Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 17-11-18, 14:37 #1
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi


Aaa böylemiymiş diyeceğiniz, eski kültürlere ait bilgileri paylaşacağım.

*



Pompeii'de tırnak içinde taşlaşmış dediğiniz insanlar bu şekilde elde edilmiştir.

Vezüv yanardağının çıkardığı küller tüm kenti sarıp sarmaladı. Bu sırada kentten kaçamayan insan bedenleri de küllerin altında kaldı. Zamanla bu bedenler çürüdü ve küllerin altinda bedenler boşluk oluşturdu. Boşluklar üzerindeki küçük deliklerden içine alçı dökerek birçok Pompeii vatandaşının dökme kalıbı çıkarıldı. Artık içlerine alçı değil farklı bir malzeme enjekte edilmektedir.



__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-11-18, 15:33 #2
IV Ados IV Ados çevrimdışı
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi


Harry Potter serisinde taşlaştırılmış terimi ile ilk defa denk gelmiştim ki, demek ki tarihimizde de bu tür olaylara yer verilmiş. Alçı ile insan kalıbını çıkarılması olabilir ama, kişinin bedeninden akmamış olması ve alçının insan bedenini kabullenmesi bana biraz şaşırtıcı geldi doğrusu @Minerva;
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-11-18, 15:48 #3
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi


El Hamra Sarayı. İslam mimarisinin en güzel örneklerinden.
Arapça'da "Kırmızı Saray" anlamına gelen El Hamra, Granada, İspanya'da bulunmaktadır. El Hamra ismini ise duvarlarının kırmızılığından dolayı bu ismi almıştır.



  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-11-18, 16:51 #4
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Her toplum; kendi inançlarını, kendi kültür ve çevresindeki etkilerle sanata aktarır.
Örnek Afrika'da genel olarak siyahi bir Hz isa görürüz. Çünkü o toplumdakiler çevresindeki herkesi siyahi gördükleri için, Hz isa'yı da siyahi olarak hayal etmişlerdir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-18, 21:15 #5
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi





Antalya’nın Kaş ilçesindeki Patara Antik Kenti’nde bu yıl yürütülen kazı çalışmalarında 9 veya 10. yüzyıla ait Viking kılıcı bulundu.

Patara’da ele geçen namlu bölümünde kırık ve oldukça korozyonlu durumda bulunan Viking kılıcının, Doğu Roma İmparatorluğu’nun 9. yüzyıl ile 10. yüzyılın ilk yarısında gerçekleştirdiği deniz savaşlarında yer alan Vareg (Viking) Birlikleri’nden bir askere ait olduğu düşünülüyor. Kılıcın korunmuş toplam uzunluğu 43.2 cm.

Bulunan kılıç, Abbasîlerden Girit’i geri alan imparatorluk ordusundan bir Vareg askerine ait olabileceği gibi imparatorluğa hizmet etmeyen ve imparatorluğun başkenti Konstantinopolis’i ele geçirmeye çalışan Vareglere de ait olabilir.



arkeofili
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-18, 21:18 #6
Love of My Life Love of My Life çevrimdışı
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi

İlginç şeyler var.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-18, 21:18 #7
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi





Bozdoğan Kemeri (Valens Su kemeri), Romalılar tarafından İstanbul'da yaptırılan su kemeri. Roma İmparatoru Valens tarafından MS 4. yüzyılın sonlarında tamamlandı.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-18, 21:37 #8
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi





Antik dönem evlerin bölümleri;
Vestibulum: Evin önündeki alan, ön salon veya gardırop.

Fauces: Giriş.

Atrium: Complivium ve implivium’dan oluşan ve İtalya evinin iç avlusunu meydana getiren kısımdır.

İmplivium: Atrium’un ortasındaki dört köşe havuz.

Tablinum: Evin uzun aksında bulunan, evin beyinin işlerini yaptığı ve çevresini kabul ettiği odadır.

Alae: Tablinum’un yakınındaki Atrium’a açık oturma odaları.
Cubiculum: Yatak odası.

Peristylium: İkinci avlu.

