bynogame

bynogame


Bilgi

 
 
Konu Araçları
Eski 29-10-06, 01:40 #81
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Death



Death metal müziğin babası ilham kaynağı Death 1983 yılında 16 yaşındaki gitarist/vokalist Chuck Schuldiner, gitarist Rick Rozz ve baterist Barney 'Kam' Lee önderliğinde Amerika Florida kuruldu.Gurubun ilk adı MANTAS idi ama daha sonra DEATH adını aldılar. Grup Venom ve Slayer'dan etkilenmişti ama farklı birşey yapmak niyetindeydiler ve Chuck'ın sert vokalini kullanmaya karar verdiler. 1983-1987 yılları arasında " Death By Metal , Reign Of Terror, Back From The Dead, Infernal Death, Infernal Live, Mutilation" adlı 6 demo çıkardılar . Bu arada Obituary ve Master ile Amerika'da çeşitli festivallere katıldılar.

1987 yılında çıkardıkları "Scream Bloody Gore" albümü ile bütün metal müzik piyasasını yerinden salladılar. Bu kadar sert keskin ritmleri ve vokali olan bir müziğe insanlar alışık değillerdi ama ardından pek çok vokalist Chuck'in stilini taklit edip Death Metal yapmaya karar verdiler. 1989 yılında efsanevi "Leprosy" albümü çıkardıklarında bütün dünya tarafından tanınmışlardı.İlk defa Amerika dışına çıkıp Avrupa turnesine çıktılar. Albüm müthiş sansasyon yaratmıştı. Bütün müzik piyasası bu yeni müzik stilini ve yaratıcılarını hayranlıkla izliyordu.

1990 Spiritiual Healing ve 1991 Human albümleri ile yerlerini iyice sağlamlaştırmışlardı.Artık turnelerde ana grup olarak sahneye çıkıyorlar festivallere onu konuğu olarak davet ediliyorlardı. Steve Digiorgio ve James Murphy'nin katılımı ile grup sertliklerine teknik ekleyince grubun müziklerindeki kalite de iyice yükselmişti. Bu 1993 yılında çıkan muhteşem "Individual Thought Patterns" albümünde çok net olarak görülebiliyor . Bu albüm pek çok metal dergisinde Death Metal müzik tarihinde yapılan en iyi albüm seçildi .

1995 yılında Symbolic albümünü çıkardıklarından sonra James Murphy ve Steve DiGiorgio gruptan ayrıldılar bu grubun bir süre müzikten uzak kalmasına yol açtı. Konserlere çıkmaya devam ettilar fakat 3 sene albüm çıkarmadılar. Ta ki 1998 yılında çıkardıkları "The Sound Of Perseverance" albümüne kadar. Bu albümden sonra Unleashed,Carcass ve Entombed ile bir Avrupa turnesine çıktılar. The Voice Of Death adlı bu turne pek çok müzik eleştirmenine göre yapılmış en iyi death-metal turnesi sayıldı.

2000 yılıda vokalist Chuck Schuldiner sağlığını kaybetmeye başladı buna rağmen müzik çalışmalarına ara vermeden devam ettiler ve 2000 yılında Hollanda konserlerini "Live In Eindhoven" ve muhtesem 2001 New York konserlerini hem CD hemde DVD formatında "Live In NY" adı ile piyasaya sürdüler. Ve ardından Chuck 1 aylık bir komaya girdikten sonra 13 Eylül 2001 yılında beyin tümörü sebebi ile hayatını kaybetti.Bu bir anlamda Death grubununda sonu olmuştu

1983 yılında gruplar temiz vokallerle, basit gitar sololari ile müzik yaparken piyasaya beton gibi sert vokaller , lokomotif gibi bateri, keskin gitar soloları ile girip insanları coşturan bu grubun her zaman metal piyasasında unutulmaz bir yeri olacaktır.Bugun müzik yapan grupların hemen hepsi Chuck Schuldiner'e çok şey borçludur ....
 
Eski 29-10-06, 01:45 #82
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Opeth

[IMG]http://img175.**************/img175/280/pressopethhg9.jpg[/IMG]

Gitarist Peter Lindgren ve Mikael Akerfeldt tarafından 1990 yılında Stockholm’de kurulan Opeth death metale progresif tarz sesler ve akustik öğeler kattı. Namları yükseldikçe, müzikte kategori sınırı tanımayan ve on daikadan aşağı şarkı yapmayan grup olarak bilinmeye başlandılar.

Çıkardıkları demolardan sonra nihayet ilk albümleri “Orchid” oldu. Gruptaki cevheri gören Candlelight Records şirketi bu albümü 1995 yılında piyasaya sürdü. Bu albümde bas gitarda Johan De Farfalla, bateride ise Anders Nordin gruba katılmıştı. Albüm başarılı oldu ve Opeth metal camiasına girişini yaptı.

Bu albümün ardından grup 1995 ilkbaharında İngiltere’de, birinin London’s Astoria olduğu, iki büyük organizasyona katıldı. Konserlerden sonra Stockholm’e geri döndüklerinde hemen ikinci albümleri “Morningrise” için çalışmalara başladılar. Albümü 1996 ilkbaharında doldurdular. Albüm piyasaya çıkmadan önce grup Morbid Angel ve The Blood Divine’la İngiltere’ye ikinci bir turneye çıktı. Senenin sonunda çıkan “Morningrise”, metal hayranları ve eleştirmenlerden tam not aldı. Grup adını dağa taşa duyurdu, İngiliz black metalin tanrısı Cradle of Filth’le Avrupa turuna çıkma şansı buldu.

