Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 24-10-18, 20:13 #1
Minerva Minerva çevrimiçi
Arrow Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)


İsfahan Mescid-i Cuma

İnşa Tarihi: 1072-1092
Bani ve Mimarı: İsfahan Mescid-i Cuma, Sultan Melikşah adına Nizamülmülk tarafından yaptırılmıştır.



Mimari Tanım – Plan

İsfahan Mescid-i Cuması yaklaşık dikdörtgen plana sahip mihrap önü kubbeli dört eyvanlı bir yapıdır. Yapı Abbasi halifelerinden El Mansur’un 755 tarihinde yaptırdığı kerpiçten avlulu çok sütunlu caminin yerine, inşa edilmiştir. İsfahan Mescid-i Cuma ilk inşa edildiğinde daha düzenli bir dikdörtgen plana sahipken zamanla eklenen ilave hücrelerle genişletilmiştir. Yapıya ilk eklemeler vezir Nizamülmülk tarafından 1080 yılında bir mihrap kubbesiyle olmuştur. İsfahan Mescid-i Cuma Selçuklulardan sonra İlhanlılar, Muzafferiler, Akkoyunlular ve Safeviler zamanında yapılan ilavelerle büyük bir yapı topluluğu haline gelmiştir.



İsfahan Mescid-i Cuma, mihrap önü kubbeli bir harim, dört eyvanlı revaklı bir avlu ve kuzeyde yer alan küçük bir mekandan ibarettir. Caminin girişi, avlunun güney cephesinde bulunan büyük eyvandan sağlanır. Giriş eyvanının üzeri kubbeyle örtülüdür. Mihrap önü kubbesinin kare payelere oturması üç yöne üçer kemerle geçit vermesi ve kubbeye geçişin üç dilimli tromplarla sağlanması Karahanlı sanatının etkisini açıkça göstermektedir.



Kubbe güney yönde mihrap duvarına ve sekiz büyük paye üzerine oturmaktadır ve üç yönden dokuz kemerle harime açılmaktadır. Yapıya eklenen diğer kubbe ise Tacül Mülk tarafından, caminin kuzeyinde Sultanın eşi Terken Hatun için inşa edilmiştir.



İsfahan Mescidi Cuması Terken Hatun Kubbesi Kubbe kasnağındaki tuğla kitabede Mervehan ibn Husrev Firuz adı ve 1088 tarihi yazılıdır. Bu daha küçük ebattaki kubbe çatıdan başlayarak kasnağa doğru genişler.Kubbe payeler ve uzun sivri kemerler üzerine oturmaktadır.Geçiş elemanı olarak tromp kullanılmıştır.

Hafif sivri kubbe, külahıyla bir uyum içerisindedir.Burada bir mihrap yoktur.Mekana küçük bir kapı ile karanlık bir koridordan girilir.Yapı küçük ebatta olmasına rağmen ayrıntılara yer vermiş olgun bir örnek oluşturmuştur.Büyük Selçuklu mimarisinin en güzel eserlerinden olan yapı, Terken Hatun’un camiye geliş ve gidişinde dinlenmesi ve namaz kılması için inşa edilmiştir. Yapının dört eyvanlı ve revaklı avlusu dikdörtgen bir plana sahiptir ve harime giriş avludan sağlanır.


Revaklı Avlu – Fotoğraf: Abbas Pustinduz

Eyvan Büyük Selçuklular’ın gücünün sembolü olarak dört yönü işaret eder.Eyvanlar dışa taşkın sivri kemerli, mukarnas dolgulu ve iki yanında kulelerle oluşturulmuştur.Avlu revakları çift katlı olup yine sivri kemerli hücrelere ayrılmıştır. Cuma mescidinde dikkati çeken bir diğer özelliği ise dört köşeden kubbe yuvarlağına geçişi sağlayan içi kavsaralar ve döşeli tromplardır. Teknik açıdan oldukça başarılı olan yapı oluşturduğu mimari form ile gotik bir esinti oluşturur.

Süsleme Özellikleri

Yapı tezyinat bakımından oldukça kuvvetli bir eserdir. Çini işçiliğinin en zengin örneklerinin yer aldığı yapı cephesinde geometrik ve bitkisel figürler bir kompozisyon oluştururlar.



Yapının revaklı avlusunda kemer yüzeyleri ve kemerler arasına kalan duvar hatları çiniyle süslenmiştir. Kemer yüzeyleri bitkisel bezeme ile şekillenirken kemer aralarında geometrik kompozisyonlar görülmektedir. Eyvan içerisindeki mukarnas yüzeyleri motifli işlemelerle hareketlendirilmiştir.

Eyvan yüzeyi benzer şekilde mavi rengin ağırlıkta olduğu çeşitli tonda çinilerle bir kompozisyon oluşturmuştur. Eyvan köşelerinde yer alan kuleler turkuaz renkli çinilerle baklava dilimlerine bölünmüş içerisi geometrik desenlerle bezenmiştir.

