Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-02-19, 12:08 #421
celal1973 celal1973 çevrimdışı
Varsayılan Ereğli’yi Çok Seviyorum


Ereğli’yi Çok Seviyorum

ÖMÜRUZATAN MERHAMET

Ümmü Kaysbint-i Mihsan -radıyallâhu anha- anlatıyor:

“Oğlum ölmüştü. Bu sebeple çok üzüldüm. Onu yıkayankimseye teessürle:

«–Oğlumusoğuk su ile yıkama, onu öldüreceksin!» dedim. Ukkâşe -radıyallâhu anh- hemenRasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e gidip benim söylediklerimi haberverdi. Allâh Rasûlü tebessüm ettiler ve:

“–Böyle misöylüyor! Öyleyse onun ömrü uzadı.” buyurdular.

Hadîsin râvîsi: “Biz, bu kadın kadar uzun yaşayan başka bir kimse bilmiyoruz.” demiştir.(Nesâî, Cenâiz, 29

******************

Merhabasevgili gönül dostlarımız,

Allah'ın,Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Bu haftasize içimden geldiği gibi sohbet etmek istiyoruz. Yazıya kısa ve güzel bir anektodile başladık. İnşallah her konuda merhametlilerden oluruz.


HAYATIMIZIN GAYESİNEDİR?

Uzayda milyarlarca galaksi varmış. Her galaksininiçinde en az iki yüz milyar yıldız ve gezegen varmış. Dünyamız, milyarlarcagalaksiden Samanyolu isimli galaksi içerisindedir ve Samanyolu içindekimilyarca gezegenden biridir.

Bir A4 kağıdını noktalarla doldursak ve Kainatıbu kağıt varsaysak; Dünya sadece bir nokta gibidir sanmayın. Dünya, o noktayıoluşturan milyonlarca atomdan çok daha küçüktür..

Yani dostlarımız, bütün bu savaşlar, kavgalar bukainattaki bu minnacık yer için.

Hepimiz Kainatı Allah’ın yarattığına inanıyoruz.Peki niçin yarattı? Bence mutlak fakirliğimizi, acizliğimizi, güçsüzlüğümüzüfarketmemiz ve Allah’a teslim olan bir kul olmamız yani müslüman olmamız için...Celalin penceresinden öyle görünüyor.

Allah bu dünyayı bizi imtihan etmek içinyaratmıştır.

Cenâb-ı Hak, insanı kulluk imtihanı için yarattı. Bu cihanı da buimtihanın bir dekoru ve bir dershânesi olması için vâr etti. Âyet-i kerîmelerdebuyurulur:
“Biz gökleri, yeri vebunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” (ed-Duhân, 38)

“Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzûrumuzageri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (el-Mü’minûn, 115)

“İnsanlar yalnız; «İnandık!» demekle hiç imtihan edilmedenbırakılacaklarını mı sandılar?” (el-Ankebût, 2)

O hâlde her akıl sahibi idrâk etmeli ki;

İnsan, bu cihana keyfince vakit tüketmek için gelmemiştir. İlâhîmes’ûliyetleri ve vazifeleri vardır. Hayat sermayesini ciddî bir gaye ile ilâhîölçüler ışığında değerlendirmek mecburiyetindedir.
Mes’ûliyet; sorumlu olmak, muâhezeye ve sorguya çekilecek olmak demektir.(Osman Nuri Topbaş,)

Allah bu imtihanı kazanmamız için bize sürekliyardım ediyor. Nasıl mı, kibre kapılmayalım diye gökyüzüne bakmamızı emrediyor,tefekkür edince de Allah’ın azametini ve acizliğimizi anlıyoruz.

Ve böylece başımıza gelen hadiselere sabrediyorve sahip olduklarımıza şükrediyoruz.


ALLAH’A ŞÜKÜRHASTAYIM

Bu hayatta en önemli şey ne paradır ne sağlıktır,en önemli şey imandır.

Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklere,peygamberlere, kitaplara, kadere, ahiret gününe kalpten inanmak, yani imandır.

İman olmazsa hiç bir amelimiz geçerli olmaz. İmansız olarak ölen ahirette perişanolur.

Allah kullarına tuzak kurar, avlamak ister. Yaniimana kavuşturmak için vesileler yaratır. Düşünsün, bu tarafa dönsün ister.Hastalık, vefat, kaza, gibi. Yeterki düşünelim, aklımızı kullanalım.

Ben bu FA hastalığı sayesinde gafletten uyandım.Büyük islam alimi Bediüzaman Said Nursi Hazretleri Hastalar Risalesi isimlieserinde hastalığın kazanımlarını anlatırken derki:

Hastalık ise, birden gözünüaçtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut(ölümsüz)değilsin, başıboşdeğilsin, bir vazifen var. Gururu bırak,seni Yaratanı düşün, kabre gideceğinibil, öyle hazırlan."

