Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 17-08-04, 02:50 #21
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)


POİNTER


Kökeni: İngiltere

Tanımı: Erkekler 63-69 cm, dişiler ise 61-66 cm arası olurlar. Büyük köpekler kategorisine girer. İnce bir kuyruğu ve ince bacakları vardır.

Kişiliği: Tam bir aristokratik köpektir. Gururlu ve sadıktır. Kaslı ve zarif vücuduyla gücün ve dinamizmin simgesidir.

Özelliği: Soylulara avlarında eşlik etmesi için yetiştirilmiştir. Sportif bir köpektir ve bu özelliğini her an gösterir. İyi bir dosttur fakat diğer evcil hayvanlarla arası pek iyi değildir. Hep zinde ve tetiktedir. Ağırbaşlı bir yapısı olduğundan dolayı insanlara ve hayvanlara gereğinden fazla yakınlık göstermez.
__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:51 #22
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)


POMERANİAN


Kökeni: Almanya

Tanımı: Ağırlıkları 1-3kg, yükseklikleri ise 20-30 cm'dir. Yaşam süreleri 12-16 yıldır. Yumuşak ve düz tüylüdür.

Kişiliği: Yüksek enerjili, çok hareketli bir ırktır. Meraklı ve heyecanlı bir yapıları vardır.

Özelliği: Bekçi köpeği olarak mükemmeldirler.

Gereksinimi: Bol tüylü olduklarından günlük tarama gerektirir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:52 #23
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)


POODLE


Kökeni: Dünyaya tanıtanlar Fransızlardır, fakat eski Roma İmparatorluğu duvar resimlerinden, 15. yüzyıl Avrupa tablolarına kadar birçok yerde resimleri görülmüştür.

Tanımı: Genelde 45-60 cm arası olurlar. Kıvırcık, kuzu gibi tüyleri vardır. "Arkadaş (Minyatür)" ve "Oyuncak Köpek" olarak adlandırılan iki türü olsa da tek farkları boylarıdır.

Kişiliği: Oyuncu, sadık ve insan canlısı bir köpektir. Oldukça zekidir ve her zaman tetiktedir. Öğrenmek için isteklidir.

Özelliği: Çocuklarla da iyi geçinen sadık ve içten bir köpektir. Minik olsa da zarif ve gururlu bir duruşu vardır. Hafif ve yaylanarak yürür, bu yüzden uzun yürüyüşlere uygun değildir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:53 #24
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

SAMOYED


Kökeni: Sibirya kökenlidir. İsmi Sibiryada balıkçılık ve avcılık yapan bir kabileden gelir. Somoyed ırkı köpeklerin geliştirilip dünyaya yayılması, kaşif Robert Scott'un 1889'da bu ırkı İngiltere'ye getirmesinden sonra olmuştur.

Tanımı: Yükseklik, erkeklerde 53-60 cm, dişilerde 48-53 cm. Ağırlıkları 23-30 kg. Güçlü bir çenesi vardır. Tüyleri çok sık, düz, uzun ve kalındır. Kalın derili olduğundan soğuğa dayanıklıdır. Rengi, beyaz, grimsi beyaz, bej, sarı ve sarılı beyazlı olabilir.

Kişiliği: Arkadaş canlısı, iyi huylu, zeki bir ırktır. Güçlü, dayanıklı bir yapısı vardır. Yüksek enerji seviyesine sahiptir. Apartman yaşamından çok dışarıyı tercih eder. Çocuklarla arası iyidir.

Özelliği: Sibiryada kızak köpeği olarak kullanılır. Dayanıklılığı sayesinde uzun mesafeler boyunca kızak çekebilir. Aynı zamanda Mors avcılığında, bekçilikte ve sürü bekçiliğinde de kullanılmıştır.

Gereksinimi: Soğuk iklimleri tercih eder. Sıcak iklimlerde yazları sıkça fırçalanmalıdır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:55 #25
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

SHAR-PEİ


Kökeni: Çin

Tanımı: 48-58 cm arasında bir yüksekliği, 18-38 kilo arasında bir ağırlığı ve güçlü, sıkı bir vücut yapısı vardır. Tüyleri kısadır ve yer yer buruşuktur.

Kişiliği: Asil, ağırbaşlı ve ailesine karşı son derece bağlıdır. Yabancılara karşı başına buyruk ve bir miktar soğuk davranır.

Özelliği: Şehir köpeğidir. Fazla bakım gerektirmez. Çocuklarla ve evdeki diğer evcil hayvanlarla arası iyidir. Bir av ve bekçi köpeği olarak yetiştirilmiştir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:56 #26
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

SİBERİAN HUSKY


Kökeni: Sibirya kökenli bir köpektir.

Tanımı: Orta büyüklükte, dayanıklı, canlı, hoş görünüşlü, hareketli bir köpektir. Erkekler 53-60 cm, dişiler 51-56 cm yükseklikte; ağırlıkları erkeklerde 20.5-27 kg, dişilerde ise 16-22.5 kg’dır. -50, -60 derecedeki soğuğa dayanabilirler. Kurt grisinden gümüş griye, beyaz desenli açık kum renginden siyaha kadar her renk olabilirler.

Kişiliği: İnsanlara uyumlu ve duyguludur. İyi bir arkadaş olmakla birlikte, son derece inatçıdır ve kolay canı sıkılır.

Özelliği: Hafif olduğu için hızlı koşabilir ve bu özelliği nedeniyle kızak yarışlarında kullanılır. Özellikle Kanada'da ve ABD'nin kuzeyinde popülerdir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:57 #27
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

ST. BERNARD


Kökeni: İsviçre

Tanımı: Yerden yükseklik dişilerde 65-80 cm, erkeklerde 70-90 cm'dir. Geniş bir kafası ve uzun tüylü / kısa tüylü olmak üzere iki cinsi vardır. Büyük, sağlam ve atletik bir vücudu vardır.

Kişiliği: Tabiatı gereği çok sakin ve dost canlısı, fakat hep gözlemleyen bir köpektir. Zekidir ve diğer canlılarla arası çok iyidir.

Özelliği: Dev cüssesine rağmen çok sevgi doludur. Tarihi görevi olan Alp Dağlarında arama-kurtarma görevini halen başarıyla sürdürür.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 02:58 #28
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

WELSH SPRİNGER SPANİEL


Kökeni: Galler

Tanımı: Yerden yükseklik dişilerde 46 cm, erkeklerde 48 cm'dir ve yaklaşık 20 kg ağırlığındadır.

Kişiliği: Son derece hareketli, sevgi dolu bir köpektir. Hassas tabiatı yüzünden ona sevgiyle yaklaşmak gerekir. Çok zekidir ve yerinde duramaz.

Özelliği: İlk olarak kırsal bölgelerde yetiştirilmiştir. Av ve aile köpeği olarak kullanılmıştır. English Spaniel'e göre daha yumuşak ve sakindir. Durmak, yorulmak nedir bimez. Tıpkı adı gibi yaylana yaylana koşar.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 03:00 #29
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Köpek Beslemek İsteyenler Mutlaka Baksın (Köpek Irkları)

Eğer köpekler hakkında merak ettiğiniz sorularınız varsa veya merak ettiğiniz köpek cins veya ırkı bu topic altında sorarsanız yardımcı olurum.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:11 #30
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeğinizi Tanıyın

Köpekler doğdukları andan itibaren insanlara karşı sevgi duyarlar.Bu şekilde dünyaya gelen tek hayvan türü köpektir.Bu nedenle siz köpeklere yakınlık göstermeseniz de onlar sizi çoktan benimsemiştir. Yeni aldığınız köpeğiniz sahibi olduğunuzu hisettiği andan itibaren kokunuzu benimsemiştir. Bulunduğu mekanlarda özellikle sizin eşyalarınızın üzerine uyumayı tercih eder. Sizin kokunuz onu rahatlatır. Annesinden yeni ayrılmış olan kopek sahibini en yakın dostu olarak görmektedir. Köpeklere davranışlarını kontrol edebilmeleri için yardım ettiğiniz taktirde sizin sadık dostunuz olmamaları için hiç bir neden kalmayacaktır.Köpek pedagojisi artık bu aşamada size yardımcı olmaya başlıyor. Pedagoji uzmanları köpeklerin gelişim sürecini takip altına alarak köpeklerin yönlendirmeye çalışırlar.Köpeğinizin kendi kontrolünü sağlayabilmesi adına eğitilmesini istiyorsanız eğiticinin ciddi bir eğitim almış olmasına dikkat etmelisiniz. Eğiticiler her kopek ırkına ve cinsiyetine göre farklı bir eğitim yöntemi seçerler. Ayrıca verdikleri eğitimde köpeğin sahibinin kişiliği de rol oynamaktadır.Köpekler 2- 3 günlük oldukları günden yaşamlarını devam ettirdikleri güne kadar öğrenmek için hazırdırlar. Uzmanlar ise köpeklerin 6 ve 8. haftalarında eğitilmeye başlanmalarının daha iyi olacağı düşüncesindedirler. Çünkü araştırmalar köpeklerin 6 ve 8. haftaları arasında oldunlaşma dönemine girdikleri ortaya çıkmıştır.

