Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-03-13, 22:00 #1
HATTAP HATTAP çevrimdışı
Exclamation A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler Ve Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı


Abdest Nedir?

Dirsekler ile beraber ellerin, yüzün, topuklarıyla beraber ayakların temiz su ile yıkanması ve başın meshedilmesidir.


Adak Nedir?

Kişinin dinen yükümlü olmadığı halde, farz veya vacip türünden bir ibadet yapacağına dair Allah’a söz vermesidir.


Ahiret Ne Demektir?

Kıyametin kopmasından sonra başlayan ve sonsuza kadar devam edecek olan cennet ve cehennem hayatıdır.


Ahkam Nedir?

Kur’an ve Sünnetin içerdiği dinî hükümlerdir.


Ahlâk nedir?

Bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevî değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür.


Allah'ın Rızası Ne Demektir?

Yapılan herhangi bir işten Allah’ın hoşnut olmasıdır.


Amin Ne Demektir?

Yapılan duâ için, “Ya Rabbi Kabul buyur” demektir.


Arafat nedir?

Hacı adaylarının “vakfe” yapmak üzere arefe günü toplandıkları, Mekke’nin güneydoğusunda bulunan bir bölgedir.


Arş Nedir?

Mecazî anlamda, ilahî hükümranlık tahtı demektir.


Ashâb Ne Demektir?

Hz.Peygamber’i gören ve onunla sohbet eden müslümanlardır.


Aşere-i Mübeşşere Nedir? Ve Kimlerdir?

Dünyada iken Hz.Peygamber tarafından Cennetle müjdelenen on kişiye Aşere-i Mübeşşere denir.

Bunlar: Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talhâ, Zübeyr, Avf oğlu Abdurrahman, Sa’d, Zeyd oğlu Saîd, Ebû Ubeyde (r.a.) hazretleridir.


Aşûre Nedir?

Kameri takvimin birinci ayı olan Muharremin onuncu gününe verilen isimdir.


Ayet Nedir?

Kur’an-ı Kerim’de durak işaretleri arasındaki cümle ya da ifadelerdir.


Berat nedir?

Borçtan, suç ve cezadan kurtulmaktır. Günahlardan kurtulmaya vesile olan Şaban ayının onbeşinci gecesine de Berat gecesi denir.


Beytullah Ne Demektir?

Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Kâbe’nin diğer adıdır.


Bid'at nedir?

Dinin aslından olmadığı halde dindenmiş gibi algılanan şeylerdir.


Câiz Nedir?

Yapılması dinen yasak olmayan şeydir.


Cami ve Mescid Nedir?

Müslümanların toplu halde veya tek başına namaz kılıp, ibadet ettikleri umuma açık mübarek mekanlardır.


Cennet, Cehennem, Sırat-ı Müstekîm, Berzâh Ne Demektir?
Cennet; Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından sakınanların konulacağı ebedi mükafat yeridir.

Cehennem; kafirlerin sürekli olarak kalacakları azap yeridir.

Sırat-ı Müstakîm; Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de beyan ettiği dosdoğru yoldur.

Berzah; ölümle kıyamet arasındaki zaman dilimidir.


Din Nedir?

Hür iradeleriyle inanan akıl sahibi insanları, en iyiye, en doğruya, en güzele ve ebedî mutluluğa ulaştıran ilahî kanunlar bütünüdür.


Dört Büyük Kitabı Biliyor musunuz?

Dört büyük kitab: Tevrât, Zebûr, İncil ve son gelen, tahrif edilmemiş tek kutsal kitap olan Kur’an’dır


Dört Büyük Meleği Biliyor musunuz?

a) Cebrail: Allah’tan vahiy getiren melektir.

b) Mikail: Evrendeki tabiat olayları ve canlıların rızıkları ile görevli melektir.

c) İsrafil: Kıyametin kopması ve insanların kabirlerinden kalkması için “Sûr”a üflemekle görevli melektir.

d) Azrail: Canlıların ruhlarını almakla görevli melektir.

Duâ Nedir?
Kulun istek ve arzularını uygun bir üslupla Allah’a arzetmesidir.


Ebedî ve Ezelî Ne Demektir?
Ebedî, sonu olmayan; ezelî ise başlangıcı olmayandır.


Ecel Ne Demektir?
Allah’ın takdir ettiği ömrün sona erdiği andır.


Ecir Nedir?
Yapılan güzel ameller karşılığında Allah’ın kullarına verdiği mânevî mükafattır.


Günah Nedir?
Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı olan amel, söz ve davranışlardır.


Fidye Nedir?
Meşru mazeretler sebebiyle bazı ibadetlerin yapılamaması veya ibadet sırasında eksikliklerin oluşması sebebiyle yerine getirilmesi gereken dinî yükümlülük.


Fıkıh Nedir?
Kişinin amel yönünden faydasına ve zararına olan şeyleri bilmesidir.


Fasık nedir?
Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmeyen kimseye denir.


Farz Nedir?
Dinen yapılması kesin olarak istenen şeydir.


Ezan Nedir?
Namaz vakitlerinin girdiğini bildirmek üzere müezzin tarafından okunan ve özel sözlerden oluşan dini bir davettir.


Esmâ-i Hüsnâ Nedir?
Yüce Allah’ın en güzel isimleri anlamına gelir.


Fitne nedir?
İyi veya kötü şeylerle deneme, manevî çöküntü, sosyal kargaşa ve kaos demektir.


Fitre Nedir?
Ramazan Bayramına kavuşan ve dinen zengin sayılan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için fakirlere vermeleri gereken belli miktarda mal ya da paradır.


Gusül Nedir?
Ağızı, burnun içini ve bütün bedeni yıkamaktır.


Hadis Nedir?
Hz.Peygamberin sözleri veya O’nun fiil ve onaylarının sözle ifadesine denir.


Haram Nedir?
Dinen yapılması kesin olarak yasaklanan şeydir.


Haşr Nedir?
Bütün canlıların yeniden diriltilerek mahşerde, hesap vermek üzere toplanmasıdır.


Hatim Nedir?
Kur’an-ı Kerim’in baştan sona kadar orijinalinden okunup bitirilmesidir.


Hayır Nedir?
Hayır, Yüce Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olan güzel amellerdir.


Helal Nedir?
Yapılıp yapılmaması konusunda dinî bir hüküm bulunmayan şeylerdir.


Hicret Nedir?
Hz. Muhammed’in Miladî 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesi olayıdır.


Hilye-i Şerif Nedir?
Peygamber Efendimizin dış görünüşünü ve vasıflarını anlatan eserlere verilen addır. “Hilye-i Saâdet” de denir.


Hurâfe Nedir?
Akla ve ilme aykırı olan ve hiçbir temeli bulunmayan batıl inançlar ve uygulamalardır


Hutbe Nedir?
Cuma ve Bayram günlerinde camilere gelen müminleri, dinî konularda aydınlatmak üzere hatibin yaptığı konuşmadır.


İbadet Nedir?
Allah’a gönülden, isteyerek yönelmek ve karşılığında sevap vadedilen dinî görevleri ve amelleri Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yerine getirmektir.


cmâ Nedir?
Hz.Peygamber’in vefatından sonra, herhangi bir asırda, bütün İslam müçtehitlerinin, dînî bir konuda ortak hüküm vermeleridir.


İçtihat Nedir?
Müçtehidin herhangi bir dînî mesele hakkında bir hükme ulaşabilmek için belli tekniklere başvurarak bütün gücünü harcaması demektir.


İftar Nedir?
Oruç açmaktır.


İhram Nedir?
Hac veya umreye niyet eden bir kimsenin, diğer zamanlarda mübah olan bazı davranışları belirli bir süre boyunca kendisine yasaklamasıdır. Bu amaçla giyilen şeye de aynı ad verilir.


