Beşiği yapılıp mezarı kazılmayan yoktur


Bir kıvılcım bütün köyü yakar

Kısmet gelecek olursa yün iplik getirir,gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz

Saadet misafir yolcudur. Gelir,gider.

Yaz fıkaranın cennetidir.

İyi at iyi arkadaş gibidir

Kıskanç insan gizli düşmandır.

Sevgi kuvvetle alınamaz

Sevgi ateş değildir.Yandığında söndüremezsin

Hediye değil,sevgi değerlidir.

İyilik kötülüğü öldürür

İyi gördüğünü söyler,kötü verdiğini.

İyiyi bilmiyorsan değerli olanı seç

Kadının olduğu yerde kılıç çekilmez

Kadının el mahareti aklını gösterir

Kadından utanmayanda yüz yoktur

Eski yolu ve eski dostu terketme

Eski dostunla yaptığın gizli işi yeni dostuna güvenip söyleme

Çerkeslerin en fakiri dahi konuk sahibidir*

Evsahibi misafirin hizmetkarıdır

Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme

İyi komşu uzaktaki akrabadan öncedir

Atına binince düşman,inince dost gibi davran

Komşuya değer vermeyen kendini değersiz kılar

İyi komşu kardeş sayılır

Kötü yoldaş kötü silah gibidir

Aslanı terbiye ederler,kaplanı uslandırırlar.

Evinde kendini eğit,topluma öyle gir

Yaşlının sözü,gencin aklını yener

Yaşlıya iltifat et gence güvence ver

İyi yaşlı olmayan yerde iyi genç olmaz

Yaşlısına saygısı olmayanın kendisinede saygısı yoktur

Yaşlısı olanın kuralları vardır

Genç geleceği ümid ederek yaşlanır yaşlı geçmişi hayal ederek ölür

Günde bir kere babasının huyu oğlunda görülür

Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.

Zora düşen düşmanın da olsa yardım et

yiyeceğini kötüleyen kişinin sofrasında yemek yeme

Çağırana, seni öldürecek isede git.

Verene ver,vurana sende vur.

Yüze karşı övgü arkadan yapılan yergi gibidir

Topluma girmek sorun değil,çıkmasını bilirsen

*
75 Çerkes atasözleri ve deyimleri.*
*
Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez.

Mezartaşı kaybolur, şarkı kaybolmaz. Şarkı silahtır.

Bakınarak otur, düşünerek konuş.

Başını görürken ayak izini arama.

Delinin bey'i olmaktansa akıllının kölesi olmak daha iyidir.

Genç geleceği ümid ederek yaşlanır, yaşlı geçmişi hayal ederek ölür.

Kuşu yükselten kanat, insanı yükselten akıldır.

İyi yaşlı olmayan yerde iyi genç olmaz. Yaşlısı olanın kuralı olur.

Kısmet gelecek olursa yün iplik getirir, gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz.

Atın söyleyeceğini eyeri söyler. Dört bacağı varken at bile tökezler.

Bilmediğini söyleme, söylediğini inkar etme.

Umudu olmayanın atı koşmaz.

Aklı olan deliye bile danışır. Konuşana değil bilene danış. Danışacak kimsen yoksa koy şapkanı ona danış.

Atı kaybolanın kulağından at kişnemesi gitmez.

Ukalaya haddini bildirmezsen, seni dilsiz sanar. Ekerken söylemediğini, toplarken söyleyemezsin.

Maharetle bilgi kardeştir.

Üstüne ağaç devrilen de sızlanır, üzerine yaprak düşen de.

Yalvardığını alacağına, sana yalvaranı al.

İçeceğin suda köpek öldürme, boşamayacağın eşini yerme.

Seni topluma kıyafetin sokar, miden çıkartır.

Kurt koyununu kaçıracağı kimseyi şapkasından tanır.

Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.

Fakiri deveye binmiş olsa bile köpek ısırır.

Kemiği olmayan et yenmez.

Vatanında olmayana her yer soğuk gelir.


76 Devlet Bahçeli Sözleri &

Ahmak ata biner bey oldum sanırmış. Şalgam aşa girerse yağ oldum sanır

Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olurmuş.

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmazmış.

Allah’a çok şükür, Bush ve Barzani ağzıyla konuşmuyoruz.

Merhum Peyami Safa umutluydu diyordu ki Bu dünyada ölümden başka her şeyin çaresi vardır.” Var olmasına var da, hani nerede?

Sözüne dikkat et ki başın gitmesin, dilini tut ki dişin kırılmasın.

Dil aslandır, bak, eşikte yatar; ey ev sahibi, dikkat et, senin başını yer.

Mabedi rüşvet ve ihanet olanlar sürekli geri viteste dolaşıyor, sürekli riyakarlık makyajıyla dolambaçlı yollara sapıyor, sel gibi akıyor.

Oysa tırnak herkeste vardır, mertlik er kişiye hastır.

Tek tırnaklılar gibi dörtnala kaçmaktansa vatanın yanında durmak en doğru olanıdır.

Tırnakçılıkta ustalaşanlar, tırtıklamakta uzmanlaşanlar, tırnak edebiyatı yapıp tırpanladığı topraklarımızın bedelini ödemekten kaçıyorlar.

Ayaklarımız yerden kesilmemek kaydıyla parmaklarımızın ucuyla yıldızlara ulaşabilmeliyiz.

Biz o*Diyarbakır’dan geçen yoluAnkara’da kesmesini biliriz!

Hal ortada, bir çöl ki sudan vazgeçtim, yok ye’simi aldatmaya bir damla serab.

Ne zaman uçacağını bilmeyen bir kuşa kanatları fayda eder mi?

Şiddetin kaynağı kurursa hayat zindana döner mi Şiddet damla ise, merhamet şefkat ve denizdir. O halde, damla denizle başa çıkabilir mi?

Sokak başka şey, meydan başka şey. Sokaklar çok karanlıktır, tehlikelidir.


Ayaklarda sürüklenen iyilik dirilmeli, kucaklarda gezdirilen kötülük fırlatılıp atılmalıdır.

Sabır, Sırat Köprüsü’ne benzer. Geçmesi zordur, ama sonu hayır, selamet ve güzelliktir.

Bizim partililerimiz yoktur. Dava arkadaşlarımız vardır. Dava ne alınır, ne satılır.

Silik ve sessiz bir gölge gibi duran gönüller ihya olmalı, iradeye geçirilen esaret zincirleri kırılmalıdır.

Ahlak sahneden çekilirken hepimize kalan kocaman bir enkazdır, hürmet ve muhabbet çiğnenirken geriye yalnızca şiddet harabesi kalmaktadır.

Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanırız. Düne bakınca geleceği görürüz. Haine bakınca viran olmuş, veda etmiş insanlığı tanırız.

Hatırdan çıkarmayın ki, gizlenecek tek bir yeri olanın kurtuluş imkanı tekten azdır.

Herkes, bir ağızdan güneş batıdan doğuyor dese, buna cevap gerekir mi? Yanlışa cevap yetiştirmek, pireye yorgan beğendirmektir.

Mecnuna cihan dopdolu Leyla görünürmüş

Tohumu şefkatle atarsak ürünü neşeyle toplarız.

Söz ruhtan gelmiyorsa, kalben onaylanmıyorsa, yani dürüst değilse, altında bir oyun vardır.

Aç vatan göğsünü İlah’ına aç, Şühedanı çıkar da ortaya saç.

Karanlıkları ışığa boğacak bir şimşek gerekiyor.

Işıd, Müslüman kanı dökmekle kalmamış, Hıristiyan ve Yezidi inancına sahip insanları da hedef almıştır

Cenab-ı Allah hepinizi, hepimizi korusun ve gözetsin. Yardımını ve esirgemesini eksik etmesin.

Kerkük deyince gözleri yaşaran, Musul deyince heyecan duyan, Telafer, Tuzhurmatu sözleriyle coşan yiğit ve fedakar yürekler var bu ülkede.

Şuurumuzdaki pırıltılarla beraber sahiplenecek bir vatan, bir millet, dalgalanacak bir bayrak bizi bekliyor.

Nefislerine teslim olmuş, vehimlerine rehin düşmüş, hırslarına yenilmiş, egolarına boyun eğmişler için değişen bir şey olmayacaktır.

Tutuklamasız, yasaksız, düşüncelerin her zaman ifade edilebildiği ve herkesin mutlu ve huzurlu olduğu bir ülke olsun Türkiye.

Sahurda çalan davulla kalkıp inançlarımızın nurani ışıklarını, hep birlikte pencerelerimizden semaya ulaştırmalıyız.

İstismarla aldatanlar inkârla sevinir Yalanla avutanlar kötü ruhla dolaşırlar. Bunların istikbale hayrı dokunmaz.


Şanlı Türk tarihi bir siyaset silahı ve siyasi tasarım vesikası değil; bir şuur, bir destan, bir şaheser kaynağıdır.

Hatırası yıpranmış, hayali yorulmuş ve heyecanı yenilmişler için, içten içe çürüme, içe doğru devrilip çökme mukadder bir sondur.

Sonda sormam gereken bir soruyu başa alarak cevabını size bırakıyorum: Bize ne oldu? Nereye gitti hoşgörü? Nerede kaldı kardeşlik duyguları?

Şiddet ağır bir taş gibi ayaklarımıza bağlandı, felç gibi bedenimizi sardı, nitekim hepimizi korkunç bir girdaba doğru çekiyor.

İstikbalimizi karartanları, itibarımızı kefenleyenleri, istikbalimizi istismar testeresiyle kesenleri uzaktan uzağa seyredelim mi?

Okulda şiddet, hastanede şiddet, yolda şiddet, şehirde şiddet, köyde şiddet, sokakta şiddet, evde şiddet, Meclis’te şiddet: Hala duralım mı?

Dirayetsizliğin böylesine pes artık, kifayetsizliğin böylesine yok artık, acziyet ve şuursuzluğun böylesine yeter artık denir.

Birileri de durmadan ehl-i fesad gibi konuşuyor, saadetimizi taşlıyor, huzur ormanımızı yakıyor, ahlakı yok ediyor.

Diyorum ki, şiddet dursun sevgi konuşsun. Kavga yerine kucaklaşalım, küslük yerine barışalım. Birlikte bir millet olduğumuzu unutmayalım.

İlkellik hiç bu kadar revaçta olmamış, hiç bu kadar sözünü geçirememişti. Cürüm ve cinayet hiç bu kadar egemenlik kurmamış, öne geçmemişti.

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmazmış. Ben de diyorum ki zehirli niyetleri olanlar da milli öfkeden kurtarılamaz.

Hz. Mevlana bakın ne kadar anlamlı söylemiş: Nerede bir dert varsa deva oraya gider. Nerede bir yoksul varsa rızık oraya gider. Nerede bir zor soru varsa cevap oraya gider

adalet konuşmalı, adaletsizlik susmalıdır; helal konuşmalı haram susmalıdır; şeref ve namus konuşmalı gerisi ağzını açmamalıdır.

Bayrak düşüyorsa hiçbirimiz ayakta kalamayız. Bayrak çok açık düşmanlıklar görüyorsa hiçbirimiz güvende olamayız.

İnanıyorum ki: Birbirimizin varlığından mutluluk duymadığımız sürece; kardeşliğin dilini, dostluğun sesini ve sıcaklığını hissedemeyiz.

Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanırız. Düne bakınca geleceği görürüz. Haine bakınca viran olmuş, veda etmiş insanlığı tanırız.

unutmayalım ki, adaletin sağlanacağından ümitsizliğe düşmek kötülük ve fitnelere, cinayet ve savaşlara kapı açar.

Git vatan! Kabe’de siyaha bürün. Bir kolun Ravza-i Nebi’ye uzat, birini Kerbela’da Meşhed’e at. Kâinatta o heybetinle görün.

Sanki insanlık vicdanı kurumuş, sanki insani değerler yok olmuş, hak ve özgürlük diyenler sanki yer yarılmış da içine gömülmüş.

Büyük şairimiz Mehmet Akif’in sitem ve serzeniş dolu mısralarındaki hissiyatı yaşamamak ve yaşatmamak en büyük dileğimdir.

76 Japon atasözleri

Okuduğun her şeye inanacaksan, hiç okuma daha iyi.

Öğretmek öğrenmektir

Bir insanın içinde çay yoksa, o insan gerçeği ve güzelliği anlamaktan acizdir.

Bir*dostunuz, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir.

Dürüstlük en iyi siyasettir.

Göze batan çivi, çekici yer.

Hızlı giden araba yana yuvarlanır.

Kitaplar*ruhun gıdasıdır.

Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar.

Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork.

Savaşı*bilmeyen, barışı da bilmez.

Sis yelpaze ile dağıtılmaz.

Yalan*dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir.

- Pişmanlık duymayanı bağışlamak suya resim yapmakla birdir.

- Para kazanmak iğneyle kuyu kazmak gibi; para harcamak kuma su dökmek gibi.

- Bilgi, eğer bilge değilsen, eşeğin sırtına vurulmuş kitap yükü gibidir

- Bir samuray yemek yemese bile kürdanını daima dik tutmalı.l

- Para eğer hizmetkârın değilse, efendin olur.


- Kaplanın inine girmedikçe yavrularını çalamazsın.
-
- Kediler osurmaz, osursa da duyulmaz.

- En iyi kılıç, kınında tutulan kılıçtır.

- Davranışlarınızı yönetin yoksa onlar sizi yönetir.


- Âşık, sivilceyi gamze sanır.

- Adam mevki sahibi olmaya görsün, köpeği bile mağrur eda takınır.

- Biri* beni aldatırsa yazıklar olsun ona; iki kez aldatırsa yazıklar olsun bana.

- Kızgın adam hayatta girdiği tüm savaşlarda yenik ayrılır.

- Sular yükselince gemiler de yükselir.

- Tarlada midye yetişmez.

- Taş makası kırar, makas kâğıdı keser, kâğıt taşı sarar.


- Şeytanın karısı zamanla şeytandan daha kötü olur.

- Adam içkiyi içer; sonra içki içkiyi içer; sonra içki adamı içer.

- Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar.

- Öldükten sonra doktora gidilmez

- Maymun da ağaçtan düşer

- Hızlı giden araba yana yuvarlanır.

- Sular yükselince gemiler de yükselir.

77 Kırgızistan atasözleri

Aç gözlüden ayran istesen, paran var mı, der.

Atına saygı gösteren, yaya gitmez.

Az kaygıyı aş bastırır, çok kaygıyı dost bastırır.

Bahadır ölse, bir ölür, korkak ölse, bin ölür.

Bayram günü kadın alma, yağmurlu gün at koşturma.

Çağrılmamış konuk, süpürülmemiş yere oturur.

Çıktığın dağ yüksek ise, attığın taş uzağa gider.

Danışılarak kesilen parmak ağrımaz.

Doğru söz demiri keser, keskin söz kılıcı keser.

Ecel gelince demir sandık giysi değil.

Evinin zenginliğini göçerken bilirsin.

Güneş bekleyen soğuktan donar, zengin bekleyen açlıktan ölür.

Hakikat eğilir fakat kırılmaz.

Halkını özlemeyen yiğit olmaz, yerini özlemeyen hayvan olmaz.

İlmin padişahı, akıl; sözün padişahı atasözü.

İnsan demirden sert, gülden nazik.

İnsan istese taştan su, balçıktan gül çıkarır.

İş başa düşünce at, suyu ağzı gemili de içermiş; yiğit, ırmağı çizmeleri giyer gene geçermiş.

İşi yürüyenin köpeği ot yer, işi yürümeyenin gelini hırsızlık yapar.

Kapısını görüp baş köşeye geç, anasını görüp kızını al.

Kavak gibi boy vereceğine, iğne gibi akıl versin.

Kaygı ömür bitirir, yalan bahtı bitirir

Kendi başındaki deveyi görmeyen, başkasının başındaki çöpü görür.

Komşu iyi olursa, kör kız koca bulur.

Kurnaz tilki, parasız kalmaz.

Sabrın sonu sarı altın.

Sağlam vücudun, ruhu da sağlam.

Sofu soğan yemez, yiyince de kabuğunu bile bırakmaz.

Su içtiğin kuyuya tükürme.

Suyun girdabı, ihtiyarın bedduası tehlikelidir.

Şapka altında kurt yok deme, çene altında düşman yok deme.

Tembele iş bulsan, kendine akıl öğretir.

Vatanına bağlanmayan halk olmaz, halkını sevmeyen yiğit olmaz.

Yağmur ile yer yeşerir, emek ile millet gelişir.

Yedi milletin dilini bil, yedi türlü bilim bil.

Yiğit babasız olmaz, insan hatasız olmaz.

Yiğit ölse adı kalır, korkak ölse nesi kalır.

Yüz dost az, bir düşman çok.

Zenginlik gaye değil, fakirlik ayıp değil.


77 Türkmen Atasözleri

Abıray gaçsa tutdurmaz.
Saygınlık kaçarsa bulunmaz.

Abıray gidenden, bahtı hem gider.
Saygınlığı kaybolanın, bahtı da kararır.

Aca gazan astırma, üşüyene odun yakdırma.Aça kazan astırma, üşüyene odun yaktırma.

Acala dova yok, akıla bela.
Ecele çare, akıllıya bela yok.

Acı gepletme, doku derletme.
Acı konuşturma, toku terletme.

Acıksan çopana, susasan deyhana bar.
Acıkınca çobana, susayınca çiftçiye var.

Acısı bolmayanın, süycisi hem bolmaz.
Acısı olmayanın, tatlısı da olmaz.

Acı söz okdan yaman.
Acı söz oktan kötü.

Aç at yol almaz, aç it av.
Aç at yol almaz, aç it av.

Açılan solar, ağlan güler.
Açılan solar, ağlayan güler.

Açlık cebrini çekmedik, dokluk gadrını nebilsin.Açlık cefasını çekmeyen, tokluğun kıymetini bilmez.

Aç palar, tok geğirir.
Aç esner, tok gegirer.

Aç tovuk düyşünde dane görer.
Aç tavuk rüyasında darı görür.

Adam bolcak çağa, bokundan belli.
Adam olacak çocuk, kakasında bellidir.

Adam yağşısı sofi bolar, ağaç yamanı sokı İyi insan sofi olur. Kötü ağaç havan olur

Ağlamadık oğlana emcek yok.
Ağlamayan çocuğa meme verilmez.

Ağlasa inem ağlar, galani yalan ağlar.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.

Ağşamın hayrından, ertirin şeri yegdir.
Akşamın hayrından sabahın şeri yeğdir.

Akıllı, edebi, edepsizden övrener.
Akıllı, edebi, edepsizden öğrenir.

Bağa bak üzüm bolsun, iymeğe yüzün bolsun Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Barını beren utanmaz.
Varını veren utanmaz.

Baş daşa değmese, akıl başa gelmez.
Baş taşa çarpmasa, akıl başa gelmez.

Başganın ovurcundan su içen ganmaz.
Başkasının avucu ile su içen kanmaz.

Baş sağlığım, dünya baylığım.
Baş sağlığım, dünya varlığım.

Batır bir öler,gorkak mün Kahraman bir kere ölür, korkak bin kere.

Bay acıganda iyer, garip tabanda.
Zengin acıkınca yer, fakir bulunca.

Beladan heder, heder etmesen eder.
Beladan sakın, sakınmazsan yakar.

Benda gaçsan tutularsın, hudaya gaçsan gurtularsın Kula sığınırsan tutulursun, Allah’a sığınırsan kurtulursun.

Berenden al, vurandan gaç.
Verenden al, vurundan kaç.

Beterin beteri bar.
Beterin beteri var.

Beyiğin önünden geçme, gatırın ardından.Büyüğün önünden geçme, katırın arkasından.

Bilen bilenini işler, bilmedik barmağını dişler.


Ak gün agartır, kara gün karartır.*

Ateşi karıstırırsan söner, komsunu rahatsız edersen göçer

Bal attlı, çocuk baldan tatlı.

Cefa çeken vefa görür.

Çobanın ayağı yetişmezse sopası yetişir.

Çocugu büyüten, atı yetiştiren bilir.

Çocuk düşe kalka büyür.

Dağı taşı yel bozar, dostların arasını söz bozar.

Damla damla göl olur, hiç damlamazsa çöl olur.

Emeğin oldugu yerde daima bereket vardır.

Eski düşman dost olmaz.

Gönlü açık olanın yolu da açık olur.

Gönül sıgarsa gövde de sığar.

Her yurdun avını kendi tazısıyla avla.

Kazana yanaşırsan karası bulaşır, kötüye yanaşırsan *belası bulaşır.

Kendini övenin ipi çürük olur.

Keskin kılıç yanan ateştir.

Kurt yavrusu evcil olmaz.

Misafirin önüne aş koy, iki elini boş koy.

Ölü arslandan diri sıçan iyidir.

Rüzgarlı gün yürü, yagışlı gün yat.

Sabah kalk atanı gör, atandan sonra atını gör.

Sahtekarın yedi millete zararı dokunur.

Serpilmeyen tohum yesermez.

Suyun yavaş akanından, yüğüdün yere bakanından kork.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basma.

Yabani gül yaş da olsa dikeni kurudur.

Yazın yatan kışın ağlar.

Yenilen güreşe doymaz.

Yiğide savaş bayramdır.

Yola çıkarsan yoldaşını hazırla.

Çürük tahta çivi tutmaz.

Gözden ırağ, gönüldenn de ırağ olur.

Boş çuval dik durmaz.

At almadan ahırını yap.

Bugünün yumurtası yarının tavugundan iyidir.

Her renge giren, hiçbir seyden utanmaz.

Dogru adamla vuruş, alçak adamla yarışma.

Sürü boş dönünce, topal keçi başa geçer.

Halkın kadrini bilen, kendi kadrini bilir.

Susan ağız konuşan ağzı yener.

Yüz defa okursan ezberlersin, bin defa okursan hiç*unutmazsın.

Ayakkabım dar olduktan sonra, dünya geniş olmus neme gerek?

Mollanın anlattıgını yap, yaptıgını yapma.

Kızınla yurt kurasın, oglunla ordu olasın.

Testinin içinde ne varsa, agzından o dökülür.

Göç yolda dizilir.

Su Türkmenin hayatıdır, at kanatları, halıysa ruhu.

Akıllı düşünene kadar, deli işini bitir*

78 Arap atasözleri

Yaralı kartala sormuşlar Niye hüzünlüsün Beni vuran okun arkasında kardeşimin tüyleri var" demiş.

Aç eşek semerini de yer.

Ağızla göz yüreğin aynasıdır.

Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.

Arifler daima huzur içindedir.

Ay çıkınca yıldızların ne yararı olur.

Beni anla da istersen öldür.

Bir baba kudretinden aşağı derecede, çocukları kudreti nisbetinde, kadını da kudretinin fevkinde giyinmelidir.

Bir şey yapmak isteyen yolunu bulur bir şey yapmak istemeyen nedenini bulur.

Deve çok ucuz boynundaki şu gerdan olmasa

Demiri kızgınken döv.

Dünyada 3 şey gizlenmez: Duman, aşk, parasızlık.

Gözler sözün kaşığıdır.

Hapishane bir bahçe içinde de olsa, yine hapishanedir.

Hakikat arayışın kız çocuğudur.

Her şeyi anlamaya çalışan, kahrından ölmeyi de göze almalı.

İki karısı olan erkek, iki ateş arasında kalan birine benzer. Hangi yana sokulsa yanar.

İnsanlar başarılardan az, başarısızlıklardan çok şey öğrenirler.

Kabahatini*itiraf*ederek affını iste; zira bir suçu gizlemek o suçu ikileştirir.