Fiziksel olarak gelişen köpeğe yeterli ilgi gösterildiğinde zekası da o derece gelişecektir. Henüz yavru olan bu köpeklere ciddi anlamda bir eğitim verilemz. Bu dönemde verilen eğitimin amacı gelecekte alacağı eğitime hazırlanmasıdır. Sürekli kapalı mekanlarda kalan ve dış çevreyle yakın ilişkilere giremeyen köpekler ise eğitim almış köpeklerle kıyaslanamazlar.

Evde yapılan eğitimlerde köpeklere sürekli söylenilen komutlara uyması gerektiğini öğretmeye çalışmak asıl yapılması istenilen değildir. İstenilen köpeğin insanların yaşayış biçimine alıştırmak ve öğrenme sınırını aşmasını sağlamaktır. Bu dönemde verilen eğitim köpeğin gelecekte karşısına çıkacak zor eğitimlerin üstesinden gelmesini sağlayacaktır. Köpeğinizin size göstermiş olduğu yakınlığın, sizde ona aynı yakınlığı göstererek davranışlarınızla karşılık verin.
Memnun kaldığınız durumlarda ise köpeğinizi ödüllendirmeniz oldukça faydalı olacaktır.
Köpeğinizi cezalandırmanız da onu ödüllendirmeniz kadar önem kazanmaktadır.
Gerektiği yerlerde onun hata yapmasına izin vermeli ve onu cezalandırmalısınız.
Köpeğinizi ödüllendirirken ya da cezalandırırken bunu hakettiğine emin olun. Bu şekilde köpeğiniz hani durumlarda ödül ya da ceza alacağını bilecektir.

Köpeğinizi sürekli cezalarla eğitmeyin. Ceza alacak davranışlar sergilediğinde, onu ödül alacağı davranışları sergilemesine yönlendirin. Böylelikle köpeğiniz motive olacaktır.

Köpeğinizi cezalandırırken ona asla vurmayın.Vurarak onu cezalandırmanız köpeğin şiddeti örnek almasına neden olabilir.
Onu cezalandıracağınız zaman bunu onu azarlayarak yapmanız daha olumlu sonuçlar almanızı sağlayacaktır.
Köpeğinizin yapamayacağını düşündüğünüz konularda onu zorlamayın. Köpeğiniz bahçaedeki kediyi kovaladığında muhtemelen sizin sözünüzü dinlemeyecektir. Henüz yavru olan köpeğiniz bu gibi durumlarda komutlara uymayı ancak zamanla öğrenecektir.
Köpeğiniz dışarıda tuvaletini yapmasını sağlamak için iyi bir gözlemci olmalısınız. Onu dışarıya çıkardığınızda nerelere tuvaletini yaptığına dikkat edin, köpeğinizin tuvaleti geldiğinde davranışlarına dikkatle izleyin. Evde bulunduğunuz zamanlarda köpeğinizin aynı davranışları sergilediğini gördüğünüzde onu hemen dışarı çıkarın ve daha once tuvaletini yaptığı yerlere götürün. Köpeğinizi tuvaleti için dışarı çıkarırken, ona her defasında aynı komutu kullanın. Böylece köpeğiniz zamanla bu komutu her duyduğunda ne yapması gerektiğini bilecektir.
Köpek sahiplerinin bir çoğu onların hoşlarına giden her şeyi çiğnemelerinden şikayetçidir. Siz bu durum aengel olmak için yavru köpeğinize çiğnemesi için bir takım oyuncaklar temin edin. Oyuncağını tanıması onun evde bulunan diğer eşyaları çiğnemesini önleyecektir. Özel eşyalarınızdan birini çiğnemeye başladığını gördüğünüzde ise ona Hayır diyerek oyuncaklarını verin. Yavrunuzun, özel eşyalarınızı hiç bir şekilde dişlerinin arasına almasını istemiyorsanız onların köpeğiniziin hoşlanmayacağı şekilde kokmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde köpeğiniz o eşyalara yanaşmayacaktır.
Köpeklerin çoğu insanların üzerine hoplamayı severler. Fakat siz köpeğinizin bu şekilde davranmasını istemiyorsanız onu oturmaya alıştırmalısınız. Köpeğinizin yemek vakti geldiğinde avucunuza aldığınız mamayı o oturur duruma geçtikten sonra verin. Köpeğinizi insanları otururken karşılaması için alıştırmalar yapın. Köpeğinizin davranışlarını ödüllendirmeyi unutmayın.

kaynak : Do. Dr. Tamer Dodurka
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:19 #31
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeklerin Evcilleşmesi

Hayvanların kendi doğasından oldukça farklı şeklide ve insanın arzu ettiği boyutlarda, yeni bir davranış yapısı kazanması olarak tarif edebileceğimiz evcilleşmede binlerce yıl süren bir seleksiyon söz konusu olmuştur.

Son araştırmalara göre köpek, insanın en eski ev hayvanıdır. Köpekler, ilk olarak, Avrupa ve Yakın Doğu'da, daha sonra Amerika'da evcilleştirilmiştir. Bonn yakınlarındaki Oberkassel kasabasında bulunan bir köpeğin çene kemiği üzerinde yapılan incelemelerle, ilk evcil köpeğin ortalama 14.000 sene evvel yaşadığı anlaşılmıştır. Böylece insanın en eski ev hayvanının köpek olduğu ortaya konmuştur. Bazı kaynaklara göre kurtların evcilleşmeye başlaması İsrail'de M.Ö. 12.000 - 10.000, Anadolu'da ise 7000 yılarına uzanmaktadır.

Evcilleştirme büyük ihtimalle farklı zaman ve mekanlarda gerçekleşmiştir. Böylece farklı köpek ırkları oluşmuş ve bunlar arasında, insanın işine en çok yarayan köpekler tutulup, diğerleri üretim dışı bırakılmıştır. Kurttan köpeğe geçiş, yine evcilleşmenin ve insanlarla birlikte yaşamanın sonucu olarak ortaya çıkan ve binlerce yıldır süregelen bir olaydır. Bu zaman içinde hayvanlar psikogenetik ve hatta anatomik olarak da değişikliklere uğramışlardır. Kurda ait davranışların, köpekte % 50 oranında değiştiği iddia edilmektedir.

Geriye kalan % 50 oranındaki ortak davranış biçimleri, çok uzun zamandan beri kurtlardan çok uzak yaşamasına rağmen mevcuttur. Yani köpek, halen kurtlara ait içgüdüler taşımaktadır. Bu içgüdüler, köpeğin avlanması, kilometrelerce gezmesi, alan koruması, gıdasını seçmesi ve çiftleşmesi için programlanmıştır. Bu içgüdüleri tatmin etme imkanı bulamayan köpeğin, bize belli etmese de stres içinde olması kaçınılmazdır.

Evcilleşmenin temelinde, içgüdüleri kontrol edebilme yeteneği vardır. Bir canlı (insan dahil) içgüdülerini ne denli kontrol edebiliyorsa, o kadar evcildir. Beynin prefrontal (ön alın) bölgesi bu yetenekten sorumludur ve bu bölge bakımından en gelişmiş canlı, insandır. Köpekte de insan kadar olmasa da, bu bölge oldukça gelişmiştir. Kediyle kıyaslanacak olursa, bu gelişim, köpekte daha fazladır. Maymunda ise, bu bölge köpeğinkinden daha büyüktür, ancak büyüklük tek başına yetmemekte, bu alanın kullanılma oranı da önem taşımaktadır. Bu alan kullanıldıkça sinir hücreleri arasında bağlantılar gelişmekte ve kontrol yeteneği artmaktadır. Bu bakımdan köpeklerin, içgüdülerine daha hakim hayvanlar olduğu söylenebilir. Zaten maymunun evcil olmadığın herkes bilir. Kavram kargaşası olmasın diye açıklamakta yarar var; maymun gibi, insanla anlaşan her hayvan evcil değildir, bunlar ehlileştirilmiş olan, yabani hayvanlardır. Evcilleştirme ile ehlileştirme farklı kavramlardır. Evcil bir hayvanın doğan yavruları da evcildir, oysa ehli olan yabani bir hayvanın yavrusu da yabani doğar ve bizimle anlaşabilmesi için ehlileştirilmesi gerekir.

