Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 04-11-08, 03:09 #1
_HaLiD_Bin_VeLiD_ _HaLiD_Bin_VeLiD_ çevrimdışı
Alarm Goethe'nin El Yazısı ile Yazdığı Kur'an Suresi




GOETHE



Bu yazı. Prof Katharina Mommsen tarafından, Goethe'nin 150 'nci ölüm yıldönümü için hazırlanmıştır. Kendisi milletlerarası bir Goethe araştırıcısıdır Bilhassa Goethe ve devrinin uzmanı ve Ortadoğu mukayeseli edebiyat bilimi uzmanıdır. Kısa bir şiire önce yayınlanan "Goethe ve 1001 Gece" eseri Arapçaya da tercüme edilmiştir. Goethe'nin "Doğu - Batı Divanı" ve İslâm'la olan bağı üzerinde 20 yıl çalışmıştır. 1974'ten bu yana Alman dili araştırmacısı ve milletlerarası kürsü sahibidir.


Goethe ölümünden dört ay önce şöyle diyordu:


"Hepimiz İslâmiyet’te doğuyor ve yine İslâmiyet’te ölüyoruz."



114. Sure des Korans in Goethes Handschrift
Goethe’nin kendi el yazısıyla Kur’an’ın 114. Suresi



Goethe'nin İslâm dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile olan münasebeti çok enteresan olduğundan, bu hususun daha yakından araştırılması gerekmektedir. Goethe, İslâmiyet için diğer dinlere göre çok farklı bir yakınlık ve gönülden bir katılma göstermiştir. Bu yakınlık ömrünün çeşitli yıllarında değişik değişiktir. Daha 23 yaşında iken Peygamber (SAV) için yazdığı övgü şiiri (Nat-ı Şerif) bunun delilidir. Ayrıca, çevresinin de bildiği gibi Goethe, her zaman için Kur'an'ın indirildiği geceyi, yani Kadir gecesini kutlardı. Bunu 70 yaşında iken açıklamıştır. Goethe'nin İslâm'a olan alâkası değişik şekillerde onun bütün hayatını sarmıştır. Bize kadar intikal eden en büyük iki eserinden biri olan "Doğu-Batı Divanı"nda bunun tesirini görmekteyiz. Bu eserin Goethe tarafından açıklanan bir kısmında şu şaşırtıcı cümleye rastlıyoruz: "Bu kitabın yazan kendisinin de bir Müslüman olduğunu reddetmiyor."


KUR'AN'LA İLK KARŞILAŞMASI
Goethe'yi İslâmiyet'e yaklaştıran sebebleri araştırırsak, Teolog Herder'in, Strasburg'lu talebe Goethe'ye, 1770–1771 kışında sunduğu Kur'an araştırmasını gösterebiliriz. Goethe'nin otobiyografisinde de belirttiği gibi "aydınlatıcı tolerans" devrinin gereği Goethe ilk olarak Kuran'ı ve onun mânâsını kavramaya ve değerlendirmeye başladı.

Goethe için, Kur'an'ın bir başka hususiyeti olan filolojik "dil-lisan" yapısının üstünlüğü ve mükemmelliği ayrı bir sevgi sebebi oluyordu. Herder dahi Kur'an'ı arapların klasik bir kitabı olarak tarif etmiş ve Germenlerde. Latincenin en üst noktada tutulduğunu da söylemiştir. Goethe daha sonra Kur'an'ı ve arap dilini öğrenmek için uğraşmağa başladı. 23 yaşında memleketine dönen Goethe, ilk iş olarak Frankfurt'lu Prof. Megerlin'in, doğrudan Kuran"dan yaptığı ilk tercümeyi bulmaya çalıştı. Kur'an'ın tercümesi piyasaya ilk çıktığında da hemen aldı. Fakat Frankfurt'lu aydınların çıkardığı 'Frankfurt İlânları" isimli gazetede Megerlin'in tercümesini tenkid eden Goethe, Kur'an mevzuunda Megerlin'in yaptığı tercümeden çok daha fazla şey beklediğini belirtti. O, Megerlin'in tercümesini eksik görüyor bir başka alman tarafından, tam bir şâir ruhuyla ve Peygamberin manevî atmosferinde Kur'an'ı okuyup mânâsına vakıf olunduktan sonra bir tercüme yapılmasını arzuluyordu. Avrupa'da, o devirde yapılan Kur'an tercümelerinin hiçbirisi Goethe'yi tatmin etmemiştir. Goethe ihtiyarladığında, Divan'ın notları ve denemeleri hakkındaki sözlerinde ise şöyle diyecektir; "Kur'an; stili, kesin, muazzam, sarsıcı ifadelerle hakikati anlatır."