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

Kadın, kokusunu yalnız tenhada veren bir çiçektir.

Kitap, insanın cebinde taşıdığı bir bahçe gibidir.

Konuşulanlar kalpten çıkarsa kalbe kadar girer, ama dilden çıkarsa kulağı aşamaz.

Kuş, kuş ile avlanır.

Mide boş sağlık düzgün,
kese boş ahlak düzgün.

Mide hastalığın evi, perhiz tedavinin başıdır.

Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir.

Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun altında saklıdır. Bu sırrı bilmeyenler onu, bir dağın altında sanırlar.

Sır, saklarsan esirin, kaybedersen efendindir.

Talihsizlikler, meziyetleri imtihan eder.

Varlıklı adam küllüğe benzer, ne denli doluysa o denli pistir.

Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.

Yılanın ısırdığı kedi, ip görse yılan sanıp kaçar.

79 Afrika atasözleri


Afrika'da her sabah bir ceylan uyanır,
En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilir.

Afrikada her sabah bir aslan uyanır,
En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.

Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur Yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin.

Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların hikayelerini dinlemek zorundayız.

Aşkın*tokadı üzüm gibi tatlıdır.

Bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar her şeyi bilir.

Bir ev inşa edeceğin zaman , ormandaki ağaçların boyunu ölçme.

Bir aslanla karınca kavgasında kazanan olmaz.

Bir çocuk kibritin içine elini sokarsa, yanar.

Biraz*yağmur*bile her gün nehirleri doldurabilir.

Büyük ağaç devrilince, yapraklarını keçi yer.

Çocuk ve babası kılıçla yarışamaz.

Dekorasyon gerçeğe uyum göstermez, gerçeğin de dekorasyona ihtiyacı yoktur.

Duman yalnızca bal arılarını etkilemez; bal toplayıcıyı da etkiler.

Eğer duvarlar sert olsaydı,*altın, şehri alırdı.

Eğer şehirdeki insanlar mutluysa, Şefi arayın.

Fark edilmek için çok küçük olduğunu düşünüyorsan, kapalı bir odada bir sivrisinekle uyumayı dene.

Hasta olan adama dünyanın bütün zenginlikleri gelir.

Duman yalnızca bal arılarını etkilemez; bal toplayıcıyı da etkiler.

İyi mısır hasat zamanı belli olur.

Kaldırım ızgaraları, yalnız gezen sıçanlar için değildir.

Kötü bir çocuk*öğüt*dinlemeyendir.

Kötü şans seni yakalayacaksa, muz dişini kırabilir.

Küçük ayıplar, büyük ayıplardan daha iyidir.

Nereye düştüğüne bakma ama, nerede uyuduğuna bak.

Olgun*insan*nerede yengeç kalbini bulacağını bilir.

Sadece bir*aptal*suyun derinliğini iki ayağıyla test eder

Sadece büyük ve güçlü bir ağaca inek bağlanabilir.

Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer, sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü gücüne güvenmemeli. Çünkü kimin, kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır.

Tek bir elle boğa yılanı sarılmaz.

Yalnız bir*kalp*tek başına atamaz.

Yemek yemekle büyüyemezsin.

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır.

80 Mehmet Akif Ersoy Sözleri

Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Cehennem de olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz, bu yol ki hak yoludur dönmek bilmez yürürüz.

Eski dünya, yenidünya, bütün akvam-ı beşer kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer yedi iklimi cihanın duruyor karşısında,

bakıyorsun Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; sade bir hadise var ortada: vahşetler denk.

Medeniyet dediğin açmaksa bedeninin her yerini… Desene hayvanlar senden daha medeni.

Konuşmak bir mana ise susmak bin bir mana. Herkes konuşmasına konuşur lakin sükut yürekli olana.

Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.

Sarka bakmaz, garbi bilmez, edepten yok payesi bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi.

Ya rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı? Mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahi?

Artık ikiyüzlüleri sevmeye başladım çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım

İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece: Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; sen ömür boyu hayret ediyorsun.

Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, bırak kardeşim tahsili; git önce edep, hayâ öğren.

Aslını gizleyemez insan, giydiği kaftanlarla. Bilmez ama kendini kandırır, söylediği yalanlarla

Adamın biri Akif’e yaklaşarak sorar: affedersiniz.sizin için baytar diyorlar. Akif hiç istifini bozmadan cevap verir: evet,yoksa bir yeriniz mi ağrıyordu?

Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir her şeyden önce. Vaat etmeseydi* Allah cenneti, o’na bile etmezlerdi secde.

Zannetme ki ecdadın asırlarca uyudu, nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu!

Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım, boğamazsam hiç olmazsa kovarım.

Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırtmasın.

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum.

Tek hakikat var, bellediğim dünyadan, elli, altmış sene gezdimse de, şaşkın şaşkın: hepimiz bağrı yanık, aşıkıyız; bu aşkın!

Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır. Fazilet hissi insanlarda allah korkusundandır.

Bize çağ dışı diyorlar doğrudur; çağlar açtık, çağlar kapattık. Çağlar bizden geri.

24 saatten birini hakka vermeyene insan denilir mi?

İki üç balta ayırmaz bizi mazimizden. Ağacın kökü mademki derindir

dalı kopmuş, ne olur gövdesi gitmiş, ne zarar o, yine yükselir, fışkırıp, afak-ı perişanımıza; yine bir vaha serer kavrulan imanımıza.


Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. topIu vurdukça yürekIer onu top sindiremez.

İslam’ı öyle yaşa ki akıllar dursun. Sen ona buna değil Allah’a kulsun.

Mehmet akif’e sormuşlar. Bu ülke ne zaman gelişir? Diye” o’da cevap vermiş; “cuma namazına gelen cemaat, sabah namazına da geldiği zaman.

Şarka bakmaz, garbi bilmez, edepten yok payesi bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi.

Budur cihanda en beğendiğim meslek; sözün ödün olsun hakikat olsun tek.

Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne.

Bekayı hak tanıyan, sa’yi bir vazife bilir, çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir.


Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem.

Zannetme ki ecdadın asırlarca uyudu, nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu!.

Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.

Edepsizliğin başladığı yerde edebiyat biter.

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.

Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, bir hilâl uğruna yâ rab, ne güneşler batıyor.

Ya rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı, mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahı.

Şehamet dini, gayret dini, ancak Müslümanlıktır. Hakiki Müslümanlık en büyük kahramanlıktır.


İnmemiştir Kur’an, bunu hakkıyla bilin, ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.

Ey âdemoğlu bu devran’da içinizde hakkı ve hukuku bilen çoktur. Yaptığınız işte hile çok İslamiyet’i sorup da arayan ve yaşayan yoktur.




Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır parlayacak O benimdir, o benim milletimindir ancak

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar Medeniyet! ' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın

Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.


Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Ye's öyle bir bataktır ki,
Düşersen boğulursun
Azmine sarıl sımsıkı
Bak ne olursun


Ey sürüden arkaya kalmış yiğit
Arkadaşın gitti haydi sen de git
Bak ne diyor ceddi şehidin işit
Haydi git evladım uğurlar ola

Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola.

Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun

Zalimlere karşı bükülmez kolun
Haydi levent asker uğurlar ola
Yerleri yırtan sel olup taşmalı
Dağ demeyip taş demeyip aşmalı
Sende ki coşkunluğa er şaşmalı

Kahraman askerim uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun

Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Haydi levent asker uğurlar ola
Haydi git evladım uğurlar ola.


Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi En kesif orduların yükleniyor dördü beşi gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'

Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

tâuna da züldür bu rezil Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk Ne kadar hakkıyle, sefil,

Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındakini hayâsızcasına. Maske yırtılmasa bize âfetti o yüz...

Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz Öyle müdhiş ki: Eder her mülkü harâb.

sâikalar parçalıyor âfâkı zelzeleler kaldırıyor a'mâkı Bomba şimşekleri inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak zırha bürünmüş de o nâmerd eller

Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfek gülle yağan mermiler...
Kahraman ordu bu tehdide güler!

Ne çelik tabya ister ne siner hasmından
göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, edecek kahrına râm?
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez beşer;
Bu göğüsler Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'onu çiğnetme' dedi. Asım'ın nesli

Asım'ın nesli nesilmiş gerçek:
İçiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi,dağlar, taşlar...
Rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından,
uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab,
ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi

80 Arif Nihat Asya Sözleri


Bir kuşa yeten yuva iki kuşa da yeter.

Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var.*Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.

Sen hem yaşamak, hem de yaşatmak gücüsün.

Nerde o yiğitler ki, gür sesleri ülkeyi bürür, yürü dese, dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.

Vazoya saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor!

Biz, kısık sesleriz. Minareleri ezansız, gökyüzümüzü bayraksız bırakma Allah’ım!

Tekerleri dört köşe bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz.

Dostlar, “ne kadar uykucu şeymiş!” demeyin. Rüyası için bekliyorum uykuyu ben!

Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıldığını düşün!

İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.

Şehit olmayı göze almayan gazi olamaz.

Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım. Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!

Onlar senin esrarına “rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!

Kulun olarak doğmasaydım, kendiliğimden gelir fahri kulun olurdum Allah’ım!

Billur en güzel kahkahasını kırılırken attı.

Şayet geceler gebeyse gerçekten ey. Sonsuz gece, bari sen de rüyanı doğur!

Gözler kalbin aynasıdır. Ama sen yine de gözüne kalbini sorma.

Kalemini bir silah gibi değil, bir kaşık gibi tut yoksa aç kalırsın.

Sanatkâr halıda gülü dikensiz yapmış ayakların incinmesin diye.

Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir yelkeni şişirmez, bir eteği havalandırmazsın. Neyleyim rüzgarı.

Yaşamaktan mı yorgunum bilmem. Seni günlerce beklemekten mi?

En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.

Kimdik o zaman, şimdi kimin kullarıyız! Bir mutluluğun garip yoksullarıyız!

Düşünüyorum, o halde varım.” demiş Descartes ama Arif Nihat Asya ise “Hayır, yanlış. Düşünülüyorum, o halde varım.” demiştir

İnanmak; basamakların çıkamadığı yere kanatlarınla tırmanmaktır.

Bozkurt’a benzeyenler ve bir günde dev gibi orduları yenenler, destanlarda kalan Bozkurt’un nesi olurlar diye sorana, tarih diyecek: Yavruları!

Işığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin!

Ben bir garibim, anlatacak kıssam yok; Tattan, kokudan ve renkten hissem yok! Kaldım yarı çıplak, yarı aç, yollarda: Dünyada gel!” diyecek kimsem yok

Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.

Annem, bana kumsalda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikle açıldım kıyıdan enginlere. Gövdem gemi, ruhum yelken.

Artık ne sefer var, ne zafer talibiyim. Mademki şu hür ülkelerin sahibiyim. Lâkin bana söyleyin çocuklar: kendi yurdumda neden böyle misafir gibiyim?


Bu ülkedeki kavga Türk ile Kürt’ün kavgası değil, hilal ile haçın kavgasıdır.

Hilalin altında bir olun çok kalabalık olacağız, göreceksiniz.

81 Kore atasözleri

Bıçak kendi sapını kesmez.

Küçük biber acı olur.

Yemek Gimkang Dağı'ndan bile önceliklidir.

Bugünün işini yarına kaydırma.

Maymunlar bile ağaçtan düşer.

Bir yengeçle bile aynı tarafta olabilirsin.

Bir kediye balık emanet edilmez.

Giysilerin de kanatları vardır.

Lambanın hemen altında ama hala karanlık.

Boş bir sepet yüksek sesle sallandı.

Yolu biliyorsan bile bir daha sor.

82 Kızılderili atasözleri


Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

Ağlamaktan*korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler*gözyaşı*ile temizlenir.

Arkamda yürüme öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim Yanımda yürü ki seni görebileyim, böylece ikimiz eşit oluruz.

Aşkı*tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın.

Avlayacaksan en zayıf geyiği avla, çünkü sağlam olanlar yeni neslin devamını sağlayacaktır.

Barış*ve*mutluluk*her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır.

Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak.

Bir düşman çok, yüz dost azdır.

Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir.

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız.

Bütün*Kızılderililer*her yerde durmadan dans etmelidir. Önümüzdeki ilkyaz

Yüce Ruh. Bütün*av*hayvanlarını geri getirecek. Avdan geçilmeyecek bu topraklarda. Bütün ölü Kızılderililer geri gelecek ve yeniden yaşayacaklar.


Cevap vermemek aslında bir cevaptır.

Doğum yapan her şey dişidir.

Kadınların*bildiği kainatı erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya iyi bir dünya olmak üzere degişmeye başlamış olacaktır.

Dur, dinle. Hep konuşursan hiçbir şey duyamazsın.

Dünyadaki her şeyin sebebi vardır. Her*bitki*bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her*insan*bir görevle yaratılmıştır.

Düşmanımı*cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.

Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir.

Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.

Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.

Sessizlik*nedir?' Cevap veririz: O Büyük Ruh' un sesidir.

sorsanız: 'Sessizliğin meyveleri nelerdir?' Cevap veririz: Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı.'

Fakir*olmak, ******** olmaktan daha küçük bir meseledir.

Gözlerde yaş yoksa, ruh*gökkuşağına sahip olamaz.

Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.


İnsan*iki ruhludur. İçinde iyi ve kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır.

Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal.

Hayvanlar*olmadan insanlar nedir ki? bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir.

Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.

Her şey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar... Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar?

Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür.

Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

Herbirimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlatmakta fayda var.

İhanet*arkadaşlık zincirini karartır, fakat*vefa*onu her zamankinden parlak yapar.

İlkbaharda*usul usul yürü;*toprak*ana hamiledir...

İnsan*iki ruhludur. İçinde bir iyi köpek bir de kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır.

İnsan*tabiattan*uzaklaştıkça kalbi katılaşır.

İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.

Kartalı vuran kendi tüyünden yapılmış oktur.

Kaybetmeyi ahlaksız bir teklife tercih et. İlkinin acısı bir an, diğerinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.


Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!

Nimet de külfet de 'Büyük Ruh' un elindedir. Bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır.

Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.


ayakkabıları ile bir mil yürümediğiniz sürece bir kişiyi asla eleştirmeyin.

Senin vicdanın senden başkasını temsil edemez.

Sevgi ile, sadece onunla başkaları için*fedakarlık*yapabiliriz.

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam*paranın*yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Su*gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.

Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.

Unutmayın*çocuklarınız*sizin değildir. Onu Yaratıcı'dan ödünç aldınız.

Ulu Ruh'un kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez: çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır.

Yağmur*iyilerin üzerine de yağar, kötülerin de..

Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur.

Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.

Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

Bir*insanı*küçümsemek*akılsızlık, çok büyük görmek de korkaklıktır.

83 Hint atasözleri

Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.

Akıllı adam, akılsız adamın son yaptığını ilk önce yapar.

Beyaz olan her şey süt değildir.

Bilgeyi övsen de bir yersen de, fırtına kayaları sarsar mı?

Bir maymun zencefilin tadını ne bilir?

Demircinin bir vuruşu, kuyumcunun yüz vuruşuna denktir.

Dostunuzu sık sık ziyaret ediniz, çünkü üzerinde yürünmeyen yollar diken ve çalılarla kaplıdır.

Kuşlar tarlayı yedikten sonra ağlamanın ne faydası var?

Kuvvetine güvenerek zayıfları hor görenin kuvveti başına bela olur.

Öfkenin gözü yoktur.

84 Endonezya atasözleri

Acısız kazanç olmaz.


Annenin sevgisi sonsuzdur.

Annesini gerçekten seven kişi en değerli şeyi yapıyordur.

Aşkın nişanlısının adı boşanmadır.

Birine karşı güveninizi kaybettiğinizde artık onu kazanmak çok zordur.

Bir kötü davranış diğer güzel davranışları unutturur.

Bir liderin ölümü dahi olsa her değişiklik yeni değişiklikleri doğurur.

Bir mesele ancak serin kanlı ve açık şekilde konuşularak çözülür.

Botun ayırdığı deniz yosunları nasıl tekrar birleşirse,ailelerde geçen her problemden sonra tekrar kaynaşır.

Bütün kötü şeyler sanki aynı anda olur.

Çalışkanlık parlaklığın başlangıcıdır.

Çok konuşan aslında fazla dolu olamayan kişidir.

Çok pratik yaparsak çok iyi iş hallederiz.

Daha büyüğüne sahip olmayı fazla umarsak,elimizdekinden de oluruz.

Dalgalanan su derin olmadığını gösterir.


Dikkatli ol,düşman battaniyenin altında yatar.

Dil bir milletin ruhudur.

Egoist kendi hatalarını asla görmez,hep başkalarının hatalarına dikkat eder.

Eğer alışkınsan,sana hiçbirşey zor gelmez.

Eğer kavga yapacaksan,kesinlikle kaskını çıkarmayacaksın.

Eğer yeterince çalışırsak herşeyi becerebiliriz.

85 Çerkes atasözleri

Aklı olmayan fakirdir.

Aslı olan güzellik içindeki iyiliktir.

Asıl iyilik kötülük yapmamaktır.

Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez.

Akıl malın en kıymetlisidir.

Ağızdan çıkan söz namludan çıkan kurşun gibidir.

Atın başı geçtikten sonra kuyruğundan yakalamaya kalkma.

Atı kaybolanın kulağından at sesi gitmez.

Açlık korkağı da yiğit yapar.

Aslanı*terbiye*ederler, kaplanı uslandırırlar.

Arkanda duran değil, arkasında durduğun sana yiğitlik öğretir.

Biçmesini bilmeyenin orağı kördür.

Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz.

Bilmediğini söyleme, söylediğini inkar etme.

Bir kere tökezleyen şaşı, iki kere tökezleyen kördür.

Belayı arayıp takılma, sana takılmışsa korkma.

Beşiği yapılıp mezarı kazılmayan yoktur.

Bir kıvılcım bütün köyü yakar.

Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.

Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur.

Başlanmamış işin başında yılan yatar.

Candan önce onur gelir.

Çoban kötü olursa koyunları kuzgun dahi götürür.

Çığı bir küçük serçe harekete geçirir.

Çağırana, seni öldürecek ise de git.

Çerkeslerin en fakiri dahi konuk sahibi.

Çocuğu işe koşarsan sonra da işe sen koşarsın.

Dil safradan acı, baldan tatlı, kılıçtan da keskindir.

Delinin beyi olmaktansa akıllının kölesi olmak daha iyidir.

Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir.

Deriyi yüzsen de gönüldekini alamazsın.

Düşünüp konuş, bakınıp otur.

Düşman size değil kendine düşmandır.

Damlaya damlaya göl olur.


Ecel insanın koynunda yatar.

Ecel ne acele eder, ne de gecikir.

Eceli arama. O seni bulur.

Eski dostunla yaptığın gizli işi yeni dostuna güvenip söyleme.

Eski yolu ve eski dostu terk etme.

Evinde kendini eğit, topluma öyle gir.

Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme.

Evsahibi*misafirin*hizmetkarıdır.

Eşek köpeğe ot vermiş, köpek eşeğe et. İkisi de aç kalmış.

Eceli gelen köpek cami duvarına işer

Fakirin lambası Ay'dır.

Fakirin ipini zengin eskitir.

Gönül yaşlanmaz.

Geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.

Genç geleceği ümit ederek yaşlanır, yaşlı geçmişi hayal ederek ölür.

Gözün beğendiğini kalp de beğenir.

Günde bir kere babasının huyu oğlunda görülür.

Güzel söylersen güzel cevap alırsın.

Güzel; iyi olandır.

Güzeli güzelleştiren huyudur.


Hediye değil,*sevgi*değerlidir.

Her şey çağına göre güzeldir.

Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez.

İp uzunsa, söz kısaysa makbuldür.

İlim ile sanatın fazlası olmaz.

İhtiyar kimse çocuk gibidir.

İyi at iyi arkadaş gibidir.

İyi gördüğünü söyler, kötü verdiğini.

İyi komşu kardeş sayılır.

İyi komşu uzaktaki akrabadan öncedir.

İyi yaşlı olmayan yerde iyi genç olmaz.

İyilik kötülüğü öldürür.

İyiyi bilmiyorsan değerli olanı seç.

İçeceğin suda köpek öldürme.

Kuşu yükselten kanat, insanı yükselten akıldır.

Kitap ilmin anahtarıdır.

Kibirlenmek deli işidir.

Kadından utanmayanda yüz yoktur.

Kadının el mahareti aklını gösterir.

Kadının olduğu yerde kılıç çekilmez.

Kafa bomboşsa ayağa yazık olur.

Kalbinde iyilik olmayana iyilik gelmez.

Kıskanç insan gizli düşmandır.

Kısmet gelecek olursa yün iplik getirir, gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz.

Kıtlık akrabayı unutturur.

Komşuya değer vermeyen kendini değersiz kılar.

Kötü yoldaş kötü silah gibidir.

Kötülük yapıp iyilik bekleme.


Maharetle bilgi kardeştirler.

Mezar taşı kaybolur, şarkı kaybolmaz.


Öküz tahta çıksa padişah olmaz saray ahır olur.


Sudaki söğüt, bedendeki kalp çürümez.

Saadet misafir yolcudur. Gelir, gider.

Sevgi ateş değildir. Yandığında söndüremezsin.

Sevgi kuvvetle alınamaz.

Söylenmeyen şey duyulmaz.

Su akacağı yolu kendi bulur, sen gideceğin...

Sevdiğinle değil seni sevenle evlen.

Sana taşla vurana sen ekmekle vur.

Ümit atadan kalma mirastır.

Ümit uzun ömürlüdür.

Vakit altından daha değerlidir.

Verene ver, vurana sen de vur.

Ver malını elllere vur dibini yerlere.

Veremediğin mal senin değildir.

Yanında iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir şey ifade etmez.

Yaşlının sözü, gencin aklını yener.

Yaşlısı olmayanın genci de yoktur.

Yaşlısına saygısı olmayanın kendisine de saygısı yoktur.

Yaşlıya iltifat et gence güvence ver.

Yaz fukaranın cennetidir.

Yiyeceğini kötüleyen kişinin sofrasında yemek yeme.

Yoldaşın korkaksa ayı ile boğuşma.

Yüze karşı övgü arkadan yapılan yergi gibidir.

Yırtıcı kuşun ömrü az olur.


Zora düşen düşmanın da olsa yardım et.

85 Zazaca atasözleri

Akıl para ile satın alınmaz.


Sora sora Kars'a gidilir.

Ateş iyi de külü olmasa.


Hafif akıl ağır yüktür.

Delinin değirmeni kendi kendine çalışır.

Elekle su toplanmaz.


Başı aşan su; ha bir karış olmuş, ha dört parmak.


Akıl, altın taça benzer, herkesin başında olmaz.

Bahtı tahta değişmem.


Donsuz dolaş fakat boynunu zalimlerin önünde eğme


Keşke ile eller saç örgüsü demetine yetişmez.

Adam gibi çalış, aslan gibi ye.

Gelin atın üzeride gelir. Ancak kime kısmet olacağını kimse bilmez.


Dıșarıdan yardım umanın vay haline.

Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur.


Arkadaşına kazdığın kuyu bir gün kendın duşersın.


Kapısı kapalı olanın gözü kapısı açık olandadır.

Yaralı yarasını bilir.

Arkadaşın yarası, kaya yarası gibidir.

Mangaya ma bi gay a, bela nîya geda ya.'

Bir günün boğası olayım, yüz günün ineği olmayayım.


Gönlüm hoş olsun da varsın giysim kıldan olsun.

