Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 16-10-18, 14:48 #1
ADALET ADALET çevrimdışı
Varsayılan Konkordatonun Karşılıksız Çeke Etkisi.


Son dönemde sıklıkla duyduğumuz konkordato ilanının, karşılıksız çekleri ne şekilde etkileyeceği ve bu çeklerden dolayı bir ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tartışılmaktadır.

Konkordato; borçlunun mali yapısının bozulmasının ardından, alacaklıların alacaklarını belli bir plana göre almaları konusunda kendi aralarında vardıkları ve mahkemece onaylanan anlaşmadır. Konkordato hükümleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 285 ila 309 maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre konkordato türleri; adi konkordato, iflastan sonra konkordato, malvarlığının terki suretiyle konkordatodan oluşmaktadır.

Konkordato başvurusu, borçlu veya borçlunun iflasını talep edebilecek alacaklılar tarafından yapılabilir (İİK m.285). Konkordato başvurusu için m.286’da gösterilen belgelerin (malvarlığı durumu, ödemeye ilişkin ön proje gibi) mahkemeye sunulmasının ardından, mahkeme üç aylık (iki ay daha uzayabilir) geçici mühlet verir (İİK m.287). Mahkeme aynı zamanda, konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşmayacağına ilişkin değerlendirme yapmak üzere bir (gerektiğinde üç) geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet kararında, kesin mühlet verilip verilmeyeceğine dair karar yer almaktadır. Mahkeme bu kararı verirken; borçluyu ve konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder, geçici komiser ise, duruşmadan önce talep hakkında bir rapor hazırlar (İİK m.289/1). Mahkeme; yapılan duruşma sonucunda hazırlanan projenin başarıya ulaşacağı sonucuna ulaşılırsa, borçluya bir yıllık kesin mühlet verir (İİK m.289/3). Bu süre, gerekli hallerde altı ay daha uzatılabilir (İİK m.289/5). Bu aşamadan sonra -yeni bir komiserin atanmasına gerek bulunmadığında- geçici komiser, konkordato komiseri olarak görevine devam eder. Bu sürede gerekli görülürse alacaklılar kurulu oluşturulabilir ve bu kurul, mutad toplantılar yaparak çeşitli kararlar alabilir.

Borçlu; kesin mühlet içinde, komiserin nezaretinde faaliyetlerine devam ederek, kendisine sunulan projeyi gerçekleştirecektir. Şayet bu süre içerisinde borçlunun mali durumu düzelir veya projenin başarıya ulaşamayacağı, -iflasa tabi olanlar bakımından- iflasın malvarlığı için yararlı olduğu, borçlunun komiserin talimatlarına uymadığı anlaşılır veya borca batık sermaye şirketi ya da kooperatif bu talebinden feragat ederse, kesin mühlet kaldırılarak, konkordatonun iptaline karar verilecektir (m.291-292).

İİK m.294’de, kesin mühletin alacaklılar bakımından yol açacağı sonuçlara yer verilmiştir. Buna göre; kamu alacakları da dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur (bazı imtiyazlı alacaklar istisna tutulmuştur), ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Bu süre geçici mühletin ilanından itibaren başlayacaktır, yani geçici mühlet ile kesin mühletin doğurduğu hukuki sonuçlar aynıdır.

Düzenlemeler ışığında konkordato ilan etmiş olan bir kişiye karşı; daha önceden düzenlediği çeklerin, üzerinde yazılı düzenleme tarihinde karşılıksız kalması halinde, bu kambiyo senedinden doğan bir takip yapılamaz ve başlamış bir takip varsa durur. Bu noktada bir tereddüt bulunmamaktadır; çünkü borçlu, vadesi henüz gelmemiş bir çeki, ilgili tarihte ödeyemeyeceğini, ileri bir tarihte ödeyebileceğini önceden ilan etmekte ve kanun koyucu da belirli koşullar altında bu beyanı hukuka uygun kabul etmektedir. Şu halde; borçlunun çeki karşılıksız bırakma filine hukuk izin verdiğinden, fiil hukuka uygun sayılacaktır. Ortada bir hukuka uygunluk sebebinin varlığından bahsedilebilir.

Bir hukuk dalı bakımından hukuka uygun olduğu kabul edilen fiilin, başka hukuk dalları bakımından hukuka aykırı olduğundan bahsedilemez. Bir fiil hukuka uygundur veya değildir. Hukuka uygunluk/aykırılık bir nitelik meselesidir. Fiilin niceliksel olarak, yani az veya çok hukuka aykırı olduğunu söylemek olanaksızdır.