Ardistan Mescid-i Cuma


İnşa Tarihi: Ardistan Mescid-i Cuma’nın inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yapının Zevvare Mescid-i Cuma’dan önce inşa edildiği tahmin edilmektedir. Yapıdaki en eski kitabe 1158 yılına aittir. Güney eyvanında 1160, mihrapta ise 1158’e tarihlenen kitabeler mevcuttur.



Bulunduğu Yer:
İsfahan’ın 108 km kuzeyinde, Ardistân’ın sehir merkezinde yer almaktadır.
Bani ve Mimarı: 1158 tarihli kitabeden yapının bânisinin, Ebû Tâhir el-Huseyn bin Gâli bin Ahmed olduğu belirtilmiştir.

Mimari Tanım – Plan

XII. yüzyıl Selçuklular döneminden kalma en ilgi çekici camilerden biri Ardistan Mescid-i Cumasıdır.



Eski bir Abbasi caminin temelleri üzerine inşa edilmiştir. Ardistan Mescid-i Cuması, ilk inşasından itibaren pek çok bölümü yıkılmış, zamanla yeni ilavelerle günümüzde bir yapı topluluğu oluşturmuştur. Bu topluluk içerisinde; medrese, kervansaray, su mahzeni ve hamam yer alır.



Ardistan Mescid-i Cuması sonraki ilavelerle değişiklik geçirmiş kuzey-batı cephesine bir medrese eklenmiştir. Yapıdaki trompların altında ve duvarların yukarısında bulunan yazı şeridi ve süslemeler bu eklemelerle birlikte gerçekleşmiştir. Bu eklemeler İsfahanlı mimar üstad Mahmud’un eseridir. Ardistan Mescid-i Cuması, Büyük Selçukluların ilk dört eyvan planlı camilerinden olması sebebiyle önemli bir yere sahiptir. Yapı pek çok açıdan Zevvare Camiine benzemektedir. Yapının kubbe çapı ölçüleri, sekiz kenarlı ayaklar, eyvan düzeni, köşe trompları Zevvare Camisiyle ortak yönleridir.

  • Ardistan Mescid-i Cuması kuzey-güney doğrultu ve düzgün olmayan dikdörtgen bir plana sahiptir.
  • Yapı mihrap önü kubbeli bir harim ve dört eyvanlı avludan ibarettir. Bu yönüyle Selçuklu camii tiplojisinde açık ve kapalı mekandan oluşan camilere örnek teşkil etmektedir.
  • Yapıda toplam 6 giriş bulunmaktadır. Günümüzde yapıya giriş doğu yönde bulunan taç kapıdan sağlanır. Buradan avluya geçişi sağlayan eyvana ulaşılır. Harime giriş ise avludan sağlanır.
  • Avlu kuzey-güney yönde uzanan dikdörtgen planlı bir düzene sahiptir. Avlu dört yönde eyvanlarla hareket kazanmıştır. Eyvanların arasında kalan cepheler iki ve üç katlı revaklarla abidevi bir görünüm kazanmıştır.
  • Batı eyvan da sivri kemerli bir açıklıkla diğer hücrelere geçiş sağlanır. Eyvanın duvardan tonoza kadar uzanan kısmı iki katlı düzenlenmiştir her kat yan yana ikişer sivri kemerli girinti açılmıştır.

Batı Eyvanı
  • Güney yönde bulunan eyvan beşik tonozla örtülü olup sivri kemerlidir. Sivri kemerli açıklıklarla yan mekanlara geçiş sağlanmıştır.

Güney Eyvanı
  • Doğu eyvan ise düzen açısından batı eyvanı tekrarlamıştır.
  • Kıble eyvanı kuzey eyvanından, kuzey eyvanı da yan eyvanlardan daha geniştir.
  • Yapıya ait minare kuzeybatı köşede olup üst kısmı yıkılmıştır. Tuğla malzemeden inşa edilen minare tezyinat açısından sade tutulmuştur.
  • Her üç yapıda da aynı plan aynı inşaat malzemesi aynı süsleme prensibi göze çarpmaktadır.
Süsleme Özellikleri

Tuğlaların değişik istiflenmesiyle oluşan süslemeler kubbe ve tromp içerisinde yoğunlaşmıştır.



Tezyinatında kullanılan baklava dilimi süslemeleri Zevvare Camiinden daha itinalı işlenmiştir. Ayrıca yapıda farklı olarak paye, kemer ve kitabe yüzeylerinde alçı süslemelere de rastlanır. Böylece toplu bir mekan etkisi yaratılarak zengin bir görünüm elde edilmiştir. Yapıda geometrik ve bitkisel kompozisyon kullanımına devam edilmiştir.