İyi at olsun da varsın nalı olmasın.


Muradımız olsun da, ister taştan olsun.

Yüz acısın, karın ağrımasın.


Bir günlük aslan ol, bir yıllık tilki olma.

Utanma olmasaydı şeytanlık kanatlanırdı.


Arkadaşınla ye, gez ama onunla ortaklık yapma.


Kadın isterse; erkeğini vezir yapar, istemese rezil eder.

Kurt, sisli günü kollar.

Çocuklar ağlayarak büyür.


Gül için dört dikeni göğsüne atmaya katlanır.

Beceriksiz kadın çıkrık, beceriksiz rençber ise orak değiştirir.

Evlilik dar ayakabı gibidir.


At adımına göre değil süvarîsine göre koşar.

Bülbülü altın kafese koymuşlar. Demiş: “Ah vatan, ah vatan!”

Doğru duvar yıkılmaz.

Sırt, yiğit olana verilir.

Ev alma komşu al

Durgun su kokar.


Köpek ölürse kurta bayram olur.


Nevret ve sevgi dilden cıkınca vücut bulur.

Elin çocukları büyür akıl alır, bizimkiler ise büyür deli ve yaramaz olur.


Bahçene komşun ağacını ekerse komşunun çocukları bahçeni sahiplenir.


Baca tüten evde huzur vardır.


İyi komşu akşam yemeğini bir tabak fazla yapar.

Yük eşeğin yanına gitmez, eşek yükün yanına gider.


Su bulanmadan durulmaz.


Büyüklerimiz her zaman güzel konuşur.


Yüklü eşek yedi kez sudan geçer yüksüz bir kere dahi girmez.


Gözyaşlarından akıl al.


İyi bir kadın, kızını seversen yetişir.


Günü gelmeden tavuk yumurtasını kırmaz.

Büyüklerimiz bir şey diyorsa bir şey biliyorda diyordur.

Çokça gözyaşı soruna yol açar.

Kimseye iyi deme. Kötü çıkar, mahcup olursun.


Akıl para ile satın alınmaz.

Akıl ebe perura neroşûno.


Araba devrilince yol gösterici çoğalır.


87 DÜNYADA TÜRKLER İÇİN SÖYLENEN SÖZLER



Mustafa Kemal Atatürk**

Türk milletinin karakteri yüksektir.
Türk milleti çalışkandır Türk milleti zekidir.

Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir.

Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır.*

Napoléon Bonaparte

İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması.

hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak.

Türkler bu meziyet ve fazilete sahip kahramanlardır.

Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler

Mete HAN, Hun Hükümdarı

Nerede bir Türk varsa, orayı kalbinden seveceksin.

İskoç Şair Lord Byron

Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.

Çek Bilim Adamı Jan Amos Comenius

Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler.

Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz.

Türk ulusuyla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir.

Fransız Bilgin Gelland

Türkçeyi öğrenmek benim için büyük mutluluk oldu

Türk'ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor.

Pierre Loti

Türk'ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor.

Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk'ün vakur kalışı, kuşkusuz körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır.

Alman General Helmuth Moltke

Silahlı milletin en canlı örneği Türklerdir.

Türk köylüsünün orak, katibinin kalem ve kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır.

Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür.

General HAMİLTON (Çanakkale'ye taarruz eden müttefik komutanı)

Çok cesur savaşan ve iyi sevk ve idare edilen Türk Ordusu karşısında bulunuyoruz.

Dünyada, Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz.

Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur

Montecucco

Türkler ölmeyi iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim.

hiç yoktan ordular kurmak ve orduları ölüme sürüklemek mümkün meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları

dört yüzyıl önce her kudreti ve milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyor

yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı anlıyorum.

Türkler milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar.

Fransız Tarihçi Albert Sorel
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...

Torquato Tasso

Türklerden bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk

Türkler dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür.

Türkler Gönül açan bir yeldir yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun denize çevirmek tabiatı inciten bir gaflet olur.

Mark Sykes
Eğer kendilerini tanımış olsaydınız, Türklere hayran olurdunuz.

Alman İktisatçı Fritz Neumark
Türkler farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa tarih kalmaz.

General TAVSHEND (1. Dünya Savaşı Irak Cephesi komutanı)

"Avrupa'da hiçbir asker yoktur ki, Türklerle kıyaslanabilsin

Çanakkalede gemi ateşlerimize uğramış olan kıtalar Türk olmasalardı yerlerinde kalamazlardı. Oysa
Türkler savaş boyunca siperlerinden ayrılmadılar.

Fransız Şair Alphonse de Lamartine

Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelendir.

Türkler Dini, sosyal ve örfi faziletleri ile tarafsız kimseler için takdir ve hayranlık kaynağıdır

İsveç Kralı Demirbaş Karl

Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin yapamadığını yaptılar beni, esir ettiler. ayağımda zincir yok, zindanda değilim; istediğimi yapıyorum. şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim.

Türkler beni elmas bağa sardılar. Bu alicenap, asil, ve nazik milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne tatlı.

Arap Tarihçi İbn-i Hassul

Seceat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; hiçbir kavim yoktur.

büyük hedeflere ulaşmak bakımından
Türklerden dirayetli hiçbir kavim yoktur.

Cenab-ı Hak Türkleri aslan sıfatında yaratmıştır

İngiliz Komutan Townshend
Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türklerle savaşmalıdır.

Lady Mary Wortley Montagu
Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır.

Türkler süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar.

her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.

Ressam Alexandre-Gabriel Decamps

Türk'ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat güçtür

Güc olan, Türk'ün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez.

Genç William Pitt****

Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir.

Türkler hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır.

Kayzerling
Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir.*

Baron Büsbek
Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez.

İskoç Şair Lord Byron
Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.

Çek Bilim Adamı Jan Amos Comenius


Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler.

Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz.

Türk ulusuyla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir.

Semamae İbni Eşref
Türk korkmaz korkutur. Bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez


Kumandanları Hitler'e sorar Türklere neden saldırmıyoruz???" Hitler :
Türkler öyle bir millettirki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir... 1 tane bile bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır demiştir.

Charles Mcfarlane
On ulusun on yiğit adamın gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olamaz

Donaldson
Türk milleti ikibin yıldır profesyonel askerdir. Türklerin mesleği askerliktir

Hamilton
Dünyada Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz

Gianni de Michelis
Türklerle dost ol ama düşman olma

Abraham Lincoln
Türkler az söylerler çok iş yaparlar

Enes Bin Malik
Türkler tarihte eşi benzeri görülmemiş bir millettir.

Napolyon
Bana Türklerden kurulu bir ordu verin dünyayı rehin alayım

Hz. Muhammed
Türkler size dokunmadıkça siz de onlara sakın dokunmayın, Türkler Dünya'ya iki kere hükmedecektir.

88 KUR’AN HAKKINDA BATILI AYDINLARIN BAZI SÖZLERİ

Prof. Ennest Renan Bu kitap dini bir inkılap kadar edebi bir inkılaba da işarettir’.*

Rene Basset:’Kur’an ebedi güzelliğin ezeli ve ebedi güzelliğin ezeli vs ebedi timsalidir.

Meleklerde,insanlarda o mukaddes kitabın her hangi bir ayeti ayarında tek bir cümle bile yazmaktan acizdirler.’*


Gustose Le Ban Kur’an ,insanlara zorla kabul ettirilmekten tamamen uzaktır. Ancak inanç ve kanaatle yeryüzüne yayılmıştır.

Prof. Cement Huart ’Bütün Kur’an’da konuşan yalnız Allah’tır. Peygamber ise yalnız vahyin tebliğine vasıta olmuştur.
*
Prof.İ. Goldziher Kur’an ismiyle bilinen ve Allah tarafından vahyedilmiş olan bu kitap aynı zamanda bütün cihan edebiyatının bir abidesidir.’*

Prof. Nathan Södenblom: ‘Kur’an muayyen zamanlarda Hz-Muhammed (a.s.m) tebliğ edilmiş Allah kelamıdır.’*

Jhon Davenport:’Bu Kur’an iledir ki Hazreti Muhammed (a.s.m) Resullüğünü doğrulamış O’na bir nazire getirmekten aciz bırakmıştır.’*

Bertram Thomas:’Kur’an edebi üslübu da insanı vecde getiren bir güzelliktir

Prof. Reğis Blachere:’Arapça bilinmeyen avrupalı bir dinleyici bile bazı sureler okunurken heyecana gelmektedir. Dinleyicileri manevi bir tesir altında bırakır.

Emile Dermenghem: Kur’an Hazreti Muhammedin (a.s.m) en büyük mucizedir.’Kur’an mucizedir ve eşsizdir

Arthur Pellegnin:’Kur-an’ın mukaddes metni,hiç şüphesiz ki bütün fikir hareketlerinin ilham kaynağıdır.

Prof.Armand Abed:’ En basit kinayelerine varıncaya kadar,bütün üslübu ilahi olduğu için insan bu kitaba hayran olur.’*

Will Durant:’Kur’an saf ve sade ruhlara dünyada mevcut imanların en safını ,en açığını ;dini merasimi en sade alanını ve bilhassa putperestlik ve papazlıkla alakası olmayan şeklini getirmiştir.’*

Prof. Edouard Mantet:’Bu din kitabının güzelliği göklere çıkarılacak derecededir.’*

Prof. Jacgues C. Rister Onun insanlara tesir kudretiyle manevi yüceliği,Hazret’i Muhammed’i (a.s.m) Allah’ın nuru ile azametine (büyüklüğüne) uymuş göstermektedir. Bunu hiç kimse inkar edemez.’*

Prof. Guadefroy-Domomlaynes:’O eşsizAllah kelamının heyecan verici bir tarzda yükselmesi, ondaki kuvvet ise kudretin dinleyeni sarması yegane mucicezesi demektir.

Resülullah’ın peygamberliğinin doğruluğu da işte bununla sabittir.’*

Raymand Charles Öyle tasvirleri vardır ki,onların ahenkli seslerinden hasıl olan musikinin dokunaklı güzelliği insanların zihinlerini vahyin kabulüne hazır hale getirir.’*

Dominigue Soundel:’Kur’an’ın başlıca özelliği,edebi bakımdan taklidine imkan olmamasıdır,

Jacgues Jamier:’Kur’an üslübune tercüme imkanı yoktur.’*

Baswonth-Simith:’Gerçekliğin hikmetin ve üslüp sadeliğin mucizesi

Prens Bismarc:’Ben kur’an’ı her bakımdan inceledim,her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm.’*

Corsel: “Kur’an bütün insanlığın tılsımını çözmekten aciz kaldığı muazzam bir sır olarak yaşamaktadır.”*

Kont H. De Castri: “Kur’an sonsuza dek bir mucizedir. Bu kutsal kitabın ta kendisi kaynağının ilâhi olduğunu ispata kâfidir.”*


Batılı Aydınların Peygamberimiz Hakkındaki Görüşleri


Thomas Carlyle:*İnsanlar her şeyden daha fazla Hz Muhammed’e kulak vermelidir.

Diğer bütün sözler Hz Muhammed
karşısında boş sözlerdir.’

Prof.Dr.H. Mones:*Hz Muhammed in
her sözü bir vecizedir.’

Jane Pelo:*’O’nun davasında heyecanı asildi.’

Aleksi Lovazon:*’O Allah tarafından gönderilmiş bir hak peygamberdir.’

G’la Faytt:*Ey şanlı arap Aşk olsun sana....Adaletin ta kendisini bulmuşsun.’

Raymons Leronge:*’14 asır geçmesine rağmen Hz. Muhammed bu zamanın tek rehberi,tek hidayet resulüdür.’

Sosyolog V.D.Eratsen:*’Ben şahsen Hz. Muhammed’in hayranıyım.’

Prof.Jules Masserman:*’Bütün zamanların en büyük lideri Muhammed idi.’

Prof.Dr. Michael Hart:*Muhammed tarihte dini ve dünyevi açılardan en üstün başarıya ulaşmış tek kişidir.’

Tolstoy:*Muhammed, hürmet ve saygıya fazlasıyla lâyıktır.

Gibson:*Hz. Muhammed’i sevmeyenler onu yeterince tanımayanlardır.

Dostyoyevski:*Büyük İslâm Peygamberi yüce yaratıcının katına çıkıp onunla buluşmuştur.

Ben Mirac’a bütün kalbimle inanıyorum.

B. Smith:*Büyük liderlerin hayat ve karakterleri ile yapılan eleştiriler İslâm Peygamberi için yapılamaz.

Prens Bismark:*Senin asrında yaşayamadığımdan dolayı çok üzgünüm Ey Muhammed

Kur’an Allah’ın kitabıdır. İnsanlık senin gibi bir kabiliyeti bir defa görmüş bir daha göremeyecektir

Ben senin önünde hürmet ve saygı ile eğilirim.

Geothe:*Hiç kimse Muhammed’in kurallarından daha ileri bir adım atamaz.

Biz Avrupa Milletleri medeni imkânlarımıza rağmen Hz. Muhammed’in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız.

Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemeyecektir.

Shebol:*Hz. Muhammed insan olması itibari ile bütün insanlık onunla övünür.

Biz Avrupa’lılar 2000 sene sonra onun kıymetine ve hakikatine yetişsek en mesut ve en bahtiyar nesiller oluruz.

Bernard Shaw:*Ben bu hayret uyandırıcı insanın hayatını inceledim.

Benim görüşüme göre onu insanlığın kurtarıcısı olarak tanımamız lâzımdır.

Voltaire:*Türk kardeşime diyeceğim ki; senin dinin bana çok saygı değer bir din görünüyor... senin dinin çok asil.

Lamartine:*İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunur mu?

Knematirul:*Herkesin itiraftan çekindiği şeyi ben haykırıyorum. Hz. Muhammed hiç kimse ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir insandir.*

G.M.Rodwel şöyle diyor:*“Kur’anı okudukça bizi büyülediğini hayretlere düşürdüğünü nihayet bize üstünlüğünü kabul ettirdiğini ve huzurunda bizi secdeye vardırdığını görürüz.

Kur’anın temas ettiği konular ve gözettiği amaçlar bakımından üslûbu temiz, yüksek ve ürperti vericidir.

Kur’an her çağda izini bırakacak bir eserdir.”

John Davenport şöyle diyor:*Kur’an en yüksek inanç esaslarını, en yüksek ahlakı öğretir.

Kur’an karşılık beklemeyerek iyilik yapmayı emreder.

Kur’an hem dinî hem medenî bir kanundur.

Kur’an Islam terbiyesinin kaynağıdır,hayatın nûrudur.

Kur’an ayetleri kalplerde ve ruhlarda devamlı akisler uyandırmıştır.

Kur’an hayatın bütün safhalarının, fert ve toplumun düzenleyicisidir.”*

Prof. Nöldeke şöyle der:*“ Kur’anın en muhteşem süreleri kıyamet gününün yaklaşması sebebiyle tabiatın titreyeceğini ifade edenlerdir.

ayetler okunurken insan, yeryüzünün darmadağınık olduğunu, dağların atılan pamuk gibi dağıldığını, yıldızların karmakarışık bir halde parçalandığını gözleriyle görüyor gibi olur.”

Goethe Görüyorsunuz ki, kuraan esasları zerre aksamıyor. Biz bütün sistemlerimizde, bundan ileri gidemiyoruz hiçbir insan da bundan ileri gidemez.”

Edmond Burk diyorki:*“ Kur’anı inceledikçe onun mükemmelliğini ve yüceliğini anlarız.

insanı kendine çeken Kur’an hayrete düşürür. İnsanı kendinden geçirir. saygı duymaya zorlar herkesi duygulandırır

H.C.Vels diyorki:*“ Kur’an ilahi emirlere dayanarak müslümanları en sıkı kardeşlik bağlarıyla bağlamıştır.

Öyle bir kardeşlik ki, ırk, renk, dil farlılığına önem vermez. Hristiyanların kardeşlik bağı ile Islamın getirdiği kardeşlik asla kıyas kabul etmez.

Müslümanların medeniyet, matematik, astronomi, mimarideki ettiği zaferleri ancak Kur’anın fazilet ve bilgiye yöneltmesinden ileri gelmektedir.”

George Sale de şöyle der:*Kur’anın dili belâgat harikasıdır.

Dünya bir araya gelse bir ayetine bile bir nazire getiremez. Insan kalemi bundan acizdir.

Kur’an muhteşem bir kutsal kitaptır. Dâimî bir mucizedir.


89 Şehid Hattab'ın Oğluna Yazdığı Mektup

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

İslam tarihine Allah yolunda verdikleri sözü tutanlar şerefle kayıd edilmiştir. Onlar sözlerinde durarak söyledikleri gibi, savaşın olduğu yere gidenlerdir.

İnan bana para inananları inaçlarından alıkoydu. İnananlar batılaştılar ve maaşlara tapıyorlar. Ancak, Allah'ın verdiği daha hayırlıdır.

insanlar sanki hayvanlaşmışlar kahvaltıya kalkarlar işe giderler eve gider ve yatarlar onların hayatlarında başka bir amaç ve hedef yoktur.

onların amacı zenginleşmek Ancak, problemler bitmez karısıyla çocuklarıyla, ev problemi çözer diğeri başlar hayat sona erer, problem kalır.

İslam ümmetinde her türlü insan mevcuttur: Alim talebe işadamı mühendis hatta hırsız ve haydutta Ancak, Tevhid ehli ve Cihad ehli azdır.

bu gün Cihad zamanıdır. Küfr ümmeti çok dikkatli çalışmaktadır. İslam ümmeti ise keskin bir kılıca muhtaçtır.


İnan ve ölümünü kendin seç şahadetini isteyerek cihat yolunda savaş Ama Allah daha iyi bilir.

Allah'a tevekkül et ve ölümüne dimdik karşı koy hayat о zaman sana gelir. Allah'a olan ümidini yetirme ve ona tüm kalbinle inan.

Biz insanlar Allah'a inanırız ve yine de zafer gelir mi acaba diye şüpheleniriz? İnsanlar her zaman şüpheli davranırlar

Körfez savaşından beri, kafir uçakları tankları çoğu insanların kalplerinde korku bırakmıştır.

Körfez savaşı, Afganistan'da Rusya'ya karşı kazanılan savaşdan sonra Müslümanların kalplerine inen inanç ve cesareti yok etmeye yetti.

Düşman kuvvetleri Allah'a inananlara yenildikten sonra, Orta Doğuya yerleşip Muhammed ümmetini korkutmaya başlamışdır.

Saddam'a ve askerlerine bir şey olmuyordu. Ama Batı vahşileşerek Müslümanları korkutarak sahip olduklarına el koyarak devam ettiler

Batıya karşı koymayı borç bildik. Ve savaş 18 yıldır devam etmektedir.
zaman gelir ölümle karşılaşırsın. O halde Allah'a yönel ve O'nun yolunda cihat et.

Cihad bu dünya'da ve öbür dünyada şereftir. Canım benim! Sen küçüksün. Ama size yol gösterdik önce Allah'a sonra size inanıyoruz. Siz ümmettin umudusunuz.

bu gün gençler televizyonun futbolun ve arabaların kölesi olmuş Boşu boşuna ölmekten kork ve Allah'tan sonunu hayırlı olmasi için dua et.

Allah yolunda cesedi parçalanarak ölmek, mahşer'de seni Peygamber efendimizle (s.a.v.) beraber kılar.

Benim için en büyük hediye, Elhamdulillah, senin bu cihat topraklarında dünyaya gelmendir.

anne tarafın şehit edildi, birileri benimle savaşmaktalar, birileri Ruslara esir düştü Onlar ilk Dağistan'da şeriatı ilan edenlerdendirler. Rus kafirlerini dize getirdik.

Çeçenistan'da annen seni karnında taşıyordu. uçaklar toprağımızı bombalıyor ve yakıyordu. Allah'a şükür et ki sen anne karnındayken cihadın seslerini duymaya başladın.

Canım benim, lüks hayatı düşünme küfür ümmeti sana rahat vermeyecek babanın yolunda şerefli bir yol seç. babanın arkadaşları şehit oldu esir düştü Sen onlar'dan daha iyi değilsin

Hayatında ciddi bir karar al Allah'a inanarak ve zafere inanarak devam et. Boş konuşmalara kulak verme, çok soru da sorma. İlim ara ve onu uygula

Allah'ın kitabını öğren. Küçükken Allah'ın yolunda cihad'a hazırlığını yap.

Oğlum benim! Bilmem, cihadda beraber olur muyuz. Belki sen tek başına olursun, ben ise mezarda.

bu bir komutanın askere tavsiyesidir, benim için bir rahmet ol dua et ve Salih bir evlat ol ölenler ancak salih evladın duasını alırlar. Peygamberimiz de böyle söylemiştir.

Allah'ım koru onu ümmete faydalı ve dini korumaya güç ve cesaret ver ona! senin sonsuz rahmetinden rahmet eyle ona!

Allah'ım düşmanlardan koru onu fakir babasına ve annesine şefaatçi kıl Allah, inanmayanlara karşı sen şerefini ve gücünü yükselt Allahu Ekber baban, Hattab*

89 Hasan El Benna Sözleri


her Müslüman’ın amacını bilmesi yönünü belirlemesi ve amacına ulaşması için ciddiyetle çalışması gereken vakit gelmiştir.

Gaflet, aldatıcı hayaller, dalgın kalpler, körü körüne bağlılık her bağıranın peşinden gitmek önemsenmeyen hasletler, müminlerin yolu değildir.

Biz Kur’an’ı mekanik bir okuyuş ile okuyoruz. Kelimeler peş peşe geliyor. Nağmeler makamı değiştiriyor. Sonra hiçbir şey değişmiyor.

Biz ölümün tehlikelerle dolu bir hayattan ebedi nimet ve saadetlerle dolu gerçek bir hayata geçiş köprüsü olduğunu biliyoruz.

Yarınlar yorgun olanların değil rahatından vazgeçenlerin olacaktır.

Biz vatanımızın hudutlarını inanç ve iman ile çizeriz.

Ahdine, sözüne ve vadine vefa göster. Şart ne olursa olsun bunlara muhalefet etme.

Dinleyicinin işiteceğinden fazla sesini yükseltme. Çünkü bu bencillik ve eziyet vermektedir.

İslam bütün bir insanlık içindir. Bir ırka veya millete ait değildir.

Karşılaştığın kardeşlerinle senden istemese de tanışmaya bak.

Emperyalizmi ruhlarınızdan atın, o sizin topraklarınızdan uzaklaşacaktır.

Fazlaca gülme. Çünkü Allah’a bağlı olan gönül, sakin ve vakarlı olur.

Görevler vakitlerden fazladır. Vakitten yararlanmak için başkasına yardımını esirgeme. Yapacak bir görevin varsa onu en kısa yoldan bitirmeye çalış.

Kişileri çekiştirmek ve tavırları küçümsemekten sakın. Hayırdan başka bir şey konuşma.

Kuran’ı Kerim’i oku, incele veya dinle. Azıcık zamanını bile yararsız işlere ayırma.

Müslümanların uğradıkları en büyük musibet, Ayrılık ve uyuşmazlıktır. Onları zafere götüren temel ilke ise, sevgi ve birliktir.

Şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğun anda namaza kalk.

İslam dininin özgürlük, bağımsızlık ve hakimiyetten daha azına razı olmadığını onlara öğretin.

İslam, her türlü zulme karşı bir ihtilaldır.

İslam’da asla ve asla kişilere bağlılık yoktur, ancak ve ancak Allah ve Resul’üne bağlılık vardır.