Grup bundan sonraki iki sene boyunca çalışmalarını sürdürüp boş durmasa da albüm çıkarmadı. Bu arada baterist Anders Nordin grubu terketti. Opeth kadrolarına eleman aramaya başladı. Bunun için “Biz çok büyük bir grup olucaz. Bu fırsatı kaçırmak aptallıktır, meşhur olacaksın!” şeklinde ilanlar verdiler. Ummadıkları kadar başvuru aldılar. Ve nihayet Uruguay doğumlu, eski Amon Amarth’lı Martin Lopez’i kadrolarına dahil ettiler. Bu arada bas gitarist De Farfalla da gruptan ayrılmıştı. Martin Lopez, en iyi arkadaşı olan basist Martin Mendez’i gruba önerdi. Grup -daha sonraları onları bu günlere getiren en önemli kişilerden biri olacak olan- Martin Mendez’i de gruba aldı. Yeni kadroyla 1998 yılında daha karanlık, daha agresif olan “May Arms, Your Hearse” albümü çıktı ve grup ününe ün kattı.

Opeth’in bir sonraki albümü, İngiltere’nin en büyük metal plak şirketi Peaceville etiketiyle çıkan Still Life (1999) oldu. Progresif-rock etkilerinin görüldüğü bu albüm grubun o ana dek yaptığı en iyi çalışma oldu.

Grup bir sene sonra yeni albümleri “Blackwater Park” için Götheburg’da stüdyoya girdi. 2001 yılında piyasaya çıkan albüm Opeth’e dünya arenasında daha da büyük bir şöhret kazandırdı. Grup bu albümden sonra ilk kez Amerika’ya, Malwaukee Metalfest için Amorphis ve Nevermore ile turneye çıktı ve Avrupa’da çeşitli büyük etkinliklere katıldı.

Bundan sonra grup “kardeş” olarak adlandırılan iki albüm daha çıkardı. Bunlardan birincisi Deliverance ve ikincisi Damantion’dı. İki albüm de aynı anda hazırlandı. Stüdyoya kapanıp iki albüm birden hazırlayan grubun vokali Akerfeldt o günler için “Bir daha cüret edemeyeceğimiz, kabus gibi günlerdi.” diyordu. Deliverance brutal, kapkara ve karanlığa gömülmüş bir konsepte sahipken Damnation, içerdiği progresif ve klasik rock sesiyle, o karanlığı dengeleyen bir ışık gibiydi. İki albüm kontrast ama uyumlu, dengeleyici bir halde hazırlanmıştı. Böylece Deliverance 2002 sonbaharında, Damnation ise 2003 ilkbaharında çıkmış oldu.

Progresif death metal tarzıyla Opeth, şu anda en büyük hayran kitlesine sahip metal grupları arasında...
 
Eski 29-10-06, 01:48 #83
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Dark Tranquillity



1989 yılının başlarında vokalist Anders Friden, gitarist Niklas Sundin, ritim gitarist Mikael Stanne, bas gitarist Martin Henriksson ve baterist Anders Jivarp bir araya gelip “Septic Broiler” adında bir thrash metal grubu kurdu. 1990 yılında “Enfeebled Earth” adlı bir demo kaset hazırladıkları sırada grup aninden fikir değiştirip demo çalışmasını bıraktı. Adını “Dark Tranquillity“ olarak değiştirdi ve death metale geçti.

1991 yılında grup ilk çalışmaları olan “Trail of Life Decayed”ı çıkardı. 1992’de ise “A Moonclad Reflection” adını verdikleri bir EP hazırlayıp bunu da çıkardı. Bu EP albüm 1500 sattı. Grubun müziği, her ne kadar death metal yapsalar da, 80’lerden gelen klasik thrash müziğinin öğeleriyle gitar harmonilerinin bir karışımı gibiydi.

1993 senesinde grup “Skydancer” albümünü hazırlayıp piyasaya sürdü. Bu albümde misafir sanatçı olarak Anna Kajsa Avehall vokalde gruba yardım etti. İki sene sonra yeni albüm “Of Chaos And Eternal Night” geldi. Albüm çıktıktan sonra Anders Friden gruptan ayrıldı ve Mikael Stanne vokalist rolünü üstlendi. Gitar boşluğunu da Friedrik Johansson’u gruplarına alarak kapattılar. Yeni kadroyla “The Gallery” albümünü yaptılar. Albüm beğeni topladı ve gruba büyük bir başarı kazandırdı.

Çıkışını sürdüren Dark Tranquillity 1996 senesinde yeni bir albüm için kolları sıvadı ve “The Mind’s I” isimli albümü yaptı. Bu albümde Andres Friden, Michael Nicklasson ve Sara Svensson misafir vokalist olarak yer aldı. Albüm özellikle güçlü vokal kadrosuyla gruba yine başarı getirdi. Üç senelik bir aradan sonra ise “Projector” isimli yeni albüm çıktı. Bu albümde grup tarzını biraz değiştirip sound’una elektronik müzikler kattı ve melodik death stilinden biraz uzaklaştı. Albüm, grubun hayranları tarafından biraz kuşkuyla karşılansa da yine istenilen başarıyı gösterdi ve dinleyenleri tatmin etti. Grup bu albümden yine bir kadro değişikliğine gitti. Johansson gruptan ayrıldı. Michael Nicklasson bas gitarist, Martin Brändström klavyeci olarak gruba katıldı. Martin Henriksson ise gitara geçti. Ve yepyeni kadroyla 2000’de “Haven” albümü çıktı. Bu albümde de grup elektronik öğeler kullanmaya ve klasik death metal tarzından uzaklaşmaya devam etti. Bu yeni albüm de rahat rahat hem basından hem dinleyenlerden geçer not aldı.

Bir sonraki albüm 2002 senesinde çıktı. Adı “Damage Done” olan bu albümde grup tam olarak köklü bir geri dönüş olmasa da eski müziklerini anımsatan bir tarz kullandı.