ALLAH'IN VARLIĞININ DELİLİ OLAN TABİAT
Goethe'nin Kur'an'a olan alâkası, onun dil yapısının mükemmelliği yanında Goethe'nin İslâmiyete neden bu kadar bağlı olduğunu açıklamaya yetmemektedir. Batılılara göre Goethe, kendi inanç ve düşünce sistemine uyan büyük benzerlikler bulunduğu için bu dine yaklaşmıştır. Bu alakadan kaynaklanan sesle, Goethe, gençliğinin ikinci eseri olan Doğu-Batı Divanı'nın (Cennet Kitabı, 1771) kısmında tesirini icra etmiştir. Gerçekten Goethe'yi İslâmiyet'e bağlıyan onu böylesine cezbeden ve ona bu kadar yakın olmasını sağlayan şey ise, şâirin, gençliğinden alan Kur'an araştırmalarında aranmalıdır. O'nun bu hususta, Megerlin'in tercümesinden, latince Kur'an tercümesi "Maraccius"a kadar iktibaslar yaptığını görüyoruz. Goethe, burada 10 değişik sureden büyük bir bölümü yazmıştır. Böylece Goethe'nin, İslâmiyetle olan münasebetinin ilk emarelerini görmekteyiz. Burada bilhassa, Goethe'nin temel fikri olan, Allah'ın isimlerinin Kâinatta tecelli etmesi çok mühimdir. Bu fikre bağlı olarak Goethe, Kur'an'dan şu âyetleri not etmiştir: "Doğu ve batı Allah'ındır. Yüzünüzü her nereye çevirirseniz, Allah oradadır" (2/115). "Yer ve göklerin yaratılışında, gece ile gündüzün ard arda gelmesinde akıl sahipleri için Allah'ın varlığını, Kudret, Azamet ve Merhametini gösterir kesin deliller vardır."(3/190). Bu âyetler, Allah'ın varlığını ve eşsiz oluşunu gözler önüne sermektedir. Tabiatın, değişip duran görüntülerinde, günün gece ve gündüz olarak peşipeşine gelmesinde, hatta, mevsimler, aylar, yıldızlar, bulutlar ve bunların akıp gidişinde Allah'ın sanatı ve kanunları olarak tabiatı incelemesini ve araştırmasını öğretmektedir. Tabiata ve onun ihtişamına bakarak insan Allah'ın hâkimiyetine yöneltilmektedir. En önemlisi de Allah'ın birliğine...

PEYGAMBERİN (SAV) ŞAHSİYETİNE HAYRANLIĞI
Goethe'nin İslâmiyet'e yönelişinde, yukarıda meallerini verdiğimiz Kur'an'ın âyetleri ve muhtevası ki, Allah'ın birliğinden ve merhametinden bahsetmeleri yönünden önemli tesiri icrâ etmiştir. Buna ilave olarak, Peygamberin (SAV) şahsiyeti ve talimlerindeki ilahîlik de, hususî bir durum arzetmektedir.

Goethe'nin Peygamberimizle alâkalı ilk araştırmalarında, üçüncü sureden şu iktibasa rastlıyoruz. "Muhammed, (SAV) bir Peygamberden başka birşey değildir; Ondan önce de birçok nebiler gelip geçmiştir. Şimdi O, ölür veya öldürülürse, topuklarınız üzerinde geriye mi döneceksiniz?" (3/144)