Mihrap dikdörtgen bir formda olup iki bordür ve içerisi sivri kemerli iki silmeden oluşur. Bordür de kitabe kuşağı yer almaktadır. Mihrap nişi bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir.


kaynak

Not: Mimari yapılarının hepsini paylaşmadım, zamanla teker teker paylaşacağım.

__________________

Mesajı son düzenleyen Minerva ( 24-10-18 - 20:21 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-10-18, 20:20 #2
IV Ados IV Ados çevrimdışı
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)


Görünen o ki; bir çok eserler ilk başta buradan esinlenilmiş desek yeridir. Bazı görsellerde istemsiz olarak Taç Mahal gördüm desem yeridir. Şimdi ki binalara ve eserlere bakıyoruz da, sanat eseri değil köhne binalar hâlini almış.
Eskilerde ki imkansızlıklar içerisinde bu kadar başarılı ve göze hitap eden mimariler yapmak, gerçekten büyük emek isteyen şeyler.
İslam Tarihi ve Medeniyetler dersinin notlarını incelerken denk gelmiştim ben de bir kaç mimariye ki; gerçekten takdir-e şayan.
Göz zevkimize hitap eden konu için ayrıca teşekkür ederim.

Mesajı son düzenleyen IV Ados ( 24-10-18 - 20:27 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-10-18, 20:39 #3
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Neuveoria Mesajı Göster
Görünen o ki; bir çok eserler ilk başta buradan esinlenilmiş desek yeridir. Bazı görsellerde istemsiz olarak Taç Mahal gördüm desem yeridir. Şimdi ki binalara ve eserlere bakıyoruz da, sanat eseri değil köhne binalar hâlini almış.
Eskilerde ki imkansızlıklar içerisinde bu kadar başarılı ve göze hitap eden mimariler yapmak, gerçekten büyük emek isteyen şeyler.
İslam Tarihi ve Medeniyetler dersinin notlarını incelerken denk gelmiştim ben de bir kaç mimariye ki; gerçekten takdir-e şayan.
Göz zevkimize hitap eden konu için ayrıca teşekkür ederim.
Aslında İslam Mimarisi daha çok Sasani ve Hellenistlik Kültüründen etkilenmişlerdir. Büyük Selçuluklular da Emevi ve Abbasi yapılarından esinlenerek yapmışlardır. Burada Kültürel Etkileşim söz konusudur.
Size bir şeyler kattıysa, rica ederim.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-10-18, 21:05 #4
Bozkurt173 Bozkurt173 çevrimdışı
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)

Günümüzde esere değil, maliyete bakılıyor.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-10-18, 21:16 #5
Minerva Minerva çevrimiçi
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Bozkurt173 Mesajı Göster
Günümüzde esere değil, maliyete bakılıyor.
Günümüzde derken Ülkemizde sanırım. Yabancılar kendi sanat eserlerine çok fazla önem veriyorlar. Bizim ülkemizde maliyetine bakıldığı için gelişim gösteremiyor olabiliriz.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-10-18, 21:33 #6
YazGüneşi YazGüneşi çevrimdışı
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)

Çok güzel. Birkaç kere belgeselde denk gelmiştim, büyüleyici gözüküyordu. Gidip gezilmesi gereken yerlerden.

Teşekkürler Minerva.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-01-19, 18:57 #7
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimdışı
Varsayılan C: Büyük Selçuklu Sanatı (Mimarisi)

Süslemelerdeki geometrik ahenk muhteşem
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-19, 21:16 #8
Minerva Minerva çevrimiçi
Arrow Sultan Sencer Türbesi

İnşa Tarihi: Sultan Sencer Türbesi’nin 1153-1157 yılları arasında inşa edildiği bilinmektedir.
Konumu: Yapı Türkmenistan’ın Merv şehrinde yer alır.
Bani ve Mimar: Yapının mimarı Muhammed bin Atsız’dır.

Mimari Tanım



Türkmenistan’ın, Merv şehrinde bulunan Sultan Sencer Türbesi, Büyük Selçuklu mimarisinin önemli örneklerindendir. Yapı mimari ve süsleme özellikleriyle dönem mimarisi içerisinde gelişmiş bir düzenlemeye sahiptir. Muhammed bin Atsız’ın inşa ettiği Sultan Sencer Türbesi’nin inşa tarihi kesin olmamakla birlikte Sultan Sencer’in vefatından bir süre önce yapılmış olabileceği üzerinde durulmaktadır. 1153’te Oğuz is*yanı ve sultanın hapsedilmesi göz önüne alınırsa yapımına muhtemelen 1153’ten önce başlanmış ve inşası bir müddet durduktan sonra 1157’de tamamlanmıştır. Zaman içinde çeşitli tamirler geçiren yapı 2001 yılında Türkiye tarafından gerçekleştirilen restorasyon ile 2005 yılı sonlarında tamamlanmıştır. Sultan Sencer Türbesi, Selçuklu türbe mimarisinin o zamana kadar gerçekleştirdiği gelişme ve yenilikleri bir araya toplayan bir örnektir. Yapı 17 m çapındaki büyük kubbesi ile de dikkat çekicidir.