İnsan hastalandığında aslında ne kadar aciz, zayıf, güçsüz olduğunun farkına varır. Gafletle dünyaya daldığını, hasta olması bildirir. Çünkü hiçölmeyecek gibi yaşıyordu.

Böylece hasta insan, bir ibadet olan ‘ölümü düşünmeyi aklından hiççıkarmaz ve ölüm sonrası, yani asıl hayat ahiret hayatını kazanmak için ömür dakikalarını ibadetle değerlendirir.

İşte ticaret budur. Ömür dakikalarımızı verip cenneti satın alıyoruz. Allah öyle merhametliki, ömrümüzü O verdi zaten, sadeceirademizi serbest bıraktı. Ki özgür irademizle ibadeti seçelim inşallah. Aslında Allahu Tealaibadetimizin şekline değil, kalbimizin temizliğine ve gayretimize bakıyor.

İşte hastalık bu nokta-i nazardan (bu bakış açısından)hiç aldatmaz bir nâsih (nasihatçi) ve ikaz edici bir mürşiddir.(yol gösterici rehber)Ondan şekvâ(şikayet) değil,belki bu cihette (bu yüzden) ona teşekküretmek, eğer fazla ağır gelse sabıristemek gerektir.

Ve Hz. Bediüzzaman bu son cümlede, hasta oldum diyesızlanmasın, üzülmesin; aksine, ahiretehazırlanması için milyonlarca sağlıklı insan içinden kendisini SEÇİP hastalık verdiğinden dolayı Allaha TEŞEKKÜR etsin, diyor.


EREĞLİ’Yİ ÇOKSEVİYORUM

1973 Konya Ereğli doğumluyum. 1982’de babamın işidolayısıyla Ankara’ya taşındık.

Evet dünyaya gözümü açtığım yer Konya’nın yeşil ilçesi Ereğli’dekidedemin bağ evidir.

Bağ evi derkenşehir merkezinden uzak sanmayın. Batı Alagözlü mahallesinde Ereğli’nin saygınailelerinden Demirel’lerin babası Kazım Demirel’in bahçeli villasınınkarşısındaydı; dedem yürüyerek yarım saate çarşıya inerdi.

Ereğli, 1985’lere kadar hayalleri zorlayacak derecede güzel,harikulâde, masallar diyarı misal efsanevi bir şehirdi. Dedemgilin vemahallemizdeki bütün evlerin geniş bahçesi vardı.

Her bahçe su arklarıyla iki km yukarıdaki Alan Akar dediğimizakarsuya bağlıydı.

Alan Akar’ın suyu İvriz’den geliyormuş. Tabi, İvriz suyunun Barajaakıtılmasıyla doksanlardan başlayarak bütün su arkları ve bahçelerin çoğukurudu.

Ama yine de Ereğli’miz yeşildir.

6-7 Yaş Çocukluğumdan hatırladığım şey, yemyeşil bahçemiz ve sıksık yağan yağmurdu. Evimizin avlusundaki 5X5 metre çiçeklikte babannem hertürçiçek yetiştirirdi.

Bahçemizde ise birçok meyve ağacı vardı: Elma, Erik, Vişne, Kayısı,Şeftali, Armut, Ceviz... Ereğli’nin meşhur Beyaz Kirazı...

Çocukluğumdanberi Ankara’dan izinlerde gelirdik. Fakat burada evimiz olmadığı içinakrabalarımızda kalır ve Ereğli’ye doyamadan dönerdik.

Şimdi ise2011’de Ereğli’den ev aldık çok şükür. Artık Ereğli’ye doyuyordum. Fakat FAHastalığım ilerleyip şeker, idrar tutamama, kıl dönmesi gibi hastalıklarımdandolayı vede güneş çarpmasından ötürü az çıkıyordum.

Babam 2017’dekısmi felç geçirdi hala düzelmedi, kendini zor idare ediyor ve benimle daha çokkardeşim Faik ilgileniyor. 2017 yazında gelemedik. Zaten 2018’de de Ereğli’yeFaik götürdü, getirdi.

Ve babam, annemve ben epey hastayız, inşallah artık Ereğli’ye gelmek hayal olmaz.

Ulu Camiyi, ParkSite AVMyi, Mis Pideyi, Şehitler Parkını, Üçgöz Parkını, Sitemizin bahçesini,İvriz’i, Temiz Havayı, Engelsiz Yarınlar Derneği çay bahçesini çok özlüyorum.


Celalin Penceresinden


__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-19, 12:15 #422
celal1973 celal1973 çevrimdışı
Varsayılan Şeytan Neden Vesvese Verir?


Şeytan Neden Vesvese Verir?

Merhabasevgili gönül dostlarımız,
YüceAllah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.

Allah'ın,Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Efendim bu hafta yine Hz Mevlana’nın asırlardırHak aşıklarının gönlüne ılık meltemler estiren Hikmet pınarı bir Kuran tefsiriolan eşsiz eseri Mesnevi’den alıntılara devam ediyoruz.

