Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 28-08-16, 09:02 #41
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1080


1766 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlulah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever."
Bir rivâyette: "Kim o isimleri sayarsa cennete girer" buyurmuştur. Buhârî hadisi bu lafızla tahric etmiştir. Müslim'de "tek" kelimesi yoktur.
Buhârî, Daavât 68; Müslim, Zikr 5, (2677); Tirmizî, Daavât 87, (3502).
Tirmizî'nin rivâyetinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Allah'ın isimlerini şöyle yazdı:
"O Allah ki O'nda başka ilâh yoktur. Rahman'dır. Rahim'dir. El-Meliku'l-Kuddûsu, es-Selâmu, el-Mü'minu, el-Müheyminu, el-Azîzu, el-Cebbâru, el-Mütekebbiru, el-Hâliku, el-Bâriu, el-Musavviru, el-Gaffâru, el-Kahhâru, el-Vehhâbu, er-Rezzâku, el-Fettâhu, el-Alîmu, el-Kâbizu, el-Bâsitu, el-Hâfidu, er-Râfiu, el-Muizzu, el-Müzillu, es-Semîu, el-Basîru, el-Hakemu, el-Adlu, el-Latîfu, el-Habîru, el-Halîmu, el-Azîmu, el-Gafûru, eş-Şekûru, el-Aliyyu, eI-Kebîru, el-Hafîzu, el-Mukîtu, el-Hasîbu, el-Celîlu, el-Kerîmu, er-Rakîbu, el-Mucîbu, el-Vâsiu, el-Hakîmu, el-Vedûdu, el-Mecîdu, el-Bâisu, eş-Şehîdu, el-Hakku, el-Vekîlu, el-Kaviyyu, el-Metînu, el-Veliyyu, el-Hamîdu, el-Muhsî, el-Mubdiu, el-Muîdu, el-Muhyi, el-Mümîtu, el-Hayyu, el-Kayyûmu, el-Vâcidu, el-Mâcidu, el-Vâhidu, el-Ahadu, es-Samedu, el-Kâdiru, el-Muktediru, el-Muahhiru, el-Evvelu, el-Âhiru, ez-Zâhiru, el-Bâtinu, el-Vâli, el-Müte'âli, el-Berru, et-Tevvâbu, el-Müntekimu, el-Afuvvu, er-Raûfu, Mâliku'l-Mülki, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksitu, el-Câmiu, el-Ganiyyu, el-Muğnî, el-Mâni', ed-Dârru, en-Nâfiu,en-Nûru, el-Hâdî, el-Bedîu, el-Bâki, el-Vârisu, er-Reşîdu es-Sâbüru."
İsimleri bu şekilde, sâdece Tirmizî saymıştır.

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 09:03 #42
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1079


1765 - Esmâ Bintu Yezîd radıyallâhu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah'ın İsm-i Âzam'ı şu iki âyettedir:
1- "İlahınız, tek olan ilahdır, ondan başka ilah yoktur. O Rahmân ve Rahîm'dir." (Bakara 163).
2- Âl-i İmrân süresinin baş kısmı: Elif Lâm-Mim. O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur, O Hayy ve Kayyümdur" (Âl-i İmrân 1-3).
Ebû Dâvud, Salât 358, (1496); Tirmizî Daavât 65, (3472).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 09:03 #43
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1078


1764 - Hz. Enes radıyallâhu anh anlatıyor: "Bir adam şöyle dua etmişti: "Ey Allah'ım, hamdlerim sanadır, nimetleri veren sensin, senden başka ilah yoktur, Sen semâvat ve arzın celâl ve ikrâm sahibi yaratıcısısın, Hayy ve Kayyümsun (kâinatı ayakta tutan hayat sahibisin.) Bu isimlerini şefaatçi yaparak senden istiyorum!"
Bu duayı işiten Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sordu:
"Bu adam neyi vesile kılarak dua ediyor, biliyor musunuz?"
"Allah ve Resûlü daha iyi bilir"
"Nefsimi kudret elinde tutan Zât'a yemin ederim ki, o Allah'a, İsm-i Âzam'ı ile dua etti. O İsm-i Âzam ki, onunla dua edilirse Allah icabet eder, onunla istenirse verir."
Tirmizî, Daavât 109 (3538); Ebû Dâvud, Salât 358, (1495); Nesâî, Sehv 57, (3, 52).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 09:03 #44
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1077