İhsan Nedir?
İnsanlara iyilik etmek, yararlı ameller işlemek ve “Allah’ı görüyormuş gibi, O’na ibadet etmek” demektir


İlahi Kudret Nedir?
Yüce Allah’ın gücü ve kuvvetidir.


İlâhî Ne Demektir?
Tasavvuf Edebiyatında Allah ve Peygamber sevgisini dile getiren şiir türünden dizelerdir.


İlk Müslümanlar Kimlerdir?
İlk Müslümanlar Hz.Hatice, Hz.Ali, Zeyd b. Hârise ve Hz.Ebu Bekir’dir.


İlk Vahiy Peygamberimize Ne Zaman Gelmiştir.
İlk vahiy, Miladî 610 yılında, Hz. Peygamber, kırk yaşında iken, Mekke yakınındaki Nûr Dağı’nda ve Kadir Gecesi’nde gelmiştir.


İmam-Hatip Kimdir?
Cemaate namaz kıldıran ve hutbe okuyan kimse demektir.


iman Nedir? Veya İnanç Nedir?
Hz.Peygamber’in, Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerin doğruluğunu kabul ve tasdik etmektir.


İmsak Nedir?
Oruç niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişki gibi orucu bozan şeylerden uzak durmaktır.


İrşâd Nedir?
Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onları dinî görevleri hakkında aydınlatmaktır.


İslam Nedir?
Allah’ın, insanlara Peygamberi Hz.Muhammed (s.a.v.) vasıtasıyla gönderdiği son ilâhî dinin adıdir.


İsrâ Nedir?
Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in bir gece Allah tarafından Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ***ürülmesidir.


İtâat Nedir?
Allah’ın emirlerine uyup, yasaklarından sakınmaktır.


İtikad nedir?
İnanma, gönülden tasdîk etme demektir. İtikadî konular denilince, iman esasları akla gelir.


İzar nedir?
Hac veya Umre yapmak üzere ihrama giren erkeklerin belden aşağısını kapatmak üzere büründükleri örtüdür.


Kâbe nedir?
Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Mekke’deki Mescid-i Haram’ın içinde bulunan, Hz.İbrahim ile oğlu Hz.İsmail (A.S.) tarafından inşa edilmiş olan mukaddes ma’bettir.


Kaç Çeşit İbadet Vardır?
İbadetler bedenî, malî ve hem bedenî hem malî İbadetler olmak üzere üç çeşittir.


Kader Ne Demektir?
Yüce Allah’ın ezelden ebede kadar meydana gelecek olayları, bunların zamanını, yerini, miktarını ve niteliklerini ezelî ilmi ile bilip takdîr etmesidir


Kâfir Kime Denir?
İslam dininin temel esaslarını kabul etmeyen, Hz.Peygamber’in, Yüce Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen hususları inkar eden kimsedir.

Kaza Ne Demektir?
Yüce Allah’ın ezelî ilmiyle takdîr ettiği şeylerden her birinin zamanı gelince o takdire uygun olarak yaratmasıdır.


Kelime-i Şehadet Nedir?
“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim” anlamındaki, “Eşhedü en lâ ilâhe illAllah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü” ifadesidir.


Kelime-i Tevhit Ne Demektir?
Allah’tan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun elçisidir” anlamındaki “Lailâhe illâllah, Muhammedürresûlullah” ifadesidir.


Kıble nedir?
Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri taraf, Kâbe cihetidir.


Kırâat Nedir?
Namazda Kur’an-ı Kerim’den bir miktar okumak demektir.


Kıyam Nedir?
Namazda ayakta durmak demektir ve namazın farzlarından biridir.


Kıyamet Ne Demektir?
Yüce Allah’ın belirlediği zaman gelince kâinat düzeninin bozulup yıkılması ve dünyanın sonunun gelmesidir.


Kıyas Nedir?
Kur’an ve Sünnet’te hükmü açıkça belirtilmeyen bir meselenin hükmünü, aralarındaki ortak nitelik dolayısıyla, hükmü açıkça belirtilen diğer meseleye göre açıklamaktır


Kirâmen Kâtibîn Nedir?
Her mükellef insanın yaptığı bütün işleri kayda geçiren yazıcı meleklerin adıdır.


Kul Nedir?
Allah’ın hüküm ve tasarrufu altındaki tüm insanlar demektir.


Kur'an-ı Kerîm'de Kaç sûre Vardır?
Kur’an-ı Kerîm’de 114 sûre vardır.


Kurban Nedir?
Allah’a yakın olmak ve rızasına ermek için ibadet niyetiyle kurbanlık bir hayvanı kesmektir.


Kürsü Nedir?
Camilerde vaizlerin va’z sırasında oturdukları yüksekçe yerdir.


Mahşer Ne Demektir?
Öldükten sonra dirilen insanların toplanacağı yerdir.


Meâl nedir?
Her yönüyle aynen aktarılması mümkün olmayan bir sözün başka bir dile yaklaşık olarak çevirisidir. Özellikle Kur’an tercümeleri için kullanılmaktadır.


Mekruh Nedir?
Dinen yapılmaması zannî delille istenen şeydir.


Melek Ne Demektir?
Allah’ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî varlıklardır


Mevlid Nedir?
Doğum zamanı demektir. Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser anlamında kullanılır.


Mi'rac Nedir?
Peygamberimizin, Kudüs’deki Mescid-i Aksa’dan, Yüce Allah’ın, manevî huzuruna yaptığı yolculuğun adıdır. Dinî literatürde, Recep ayının 27. gecesi “mîrac gecesi” olarak bilinir.


Mihrap Nedir?
Cami, mescid ve namazgâhlarda kıble yönünde bulunan ve İmam-Hatibin namaz kılarken durduğu bölümdür


Minber Nedir?
Camilerde İmam-Hatiplerin cuma ve bayram hutbesi okudukları basamaklı yüksekçe yerdir


Mîzan Ne Demektir?
Mahşerde hesap görüldükten sonra herkesin amellerinin tartılacağı ilahi adalet terazisidir.


Mucize Ne Demektir?
Peygamberlerin, Peygamber olduklarını ispat için Allah’ın izni ile gösterdikleri hiçbir insanın benzerini yapamayacağı harikulade hallerdir.



Mukâbele Nedir?
Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesidir


Mukaddesât Nedir?
Dinimizce kutsal kabul edilen değerlerdir.


Mübah Nedir?
Dînen yapılıp yapılmaması serbest bırakılan şeydir.


Müezzin-Kayyım Kimdir?
Namaz vakitleri girince ezan okuyup, cami ve cemaatle ilgili hizmetleri gören kimsedir.


Müfsid Ne Demektir?
Usûlüne uygun olarak başlanmış bir ibadeti bozup, geçersiz hale getiren herhangi bir davranıştır.


Müftü Kimdir?
Dinî konularda fetva vermeye yetkili olan kimsedir.


Mükellef Ne Demektir?
Dinî hükümleri yerine getirmekle yükümlü olan kimse demektir.


Mü'min Ne demektir?
Allah’a, Hz.Peygamber’e ve O’nun haber verdiği şeylere gönülden inanıp, kabul ve tasdîk eden kimsedir.


Münâcât Nedir?
Allah’a sessizce duâ etmek, yalvarmak ve niyaz etmektir. Dua içerikli şiirlere de münacât denir.


Münafık Kime Denir?
Kalben inanmadığı halde, dili ile mümin olduğunu söyleyen kimsedir.


Münker Nekir Nedir?
Kabre konulan kimseye “Rabbin kim?, Peygamberin kim?, Dinin nedir?” diye soru soran meleklerin adlarıdır.