Dünün hayalleri bugünün gerçekleridir. Bugünün hayalleri ise geleceğin hakikatleridir.

Düzgün Arapça konuşmaya çalış. Çünkü bu Müslüman olmanın belirtisidir. Kur’an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır.

Kalbe, tefekkür ve huşuu içerisinde Kur’an okumaktan daha faydalı bir şey yoktur.

Ümitsizliğe düşmeyin, çünkü ümitsizlik Müslüman ahlakından değildir

Hiç bir konu da aşırı tartışma. Zira gösteriş hiç bir zaman yarar sağlamaz.

İnsanın hedef alması gereken en büyük gayenin ve en büyük kararın Allah’ın rızasını kazanmak olduğuna inanıyorum.

Maskaralık yapma. Çünkü mücahit bir millet, ciddiyetten başka bir şey tanımaz.

İslam’da şahıslara bağlılık yoktur. Şahıslar Allah ve Resulüne bağlılığı derecesinde itibar görür.


Allahın kitabından bir cüzden az olmayan günlük bir virdin olsun. Kuranı bir aydan fazla ve üçgünden az olmayacak bir sürede hatmetmeye çalış.

Kur’an okumayı, onu dinlemeyi va manalarını düşünmeyi güzelce yap

Zillet, yaltaklanma yağcılık derecesine varmadan mutevazi ol. Devamlı mertebenden azını iste ki ona ulaşasın.

sağlık kontrolünden hemen geç. hastalığın varsa ilacını al. Kuvvet ve bedeni korumaya sebeb hususlara önem ver ve sağlık bozan şeylerden kaçın.

Kahve, çay, vb… uyarıcı meşrubatı çok içmekten uzaklaş, zaruret olmadıkça bunları içme. Sigara içmekten kesinlikle sakın.

Her hususta temizliğe önem ver. Evinde, elbiselerinde, vücudunda, iş yerinde… Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur.

Doğru sözlü ol. asla yalan söyleme.

Peygamberimiz der ki Doğruluk iyiliğe götürür. Kişi doğru söylemeye devam eder. Allah katında sıddık olarak yazılıncaya kadar.

Yalan da kötülüğe götürür. Kişi yalan söylemeye devam eder. Allah indinde yalancı olarak yazılıncaya kadar.

Ahdine,sözüne ve vadine vefa göster.Şart ne olursa olsun bunlara muhalefet etme.

Cesaret ve büyük bir dayanma gücüne sahib ol. Cesaretin en faziletli olanı da hakkı haykırmak,

Cesaretin en faziletlisi sır saklamak, hatayı itiraf, insanların hakkını vermekte insaf ve hiddet anında nefsine hakim olmaktır.

Devamlı vakarlı ol ve ciddiyeti tercih et. Vakar seni, doğru şakadan ve tebessümden de alıkoymasın.

Çok Hayalı ve ince şuurlu ol, iyilik ve kötülüklerden çok etkilen. Birincisine sevin ikincisine üzül.

Adaletli ve bütün durumlarda doğru hükümlü ol. Kızgınlık sana iyilikleri unutturmasın,

Rıza gözünü kötülüklerden kapama. Düşmanlık seni iyilikleri unutmaya sevketmasin

Çok faal ol, umumu hizmetlerde yetişkin ol. Başkalarına bir iş sunabildiğin zaman mutluluk ve sevinç hisset.

Hastalara başvur, muhtaçlara yardım et, zayıfları koru, felaketzedelerin güzel söz de olsa acılarına ortak ol… Devamlı hayır işlere koş…

Kalben merhametli, mert ve musamahakar ol. Affet, yumuşak ve halim ol…

Hem insanlara, hem hayvanlara yumuşak davran, bütün insanlarla muamele ve gidşatın güzel olsun.

İslamın adabını muhafaza et. Küçüklere merhametli büyüklere saygılı ol. Meclislerde başkasına yer ver.bağırıp çağırma. giriş ve ayrılışta izin iste…

Okuma ve yazmanı sağlamlaştır. Küçük de olsa kendine ait bir kütüphanen olsun…

Ne kadar zengin olursan ol, ekonomik bir işle uğraş. Sönük de olsa serbest bir meslek edin. İlmi mevhibelerin ne kadar olursa olsun bir işle uğraş.

Hükümet vazifelerine düşkün olma ve onları rızkın en dar kapısı olarak bil. Ama sana verildiği zaman reddetme.

Davanın vecibeleri ile çatışmadığı müddetçe vazifelerden ayrılma.

Güzellik, sağlamlık, hilesizlik ve söze sadakat hususlarında vazifeni eksiksiz ifa etmeye çok düşkün ol…

Başkalarında olan hakkını iyilikle almaya çalış üzerinde olanı da eksiksiz iade et… Durumun müsait olunca borçlarını kesinlikle erteleme.

Gaye ne olursa olsun kumarın her türlüsünden uzaklaş. Ardında aciz bir kör olsada haram kazançdan sakın…

Bütün muamelelerinde faizden kaçın ve kendini bu mikroptan temizle.

İslamın genel servetine hizmette bulun. Durum ne olursa olsun, bir kuruşunun dahi müslüman olmayanların eline geçmemesine çalış.

Malının ile davaya katıl, üzerine farz olan zekatını yoksullara ver. Gelirin ne kadar az olursa olsun, ondan fakir ve yoksullara bir hak ayır…

Az da olsa malının bir kısmını beklenmedik hadiseler için ayır ve katiyyen lüks eşyaya kapılma.

Hayatın bütün görüntülerinde elinden geldiği kadar İslami örf ve adetleri yaşatmaya, yabancı adetleri yok etmeye çalış.

selamlaşma, dil, tarih, kılık, kıyafet, ev eşyası, üzülme, sevinme… bütün bunlarda sünneti takib et.

Gayri İslami bütün mahkeme ve hükümlerden, İslam’la çatışan klüp, gazete, okul ve kuruluşlardan tamamen ilişkini kes.

Her zaman Allah’ın murakabesinde olduğunu unutma, Ahireti hatırla ve ona hazırlık yap, Allah’ın rızasına ulaştıran suluki merhalelerini azim ve himmetle kat et…

Nafile ibadetlerle ona yaklaş. Geceleyin namaz kılmak, en azından ayda üç gün oruç tutmak, kalbi ve lisani zikri çokça yapmak ve dualarla meşgul ol

Taharetini güzelce yap ve devamlı abdestli bulunmaya çalış.

Namazını güzelce kıl, onu vaktinde eda et ve cemaat üzerinde ısrarla dur.

Ramazan orucunu tut gücün yetiyorsa haccını eda et, yetmiyorsa ona hazırlan…


Devamlı kalbinde cihad etme niyetini ve şehid olma sevgisini taşı, gücün yettiğince bunlara hazırlan.

Durmadan tevbe istiğfar et. Küçük büyük tüm günahlardan sakın. Uykudan evvelki bir müddeti nefsini muhasebeye ayır.

Zamanını değerlendir. Çünkü vakit hayattır. Boşa vakit geçirme. Şüpheli şeylerden kaçın ki harama düşmeyesin…

Nefsinle şiddetli bir şekilde mücadele et ki, onun yularını ele alasın; gözünü haramdan ayır. Duygularına hakim ol..

İç güdülerine karşı mukavemetli ol. Onu daima helale ve güzele yönelt. Onunla haram arasında engel ol…

İçki, sarhoş edici ve gevşeklik verici maddelerden ve bu kabilden olan her şeyden tamamen sakın…

Kötü arkadaşlardan, bozguncu dostlardan ve fısk-u fucur yerlerinden uzaklaş.

Eğlence yerlerine yaklaşmak şöyle dursun, onlara karşı bir savaşa girişmelisin. Bütün konfor ve rehavet görüntülerinden uzaklaş.

Sevgi, takdir, yardım ve kardeşlik haklarını mükemmel bir şekilde yerine getir onları kendine tercih et…

emredildiğin zaman bağlantılı olduğun ve düşüncene yararı olmayan tüm kuruluşlardan ilişkini kes.

Her yerde davanı yaymaya çalış, Önderlik senin her hallerine vakıf olmalıdır. Önderliği direkt etkileyen bir işi danışmadan yapma…

Sürekli ümmetle ruhen ve amelen bağlantılı ol ve kendini daima kışlasında emir bekleyen bir asker gibi kabul et.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-02-19, 20:19 #95
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

90 Timur sözleri

biz ki Türk oğlu Türk'üz biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!

Türklüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır!

Güç birliktedir!

Şu Allah'ın işine bak!*Koca dünya senin gibi bir körle benim gibi bir topala kaldı, ona gülüyorum!

Bahadırlık ancak tehlikeli bir anda sabredebilmektir.

Kuvvetli bir hükümdarın adil veziri, efendisinin bütün adaletsizliklerini tamir edebilir.

vezir zalim olursa devlet binası yerle
bir olur.

Hak uğruna sarf olunan para hiçbir vakit israf sayılmaz.

Komuta edemediğim 10.000 adamım olacağına, komutam altında olan 10 adamım olmasını tercih ederim.


Oğul, torun, dost, müttefik, benimle bağlılığı olan herkes iyiliğimden nasiplendi.

İkbal ve saadetimin yüksekliği hiç kimseyi unutmaya sebep olmadı her zaman, herkes lâyık olduğu mükâfat ve hürmete kavuştu.

İkbal yıldızımın sönüklüğünde edindiğim tecrübeler, dost ve düşmana karşı nasıl davranmak gerektiğini bana öğretmiştir

Tecrübelerim gösterdi ki,*hukuka bağlı olmayan hükümet uzun müddet ayakta kalamaz.

hukuka bağlı olmayan hükümetler çıplak olup, kendini görene karşı gözlerini yere diken ve hürmet ve itibarı olmayan birine benzerler.

Hukuksuz bir hükümet, tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içeriye daldığı bir eve
benzer

hakiki dost Asla gücenmez, dostunun düşmanları onun da düşmanlarıdır ve gerektiğinde hayatını feda eder.

Ülkeler kılıçla alınır, ancak adaletle korunur.


91 İmamı rabbani sözleri

Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz.

ailenin gönlünü almak için günah işlemek ahmaklıktır.

zenginlerin, alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lazımdır.

İnsana lazım olan önce Ehl-i sünnete inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.

Kalbin temizlenmesi İslamiyete uymakla, sünnetlere yapışmakla, bid'atlerden kaçmakla ve nefse tatlı gelen şeylerden sakınmakla olur.

Zikir ve rehberi, doğru yolu gösteren âlimi sevmek bunu Kalbin temizlenmesini kolaylaştırır.

Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur.

Kelime-i tevhid; putlara ibadeti bırakıp, Hak teâlâya ibadet etmek demektir.

Malı zarardan korumanın ilacı, zekat vermektir.

Mübahları gelişi güzel kullanan, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüphelileri yapmak da harama yol açar.

Büyükleri sevmek, saadetin sermayesidir. Muhabbete müdahane, gevşeklik sığmaz.

Nefs bir kötülük deposudur. Kendini iyi sanarak Cehl-i mürekkeb olmuştur.

Nefse, günahlardan kaçmak, ibadet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.

Razzak olan Hak teâlâ, rızıklara kefil olmuş, kullarını bu sıkıntıdan kurtarmıştır.

Seadet, ömrü uzun ve ibadeti çok olanındır.

Seadet-i ebediyyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır.

Sohbeti ganimet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemallerin üstüdür.

Sünnet ile bid'at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur.

Zahid, dünyaya gönül bağlamadığı için, insanların en akıllısıdır.

Zekat niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevapdır.

Salih ameller İslamın beş şartıdır. Salih amelleri yapmadan kalb selamette olmaz.

Cennet ile Cehennem'den başka ebedi bir yer yoktur. Cennet'e girmek için iman ve dinin emirlerine uymak lazımdır.

Dünyayı maksad edinmemeli. Dünya, nefsin arzularına yardımcıdır.

Dünya ve ahiret bir arada olmaz. Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır.

Dünyaya düşkün olanlar ahirette zarar görür. Dünyaya düşkün olmamanın ilacı, İslamiyete uymaktır.

dünyayı terk etmek çok zordur terk lazımdır. Hakikaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, ahirette kurtulabilsin.

Dünyayı Hükmen terk etmek büyük nimettir. Bu yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dinin hududundan dışarıya taşmamakla olur.

Dünyayı terk etmenin ilki mübahların, zaruret mikdarından fazlasını terktir. Bu çok iyidir.

Dünyayı terk etmenin İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.

Tesbih okumak (sübhanallah demek), tövbenin anahtarı ve hatta özüdür.

Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lazımdır.

İşlerin en kıymetlisi sahibine hizmet etmektir. Yani Allahü teâlâya ibadet ve taat etmektir.

Gençlik zamanında dinin emirlerine uymak, dünya ve ahiret nimetlerinin en üstünüdür.

Annenin yavrusundan kaçacağı kıyamet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

Ayet-i kerimede "Vallahu basirun= Allah ne yaptıklarını görmektedir" buyruldu. Allahü teâlâ her şeyi gördüğü halde, insanlar çirkin işleri yaparlar

kimi insanlar Hak teâlânın görmesine inanmıyorlar, onun görmesine kıymet vermiyorlar. İmanı olana bu yakışmaz.

Velilerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz.*Veliler Sahabi eshab-ı kiram mertebesine çıkamaz

İhlas ile yapılan küçük iş, senelerce yapılan ibadetler gibi kazanç (sevap) hasıl eder.

Her ibadeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamağa, hakkı olanlara hakkını ödemeğe titizlikle çalışmalıdır.

Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve bahillikte (cimrilikte) meşhurdur.

Aziz ömrünü vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar ve korkular olsun.

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslamiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız

Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.

İnsanlar riyazet deyince, açlık ve oruç anladılar. Halbuki, dinimizin emrettiği kadar yemek binlerce sene nafile oruç tutmaktan daha faydalıdır.

Bir kimsenin önüne lezzet ve tatlı konsa hepsini yemek istediği halde, dinimizin emrettiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyazettir ve riyazetlerden çok üstündür.

Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nafile ibadet yapmaktan daha çok faydalıdır.

Ölmek, felaket değildir. Öldükten sonra, başına gelecekleri bilmemek felakettir.

Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için, üç şey muhakkak lazımdır: İlim, amel, ihlas.

Ölülere dua ve istigfar etmekle ve onlar için sadaka vermekle, imdatlarına yetişmek lazımdır.

Dünyayı ele geçirmek için ahireti vermek ve insanlara yaranmak için Allahü teâlâyı bırakmak ahmaklıktır.

Nefse kolay ve tatlı geleni saadet nefse güç ve acı geleni de felaket sanmamalı

Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmağa çalışmalıdır.

İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır.

Cahillerin, büyüklere dil uzatmalarına sebeb olmayınız

Her işinizin İslamiyete uygun olması için, Allahü teâlâya yalvarınız.

Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalıdır.

İhsan sahibinin kapısı çalınınca açılır.

Gönül dalgınlığının ilacı; gönlünü Allahü teâlâya vermiş olanların sohbetidir.

Dünya hayatı pek kısadır. Bunu en lüzumlu şeyde kullanmak gerekir.

en lüzumlu şey de, kalbini toparlamış olanların yanında bulunmaktır. Hiçbir şey sohbet gibi faydalı olmaz.


92 Uğur Mumcu Sözleri

BiIgi sahibi oImadan, fikir sahibi oIunmaz.

KapIanın sırtında hüküm sürenIer, bir gün o kapIana yem oImaktan kurtuIamazIar.

Bir kişiye yapıIan haksızIık, bütün topIuma karşı işIenen bir suçtur.

ÖyIeyse vurun, parçaIayın! Her parçamdan benim gibiIer, beni aşacakIar doğacaktır.

Kimi öIüIer bize ne kadar yakın. YaşayanIarın birçoğu ne kadar da öIü.

HakIıdan yana değiI, güçIüden yana oIanIar korkak ve kaypak oIurIar Güç merkezi değiştikçe dönerIer; fırıIdak oIurIar.

İnsanIar sadece konuştukIarı şeyIerden değiI, sustukIarı şeyIerden de sorumIudurIar.

SürekIi güçIünün yanında yer aImak adamı yaIaka, daIkavuk yapar. Çünkü güç dengeIeri sürekIi değişir.

EvrenseI küItürün sanat ve düşün rüzgarIarı iIe Türkiye er geç çağdaş uygarIığa demir atacak.

Bir gün mezarIarımızda güIIer açacak ey haIkım, unutma bizi. Bir gün sesimiz, hepinizin kuIakIarında yankıIanacak ey haIkım, unutma bizi.

Ne zaman uygar oIacağız biIir misiniz? Bir katiI ya da kaçakçı iIe bir aydın arasındaki farkı anIadığımız gün!

SusanIar dinsanIık suçIarına katıImış oIur.

masum insanIar, Yahudi de oIur, Arap da, Hıristiyan da. ÖIenIerde ırk ve din ayırımı yapıImaz. ÖIen insandır.

Bir uIus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğiIimde ise, o kadar sağIam, o kadar hoşgörüIü ve demokrat yapıda oIur.

Biz unutkan bir uIusuz. Unutuyoruz oIup bitenIeri. Unutuyoruz ve oğuIIarı kızIarı öIen ana babaIarı, kanIı gözyaşIarıyIa baş başa bırakıp gidiyoruz.

UnutmayaIım ki cesur bir kez, korkak bin kez öIür. ÖnemIi oIan, insanın böyIe bir topIumda “mezar taşı” gibi susmamasıdır.

Ben, cumhuriyetçiyim… Ben antiemperyaIistim… Ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım…

Ben insan hakIarı savunucuyum…* Ben, terörün karşısındayım… Ben, yobazIarın, hırsızIarın, vurguncuIarın, çıkarcıIarın düşmanıyım.

yazdığım hiçbir konuyu yaIanIayamadınız. ÖyIeyse vurun, parçaIayın, her parçamdan benim gibiIer beni aşacakIar doğacaktır.

Türk vatandaşı; İsviçre medeni kanununuyla evIenen, İtaIyan ceza yasasıyla cezaIandırıIan, aIman mahkemeIerine göre yargıIanan, Fransız idare hukukuyla idare ediIen ve İsIam hukukuyla gömüIen kişidir.

Bir kişiye yapıIan haksızIığı her insan yüreğinde ve biIincinde duymaIıdır

ne yoksuIIuk ne de haksızIık ‘’Kader’’ değiIdir. YoksuIIuk ve haksızIığın nedenIeri vardır. birer birer saptayıp topIumun önünde haykırmak gerekir.

Baskıya boyun eğmeyen yönetimIere maşaIık etmeyen, insanIık onurunu hazine gibi sakIayan insanIardır çağIarına ve topIumIarına yakışanIar.

TemeIinde bağımsızIık harcı yatan Cumhuriyetimiz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra emperyaIistIerin ahtapot koIIarında tesIim ediImiştir

ÖyIe bir tesIimiyettir ki, yer aItı zenginIiği çokuIusIu şirketIerin emrindedir ve öyIe bir tesIimiyettir ki, petroI, maden ve sermaye yasaIarı yabancı uzmanIarca hazırIanmıştır;

öyIe bir tesIimiyettir ki, üIke toprakIarının bir böIümü üs adı aItında başka devIetin geneIkurmayına armağan ediImiştir;

öyIe bir tesIimiyettir ki, ordumuzun siIahIarı, araç ve gereçIeri okyanus ötesi üIkeIerin buyrukIarına bağIanmıştır.

93 Özbekistan ata sözleri

Acele etmeyen, tavşana yetişir.

Aç kurt, hızlı koşarak gelir.

Akıllı kişi atını, ahmak karısını över.

Akıllının atı da yorulmaz, giysisi de eskimez.

At alırsan, binip al, evleneceksen kadını görüp al.

Bağa*bülbül, adama akıl yakışır.

Bahşiş atın dişine bakılmaz.

Bal tutan parmağını yalar.

Bir adam köprü kurar, bin adam geçer.

Bir kesekle iki serçe vurulmaz.

Boş çuval dik durmaz.

Büyük ye, büyük söyleme.

Can çıkadı, huy çıkmadı.

Civcivin şansı olsaydı, tavuğun memesi olurdu.

Çuvaldız olup çuval dik, deve olup katarda dur.

Deve kuraklıkta yürür, ama bir de onu bataklıkta gör.

Eşeği üç kuruş, semeri beş kuruş.

Her yerin tilkisini kendi tazısıyla avla.

İğne kadar delikten, deve kadar soğuk girer.*

İt hurar, karvan otar
İt ürür, kervan yürür

Keçinin başı olacağına, koyunun kuyruğu ol.

Kör tavuğa her şey darıdır.

Kurt kurdu korur.

Okumadan molla olan, gagalamayan karga olur.

Pireye kızıp yorgan yakma.

Sirke ham olursa kendi kabını yarar.

Tarlanın beyi olacağına, kalenin iti ol.*

Ucuz şeyin çorbası tatlı olmaz.

Yılan kovalarsa yola; deve kovalarsa yokuşa kaç.

94 Laz atasözleri

Yoğurdumun mayası bir mayadır; bazısı ekşi olur, bazısı tatlı.*

Boku ne kadar karıştırırsan, o kadar kokar!*

Ağzınız, diliniz yok mudur yahu Utanıyor musunuz, korkuyor musunuz, sağır mısınız, duymuyor musunuz; soruyorum, konuşsanıza

Adamı adam yapan kadındır; yıkıp mahveden de kadındır.

Kaç tane dil biliyorsun, o kadar insansın; ama anadilini bilmiyorsan hiçbir şey değilsin.

Allah'ın sana verdiği dil ile konuşacaksın.

Allah'ın sana verdiği anadili, insan kaybettirmesin.

Anadilini unuttuysan kendini de unutmuşsun demektir.

Anadil unutulmaz.

Dil yüreğin kapısıdır.

Gökyüzünün altında her şey Allah'ın elindedir.

Allah, cesura yardım eder.

Bilmiyorsan, sor; sormak ayıp değil.
Sor ki bilesin Bilen yapar; bilmeyen öğrenir.

Ara, bulursun.

Yazmayı bil de, kömür ile yaz.

Anneni seviyorsan, başkalarının annesine küfür etme.

Akıl için yol birdir.

İsim, adamı değil, adam ismi güzelleştirir

Bir insana olan şey, herkese olur.

İnsan, insan için ilaçtır.

İnsanın yardımcısı yine insandır

Bok at, yapışmazsa izi kalır.


95 İran atasözleri

Arapça bir dildir, Farsça yemeğin sonunda yenen tatlı, Türkçeyse sanat.

Aşk klavuz istemez, tek başına yol alır.

Arının yuvasını yıkan, balın tatlılığıdır.

Aynadaki görüntünü beğenmiyorsan; aynayı değil kendini değiştir.

Bilge kişi bilgeliği arar, akılsız kişi onu bulduğunu düşünür.


Ben ölüyü yıkadım; cennete mi, cehenneme mi gideceğine karışmam.

Cahil dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun.

Çocuğuna meslek öğretmeyen, ona hırsızlığın yolunu açmış olur.

Dünyadaki bütün ızdıraplar aza kanaat etmemekten ileri gelir.

Dünyanın bütün karanlıkları bir araya gelse bir mumun ışığını söndüremez.

Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.

Hırsız kalabalık ve huzursuz bir ortam ister.

Her tarafa bakan, hiçbir şeyi görmez.

Hiç kimse gayret etmeden başarıya ulaşamaz.

Hayatta açlıktan sonra yalnızlık gelir.

Hiçbir şey bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor, öğret ona çocuktur.

