Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 09-10-09, 17:57 #1
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan 11.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları (Lider Yayıncılık) (2014-2015)



İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄




11. Sınıf Coğrafya Sayfa 32-33 Etkinlik Çalışması Cevapları


Kitabınızda bazı ülkelerin 2006 yılına ait nüfus piramitleri verilmiştir.Bu piramitlerden ve ön bilgilerinizden faydalanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

SORU-1-Piramitler arasındaki farklılıklar nelerdir?

Piramitlerde ülke nüfusları,doğum oranları,ölüm oranları cinsiyet yapısı,nüfusun yaş yapıları farklılık göstermektedir.

SORU-2-Piramitlerden hangisi nüfusu hızla azalan bir ülkeyi göstermektedir.

Piramitlerde özellikle Japonya nüfusu hızla azalan özellik gösteriyor .Gelişmiş bir ülke olmasından kaynaklı olarak doğum oranların düşmesi uygulanmış nüfus politikaları da bunda etkili olmuştur.Ilk olarak nüfusu desteklemiş artış oranı %2 ye çıkmış 1948 de azaltıcı politika uygulamış ve artış oranını %1 e düşürmüş.1990 lara gelince artış oranı iyice azalmış arttırmaya yönelik politika uygulasa da başarılı olamamıştır..


SORU-3-Ülkelerden hangisinin nüfusu hızla artmaktadır?

Endonezya ‘da hızlı nüfus artışı görülmektedir taban genişlemektedir.Doğum oranları yüksektir .Gelişmekte olan bir ülkedir.Eğitim seviyesi yeteri düzeyde değildir ,aile planlaması çalışmaları yetersizdir.Ayrıca ülkede sağlık hizmetlerinin gelişme göstermesi çocuk ölümlerini de azaltarak artışa katkıda bulunur.

SORU-4-Endonezya nüfus planlaması yoluyla ülkesinde sanayileşme ve kentleşmenin önünde giden artışı azaltarak işsizlik sorununu çözmeyi,bağımlı nüfus oranını azaltmayı ,eğitim sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi amaçlamaktadır.

Japonya ise arttırıcı politikalar uygulayarak yaşlanan nüfusunu doğum oranlarını arttırarak dinamizm kazandırmayı amaçlıyor.Mevcut gelişimine yönelik yapacağı yatırımlara için gerekli genç dinamik nüfus sağlamak istiyor

SAYFA 33 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Kitabınızda ki grafikte Japonya'nın 2005 yılına kadar belirlenmiş ve 211 yılına kadar tahmini nüfusu verilmiştir.Buradan hareketle aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

SORU-1-1970 yılında Japonya nüfusu ne kadardır?

100,2 milyon

SORU-2-Hangi yıldan itibaren nüfus artış hızında düşüş tahmin edilmektedir.Bu düşüşün ardındaki sebebler hakkında neler söylenebilir?

Yaklaşık 2020 yıllarda düşüş eğilimi beklenmektedir.Gelişmiş ülke olmasından dolayı doğum oranları düşük ,kadının iş hayatındaki rolü fazla eğitim seviyesi yüksektir.Gelişmiş ülke olmasının getirdiği sosyal yapı bunu destekler.

SORU-3-1920 yılından günümüze kadar olan zaman aralığını nüfus değişimini yorumlayınız.

1920 yılından itibaren hızlı bir nüfus artışı mevcut ancak 1940 -1950 arası dönem 2. dünya savaşını nedeniyle azalma göstermiş.1980 li yıllara kadar kısmen artış devam ediyor ancak sonrasındaki artış önceki dönemlere oranla azalma gösteriyor.

LISE 3. SINIFLAR SAYFA 34-35- ETKINLIK ÇALIŞMALARI

Aşağıdaki tabloda Japonya'nın yıllara göre yaş gurupları dağılımı verilmiştir.Buradan hareketle Japonya'nın ileride ne gibi sorunlar yaşayabileceğini nedenleriyle birlikte söyleyiniz.

Tablo incelendiğinde Japonya'nın nüfus artış oranının azaldığı görülmektedir.Doğum oranlarının azalmasıyla paralel olarak genç nüfus oranında düşme yaşlı bağımlı nüfus oranında artma gözlenmektedir.Ileriki dönemlerde yapılan yatırımları desteklemek amaçlı genç ve dinamik nüfusun azalması Japonya için sıkıntı oluşturacak yine bağımlı yaşlı nüfusun artması da Japon ekonomisini olumsuz etkileyecektir.Nüfus artışının giderek düşmesi ileriki dönemde Japon nüfusunun azalmasına sebeb olacak nüfus kendini yenileyemeyecek ve dinamizmini kaybedecektir.

11.SINIF SAYFA 35 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Kitabınızda 1950 den 1999 a kadar Fransa'nın nüfusu kaydedilen gelişmeler verilmiştir.Buradan hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.

SORU-1-Fransa'nın nüfusu hangi dönemlerde en fazla artış göstermişitr.

En fazla artış dönemi 1960-1969 yılları arasındaki dönemdir.Tablo incelendiğinde bu dönemde doğal artışla beraber göç dalgası etkilidir.

SORU-2-Nüfusun değişmesinde göçlerin etkisi nasıl olmuştur.

Fransa ve çeşitli Avrupa ülkeleri 2. dünya savaşından sonra ortaya çıkan iş gücü eksikliğini gidermek için 1960 dan yaklaşık 1970 li yıllara kadar ülkelerine işçi göçü almıştır.Bu dönemde gerek işçi göçü gerekse bu göçle beraber ülke nüfus yapısının değişmesi doğurganlığı etkilemiş ve doğal nüfus artışı göçle beraber ön plana çıkmıştır.


SAYFA 36
1. Aşağıdaki biyomlardan hangisi, biyoçe-şitlilik bakımından daha zengindir?

A) Ekvatoral yağmur ormanları

2.Atmosferde bulunan karbon dioksit aşa-ğıdaki olaylardan hangisinin sonucunda, hayvan ve insanların bünyesine besin ola-rak geçecek duruma gelir?
A) Fotosentez

I. Fosil yakıtların oluşması
II. Solunum
III. Kalkerin çözünmesi
IV. Fotosentez
3.Yukarıdakilerden hangileri atmosferdeki karbon oranının azalmasına neden olur?

D) I ve IV

I. Yılan
II. Tavşan
III. Tilki
4.Yukarıdaki canlıların enerji akışında en fazla enerjiyi alandan en az alana doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

E) II, III, I

5.Nitrifikasyon bakterileri amonyağı nitrite, nitri-ti nitrata dönüştürür. Bitkiler kökleriyle nitrat tuzunu kullanarakbesin maddesi üretirler. Bu besin maddesi otçullara ve etçillere geçer. Bitki kalıntıları, hayvan dışkıları ve ölüleri, ayrıştırıcılar tarafından tekrar doğaya katılır.
Yukarıda verilen bilgilere göre aşağıdaki döngülerden hangisi anlatılmaktadır?
A) Azot

• Sibirya, Kanada ve İskandinav ülkelerinde görülür.
• Samur, vizon, vaşak, kunduz, geyik, ayı, til-ki, kartal, kurt, su samuru, kuş ve böcekler başlıca hayvan topluluklarını oluşturur.
6.Yukarıda özellikleri verilen biyom aşağı-dakilerden hangisidir?
B) Tundra

7.Ekvatoral yağmur ormanları biyomunda biyoçeşitliliğin zengin olmasında;
I. Sıcaklığın yüksek olması ve yıl boyunca az değişmesi
II. Yağış miktarının fazla ve yağış rejiminin düzenli olması
III. Yer şekillerinin sade olması
özelliklerden hangileri etkili olmuştur?
D) I ve II

SAYFA 37

8. Aşağıdaki haritada bazıbitki türlerinin yaygın olduğu yerler numaralarla gösterilmiştir.

Kaçnumaralı biyomda biyoçeşitliliğin daha fazla olmasıbeklenir?

B) II

9.I. Akarsuyun yatak eğiminin az olması

II. Yağış rejiminin düzenli olması
III. Yüzey şekillerinin engebeli olması
IV. Yükseltinin az olması
Yukarıdakilerden hangileri hidroelektrik potansiyelinin düşük olmasına neden olur?
C) I ve IV


10. Aşağıdakilerden hangisinde bir biyom, o biyomda yaygın olmayan hayvan türüyle birlikte verilmiştir?
Biyom Hayvan

E) Tundra şempanze



11. I. Fosil yakıtların yakılması

II. Kalkerin çözünmesi

III. Şimşek ve yıldırım olayları

Yukarıdakilerden hangileri azot döngüsünü sağlar?

C) Yalnız III

12. Biyoçeşitlilikle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Kuzey Amerika'daki biyoçeşitlilik, Güney Amerika'ya göre daha fazladır.

13.Yağış ve sıcaklığın yıl boyunca yüksek oldu-ğu yerlerde bitkilerin büyüme, çiçek açma ve meyve verme süreci yıl boyunca devam eder. Bu nedenle böyle yerlerdeki hayvanlar yıl boyunca besin buldukları için göç etmezler.
Buna göre yukarıdaki haritada numaralar-la gösterilen yerlerden hangisinde hay-vanların göç etmesi beklenmez?
E) V

14. I. Solunum
II. Fosil yakıtların yakılması
III. Karbonatlı kayaçların ayrışması Yukarıda verilen olaylardan hangilerinin sonucunda karbon açığa çıkar?

E) I, llvelll


11.SINIF SAYFA 38 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Kitabınızdaki haritadan grafikten ve ön bilgilerinizden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
SORU-1-Şehirleşme en hızlı hangi dönemde gerçekleşmiştir?
Biraz eskiye gidersek 1848 sanayi sanayi inkilabı ile başlangıç gösteriyor.Sonrasında ise 1950-1960 dan sonra ağırlık kazanıyor.

Haritaya bakıldığında özellikle yeşil noktaların ağırlık kazandığı görülmektedir.Buda bize şehirleşmenin beraberinde nüfus artışını da getirdiğinden 10 milyon üstü şehirlerde artış görülmektedir.Yaklaşık olarak 1990 sonrası 2000 li yıllarda şehirleşme hız kazanmıştır.
SORU-2-Şehirlerin hızlı gelişmesinde hangi faktörler etkili olmuştur.”
Coğrafi konum özellikleri,ulaşım,sanayi faaliyetlerinin gelişme göstermesi bu süreci hızlandırmıştır.

SORU-3- 2030 yılında şehirlerin nüfus gelişimi hakkında neler söyleyebilirsiniz.?

Şehirleşmeye bağlı sanayi devrimiyle başlayan süreç 1950-1960 lı yıllar sonrasında 2000 li yıllarda gelişimini devam ettirmektedir.Bu süreç 2030 lu yıllarda da mevcut teknolojik ve bilimsel gelişmeler hızlı şehirleşme,şehirlerdeki yaşam standartlarının çekiciliği ile başlayan göç hareketi ve nüfus artışı bu yıllarda da artış göstererek devam edecektir.
SORU-4-Haritada nüfusu 10 milyonu aşan şehirlerin ağırlıklı olarak güneydoğu Asya da yoğunluk kazanmasının sebebi nedir.

Dünya nüfusunun büyük bir bölümü uygun yasama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağında toplanmıştır.
Güney Doğu Asya Muson Asyası: Asya kıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya'nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır. ( tarım) Japonya: Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır.Önemli bir Pazar alanı oluşturur.


11.SINIFLAR SAYFA 46 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Etkinlik-1
SORU-1-Aşağıdaki dünya haritası üzerinde verilen şehirleri sembollere uygun olarak
işaretleyiniz.


New York-Küresel etki gösterir.
Londra-Küresel etki gösterir
Kudüs-Küresel etki gösterir
Amsterdam-Küresel etki gösterir
Kütahya-Yerel etki gösterir
Yeni Delhi-Bölgesel etki gösterir
Milano-Küresel etki gösterir
Nairobi-Bölgesel etki gösterir
Hong Kong-Küresel etki gösterir
SORU-2-Işaretlediğiniz şehirlerin etkilerinin neler olduğunu sınıfta tartışınız.

New York dünya finas merkezi özelliği gösterir beraberinde ekonomi ve ticaretin merkezidir ve liman şehri olup dünyanın en kalabalık şehirlerinden biridir.

Londra ekonomi ve ticaretin bir diğer merkezidir ve liman şehri olup dünyanın en kalabalık şehirlerinden biridir.

Amsterdam, Hollanda'nın başkenti olmasının yanında önemli bir liman şehri ve
ticaretin bir başka küresel merkezidir. Ayrıca siyasi platformda birçok uluslar arası kuruluşun
merkezidir.

Milano Italya''nın sanayi ve ticaret başkentidir.beraberinde kültürel fonksiyonlar ve ekonomik fonksiyonlardan ticaret ön plandadır.

Kütahya'da sanayi, tarım ve ticaret gelişmiştir ve etki alanı
yereldir.

Kudüs 3 din için de kutsal olan bir merkezdir.

Nairobi,Kenya'nın başkentidir.

Yeni Delhi, Hindistan'ın başkentidir.Bölgenin ekonomi ve yerleşme merkezidir.

Hong Kong , Asya-Pasifik bölgesindeki önemli finans, ticaret ve ulaşım merkezi konumundadır.

Etkinlik-2

SORU-1-Aşağıdaki tabloda Hamburg şehrinin bulunduğu ülke, etki alanı ve etkin
fonksiyonu verilmiştir.

Siz de diğer şehirlerin bulunduğu ülkeyi, etki alanını ve fonksiyonunu tespit
ediniz (Bazı şehirler birden fazla fonksiyonu ile ön plana çıkabilir).

Yoruma açık bir tablo ufak tefek farklılıklar olabilir

SORU-2-Şehirlerin farklı fonksiyonlar kazanmasında etkili olan faktörleri
yorumlayınız.
Şehirlerin farklı fonksiyonlar kazanmasında şehrin coğrafi konumu,
nüfusu,ekonomik,siyasi,kültürel ve dini özellikleri etkili olmuştur.

Istanbul'un Istanbul boğazında bulunması,Türkiye'nin en önemli limanı
olması,Hristiyan'lar için kutsal yerlerin bulunması,

Londra'nın başkent olması,küresel finans merkezlerinden biri olması,Tarihi eserlerin bulunması ve sanatsal faaliyetlerin gelişmiş olması,

Roma'nın başkent olması, Vatikan'ın Roma'da yer alması,ticaretin gelişmiş olması, Tarihi eserlerin bulunması ve sanatsal faaliyetlerin gelişmiş olması,

Moskova'nın Dünya'nın büyük devlerinden biri olan Rusya ve B.D.T'nin merkezi olması,

Kudüs'ün 3 din için de kutsal olan bir merkez olması,

Hamburg'un Almanya ve Avrupa'nın en önemli limanlarından biri olması,

Los Angeles'in Amerikan sinemasının merkezi olması,

Mexico City'nin Meksika'nın başkenti olması,

Kahire'nin Mısır'ın başkenti olması,

Jakarta'nın Endonezya'nın başkenti olması,önemli bir ticaret ve liman şehri
olması,

Bakü'nün Azerbaycan'ın Başkenti olması ve mevcut enerji kaynakları ,
Delhi'nin Hindistan'ın başkenti ve ekonomik merkez olması.


11.SINIFLAR SAYFA 47 ÖLÇME DEĞERLENDIRME SORULARI

Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

SORU-1- Çin'de nasıl bir nüfus politikası uygulanmaktadır?

