Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 02-10-16, 20:09 #361
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 778


987 - İbnu Ebî Umeyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir."
Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:10 #362
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 777


986 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehid böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder."
Bir rivayette şu ziyade mevcut: ".. Şehid hariç, o, şehidlik sebebiyle mazhar olduğu üstünlükler ve kerametler sebebiyle ..(dönmek ister)."
Buharî, Cihâd 5, 21; Müslim,İmâret 108, 109, (1877); TirmizÎ, Fedâilu'l-Cihâd 13, (1643); Nesâi, Cihâd 30, 6, 32).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:10 #363
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 776


985 - Zeyd İbnu Eslem anlatıyor: "Ebu Ubeyde, Hz. Ömer radıyallahu anhümâ'e yazarak Rum cemaatlerini ve bunlardan duyduğu endişeyi belirtti. Hz. Ömer radıyallahu anh kendisine şu cevabı verdi: "Emmâ ba'd: Bil ki, mü'min bir kula nerede bir şiddet inecek olsa Allah ondan sonra bir ferec (kurtuluş) verir. Zira bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamaz. Cenâb-ı Hakk da Kur'ân-ı Kerim'inde şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler, sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihâda hazır bulunun, Allah'tan da korkun ki başarıya eresiniz" (Al-i Imrân 200).
Muvatta, Cihâd 6, (2, 446).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:11 #364
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 755

984 - Ebu Eyyub radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalàtu vesselâm'ı dinledim şöyle demişti:
"Size birçok memleketlerin fethi müyesser kılınacak. Oralarda komşu küffarla cihad için toplanmış askeri birlikler göreceksiniz. Size bu birliklerle sefere çıkmak vazifesi verilecek. Bazılarınız onlarla hasbi olarak sefere çıkmak istemeyerek, adamlarının arasından sıvışıp gazveye ücretsiz katılmamanın yollarını arayacak. Arkadan da kendileriyle anlaşacak kabileler araştırıp, onlara: "Falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu, falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu?" diyecek. Bilesiniz, hasbeten gazveye gitmekten kaçan bu adam bir ücretlidir, son damlasına kadar kanını akıtsa da gazi değildir, şehit sayılmaz, uhrevî ücretten mahrumdur."
Ebu Dâvud, Cihâd 30, (2525).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:11 #365
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 754

983 - Zeyd İbnu Hâlid radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular:
"Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur."
Buharî, Cihâd 38; Müslim, Emâret 135,136, (1899); Ebu Dâvud, Cihâd 21, (2509); Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6, (1628); Nesâî, Cih d 44, (6, 46).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:11 #366
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 753

982 - Adiyy İbnu Hâtim radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a:
"-Sadakanın hangisi efdâl (Allah nazarında en kıymetlidir?)" diye sorulmuştu, şu cevabı verdi:
" Allah yolunda bir köleyi hizmete koymak veya Allah yolunda askerler için bir çadır kurmak (bağışlamak) veya döl alma yaşına basan bir deveyi hibe, iâre veya karz suretinde bağışlamak. "
Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 5, (1626).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:12 #367
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 752

981 - Ebu Mes'ud el-Bedri radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a, yularlanmış bir deve getirerek: "Bu Allah yoluna bağışımdır" dedi. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm adama:
"Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!" dedi.
Müslim, İmâret 132, (1892); Nesâî, Cihâd 46, (6, 49).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:12 #368
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 751

980 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kim Allah’a iman ederek ve va'dini tasdik ederek, Allah yolunda kullanmak üzere bir at tutarsa bu atın yediği, teri, gübresi, bevli kıyamet günü terâzisine girecektir, yani sahibine sevap olacaktır."
Buharî, Cihâd 46; Nesâî, Hayl 11.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:13 #369
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 750

979 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah iki kişi hakkında güler: Bunlardan biri diğerini öldürmüş olduğu halde ikisi de cennete gider. Bunlardan diğeri, Allah yolunda cihad eder ve şehid olur. Allah katile mağfiretini ulaştırır, o da Müslüman olur, sonra Allah yolunda cihâda katılır ve şehid olur. Böylece her ikisi de Cennette buluşurlar."
Buharî, Cihâd 28; Müslim, İmâret 128,129, (1890); Muvatta, Cihâd 28, (2, 460); Nesâi, Cihâd 37, (2, 38); İbnu Mâce, Mukaddime 13, (191).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:13 #370
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 749

