Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 28-08-17, 16:29 #1
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Cool ☆★☆ S i n f u l Kişisel Sayfam ☆★☆





-Çepni, 24 Oğuz Boyundan 21. olanının adıdır.
-Çepni isminin yer aldığı ilk yazılı metin, Büyük Türk bilginlerinden biri olan Kaşgarlı Mahmud’un 1070 yılında kaleme aldığı Divanü Lügati’t-Türk isimli eserdir.
-Çepni, “Nerede düşman görse durmayıp savaşan (Kandaki yağı göre, derhal savaşır ve çarpar. Bahadır) şeklinde tanıtılmıştır.
-Çepniler Anadolu’ya ilk olarak Danışment Gazi önderliğinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu Döneminde gelmişlerdir.
-Çepniler’den önemli bir bölüm Hacı Bektaş-ı Veli’nin müridi oldu.
-Çepniler, Danışmentlilerle birlikte Anadolu’da Haçlılara karşı savaşan ilk Oğuz Boylarından olmuşlardır.
-Karadeniz Bölgesinde Çepniler, ilk defa Sinop ilimizde görülmüşlerdir.
-Çepniler, Sinop’ta 13. yüzyılın sonlarına doğru Trabzon Rum İmparatorluğunu ağır bir yenilgiye uğratıp, sürekli Doğu Karadeniz’e doğru akın etmişlerdir.
-Genel olarak Samsun, Amasya, Tokat ve Ordu gibi illerimizin ilçelerinde hüküm süren Tacettinoğulları, Hacıemiroğulları, Kubatoğulları gibi tarihte “Canik Beylikleri” olarak geçen zaman içinde ortadan kalkan bu beylikleri Çepniler kurmuşlardır.
-Hacıemiroğulları Giresun’u 1397’de fethetmiştir.
-Hacıemiroğulları Trabzon Rum İmparatorluğuyla Doğu Karadeniz’de çetin mücadeleye girmiş, Çepniler Rumlara ağır kayıplar verdirmiş, defalarca Trabzon’da Rumların evlerini yakmış, Maçka’yı talan etmişlerdir.
-İkinci kalabalık Çepni grubu (Harşit Çepnileri) Kürtün’den, Harşit Çayı üzerinden genel olarak Giresun’un Merkezi ile Artvin arasındaki sahaya yayılmışlardır.
-Çepnilerin en önemli inanç önderlerinden biri Güvenç Abdal Hazretleri’dir.
-Çepniler 1461’de Fatih Sultan Mehmed’in Trabzon’u fethini kolaylaştırmışlardır.
-Çepniler 1461’den sonra bilhassa Doğu Karadeniz’de tımarlık, dirlik vs almışlar, vergiden muaf tutulmuşlardır.
-1515 Osmanlı tahrir defterinde Ordu–Gürgentepe-Mesudiye-Giresun-Dereli-Görele-Kürtün-Torul-Şalpazarı-Vakfıkebir-Trabzon Merkez arasında kalan bölgeye Vilayet-i Çepni denmiştir.
-Çepniler Osmanlının zayıfladığı dönemlerde Trabzon’un Doğusuna ve Rize’ye doğru uzanmışlar oradaki Laz Beyleriyle mücadeleye girişmişler, uzun mücadeleler sonucu Sürmene’ye, Of’a, İyidere’ye, İkizdere’ye, Kalkandere’ye, Rize’ye ve hatta Artvin ve Batum’a varana kadar yer-yurt edinmişlerdir.
-Ordu/Fatsa’da Gürcülerin patavatsızlıklarına karşı bölgedeki Türk Halkını koruyan yiğit Hekimoğlu İbrahim adını tarihe yazdırmıştır.
-Samsun ve Rize arasında Pontusçuluk faaliyetleri yürüten, Türkleri katleden Rumları Giresunlu Topal Osman Ağa önderliğindeki Çepniler yoketmişlerdir.
-Çepniler, tarihte büyük Safevi Hükümdarı Şah İsmail’in ve Ulu Önder Atatürk’ün muhafızlığını yapmışlardır. (Çepni Beyi Topal Osman Ağa ilk muhafız alayı komutanıdır.)
-Pontus hayallerine darbe vuran Topal Osman Ağa öncülüğünde Çepniler Kürt Koçgiri Ayaklanmasını bastırmışlardır.
-Milli Mücadele dönemine Çepni Kahramanı Emiroğullarından Rizeli İpsiz Recep Emice ve silahlı yiğitleri damga vurmuşlardır.
-Çepni Beyi Topal Osman Ağa ve Çepni Kahramanı Tirebolulu Hüseyin Avni Alparslan Çoğunluğu Çepni Türklerinden oluşmuş 42. ve 47. Gönüllü Giresun Alaylarının başında Sakarya Savaşına girmişler ve savaşı kazanılmasını sağlamışlar, bu hususta yeni kurulan Türk Devletinin ve bütün Türk Milletinin gücünü düşmana göstermişlerdir.
-Karadeniz’de en çok Çepni Giresun-Gümüşhane-Ordu-Trabzon-Bayburt-Samsun ve Rize’de vardır.
-Güneydoğu’da en çok Çepni Gaziantep’te vardır.
-Doğu’da en çok Çepni Van’da vardır.
-Ege’de en çok Çepni Balıkesir’de, İzmir’de ve Manisa’da vardır.
-Bu iller harici Çepniler; İstanbul’da, Artvin’de, Kocaeli’de, Bursa’da, Aydın’da, Çorum’da, Sivas’ta, Kayseri’de, Tokat’ta, Aksaray’da, Konya’da, Afyon’da, Şanlıurfa’da, Çanakkale’de, Kastamonu’da, Amasya’da, Yozgat’ta, Bolu’da, Düzce’de ve Sakarya’da vardır.
-Ülke sınırları dışında Balkanlarda, Suriye’de, İran’da ve Ata Vatan Türkistan’da Çepniler vardır.