Exedra: Oturma bölümü.

Complivium: Atrium’un çatısındaki dört köşe açıklık.
Oecus: Görkemli süslü oda.

Triclinium: Üç tarafı banketli yemek odası.

Hortus: Atrium evinin arka alanındaki işlenebilir toprak alanlı bahçe.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 21:58 #9
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Neo Klasik dönemin en büyük heykeltıraşı olan Antonio Canova'nın (1757-1822) Eros ve Psyche heykeli, 1787
Miletos kralının üç kızının en güzeli olan Psykhe, bu özelliği nedeniyle Afrodit ile kıyaslanır. Bu duruma daha fazla tahammül edemeyen Afrodit, onun bir dağa bırakılarak ucubelik derecesinde birine aşık edilmesini buyurur. Bu iş için oğlu Eros'u gönderir. Eros kızı görür görmez çok etkilenir ve oku ona saplamak yerine kendine saplar..
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 22:02 #10
Galio Galio çevrimdışı
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi

Ucube burda eros mu oluyor yani
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 22:06 #11
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Büyük İskender'in atının ölümüyle kurduğu Bukephalos ya da Bukefalos (Bukefalya) şehiri mevcuttur ( MÖ 355 - ö. MÖ 326). Büyük İskender'in sahibi olduğu ve antik çağın en bilinen efsanevi savaş atı olan Bukefalos, Makedonya'dan Hindistan'a dek uzanan sefer hareketlerinde Büyük İskender'in yanında olmuş, Kuzey Hindistan'da yapılan Hydaspes Savaşı sonrasında ölmüş ve Bukefalya'ya gömülmüştür. Bukefalya, Büyük İskender'in Bukefalos'un anısına kurduğu bir şehir olup günümüzde Pakistan sınırları içerisinde yer almakta ve Jhelum olarak adlandırılmaktadır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 22:08 #12
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Galio Mesajı Göster
Ucube burda eros mu oluyor yani
Kızı öyle lanetlemiş aslında ama Eros aşık olduğu için bu laneti bozarak kendisine saptamış oku.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-18, 22:35 #13
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Sümerler'in İnanna (MÖ3000-2000) (Sümerce nin-an-ak ; cennetin kadını) 'sını ; Akkad, Babil ve Asurlular'ın İştar'ını hepimiz biliriz. Bu da Bactria Margiana Arkeoloji Kompleksi'nde bulunan versiyonu. (Şimdiki Afganistan sınırları içinde.) Daire içinde hayvanların üstünde, onlara hükmeder şekilde şekillendirilmiş bu mühür; gümüşten imal edilmiş. MÖ. 3000 ile MÖ. 2000 yılları arasında bir tarihte yapılmış. Şu an Louvre Müzesi'nde.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-11-18, 22:05 #14
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Ayasofya avlusunda Osmanlı mimarisinin en büyük boyutta yapılmış şadırvanının bulunduğunu biliyor muydunuz?

Ayasofya şadırvanının muslukları üzerinde bulunan dilimli tunç şebekelerin birleştiği kısmın üstünde tunçtan lale şeklinde “Biz herşeyi sudan yarattık” (Enbiya Suresi,21/30) ayetinin yazılı olduğu alemler vardır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-11-18, 16:04 #15
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi




Deniz savaşlarında genellikle okçuların yanı sıra gemiler birbirine hızlı ve etkili bir şekilde çarparak düşmanı yok etme mücadelesini göstermişlerdir.

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-11-18, 16:13 #16
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi





İskitler dönemi altın kolye Ukranya. M.Ö 400 ler
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-18, 22:07 #17
Minerva Minerva çevrimiçi
66 C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Çatalhöyük'ün etrafında yürüdüğünüzde, tuhaflık hissi kaybolur ve modern bir apartman ya da kulübe boyutundaki bu evler tanıdık gelir -mütevazı fakat yeterince büyük. Yine de bu aşinalık yüzeyseldir. Bu, bildiğimiz anlamda bir şehir değil. Çatalhöyük’te sokaklar, meydanlar ya da kamu yapıları yoktu. Şehirde yaşayan insanlar, evlerine, neredeyse insan eliyle yapılmış bir mağaraya girer gibi, tavandan açılan kapıdan bir merdiven aracılığıyla giriyorlardı.