Bu çerçevede konkordato ilan eden ve ilan ettiği projede -önceden- ilgili tarihte çekin karşılığını bulunduramayacağını beyan eden kişi bakımından; 5941 sayılı Çek Kanunu m.5’de[1] düzenlenen karşılıksız çek suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu söylenebilirse de, mahkemenin verdiği kararla birlikte artık bu fiilin hukuka aykırılığından bahsedilemeyeceğinden, suçun hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmeyecek ve suç oluşmayacaktır. Bu nedenle konkordato ilanını, bir hukuka uygunluk nedeni olarak nitelendirmek isabetli olacaktır.

5941 sayılı Çek Kanunu m.5’de tanımlanan suçun hareket unsuru; vade tarihinde çekin karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmamak, yani vade tarihi itibariyle yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüğün ihmal edilmesidir. Çekin üzerinde bulunan düzenleme tarihinden öncesine ait bir tarihte düzenlenmesi hazırlık hareketi niteliğindedir. Suçun icra hareketi, vade tarihi itibariyle gerçekleştirilmektedir. Konkordato ilanı, fiilden önce yapılmaktadır. Dolayısıyla, ortada fiilden önce gelen ve fiili hukuka aykırı olmaktan çıkaran bir kural bulunmaktadır.

Belirtmeliyiz ki; karşılıksız çekin konkordato kapsamında olmadığı hallerde, diğer bir ifadeyle konkordatonun ilanının ardından keşide edilmiş veya vadesi konkordato mühleti içinde bir tarihe denk gelen ve konkordato başvurusunda gösterilmeyen ve ödemesi planlanmayan çek, yukarıda ifade ettiğimiz kapsamda değerlendirilemez. Böyle bir halde, karşılıksız kalan çekle ilgili hukuk ve ceza sorumluluğunun gündeme geleceğine kuşku bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay, 3167 sayılı Kanun döneminde verdiği bir kararda, konkordato mühleti içinde çek düzenlemeye engel bir halin bulunmadığına ve bu süreçte çek düzenleyenin karşılığını bulundurma sorumluluğu altında olduğunu, bu nedenle ceza sorumluluğunun gündeme geleceğine işaret etmiştir[2].

Son olarak; konkordato başvurusu yapılması ile konkordato talebinin kabul edilerek, kesin mühlet verilmesi arasında geçen bir süre bulunmaktadır. Ancak kanun koyucu bu sürede, konkordato başvurusu için gerekli belgeleri düzenleyip mahkemeye başvuran kişiye geçici süre verilmesini ve bu sürenin kesin süre ile aynı hukuki sonuçlara sahip olmasını düzenlemiştir. Dolayısıyla; borçlunun konkordato projesi henüz kabul edilmemiş olsa dahi, başvuruyu mahkemenin şekil şartları itibariyle kabul etmesinin ardından, borçlunun bu başvurusu kabul edilmişçesine kendisine karşı takip yapılamayacak ve kendisine yönelik takipler duracaktır.

Şayet kanun koyucu böyle bir düzenleme yapmamış olsa idi; borçlunun yaptığı konkordato başvurusuna ilişkin verilecek karara kadar geçecek sürede ne yapılması gerektiği, konumuz itibariyle, bu süreçte karşılıksız kalan çeklere ilişkin ceza sorumluluğunun nasıl etkileneceği bir sorun olarak karşımıza çıkacak idi. Aynı durum halihazırda; borçlunun konkordato başvurusu için gerekli evrakı tamamlayıp mahkemeye başvurması, ancak başvurusu ile mahkemenin kendisi hakkında vereceği geçici mühlet süresi arasında kalan zamanda karşılıksız kalan çeklerle ilgili de gündeme gelecektir. Bu durumun çözümü olarak; CMK m.218’de yer alan düzenleme çerçevesinde[3], konunun bir bekletici mesele olarak görülmesi akla uygun bir çözüm olarak düşünülebilir. Ancak karşılıksız çekten doğan ceza yargılamalarının 5941 sayılı Çek Kanunu m.5’de yapılan düzenleme çerçevesi icra ceza mahkemelerinde görülmesi, bu mahkemelerin yargılama usulünde bu konuda açık bir düzenlemeye yer verilmemesi veya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na atıf yapılmaması, CMK m.218’de öngörülen “bekletici mesele” müessesesinin böyle bir durumda uygulanmasına engel teşkil etmektedir. Bu çözümün tatbiki için İcra ve İflas Kanunu’nda, bu maddeye atıf yapan bir düzenlemeye ihtiyaç vardır.
.
Prof. Dr. Ersan Şen

Araş. Gör. Erkam Malbeleği

Kaynak

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bir, hukuka, karşılıksız, konkordato, mühlet

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 15:14
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018