Grubun son çalışması ise 24 Mayıs 2004’te piyasaya çıkan “Exposures In Retrospect And Denial”. İlk dönemlerinde çıkardıkları demo ve EP parçalarının bulunduğu bu albümde grubun “Trail Of Life Decayed" (demo-1991) ve "A Moonclad Reflection" (EP-2002) gibi eski çalışmalarının yeni düzenlemeleri bulunuyor.
 
Eski 29-10-06, 02:32 #84
caglar123456789 caglar123456789 çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Ya buradaki herkes fenerli galiba BEN,METAL ve XTRİX fenerbahçe funclubune üyelik için basvuru yapmısız hemde mesajlarımız alt alta tek sayfada . uğraşsak yapamayız
 
Eski 29-10-06, 02:39 #85
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen caglar123456789 Mesajı Göster
Ya buradaki herkes fenerli galiba BEN,METAL ve XTRİX fenerbahçe funclubune üyelik için basvuru yapmısız hemde mesajlarımız alt alta tek sayfada . uğraşsak yapamayız
ne güzel işte
 
Eski 29-10-06, 02:44 #86
-Oz- -Oz- çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Metal Metal Metal...

Metal Sadece Bir Müzik Değildir...Yaşam Tarzıdır...Hayat Yoludur...

benide Listeye Ekle
 
Eski 29-10-06, 02:45 #87
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen SaaRa Mesajı Göster
Metal Metal Metal...

Metal Sadece Bir Müzik Değildir...Yaşam Tarzıdır...Hayat Yoludur...

benide Listeye Ekle
ooo ozan kardeşimde geldi tam oldu
 
Eski 29-10-06, 02:46 #88
alimamak alimamak çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Benide eklersen sevinirim.
 
Eski 29-10-06, 03:41 #89
SOUL OF DIMEBAG SOUL OF DIMEBAG çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
benide ekle kardes! sapına kdr metalll!! IRON MAIDEN baby! yehaaaa,
 
Eski 29-10-06, 07:59 #90
ttyahoo ttyahoo çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
ekle benide
 
Eski 29-10-06, 10:21 #91
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen kroenenss Mesajı Göster
benide ekle kardes! sapına kdr metalll!! IRON MAIDEN baby! yehaaaa,
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen ttyahoo Mesajı Göster
ekle benide
hoşgeldiniz
 
Eski 29-10-06, 10:52 #92
alwaysleader alwaysleader çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
ekle benide dostum
 
Eski 29-10-06, 11:08 #93
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Slayer



Başlangıç ...

Los Angeles kökenli grup yola, gitarist Kerry King ile başladı. Kerry son derece sert müzik yapan bir grup kurma planları içindeyken Tom Araya ile tanıştı ve grup kurma planlarından sonra Tom Kerry'e net bir yanıt vermedi.Bir süre sonra Kerry Jeff Hanneman ile tanıştı, o zamana kadar punk müzik ile ilgilenen Jeff bu projeye büyük ilgi duyarak gruba katılmaya karar verdi ve ardından gruba üst düzeyde yetenekli baterist Dave Lombardo katıldı. Bu arada basist ve vokalist arayan Slayer, Jeff'in Tom Araya ile konuşup ikna edip gruba katılması ile kadrosunu
kurmuş oldu. O zamana kadar yakın bir hastanede solunum yolları konusunda uzman bir terapist olarak çalışan Tom Araya, tıp ile ilgisini keserek kendisini tam manası ile müziğe verdi. Bu ne güzel bir seçimdir....

Slayer ilk olarak 1982 yılında başka grupların şarkılarını ufak kulüplerde çalarak para kazanmaya başlamışlardı. O zamanlar "Judas Priest" ve "Iron Maiden" şarkılarını çalmayı tercih ediyorlardı. Evet çığ ufak ufak başlamıştı ve giderek büyüyecek ve bütün dünyayı etkisi altına alacaktı..

Faaliyet ...

1983 yılının başında grubun başına tam manası ile devlet kuşu kondu. "Woodstock" adlı ufak bir barda çalarken Amerika'nın ünlü Metal Blade Stüdyolarının sahibi Brian Slagel onların performanslarından çok etkilenerek firmalarının yeni çıkaracakları bir toplama albümde bir Slayer şarkısı görmek istediğini söyledi. "Metal Massacra III" adlı bu toplama albümde yer alabilmek için sıkı çalışmaya karar veren Slayer, Brain'a grubun kayıtlarını yapmasını önerdi...

Bunu kabul eden Slayer "Aggressive Protector" adında bir şarkı yaparak bu toplama albüme dahil oldu. Brian daha sonra Slayer'e yardım ederek onların ilk kendi albümlerini çıkarmalarına ön ayak oldu, "Show No Mercy" adındaki bu ilk albümleri Aralık 1983 yılında piyasaya sürüldü. Pek çok metal dergisi yazar, Slayer'e güldü, çünkü albüm kapağındaki keçi/şeytan illüstrasyonu onlara çok komik gelmişti. Daha henüz müzik piyasası bu tür şeylere hazır değildi...

1983 yılında bir başka klasik albüm daha piyasaya sürüldü. Evet sizinde tahmin edebileceğiniz gibi Metallica'nın "Kill'Em All" albümü. Metallica'da Slayer gibi 1981 yılında müzik yapmaya başlamıştı.Show No Mercy albümü pek çok çığlık,gitar solosu ve son derece hızlı bateri soloları ile doluydu. Herkesin ortak bir kanısı vardı oda Tom, Jeff, Kerry ve Dave'in enstrümanlarını son derece profesyonelce ve iyi kullandıkları idi. Örneğin bir dergi "Dave Lombardo, Lars Ulrich'ten 8-10 gömlek üstündür" diye yazmıştı. Açıkçası bu fikre %100 katılmaktayım."Show No Mercy" çeşitli teknik sorunlar yüzünden 1984 yılında Avrupa'da piyasaya sürüldü.Aynı sene içinde Slayer "Chemical Warfare" adında bir şarkı bestelemişti. Bu onların şimdiye kadar yaptıkları en sert şarkıydı.Hemen ardından "Captor Of Sin" adlı şarkıyı kayıt ettikten sonra "Haunting The Chapel" adlı EP'lerini piyasaya sürdüler.

