Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-09-16, 15:21 #321
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 798


1027 - İsâm el-Müzenî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir ordu veya seriyye yola çıkardığı zaman, askerlere şunu tenbihlerdi: "Bir mescid görür veya müezzini işitirseniz, orada kimseyi öldürmeyin."
Ebu Dâvud, Cihâd 100, (2635); Tirmizî, Siyer 2, (1549).

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:21 #322
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 797


1026 - Hz. Enes radıyallahu anh: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, sabah vakti baskın yapardı. Yaklaştığı yerleşim bölgesine kulak kabartır, ezan okunup okunmadığını kontrol eder ezan sesi işitecek olursa durur, işitmezse saldırıya geçerdi."
Müslim, Salât 9, (382). Tirmizî, (Siyer 48, (1618); Ebu Dâvud, Cihâd 100, (2634).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:22 #323
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 796


1025 - Nu'mân İbnu Mukarrin radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birçok gazvelere katıldım. Şunu gördüm: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, şafak sökünce, güneş doğuncaya kadar mukâteleyi durdururdu. Güneş doğunca öğle vaktine kadar tekrar mukâteleye geçerdi. Tam öğle vaktinde mukâteleyi durdurur, güneş batıya meyledinceye kadar ara verirdi. Meyledince, ikindi vaktine kadar mukâtele eder, ikindi vaktinde ikindi namazını kılıncaya kadar ara verir, sonra tekrar mukateleye geçerdi. Ashab derdi ki: "Bu vakitte yani güneşin zevali vaktinde yardım rüzgârları eser, mü'minler namazlarında orduları için dua ederler."
Tirmizî, Siyer 46,(1612); Ebu Dâvud, Cihâd 111,(2655); Buharî, Cizye 1.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:23 #324
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 795

1024 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın katıldığı gazvelerden birinde öldürülmüş bir kadın bulundu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bunun üzerine kadınları ve çocukları öldürmeyi yasakladı."
Buharî, Cihâd 147,148; Müslim, Gihâd 24, (1744); Muvatta 3, (2, 447); Tirmizî, Gihâd 19, (1569); Ebu Dâvud, Gihâd 34, (1667); İbnu Mâce, 30, (2841).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:23 #325
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 794

1023 - Semure İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müşriklerin yaşlılarını öldürün, fakat tıfıllarına (şerh) yani henüz tüyü çıkmayanlara dokunmayın."
Ebu Dâvud, Cihâd 121, (2670); Tirmizî, Siyer 28, ( 1583).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:24 #326
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 793

1022 - Ebu Mûsa radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ashâbından birini herhangi bir iş için gönderince şu tenbihte bulunurdu; "Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın zorlaştırmayın."
Müslim, Cihâd, (1732).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:24 #327
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 792

1021 - Abdullah İbnu Avn anlatıyor: "Nâfı'ye yazarak savaştan önce müşrikleri İslâm'a davet etme hususunda sordum. Şu cevabı verdi: "Bu İslâm'ın başında idi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Benî Müstalik'e ani baskın yaptı. Adamları gâfildi, hayvanları su kenarında sulanmakta idi. Savaşabilecekleri öldürdü, kadın ve çocuklarını da esir etti. O gün Cüveyriye radıyallahu anhâ validemizi esir almıştı.
Bunu bana Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ rivayet etti. Abdullah bu orduya asker olarak katılmıştı."
Buharî, Itk 13; Müslim, Cihâd 1, (1730); Ebu Dâvud, Cihâd 100, (2633).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-09-16, 15:25 #328
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 791