Nüfusu önceleri bir güç olarak görmektelerdi.1953 yılında nüfusu 583 milyon olduğunu gördü. Nüfus artış hızı planlanandan daha yüksek çıktığı için resmen ilan edilmeyen tek çocuk siyaseti izlenmeye başlanmıştır.Çin'de bu politika şehirlerde sıkı sıkıya uygulanmış ve kırsal kesimde iki kız çocuğa izin verilmiştir. Çin'de kırsal kesimde yaşayıp tek erkek çocuğu veya iki kız çocuğu olan ailelere anne, baba 60 yaşını geçtiklerin de yılda 75 dolara denk gelecek bir maaş bağlanmaktadır.Çin nüfus artış hızını azaltıcı yönde politika uygulamaktadır.
SORU-2- Nüfus değişiminde rol oynayan faktörler nelerdir?

Doğumlar,Ölümler(Savaşlar,salgın hastalıklar,doğal afetler),Göçler,Sınırların değişmesi

SORU-3- Bir ülkede genç nüfusun artması sizce avantaj mıdır? Açıklayınız.

Genç nüfus bir ülke için avantajdır ancak ülkenin ekonomik yapısı bu nüfusu kaldırabilecek yapıda ise.Ülkenin öz kaynakları ülke nüfusunun ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsa genç nüfus yatırımları destekleyen üretken rekabeti arttıran bir rol oynar.Aksi takdirde bir ülke için çeşitli ekonomik ve sosyal sorunlara yol açar.

SORU-4- Roma şehrine tarihsel süreç içinde önem kazandıran özellikler nelerdir?

Roma; Siyasi ,dini ve kültürel anlamda çok gelişen bir kenttir. Roma, dünya tarihindeki belirleyici rolünü asırlar boyu sürdürdüğünden olsa gerek "Dünyanın başkenti" unvanına layık görülmüştür. Roma Imparatorluğu'nun başkenti idi.Bundan dolayı yalnızca imparatorluğun sınırları içerisinde kalan yerleri değil dünyanın büyük kesimini siyasi ve dini olarak etkisi altına almıştır. 1870' te Birleşik Italya'nın başkenti olmuştur.Siyasi, dini ve kültürel odak noktası olarak çok hızlı bir büyüme sürecine girmiştir.Roma, Katoliklerin dini merkezi olan Vatikan'ı içine aldığından çift başkent rolüne de sahiptir. Vatikan bağımsız bir bütünlük halinde işlev görmektedir ve küresel etkisi Italya'dan çok daha büyüktür.

SORU-5- Nüfus politikalarının olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Olumlu Sonuçları
Kişi başına düşen gelirin artması
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi
Işsizliğin azalması
Köyden kente göçün azalması
Sosyal sorunların azalması
Tasarrufların artması
Tüketimin azalması
Devletin giderlerinin azalması
Ülke kalkınmasına daha fazla kaynak ayrılabilmesi

Olumsuz Sonuçları

Cinsiyet dengesizliği
Yaşlı nüfus oranının artması(Bağımlı nüfus oranının artması)
Genç ve eğitilebilir nüfus oranının azalması
Aktif(çalışan ve çalışabilecek) nüfus oranının azalması
Ülkenin savunma gücünün azalması
Sosyal güvenlik sisteminde sorunları ortaya çıkması

SORU-6- New York şehrinin dünya çapında öneme sahip olmasında hangi özellikleri etkili
olmuştur?


New York'un caddelerinden biri olan Wall Street, dünyanın bir numaralı finans merkezi olması, dünyanın en kalabalık yerleşim bölgelerinden biri olması, ticaret ve sanayinin olduğu kadar eğitim ve kültür faaliyetlerinin de yoğunlaştığı bir yerleşim merkezi olmasıdır.
ABD'nin eski başkenti olması, ABD'nin ve dünyanın önemli şirketlerinin merkezleri, sivil toplum örgütleri, ulusal ve uluslararası etkili medya kuruluşları burada toplanması,

SORU-7- Bir ülkede çalışma çağı dışındaki nüfusun artmasının olumsuz yansımalarını
belirleyiniz.

Çalışan nüfus azalır, bağımlı nüfus artar, sosyal güvenlik sistemi çökme noktasına gelir,devletin vergi gelirleri azalır, Tasarruflar azalır,Kişi başına düşen gelir azalır,Eğitim ve sağlık hizmetleri yetmez,Sosyal sorunlar artar,Üretim azalır, Devletin giderleri artar,Ülke kalkınmasına daha az kaynak ayrılabilir,Dengesiz beslenme sorunu ortaya çıkar,Iç ve dış göçler artar.

SORU-8- Bir ülkede nüfus artış hızının sürekli azalması hangi olumsuzluklara neden
olur?


Tasarruflar azalır,Kişi başına düşen gelir azalır,üretimin azalması, devletin yatırım giderlerinin artmasına yol açar.Ülke nüfusu dinamik yapısını kaybeder buda yatırımlar için olumsuz sonuçlar doğurur.
Yaşlı nüfus oranının artması(Bağımlı nüfus oranının artması), Genç ve eğitilebilir nüfus oranının azalması,Aktif(çalışan ve çalışabilecek) nüfus oranının azalması, Ülkenin savunma gücünün azalması,Sosyal güvenlik sisteminde sorunların ortaya çıkması, devletin vergi gelirleri azalır,

SORU-9- Dünyanın en büyük şehirleri nerelerde kurulmuştur? Bunda hangi özellikler
etkili olmuştur?


Özellikle Kuzey Yarımkürede ve Orta Kuşakta (300-600) kurulmuştur.Sanayi,ticaret
ve ulaşımın geliştiği alanlarda büyük şehirler kurulmuştur.Sanayi Devriminden sonraki dönemlerde sanayileşen yerlerde çok büyük şehirler ortaya çıkmıştır.Özellikle ticaret,sanayi,liman ve siyasi fonksiyonlar etkili olmuştur.

SORU-10- Ölüm oranı, nüfus patlaması, nüfus planlaması, nüfus politikası, aktif nüfus,
demografik şişme kavramalarını açıklayınız.

Ölüm Oranı: Genel olarak, genelde yıllık hesaplanan, her 1000 kişi başına
ölümlerin sayısının oranıdır.

Nüfus Patlaması: Bir ülkede ölüm oranlarının düşmesi, doğumların artması ve şehrin özelliklerinden dolayı yoğun göçlerle nüfusun büyük hızla çoğalmasıdır.

Nüfus Planlaması: Ülke öz kaynakları doğrultusunda ülkelerin uygulamış oldukları nüfusu kontrol altında tutmaya yönelik politikalara denir.

Nüfus Politikası: Nüfus artış hızını azaltmak ya da arttırmak veya nüfusun
niteliklerini arttırmak için devletler tarafından yapılan çalışmaların tümüne
nüfus politikası denir.

Aktif nüfus: 15- 64 yaş arasındaki nüfusa çalışma çağındaki nüfus
denilmektedir.Çalışanlar ve iş arayanlar bu nüfus içinde yer alır.

Demografik Şişme: Kentlerin sanayi, ekonomik, kültürel özelliklerini
gerçekleştirmeden, aşırı nüfuslanarak büyümesidir.Şanlı Urfa ve Diyarbakır'ın
terör nedeniyle göç edenlerce nüfusunun artması

SORU-11- Japonya'da nüfus artışını teşvik eden nüfus politikaları uygulansa da nüfus
artışı istenen düzeyde değildir. Bunun nedenlerini açıklayınız.


Japonya'nın gelişmiş bir ülke olmasıdır.Gelişmiş ülkelerde doğum oranları ve nüfus artış hızı düşüktür.doğum oranlarının düşük olmasının nedenleri: sanayileşme ve
kentleşme,kadının çalışma hayatındaki yerini alması,eğitim düzeyinin artması,refah düzeyinin artması,doğum kontrolü ve evliliklerin geç yaşlarda yapılmasıdır.

SORU-12- Aşağıdaki piramitte Japonya'nın 1955- 2015(tahmini)yılları arasındaki nüfus
değişimi gösterilmiştir.Bu değişimin gerçekleşmesi için Japonya nasıl bir nüfus
politikası uygulamış olabilir?

Özellikle 1950 yılından sonra nüfus artış hızını azaltıcı bir politika uygulamıştır.1980 -1990 yılına kadar

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.


SORU-1-Şehirsel fonksiyonlar sanayi, ulaşım ,ticaret, ,liman, kültür, turizm ve
eğitimdir.

SORU-2-Şehir sınıflandırılmalarında etkili olan faktörler fonksiyonel özellikleri
Nüfusu ve etki alanlarının genişliğidir.

SORU-3-Bir şehir çok büyük alanları etkisi altına alıyorsa etki alanı küresel
çaptadır.

SORU-4-Amsterdam'ın etki alanının küresel çapta olmasını sağlayan
fonksiyonu Önemli bir liman özelliği göstermesidir.

SORU-5-Nairobi,Bakü,Diyarbakır şehirleri bölgesel çapta etki alanına sahip iken,Roma,Mekke,Londra gibi şehirlerin etki alanları küresel çaptadır.

SORU-6-New York'un küresel çapta etki alanı oluşturmasında Finans merkezi olması, ticari, siyasi ve ekonomik fonksiyonel özellikleri etkili olmuştur.

SORU-7-Bir şehrin bölgesel veya küresel etkiye sahip olmasında o şehrin
nüfusu ve fonksiyonel özellikleri etkilidir.

Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız.

SORU-1-Aşağıdaki şehirlerden hangisi iktisadi fonksiyonlarına göre şehirler
sınıflandırması içinde yer almaz?
A)Tarım B)Liman C)ulaşım D)Maden E)Askeri

SORU-2-Aşağıdaki şehirlerden hangisinin küresel etkisi en azdır?
A)Şam B)Tokyo C)Paris D)Londra E)New York

SORU-3-Aşağıdaki şehirlerden hangisi liman fonksiyonu sayesinde küresel bir etkiye
sahiptir?
A)Marsilya B)Zürih C)Milano D)Moskova E)Mekke

SORU-4-Aşağıdaki şehirlerden hangisi liman şehri değildir?
A)Amsterdam B)Marsilya C)Istanbul D)Iskenderiye E)Varşova

SORU-5-Nüfus özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki ülkelerin hangisinin
nüfusunu artırıcı politika izlemesi daha uygundur?
A)Almanya B)Çin C)Hindistan D)Türkiye E)Endonezya

SORU-6-Aşağıdaki şehirlerden hangisi etkileri bakımından küresel bir güce sahiptir?
A)Manila B)Mekke C)La Paz D)Lizbon E)Mogadişu

SORU-7-Herhangi bir yerleşmenin merkez haline gelmesi ve etki alanını
genişletmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi en azdır?

A)Tarım B)Ulaşım C)Ticaret D)Nüfus E)Endüstri

SORU-8-New York'un bir dünya şehri olmasında aşağıdaki fonksiyonel
özelliklerinden hangisi daha etkilidir?

A)Ulaşım B)Ticaret C)Tarım D)Maden E)Sanayi

SORU-9-Nüfus artış hızının fazla olduğu ülkelerde genç nüfusa yapılan
yatırımlar artmakta, buna bağlı olarak kalkınma hızı yavaşlamaktadır.
Buna göre aşağıdaki ülkelerin hangisinde kalkınma süresinin en uzun olması beklenir?

A)Bulgaristan B)Fransa C)Finlandiya D)Afganistan E)Kanada

SORU-10-Bir ülkede nüfus artış hızının azalması sonucunda aşağıdakilerden
hangisinin meydana gelmesi beklenemez?
A)Işsizlik oranının azalması
B)Iç ve dış göçlerin artması
C)Kalkınma hızının artması
D)Genç nüfus oranının azalması
E)Doğal kaynakların tüketiminin azalması

SORU-11-Aşağıdakilerden hangisi nüfus artış hızını azaltan faktörlerden biri
değildir?
A)Kadınların çalışma hayatına daha fazla girmesi
B)Aile planlaması
C)Savaşların artması
D)Bebek ölüm oranlarının artması
E)Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması

SORU-12-Nüfus artış hızının düşürülmesi için aşağıdaki önlemlerden hangisi daha etkili ve kalıcıdır?
A)Az çocuklu ailelere vergi muafiyeti
B)Çok sayıda hastane ve okul yapılması
C)Doğum kontrolünün yaygınlaştırılması
D)Küçük yaşta evliliklerin teşvik edilmesi
E)Iç göçlerin teşvik edilmesi

SORU-13-Aşağıdaki şehirlerden hangisinin etki alanı farklı bir nedene bağlıdır?

A)Marsilya B)Amsterdam C)Istanbul D)Rotterdam E)Paris

SORU-14-Nüfus artış hızının artması aşağıdaki ülkelerden hangisinde bir sorun
oluşturmaz?

A)Hindistan B)Fransa C)Pakistan D)Mısır E)Çin


11. SINIF SAYFA 50 ETKINLIK ÇALIŞMALARI

Mal ve hizmetlerin sağlanmasıdır.
ÜRETIM

Mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaşmasıdır.
DAÄžITIM
Mal ve hizmetlerin kullanımıdır.
TÜKETIM

Kitabınızdaki kavram haritasını inceleyerek doğal unsurların üretim ,tüketim,dağıtım faaliyetleri üzerine etkisinin nasıl olduğunu değerlendiriniz.
Üretim tüketim dağıtım etkinlikleri birçok faktörden etkilenir.Bunlar sanayi tesisi için yer seçimi,su , iklim ve yer şekilleridir.
Ham maddenin bozulabilir olduğu yerlerde tesisler genellikle ham madde kaynağına yakındır veya kolay ulaşabilecek bir yerdedir.
Örneğin, konserve tesisleri çoğu kez meyve ve sebze yetiştirilen bölgelerde
kurulur.Üretim etkisi

Bazı ham maddelerin işlenmesi sırasında büyük oranda suya ihtiyaç vardır.
Kağıt ve demir-çelik sanayisi ile termik ve nükleer santraller gibi
tesislerde de su büyük önem taşır. (üretime etkisi)

Su büyük önem taşır bu noktada suyun varlığı miktarı yada yokluğu kurulacak tesis üzerinde etki oluşturarak üretim ve beraberinde üretilecek ürünün dağıtım ve tüketimine etkide bulunur.

Iklim, bazı sanayi kollarının yer seçiminde dolaylı etkiye sahiptir. Ham
madde olarak tarımsal ürünlerin kullanıldığı tesisler, iklim koşullarının bu
maddeleri etkilemesi nedeniyle dolaylı yoldan etkilenir. Bazı tesisler üzerinde
ise doğrudan etkiye sahiptir. Uçak sanayi üzerine etkisi doğrudandır.

Gemi tezgahları da iklimden doğrudan etkilenir. Şiddetli soğuklarda gemi inşa
faaliyetlerinin durması, yazın sıcakta demir-çelik aksamının ısınması çalışma
koşullarını güçleştirir. (üretime etkisi)

Iklim koşulları çalışanlar üzerinde de etkilidir. Şiddetli sıcaklar, verimi
düşürürken şiddetli soğuklar ısıtma sorunu nedeniyle maliyeti arttırır.

Yer şekilleri, ulaşımı etkilediği için dolaylı olarak üretim, dağıtım ve
tüketim faaliyetlerini de etkiler. Ham maddenin gerek işleneceği tesise
götürülmesi gerekse mamul ürünün tüketiciye sunulabilmesi ulaşımla
bağlantılıdır. Kara yolları ve demir yolları güzergahları yer şekillerinden
etkilenir.

Enerji hatlarının güzergahları dikkatli seçilmeli veya bu hatlar yer altına
gömülmelidir. Bu da yer şekilleri ve iklimle ilgilidir. Hidroelektrik enerji
için uygun yer şekilleri ve su potansiyeli gerekmektedir.

Yer şekilleri, iklim ve su kaynakları, bitki örtüsünün gelişmesinde etkili
olur.

Bitki örtüsü tarımsal hammadde kaynaklarının ortaya çıkması üzerinde etkili
olarak üretimi etkiler.