Müstehab veya Mendup Nedir?
Hz.Peygamber’in bazen yaptığı, bazen de yapmadığı dini içerikli işlerdir.


Na't Nedir?
Peygamber Efendimizi övmek maksadıyla yazılan şiir türüdür.


Nafile, Kaza Nedir?
Nafile; farz, vacib ve sünnet ibadetlerin dışında sevap kazanmak için yapılan tüm ibadetlerdir.

Kaza; vaktinde yerine getirilememiş olan farz bir ibadetin vaktinden sonra yerine getirilmesidir.


Nebî veya Resûl Ne Demektir?
Allah’tan vahiy yoluyla aldığı emir ve yasakları insanlara ulaştırmakla görevli olan seçkin insandır.


Nisap miktarı ne demektir?
Dînen zengin sayılmanın ölçüsüdür.


Niyâz Nedir?
Duâ etmek demektir.


Niyet Nedir?
İnsanın bir şeyi yapmaya kalben ve zihnen karar vermesidir.


Orucun Kazası Ne Demektir?
Vaktinde tutulamayan oruçların daha sonra gününe gün olarak tutulmasıdır.


Orucun Kefareti Nedir?
Ramazan’da mazeretsiz olarak kasten orucu bozmanın cezası olarak peş peşe tutulan altmış gün oruçtur. Buna gücü yetmeyenler altmış fakiri sabahlı akşamlı doyururlar


Oruç Kimlere Farzdır?
Oruç ergenlik çağına ulaşmış, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır


Öşür Nedir?
Tarım ürünlerinden onda bir ya da yirmide bir oranında verilen zekattır.



Peygamberimiz Hz.Muhammed Ne Zaman Doğmuştur?
Peygamberimiz Hz.Muhammed Miladî 571 yılında, Rebîulevvel ayının on ikinci gecesi seher vaktinde dünyaya gelmiştir.


Peygamberlerde Bulunan Temel Nitelikler Nelerdir?
Sözünde ve özünde doğru, her yönüyle güvenilir, günahlardan korunmuş, üstün akıl ve zeka sahibi, Allah’tan aldığı vahyi insanlara aynen ulaştırma Peygamberlerin temel nitelikleridir.


Rab Nedir?
Yaratan, nimet veren ve terbiye eden anlamına gelir ve Yüce Allah’ın güzel isimlerindendir.


Rahman ve Rahîm Ne Demektir?
Allah’ın güzel isimlerinden olup çok merhamet eden, esirgeyen ve bağışlayan demektir.


Rahmet Nedir?
Allah’ın, yaratıklarına merhamet etmesi ve lütufta bulunmasıdır.


Regâib Nedir?
Rağbet olunun şey ve bol ihsan demektir. Örfümüzde Recep ayının ilk Cuma gecesi olarak bilinmektedir.


Rekat Nedir?
Namazın kıyam, rükû ve secdelerinden oluşan her bir bölümüdür


Rida nedir?
Hac veya umre yapmak üzere ihrama giren erkeklerin belden yukarısını kapatmak üzere büründükleri örtüdür.


Ru'yet-i Hilâl Ne demektir?
Kamerî ayların başlangıcını belirleyen Hilal’in görülmesidir.


Rükû Nedir?
Namazda eller dizlere erecek ve sırt ile baş, düz bir satıh oluşturacak biçimde öne doğru eğilmektir.


Sa'y nedir?
Hac ya da Umre yaparken Kâbe yakınlarında bulunan Safâ ile Merve tepeleri arasında, dört gidiş üç geliş olmak üzere yedi defa gidip gelmektir.


Sadaka Nedir?
Zekat dışında ibadet niyetiyle fakirlere yapılan yardımlardır.


Sahur Nedir?
İkinci tan yeri ağarmasından az önceki vakit ve bu vakitte yenen yemektir.


Salih Amel Nedir?
Yapılması Allah ve Peygamberi tarafından istenen, fert ve toplum için faydalı işler ve davranışlardır.


Secde Nedir?
Namaz kılanın, ayak parmaklarını, dizlerini, ellerini, alnını ve burnunu yere koyması ile oluşan durumdur.


Sehiv (Yanılma) Secdesi Ne Demektir?
Yanılma, unutma veya dalgınlık gibi haller nedeniyle namazın farzlarından birinin ertelenmesi, vaciplerinden birinin terk edilmesi veya ertelenmesi durumunda namazın sonunda yapılan secdedir.


Sevap Nedir?
Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olan amel, söz ve davranışlardır


Sûre Nedir?
Kur’an’ın, birbirinden besmele ile ayrılan her bir bölümüdür.


Sünnet Nedir?
Peygamber Efendimiz’in yaptığı ve müslümanlardan da yapılmasını istediği dinî görevlerdir.


Şirk Ne Demektir?
Allah’a ortak koşmak demektir. Bu da Allah’tan başka ilah edinmek veya O’ndan başkasına ibadet etmek şeklinde olur


Şükür Nedir?
Nimetleri Allah’ın verdiğini bilip O’na şükranda bulunmaktır.


Taassup Nedir?
Herhangi bir delile dayanmadan, bir fikre körü körüne bağlanmaktır.



Tahiyyata oturmak Ne Demektir?
Namazların ikinci ve son rekatından sonra tahiyyât duasını okuyacak kadar bir süre oturmaktır.


Takvâ Nedir?
Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınmaktır.


Tavaf nedir?
Hacer-i Esved’den başlayarak, Kâbe’yi sola almak suretiyle, yedi defa Kâbe’nin çevresinde dönmektir.


Tebliğ Nedir?
Peygamberlerin getirdikleri ilahî mesajın insanlara aynen ulaştırmalarıdır


Tefsir nedir?
Kur’an-ı Kerim’i usûlüne göre açıklamak ve yorumlamak demektir.


Tekbîr ve Tesbîh Nedir ?
Tekbir, “Allâhuekber”, Tesbih de, “Sübhânallâh” demektir.


Terâvih Namazı Nedir?
Ramazan ayına mahsus olmak üzere, yatsı namazından sonra kılınan sünnet bir namazdır.


Teşrik Tekbiri Ne Demektir?
“Allâhüekber, Allâhüekber, Lâilâhe illallâhü vallâhüekber, Allâhüekber ve lillâhi’l-hamd” demektir.

Kurban Bayramının arifesinde sabah namazından başlayıp, Bayramın 4. günü ikindi namazına kadar 23 vakitte, farz namazların sonunda teşrik tekbiri getirmek vâciptir.


Tevbe Ne Demektir?
Kişinin işlemiş olduğu günahlardan pişmanlık duyup Allah’a yönelmesi ve günahları terk etmesidir.


Tevekkül Nedir?
İnsanın, her konuda kendine düşen görevleri yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmasıdır.


Tevhîd Nedir?
Allah’ın var ve bir olduğuna inanmaktır.


Teyemmüm Nedir?
Abdest ya da boy abdesti almak için su bulunmadığı veya bulunup da kullanma imkanı olmadığı durumlarda, niyet edilerek temiz toprak veya toprak cinsinden bir şeye elleri sürüp yüzü ve kolları meshetmektir.


Vâcib Nedir?
Dinen yapılması zannî delillerle istenen hükümlerdir.


Vahiy Nedir?
Yüce Allah’ın dilediği şeyleri Peygamberlerine, özel yolla bildirmesidir.


Vaiz Kimdir?
Dinî konularda insanları aydınlatma görevi yapan ve bu amaçla va’z eden kimsedir.


Vakfe nedir?
Zilhicce Ayının 9.ncu gününde hac için ihramlı olarak Arafat’ta bulunmadır.


Vitir Nedir?
Yatsı namazından sonra kılınan üç rek’atlık vacip namazdır.