Çepnilerde inanç

Türkiye’deki Çepniler genel itibariyle İslamiyete inanırlar.
Karadeniz Çepnileri genel olarak Sünni(Hanefi) mezheplidir.
Ege Çepnileri genel olarak Alevi mezheplidir.
Gaziantep Çepnileri genel olarak Alevi mezheplidir.
Doğu Çepnileri (Küresünniler) genel olarak Sünni(Şafi) mezheplidir.

Ülke sınırlarımız dışındaki Çepniler

Suriye’deki Çepniler genel olarak Alevi mezheplidirler.
İran’daki Çepniler (Küresünniler) Sünni(Şafi) mezheplidirler.
Balkanlardaki Çepniler genel olarak Gagauz Türkleriyle etkileşim içinde olup Hristiyanlaşmışlardır.
Türkmenistan Çepnileri Sünni(Hanefi) mezheplidir.

Çepni Adı Üzerine

XIV. yüzyılda Çepni adı, Ebu Hayyan’ın, Kitabul-Idrak li-Lisanil Etrak adlı eserinde “Çepni-kabiletün minet-Türk” şeklinde geçer. Eserde, Türk boylarından sadece Kınıklarla Çepnilerden söz edilmektedir. Bu bilgi XIV. yüzyılda Çepnilerin sadece Anadolu’da değil, Mısır’da bile tanındığını göstermesi bakımından çok önemlidir.

XV. yüzyılda Yazıcıoğlu Ali, Reşüdüddin’den bazı değişiklikler yaparak Türkçeye çevirdiği ve “Tarih-i Âl-i Selçuk” adlı eserinin baş tarafına aldığı Oğuzname’de Çepniler Eserin “Oğuz Han’ın Torunlarının Adlarının Manası ve Damgalan ve Kuşlarının Zikri” adlı bölümde Oğuz’un yirmi dört torununun adları, adlarının anlamları, damgaları ve kuşları belirtilmiştir. Bu kaynakta Çepni, Oğuz’un on altıncı torunu olarak gösterilmiş, Çepni’nin anlamının “cesur”, kuşunun “devlet kuşu (hümay) olduğu belirtildikten sonra, damgasının şekli verilmiştir.