Iklim şartları dağıtımı da etkiler. Kar yağışları, don olayları gibi iklim
olayları dağıtımında aksamasına neden olur.

Yer şekilleri ise ulaşımı etkilediği için dolaylı olarak üretim ,dağıtım ve tüketim faaliyetlerini etkilemiş olur.Uygun ulaşım koşulları hem üretilen ürünün rahatça mevcut pazarlara taşınmasına sebeb olarak maliyeti düşürür tüketimi destekler.

Sonuç olarak mevcut sanayi kollarının gerek yer seçimi gerekse üretim miktarı bunun pazarlara taşınması ve tüketilmesinde iklim,su,yer şekilleri doğrudan yada dolaylı etkide bulunur.Dönem dönem üretimi destekleyici özellik gösterebilir dönem dönem şartları zorlaştırabilirUnutulmamalıdır ki üretim ,dağıtım ve tüketim bozulmaz bir halkadır.Tüketimdeki artış direk üretimi etkiler bu iki etkenin oluşmasında dağıtım koşullarıda önemli rol oynar ürettiğinizi dağıtamazsanız tüketim miktarı azalır talep gelmediği içinde üretim düşer.

Sayfa 76

A. Aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. Tüketim, üretimi nasıl etkiler? Örnek vererek açıklayınız.

Üretim miktarı üzerinde etkili olan en önemli faktör o ürüne olan taleptir. Talep arttıkça üretim miktarında artış olur. Bir ürüne olan talebin artması ve tüketim alanlarının genişlemesi, üretim miktarını artırır ve üretim yapılan alanların genişlemesinde etkili olur.

Örneğin; buğdayın tüketim alanının geniş olması ve uzun müddet saklanabilmesi buğdayı dünya çapında çok üretilen bir ürün haline getirmiştir. Aynı şekilde kahveye olan talebin artması onun ana vatanı dışında Yemen, Hindistan, Doğu Hint Adaları, Kolombiya, Meksika, Ekvator ve diğer Orta Amerika ülkelerinde yetiştirilmesine neden olmuştur.

Tarım ve hayvan ürünlerine olan tüketim talebi herhangi bir sebeple azalırsa üretimde azalır. Örneğin; büyükbaş hayvanlar arasında ortaya çıkan deli dana hastalığı, büyükbaş hayvancılığı olumsuz etkilemiştir. Yine kuş gribi hastalığı, kümes hayvancılığını olumsuz etkilemiştir.


2. Dağıtım, tüketimi nasıl etkiler? Açıklayınız.

Ürünlerin bozulmadan geniş pazar payı olan alanlara ulaştırılması tüketimi artırır. Örneğin; deniz ürünleri çok çabuk bozulduğu için başlangıçta yakın pazarlara ulaştırılmışlardır. Ancak teknolojik gelişme ile birlikte soğutucu taşımacılık (frigofrik) sistemlerinin gelişmesiyle bu ürünler bozulmadan uzak pazarlara ulaştırılmıştır. Dağıtım sisteminin gelişmesiyle bu tür ürünlerin tüketimi artmıştır.

Dolayısıyla özellikle bozulabilir ürünlerin gelişmiş dağıtım sistemleriyle tüketiciye ulaştırılması ürünlerin tüketimini artırmaktadır.


3. Üretim, dağıtım ve tüketimi etkileyen beşerî faktörlerin başlıcaları nelerdir?

Üretim, dağıtım ve tüketimi etkileyen beşeri faktörler:

Üretimi etkileyen beşerî faktörler;

Sermaye birikimi
Sanayinin etkisi
İş gücü kaynakları
Teknolojik gelişme
Tarımsal faaliyetler

Dağıtımı etkileyen beşerî faktörler;

Ulaşım
İnsan kaynakları
Teknoloji
İletişim
Yerleşim özelliklerinin etkisi

Tüketimi etkileyen beşerî faktörler;

Temel ihtiyaçlar
Gelir düzeyi
Tanıtım ve kitle iletişim araçları
Moda
Teknolojik gelişmeler


4. İhtiyaçların tüketime etkisi var mıdır? Açıklayınız.

İhtiyaçlar tüketimde belirleyici bir özelliğe sahiptir. Besin maddeleri insanların birinci derece ihtiyaçları arasında yer aldığından bunların tüketimi fazladır. İnsanların temel ihtiyaçları arasında yer alan giysilerin tüketimi ise insanların yaşadığı coğrafi alana göre değişir. Örneğin; ince giysilerin tüketimi soğuk kuşakta azdır. Orta kuşakta ise mevsime göre giysilerin tüketimi değişir. Yazın ince giysiler, kışın kalın giysiler daha fazla tüketilir.

İhtiyaçlardan bir kısmı da toplumsal ve teknolojik gelişmeye bağlı olarak ortaya çıkar. Televizyon, radyo, kitap, gazete, bilgisayar bu tür ürünlerdendir. Bunların tüketimi de ülkelerin gelişmişlik düzeyine bağlı olarak değişir. Örneğin az gelişmiş ülkelerde okuma alışkanlığı az olduğundan tüketime sunulan gazete ve kitap miktarı da azdır. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde okuma oranı yüksek olduğundan basılan ve dağıtılan gazete sayısı fazladır.

İhtiyaçlardan bir kısmı lüks tüketim malları olarak tanımlanır. Bu tür ihtiyaçların başlıcaları; yat, uçak, lüks otomobil ve yazlık evdir. Bu tur ihtiyaçlar diğer ihtiyaçları karşılanan tüketicilere yöneliktir. Bu nedenle lüks ürünlerin üretim yerleri ve miktarları tüketicilere göre belirlenir.


5. Yenilenemeyen doğal kaynaklar hangileridir?

Doğalgaz, Madenler, Petrol, Kömür


6. Canlı doğal kaynaklar hangileridir?

Orman, Toprak, Hayvanlar


7. Yenilenebilen doğal kaynaklar hangileridir?

Su gücü, Rüzgar gücü, Güneş enerjisi, Dalga enerjisi


8. Doğal kaynakların kalkınmaya etkisi nasıldır?

Doğal kaynakların varlığı ülkelerin kalkınma hızını etkiler. Doğal kaynaklar bakımından zengin ülkeler daha hızlı kalkınırlar. Doğal kaynaklar, bir ülkenin kalkınmasında tek başına yeterli değildir. Çünkü bu kaynakları çıkarmak ve işlemek için gelişmiş bir teknolojiye ihtiyaç vardır. Bu nedenle hem doğal kaynak yönünden zengin hem de sanayileşmiş ülkeler, ekonomik bakımdan daha çok gelişmektedirler. ABD ve Rusya, bu tür ülkelerdendir. Buna karşılık Nijerya gibi doğal kaynaklar bakımından zengin olduğu halde teknolojisi yeterli olmayan ülkeler, diğer ülkeler kadar gelişememiştir.

9. Iklimin üretim, tüketim ve dağıtıma etkisi nasıldır?

İklim, bazı sanayi kollarının yer seçiminde dolaylı etkiye sahiptir. Ham madde olarak tarımsal ürünlerin kullanıldığı tesisler, iklim koşullarının bu maddeleri etkilemesi nedeniyle dolaylı yoldan etkilenir. Bazı tesisler üzerinde ise doğrudan etkiye sahiptir. Uçak sanayi üzerine etkisi doğrudandır. Örneğin, ABD’de uçak motoru, pervane gibi parçaları imal eden tesisler ülkenin kuzeydoğusunda faaliyette bulunurken gövde imal eden fabrikalar ve birleştirme tesisleri ılıman iklim koşullarının etkili olduğu güneybatıda yer almıştır. Bunun nedeni tecrübe uçuşları yapabilmek ve malzemelerin açık havada ucuza depolanabilmesidir. Milyonlarca m2 yer kaplayan tesislerin ısıtılmasında da maliyet en aza indirilmektedir.
Gemi tezgâhları da iklimden doğrudan etkilenir. Şiddetli soğuklarda gemi inşa faaliyetlerinin durması, yazın sıcakta demir-çelik aksamının ısınması çalışma koşullarını güçleştirir.

İklim koşulları çalışanlar üzerinde de etkilidir. Şiddetli sıcaklar, verimi düşürürken şiddetli soğuklar ısıtma sorunu nedeniyle maliyeti artırır.

Ormancılık, hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerde iklim koşullarına bağlıdır. Bol yağış alan yerlerde ormancılık daha çok gelişmiştir. Mera hayvancılığı, bitki örtüsüne dolayısıyla iklime bağlı bir etkinliktir. Gür otlakların bulunduğu yerler, hayvancılığın gelişmiş olduğu alanlardır. Yine tarımsal faaliyetlerde iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir.

Ulaşımda iklim özelliklerinden büyük ölçüde etkilenir. Sis olayı, kar yağışı ve buzlanma gibi iklim koşulları ulaşımı olumsuz yönde etkiler. Deniz ulaşımında havanın fırtınalı ya da durgun olması büyük önem taşır. Ulaşım ticaret faaliyetlerini doğrudan etkiler. Çünkü malların pazara ulaştırılması ulaşıma bağlıdır.

Temel ihtiyaçlar arasında yer alan giysi coğrafi koşullara bağlı olarak değişiklik gösterir. Örneğin giysi, orta ve soğuk kuşakta yaşamsal bir öneme sahipken Ekvator’da hiçbir önem taşımaz. Bu nedenle ekvatoral bölgede iç pazara yönelik giysi üretimi sınırlıdır. Buna karşılık soğuk yerlerde ise iç pazar için ince giysiler üretilmez. Orta kuşakta ise ihtiyaç duyulan giysi her mevsim değişir. Buna göre bu ürünlerin tüketimi de coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterir.


10. Yer şekillerinin üretim ve dağıtıma etkisi nasıldır?

Yer şekilleri, ulaşımı etkilediği için dolaylı olarak üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerini de etkiler. Ham maddenin gerek işleneceği tesise götürülmesi gerekse mamül ürünün tüketiciye sunulabilmesi ulaşımla bağlantılıdır. Dağlık ve engebeli alanlar, ulaşımda zorluklara sebep olacağından fabrika yapımı için uygun değildir.

Kara yolları ve demir yolları güzergâhları yer şekillerinden etkilenir. Dağlık alanlar ve yüzey şekilleri ulaşımda aksamalara neden olur. Bunun yanında üretim esnasındaki enerji ihtiyacını karşılamak ve ürünlerin pazarlara ulaştırılmasını sağlamak için karmaşık ulaşım ağları geliştirilmiştir.

Yer şekilleri iklim üzerinde de etkilidir. Soğuk iklim bölgelerinde ve şiddetli kış şartlarında ulaşımda aksamalar meydana gelir.


B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.

1. Tarımsal ve hayvansal üretim, birinci derecede iklim koşullarına bağlıdır.
2. Yer şekilleri, ulaşımı etkilediği için üretim,tüketim ve dağıtımı büyük ölçüde etkiler.
3. Üretim ve dağıtımı etkileyen doğal faktörlerin başlıcaları; iklim, yer şekilleri, su kaynakları ve bitki örtüsü.
4. Tanıtım, daha çok …………………………………………………………… etkiler.
5. Doğal kaynaklar bakımından zengin olan ülkelerin kalkınma hızı daha fazladır.

C. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların karşısına “D”, yanlış olanların karşısına “Y” yazınız.

1. İklimin elverişli olduğu yerlerde üretim ve ulaşım kolay gerçekleşir. (D)
2. Çok tüketilen ürünlerin üretim miktarı azalır ve üretim alanı daralır. (Y)
3. Ulaşımın geliştiği yerlerde dağıtım fazla olur. (D)
4. Yer şekilleri ve iklim; üretim, dağıtım ve tüketimi etkileyen doğal etmenlerdir. (D)
5. Teknoloji, üretim ve tüketimi doğrudan etkiler. (D)
6. Üretimi fazla olan ürünlerin dağıtımı az olur. (Y)
7. Kömür ve petrol yenilenebilen doğal kaynaklardandır. (Y)
8. Doğal kaynaklar bakımından zengin olan ülkeler, daha hızlı kalkınırlar. (D)
9. Güneş, su ve rüzgâr yenilenebilen doğal kaynaklardandır. (Y)
10. Tüketim miktarı üretimi etkilemez. (Y)

Sayfa 77

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.

1. I. Teknolojik olanaklar
II. Su kaynakları
III. Yer şekilleri
IV. Sermaye birikimi
V. İklim koşulları
Yukarıdakilerden hangileri üretim ve dağıtımı etkileyen beşeri faktörlerdendir?
E) I ve IV


2. Aşağıdakilerden hangisi doğal kaynaklardan değildir?

B) Konutlar


3. I. Temel ihtiyaçlar
II. Gelir düzeyi
III. Tanıtım
IV. Moda
Yukarıdakilerden hangileri tüketimi daha çok etkiler?
A) I ve II



4. Bazı ülkeler zengin doğal kaynaklara sahip olduğu halde teknolojisi yeterince gelişmediği için ekonomik kalkınma hızı sanayileşmiş ülkelere göre daha düşüktür.
Aşağıdakilerden hangisi bu tür ülkelere örnek olarak verilebilir?http://testonline.blogcu.com
E) Nijerya


5. I. Su kaynakları
II. Yer şekilleri
III. İklim
IV. Teknoloji
Yukarıdakilerden hangileri üretim, tüketim ve dağıtımı etkileyen doğal etmenlerdendir?
D) I, II ve III


6. I. Japonya
II. ABD
III. İran
IV. Rusya
Doğal kaynaklar bakımından zengin olan ülkelerden bazıları teknoloji bakımından da geliştikleri için hızlı bir kalkınma gerçekleştirmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangileri bu tür ülkelere örnek olarak verilebilir?
E) II ve IV


7. Üretim, dağıtım ve tüketim sektörleriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
E) Ürünlerin tüketim miktarını belirleyen temel etmen, üretim miktarıdır.


11.SINIFLAR SAYFA 78 ETKINLIK ÇALIŞMASI


Kitabınızdaki resimde küçük menderes ovasının bir kısmının resmi verilmiştir.

SORU-1-Araziler hangi amaçla kullanılmıştır ve bunun üzerinde yer şekilleri nasıl etkili olmuştur.


Resimlere bakıldığında genel bilgilerimizden de faydalanarak bölgenin horst ve graben alanlarından oluştuğunu söyleyebiliriz.Bu bölge özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğunluk kazandığı toprak ve iklim özelliklerine sahiptir.Genel olarak tarımsal faaliyetlerin ön plana çıktığı beraberinde tarıma dayalı yer yer sanayi tesislerinin bulunduğu yerleşmeler gözlenmektedir.Yamaçlara doğru yerleşmeler görülmekle birlikte yayılım verimli tarım arazilerine doğrudur.Yer şekilleri bunda önemli bir etkendir.Horst alanlar yükselti ve engebe şartlarından dolayı yerleşmeleri horstlar arasında kalan bölgelere yönlendirmiştir.

SORU-2-Arazilerin gelecekteki muhtemel kullanımı ile ilgili senaryolar oluşturunuz.

Arazilerin gelecekte kullanımı ile ilgili olarak hızlı nüfus artışı ve insanların barınma ihtiyaçları için konut yapımı ve diğer ihtiyaçları için üretim tesislerinin kurulması gelecekte mevcut tarımsal alanların iyice daralmasına yol açacaktır.Insanlar bir noktadan sonra tarımsal faaliyetlerin önemini kavradığı noktada yerleşmeler yamaç bölgelere kullanım alanı olarak ölü noktalara kayabilir tarımsal alanlar korunmaya çalışılabilir.

