Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 16-07-16, 12:51 #1
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam


2011 yılından bu yana yazdığım sözlerin bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. Her bir sözün yazım tarihi kayıtlıdır. Tarihleri okuma kolaylığı olması için sözlerin sonuna eklemedim. Ciddi havayı dinlendirmek amaçlı yer yer latifeler kullandım. İkinci kısmı toplamaktayım. Hayırlı forumlar.

EDEBİ SANSÜRLÜ CÜMLELER
Rahime düşmeden evvel ebeveyninin gözlerine yapacakların serilseydi, belki bu dünya nüfusu o gün bir sayı artmazdı.

Önce ilgi ararsın.
o Bulunca da aranırsın.
o Sakın aşk yok deme.
o Onu sen uzaklaştırdın.

Gönül kerhanendeki basit hislerini aşk diye yutturmaya çalıştığın insanlardan biriyim. İnanmamı beklemen en büyük komedimdi.

Kolay bulunan değersizdir. Zor bulunan değerlidir. İnsan da böyle

o ''Seks bağımlılarının kokusunun burnumu delip geçtiği günlere yaz diyorlar.''

Belki denizi yürüyerek geçecek kadar imana sahip değiliz. Ama Musa gibi biiznillah denizi yarıp geçmesini biliriz.

''Sessizlik okumasını bilene altyazıdır.''


-Bedel ödemek değil canımı sıkan. Bedelini ödediklerimin beş para etmiyor olmasıdır

-Dünya hapishanesinde insanlar mahkum edilse de, Yine de iyi olan değerlerin her daim bekçisiyiz...

-Görmeyeli dumandır halim ahvalim. Gözden uzak olsam da dolu kalbim. Sanmayın ki ben bir köşedeyim. Hayatla anlaştım gerçek peşindeyim

-Ne sanatçımızda hayır var. Ne siyasetçimizde. Bir de yüzerler para içinde. Sen ise 1TL peşinde. Bilmem ne kadar sürer bu hengame? Sen sustukça daha çok dert akar içimize...

-Zaman gerçekten garip. Dünün efendileri bugünün soytarıları olabiliyor. Şu zamanda doğru kalmak ve doğru kişiler bulmak ne de çok zorlaştı.

-Geçen marketin süt ürünlerine bakıyordum. Bir peynire baktım. Bir de süte baktım. Ve gelişim aşamalarının nasıl gerçekleştiğini o an anladım...

-Türk olduğunu söylerken bir daha düşün. Ne kullandığın kelimeler Türkçe, ne de düşünce sistemin. Ne kılık kıyafetin Türk, ne de duruşun. Her şeyini yozlaştırmışlar. Yakında kullandığın kelimelerin tamamına yakını İngilizce olacak. Avrupa'yı medeniyet tanrısı olarak göreceksin. Osmanlı Torunuyum diyeceksin belki de. Ben söyleyeyim: HİÇLER'de kaybolmuş Bir HİÇ'sin!

-Küfrü kesinlikle meşru görmüyorum. Ancak edenleri de eleştirmiyorum. Artık etmelerine sebep olanları eleştiriyorum.



-Paha biçilmez sevgileri satan insanlar, Satan'dan daha satanlar..!


Şeffaf ol arkadaşım! Kalacaksan kal. Gideceksen git. Seveceksen sev. Sevmeyeceksen sevme. Hak ediyorsam saygı duy. Hak etmiyorsam duyma. Benimle olacaksan ol. Olmayacaksan olma. Yeter ki!: İnce oyunlara kalkışma

İyi görmek istediğim bazı şeyler var, Yapmaz dediklerim en beterini sunar, Derinlerimde hâlâ yersiz saflık var

Kadınlara göre tüm erkekler, erkeklere göre de tüm kadınlar aynıdır!

Bana aşk dediklerinde bir siyasetçinin meşhur lafı dilime dolanıyor: -Hadi Ordan

Paha biçilmez sevgileri satan insanlar, Satan'dan daha satanlar..!


Susmak edeb timsalidir insanların çoğu anlamaz.. Çok konuşmak maarifet sanki çenen durmaz.. İnsan olmayı becermek herkesin harcı değildir.. Benim taşıdıklarımı küçük beynin kaldıramaz..

Sürtük olmuş bu devirde gönüller.. Utanmadan bi de aşk dilenirler..

''Bu Vatan Bizimdir'' diyenlere birkaç sözüm olacak.. Topraklarımız devlet eliyle yabancılara satılıyor. Yabancılara toprak satışı, 25 dönümden 600 dönüme çıkartıldı. Başta Almanlar ve İngilizler toprak arazisi ve taşınmazları satın almaya hızla devam ediyorlar. Ülkemizin kültürü ve maneviyatı yozlaştığı yetmiyormuş gibi, bir de topraklarımıza milli kaynaklarımıza musallat oldular. Ve artık ''Bu vatan bizimdir'' derken yutkunuyorum.

Bu yara senin gülüşünle kapanmaz.

Her doğru anlatılana inanırsan, kendini doğru sandığın yanlışların içinde bulursun.

Öyle basit nedenlerden ötürü tartışıyoruz ki... Ortasını bulup uzlaşmak yerine, inceltip koparıyoruz herşeyi.

En büyük fantezimdi gözlerini düşlemek, Şimdi en büyük isteğim onları deşmek...

Yeniden ısınmak istiyorum hayata. Soğuk yüzlerle karşılaşınca bir başıma donmaya razı oluyorum..!

Bizler aşktan yataklara düşmüşken, sizler şehvetinizden yataklara düşmüştünüz..

Siyahlardan korkmuyorum. En azından ne oldukları bellidir. Beyazlardan korkuyorum. Pislikleri içinde gizlidir.

''İki yanlış bir doğru etmez!'' Ahmet Güzeler

''Eğer birbirimizi anlama yoluna gitmezsek çok acı çekeriz..!''

4+4+4 Eğitim sistemini protesto edenlerin aralarında başörtülü olanlarını da görüyoruz. ben kadın eylemci olsam bende başörtüsü takar inandırıcılığımı arttırırdım. Kasıtlı taktığınızı bilmiyor muyuz sanki?! Başka numaralar bulun. Yemezler.

İstediğin kadar yüzünü montajla.. Ne işe yarar kalbin bozuk olduktan sonra..

Bırak başkaları ellesin koklasın kalbi kararsın.. Sen temiz kal Allah rahmetiyle seni sarsın..

Gönlü mekân yapmışlar. Geleni geçeni içeri almışlar.

Sen ne kadar doğru kalmaya çabalasan da seni sarsmaya devam edeceklerdir..

Dini konuşarak değil, dini yaşayarak adam olursun!

Benim midemi bulandıran insanlara bazılarının ağzı sulanıyor.

Sigara ve içki dertleri azaltsaydı şimdi müptelası olurdum..

Labirent gibi olmuş bu aşk.. Her çıkışı sen tutmuşsun Sevgili!

Çırpındıkça daha derinlere battığın bataklık gibidir: AŞK!

Prizmadan farksızdır bazen duygular.. Aynı anda birden fazlasına ışık saçarlar..

Yolumuz çizilmiştir, yürürüz sonsuzluğa.. Hakk yazmıştır yazıyı, çabalarımız boşuna.. Silinemiyor acı musibetler hayattan.. Korkarım düşeceğim, geçecekken sırattan..