1763 - Mihcen İbnu'l-Edra' radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir adamın: "Ey Allah'ım, bir ve samed olan, doğurmayan ve doğrulmayan, eşi ve benzeri de olmayan Allah adıyla senden istiyorum. Günahlarımı mağfiret et, sen Gafürsun, Râhimsin!" dediğini işitmişti, hemen şunu söyledi:
"O mağfiret edildi. O mağfiret edildi. O mağfiret edildi!"
Ebû Dâvud, Salât 184, (985); Nesâî, Sehv 57, (3, 52).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:12 #45
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1076

1762 - Hz. Büreyde radıyallâhu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, bir adamın şöyle söylediğini işitti: "Allah'ım, şehâdet ettiğim şu hususlar sebebiyle senden talep ediyorum: Sen, kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın, birsin, samedsin hiçbir şeye ihtiyacın yok, her şey sana muhtaç, doğurmadın, doğmadın, bir eşin ve benzerin yoktur."
Bunun üzerine Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm buyurdular:
"Nefsimi kudret elinde tutan Zât'a yemin olsun, bu kimse, Allah'tan İsm-i Âzàmı adına talepte bulundu. Şunu bilin ki, kim İsm-i Âzamla dua ederse Allah ona icâbet eder, kim onunla talepde bulunursa Allah ona dilediğini mutlaka verir."
Tirmizî, Daavât 65, (3471); Ebû Dâvud, Salât 358, (1493).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:13 #46
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1075

1761 - Hz. Âişe radıyallâhu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Her kim, kendine zulmedene beddua ederse, ondan intikamını dünyada almış olur."
Tirmizî, Daavât 115, (3547).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:13 #47
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1074

1760 - Ebû'd-Derdâ radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin.
Müslim, Zikr 86, 88, (2732, 2783); Ebû Dâvud, Salât 364, (1534).
Ebû Dâvud'un rivâyetinde şu ziyâde vardır: "Melekler: "Âmin, bir misli de sana olsun!" derler.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:14 #48
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1073

1759 - Câbir radıyallâhu anh anlatıyor: "Bir kadın: "Ey Allah'ın Resûlü, bana ve kocama dua ediver!" diye ricada bulunmuştu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:
"Allah sana da, kocana da rahmet etsin!" diye dua buyurdu."
Ebû Dâvud, Salât 363, (1533).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:14 #49
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1072

1758 - İbnu Mes'ud radıyallâhu anh Hazretleri anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah-ü Teâlâ Hazretleri'nin fazlından isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever. İbadetin en efdali de dua edip kurtuluşu beklemektir."
Tirmizî, Daavât 126 (3566).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 10:15 #50
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1071

1757 - Ebû Hüreyre Hazretleri radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâla Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
Tirmizî, Daavât 3, (3370); İbnu Mâce, Dua 1, (3827).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 13:32 #51
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1070

1756 - Hz. Enes radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin."
Tirmizî, Daavât 149, (3607, 3608).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 13:32 #52
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1069

1755 - Hz. Câbir radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Nefslerinizin aleyhine dua etmeyin, çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin, hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."
Ebû Dâvud, Salât 362.(1532).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 13:33 #53
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1068

1754 - Hz. Ebû Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi."
Buhârî, Daavât 22; Mislim, Zikr 92, (2735); Muvatta, Kur'an 29 (1, 213); Tirmizî, Daavât 145, (3602, 3603); Ebû Dâvud, Salât 358, (1484).
Müslim'in diğer bir rivâyeti şöyledir: "Kul, günah taleb etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder."
Tirmizî'nin bir diğer rivâyetinde şöyledir: "Allah'a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek süretiyle olur, yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun."
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 13:34 #54
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1067

1753 - Hz. İbnu Mes'ud radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm duayı üç kere yapmaktan, istiğfarı üç kere yapmaktan hoşlanırdı."
Ebû Dâvud, Salât 361, (1524).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-16, 13:34 #55
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1066

1752 - Hz. Âişe radıyallâhu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm özlü duaları tercih eder, diğerlerini bırakırdı."
Ebû Dâvud, Salât 358, (1482).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-16, 08:56 #56
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1065

1751 - Hz. Muâz radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir kimsenin: "Ya Rabbi, senden nimetin kemâlini taleb ediyorum" dediğini işitmişti. Sordu:
"Nimetin kemâli nedir?"
"Bu bir duadır, onunla dua edip, onunla hayır (çok mal) ümîd ettim" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm;
"Sordum, zîra, nimetin kemâli cennete girmektir, ateşten kurtulmaktır" dedi. Bir başkasının da şöyle dediğini işitti:
"Ey celâl ve ikrâb sâhibi Rabbim!" hemen şunu söyledi:
"Duana icâbet edilmiştir, ne arzu ediyorsan durma iste" Derken, bir başkasının:
"Ya Rabbi senden sabır istiyorum!" dediğini işitmişti, ona da: "Allah'tan bela istedin, afiyet de iste!" dedi.
Tirmizî, Daavât 99, (3524).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-16, 08:57 #57
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1064