11.SINIF SAYFA 79-80-81 ETKINLIK ÇALIŞMALARI

Sektörlerin ülke ekonomisi içerisindeki oranı gelişmişlik düzeyi hakkında bilgi verir.Geri kalmış ülkelerde tarım sektörü ülke ekonomisi içinde önemli bir yer tutarken hizmet ve sanayi geri plandadır.Gelişmiş ülkelerde ise durum tersidir.

Kitabınızdaki grafiklerden ve bilgilerden faydalanarak Türkiye'nin gelişmişlik düzeyini tartışınız.
SEKTÖRLER
%65,5 HIZMET
%24,4 TARIM
%10,1 SANAYI

Burada belirtilen değerler sektörlerin ekonomiye katkılarıdır.Her ne kadar tarım sektörünün ekonomiye katkısı az gibi gözükse de tarımda çalışan kişi sayısı çok tur.Sanayi sektöründe çalışan kişi sayısı ise azdır.Buradaki dağılım ülkemizin tarım toplumundan kurtulup sanayi ve hizmet sektörüne geçiş sürecinin yansıtıldığı yani gelişmekte olan bir ülke yapısı olduğunu göstermektedir.

SAYFA 80 ETKINLIK PANO ÇALIŞMASI /1

Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin coğrafi konumu ile ilgili bazı faktörler ve bu faktörlerden bir tanesinin ekonomiye katkısı açıklanmıştır. Siz de diğer faktörlerin etkisini tablodaki boşluklara yazınız.

Coğrafi konum özellikleri Ekonomiye katkısı

Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve boğazlara sahip olması:Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili olmasından dolayı hinterlandı çok iyi limanlara sahiptir.Bu özelliği uluslar arası ticaret faaliyetlerinde ülkemize ciddi avantajlar sağlar.Karadeniz'e komşu ülkeler ile diğer ülkeler arasındaki deniz ticareti boğazlar yoluyla yapılır ve böylece ülkemize stratejik önem kazandırır.Turizm yoluyla çeşitli gelirler elde edilir.

Önemli/stratejik enerji ve yer altı kaynaklarına sahip olması ve bu kaynaklar bakımından zengin ülkelere komşu olması:Enerji kaynakları aktarımı açısından son derece önemli stratejik bir noktadadır.Sanayi için gerekli olan hammadde ve enerji kaynaklarına kolayca erişilebilir.Komşu ülkelerin sahip olduğu petrol ve doğalgazın dünya pazarlarına ulaştırılmasında ülkemiz önemli bir yere sahiptir.

Farklı mevsimlerin yaşanması:Turizm faaliyetleri için önemli avantajlar sağlar.Buna bağlı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında plaj turizmi gelişirken yükseltinin kış sporları için uygun olduğu dağlarda ise kayak turizmi gelişir.Turizm açısından çeşitlilik sunması ülkemiz için ciddi bir avantajdır.

Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarının birbirine en fazla yaklaştığı yerde olması:Kıtalar arası ulaşım bağlantılarının ülkemizden sağlanması gerek ekonomik gerekse kültürel açıdan ülkemize katkılar sağlar. Bu durum ülkemize stratejik açıdan önem kazandırır.Bu kıtalar arasındaki ulaşım bağlantısını ülkemiz kurar.

Doğu ve Batı medeniyetlerinin buluşma noktasında yer alması:Ülkemize kültür turizmi faaliyetleri açısından avantaj sağlar.Sahip olduğu bu özellik ülkemizde turizm açısından zenginlik sağlar.Kültürel kaynaşmaya yardımcı olur. Ülkemizde hem doğu hem de batı medeniyetlerine ait tarihi eserleri görebilmek mümkündür.

Bulunduğu bölgeye göre zengin su kaynaklarına sahip olması: Geleceğin en önemli kaynaklarından biri su olacaktır.Enerji kaynağı olarak ülkemiz hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından Avrupa'da 3. sıradadır. AyrıcaOrtadoğu'nun can damarı olan Fırat ve Dicle kaynaklarını ülkemizden alır ve bu durum ülkemizin stratejik önemini arttırmaktadır.Tarımsal faaliyetler üzerinde etkili olur.

11.SINIF SAYFA 80 ETKINLIK ÇALIŞMASI /2


Türkiye'nin 26 - 45 doğu boylamları ile 20 - 25 kuzey enlemleri arasında yer
aldığını düşününüz. Bu yeri atlasınızdan tespit ederek aşağıdaki soruları
cevaplandırınız.

1.Ülkemizde yapılan ekonomik faaliyetler bugünkünden farklı olur muydu?
Sebebini belirtiniz?

Evet farklı olurdu.Çünkü iklim,toprak yapısı,denize göre konum,yükselti şartları,stratejik avantajlarımız ortadan kalkabilir yada değişirdi bizde mevcut konum özelliklerimize göre ekonomik faaliyetlerimizi belirlerdik

2.Bu konum Türkiye'nin ekonomisini nasıl etkilerdi? Açıklayınız.

Ülkemizin matematik konumu belirtilen enlemler olduğunda Türkiye şu anki iklim özelliklerinden farklı özellikler gösterirdi.Iklim çeşitliliği ortadan kalkar buda ülkemizdeki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğini olumsuz etkilerdi.Yine özel konum özelliklerimiz değişirdi bu noktada şu an ekonomik faaliyetlere yön veren konum avantajlarımızı kaybederdik.Enerji kaynakları geçiş noktasında olmaz ,Asya Avrupa'yı birbirine bağlamaz geçmişten gelen tarihsel kültür zenginliklerine sahip olamazdık.Bu özellikler birleştiğinde ekonomik faaliyetlerimizdeki çeşitlilik azalır yada değişirdi.

SAYFA 81 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Kitabınızdaki grafikte Türkiye arazisinin yükselti basamaklarına göre oranı
verilmiştir. Ön bilgilerinizden ve atlasınızdan faydalanarak aşağıdaki soruları
cevaplandırınız.

SORU-1-Türkiye arazisinin ne kadarında verimli bir şekilde tarım yapılabilir? Bu
araziler Türkiye'nin nerelerinde yoğunlaşmıştır?

Kitabınızda bir üst paragrafta tarım yapılabilecek uygun alanlar için 500 m den az olan arazilerimizin daha uygun olduğu belirtilmiştir.Bu alanlar toplam arazimiz yalnızca % 16 sını meydana getirmektedir.Bu araziler Türkiye'nin kıyı bölgelerinde ve ülkemizin batısında yoğunlaşmıştır.

SORU-2-Türkiye'de arazinin ne kadarı, tarımda verimin azaldığı ve
yerleşmenin zorlaştığı kuşakta yer alır?
Bu araziler Türkiye'nin nerelerinde yoğunlaşmıştır?

1000 m nin üzerine çıkıldığında tarım da verim azalır ve yerleşme zorlaşır.Uygun düzlükler olsa bile çoğu kez iklim şartlarının elverişsizliği tarımda çeşitliliği engeller.
Bu araziler toplam arazimizin %58 ini meydana getirmektedir. Bu alanlar ülkemizin
Kuzey Anadolu dağları , Toros dağları ve Doğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır.

11.SINIF SAYFA 83/1/2 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin ekonomisini etkileyen iklim olaylarından birisi
açıklanmıştır. Siz de diğer iklim olaylarının olumlu ve olumsuz etkisini
tablodaki boşluklara yazınız.

Kar yağışlarının yoğun görülmesi:

Kış sporlarının gelişmesine bağlı olarak turizm gelirlerin artması. Bu etkiler yaygın olarak Bursa, Kayseri, Bolu, Erzurum, Kars illerinde görülür.Ulaşımda zorlukların yaşanması, bazı
işletmelerin maliyetinin artması, açık hava da çalışılan tesislerin üretime ara vermesi. Bu etkiler genellikle ülkemizin doğusunda görülür.

Güneşlenme süresinin uzun olması:

Deniz turizmin gelişmesini, ısıtma maliyetlerinin düşmesini, güneş enerjisi potansiyelinin fazla olmasına yol açar.Akdeniz ve Ege kıyıları ile Iç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.Kuraklık yaşanmasına neden olur.Akdeniz ve Ege kıyıları ile Iç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.
Yaz mevsiminin yağışsız geçmesi:

Deniz turizmin gelişmesini sağlar. Yaz kuraklığı isteyen tarım ürünlerinin yetişmesine imkan tanır.Akdeniz,Ege, Iç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.Kuraklığın ve orman yangınlarının artmasına neden olur.Akdeniz,Ege, Iç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür.

Yıl boyunca yağışın görülmesi:

Su kaynakları zenginleşir, hidroelektrik potansiyeli artar, gür ormanlar gelişebilir.Karadeniz kıyılarımızda görülür.Ulaşım zorlaşır, sel ve heyelan olayları artar.Karadeniz kıyılarımızda görülür.

Donma olayının yaşanması:

Kış turizminin gelişmesini sağlar,Doğu Anadolu başta olmak üzere deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülür.Ulaşım zorlaşır, tarımsal üretim ve ekonomi de kayıplar ortaya çıkar.Doğu Anadolu başta olmak üzere deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülür.

11.SINIF SAYFA 83/2 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Kitabınızda Türkiye'nin 2000 yılına ait nüfus piramidi görülmektedir. Piramide
bakarak;

SORU-1-Nüfusun yaş yapısı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Nüfus piramiti incelendiğinde doğum oranlarını kontrol altına almaya çalışanbir ülke özelliği göstermektedir.Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Yaşlı nüfus oranı azdır.

SORU-2-Nüfusun yaş yapısının ülkemiz ekonomisine sağladığı avantajlar ve
Dezavantajlar nelerdir? Tartışınız.

Genel olarak düşünüldüğünde ülkemiz nüfus yapısında genç nüfus oranı fazladır.
Iş sıkıntısının yaşanması, nüfus artış hızının ve bağımlı nüfus oranın
fazla olması ekonomiyi olumsuz yönde etkilemektedir.
Buna karşın nüfusun mevcut genç nüfusun eğitilerek nitelikli hale gelmesi ve istihdamın sağlanması durumunda ülkemiz için nüfus, önemli bir zenginlik olacaktır. Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir.



Sevgili gençler bu etkinlikler yoğun üniversite temposunda sizlerin zaman kayıplarınızı azaltarak bir nebze faydamız olması açısından hazırlanmaktadır.Sizlerde gereken bilinci göstererek bu etkinliklerden faydalanmanız noktasında kopyala yapıştırmadan ziyade cevapları anlamaya çalışarak faydalanmanız temennimizdir.Aksi takdirde yapmış olduğumuz çalışma amacına ulaşmaz ve sizlerde sadece günü kurtarmış olursunuz.Kafanıza yatmayan cevaplara müdahale etmeniz gerekirse yorum bölümlerinden tartışmaya açmanız önerilmektedir.Aksi takdirde buradaki günü kurtarma talebiniz ileriki hayatınızda geleceğinizi kaybetmeye yönelik sizleri ciddi bir hataya sürükler


11.SINIF SAYFA 85 -86 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Aşağıda Türkiye milli gelirin farklı yıllara ait sektörel dağılımı
verilmiştir.

Buna göre;

SORU-1-Türkiye ekonomisinin sektörel dağılımında uygulanan ekonomik politikaların etkisi nasıl olmuştur?Tartışınız.

Tablolar incelendiğinde özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımsal faaliyetler ön plana çıkmakta bu yıllardan sonra özellikle 1950 sonra sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmeye yönelik politikalar ön plana çıkmakta ve bu değişim sonucunda tarımsal pay azalmış sanayi ve hizmet sektöründe artışlar gözlenmiştir.
SORU-2-Yıllara bağlı olarak en fazla değişim hangi sektörde olmuştur? Bu değişim neyi ifade eder?

Şekillerdeki rakamlar incelendiğinde en fazla değişim tarımsal sektörde gözlenmekte bu değişim ülkemizin yavaş yavaş tarım toplumu özelliğinden kurtularak sanayileşme yolunda adımlar attığının gelişmeye yönelik hamleler gösterdiğinin bir göstergesidir.
%45 den %16 lara kadar gerilemiş buradaki gerileme sanayi ve hizmet sektörünün etkin bir konuma geldiğinin bir göstergesi ülkenin geliştiğinin bir işaretidir.

SORU-3-Sektörlerdeki değişimi göz önüne alarak Türkiye ekonomisinin geleceğe yönelik sektörel dağılımı hakkında senaryolar oluşturunuz.

Tarım sektörünün ekonomi içinde payı giderek azalacaktır. Sanayi ve özellikle de hizmet sektörlerinin payı giderek artacaktır.

11. Sınıf Coğrafya Sayfa 86- Etkinlik Çalışması Cevapları

Teşvik politikalarını uygulayan bir yönetici olduğunuzu düşününüz.

SORU-1-Ülkemizin nerelerine teşvik politikası uygulardınız? Niçin? Tartışınız.

Ülkemizin işsizliğin fazla olması nedeniyle göç veren ve geri kalmış Doğu Anadolu ,bölgelerine ,Doğu Karadeniz Iç anadolunun ön plana çıkamamış şehirlerine ,Güney doğu Anadolu bölgelerine teşvik politikaları uygulardık.Belirli illerde yapılacak yatırımlara sağlanacak vergi ve sigorta primi teşvikleri, enerji desteği ve bedelsiz arsa temini ile yeni yatırım sahaları açılacak, yatırımlarla burada yaşayan insanlara iş imkanları sağlanacak ve gelir düzeylerini yükseltecektir. Böylece yöre insanlarının başka bölgelere göçü de önlenmiş olacaktır.Bölge gelişecek kentleşecek diğer sektörlerin gelişmesi sağlanacak.

SORU-2-Hangi sektörün gelişmesi için teşvik uygulardınız? Söyleyiniz.


Ekonomik değer açısından ön plana çıkan sektörler desteklenebilir yine öncelikle fazla işçi çalıştıran sektörler başta olmak üzere (Tekstil , turizm gibi) , teşvik verilen bölgedeki doğal kaynakları değerlendirebilecek yani bölgedeki tarım, hayvancılık, madencilik faaliyetlerinin gelişmesini sağlayacak sektörlere teşvik uygulardık. Bölgedeki doğal kaynaklarla uyumlu yatırımlar teşvik politikalarında öncelikli olurdu.

SORU-3-Yapacağınız uygulamada ne tür kolaylıklar sağlardınız? Sebeplerini tartışınız.


Bedava ya da ucuz arsa ile vergi indirimi veya ertelemesi, araç gereç alımında gümrük vergisi, KDV indirimi veya muafiyeti, ucuz enerji,iş gücü teminini gibi çeşitli kolaylıklar sağlardık. Bunlar yatırımcıyı teşvik ederek yatırım yapılmasını kolaylaştırmaktadır.

SORU-4-Yakın çevrenize hangi sektöre teşvik uygulanmasını isterdiniz? Bunda
bulunduğunuz yerin hangi özelliğini dikkate alırdınız? Söyleyiniz.

Bu soru ile ilgili bulunduğunuz bölge için ön plana çıkamamış fazla istihdam sağlayacak sektörlere teşvik uygulanabilir.Yine bölgenin kaynakları ,tarımsal özellikleri,madenleri,ulaşım özellikleri dikkate alınabilir.gelişmiş ise çevre bölgelere yönelik alanları seçebilirsiniz.Bu değerlendirmeyi yaparken


11.SINIF SAYFA 89 ETKINLIK ÇALIŞMASI
TÜRKIYE'DE TARIMI ETKILEYEN FAKTÖRLER


Insanların toprağı işleyerek, çeşitli kültür bitkileri yetiştirmesi ve onlardan
ürün elde etmesine tarım denir.