On yedinci yüzyılda Katip Çelebi, Cihannuma adlı coğrafya kitabında Çepnilerden söz ederken dillerinin Türkçe-Farsça karışık bir şey olduğunu söyler.

Gyula Nemeth “Çepni” adının Kırgızca çep (=kalkan) ve Türkçe çeper (=duvar, çit, parmaklık) kelimeleriyle ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Ona göre Çepni adı kök bakımından “koruyucu (birlik)” ve özellikle “sınır koruyucu (birlik)” anlamına gelmektedir.

Çepni adındaki -ni eki Beçenek-Beçene-beçe adlarında gördüğümüz -ne, -na, -ne, -ni, -nu, -nü ekiyle birleştirilebilir. Aynı eke Çağatayca tuzni buzağı) kelimesinde de rastlanmaktadır.

Kafesoğlu da “Eski Türk boylarının adları boyun siyasi ve sosyal hususiyetlerini meydana koymaktadır.” dedikten sonra Çepni’yi, askeri teşkilat ve unvanlarla ilgili olan Çor, Yula, Kapan, Külbey, Yabuka, Yeney, Taryan, Iğdir, Buka, Tarduş vb. isimlerle birlikte bu gruba dahil etmekte ve Çepni adının askeri ve siyasi özellik taşıdığını belirtmektedir.

Geybullaev de Azerbaycan’ın Şamaha bölgesinde Çepni kelimesiyle bağlantılı 17 yer adı bulunduğu bildiriyor. Bunlardan Çepli, Cabani, Çapni şeklinde olanlar Zangezur ve Kuba bölgelerindedir. Kazak şehrinin Daşsalahlı Bölgesinde Çepli adlı bir yer bulunmaktadır.

Soltanşah Ataniyazov, Şecere adlı eserinde Kaşgarlı, Reşidededin, Yazıcıoğlu ve Ebülgazi’den, bizim de yukarıya aldığımız bilgileri aktardıktan ve bunlara Salar Baba’nın görüşlerini ekledikten sonra Çepni kelimesinin etimolojisi üzerinde durur ve bu bilim adamlarının güzel fikirlerini inkâr etmediğini, ama, Çepni adının eski Türk sözü olan ve “küçük grup”, “sürü” anlamındaki “çep”, “çöp” sözünden türediğini de bilmemiz gerektiğini söyler. Daha sonra Çepnilerin tarihi hakkında kısaca bilgi vererek, Selçuklular döneminde (ll.YY.) bunların büyük bir bölümünün İran’a, Türkiye’ye Kafkasya’ya ve Irak’a geçtiklerini, Türkmenistan’da Alili, Ata. Göklen, Hatap ve Hıdırili boylarıyla Çepbe, Çovdur ve Ersarıların Çepek, Burkazların Çepbece diyen aşiretlerinin kadim Cepnilerle aynı kökten gelmelerinin mümkün olduğunu belirtir.

Çepni Simgeleri

Çepnilerin ongunu diyelim siz simgesi olarak anlayın. “Sungur kuşu” Doğan türünün en yırtıcılarındandır ve Çepnilerin ongunudur.
Alttaki fotoğrafta Çepnilerin tamga(damga) yani mührüdür.




Çepni Boyu’nun kurmuş olduğu devlet ve beylikler

Danışmentliler Devleti
Tacettinoğulları Beyliği
Hacıemiroğulları Beyliği
Karesioğulları Beyliği
Kubatoğulları Beyliği
Ejder Bey(Yağlıdere)

Çepni Boyu’nun kuruluşunda rol aldığı ve/veya tarihinde etkin rol oynadığı büyük imparatorluklar

Büyük Selçuklu İmparatorluğu(Anadolu’ya geliş)
Safevi İmparatorluğu(Kuruluş, Ordu vesaire)
Osmanlı İmparatorluğu(Trabzon’un fethi ve Doğu Karadeniz’in Türkleştirilip, İslamlaştırılması Çepni Türkleri sayesinde olmuştur.)