Kaynak: Doç. Dr. Tamer Dodurka
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:21 #32
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeklerde Saldırganlık

Liderlik mücadelesinde veya sokak karşılaşmalarında sosyal üstünlük taslamak, kolaylıkla saldırı tehditlerinin meydana gelmesini sağlar. Tehdit davranışı sadece saldırı için değil, ikaz ve savunma amacıyla da yapılmaktadır. Tabii ki bu davranışlar bakımından, köpekler arasında az yada çok farklılıklar olmaktadır.

Eğer bir köpek, yabancı bir köpeği veya insanı düşman olarak algılıyorsa, tüm dikkatini bu canlı üzerinde toplar. Özellikle, ense ve boyun bölgesindeki kılların dikleşmesi ve gerilmiş eklemler, vücudu büyük gösterip, köpeğin saldırıya geçeceğini belirtir. Kuyruk, yukarıda belirtildiği gibi ırka göre az veya çok şekilde sırta doğru kıvrılır ve kaldırılır veya yere paralel düz tutulur. Kafa ise az miktarda öne doğru eğilir, böylece köpek tüm vücudunu sırtıyla düz bir hizada tutmuş olur. Bu arada, enerji harcamamak için kuyruk sallanmayabilir. Bazen de kökten çevrilip daire çizilir. Bu hareket köpeğin hızını artırıp dengeyi sağlar, bu arada kuyruk ucundaki duyarga görevi yapan kıllar, muhtemelen çevredeki sinyalleri algılar.
Kendine güvenen bir kurt, tehditkar bir bakışın yanına diğer yüz mimiklerini de katar. Çatılmış alın bölgesinin altından bakan gözler, böyle bir durumda daha da aşağı noktana bakar. Dudakların güçlü bir şekilde geri çekilmesiyle, tehditkar dişler ortaya çıkar, boyun derisi son derece gerilir. Kulaklar, hafif eğik olarak önde tutulur ve son olarak, gerçek bir tehdit etme unsuru olan ağız da açılır. Bunlar, kurdun olduğu gibi, köpeğin de, ısırmaya başlayacağını gösteren mimiklerdir. Prensipte tehdit,saldırı hareketinin şekillenmesi için oluşur, ancak bu sırada köpeğin gerçekten saldırıya geçmesi gerekmez. Tam bir saldırı tehdidinde, bakışlar tam olarak rakibinin gözlerinin içine yöneltilmiş vaziyette, dudaklar üste ve alta çekilerek öndeki dişler ortaya çıkartılmış, ağız açısı kısaltılmış ve yuvarlaklaştırılmıştır. Hayvan tetikte olup, en ufak bir tehlike anında, dudak araları daha da büyümekte, ağız ve dişler iyice ortaya çıkmaktadır. Ancak, saldırganlık durumunda dudakların aldığı bu pozisyon, çok az köpek ırkında dikkat çekici olmaktadır. Kurtta, ağız açısının yuvarlak şekle sokulması belirgin biçimde gözlenir. Birçok evcil köpekte ise bu önemli sinyal, uzun tüyler nedeniyle fark edilmez. Köpeklerde düşman karşısında ortaya çıkan mimiklere, kulakların arkaya (kulak kökleri dahil) çekilmesini de ekleyebiliriz.

Kurtlarda, tüm tehditkar davranışlar kesinlikle kurallara uygundur. Tehdit ya kavgayla ya da rakiplerden birinin teslimiyet göstermesi veya ortamdan uzaklaşmasıyla, yani uzlaşmayla sonuçlanır. Evcil köpeklerde, bu kurallar zaman zaman ihlal edilmektedir. Bu durum ya kalıtsal faktörlerden, ya köpeğin psikolojisindeki olumsuzluklardan ya da deneyimsizlikten kaynaklanmaktadır.

Tehdit eden köpek kafasını kaldırıp, bakışlarını karartır, kuyruk bayrak gibi havaya kalkar ve bacak kasları gerilir. Kasılmış bacakları sayesinde, yerden mümkün olduğunca yukarıda durur ve bedenini adeta büyütür. Bunun yanında, boyun ve sırt tüylerini kabalaştırıp, kaldırır. Bu tür davranış birçok memeli hayvanda görülebilir. Hepsinin ortak bir amacı vardır. Kendini olduğundan iri göstermek.

Savunmada olan köpekler tehdit davranışları sergileyebildiği gibi, ısırma davranışında da bulunabilir, bu ısırıklar ya düşmana karşı olur ya da boşa gider. Çoğunlukla, tehdit davranışı gösteren iki köpekten, savunma anındaki ısırmanın çok daha tesirli olduğu bilinir. Korkmuş köpekler, üzerlerine gelecek objelere saldırırlar, örneğin; tesadüfen oradan geçen bir insana saldırabilir. Savunma ifadesi gösterdikten sonra düşmanıyla kavgaya girebilir, kaçabilir veya alçak gönüllülük göstererek sinebilir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:25 #33
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeklerde Zekanın Ölçülmesi

Bu hayvan türünün zihinsel faaliyetlerini ölçmek için çeşitli testler ortaya konulmuştur.Bunlar maalesef güvenilirliği kanıtlanmamış testlerdir,ancak hayvanların, değişik ekolojik çevrelere uyum sağlama yeteneklerinin karşılaştırılması daha objektif veriler sağlayan bir yöntemdir.

Bu amaçla genellikle iki yaklaşım şekli benimsenmiştir: Biri evrimsel, diğeri ise ekolojik yaklaşım.

Evrimsel yaklaşımda, beynin büyüklüğü ölçülür. Özellikle, beynin temel vücut fonksiyonları için ayırdığı bölümün dışında kalan kısmı ölçülür ve birim olarak EQ (Encephalisation Quotient) kullanılır. EQ birimi beyinin, zihinsel işlevler için ayrılan kısmın büyüklüğüne işaret eder. Köpeğin EQ'su kendininkinden % 38 oranında daha fazla gelişmiştir. Buna paralel olarak, köpekte koku korteksi, kedide ise işitme korteksi daha büyüktür.

Çevresel olaylara tepkilerin değerlendirildiği ekolojik yaklaşım ise evcil hayvanlara daha az uyarlanabilir bir yöntemdir. Bu yaklaşıma, yol bulabilme davranışları örnek gösterilebilir. Kedilerin zihinsel olarak çevrelerinin haritasını çıkarabildiği ispatlanmıştır. Köpek geçtiği yolları hatırlar ama geçmediği yolları doğru olarak tahmin etme yeteneği kedininkinden azdır; zira kediler, uzun mesafe avcıları olup, zihinsel harita onlar için yaşamsal öneme sahiptir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:29 #34
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeğinizde Psikolojik Problem Var mı?

Köpeğin kendi doğasına ters düşen ve herhangi bir amaç taşımaksızın yapılan davranışların sebebi psikolojik problemler olabilmektedir.
Bunlardan bazıları, sebebi dış faktörler olsa bile, köpeğin kendi içsel hesaplaşmalarıdır.
Buna, anoraksia nevrosa dediğimiz sinirsel sebeplere dayalı iştahsızlık, depresyon, demoralizasyon ve sebepsiz kaşınmadan tutun, kuyruk yemeye kadar varan obsessif - kompulsif davranışlar örnek gösterilebilir. Bunlar genellikle insan - köpek ilişkisini doğrudan etkilemezler. Ancak bu ilişkiyi doğrudan etkileyen bozukluklar vardır ki,bunun en tipik örneği agresif (saldırgan) davranışlardır ve köpeğin anksiyetesi (gerginliği) dışarıya yönelmiştir. Bunların tamamı tedavi gerektiren psikolojik problemlerdir.