''Adalet ve merhamet arasındaki çizgiyi tutturamayan yöneticiler ancak zulüm ederler..!''

Sevginin yerini nefret almışsa yapılacak birşey yoktur..

Deniz gözlüydün.. Martılar küskündü.. Mutluluğa aboneydim.. Şimdi hüzün göründü..

"Dünden geriye boşluk ve içinde gezen yanlız bir adam kaldı..!"

Mevlâ böyle takdir etmiş.. Bize tevekkül etmek düşer.. Doğrudan asla şaşma.. Giden gelir, gelen gider..

Mutlu yüzüne doyamadığım aşkın, acı yüzüyle sınanıyorum..!"

''Sen de bulursun başka birini.. Ben de bulurum başka birini.. Unutma olamayız birbirimiz gibi..!''

''Kişinin ne denli sevdiğini sözleri değil, zaman gösterir..!''

''Hakikatte sansür yoktur.. Sorun; insanlar kördür..!''

"Yazmakla ne kazanıyorsun?" diye soruyorlar.. "Peki siz yatmakla ne kazanıyorsunuz?"

''Ne kadar çamur atarsan at.. Nasıl olsa günahlarım kadar kirletemeyeceksin..!''

Çağımızın manevi hastalıklarından birisi de insanın hatalı bir eylemde bulunduğu halde "Ya bunda ne var? Bundan birşey olmaz ki!" vs. kelimeleri söylemeleridir..!

"İnsanı hayvandan ayıran özellikler zamanla azalıyor!"

Kahraman Tazeoğlu "Bazen başkalarının gözüne uzun uzun bakmayı bile ona ihanet zannetmeye başlarsınız." diyor.. O da Birşey mi?! Ben aklıma getirmeyi bile ona ihanet saymışım..

Mart ayında kendine hâkim olan o kedinin iradesinden tüm insanlara istiyorum

Ne söz söylemeye gerek var ne uğraş vermeye.. Sen elinden geleni yaptın bırak gitsin çöplüğe..

Mustafa Ceceli 'omzumda başım eksik, yatağımda kokun' diyor. E bunları dinleyen gençlerin ruh halini sız düşünün.

"Okuyup bir yerlere gelin diyorlar, Okumadan bir yerlere gelenleri gördükçe şevkim sönüyor!"

"Beyaz atlı prensini bekleyen kızın hesaba katmadığı bir şey vardı. Beyaz ve temiz gördüğü adamın içinden bir yaratık çıkacaktı..!"

"Belki ilk aşkım değilsin ama son aşkım olabilirsin" derler. Bu sözün muhatabı şunu da unutmamalıdır: *Senden önce onlarcasına bu sözü söylemiştir. Hepsi de gitmiştir

"Sorunlarınız varsa bunu içinizde halledin. Çevrenizdeki insanlara olumsuz hallerinizi yansıtıp da üzmenin bi mantığı yok. Herkes hoşgörüyle yaklaşmaz. Görüş mesafeni yok edebilir. Göreceğin tek renk siyah olur!"

12 Yaşındaki Kardeşime Şakadan: "Baba n'aber?" Dedim. Dedi: "Ne Babası?! Çocuğum Yok ki."

"Kötü insan yoktur. Aslında herkes iyidir." sözüne katılmıyorum. İyi tarafını yansıtmadığı sürece ben onun hakkında nasıl iyi biri diyebilirim? Bir yararını görmedim ki!

"Bana saygı gösterene ben tüm saflığımla gelirim!"

"Bir zamanlar odundum. Ta ki sen yontuncaya kadar!"

Denizli'de odun adamın teki evde tartıştıp markete sığınan karısını saçından sürükleyerek dışarı çıkarmış. Hey gidi güzel Allah'ım. Oduna su veriyorsun. Odun içmesini bilmiyor.

Benden elektrik almayanı yıldırım çarpsın.

Milli Eğitim'i lise ve ilkokullarda pornografi içerikli kitapların dağıtılmasına göz yumar. olayı medyadan öğrenirler. Sonra da kalkarlar Dindar Nesil'den bahsederler. Gülünç olmayın bu kadar.

"Yapmacık tavırlar.. Gereksiz sorular.. Sahiden baydılar..!"

Gece başını yastığa koyduğunda, Sana ilk bakışımı hatırla. Sana hediye ettiğim o ak gülü, Bir ömür boyu yüreğinde sakla.

"Kimileri aşık olur, uzuvları yanar tutuşur. Kimileri de aşık olur, yürekleri yanar kavrulur..!"

Yüce Allah verseydi bu aciz kuluna yetki.. Silerdim! Senden hariç tüm geçmişi.. Deseydi, yaz kendi elinle kaderi.. Defterin her yanına doldururdum, sevgimi..

Sayın Başbakan! Sen bizim hakkımız olan maaşı ver. Biz 3 değil, 13 çocuk bile yaparız

"Kötü olana, iyi gözle bakılmaz..!"

Işıkları kapatın! Zaten gören göz yok..

"Sana en güzel oyuncağı alsam, insanların duygularıyla oynamayı bırakır mısın?!"

Sen Anlat! Konu önemsizdir sevgili.. Kelam bahane, Niyetimdir işitmek sesini..

"Sevmek değil, işi fesada vurmak suçtur..!"

Dertliysen ne gerek var içkiye.. Mevlâ der: dua et kulum ki merhem olayım yarana..

"Bazı insanlar güvenimizi kazanmak için, bize dost numarası yaparlar. Sonra da olumsuz yönde kullanırlar."

Romantik insanlar sevdiği bir kişiye kavuşamayınca onu içinde adeta ilahlaştırırlar. Ama kavuşunca da çabuk mutsuz olurlar. Çünkü onlar aslında fantezilerini gerçekleştirmek için severler. Gerçek aşk Allah yarattığı için sevmektir. Kirli niyetlerin aşkta yeri yoktur..

Delilerin çok olduğu yerde, velilere deli damgasi vurulurmuş

"Libya halkının jetonu geç de olsa düştü. artık kaddafi döneminde daha rahat olduklarını itiraf ediyorlar..!"

''İnsan piyasasından faziletli insanlar tedavülden kalkmış..!''

''Kainatta en iyi kamuflaj yapan mahluk insandır..!''

Para dediğin nedir ki?! Elimin kiri.. -Temizleyebilirim abi o zaman..

Gel yanıma ey yâr, kelimelere ne hacet.. Ben seyredeyim seni, sen sükut et.. Geçmişi bir kalemde sil at.. Biz bize kalalım, gerisi hep teferruat..

"Devir gerçekten tersine dönmüş.. Şimdi kızlar erkekleşti. Erkekler avratlaştı..!"

Türk milletinde okuma oranı oldukça düşük. bu araştırmalarla sabit. Öyleyse malum gazeteler niye çok satıyor?! E Hani Okumayı Sevmiyorduk?! Sanırım nedenini biliyorum

"Yiyecek Birşeyimiz kalmamış olacak ki, aklımızı yiyoruz..!"

"Mayası bozuk insanları yoğurmaya çalışırsan, fırında yanan sen olursun..!"

İnsan Olmayana gerek; değer vermemek.. Kadir, kıymet bilmeyene denilmelidir eşek..!

Biz "Hep Yanımda Kal!" diyenlerden değil, "Hep Gönlümde Kal!" diyenlerden idik..!