Pek çok şey biliyor, bildiğini de biliyor, takip et onu, akıllıdır.

İstanbul'u ömründe bir kere gören ya İstanbul'a gelirken yolda ölür, ya İstanbul'da ölür, ya da İstanbul hasretiyle ölür.

İki kere düşün, bir kere yaz.

İnci ele geçtikten sonra denize ne gerek var?

İnsanın kimliği dilinin altında saklıdır.

İzlemek cehennemden daha yakıcıdır.

Kılıcın kendisi insanı çoğunlukla savaşa iter.

Meyvesini yediğin ağacın dalını kesme.

Meyve veren ağaca balta vurmazlar.

Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma.

On yoksul bir kilime sığar ama bir ülke iki padişaha yetmez.

Öncekiler ekti, biz yedik; şimdi biz ekiyoruz, gelecektekiler yesin.

Söz bir tasmadır , onu sarf edenin boynuna takılır.

Sabır acı kökleri, fakat çok tatlı meyveleri olan bir ağaçtır.

Şans, verimli çalışmaya bağlıdır.

Yedi derviş bir posta oturur da, iki hükümdar dünyaya sığamaz


96 Charles Bukowski Sözleri


Manşet:*Zaman unutturmaz dostlarım sadece uyuşturur.

Her şeye rağmen huzur vardı havada.

Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız.

Aşk bir emre dönüştüğünde nefret hazza dönüşebilir.

Sevmek belki bir şeydir ama sevildiğini bilmek çok şeydir.

Size zamanını ayırmayan birine asla kendinizi harcatmayın.

Hepimiz ölümü beklerken vakit öldürüyoruz sadece.

Beni sizi anlamak zorunda bırakmayın. Daha önemli işlerim var.

Üzülme evlat kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki.

Yorma kendini bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

Yalnız olmak yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

Anlatacak çok şeyim olsa da emin değilim anlaşılmak istendiğimden.

Bazıları hiç delirmez. Ne korkunç hayat sürüyorlardır kim bilir.

Kuşkusuz ki en büyük ön yargı etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.

Cinsel ilişki şarkı söylerken ölümün kıçına tekmeye basmaktır.

Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.

Ağzından bal damlayan arının bile kıçında iğne var. Ne güveni?

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir her çoşku şeytanla pazarlıktır.

En büyük acı başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım umut sandığınız ışık tren farı olabilir.

Bir metropol gazetesi kötü haber yazmadan önce kendi nabzını ölçer.

Unutmayın dostlarım Daha çok seven taraf kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.

Aşk ne zaman biter biliyor musun? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.

Sevmeyi falan değil yalnızlığı öğren! Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak.

Başkalarını benim hakkımda ne düşündüğünü önemseyerek ömrümü on yıl uzattım.

Hayat öyle bir şeydir ki doğarken neden ağladığını yaşarken fark ettirir.

Dostumsan yanımda düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen Benden uzak ol.

İnsan geçmişin hasretçisi geleceğin özlemcisi yaşadığı anın şikayetçisidir.

Bu dünyada öyle büyük bir yalnızlık var ki akreple yelkovanın ağır hareketinde görebilirsiniz.

Kadınlara yalan söylemekten çekinmeyin. Yeter ki kendileri için söylendiğini bilsinler.

Fahişe verdiğinden fazlasını alan kadındır. Verdiğinden fazlasını alan erkeğe ise iş adamı denir.

Anladım ki hayatında birinin olmaması değil birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.


Saklanabileceğim saklanıp hiçbir şey yapmak zorunda kalmayacağım bir yer istiyorum

Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak o zamana kadar boku yedik

Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu

Yeterince dürüstsen fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan Hazırsın demektir artık mutsuz olabilirsin.

İnsanlardan nefret etmiyorum sadece onlar etrafımda olmadığında daha iyi hissediyorum.

Aslında hiç kaybetmedim sadece sistemin istedikleri kazandı. Meteliksiz olabilirim ama niteliksiz değilim.

İnsanların senin hakkında ne düşündüklerini önemsemeyerek ömrünü uzatabilirsin mesela.

Ben de küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar bokun arasında o küçük şeyleri çıkarmaya üşeniyorum.

Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim içerisinde Seni hiçbir zaman unutmayacağımı da barındırır.

Benim hayatım benim seçimlerim benim hatalarım benim sorunlarım benim yalnızlığım Yani özetle sizi ilgilendirmez.

Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. İnsanlar daha kolaydır.

Sırtından vurana kızma ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma onu insan yerine koyan yine sensin.

Bu kadar iyi niyetli olmayın Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.

Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu Diğerlerinden daha mutsuz bi o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.

Basit erkek bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır zor kadın güler ve geçer. Hayat devam eder.

Bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa ölüm de o kadar kederlendirmeli.

Korkunç olan ölüm değil yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır.

Yüzde yüz insan yoktur aslında. Hepimizin başkalarının farkında olup bizim farkında olmadığımız deli ve çirkin bir yani vardır.

Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum. Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım.

Ne zaman en sevdikleriniz yanıltır sizi ne zaman düşürür herkes maskesini ne zaman yalnızlık gücünü keşfedersiniz o zaman başlarsınız yaşamaya.

94 Yaşar Kemal Sözleri

İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.

İnsan düşleri öldüğü gün ölür.

İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır.

Demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım.

Açlıktan ölümü izlemek acıların en büyüğü.

İnsan evrende gövdesi kadar değil yüreği kadar yer kaplar.

Düşünmek en küçük anlamda var olmak demektir.

Dağlar insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır.

O iyi insanlar o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler.Demirin tuncuna insanın piçine kaldık.

Zulmün artsın ki çabuk zeval bulasın. Anadolu da zalimler için böyle derler.

Çekemeyenlere bakma fikirler hep ayrı olur.

Hiç bir aşkı sözle yıkma söz yarası ağır olur.

İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var bir ince yerleri İşte oraya değmemeli.

Yalnız duyan yaşar sözü derler ki doğrudur Yalnız duyan çeker derim en doğru söz budur.

Sen aleviyle yakan bir güneş ki şahane. Ben ışığa ulaşmaya çalışan bir pervane.

Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü sağlam haklıdır. Zulmü kadar zalim zayıftır. lrkçılık ise en korkunç hastalıktır.

Türküler tıpkı kırk bin yıl su altında kalmış yıkanmış cilalanmış çakıl taşı gibidir.

O insana güvenmeyen bu insana güvenmeyen her insanda bir kötülük gören insanı insan saymayan insan değil piçtir yavrum.

Konuşan insan öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmayıp ta içine gömüldü müydü sonu felakettir.

Dünyanın ucunda bir gül açılmış efil efil esen yele merhaba. Karanlığın sonu bir ulu şafak sarp kayadan geçen yele merhaba.

Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle hakkı yenenlerle sömürülenlerle acı çekenlerle yoksullarla birlikteyim.

Bir dil bulacağız her şeye varan Bir şeyleri anlatabilen Böyle dilsiz böyle düşmanca böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada.

Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir bir çiçeğin bile yok olmasını dünya için büyük bir kayıp sayarım.

Gülümse bitsin karanlık Gülümse

Gülümse güller açsın yüzünde Gülümsemenle yayılsın ışık Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi.

Dünyanın kötülüklerine baş kaldır bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.

Dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır.

Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır.*Tek dile tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler

Küreselleşme tek tip insan yetiştiriyor bugün. Oysa dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır.

İstanbul’un tarihi yazılırsa kuş satıcılarından mutlaka bahsedilmesi gerekir onlar olmadan İstanbul’un tarihi çok yavan olur.

Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz.

95 William Shakespeare Sözleri

Allah size bir yüz vermiş bir tane de siz eklemeyin.

İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.

Erkeklere sevgilerini sık söyleyen kadınlar en az seven kadınlardır.

Değerli adam için şeref hayattan çok daha ağır basar.

Kaçınılmaz felaketler karşısında sızlanmak gülmek kadar aptalcadır.

Yiğitlik intikam kazanmakta değil tahammül göstermektedir.

Geçmiş felakete üzülmek yenisini davet etmenin yoludur. En zoru da insanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.

Korkaklar bin kez ölür daha ölmeden gözü pekler ise bir kez tadarlar ölümü.

Buz kadar lekesiz kar kadar temiz olsan bile iftiradan kurtulamazsın.

Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.

Kendi başına iyi veya kötü bir şey yoktur bunu düşüncelerimiz yapar.

Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz.

Beklemek cehennemdir ama beklerim seni iyi kötü demeden suçlamadan

Öyle körkütük bir köledir ki sevda seni kötü göremez bin kötülük yapsan da

Sözlerin uçuyor havaya ama düşüncen yerde. Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere.

Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk aşk değildir. Aşk gözle değil ruhla görülür.

Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir.

Kadınlar güller gibidir bir defa açıldılar mı yaprakları hemen dökülmeye başlar.

Sen mi güzelsin yoksa beklemek mi? Şansın bile yok tabi ki beklemek. Ama yalnızca seni.

Göründükleri gibi olmalı insanlar. Eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi.

Benim sevgim böyledir. Varlığım senin hepten her suçu üstlenirim yeter ki haklı çık sen…

Bazıları büyük doğar bazıları büyüklüğü kazanır bazılarına da büyüklük yakıştırılır.

Vazgeçtim dünyamdan. Dünyamdan geçtim ama seni yalnız koymak var. O koyuyor adama.

Şeytan bir günah işleteceği zaman işe bu günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.

Sevgilim doğruyu söylediğine yemin ederse ona inanırım. Yalan söylediğini bildiğim halde.

İyimser yaranın üstünde artık kabuk kötümser ise kabuğun altında yine yara görür.

Peşine düşülen kadın bir melek görünür erkeğin gözüne elde edilmeye görsün şeytan kesilir.

Dilenciler ölürken kuyruklu yıldız görünmez büyüklerin ölümü tutuşturur gökleri bile.

Bir insana yaraşan her şeyi yapmayı göze alırım ama daha fazlasını göze almak insanlık değildir.

Ah! Bu kadar okudum bu kadar öykü ya da destan duydum aşkın yolu asla düz gitmiyor.

Unut gitsin adımı arkamdan da ağlama gözyaşınla da eğlenir onu da alıp satar bu dünya.

Düşüncelerin neyse hayatın da odur.

Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

Şimdi acı gibi görünen tüm acılar o zaman seni kaybetmenin yanında çıkacak acı olmaktan.

Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.

Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta.

Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir boş yere üzülen ise kendi kendini soyar.

Uzun ömürlü bir ilişkinin sırrı sadece aranan kişiyi bulmak değil aynı zamanda aranan kişi olmaktır.

Seni öyle seviyorum ki eğer o gün beni düşünmek seni üzecekse o tatlı düşüncende unutulup gideyim daha iyi.

İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musun Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler yaralar

Ne zaman sana açılacak olsam seni yalnız bulamıyorum. Şans bu ya seni yalnız bulduğumda kendimi bulamıyorum.

Dünü ya da bugünü değil anı yaşamalı. Çünkü şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz. Yarına kalacaksa eğer bugün olmaz.

Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış erken bırakmışsın ne çıkar ne olacaksa olsun.

Birçok defa nimetin kadrini bilmeyiz ama kaybedince sahip olduğumuzda takdir edemediğimiz değeri anlarız.


Nasıl at üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.

Bu ayrılmamız hem kalış hem gidiştir ikimiz için sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.

Erkekler mi daha akıllıdır kadınlar mı? Elbette ki kadınlar. Çünkü güzel diye hiçbir kadın askıntı olmaz bir erkeğe.

Kendini boşuna harcamış olur insan dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa.

Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa.

Gözü dönmüş talihin sapanına oklarına için için kapanmak mı daha soylu yoksa bir dertler denizine karşı silaha sarılıp son vermek mi onlara?


İyi veya kötü insan yoktur. İnsanlar iyi veya kötü olmayı düşünceleriyle belirlerler. Neyi düşünüyorsak oyuzdur.

Kişinin düşüncesi düşünün rengine boyanmıştır.

hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı.


Yaşam gezinen bir gölgeden ibaret zavallı bir komedyen bağıra çağıra saatini doldurur sahnede ve bir daha duyulmaz olur sesi bir ahmağın

Hayat anlatılan bir masaldır anlatılan avazı çıktığınca hiddetli ve hiçbir anlamı olmayan. Kim tutabilir ki ateşi

İnsanlar kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.

İnsanlar Konuşmaktan korkuyor eleştirilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor gençliğin kıymetini bilmediği için.

İnsanlar Unutulmaktan korkuyor dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.


Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun güneşi sevdiğini söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun

rüzgârı sevdiğini söylüyorsun rüzgâr çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.

Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve konuşmadan önce dinleyin

yazmadan önce düşünün harcamadan önce kazanın dua etmeden önce bağışlayın incitmeden önce hissedin nefret etmeden önce sevin

vazgeçmeden önce çabalayın ölmeden önce yaşayın. Hayat budur Onu hissedip yaşayın ve ondan hoşnut olun.


Nelson Mandela Sözleri

Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.

Mücadele benim hayatımdır.

Çoğu zaman bizi korkutan ışık değil içimizdeki karanlıktır.

Din dünyadaki en önemli kuvvetlerden biridir.

Yoksulluğu bitirmek hayır işi değildir. Bir adalettir.

Eğer içinizdeki ışığı dışarı çıkarabilirseniz çevrenizdekiler bunu görecektir

Ben komünist değilim ama bizi onlardan başka da anlayan olmadı

Hayatta karşılaşacağınız zorluklar bazen sadece mola vermeniz için başınıza gelir.

Bir lider bir çoban gibidir. Sürüsünü uçuruma doğru yürütmemelidir.

Gelecek için umut taşımak birilerine patronluk taslamaktan daha iyi bir örnek olmanızı sağlar.

Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.

İnsanlar iyi veya kötü şeyler yaşayabilir. Ancak yaşadıklarının üstesinden gelmenizi sağlayan zamandır.

Bir insanla iletişim kurmak istiyorsanız kendi bildiğiniz dili değil onun anladığı dili konuşmalısınız.

Hiç kimse derisinin rengi dini ve düşünceleri sebebiyle dışlanamaz. Bu sebeplerden dolayı birine nefret beslememelisiniz

En derin korkumuz yetersiz olmamızdır. Ve en derin korkumuz ölçüsüzce güçlü olmamız olmalıdır.

Hayatta önemi olan sadece yaşamış olmak değildir. Başkalarının hayatlarında yarattığımız fark yaşadığımız hayatın değerini gösterir.

İyi bir lider iki tarafa yakın olmak zorundadır Kibirli yüzeysel ve bilgisiz lider yönetimde başarısız olurlar.

Özgür olmak sadece zincirleri kırmak değildir başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır.

Ben özgürlük için uzun bir yol yürüdüm ama hiç pes etmedim. Büyük bir tepeye tırmandıktan sonra fark ettim ki daha tırmanacak çok tepe var.

Ben beyazların ve siyahların tahakkümüne karşı savaştım demokratik ve özgür toplum fikrini öğütledim bunu başarmak için yaşadım bunun için ölmeye hazırım.


İnsanların nefreti öğrenmesi gerekir. onlara nefret öğretiliyorsa sevgi de öğretilebilir. sevgi insan kalbine nefrete kıyasla çok daha doğal gelir.

97 Bernard Shaw Sözleri

Bize birkaç deli gerek şu akıllıların yol açtığı duruma bak.

Bazı insanlar bazen insanlar.
Köle gibi eğitilenler köle gibi yönetilebilirler ancak.

Kendi dilini bilmeyen başka dil öğrenemez.

Gözlerinden açlık okunan birine dinden söz edemem.

Suskunluk aşağılamanın en iyi anlatım biçimidir.

Yanlışlık fare deliğinden geçer doğruluk kapılardan sığmaz.

Tecrübe insanların hatalarına verdikleri isimdir.

İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan ibarettir.

Dürüst insan her zaman doğruyu söyler akıllı insan ise yalnız zamanında.

Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.

Gerçek şu özgürüm sağlıklıyım mutluyum ve patlıyorum sıkıntıdan!

Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir

Para açlığı giderir mutsuzluğu değil yemek mideyi doyurur ruhu değil.

Bilgi paraya benzer kazandıkça tutkuya dönüşür ancak bu iyi bir tutkudur.

Hatalarla dolu bir hayat hiçbir şey yapmadan geçirilen bir hayattan daha onurludur.

Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.

Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır keyif almayı değerli kılan.

Kanat aç sen kalbim kanat aç engine. Aşkın bir yük oldu düşemedin dengine.

Yaşlandığımız için oynamayı bırakmayız oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız.

Hiçbir şey ayağınıza gelmez en azından iyi olan hiçbir şey. Her şeyi gidip kendiniz almanız gerekir.

Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak yalan söylemenin birçok çeşidinden biridir.

Diş ağrısı çekenler dişleri sağlam olanları yoksulluk çekenler de parası çok olanları mutlu sanırlar.

Ne istersen yapabilirim gibi geliyor bana çünkü istediğim hiçbir şey yok artık.

Bazı insanlarla yüzleşmek zordur haksız çıkarsın. Çünkü onların galip gelecekleri ikinci bir yüzleri daha vardır.

Savaşları kazanabilir kentleri zapt edebilirsiniz ama ulusları fethedemezsiniz.

Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının O hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.

Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete Müslümanların kıldığı namaz ve tuttuğu oruç olacaktır.

İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.

Bütün zekâmı yeteneğimi şöhretimi eserlerimi akşam eve zamanında gelip gelmeyeceğimi merak eden bir kadın için feda edebilirim!

Sorun çaresizlik değil isteksizlik. İsteksiziz çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey içimizdeki isteği öldürmektir.

Bir kez kalp kırıldı mı geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu huzurun başlangıcıdır bu.

Dünyada iki tane trajedi vardır. Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.

Korkaklarla yürüdüğüm yolda tek kalmaktan yoruldum.

Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur.

İşleyebileceğiniz en büyük günah başkasından nefret etmek değil ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır.

Bir kadın koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.

Gençken yaptığım on şeyin başarısız sonuçlandığını gördüm. Başarısızlık istemiyordum on kat çalıştım.

problemin problem üzerine yığıldığı günde tüm problemleri kahve içme rahatlığında çözen Hz. Muhammed’e beşeriyetin çok ihtiyacı vardır.

Gencim ben. Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki.

Hayatta saadeti yapan şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik bir gülümseme tatlı bir bakış iyi bir dilek.

mutlu olanlar küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır

Çılgın mı doğmuştum yoksa fazla mı akıllıydım bilmiyorum benim dünyam yeryüzüne uygun değildi.

İnsanlar her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam dünyada yol alan kişiler ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulan insanlardır.


97 Platon Sözleri

Bilirken susmak bilmezken söylemek kadar kötüdür.

Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez.

Boş bir kafa şeytanın çalışma odasıdır.

İyi görüp beğenen yani düzgün insan kanuna sarılır.

Edebini kaybeden kimse kötülükten zevk alır.

İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.

Bilginin elde edilmesi bizi iyiye ulaştıracaktır.

Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.

Dost hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

İnsana aklı kazandıracak olan şey yalnız ve yalnız edeptir.

Kabilecilik ailecilik kanunsuzdur fayda sağlamaz.

Nefsin hastalığı kendisinde ilahi siyaset adabının bulunmamasıdır.

Cesaret tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır.

Şehir halkı iyi olursa idarecileri de o kadar çok ilahi vasıfta olur.

Kötülüklerin ilki ve en büyüğü haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

İşlerin doğru düzgün yürümesi için şehrin halkına edepli bir başkan lazımdır.

Terbiyenin gâyesi insanlarda bulunan kabiliyetleri geliştirmektir.

Kanun sahibinin en önemli vazifesi gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir.

Gerçekten de bize verilmiş olan yüce unsur olan akıl kötüyü istemez ve mutlak iyidir.

Bir hüküm bütün insanların aynı şekilde sarılması gereken şey değildir. Mesela ihtiyarın raksı gibi.

Kendini idare etmesini bilmeyenler kendi yurttaşlarını yönetmek iddiasında bulunamazlar.

İktidar iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir.

Devlet işleri devlet içinde idare edenlerle idare edilenlerin yönetime katılmasıyla gerçekleşir.

Hak ve doğrulukla galip olan şahıs faziletli şahıs hak ve doğrulukla galip olan şehir de faziletli şehirdir.

Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alın teri ve vicdan koyulmuştur

Beden terbiyesi ruhu eğitmek içindir. Bedenlerin doğrulup düzelmesi ruhun doğrulup düzelmesini sağlar.

Devlet işleri içten gelen bir sevgi edep ve kâmil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

İdareciler edepli olmadıkları zaman hem kendileri hem de idareleri altında bulunanların işleri bozulur.

Bir takım insanlar felsefeyi gereksiz görüyorlar. Fakat felsefe İslam dinini ve düşünce dünyasını derinden etkilemiştir.

Bilinen bir şey hakkında araştırma yapmak gereksiz bilinmeyen bir şey hakkında araştırma yapmak imkânsızdır.

Sevginizi belli edin dertlerinizi samimi olduklarınızla paylaşın ulu orta yerlerde değil.*

Gönül bağları kurun ki mutlu olmanız kuvvetlensin.

Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.

Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir. İyilik ve fayda bundadır. Baskı ve kölelik yolu ile kabul ettirilmesi ile doğacak zarar sayılamaz
.
Adaletli olmak herkese eşit davranmak değildir herkesin durumuna konumuna göre davranmaktır. Yani adalet eşitlik değildir

Her şey de iyi kötü olabilir. Musikide iyi olan karakteri sağlamlaştıran insanı cömertliğe ve cesarete iyi ve faydalı ahlaka sevk eden musiki iyidir.

Zor duruma düşecek olsanız dahi dürüstlükten hakikatten ve doğrudan vazgeçmeyin.

Güzel adetler kullanıldığı ölçüde pekişir sağlamlaşır. Şayet ihmal edilirse silinip gider.

kolunuz kangren oldu ise kolun kesilmesi kötü değildir kol kesilmediği takdirde hastalık yayılır ve ölüme neden olur yani büyük bir kötülüğe.

Çoğu insanlar her şeye çabuk inanıp güvenirler ve güvenip inandıkları şeylerden çabucak vazgeçebilirler.

Bazı insanlar bazı şeylere belli bir sürede inanıp güvenirler ve bu onların hayatı olur.

Bir insan hiç inanmasa da dürüst bir mizacı varsa kötülükten nefret eder yanlışa karşı olan nefretleri onları yanlıştan uzaklaştırır haksızlıktan kaçınırlar ve namuslu yaşarlar.


Oğullarım büyüdüğünde dostlarımın cezalandırmasını istiyorum eğer servet veya herhangi bir şeyi erdemden daha çok önemserlerse hiçbir şey değilken bir şeymiş gibi davranırlarsa

hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyde utanç ve kötülük vardır.

Edep devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır

iyi görülüp beğenilir halk da bunların gerçek olduğuna inanır ve iyilikte birleşir. İşte istenen istikamet budur.

Sunay Akın Sözleri

Bazen dünyanın en zor mesleğidir kendi duygularına tercüman olmak.

İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz. Ben seni sen kendini.

Senin küle çevirdiğin kalbe bir başkası üfleyip yeniden hayat verir.

Laf ebeliği yapma sevgili çünkü ebe de sensin sobe de.

Kızmıyorum artık hayata! Bakıyorum seçiyorum gülüyorum geçiyorum.

Kim bilir belki yaralarımızı üflerken öğrendik ıslık çalmasını.

Çay bardağına bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine.