Öncelikle şu soruyu cevaplandırmalıyız: Köpekte problem olarak nitelendirdiğimiz husus gerçekten köpeğin problemi mi,yoksa bizim problemimiz midir? Aslında ortaya çıkan davranış problemlerinin önemli bir bölümü, köpek tarafından normal olan davranışların, insanlar tarafından anormal olarak algılanmasıdır. Bizler hayvanlardan, bizim gibi hareket etmelerini ve bizim monoton hayat düzenimize uymalarını bekleriz. Tabii ki, evcilleştirmeyle birlikte, köpekler de kendi yetenekleri doğrultusunda bize uymaya çalışmışlardır. Ancak, bazen bizim isteklerimiz çok abartılı olabilmektedir.

Maalesef, köpek için tamamen normal olan birçok davranış insan - köpek ilişkisine zarar verecek boyutlardadır. Örneğin; köpeğin evde liderlik iddiasında bulunması, köpeğin içgüdülerine ters düşmeyen, son derece normal bir davranıştır. Bu tür davranışlar, köpek açısından davranış bozukluğu olmasa da, köpeğin insanla beraber yaşamına olumsuz etki ettiği için, istenmeyen davranış sınıfına girer ve bunların giderilmesinde de psikolojinin tedavi yöntemleri uygulanır.

Bazı istenmeyen davranışlar, sadece basit bir nedenden dolayı oluşmaktadır. Örneğin; küçük bir oda içinde sürekli olarak havlayan bir köpek, geniş bir bahçe içine konulsa havlamayacaktır. Bunu da davranış problemi olarak nitelendirebilir miyiz?

Örneğin; yalnızlık endişesi diye adlandırılan problem nedeniyle, akşam eve geldiğimiz zaman birçok kıymetli eşyamızı köpeğimiz tarafından parçalanmış olarak bulabiliriz. Bir vakamda bunun sebebini bulmakta epey zorluk çekmiştim. Ama olayı iyice incelediğimde, bu problemin sebebinin çok komik ve basit olduğunu buldum. Köpeğin böyle davranmasının tek nedeni, gündüz vakti üst kattaki çocuğun oynadığı atariden çıkan acayip seslerdi. Hayvan bu seslerden dolayı gerginleşiyor ve gerginliğini bu şekilde çözüyordu. Eğer hayvana huzurlu bir ortam sağlayamamışsak ve havyan korkusundan dolayı bu tür davranışlarda bulunuyorsa, bu davranışı anormal diye nitelendirmeden evvel biraz düşünmemiz gerekmiyor mu?
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:31 #35
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpek Beslemesinde Yapılan Ciddi Hatalar

1.Ev yemekleri artıkları verilmesi: İnsan ve köpek sindirim sistemi ,sindirim karakteri ,barsakların uzunluğu gibi bir çok açıdan farklılık gösterir.Bu sebeplerden insan beslenmesinde kullanılan gıdalar köpek ve kediler için uygun olmayıp,bazıları tehlikelidir.Örneğin patlıcan nikotin içerir,çok kullanılan havuç ise ağır lifli yapısı ile emilimi olmayıp,sindirim sistemini aşırı yorar,ekmek ise mayalı yapısı ile mide de gastrit ,bulantı,aşırı gaz ve sonunda kusmalara yol açabilir.
Kuşlara kuş yemi,balıklara balık yemi yediriyoruz.Köpeklere neden ev artıkları veriyoruz?Neden onları tehlikeli sonuçlara (Mide-barsak hastalıkları,karaciğer ve böbrek dejenerasyonları,iskelet sisteminde bozukluklara bağlı yürüme hataları,aşırı ve durdurulamayan tüy dökülmeleri,huysuzluk,saldırganlık ve bir çok daha başka sağlık problemleri.)götürecek bu gıdaları kullanıyoruz?Bu soru ciddi biçimde sorulmalıdır

2.Her türlü kemik verilmesi!(Çok tehlikeli):Günümüzde kemiğin çok masum bir yiyecek olmadığı bilinmektedir.Yapılan araştırmalar kemiğin ani barsak yırtılmaları sonucu köpek ve kedileri ölüme götürebildiğini kanıtlamıştır.Zaten besleyici özelliği olmayan kemik barsaklarda hiç bir şekilde sindirilememekte ve tüm sindirim sisteminden olduğu gibi geçerken çeşitli sıyrık,yırtıklara yol açabilmektedir.Bunun sonucu iç kanama ve ölümdür.Meslek hayatım boyunca bu tarzda bir çok olaya şahit olduğumu da belirtmeliyim.

3.Sakatat (Akciğer,işkembe vs) verilmesi:İnsanlarda hasatalık oluşturan mikrop ve parazitlerin bir kısmı hayvanlardan bulaşır.Bunlar büyükbaş hayvanların iç organlarında yaşar ve bunları yiyen köpekler aracılığı ile insanlara bulaşır.İşte akciğer ile verem başta olmak üzere Kist Hyadatit,parazit yumurtaları köpek ve kedilere onlardan da insanlara bulaşır.Hiç bir besleyici özelliği bulunmayan akciğerin(Beyaz ciğer)köpek ve kedilere verilmesi toplum sağlığı açısından son derece tehlikelidir.Dünyada hayvan artıklarının köpek ve kedilere yedirilmesi yasaklanmıştır.

4.Şekerli,baharatlı gıdalar

5.Şarküteri tipi insan yiyecekleri(Sucuk,sosis vs.)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:35 #36
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeklerde ve Diğer Bütün Hayvanlarda Oluşan Hastalıklar

Tüm hayvanlar yaşamları boyunca çeşitli enfeksiyonlara maruz kalırlar.Anneden alınan antikorların etkisi sona erdiğinde enfeksiyonlara karşı zayıf hale gelirler.Enfeksiyona yakalanmadan önce,kendi bağışıklıklarını geliştirmeleri için gerekli olan yeterli miktarda antikoru üretecek B hücrelerine sahip olmaları gerekir.Özellikle köpek üretim merkezleri,barınaklar,pansiyonlar,pet shop ve dog showlar gibi kalabalık çevrelerde bulunan yavrular yüksek risk altındadır.Bu nedenle,viral ve bakteriyel aşıları tamamlanmış olan yavru köpeklerin,dog show gibi etkinliklere katılması doğru değildir.

VİRAL HASTALIKLAR

Gençlik Hastalığı : (Canine Distemper)

Köpeklerin gençlik hastalığı bulaşıcı viral bir hastalıktır.Kolostrum (anneden ilk emzirme sırasında alınan süt,ağız sütü,yüksek miktarda antikor içerir.)almış yavrularda.materyal(anneden alınan) antikorlar yavruyu % 12 hafta korur.Kolostrum almamış olanlarda ise bu süre 1-4 haftadır.Bu nedenle hastalık genellikle 3-12 aylık köpeklerde yaygındır.Fakat daha yaşlı köpeklerde de rastlanabilmektedir.Yüksek ateş (40-41C) ile başlayan hastalık,iştahsızlık,depresyon,burun ve göz akıntıları,kusma ve ishal ile devam eder.Hastalığa yakalanan köpeklerin büyük kısmı (%60-80) ölür.Hastalığın en çok görülen tipi solunum tipi olmak üzere sindirim sistemi ile ilgili ve sinirsel belirtilerin gözlendiği hastalık formları daha sık görülür.Hastalığın sinirsel formunda sara tipi nöbetler,tikler ve felçler gözlenir.Distemper virüsü T ve B hücreleri ile makrofajları etkiler.Köpek iyileşse bile virüsün bağışıklık sisteminde yaptığı bozukluk kalıcı olur.Distemper virüsünün hastalık yapma yeteneği köpek makrofajları üzerindeki bu replikasyon yeteneğinden ileri gelmektedir.