Türkiye'de Tarımı ETKILEYEN FAKTÖRLER:

Iklim, Yer şekilleri,Toprak Bakımı, Sulama,Gübreleme, Tohum Islahı,Makineleşme
Pazarlama,Ilaçlama, Tarımı Destekleyen Kuruluşlar

Iklim: Tarımsal üretim büyük ölçüde yağışlara bağlıdır. Türkiye'de yağışın yıl içindeki dağılışı düzensizdir.Karadeniz ikliminin görüldüğü yerler hariç bütün bölgelerimizde yazlar kurak geçer. Kışların ılık geçtiği kıyı kesimlerinde don olayları çok enderdir. Sıcaklığın çok düşük değerlere indiği iç ve doğu bölgelerde don olayları uzun sürer. Buna bağlı olarak tarımsal ürün çeşitliliği ve tarım yapabilme süresi kıyıdan iç kesimlere, batıdan doğuya doğru azalır.Kışların ılıman geçtiği bölgelerde sebze,meyve ve sanayi ürünleri üretimi
yaygınken, iç bölgelerde soğuk iklim şartlarına dayanıklı tahıl,üzüm,elma vb.ürünlerin üretimi yaygındır.
Yer şekilleri:Türkiye'nin ortalama yüksekliğinin fazla olması, ekonomik faaliyetleri genellikle olumsuz etkilenmiştir. Yükselti tarımsal faaliyetlerin sınırlanıp, hayvancılık faaliyetlerinin ön plana çıkmasına yol açmıştır. Dağlık ve engebeli arazi yapısı tarım
topraklarının dağınık ve küçük olmasına yol açmıştır. Bu durum makine kullanımı da zorlaştırmıştır.

Toprak Bakımı: Tarım topraklarında devamlı üretim yapılabilmesi, toprağın mineralce zengin olmasına bağlıdır. Sürekli olarak üzerinde tarım faaliyeti yapılan toprağın, çeşitli şekillerde bakımının yapılması gereklidir. Toprakanalizi ile topraktaki mineral maddeler belirlenir. Böylece toprağın hangi tür bitkilere elverişli, hangi tür gübreye ihtiyacı olduğu saptanarak daha bilinçli tarım yapılır.
Taşlı topraklarda taşların ayıklanması,drenajı iyi olmaya topraklarda suyun,tuzlu topraklarda tuzun topraktan uzaklaştırılması ve toprağın havalandırılması toprak bakımı ile ilgili faaliyetlerdir.

Sulama:
Türkiye'de tarımsal verimi etkileyen en önemli faktör sulamadır.Ülkemizin büyük bir bölümü kurak ve yarı kurak iklimin etkisindedir. Çoğu yerde tarımsal faaliyetin yoğunlaştığı yaz döneminde, kuraklık hüküm sürmektedir. Bu da tarımdaki su ihtiyacını artırmaktadır. Ayrıca, yağışların düzensiz düşmesi, özellikle tahıl tarımının yaygın olduğu sahalarda, nadas uygulaması yapılmakta ve her yıl üretimde dalgalanmalara neden olmaktadır.Nadas sulama imkanının olmadığı sahalarda toprağın 1 yıl boyunca su tutması için boş bırakılmasıdır.Nadas verim düşüklüğüne neden olan olaylardan biridir.

Türkiye'de sulama yaygınlaştırılırsa;
1. Kuru tarım (nadas) metodu uygulaması sona erer.
2. Bir yılda, birden fazla ürün alınan sahalar genişler.
3. Tarım iklime bağımlılıktan kurtulur ve bilhassa tahılların üretiminde yıllara
4. göre dalgalanmalar azalır.
5. Üretimde süreklilik sağlanır.
6. Ürün artışı sağlanır.
7. Tahıl tarımı yerine, sebze ve meyve tarımı ile endüstri bitkileri ekimi yaygınlaşır.
8. Çiftçilerin tarım ürünlerindeki verimi ve geliri artar. Buna bağlı olarak, göç
9. olayında azalma görülür.
10. Tarımın milli gelir içindeki ve ihracatındaki payı artar.

Gübreleme:
Sulamadan sonra, verimi artıran en önemli faktör gübrelemedir.
Toprağın devamlı kullanılması minerallerin azalmasına neden olmakta ve verimi azaltmaktadır. Gübreleme ile mineral takviyesi yapılarak toprağın verimi artırılmaya çalışılır. Gübre, doğal ve hayvansal gübre olarak ikiye ayrılır.Hayvansal gübreler Doğu Anadolu bölgesinde yakacak olarak kullanılmaktadır.Kimyasal gübreler pahalı oldukları için devlet sübvansiyon uygulayarak çiftçiye destek olmaktadır.

Tohum Islahı:Tarım ürünlerinden yüksek verim elde edilmesi, sulama ve gübrelemenin yanında kaliteli tohumun kullanılmasıyla da yakından ilişkilidir.Tohum ıslahı, melezleştirme ve iyi tohumların seçilmesi şeklinde yapılır.Tohum Islahı Istasyonları,devlet Tarım Işletmeleri ve Ziraat Fakülteleri tohum ıslahı ile uğraşan kuruluşlardır.

Zirai Mücadele:Hastalık ve haşerelerin üretimde zaman zaman % 20 - 30 civarında verim düşüklüğüne neden olduğu görülmüştür. Türkiye'de zirai mücadele ile tarlalardaki yabancı otların gelişmesi önlenmekte ve haşerelerin çoğalmasına imkân verilmemektedir. Böylece verim düşüklüğünün önüne geçilmektedir.Ancak ilaçlamanın bilinçli şekilde yapılması gerekir.

Makineleşme:Toprakların kısa sürede ve zamanında sürülmesi, hasadın zamanında yapılabilmesi günümüzde makineleşme ile mümkündür.Ülkemizde makineleşme ile birlikte;Çayır ve mera alanları sürülerek tarım alanları genişlemiş,Tarım ürünlerinin üretim miktarında ve veriminde artışlar olmuş,Tarım da insan ve hayvan gücüne duyulan ihtiyaç azalmış ve ortaya çıkan işsizlik köyden kente göçe neden olmuştur.

Türkiye'de bazı alanlarda makineli tarıma tam geçilememiştir. Bu durumun
sebepleri şunlardır:


1. Makine kullanımına elverişli olmayan engebeli arazilerin varlığı (Doğu Karadenizkıyı şeridi gibi)
2. Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması
3. Bazı bölgelerde işgücünün daha ucuz olması
4. Makine kullanımının ekonomik olmayacağı küçük işletmelerin bulunması

Çiftçinin Eğitimi:Günümüzde tarım, modern aletler, kaliteli tohum ve hassas ilaçlar kullanımıyla yapılmaktadır. Bütün bunlar çiftçinin eğitimini gerektirmektedir. Ülkemiz genelinde çiftçilerin eğitim düzeyi düşüktür.

Pazarlama: Ürünlerin üretimi kadar, ürünlerin iyi fiyatlardan satılması da önemlidir.Pazarlama amacıyla çeşitli ürünler için kooperatifler kurulmuştur.Devlet bazı ürünlerde çiftçiyi korumak için destekleme alımları yapmaktadır.

Tarımı Destekleyen Kuruluşlar:Tarım ürünlerinin toplanması, pazarlanması ve işlenmesi yönüyle çiftçilerin desteklenmesi gerekmektedir. Türkiye'de tarıma destek sağlayan çeşitli kuruluşlar bulunmaktadır.Tarım Bakanlığı,Ziraat Bankası,tarım Kredi ve Satış Koperatifleri,Türkiye Zirai Donatım Kurumu,Devlet Üretme Çiftlikleri,Çaykur,Tekel,Toprak Mahsulleri Ofisi,Tariş,Çukobirlik, Antbirlik,Fiskobirlik,Tarım Işletmeleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Su Işleri tarımı destekleyen ve tarımla ilgilenen kuruluşlardır.

11. SINIF SAYFA 90-91 ETKINLIK ÇALIŞMASI

Türkiye de yetiştirilen bazı tarım ürünlerinin yıllara göre üretim miktarlarındaki değişmeler. Üretimdeki değişimlerin genel nedenleri…
BAKLAGILLER:

Baklagiller (Nohut, Mercimek, Fasulye, Bakla, Bezelye), dengeli ve sağlıklı beslenmek için insan sağlığına, ekildiği tarım topraklarına verdiği azot ile toprak verimliliğine katkısı olan, uzun yıllar saklama imkanı olan ürünlerdir.
1950 lerden sonra üretim miktarında katlamalı artışlar olmuştur. Üretim miktarları istikrarlı değil, üretimdeki dalgalanma kuru tarım yöntemleriyle üretim yapılması ve baklagillere ayrılan tarım alanları miktarının yıllara göre değişmesi temel etken olmuştur.

PAMUK:

Dokuma sanayinin temel hammadde kaynağıdır.
Üretim miktarı düzenli bir şekilde sürekli artmıştır. Getirisinin fazla olması nedeniyle ekim alanları sürekli artmıştır. Modern tarım yöntemleri özellikle sulu tarımla üretilmesi dalgalanmaları önlemiştir.
BUÄžDAY:
Temel besin maddemizdir. Ülkemizde ekim alanı ve üretim miktarı en fazla olan tarım ürünüdür. Iç tüketim fazla olduğu için ihraç değeri yoktur.
Üretim miktarı 1980 lere kadar katlanarak artmıştır. Bu artış ekim alanlarında sürekli artış ve üretim teknolojilerindeki gelişmelerdir. 1980 lerden günümüze kadar üretim miktarı fazla değişmemiştir, bu süreçte küçük üretim dalgalanmaları var, bunun temel sebebi kuru tarım yöntemleriyle üretilmesidir.

DERS DIŞI ETKINLIK SAYFA 93

TARIM ÜRÜNÜ YETIŞTIĞI YERLER IKLIM ŞARTLARI KULLANIM ALANI
Sebze
Akdeniz-Ege kıyı ovaları, Güney Marmara
Akdeniz Iklimi
Temel besin maddesi, Konserve,taze ve kurutularak tüketilir
Yer Fıstığı
Adana Bölümü
Akdeniz Iklimi
Kuru yemiş, yağ üretimi
Çay
Doğu Karadeniz
Karadeniz Iklimi
Kahvaltılarda ve Keyif verici olarak demi içilir
Muz
Anamur Yöresi
Ekvatoral Iklim (Türkiye'de Akdeniz iklimi
Taze meyve olarak yenilir
Haşhaş
Iç Batı Anadolu Bölümü
Karasal Iklim
Tıp da uyuşturucu madde, yağ üretimi
Soya Fasülyesi
Adana bölümü, Karadeniz bölgesi
Karadeniz Iklimi
Yağ üretimi


SAYFA 94
Etkinlik 94/1 etkinlik
Kitabınızdaki Haritada Türkiye’deki büyükbaş ve küçükbaş hayvan
türlerinin sayısal dağılışı gösterilmiştir.Atlasınızdan ve ön bilgilerinizden
faydalanarak:
SORU-1-İklim ve yer şekilleri ile hayvancılığın dağılışı arasındaki ilişkiyi
tartışınız.
Yer şekillerinin engebeli olduğu yerlerde daha çok hayvancılık faaliyeti
ön plana çıkmıştır. Çünkü engebeli ve eğimli yüzeylerin bulunduğu
araziler diğer ekonomik faaliyetlere uygun değildir. Hayvancılık
faaliyetlerin yoğunlaştığı yerler öncelikle tarıma uygun olmayan
arazilerdir.
İklim şartları tarıma uygun olmayan yerlerde hayvancılık faaliyeti ön
plana çıkmaktadır. Sıcaklıkların çok yüksek ve çok düşük olduğu yerler
ile yağışların çok düşük olduğu sahalarda hayvancılık daha çok ön plana
çıkmaktadır.
Bir yerdeki hayvan varlığı ve türü oranın öncelikle bitki örtüsüne
bağlıdır. Bitki örtüsü ise oranın iklim şartlarına bağlıdır.
SORU-2-Hayvan türlerinin dağılışından faydalanarak aşağıdaki tabloyu verilen örnekteki gibi
tamamlayınız.
HAYVANCILIK
Türleri
Faydalanma alanı
Yoğunlaştığı yerler
Büyükbaş
Hayvancılık
Sığır, Manda, Deve, At, Eşek, Katır
Et, Süt, Deri, Güçleri
Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü)
Küçükbaş
Hayvancılık
Koyun, Kıl keçisi, Tiftik keçisi
Dericilik, Yün, Et, Süt
Doğu Anadolu’nun doğusu, İç Anadolu platoları

Sayfa 95 /1 etkinlik
Aşağıdaki tabloda ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı etkileyen
faktörler verilerek bu faktörlerden bir tanesi açıklanmıştır.Sizde diğer

faktörlerin etkisini boşluklara yazınız.
Büyükbaş ve Küçükbaş
Hayvancılığı Etkileyen
Faktörler
Bu Faktörler Hayvancılığı Nasıl Etkiler?
Yer şekilleri
Büyükbaş hayvanlar hareket kabiliyeti düşük olduğu için engebeli arazilerde
yetişmezken, küçükbaş hayvanlar özellikle keçiler eğimli engebeli arazilerde daha
kolay yetişmektedir.
İklim ve Bitki örtüsü
Kış mevsiminin uzun ve soğuk geçtiği yerlerde soğuğa dayanıklı türler (uzun
tüylü, büyük kuyruklu) yetişirken, sıcaklıkların yüksek olduğu yerlerde ince
tüylü ve küçük kuyruklu koyunlar yetişmektedir.
Bitki örtüsünün gür olduğu yerlerde daha fazla gelir getirdiği için büyükbaş
hayvanlar yetiştirilirken, cılız otlaklarda küçükbaş hayvanlar yetiştirilir. Cılız
otlaklar büyükbaş hayvanlar için uygun değildir çünkü cılız otlar büyükbaş
hayvanlar için doyurucu ve ağız yapılarına uygun değildir.
Hayvan soylarının ıslahı
Islah edilmiş kültür ırk hayvanlar ıslah edilmemiş hayvanlara göre çok daha
fazla et ve süt verimliğine sahiptir. Hayvancılığı geliştirmek için verimliliği
yüksek hayvan türlerini yaygınlaştırmak yerli ırkları ıslah etmek gerekir.
Otlakların ıslahı
Türkiye de mera hayvancılığı ön plandadır. Otlaklarımız aşarı ve yanlış otlatma
nedeniyle verimsizleşmiştir. Hayvancılığı geliştirmek iç in otlaklarımızın ıslah
edilerek iyileştirilmesi gerekir.
Yem üretiminin artırılması
İyi beslenen hayvanlardan elde edilen ürünler fazladır. Bunun için ucuz ve bol
yem üretimi sağlanırsa hayvancılık olumlu yönde gelişme gösterecektir.
Üreticiye teşvik verilmesi
Hayvancılıkla uğraşacaklara verilecek uzun vadeli ve düşük faizli krediler
hayvancılığı yaygınlaştırarak gelişmesini sağlayacaktır.
Pazarlama
Hayvancılıktan elde edilen ürünler değeri üzerinde satılırsa faaliyet gelişir.
Üretilen ürünler maliyetinin altında satılırsa faaliyet zarar ederek işletmeler
kapanır, hayvancılık geriler.
Ahır hayvancılığının geliştirilmesi
Mera hayvancılığının verimi ve getirisi düşüktür. Daha çok ürün için ahır
hayvancılığının gelişmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Ahır
hayvancılığında hayvanlar kontrol altında olduğu için ürünler daha sağlıklı ve
çoktur.


Devamı aşağıdadır.
__________________

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 16:45 )
 
Eski 04-02-15, 22:09 #2
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan C: 11.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları



İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄



Sayfa 95/2 etkinlik

Kitabınızdaki tablo ve haritayı inceleyerek;
SORU-1-İpek böcekçiliğinin yapıldığı illeri söyleyiniz.
En çok Bilecik olmak üzere, Bursa, Adapazarı, Antalya, Diyarbakır, Balıkesir,
Ankara, Eskişehir illerimizde yapılmaktadır.