Yemin Kefareti nedir?
Yeminini bozan bir kimsenin on fakiri sabah akşam doyurması ya da giydirmesi veya bunlara gücü yetmeyenin üç gün peş peşe oruç tutmasıdır.


Yeryüzünde İlk Mabed Neresidir?
Yer yüzende ilk mâbed, Kâbe-i Muazzama’dır.


Zekat Nedir?
Dinen zengin sayılan müslümanların, belirli yerlere sarfedilmek üzere,

mallarından vermekle yükümlü oldukları belli bir paydır.
__________________

Mesajı son düzenleyen HATTAP ( 06-10-13 - 23:26 )
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-03-13, 10:44 #2
ufuk ufuk çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !


Allah razı olsun , emeğine sağlık ..
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-03-13, 20:45 #3
White Death White Death çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !


Allah razı olsun.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-03-13, 16:07 #4
MehmetMask MehmetMask çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun, ellerine kollarına sağlık mahmut.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-03-13, 19:55 #5
berkan123321 berkan123321 çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun ellerine sağlık ...
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-03-13, 20:20 #6
Kairos* Kairos* çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun,Ellerine sağlık..
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-03-13, 18:52 #7
dervegider dervegider çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Ellerine sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-04-13, 13:31 #8
kosava kosava çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-04-13, 14:16 #9
MortePallida MortePallida çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Emeğine sağlık.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-04-13, 14:38 #10
Water Jet Water Jet çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun , emeğine sağlık ..
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-04-13, 17:01 #11
Kyegor Kyegor çevrimdışı
Varsayılan C: A'dan Z'ye Dinimiz'deki Terimler !

Allah razı olsun.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-05-13, 09:29 #12
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Alarm Ehl-i sünnet vel cemaat itikatı mutlaka okuyun.

Aşşağıda yazacağım İtikad meselelerini Hepimizin Ezberlermesi Mecburidir.

Niceleri bu itikat meselelerini bilmeden ahirete gidiyor sizin önünüze kadar gelmiş lütfen bu fırsatı kaçırmayın ve öğrenin.

Hatta Bu konu sabitlenmelidir.
Nitekim:
Peygamberimiz (s.a.s),
"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır."
buyurmuş. Ashab sormuşlar:
"Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?"
Şöyle cevap vermiş:
"Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."(Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17)

Sakın biraz uzun diye[ki o kadar uzun değil] okumamazlık etmeyin ahirete buradaki itikatlardan birine dahi ters inanç ile giderseniz kendinizi tehlikeye atmış olursunuz kardeşlerim.

BİR MÜSLÜMANIN EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT MEZHEBİNDEN OLABİLMESİ İÇİN İNANMASI GEREKEN KONULAR
Konu 1: İyi ve fasık her müslümanın arkasında namaz kılmanın caiz (geçerli) olduğuna inanmak.
Çünkü Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
İyi ve kötü herkesin arkasında namaz kılınız” buyurmuştur. (Beyhaki Sünen-i Kübra No: 6832 4/29, Darekutni: 2/57)
Ayrıca ümmetin alimleri, tenkit ve inkar konusu yapmaksızın fasıkların, heva ve bid’at ehlinin arkasında namaz kılmışlardır. (şerhu’l Akaid shf 240)
Hatta İbn-i Ömer ve Enes ibn-i Malik (Radiyallahu Anhüma), zamanlarının en fasığı olan
Haccac-ı Zalim’in ardında namaz kılmışlardır.
Seleften bazı kişilerin fasık ve bid’atçıların arkasında namaz kılmaktan Müslümanları menetmeleri kerahete hamledilir.
Nitekim Mülteka şerhi “Mecmeu’l-Enhur” (Damat) kitabında: “Kölenin, Bedevinin, Körün, Fasıkın, Mübtedi’ (Bid’atçı) nın ve Veled-i zinanın imam olması mekruhtur, imam olmaları durumunda namaz caizdir” denilmiştir.
Konu 2: Kıble ehlini, işlediği günahı helâl saymadıkça küfre nisbet etmemek.
Kıble ehli: İnanç esaslarını değişik şekillerde yorumlayan farklı itikadi mezheplere müntesip olan bütün Müslümanlardır.[örneğin: Bir Müslüman kişi faiz alıyor ancak faiz günahtır ben günah yapıyorum diyor bu kişi mümindir ancak büyük günah işlemiş olur. Ancak faiz yiyor ve faiz günah değildir diyor ise bu kişinin imanı gider.]
Konu 3 : İster iyi olsun, ister kötü olsun iman üzere ölen herkesin cenaze namazının kılınacağına inanmak.
Çünkü Vasile ibn-i Eska’ (Radiyallahu Anh) dan rivayete göre Peygamber Efendimiz
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şeriflerinde:
“Her (müslüman) ölünün üzerine (cenaze) namaz (ını) kılın.” buyurmuştur.
Hadis-i şerifteki ölüden maksat müslüman ölüsüdür. Buna göre cenaze namazı yalnız ibadet ehli olan kimselere mahsus olmayıp, kıble ehlinden olan her günahkâr müminin de cenaze namazı kılınır.
Konu 4: Kur’an’ın mahlûk (yaratılmış) olmadığına inanmak.
Kur’an-ı Kerim son Peygamber Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e Allah-u Teala tarafından Cebrail (Aleyhisselam) aracılığı ile inmiş ve ondan tevatür yoluyla nakledilmiş olan kutsi bir kitaptır.
Kuran bizzat Allah-u Teala’nın kelamıdır. Bunda melek ve Peygamber sadece vasıtadır.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Cebrail (Aleyhisselam) vasıtasıyla
Allah-u Teala’nın vahyini telâkki etmesi iki suretledir:
1- Cebrail (Aleyhisselam) melekiyyetten beşeriyyete, (insan suretine) intikal edip Allah-u
Teala’nın kelamı olan Kur’an’ı Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e talim ederdi.
2- Bazen de Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beşeriyyetten melekiyyete yükselerek Allah u Teala’nın vahyine mazhar olur, Elfaz-ı Kur’aniyye’yi (Kur’an’ın lafızlarını) telakki eder (vasıtasız olarak bizzat Allah-ü Teala’dan alır).
“Bunun içindir ki Kur’an-ı Kerim yalnız manası ile değil, elfazı ile de Peygamber
Efendimizin kalbine indirilmiştir.”
Kur’an’a Vahy-i Metlüv (namazda kıraat olarak okunan vahiy) denilmesi de bu sebeptendir. Kur’an-ı Kerimin dört unsuru vardır:
1- Lafız olması,
2- Arapça olması,
3- Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e indirilmiş olması,
4- Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olması.
Bu dört unsurdan biri noksan olursa Kur’an olmaz. Binaenaleyh günümüzde bir çok dile çevrilen Kur’an-ı Kerim’in çevirilerine: “Meal” denir, “Kur’an” denilmez.
Netice olarak; Kur’an-ı Kerim manası itibariyle mucize olduğu gibi lafızları itibarıyla da mucizedir.
Çünkü Kur’an Kerim, kendisinin Allah-u Tealâ’nın sözü olmayıp, Hazreti Muhammed
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in sözü olduğunu iddia edenlere karşı:
“Eğer bu, insan sözü ise siz de böyle bir söz söyleyiniz. Bütün insanlar, cinler bir araya toplansalar, görülen ve görülmeyen bütün kuvvetler bir araya gelse ve birbirlerine yardım etseler yine, bu Kur’an’ın en kısa bir suresine, bir satırına benzer bir şey yapamazlar.” (İsra Suresi:88 den mealen) diye meydan okumuştur.
Ve bunu yapmak için pek çok uğraşanlar olduğu halde, bugüne kadar yapılamamıştır ve yapılamayacaktır.
Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in bozulmadan kıyamete kadar kalmasını Allah-u Teala dilemiş olduğundan Kur’an’a bu özelliği vermiş ve Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den itibaren her asırda müslümanların içinde yüz binlerce insan bu mukaddes kitabı ezberlemişlerdir.
Kur’an’ın mahlûk (hadis; sonradan yaratılmış) veya gayr-ı mahluk (kadim; evveli olmayan bir kitap) olduğu konusuna gelince;

