Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 12-05-16, 20:13 #21
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }


Gözün varsa şimdi yaş dök ve ağzında dilin varken şimdi af dile.
Can her zaman bedende, dil daima ağızda kalmayacaktır.


Sadi-i Şirazi
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-05-16, 20:26 #22
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }


Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- buyurur:

“Amellerin en güç olanı dört haslettir:

1.Öfkeli anda affetmek.
2.Muhtaçken de cömert davranmak.
3.Kapalı ve tenha yerlerde nefsin şerrinden korunmak.
4.Korktuğu veya bir menfaat umduğu kimseye karşı da doğru söylemek.”
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-05-16, 23:26 #23
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }


Kişinin gerçek serveti ve zenginliği, dünya hayatında iken yaptığı infaklar kadardır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-05-16, 23:33 #24
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-05-16, 10:00 #25
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Peki H A T I R L I Y O R M U Y U Z ? . .

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-05-16, 16:41 #26
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Bizim ahvâlimiz, bize örnek nesil olarak takdim edilen ashâb-ı kirâm ile mukâyese edilince ne durumda? Allah ile beraberliğimiz ne durumda? Kalplerimizi zikirle diriltebiliyor muyuz? Şu âyet-i kerîmeyi ne kadar yaşıyoruz:

“Korkuyla ve ümitle Rabʼlerine yalvarmak üzere vücutları (tatlı) yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.” (es-Secde, 16)

Kurʼân-ı Kerîm âyetlerini ashâb-ı kirâmın idrâki üzere âdeta gökten bizim için inen birer sofra gibi görerek onlardan istifâde etme heyecanımız ne kadar?

Abdullah bin Mes’ud -radıyallahu anh- buyuruyor ki:

“Bir sahâbî, (akşam) evine geldiğinde hanımı ona ilk önce şu iki suâli sorardı:

«‒Bugün Kur’ân’dan kaç âyet nâzil oldu? Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hadislerinden ne kadar ezberledin?»

(Sabah) evinden çıkacağında da hanımı bu defa;

«‒Efendi, Allah’tan kork; haram kazanma! Biz dünyada açlığa sabrederiz fakat kıyamet gününde Cehennem azâbına sabredemeyiz!» derdi.” (Abdülhamid Keşk, Fî Rihâbi’t-Tefsîr, I, 26)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-16, 01:58 #27
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-16, 19:31 #28
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Muhabbetin alâmeti fedakârlıktır. Biz, ümmeti olmakla müşerref bulunduğumuz Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin aşkıyla neyi feda edebildik? Ashâb, gözünü feda etmiş; biz gözümüzü harama bakmaktan vazgeçirebildik mi? Ashâb, canını feda etmiş; biz, basit bir dikene Allah için tahammül edebiliyor muyuz? Ashâb, malını sebîl eylemiş; biz zekât, sadaka, infak ve hayır-hasenâtımızı, hakkıyla edâ edebiliyor muyuz? Muhabbetinizin ispatı nedir dense, cevabımız ne olacak?..
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-16, 22:11 #29
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Alvarlı Efe Hazretleri ne güzel söyler:
“Rahmet-i Rahman dilersen ey kirâm.. Ver Muhammed Mustafa’ya çok selâm.”
(sallallahu aleyhi ve sellem)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-05-16, 17:34 #30
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Ebû Hâtim Hazretleri buyurur:

“Dört şeyi dört yere ertelersen Cennetʼe girersin:

Uykuyu kabre, rahatı Sırâtʼa, övünmeyi mîzâna, nefsin arzularını da Cennetʼe.” (Ebû Nuaym, Hilye, X, 50)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-05-16, 20:18 #31
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Namaz, oruç, zekât, hac… Bunlar, zarûrî amellerdir. Fakat ibadetlerimizin makbûliyet seviyesini gösteren, ahlâkımızdır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-05-16, 22:53 #32
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

