Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 17-11-18, 15:32 #1
Minerva Minerva çevrimiçi
66 Mimar Sinan – Anıtsal Eserlerin Mimarı


Mimar Sinan, Türk Sanat Tarihinin şüphesiz en büyük mimarıdır. Ayrıca yaşamış en büyük mimarlardan biri olan Mimar Sinan hakkında sayısız kitap, makale ve roman yazılmıştır. Ben de bugün sizlere elimden geldiğince onu anlatamaya ve Osmanlı Mimarisi için önemini açıklamaya çalışacağım.
Osmanlı İmparatorluğunun altın çağında yaşayan altın mimar Sinan, Kayseri’nin Ağırnas Köyü‘nde doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmez ve 1490’lı yıllara tarihlenir.

Biz bu bilgileri ise Şair Nakkaş Sai Mustafa Çelebi tarafından öğreniyoruz. Sai Mustafa Çelebi ”Tezkiret’ül Bünyan”, ”Tezküret’ül Enbiye” ”Tuhfet’ül Mimarin” ve ”Risalet’ül Mimariye Adsız Risale gibi eser yazmıştır. Bu eserlerin bazıları doğrudan Mimar Sinan’ın ağzından yazılmıştır.

Bu bilgiler doğrultusunda Mimar Sinan’ın 1512 yılında devşirme olarak alındığı ve Yavuz Sultan Selim döneminde İstanbul’a getirildiği bilinmektedir. Ayrıca ”acemi oğlanlar” mektebine katıldığı burada gösterdiği zeka ve becerileri sayesinde kendini göstererek Haseki sınıfına yükseldiğini yazar Sai Mustafa Çelebi.



Mimar Sinan’ın Çıktığı Seferler

Yavuz Sultan Selim Döneminde İran-Mısır seferine katılarak; İran,Irak,Suriye,Mısır gibi ülkeleri gezmiş ve buralarda pek çok şehir görerek bakış açısını genişletmiştir. Bu yolculuklar sırasında mimarileri incelediğini ve sürekli yeni şeyler öğrendiğini düşünmek çok normal.



Selimiye – Kubbe

Doğu seferlerinin ardından çıktığı Macaristan, Balkanlar ve Avusturya seferlerinde ise bu kez Avrupa mimarisinin bir kısmını inceleme fırsatı bulmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman ile 1521 yılında Belgrad seferine, 1522’de ise Atlı Sekban birliğine dahil olarak Rodos Seferine katılmıştır. En sonunda 1526 yılında Mohaç Meydan Muharebesinde de görev yapmış ve gösterdiği başarılar doğrultusunda Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına getirilmiştir. (Yayabaşılık o dönemde bölük komutanı demek oluyor.)

Mimar Sinan’ın Yeniçeri Dönemi Başarıları

1533 yılında ise tekrar Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte İran seferine giderken Van Gölü’nün karşı sahiline ulaşabilmek için üç tane kadırgayı iki haftada yaparak askerlerin karşıya geçmelerini sağlamıştır. 1538 yılında ise Karaboğdan seferinde Prut Nehrini geçemeyen ordu için bir köprü yapmıştır.



Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü


Tabi bu köprüyü yapması için emri de Kanuni Sultan Süleyman’dan almıştır. Köprüyü başarıyla yapan Mimar Sinan, Tezkiretü’l Bünyan ve Tezkiretü’l Enbiye’de Prut Nehri üzerine yaptığı köprü için şu satırları yazmıştır ”Hemen adı geçen suyun üzerinde bir güzel köprü yapımına başladım. On günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ve bütün canlıların şahı, sevinçle geçtiler.” Aynı şekilde Mimar Sinan Tuna Nehri üzerinde de bir köprü yapmıştır.



Baş Mimarlık Dönemi

Bu dönemlerde orduda bir istihkamcı olarak görev yaptığı bilinmektedir. Mühendislik ve mimarlık eğitimi alan Mimar Sinan, 1539 yılında Mimarbaşı Acem Ali ölünce yeni Mimarbaşı olmuştur.