Bu konuya girmeden Allah-u TeaIa’nın zati sıfatlarından olan Kelam sıfatından bahsetmemiz gerekir.
Kelam sıfatı Allah-u Teala’nın ezeli (evveli olmayan) sıfatıdır.
Zira hadis (sonradan yaratılan) şeylerin, kadim (evveli olmayan) Allah-u Teala’nın zatıyla kaim olması (zatında bulunması) zarüri olarak imkansızdır.
Allah-u Teala’nın zatında olan kelam sıfatı ses ve harf cinsinden değildir. Çünkü bir kelimenin ilk harflerinin telaffuz edilmesi bitmeden ikinci hecedeki harflerin söylenmesi imkansızdır.
Bu itibarla ses ve harf cinsinden olan Ke1am, hadis (sonradan yaratılmış) dır.
Müellif Ömer Nesefi: “Allah-u Teala’nın kelamı olan Kur’an, mahlûk (hadis; sonradan yaratılmış) değildir” diyerek Kelâm-ı Nefsi yani, ses ve harf cinsinden olmayan ve Allah-u Teala’nın zatıyla kaim olan mananın kadim (ezdi) olduğunu; hadis (sonradan yaratılmış) olmadığını söylemiştir.
Netice olarak deriz ki: Allah’ın kelamı olan Kur’an, ses ve harf cinsinden olmayıp zatıyla kim olan bir manadır ve ezelidir.
Ehl-i Sünnet alimleri, “Kur’an, gayr-i mahlûktur” derken Allah-u Teala’nın zatıyla kaim olan mananın (ki, bu manaya da Kur’an denilmektedir) gayr-i mahluk (sonradan yaratılmamış) olduğunu söylemektedirler.
Konu 5: Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in miracının hak olduğuna inanmak.
MİRAC: Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in, Mescid-i Aksa’ya vardıktan sonra, semaya ve oradan da Allah-u Teala’nın dilediği makamlara yükselmesidir.
EhI-i Sünnet vel cemaatın geneline göre mirac, hem ruh hem de bedenle gerçekleşmiştir. Mirac, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in hadisiyle sabit olmuştur.
Ancak hakkında varid olan hadisler mütevatir olmayıp, meşhür ve Ahad olduklarından, miracı inkar eden kafir değil, bid’atçıdır (Ehl-i Sünnetten çıkmıştır)
İsra hadisesine gelince:
İSRA:Allah-u Teala’nın Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) i gece vaktinde
Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksaya götürmesidir.
İsra, AIlah-u Tealanın:

“Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescidi Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren zatı tenzih ederim. (o Allah bütün noksan sıfatlardan münezzehtir). Şüphesiz ki 0, ziyade işiten, hakkıyla görendir.” (İsra Suresi:1)
Ayeti ile sabit olduğundan İsra’yı inkâr eden kafir olur.
Konu 6: Müminlerin cennette Allah-u Teala’yı göreceklerinin hak olduğuna inanmak. Müminler kendileri cennette oldukları halde Allah-u Teala’yı bir cihetten, bir mekândan ve bir şekilden münezzeh olarak görmek şerefine nail olacaklardır. Allah-u Tealâ’yı görecekleri nakli delille sabittir.
Cerir (Radiyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurmuştur:
“Sizler şu ayı zahmetsizce gördüğünüz gibi Rabbinizi de muhakkak öyle göreceksiniz.” Konu 7: Cennet ve Cehennemin hali hazırda yaratılmış olduğuna inanmak.
Zira Allah-u Teala Cennet hakkında mazi (geçmiş zamanı ifade eden) fiil sığasıyla
“Cennet muttaki (takva sahibi kimse) ler için hazırlanmıştır.” (Ali İmran Suresi:133 den); Cehennem hakkında da;
“Cehennem kâfirler için hazırlandı.” ‘Bakara Suresi:24 den) buyurmuştur.
Konu 8: Sahabenin sadece hayırla anılacağına inanmak.
Zira sahabelerin menkıbeleriyle ve kendilerine dil uzatmaktan kaçınmanın vacip oluşuyla ilgili olarak sahih hadisler rivayet edilmiştir.

Nitekim Ebu Said El-Hudri (Radiyallahu Anh) dan rivayete göre Resulullah (Sahallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur
“Ashabıma’ sövmeyiniz, sizden biriniz uhud dağı kadar (altın) verse, onların (verdiği) bir müd (denilen ölçekle) hatta yarım müd sadakadan aldığı sevaba nail olamaz.”
Abdullah ibn-i Muğaffil ((Radiyallahu Anh)) dan rivayet edildiğine göre Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Ashabım hakkında Allah (-u Teala) dan korkun. Allah (-ü Teala) dan ashabım hakkın da korkunuz da onları benden sonra (husumet oklarının) hedef (i) haline getirmeyiniz.
Her kim sahabeyi severse, beni sevdiği için onları sevmiş olur.
Her kim onlara buğzederse, bana buğzettiği için onlara buğzetmiş olur. Her kim onlara eziyet ederse bana eziyet etmiş olur.
Her kim beni incitirse Allah (-ü Tealây) ı incitmiş olur.
Her kim Allah (-u Tealay) a eza ederse; Allah (u-Teala) onu (yaptığı ezaya karşı cezalandırmak ve azap etmek için) yakalayıverir.”
Ayrıca Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin ve diğer büyük sahabiler (Radıyallahu Anhum) den her birinin menkıbeleri hakkında sahih hadisler vardır.
Sahabiler arasında vaki olan münazaa ve harbleri, ictihadi hata ve benzeri yorumlarla yorumlamak ve değerlendirmek gerekir.