Şimdi yine sözü çok uzatmadan 46. Mesneviyazısına başlamak istiyoruz:


İÇİMİZDEN SESLENENŞEYTAN

Benliğe kapılıp Hz. Âdem'e secde etmediği için şeytan, Allah'ın huzurundan kovuldu. Cenâb-ı Hakk'ın ona; "Defol git,insanlardan sana uyanları haram yollara düşür. Atlı ve yaya yardımcılarınla onlarışaşırt, ama benim gerçek kullarımı kandırmaya gücün yetmez."471 diyebuyurması.

471Bu başlıkta 17. İsrâ Sûresi'nin 62-66. âyetlerine işaret var.


® Ey Hakkâşıkı! Sen din yolunda, insanlık yolunda ilerlemek isteyince şeytan içindeseslenir.

® Sana; "Ey yolunu şaşırmış kişi!" der."Düşün, aklını başına al da, dünya nimetlerinden kendini mahrum etme, oçok zahmetli ve sıkıntılı ibâdet yollarına düşme, hayatını kendine zehir etme.Din yolunda ilerlersen hastalıklara, fakirliğe esîr olursun.

® Dostlarından ayrı düşer, hor ve hakîr bir hâlegelirsin. Sonunda din yolunda yürüdüğün için pişman olursun."

© Ey dervîş! Sen de, o melun şeytânın sesindenkorkar, tam inancı, gerçek imânı bırakır, sapıklık yoluna düşersin.

® "Daha gencim, yarını var, öbür günüvar." diye düşünürsün; "Önümüzde daha zaman var. O zaman içindeelbette din yolunu tutarım."


ÖLÜM EN İYİNASİHATTIR

® Sağdan, soldan ölümün gelip çattığını görürsün,komşuların ölür, evlerinden feryâdlar yükselir.

® Sen bu feryâdları duyunca, can korkusunakapılır da, tekrar din yoluna düşersin, dine sarılırsın, bir zaman kendiniAllah adamı yaparsın.

® "Bir daha ayağımı, din yolundan, insanlıkyolundan çekmeyeyim" diye velîlerin eserlerinden yararlanırsın, bilgidenhikmetten manevî silahlar kuşanırsın.

® Şeytân sana tekrar hîle ile seslenir de der ki:"Yokluk, yoksulluk kılıcından kork, bu yoldan geri dön!"

® Yine aydınlık kurtuluş yolundan sapar, kuşanmışolduğun bilgi, irfan ve hikmet silahlarını üstünden çıkarır atar, şeytânauyarsın.

® Yıllarca şeytâna bir ses, bir bağırış yüzündenkul olursun, köle olursun, sapıklık karanlıkları içinde, dervişlik hırkanısırtından çıkarıp atarsın.


ŞEYTANIN SESİALLAH’IN HAS KULLARINA TESİR ETMEZ

® Şeytânların bağırışlarının heybeti, halkınayağını bağlamış, boğazını sıkmıştır.

® Mezarlarda yatan imansız kişilerin rûhları,nasıl ilâhî nurdan ümidsizliğe düşmüşlerse, halkın canı da, daha hayatta iken,ilâhî nurdan öylece ümitlerini kesmişlerdir.

® Melun şeytanın sesinin korkusu, heybeti böyletesirli olursa, ilâhî sesin heybeti nasıl olur?

® Doğan kuşunun sesinden soylu keklik korkar,sineğe, o korkudan pay yoktur.

® Çünkü doğan kuşu senin olamaz. Sinekleri ancakörümcekler avlar.

® Şeytân örümceği de senin gibi bir sineği avlar;çünkü o, sineğe göre korkunçtur, heybetlidir; kekliğe, kartala karşı değil.

® Şeytânların sesleri eşkiyâya, kötü kişilereçobanlık eder. Pâdişâhın sesi ise velîleri korur, onların bekçisidir.

® Böylece birbirine uzak olan .bu iki sesbirbirine karışmaz. Tatlı denizden tuzlu, acı denize bir damla bile gitmez,karışmaz.472

Mesnevi’ninFarsçadan dilimize çevrilmiş en güzel tercümesi olan bu kitapta SertarikMesnevihan Hz. Şefik Can (1909-2005) dedemiz bu beyitle ilgili sayfanın altına şu dipnotuyazmış:

472 Tatlı denizden maksat nebiler vevelîlerdir. Acı deniz de, kötü insanlar, şerli varlıklardır.


DÜŞÜNCELER

Mesnevi’nin3. Cildindeki bu bölümde Hz Mevlanamız, en büyük düşmanımız şeytanın verdiğivesveseleri deşifre etti, ki uyanık olalım; din yolundan ayrılmayalım, Allahondan razı olsun.

Şefik Can dedemizin tercümesinden alıntılar yapmama izin veren,Rahmetli Şefik Can Hocamızın talebesi, yaşayan son Mesnevihan sevgili Hayat NurArtıran Hanımefendiye çok teşekkür ederiz.