SORU-2-İpek Böcekçiliği üretiminde yıllara göre meydana gelen değişimi
inceleyerek bu değişimin sebeplerini açıklayınız.
İpek böcekçiliğinden elde edilen doğal ipek çok pahalıdır. Sanayide ipeğe benzen
suni iplik yapımı nedeniyle doğal ipeğe olan talep azalmış böylece ipek
böcekçiliği gittikçe önemini kaybetmiştir. Yani ipek böcekçiliği suni ipek üretimi ile rekabet edememiştir.

SAYFA 95/2’DEKİ ETKİNLİK
SORU-1-İpek böcekçiliğinin yapıldığı illeri söyleyiniz.
En çok Bilecik olmak üzere, Bursa, Adapazarı, Antalya, Diyarbakır, Balıkesir, Ankara,
Eskişehir illerimizde yapılmaktadır.
SORU-2-İpek Böcekçiliği üretiminde yıllara göre meydana gelen değişimi inceleyerek
bu değişimin sebeplerini açıklayınız.
İpek böcekçiliğinden elde edilen doğal ipek çok pahalıdır. Sanayide ipeğe benzen suni
iplik yapımı nedeniyle doğal ipeğe olan talep azalmış böylece ipek böcekçiliği gittikçe
önemini kaybetmiştir. Yani ipek böcekçiliği suni ipek üretimi ile rekabet edememiştir.

SAYFA 96/1’DEKİ ETKİNLİK
SORU-1-Arıcılığın Türkiye üzerinde dağılımda etkili olan faktörleri söyleyiniz.
Bitki örtüsü temel etkendir. Çiçekli bitkilerin ve çam ağaçlarının zengin olduğu yerler
arıcılığın geliştiği yerlerdir. Arıcılıktan elde edilen balın kalitesi arının beslendiği bitki
örtüsüne göre değişir. Bunun yanında bazı yörelerde arazi tarıma uygun olmadığı için
arıcılık bir geçim kaynağı halini almıştır.
SORU-2-Arı kovanı ve bal üretiminde meydana gelen değişim ile bu değişimin
sebeplerini tartışınız.
Ülkemizde kovan sayısı düzenli bir şekilde artmıştır. Ama bal üretimindeki artış kovan
sayısına göre oldukça fazla bunun sebebi modern kovanlarda üretime geçiş ve iyi tür
arıların yetiştirilmesi ve modern arıcılığın gün geçtikte gelişmesidir. Arıcılık faaliyeti
insanlara sunduğu imkanlar sayesinde her geçen gün daha da yaygınlaşmaktadır.

SAYFA 97’DEKİ ETKİNLİK
Sığır:10 milyon civarındaki üretimiyle fazla değişim göstermemektedir. Miktarını
koruyan tek hayvancılık koludur. Getirisinin çok oluşu varlığını korumasını sağlamıştır.
Özellikle ahır hayvancılığında sığır yetiştirilmesi önemini korumasını sağlamıştır.
Koyun:1990’lara kadar sürekli artış göstermiş ancak sonrasında miktarı sürekli
azalmaktadır. Otlakların verimsizleşmesi, insanlara sunduğu gelir azlığı koyun
yetiştiriciliğini azaltmaktadır.
Keçi:1950 lerden sonra miktarı sürekli azalış göstermektedir. Özellikle ormanlık
sahalarda yetişen keçiler, ormanlara zarar vermesinden dolayı ormanlık alanlarda
yetiştirilmesi yasaklanınca sayısında önemli düşüşler olmuştur.
Diğerleri: 1950 lerden sonra miktarı sürekli azalmaktadır. Daha çok gücünden
yararlanılan hayvanlardır. Tarımda ve ulaşımda makine kullanımı bu hayvanlara verilen
önemi azaltmış ve sayıları gittikçe düşmüştür

SAYFA 99’DAKİ ETKİNLİK
Maden kaynakları bakımından zengin ülkeler, ekonomik kalkınma için büyük avantaja
sahiptirler. Madenler ülkelerin hammadde ihtiyacını daha ucuz ve kolay karşılama
yanında çok sayıda insana iş imkanı vermesi ile de büyük katkılar sağlar. Her yerdeki
maden ekonomik olarak işletmeye açılamaz. Özellikle ulaşım kolaylığı ve büyük
miktarda enerji yanında teknik imkanların da olması gerekir. Çıkarılan maddenler imalat
sanayinin gelişmesini sağlar. Böylece ülke ekonomik olarak büyümeye başlar. İşletmeye
açılan madenler büyük oranda göç alarak kısa zamanda büyüyerek büyük bir şehir
halini alabilir. Batman bu durumun en güzel örneğidir.


SAYFA 100’DEKİ ETKİNLİK

TÜRKİYE MADEN HARİTASININ DEĞERLENDİRİLMESİ
1-Türkiye’de madenlerin yoğunlaştığı yerler: Ege Bölgesi, Güney Marmara Bölümü,
Yukarı Fırat Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü
2-Türkiye de en yaygın madenler: Manganez, Bakır, Linyit, Krom, Demirdir.
Sebebi;
1-Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden fazla etkilenmesi,
2-Dağ oluşumu hareketleri sonucunda başkalaşım ve volkanizma hareketlerine yaygın
olarak uğramasıdır.
Söz gelimi demir, krom, çinko, bakır ve kurşun oluşumu bu tür yer hareketleri ile
ilgilidir.

3-Türkiye Maden haritası ile Fiziki harita karşılaştırıldığında; Marmara Bölgesi, Ege
Bölgesi, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu madenleri daha kolay işletilebilir.
Sebebi:Yer şekillerinin engebesiz oluşu.Dağlık ve engebeli arazilerdeki madenlerin
işletilmesi zordur. İşletme maliyeti çok yüksek olacağından ekonomik olmaz.
4-Pazara yakınlık ve Ulaşım: Sanayi merkezlerine yakınlık ve ulaşım kolaylığı
madenlerin üretim maliyetini azaltacağı için; Marmara ve Ege bölgelerindeki madenler
daha ekonomik olarak değerlendirilebilir.

SAYFA 103’DEKİ ETKİNLİK
GRAFİĞİN YORUMLANMASI
1- Grafikteki üç madeninde çıkarılma miktarları istikrarsızdır.
2- 1998 toplam çıkarımın en fazla olduğu yıldır.
3- 2002 toplam çıkarımın en az olduğu yıldır.
4- En çok çıkarılan maden Demirdir.
5- En az çıkarılan maden Kromdur.
6- Genel olarak üç madeninde üretimi gittikçe azalmaktadır.

SAYFA 107’DEKİ ETKİNLİK
TÜRKİYE MADEN İHRACAT VE İTHALAT TABLOLARININ
KARŞILAŞTIRILMASI
1-Taş Kömürü İthalatı: Türkiye Taş Kömürü çıkarımının iç ihtiyacı karşılayamadığını
gösterir.Yine ülke içi kullanımının fazla olması ithalatta etkilidir.
2-Bazı madenlerin ithal edilmemesinin sebebi: Kendi üretimimizin ihtiyacımızı
karşılayabildiğini, ya da alınmayan madenin Türkiyede kullanım alanının olmadığını
gösterir.
3-Linyitin az ihraç edilmesinin sebebi: Kalorisi düşük, kalitesiz olması.
4-Bakırın hem ihraç hem de ithal ürünü olması: ihracatta ham bakır ön planda, ithalatta
bakırdan yapılan yarı işlenmiş ürünler yer almaktadır. Bu durum bakırın hem ihracat
hem de ithalat ürünü yapmaktadır.
TÜRKİYEDE MADENLER
MADEN: Yer kabuğunda bulunan insanlar için ekonomik değer taşıyan katı,sıvı veya
gaz halindeki her türlü maddeye maden denir.
Anadolu’da Madenciliğin Tarihçesi

Yapılan arkeolojik çalışmalar, Anadolu’da madenciliğin M.Ö.7000 yıllarına kadar
uzandığını ve buradaki uygarlıkların gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya
koymuştur. Yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olarak Anadolu’da, madene
dayalı yüksek uygarlıklar kurulmuştur. Madeni çok önceleri tanıyıp kullanan Orta Asya
kökenli Türkler, Anadolu’ya gelip yerleştikçe madene dayalı uygarlık daha da
gelişmiştir.
Madenlerin Genel Özellikleri
Madenler, doğada ender olarak saf halde bulunur. Yer altında “filiz” adı verilen
bileşimler halinde çıkarılan ham madenler, işlenerek ve yabancı maddelerden
ayıklanarak (rafine edilerek) saf metal haline getirildikten sonra kullanıma sunulur.
Maden filizleri, tabakalar arasında “damarlar” yada “yataklar” halinde bulunur.
Madenlerin İşletimesini Etkileyen Faktörler nelerdir
Madenlerin işletmeye açılabilmesi için belli şartları taşıması gerekir.
1-Tenör: Bunların başında maden cevheri içindeki metal oranının “bu orana tenor
denir.” Yüksek olması gelir. Bulunan ya da bulunacak olan maden Yatağındaki maden;
Metal oranı bakımından yeteri kadar zengin değilse,
o maden işletilemez.
2-Rezerv: İşletmeye açılacak yerdeki maden cevherinin Rezervi (yedeği) yeterli
olmalıdır. Yedeği (rezervi) az ve çabuk bitebilecek durumdaysa, o maden işletmeye
açılamaz.
3-Ulaşım: Cevheri çıkarma ve işlenecek yere nakletme çok pahalıya mal oluyorsa, o
maden işletilemez.
4-Sermaye: Madenlerin aranması, bulunan madenlerin çırarılması ve taşınması gibi
çalışmalar büyük miktarda para gerektirir. Gerekli sermaye olmadan madenler
işletilemez. Günümüzde gerikalmış ülkelerin madenlerini gelişmiş ülkelerin işletmesinin
temel nedeni sermayedir.
5-Teknik İmkanlar : Madenlerin işletilmesi için gerekli araç-gereçler ile teknik
personeldir. Madencilik konusunda uzman insanlar olmadan bir maden işletilemez.
Türkiyenin Maden Zenginliği konusu
Türkiye Dünya da maden yatakları bakımından şanslı ülkeler arasında yer alır. Dünyada
üretilen 50′yi aşkın maden çeşidi için yapılan değerlendirmede Türkiye, 29 çeşit ile
Dünyada ilk 10 ülke arasında yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni;
1-Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden fazla etkilenmesi,
2-Dağ oluşumu hareketleri sonucunda başkalaşım ve volkanizma hareketlerine yaygın
olarak uğramasıdır.
Söz gelimi demir, krom, çinko, bakır ve kurşun oluşumu bu tür yer hareketleri ile
ilgilidir. Fakat, bazı maden rezervlerimiz çok zengin değildir. Bu nedenle maden çeşidi
bakımından ilk sıralarda yer alan ülkemiz, Dünya maden pazarındaki payı açısından
gerilerde bulunmaktadır. Bunun bir nedeni, Türkiye’nin yer yüzünün ilk yerleşilen
karalarından biri olması ve maden yataklarının bir bölümünün çok eskiden beri
işletilmesidir. Ayrıca Türkiye’nin bulunduğu arazi ,değişik jeolojik devirlerde oluşmuş
ve çok sayıda yer hareketlerine uğramıştır. Başka bir deyişle Türkiye’nin jeolojik yapısı
oldukça karmaşıktır. Bu durum maden yataklarının çeşitliliğini sağlarken; öte yandan
maden aranmasında ve bulunan maden yataklarının işletilmesinde çeşitli güçlüklere
neden olmaktadır.
Ülkemizdeki maden rezervinin zengin olmamasının temel nedeni ise Türkiye’nin
bulunduğu arazinin jeolojik yapısının zengin maden
yataklarının oluşumuna elverişli yapıda olmamasıdır.
Cumhuriyetten önceki dönemde, maden üretiminin tamamına yakını yabancı şirketlerin
elindeydi. Cumhuriyetin ilk yıllarında madenlerimiz yabancılardan alınarak

millileştirilmiştir. Atatürk, milli sanayinin kurulması ve gelişmesinin maden arama ve
işletmeye sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirtmiş ve madenciliğe özel bir önem vermiştir.
Çünkü gelişen milli sanayi artan ham madde ve enerji ihtiyacının karşılanması ancak
madenciliğin geliştirilmesi ve yeni enerji kaynaklarının sağlanmasıylamümkün olur.
Türkiye de Madencilik alanında ilk sistemli ve geniş ölçülü araştırma 1935 yılında
Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) nün kurulması ile başlamıştır. Bundan sonra
bir çok yeraltı kaynağımız işletmeye açılmıştır. Türkiye madenleri ile ilgili büyük bir
kuruluşta Eti banktır. Cumhuriyet döneminde, bulunan madenlerin işletilmesi görevi Eti
bank’a verilmiştir.
Bugün Türkiye’de madenciliğin önemi gittikçe artmakta ve madenden faydalanma
yaygınlaşmaktadır. Madenciliğimizin gelişme yoluna girilmiştir.
Türkiyede Başlıca Madenler
DEMİR:
Demir, insan oğlunun bildiği en eski madenlerden biridir. Günümüzde de ağır sanayinin
ana metali demirdir. Demirin çok geniş bir alanının olması,ona büyük bir önem
kazanmıştır
Yurdumuzun bir çok yerinde demir yatakları olmakla birlikte bunların önemli bir
bölümü işletilmeye elverişli değildir. Türkiye’de iki ana demir madeni havzası
bulunmaktadır. Bunlardan biri Sivas – Malatya arasındadır. Bu bölümün önemli
yatakları Divriği, Hekimhan ve Hasan çelebi’dedir. Demir – çelik sanayimizin
ihtiyacının önemli bir bölümünün yüksek verimli olan bu yataklar karşılar. Buradan
çıkarılan ham cevher, demir yoluyla Samsun’a oradan da gemilerle Ereğli’ye taşınır.
İkinci havza, Kayseri’den Adana ve Kahraman Maraş’a uzanmaktadır. Bu bölümün
önemli yatakları da Mansurlu ve Karamadazı’dır. Bu iki havzanın dışında; Bitlis,
Sakarya, Eskişehir ve Balıkesir yörelerinde de demir cevheri yatakları vardır.
Bakır:
İnsanların çok eskiden beri bilip kullandığı madenlerden biride bakırdır. Günümüzde,
elektronik ve elektroteknik sanayinde uçak, motor ve ev aletleri yapımı başta olmak
üzere bir çok sanayi dalında yaygın olarak kullanılan bir madendir.
Ülkemizde bakır yatakları genellikle çinko ve kurşun yatakları ile birlikte bulunur.
Bakır, Türkiye’nin bir çok yerinde bulunmakla birlikte, işletilen önemli yataklar iki
yörededir. bunlar; Murgul (Artvin) ile Küre (Kastamonu) dedir. Bakır yataklarının en
yaygın olduğu bölüm, Dogu Karadeniz’dir. Murgul dışında; maden köy (Rize), Körü
başı, Lahanos, Asarcık (Giresun), Kutlular ve Alaca dağ (Trabzon) da da bakır
yatakları vardır. Yurdumuzda bunlar dışındaki bakır yatakları, Koyu Hisar (Sivas) ile
Maden köy (Siirt) dedir. Maden (Elezıg) deki bakır yatakları, çok eskiden buyana
işletildiği için ekonomik değerini yitirmiş ve kapatılmıştır.
Türkiye’de çıkarılan bakır, iç tüketime yetmediğinden her yıl, bir miktar bakır ithal
edilmektedir.
Krom:
Krom; sert, çok iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir maden olduğu için, madeni eşya
yapımında büyük önem taşır. Bu maden, çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmayı
önlemek için çelik eşyaların kaplanmasında kullanılır.
Türkiye, 19. yüzyılın başlarına kadar dünya krom üretiminin yarısından çoğunu
gerçekleştiriyordu. Fakat Rusya federasyonu, Güney Afrika Hindistan ve Küba’da
yüksek nitelikli krom yataklarının bulunmasıyla Türkiye eski üstünlüğünü kaybetmiştir.
Bununla birlikte yurdumuz, dünyanın sayılı krom üreticileri arasında yer almaya devam
etmektedir.
Türkiye’de krom yatakları oldukça yaygın ve dağınıktır. Öyle ki yurdumuzda bilinen
krom yataklarının sayısı 700′ü geçmektedir. Bu yatakların toplandığı ana yöreler