Halt etmiş Türkçe öğretmenleri en uzun fiil beklemektir çünkü.

Yokluğunun iki yakasını bir araya getirip varlığını ilikler misin ömrüme?

Ne yani papatyada bir yaprak daha olsaydı beni sevecek miydi?

Bir gün diyorum. Bir gün gelecek ve uyanınca ilk aklıma gelen sen olmayacaksın.

Oyuncak ve insan kalbi çok benzer birbirine. Bazen tamiri olmaz ikisinin de.

Elinden geleni yaptıktan sonra sıra ayağından geleni yapmakta gitmek gibi mesela

İki rayı gibiyiz bir tren yolunun. Yakın olması neyi değiştirir son istasyonun

Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden.

Ne zaman sıkıca tutsam aşkı yüreğimle annem dürter usulca hadi uyan diye

İtiraf etmeliyim ki Seninle her şey güzeldi ama itiraf etmek gerek ki sensiz daha da güzel.

Sevgiyi hak edene değil de muhtaçmış gibi görünene verdiğimiz müddetçe üzülen hep biz olacağız.

Herkes bir üçgenin iç açıları toplamını bilir de kimse bir insanın iç acıları toplamını bilmez.

Beni senin gibi bir de annem terk etmişti ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur.

Doktora gittim geçende kalbimde sen varmışsın. Ve bu arada röntgende çok tatlı çıkmışsın.

Sevmek hayal kurmak kadar kolay. Peki ya unutmak kurduğun hayallerin gerçekleşmesi kadar zor.

Artık ne sıradaki parça sen ol ne de bana gel Bence sen biraz dürüst ol ve önce kendine gel.

Tıpkı sevilmeyen bir öğretmen gibiydi kalbim. Parmak kaldıranlara inat hep dersten anlamayanları seçti.

Ne garip şey şu mutluluk! Gitti mi gider çağırsan gelmez gelse de kalmaz kalsa bile yetmez.

Tenine dokunabilmek mi? Haşa! Gözüm göz menziline girsin yeter! Hadi düş düşlerime tutmayana aşk olsun.

Aramıyorum. Ne bebeklik ne çocukluk günlerimi neden arayayım? O günlerde sen yoktun ki.

Bazen başını alıp gidebilecek kadar cesur ve bazen kalıp her şeye göz yumacak kadar yürekli olabilmeli insan.

Sevgi Sevdiğin kişinin mutlu olduğunu gördükçe O’nun mutluluğu ile mutlu olabilme sanatıdır.

Gelir gibi yapıp köşeden U dönüşü yapıyor mutluluk.*Bir türlü mutlu olamadık bizde ama hala umutluyuz.

Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki çayı bile 2 şekerli içerim birlikte erisinler diye.

Aşk sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe insanlarda onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler

Belki aradığını bulamamış olabilirsin bende ama unutma ki bende bulduğunu bulamayacaksın hiç kimsede.

Ne iş yaparsın sen dedi Hamalım ben dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin yüreğini taşırım dedim.

İki pencere açık kalınca cereyan iki yürek açık olunca aşk olur ama sonuç değişmez İkisinin de sonunda üşütürsün.

Ne kadar gidişine ses etmesem de bir başkasının senin içini ısıtacağını bilmek benim hep içimi üşütecek.

Nasıl sevmezsin eşitliği yürürken düşen çoraplarını aynı hizaya getirmek için annen değil miydi önünde diz çöken.

Hayat işte. Uykun gelsin diye hayaline giren koyunları uykun kaçsın diye hayatına giren öküzleri sayarsın.

Kimse bilsin istemiyorum kalbimin kırıldığını. İşte bu yüzden herkesten gizlerim yüzüm gülerken içimin ağladığını.

Tüm gücünle sevme sevgisinden emin olmadığın kişiyi. Ve unutma bugün seni terk eden dün uğruna ölecekti!

Biliyorum yarınlarım dünden farksız. Hayat mı bana küstü ben mi ona küstüm hatırlamıyorum ama şu aralar fena dargınız.

inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen gün gelir en sağlam yerinden kopar. Canın yanar canını yakar.

Çocuk değilim artık büyüdüm. Biraz yorgun biraz kırgınım yine de.

Yeter artık! Giden yolunu kalan yerini bilsin sadece.

Yüreğim ıslaktır benim kuytularda ağlamaktan ve hafif uçuktur rengi kurusun diye kaç kez güneşe asılmaktan.

İlk önce konuşmaktan korkarsın sevdiğinle Sonra ona aşık olmaktan. Bunlar neyse de en son kaybetmekten korkarsın işte.

Sevmek yürek ister değil her yürek sevmek ister. Sadece sevdiğine sonuna kadar sahip çıkabilmek cesaret ister.

Tam da unutmuşken gittiğini artık acıtmıyorken yokluğun en içten kahkahalarımın arasında aklıma gelmek zorunda mısın?

Üzülmüyorum. Beni sevmeyeni ben de sevmem. O bensizliği göze aldıysa zaten ben onsuzluktan bir şey kaybetmem.

Üzülmüyorum! Çünkü hayat yeni bir şey öğretti bana Hiç gitmeyecekmiş gibi sevenler hiç sevmemiş gibi gidenlermiş aslında.

Hep denir ya ben arkandayım sırtın yere gelmez diye… Ben almayayım yüzüm yere geleceğine sırtım yere gelsin.

Bunca kalp kırıklarına rağmen küçüklüğümde yaptığım gibi rüzgârı arkama alıp bağırmak istiyorum hayata Acımadı ki!

90 -60 -90 ‘ı herkes bilir. Elbette ki vücut ölçüleri. Ama birde 200 -70 -60 var. Unutmayın bu da tabut ölçüleri.

Ortak yönümüz çoktu bizim. Birbirimiz için yaratılmıştık sanki. Aynıydı düşüncelerimiz Ben seni düşünürdüm sen kendini.

Üzülme gitti diye bu yılın modası böyle! 3 gün sever sonra bezer senin aradığın Aslı ile Kerem 21. Yüzyılda ne gezer.

Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil arkamdan dönüp duran dönme dolaplar.

Özlemin tarifi yok. Kim ne demişse sebebi çaresizlik. Yanımdayken bile sana doyamazken nasıl anlatılır ki sensizlik.

Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam yeri gelir susarım ama bir gün öyle bir giderim ki kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!

Sevgilim kızma sakın ve lütfen yanlış anlama kırmızı rujunu sürünce paramın yetmediği elma şekerleri geliyor aklıma.

İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine kendi başıma zor sığıyorum bugün. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

Aşk bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. Bir defa yanarsın izi kalır. Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın.

Dün bir şarkı çıktı radyoda yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim

Eğer aşk nasıl biteceği bilinmeyen yarım yamalak bir cümleyse hayatında Uzatmaya gerek yok noktayı koyup bitirmeli aslında.

Üzülmüyorum. Bir gün diner elbet gönlümdeki derin sızı. Hep hayırsız değil ya bu insanlar bir gün beni de bulur hayırlısı.

Söylediğin her yalandan sonra keşke hep çocuk kalsaydım deme. Çünkü söylediğin her yalanda yeterince küçüldün zaten gözümde.

Hani bir kelebek yakalarsın bakmak istersin… Ama elini açsan kaçacak sımsıkı tutsan ölecek. İşte böyle bir şey seni sevmek.

Son karesi gibi Red Kit’in batan güneşe doğru sürerken atımı gitme kal demeni bekliyordum ama yalnızca rüzgâr çekiştiriyor atkımı!

İnsan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar yapabilir diyorlar. Sanki inanmaktan daha muhteşem bir hata yapılabilirmiş gibi.

Büyüdüm artık. Anladım ki masallardaki kadar masum değilmiş hiç kimse.

Kalbini istemiştim bi tek. Tek hayalimdi iki kaşın ortasına öpücük kondurup helalimsin demek.

Sigaraya ilk başladığında saklarsın ya hani. Ta ki ailen görene kadar. Ben de aşka öyle sakladım kendimi ta ki seni görene kadar.

Giydikçe açılır diyen tezgâhtar uzadıkça şekil alır diyen kuaför ve zamanla unutursun diyen arkadaş bunların hepsi aynı örgüte üye.

Elden düşme sevdalar değil istediğim. Yüreğinin sahibi olmalıyım ya da hiçbir şeyin. Yüreğinin sahibi değilsem önemi yok bir şeyin.

Her gece yatmadan okuduğum bir kitap olmanı isterdim. Kırardım ışıkları söndürmeden yarım kalan sayfanın ucunu ki sen buna kırışıyor bense yaşlanıyorum derdin.

Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Yara bandı tutmayacak kadar derin

sen yollarına 29 harfle acı döşeyen birine yara değil de yar diyebilir misin?

Bazen susmak gerekiyormuş bazen bomboş bakmak hayatın yalanlarına.

Anlamaya çalışmak saçmalık! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş. Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına.

Zaman değilmiş gideni getiren aslında zamanmış var olanı götüren.

Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı.

karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna.


Sigmund Freud Sözleri

İnsanlar sizi eskisi gibi kullanamadıklarında değiştiğinizi söylerler.

Anatomi kaderdir.

Rüyalar bilinçaltına giden kral yoludur.

Aşık insan delidir.

Yaşamın amacı ölümdür.

Gençlerin aklı erse yaşlıların gücü yetse.

Zayıflıklarımız gücümüzdür.

Zihin bir buzdağı gibidir. Yalnızca yedide biri suyun üzerinde görülebilir
.
İnsan sevince acıya karşı savunmasız kalır.

Beklemesini bilen bir insanın hiç bir şeyden taviz vermesine gerek yoktur.

Evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar


Sevildiğinden emin olunca insan ne kadar da cüretkâr oluyor.

İnsan sanılandan çok daha ahlaklıdır ve hayal edilemeyecek derecede ahlaksızdır.

Bayağı ilerleme var. Ortaçağda olsak beni yakarlardı. Bugün sadece kitaplarımı yakıyorlar.

Uygarlık ilk defa bir insanın öfkelenince taş atmak yerine laf atmasıyla başlamıştır.

Garip değil mi? Hatıralar mutluluk vericidir ama bazen hatırlamak intihar sebebin bile olabilir.

Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirseniz ilk vazgeçeceği insan siz olursunuz.

Herkes doğru insanı bulmak ister yanılmamak için. Oysa kimse uğraşmaz doğru insan olmak için.

Yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzler.

Düşünebilen herkesin insan olması insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor. Ne yazık ki.

Bireyin özgürlüğü uygarlığın getirisi değildir. Uygarlık yokken özgürlük çok daha fazlaydı.


Özgürlük insana bir armağan değildir. Hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdür.

Amerika dünya tarihinin en büyük deneyidir. Ama korkarım başarılı bir deney olamayacak.

Birinin yalan söylemesine kızmam da yalan söylerken yakalanacak kadar salak olan birinin beni kandırmaya çalışmasına kızarım.

Hiç cevaplanmamış o büyük soru ki otuz yıldır insan ruhunu incelememe rağmen cevaplayamadım şudur Kadınlar ne ister?

Özür dilemek senin haksız olduğun karşı tarafın haklı olduğu manasına gelmez. Verdiğin değerin egondan yüksek olduğunu ifade eder.

Birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğiniz insana, herkesten çok sinirlenirsiniz.

Çocuklar tümüyle egoist varlıklardır. İhtiyaçlarını çok yoğun biçimde hisseder ve karşılamak için acımasızca mücadele ederler.

Aslında her normal insan ancak ortalama olarak normaldir. Egosunun bu ya da şu kısmı az ya da çok derecede deliye eşdeğer durumdadır

Şairler ve filozoflar bilinçdışını benden önce keşfettiler. Benim bulduğum bilinçaltını incelemeye yarayan bilimsel yöntemlerdir.

Mutluluk dediğimiz şey yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.

İnsanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu korkar.

Henüz yanıtlamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var kadın ne ister?

Bir insanı unutabilirsin bir insanın sana neler yaptığını da unutabilirsin ama o insanın sana ne hissettirdiğini asla unutamazsın.

Güçsüz olduğumuz noktayı kabullenerek kendimizi güçlü kılabiliriz.

umutlarımız hayatın bir gerçeğidir.

Bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey mutlaka vardır

Ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanı. Bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.

İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde ne yazık ki çok geçtir. İnsanların tecrübe dediği şey budur

Kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana tecrübeli denir.

Köpekler arkadaşlarını sever düşmanlarını ısırırlar. İnsanlar ise tamamen farklıdır saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.


Charlie Chaplin Sözleri

Kahkahasız geçen bir gün harcanmış bir gündür.

Aşağı bakıyorsanız asla gökkuşağı bulamazsınız.

Din dil ulus ayrımcılığı olmayan yeni bir dünya yaratalım

Benim hayatımdaki en büyük düşman zamandır.

Şu zalim dünyada hiçbir şey kalıcı değildir dertlerimiz bile.

Gülüşlerim acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir.

Gün sonunda yapmadıklarınla değil yaptıklarınla yargılanırsın.

Hayat uzak çekimde komedi yakın planda trajedidir.

Bir kişiyi öldürürsen katil milyonlarca kişiyi öldürürsen kahramansın.

Bir adamın gerçek karakteri sarhoşken ortaya çıkar.

İnsancıl değerlerimizi koruyamazsak hayat korkunç olur hep yitiririz.

Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar.

Karşındaki akıllıyı mı oynuyor? Sen aptalı oyna. Sonra hakiki aptalı keyifle seyret.

Ayna benim en iyi arkadaşımdır. Çünkü ben ağladığında o asla gülmez.

Hayatın bize çizdiği yol özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir ama biz bu yolu yitirdik.

Yağmurda yürümeyi sevmişimdir hep kimse ağladığımı göremiyor diye.

her şey için sadece sevgi yeterlidir.

Beni anladıkları için seni anlamadıkları için alkışlıyorlar. Albert Einstein’a söylediği söz.

Benim acım birinin gülüşüne sebep olabilir. Ama benim gülüşüm asla birinin acısına sebep olmamalı.

Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı. Ölmeden önce Tanrı ruhunu affetsin diyen papaza cevabı.

Dünya herkese yetecek büyüklükte. başkasının yerini kapmaktansa çalışarak gerçek yerinizi bulunuz.

Güldürmek mesele değil ki onu soytarılarda yapıyor. Gözlerinin içini güldürebiliyor mu? Ondan haber ver.

İnsanlar ölmeyi bildikleri sürece özgürlük yok olmayacaktır.

Hayatta beni mutsuz edebilecek en büyük şey lükse alışmaktır.

Çok düşünüyoruz ama az hissediyoruz. Makineleşmeden çok insanlığa zekâdan çok iyilik ve anlayışa gereksinmemiz var.

Hırs insanların ruhunu zehirledi dünyayı bir nefret çemberine aldı. Hepimizi kaz adımlarıyla sefaletin ve savaşların içine sürükledi.

Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika’dan ibaret değil.

Hızımızı artırdık ama bunun tutsağı olduk.*Bolluk getiren makineleşme bizi yoksul kıldı. Edindiğimiz bilgiler bizi çıkarcı yaptı zekâmızı da acımasız.

Siz insanlar güçlüsünüz. Makineleri yapacak güç sizdedir. Bu hayatı olağanüstü bir mutluluk serüvenine çevirecek olan yine sizlersiniz.

insanlar sizile alay etmek için her zaman bir eksiğinizi bulacak ve kimse sizi olduğunuz gibi kabul etmeye yanaşmayacaktır.

doğru bildiğiniz şekilde yaşayın ve kalbinizin sizi yönlendirdiği yere gidin.

Hayat provası yapılmamış bir tiyatro gösterisidir. Bu alkışı olmayan tiyatro perdesi kapanmadan gülün şarkı söyleyin dans edin aşık olun. Hayatınızın her anını değerlendirin.

Makineleşmeyle geliştirdiğimiz hızın içine sıkışıp kaldık. Bereket bizi terk etti. Bilgimiz bizi alaycı kıldı. Aklımız ise anlaşılmaz ve kaba.

Çok düşünüp az hissettik. Teknolojiden çok insanlığa zekâdan çok nezakete ihtiyacımız yok mu?



Aşık Veysel Şatıroğlu Sözleri

Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa.

Cahil insan gül ise de koklama.

Şu geniş Dünya’ya sığmayan gönül bir odaya kapandı kaldı.

Dünyaya gelmemde maksat ne idi Bir sadık dost.

Taş olsam yandım idi. Toprak oldum da dayandım.

Anlatamam derdimi dertsiz insana Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez.

Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı. Ben babamı sen ustanı unutma.

Sen bilmezssin. O bilmez. Hiç kimse bilmez bilemez. Hatta Ben bile. Bir tek paşa gönlüm bilir.

Seversin alırsın karın olur. Seversin alamazsın kara sevdalın olur.

Benim sana verebileceğim çok bir şey yok aslında.*Çay var içersen ben var seversen yol var gidersen.

Veysel gönülden ayrılmaz. Kahi bilir kahi bilmez. Yalan dünya yarsız olmaz. İster saçı sırma gönül.

Bu alemi gören sensin. Yok gözünde perde senin. Haksıza yol veren sensin. Yok mu suçun burada senin…

Sensin derdine düştüğüm. Hayal oldu konuştuğum. Her gün yediğim içtiğim. İçerimde ağu benim.

Ademi sürdün bakmadın. Cennette de bırakmadın. Şeytanı niçin yakmadın? Cehennemin var da senin.

Ne varise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben açmıyım.

Çalıştım kadehim dolduramadım. Kimseye halimi bildiremedim. Gönlümün arzusunu aldıramadım.
Dileğim hekime deyvermediler.

Bu dünyanın meyvesini. Yesem amma yesem amma. Arasam bulsam hasını. Yesem amma yesem amma.

Aldanma cahilin kuru lafına kültürsüz insanın kulu yalandır. Hükmetse dünyanın her tarafına arzusu hedefi yolu yalandır.

Gam leskesi saf saf oldu. Hep sözlerim boş laf oldu. Senin yolunda mahv oldu. Gençliğimin çağı benim.

Seyrettim âlemi dünya dar dedim. Ay dünya arası sanki bir adım. Denizi karayı ölçtüm aradım. Adalar içinde var belli değil

Avrupa Asya ayrı bir kıta. Bir yıllık yol idi deveye ata. Uçaklar sığdırdı beş on saata. Daha neler çıkar dur belli değil

Sevgisi içimde yaşayıp duran.*Nazlı güzellerin şirin İstanbul. Hayali kafamda hükümdar süren. Görmez gözlerime görün İstanbul.

Karadeniz gibi kükrer coşarsa. Dalgası gelince yaman aşıklar. Hırs gelip de ayranlığı şişerse. Kaybeder irade dümen aşıklar.

Ay geçer yıl geçer uzarsa ara giyin kara libas yaslan duvara yanından

göğsünden açılır yara yâr gelmezse yaraların elletme.

İtimat edersen benim sözüme gel birlik kavline girelim kardaş birlik çok tatlıdır benzer üzüme içip şerbetini duralım kardaş.

Bir güzelin mecnunuyum ezelden. Veremem telkini gelmiyor elden. Yandım ateşine can u gönülden. Görmesem günlerim uzar yıl gibi.

Dert ile mihnete dalmayan aşık. Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık. Kınama Veysel’i fikri dolaşık. Ayrılmış yârinden yar diyarından.

Çırpınıp içinde döndüğüm deniz. Dalgalanır coşar rüzgârından. Mevce gelir coşar inleyen aşkım. Ah çektikçe kaynar gelir derinden.

Ben giderim sazım sen kal dünyada. Gizli sırlarımı aşikâr etme. Lal olsun dillerin söyleme ya da. Garip bülbül gibi ah u zar etme.

Gönüle delidir demiştik baştan. Üşenmez borandan ıslanmaz yaştan. Boğulmaz denizden yenmez ateşten. Ateşi kor közü kendinden olur.

Dünya geniş idi şimdi daraldı. Çıkıp gideceğin yer belli değil. Yetmiş altı yıldır alır satarım. Bakmadım deftere kar belli değil.

Herkim olursa bu sırra mazhar. Dünyaya bırakır ölmez bir eser.

Gün gelir Veysel’i bağrına basar. Benim sadık yârim kara topraktır.

Mecnun gibi dolanıyorum çöllerde. Hayal beni yeldiriyor yel gibi. Ah çeker ağlarım gurbet ellerde. Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi.

Deli gönül değme çaydan bulanmaz. Coşarsa dalgası kendinden olur. Derdsiz aşık diyar diyar dolanmaz. Gezdirir kavgası kendinden olur.

İyi demez kötü demez metheder. Bakarsın ki bir tel kırılmış çat eder. Sorsan baksan aşka binmiş at eder. Yorulup yollarda kalan aşıklar.

Beni hor görme kardeşim. Sen altındın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz. Sen gümüşsün ben saç mıyım?

Ne varise sende bende. Aynı varlık her bedende. Yarın mezara girende sen toksun da ben aç mıyım?

Gönül sana nasihatim. Çağrılmazsan varma gönül. Seni sevmezse bir güzel. Bağlanıp da durma gönül.

Yorulursun gitme yaya. Hükmedersin güne aya Aşk denilen bir deryaya Çıkamazsın girme gönül.

Aşkın beni elden ele gezdirdi. Çok dolandım bulamadım eşini. Beni candan usandırdı bezdirdi. Tuzlu imiş yiyemedim aşını.

Benim ile gezdin beni arattın. Beraber oturup beraber yattın. Türlü türlü güllerinden koklattın. Aşık

Ala gözlü benli dilber. Bir gün gel sen bize doğru. Seni sevdim can u dilden. Çekme kendini naza doğru.

Söyler seni teller her dem. Kulak ver sen saza doğru.

Bir yar için diyar diyar dolandım. Yoruldum da Çamlıbel’e yaslandım. lrmak oldum çalkalandım bulandım. Duruldum da Çamlıbel’e yaslandım.

Gahi gönül oldum yüksekten uçtum. Ferhat oldum aşk uğrunda çalıştım. İrenk irenk çiçeklere karıştım. Dirildim de Çamlıbel’e yaslandım.

Dünya debdil oldu durum değişti. Kimi aya gider kimi cennete. Dünya güzellendi itibar düştü Anne baba yoksun kaldı hürmete.

Bakmaz mısın insanların işine. Kötülükler doğar peşi peşine.
Mezhep kavgasından din döğüşüne. Sanki varıp sığmamışlar cennete.


Yılmaz Güney Sözleri

Bir köpeğin dostluğu bir dostun köpekliğinden iyidir.

Kızdığım zaman değil sustuğum zaman bitmiştir.

Kimin gerçeği olursan ol artık benim hayalim bile değilsin.

Bazıları çok fakir… Düşünsenize sadece paraları var.

Babam dünyanın en güçlü adamıydı. Bir ekmeği hepimize bölebiliyordu

Teller büyük evleri korurmuş köpeklerde büyük adamları.

Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını lâkin aç idik yedik karanfil parasını.

İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili.

İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir.*O ölürse hayatımızın da tadı biter

Bir çayın şekersizine bir de insanın ********ine alışamadım gitti.

Ben kimsenin canını yakmadım onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler

Benim acıya verecek bir şeyim kalmadı. Mutluluktan alacaklıyım.

Paranla şeref kazanma şerefinle para kazan ki paran bittiğinde şerefin de bitmesin

Adam olmak bir grubu dahil olmak değil bir duruşa sahip olmaktır.

Daha önce acı çekmiş biriyle birlikte olun! Çünkü onlar mutluluğun değerini iyi bilirler.

Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş.

Zulme dayalı tüm saltanatlar yıkılacaktır! Sen babanın oğluysan bende Allah’ın kuluyum.

Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin. Bu parmaklıklar bu demir kapılar bu hava inan.

En zor en imkânsız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır

İdam sehpasında bir mahkûm yaşamayı ne kadar çok istiyorsa ben de seni o kadar çok seviyorum.

Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardır.

Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerle dans ederken ben her gün Azrail’le dans ediyordum!

Unutmak zaman ister demiştim yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı.

Geride kalan tek şey yüreğim. Sahip bile çıkamıyorum artık ona! Baksana almış başını gitmiş sana.

Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır.

Pardösüsü olanlar kışı özlerdi. Ekmeği olanlar akşamı uykusu olanlar geceyi beklerdi. Ölüm beni çağırıyor

Güzellik bir bütünün sonucudur. Bunun için kolay görülmez kolay varılmaz kolay anlaşılmaz.

Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık.*Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular toparlanamadık

Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte kim vurdu ya gideceksin.

Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm hep yandım.

Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlüğü yaşadın mı? Bir garibanın elinden tutup da hiç kadere rest çektin mi?

Hayat mutlu olma şansı vermedi sevgili herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık.

Faşizm hangi ülkede olursa olsun sadece o ülkenin işçisine ve halkına değil tüm dünya işçilerine ve halkına karşıdır.

Gülümsüyorum! Çünkü biliyorum ki gülümsemek dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram düşmanlarıma karşı en asil darbedir.

Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili.

Dostluğu ve sevgiyi yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.

Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık kuşların yasını tuttuk.

İnsanları taş duvarlar demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır.

Sevgili yetmiyor sevgili sözü tek başına. Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben sevgili derken neler düşünüyorum bilsen

Hayatı kendim için yaşamıyorum! Ve korkmuyorum hiçbir şeyden. Başıma gelecekleri de biliyorum.

Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü.

Arkadaşlar! Dışarı da bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın uyandırın. Herkese söyleyin yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?

Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.

Damla damla sevgili. Bir gün akıp gideceğiz hayata. Duvarlar yıkılacak açılacak bütün kapılar bilesin.

Benim yüreğim sensin şimdi seni vurur durur. Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde

Eğer bir toplumda devrim ve değişim için koşullar olgunlaşmışsa ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa o toplum için için çürümeye başlar.

Sorunun esası şudur ya devrim yolunu seçeceğiz ya düzenin baskılarına haksızlıklarına boğun eğerek teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş yok olmanın bir biçimidir

Hayatın iyi uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir.

İyi bir boks seyircisi olmaktansa kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir.

Baylar korkunuzu telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız.

bilmelisiniz ki korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır

Biz hep gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Dağlarımız ovalarımız ırmaklarımız bizi bekliyor.

Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim.

Sizi kendi yarattığınız sosyal-siyasal çelişmeler içinde döktüğünüz ve dökeceğiniz kanlar içinde boğacağız.

Bizim ülkemize dönme hem de zaferle dönme umudumuz ve güvenimiz vardır. Ama sizler bir gün kaçacak ve bir daha dönemeyeceksiniz.

On binlerce milyonlarca insan beni izler hedefim onların sevgisine layık olmak farkında olmadıkları şeyleri göstermek

onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye katmak için çalışırım.

Dağlarımız ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor. Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip gurbet türküleri söylemek istemiyoruz.

Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek. koşullara sahibiz.

Dost ve düşman herkes bilsin ki kazanacağız mutlaka kazanacağız.
Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü.

Biz öleceğiz ama çocuklarımız bırakacağımız mirası taşıyacaklar yüreklerinde onların yürekleri
korku taşımayacak.

Tolstoy Sözleri

Acı duyabiliyorsan canlısın, başkalarının acısını duyuyorsan insansın.

Mutlu olmak mı istiyorsun. Ol

Kadın erkeği kılıçsız zapt eder ve ipsiz bağlar.

Evliliğe kutsallık veren aşktır.

Güzel olan sevgili değildir sevgili olan güzeldir

Kıskançlık insanı alçaltan ve küçülten bir duygudur.

En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.

Sadelik iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur

Her şey beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir.

İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil sarsılmaz duruşundadır.

İnsana aklı dertlerinden kurtulması için verilmiştir.

Öyle horozlar vardır ki öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.

Şikâyet ettiğiniz yaşam belki de başkasının hayalidir.

Mutlu aileler birbirine benzer mutsuz ailelerin ise her biri farklıdır

Kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.

Biz hem kurtların doymasını hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.

Sakın ahlak kurallarını çiğnemeyin çünkü öcünü çabuk alır.

Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.

Güzel bir gülüş karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer.

Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır.

İktidar ancak onu eğilip alabilme cesaretini gösterenlere verilir.

Kadın öyle bir konudur ki onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.

Varlığı bir şey kazandırmayan insanların yokluğu bir şey kaybettirmez.

Sevdiğin insanları kaybetmeye başladığın zaman hayatı önemsememeye başlıyorsun.

Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir.

Menfaat karşılığı yapılan iyilik iyilik değildir. İyilik sebep ve netice zincirinin dışındadır.

İnsanlar daima yanıldılar ve yanılacaklar hem de her şeyden çok doğru olduğunu sandıkları şeyde.

Bir kadının kaderi sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir.

Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.

İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.

Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir.

Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık pişman olurum diye yapmadıklarımızdır.

Öyle zamanlar olur ki nereye gittiğin önemini yitirir çünkü asıl önemli olan yanında kiminle gittiğindir.

Bozuk para insanın cebini deler bozuk insanda kalbini. Bu yüzden ikisini de harcayın gitsin.

Sen yalan içinde yaşıyorsun ben hakikatte iddiası bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız sözdür.

Bil ki yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.

Sıkıntı sürecinde olgunlaşan düşünceyle yoğunlaşan emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyete sanat denir.

Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez.

Kimseyi küçümseyecek kadar büyük değilimdir bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir önemsediğin bir bedel ödersin.

İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar ama en büyük ilim nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.

Hayat bizi resmen dört işlemle sınar Gerçeklerle çarpar ayrılıklarla böler insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.

Herkes hep mutlu olmak ister mutsuzluğu yaşamadan. Oysa düşünsene hiç gece olmasaydı güneşin tadını çıkarır mıydı insan?

Hayat ne gideni getirir ne de kaybettiğin zamanı çevirir. Ya yaşaman gerekeni zamanında yaşayacak ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın

İnsanlar çok değişti dikkat etmek lazım. Biriyle el sıkıştıktan sonra beşi de yerinde mi diye parmaklarını saymak zorundasın

Bir insanın değeri bayağı kesire benzer pay gerçek değerini gösterir payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.

Bizim mantık evliliği dediğimiz şey her iki tarafın da gençlik çılgınlıklarında bulunup iyice kurtlarını döktükten sonra yapılan evliliktir.

İnsanlar ırmaklara benzer. Su her tarafta sudur. Özellikleri aktığı yer ve zamana göre değişir. Bazen genişler Bazen parlak bazen bulanık olur. Bazen ılık bazen soğuktur.

Her insan üzerinde insanlara özgü bütün niteliklerin tohumlarını taşır.
İnsanlar aşk üzerindeki görüşlerini değiştirmelidir.

Alparslan Türkeş sözleri

Tanrı dağı kadar Türk Hira dağı kadar Müslümanız.

Türk töresi Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.


Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

Türkün en önemli vasfı teşkilatçılığıdır.
Mücadeleniz zaferle sonuçlandı gazanız mübarek olsun.

Fikir iman ülkü aşkı. İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Zafer asla mahvolduklarını zannedenler tarafından kazanılamaz.

Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgâr tayin eder.

Ahlakçılık anlayışımız Türk ahlaki ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

Cesaret yüreklilik atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

Hepiniz birer Türk Bayrağı’sınız. Bayrağı lekelemeyin kirletmeyin yere düşürmeyin.

Türklük bedenimiz İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset gibidir.

İdealler yıldızlar gibidir. Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz.

Bölünme kabul etmez kutsal bir bütün halinde büyük Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

Başarı için muntazam planlı çalışma yapmak lazımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır.

savunduğumuz Dokuz lşık’çı sistemin hedefi Türk milletinin her ferdini mülk sahibi yapmaktır.

Türk devletinin yenilmez zinde hayat gücü ve Türk milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.

İslamiyet’i ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

İnsanlık âleminin en şerefli ailesi Türk milletidir. Dokuz ışık demek Türk ülküsü demektir.

Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa tembelliğe ahlaksızlığa cehalete yalancılığa karşı büyük bir savaş

Bir fikre bir ideolojiye kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez.

Davalarımızın çözümü kendimize dönmek sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

Emirlere mutlak itaat lazımdır. Laubali gevşek disiplinsiz metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lazımdır.

İnsanlar yoksulluğa açlığa susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe hor görülmeye aşağılanmaya asla müsaade müsamaha etmezler

Türk aydınları için Batı’nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez.

Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir.

Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik beraberlik içinde olmaktır.

Ülkücüler insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk milletini yeniden kurmak zorundayız.

Vatandaşlarımız arasında parti mezhep ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

Milletler yabancı kuvvetler ve güçlerce yok edilmeden önce manevi ve fikir güçlerince esaret altına alınırlar. Bu toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir

Türk töresinin şartı haddini bilmektir. Haddi bilmek. Ne kendinizi dev aynasında görecek nede. Herkese yukarıdan bakacaksınız


Maksim Gorki sözleri

Şımaracak kimsen olmadığında hayat seni kocaman bir adama çevirir.

Susuz çiçek açmaz sevgisiz mutluluk olmaz.

Her şey çok basit olunca hemen aptal oluverirsiniz.


Bir kadının terbiyesi birisiyle tartıştığı zaman belli olur.

Geçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.

Yaşlanmak iş yerinizde sizi sevmeyen bir arkadaşınızın olması gibidir.

Büyük kalplere göre uzaktakiler daima yakındır.

Hayatta hiç kimseye tam anlamıyla güvenme! Unutma ki beyaz gülün bile gölgesi siyahtır.

İnsan ne denli az isterse o denli mutlu olur istekleri arttıkça özgürlüğünü yitirir.

Hep ileriye giden insan ölüme giden insandır.*Zaman zaman arkana dönüp bakmazsan yaşayamazsın.

İnsanlar birbirlerine egemen olmak isterler ama kendi kendilerinin bile efendisi değillerdir.

Bir sürü dostunun içinde elbet düşmanların olacak ama unutma ki onca düşmanın içinde belki seni dostun vuracak.

İnsanların nasıl yaşadığını bilmenin ne gereği var? Ben nasıl yaşamak gerektiğini öğrenmek isterim.

Ateş karşısında bozulmayan altın altın karşısında bozulmayan kadın kadın karşısında bozulmayan erkek kalitelidir.

Yaşam insanların bastıramadıkları daha iyiye ulaşma istekleri yüzünden hep yeterince kötü olacaktır.

Aldanma diye bir şey yoktur! Sadece biraz fazla güvenmek vardır. Ve İnsanı aldandığı değil en çok güvendiği aldatır.

Aşkı tanıyan bir kadın asla aşktan azına razı olmaz! Sahibi olamayacağı boş sevdalarda kiracı kalmaz.

Aslında bir insanın gözyaşı gülüşünden daha samimi ve tatlıdır. Çünkü unutma her gülüşün altında bir ihanet saklıdır.

Huzur denilen o şeyin her santimine ihtiyacım var bu aralar. Bana biraz bahar gerekiyor. Çok üşüdüm.

Mutluluk elinizdeyken hep ufak görünür ama bir kere bırakın ve birdenbire ne kadar büyük ve değerli olduğunu öğrenirsiniz.

İnsanı en çok acıtan şey Birine hayatını hediye etmişken O kişinin kendini başkasına hediye etmesidir.

Yalan olduğunu bilsen dahi inanacaksın insanoğluna yani dinleyeceksin onu niçin yalan söylediğini anlamaya çalışacaksın.

Bazen yalan insanın özünü gerçeklerden daha çok açığa vurur.

Yoruldum ayağımın değil yüreğimin götürdüğü yerlere gitmekten. Sustum dilimdekileri değil yüreğimdekileri söyleyememekten.

Ölüm zor bir şey değil pek kolay. Yeter ki ötekiler can bulsun bellerini doğrultsun.

Azıcık mutluluk herkes için iyi olur. Ama hiç kimse azıcık mutluluk istemez. Ve mutluluk ne kadar fazla büyük oldu mu değeri o kadar azalır.

Söylenmesi gereken bir şey her zaman çekinmeden söylenmelidir.

Bir bebeğin mamasına azar azar bakır katarsanız kemik gelişimi durur çocuk cüce kalır bir insanı altınla zehirlerseniz o adamın ruhu küçülür solar renksizleşir on paralık lastik top gibi

Toplum! İşte en çok nefret ettiğim şey! O durmadan benliğimizin verebileceğinden fazlasını istiyor bizden.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-03-19, 20:38 #96
Murataltug1985 Murataltug1985 çevrimdışı
Varsayılan C: Sözler

“... Ey İsrailoğulları yalnızca benden korkun(bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın).” (2 Bakara 40)
.
“Şüphesiz Rabbinin yakalaması son derece çetindir.” (85 Büruc 12)

Hacc suresi “Ey İnsanlar Rabbinize karşı sorumluluk bilinci taşıyıp ondan korkun.

Hacc suresi kıyamet vaktinin depremi sarsıntısı gerçekten korkunç olacak.

Hacc suresi Kıyamet günü emziren analar çocuklarını unutacaklar ve her gebe kadın da çocuğunu düşürür.

Hacc suresi Kıyamet günü İnsanları sarhoş olmadıkları halde sarhoş gibi alıklaşmış göreceksin. Çünkü Allah’ın azabı şiddetlidir

“Hesap vermek için Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kula iki cennet vardır.” (55 Rahman 46)

Tur suresi Cennetlikler derler ki dünyada Allah’ın razı olmayacağını düşünerek sonumuzdan korku içindeydik. Allah bol lütufta bulundu cehennem azabından korudu.

Biz O’na yalvarıp ibadet ederdik onun iyiliği bol ve rahmeti geniştir.Tur suresi



HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR


Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem sözünde, işinde doğru ve vahiyle doğruluğu tasdik olandır. Salat u selam


-Sizden birinizin yaradılışının başlangıcı olan temel maddeler anasının karnında kırk günde derlenip toplanır.

Siz ikinci kırk günlük zaman içinde kan pıhtısı haline döner. o kadar müddet zarfında da bir et parçası haline gelirsiniz

Allah bir melek gönderir ona ruh üfürür ve dört şeyi yazması emrolunur
rızkı eceli ameli ve o kimsenin iyi mi yoksa kötü bir kimse mi olacağı.

Kendisinden başka gerçek ilah olmayan Allah’a yemin ederim biri cennetlik iş yapar ise kendisiyle cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır.

cehennemliklerin yaptıkları amelleri yapanlar cehenneme girer.

biri cehennemlik iş yapar kendisi ile cehennem arası bir arşın kalır fakat o kişi cennetlik iş yapar ise cennete girer.


“Hesap günü cehennem getirilir. yetmiş bin yuları vardır her yuları çeken yetmiş bin melek vardır.”

“Kıyamette cehennem azabı en hafif olanının ayak altına iki kor ateş konur beyni kaynar, hiç kimsenin kendisi kadar azabta olduğunu hatırına getirmez o azap edilenlerin en hafifidir


“Cehennem ateşi topuklara bazılarının diz ve bellerine bazılarının da köprücük kemiklerine kadar çıkar.”

“İnsanlar kıyamette Rablerine hesap vermek üzere kabirlerinden kalkar ve öyle çok bekleyecekler ki bir kısmı kulaklarının yarısına kadar ter içinde kalıp kaybolacaklar.”

sizler benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.”

Cennet ve cehennem gözlerim önüne serilip bana gösterildi. Hayır ve şer hakkında bugün gördüğümü hiç görmedim.

ahiret ve azap hakkında benim bildiğimi bilseydiniz elbette az gülüp çok ağlardınız”,

“Kıyamet günü güneş insanlara bir mil mesafe kalıncaya kadar yaklaştırılır.”

Kıyamet günü İnsanlar işledikleri kötü amelleri kadar tere batarlar.

Kıyamette insanlardan bir kısmı topuklarına, bir kısmı dizlerine, bir kısmı bellerinin hizasına kadar bir kısmı da ağızları hizasına kadar ter içinde kalırlar.”


Kıyametin dehşetinden insanlar öyle bir terlerler ki terleri yerin yetmiş arşın derinliğine ulaşır.

Kıyametin dehşetinden insan teri ağız ve kulaklara kadar ulaşır.”


Ebu Hüreyre ra Rasulullah ile beraberdik bir gümbürtü duyuldu HZ Rasulullah Bu yetmiş yıl önce cehenneme atılmış bir taş olup şimdiye kadar durmadan yuvarlanıyordu nihayet cehennemin dibine düştü. gürültüsünü işitmiş bulunuyorsunuz” buyurdu.

Rasulullah buyurdu: “Rabbiniz tercüman olmaksızın mutlaka hepinizle konuşacaktır. O gün kişi sağa bakar hayır ve sevabını görür, sola bakar kötülük ve günahlarını görür. Ö

Rabbiniz tercüman olmaksızın mutlaka hepinizle konuşacaktır o gün kişi
önünde de sadece cehennemi görür. Öyleyse yarım hurmayla da olsa cehennemden korunmaya çalışınız, hayırlı amellerinizi artırınız.”

Şüphesiz ben sizin görmediklerinizi görüyor ve bilmediklerinizi biliyorum.

Gökyüzü meleklerin çokluğundan dolayı çatırdayıp gıcırdadı bu gıcırdamasında da haklı idi. Çünkü orada meleklerin secde etmediği dört parmaklık bir yer bile yoktu.

Vallahi bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız. Döşekler üzerinde kadınlarınızdan zevk alamazdınız. Yüksek sesle Allah’a yalvararak yollara ve kırlara çıkardınız.”

Hiçbir kul kıyametde beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılmaz. Ömrünü nerede nasıl harcadığı İlmi ve bilgisiyle ne yaptığı
Malını nerede kazanıp nereye harcadığı
Vücudunu nerede yıprattığı

yeryüzünün haberleri her erkek ve dişinin yeryüzünde ne yaptığına şahitlik edecek. Sen filan gün şöyle şöyle yapmıştın diyecekdir.


“Nasıl rahat ve konfor içinde yaşayabilirim. Sur sahibi sura ağzını dayamış üflemek için izin bekliyor.”

Hasbünallahu veni’mel vekil = Allah bize yeter o ne güzel vekildir. Deyiniz”



“Kıyamet ve dehşetinden korkan kimse geceden yol alır geceleri nafile ibadetlere ağırlık verir. Bu şekilde hareket eden de amacına ulaşır.

Allah’ın vereceği şey pahalı ve yüksektir. İyi biliniz ki Allah’ın vereceği şey cennettir.”
.
HZ Rasulullah “İnsanlar kıyamet günü yalınayak çıplak ve sünnetsiz olarak Allah’ın huzurunda toplanır Diyince Hz Aişe Ey Allah’ın Rasulü, kadın ve erkekler birlikte olunca birbirlerine bakmaz mı deyince HZ Rasulullah
Ya Aişe, Durum birbirine bakamayacak kadar şiddetlidir”, buyurdu.


Zümer suresi De ki, Allah buyuruyor: “Ey nefislerine uyup ta sınırlarımı aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin.


Allah bütün günahlarınızı bağışlar, şüphesiz ki o çok bağışlayan ve çok acıyandır.” Zümer suresi


Allah’tan gelen gerçekleri örtbas etmelerinden dolayı o kafirleri ve nankörleri cezalandırdık. Biz gerçekleri örtbas eden nankörden başkasını hiç cezalandırır mıyız?” (34 Sebe 17)


“Bize vahyedilerek bildirildi ki: Allah’ın azabı peygamberleri yalan sayıp onlara sırt çevirenlere erişir.” (20 taha 48)

“Allah: “Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır” buyurur.” (7 Araf 156)

HZ MUHAMMED SAV BUYURUYOR

“Kim Allah’tan başka ilah yoktur, yalnızca Allah vardır, ortağı yoktur, Muhammed Allah’ın kulu ve Rasulüdür.
hangi amel üzerinde olursa olsun Allah mutlaka onu cennete koyar.”

İsa da Allah’ın kulu ve elçisi, Meryem’e bıraktığı kelimesi ve Allah tarafından verilen bir ruhtur derse hangi amel üzerinde olursa olsun Allah mutlaka onu cennete koyar.”


Kim cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse hangi amel üzerinde olursa olsun Allah mutlaka onu cennete koyar.”

Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed Allah’ın Rasulüdür diye şehadet eden kimseye Allah cehennemi haram kılar.”

“Kim bir hayır ve iyilik işlerse ona on kat sevap vardır veya daha da artırılır

Kim bir kötülük ve günah işlerse onun da karşılığı kendisi kadardır artmaz ya da tamamen bağışlanır

Kim Allaha bir karış yaklaşırsa Allah teala bir arşın yaklaşır


Allah teala buyurur bana Bir arşın yaklaşana ben bir kulaç yaklaşırım.

Allah teala buyurur Bana yürüyerek gelene ben koşarak gelirim.

Allah teala buyurur Kim bana ortak koşmamak şartıyla yeryüzünü dolduracak kadar günahla huzuruma gelse, ben onun günahları kadar bağışlama ile karşılarım.”


“Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer, Allah’a ortak koşarak ölen de cehennemi boylar”

Kim Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed sallallahu aleyhi vesellem in Allah’ın kulu ve peygamberi olduğuna şehadet ederse Allah cehennemi haram eder”,

Allah rızasını gözeterek Lâ ilâhe illallah diyen kimseye cehennemi haram kılmıştır.”

Hz Rasulullah çocuğundan ayrılan esir bir kadın gördü bu Kadın yavrusunun hasretiyle her çocuğu kucağına alıp emziriyordu. Rasulullah Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? diye sordu

Esir bir kadın yavrusundan ayrılmıştı evlat hasretiyle tüm bebekleri emziriyordu Hz Rasulullah buyurduki
Allah’ın kullarına merhamet ve acıması bu kadının çocuğuna merhametinden çok daha fazladır

Allah tüm varlıkları yarattığı zaman arşın üstündeki ve kendi katındaki bir kitaba RAHMETİM GAZABIMA GALİP GELİR diye yazmıştır.”

Allahu Tealanın Rahmeti gazabına galip oldu rahmeti üstün geldi” ve Allahın Rahmeti gazabını geçmiştir”

Allah rahmetini yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında alıkoymuş birini yeryüzüne indirmiştir.

yeryüzünde ki varlıklar bir parça rahmet sebebiyle birbirlerine acır ve şefkatli davranırlar.

hayvanlar merhamet yüzünden yavrusunu ezmemek için ayağını kaldırır.”

Allah’ın yüz rahmeti vardır. Birini cin insan ve hayvanların arasına indirmiştir. Onlar bir dilim rahmet sebebiyle birbirlerini sever ve birbirlerine acırlar.

Vahşi hayvanlar rahmet sebebiyle yavrusuna şefkat gösterir. Rahmetin doksan dokuz parçası ahirette kullara rahmet etmek için kıyamete bırakılmıştır.”

Allah’ın yüz rahmeti vardır. Bu rahmetin bir tanesi sebebiyle varlıklar şefkat ve merhamet gösterir doksan dokuzu ise kıyamet günü için bekletilmektedir.”