Goethe, bu mevzuda ilahîyatlı arkadaşlarıyla tartışmalar yapar, düşüncelerini onlara da anlatmak isterdi. Lavater adlı teologla, (Yalnızca Hz. İsa'nın mı din kurucusu ve nebi olarak görülmesi gerektiği ve ondan başka bu makama sahip olanlar yok mudur?) sorusunu birçok tartışmalara mevzu etmiş ve sonunda da, bu arkadaşından bir münakaşa neticesinde ayrılmıştır. Goethe'nin Kur'an'dan yaptığı iktibaslarda, Hz.Muhammed'in (SAV) herhangi bir kavim içinde tesiri, dikkatini çok çekmiştir. 29. Sureden iktibasen şunları yazar. "Ayetler ve mucizeler hep Allah katındadır, ben sadece gelecek tehlikeden haber veren bir Peygamberim" (29/50). Ve 13. Sureden yaptığı iktibasta: "İnanmayanlar O'na (Peygambere), Rabbinden başka bir mucize indirilse ya! Derler. Fakat sen sadece gelecek tehlikeyle korkutan bir Peygambersin. Her kavme doğru yolu bulmaları için bir rehber, bir Peygamber gönderilmiştir" (13/7). Bu son Kur'an suresine Goethe, hususî bir hayranlık duyar. 1819'da genç bir münevvere yazdığı mektupta, Kur'an'dan iktibas ederek şöyle der: "Allah'ın Kur'an'da söylediği haktır!" Biz her kavme kendi dilinden bir Peygamber gönderdik" (14/4). Thomas Caryte'ye yazdığı bir diğer mektupta da, (1827) yine bu Kur'an iktibasını yazar. Kur'an'da inanmayanların Peygamberden mucize istemeleri ve buna karşılık Kur'an’ın beyanı Goethe'ye tesir etmiştir. Bunun neticesi "Doğu-Batı Divanı"nda şu mısraları görüyoruz.

Gösteremem, diyordu Peygamber ben mucize
En büyük mucize ise, benim işte!..

Goethe Kur'an araştırmalarından sonra aldığı ilhamla, (1772) den sonra yazmak istediği büyük bir trajedide, Peygamberi(SAV) kahraman olarak eserine koyacaktır. Bu trajedi bitmemiştir. Fakat, bazı ana bölümleriyle, hiçbir yazarın İslâm Peygamberine göstermediği bağlılığı izhâr etmesi itibariyle, eksik dahi olsa mükemmeldir.

PEYGAMBER (SAV) İLE ŞAİR ARASINDAKİ MÜNASEBET
Peygamberin (SAV) şahsiyetinin tesiri altında kalışının en büyük belirtisini, Goethe'nin ilk olarak, Ali (ra) ve Fatıma (r) arasında karşılıklı şiir halinde başlattığı "Hz. Muhammed'in Na't'ında görüyoruz. Bu Nat'ta Peygamberin varlığı ilahî bir rehber olarak çoşkun bir nehre benzetilmiştir. Bu benzetme, Peygamberin en küçükten başlayıp gittikçe ululaşan hâkimiyetini anlatmaktadır. Sonunda da bu nehri İlâhî iklimi sembolize eden okyanusa ulaştırır. Burada Peygamberliğe ait keyfiyet, insanları küçük akarsular gibi bir araya toplayıp nehre ulaştıran ve denize döken güç olarak gösteriliyor. Bilhassa bu motif, ilerdeki şiirin kafiyelerinde işlenecektir.

Ve çıkıp ortaya
Nehirleri, toprakların dağların
Kutlayarak O'nu: Son Resulü
Bağırıyorlar: Kardeş! Kardeş!
Al da
Kardeşlerini ezelî okyanusa doğru..
Sonsuz olana
Bizi bekleyene doğru
Kollarını açıp da...

Yeniden biraz sonra
Al kardeşlerini
Topraklardan, dağlardan
Derya-yı Ezelinin yanına

Ve böylece
Alıp kardeşlerini
Sevindirerek bekleyeni
Ulaştırdı Yüce Nezdine..

Burada, şâirin gençliğinde Hz. Muhammed (SAV) ile olan münasebeti anlatılırken, kendi şâirliğini de, insanları alıp birleştirici, daha yüksek bir hayata yöneltici bir vasıta olarak görmüştür. Bu şiirde de Goethe'nin, hayata bağlılığı ve tabiat sevgisi, şiirin ruhundan anlaşılmaktadır. Ayraca Goethe'nin Kur'an'dan öğrendiği Allah'ın birliği hususu açık olarak da göze çarpmaktadır. Bilhassa Şâirin, Hz. Muhammed'e (SAV) yıldızlar altında söylettiği parçada bu husus, daha vazıh, daha aydındır: (1)

Bu ruhun hissinde hepinizi
Tek tek ayıramam
Bütün hissiyatımla sizi kavrayamam
Kulak mı kullanılır duada
Göze ne gerekir
Dilediğine bakmaktan başka..