Mimarbaşı olduğunda 50’li yaşlarda olan Mimar Sinan yoğun bir çalışma ile hızlı bir şekilde Osmanlı İmparatorluğu için sayısız eser meydana getirmiştir. Bundan önce yalaşık 17 yıl boyunca Yeniçeri hayatı yaşayan Mimar Sinan, Başmimarlık görevinde getirilmesine rağmen Yeniçeri ocağından ayrılacağı için çok üzülmüştür.

Bu üzüntüyü ise şöyle dile getirir ”Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılmak elem verse de sonunda yine mimar olarak camiler inşa edip bir çok dünya ve ahiret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim”.



1539 yılında mimarbaşı olduktan sonra 1588 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğunun Başmimarı olarak görev yapmıştır.
Şimdi Yeniçeri Ocağından ayrılıp mimarbaşı oldu dedim. Bu konuyu biraz daha açmak istiyorum. Mimar Sinan, Yeniçeri Ocağının içinde hem asker hem de mimar olarak çalışıyordu. Yani ordu içinde yer alan bir mimar görevindeydi. Asıl mimar loncası Hassa Mimarlar Ocağıdır.

Hassa Mimarlar Ocağı

Bu Hassa Mimarlar Ocağı Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulmuştur. Sistemi ise basit. Küçük yaşta seçilen mimarlık konusunda yetenekli çocuklar bir ustanın yanına yerleştirilerek eğitim alıyorlar ve aralarından en iyisi mimarbaşı seçiliyordu.
”Hassa” kelimesi ”saraya ya da sultana bağlı” anlımına gelmektedir. Şimdi Hassa Mimarlar Ocağının daha doğrusu mimar başının görevlerini sıralayalım;
  1. Sultanların, Sultan ailelerinin, dönemin ileri gelen devlet adamlarının yaptıracağı yapıların her bir aşamasını kontrol eder, denetler ve inşaatını gerçekleştirirler.
  2. Geçmişte yapılmış yapıların bakım ve onarımını yapmak adına mimarlar görevlendirmek, ne kadar maliyete onarım yapılması gerektiğine dair defter tutmak.
  3. Yapılar için kullanılacak malzemelerin kalitesini, miktarını ve fiyatını denetlemek.
  4. Kaçak yapılaşmaya engel olmak.
  5. Yapılacak binaların niteliklerine karar vermek.
Mimar Sinan baş mimar olduğunda özellikle birinci madde ile oldukça meşgul olurken diğer konuları da başarıyla halletmiştir. Tüm hayatı boyunca 4 padişaha hizmet etmiştir.

Mimar Sinan’ın Çalışmaları

Bu padişahlar; Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 2.Selim (Sarı) ve Sultan Üçüncü Murat‘dır. Özellikle başmimar olduktan sonra inanılmaz derecede fazla yapıda çalmış ve yapılar yaptırmıştır. Bu yapıların sayısı ise bazı kaynaklara göre 364’ü bulmakta bazılarına göre ise 478 civarındadır. Yaptırdığı yapılar sadece cami değil elbette.
Mimar Sinan, medrese, darüşşifa, türbe, sıbyan mektebi, kervansaray, han, hamam, köprü, çeşme de inşa ettirmiştir. Bu yapıların yaklaşık 346 tanesi İstanbul’da yer almaktadır. Başmimar olduktan sonra Eminönü Rüstem Paşa Camii, Haseki Hürrem Sultan Külliyesi gibi bir çok önemli yapının yapımına başlamıştır.
Bunlardan sonra ise en önemli yapılarından biri olarak kabul edilen Edirnekapı Mihrimah Sultan Külliyesini yapmıştır. Tüm bu çalışmaları ve tecrübeleri onun dehasını bilemiş ve iyice keskinleşen bilgi birikimini daha sonra yapacağı Şehzade Camii‘de bir adım daha ileri taşımıştır.
Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman için tasarladığı Süleymaniye Cami ise İstanbul için oldukça önemli bir yapıdır. Süleymaniye bir camiden çok şehrin kimliği ve silüeti için de oldukça önemli bir sembol olmuştur. Selimiye Camii ise Mimar Sinan’ın dehasının geldiği son noktadır.