1020 - Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir ordunun veya seriyyenin başına komutan tayin ettiği zaman, hassaten komutana Allah'a karşı muttaki olmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiye eder ve sonra şunları söylerdi:
"Allah'ın adıyla ve Allah'ın rızası için savaşın. Allah'ı inkâr eden kâfirlerle çarpışın. Gazâ edin fakat ganimete hıyanet etmeyin, haksızlıkta bulunmayın, ölülerin vücudlarına sataşıp burun ve kulaklarını kesmeyin, önünüze çıkan çocukları öldürmeyin!
Müşrik düşmanlarla karşılaşınca onları önce üç şeyden birine çağır: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artık dokunma!
Önce İslâm dâvet et. İcâbet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onları yurtlarından muhâcirler diyarına hicrete dâvet et. Ve onlara haber ver ki, eğer bunu yapacak olurlarsa Muhcacirler‚ va'dedilen bütün mükâfat ve vecibeler aynen onlara da terettüp edecektir. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedevîler hükmündedirler ve Allah'ın mü'minler üzerine câri olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey'den kendilerine hiçbir pay ayrılmayacaktır. Müslümanlara birlikte cihâda katılırlarsa o hariç, o zaman ganimete iştirak ederler.
Bu şartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, müsbet cevap verirlerse hemen kabul et ve onları serbest bırak.
Budan da imtina ederlerse, onlara karşı Allah'tan yardım dile ve onlarla savaş. Bu durumda bir kale ahâlisini muhâsara ettiğinde onlar senden Allah ve Resûlü'nün ahd ve emânını talep ederlerse kabul etme: onlar için, kendine ve ashâbına ait bir emân tanı. Zira sizin kendi ahdinizi veya arkadaşlarınızın ahdini bozmanız, Allah'ın ve Resûlü'nün ahdini bozmaktan ehvendir.
Eğer bir kale ahalisini kuşattığında onlar, senden Allah'ın hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakın onlara Allah'ın hükmünü tatbik etme, lakin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'ın onlar hakkındaki hükmüne isâbet edip etmeyeceğini bilemezsin."
Müslim, Cihâd 3, (1731); Tirmizî, Siyer 48, (1617), Diyât,14, (1408); Ebu Dâvud, Cihâd 90, (2612, 2613).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:23 #329
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 775

1019 - Abdurrahman İbnu Ebî Ukbe, babasından naklediyor. Babası İran asıllı bir azadlı idi. Der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte Uhud Savaşı'na katıldım. Müşriklerden bir adama darbeyi indirdim ve: "Al, bu sana benden, ben İranlı bir köleden!" dedim. Sözlerimi işitmiş bulunan Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana doğru baktı ve: "Niye, ben Ensarî bir köleyim demedin? Bir kavmin kızkardeşlerinin oğlu o kavimden sayılır" dedi.
Ebu Dâvud, Edeb 121, 5/23; İbnu Mâce, Cihâd 13, (2784).Bu hadisin son cümlesi yani, ibaresi diğer kitaplarda da yer alır. Buharî, Ferâiz 24, Tirmizî, Menâkıb 85, (3897); Nesâî, Zekât 96, (5,106); Müslim, Zekat 133, (1059).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:23 #330
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 774

1018 - Şeddâd İbnu'l-Hâd radıyallahu anh anlatıyor: "Bir bedevî gelerek Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a iman etti. Sonra da sordu: "Seninle hicret edeyim mi?" Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu ashabından birine teslim edip meşgul olmasını söyledi. Sonra yapılan gazvede Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir miktar ganimet elde etmişti. Bunu taksim etti ve bedevîye de bir pay ayırdı. Bedevî: "Bu nedir?" diye sordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Bu payı sana ayırdım" dedi. Adam: "Ben bunun için sana tâbi olmuş değilim, ben eli ile boğazını göstererek şuraya bir ok atılıp ölmem ve cennete gitmem için sana tâbi oldum" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da: "Sen Allah'a sâdık oldun mu o da sana sâdık olur dilediğini verir" dedi.
Askerler bir müddet durdular. Sonra düşmanla mukâtele etmek üzere kalktılar. Adamcağızı, az sonra sırtlayıp Hz.Peygamber aleyhissalâtu vesselâm'e getirdiler. Tam gösterdiği yere bir ok isabet etmiş ve ölmüştü. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"Bu, o adam mı?" diye sordu:
"Evet, odur!" dediler.
"Öyleyse o Allah'a doğru söyleyip sadâkat gösterdi, Allah da ona sadâkat gösterdi" dedi.
Adam, Resûlullah aleyhissalâtu vessselâm'ın cübbesi ile kefenlendi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cenazeyi öne çıkardı, üzerine namaz kıldı. Okuduğu duadan işitilenler arasında şu da vardı: "Ey Allah’ım, bu senin bir kulundur. Senin yolunda hicret etmek üzere memleketinden ayrıldı. Şehid olarak öldürüldü. Ben buna şâhidlik ediyorum."
Nesâî, Cenâiz 61, (4, 60, 61).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:24 #331
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 773