Yırtınma arkadaş boşuna: ''Odun Kafalara Söz Geçmez!'' Bunu bil!! Rabbim izin vermedikçe hiç te'sir etmez kullandığın tatlı dil!!

Olmadı, paraya kıyıp bir cigara alır Philip Morris'i zengin ederiz. Dumanını çeker sağlığımızı tüketiriz. Sonra da mutluluklar dileriz..!

Ulaşılamaz yükseklikteki sevgiye uzandım! Kollarım çok kısa geldi yetişip alamadım!

Her şeyimiz doğruydu. fakat adres yanlıştı

Senin eserindir bu hâl-i ruhâniyet.. Bulunmaz bir nimet gibi artık, saadet!!

Gittiğinde arkasından kaç damla gözyaşı akıttın?! geri dönsün diye, söyle ne kadar yalvardın?!

Bazen havaya mal mal saatlerce bakmaktır; aşık olmak!

Prestij içmek prestijinizi arttırmaz. Sigara içmek erkeklik alameti sayılmaz.

Zamansız karşınıza çıkan insanı ''Hayatınıza giren bir ışık gibi'' görürsünüz. Ama o aslında Şeytan'ın yansımasından başka bir şey değildir. Amaç Bellidir. Sizi Oyalamak!!!

Elinden telefon, dilinden küfür, koynundan el düşmez. Böyle bir gençlikten hayır beklenmez.

Gönül deryasında sevginle yüzmek varken, şimdi kendi cehennemimde seninle kavruluyorum!

Ruhum Soğudu. Muazzam Bir Acıydı. Yüzündü Soluduğum, Bu Gül Bahçesi İçerisinde.. (Bu söz yabancı bir şarkının çevirisidir.)

İsmet İnönü 1926 yılında Türk Ocaklarında yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu: ''Vazifemiz, Türk vatanı içinde Türk olmayanları behemahal Türk yapmaktır. Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek anâsırı [etnik unsurları] kesip atacağız. Ülkeye hizmet edeceklerde her şeyin üzerinde aradığımız, Türk olmalarıdır." *Bugün acısını hep beraber çektiğimiz olayların kökeninde bu sakat ve katı anlayışın yattığını bilmemiz lazım.

Nereye gitsem çıkmaz sokak. Sanırım her yol sana çıkacak.

Atatürk eşsiz değildir. Çünkü eşi olmuştur

Görünmeyen Tehlike: Light İslâm.

İsrail horozu meydanı boş bulduğu zaman öter..

En iyi insanın bile ters bir tarafı vardır. Sen bunu açığa çıkarmak için uğraşmadığın sürece sorun yoktur..

Tam 'U' dönüşü yapacakken Azrail (a.s.) durdurdu

Sevgi: Gögüs Kafesinden çıkıp yareninin gönlüne konmak isteyen bir kuştur !

Bir Gün Gelecek, Keşkeler Ağzımızdan Düşmeyecek.. Bizler Boşa Geçen Zamana Ağlarken, Şeytan Pis Pis Gülecek...

Büyülü sözler içinde kendimizi kaybetmiş bir nesiliz biz!

Kendini beğenmişlik, insanın doğasından gelen bir afyondur!

Dünya bir çiçek bahçesidir. Sana sadece bir tanesini koklamak düşer.

Yüreğimde ne varsa gözlerimden döküldü. O Yar vefasız ve bakar kördü .!

Sevmek mi? Heves ettiğim bir yanılgıydı. Hakikisini ararken, aklımı aldı.

Isimler Müslüman, giysiler Fransız. Zihniyet Batı. Nerde kaldı şanlı ecdadın mirası. Sizler kısır döngüde turlarken. Atı almış emperyalizm geçmiş Üsküdar'ı !

Ben gidince bana koşa koşa gelen, gitmediğimde ' Yine de Seninleyim.' diyen bir ama birini tanıdım.

Dört işlemi sadece iddaa kuponu yaparken kullanan bir gençlik türedi.

Bir tebessüm bazen kalpleri açabiliyor. Yalan da olsa! .Bir şey uydurmuşlar "Aşk yok." diye. Öyleyse Hz. Yusuf ile Züleyha kıssasının Kur'an'da işi ne?

Dilin başka yüreğin başka. Yoksa Cehennem misin bana?!

Fizik denilince akla ilk gelenin beden ölçülerini getiren bir nesil türedi!

Neden böyle karamsarsınız? Diyorlar. El-cevap: Mühim olan üzerimize düşeni yapıp, ALLAH'tan ümidi kesmemektir. Yoksa biz insanlardan çoktan ümidi kestik!

Her insanın aynalara göstermediği bir yüzü vardır.

Adam olana "Her yer Cennet'tir."

Ruhum bedenime hainlik eder. Ben ‘’Kal’’ derim; inatla sana döner

Kader senaryosunu kendin yaz deseydi Allah, Seninle tanışma sahnesini çıkarır, gerisine dokunmazdım !

Sevgimizi yeşertelim dedik, tohumu bozuk çıktı !

İkbal için gayret ettikçe kaba etimin tehlikede olduğunu seziyorum!

Domates patates ticareti olur da kadın ticareti ne?

Bir kahvenin kırk hatırı vardır. Biz kahve fabrikası kursak yine de hatırımızı soran olmaz..

Tekbir sesleriyle Allah Allah nidalarıyla fethettiğimiz İstanbul'u şimdi zina sesleri inletiyor.

Bir kızın kalbine saplamıştım aşk okunu. Çıkarmakla ölmem bir oldu.

Gerçeklerle önce alay edilir,sonra şiddetle reddedilir, en sonunda kabul edilir.


Kısacık hayatımızda hangi mutluluk cennet kadar uzun, ve hangi keder cehennem kadar uzun olabilir ki?

Muteli Mütefekkir


***********

[IMG][/IMG]


*******

KISA BİR HİCİV

Sorun çıkaran yöneticilerin, çözüm üretiyormuş gibi gözükmesini…

Kısır hayat döngüsü olan insanların, yemek ve nefislerinden başka bir şey düşünmemelerini…

Yardımlaşma ve dayanışmanın sözde bırakılmasını hazmedemiyorum.

300’ün üzerinde gençlik vakfının birlikten mi ayrılıktan mı olduğunu kendime soruyorum.

Asgari ücretle çalışan insanların, fabrikatör maaşı hayat yaşamalarını …

Beş para etmez malların, elli beş para eder gibi gösterilmesini…

Reklam üzerine sürülen hayatları kınıyorum.

Düşen insanlaraüzülenleri, fakat elini uzatmayanların akıllarına şaşıyorum.

Sadece diziden kazandığı parayla 7 Milyon TL’ye ofis alanları …

Tv programları yapıpmilyarlar kaldıran sözde din adamlarını…

Belli bir seviyeye geldiktensonra, sıkıntıları unutan insanları kınıyorum.

Stat ve tesis kiralarını ödemeyip devletimizi zarara sokan 4 küçük klübü finanse edenleri anlamıyorum.

Aldığı 750 TL maaşı, sigaraya, maça, alkole, kumara harcayan zihniyeti …

Plansız ve programsız çalışan mercilerin görülmemesini …

Domuzun ipiyle sıratı geçmeye çalışan zihniyeti …

Her zaman bir günah keçisi doğuran anlayışı….