Selimiye Camii – Edirne

Bu yapı şüphesiz Osmanlı mimarlık tarihinin geldiği son noktadır. Selimiye Külliyesi hem Osmanlı’nın hem de Edirne’nin sembol yapılarından biri durumundadır. Bu yapılardan daha sonra ayrıntılı olarak başka yazılarda bahsedeceğim için şimdilik üstünde durmayacağım.

Mütevazı Kişiliği ile Mimar Sinan

Mimar Sinan ilk eserlerinde İznik, Bursa ve Edirne geleneği ile araştırmalar yapmıştır. Bu doğrultuda Şam Beylerbeyi yani Suriye Valisi olan Hüsrev Paşa adına Halep’te Hüsreviye Külliyesini yaptırmıştır. Bu yapı göreve geldikten sonra yaptırdığı ilk yapı olması nedeniyle önemlidir.
Yeniçerilik zamanında katıldığı seferler ona pek çok araştırma ve gözlem yapma imkanı sağlamıştır demiştik. Mimar Sinan’ın önemli özelliklerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Bunca yapıyı görüp taklit etmeden, hepsini başarıyla sentezlemeyi ve kendi üslubunu yansıtmayı başarmıştır. Onun yapılarında oran ve orantının, akıcılığın ön planda olduğunu ilk bakışta görürsünüz.

Elbette Mimar Sinan’ın daha önce de söylediğim gibi pek çok eseri var. Ben sizlere burada bu kadarını anlatabiliyorum maalesef. Ayrıca Ayasofya’yı resmen yıkılmaktan kurtarmıştır. Yapıya iki de minare eklemiştir.
1588 yılında hacca gitmiş ve bu yolculuğun ardından hatıralarını aynı zamanda yakın arkadaşı olan Sai Mustafa Çelebiye yazdırmıştır. Mimar Sinan aynı yıl hayata gözlerini yummuş ve Süleymaniye Külliyesine defnedilmiştir. Bu külliye içine defnedilmesi yine çok önemli.



Sultanahmet Camii

Çünkü Sutan Külliyeleri içine hanedan mensubu olmayanlar gömülemiyor. Ancak Mimar Sinan için tüm kurallar yıkılıyor ve özel bir ayrıcalıkla Süleymaniye Külliyesi içine defnediliyor. Hayatta mütevazı kişiliği ile bilinen Mimar Sinan’ın son derece sade, düz ve mütevazı bir türbesi vardır.
Öyle ki ilk seferinde yaptırdığı köprü dışında hiç bir eserinin kitabesinde adı yazmamaktadır. Genellikle ”Mülk Allah’ındır” yazısı görülmektedir.
Atatürk’ün emriyle Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinin bahçesine heykeli dikilmiştir.
1976 yılında ise Uluslararası Astronomi Birliğinin aldığı karar ike Merkür gezegeninde bulunan bir kratere ”Sinan Krateri” adı verilmiştir.
Yine Sai Mustafa Çelebi tarafından yazılan mezar taşı kitabesinin son satırlarında şöyle yazıyor ; ”Geçti bu demde cihandan pir-i mi’maran Sinan”.
Söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Mimar Sinan’ın Şehzade, Süleymaniye, Selimiye yapıları hakkında her birine özel bir yazı gelecek ilerde. Tabi sadece bu kadar da değil. TarihliSanat ekibi olarak da Mimar Sinan hakkında anlatacağımız çok şey var. O yüzden bu yazıda daha çok Mimar Sinan’ı tanıtmaya ve kısaca hayatını anlatmaya çalıştım.
Okuduğunuz için teşekkürler, sanatla kalın…

Kaynaklar;
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • Oktay Aslanapa – Osmanlı Devri Mimarisi
  • Doğan Kuban – Osmanlı Mimarisi
  • Prof. Celal Esad Arseven – Türk Sanatı
  • Oktay Aslanapa – Mimar Sinan Hayatı ve Eserleri
  • Osmanlı Sanatı Ders Notlarım.