Kanlı İshal Canine Coronavirüs)

Kanlı ishale neden olan parvovirüsler nispeten yeni virüslerdendir ve kedilerin gençlik hastalığı virüsleri ile yakınlıkları vardır.İlk olarak 1978 yılında ortaya çıkan ve yüzbinlerce köpeğin ölümüne neden olan bu hastalık köpeklerin afeti olarak tanımlanmaktadır.İlk olarak Kuzey Amerika'da tanımlanan hastalık bundan sonra Avustralya,Yeni Zelanda,Asya,Merkez Amerika ve Güney Afrika'da görülmüştür.1983'lü yıllarda itibaren 50'yi aşkın ülkede gözlendiği bildirilmiştir.Hastalık her yaştaki köpekte gastrointestinal belirtilere,yavru köpeklerde kalp kasının iltihabına(miyokarditis) neden olur.Özellikle yavru köpekler için tehlikeli olan parvoviral enteritise,3 yaşın altındaki köpeklerde rastlanmaktadır.Yeni Zelanda'da yapılan bir araştırmaya göre 0-7 haftalık köpeklerde hastalığın insidansı %63, 8-12 haftalık köpeklerde %29, 3-6 aylık köpeklerde %23, 6-12 aylık köpeklerde %14, 1-2 yaşındakilerde ise %9, bir yaşından sonra da %11 olarak tespit edilmiştir.Bu virüs özellikle hızlı olarak bölünen hücreleri hedef alır.Bu hücrelerde organizmada bağırsakta bulunan ve alınan besinlerin değerlendirilmesi ile ilgili olan hücrelerdir. Parvoviral hastalığın ilk belirtisi şiddetli kusmadır.Kusmuk gri-beyaz renkte ve suludur.Kusmayı sulu,kötü kokulu,sarıdan kahverengiye kadar değişen renkte ishal izler.İshal halinde çıkarılan dışkıda taze ya da pıhtılaşmış halde kan bulunur.Ateş 41.C kadar yükselir.Kusma ve ishal nedeni ile oluşan sıvı kayıpları sonucu çoğu yavru köpekler ilk 24 saat içerisinde ölür.Kalbin etkilendiği durumlarda ise çoğu zaman yavru köpekler ölü bulunurlar.Bu hastalıkta ölüm oranı %50'nin üzerindedir. Parvovirüslerin bağışıklık sistemini baskıladıkları bilinmektedir.Ancak bunun mekanizması ve lenfosit fonksiyonlarını nasıl etkiledikleri henüz açıklığa kavuşmamıştır.Virüslerin bağışıklık sistemini nasıl baskıladıklarıyla ilgili 4 ana mekanizma vardır.Bu mekanizmalar sayesinde virüsler,vücudun bağışıklık sisteminin zayıf taraflarını araştırarak kendi varlıklarını garantiye alırlar.

Virüsler:

1)T ve B hücrelerinin fonksiyonlarını bozar veya onları yok ederler.

2)Bağışıklık sisteminin düzeninde dengesizliğe yol açarak,baskılayıcı T hücrelerinin aşırı aktif hale gelmesine neden olurlar.

3)Makrofajlar bu virüsleri yutarken,makrofajlara zarar verebilir vemakrofajları enfekte edebilirler.

4)Hedef hücrelerin genetik kodlarını çalabilirler.

Virüsler özellikle belirli bir hücreyi etkileyen kimyasal habercilerin reseptörlerine kendi genetom proteinlerini yerleştirirler.Bu şekilde virüs, habercinin gönderdiği komutları bozar veya ortadan kaldırır.Modifiye canlı parvovirüs aşıları,köpeklerde 2-5 haftalık bir süre için bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösterir.

Bulaşıcı Karaciğer Hastalığı : (Infectıous Canine Hepatitis, CAV-1)

Bu hastalığın etkeni adenovirüslerdir (CAV-1) ve bulaşma hasta köpeklerin idrarı ile olur.Hastalığın en şiddetli formları yavru köpeklerde görülmektedir.Aşılı anneden doğan yavru köpekleri kolostrum 5-7 haftaya kadar koruyabilir.Bulaşıcı karaciğer hastalığının 13 yaşındaki köpeklerde bile ölüme yol açtığı bilinmektedir.Adenovirüsler tüm dokuları enfekte edebilme yeteneğindedir.Fakat daha çok karaciğer hücreleri ile ilgilidirler ve bu organda şiddetli yangıya neden olur.Hastalığın ilerleyen dönemlerinde gözlerde kornoval opasite (kornoal bulanıklık) şekillenir.Mavi göz olarak da adlandırılan bu bozukluğun nedeni gözlerin pigmentli tabakasının yangısıdır ve aşılamayı takibende gözlemlenir.

Adenovirüs Tip-2 Enfeksiyonu : (Canine Adenovirüs Type-2 CAV-2) Bu virüs daha çok solunum sisteminde hastalık yapmaktadır."Trache obronşitis veya Kennel Cough" olarak adlandırılan köpek öksürüğü hastalığının etkenlerinden biridir.Özellikle kalabalık ortamlarda barınan köpekler arasında yaygındır.CAV-2 aşısı aynı zamanda CAV-1 aşı virüsü nedeniyle oluşabilecek korneal reaksiyonları da önler.

Köpek Nezlesi : (Canine Parainfluenza)

Bu viral enfeksiyon solunum sisteminde orta dereceli bir yangıya neden olur.Ancak CAV-2 virüsü ve Bordetalla bronchiseptica bakterisi ile kombine halde çok şiddetli ve ölümcül enfeksiyonlara neden olurlar.

Koronavirüs İshali : (Canine Coronavirüs)

Koronaviaral enfeksiyon genellikle subklinik olarak seyreder.Klinik belirtileri ateşle ve hafif bir inestial akıntı ile başlar,sonraları kusma ve ishal gözlenir.Koronaviral hastalık tek başına şiddetli enfeksiyonlara neden olmamakla birlikte,özellikle parvoviral enfeksiyonlarla birleştiği zaman,hem klinik belirtilerin şiddeti hem de ölüm oranında artış görülür.

Kuduz Rabies)

Kuduz sıcak kanlı hayvanların merkezi sinir sistemini etkileyen viral bir hastalıktır.Bu eski ve korkunç hastalığın etkeni olan Rhabdovirüsler beyinde yangı(iltihap) meydana getirirler.Bu virüs enfekte hayvanların salyası ile taşınır.İnkubasyon periyodu(Etkeni aldıktan hastalığın başlamasına kadar geçen zaman periyodu.) 10 gün ile birkaç ay arasında değişir.Kuduz ölümcül bir hastalıktır.Klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavinin faydası yoktur.Birçok vahşi hayvan(ratlar,racoonlar,yarasalar,tilkiler) kuduzun rezarvuarı durumundadır.Aristotlr "Hayvanın Tarihçesi" adlı kitabında kuduzu köpek Deliliği" şeklinde tanımlamıştır.Kuduzdan korunma için modifiye canlı ve ölü aşılar bulunmaktadır.Son yıllarda ölü aşıların daha etkili bulunması,modifiye canlı aşıların vazgeçilmelerine neden olmuştur.

BAKTERİYEL HASTALIKLAR

Bordetelloz:

Bu hastalığın etkeni olan Bordetella bronchiseptica bakterisi Adenovirüs Tip-2 ve Parainfluenza ile birleşerek Köpek Öksürüğü diye adlandırılan hastalığı meydana getirir.Köpek bordetellozisi şiddetli öksürüğe neden olur.Aşı özellikle intranazal (burun içi) olarak uygulandığı zaman çok etkili koruma sağlar.Toplam 13 antijenlik tip bu hastalığa neden olabilmektedir.Fakat sadece 3 tanesine karşı aşı geliştirilmiştir.Ancak bu üçü %90 nın üzerindeki vakadan sorumlu olan antijenlerdir.

Leptospiroz:

Klinik tablosu oldukça değişik olan bu enfeksşyonda ateş ile başlayan hastalık tablosu böbrek yetmezliği ile sonuçlanır.Böbrek fonksiyonlarının bozulması üremiye neden olur.Başlıca belirtileri halsizlik,uyuşukluk,deprosyon,iştahsızlık,ishal,ku sma,ağız ve göz mukozalarının yangısı,anormal sinirsel belirtiler ve ölüme neden olan kan pıhtılaşması bozukluklarıdır.Bulaşma enfekte köpek ve ratların idrarları ile olur.Bu hastalığın en önemli özelliği insanlara da bulaşabilmesidir.

AŞISI BULUNMAYAN ÖNEMLİ KÖPEK HASTALIKLARI

Herpesvirüs :

Bu viral enfeksiyon özellikle yavru köpekler için öldürücü bir hastalıktır.Süt emme çağındaki yavru köpeklerde hafif derecede solunum yolu enfeksiyonuna neden olur.Kalıcı enfeksiyonlar olgun dişilerde meydana gelebilir.Herpesvirüsler sinir hücrelerine yerleşerek bağışıklık sisteminden korunabilme yeteneğindedirler.Brusellosizin aksine,herpesvirüsle enfekte olan gebeler doğum yaparlar.Ancak matarnal antikor geçişini sağlayamazlar.Bu annelerden doğan yavrular herpesvirüslere karşı duyarlıdırlar.