Üretimin ve verimin diplerde olduğu eğitim kurumlarında bu sorunun üstesinden gelmekle görevli ve maaşlı insanların söz döndürmesini …

Bu ülkenin topraklarının göz göre göre öldürülmesini …

Birlik ve beraberlik söylemlerini yapanların ayrı olmasını …

Bir insanın temiz ve faydalı bir oluşum kurarken yalnız bırakılmasını kınıyorum.


vs. vs.

13.10.2014

(Pazartesi Akşamı)

Sehâvet

[Kişisel yazı arşivimden kopyalanmıştır.]


*****


Bazı şeyler çok dert olunca mikrofon başına geçmeyi tercih ettiğim de oluyor. Bazı doğruların eğilmemesi gerekiyor. İyi dinlemeler.

https://www.youtube.com/watch?v=Y3IUA9Ed6sg


************

KÖHNE İNSANLARA BİRKAÇ SÖZ



Dünya, yaşamak zorunda olduğum hayat, sonunu bilmediğim ve nasıl geleceğini ve nasıl karşılayacağımı bilemediğim imtihanlar… Anlam dünyamı belki de bunlar yoğuruyorlar. Nedense bazı imtihanları anlamak, ardındaki sırrı kaldırmak onunla olan uğraşımızı sonlandırdığı gibi, kalan bir kaç gram tuzu ve şekeri karıştırıyor. Ortaya da artık çabalamamanın anlamı çıkıyor. Heteroseksüel olan hissler, artık varlıklarından ferakat ettiler. Bir kaç parmak olmak kendilerine birşey kazandırmıyordu. Ufak kazanımlar dahi, daha ucundan bir tutam alamadan yok oluyordu. Bir adım atmak, bir söz söylemek bir şeyler getirebilirdi. Peki kazanımlarımız da bir zaman bu yolla elde ettiklerimiz değil miydi? Kalıcılığı aramak belli ki tek kaçış yolu. Artık kimse dünyayı uçsuz bucaksız diye tarif etmiyor. Kendi düşlerimizin sahası daraltılmış ve kaldırmaya çalıştığımız her kanat, fukara haramiler tarafından yenildi. Sofrasında ıslak topraktan başka birşey bırakılmayanlardanız. İnsanların birbirleri için var oldukları masalını anlattılar. Baştan çok inandırıcı gelmişti. O kadar saf veya ahmaktık ki masallardaki olayların birer mit ve gerçekte yaşanmamış olduğunu akıl edemiyorduk. Çoğu vakit hayalin hakikate bürünmesini arzu ediyorduk. Bize anlatılan bu safsataların anlatıcıları hep iyi niyetliydi. Hakikat alemiyle geç tanıştırıldık. Miti biliyorduk, imkansızdı. Mitsi yarenler arıyorduk. Düşük ihtimal biçip aranıyorduk. Bundan olmadı, ondan da şundan da. Önümüze koyduğu barikatları biraz abarttı sanki Mevlâ. Atlayıp geçmenin kural olduğunu bize öğrettiler. Bizde atlayamadık, dünyanın beyin felçli birer işe yaramazları olduk. Popomuza yaklaştı; dünyanın ağır ve kızgın lavları. Cehenneme bir şey kalmasın diye zevkle ateşe oturup yaktık varlığımızı. Şimdi ne cehenneme alışabildik, ne de cennet hayalimizi bir köşede bekletebildik. O değil de bize neden Allah’ın bu barikatlarınden kaçmanın yolu olmadığını söylemenin yanında, onların sağından, solundan, altından geçmenin bir yol olduğunu bize sunmadınız?

Huzura tüm mahlukatı davet eden bir sistemin ağasını üçüncü dünyanın tanrısı olarak servis etmenizin cezalarını bizler çekeceğiz. Ve bağırmaktan yırtılan ses tellerimizi, kan dolaşımının hızından ötürü patlayan kalbimizi ve damarlarımızı tekrar tekrar dikerken Allah, o vakit bizden beri olamayacaksınız. Her gün her gece birinin gönlümdeki etten parçasını çekişini izlerken ona vaad ettiği şeyleri hatırlatacağım. Anlayacağını da sanmam. En azından biri sorduğunda “Görevimi yaptım” deyip kendimi yatıştırmaya çalışacağım. Kafi gelir mi onu da bilemem. Kusursuzluğun yanından geçmek değil nasibim; dilimden, gönlümden ve aklımdan geçen bir söz dahi olamaz. Biraz daha sakin olmak niyetiyle bu serabı siyah noktanın beyaz halkasında zuhur ettireceğim.



17.12.2015


Muteli Mütefekkir

SİNMİŞ SOKAKLAR


Bir olup dolaşırken sokakları
Her anında bıraktık bir anı
Ellerimden kurtulurken
Gönlümde ağırlığı kaldı

Bir yalan attım, tutacak inandım
Tutunamadı yanağımda şaşmadım
Sevmek feza kadar uzak
Sevilen hâlâ bulunur sandım

Ahşap kapında bir çanaktım
Harabe demlik gibi sallandım
Unutmaya çalıştığın bir ahbaptım
Yoluna güller serdim, nasipsiz kaldım

Bir yazının daha sonuna vardım
Kalabalık satırların arasında doğrandım
Bir tutam huzurum olsun, öyle dursun
Bu derdin soğuk aleviyle yandım


MuteliMütefekkir

1.10.2016

****


ERDOĞAN CEREN


Kısa ve öz tutacağım. Bir genç intihar ediyor ve onlarca kanal tarafından video sitesine yükleniyor. Sonra akrabası olmayan, çocuğu hayatında bir defa bile görmemiş birisi açıklama etiketi altında kendine abone kasıyor. Kendisine itiraz edenlere de hakaret edip küçük düşürüyor. E.C.'nin neden intihar ettiği ile ilgilenmiyorum. Böylece toplumumuzun prim hastalığına bir kez daha şahit olduk.


11.10.2016

***


****

MODERNLEŞME YOLUNDA YIKILAN OSMANLI DEVLETİ


Devletler dünyada söz sahibi olduklarında bunu kalıcı yapmanın formüllerini aramaları gerekir. Dünyanın en büyük devleti rolüne kendisini kaptıran Osmanlı İmparatorluğu bu role bürünmenin ne kadar gereksiz olduğunu ve zararlarını rönesans ve reform dönemlerinin başladığı onbeşinci yüzyılın ortalarından itibaren II. Mahmud dönemine kadar uzanan uzun bir sürede anlayamamıştır. Hayatın her safhasında olgunlaşma rüyasına dalmak kişileri ve kurumları zayıflatan yegane ve sinsi virüstür. Biz bu makalemizde modernleşme yolunda Osmanlı Devleti'nin başarısızlıkları üzerinde duracağız.

1. Modernleşme Hamleleri


1450 yılında Gutenberg tarafından icat edilen matbaa Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında giriş yapabildi. Arada 277 yıllık bir fark var. Bu durum günümüz teknoloji takibine kıyasla oldukça vahimdir. Osmanlı Devleti'nin keşif ve ilerleme seyahatleri II. Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanması sonucunda durmuş ve bu durum Avrupa'ya Jön Türkler'in gönderilmesine kadar sürmüştür.