Bu yazıdan tek gayemiz Allah rızası için faydalı olmak inşallah.
Cenabı Allah Mesnevi’yi okuyup anlamayı ve uygulamayı cümlemizenasip etsin.


Celalin Penceresinden

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-19, 11:45 #423
celal1973 celal1973 çevrimdışı
Varsayılan Allah’ın Varlığının İspatı


Allah’ın Varlığının İspatı

Merhabasevgili gönül dostlarımız,

Allah'ın,Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Bu haftasize 2017’de Egemen Yayınlarından çıkan “İçimdeki Bitmeyen Özlem” isimlikitabımızdan bir bölüm paylaşmak istiyoruz.

2003 yılında Kuranı Kerimin Türkçe mealini okumamve uygulamam sonucunda Allah hidayete erdirdi. 2006’da ise Allah beş vakitnamazla huzuruna kabul etti.

Sonrasını kitaptan kopyalıyoruz, buyrun okuyalım:


Kafama şüpheler üşüştü

Evet 2006’da, Allah günde beş kez huzuruna aldı. Beş vakit namazabaşlamadan önce, 2004-2005’te ara ara namaz kılarken sürekli aklıma çeşitlisorular takılmaya başlamıştı.

Mesela; (Tövbe Haşa!) Allah var mıdır, neden göremiyoruz?

Tamam insanları Allah yarattı, peki Allah’ı kim yarattı? (TövbeHaşa!) , Kuran, Allah’ın sözü müdür, onuHz. Muhammed SAV uydurmuş olamaz mı? Vs… Bunun gibi şüphelerdi…

Yıllariçinde pekçok kitap okudum, birçok dini radyolardan “Ehl-i sünnet vel cemaat” (Peygamber Efendimizin SAV ve Onun Eshabınıngittiği yolda yürüyenlerdir.) alimlerden sohbetler dinledim, internettenyazılar okudum, Youtube’dan sohbetler izledim.

Bu sorularımın hepsine tatmin eden cevaplar buldum. Şüpheler yerinitevekküle bıraktı.

Evet şimdi bunları çok kısa anlatmak istiyorum. Çünkü eminim benimgibi kafasında bu tür şüpheler olan engelli veya sağlıklı gençler çoktur. İsteyennefsimle beraber dinlesin!

Ey Nefsim! Öncelikle bu şüpheleri aklımıza getiren şeytandır, bunu iyibil, sakın unutma!. Şeytanın amacı, bu tür vesveselerle insanları ibadettenuzaklaştırmaktır.


Allah varlığı

Öncelikle belirtmek isterimki, bu bilgiler benim değil, ben acizanebir ilim taşıyıcısıyım. Bunlar değerli ehl-i sünnet alimlerin kitap vesohbetlerinden öğrendiklerimdir.

Bize Rabbimizi tarif eden üç büyük Tanıtıcı var. BirincisiKainat Kitabı (Canlı, cansız evrende var olan her şey) , ikincisi Kur’an-ı Kerim ve üçüncüsü Efendimiz Hz. Muhammed SAV.

Diğerikisine vesvese ile şüphe geldiği için, sadece Kainat Kitabından birkaç örnekvermek istiyorum:

Dinle eynefsim! Allah, insanlara akıl denen cihazı kendisini bulmamız için vermiştir.

Şimdi, Kainatın içindekileri düşünelim.Milyarlarca galaksi var, herbirinde milyarlarca gezegen var, birbirineçarpmadan milyonlarca yıldır çok hassas hesaplarla dönerek ilerliyorlar.

Allah,dünyayı geceyi ve gündüzü oluşturmak için, saatte 1670 km hızla kendi etrafındabasket topu gibi döndürüyor. Mevsimleri oluşturmak için ise, dünyayı aynı andagüneşin etrafında saatte 75 bin km hızla döndürüyor. Çok ince hesaplarla…

Belgesellerden izliyoruz. Zehirli bir uçan böcek milyonlarca yıldırbal yapıyor. Elsiz bir böcek ipek yapıyor. Tavuğun tornası yok, tezgahı yok,okula gitmedi, milyonlarca yıldır protein deposu aynı yumurtayı çıkarıyor.

Bizimağzımızın tadını bilen birisi olmalı ki, salataya, çorbaya sıksınlar diyelimonu yaratmış. İhtiyacımız olan vitaminleri bilen birisi olmalı ki, portakalıyaratmış.

Ayrıca,bizi de çok seviyor olmalı. Yarattığı portakalın rengi gözümüzün, kokusuburnumuzun hoşuna gidiyor. Bizi seviyor ki, portakalı da elma gibi yaratmamış,dilim dilim ambalajlamış ki, kabuğunu soyunca üstümüzü batırmayalım…

İnsan, kendi yaratılışındaki ve kainattakimükemmel tasarımı düşününce, herşeyin bir hikmetle yaratıldığını keşfeder.