1017 - EbuHüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam gelerek Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm'e: "Ey Allah'ın Resûlü, bir kimse Allah yolunda cihad arzu ettiği halde bir de dünyalık isterse durumu nedir?" diye sordu. Şu cevabı verdi: "Ona hiçbir sevab yoktur!" Adam aynı soruyu üç sefer tekrar etti, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da her seferinde: "Ona sevab yoktur!" diye cevap verdi."
Ebu Dâvud, Cihâd 25, (2516).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:24 #332
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 772

1016 - Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm'e, şecaat olsun diye veya hamiyyet kavmi, ailesi, dostu için veya gösteriş için mukâtele eden kimseler hakkında sorularak bunlardan hangisi "Allah yolundadır?” dendi. Resûlullah: "Kim, Allah'ın kelamı yücelsin diye mukâtele ederse, o Allah yolundadır" diye cevap verdi."
Buharî, Cihad 15, Hums 10, İlm 35, Tevhid 28; Müslim, İmâret 149,(1904); Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 16, (1646); Ebu Dâvud, Cihâd 26, (2517); Nesâî, Cihâd 21; İbnu Mace, Cihâd 13, (2783).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:24 #333
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 770

1014 - Kays İbnu Abbâd anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ashabı radıyallahu anhüm savaş sırasında ses çıkarmayı sevmezlerdi."
Ebu Dâvud, Cihad 112, (2656).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:25 #334
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 771

1015 - Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'nın anlattığına göre, cihâda giderken, yola çıkıp, halkın geçeceği yere durarak, herkese duyuracak şekilde şöyle bağırırmış: "Ey insanlar: Kimin üzerinde bir borç olduğu halde, cihada katılır ve bilirse ki, öldüğü takdirde bu borç ödenmeyecektir, hemen geri dönsün, sakın peşime takılmasın. Zîra, o, bu haliyle cihâdın karşılığını alamaz."
Rezîn'in ilavesidir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:25 #335
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 769

1013 - Muâz İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
Gazve iki çeşittir: Birincisi kişinin Allah'ın rızasını aramak için yaptığı gazvedir. Bu maksadla gazve yapan imama da itaat eder, en kıymetli şeyini harcar, ortağına kolaylık gösterir, fesaddan kaçınır. Bunun uykusu da uyanıklığı da tamamen kendisi için ücret olur. Bir de övünmek, riyâkârlıkta bulunmak ve kendini satmak için savaşan, imama isyan eden, arzda fesad çıkaran kimse vardır. Böyle gazveden asgarî ücreti bile elde edemez."
Ebu Dâvud, Cihad 25, (2515); Nesâî, Cihad 46, (6, 49); Muvatta Cihad 18 (2, 466).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:26 #336
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 768

1012 - Ka'b İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm gazveye çıkmaya karar verdiği zaman, şaşırtarak başka bir zan uyandırır ve: "Harb bir hiledir" derdi."
Ebu Dâvud Cihad 101, (2637); Buharî, Cihad 157; Müslim, Cihâd 18, (1740).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:26 #337
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 767

1011 - Mühelleb İbnu Ebî Sufre rahimehullah Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı dinleyen birisinden, Efendimiz'in şöyle söylediğini naklediyor: "Düşman size gece baskını yaparsa Ha-mim La yunsarûn deyin."
Tirmizî, Cihâd 11, (1682); Ebu Dâvud, Cihâd 78, (2597).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:26 #338
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 766