Birbirine bağlı, büyük, düz bir alan yaratan ve muhtemelen büyük tentelerle güneşten korunan çatılarda sosyalleştiklerini, bir araya gelip el işlerini yaptıklarını ya da konuştuklarını varsaymalıyız. (Türkiye'nin kavurucu yazların yaşandığı bu bölgesinde insanlar hâlâ çatılarda gölgeliklerin altında oturur ya da geceleri orada uyur.)

Kaynak: Büyük Dünya Tarihi - Andrew Marr
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-18, 22:12 #18
Minerva Minerva çevrimiçi
Lightbulb C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Fotoğraftaki eser: Antonio Canova - Venus ve Adonis 18. yüzyıl.

"Antik Roma'da Erkekler ve Kadınlar"

Romalı devlet adamı Cato'yla ilgili bir hikâye anlatılır: Cato, bir genci genelevden çıkarken görmüş ve başka erkeklerin karılarını “götürmek” yerine, kendini burada tatmin ettiği için onu tebrik etmiş; ancak daha sonra onun burayı defalarca ziyaret ettiğine şahit olunca, kendini kontrol etmekten aciz olduğunu söyleyerek onu kınamış.

O zamanlar, fahişeler ve köleler, Romalı erkekler için meşru hedeflerdi ama özgür kadınlar, özellikle de başka erkeklerin eşi olan kadınlar, tehlikeli av sınıfına giriyordu. Yalnızca şairler onlarla ilişkiye girmekle durmadan övünürlerdi. Kadınların bu davranış karşısında ne yaptıklarına dair bir fikrimiz yok ama erkeklerin, karılarının onları sürekli izleyip, başka kadınlardan sakındıklarına dair şikâyet ettiklerine dair birçok örnek var elimizde.

Kaynak: Geldim Gördüm Yendim - Peter Jones
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-18, 22:16 #19
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



Mermer kadın figürü, Kiklad kültürü. MÖ 4500-4000 yılları, Son Neolitik dönem.

Figür, özellikle tam bacak ve kalçalarla karakterize edilen ve hiç şüphesiz doğurganlığın göstergesi olan, steatopijik olarak bilinen nadir bir türü temsil ediyor. Şu anda Metropolitan Sanat Müzesi'nde gösterimde.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-18, 22:22 #20
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Her Gün Yeni Bir Antik Bilgi Köşesi



"Antik Roma'nın Fayyum Portreli Mumyaları"

Mumyalama, gerek Yunan (MÖ 332) gerek Romalı işgalcilerin (MÖ 30’dan sonra) gelişinden sonra da sürmüştür. Mısırlıların tersine, Romalılar heykelleri ve gerçeği andıran resimleri seviyorlardı. Onlar mumya ile tabutunun, ölü kişinin nasıl göründüğünü tam olarak yansıtmasının önemli olduğuna inanmışlardı. Kefenin üstüne ya da ince ahşap panellere portreler yapılırdı. Roma dönemine ait bazı mezar kapakları da 3 boyutlu alçıdan portrelerle süslenmiştir.

Ancak sargıların altındaki koruma yöntemleri giderek daha da etkisiz olmaya başlıyordu. Eski mumyalama becerilerinin çoğu kaybedilmişti ve mumyalar sadece büyük reçine topaklarıyla kaplanıyordu. Mumya yapma geleneği, 3.000 yıl sonra, kısmen MS 4. yüzyılda Hıristiyanlığın yayılmasıyla yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuştu. Araplar 300 yıl sonra Mısır’ı işgal ettiklerinde mumyalar artık çoktan geçmişte kalmış bir olguydu.

Kaynak: Eski Mısır Mumyalar, Sihir ve Efsaneleri - Jim Pipe
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
alcı, bedenler, bedenleri, bir, küllerin

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:21
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018