Cehennem bekçileri..

1985 yılında Slayer eylemlerine devam etme kararı alarak "Hell Awaits" albümünü piyasaya sürdüler.Albümün yapımcılığını onları keşfeden Brian
Slagel yapmış ve kendi firması Metal Blade etiketi ile piyasaya sürmüştü.Albüm, ismi gibi satanist içerikleri ile dolu idi (Hell Awaits - Cehennem Bekçileri). Albüm çok kısa süreç içinde 100.000 adet sattı (O zamanlar için çok ciddi bir rakam) ve bütün büyük firmaların dikkati, Slayer üzerinde toplandı. "At Dawn They Sleep", "Kill Again", "Necrophilliac" ve "Hell Awaits" gibi muhteşem şarkıların olduğu bu albüm
metal müzik piyasası için gerçek bir hazinedir. Show No Mercy albümü çıktığında onlara gülen eleştirmenler, utanç içinde köşelerine saklanmışlardır. Grup 1985 yılında ilk Avrupa turnesine çıktı....

Müthiş "Reign In Blood"

Gelmiş geçmiş en iyi Trash-Metal albümü

Bu albümden sonra speed metalin önü kesilmiş ve yavaş yavaş trash metale dönüş başlamıştı. Albümün açılış şarkısı "Angel Of Death" 2.ci Dünya Savaşı sırasındaki ünlü Auschwitz toplama kampında masum yahudiler üzerinde insanlık dışı deneyler yapan hasta ruhlu doktor Joseph Mengele'nin acımasızlıklarını anlatmaktadır.Bu şarkıyı Jeff Hanneman yazmıştır.Uzun sarı saçları olan bu gitarist Nazi Almanya'sı ile (SS-Waffen SS gibi askeri teşkilatlar) ilgilenmekteydi ve çok geniş bir Alman savaş ve Nazi madalyası kolleksiyonu vardır. Bu şarkı yüzünden pek çok insan Jeff ve diğer Slayer elemanlarının nazi olduğunu düşünmeye başlamışlardı ama onlar asla nazi değillerdi.Slayer grup logosunda bir demir kartal yer alması ve grubun fan klübünün adının "Slaytanic Wehrmacht"( wehrmacht = Almancada askeri güç, ordu demek) olması onların senelerce nazi grubu olarak bilinmesine yol açtı..

Grup Amerika ve Kanada'da ciddi zorluklar yaşadılar. Konser salonları Slayer'a salonlarını kiralamak istemediler. Büyük müzik firmaları onları reddetti, bu yüzden Ekim 1986 yılında "Reign Of Blood" albümü Def Jam Stüdyolarından piyasaya sürüldü. Bu yüzden Avrupa'daki Slayer fanları 1997 senesinde Slayer'in konserlerini seyretme şansına sahip oldular.Burada dikkati çeken nokta ise "Reign In Blood" albümünün şarkı sözlerinin satanist ve vahşi ifadelerle kurgulu olmasaydı. Yani nazizm ile uzaktan yakından alakası yoktu.

İlk altın plak rekoru, başarıya doğru bir adım daha..

Slayer, "Reign In Blood" albümü ile 1987 yılında ilk altın plak ödülünü almaya hak kazandı. Amerikada çok kısa bir süre içinde 500.000 albüm satması ve Amerika'da hiçbir konsere dahi çıkmamalarına karşın Amerika metal Top-100 listelerinde haftalarca ilk sırada kalmaları bu albümün başarısının ufak bir ispatıdır. Aynı sene içinde Slayer, efsanevi rock grubu Iron Butterfly'ın 14 dakikalık "In A Gadda Da Vidda" şarkısını "Less Then Zero" filmi için cover yapmışlardır.Hiç bir grup Slayer'in alt grubu olarak sahneye çıkmak istemiyordu. Çünkü seyirciler ilk saniyeden itibaren "Slayer! Slayer!" diye bağırıyorlar ve grupların kendilerini kötü hissetmelerine yol açıyorlardı..

Problemler - Bölüm I

Fakat herşey Slayer için iyi gitmiyordu . Grubun içinde sorunlar çıkmaya başlamıştı. Tom, Kerry ve Jeff bir yanda Dave başka bir yanda idi.Grup içinde kutuplaşma oluşmaya başlamıştı ve ardından Dave gruptan çıkartılarak yerine Whiplash grubunun bateristi Tony Scaglione alındı. Fakat istedikleri performansı veremeyen Tony grupta fazla barınamadı ve çıkartıldı. Daha sonra aralarındaki sorunlar çözülmüş ve Dave tekrar gruba dahil olmuştu. Grup hiç ara vermeden uzun bir Amerika ve Kanada turnesine çıktı.Bu arada eğer Dave gruba dönmeseydi Sacred Reich grubunun bateristi Gregg Hall'un gruba alınacağı söylentileri uzun süre konuşuldu. Ve 1988 yılında Slayer'in yeni albümü çıktı.

South Of Heaven...