Mehmed Bey, Reşat Bey, Nuri Bey, Ayetullah Bey, Namık Kemal, Refik Bey, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Agah Efendi'nin başını çektiği Jön Türkler temelde devletin askeri okullarında yetişen subaylardan destek buldular. II. Abdülhamit'in desteği ile kurulan bu okulların rejime karşı bir kitle yetiştirmesi aslında modernleşme yolunda Osmanlı Devleti'nin neden başarısız olduğu yolunda önemli bir ipucudur. İbret ve Tasvir-i Efkar gazetesi etrafında yazı çalışmalarına devam eden Jön Türkler meşrutiyeti ilan ettirmiş ve II. Abdülhamit Han döneminin bitmesiyle modernleşme hareketi sonlanmıştır.

Osmanlı Devleti Fransa ve İngiltere'den 1854 yılında Kırım Savaşı'nda, savaş giderlerini temin amacıyla ilk defa dış borç alımı yapılmış; ekonomik olarak ciddi anlamda ilk defa özgürlüğünü yitirmiştir. 1881 yılında II. Abdülhamit tarafından ''Duyun-u Umumiye(Genel Borçlar)'' adıyla bir denetim mekanizması kuruldu. Alınan borçların ulaştığı seviyeyi 9 Ekim 1873 tarihli Londra Times gazetesinden anlıyoruz:

“Şu an Türkiye’ye yapılabilecek tek hizmet, gelir ve gider düzeninin, gerçek kuralları iyi bilen, Sultan’ın bile müdahalesine izin vermeyecek şekilde düzenlenmiş engelleme ve sınırlamalarla korunan, prensip sahibi devlet adamlarının ellerine bırakarak ciddi bir şeklide garanti altına alana kadar, hangi nedenlerle olursa olsun bir tek şilin bile vermeyi reddetmek olabilir”.

1450'li yılların ortalarına kadar dünyanın tek gücü olan Osmanlı Devleti 1800 ila 1900'lü yılların hasta adamı olmuştu. Bu deyim ekonomik alanda yokları saymakta olan Osmanlı Devleti'ne Batı tarafından verilmiş bir sıfattı. Osmanlı Devleti ekonomik olarak toparlanamamış ve yerini başka bir türk devleti oluşumuna terk etmiştir.

2. Rönesans ve Reform Hareketlerinin Osmanlı Devleti'ndeki Yansıması


Fransız İhtilali ve sonrasında iktisadi alanda yenilikler yapan Osmanlı Devleti'nde en kritik dönem Tanzimat Dönemi ve Edebiyatı dönemidir. Jön Türkler'in başını çektiği edebiyat hareketleri Osmanlı toplumunun şekillenmesinde önemli pay sahibidir.

Bu dönemde rönesans döneminin etkileri edebiyatta akımlar üzerinden görülmektedir. Yenilikçi edebiyatçılar fazla olsa da, muhafazakar edebiyatçılar da vardır. Bu anlamda ''Eski-Yeni'' tartışması Recaizade Mahmut Ekrem ile Muallim Naci arasında bir tartışma geçer. Bu tartışmanın adı ''kafiye göz için mi kulak için mi olmalıdır''. Eskiyi temsil eden Muallim Naci'ye göre kafiye göz için, R. Mahmud Ekrem'e göre ise kulak içindir. Naci bunların yanında Türk Edebiyatının tamamen değil, bazı hatlarıyla modernleşmesini istemekteydi. Tanzimat ile birlikte içerikte batılılaşma süreci başlamıştır. Divan Edebiyatına yer yer öcü gözüyle bakılmaktadır. Namık Kemal 'Tahrib-i Harabat' adlı eserinde hem Ziya Paşa'yı hem de divan edebiyatını bu şekilde tenkit etmektedir.

Sonuç

Avrupa'daki bu gelişmeler kendisini Fransız İhtilali'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda göstermiştir. İmparatorluk artık devlet olacaktı. Edebi anlamda Namık Kemal ile başlayan hürriyetçilik fikirleri Servet-i Fünun'la tamamlanmış ve istibdat yönetimi yıkılmıştır. Sırpların Osmanlı Devleti'nden ayrılmasıyla başlayan süreç, Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla son bulmuştur.

Osmanlı Devleti II. Mahmud döneminden itibaren bir yenileşme, modernleşme, sekülerleşme hareketi başlatmış, ancak ülke içerisindeki yabancı sermaye ile, toprak bölünmeleri ve isyanlarıyla baş edememiş, özgürlükçü anlayışın bölünme tehlikesine dönüşmesini engelleyememiştir. Sonuç olarak yaklaşık iyi yüz elli yıl süren çöküş dönemi içte destek bulmuş ve yeni bir cumhuriyetle sonuçlanmıştır. Ancak yenileşme sürekli bir çaba olup her zaman devam edecek, ve ülkemiz yönetimleri, kalemleri ilerlemenin, modernleşmenin yollarını her zaman arayacaklardır.

KAYNAKÇA


Hüseyin Tuncer - Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Mehmet Seyitdanlıoğlu - Tanzimat Dönemi Osmanlı Sanayii

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, 8 c., İstanbul


Muteli Mütefekkir

(Yazı genişletilecektir.)


12.10.2016

*****


Commandante ft. Sehavet - Çözüm Hiphop


https://youtu.be/xXXGVrCXxO0

************

SİYASETE ÜÇ FARKLI BAKIŞ

1. BAKIŞ

YOL

Ana rahminden dünyaya gelen bebek, akıl baliğ olduktan sonra fikirlerine, duygularına -ki istese de çoğu zaman yön veremez- hayatına bir yol çizer. İleri seviyede kriz yaşamadıkça, o belirlediği yoldan vazgeçmez. Bazen iyi, bazen kötü... Bir şekilde zamanını tüketir.

Düz yolu tercih eden ile taşlı yolları tercih eden kişiler arasında fark olduğu gibi, insanları da yol sahibi ve yolsuz olarak tasnif etmek, ayrımcılık olmasa gerek. Bu nedenle hayatını kendi eliyle zorlaştıranlara acımak akıl karı değildir. Velev ki başkalarının da hayatını zorlaştırıyorsa, hiç acımamak en mantıklı olanıdır. ''Kolaylaştırın! Zorlaştırmayın!'' diyen bir sistemin mensubu olarak şunu rahatlıkla diyebilirim ki: yol sahibi olanlar hayatını yaşamın maddi ve manevi anlamda pratik olanları tercih edenlerdir. Şu sıralar yerdiğim yegane bahis te, bürokrasinin ve bundan başka birtakım kişilerin zorluğu hayatımızın merkezine yerleştirmek istemeleridir. Bu teröristlik (korku saçmak) değil de nedir?

Kolaylık demek, işlerin yolsuzluğunu yapmadan o işi yapmaktır. Haksız kazanç ve kazanımlar uğruna kolaylık yapılamaz. En fazla anlık ya da kısa bir süreliğine istediğin zevkleri tadıp elde edersin. Bu yoldan kazandıklarını mevcut olan iki hesap mecrasında da kaybedersin ve böylece hiçler uğruna kendini parçalamış ve paralamış olursun.

İstatiki olarak birçoğumuz ömrünün üçte birini geride bırakmış durumundayız. Aklen ve bedenen pek kaybımız yok. Umarım bundan sonraki hayatımız doğrularla motiflenmiş yollarda geçer.