Bakıp yukarıya, yönelerek "Gad"a (2)
"Sevimli yıldız!" diyordu,
Sen ol Rabbim!
Ama sonra
Batınca el sallıya sallıya
Ve bırakınca
Yapayalnız, ıpıssız
Heni dinlemeden feryadını:
"Yıldız! Yıldız!"

Dönüyordu söylenerek kendi kendine:
"Nasıl oldu da sevdim
Batıp giden bir fâniyi hem de"

Ey yıldızların rehberi
Sen ey Ay! Mukaddes, yüce ol
Sen benim Rabbim ol
Aydınlat karanlıklarımı yol yol...
Beni o karanlıklarda
Şaşırmış şu toplumla
Yalnız bırakma!..

Yanan kalb yöneldi de
Parlayan Güneş'e
Dedi: Sen ol Rabbim
Beni gözet emi!..
Fakat ey mucize
Sen de mi
Batıp gidiyorsun
Yanarken içim
İşte gene
Sarıyor karanlık beni
Yoksa ben
Sahipsiz miyim?
Ey âşık kalbim
Artık seslen Yaradanına:
"Ey Rabbim!

Ey beni, göğü ve yeri
Ayı, yıldızları ve güneşi
Yaratan Rabbim
Yüzümü artık
Sadece sana yönelttim."

Peygamber (SAV), kavminin akıl almaz putperestliğine karşı mücadele etmektedir. Şu soruya da şöyle cevap verir Peygamber (SAV): "-Senin Allah'ının yardımcıları yok mudur?" "-Eğer onlar olsaydı, o Allah olabilir miydi?"

Burada açıktır ki, Peygamberin (SAV) şahsiyeti ve Allah'ın birliği hakkındaki talimi. Goethe'yi gençliğinden beri bir Hz. Muhammed (SAV) trajedisi yazmaya itecektir. Peygamberin şahsiyetindeki hususiyetler Goethe'yi büyülediği gibi düşündürecektir de.. Bu hususta, gençliğinin eserlerinden biri olan "Edebiyat ve Gerçek'' kitabında çok ayrıntılı bilgilere rastlarız. Trajedinin sonu, Peygamberi (SAV) en aydınlık bir biçimde gösterir. O, burada, Goethe'nin belirttiği gibi ululaşarak, sevgiyi hak ettiğini, buyruklarının berraklığını ve hâkimiyetinin ihtişamını, dünyada sabitleştirerek buradan ayrılır.

Goethe otobiyografisinde ve "Trajedi"sinde Hz. Muhammed'in (SAV) insanlar üzerindeki tesirini ve yüce karakterini tasvir etmekteydi. Bu kelimelerden anlaşılacağı gibi insanlar üzerinde tesirli olan Peygamber'e (SAV) Goethe'nin nasıl bağlı olduğu görülür.



Humboldt Vakfının 3 Aylık Edebî Dergi Ağustos 1982'den

Tercüme eden : T. Ç.
Derleyen : S. Senih


_________________

(x) (S) İşareti mütercim tarafından konulmuştur.
(1) Bu husus H. İbrahim (S) ın tefekkürüyle alâkalıdır.
(2) Gad: Alman mitolojisinde bir yıldız adı.
(3) Batı Almanya'da büyük ilim - araştırma vakıflarından biridir.
__________________

Mesajı son düzenleyen _HaLiD_Bin_VeLiD_ ( 04-11-08 - 03:12 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-11-08, 03:17 #2
***RoHaN*** ***RoHaN*** çevrimdışı
Varsayılan C: Goethe'nin El Yazısı ile Yazdığı Kur'an Suresi


Gercekten insani etkileyen bir paylasim olmus kardes repi hakettin...
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-11-08, 15:34 #3
SpOaK_BozKurT SpOaK_BozKurT çevrimdışı
Varsayılan C: Goethe'nin El Yazısı ile Yazdığı Kur'an Suresi


Allah razı olsun kardeşim teşekkürler...
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-11-08, 01:14 #4
nightlight06 nightlight06 çevrimdışı
Varsayılan C: Goethe'nin El Yazısı ile Yazdığı Kur'an Suresi

Allah razı olsun güzel paylaşım...
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-11-08, 19:42 #5
fidan1988 fidan1988 çevrimdışı
Varsayılan C: Goethe'nin El Yazısı ile Yazdığı Kur'an Suresi

ty paylasım...
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 11:03
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018