Çepni Boyu’nun tarihte oynamış olduğu en mühim roller

Anadolu’nun ve de özellikle Doğu Karadeniz’in Oğuz Türk yurdu haline getirilmesi
Trabzon’un Osmanlı tarafından fethi
Sakarya Savaşının kazanılmasına katkı sağlamaları
Pontus ve Ermeni çetelerin imha edilmesi
Koçgiri İsyanının bastırılması
Atatürk’e gerçekleştirilen suikast girişimlerinin engellenmesi

Vilayet-i Çepni - Giresun

Giresun ili ve yöresi Vilayet-i Çepni olarak tarihte anılmaktadır. Kürtün, Ordu, Mesudiye, Gürgentepe, Koyulhisar, Canik, Giresun,Şalpazarı, Trabzon Merkeze kadar olan bölgede yoğun olarak Çepni boyları yaşamaktadır.

Günümüzde de özellikle Şalpazarı, Samsun, Sinop, Giresun, Ordu ve Kastamonu gibi Karadeniz illerine yerleşiktirler ve Bu bölgedeki Çepnilerin önemi çoğunluğu sunnidir , ancak Alevi olanlarda hatırı sayılır sayıdadır.Ayrıca önceleri Alevi olup da ,Osmanlılar zamanında sunniliğe geçen gruplarda vardır. Bugün bile Rize ve Trabzon’da Çebi, Çep soyadı ile anılan kalabalık sülaleler vardır ve bunlar Çepni Oğuzlarından olduğu ileri sürülmektedir. Öte yandan; Gümüşhane, Giresun, Dereli, Espiye, Görele, başta olmak üzere bir çok yüksek köyde Alevi İslam inancına bağlı Çepniler yaşamaya ve geleneklerini sürdürmeye devam etmektedir.

Topal Osman Ağa

Topal Osman Ağa 1883 senesinde Giresun’un Hacıhüseyin Mahallesinde doğmuştu. Babası Hacı Mehmet Efendi Giresun vilâyetinin tanınmış kişilerinden biriydi. Oğluna 3.Halife’nin ismi olan; Osman, ismini koymuştu.
Küçük Topal Osman Ağa, 10-12 yaşlarında mahallede oyun oynarken, 20-30 kişilik arkadaşlarını o yönetir ve hep savaş oyununu seçerdi. Her zaman kumandanları o olurdu. Bluğ çağını 1-2 yaş geçmişti ki Giresun’da ağırbaşlığı,efendiliğiyle tanındı. Bu yüzden 15 yaşlarında ona “Ağa” denmeye başlandı. 17 Yaşına geldiğinde Rum çocukların korkulu rüyası olmaya başladı. Rum çocuklarını sokak ortasında tokatlıyor ve “En büyük Osmanlı!” dedirtiyordu.

Delikanlılık yaşlarında Balkan Harbine katıldı. Oysa ki buna hiç gerek yoktu. Çünkü ailesi gerekli olan bedeli ödemişti. Fakat onun vücüdundaki vatanseverlik, damarı hiç bir zaman kesilmeyecekti. İşte bu harpte dediğimiz hadise meydana geldi. Çorluda sağ bacağına bir şaranpel parçası indi ve Osman Ağa yaralandı. Şişli Hastanesine götürülerek orada 8 ay boyunca kaldı ancak bacağı eski haline döndürülemedi. Bu yüzden Osman Ağa’ya Topal mahlası da eklenmiş oldu.