1750 - Ebû Musâ radıyallâhu anh anlatıyor: "Bir sefere (Hayber Seferi) çıkmıştık. Halk yolda, bir ara yüksek sesle tekbir getirmeye başladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm müdahele ederek:
"Nefislerinize karşı merhametli olun. Zîra sizler, sağır birisine hitàb etmiyorsunuz, muhâtabınız gâib de değil. Sizler gören, işiten, nerede olsanız sizinle olan bir Zât'a, Allah'a hitab ediyorsunuz. Dua ettiğiniz Zât, her birinize, bineğinin boynundan daha yakındır" dedi.
Buhârî, Daavât 50, 67, Cihâd 131, Meğâzî 38, Kader 7, Tevhîd 9; Müslim, Zikr 44, (2704);Tirmizî, Daavât 3, 59, (3371, 3457); Ebû Dâvud, Salât 361. (1526,1527.1528).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-16, 08:57 #58
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1063

1749 - Hz. Enes radıyallâhu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Sizden biri dua edince "Ya Rabb! Dilersen beni affet! Ya Rabb dilersen bana rahmet et!" demesin. Bilâkis, azimle kesin bir üslubla istesin, zira Allah Teâlâ Hazretleri'ni kimse icbâr edemez."
Buhârî, Daavât 21, Tevhîd 31; Müslim, Zikr 7, (2678-79); Muvatta, Kur'an 28 (1, 213); Tirmizî, Daavât 79 (3492); Ebû Dâvud, Salât 358, (1483); İbnu Mâce, Dua 8, (3854).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-16, 08:58 #59
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1061

1747 - Hz. Übeyy İbnu Ka'b radıyallâhu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm birisine dua edeceği vakit önce kendisine dua ederek başlardı."
Tirmizî, Daavât, 10, (3382).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-16, 08:58 #60
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 1062