1010 - Seleme İbnu'l-Ekvâ radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gazve sırasında başımıza Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh'i komutan tayin etti. Bu seferde müşriklerden bir gruba gece baskını yaptık. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kişi öldürdüm. Bunlar, farklı ailelerdendi. O gün parolamız: "Ey Mansur (yardım gören) öldür, öldür!" idi."
Ebu Dâvud, Cihâd 78, (2596),102, (2638).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:27 #339
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 765

1009 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ve askerleri sefer sırasında tepeleri tırmandıkça tekbir getirirler, inişe geçince de tesbihte bulunurlardı. Namaz dahi buna göre vazedildi."
Ebu Dâvud, Cihâd 78, (2595).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-09-16, 09:27 #340
JokesOnYou JokesOnYou çevrimdışı
Varsayılan Hadis-i Şeriften Seçmeler 764

1008 - Hz.Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm gazve yaptığı zaman:
"Ey Rabbim sen benim destekçim ve yardımcımsın. Senin sayende çâre düşünür, senin sayende saldırır, senin sayende mukâtele ederim" derdi.
Tirmizî, Da'avât 132, (35, 781; Ebu Dâvud, Cihâd 99, (2632).
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
109, 10;, 12;, 130.+, 131, 1719;, 1744;, 1909;, 21;, 2678-79;, 3423;, 3630;, 4581;, 51;, abbas, abdullah, acele, acılmış, adaleti, adam, adamın, adet, adına, adınla, affını, ahiret, ahkâm, ait, aittir, aişe, akdiye, akra, âl-i, aleni, aleyhine, aleyhissalatu, ali, allah, allahtan, allahü, allahın, allah’ım, almak, alttakine, altına, altından, amden, ancak, anh, anhüm, anhümâ, aniden, anlatıyor, anne, aralarında, arasına, arasında, araya, arkasından, armaĞan, artık, askeri, askerin, askerlerin, asla, avuçlarımızın, ayakkabı, ayakları, ayeti, aııah’ım, ayırdı, azad, azametin, azı, babam, bağlar, bağışlamak, bakara, bal, bana, baskını, basmış, bazen, baş, başka, beddua, bekir, bekr, belki, ben, beni, benim, berâet, bevli, beyyine, beş, beşer, beşli, biat, bike, bile, bilesiniz, bilip, bilirse, bilvesile, bin, bineğinin, bintu, bir, birbirine, birbirinizin, biri, birinci, birine, birle, birr, biz, bizden, bize, bizzat, boğazlanmış, borc, borcunu, boynunu, boş, buhari, bulan, bulunurdu;, bulunurlardı, bulunursa, bunlar, bunların, bunun, buyurdu, buyurdular, bıçaksız, bütün, büyük-küçük, bölerek, çadırda, caiz, çalsa, cânu, cehenneme, cehennemliktir, çekindiğini, celal, celde, celle, cemaat, cemaatle, cennetin, cennetlik, cennetliktir, cevabı, çevirdi, çevirmekten, cezasına, cezâus-sayd, Çeşit, çiftlik, cihad, cihada, cihadın, cisminin, çocuk, çok, çıkmayanlara, çıktınız, çünkü, daavat, dağıtırdı, daha, darbesinden, dava, davacı, davud, değemez, dedi, dediğini, değildir, dediler, dedim, demektir, demeyin, demezdi, denir, denizde, denizköpüğü, der, derdi, derecesine, desin, devam, deve, devedir, deveye, diğerlerini, dilediğini, dilersen, dileyen, dillerinizle, dilleriyle, dilsiz, dinar, dinardır, direk, dirhem, diri, diyat, diye, diyet, diyet-i, diyeti, diyetin, diyetine