978 - Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün şöyle dedi:
"Kim Rabb olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak Muhammed'den râzı ise ona cennet vâcib olmuştur." Bu söz hayretime gitti ve:
"- Ey Allah'ın Resûlü, bir kere daha tekrar eder misiniz?" dedim. Aynen tekrar etti ve arkadan da şunu söyledi.
" Bir başka şey daha var ki, Allah, onun sebebiyle, kulun cennetteki makamını yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasındaki uzaklık sema ile arz arasındaki mesâfe gibidir. " Ben:
"- Öyleyse bu nedir?" dedim. Şu cevabı verdi:
"- Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad!"
Müslim, İmâret 116, (1884); Nesâî, Cihâd 18, (6,19-20).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-16, 20:13 #371
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 748

977 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah buyurdu ki: "Kâfir ile onu öldüren ebediyyen cehennemde bir araya gelmezler, keza bir kulun karnında, Allah yolunda yutulmuş olan tozla cehennem ateşi bir araya gelmezler, keza, bir kulun kalbinde imanla hased bir araya gelmezler."
Müslim, İmâret 130, 131, (1891); Ebu Dâvud, Cihad 11, (2495); Nesâî, Cihâd 8, (6,12-14); İbnu Mâce, Cihâd 9.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:09 #372
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 747

976 - İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:
"İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile Allah yolunda uyanık sabahlayan göz."
(Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 7, (1632).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:10 #373
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 746

975 - Hz. Ebü Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah korkusuyla gözyaşı döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe ateşe girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapışan tozla, cehennemin dumanı biraraya gelmez."
Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 8, (1633); Zühd 37,(2372); Nesâî, Cihâd 8, (6,12).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:10 #374
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 745

974 - Ebu Ümâme radıyalahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular:
"Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihaddır."
Ebu Dâvud, Cihad 6, (2486).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:11 #375
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 744

973 - İbnu Abbas radıyalahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Size insanların en hayırlısını haber vereyim mi! O, atının yularından Allah yolunda tutan kimsedir. Hayırda bunu takip edeni haber vereyim mi? O da koyunlarının peşine takılıp insanları terkeden koyunlarda bulunan Allah'ın hakkını da ödeyen kimsedir.
Size insanların en kötüsünü de haber vereyim mi! O da, Allah'tan isteyip, Allah adına vermeyendir."
Muvatta, Cihad 4, (2, 445); Tirmizî, Fedâilu'I-Cihâd 18, (1652); Nesâî, Zekât 74, (5, 83-84).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:12 #376
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 743

972 - Ebu Saîdi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Size, insanların en hayırlısı ve en şerlisini haber vereyim mi! İnsanların en hayırlısı o kimsedir ki, kendi veya başkasının atı sırtında ya da yaya olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalışır. İnsanların en şerlisine gelince o da, Allah'ın Kitab'ını okuyup emir ve yasaklarına riayet etmeyen kimsedir."
Nesâî, Cihad 8, (6,11-12).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:12 #377
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 742

971 - Ebu Saîd radıyalahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a:
"- Ey Allah'ın Resûlü! İnsanların en efdali kimdir?" diye soruldu. Şu cevabı verdi:
" Allah yolunda malıyla canıyla cihad eden mü'min kişi!"
"- Sonra kim? diye tekrar soruldu. Bu sefer:
" Tenhalardan bir tenhaya Allah korkusuyla çekilip, insanları şerrinden bırakan kimsedir" diye cevap verdi."
Buharî, Cihâd 2, Rikâk 34; Müslim, İmâret 122, 123, 127, (1888); Ebu Dâvud, Cihad 5, (2485); Tirmizî, Fedâuilu'l- Cihâd 24, (1660); Nesâi, Zekât 74, (5, 83), Cihâd 7, (6,11); İbnu Mâce, Fiten 13, (3978).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:13 #378
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 741