şunlardır
• Guleman – Elazığ,
• Fethiye – Köyceğiz – Denizli,
• Bursa – Eskişehir,
• Kop Dağı (Doğu Karadeniz),
• İskender – İslahiye – Kahraman Maraş,
• Kayseri – Adana – İçel,
Ülkemizde, ferro – krom tesislerinin yetersizliği nedeniyle üretilen kromun önemli bir
bölümü ham olarak ihraç edilmektedir. Kromun kullanım alanının yaygın oluşu
nedeniyle Türkiye’de üretilen krom, dış piyasada her zaman alıcı bulmaktadır. Son
yıllarda krom üretimi sürekli
artış göstermiştir.
Boksit:
Boksit, alüminyumun ham maddesidir. Çok hafif olduğu için uçak sanayide, otomobil,
ev eşyası, elektrik malzemesi yapımında kullanılır. Başlıca boksit yatakları; Seydişehir
(Konya), Akseki (Antalya), İslahiye (Gaziantep) ve Milas’tadır. Boksit yatakları içinde
en önemlisi Seydişehir’dekidir. Seydişehir alüminyum fabrikasının ihtiyacını karşılayan
yataklar, Suğla gölünün batısındaki giden gelmez dağlarının eteklerindedir.
Alüminyumun elde edilmesi esnasında, çok yüksek miktarda elektrik enerjisi tüketilir.
Bu nedenle elektrik enerjisinin ucuza mal edildiği (Su güçünden elektrik elde edilen)
ülkelerde, alüminyum sanayi daha çok gelişmiştir. Seydişehir alüminyum fabrikasının
elektrik gereksiniminin karşılamak amacı ile Oyma pınar Barajı ve Hidro elektrik
Santrali yapılmıştır.
Bor Mineralleri:
Bor mineralleri, sanayide sayısız denecek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor
minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik; özellikle nükleer alanda, jet ve roket
yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kağıt
sanayinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç ülkesinde bulunur.
Bunlar içinde yedekleriyle en zengin ülke, Türkiye’dir. Ancak üretimin ve ihracatın
sınırlı olması nedeniyle bu maden, yurt ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskişehir ve Balıkesir’dedir. Bor minerallerini işletmek
için Bandırma ve Kütahya Kırka’da tesisler kurulmuştur.
Kükürt:
Kükürt; kimya, lastik ve boya sanayinde, barut ve gübre yapımında, zirai mücadelede
kullanılır. Kükürdün bağcılıkta önemli bir yeri vardır. Asmaların ve sebzelerin
yapraklarında üreyen bakteriler, kükürtlü bileşiklerle yok edilir.
Türkiye’de önemli kükürt yatakları Keçi borlu (Isparta) dadır, Son yıllarda, ekonomik
olmadığı için buradaki üretim durdurulmuştur.
Zımpara Taşı:
Zımpara taşı; hassa optik araçların merceklerinin parlatılmasında, zımpara kağıdı ve
özel çimento yapımında kullanılır. Taşları ve madenleri cilalamak için de toz halindeki
zımpara taşından yararlanılır. Ayrıca zımpara, bileği taşı olarak da kullanılır.
Başta Tire olmak üzere İzmir’in bir çok ilçesinde, Akça alan (Manisa) yöresinde, Söke,
Karacasu (Aydın) Yatağan, Milas civarında ve Denizlinin Tavas ile Buldan ilçelerinde
zımpara taşı yatakları vardır. Üretimin büyük bir bölümü ihraç edilmektedir.
Barit:
Baritin kullanım alanı oldukça geniştir. Boya, deri, kimya, şeker, cam, kauçuk
sanayilerinde ve ilaç yapımında kullanılır. Petrol aramalarında da sondaj kuyularını ve
duvarlarını sabitleştirmede çok işe yarar.
Türkiye, barit rezervlerinin zenginliği bakımından dünyada ilk sıralarda yer alır.

Türkiye’deki üretimin büyük bir bölümü; Alanya, Gazipaşa (Antalya) ile Köprü başı –
Dereli (Giresun) ve Beyşehir (Konya) yörelerindeki yataklardan sağlanmaktadır.
Tuz:
Tuz, günlük ihtiyaçların yanı sıra; dericilik, konservecilik, zeytincilik ile kimya ve tekstil
sanayinde kullanılmaktadır. Kara yollarında kar ve buzla mücadelede de tuzdan
yararlanılır.
Türkiye’nin tuz ihtiyacı; Denizlerden, göllerden, kaya ve kaynak tuzlarından
karşılanmaktadır.
Son 15 yılda, göl tuzlarındaki tuz üretimi, hızla artarak 3 katına çıkmıştır. Şuanda
ülkemizdeki tuz üretiminin yaklaşık üç de ikisi göl tuzlarından elde edilmektedir.
Ülkemizdeki en büyük göl tuzları Tuz gölünde yer almaktadır. Bunun dışında Konya –
Karapınar ve Kayseri’de de göl tuzları bulunmaktadır.
Ülkemizdeki deniz tuzlarının en önemlisi İzmir’deki cam altı tuzlasıdır. Türkiye’nin
yıllık tuz üretiminin dörtte birinden fazlasını burası sağlamaktadır. Ayrıca; İstanbul
(Tuzla) Edirne (Tekke göl) ve Adana (Akdeniz) tuzlarından da tuz elde edilmektedir.
Türkiye, kaya tuzu kaynakları bakımından çok zengindir. Kaya tuzu yataklarının
başlıcaları; Çankırı, Kars, (Kağızman) Iğdır (Tuzluca) Nevşehir (Gül şehir ve tuz köy)
Yozgat (Yerköy ve sekili) ve Erzurum (Oltu) illerindendir.
Yer altı sularının, tuz alanlarından geçerek kaynak şeklinde ortaya çıkmasıyla oluşan
kaynak tuzları da tuz üretiminde önemli yer tutar. Türkiye’de 40 civarında kaynak
tuzlasının tuz elde edilmektedir.
Diğer madenler:
Türkiye’de yukarıda açıklanan başlıca madenler dışında çok sayıda maden
işletilmektedir. Manganez, antimon, civa, volfram, asbest, nikel, flüorit, fosfat,
manyezit, kurşun ve çinko bunların başlıcalarıdır
Kurşun ve cinko: Genelde bakır yatakları ile birlikte bulunur. Başlıcaları: Ak dağ
madeni (Yozgat), Cam ardı (Niğde), Koyulhisar (Sivas) Yenice (Çanakkale) ve
köprübaşı (Trabzon)’ın dadır.
Antimon: Kurşunla karıştırılarak cephane ve batarya yapımında kullanılır. Yüksek
verimli antimon yatakları: Niğde, Tokat ve Ödemiş’tedir.
Civa: Akışkan haldeki tek madendir. Eczacılıkta ve elektrik araçlarının
yapımında kullanılır. Türkiye’nin başlıca civa yatakları; İzmir, Konya, Uşak, Niğde ve
Balıkesir yörelerindedir. Ekonomik olmadıkları için üretimleri durdurulmuştur.
Volfram: Kaliteli çelik ve yüksek sıcaklığa dayanıklı boya yapımında, elektrik ve
elektronik sanayilerinde kullanılan çok önemli bir madendir. En önemli volfram
(Tungsten) yatağı, Uludağ’dadır. Ekonomik değeri olmadığı için, son 10 yıldır üretim
yapılmamaktadır.
Amyant: (asbest) lif halindedir. Tıpkı pamuk yada yün gibi eğrilerek iplik haline
getirilebilir, kumaş biçiminde dokunabilir, dövülerek keçeleştirilebilir. Asbest bezi; firen
balatalarında, debriyaj kaplamalarında, ateşe dayanıklı elbise ve iş eldivenleri ile sıcak
malzeme taşıyan bantların yapımında kullanılır. Erzincan ve Hayat’ta zengin asbest
yatakları vardır.
Gümüş: Kütahya’daki Gümüş köyde üretilmektedir. Keban ve
Gümüşhane’deki yataklar, çok eskiden buyana işletildiği için ekonomik değerini
yitirmiş ve kapatılmıştır.
Nikel: Daha çok kaplamacılıkta (Nikelaj) kullanılan nikel cevherinin, en zengin
yatakları Manisa’dadır.
Flüorit: Maden, cam, kimya, seramik ve optik sanayinde kullanılan flüorit; daha çok
Karaman (Kırşehir) Şefaatli (Yozgat) Ovacık (Kütahya) ve Beyli kahırda (Eskişehir)
bulunmaktadır.

Fosfat: Mardin, Adıyaman, Hatay, Bingöl, Bitlis yörelerinde bulunan fosfat; özellikle
Suni gübre yapımında çok gerekli bir ham maddedir. Manyezit: Yatakları; Karaca ören
(Kütahya) Mihallıçık (Eskişehir) Çayırbağ Yunak (Konya) ve çayırlı (Erzincan) da
bulunmaktadır.
Metalik Olmayan Maden
Yurdumuzda ayrıca metalik olmayan maden yatakları da vardır. Bunların başlıcaları;
mermer, kil, kaolin, kireç taşı, lüle taşı ve oltu taşıdır.
Mermer: Çoğunlukla yapı malzemesi olarak kullanılır. Afyon, Bursa, Marmara adası,
Bandırma ve Gemlik, kaliteli mermer yataklarıyla ünlüdür. Bunlar dışında, yurdumuzun
hemen her yerinde zengin mermer yatakları vardır.
Kaolin: Arı kil olan kaolin; çini, porselen ve seramik yapımında ve elektrik yalıtım
malzemesi olarak kullanılır.
Kil: Kilden çömlek, tuğla vb. yapılır.
Lüle taşı: Süs eşyası, ağızlık, pipo vb. yapımında kullanılan lüle taşı, en çok
Eskişehir’de çıkarılır ve işlenir.
Oltu taşı: Erzurum’un Oltu ilçesinde çıkarılan siyah renkli Oltu taşından, tespih başta
olmak üzere, çeşitli takı ve süs eşyaları yapılır.
Madenler etkinlik
ETKİNLİK:1
Maden kaynakları bakımından zengin ülkeler, ekonomik kalkınma için büyük avantaja
sahiptirler. Madenler ülkelerin hammadde ihtiyacını daha ucuz ve kolay karşılama
yanında çok sayıda insana iş imkanı vermesi ile de büyük katkılar sağlar. Her yerdeki
maden ekonomik olarak işletmeye açılamaz. Özellikle ulaşım kolaylığı ve büyük
miktarda enerji yanında teknik imkanların da olması gerekir. Çıkarılan maddenler imalat
sanayiinin gelişmesini sağlar. Böylece ülke okonomik olarak büyümeye başlar.
İşletmeye açılan madenler büyük oranda göç alarak kısa zamanda büyüyerek büyük bir
şehir halini alabilir. Batman bu durumun en güzel örneğidir.
ETKİNLİK:2
TÜRKİYE MADEN HARİTASININ DEĞERLENDİRİLMESİ
1-Türkiye’de madenlerin yoğunlaştığı yerler: Ege Bölgesi, Güney Marmara Bölümü,
Yukarı Fırat Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü
2-Türkiye de en yaygın madenler: Manganez, Bakın, Linyit, Krom, Demirdir.
Sebebi;Türkiye’nin Orojenik (Dağ Oluşumu) hareketleri sonucu başkalaşım ve
volkanizma olaylarına yaygın olarak uğramasıdır.
3-Türkiye Maden haritası ile Fiziki harita karşılaştırıldığında; Marmara Bölgesi, Ege
Bölgesi, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu madenleri daha kolay işletilebilir. Sebebi:
yer şekillerinin engebesiz oluşu. Dağlık ve engebeli arazilerdeki madenlerin işletilmesi
zordur. İşletme maliyeti çok yüksek olacağından ekonomik olmaz.
4-Pazara yakınlık ve Ulaşım: Sanayi merkezlerine yakınlık ve ulaşım kolaylığı
madenlerin üretim maliyetini azaltacağı için; Marmara ve Ege bölgelerindeki madenler
daha ekonomik olarak değerlendirilebilir.
ETKİNLİK:3
GRAFİK YORUMLANMASI
1- Grafikteki üç madeninde çıkarılma miktarları istikrarsızdır.
2- 1998 toplam çıkarımın en fazla olduğu yıldır.
3- 2002 toplam çıkarımın en az olduğu yıldır.
4- En çok çıkarılan maden Demirdir.
5- En az çıkarılan maden Kromdur.
6- Genel olarak üç madeninde üretimi gittikçe azalmaktadır.
ETKİNLİK:4

TÜRKİYE MADEN İHRACAT VE İTHALAT TABLOLARININ
KARŞILAŞTIRILMASI
1- Taş Kömürü İthalatı: Türkiye Taş Kömürü çıkarımının iç ihtiyacı karşılayamadığını
gösterir
2- Bazı madenlerin ithal edilmemesinin sebebi: Kendi üretimimizin ihtiyacımızı
karşılayabildiğini, ya da alınmayan madenin Türkiyede kullanım alanının olmadığını
gösterir.
3- Linyitin az ihraç edilmesinin sebebi: Kalorisi düşük, kalitesiz olması.
4- Bakırın hem ihraç hem de ithal ürünü olması: ihracatta ham bakır ön planda, ithalatta
bakırdan yapılan yarı işlenmiş ürünler yer almaktadır. Bu durum bakırın hem ihracat
hem de ithalat ürünü yapmaktadır.