İşte Osman Ağa için 1913 yılı ıstırab yılıydı. Bacağındaki yara acılara sebep oluyordu. Bu sırada Bulgarlar; Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’den kopardıkları topraklarla bağımsız bir devlet kurma çabasındaydılar.
1914; Osmanlı I.Dünya Savaşı’na girince Osman Ağa yaralı bacağıyla yatakta baş başa kalamadı. Ayağa zorda olsa kalktı. Hacıhüseyin Mahallesindeki kahvehanede arkadaşlarıyla bir toplantı düzenledi. Toplantı sonucunda Batum’a gitme kararı aldılar. Batuma Giresun’da 150 kişiyle gittiler. Batuma vardıklarında karşılarında Rusları gördüler.
1916’da Trabzon işgal edildi. Karadenizde Ruslar geziyordu gemilerle…
Bunu durdurmak 150 den az kişiyle olmazdı. Osman Ağa asker kaçaklarını aramaya başladı ve kendi grubuna kattı. 150 kişilik grub şimdi 800 kişiydi.
800 Kişilik grup Harşıt Ormanlarındaki Ruslara bir baskın düzenleyerek,onlara ağır bir darbe indirdi. -Bu başarı Ordu Defterlerinde yer almaktadır.- Ruslar 1917’de savaştan çekildi…
Rus Ordusu sözünde durmayabilirdi. Bu yüzden Rus Ordusunu takip eden Batuma kadar takip ettiler.
Takvimler 1918 ‘i gösterdiğinde Osmanlı, Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzaladı.
Osman Ağa Giresun’a geldiğinde gördüğü durum kötüydü. Belediye Başkanı Hacı Bey yaşlandığı için görevini yapamıyorlardı. Osman Bey kimseye danışmadan Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu. İşte bu durum tarih kitaplarına şöyle geçti;
“Osman Bey Giresuna geldiğinde Hacı Bey -vilayet reisi- yaşlanmıştı. Giresunlular, bu göreve en layık olan kişi olarak Osman Bey’i işaret ettiler. Osman Bey bu görevi istemiyordu. Yükseklerde gözü yoktu.”
Küçüklüğünden beri,oyunlarda bile başkanlığa,komutanlığa alışmış birisi Reislik görevini red edebilir mi? Hatta o zaman Reis olursa elindeki imkânlar daha da genişleyecekti.
1918 Yılında Reislik görevine başladı. Halk bu duruma sessiz kaldı. 1919’un Nisan ayındaki gelen haberle görevden feragat etti. Haberde “Osman Ağa’yı ya ölü ya da diri yakalayın gelin!O ki tehcille aranandır..!” yazıyordu.

Osman Bey önce Keşap’a sonra Şebinkarahisar’a kaçtı.
Osman Ağa kaçtığı sırada Rum Çeteleri yavaş yavaş sahillerden Giresun’a girmişti. Şehirde Güvenlik güçleri etkisileştiğinden asayiş çökmüştü. Bu fırsattan yararlanan Pontusçular Rum Mektebin’e dev bir Yunan Bayrağı asmışlardı.