İçkinin sarhoşluğunu ayaz, AŞIĞIN sarhoşluğunu seyahat açar

Taptuk EMRE (K.V)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-16, 18:15 #33
Göktürk Göktürk çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Bölüşürsek Tok Oluruz,
Bölünürsek Yok Oluruz.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-16, 01:39 #34
Göktürk Göktürk çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır,aşksız yürüyen beden diye bir ceset taşır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-16, 05:41 #35
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Helâl lokma, kula zindelik; haram lokma ise gaflet verir. Sâlih dosttan feyz ve rûhâniyet, fâsıklardan ise kasvet sirâyet eder.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-16, 18:08 #36
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Beraat Kandiliʼne giriyoruz. Mâlum, Şâban-ı Şerîfʼin 14. gününü 15. gününe bağlayan gece. Büyük bir lûtuf gecesi, ihsan gecesi, ikram gecesi.

Velhâsıl Beraat gecesi, Levh-i Mahfuzʼdan intikaller, Levh-i Mahfuzʼdan tahakkuk sahasına geçmesi. Bu sene doğacak ve öleceklerin yazılması, rızıkların indirilmesi, amellerin ilâhî huzûra yükseltilmesi.

Kurʼânʼın nüzulüyle ilgili mübârek iki gece, Kurʼân ile ilgili iki gece, Beraat gecesi ve Kadir gecesi.

Beraat gecesi, ilm-i ilâhîden topluca zâhir olup meleklere yazdırıldığı gecedir. Kadir gecesi, fiilen indirildiği gecedir. Yani Kurʼân-ı Kerîmʼin dünya semâsına icmâlen nüzûlü/inişi Beraat gecesinde, tafsîlen nüzûlü de Kadir gecesindedir.
Yani Kurʼân-ı Kerîm Beraat gecesinde Levh-i Mahfuzʼdan Dünya semâsında Beytiʼl-Mâmurʼa indirildi. Mâlum, Beytiʼl-Mâmûr, Kâbeʼnin izdüşümüne düşen Beyt. Kadir gecesi ise oradan kısım kısım Rasûlullah –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimizʼe indirilmeye başlanması.

Bu geceye “Leyle-i Mübâreke” denir, bereketli bir gece. “Leyle-i Berâe” denir. “Leyle-i sâk”, vesîka gecesi denir. “Leyle-i rahme” ve rahmet gecesi denir. Böyle bir mübârek gecenin içine giriyoruz.

Bu gece, ilticâ gecesi, istiğfar gecesi, günahlardan uzaklaşma gecesi. Velhâsıl Cenâb-ı Hakkʼın rahmet-i ilâhiyyesine kavuşabilme gecesi.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-16, 17:31 #37
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Tasavvufun gâyesi, (kulu) Cenâb-ı Hakkʼa olan bir dostluğa götürebilmek.

Yani tasavvuf, îmânı kemâle erdirebilmek. Yani şerîati kemâle erdirebilmek.

Şerîatin dışında bir şey yok. Şerîatin dışındaki her şey bâtıl. Havada uçarken görsen yine bâtıl, eğer şerîate uymuyorsa.

Tasavvuf; şerîati kemâle erdirmek, Allah Rasûlü ile her hususta beraber olabilme gayretidir. Yani hissiyatta, fikriyatta, hâl ve davranışta, ibadette, ahlâkta, muâmelâtta Oʼna benzeyebilme cehdidir tasavvuf.

Allah Rasûlüʼnün kalbî hayatından, gönül dokusundan hisseler almak, aynı Peygamber Efendimizʼin olduğu gibi rahmet üslûbuyla, bir îtidâl üzere yaşayabilmek.

Yine tasavvuf; Kurʼân ve Sünnetʼi kalbî derinlikle hissedip ihlâs, takvâ, muhabbet, mârifet, aşk ve vecd içinde hayatına tatbik edebilme gayreti.

Yine tasavvuf, Kurʼân, kâinat ve insanda sergilenen ilâhî azamet tecellîleri, ilâhî kudret nakışlarının tefekküründe derinleşerek mârifetullahʼta mesafe alabilmek. Yani Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilmek.