Bu sebeplerden ötürü sahabiye sebbetmek (sövmek) ve haklarında ileri geri konuşmak; şayet kesin delillere aykırı düşüyorsa küfürdür.
(Hazreti Aişe validemizin iffetine yapılan iftira gibi). Zira Allah-u Tealâ Nur suresinin ayetlerinde, Hazreti Aişe (Radiyallahu Anha) validemize yapılan iffetsizlik iftirasının asılsız olduğunu beyan etmiştir.
Eğer sahabiye sebbetmek ve haklarında ileri geri konuşmak kesin delillere dayanmıyorsa, buda bidat ve fasıklıktır.
Konu 9: Amellerin tartılmasının hak olduğuna inanmak.
Çünkü Allah-u Tealâ:
“O gün Vezn (amellerin tartılması) haktır” buyurmuştur. (Araf Suresi: 7 den>
Mizan: Sevap ve günah bakımından amellerin miktarının bilinmesini sağlayan şeyden ibarettir.
Akıl, bu terazinin mahiyetini ve tartma keyfiyetini idrak edemez.
Konu 10: Sıratın hak olduğuna inanmak.
Sırat: Cehennemin üzerinden uzatılmış olan kıldan ince kılıçtan keskin bir köprüdür. Cennetlikler bunun üzerinden göz açıp, kapayacak bir zamanda, yıldırım gibi, rüzgar gibi,
süvariler gibi geçerler.
Cehennemlikler ise, sıratın üzerinden geçerken ayakları sürçer ve yuvarlanarak cehenneme düşerler.
Konu 11: Büyük günah işleyenler hakkında Peygamberlerin ve hayırlı kişilerin şefaat etme yetkilerinin varolduğuna inanmak.
Zira Enes İbn-i Malik (Radıyallahu Anh) den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Şefaatim, ümmetimden kebire (büyük günah) sahipleri içindir.” buyurmuştur. (Ebü Davud)
Osman İbn-i Affan (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet gününde üç sınıf insan şefaat edecektir; Peygamberler, Âlimler ve Şehitler.”
Konu 12 : Büyük günah işleyen müslümanlar tevbe etmeden ölseler dahi cehennem de ebedi olarak kalmayacaklarına inanmak.
“Kim zerre kadar hayır işlerse, onu görecektir.” (Zilzal Suresi: 7) Kur’an-ı Kerim’de bu ve bu manada bir çok ayet-i kerime vardır.
Mü’min olan bir kimsenin ne kadar günahı olsada imanı bulunduğuna göre mutlaka hayrı vardır. Zerre kadar hayır işleyen bunun sevabını göreceğinden o kişinin neticede mutlaka cennete gireceği muhakkaktır. Çünkü cehennemde kaldığı sürece imanının mükafatını görmesi imkansızdır.
Konu 13 Amelin imandan cüz olmadığına inanmak.
Zira iman; Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Allah-u Teala’dan getirdiği zarûri ve kesin olarak bilinen şeylerin tamamına inanmaktır.
Bu kavram, azlığı ve çokluğu kabul etmez. Dolayısıyla iman ne artar, ne eksilir. Bu tasdik kendisinde olana: “Mümin”, olmayana: “Kâfir” denir.
İman iki rükün (temel) den ibarettir;
1- Kalb ile tasdik,
2- Dil ile ikrar.
Kalb ile tasdik rükn-i asli’dir; dil ile ikrar ise rükn-i zaiddir.
Rükn-i asil olan kalb ile tasdik hiç bir surette müminden düşmesi ihtimali bulunmayan bir rükündür.
Rükn-i zait olan ikrar ise müminden düşmesi ihtimal dahilinde olan bir rükündür.
Şöyleki; öldürülmekle veya bir uzvunun telef edilmesiyle veyahut şiddetli bir dayakla tehdit edilmesi durumunda dil ile ikrar düşebilir.
Nitekim dilsiz hakkında da bu rükün düşünülemez.

Konu 14: Şirkin dışında büyük günah işlemenin mümini iman dairesinden çıkarmayacağına inanmak.
Bu konu bir önceki konunun neticesi konumundadır.
Büyük günahlar, İbn-i Ömer (Radıyallahu Anhüma) dan rivayet edildiği üzere dokuzdur:
1- Allah-u Teala’ya şirk koşmak,
2- Haksız yere adam öldürmek,
3- Namuslu kadının iffetine iftira etmek,
4- Zina etmek,
5- Savaştan kaçmak,
6- Sihir (büyü yapmak veya yaptırmak),
7- Yetim malı yemek,
8- Müslüman olan ana ve babaya asi olmak,
9- Mescid-i Haram’da günah işlemek.
Ayrıca Ebû Hureyre, bunlara faiz yemeyi, Hazreti Ali (Radıyallahu Anh) hırsızlığı ve şarap içmeyi eklemiştir.
Konu 15: Allah-u Tealâ’nın duaları kabul edip, ihtiyaçları göreceğine inanmak.
Çünkü Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de; “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim” buyurmuştur. (Gâfir Suresi: 60’dan)
O halde hayatta olan insanların ölülere dua etmelerinde ve onlar için sadaka vermelerinde fayda vardır.
Bu konuya delil olarak Taftazani (Rahimehullah),”ölülere, özellikle cenaze namazında yapılan dualarla ilgili olarak nakledilen sahih hadisler vardır.
Ve selef (geçmiş büyükler) de, bu gibi hususlar öteden beri anane haline gelmiştir. Yapılan duada ölü için fayda olmasa, bu gibi şeylerin manasız olması gerekirdi” demiştir.
Aişe (Radıyallahu Anha) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Sayıları yüze varan bir cemaatin namazını kıldığı ve hep birlikte duacı olduğu hiç bir ölü yok ki, bunların o zat hakkındaki duaları kabul edilmemiş olsun” buyurmuştur.
Konu 16 : Kulun kendi iradesiyle yaptığı bütün iyi ve kötü fillerinin yaratıcısının Allah- u Tealâ olduğuna inanmak.
Çünkü Allah-u Tealâ Kur’an-ı Kerim’de;
“Sizi de yaptıklarınızı da yaratan Allah (-u Teala) dır.” (Saffat Suresi: 96)
“Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? düşünmez misiniz?” buyurmaktadır. (Nahl
Suresi: 17)
Bu ayet-i celile yaratıcılıkla övünme makamında nazil olmuştur. Şayet yaratıcılık Allah-u
Teala’ya ait olmasaydı, bu ayetle övünmesinin bir manası olmazdı.
Ehl-i Sünnet Vel cemaat mezhebinden olan bir kişinin bu şekilde inanması lazım geldiği için yaratmak kelimesini kullara isnad ederek: “Falanca kişi yarattı” demekten sakınmalıdır.
SORU :Kulun bütün fiillerini yaratan Allah-u Teala olduğuna göre, kul yaptığı fiilden niçin mes’uldür.
CEVAP : Allah-ü Teala kullarına hayrı da şerri de seçebilecek bir irade vermiştir.
Kul, bu seçme kudretini hayır ve şerden dilediği cihette (yönde) kullanabilir. Kulun iradesini hayra ve şerre sevketmesine: “Kesb” denilir.
Kulun bu kesbinin Allah-u Tealâ’nın kul için yaratmış olduğu fiille ilgisi ve birlikteliği vardır. Dolayısıyla kulun yapmış olduğu fiilde Allah-u Teala’nın onu cebretmesi (zorlaması) söz
konusu olamaz.
Görüldüğü gibi kulun mesuliyeti kesbinden kaynaklanmaktadır.
Konu 17: Yolcu veya yolcu değil iken mestler üzere meshetmenin caiz olduğuna inanmak.
Hasan-ı Basri (Radıyallahu Anh) demiştirki; Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in ashabından ulaşmış olduğum yetmiş kişinin hepsi mest üzere meshetmenin caiz olduğu görüşünde idi.
Bundan dolayı Ebû Hanife (Radıyallahu Anh) “Gün gibi açık deliller elde etmedikçe, mestler üzere meshin caiz olduğuna kanaat getirmedim.” demiştir.