Osman Ağa’ya gelen bu haber onu Giresun’a getirmeyi başarmıştı. Hemen çetesini kurarak Rum Mektebi güvenliğini etkisizleştirerek içeri sızmayı başardılar. Korkulu rüyaları olan Osman Ağa’yı gördüklerinde çok şaşıran Pontusçular silahları bu panik atakla camdan aşağı attılar ve Osman Ağa’nın çetesine,kendisine yenik düştüler.
Osman Ağa, Topal bacağıyla bu Pontusçuların haklarından gelmiş, Yunan bayrağı yerine Türk bayrağı asmıştı.
Bayrak olayı yöneticilerin kulaklarına gittiğinde, af meselesine daha titiz yaklaşmaya başladılar. Fakat bu af Mustafa Kemal’in Havzaya gelmesiyle olacaktı….
Mustafa Kemal Havza’ya 18 kişilik bir ekiple 25 Mayıs 1919 sabahı ayak bastı. Bu 18 kişi şunlardır;
1- Kurmay Albay Re’fet Bey (General BELE)
2- Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General K.DİRİK) (Müfettişlik Kur.Bşk.)
3- Dr. Albay İbrahim Tali Bey (ÖNGÖREN) (Müfettişlik Sağlık Başk.)
4- Kurmay Yarbay Mehmet Arif Bey (AYICI) (Kurmay Bşk.Yard.)
5- Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey (GEREDE) (Karargah Erkan-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyasat Şube Müdürü)
6- Topçu Binbaşı Kemal Bey (DOĞAN) (Müfettişlik Topçu K.)
7- Doktor Binbaşı Refik Bey (SAYDAM) (Sağlık Başk.Yard.)
8- Yüzbaşı Cevat Abbas (GÜRER) (Müfettişlik Baş Yaveri)
9- Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY) (Kurmay Mülhakı)
10- Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE) (Kurmay Mülhakı)
11- Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV) (Müfettişlik Emir Subayı)
12- Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY) (Karargah K.)
13- Üsteğmen Hayati (Kurmay Başk. Emir Subayı ve Müfettişlik Kalem Amiri)
14-Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇİ) (Kurmay Mülhakı sonra 3. Kor.K.Yaveri)
15- Üsteğmen Abdullah (KUNT) (İaşe Subayı)
16- Teğmen Muzaffer (KILIÇ) (Müfettişlik 2. Yaveri)
17- 1.Sınıf Katip Faik (AYBARS) (Şifre Katibi)
18- 4. Sınıf Katip Memduh (ATASEV) (Şifre Katibi Yardımcısı)
Kemal Paşa, Havza’ya gelmeden önce geleceğine dair, Havza Kaymakamı Fahri Bey’e telgraf çeker. Fahri Bey bugünkü Atatürk Evi olan Mesudiye Oteli sahibi Muzaffer Bey’e oteli boşaltmasını ister. Muzaffer Bey’in oteli 50 kişi olan silahlı, Pontusçularla doludur. Muzaffer Bey zorda olsa Pontusçuları otelinden çıkarır.
Mustafa Kemal Paşa,Havza’ya gelince Osman Ağa’ya haber yollar. 29 Mayıs 1919 ‘ da gizlice Havza’nın İmaret Mahallesindeki virane bir evde görüşürler. Osman Ağa sivil ve yanında arkadaşını getirerek gelmişti.
Mustafa Kemal Paşa, Osman Bey ile kahve yudumlarken; Karadeniz’in,Anadolu’nun,Giresun’un durumunu soruyor; hem fikir alış-verişi yapıyor hem de,Osman Bey’in düşünceleri hangi yönde diye gözetliyordu. Kemal Paşa ile aynı düşünce hudutu içerisinde olan Osman Bey hakkında, Kemal Paşa; Vahdettin Sultan’a bir telgraf çekerek, Osman Bey’in devlete zararı olmadığını, Devlete yarar işler içerisinde olduğunu belirtti. Bir kaç gün geçti ve Osman Ağa’nın yakalanma kararı kalkmıştı.
Osman Ağa tekrar Giresun Vilayet Reisi olmuştu. -Seçilmemişti; olmuştu…-
Ankara’da Mustafa Kemal’in köşküne 14 kişilik grubuyla gittiğinde, Kemal Paşa’nın dikkatini giyinmeleri çekmişti. Osman Ağa’ya kıyafetlerindeki malzemelerin anlamı nedir, diye sorduğunda Osman Ağa hepsini sıraladı; Yağdanlık,Fişeklik,Kaldanlık diye sıralamaya başladı. Kemal Paşa’nın dikkatini sadece birinde bulunun 2 değişik aksesuar çekmişti bu sefer. Bu sefer onu sorunca; Bu kemençedir Paşam, cevabını ve ardından Kemençenin tarihçesini ve kullanıldığı yerleri aldı. Kemal Paşa, O zaman bir oynasınlarda görelim, demişti. Oyun başlamıştı. Oyun sırasında bir silah sesi duyuldu fakat kimse farkına varmadı. Neden sonra Hüseyin’in dizinden aşağı kanlar akmaya başladığını görünce Kemal Paşa; oyunu durdurdu ve hekimlerin çağırılmasını istedi. Hüseyin “Gerek yoktur paşam,biz nicesini gördük. Böyle küçük yaralara alışkınız.” dedi. Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin’in bu dediğini duyunca çok coşkulandı. Osman Ağa ‘ya dönerek “Ağam, izin verin bunlar benim muhafızlarım olsun.” dedi. Osman Ağa; Emrinizdir Paşa Hazretleri(!? Hazret-i ve Hazret; Allah dostlarına verilen mahlas) dedi ve çeteye dönerek; Paşa’nın kılına bir şey gelsin, sizi Giresun’un sahillerinden, Sivastopol’a kadar yüzdürürüm, dedi kızarcasına. Kemal Paşa, Osman Ağa’nın bu son dediğine çok gülmüştü.



