Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 17-12-18, 20:07 #1
SayEceLFlame SayEceLFlame çevrimdışı
Varsayılan Hz.Adem(a.s) ve Hz.Havva(a.s) Neden Cennetten Kovuldu?


Arkadaşlar internettende araştırdımda net bir bilgi bulamadim.
Bir yerde buğday yedikleri için.
Bir yerde yasak elma yedikleri için.
Ve duydugum bir soylentiye gore aşk ile alakalı birşeymiş
Kanitlanmiş bir cevap sunarmisiniz?
__________________
 
Eski 18-12-18, 00:30 #2
ADALET ADALET çevrimiçi
Varsayılan C: Hz.Adem(a.s) ve Hz.Havva(a.s) Neden Cennetten Kovuldu?


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen SayEceLFlame Mesajı Göster
Arkadaşlar internettende araştırdımda net bir bilgi bulamadim.
Bir yerde buğday yedikleri için.
Bir yerde yasak elma yedikleri için.
Ve duydugum bir soylentiye gore aşk ile alakalı birşeymiş
Kanitlanmiş bir cevap sunarmisiniz?
Daha iyi anlayabilmeniz için iki farklı kaynak paylaştım.



Kur'an-ı Kerim'e göre Hz. Adem ve Hz. Havva cennete yerleştikten sonra orada Allah'ın nimetlerinden diledikleri gibi faydalanıyorlardı. Allah, onları yasak ağaca yaklaşmamaları hususunda uyardı: Ey Adem! Eşin(Havva) ile birlikte cennete yerleş; orada çekinmeden istediğiniz her yerde cennet nimetlerinden yiyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın; sonra ikiniz de zalimlerden olursunuz" (Bakara, 2/35) Kur'ân-ı Kerim'de bu ağacın mahiyeti hakkında bilgi verilmemiştir. Sadece şeytanın, Hz. Adem ve Hz. Havva'ya çirkin yerlerini göstermek için "Rabbiniz başka bir nedenden değil, sırf melek olursunuz yahut ebedi kalıcılardan olursunuz diye şu ağacı size yasakladı" (A'raf, 7/20) ve "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak bir hükümranlığı göstereyim mi?" (Taha, 20/120) diyerek onları yanılttığı belirtilmektedir. Bu konuda sahih hadislerde de başka bilgi yoktur. Bazı İslami kaynaklarda bu ağaç hakkında hayrı ve şerri bilme ağacı veya üzüm asması, buğday, incir ağacı vb. bitki türlerinden biri olduğunu bildiren rivayetler olmakla beraber bunlar sahih kabul edilmemiştir. (Abdullah Aydemir, Tefsirde İsrailiyyat, s.256-257) Hıristiyanlar, Hz. Adem'in yasak ağaca yaklaşmakla büyük bir günah işlediğine, Allah'ın gazabına uğradığına, onun bu günahının kıyamete kadar her yeni doğan çocuğa geçtiğine, dolayısıyla onların da günahkâr olarak doğduklarına, ancak vaftiz edilmek suretiyle cehennemlik olmaktan kurtulacaklarına inanırlar. İslam alimleri, Hz. Adem'in yasak ağaçtan uzak durma emrine uymaması konusunda bazı görüşler ileri sürmüşlerdir. Ehli sünnet alimlerinin çoğu bunun bir günah olduğunu, yani Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yasağı çiğnemek suretiyle emre karşı geldiklerini ve bu yüzden asi olduklarını kabul etmişlerdir. Ancak bazı alimler Taha suresinin 115. ayetinde geçen "Andolsunki, biz daha önce Adem'e emir vermiştik, ancak o unuttu ve biz onu azimli bulmadık" mealindeki ifadeyi göz önüne alarak Hz. Adem'in yasaklanmış ağaca günah işleme azmi olmaksızın dalgınlıkla yaklaştığını belirtmişlerdir. Nitekim tabiîn dönemi alimlerinden Hasan-ı Basri "Vallahi, o unuttuğu için asi oldu." demiştir. (Razi, Tefsir, 22/127) Ayrıca bu durum, Hz. Adem cennette iken ve peygamber değilken gerçekleşmiştir.

Kaynak



Yasaklar, bir mekânın kimliğiyle alakalı zorunlu bir durum değildir. Allah nereye ne zaman bir yasak koysa orada o yasak geçerlidir. Örneğin Hz. Musa (as) döneminde bazı şeyler yasaktı. Hz. İsa (as) döneminde serbest bırakıldı.(Ali İmran, 3/50; Araf, 7/157).