Tabakât-ı Fukaha’nın üçüncü tabakasından: “Müctehid fil mes’ele (müctehidin görüşünün bulunmadığı meselelerde müctehidin kaide ve usulüne uygun bir şekilde ictihad etme yetkisine sahip) olan İmam-ı Kerhi (Rahimehullah) demiştir ki;
Mest üzere meshetmenin caiz olmadığına kanaat getirenlerin kafir olmalarından endişe ederim.
Çünkü bu konuda nakledilen eserler ve haberler tevatür hükmündedir.
Netice; mest üzere meshetmenin caiz olmadığı kanaatine varanlar bid’at ehlidir.
Konu 18: Kabirde Münker ve Nekir’in sual sormalarının hak olduğuna inanmak.
Münker ve Nekir: Kabre girerek, insana Rabbinden, dininden ve Peygamberinden sual soran iki melektir.
“Ölü mezara gömülünce, birine: ‘Münker’ diğerine: ‘Nekir’ adı verilen siyah ve gözleri mavi iki melek gelir.
Ona derler ki, ‘şu Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) denilen zat hakkında ne dersin?’ O da (dünyada) dediğini söyler.
‘O, Allah (-ü Tealân) ın kulu ve Resulü dür. Ben şehadette bulunurum ki, Allah (-u
Tealâ) dan başka ilah yoktur, Muhammed (Aleyhisselam) da O’nun kulu ve Resulüdür.’
Bunun üzerine melekler; ‘biz senin böyle diyeceğini zaten biliyorduk.’ derler.
Sonra onun mezarı enine ve boyuna yetmiş arşın genişletilir. Daha sonra bu ölünün mezarı aydınlatılır. Neticede melekler ölüye: ‘Yat, uyu’ derler. 0 da (sevincinden dolayı): ‘Aileme döneyim ve (bu iyi halimi onlara) haber vereyim (mi?)’ der.
O zaman Melekler ‘Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan
şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et.’ derler.
Ölü münafık olursa; ‘Halkın Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir şeyler söylediklerini işittim, ben de onlar gibi konuştum, başka bir şey bilmiyorum (yani onun gerçekten Peygamber olup olmadığını bilmiyorum)’ der.
Melekler: ‘Böyle diyeceğini zaten biliyorduk.’ derler.
Daha sonra yere: ‘Bu adamı alabildiğine sıkıştır.’ diye hitap edilir
Yer de başlar adamı (mengene gibi) sıkıştırmaya… O kadar ki (kaburga) kemikleri hur da haş olur.
Allah-u Tealâ onu o yattığı yerden diriltinceye kadar orada daima azaba uğratılır.” (Tirmizi )

Konu 19 : Kâfirlere ve asi olan bazı müminlere yapılacak kabir azabının hak olduğuna inanmak.
Çünkü İbn-i Abbas (Radıyallahu Anhüma) dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanına uğradı ve şöyle buyurdu;
“Bunlar azap olunuyorlar, büyük bir şey hakkında azap olunmuyorlar. Evet (insanlar katında değilse de Allah-u Tealâ katında büyük bir şeyle azap olunuyorlar).
Bunlardan biri küçük abdesten sakınmazdı (üzerine sidik sıçratırdı). Diğeri ise laf taşırdı.”
Daha sonra yaprakları soyulmuş yaş bir dalı aldı ve onu iki parçaya böldü. Sonra her bir kabre bir parça koydu.
0 zaman sahabe-i kiram: “Ya Resülallah! Bunu niçin yaptın?” diye sorduklarında, Resulullah
‘(Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
Bu çubuklar yaş kaldıkları müddetçe, onların azaplarının hafifletileceğini umarım.” buyurdu. (Buhari, Vüzü ‘:54 No: 213, 1/88 Müslim, İman: 34 No: 292, 1/240 Ebu Davud, Taharet:11 No:20)
Kabir azabı hakkında daha çok hadis-i şerifler vardır, biz bir tanesiyle yetindik.
Konu 20: Müslümanların Cennete girmeleri, amellerinin karşılığı olmayıp, bilakis
Allah-u Tealâ’nın fazl-u keremi ile olduğuna inanmak.
Müminlerin Cennetteki derecelerinin farklı olması amellerinin azlığı ve çokluğuna bağlıdır. Ancak cennete girmeleri Allah-u Tealâ’nın fazl-u keremine bağlıdır. Zira kulların yapmış olduğu ameller çok bile olsa, Allah-u Teala’nın verdiği nimeti karşılaması düşünülemez. Nitekim Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
“Hiç birinizi ameli Cennete sokamaz” ‘buyurdu. 0 zaman: “Sen de mi? Ey Allah’ın Resulü!” diye sorulduğunda Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
“Ben de (giremem). Ancak Allah (-u Tealâ) beni fazl-u rahmetiyle kuşatırsa (girebilirim).” buyurdu. (Buhari, Merza:19 No:5349, 5/2147 Müslim, Sıfatü ‘l-Münafikin:l7 No:2816, 4/2169)
Konu 21: Öldürülenin, eceliyle öldüğüne inanmak.
Şöyleki Allah-u Teala öldürme hadisesinin gerçekleşeceğini, evveli olmayan ilmi ile bilmiş olduğundan öldürülenin ecelini ona göre belirlemiştir.
Katil ise yasak olan öldürme cinayetini işleyip Allah-u Teala’nın takdirinin bu şekilde tecelli etmesine sebep olduğu için mes’ul olmuştur.

O halde öldürülen kişi için: ‘ (ölüm zamanı) nı tamamlamadan ölmüştür.’ denilemez.
Konu 22 : Peygamberlerden sonra insanların en faziletlisinin Hazreti Ebûbekr-i Sıddık ve Hazreti Ömer (Radıyallahu Anhüma) olduğuna inanmak.
Konu 23 : Hazreti Osman ve Hazreti Ali (Radiyallahu Anhüma) yı sevmenin gerekliliğine inanmak.
Ehl-i Sünnetin cumhuru (çoğunluğu) na göre, Hazreti Osman, Hazreti Ali’den üstündür. Bazıları bunun aksini iddia etmişlerdir.
Konu 24: Veliler (Allah-u Teala’nın dostların) ın, kerametlerinin hak olduğuna inanmak.
Veli: İmkan dahilinde Allah-u Teala ve sıfatları hakkında bilgi sahibi olan, ibadetlere devam eden, günahlardan kaçınan, lezzetlere ve şehvetlere dalmaktan yüz çeviren, dünyaya sırt çeviren, kalbine yönelen, Mevla Teala’yı zikre devam eden kişidir.
Mucize: Peygamberlik davasıyla ilgili olan harikulade hadiselerdir.
Velilerin kerameti: Peygamberliği iddia etmemek şartıyla onlardan zuhûr eden harikulade (adet dışıi) hadiselerdir.
İstidrac: İman ve amelle ilgisi bulunmayan kişilerden zuhûr eden harikulade hadiselerdir.
Veli olan kişi bir Peygambere tabi olduğunu ikrar ettiği için onun göstermiş olduğu keramet, tabi olduğu Peygamber için mucize sayılır.
Bu kerametler ne gibi şeylerdir?
Tayy-i Mekân: (az süre içinde uzun mesafe katetmek).
Mesela; Süleyman (Aleyhisselam) in adamı olan Asaf İbn-i Berhiya’nın göz açıp kapama süresi içerisinde Belkıs’ın tahtını uzak bir mesafeden getirmesi gibi. (Neml Suresi: 40)
İhtiyaç duyulduğunda yenilecek, içilecek ve giyilecek şeylerin kendiliğinden ortaya çıkması. Nitekim Hazreti Meryem hakkında bu durum gerçekleşmiştir. (Ali imran Suresi: 37)
Su üzerinde yürümek, havada uçmak, cansız maddelerin ve hayvanların konuşmaları ve benzeri şeyler Selef-i Salihinden, inkarı mümkün olmayacak derecede çok kişiden nakledilen harikulade hadiselerdir.
Konu 25: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Cennetle müjdelemiş olduğu on kişinin cennetlik olduğuna dair şehadette bulunmanın hak olduğuna inanmak.
Nitekim Abdurrahman ibni Avf (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
1- Ebûbekir (Radıyallahu Anh), cennettedir