Osman Ağa, Fevzi Paşa‘yı ziyaret ederek, gönüllü bir alay kuracağını söylemişti. Kendisine 47.Giresunlular Gönüllü Alayı verilmişti. Alay Sakarya Savaşı’na, ardından Büyük Taaruz’a katılmıştı. Ayrıca Koçgiri İsyanı’nı da Osman Ağa bastırmıştı. Kendisine Yarbay rütbesi ve İstiklal Madalyası verilmişti.

Ankara’ya tekrar geldiğinde Mecliste görevli ve Mustafa Kemal’in sağ koluydu. Mecliste gerilim yaşanıyor ve Lozan’a, Ali Şükrü Bey karşı çıkıyordu. Mecliste Lozan görüşmeleri ile ilgili bir oturumda Ali Fuat Cebesoy’un anlatımıyla şunlar yaşanıyordu: “… Gazi Paşa konuşurken Meclis’e sinirli bir hava hakimdi. Mustafa Kemal Paşa kürsüyü terk etmiyor, sualleri cevaplandırıyordu. Mebuslardan bir kısmı bulundukları yerlerden ayağa kalkmış konuşuyorlar, bir kısmı kürsünün etrafına gelip Gazi’ye cevap yetiştiriyorlardı. Bunların arasında Ali Şükrü Bey de vardı. Paşa, sözlerini tamamladıktan sonra Ali Şükrü Bey’in, ‘Ben de konuşacağım’ demesi üzerine hiddetli bir tavırla, ‘Bir haftadır konuşmalarınızla memlekete zarar ediyorsunuz’ diyerek elleri cebinde, asabi bir halde kürsüden indi ve ‘Maksadınız ne?’ diye bağırarak Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. Bu sırada birinci ve ikinci gruba mensup mebuslardan bazıları Meclis salonun ortasında birbirlerine bağırmaktaydı. Gürültüler şiddetliydi, asabi hareketler oluyordu. Ali Şükrü Bey, ‘Kimseyi ithama hakkınız yoktur’ diye bağırıyor, Sinop Mebusu Hakkı Hilmi Bey, ‘Meclis’de emniyet yok mudur?’ diyordu. İki grup birbirine hasım cephe teşkil etmişlerdi. Bu durum biraz daha devam ederse müessif hadiselerin olması kaçınılmazdı. İş tabanca ve saire kullanmaya kadar varabilirdi. Güvenliği sağlamak için görevlileri içeri çağıramıyordum zira gizli celse yapılmaktaydı.”

27 Mart 1923 günü Ali Şükrü bey mecliste gözükmez. İkinci grup, hastalığında bile gelmemezlik yapmayan liderlerini merak ederler. 27-28-29 derken telaşlanan grup hemen Ali Şükrü Bey’i aramaya kalkışırlar. Meclisi alt üst eden, “Başkan nerede!?” diyen İkinci Grup Mustafa Kemal’den şüphelenir. 29 Mart 1923, öğle sıralarında Mühye Köylü bir çoban telaşlı bir şekilde Çankaya’ya iner ve güvenlik güçlerini bulur. Resmi takım elbiseli gözlüklü bir beyin ormanda cesedini gördüğünü söyler. Haber çok geçmeden Meclise gelir. Meclis toptan Mühye Ormanlarına “Acaba Şükrü Bey mi!?” diyerek giderler ve karşılarında İkinci Grup liderini görürler. İkinci Grup telaşlanarak yer yerini aramaya başlar. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa Çankaya’dan ayrılmıştır.
Ali Şükrü Bey’in cesedi bulunduğunda avucu sıpsıkıydı. Avucunu açtıklarında Topal Osman’ın evindeki sandalyelerden birinin hasırının parçası vardı. Şimdi anlaşılır ki Mustafa Kemal’in yaveri Topal Osman, Şükrü Bey’i boğarak öldürmüştür.
İkinci Grup, Mustafa Kemal Paşa’nın grubuna; Kemal Paşa nerededir? Böyle bir aşağılığı yaveri yapmıştır! derler. Yalnız Mustafa Kemal’in Çankaya dışına çıktığı kanısına varırlar.
Tam bu sırada da İkinci Grup, Meclise; Şükrü Bey’in katili kimse meclis kapısının önünde cesedi sallandırılacak! yasasını öne sürer.