2. BAKIŞ


OLMASI GEREKEN

Siyasetten uzak olmak vahim bir yanlış olup elim sonuçlar doğurur. Düşünme yetisini kaybettiren unsurlardan birisi de siyasetten bihaber olmaktır. Her şeyin öncesinde 'siyaset' kelimesi üzerinde tefekkür etmek gerekir. Siyaset acaba Yüksek Seçim Kurulu'na başvurup her hangi bir siyasi mecraya adaylık başvurusu yapmak mıdır? Parti kurup ülke genelinde teşkilatlanarak siyasi emellerini propaganda yapmak mıdır? Elbette değildir. Öte yandan bunlarla da ibaret değildir. Başta belirttiğim gibi önce 'siyaset' kelimesinin anlamı üzerinde durmamız gerekir.

Siyaset, Arapça bir kelime olup 'tarikat, yol' gibi anlamlara gelmektedir. Tarikat anlamına değinmeyelim. Yol kelimesinin eş anlamlısıdır. Bir sakıncası yoktur ama malum bizler hala bazı ön yargılarımızı aşamamışız, o yüzden şimdilik kullanmayalım.

Bir başka anlamda siyaset; ahlak ve işbilirlik yönüyle önde olmaktır. Devletin vatandaşlarından yönetim yetkileri bakımından üstte olmaktır. Halka, milli ve manevi değerlere uşaklık yapmaktır. Boş ceplerle gezip yoksulun dolu cebini görmek istemektir. Seçim arefesinde halkım deyip, sonra malım dememektir. Meclisi ring sanıp dövüşmemektir. Küfür düellosuna girmemektir. Paraya düşmanım diyebilmektir. Kucaklamasını bilmektir. Kaldırım taşlarını pazıl gibi yapıp bozmamak demektir. Kendi varlığını cisim olarak unutup, devletin ve milletin beklentilerini bilmek ve yapmaktır. Umutlu ve mutlu olmaktır. Dünyayı avuçlarına alıp kötülükleri görendir. Saf ve necis istekleri birbirinden ayırt edebilmektir. Sorunların önüne sunulmasını beklemeyip bizzat sorunları tespit edebilmektir. İsmet Özel, ''Demokrasi, mahkumların gardiyan seçme hürriyetidir.'' demektedir. Böylesi yollar bizden uzak olsun.

Siyasetin baş ağrısı olduğunu bilirim. Bu ağrı hoştur, faydalıdır, gereklidir. Aşırılığa gidilmedikçe sıkıntı olmaz. Siyaset denilince birçoğumuz öcü gibi bakar ve kaçardı. Önce şahsi rotamızı etik değerler üzerine oturttuktan sonra bu işe soyunmamız gerekiyor.

3. BAKIŞ


PİS AĞIZ

Biz ’Kucaklayın’ diyoruz, onlar ‘Yumruklaşın’ anlıyorlar. Biz ‘Müzakere edin!’ diyoruz, onlar ‘Sövün’ anlıyorlar. Bahsettiğim bu insanlar, milletin teveccühü ile meclise oturmuş vekillerdir. Aralarında edebiyle konuşanlar da var tabi. Fakat çoğunun ağzı bozuk, nefislerini terbiye edememişler.

Şoförler Federasyonu’nun toplantısı oluyor, kavga küfür… Anayasa görüşmeleri olacak, kavga küfür… Taslak hazırlanacak, kavga küfür. Basın toplantısı yapılıyor, konuşmacının tepesi atıyor, kavga küfür… Partilerin kurultay toplantıları oluyor, demirler, sandalyeler, küfürler havada uçuşuyor. Bunları bizler koltuğumuzda üzüntü içerisinde izliyoruz. Biraz da düşünerek izlemek fena olmaz hani!

Küfürbaz bir toplumun küfürbaz yöneticisi olursa şaşırmamak lazımdır. Dağa taşa söven bir halkın, kafayı dağa taşa vurduracak politikacısı olur! Ekranların önünde, milletin önünde bir insan rahatça kavga edip küfür edebiliyorsa ciddi sıkıntı var demektir. Uçan tekme atmak ne demektir? Bizim milletimizde boksörler karateciler gani. Seçelim bir tane gönderelim meclise, hepinizi pataklasın(!) Belki korkarsınız da birbirinize girmezsiniz.

Politika öyle bir ambiyansa sahiptir ki, ‘’Herkes yapar o yapmaz’’ dediğiniz kişiler bile sizi şaşırtabiliyorlar. Twitter’da birbirlerine belden aşağı göndermeler yapanlar bizim başımızdakiler.

Ah tavşan uykulu yârim!

İki uyduruk masalla seni de uyutayım.



MuteliMütefekkir


******


[IMG][/IMG]

****

[IMG][/IMG]

******


ÜÇ MAYMUN


Yürürsen göğsü kabarık arzda
Bildirir haddini anında hüda

Her şey senin değilsin farkında
Gevşeğin umrunda mı dünya

Boştur peşinden koşuşmaları
Verilecek kalmadı seyret perişanlığı

Menfi yaşayanın olmaz makul kaygısı
Terfi edenin boldur atacak taşı

Rengarenk dünyanın ganidir yancısı
Pişmiş tuğlalar yakacak kalçanı

Günü kurtaranın yoktur yarını
Gıybetten oluştu erkekler hamamı

Sözler döner durur nerede faydası
Yüksekler alçaklaşmış yoktur hayrı

Delik gemiyi kurtarmaz yama
Kemik atın kravatlı üç maymuna

Menfur kaldırmış elleri duaya
Etmiş oysa bilmeden beddua

Sallasan da iki kaşık çorbaya
Kılıf mıdır haram lokmana

Meçhuldür sözüm gider kime
Bilirim kim girer kimin inine

Aşkı ettiler umumi bir mağaza
Varlık oldu gözlerinde meta

Sürer işgal, eder kalbi fukara
Bırakmayacaklar bir nev kala

Et sen suhre-i yaranla cima
Ağın yırttım şairlik namına

Sehavet

2.11.2016


Kelimeler

Menfur: İğrenç verici, tiksinç
İn: Mağara, ##½#$½
Meta: Ticari değer biçilen nesne, cinsel çekicilik
Nev kala: Bakire kadın
Suhre-i yaran: Maskara arkadaş
Ağın Yırtmak: Tecrübe sahibi olmak


********



[COLOR="Red"]
HER ŞEYİN BİR ADABI VARDIR

[/COLOR]

Mesela sanal platformların da adabı vardır. Bir insanla muhatapsınız ve buralarda fikir savaşı yapmalısınız. Ancak insanları tahrik edici, rencide edici sözler söylediğiniz zaman da karşı taraftan gelecek tehlikelere sebep olursunuz. Buralar show programı değil ve tribün diye bir şey yok. Bir gün olur geçmişte hakaret edip aşağıladığınız o insanlar sonunuza sebep olur. O yüzden forumlara sitelere girdiğinizde insanlığınızı kenara atmayın. Unutmayın her insanın kötü bir tarafı vardır. Fakat sen bunu ortaya çıkarmaya uğraşmadığın sürece sorun yoktur.



BAŞÖĞRETMEN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN EĞİTİM ANLAYIŞI NASILDI?
(24 Kasım'ın muhtevasına dair..)