Bruselloz:

Bu bakteriye hastalığın ne aşısı nede tedavisi vardır.Hasta köpekler devamlı taşıyıcı durumundadırlar.spontan yavru atmalar brusellosizin ilk göstergesidir.Bulaşma oral ve mukoz membranlar yoluyla olmaktadır.erkek köpekler enfeksiyonu çiftleşme yoluyla enfekte dişi köpeklerden alırlar.Ayrıca hasta dişilerin vulvalarının yalanması ve idrarlarının alınması yolu ile de bulaşmalar olmaktadır.Dişiler de yine çiftleşme ve hastalığın etkeni olan bakterilerin ağız yolu ile alınması neticesinde hastalığa yakalanırlar.Bu nedenle dişi köpekler üreme öncesinde brusellosiz yönünden kontrol edilmelidir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:36 #37
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan İç Parazitler

Kalp Kurdu:

Karlp kurdu taşıyan bir sivrisineğin ısırması ile genç kalp kurtları köpeğin kan dolaşım sistemine girer ve köpeğin kalbi ile birlikte 13-30 cm arası bir boya ulaşıncaya kadar gelişirler.Kalp Kutru'na yakalanmış köpekleri kurtları imha etmek için ilaçlarla tedavi edilebilir ama koruyucu bakım çok daha etkilidir. Yapabileceğiniz iki şey var; köpeğinizi sivrisineklerden koruyun ve ona düzenli olarak veteriner hekimizden temin edebileceğiniz kalp kurdunu önleyici ilaçlar verin.Ancak veteriner hekiminiz,köpeğinizin kalp kurduna yakalanmış olup olmadığını görmek için önce bir kan testi yapmak isteyecektir.

Kancalı Kurtlar:

Kancalı kurtlar daha çok yavru köpeklerde görülür,ama her yaştaki köpekler ciddi biçimde bu kurtlara yakalanabilirler.Köpekler parazitin larvalarını yutarak kancalı kurtlara yakalanabilir veya larvalar köpeğin derisine girer.Yavru köpekler kancalı kurtları annelerinden doğumdan önce vaya meme emerken kapabilir.Zaten hasta ve zayıf olan köpekler kolay bir hedef oluşturur ve önlem alınmadığı takdirde ölüme kadar götürebilir.Parazitin yumurtaları taze bir dışkı örneğinde mikroskop altında görülebilir.Tedavi rutindir,ama köpeğin çevresini temiz tutarak onu kancalı kurlardan koruyabilirsiniz.Düzenli olarak bölgedeki dışkıları alın,çimleri kısa ve olabildiğince kuru tutun ve asfaltlı veya taşlı yolları dezenfektanlarla yıkayın.

İnce Bağırsak Kıl Kurtları ve Soluncanları:

Kıl kurtları ya da askaritler,yavru köpeklerde sıkça görülür.Çoğu yavru hiç bir belirti göstermez.ama diğer köpekler ve çocuklara da bulaşabilecek milyonlarca yumurtayı çevreye dağıtırlar.Kıl kurtları beyaz,ser,ince ve yuvarlak spagheti görünümündedir ve yaklaşık 6 cm'e kadar uzarlar,çoğu zaman yay gibi yuvarlanırlar.Yetişkin köpekler kıl kurtlarına karşı bağışık olabilirler ve hiç bir belirti göstermeyebilirler.Veteriner hekiminiz, kıl kurdu bulunduğu takdirde ilaç yazacaktır,ama önlemek için,kancalı kurtlarda tarif edildiği şekilde temizlik önerilir.

Tenyalar:

Bu parazitler köpeğin anüsü çevresindeki tüylerde,yatağında veya dışkısında görülebilir.Canlı iken anüs parazitleri kırık beyaz.yassıdır ve ileri geri sallanır;kuruduklarında sarılaşırlar.şeffaf olur ve bir pirinç tanesine benzerler.Anüs parazitlerine yakalanmış bir köpek kilo kaybedebilir ve zaman zaman ishal olur.Eğer köpeğinizin anüs parazitlerine yakalanmış olduğunu düşünüyorsanız,veteriner hekiminizin dışkısını muayene etmesini ve ilaç vermesini isteyin.

Kalın Bağırsak Kurtu:

Kalın bağırsak kurtları,köpeğin sindirim sisteminin alt kısımlarında yaşar.Bazı köpekler hiç bir belirti göstermez,dolayısıyla veteriner hekiminiz dışkısını muayene ederek tanıyı koymalıdır.Başka köpekler zaman zaman oluşan ishal,anemi,kilo kaybı,halsizlik ve sağlık durumunda genel bir bozulma gösterebilir. Tedavi için ilaç şarttır.Köpekler kalın bağırsak kurtlarını,etrafı koklayıp yalayarak aldıklarından,yukarıda da belirtildiği gibi köpeğin yaşadığı bölgeyi temiz tutmak gerekir. Köpeğinizin solucan,kancalı kurt,kıl kurdu,anüs parazitleri veya kalın bağırsak kurtlarına yakalandığından kuşku duyuyorsanız,bir ya da iki dışkı örneğinin mikroskop altında incelenerek sorunun türünü ve boyutunu tespit etmek ve böylece en etkin tedavi yolunu bulmak gerekir.Asla kurt tedavisini kendi başınıza yapmayın;yanlış bir kurt tedavisi,kurtların kendisi kadar köpeğe zarar verebilir.Öncelikle veteriner hekiminiz,sorunun gerçekten kurtlardan mı kaynaklandığını ve öyle ise hangi tür kurt olduğunu tespit etmek zorundadır;ayrıca kurt tedavisine başlamadan önce verilecek doğru ilaç ve miktarı belirlemek için de köpeğin genel fiziksel durumunun da değerlendirilmesi gerekir.Aslında köpeğinizin dışkısının parazit yumurtaları bakımından incelenmesi,köpeğin yıllık fiziksel muayenesinin bir bölümünü oluşturmalıdır,yani bir dahaki sefere veteriner hekime gittiğinizde köpeğinizin dışkısını da yanınızda götürün.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:38 #38
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Aşılama

LÜTFEN DİKKAT...Kediniz veya köpeğiniz açısından hayati önem taşıyan aşılar, onları ölümcül viral hastalıklara karşı korur. Aşı yapılması, kedi veya köpeğinizin vücudun bağışıklık sistemini uyararak,hastalığa karşı özel antikorlar üretilmesini ve ilerdeki dönemlerde hastalığı yapan etkenle karşılaşıldığında antikorlar sayesinde hastalanmamasını sağlar. Akılda tutulması gereken en önemli nokta, bu hastalıklara karşı özel tedavilerin bulunmayışıdır. Viral hastalıklara karşı en güvenli ve ucuz yöntem aşılamadır.

AŞILAMA NİYE ÖNEMLİ:Kediniz veya köpeğiniz açısından hayati önem taşıyan aşılar,onları ölümcül viral hastalıklara karşı korur. Aşı yapılması, kedi veya köpeğinizin vücudun bağışıklık sistemini uyararak,hastalığa karşı özel antikorlar üretilmesini ve ilerdeki dönemlerde hastalığı yapan etkenle karşılaşıldığında antikorlar sayesinde hastalanmamasını sağlar.Akılda tutulması gereken en önemli nokta, bu hastalıklara
karşı özel tedavilerin bulunmayışıdır. Viral hastalıklara karşı en güvenli ve ucuz yöntem aşılamadır.

PEKİ NE ZAMAN?Kedinizi yada köpeğinizin annesi aşılı ise altmışıncı günden itibaren aşılara başlanabilir. Eğer anne aşısızsa, yada bilinmiyorsa kırk beşinci günden itibaren aşılara başlanmalıdır.

HENÜZ HİÇ AŞISI YOK...Eğer hiç aşısı yoksa veya aşı zamanı geçmişse başka hayvanlarla temas etmesine izin vermeyin. Özellikle toplu olarak bulundukları yerlerin tehlike yaratabileceğini unutmayın. Hayvanların gezintiye çıktıkları parklar ve yollar da aşısızlar tehlikeli bölgelerdir. Bu tür yerlere götürmeseniz dahi sizin hastalığı ayakkabı veya diğer bir şekilde eve getirebileceğinizi unutmayın.

TEKRAR AŞILAMA NEDİR?Tekrar aşıların veya rapel (booster) aşıların önemi büyüktür. İyi ama nedir bu tekrar? Ne işe yarıyor. İlk defa aşılanan yavru hayvanların bağışıklık sistemi daha önce karşılaşmadığı etkenlerle karşılaşmış ve hızla çalışmaya başlamıştır. Ancak bu tam korunmayı sağlayacak bağışıklığı oluşturmaya yetmez. En geç üç hafta içinde yapılacak olan tekrar aşı ile tam bağışıklık sağlanacaktır.Bu tarihten 1 yıl sonraya kadar tam olan korumayı devam etmek için her yıl aşıların bir defa tekrar edilmesi gerekmektedir.

Köpekler İçin Aşılama Tablosu

KÖPEK AŞI TABLOSU
İlk aşı 45-60. gün Canin parvo virus(kanlı ishal)aşısı
14-21 gün sonra Parvo,distemper,leptospira,adeno virüs aşısı(karma aşı)
7 gün sonra Bordotella Broncoseptica+parainfluenza virus aşısı
7 gün sonra Parvo,distemper,leptospira,adeno virus aşısı(karma aşı) Tekrarı bir yıl sonra
7 gün sonra Bordotella Broncoseptica+parainfluenza virus aşısı Tekrarı bir yıl sonra
7 gün sonra Kuduz(rabies) Tekrarı bir yıl sonra
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:39 #39
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Kuaförler

Biz insanların derisinden çok farklı olan dostlarımızın derilerine ayrı bir özen gösterilmesi gerekir. Tarama işlemi pedinizin derisine masaj, kıl foliküllerinde kan dolaşım kolaylığı ve tüy diplerinin havalanmasını sağlıyacaktır. Unutmayınız ki hayvanımızın ter bezleri sadece burun ve patilerde yer almaktadır.

Tarama işlemi sizlerin en çok şikayetçi olduğunuz tüy dökülmelerini de ortadan kaldıracaktır. Kalan canlı tüyler daha parlak ve sağlıklı görünecek ve tüylerin keçelenmesi engellenecektir.

Fırçalama işlemi yapılırken kullandığınız tarağın(pet malzemeleri) kedi ya da köpeğinizin tüy yapısına uygun olmasına dikkat edilmesi gerekir. Eğer köpeğiniz kısa tüylü bir ırk ise işiniz daha kolay olacaktır.Bunlar için en ideali eldiven biçimli fırçalardır.Keçeleşmiş tüyleri taramaya çalışmayın.Eğer keçeleşme şekillendiyse ve açılma imkanı bulunmuyorsa ona uygun keçe açıcı taraklar kullanılması veya hekiminizin tavsiyesiyle uygun traşın yapılması daha doğru olacaktır.

Tarama alışkanlığı da pek çok alışkanlık gibi petiniz yavruyken verilmelidir.

Uzun tüylü köpeklere belirli periyotlarla uzayan tüylere gerek şekil vermek ve gerekse kısaltma amaçlı traş yapılmaktadır.

Eğer petleriniz rutin olarak taranırsa dilediğiniz şekil ve tüy uzunluğunda traş yapılabilmesi mümkün olmaktadır. Aksi halde taranmamış uzun tüyler keçeleşecek ve hekiminizin tavsiyesiyle kısa kesim traş uygulanacaktır.

Hijyenik koşullarda gerçekleştirilen her traş sonrasında traş bıçakları ultraviole ışın altında sterilize edilmelidir. Traştan sonra köpeğinizi uygun bir hayvan şampuanıyla yıkamanız önerilmektedir.

KÖPEK veya KEDİNİZİ KESİNLİKLE İNSAN ŞAMPUANLARI İLE YIKAMAYINIZ.İnsan şampuanları petlerinizin üzerindeki yağ tabakasını bozacak ve petinizin dış etkenlere karşı direncini düşürecektir.

Mesajı son düzenleyen BuD_LiGhT ( 17-08-04 - 04:42 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-04, 04:44 #40
BuD_LiGhT BuD_LiGhT çevrimdışı
Varsayılan Köpeklere Komut Öğretmek (Eğitmek)

Bir köpeğiniz var ve ismi EFE siz onu eğitmek istiyorsunuz. İşte size bir eğitim klavuzu.

A. TEMEL EĞİTİM:

1.YERİNE GEÇ:Köpeğiniz her zaman sol tarafınızda oturması ve solunuzda yürümesi gerekir. Bunun için ``Efe Yerine Geç`` deyip,sol elinizle sol bacağınıza bir kaçkez vurmanız yeterlidir. Eğer gerekiyorsa sevk kayışını arkadan sağ elinizden sol elinize alınız.Köpeğiniz sol tarafınıza geçtiğinde ``Otur`` komutunu verin ve oturduğunda ``Aferim oğlum`` diyerek başını biraz okşayın. NOT:Köpeğinizin sol tarafınızda olmasının sebeplerinden birisi;siz sağında kaldığınız için sizi daha iyi algılar.Diğer bir sebepse;yürürken araçlardan korunması gereken kişileri (mesela çocuk gibi) sürekli solumuzda tutarız ki onlara bir şey olmasın.Diğer bir sebepse;genellikle bizler sağ elimizi kullanırız.Köpeğimizi gezdirirken biriyle tokalaşmamız gerektiğinde ve sağ elimizi başka bir nedenle kullanmamız gerektiğinde rahatça kullanabilmemiz için köpeğimizi sürekli sol tarafta bulundurmamız gerekir.KESİNLİKLE KÖPEĞİNİZİ SAĞ TARAFINIZDA GEZDİRMEYİN.Aksi takdirde komutların çoğunu yapmaz.
2. OTUR :Köpeğinizi solunuza aldığınızda veya oturmasını istediğinizde ``Efe Otur ``demeniz yeterlidir.Köpeğiniz verilen komutu yaptığında ``Aferim Oğlum``deyiniz.Eğer köpeğiniz yanınızda ise başını da okşayınız.Bu hareket onun ödülüdür.Yalnız bu şekilde ödüllendirirken kesinlikle aşırıya gitmeyiniz.Aksi takdirde lakaytlaşır.
3. YAT :Yat komutunun verilebilmesi için öncelikle otur komutunu veriniz.Daha sonra ``Efe Yat`` demeniz yeterlidir.Komutu yerine getirdiğinde ödüllendirin.Köpeğiniz yatmıyorsa sertçe ``Hayır`` deyin ve komutunuzu tekrarlayın.Eğer yine yatmıyorsa fiziki bir engel olabilir kontrol ediniz. Örneğin yerler ıslaktır veya vücudunda diken gibi bir şey olabilir.
4. İZLE :Köpeğinizin yanınızda yürüyebilmesi için ``Efe izle``diyerek sol ayağınızla yürümeye başlayın,o da sizinle birlikte yürüyecektir.Yürürken sizi geçerse veya arkada kalacak olursa sertçe ``Hayır`` deyip izle komutunu tekrarlayınız.Temel eğitimde olduğunuz için köpeğinizin sevkini kesinlikle elinizden bırakmayınız.
5. DUR :Yürürken durmanız gerektiğinde sertçe ``Dur`` deyip aynı anda sizde durunuz.Durduktan sonra otur komutunu veriniz.Aferim oğlum diyerek başını okşayarak o nu ödüllendiriniz.
6. GEL :Köpeğinizi çağırmak istediğinizde ``Efe gel oğlum`` diyerek elinizi şaklatmanız yeterlidir. Geldiğinde çokça seviniz.