, diyetini, diyetinin, diş, dişi, dişlerin, doğru, doğruya, dokunmayın, dolusu, domuz, dua, duaları, duası, duâyı, durur, duvarına, duyduğu, dünya, dünyanın, dünyaya, düşman, düşmanla, düşmekten, dışında, dökülen, dönmek, dört, ebû, ebud-derdâ, ebü, edeb, edeceği, edecek, eden, edenler, eğer, ederdik, ederek, ederim, ederken, ederse, edildi, edilemez, edilenin, edilmek, edilmiş, edin, edinip, edinmeyin, ediyorum, efendi, efendimiz, ehemmiyet, ehl-i, eksem, elbise, elde, ele, elin, elinde, ellerini, eman, emin, emir, emirin, emretti, ente, erkeğin, erkek, esasına, esiri, etmeden, etmedikleri, etmekten, etmesi, etmeye, etmeyin, etmez, etmiş, etmişti, etse, etti, ettim, ettirmen, evet, evlerde, evliye, eüzu, ezan, eşas, eşittir, eşyalarını, fâcir, fakat, falanın, farzdır, fazîletlidir, fazladan, fazıl, fedâilul-kurân, fitne, fırlatarak, gadabından, gâib, galebe, ganimet, ganimetten, gaza, gazve, gazveye, geberttim, geceleyin, gecenin, geçerdi, geçince, gecirdi, gelendir, gelir, gelmezler, gelmiştim, genç, genişliği, geri, gerisini, getirdi, gibi, gidenler, gihâd, girdikleri, girer, girmiş, giydi, gizlerse, gizli-açık, gruba, gulûl, gulûldür, gübresi, gün, günahı, günahından, güneş, günü, gününde, güzelliğinden, gönderince, göndermeye, gönülden, gördüm, göre, görse, göz, gözün, ha-mim, haber, hâcc, hadd, hâine, hak, hakdır, hakkı, haktır, halde, halid, halinde, hamdler, hangi, haram, harb, hariç, harp, hasbiyallahu, hasmın, hatta, hatılını, hayat, hayatı, hayber, haybere, hayır, hayırlı, hayırlısı, hazretleri, hazretlerine, haşim, hederdir, helak, helal, henüz, hep, hepsi, herifi, heyecanıyla, hiç, hiçbir, hidayet, hiledir, hisse, hoşlanmıyor, humus, hurma, hurmaları, husumeti, hususunda, huzeyfe, hükmedeceğim, hükmederim, hükmetti, hüküm, hyr, hırsızlık, hırsızını, hırsızının, iade, ibadetin, ibnu, icâbet, için, içiyle, icrası, ictihad, iddia, idi, ifade, ihsânda, ikabından, ikamet, iki, ikindi, ikisi, ilah, ile, ileri, imama, iman, imran, imtihan, inançla, inkar, inmeyen, insanlara, insanlardan, insanların, ise, isimleri, islamın, islâmının, ism-i, ismailoğulları, ismin, istediği, istediğin, istemeyene, istenmesini, ister, istesin, isteyin, istiğfarı, istihya, iyi, iyisine, işitirseniz, işitmezse, işitmişti, işte, iştirak, kabilesinden, kabul, kadar, kadının, kâfirin, kâhine, kaldırdı, kaldırınca, kaldırır, kalıcı, kalır, kâmile, kanı, kanım, kanına, karar, karşılaşır, kasâme, katarak, katili, katılanlardan, katılmam, katılmayı, kaybedip, kaydıran, keçiyi, kelamda, kemiklerim, kendi, kendine, kendisi, kendisinden, kendisine, kere, keriminde, keza, kim, kimse, kimsedir, kimsenin, kimsesi, kimseyi, kin, kitabın, kitap, kişi, kişiliktir, koltuk, kopan, kopmasını, korktuğumuz, korundun, koşmadan, koşuşsun, kudret, kureyşten, kusurdan, külfetten, kırıp, kısas, kısmı, kıyamet, kölenin, kölesini, kör, kötü, köşkü, lakin, lebün, lehine, maddeleri, maddesi, mağfiret, mahallinden, makamda, maktülenin, mal, mala, mâlâyanî, malik, mallarınızla, malı, malüm, malına, malından, mamul, manasına, mazhar, megâzî, melek, melik, melûndur, merhamet, mervan, mesud, mevcuttur, mevla, miktarına, min, minberde, mirası, misli, muâhedin, muaz, muhafaza, mukâtele, mukateleden, mübarek, müccâa, müdahale, müezzini, mülk, mümin, müminde, müslim, müslüman, müslümanlar, müslümanların, mızrak, nafakası, nakîi, namaz, namazı, namazın, nefel, nefsim, nesai, nezdinde, niceleri, nimel-vekil, nimetin, normal, nur, nuru, nöbetini, oğlunun, oğulları, okumamı, okurdu, olacağım, olacağına, olacak, olamaz, olan, olana, olandır, olarak, oldu, olduğu, olduğuna, olduğunu, oldular, olmak, olmamızı, olması, olmasını, olmayan, olsun, oluncaya, olur, ona, ondan, onlar, onlara, onları, onların, onu, onun, onunla, orada, ordu, orta, osman, oturmasına, otuz, otuzu, parmakların, parmaklarını, pay, rabb, rabbi, rabbim, rabbimiz, rabbinden, radıyallahu, rahmin, ramazan, razı, resulullah, resûlü, resulüne, resülullah, ribât, rivayet, rükû, rüşvet, sabaha, sabit, sadece, sağlığına, sahibinin, sahiplerine, salat, saldırıya, sâlime, sana, sanadır, satmakta, satın, savaş, savaşa, sayende, sebebiyle, sebep, secde, secdede, sefere, seferine, selamet, selamsın, selebini, semâlar, sen, senden, sendendir, sened, seni, senin, seref, seriyye, servet, ses, sevab, sevdiğinizden, sever, seyahati, seyyid, sizden, size, sizin, sizler, sokacak, sonra, sonuncu, sonunda, sopa, sordu, sordular, sorumlu, suresinin, sığınırım, sığınırız, sığınıyorum, sığırların, süheyb, sırasında, süratli, sönerse, söyledi, sözleri, tabiyiz, takdirde, takdiren, takip, taksim, taksimat, taksimi, taksiminde, taleb, talibin, tam, tamamında, tapanlar, tatbik, tayin, teâlâ, teçhiz, teçhizatı, tedavi, tek, tekbir, teker, telafuz, tenbihte, tercih, teri, terkeder, tesbih, tesbihte, tirmizî, tirmizinin, toplamaları, tozla, tutan, tutmayan, tutulmaz, tıbb, tüüü, tövbe, uhud, ulaşan, uyeyne, uzak, vakit, vaktinde, vaktinden, var, vardır, vârisinin, vasiyetine, vaskı, vefasıza, vefasızlığının, ver, ver;, verdi, verdiği, verecek, vereyim, verilir, verilirse, veriliyor, verir, vermek, vermişlerse, vermişti, vermiştir, vesselam, vesselâme, veya, yahudilerden, yalan, yalancı, yani, yanına, yanında, yaparsa, yapmaktan, yapmış, yapsa, yaptığınız, yaptıklarımı, yapılan, yapın, yapışan, yara, yarada, yaralandığı, yarası, yarısıdır, yatağında, yay, yaşayanların, yaşına, ücret, üçte, yediği, yemeği, yemek, yemin, yeni, yer, yere, yerinde, yeterli, yeterlidir, yirmi, yiyecek, ümmetimin, ümmü, yoktur, yolun, yolunda, yularlanmış, yıl, yün, yürüyün, yürüyüş, yüz, yüzlerine, yüzünü, ızdırab, üzere, üzerinde, Üzerine, zaman, zarar, zarara, zeyd, zikir, zikreden, zikretti, zikri, zimmet, zimmetin, zira, zorla, zulme, zulmedene, zulmüne, zübeyr, zırh, öbür, öbürlerine, ödedi, ödenmeyecektir, öfkeli, öldüğü, öldür, öldürdüm, öldüren, öldürülmem;, ölüm, ÖlÜr, ömer, önce, önüne, öyle, özlü, şahidin, şahidliği, şahitliğini, şânuhu, şayet, şefaatçi, şehadet, şehadeti, şehid, şehidin, şerrinden, şeytan, şirb, şirk, şunu, Şükür, Şöyle

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 11:58
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018