970 - Hz. Ebu Hüreyre radıyalahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'tan bir gün sordular:
"- Ey Allah'ın Resûlü! Allah yolunda yapılan cihada hangi amel denk olur?"
"Başka bir amelle dedi, ona güç getiremezsiniz!"
Soruyu soranlar ikinci ve hatta üçüncü sefer tekrar sordular.
Resûlullah her seferinde aynı cevabı verip:
"Bir başka amelle ona güç getiremezsiniz!" dedi ve sonra şunu ilâve etti:
" Allah yolundaki mücâhidin misâli gündüzleri ve geceleri hiç ara vermeden oruç tutup, namaz kılan, Allah'ın âyetlerine de itaatkâr olan ve Allah yolundaki mücâhid, cihaddan dönünceye kadar namaz ve oruçtan hiç gevşemeyen kimse gibidir."
Buharî, Cihad 2; Müslim, İmâret 110, (1878); Tirmizî, Fed ilu'l-Cihâd 1, (1619); Nesâî, Cihâd 17, (6,19); Muvatta, Cihâd 1, (2, 443).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-16, 17:13 #379
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 740

969 - Ebu Hüreyre radıyalahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah Teâlâ Hazretleri, Allah rızası için yola çıkan kimse hakkında:
"Bu kulum, benim yolumda cihad etmek üzere bana inanarak peygamberlerimi tasdik ederek yola çıkmıştır, artık onu ya cennetime koymak yahut da ücret veya ganimet elde etmiş olarak, çıkmış olduğu meskenine geri çevirmek hususunda garanti veriyorum" diyerek teminat verir.
Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelâl'e yemin olsun ki, Allah yolunda yaralanmış hiçbir yaralı yoktur ki, kıyamet günü, yaralandığı ilk günkü manzarasıyla gelmiş olmasın: Yarası taze kan renginde, kokusu da misk kokusunda olarak.
Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin ediyorum ki, Müslümanlar'a meşakkat vermeyecek olsam, Allah yolunda gazveye çıkan hiçbir seriyyeden asla geri kalmazdım. Ancak onları hayvana bindirecek imkân bulamıyorum. Onlar da beni tâkibe imkân bulamıyorlar. Benden geri kalmak da onlara zor geliyor.
Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun, Allah yolunda gazaya çıkıp öldürülmeyi, sonra tekrar hayat bulup gazada tekrar öldürülmeyi, sonra tekrar gazaya çıkıp öldürülmeyi ne kadar isterim.
Buharî,İman 25, Cihâd 2,119, Hums 8, Tevhid 28, 30; Müslim, İmâret 103- 107, (18?6), (8, 119); Muvatta, Cihâd 2, (2, 444), 40, (2, 465); Nesâî, Cihâd 14,(6, 16), İman 24.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
109, 10;, 12;, 130.+, 131, 1719;, 1744;, 1909;, 21;, 2678-79;, 3423;, 3630;, 4581;, 51;, abbas, abdullah, acele, acılmış, adaleti, adam, adamın, adet, adına, adınla, affını, ahiret, ahkâm, ait, aittir, aişe, akdiye, akra, âl-i, aleni, aleyhine, aleyhissalatu, ali, allah, allahtan, allahü, allahın, allah’ım, almak, alttakine, altına, altından, amden, ancak, anh, anhüm, anhümâ, aniden, anlatıyor, anne, aralarında, arasına, arasında, araya, arkasından, armaĞan, artık, askeri, askerin, askerlerin, asla, avuçlarımızın, ayakkabı, ayakları, ayeti, aııah’ım, ayırdı, azad, azametin, azı, babam, bağlar, bağışlamak, bakara, bal, bana, baskını, basmış, bazen, baş, başka, beddua, bekir, bekr, belki, ben, beni, benim, berâet, bevli, beyyine, beş, beşer, beşli, biat, bike, bile, bilesiniz, bilip, bilirse, bilvesile, bin, bineğinin, bintu, bir, birbirine, birbirinizin, biri, birinci, birine, birle, birr, biz, bizden, bize, bizzat, boğazlanmış, borc, borcunu, boynunu, boş, buhari, bulan, bulunurdu;, bulunurlardı, bulunursa, bunlar, bunların, bunun, buyurdu, buyurdular, bıçaksız, bütün, büyük-küçük, bölerek, çadırda, caiz, çalsa, cânu, cehenneme, cehennemliktir, çekindiğini, celal, celde, celle, cemaat, cemaatle, cennetin, cennetlik, cennetliktir, cevabı, çevirdi, çevirmekten, cezasına, cezâus-sayd, Çeşit, çiftlik, cihad, cihada, cihadın, cisminin, çocuk, çok, çıkmayanlara, çıktınız, çünkü, daavat, dağıtırdı, daha, darbesinden, dava, davacı, davud, değemez, dedi, dediğini, değildir, dediler, dedim, demektir, demeyin, demezdi, denir, denizde, denizköpüğü, der, derdi, derecesine, desin, devam, deve, devedir, deveye, diğerlerini, dilediğini, dilersen, dileyen, dillerinizle, dilleriyle, dilsiz, dinar, dinardır, direk, dirhem, diri, diyat, diye, diyet, diyet-i, diyeti, diyetin, diyetine, diyetini, diyetinin, diş, dişi, dişlerin, doğru, doğruya, dokunmayın, dolusu, domuz, dua, duaları, duası, duâyı, durur, duvarına, duyduğu, dünya, dünyanın, dünyaya, düşman, düşmanla, düşmekten, dışında, dökülen, dönmek, dört, ebû, ebud-derdâ, ebü, edeb, edeceği, edecek, eden, edenler, eğer, ederdik, ederek, ederim, ederken, ederse, edildi, edilemez, edilenin, edilmek, edilmiş, edin, edinip, edinmeyin, ediyorum, efendi, efendimiz, ehemmiyet, ehl-i, eksem, elbise, elde, ele, elin, elinde, ellerini, eman, emin, emir, emirin, emretti, ente, erkeğin, erkek, esasına, esiri, etmeden, etmedikleri, etmekten, etmesi, etmeye, etmeyin, etmez, etmiş, etmişti, etse, etti, ettim, ettirmen, evet, evlerde, evliye, eüzu, ezan, eşas, eşittir, eşyalarını, fâcir, fakat, falanın, farzdır, fazîletlidir, fazladan, fazıl, fedâilul-kurân, fitne, fırlatarak, gadabından, gâib, galebe, ganimet, ganimetten, gaza, gazve, gazveye, geberttim, geceleyin, gecenin, geçerdi, geçince, gecirdi, gelendir, gelir, gelmezler, gelmiştim, genç, genişliği, geri, gerisini, getirdi, gibi, gidenler, gihâd, girdikleri, girer, girmiş, giydi, gizlerse, gizli-açık, gruba, gulûl, gulûldür, gübresi, gün, günahı, günahından, güneş, günü, gününde, güzelliğinden, gönderince, göndermeye, gönülden, gördüm, göre, görse, göz, gözün, ha-mim, haber, hâcc, hadd, hâine, hak, hakdır, hakkı, haktır, halde, halid, halinde, hamdler, hangi, haram, harb, hariç, harp, hasbiyallahu, hasmın, hatta, hatılını, hayat, hayatı, hayber, haybere, hayır, hayırlı, hayırlısı, hazretleri, hazretlerine, haşim, hederdir, helak, helal, henüz, hep, hepsi, herifi, heyecanıyla, hiç, hiçbir, hidayet, hiledir, hisse, hoşlanmıyor, humus, hurma, hurmaları, husumeti, hususunda, huzeyfe, hükmedeceğim, hükmederim, hükmetti, hüküm, hyr, hırsızlık, hırsızını, hırsızının, iade, ibadetin, ibnu, icâbet, için, içiyle, icrası, ictihad, iddia, idi, ifade, ihsânda, ikabından, ikamet, iki, ikindi, ikisi, ilah, ile, ileri, imama, iman, imran, imtihan, inançla, inkar, inmeyen, insanlara, insanlardan, insanların, ise, isimleri, islamın, islâmının, ism-i, ismailoğulları, ismin, istediği, istediğin, istemeyene, istenmesini, ister, istesin, isteyin, istiğfarı, istihya, iyi, iyisine, işitirseniz, işitmezse, işitmişti, işte, iştirak, kabilesinden, kabul, kadar, kadının, kâfirin, kâhine, kaldırdı, kaldırınca, kaldırır, kalıcı, kalır, kâmile, kanı, kanım, kanına, karar, karşılaşır, kasâme, katarak, katili, katılanlardan, katılmam, katılmayı, kaybedip, kaydıran, keçiyi, kelamda, kemiklerim, kendi, kendine, kendisi, kendisinden, kendisine, kere, keriminde, keza, kim, kimse, kimsedir, kimsenin, kimsesi, kimseyi, kin, kitabın, kitap, kişi, kişiliktir, koltuk, kopan, kopmasını, korktuğumuz, korundun, koşmadan, koşuşsun, kudret, kureyşten, kusurdan, külfetten, kırıp, kısas, kısmı, kıyamet, kölenin, kölesini, kör, kötü, köşkü, lakin, lebün, lehine, maddeleri, maddesi, mağfiret, mahallinden, makamda, maktülenin, mal, mala, mâlâyanî, malik, mallarınızla, malı, malüm, malına, malından, mamul, manasına, mazhar, megâzî, melek, melik, melûndur, merhamet, mervan, mesud, mevcuttur, mevla, miktarına, min, minberde, mirası, misli, muâhedin, muaz, muhafaza, mukâtele, mukateleden, mübarek, müccâa, müdahale, müezzini, mülk, mümin, müminde, müslim, müslüman, müslümanlar, müslümanların, mızrak, nafakası, nakîi, namaz, namazı, namazın, nefel, nefsim, nesai, nezdinde, niceleri, nimel-vekil, nimetin, normal, nur, nuru, nöbetini, oğlunun, oğulları, okumamı, okurdu, olacağım, olacağına, olacak, olamaz, olan, olana, olandır, olarak, oldu, olduğu, olduğuna, olduğunu, oldular, olmak, olmamızı, olması, olmasını, olmayan, olsun, oluncaya, olur, ona, ondan, onlar, onlara, onları, onların, onu, onun, onunla, orada, ordu, orta, osman, oturmasına, otuz, otuzu, parmakların, parmaklarını, pay, rabb, rabbi, rabbim, rabbimiz, rabbinden, radıyallahu, rahmin, ramazan, razı, resulullah, resûlü, resulüne, resülullah, ribât, rivayet, rükû, rüşvet, sabaha, sabit, sadece, sağlığına, sahibinin, sahiplerine, salat, saldırıya, sâlime, sana, sanadır, satmakta, satın, savaş, savaşa, sayende, sebebiyle, sebep, secde, secdede, sefere, seferine, selamet, selamsın, selebini, semâlar, sen, senden, sendendir, sened, seni, senin, seref, seriyye, servet, ses, sevab, sevdiğinizden, sever, seyahati, seyyid, sizden, size, sizin, sizler, sokacak, sonra, sonuncu, sonunda, sopa, sordu, sordular, sorumlu, suresinin, sığınırım, sığınırız, sığınıyorum, sığırların, süheyb, sırasında, süratli, sönerse, söyledi, sözleri, tabiyiz, takdirde, takdiren, takip, taksim, taksimat, taksimi, taksiminde, taleb, talibin, tam, tamamında, tapanlar, tatbik, tayin, teâlâ, teçhiz, teçhizatı, tedavi, tek, tekbir, teker, telafuz, tenbihte, tercih, teri, terkeder, tesbih, tesbihte, tirmizî, tirmizinin, toplamaları, tozla, tutan, tutmayan, tutulmaz, tıbb, tüüü, tövbe, uhud, ulaşan, uyeyne, uzak, vakit, vaktinde, vaktinden, var, vardır, vârisinin, vasiyetine, vaskı, vefasıza, vefasızlığının, ver, ver;, verdi, verdiği, verecek, vereyim, verilir, verilirse, veriliyor, verir, vermek, vermişlerse, vermişti, vermiştir, vesselam, vesselâme, veya, yahudilerden, yalan, yalancı, yani, yanına, yanında, yaparsa, yapmaktan, yapmış, yapsa, yaptığınız, yaptıklarımı, yapılan, yapın, yapışan, yara, yarada, yaralandığı, yarası, yarısıdır, yatağında, yay, yaşayanların, yaşına, ücret, üçte, yediği, yemeği, yemek, yemin, yeni, yer, yere, yerinde, yeterli, yeterlidir, yirmi, yiyecek, ümmetimin, ümmü, yoktur, yolun, yolunda, yularlanmış, yıl, yün, yürüyün, yürüyüş, yüz, yüzlerine, yüzünü, ızdırab, üzere, üzerinde, Üzerine, zaman, zarar, zarara, zeyd, zikir, zikreden, zikretti, zikri, zimmet, zimmetin, zira, zorla, zulme, zulmedene, zulmüne, zübeyr, zırh, öbür, öbürlerine, ödedi, ödenmeyecektir, öfkeli, öldüğü, öldür, öldürdüm, öldüren, öldürülmem;, ölüm, ÖlÜr, ömer, önce, önüne, öyle, özlü, şahidin, şahidliği, şahitliğini, şânuhu, şayet, şefaatçi, şehadet, şehadeti, şehid, şehidin, şerrinden, şeytan, şirb, şirk, şunu, Şükür, Şöyle

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 01:32
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018