“Allah yerleri ve gökleri yarattığı gün yüz rahmet de yaratmıştır.

Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak büyüklüktedir.

Yüz Rahmetin sadece biri yeryüzüne indirmiştir. İşte anne yavrusuna bu yüzden şefkat gösterir.

Vahşi hayvanlar kuşlar tek bir rahmetten dolayı birbirlerine merhamet ederler.

Kıyamet günü olunca Allah doksan dokuzu bir rahmetle yüze tamamlar ve kulları için kullanır.”

Kul bir günah işler de Allah’ım günahımı bağışla dedi mi Allah “kulum günah işledi ve günahını bağışlayacak ve sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi”, der.

kul sürekli günah işlerde Rabbim bağışla dedi mi Allah: “Kulum günah işledi ve günahı bağışlayacak kendisini sorgulayıp azap edecek bir Rabbi olduğunu bildi”, der.

kul günah işler de bağış dilerse Allah: kulum günah işledi, affedip sorguya çeken Rabbini bildi. Muhakkak kulumu bağışladım dilediği kadar yapsın buyurur


Canım elinde olan Allah’a yemin olsun hiç günah işlememiş olsaydınız Allah sizi yok eder yerinize günah işleyip bağışlanma dileyecek bir toplum getirir de onları bağışlardı.”

siz günah işlemeseydiniz, Allah günah işleyen bir toplum yaratır, onlar günaha bağış dilerler de Allah onları bağışlardı

gerçek kalbiyle samimi bir biçimde şehadet getiren kime rastlarsan onu cennetle müjdele.”

İbrahim (a.s.) “Ey Rabbim tapınılan nesneler insanları yoldan çıkardı kim bana uyar ve katılırsa bendendir. Bana baş kaldırana sen çok acıyan ve bağışlayansın.” (14 İbrahim 36)

onları azaba çarptırırsan onlar kullarındır ve onları bağışlarsan doğrusu sen çok güçlü ve üstün olansın yaptığını yerince yapansın.” (5 Maide 118)

HZ MUHAMMED Allah’ım ümmetim! ümmetim! diye dua etti ve ağladı Allah: Ey Cebrail –Rabbin herşeyi bilir git Muhammed’e niçin ağladığını sor, buyurdu.

Cebrail as sordu Hz Rasulullah ümmeti için ağladığını söyledi cebrail Allah herşeyi en iyi bilendir dedi ve Allah emretti Ey Muhammed Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz ve üzmeyeceğiz.

Ya Muaz Allah’ın kullar üzerindeki hakkı, onların sadece Allaha kulluk etmeleri ve hiçbir şeyi ona ortak koşmamalarıdır.

Kulların Allah üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi ortak tutmayanlara azap etmemesidir


Allah’tan başka ilah olmadığına Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet ederim

İbrahim suresi Allah; sağlam sözle iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sapasağlam ve dosdoğru kelime-i tevhid sözüyle sağlamlaştırır.

Zalimleri isapıklık içinde bırakır. Ve Allah dilediğini yapar.” İbrahim suresi


Kafir dünyada iyilik yaptığı zaman dünya nimetlerinden yedirilir. Mü’mine gelince Allah iyilik sevabını ahiret için biriktirir, yaptığı kulluğa göre de dünyada rızık verir.


Allah hiçbir mü’minin işlediği iyiliği karşılıksız bırakmaz.

Mü’min yaptığı iyilik sebebiyle hem bu dünyada hem de ahirette mükafatlandırılır.

Kafire yaptığı iyilikbkarşılığında rızık verilir. Ahirete vardığında verilecek bir mükafat olmaz.

Beş vakit namazın birinizin kapısında akmakta olan ve her gün beş kere içine girip yıkandığı suyu bol ırmak gibidir.”

Hangi müslümanın cenazesinde Allah’a şirk koşmamış kırk kişi cenaze namazı kılarsa Allah onların ölü hakkındaki şefaatlerini mutlaka kabul eder.”


cennete müslüman olmayan kimse giremez.

Kıyamette Allah her müslümana bir yahudi veya hıristiyan verir ve bu senin yerine cehenneme atılacak senin ateşten kurtuluş fidyen olacak Buyurur

“Kıyamet günü bazı müslümanlar dağlar kadar günahlarla gelir, Allah’ta onları affeder”

Kıyamet günü mü’min Allah’a yaklaşır Allah onu rahmetiyle gizler günahını hatırlıyor musun, deyince Kul Biliyorum ya Rabbi, der. Allah “Ben günahlarını dünyada örtüp gizlemiştim bu gün hepsini bağışlıyorum” buyurur ve ona iyiliklerinin kaydedildiği defter verilir.”


Allah: “Gündüzün başı ve sonunda bir gecenin erken saatlerinde namaz kıl

Namazda devamlı ve duyarlı ol. Çünkü iyilikler kötülüklerini giderir. Allahı hatırında tutanlar için bir hatırlatmadır bu...” (11 Hud 114)



Bir adam Peygamber sav e geldi Ey Allah’ın Rasulü cezayı gerektiren bir iş işledim, beni cezalandır, dedi Peygamber Sen bizimle namaz kılmadın mı Öyleyse affedildin buyurdu


Allah kulunun bir şey yedikten sonra hamdetmesinden yine bir şey içtikten sonra hamdetmesinden razı olur.”

Allah gündüz günah işleyenin tevbesi için gece ellerini açık tutar. Gecenin tevbesi için gündüz ellerini açık tutar. Bu güneş batıdan doğuncaya ve kıyamete kadar böyle devam eder.

İbni Abese ra şöyle demiştir: Ben cahiliyede iken insanların sapıklıkta olduklarını ve Allah katında faydalı amel de olmadıklarını zannediyordum. Onlar putlara tapıyorlardı.

İbni Abese ra şöyle demiştir cahiliyede iken Mekkeli bir şahıs önemli haberler veriyor gizli faaliyet yürütüyordu kimsin? dedim peygamberim Beni Allah akrabayı kollamak, putları kırmak, Allah’ın tek olduğunu kabul edip ona ortak koşmamak vazifesiyle gönderdi, buyurdu.


EDİP CANSEVER SÖZLERİ

Kimsenin öldüğü yok yaşadığı da herkes biraz var o kadar.

Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır beş mevsim yaşarım yılda.

Bir bakın uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim.

Nedensiz bir çocuk ağlaması bile çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.

Ben sanki bir gazetenin hiç okunmayan yerlerindeyim.

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.

Çıkmazlarda üst üste birikmiş ufuklar kadar derindim.

Bir canavar gibi düşünün isterseniz herkes kendi düşündüğüyle kalacak.

Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiçbir yere gitmiyor.

Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana.

Hava soğudu Kasım’ın son günleri. Kar yağacak bembeyaz olacak unutulmuşluğum.

Ben yorgunum anlamaktan bir duvar bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan.

Bugün başlamayı unutuyoruz. Herkes birbirine bakıyor. Bulan bulana kendini.

Susmanın su kenarındayız bugün. Ne kadar sevgiyle konuşsak… Korkuyoruz göz göze gelince.

Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.

Uzanır kırlara doğru Yalnızlığı olan. Bu saatte sessizlik acıdır gelecektir parka yalnızlığı duyan.


Güç ibir tarihi insan gibi yaşamak. Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.

Sınırsız bir uykusuzluktur böyle. Her yolculuğum benim. Koşuşan geyiklerle dopdolu ve uçan balıklarla…

Ve zaman dediğimiz nedir ki Biz eskiden seninle İstasyonları dolaşırdık bir bir. İçime siner mahallenin kokusu

Gökyüzü karışıksa kuşların işi… Ya içim içime sığmıyorsa.*Ne denir kötüdür insanların gidişi.

Güneş mi batarmış yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan.
Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki.

Uçup uçup konuyoruz konfeti demetinden kopmuş gibi. Düşlerimizden saçılmış gibi

Ah şu yağmurlar durmasa ne güzel ıslanıyor ilkyaz ne güzel ne güzel ne güzel denize zorla sokulmuş ağlamaklı bir çocuk gibi.

Sanırım hiçbir şeyin öyle pek tamamlanmadığı. Bir çağda yaşıyordum.

Ve bütün eksik kalmaların… Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben.

biz dağınık kaldık. Sevgimizle sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle yitikliğimizle. Her neyse her neyse…

Bırakmak bırakılmak demeyelim. Durmadan yer değiştiriyor anlamlar da. Ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden. Sanki kış aylarında uçurumda

Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan. İnce bir org sesini sürükleyerek… Benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya. Hepimiz kayboluyoruz.

Oysa hep yanımdasın seninle her şey yanımda. Kırıp dökük de olsa yanımda.

çok sevdiğin bir deniz bile yanımda. O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan. Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun…

Sevmelerin ustasıyız güzel şaşkınlıkların Önce yüreklerimizi alıştırmışız buna sonra kafalarımızı bu yüzden içimiz hiçbir zaman yoksul değil Yoksul olmadı

Gitsem de her yerde biraz vardır. Hatırda bir plak… Bir otel kapısı biraz istasyon… Vardır seninle birlikte olmak. Buluşur çok uzaktan ellerimiz.

Ve göz gözeyiz ansızın Sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek var. Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor


BALZAC SÖZLERİ

Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır biz onu öldürmedikçe.

Bencillik dostluğun zehiridir

Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.

Umutsuz sevmek de bir mutluluktur.

Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.

Yeni bir aşk yeni bir dert demektir.

Dünya zevkleri acıdan başka bir şey doğurmaz.

Uykunun yenemediği hiçbir acı yoktur.

Her büyük servetin ardında büyük bir suç vardır.

İyi dostluklar temiz hesaplarla kurulur.
İnsan ne kadar çok hüküm verirse o kadar az sever.

Altından zincirler en ağır olan zincirlerdir.

Mutsuzluk aniden gelmez onu hazırlayan nedenler vardır.

Sevilen kadın bütün kadınların en güzeli değil midir?

Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.

Istırapların en gizlileri dayanılması en güç olanlardır.

Şöhret ancak küçücük dozlarda alındığında faydalı bir zehirdir.

Felaketin iyiliği varsa hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır.

Sanatın vazifesi tabiatı kopya etmek değil tabiatı ifade etmektir.

Dürüstlük pahalı bir mülktür ucuz insanlarda bulunmaz.

Hükümetler ve kocalar yanıldıklarını hiçbir zaman kabul etmezler.

İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler.

Eğer güven varsa bir kalpte o kalpte sevgi de bulunur dürüstlük de.

Bir anne yüreği dibinde daima af bulunan bir uçurumdur.

Evlenme davaya benzer. Mutlaka memnun olmayan bir taraf vardır.

İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır hele hak edince.

İnsan ya acılarını unutmasını ya da kendi mezarını kazmasını bilmeli.

Bir kelimenin insanın hayatını değiştirdiği çok görülmüştür.

Kendisi artık mutlu olamayacaklar için sevdiğinin mutluluğu sevinç olur.

Sıkıntınızın sırrı sizin elinizde değil başkalarının elindedir.

Yalancılık meslek dalı olarak ilan edilmeli artık çünkü çok fazla ustası var.

Mutluluğunuz size düşman kazandırır felaketiniz ise dostlarınızı uzaklaştırır.

İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız ondan hiç bahsetmeyiniz.

Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul veren fedailerin döktükleri kandır.

Bir sırrı sürekli olarak saklayabilmek insanın ruhunu en çok olgunlaştıran şeydir.

İnsanlara kendilerini nankörlüğe mecbur edecek kadar büyük hizmetlerde bulunmayınız.

Bir kadın sevdiği adamın yüzünü bir denizcinin açık denizi bildiği kadar iyi bilir.

Geleceği merak etme nasıl olsa gelecek. Ama geçecek olanı iyi düşün çünkü aklından silinmeyecek.

Şöhret uzaktan güneş gibi parlak ve ısıtıcı yaklaştınız zaman bir dağ tepesi gibi soğuktur.

Hiçbir şeyin kendinden saklanmadığına inandırılmış bir kadını aldatmaktan daha kolay bir şey yoktur.

Krallar da kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin bir borç ödemesi olduğuna inanırlar.

Dost için sırtımı köprü yapmaya hazırım ben yeter ki temiz kalpleri taşıyan ayaklar geçsin üstümden.

Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.


Sevgi sevdiğin kişilerin mutlu olduğunu gördükçe onların mutluluğu ile mutlu olabilme sanatıdır.

Hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğinizde sizi hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğünüz andır.

Dünyada bir kadın için herhangi bir erkeği etkisi altına aldığını bilmesi kadar zevkli bir şey yoktur.

Yalnızlık güzel bir şey ama birilerinin yanınıza gelip yalnızlığın güzel bir şey olduğunu söylemesi gerekir.

Bugünkü kanunlar büyük sineklerin delip geçtiği küçüklerinde takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.

Bazen birinin yokluğuna o kadar alışırsınız ki başka birinin gelip o boşluğu doldurmasından korkarsınız.

Gözle görülür bir nedeni bulunmayan servetlerin gizi temiz yapıldığı için unutulmuş birer cinayettir.

Dünü unutmalı bugünü yaşamalısınız. Çünkü dün ile bugün arasında bir kavga çıkarsa yarını kaybedersiniz.

Hayat her gidenin ardından koşmaya değmez bilmelisin. Sen gelecek olanları bekle gidecek varsa bırak gitsin.

Hayat herkes için acı çünkü benim boş yere dilediklerime sahip olmuş nice insanlar gördüm onlar da mesut değil.

Bir kadın sevdiği adamın başka bir kadın tarafından mutlu edildiğini görmektense onu can çekişirken görmeyi tercih eder.


Bahtsızlıklarımızı da mutluluklarımızı da abartırız. Aslında ne söylediğimiz kadar bahtsızızdır ne de söylediğimiz kadar mutlu.

Üç tehlike! Aşırı güven saygıyı azaltır sıradanlık küçük görülmenize yol açar işgüzarlık da bizi güzel bir av haline getirir.

Mektup bir ruhtur. Konuşan sesin çok sadık bir yankısıdır. Bu nedenle ince düşünceli kişiler onu aşkın en zengin gömüleri arasında sayarlar.

Vedat Türkali sözleri

”İyice anlamıştı tüm sorunları tek başına çözmeye yazgılı olduğunu…”

”Tarihi hakikatler gizli kalmaz…”

”Hep hüsran, hep hüsran… Hiç mutlu son göremeyecek miyiz?”

”İnsana güvenilmeden düşte bile yola çıkılmıyor!”

”İnsana güvenmeden düşte bile yola çıkılmıyor!”

”En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası!*

”Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı kişi,*düşünmekten de korkmaya başlar..!”

”Tek bir günün sırası gelsin diye yaşam boyu bekliyoruz.”

”Çıraydım, tutuşturdun beni, ağulu bir solukta üfleyip söndürdün şimdi de; kara kara tütüyorum.”

”Ne acılar bekliyor daha pusuda mutluluk umuduyla yaşayan zavallı insanları.”

yaptılar puştluklarını! Helal olsun! Bizde bu hıyarlık varken, çok oyunlar oynarsınız daha

korkmasını bilmeyen,sonunda rezil olur!Bu yalancı tanıklar dünyasında rezil olmayı göze alamam

”Biriyle konuşup bölüşmedin mi, en güzel anılar boynu bükük öksüz çocuklar gibi kalıyor.”

”Zaten her kötülüğün başı bilmektir derdi bizim rahmetli peder…Uyarmaya gelmez uyuyanı…”

”Ah açıkgöz körler; dünyaya ferman okutmaya kalkarsınız!”

”Böyleydi; içinde bir ağırlık duydu mu kendi adına kızardı en çok. Ne güzel adlar var dünyada.”

”İnsan alçaklığının sınırı yok demiş Einstein

”Yüreksiz devrimci kanatsız kuş gibi; uçamaz bir türlü! Uçanı da vururlar bu ülkede

”İnsan içinde bulunduğu ortama göre insandır. Koşullar bu! Ne yapalım… Seviyorum seni

”Ağlayıp zırlayan bir çocuğa isteklerinden vazgeçsin diye verilen bir elma şekeri kadar suçsuzsun.”

”Soğuğa nerelisin demişler, aslen Erzurumluyum ya Sivas’ta eğlenirim demiş.”

”Nereden nasıl geleceğini bilmeden gelecek dehşetli güzel günlere inanıyordu.”

”Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar…”

”Yeniğim. yenemediğim sürece yenik olacağım hep. Nasıl yenerim? yenildiğini bilmeyen kişiyi yenemezsin.”

”Bazen öyle diplomalı insanlar görüyorum ki, içimden ”bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkündür.” diyesim geliyor.

”Demek iş gözlerde. Apaçık baktılar mı, hele bir şey soruyormuş gibi baktılar mı tamam… O*zaman arkasını dönse de bakar, öteki odaya gitse yine bakar.”

”Taşları sürekli dönen bir değirmendir kafa dediğin, arasına bir şey koymazsan, kendi kendini öğütür, bitirir.”

”Böyle mi bakardı bu! Dupduruydu bu mavilik. Şu acı dolu gülümseme çabasının gizledikleriyle nasıl yapayalnız bırakıverdi beni! Nasıl dayanırım ben buna?

Bir gün dayanmasını öğreneceğim diye korkuyorum Ne yaparım o gün ben? Niye bu kadar seviyorum

Düşman üstüne yürüyen biriyle mutluluğu bölüşmek istedim Yüreğimin bir parçasını, bilinçsiz de olsa,

Bir yere ulaşmanın çeşitli yolları var; onursuz Kafasına yükselmeyi koymuşsa etini de sunar, beynini de. Güçlük onurlu yürümekte.

”Bereket bu asil millette milyonlar ve milyonlarca Memet var ki vaziyetin en kötüsünde bile, melekler kadar masum

sessiz, Allah’larına şükredip vallahi bizlerden daha mutlu yaşayıp gidiyorlar. Ötesini bilmiyorlar ki istesinler…”

”Nasıl bir şey bu aşk? dedi. Bana da bir anlatsana! Gözlerini umursamazlıkla dikti doktora: Yaşaması kolay değil ki, anlatması kolay olsun.”

”Zamanın gücü yetmiyordu bir şeyleri çözmeye. İnişli çıkışlı, korkulu, öfkeli günler geçtikçe, çaresizliklerini daha bir anlıyorlardı.”

”Ne serüvenlerden geçecek bu dünya kim bilir? Pusuda ne acılar bekliyor daha mutluluk düşündeki insanları!

Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri.” Büyük Nazım’ın özlem dolu dizesini yinelemek hiç değişmeyecek yazgımız mıdır yoksa?”

Onlar gibi düşünmedin mi, suçlu olacaksın. Hırsıza hırsız, katile katil demeyeceksin. Ya ortak olacaksın ya göz yumacaksın her yaptıklarına. Ölmek kötü değil ki bundan… Bu ne rezil dünya?


Paramız bitiverirdi ayı yarılamadan. Kasaba borç, bakkala borç, Ama içimle barışıktım. Halkın yoksulluğunu duyuyorduk Savaşıyordum

Sakıp Sabancı Sözleri

Yaptığınız iş farkIı oIsun. İyiIikIeri unutmayın. İyiIikIeri karşıIıksız bırakmayın.

SağIıkIı oIun. SağIık herşeyin başıdır.

Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi seçemez.

Borç para vermekte, kefiI oImakta dikkatIi davranın. İşbirIiği yapacağınız insanIarı, birIikte çaIışacağınız kişiIeri ve ortakIarınızı seçerken dikkatIi oIun.

ArkadaşIıkIarınızı ve dostIukIarınızı iyi kurun. Gözünüzü açın. Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini biIeceksiniz.

Manevi dünyanız zengin oIsun. Sonra maddi zenginIik geIir. Adınızı temiz tutmaya özen gösterin.

Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı isminizi taçIandırsın.

KarşınızdakiIerin insan oIduğunu hiçbirzaman unutmayın!

Şeyh uçmaz. Onu müridIeri uçurur.

Başarıyı yakaIamak ve sürdürmek, isteyenIer ayakIarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen gösterirIer. Çünkü uçan hiçbir şey havada kaImaz.

FikirIerinizden ve değer yargıIarınızdan fedakarIık etmeyin. Etmeyin ki önce aiIeniz ve yanınızda çaIışanIar, sonra iş yaptıkIarınız ve çevreniz size güvensin

Terfi, ödüIIendirme ve cezaIandırma, başarıya yoI açar. AdiI oIun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adiI oIun.

İyiyi yürekIendirin, aIkış verin. Kötüyü ayıpIayın, ceza verin. İnsanIarın birer makina oImadıkIarını biIin. GüveniIir insan oIun.

Risk aImayı biIin. Cesur oIun. KişiseI çıkar uğruna, geçici kazanç için kimseyi satmayın. Hedefiniz nedir? Onu biIin.

AIIah herkese ‘böIüşmeyi’ nasib etmez. ‘böIüşmek’ ve ‘payIaşmak’ kutsaI ve keyifIi bir iştir. BöIüşmesini biIin.

Kim akıIIı üretir ise onun yanında oIun. Kim akıIsız tüketir ise ondan uzak durun. İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.

Dünyanın sizin etrafınızda kuruIduğunu sanmayın. Şans, kader ve kısmet, yararIanmasını biIenIer için vardır.

Aç gözIü oImayın. AIIahıma şükür demesini biIin. AyakIarınız her zaman yere başsın. Hiçbir zaman havaIarda doIaşmayın.

Kendinizi kimseden üstün görmeyin. Hayata uyun. NasıI bir güç arıyorsunuz? Onu biIin. Güce sahip oIduktan sonra ise onu iyi kuIIanın.

Çıkar uğruna, menfaat bekIeyişi içinde, beIIi koIayIıkIardan veya imkanIardan yararIanmak hesabıyIa, uygunsuz kişi veya gurupIarIa iIişkiye girmeyin.

İnsan oIurken yaptıkIarına değiI, yapamadıkIarına pişman oIurmuş. Son nefesinizde yapamadığınız şeyIer için üzüntü duyun.

DostIuğa ve arkadaşIığa önem verin. DüzenIi bir yaşamınız oIsun. Yaşamadan öImeyin. Yaşayarak oIun.

ÖIümden söz etmek kötü birşey ama, öIüm mukadder son. Her faninin kaderinde var

insan bu dünyaya bir defa geIiyor. Hırçın oImayın, hem kendinize hem de başkaIarına huzur verin.

HırçınIıkIarınızı yenmeye çaIışın. Dost oIun, arkadaş oIun. Dostunuz oIsun, arkadaşınız oIsun. İnsan sevdikçe ve seviIdikçe mutIu oIur.

BirIik ve beraberIik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün. Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi biIenIer iIe işbirIiği yapın.

Hiç öImeyecek gibi çaIışın. Yarın öIecekmiş gibi hazırIıkIı oIun.

Hiçbir işi kıyısından köşesinden tutmayın. Yapacağınız iş ne işe, küçümsemeden ona sahip çıkın.

Başkasından, özeIIikIe poIitikacıdan medet, ummayın. GüIer yüzIü ve tatIı diIIi oIun.

Karınıza ve çocukIarınıza vakit ayırın. Ne kadar yoğun programınız oIursa oIsun, karınıza ve çocukIarınıza zaman ayırmaIısınız. Bu bir zorunIuIuk değiI bir zevktir.

Tasarrufa önem verin. Tasarruf yatırım demektir. Vicdan huzuru başarıIı oIabiImenin temeI şartıdır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
ben, benim, bir, için, zaman

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 23:13
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018