1748 - Ebû Müsabbih el-Makrâî, Ebû Züheyr en-Nümeyrî radıyallahu anh'den naklen anlatıyor: "Bir gece Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile beraber çıktık, Derken bir adama rastladık. Sual ve Allah'tan talep hususunda çok ısrarlı idi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu dinlemek üzere durakladı. Ve:
"Eğer duayı sonlandırırsa vâcib oldu!" buyurdu. Kendisine:
"Ne ile sonlandırırsa ey Allah'ın Resûlü!" denildi.
"Âmin ile" dedi, uzaklaştı. Adama:
"Ey fülan! Duanı âminle tamamla ve de gözün aydın olsun!" dedi.
Ebû Dâvud, Salât 172, (938).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
109, 10;, 12;, 130.+, 131, 1719;, 1744;, 1909;, 21;, 2678-79;, 3423;, 3630;, 4581;, 51;, abbas, abdullah, acele, acılmış, adaleti, adam, adamın, adet, adına, adınla, affını, ahiret, ahkâm, ait, aittir, aişe, akdiye, akra, âl-i, aleni, aleyhine, aleyhissalatu, ali, allah, allahtan, allahü, allahın, allah’ım, almak, alttakine, altına, altından, amden, ancak, anh, anhüm, anhümâ, aniden, anlatıyor, anne, aralarında, arasına, arasında, araya, arkasından, armaĞan, artık, askeri, askerin, askerlerin, asla, avuçlarımızın, ayakkabı, ayakları, ayeti, aııah’ım, ayırdı, azad, azametin, azı, babam, bağlar, bağışlamak, bakara, bal, bana, baskını, basmış, bazen, baş, başka, beddua, bekir, bekr, belki, ben, beni, benim, berâet, bevli, beyyine, beş, beşer, beşli, biat, bike, bile, bilesiniz, bilip, bilirse, bilvesile, bin, bineğinin, bintu, bir, birbirine, birbirinizin, biri, birinci, birine, birle, birr, biz, bizden, bize, bizzat, boğazlanmış, borc, borcunu, boynunu, boş, buhari, bulan, bulunurdu;, bulunurlardı, bulunursa, bunlar, bunların, bunun, buyurdu, buyurdular, bıçaksız, bütün, büyük-küçük, bölerek, çadırda, caiz, çalsa, cânu, cehenneme, cehennemliktir, çekindiğini, celal, celde, celle, cemaat, cemaatle, cennetin, cennetlik, cennetliktir, cevabı, çevirdi, çevirmekten, cezasına, cezâus-sayd, Çeşit, çiftlik, cihad, cihada, cihadın, cisminin, çocuk, çok, çıkmayanlara, çıktınız, çünkü, daavat, dağıtırdı, daha, darbesinden, dava, davacı, davud, değemez, dedi, dediğini, değildir, dediler, dedim, demektir, demeyin, demezdi, denir, denizde, denizköpüğü, der, derdi, derecesine, desin, devam, deve, devedir, deveye, diğerlerini, dilediğini, dilersen, dileyen, dillerinizle, dilleriyle, dilsiz, dinar, dinardır, direk, dirhem, diri, diyat, diye, diyet, diyet-i, diyeti, diyetin, diyetine, diyetini, diyetinin, diş, dişi, dişlerin, doğru, doğruya, dokunmayın, dolusu, domuz, dua, duaları, duası, duâyı, durur, duvarına, duyduğu, dünya, dünyanın, dünyaya, düşman, düşmanla, düşmekten, dışında, dökülen, dönmek, dört, ebû, ebud-derdâ, ebü, edeb, edeceği, edecek, eden, edenler, eğer, ederdik, ederek, ederim, ederken, ederse, edildi, edilemez, edilenin, edilmek, edilmiş, edin, edinip, edinmeyin, ediyorum, efendi, efendimiz, ehemmiyet, ehl-i, eksem, elbise, elde, ele, elin, elinde, ellerini, eman, emin, emir, emirin, emretti, ente, erkeğin, erkek, esasına, esiri, etmeden, etmedikleri, etmekten, etmesi, etmeye, etmeyin, etmez, etmiş, etmişti, etse, etti, ettim, ettirmen, evet, evlerde, evliye, eüzu, ezan, eşas, eşittir, eşyalarını, fâcir, fakat, falanın, farzdır, fazîletlidir, fazladan, fazıl, fedâilul-kurân, fitne, fırlatarak, gadabından, gâib, galebe, ganimet, ganimetten, gaza, gazve, gazveye, geberttim, geceleyin, gecenin, geçerdi, geçince, gecirdi, gelendir, gelir, gelmezler, gelmiştim, genç, genişliği, geri, gerisini, getirdi, gibi, gidenler, gihâd, girdikleri, girer, girmiş, giydi, gizlerse, gizli-açık, gruba, gulûl, gulûldür, gübresi, gün, günahı, günahından, güneş, günü, gününde, güzelliğinden, gönderince, göndermeye, gönülden, gördüm, göre, görse, göz, gözün, ha-mim, haber, hâcc, hadd, hâine, hak, hakdır, hakkı, haktır, halde, halid, halinde, hamdler, hangi, haram, harb, hariç, harp, hasbiyallahu, hasmın, hatta, hatılını, hayat, hayatı, hayber, haybere, hayır, hayırlı, hayırlısı, hazretleri, hazretlerine, haşim, hederdir, helak, helal, henüz, hep, hepsi, herifi, heyecanıyla, hiç, hiçbir, hidayet, hiledir, hisse, hoşlanmıyor, humus, hurma, hurmaları, husumeti, hususunda, huzeyfe, hükmedeceğim, hükmederim, hükmetti, hüküm, hyr, hırsızlık, hırsızını, hırsızının, iade, ibadetin, ibnu, icâbet, için, içiyle, icrası, ictihad, iddia, idi, ifade, ihsânda, ikabından, ikamet, iki, ikindi, ikisi, ilah, ile, ileri, imama, iman, imran, imtihan, inançla, inkar, inmeyen, insanlara, insanlardan, insanların, ise, isimleri, islamın, islâmının, ism-i, ismailoğulları, ismin, istediği, istediğin, istemeyene, istenmesini, ister, istesin, isteyin, istiğfarı, istihya, iyi, iyisine, işitirseniz, işitmezse, işitmişti, işte, iştirak, kabilesinden, kabul, kadar, kadının, kâfirin, kâhine, kaldırdı, kaldırınca, kaldırır, kalıcı, kalır, kâmile, kanı, kanım, kanına, karar, karşılaşır, kasâme, katarak, katili, katılanlardan, katılmam, katılmayı, kaybedip, kaydıran, keçiyi, kelamda, kemiklerim, kendi, kendine, kendisi, kendisinden, kendisine, kere, keriminde, keza, kim, kimse, kimsedir, kimsenin, kimsesi, kimseyi, kin, kitabın, kitap, kişi, kişiliktir, koltuk, kopan, kopmasını, korktuğumuz, korundun, koşmadan, koşuşsun, kudret, kureyşten, kusurdan, külfetten, kırıp, kısas, kısmı, kıyamet, kölenin, kölesini, kör, kötü, köşkü, lakin, lebün, lehine, maddeleri, maddesi, mağfiret, mahallinden, makamda, maktülenin, mal, mala, mâlâyanî, malik, mallarınızla, malı, malüm, malına, malından, mamul, manasına, mazhar, megâzî, melek, melik, melûndur, merhamet, mervan, mesud, mevcuttur, mevla, miktarına, min, minberde, mirası, misli, muâhedin, muaz, muhafaza, mukâtele, mukateleden, mübarek, müccâa, müdahale, müezzini, mülk, mümin, müminde, müslim, müslüman, müslümanlar, müslümanların, mızrak, nafakası, nakîi, namaz, namazı, namazın, nefel, nefsim, nesai, nezdinde, niceleri, nimel-vekil, nimetin, normal, nur, nuru, nöbetini, oğlunun, oğulları, okumamı, okurdu, olacağım, olacağına, olacak, olamaz, olan, olana, olandır, olarak, oldu, olduğu, olduğuna, olduğunu, oldular, olmak, olmamızı, olması, olmasını, olmayan, olsun, oluncaya, olur, ona, ondan, onlar, onlara, onları, onların, onu, onun, onunla, orada, ordu, orta, osman, oturmasına, otuz, otuzu, parmakların, parmaklarını, pay, rabb, rabbi, rabbim, rabbimiz, rabbinden, radıyallahu, rahmin, ramazan, razı, resulullah, resûlü, resulüne, resülullah, ribât, rivayet, rükû, rüşvet, sabaha, sabit, sadece, sağlığına, sahibinin, sahiplerine, salat, saldırıya, sâlime, sana, sanadır, satmakta, satın, savaş, savaşa, sayende, sebebiyle, sebep, secde, secdede, sefere, seferine, selamet, selamsın, selebini, semâlar, sen, senden, sendendir, sened, seni, senin, seref, seriyye, servet, ses, sevab, sevdiğinizden, sever, seyahati, seyyid, sizden, size, sizin, sizler, sokacak, sonra, sonuncu, sonunda, sopa, sordu, sordular, sorumlu, suresinin, sığınırım, sığınırız, sığınıyorum, sığırların, süheyb, sırasında, süratli, sönerse, söyledi, sözleri, tabiyiz, takdirde, takdiren, takip, taksim, taksimat, taksimi, taksiminde, taleb, talibin, tam, tamamında, tapanlar, tatbik, tayin, teâlâ, teçhiz, teçhizatı, tedavi, tek, tekbir, teker, telafuz, tenbihte, tercih, teri, terkeder, tesbih, tesbihte, tirmizî, tirmizinin, toplamaları, tozla, tutan, tutmayan, tutulmaz, tıbb, tüüü, tövbe, uhud, ulaşan, uyeyne, uzak, vakit, vaktinde, vaktinden, var, vardır, vârisinin, vasiyetine, vaskı, vefasıza, vefasızlığının, ver, ver;, verdi, verdiği, verecek, vereyim, verilir, verilirse, veriliyor, verir, vermek, vermişlerse, vermişti, vermiştir, vesselam, vesselâme, veya, yahudilerden, yalan, yalancı, yani, yanına, yanında, yaparsa, yapmaktan, yapmış, yapsa, yaptığınız, yaptıklarımı, yapılan, yapın, yapışan, yara, yarada, yaralandığı, yarası, yarısıdır, yatağında, yay, yaşayanların, yaşına, ücret, üçte, yediği, yemeği, yemek, yemin, yeni, yer, yere, yerinde, yeterli, yeterlidir, yirmi, yiyecek, ümmetimin, ümmü, yoktur, yolun, yolunda, yularlanmış, yıl, yün, yürüyün, yürüyüş, yüz, yüzlerine, yüzünü, ızdırab, üzere, üzerinde, Üzerine, zaman, zarar, zarara, zeyd, zikir, zikreden, zikretti, zikri, zimmet, zimmetin, zira, zorla, zulme, zulmedene, zulmüne, zübeyr, zırh, öbür, öbürlerine, ödedi, ödenmeyecektir, öfkeli, öldüğü, öldür, öldürdüm, öldüren, öldürülmem;, ölüm, ÖlÜr, ömer, önce, önüne, öyle, özlü, şahidin, şahidliği, şahitliğini, şânuhu, şayet, şefaatçi, şehadet, şehadeti, şehid, şehidin, şerrinden, şeytan, şirb, şirk, şunu, Şükür, Şöyle

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 12:02
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018