Cennette yasağın olmadığını nereden biliyoruz? Hz. Adem (as) Cennete gitmeden zaten yasak diye bir şeyin olması söz konusu olamazdı. O cennete yerleşince -bir imtihan sırrı olarak- ona bir ağaçtan yemesi yasaklandı.

Ayrıca, “cennette yasak yok” hükmü, oranın bir mükâfat yeri olmasından kaynaklanıyor. Oysa, Hz. Adem (as)’in bulunduğu dönemde cennet bir mükâfat yeri değildi. Ve Hz. Adem (as) de kulluk yaparak hakkettiği için, bir mükâfat olarak cennete girmiş değildi. Bu sebeple, Hz. Adem (as)’in bulunduğu o günkü cenneti, öldükten sonra iyi insanların bir mükâfat olarak yerleşeceği cennetle kıyaslamak, eskilerin eskimez ifadeleriyle “Kıyas maal farık”dır. Yani yanlış bir karşılaştırmadır.

Hz. Adem (as) ve Hz. Havva’nın bulunduğu cennetin bildiğimiz gerçek cennet mi, yoksa yeryüzündeki bir bahçe mi olduğu hususunda farklı görüşler vardır. Alimlerin büyük çoğunluğuna göre, o cennet gerçek cennettir. Kur’an’ın zahir ifadeleri ve hadislerin ifadeleri buna delalet etmektedir.

Söz konusu cennetin yeryüzünde bir bahçe olduğuna dair ayet veya hadislerden çıkarılacak bir delil yoktur. Buna mukabil Kur’an’ın ifadelerinde o cennetin hakikî cennet olduğuna işaret eden sözcükler vardır. Örneğin:

“Sana gelince Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşiniz, istediğiniz her tarafından yiyip içip yararlanınız. Yalnız sakın şu ağaca yaklaşmayın! Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz. Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: “Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir.” diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.”(Araf, 7/19-21)

mealindeki ayetlerde bu konuda bazı ipuçlarını görmekteyiz:

a. “Sen ve eşin cennete yerleşiniz” cümlesinin aslı Arapça metninde “el-Cennet” kelimesi kullanılmıştır. Kelimenin başında bulunan EL takısı belirlilik edatıdır. Yani başında bulunduğu kelimenin muhataplarca bilindiğini ifade eder. Bu da söz konusu “Cennet”in bilinen gerçek cennet olduğuna işaret etmektedir.

b. “Cennete yerleşiniz” ifadesinden de ilk akla gelen husus, başka bir yerden gelip yerleşmektir. Bu da onların dünyadan gidip gerçek cennete yerleştiklerine işaret eder.

c. Şeytan ağacın yasaklanmasının sebebini anlatırken, bu yasağın “sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önleme” ye matuf olduğunu vurgulamıştır. Gerek “melekleşme” olsun, gerek orada “ebedî kalma” düşüncesi olsun, ancak hakikî cennette gerçekleşebilir. Çünkü, meleklerin asıl yerleri göklerdir, bakî olan hayat da ancak cennette olur. Hz. Adem (as)’in bu fani dünyada beka bulacağına kanması mantık açısından kabul edilemez.

d. “Ve dedik ki: “Âdem! Eşinle birlikte cennete yerleşin, oradaki nimetlerden istediğiniz şekilde bol bol yiyin, sadece şu ağaca yaklaşmayın. Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz."

Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de: “Haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! Siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksınız.”(Bakara, 2/35-36) mealindeki ayetlerde yer alan “oradaki nimetlerden istediğiniz şekilde bol bol yiyin” hakikî cennetin bir vasfı olarak görünüyor.

Keza, “yeryüzüne inin” ifadesi de yukarıdan aşağıya inmeyi ifade eder ki, bu da onların göklerin üstünde bulunan cennetten yere indiklerini göstermektedir. Çünkü, yerden yere inilmez, gökten yere inilir.

e. “Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın. Ama şeytan ona vesvese verip: “Âdem! dedi, “ister misin sana ebediyet (ölümsüzlük) ağacını, zamanın geçmesiyle zeval bulmayan bir devlet ve saltanatı göstereyim?(Ta Ha, 20/118-120) mealindeki ayetlerde yer alan “Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın” ifadesinde vurgulanan bütün vasıflar hakikî cennetin özellikleridir.

f. Keza, meal olarak ayette geçen “zeval bulmayan bir devlet ve saltanat” tasviri de gerçek cennetten haber vermektedir.

Bu sebeple, bize düşen, cumhurun akidesine dahil olmak ve -hiçbir gereği yokken- ayetlerin zahirini incitecek -marjinal- yorumlardan uzak durmaktır.

Kaynak
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, için, soylentiye, yedikleri, yerde

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 00:41
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018