Mesela birtelefon veya kitap bile kendi kendine olamaz ise, nasıl oluyor da bu harikadüzen, muhteşem varlıklar tesadüfen kendi kendine olur.

Mesela hiç düşündük mü? Herşeyin katı halininkütlesi ağırdır. Neden suyun katı halinin yani buzun kütlesi hafiftir.

Eğer buz ağır olsaydı dibe çökerdi. Bütün okyanusbuz tutardı. Bir kışta bütün balıklar ölürdü. Engin merhametli Cenab-ı Allahbuzu yukarı kaldırıyor ki, aşağıda yaşam devam etsin.

Biz herşeyi başımızdaki gözümüzle göremeyiz.Mesela telefondaki sesi kulak gözümüzle, yemeğin tuzunu dil gözümüzle, çiçeğinkokusunu burun gözümüzle görürüz.

Allah’ınvarlığını ise akıl ve kalp gözü ile anlıyoruz. Başağrısını, elektriği, havadakises dalgalarını, mikropları vs. gözle göremediğimiz gibi…

Allah tüm dünyayı insan için yarattı. Yeryüzüsanki bir sofradır. Odunlar , (meyve ağaçları) tabaklarında (dallarıyla), üzüm,elma, kiraz, şeftali, karpuz, muz uzatıyorlar.

Bir ağaç çamurlu su içer, bal gibi muz, kavun vs.verir. Mesela bir inek ot yer, su içer, vitaminli süt veriyor...

Ayrıca eti, sütü, derisi, faydalı ; dışkısı gübreoluyor, köylerde tezek olup sobada yanıyor.

Peki insan ne için yaratıldı? İnsanın eti yenmez,sütü yok, derisi işe yaramaz, saçından çorap örülmez, kereste olmaz.

Meselavücudumuz. Sindirim sisteminden boşaltım sistemine, kan dolaşım sistemine,sinir sisteminden kas sistemine…

İncelediğimizde bunun gibi çok ince hesaplarla kurulan karmaşıksistemler onu yapan üstün bir aklı gösterir.

İşte, O yaratıcıya Allah diyoruz.

Diyorlarki, kendi kendine oldu. Mesela ben, bu cep telefonu kendi kendine oluştu, deseminanır mısınız?

Şimdidiyelim ki, yapan mühendis insanlar bu cep telefonuna düşünme kabiliyetiekledi.

Yanigerçekten akıllı bir telefon oldu farzedelim… Telefon düşünür der ki;

Beniyaratanın tuşları olmalı, beni yaratanın şarj kablosu olmalı, mikrofonu,hoparlörü, tuş kilidi olmalı, der.

Biz insanlar da bize düşünme kabiliyeti veren zata karşı edepsizcesözler söylüyoruz.

Küçücük aklımızla diyoruz ki, Allah’ı kim yarattı.

Allah bizim böyle düşünmemizi istemiyor. Diyor ki: “La ilaheillallah” Yani Allah’tan başka ilah yoktur.

Çünkü, Allah’ın cemalini ancak cennette göreceğiz inşallah, cennetelayık olursak…

Biz zaten Allah’ın içindeyiz. Balık okyanusu görebilir mi? İnşallahanladın ey nefsim!


Celalin Penceresinden

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-03-19, 11:20 #424
celal1973 celal1973 çevrimdışı
Varsayılan Seven Seviliyorki Seviyor

Seven Seviliyorki Seviyor

Merhabasevgili gönül dostlarımız,
YüceAllah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.

Allah'ın,Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Efendim bu hafta yine Hz Mevlana’nın asırlardırHak aşıklarının gönlüne ılık meltemler estiren Hikmet pınarı bir Kuran tefsiriolan eşsiz eseri Mesnevi’den alıntılara devam ediyoruz.

Şimdi yine sözü çok uzatmadan 47. Mesneviyazısına başlamak istiyoruz:


SEVEN SEVİLİYORKİSEVİYOR

Gönülden gönüle pencere vardır.

® Gerçekten de, gönülden gönüle pencere vardır.İki insan birbirine gönülden bağlanınca, artık onlar, birbirinden ayrıdeğillerdir. Bedenleri birbirinden uzak düşse de gönülleri beraberdir.

® İki kandilin kapları birbirinden ayrıdır.Bitişik değillerdir. Fakat nurları birbirine karışmıştır, birleşmiştir.

® Hiç bir âşık yoktur ki, sevgilisi onuaramadıkça, o sevgilisi ile buluşmayı dilesin.

® Fakat aşk, âşıkların bedenlerini zayıflatır,eritir, sevgilileri ise daha da güzelleştirir, geliştirir.