“Eğitim, hükumetin en verimli ve en mühim görevidir. Asırlardır devlet bünyesinde süren derin idari ihmallerinin meydana getirdiği yaraların tedavisinde sarf edilecek emeğin en büyüğünü, hiç kuşkusuz eğitim yolunda göstermemiz lazımdır.''
(1 Mart 1922 TBMM)

“Biz ilhamımızı doğrudan doğruya yaşadığımız hayattan alıyoruz. Bizim yolumuzu çizen, içinde bulunduğumuz yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticedir.”
(MEB, 1970: 211)

''Türkiye’nin eğitim politikasının her derecesini, tam bir netlik ve hiçbir tereddüde yer vermeyen açıklık ile ifade temek ve uygulamak lazımdır. Bu politika, tam anlamıyla millî bir mahiyette tayin olunabilir. Millî olmayan eğitim, yüzyıllardır süren felaketlerimizin temel sebeplerindendir.''
(1 Mart 1924 TBMM)

“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, her şeyden evvel, Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”
(1 Mart 1922)

“Dünyadaki milletlerarası vaziyete göre, böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevî ruha sahip olmayan fertler ve bu nitelikte fertlerden oluşan cemiyetlere hayat ve bağımsızlık yoktur. Silahla olduğu gibi dimağımız ile de mücadele etmek mecburiyetindeyiz.” (MEB, 2001a: 299).
“Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terk eder.”
(MEB, 1993: 12)

“Şimdiye kadar Takip edilen eğitim-öğretim biçimlerinin, milletimizin geri kalmasında en önemli sebep olduğu kanaatindeyim. Onun için millî eğitim programından bahsederken eski devrin asılsız uydurmalarından ve yaradılışımızla hiç alakası olmayan yabancı fikirlerden, Doğudan ve Batıdan gelebilen tesirlerden tamamen uzak, millî karakterimiz ve tarihimizle uyumlu kültürü kastediyorum. Çünkü millî dehamızın tam olarak gelişmesi ancak millî kültürle mümkündür. Herhangi bir ecnebi kültürü, şimdiye kadar takip edilen yabancı kültürlerin yıkıcı neticelerini tekrar ettirebilir.”diyor (MEB, 1993: 11-12).


Yani Atatürk'e göre eğitim:

a) Millî olmalıdır
b) Taklitçilikle eğitim olmaz .
c) Her açıdan bir ve bütün olmalıdır.
ç) Genel bilgiler ve mesleki teknik bilgileri kazandırmalıdır.
d) İhtiyaç duyulan eğitilmiş insan gücünü yetiştirmelidir.
e) Bilime dayanmalıdır ve laik olmalıdır.
f) Ansiklopedik bilgiyi ezberletmemelidir.
g) Eğitim, işe yarar, üretici ve hayatta başarılı olacak insanlar yetiştirmelidir.
ğ) Eğitim, hayatta başarılı olan insanlar yetiştirmektir.


Milli Eğitim Dergisi'nden alınmış ve düzenlenmiştir.

***

Yetinmem - Şiir Deniyoruz

https://youtu.be/BKG_lMapkTY



****

[IMG][/IMG]

****

EDEBİ SANSÜRLÜ CÜMLELER 2. KISIM


EDEBİ SANSÜRLÜ CÜMLELER 2

‘’Edebi Sansürlü Cümleler’’ temalı ikinci yazıyla karşınızdayım. Bu sefer latife yapacak havamda değildim. Sözlerin büyük bir çoğunluğu tarihleriyle beraber dijital ortamda kayıtlıdır. Gözü yormasın diye ikinci dosyaya koyulmasına da lüzum görmedim. Feyizli okumalar.


Not: Beğendiğiniz sözleri paylaşmanıza yalnızca altına ‘’Muteli Mütefekkir’’ yazılması şartıyla izin verdiğimi belirtmek isterim.



Ne söz bilir ne nikah
Ne ar bilir ne günah
Ne sulh bilir ne cenah
Bu diyarda yok mu agah?!


---

-Bir gecedir âlem
Sensiz geçti dem
Seninle oldum dem
Buseler öksüz kaldı
Sana adandı külli 'acem


---

-Beyaza bürünmüş batı, keneften kurtulmaz suratı
Coğrafyamdan edep edinin biraz, bırakın ayrımı
Kimsenin kimseyle sorunu yok aslında, bak gör
Hepimizi yöneten bir avuç soysuzu anla ve gör


---

- Sizden bana rakip değil, talebe olur ancak

---

-''Siyaseti bilmeyen basit akıllılar yüzünden terörist Hdp'yi meclisten atmakla uğraşıyoruz. Çünkü emanetçi zihniyet, Türkiye'de 60 küsur partinin olduğunu bilmeyecek kadar akıl yoksunudur.’’

---

- ''Size gücün ne olduğunu anlatayım. Güç, İsrail'in Filistin Tv'sine baskın düzenleyip, müdürünü gözaltına almasıdır.
Acziyetin ne olduğunu anlatayım. Acziyet uluslararası sularda öldürülen dokuz vatandaşın hesabını soramamaktır.''


---

-‘’ Kadın haklarından bahsederken, erkeğin mağduriyetini arttırmak ve feministleşmek ayrı bir akıl ve ahlak yoksunluğudur.’’


---

- "Güzel insanların içinde olmak, büyük lütuftur ."


---


- Yanmış gözlerini gördüm, bir resminde
Bakıyordun, bana dönüktü menzilin
Yanında sakınırdı güneş gözünü


---


- 'Sözün içinde bir ruh vardır. O ruh muhatabına sirayet eder.
Sözünü ona göre hazırla.’’


---

-‘’Ya "Bana ne Amerika'dan" deyip Kıbrıs'ı alırsın. Ya da düşmanına insiyatif verip babayı alırsın.’’


---


- ''Eski dostları düşman ilan edenler, kadim düşmanı dost bildiler.


--


-Hissederim, çünkü hissedir derdim


---


- ‘’Bir varlığı bin şekilde anlatmak mümkündü.
Tanımlarımın hepsi aciz kaldı, sebep oydu.’’


---


- ''Hiç bir millet üstün değildir. Zeki ya da mücadeleci değildir. Kendi kültürel değerlerini önemseyenler, medeniyetinin terakkisine öncülük ederler.’’


---


-Yeniden başlamak çözüm getirmeyecek:
Ben huzur aşılayacağım, sen onu başka kanallara ileteceksin.
Ben hürmet edeceğim, sen saygısızlık edeceksin.
Ben değer vereceğim, sen onu kibrine mâl edeceksin.

---


- 'Küfrün edebiyatı olamaz. Söz edepli olur, kapsayıcı, rahatlatıcı, düğüm açıcı olur. Küfür edenler marjinal değildir, hele edebiyatçı hiç değildir; sözcük kapasitesi olmayan, feza zihinli ucuz insanlardır. ''


---


- "Şimdi entari giyip halkın arasına girebilir ve Allahu Ekber diye bomba şakası yapabilirsin bay geri zekalı!. Sen bu işteki her dalın İslamafobi'ye uzandığını anlamayacak kadar üstün zekalısın!"


---


- Kıskanmak aşkın iki kişilik alemidir. Onu tüm hatlarıyla içselleştirmek gibi bir şey. Üçüncülere halt etmek düşer.


---


- Dünyanın cariyesi olurken siz, hakikatin kölesi olmaktı tercihim.