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-11-18, 15:35 #2
IV Ados IV Ados çevrimdışı
Varsayılan C: Mimar Sinan – Anıtsal Eserlerin Mimarı


Şu zamanda mimarım diyen hiçbir insanın başaramayacağı eserler diyebiliriz ki, dönemin mimarları sadece yol yapımı ve bina yapımları ile ilgili çalışıyorlar. Tarihe damga vurabilecek bir mimari eser ve tarihi bir güzellik bırakabilmek için çaba sarf etmiyorlar. Mimar Sinan, dönemin en zor şartlarında bile sanat eseri değerinde bu eserleri bizlere kazandırmayı başarabilmiş.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 00:36 #3
Dayne Dayne çevrimdışı
Varsayılan C: Mimar Sinan – Anıtsal Eserlerin Mimarı



Renklendirme sebebim her bir renk için ayrı hikayesi, ayrı ustalığı mevcut. @Minerva ; okumanı tavsiye ederim

Mimarlığı bir kenara koyun, ayrıca çok iyi bir tarihçi ve çok çok iyi de bir mühendistir. Süleymaniyeyi inşa etmeden önce, kazısını yapıp toprağın oturması için ağır kayalar taşlar yığarak, toprak kaymasını engellemek için 5 sene bekletmiştir.

Rastgele çizdiği dairenin ortasına bir nokta kondurur, ve bu nokta o dairenin tam merkeziymiş. Göz kararı dairenin merkezini ilk bakışta saptayabilen üstad.

Yıllar önce süleymaniye cami’sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine en yetkin mimar ve mühendislerden oluşan bir ekip, camiinin bütün yükünü taşıyan kemerleri incelemeye aldı.

kemerlerin içinde gizli bir bölme ekibin dikkatini çekti.

bölmede, mimar sinan’ın imzasını taşıyan osmanlıca bir mektup vardı. mektup’ta şöyle yazıyordu:

“bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz.”

koca sinan kademe kademe kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. heyet, sinan’ın söylediklerini aynen uyguladı. süleymaniye camii böylelikle kurtarıldı. bu not şimdi topkapı sarayı’nda saklanıyor.


Mimar sinan inşa ettiği her bir minare için şerefelere çıkan üç merdiven yapmış.yaptığı merdivenler sarmal şekilde yukarı doğru çıkar.
1. merdivenden çıkan 1.ve3. şerefeye
2. Merdivenden çıkan sadece 2. Şerefeye
3. merdivenden çıkan ise 2.ve3. şerefeye çıkar.
Bu merdivenlerden aynı anda çıkmaya başlayan 3 kişi birbirlerinin seslerini duyar ama birbirlerini göremezler.
Tek merdiveni olan “ normal” bir minarenin merdivenlerini tırmanırken durup elinizi kaldırsanız tavana değersiniz ve bilirsiniz ki bir tur atıp aynı hizaya geldiğinizde o anda elinizi değdiğiniz taşların üstüne basıyor olacaksınız. Oysa Mimar Sinan’ın merdivenleri öylesine dik tırmanır ki eğer şerefeye çıkan diğer iki merdiveni sökmüş olsaydık elinizi kaldırdığınızda tavana değmeniz mümkün olmazdı. Böylece kazanılan yere Mimar Sinan iki merdiven daha sığdırmıştır. Sonuçta elinizi kaldırıp dokunduğunuz taşlar bir tur sonda sizin basacağınız taşlar değil, ikinci merdivenin taşlarıdır. Hatta tam elinizi değdiğiniz hizada ikinci merdivenin üzerinde bir başkası olsa ve o da eline kaldırıp üstündeki taşlara değse onun değdiği basamaklar üçüncü merdivenin basamakları olacaktır. Siz bir tur atıp aynı hizaya geldiğinizde işte bu üçüncü merdivende duran kişinin elini kaldırdığında değdiği taşlara basıyor olacaksınız. Bu şekilde üç merdiven birbirinin üzerinden geçip şerefelere varır.Teorik olarak kolay. Ancak bunun hesabını yapıp kusursuz olarak yerine oturtmak zor.Ve en önemlisi böyle bir projeyi düşünmeye cüret edebilmek
İşte o da Sinan gibilerle sıradan olanlar arasındaki fark.