"South Of Heaven" 1988 yılında piyasaya sürüldü. "Reign In Blood" albümünden biraz daha az sert ve hızlıydı.Bunun sebebi, müziklerin genelde Tom Araya ve Jeff Hanneman tarafından yapılmış olmasıydı. Daha önceleri genelde daha hızlı ve sert tekniğe sahip olan Kerry King'in şarkıları kullanıldığından son albümde daha yavaş tekniğe sahip olan Tom ve Jeff'in ön olana çıkması ile albüm Reign In Blood kadar sert olmamıştı. Bu albümdeki "South Of Heaven" şarkısı ayrıca Tom Araya'nın ilk yaptığı şarkıdır. Bu albümde şarkı sözlerinde de bir takım farklılıklar dikkati çekmektedir, yine sert ve satanist ifadeler kullanılmış ama bunun yanında ilk defa, nazizm, savaş, kürtaj ve televizyon vaizleri şarkı sözlerine dahil olmuştur. South Of Heaven, Mandatory Suicide ve Silence Scream bu albümün lokomotif şarkıları arasındadır.Slayer bu albümü ile de bir altın plak almaya hak kazanmıştır.Trash Metal dünyasının büyük dörtlüleri arasına bu albümden sonra girmiştir. Metallica, Anthrax ve Megadeth ile birlikte trash-metal dünyasının en büyük 4 grubundan birisi olmuştur.

1990 yılında grup "Seasons In The Abyss" albümünü piyasaya sürdü. Bu albüm eski ve yeni ritmler taşımaktaydı. Bir önceki albüm "South Of
Heaven"'dan daha sert olan bu albümde Tom Araya'nin vokalini biraz daha sertleştirdiğini görüyoruz. Tom bir ara seri katiller olayına daldığı için bir zamanların ünlü seri katili Ed Gein'den etkilenerek bu albümde "Dead Skin Mask" şarkısını yapmıştır. War Ensemble şarkısı ise konserlerde çalınıp seyircileri coşturacak lokomotif bir şarkıydı. Seasons In The Abyss, Slayer'in çıkış anında en çok sattığı albümdür. Amerika'da 1.000.000 dan fazla satarak Platin Plak ödünülü almıştır.

"The Clash Of The Titans" Turnesi

1990 yılında hala konuşulan ünlü Clash Of The Titans turnesine çıktılar. Megadeth grubu Slayer'a birlikte bir Avrupa turnesi yapmalarını önerdi. Turnenin Avrupa ayağında Suicidal Tencencies, Testament, Megadeth ve Slayer sahne alırken Amerika ayağında Alice In Chains, Anthrax, Megadeth ve Slayer sahne almıştır. Slayer ile Alice In Chains grubunun çok iyi anlaştığı hatta aynı soyunma odasını kullandıklarını görürken Slayer ve Megadeth'in devamli sürtüştüklerini görmemek mümkün değildi.Bunun en büyük sebebi pek çok konserde seyircilerin Megadeth sahnede iken Slayer Slayer diye bağırmalarıydı.

A Decade Of Aggression

Slayer 1991 yılında 10.cu kuruluş yıldönümlerini kutlamak amacı ile iki CD lik "Decade Of Agression" albümünü çıkardılar.Toplam 21 şarkıdan oluşan bu konser kayıtı albüm kişisel görüşüme göre Heavy-Metal tarihinde yapılmış en iyi konser albümüdür. Grup klasik şarkıları Angel Of Death, Mandatory Suicide, South Of Heaven, Chemical Warfare, Raining Blood, Black Magic gibi etkili şarkılarını sanki stüdyodaymış gibi çalıp kayıt etmeleri hemen hemen bütün müzik otoritelerince tam puan ile değerlendirildi. Dolayısı ile Slayer yine bir platin plak kazanmaya hak kazandı.

Problemler - Bölüm II

Metal dünyası Ocak 1992 de büyük bir şok yaşadı Slayer daha önce kendileri ile pek çok sorun yaşayan bateristleri Dave Lombardo'yu gruptan
kovdular.Bunun en önemli sebebi bir önceki sorundaki ile aynı idi Tom, Kerry ve Jeff Dave ve Karısı Theresa'yı ünlü oyuncak bebek "Ken ve Barbie" ikisilisine benzetiyorlardı. Karı koca hiç ayrılmıyorlar ve Dave devamlı çalışmaları aksatıyordu. Buna ek olarak birde sırtında
oluşan rahatsızlığın onun performansını düşürmesi eklenince Dave'i tek kelime ile gruptan kovdular. Grup bir süre sonra kendi grubu Forbidden'den ayrılan Paul Bostaph'ın boşta olduğunu duyunca onu çalışmalarına davet ettiler.Bünyelerine hemen alışan Paul Bospath'ı memnuniyetle gruplarına kabul ettiler.

The Monsters Of Rock: Slayer

Sıradaki turne "Monsters Of Rock" turnesi idi, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Polonya ve İngiltere ayaklarından oluşan bu turnede Slayer'a, "Iron Maiden", "Skid Row" ve "WASP" eşlik etmekteydi. Slayer'ın tahtına adaylar çıkmaya başlamıştı. Bunların en önemli ikisi "Pantera" ve "Sepultura" idi. Nitekim Pantera, "Vulgar Display Of Power" albümü ile Amerika'da platin plak alınca Slayer'in tahtına ortak olarak gösterilmeye başladılar.Bu süreç içinde trash metal yavaş yavaş ölmeye başlamıştı.Trash grupları ya yumuşayıp heavy metal, glam, power metale kayıyor yada sertleşip dark, doom, death metale kayıyordu.Bu süreçte ayakta kalabilen çok az grup vardı..Mesela Violence, Death Angel ve Dark Angel.


Slayer..Hayata dönüş!