® Şu gönülde, sevgi şimşeği parlayınca, bilmiş olki, o gönülde sevgi vardır.474

Mesnevi’ninFarsçadan dilimize çevrilmiş en güzel tercümesi olan bu kitapta SertarikMesnevihan Hz. Şefik Can (1909-2005) dedemiz bu beyitle ilgili sayfanın altına şu dipnotuyazmış:

474 Kurnazın biri Hz. Ali'ye "Seniçok severim."demiş. Hz. Ali de o kişiye; "Yalan söylüyorsun." demiş. "Çünkü ben seni sevmiyorum, seninde beni sevmediğine kalbim tanıklık ediyor." cevâbını vermiş. Evet, sevgiyi kalp doğrulamalıdır. Siz gerçekten birini seviyorsanız, muhakkak o da sizisevmektedir. Kalbinizde birine karşı sevgi yoksa, onun sevgi iddiasına inanmayınız, çünkü yalandır.


"Kul Allah'ını ne kadar severse, Allah da onu o kadar sever."

® Senin gönlünde de Allah sevgisi iki kat oldu,arttı ise, şüphe yok ki Allah da seni seviyor demektir.475

Yine ŞefikCan dedemiz sayfanın altına bu beyitle ilgili şu dipnotu yazmış:

475 Peygamber Efendimiz birhadîslerinde;"Kul Allah'ını ne kadar severse, Allah daonu o kadar sever." diye buyurmuştur.

® İki el olmadıkça, bir elle el çırpılmaz, birelden el çırpma sesi çıkmaz.

® Susuz bir kimse; "Ey tatlı su,neredesin?" diye inler, feryâd eder. Su da; "Ey susamış olan, ey suisteyen kişi, neredesin?" diye inler, ağlar durur.

® İçimize düşen bu susuzluk, suyun biziistemesinden, bizi kendisine çekmesinden ileri gelmektedir. Çünkü Allah bizionun için, onu da bizim için yaratmıştır.

® Allah'ın hikmeti, kaza ve kaderi ile bizi birbirimizeâşık kılmıştır. Biz suyu sevmekteyiz; su da bizi sevmektedir.

® Cihanın bütün zerreleri, o ezelî hükümdolayısıyla çift çifttir. Her çift birbirine âşıktır.476

Yine ŞefikCan dedemiz sayfanın altına bu beyitle ilgili şu dipnotu yazmış:

476 Dîvân-ı Kebîr'in VI. cildinde 2674numaralı gazeldeki şu beyit, bir Mesnevi beytinerie kadar benziyor: "Cihanın her cüz'ü, her şey âşıktır. Her şey sevgili ile buluşmak için çırpımr durur. Her şey buluşma sarhoşudur."

® Kehribarın saman çöpünü dilemesi, çekmesi gibi,âlemde her cüz' de kendi çiftini, eşini dilemektedir.477

Yine ŞefikCan dedemiz sayfanın altına bu beyitle ilgili şu dipnotu yazmış:

477 Kâinatta mevcut bütün varlıkların -cansız sandıklarımız, bitkiler, hayvanlar veinsanlar birbirini sevmesini şu kudsî hadîsle açıklamışlardır:

"Ben gizli bir hazîne idim, bilinmek istedim. Böylece beni bilsinler vesevsinler diye varlıkları yarat tım."

Her şeyde onun tecellîsi bulunduğundan bütün sevgililer, ona aittir.

"Kendi hüsnün hûblar şeklinde peyda eyledin, Çeşm-i âşıktan dönüp sonra temâşâ eyledin."

(Allah'ım kendi güzelliğini, güzel çehrelere düşürdün. Sonra âşıkının gözünden kendi güzelliğini seyrediyorsun.)



DÜŞÜNCELER

Mesnevi’nin3. Cildindeki bu bölümde Hz Mevlanamız, bendenizdeki Allah’a olan ilahi aşkımınolmasının aslında, Allah’ın beni sevmesinden kaynaklandığını anlattı, Allahondan razı olsun.

İçimdebeşeri hiçbir sevgi yok, ilahi aşk var, binlerce elhamdülillah.

Hz. Şefik Can dedemizin tercümesinden alıntılar yapmama izin veren,Rahmetli Şefik Can Hocamızın talebesi, yaşayan son Mesnevihan muhterem HayatNur Artıran Hanımefendiye çok teşekkür ederiz.

Bu yazıdan tek gayemiz Allah rızası için faydalı olmak inşallah.


Cenabı Allah Mesnevi’yi okuyup anlamayı ve uygulamayı cümlemizenasip etsin.


Celalin Penceresinden

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-19, 11:24 #425
celal1973 celal1973 çevrimdışı
Varsayılan Kuran Allah’ın Sözü müdür?

Kuran Allah’ın Sözü müdür?

Merhabasevgili gönül dostlarımız,

Allah'ın,Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Bu haftasize 2017’de Egemen Yayınlarından çıkan “İçimdeki Bitmeyen Özlem” isimlikitabımızdan bir bölüm paylaşmak istiyoruz.