Bu sürede Topal Osman durumu anlar ve Çankaya Köşküne(yani Kemal Paşasına)sığınır. Fakat Paşasını en kötü gününde bulamaz.
1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece Topal Osman’ın kapısı çalınır. Kapıdakiler Askeri Güçlerdir. Topal Osman her soruya “Kemal Paşa” nerde diye cevap vermekte, Askeri Güçler sanki Topal Osman’ın emrinde çalışırmış gibi laubali bir şekilde onlara bakmaktadır.
En sonunda teslim olmayı red eden Topal Osman çatışma sonucu yaralanır. Hasta hane’ye gidilecek sırada ölür. Başı kesilerek toprağa gömülür.
Meclisteki Şükrü Bey Katil Yasası kabul edilir. 5 Nisan günü Topal Osman mezarından çıkartılmış, ayağından sallandırılmış bir şekilde Meclisin kapısının önüne asılır. 6 Nisan günü tekrar gömülür.


__________________
 
Eski 29-08-17, 13:14 #2
zerbu zerbu çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆


Kişisel sayfan için teşekkürler, Repledim
 
Eski 29-08-17, 13:38 #3
Minerva Minerva çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆


Kişisel sayfanız hayırlı olsun.
 
Eski 29-08-17, 13:42 #4
Laund Laund çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Hayırlı olsun
 
Eski 29-08-17, 18:44 #5
AboveShaft AboveShaft çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim
 
Eski 29-08-17, 21:34 #6
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Smile C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen zerbu Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkürler, Repledim
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Bellatrix Mesajı Göster
Kişisel sayfanız hayırlı olsun.
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Laund Mesajı Göster
Hayırlı olsun
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen AboveShaft Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim
Teşekkür ederim hepinize
 
Eski 02-09-17, 12:05 #7
ATMACA LAZ ATMACA LAZ çevrimiçi
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfan için teşekkürler, Repledim Kardeşim
 
Eski 03-09-17, 21:02 #8
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Cool C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen ATMACA LAZ Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkürler, Repledim Kardeşim
Eyv Replisin
 
Eski 06-09-17, 15:35 #9
Akuramatata Akuramatata çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim.
 
Eski 06-09-17, 20:18 #10
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Akuramatata Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim.
Teşekkür ederim, replisin
 
Eski 07-09-17, 21:33 #11
Ken Kaneki Ken Kaneki çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfanız için teşekkürler repledim
 
Eski 08-09-17, 10:53 #12
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Ken Kaneki Mesajı Göster
Kişisel sayfanız için teşekkürler repledim
Teşekkür ederim, repledim
 
Eski 16-09-17, 03:28 #13
DeYR4 DeYR4 çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim.
 
Eski 21-09-17, 18:42 #14
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen DeYR4 Mesajı Göster
Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim.
Teşekkür ederim, repledim
 
Eski 26-09-17, 19:12 #15
FatalSchlaganfall FatalSchlaganfall çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfan için teşekkür ederim , repledim.
Sayfa mükkemmel olmuş kardeşim.
 
Eski 30-09-17, 10:59 #16
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen FatalSchlaganfall Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkür ederim , repledim.
Sayfa mükkemmel olmuş kardeşim.
Teşekkür ederim, repledim
 
Eski 30-09-17, 17:19 #17
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim
 
Eski 01-10-17, 17:29 #18
Pennywise Pennywise çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Kişisel sayfan için teşekkürler replendin.
 
Eski 03-10-17, 10:12 #19
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Fantomex Mesajı Göster
Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim
Teşekkür ederim, repledim
 
Eski 04-10-17, 16:48 #20
S i n f u l S i n f u l çevrimdışı
Varsayılan C: ☆★☆ alpogs1905 Kişisel Sayfam ☆★☆

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Sailing3517 Mesajı Göster
Kişisel sayfan için teşekkürler replendin.
Teşekkür ederim, repledim
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
ada, bey, bir, çepni, osman

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 15:40
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018