Slayer 1993 yılının sonlarına doğru suskunluğunu bir filmin soundtrack albümü için bozdu. "Judgement Night" filminin soundtrack çalışması çok ilginç bir deneyim oldu. Bir metal grubu ile bir hip-hop yada hardcore yada punk grubu eşleştiriliyor ve beraber bir şarkı yapıyorlardı.Ve Slayer Ice-T ile eşleşti. Ve beraberce War, UK 82 ve Disorder şarkılarını yaptılar [Gerçekten her arşivde bulunması gereken bir şarkı, bulun dinleyin derim] Ağustos 1994 yılında Slayer Brezilya'da bir seri konser verdi. 40.000 kişilik kapasiteli stadyumlarda Suicidal Tendencies, Kiss, Black Sabbath ve bazı yerel gruplarla sahne aldılar.

Yeni albümleri Divine Intervention bize tekrar o eski sert Slayer'i geri getirdi. Reign In Blood albümündeki sertlik bu albümde tekrarlanmıştı. Albüm çıkar çıkmaz bir hafta içinde Amerika'da 100.000 satıp müzik listelerine direk en üst basamaklardan girmişti.Bu albümde genellikle her parça Tom ve Kerry tarafından yapılmıştır.Nedendir bilinmez Jeff bu albüm sırasında oldukça pasif kaldı.Bu albümden Killing Fields, Dittohead ve Divine Intervention gibi klasik şarkılar çıkmıştır.

Problemler - Bölüm III

Slayer'ın tahtına sahip olmak isteyen Sepultura grubunun vokalisti Max Cavalera bütün dünya önünde Slayer'a savaş açmış onların pis bir nazi grubu olduğunu ve konserlerine sadece neonazilerin gittiğini söylemiştir. Buna bir Fransız Televizyonunda verdiği iki dakikalık sansürlenmiş, küfürlerle dolu yanıttan sonra Slayer ve Sepultura kanlı bıçaklı iki grup haline gelmiştir..

Avrupa Turnesi 1994

1994 yılı başında Slayer Avrupa turnesine Machine Head ile çıktılar. Ama Max Cavalera'nın sesi yine kesilmiyor ve bir röportajında "Slayer yaşlı ve yorgun bu yüzden Machine Head gibi sert bir grubu yanlarına seçtiler" diyerek yine tansiyonu yükseltiyordu.Buna yanıt vermeyen Slayer sadece şunu söyledi "Machine Head bizim için mükemmel bir açılış grubu" Avrupa turnesinde hayal kırıklığına uğramayı bir kenara bırakın umduklarından çok büyük ilgi ile karşılaştılar...

1995 Turnesi

Ocak 1995de Biohazard ve Machine Head ile uzun bir Amerika turnesine çıkan Slayer, hemen ardından "Amerika Stüdyolar Birliği"nden onur ödülü aldılar. Mart ayında Uzak Doğu ve Avusturalya turnesine tek başlarına çıktılar.Pek çok müzik otoritesi, Slayer'ın Dave Lombardo'dan sonra Paul Bostaph gibi harika bir baterist bulması ile sorunlarından arındığını düşünürken, metal müzikten sıkıldığını söyleyen Paul Bostaph gruptan ayrılarak kendisine "The Truth About Seafood" adlı bir grup kurmuştur. Ama Slayer çok kısa vadede sorunu çözmüş ve Testament'in bateristi Jon Dette gruba katılmıştır.

Slayer'ın sıradaki albümü "Undisputed Attitude" Ekim 1995 yılında kayıt edilmesine karşın çalıştığı firmadan kaynaklanan sorunlar yüzünden
ancak Mayıs 1996 tarihinde piyasaya sürülmüştür.Bu albümden "I Hate You" şarkısına video clip çeken Slayer hemen ardından "Superficial
Love/Abolish Government" adında bir single piyasaya sürmüştür. Takiben Hollanda'daki ünlü Dynamo ve Danimarka'daki Roskilde festivallerine
katıldılar. Kasım ayında Ozzy Osbourne tarafından organize edilen OzzFest festivaline katılmışlar ve Neurosis, Fear Factory, Biohazard, Sepultura, Danzig, ve Ozzy Osbourne ile beraber sahne almışlardır.Bu festival sonunda Ozzy Ozbourne'un firmasının çıkardığı bu festival CD'sinde Slayer "Angel Of Death" şarkısı ile yer almıştır. 1997 yılı başlarında bateristleri Jon Dette Jeff ile anlaşamadığını öne sürüp gruptan ayrılmıştır ve Slayer yine aynı sorunla başbaşa kalmıştır..BATERİST ! ....

"The Truth About Seafood" adlı kurduğu gruptan beklediğini alamayan Paul Bostaph Slayer'in bize tekrar katılırmısın teklifini kabul edip gruba geri döndü ve böylece Slayer yine baterist sorununu bu şekilde çözdü.Bu sırada Dave Lombardo kendi grubu Grip Inc. ile Slayer'in bir turneye beraber çıkmasını teklif etti ama Slayer'ın menajerleri buna gülerek net bir "HAYIR" yanıtı verdiler.

Yeni Albüm... Sonunda

Haziran 1998 tarihinde Slayer yeni albümü "Diabolus In Musica"yı piyasaya sürdü. Çıktıktan sonra bütün müzik otoritelerince harika bulunan bu albüm için yazılan kritiklerde grubun "Reign In Blood" havasını yeniden yakaladığını ve 1986 daki o sert acımasız Slayer'ın geri döndüğünü yazdılar. Amerika'nın en büyük müzik firması SONY/COLOMBIA etiketi ile piyasaya sürülen albüm gerçekten Slayer'in kendini yeniden bulmasını sağladı. Aynı firmada çalıştıkları "System Of A Down" ile birlikte bir Amerika ve Avrupa turnesine çıktıktan sonra Danimarka'daki Roskilde festivaline katıldılar.Bu arada yine Slayer-Sepultura çatışması başlamıştı ki, S.O.A.D grubu elemanları daha önce Sepultura ile de sahne aldıklarını ama Slayer'ın her açıdan daha iyi müzik yapıp daha profesyonel olduklarını açıklaması ortalığı daha da kızıştırmıştı. Slayer Avrupa turnesinden sonra tek başlarına Avusturalya ve Japonya turnesine çıktı.