---


-Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler. Şimdikiler herkesin önüne geçiyor.


---


- ‘’O kadar çok şehit veriyoruz ki, birine amin diyemeden öteki için ellerimizi açıyoruz.’’


---


-Romantizm yanlışları doğru, doğruları da yanlış olarak gösterebilen müthiş bir virüstür. Bu virüs bir çok yasal ve yasa dışı örgütlerin insan gücünü sağlamaktadır.


---


- Karanlığı yarmakla meşgulüz. Güneş bize lütuftur.


---


- Yeni bir insan demek, yeni bir heyecan, yeni bir zaman, yeni bir hezeyan demek. Hangisiyle karşılaşacağına biraz sen biraz da kader karar verecek.


---


- Anılar canlanır girmez gözüme uyku
Kaç vakittir bekliyorum gelecek ufku
Ayyaşlar gibi yapıştım koltuğuma
Yine bana sen doğdu bu karanlıkta


---

- Sevgi eken yok ki kalbi yeşerteyim!!


---


-Bir ağaç dikemediğin gönül kurak


---


- Kayıp hazinemin kim ödeyecek ağır faturasını
Usandı mutlu çocuk, kırıştı yüzü, ağardı saçları


---


-Eline kalem alan yazar
Kendini sanır şair yazar
İmkanım olsaydı şayet
Gelirdi dünya size dar


---


-Sen işleri hayra yorarsın ama öyle olmaz.
Kötülükler büyüdükçe büyür de haberin olmaz.


---


-Alay edersen alayımla karşılaşırsın


--


-Basitlik edebiyata hakarettir.


---


-Kitaplar ağır değil biz hafifiz.


---


-Bir şeyler yazarsın.
İyi sayarsın. Ona buna sarmaya başlarsın.
Sonra Sehavet gelir. Bir cümle yazar.
Bütün hevesin kaçar ve kalemini toprağa gömersin.



---


-Kalplerde açıldı gizli sekmeler
Sevdamı sömürdü hasta tipler



---


-İnsanı huzura erdiren
Kendim geldiğinde alıp götüren
Duaydı samimiyet
Gelirdi gönülden


---


-Bulut haline ağlamıyor, aptal olma.
Kaç kişinin hakkını gasp ettin. Önce bunu sorgula.


---


-Söze melamet hırkasını giydirmek lazım. Bazen de soymak.


---


-Bir başıma büyüdüm
Sen yoktun
Milyon adım yürüdüm
Nicedir görmeyeli
Her nefeste adın gizli


---


-Korlanan yüreğime biraz buz atman gerek.


---


-Sandın ki kanıyorum. Oysa bin bir denizde su arıyordum.


---


-Bence vaktiniz varken bu ülkeden kaçın. Çünkü bu zor günleri atlattıktan sonra dünya da tek sözcünüz dahi kalmayacak.


---


-Durgun resimlerden bir hareket bekleme; göremezsin.


---


-Kuralı dikti Mevla yeryüzüne
Peki bu saçmalıklar niye
Bilgin dahi daldı gaflete
Hatalara kaderdir deme


---


-Bir gün bu aşk sofrasında beraber olmak nasip olacak. Seninle masa uçlarında değil yan yana oturacağız. Ellerin masa altında olacak. Olanca sadeliğin ve güzelliğinle… Dilersen konuşuruz, dilersen saatlerin sessizce erimesini bekleriz.


---


- Gücenmesin diye dokunmadığım sayfaları başkaları kirletmiş.


---


-Yere bakıp murat aradın.
Göğün ufkuydum.
Yok saydın.


---


- Dünyanın gerçekleri alışma kompleksinde olsak da acıtıyor. Buruk da olsa adıma dair bir tebessümün olması için dua edeceğim.


---


- Çember diye bir şey yokken
Halka oldu dertler
Huzura erecekken
Senden dediler bu veballer


---


-Aşka açtığım yollar
Olmadığından kapalı
Ait olduğun liman
Yanım, anlamadın mı?


---


-Yokluğunun sahrasında bitmedi ekin
Göz yaşımla yaşlandım, bu çöl senin


---


-Bu dünya geçici.
Ben de öyle.
Şimdilik gidiyorum
Güzel kalın..
Selametle...


28.08.2017


Muteli Mütefekkir

__________________

Mesajı son düzenleyen MuteliMutefekkir ( 28-08-17 - 14:41 )
 
Eski 16-07-16, 14:21 #2
Minerva Minerva çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam


Kişisel sayfanız hayırlı olsun.
 
Eski 16-07-16, 14:22 #3
Börü Börü çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam


Kişisel sayfan için teşekkürler .
 
Eski 16-07-16, 14:56 #4
Birkan Birkan çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim.
 
Eski 16-07-16, 16:13 #5
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

İlk forum yetkililerin takdir etmesi fazlasıyla memnun etti. Destek veren, verecek olan tüm üyelere teşekkür ederim. Rep time
 
Eski 16-07-16, 17:01 #6
WassagoTurk WassagoTurk çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfanız için teşekkürler
 
Eski 17-07-16, 11:44 #7
zerbu zerbu çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfan için teşekkürler, repledim.
 
Eski 19-07-16, 12:33 #8
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Güncellendi.
 
Eski 05-08-16, 10:37 #9
By_Diegones By_Diegones çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfanız için teşekkürler.
 
Eski 06-08-16, 15:31 #10
Shredder BLOOMX Shredder BLOOMX çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfanız için teşekkürler, repledim.
 
Eski 07-08-16, 08:29 #11
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Güncellenmiştir
.
 
Eski 08-08-16, 00:05 #12
Fantomex Fantomex çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfan için teşekkürler . Repledim
 
Eski 10-08-16, 03:35 #13
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Güncellenmiştir.
 
Eski 16-08-16, 17:40 #14
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Konu beşinci gönderi ile güncellendi.
 
Eski 16-08-16, 17:46 #15
Rui Ravara Rui Ravara çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Alıntı:
Ne sanatçımızda hayır var. Ne siyasetçimizde. Bir de yüzerler para içinde. Sen ise 1TL peşinde. Bilmem ne kadar sürer bu hengame? Sen sustukça daha çok dert akar içimize...
Teşekkürler çok anlamlı cümleler var , repledim .
 
Eski 16-08-16, 18:34 #16
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Rui Ravara Mesajı Göster
Teşekkürler çok anlamlı cümleler var , repledim .
Teşekkürler fabrikaya kilit vurulmadıkça işte ..
 
Eski 21-08-16, 15:04 #17
Uğur Uğur çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Elinize sağlık, güzel sayfa +rep
 
Eski 01-10-16, 01:56 #18
MuteliMutefekkir MuteliMutefekkir çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

SİNMİŞ SOKAKLAR adlı şiir eklenmiştir.
 
Eski 02-10-16, 13:55 #19
MHMT DMRC MHMT DMRC çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Paylaşım için teşekkürler, repledim
 
Eski 06-10-16, 18:31 #20
FatalSchlaganfall FatalSchlaganfall çevrimdışı
Varsayılan C: MuteliMütefekkir [Edebi Sansürlü Cümleler] //Kişisel Sayfam

Kişisel sayfan için teşekkür ederim
Repledim
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
aşk, ben, bir, kadar, sen

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 11:16
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018