2003 yılında Kuranı Kerimin Türkçe mealini okumamve uygulamam sonucunda Allah hidayete erdirdi. 2006’da ise Allah beş vakitnamazla huzuruna kabul etti.

İki hafta önceki yazımızda Allah’ın varlığınınispatını yazmıştık. =

Dinle ey nefsim! Allah, insanlara akıl denen cihazıkendisini bulmamız için vermiştir.

Şimdi,Kainatın içindekileri düşünelim. Milyarlarca galaksi var, herbirinde milyarlarcagezegen var, birbirine çarpmadan milyonlarca yıldır çok hassas hesaplarladönerek ilerliyorlar.

Allah, dünyayı geceyi ve gündüzü oluşturmak için,saatte 1670 km hızla kendi etrafında basket topu gibi döndürüyor. Mevsimlerioluşturmak için ise, dünyayı aynı anda güneşin etrafında saatte 75 bin km hızladöndürüyor. Çok ince hesaplarla…

Belgesellerdenizliyoruz. Zehirli bir uçan böcek milyonlarca yıldır bal yapıyor. Elsiz birböcek ipek yapıyor. Tavuğun tornası yok, tezgahı yok, okula gitmedi, milyonlarcayıldır protein deposu aynı yumurtayı çıkarıyor.

Bizim ağzımızın tadını bilen birisi olmalı ki, salataya, çorbayasıksınlar diye limonu yaratmış. İhtiyacımız olan vitaminleri bilen birisiolmalı ki, portakalı yaratmış.

Ayrıca, bizi de çok seviyor olmalı. Yarattığı portakalın rengigözümüzün, kokusu burnumuzun hoşuna gidiyor. Bizi seviyor ki, portakalı da elmagibi yaratmamış, dilim dilim ambalajlamış ki, kabuğunu soyunca üstümüzübatırmayalım…

İnsan,kendi yaratılışındaki ve kainattaki mükemmel tasarımı düşününce, herşeyin birhikmetle yaratıldığını keşfeder.

Mesela bir telefon veya kitap bile kendi kendineolamaz ise, nasıl oluyor da bu harika düzen, muhteşem varlıklar tesadüfen kendikendine olur.

Mesela hiçdüşündük mü? Herşeyin katı halinin kütlesi ağırdır. Neden suyun katı halininyani buzun kütlesi hafiftir.

Eğer buzağır olsaydı dibe çökerdi. Bütün okyanus buz tutardı. Bir kışta bütün balıklarölürdü. Engin merhametli Cenab-ı Allah buzu yukarı kaldırıyor ki, aşağıda yaşamdevam etsin.

Biz herşeyibaşımızdaki gözümüzle göremeyiz. Mesela telefondaki sesi kulak gözümüzle,yemeğin tuzunu dil gözümüzle, çiçeğin kokusunu burun gözümüzle görürüz.

Allah’ın varlığını ise akıl ve kalp gözü ileanlıyoruz. Başağrısını, elektriği, havadaki ses dalgalarını, mikropları vs.gözle göremediğimiz gibi…

Allah tümdünyayı insan için yarattı. Yeryüzü sanki bir sofradır. Odunlar , (meyveağaçları) tabaklarında (dallarıyla), üzüm, elma, kiraz, şeftali, karpuz, muzuzatıyorlar.

Bir ağaççamurlu su içer, bal gibi muz, kavun vs. verir. Mesela bir inek ot yer, suiçer, vitaminli süt veriyor...

Ayrıca eti,sütü, derisi, faydalı ; dışkısı gübre oluyor, köylerde tezek olup sobadayanıyor.

Peki insanne için yaratıldı? İnsanın eti yenmez, sütü yok, derisi işe yaramaz, saçındançorap örülmez, kereste olmaz.

Mesela vücudumuz. Sindirim sisteminden boşaltım sistemine, kandolaşım sistemine, sinir sisteminden kas sistemine…

İncelediğimizdebunun gibi çok ince hesaplarla kurulan karmaşık sistemler onu yapan üstün biraklı gösterir.

İşte, Oyaratıcıya Allah diyoruz.

*****

Sonrasını kitaptan kopyalıyoruz, buyrun okuyalım:



Kuran Allah’ın sözü müdür?

Dinlediğim sohbetlerin sonunda kurulan cümle, anlatılanlarınhaklılığını ispat ediyordu. Diyor ki:

Verilen bu Kuran ayetlerinde geçen hakikatlerin, 1400 sene öncebilinememesi ve ancak günümüz teknolojisiyle anlaşılması, Kuran’ın Allah kelamıolduğunu göstermez mi? .

*** Mesela;

*1- Öldükten sonra mahşerde yeniden dirilişle ilgili 1400 sene önceyaşayanların ne demek istenmiş olabileceğini tam olarak anlayamadıkları veancak günümüzde anlaşılan bir ayet:

"Evet,Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmayakadiriz." (Kıyamesuresi, 4. ayet)

Günümüzde anlaşılmıştır ki, gelmiş geçmişmilyarlarca insanın parmak izi farklı olup, parmak izi yani parmak ucu adetabir kimlik kartıdır.