Slayer, turnelerine 1999 yılında devam etti. Mart ayında Sick Of It All ve Messugah ile bir Amerika turnesi yaptılar.Hemen ardından yine OzzFest festivaline katıldılar bu sefer Black Sabbath, White Zombie, Deftones gibi pek çok grup ile sahneye çıktılar.Festivelden sonra Ozzy Ozbourne'un açıklaması tamamı ile Slayer'ı açıklıyordu "Festival sırasında pek çok insan çimlere uzanıp çıkan grupları dinleyip içkilerini içerken Slayer sahne aldığında hepsi sahneye doğru koşarak ayağa kalktılar ve çılgınca eğlendiler.... inanılmaz birşeydi, inanılmaz ..."

Turneler ve festivaller ile geçen dönem sonunda Slayer'in 10-11 şarkısı ortaya çıkmıştı.Özellikle Tom ve Kerry oldukça üretkendi ve turneleri sırasında yeni albümleri için gerekli miktarda şarkı bestelemişlerdi. 2001 yılında çıkardıkları "God Hates Us All" albümü ile ortalığı tam manası ile yıktılar. Tam 20 sene sonra hala ilk günlerindeki gibi sert nefret dolu müzikleri ile dinleyicilerini memnun ettiler. Ve hemen ardından Bruce Dickinson'un Iron Maiden'e geri dönmesi ile beraber bir turneye çıktılar. Hala ayaktalar ve ilk günkü kadar sertler...
 
Eski 29-10-06, 12:50 #94
Malkavian Malkavian çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Limp Bizkit (Nu Metal)

Southern Rock'ın doğum yeri olarak da bilinen Florida'nın içlerinden Jacksonville'in derinlerinden çıkıp gelen Limp Bizkit dostlarının yardımı, müthiş canlı performansları sayesinde buralara geldi. Grup son zamanlarda da "mainstream" müzik dünyasının dikkatlerini üzerine çekti.

1994'te solist Fred Durst, basçı Sam Rivers, davulcu John Otto ve gitarist Wes Borland'ın bir araya gelmesiyle oluşturulan grubun en büyük dostu Korn. Fred dövme yapabilme yeteneğini Korn'un üyeleri üzerinde uygularken bir dostluk başlar. Daha sonra Korn elemanlarından Fieldy ve Head, Fred'in verdiği Limp Bizkit demo kasetini kendi yapımcılarına iletirler. Bu onların House of Pain ve Deftones turlarında yer almasını sağlar. Bu aşamadan sonra gruba katılan yeni üye 1996'da House of Pain'in eski üyesi DJ Lethal'dir .Yeni bir hip-hop, heavy rock ve rap'le karışık, dikkatle ele alınmış kendilerine özgü çılgın bir sound'un sahibi grup artık tamamlanmıştır.

1997'de çıkardıkları Three Dollar Bill Y'all albümü dev bir tuvalet kabininden çıkmaları gibi ilginç sahneleri içeren şovlarının yer aldığı turlarla birlikte 1.5 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaştı.

George Michael'ın Faith'ini kendi tarzlarında yorumlamaları daha çok duyulmalarını sağladı. İkinci albümleri Significant Other ilk haftasında yarım milyona yakın sattı.

2000 yazında Limp Bizkit'i Napster tartışmalarının ortasında gördük. Müziğin intrnet üzerinden paylaşımını sağlayan Napster'ın sponsorluğunda ücretsiz bir konser veren gurup Metallica'nın yer aldığı tarafın karşısında yer aldı. 2000 yılında Limp Bizkit'i öne çıkaran bir diğer önemli olay da en çok satanlar arasında yer alan Mission: Impossible 2 soundtrack'inin ana parçasını kendilerine has yorumlamarıydı. Take A Look Around, 2000 MTV Video Ödüllerinde Best Rock Video ödülünü aldı.

Ekim ayında Limp Bizkit hayranlarının dört gözle beklediği albüm nihayet çıktı : Chocolate Starfish and the Hot Dog Flavored Water. Adı pek kolay okunmayan bu albüm ilk haftasında 1 milyondan fazla satarak listelere birinci sıradan girdi. Bu albüm, aynı zamanda müzik tarihinin bir hafta içerisinde en fazla satan grubu ünvanını da Limp Bizkit'e veriyordu.


 
Eski 29-10-06, 12:57 #95
Malkavian Malkavian çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Iced Earth (Heavy Metal)

Iced Earth grubunu 20 Ocak 1985�de, Jon Schaffer okul arkadaşlarıyla birlikte kurdu. Topluluğun ilk ismi Purgatory�ydi. Bill Blackman�ın ölümü Jon�u çok sarstı ve ölümünün 6. yılında Blackman�in eşyalarıyla işe koyulmaya karar verdiler.

Jon çok iyi gitar çalamıyordu ve bu yönünü geliştirmekte kararlıydı. Yitirdiği arkadaşı için bir şeyler yapmak istiyordu. 1985 yılında "Burning Oasis", 1986 yılında da "Psychotic Dreams" ve "Horror Show" demoları yayınladılar. Bu demolardaki tarz, 80�li yılların thrash ve heavy metalini anımsatıyordu.

Daha sonra grup elemanları arasında grubun isminin değişmesi üzerinde tartışmalar başladı. Jon Schaffer da ölen arkadaşının onuruna grubun yeni adını "Iced Earth" diye duyurmuştu.