2- Ömer (Radıyallahu Anh), cennettedir.
3- Osman (Radıyallahu Anh), cennettedir.
4- Ali (Radıyallahu Anh), cennettedir.
5- Talha (Radıyallahu Anh), cennettedir.
6- Zübeyr (Radıyallahu Anh), cennettedir.
7- Abdurrahman bin Afv (Radıyallahu Anh), cennettedir.
8- Sa’d (bin Ebi Vakkas (Radıyallahu Anh)), cennettedir.
9- Said (bin Zey (Radıyallahu Anh)) cennettedir.
10- Ebu Ubeyde bin Cerrah (Radıyallahu Anh), cennettedir.”
(Tirmizi, Menakib:26, No:3 747, 5/647, Ebu Davud, Sünnet:8, No:4 649, 2/623, Ahmed ibni Hambel, Müsned, No:1675, 1/410)
Yine böylece Hazreti Hatice, Hazreti Fatıma, Hazreti Aişe ile Hasen ve Hüseyn (Radiyallahu
Anh) ve diğer bazı sahabeler hakkında cennet müjdesi dünyada verilmiştir.
Bu hususta bir çok hadis-i şerif ve rivayetler mevcuttur.
Bunları veya bunlardan birini tenkit eden kişi mübtedi’ (ehl-i bid’at) tır.
Biz bütün müminlerin cennet ehli, kafirlerin de cehennem ehli olduklarına şahitlik ederiz fakat hakkında bir nas (ayet ve hadis gibi bir delil) bulunmadıkça belli bir kimsenin cennetlik veya cehennemlik olduğuna dair şahitlikte bulunamayız.
Konu 26 : Kitabın hak olduğuna inanmak.
Yani hafaza meleklerinin, mükellef kulun taat ve isyanlarını yazdıkları divan haktır. Bu defter mü’minlere sağ elinden kafirlere ise sol ellerinden ve sırtlarının arkasından verilecektir
Fasık mü’mine defteri nasıl verileceğine dair ihtilaf varsa da meşhur olan görüş, sağ tarafından verileceğidir.
Konu 27: Sualin hak olduğuna inanmak.
Kıyamet günü hesap zamanı Mevla Teala’nın, kullarına dünyada yaptıklarını sorması haktır. Mevlâ Teala mü’minlerin günahını teşhir etmeyip onlarla teke tek görüşecek ve neticede günahlarını mağfiret edecektir.
Kafirler ve münafıklar hakkında ise bütün mahlukatın huzurunda:
İşte bunlar, Rablerine karşı iftirada bulunanlardır. Allah’ın laneti o zalimlerin üzerine olsun.” (Hud Suresi:18 den) diye nida edilecektir.

Konu 28 : Havz-ı Kevser’in hak olduğuna inanmak.
Abdullah ibni Amr (Radıyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre Bu hususta Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Benim havzım (açıları eşit olmak üzere) bir aylık genişliktedir. Onun suyu sütten beyaz, kokusu miskten daha hoştur.
Bardakları gökteki yıldızlar gibi (çok) tur. Ondan (bir kere) içen artık ebedi susamaz.”
(Buhari, Rikâk:53, No:6208, 5/2405, Müslim, FezâiI:9, No:2292, 4/1793, Ahmed İbni
Hanbel, Müsned, No:15123, 5/189)
Konu 29 : İnsanların Peygamberlerinin, meleklerin Peygamberlerinden, meleklerin Peygamberlerinin, insanların Peygamber olmayanlarından, insanların Peygamber olmayanlarının da meleklerin Peygamber olmayanlarından daha faziletli olduğuna inanmak.
Melek nev’inin Peygamberlerinin, insanlar dan Peygamber olmayanlara üstün oluşu icma ile, hatta zarüri olarak sabit olan bir hükümdür.
İnsan nev’inin Peygamberlerinin, melek nev’inin Peygamberlerinden, Peygamber olmayan insanların, Peygamber olmayan meleklerden üstün oluşu bir kaç şekilde izah edilebilir.
a) Allah-u Teala meleklere Adem (Aleyhisselam) a tazim ve tekrim yolu ile secde etmelerini emretti.
Hikmetin gereği Allah-u Teala’nın, fazilet bakımından altta olanın üstte olana secde etmesini emretmesidir.
b) ilim ehli olan herkes;
“Allah (-u Tealâ) Adem (Aleyhisselam) a bütün isimleri öğretti.” (Bakara Suresi: 31 den) Ayeti ile Allah-u Teala’nın, Adem (Aleyhisselam)ı meleklerden üstün kıldığını, Adem
(Aleyhisselam) ın ilminin fazlalığı sebebiyle, tazim ve tekrimi hak ettiğini anlar.
c) Şüphesizki Allah (-u Teala) Adem (Aleyhisselam) ı, Nuh (Aleyhisselam) ı, İbrahim ailesi ile İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı.” (Ali İmran Suresi: 33)
Bu ayet-i celilede zikredilen Âlem kavramına melekler de dahildir. Peygamber olmayan insanların, Peygamber olan meleklerden üstün tutulmayacakları icma ile istisna edilmiştir.
Bu istisna dışında ayetin genel hükmü bakidir. Bu genel hüküm de; “İnsan nev’inin Peygamberlerinin, melek nev’inin Peygamberlerin den, Peygamber olmayan insanların, Peygamber olmayan meleklerden üstün oluşu” dur.
[Ahmet Mahmut Ünlü'nün İtikat Risalesi adlı eserinden alıntıdır.
Daha geniş bilgileri İtikat Risalesinde bulabilirsiniz.]


ilk maddeye ilaveten:

Kıraati bozuk olan imamın arkasında namaz kılmanın hükmü nedir?
Cevap:
Ebu Hazım anlatıyor:
“Ben Resulullah’ın (asm) şöyle söylediğini işittim:
“İmam zamin (kefil)dir. Eğer namazı iyi kıldırırsa sevap hem onadır, hem cemaatedir. Şayet fena kıldırırsa vebali kendisinedir, cemaate değildir.” (Kütüb-i Sitte)
İmam namazı iyi kıldıramadığında namazın vebali cemaate değil de imama kalsa da yanlış okumayı alışkanlık haline getirmiş bir imama uymak elbette tercih edilmemelidir.
İmam olacak kişinin kıraati (Kuran okuması) düzgün olmalıdır. Yani, Kur’an okuma esnasında durulacak yerde durmalı, geçilecek yerde geçmeli, kelimelerin şeddesini, tahfifini ve kıraatle ilgili diğer hususlarını bilip dikkatli okuması gerekir. (Fetevayi Hindiyye) Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Kuran’ı hatalı okuyan bir imama uymak doğru mudur?
[] içinde yazılanlar kendi yazdıklarımdır.

Mesajı son düzenleyen askanver101 ( 19-05-13 - 17:45 ) Neden: Başlıkta Hata olduğu kanısındaydım.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-05-13, 08:45 #13
assteck assteck çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Allah razı olsun kardeşim.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-05-13, 18:17 #14
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Sendende Allah razı olsun kardeşim.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-05-13, 08:09 #15
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Yukarıdaki itikat meselelerinizi Tanıdıklarınızada okutun arkadaşlar , okutabileceğiniz herkese okutun lütfen.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-13, 17:43 #16
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Okuyan arkadaşlar , yorum yazarlar ise konu yukarılarda kalmış olur.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-13, 19:40 #17
HATTAP HATTAP çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Allah razı olsun teşekkürler .
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-13, 19:51 #18
DEBBAH1907 DEBBAH1907 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Müslümanım diyen herkesin bilmesi gereken temel bilgiler,hele hele bidatlerin ve hurafelerin yayıldığı,sapık mezheplerin çoğaldığı,kaderi inkar eden,bedenlerin dirilmesini inkar eden sapık hocaların çoğaldığı bu dönemde hepimizin bu bilgileri ezberlemeye ve bu itikada sımsıkı sarılmaya ihtiyacımız var.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-13, 15:10 #19
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

DEBBAH Kardeşim Haklısın.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-05-13, 10:20 #20
askanver101 askanver101 çevrimdışı
Varsayılan C: Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı herkes okumalı

Tekrar rica ediyorum , Okuyan kişiler yorum yaparlar ise konu üst tarafta kalması sağlansın. Hayırlı Günler
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 15:35
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018