Kalben safâya erebilmek. İç âlemini şirk, küfür, nifak, riyâ, kibir, enâniyet, haset, ihtiras, cimrilik gibi menfilikten arındırmak; onu îman, tevhid, ihlâs, tevâzû, teslimiyet, tevekkül, rızâ, hiçlik, zühd, diğergâmlık, cömertlik, merhamet, hizmet, fedakârlık gibi güzel vasıflarla kemâle erdirmek.

Bunun son nefese kadar devam etmesi. Zira; “Tasavvuf, aslâ sulhü olmayan bir cenktir.” buyruluyor.

Hayatın med-cezirlerine takılmamak.

Yine kendi kurtuluşunu başkalarının kurtuluşuna hizmetten geçtiğinin şuuruna varabilmek.

Yani velhâsıl tasavvuf; takvâ, Cenâb-ı Hakʼla dost olabilmek, Allah Rasûlüʼnü aşk ile yakından tanıyabilmek, Oʼnun yüce karakter, şahsiyet ve ahlâkından nasip almak, dîni özüne ve rûhuna uygun bir tarzda, vecd içinde yaşayabilme gayretidir.

Cenâb-ı Hak -inşâallah- bu, bir dost olmayı, kendisiyle yahut Oʼnun… Tabi bu, Cenâb-ı Hakkʼın lûtfuyla olacak. Yani bunun gayretinde olabilmeyi Cenâb-ı Hak cümlemize ihsân eylesin, ikram eylesin.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-05-16, 12:33 #38
Mütenahi Mütenahi çevrimdışı
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-05-16, 18:03 #39
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

İnsan çok zâlim. Kime zâlim? En çok kendine zâlim. Niçin kendine zâlim? Çünkü dünyaya aldanıyor, âhiretini mahvediyor. Hâlbuki âyet-i kerîmede:

“Kıyâmet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.” (en-Nâziât, 46) buyruluyor.
İşte zulmeden insan, âhiret deryası karşısında bir damla hükmünde olan dünyayı tercih ediyor. Kendi eliyle ebedî hayatını bir azap faslına çeviriyor. Onun için insan en çok kendine zâlim…
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-05-16, 01:28 #40
marifetyolcusu marifetyolcusu çevrimiçi
Varsayılan C: Günün Mesajı { Sürekli Güncel }

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Hayatım sizin için hayırlıdır: Bâzı hâdiseler yaşarsınız, bunun üzerine size ilâhî vahiy ve hükümler indirilir. Vefâtım da sizin için hayırlıdır. (Zira) amelleriniz bana arz edilir. Güzel bir amel gördüğümde Allâh’a hamd ederim, kötü bir şey gördüğümde de sizin için Allâh’a istiğfar ederim.” (Heysemî, IX, 24)

Demek ki amellerimiz, Peygamber Efendimizʼe de arz ediliyor. Bu arzda, O rakik kalbi hüzünlendiriyor muyuz, hamd ve şükürlere mi gark ediyoruz? Yarın mahşer yerinde, yine hâllerimiz Oʼna arz olunacak. O raûf ve rahîm sîne, bizlerin affı için secdeden başını kaldırmayacak… O hengâmda Hamd Sancağı altına davet edilenlerden mi, yoksa; “Siz Oʼnun sünnetini terk ettiniz! Uzak olun! Uzak olun!” nidâlarıyla uzaklaştırılanlardan mı olacağız?..

Bu yüzden Abdullah bin Deylemî -rahmetullâhi aleyh- sünnete aşk ile bağlılığın lüzûmunu şöyle ifâde ediyor:

“Bana ulaştığına göre dînin (yok olup) gitmesinin başlangıcı, sünnetin terk edilmesiyle olacaktır. Halatın lif lif çözülüp nihâyetinde kopması gibi, din de sünnetlerin bir bir terk edilmesiyle ortadan kalkar.” (Dârimî, Mukaddime, 16)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
cömert, insanı”, olur, rahmet, tatlı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 19:18
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018