Plan Özellikleri


Sultan Sencer Türbesi (Plan) Tamamıyla tuğla ile inşa edilen Sultan Sencer Türbesi bugünkü durumuyla dıştan 27,2 x 27,2 metre olan yaklaşık 5 m kalınlığında duvar*lara sahip kare planlı bir yapıdır. Merkezi bir kubbe ile örtülü olan türbede kubbe dıştan sivriltilmiş olup kubbeye geçişte tromp kullanılmıştır. Türbe ikisi giriş ve onun aksındaki pencere ile diğer ikisi kuzey ve güney duvarda olmak üzere eyvan nişleriyle dört ana yöne göre düzenlenmiştir. Tonozlarla kapatılmış galerinin üzeri tonozlarla örtülmüş olup tonozların çatıları belli olmayacak şekilde kubbe kasnağı çevresindeki zemin döşeme tuğlaları ile kaplanmıştır.



Tuğla malzemeden inşa edilen türbeye giriş güneybatı yönünde yer alan açıklıktan sağlanır. Dikdörtgen bir forma sahip portal sivri kemerle sınırlandırılmıştır.



Ana giriş aksında bulunan açıklık, restorasyon uy*gulamasında küçültülerek aslına uygun olduğu düşünülen bir pencere haline getirilmiştir.



Türbe duvarının üst bölümünde bir galeri sistemi yer alır. Galeri katının yukarısında ise taşıyıcı destek sistemiyle birlikte çift cidarlı kubbe yer alır. Galeriye duvar içinde yer alan bir merdivenle ulaşılmaktadır. Galeriler kemerler ve payelerle kubbeye geçişi desteklemişlerdir.




Türbe içerisinde merkezde bulunan ve iyi du*rumda olmayan bir kaide üzerinde *yükselen mermer sanduka, üstündeki yazıya göre Nur*verdi Han oğlu Yusuf Han ve Gülcemal Han tarafından 1334 (1916) yılında yapıya yerleştirilmiştir.

Süsleme Özellikleri

Sultan Sencer Türbesi, günümüzde bir kısmı özgün kalmış cephe tasarımıyla abidevi bir görünüşe sahiptir. Türbenin orijinal süslemeleri yalancı mermer ve firuze renkli sırlı tuğla kullanılarak oluşturulmuştur. Süsleme programında çeşitli geometrik bitkisel ve yazı şekilleri yer almaktadır. Bazı eski kaynaklar, süslü kubbesinin çok uzaklardan göründüğünü yazmaktadır. Yaküt el-Hamevi’nin eserinde kubbenin çinilerle bezeli olduğundan bahsetmiştir.



Bir kısmı özgün olan galeri bölümü geometrik desenler ve Selçuklu tarzı yazı ibareleriyle hareketlendirilmiştir. Galeri içerisindeki özgün alçı süslemeler daha çok kuzey ve güney galerisinde bulunabilmiştir. Bu süslemeler*de Selçuklu tarzı kufi yazılar, lotuslar ve yapraklı bitkisel süslemeler, kıvrık dallar, rumiler, “c” ve “S” kıvrımlarından oluşan kompozisyonlar yer almaktadır. Bezeme*ler daha çok kemer karınlarında bulun*maktadır. Galeri bölümünün dış cephesi geometrik ve yazı motifleriyle hareketlendirilmiştir. Sivri kemerli beş bölümlü galeri açıklıklarını birbirinden küçük sivri kemerli bordürler ayırmaktadır. Bordür içleri tuğla malzemeden geometrik motiflerle işlenmiştir. Bordürlerin üzerinde dikdörtgen bir tabaka içerisinde yazı şeritleri yer alır.



Galeri içleri daha çok kemer yüzeylerinde olmak üzere palmet, rumi gibi bitkisel ve geometrik motiflerle ince ince işlenmiştir.



Türbenin içi ise kalem işleriyle bezenmiştir. Kubbe ve tromp içleri beyaz zemin üzerine mavi ve kırmızı renklerin ağırlıklı olduğu bitkisel süslemelerle bezenmiştir.



Kubbe içinde birbirine bağlanan rumi, lotus gibi bitkisel desenler şeritler halinde yüzeyi dolanmaktadır.



Yararlanılan Kaynaklar
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • AOF- Sanat Tarihi 2
  • islamansiklopedisi.info
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, inşa, mescid-i, sivri, yapı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 00:18
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018