*2- Kâinatın daima genişlediği gerçeği artık ilim ve bilim dünyasınınkabul ettiği bir ilmi buluştur. Buna Kur’an şu ayetiyle işaret etmektedir:

“Biz göğübüyük bir kudretle bina ettik. Ve şüphesiz biz onu genişleticiyiz.” (Zariyat suresi, 47. ayet)

*3- XX. asrın bir buluşu da her yıldız ve gök cisimlerin bir yörüngededurduğu gerçeğidir. Bu duruma Kur’an şu ayetle işaret ediyor:

“Geceyi,gündüzü, güneşi ve ay’ı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.” (Enbiya suresi, 33. ayet)

*4- Güneşin sabit olarak durduğu zannedilirdi. Oysa Kur’an güneşin sabitdeğil aksine daima hareket eden ve belirli bir hızla ilerleyen bir gök cismiolduğunu söylüyordu. Ve asırlar sonra da ilim onu tasdik edecekti. Şöyle ki:

“Güneştekendisi için tespit edilen bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün vegüçlü olan bilenin takdiridir.” (Yasin suresi, 38. ayet)

*5- Kur’an-ı Kerim'de evrenin yaratılışı şöyle açıklanır.

O gökleri ve yeri yoktan var edendir.(En’am suresi, 101. ayet)

Bu ayet şimdiki ilim dünyasının ulaştığı sonnokta olan, tüm evrenin zaman ve mekân boyutlarıyla bir sıfırdan, büyük birpatlamayla ortaya çıktığı (BigBang) gerçeğini, 1400 sene evvel haber vermiştir.

*6- 3000 yıl çürümeyen firavun cesedi

(İsrailoğullarınıdenizi yararak geçirdik, Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzereonları[yarılan denizde] takip etti. Firavun denizde boğulurken, “İsrailoğullarınıninandığından başka ilah olmadığına iman ettim, ben de Müslüman oldum” dedi.

Ona “Şimdimi inandın, daha önce isyan eden bir bozguncu idin” dendi. [Denizde boğulan FiravunaAllahü teâlâ buyurdu ki:] Senden sonrakilere bir ibret teşkil etmesi için, bugün senin [denizdeki] cesedini [çürütmeden] çıkarıp [sahile] atacağız. Buna rağmeninsanların çoğu âyetlerimizden gafildir.) [Yunus suresi, 90-92.ayetler]

Üç binseneden fazla bir zaman önce ölen bu Firavun’un cesedi, mumyalanmış olarakdeğil, ibret-i âlem için mumyasız olarak çürümeden korunmuştur.

1881 yılında Mısır’da secde eder pozisyondabulunmuştur ve Londra’daki British Museum’da teşhir edilmektedir.

***

Bunlargibi yüzlerce mucize ayet vardır. İnternetten araştırabilirsiniz.

1400 seneönce kimsenin bilemediği ve günümüz ilmiyle anlaşılan bu gerçekler bize,Kuran-ı Kerim’in, ancak gökleri ve yeri yaratan, herşeye hükmeden bir ZAT-ıZülCelal’in sözü olduğunu ispat eder.

Ki, bilimgeliştikçe henüz tam anlayamadığımız pekçok Kuran Ayetinin doğruluğunukeşfedeceğiz ve imanımız daha da artacak inşallah. Zaman ihtiyarladıkça Kurangençleşiyor.

Kuran’ınAllah’ın sözü olduğunu kabul ettiğimizde, Hz Muhammed’in SAV peygamberliğini veAllah’ın emriyle Kuran’ı Efendimize SAV indiren Cebrail’in AS ve dolayısıyla dameleklerin varlığını otomatik tasdiklemiş oluruz.

Şimdi düşünelim; Oğlunuz, babanız veya sevdiğinizbirine bile sigarayı bıraktırmak için belki yıllarca uğraşır, dil döker, kızıpbağırır ama yine de bıraktıramazsınız.

Zaten tekbaşına bir insanın, 23 yıl gibi çok kısa sürede, kız çocuklarını diri dirigömen, içki, kumar, fuhuş bataklığındaki kaba, cahil insanları, huşuyla ibadeteden ve karıncayı incitmez hale getirmesi,

Ve otoplumdan bir devlet kurması, Allah’ın desteğini almadan mümkün mü? Bu konudabiraz düşünürsek Hz. Muhammed’in SAV Allah’ın peygamberi olduğunu mantıkenanlayabiliriz.

Ve artık Allah’ın varlığına ve Kuran’a inanan birkişi, Allah’ın bildirdiği yasak ve emirlerini uygularsa inşallah Allah’ın sevgisinikazanma yoluna girer.


Celalin Penceresinden

  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 02:16
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018