B. İLERİ İTEAT EĞİTİMİ :

7. OTUR BEKLE : Köpeğiniz yanınızdayken oturtun ve ``Bekle`` diyerek yanından ayrılın.Bu işlemi köpeğinizi bağlamadan kısa süreli bir yere gidecek olduğunuzda da yapabilirsiniz,işiniz bitip de yanına geldiğinizde;sizi beklediği için ``aferim oğlum`` diyerek o nu okşayınız.Eğer komutunuza riayet etmezse (sizi beklemeyip yerinden ayrılacak olursa) sertçe cezalandırınız.
8. YAT BEKLE: Önce köpeğinizi oturtun,daha sonra yat komutunu verip ``Bekle`` deyip yanından ayrılın.Bir önceki komuttaki gibi köpeğinizin yanına geldiğinizde O nu ödüllendirin. Eğer bekle komutuna riayet etmezse sertçe O nu cezalandırınız.
9.YERİNE : Köpeğinizi ileri itaat eğitimi çalışırken sol tarafınıza almak için sol elinizi sol bacağınıza birkaç kez vurunuz solunuza geçtikten sonra sol elinizle köpeğinizin sol yanağını okşayarak o nu ödüllendiriniz.
10. SEVKSİZ İZLE : Temel eğitimdeki gibi köpeğinize ``İzle`` deyip yürümeye başlayın,birkaç metre gittikten sonra sevk kayışını köpeğinizin boğazından çıkarın ve izle diyerek sol bacağınıza birkaç kez vurarak yürümeye devam ediniz.
11. DUR : Yürürken durmanız gerektiğinde sağ avucunuz yere paralel olacak şekilde ve avuç içiniz köpeğe bakacak şekildeyken dur işaretini yapın ve aynı anda sizde durunuz.Temel eğitimdeki gibi durduktan sonra otur komutunu sesli veya sessiz el hareketiyle veriniz.
12. YAT : Köpeğinizi oturtup bekle komutunu vererek sağ ayağınızı sağ tarafa bir omuz hizası açarak sol ayağınızı da yanına getiriniz ve tekrar bekle komutunu tekrarlayıp yanından yavaşça ayrılınız.5-10 metre gittikten sonra durunuz ve konuşmadan biraz eğilip sağ işaret parmağınızla yeri gösteriniz.Eğer yatmazsa sertçe ceza verin ve ardından yat işaretini tekrarlayınız.
13. YAT BEKLE : Köpeğiniz yattıktan sonra Trafik polisinin dur işareti gibi sağ elinizle bu işareti yaparak bekle komutunu veriniz.Eğer kalkacak olursa cezalandırın ve ardından komutu yineleyiniz.
14. YATTAN OTURA GEÇİŞ : Köpeğinizin karşısındayken ve köpeğiniz yat pozisyonunda sizin komut vermenizi beklerken; sağ eliniz biraz yana açık ve yere paralel olarak avuç içiniz köpeğinize doğru bakacak şekilde elinizi yere paralel olarak yavaşça başınızın hizasına kadar kaldırınız.Köpeğiniz otura geçecektir eğer oturmazsa sertçe cezalandırın ve otur işaretini tekrar yapınız.
15. YAT BEKLE :Köpeğiniz oturduktan sonra bir önceki komutdaki gibi ona bekle işaretini yapınız.Bu sayede uzaktan otur komutunda bir müddet sizi bekleyecektir.Beklerken yere yatacak olursa veya yerinden ayrılacak olursa cezasını veriniz ve el hareketiyle oturtup tekrar bekle komutunu veriniz.
16. GEL : Köpeğiniz karşınızdayken yanınıza çağırmak istediğinizde sağ avuç içinizi göğsünüze birkaç kez vurunuz.Köpeğiniz yanınıza geldiğinde aferin deyip O'nu biraz seviniz.
17. UZAKDAN DUR : Köpeğiniz eğitim tekrarı yaparken ve köpeğinizi karşıdan el hareketiyle çağırdığınızda;durmasını istediğiniz zaman sağ elinizle trafik polisinin dur işaretini yaptığınızda köpeğiniz duracaktır.Durduktan sonra tekrar çağırabilirsiniz.
18. GERİ GİT : Eğitim yaparken uzaktan köpeğinizi çağırdınız ve gelirken dur işaretini yaptınız ve o da durdu.Eğer köpeğinizin biraz geri gitmesini istiyorsanız geri git deyin ve komutunuzu el hareketiyle de destekleyiniz (sağ avuç içinizi ileriye doğru birkaç kez hareket ettirin.Yalnız bu komutu kullanmak istiyorsanız sürekli tekrar yaptırarak pekiştiriniz.

C. SALDIRGANLIK EĞİTİMİ :

19. SALDIR : Karşılaştığınız herhangi bir kötü durumda karşınızdaki kötü niyetli kişilere köpeğinizin saldırmasını istediğinizde ``Efe Kim Oğlum O`` veya ``Kim O`` diyerek köpeğinizi saldır komutunu verirken köpeğinizin kasığına birkaç kez dokununuz.Bu hareket köpeğinizi heyecanlandıracaktır.5-6 ay sonra sadece saldır komutunu vermeniz yeterli olacaktır.
20. KES : Karşınızdakine köpeğiniz saldırırken saldırıyı bitirmek istediğinizde sertçe ``Kes`` deyin,susduktan sonra o nu aşırı şekilde ödüllendiriniz.

D. ALAN KORUMASI EĞİTİMİ:

21. KORU : Bulunduğu yeri korumasını istediğinizde (şimdilik geceleri.Bir yıl sonra gündüz bile koru komutunu verdiğinizde bulunduğu yeri koruyacaktır) ``Efe Koru Oğlum`` diyerek yanından ayrılın ve kötü niyetli kişiler geldiğinde onlara saldırır.Eğer siz geldiğinizde sizi tanımayıp saldırırsa (rüzgarın tersten esmesiyle sizin kokunuzu alamayabilir) O'na adıyla seslenin ve sizi tanıyıp saldırıyı keser.Bu komutun kesi yoktur.Gün ışığını gördüğünde komutun bittiğini anlayacaktır.

E. BODY-GUARDLIK EĞİTİMİ:

22. KOMUTSUZ KORUMA : Size yapılacak herhangi bir harekette (siz görmeseniz dahi) karşınızdakine saldıracaktır.Unutmayın ki köpeklerin iç güdüsü kuvvetlidir,karşınızdaki bir şey yapmasa bile o kişiye saldırıyorsa kötülük seziyor demektir yada karşınızdaki kişi korktuğu için adrenalin salgılıyor demektir.
23. HAYIR-KES : Karşınızdakine tehlikeyi sezip saldırdığında o nu durdurmak istediğinizde sertçe ``Hayır Kes`` deyin ve durduktan sonra o nu ödüllendiriniz.

E. BODY-GUARDLIK EĞİTİMİ:

22. KOMUTSUZ KORUMA : Size yapılacak herhangi bir harekette (siz görmeseniz dahi) karşınızdakine saldıracaktır.Unutmayın ki köpeklerin iç güdüsü kuvvetlidir,karşınızdaki bir şey yapmasa bile o kişiye saldırıyorsa kötülük seziyor demektir yada karşınızdaki kişi korktuğu için adrenalin salgılıyor demektir.
23. HAYIR-KES : Karşınızdakine tehlikeyi sezip saldırdığında o nu durdurmak istediğinizde sertçe ``Hayır Kes`` deyin ve durduktan sonra o nu ödüllendiriniz.

F. ÖDÜL VE CEZA :

24. ÖDÜL : Verilen komutu doğru yaptığında veya hoşunuza giden bir şey yaptığında O'nu ödüllendirmeniz için ``Aferim Oğlum`` diyerek başını okşamanız köpeğinizin ödülüdür.
NOT : O'nu kesinlikle yiyecekle ödüllendirmeyiniz.Aksi takdirde sizi koruması gerektiğinde eğer yanınızda yiyecek yoksa sizi korumayacaktır.Köpeğiniz daha önce yiyecekle rüşvete alıştırılmış,bunu kesmeye çalıştım.
25. CEZA : Verilen komutu yapmadığında veya sizin sevmediğiniz bir şeyi yapacak olursa hareketi yaparken sertçe ``Hayır`` diye O'na bağırmanız köpeğinizin cezasıdır.(Örneğin olmadık yere çişini yapmak için yerleri kokladığında O'na sertçe hayır derseniz oraya işemeyecektir.Uygun bir yere geldiğinizde onu serbest bırakın.

G. ÇİŞ EĞİTİMİ :

26.TEMİZ OL : Köpeğiniz günde birkaç kez dışarıya çıkarıldığında bulunduğu yeri pislemez.Gezdirirken çişini yapmasını istediğinizde ``Efe Temiz Ol`` diyerek o nu serbest bırakın ve ihtiyacını gördükten sonra aferim deyip yanınıza çağırınız.

ÖNEMLİ NOTLAR : :

1. Verilen bu eğitimin her gün tekrar edilmesi gerekir.Ne kadar tekrar ederseniz o kadar iyi olacaktır.
2. Köpeğinizle çok fazla kişi ilgilenmesin aksi takdirde istediğiniz sonucu alamazsınız.
3. Köpeğiniz yanınıza ilk geldiği günden itibaren tavrınızı baştan koyun.Örneğin yapmasını istemediğiniz şeyleri yapacak olursa ilk andan itibaren cezasını veriniz.Bir kaç ay sonra size adapte olacaktır.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 18:08
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018