Kanuni sultan Süleyman ‘’Süleymaniye camii ‘’ yaptırmak için Mimar sinanı görevlendirmiş.Böylece kanuni’den destek alarak hem bir çok eser hem de istediğini yapmıştır.
Süleymaniye Camii'ni yaptığı sıralarda, Mimar sinan’ı içeride, “Cami yapılırken kubbenin altına yan gelip nargile fokurdatır, bu ne iştir?” diye Kanunî Sultan Süleyman’a şikâyet etmişlerdi. Padişah ani olarak cami inşaasını teftişe gitti. Hakikaten Mimar Sinan’ı, nargilesi yanında kubbenin altında bir mindere oturmuş vaziyette gördü ve şöyle dedi:
-Bu ne hâldir, bre Sinan? Mimar Sinan sükûnetle;
-Padişahım, kerem edip şu nargileyi bir gözden geçirseniz, dedi. Kanuni, gözünü nargileden tarafa çevirince hayret etti. Çünkü, nargilenin üstünde tömbeki yoktu, fokurdayan, sadece su idi. Sinan, padişaha dönerek şu sözleri söyledi:
-Şevketlüm, bu nargileyi burada sırf fokurtusundan faydalanmak için bulunduruyorum. Bu ses bana, bu camide okunacak Kur’an-ı kerim seslerinin, caminin her tarafına yayılması ve her taraftan aynı şekilde işitilmesi için icap eden tedbirleri almama yardım eder...


Aşkı en güzel anlatan adam.. 50 yasindayken kanuninin kizi mihrimah sultana asik olmus, evlenmek istemistir. kanuni 17 yasindaki kizinin zaten evli olan sinanla degil diyarbakir valisi rustem pasa ile evlenmesini uygun gorur. sinanin icindeki mihrimah sultan aski hic eksilmez. padisah fermani ile yaptigi uskudar mihrimah sultan camiini mihrimah sultanin zerafetini yansitacak sekilde insa eder.

yillar sonra bu kez padisah fermani olmadan, istanbulun en yuksek tepesi olan edirnekapiya bir cami daha yapmaya karar verir. mihrimah sultanin statüsü 2 minareli cami yaptırmaya yetmesine ragmen sinan yalnizligi simgelemek icin tek minareli insa eder bu camiyi. 38 metrelik bir minaresi ve 161 penceresi bulunan incecik bir kubbesi vardir bu caminin. o incelikte ve genislikteki bir kubbeye 161 pencere sigdirmak da sinanin muhendislik dehalarindan birisi olarak kabul edilmektedir.

bu cami ile ilgili olan bir diger ayrinti da mihrimah sultanin adini aldigi (mihr ü mah) ay ve güneş ile ilgili tarafidir. gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu 21 mart günü ( bir rivayete göre mihrimah sultanin dogum gunu) her iki camiyi de gorebileceginiz bir noktadan edirnekapı camisine baktıgınızda tek minaresinin arkasindan günesin batisini izlerken ardınızda kalan üsküdar mihrimah sultan camisinin iki minaresinin arasindan ay dogmaktadir.
Camiiler :
( Edirnekapı mihrimah sultan camii ,)
(Üsküdar mihrimah sultan camii )


mimar sinan'ın ustalığını dehasını anlamak ve takdir etmek için ustalık eseri olan selimiye camii yi gidip yerinde görmek yeterlidir.
Bugün yaşıyor olsaydı kalemiyle çöp adam çizen mimarları cebinden çıkartır, çok bilmiş üniversite öğretim görevlisini kapıdan içeri sokmazdı. Efsane sanatçı…
İstanbul da Süleymaniye camii arkasından günümüz itibari ile cafelerin olduğu caddeye inen bir yokuşun başında türbesi bulunur.Yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.Mezar taşının üzerindeki eseri okuyun.daha sonra yokuştaki cafelerde kahvenizi yudumlarsınız 

Mesajı son düzenleyen Dayne ( 22-11-18 - 00:56 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, için, mimar, sinan, sultan

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 00:14
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018