1988 yılında "Enter The Realm" demosu hazırlandı. Tom Morris bu demo üzerinde Jon�a yardımlarda bulunmuştu. Çalışma, Avrupa underground piyasası ve magazinlerinin favorisi olmuştu ve Rock Hard yılın en iyi demosu olarak "Enter The Realm"ı belirlemişti. �Enter The Realm��ın elde ettiği başarıdan sonra Century Media şirketi ile sözleşme imzaladılar. Grubun kadrosu Jon Schaffer (Gitar-Vokal), Randy Shawver (Lead Gitar), Gene Adam (Vokal), Dave Abell (Bas) ve Mike McGill (Davul) şeklindeydi.

1991 de "Iced Earth" albümü yayınlandı. Bu zamana kadar diğer büyük gruplardan aldıkları fikirleri iade ettiler ve kendi temellerini oturtular... Müzik oldukça ağır, hızlı, karanlık, melodik ve karmaşıktı. Schaffer gerçekten de kendisini çok geliştirmiş, iyi ritm tutmaya başlamıştı.

Yeni albüm çalışmalarına başlayan grup, eleman değişiklikleri yaşadı, Gene Adam ve Mike McGill gruptan ayrılarak vokale John Greely, davula da Richey Secchiari geldi. 1992 yılında mistik ve korkunç hikayeleri barındıran 2. albüm "Night Of The Stormrider" çıkarıldı. Taraftarların Jon�a verdikleri ilham karşısında Jon, yeni albümde hem liriksel hem de müzikal bir gelişme göstermiştir. Ve Jon müzik kariyerinin en büyük epik eserlerinden birine bu albümde "Travel In Stygian" parçası ile imza atmıştır.

"Night Of The Stormrider" albümü sonrasında, grup, albüm çıkarmak açısından müzik piyasasından uzun bir süre uzak kaldı. Jon ve arkadaşları kırık dökük grup arabasıyla turlar düzenleyerek konserler veriyorlardı. Almanya�da iken grup arabası bozulmuştu. Bu aksaklıklar devam etti ve onları etkileyen, Jon�un moralini bozan bir çok şey oldu. Bunların sonucunda uzun bir süre albüm yapılamadı. Ancak aradan 3 yıl geçti ve 1995 yılında "Burnt Offerings" albümü raflardaki yerini aldı.

Grup zaman geçirmeden 1996 yılında "The Dark Saga" albümünü çıkardı. Bu çalışma, öncekilere göre daha karanlık, melodik, hareketli ve sadeydi. Müzik gerçekten de çok güçlüydü ve davul daha hızlı çalıyordu. Albüm sonrasında grup turlara çıkmış, tur esnasında Jon boynundan sakatlanmış, günlerce bandaj kullanmak zorunda kalmıştır. Sonrasında ameliyat olan Jon�un bu sorunu hala devam etmektedir.

1997 yılına gelindiğinde farklı formatta bir albümün çıktığını görüyoruz. "Days of Purgatory" albümü ile grup, 1986 ve 1994 yılları arasındaki çalışmalarını yeniden düzenleyerek piyasaya sürmüştür. En önemlisi, daha önce Purgatory adı ile çıkarmış oldukları ve herhangi bir şirketten yayınlanmayan demolarındaki parçalar da tekrar şekillendirilmiş ve bu parçaları Matthew Barlow söylemiştir. Eski parçalar her açıdan gözden geçirilmiş, daha kaliteli bir format ve şekilde müzikseverlere sunulmuştur.

Albümün ismi olan "Days Of Purgatory", grubun uzun yıllar çektiği eziyetleri ve ödediği bedelleri yanısıtıp şu an hangi noktada olduklarını hatırlatması açısından manevi bir etkiydi.

1999 yılında sadece ABD için "The Melancholy" EP�si çıkmış ve 2 yıl sonra da Avrupa�da yayınlanmıştır. ABD için basılan EP�de �Melancholy� , �Watching Over Me� , �I Died For You�, Bad Company grubundan �Shooting Star� ve Black Sabbath grubundan da �Electric Funeral� coverı yer alıyordu. 2001 yılında Avrupa için çıkarılan EP�de de bu parçalara ek olarak, �Colors� parçasının canlı formatı ve Judas Priest�den �The Ripper� coverı yer alıyordu.

Son albüm de 2001 yılında "Horror Show" adı ile gelmişti ve grubun bu seferki görüntüsü korku öğeleri üzerineydi. Çocukluklarının korku öğelerini yansıtan unsurlara yer vermişlerdi. Bunun yanında Spawn çizgi romanının çizeri Danny Miki ile Jag Panzer ve Opeth gibi gruplara albüm kapağı yapan Travis Smith gruba zengin detaylar sunmuşlar, şarkı sözlerinde de katkılarda bulunmuşlardır. Grup bu öğelerle bir çok hayranın çocukluk kabuslarına, korku öğelerine yer vermiş, bu konuda attığı adımla adeta çığır açmıştır.



 
Eski 29-10-06, 15:46 #96
GFB_TT GFB_TT çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
benide eklermisin.
 
Eski 29-10-06, 17:08 #97
CradLe CradLe çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen alwaysleader Mesajı Göster
ekle benide dostum
Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen GFB_TT Mesajı Göster
benide eklermisin.
Hoşgeldiniz
 
Eski 29-10-06, 17:23 #98
NoSF3RatU NoSF3RatU çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
add me plüs
 
Eski 29-10-06, 18:05 #99
reydab reydab çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
benide ekleyiver
 
Eski 29-10-06, 18:09 #100
yusuf_baba58 yusuf_baba58 çevrimdışı

bynogame
Varsayılan Cvp: >>>|Metal Fun Club|<<<

bynogame
benide eklermisin
 
 

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 20:38
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Tatil


bynogame