SAYFA 108’DEKİ ETKİNLİK


TÜRKİYE ENERJİ KAYNAKLARI 2005 YILI ÜRETİMİ
VE TÜKETİMİ(TÜİK)
Kitabınızda verilen Türkiye Enerji Üretim ve Tüketim tablolarından faydalanarak
aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
1-2005 yılı üretim ve tüketime göre en fazla açık: DOĞALGAZ dadır.(Yaklaşık 27
kat)
2-Toplam üretim ve tüketim değerlerine göre açık en fazla 2005 yılıdır.(66 milyon ton
açık var)
3-Enerji ihtiyacımızdaki değişim: sürekli artmaktadır. Enerji kullanım alanlarının
çoğalması özellikle kentleşme ve sanayileşme, nüfusun sürekli ve hızlı artması enerji
ihtiyacını da artırmaktadır.
4-İhraç ettiğimiz enerji türleri: Asfaltit, Linyit
5-1998 den önceki yıllarda Rüzgar enerjisinin istatistiklerde yer almamasının sebebi
üretiminin olmamasıdır.
6-İthal ettiğimiz enerji türleri: Taş kömürü, Linyit, Petrol, Doğalgaz

SAYFA 113’DEKİ ETKİNLİK
Tablodaki fabrikalar hangi şehirlere kurulmalı ve nedenleri
FABRİKALAR Kurmak İstediğiniz Yer Hammadde Enerji İş Gücü Ulaşım Teknoloji
Pazar
Şeker Fabrikası Kayseri x x x x
Konserve Fabrikası Bursa x x x
Zeytinyağı Fabrikası Balıkesir x
Ayçiçeği Yağı Fabrikası Tekirdağ x x
Çay Fabrikası Rize x
Sigara Fabrikası Manisa x x x
Demir-Çelik Fabrikası Sivas x
Pamuklu Dokuma Fabrikası İzmir x x x x x x
Yünlü Dokuma Fabrikası Van x x
Halı ve Kilim Fabrikası Gaziantep x x x
İpekli Dokuma Fabrikası Bursa x x x
Otomobil Fabrikası İzmit x x x x
Tersane İstanbul x x x x x
Çimento Fabrikası Nevşehir

Cam Fabrikası Sinop
Seramik Fabrikası Bilecik
Kereste Fabrikası Kastamonu


SAYFA 117’DEKİ ETKİNLİK
Türkiye Haritasında işaretli şehirlerde hangi sanayi kolları gelişmiştir nedenleri.
Şehir Hangi Sanayi Faaliyetleri Neden
İstanbul Makine, gemi, cam, otomotiv, mobilya, gıda, giyim, tekstil, kimya, deri,
meşrubat, yedek parça Ulaşım kolaylığı, pazara yakınlık, işgücü varlığı, sermaye varlığı
İzmit Kağıt, kimya, plastik, rafineri, otomotiv, mobilya Ulaşım, Pazar, sermaye
Bursa Tekstil, otomotiv, gıda, elektronik, lastik, kimya Hammadde, ulaşım, Pazar,
işgücü
İzmir Tekstil, giyim, otomotiv, gıda, mobilya, dokuma, toprak ve çimento Hammadde,
enerji, ulaşım, Pazar, sermaye
Eskişehir Seramik, makine, yedekparça, şeker, gıda, elektronik Hammadde, ulaşım
Zonguldak Metal, demir-çelik, toprak ve çimento Hammadde, enerji, ulaşım
Karabük Demir-çelik Enerji
Ankara Gıda, şeker, çimento, mobilya, plastik, kimya, tekstil Ulaşım, Pazar, sermaye,
işgücü
Konya Gıda, şeker, çimento, giyim, tekstil Hammadde, ulaşım, Pazar,
Kayseri Mobilya, şeker, makine ekipmanı, meşrubat, gıda, giyim, kimya Hammadde,
ulaşım, işgücü, Pazar
Mersin Metal, tekstil, giyim, plastik, kimya, gıda Ulaşım, hammadde
Adana Tekstil, giyim, otomotiv, lastik, elektronik Hammadde, ulaşım, Pazar
İskenderun Demir-çelik Ulaşım
Samsun Sigara, metal, şeker, giyim, makine ekipmanı, toprak ve çimento Hammadde,
ulaşım, Pazar
Gaziantep Plastik, metal, tekstil, mobilya, Ulaşım, Pazar
Rize Çay, orman ürünleri ve mobilya Hammadde
Erzurum Gıda, çimento, şeker, deri Hammadde
ETKİNLİK
1-Türkiye’de Sanayinin Geliştiği Yerler
a. Marmara Bölgesinde: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa
b. Ege Bölgesinde: İzmir, Denizli, Aydın, Manisa
c. İç Anadolu Bölgesinde: Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri
d. Akdeniz Bölgesinde: Adana, Mersin, Kahramanmaraş, İskenderun
e. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde: Gaziantep
f. Karadeniz Bölgesinde: Samsun, Zonguldak, Karabük
g. Doğu Anadolu Bölgesinde: Erzurum, Elazığ
Türkiye’de sanayinin geliştiği yerlerde sanayinin gelişme nedenleri:
Nüfusun Kalabalık olması; Pazarlama kolaylığı ve İşgücü temin kolaylığı
Ulaşım Kolaylığı; hammadde ve mamul maddelerin kolaylıkla taşınabileceği her türlü
taşıma imkânlarının varlığı.

İklim şartlarının uygunluğu (özellikle kıyı bölgelerdeki yoğunlaşmada iklim şartlarının
uygunluğu önemli bir etkendir)
2- Türkiye’de en yaygın sanayi kolu:
Gıda Sanayi
Sebebi:
Hammaddesinin her yerde bol miktarda bulunması ve insanların temel besin ürünleri
olduğu için gıda ürünlerine talebin fazla olması.
Gıda sanayisinin kuruluş yeri genel olarak hammaddeye bağlıdır. Örneğin; et ve süt
ürünleri üretim yerlerinde işlenmeli, uzak mesafelere taşınıp işlenmesi üründe
bozumalara sebep olur.
3- Kıyı ve İç Bölgelerin sanayi durumlarının karşılaştırılması:
Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri bakımından daha zengindir. Kıyı bölgeler sanayi
faaliyetleri için daha uygun şartlara sahiptirler. Özellikle ılıman iklim şartları ve ulaşım
kolaylığı kıyı bölgelerde sanayinin daha çok gelişmesini sağlamaktadır.
4- Şeker Fabrikalarının her yerde yaygın olmasının sebebi:
Şeker fabrikalarının hammaddesi olan şekerpancarının uzak mesafelere taşınmasının
ekonomik olmaması (yükte ağır, pahada hafif hammadde) nedeniyle, şeker
fabrikalarının şekerpancarı üretim yerlerinin yakınlarına yapılmasını gerektirmiştir. Bu
da her yerde şeker fabrikasının yaygın olarak kurulmasını sağlamıştır.
5- Orman ürünleri sanayisinin orman olmayan yerlerde de kurulmasının sebebi:
Orman ürünleri hammaddesinin kolay taşındığı için her yerde fabrikası kurulabilir. İç
bölgelerde tüketim yerlerine yakınlık nedeniyle kolaylıkla gelişmektedir.


SAYFA 118’DEKİ ETKİNLİK
1-Türkiye’de Sanayinin Geliştiği Yerler
a. Marmara Bölgesinde: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa
b. Ege Bölgesinde: İzmir, Denizli, Aydın, Manisa
c. İç Anadolu Bölgesinde: Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri
d. Akdeniz Bölgesinde: Adana, Mersin, Kahramanmaraş, İskenderun
e. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde: Gaziantep
f. Karadeniz Bölgesinde: Samsun, Zonguldak, Karabük
g. Doğu Anadolu Bölgesinde: Erzurum, Elazığ
Türkiye’de sanayinin geliştiği yerlerde sanayinin gelişme nedenleri:
Nüfusun Kalabalık olması; Pazarlama kolaylığı ve İşgücü temin kolaylığı
Ulaşım Kolaylığı; hammadde ve mamul maddelerin kolaylıkla taşınabileceği her türlü
taşıma imkânlarının varlığı.
İklim şartlarının uygunluğu (özellikle kıyı bölgelerdeki yoğunlaşmada iklim şartlarının
uygunluğu önemli bir etkendir)

2-Türkiye’de en yaygın sanayi kolu:
Gıda Sanayi
Sebebi:Hammaddesinin her yerde bol miktarda bulunması ve insanların temel besin
ürünleri olduğu için gıda ürünlerine talebin fazla olması.
Gıda sanayisinin kuruluş yeri genel olarak hammaddeye bağlıdır. Örneğin; et ve süt
ürünleri üretim yerlerinde işlenmeli, uzak mesafelere taşınıp işlenmesi üründe
bozumalara sebep olur.
3-Kıyı ve İç Bölgelerin sanayi durumlarının karşılaştırılması:
Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri bakımından daha zengindir. Kıyı bölgeler sanayi
faaliyetleri için daha uygun şartlara sahiptirler. Özellikle ılıman iklim şartları ve ulaşım
kolaylığı kıyı bölgelerde sanayinin daha çok gelişmesini sağlamaktadır.
4- Şeker Fabrikalarının her yerde yaygın olmasının sebebi:
Şeker fabrikalarının hammaddesi olan şekerpancarının uzak mesafelere taşınmasının
ekonomik olmaması (yükte ağır, pahada hafif hammadde) nedeniyle, şeker
fabrikalarının şekerpancarı üretim yerlerinin yakınlarına yapılmasını gerektirmiştir. Bu
da her yerde şeker fabrikasının yaygın olarak kurulmasını sağlamıştır.
5-Orman ürünleri sanayisinin orman olmayan yerlerde de kurulmasının sebebi:
Orman ürünleri hammaddesinin kolay taşındığı için her yerde fabrikası kurulabilir.İç
bölgelerde tüketim yerlerine yakınlık nedeniyle kolaylıkla gelişmektedir.Çabuk bozulma
özelliği yoktur taşınmada dayanıklıdır.
SAYFA 120/1’DEKİ ETKİNLİK
1-Doğa olayları ne zaman afete dönüşür?
Doğa olayları can ve mal kaybına yol açtığı noktada doğal afet gurubuna girer. Afetin
ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa
zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından
engellenememesidir.
Doğa olaylarının afete dönüşmesinde etkili olan faktörler şunlardır:
1.Ülkemizin jeolojik özellikleri
2.Ülkemizin jeomorfolojik özellikleri
3.Ülkemizin meteorolojik özellikleri
4.Göç alan yerleşmelerin plansız kentleşmesi
5.Tarıma elverişli düzlüklerin yerleşme ve sanayi alanlarına dönüştürülmesi
6.Ekolojik dengenin bozulmasıdır.
2-Sizce yurdumuza en çok zarar veren doğal afetler hangileridir?
Türkiye’deki doğal afetlerin yüzde 61′ini deprem, yüzde 15′ini heyelan, yüzde
14′ünü sel, yüzde 5′ini kaya düşmesi, yüzde 4′ünü yangın, yüzde 1′ini çığ
oluşturuyor.

SAYFA 120/2’DEKİ ETKİNLİK
1.Doğal afetlerden hangisi ya da hangileri yaşadığınız yer veya bölgede meydana
gelmiştir?
Türkiye’de görülen önemli doğal afetler ve nedenleri kısaca aşağıya çıkartılmıştır.Kendi
yörenize uyarlayarak kullanabilirsiniz.
Türkiye’de görülen Doğal Afetler eprem, Heyelan, Sel ve Taşkın, Yangın, Çığ
Doğu Anadolu için çığ ,Karadeniz için heyelan ,toprak kayması,Ege ve Akdeniz kıyıları
için orman yangınları ön plana çıkar.
2.Yaşadığınız yerin hangi özellikleri bu afetlerin meydana gelmesinde etkili olmuştur?
Aşağıdaki bilgileri kullanarak kendi bölgenizde yaşanan doğal afetlerin sebepleri
hakkında yorum yapabilirsiniz.
Doğal Afetlerin Sebepleri:
a)Deprem: Aktif fay hatlarının bulunması. Depremin şiddeti fayın özelliği ve
uzunluğuna bağlıdır.
b)Heyelan: Yamaç dengesinin bozulması, yamaçlarda yapılan çalışmalar, bitki
örtüsünün tahrip edilmesi.
c)Sel ve Taşkınlar: Akarsu yatak kapasitesi üzerinde yağış olması, alt yapı yetersizliği,
arazinin hatalı kullanılması, bitki örtüsünün tahrip edilmesi,
drenaj sisteminin yetersizliği
d)Yangın: Aşırı sıcaklıklar, şiddetli kuraklık, yıldırım düşmesi, şiddetli rüzgârlar. İnsan
kaynaklı olarak ( ihmal, dikkatsizlik, kaza, kasıt)
e)Çığ: Bitki örtüsünün olmaması, kuvvetli eğim, çok kar yağışı, arazi eğim dengesinin
bozulması, insan faaliyetleri (ulaşım, dağcılık, turizm vs.)
3.Bu afetlerin yakın çevrenize etkileri nasıl olmuştur?
Afetlerin Etkileri:
Afetlerin etkileri iki ana grupta toplanabilir. Maddi hasar, Manevi hasar.
Manevi hasar olarak; İnsan kaybı, Yaralanmalar, Moral bozukluğu, psikolojik sorunlar,
sakatlanmalar vs.
Maddi hasar olarak; Evlerin, yolların, havaalanlarının, limanların, fabrikaların,
ormanların, Hayvanların, Tarımsal alanların, Toprakların vb kaybedilmesi.


SAYFA 124’DEKİ ETKİNLİK

1-Nüfusumuzun büyük çoğunluğunun birinci derece deprem bölgesi üzerinde
yaşamasının nedenleri ve sonuçları hakkında bilgi veriniz.
Deprem-Nüfuslanma-Topraklar arasındaki ilişki;
İnsanlar için en uygun toprakların % 70 i 1 ve 2. derece deprem sahalarında yer
almaktadır. Bu nedenle nüfusumuzun % 70 den fazlası deprem tehlikesinin en yüksek
olduğu 1. ve 2. deprem kuşakları üzerinde toplanmasına neden olmuştur.
1. ve 2. derece en şiddetli depremlerin meydana geldiği yerler, verimli topraklar,
engebesiz düz araziler, zemin yapısı gevşek dolgu alüviyal arazilerdir. Bu tür araziler
ise insanların yaş***** en uygun yerlerdir. Örneğin sanayi tesislerimizin % 90 ı bu tür
arazilerde kurulmuştur. Dolayısı ile deprem riski çok yüksek olan bu tür arazilerden
fazlaca yararlanma zorunluluğu vardır. Yapılacak tek şey depremle yaşamasını
öğrenmek, depreme uygun yapılaşmayı sağlamaktır. Çünkü “deprem öldürmez, binalar
öldürür”
Bu bilgilerden sonuçla ülkemiz deprem kuşağı üzerinde yer alan bir ülke özelliği
gösterir yerleşmelerde biraz daha yamaç bölgeler tercih edilebilir özellikle deprem
kuşakları üzerindeki bölgelerde konut yapımlarında ek önlemler alınarak depreme
dayanıklı binalar yapılmalıdır.Aksi sonuçlarını 17 ağustos depreminde ülkemiz
fazlasıyla yaşamıştır.

SAYFA 125’DEKİ ETKİNLİK
1-Depremin dağılış özellikleri hakkında fikir yürütünüz.
Türkiye deprem haritası incelendiğinde Türkiye’nin büyük bir bölümünde şiddetli
depremlerin olduğu görülmektedir.
Özellikle Kuzey Anadolu Fay Kuşağı, Batı Anadolu Fay Kuşağı, Doğu Anadolu Fay
Kuşağı ve yakın çevresinde büyük depremler olmuştur.Dağılış özellikleri ülkemizin
üzerinde bulunduğu Alp Himalaya Kıvrım dağ kuşağı üzerinde yer alan dağlar boyunca
paralellik gösterir.Karadeniz ve Toros dağları ve bu dağların karşılaşma alanı Doğu
Anadolu bölgesi.Genç yapıdaki araziler tam olarak oturmamış özellikle olan yerler
depreme açık yerlerdir.Ülkemiz oluşumu ağırlıklı olarak 3 ve 4 jeolojik zamanda
gerçekleştiği için genç oluşumlu bir yapı ağırlık kazanır.
2-Harita 2 den faydalanarak deprem bölgelerinin yüzey şekilleri ile ilişkilendiriniz.
Fay hatları dağlar ile çöküntü alanlarının kesiştiği yerlerden geçmektedir. Dolayısı ile
dağların uzanışı ile fayların uzanışı paralellik göstermektedir. Türkiye’deki Dağlar ile
fay hatları genel olarak doğu-batı uzanışlıdır.
Türkiye’nin 1.derece aktif fayları Kuzey Anadolu Dağları, Batı Anadolu Dağları ve
Güneydoğu Toros dağlarına paralel uzanmaktadır.
3-Ülkemizin her yerinde aynı büyüklükte ve sıklıkta depremler meydana gelmemesinin
nedenlerini söyleyiniz.

Her bölgenin jeolojik yapısı aynı değildir.Bazı bölgeler daha oturmuş bazı bölgeler daha
genç yapıdadır.Yine fayların türü ve fayların uzunluğu her yerde farklı şiddette deprem
üretmektedir.

SAYFA 129’DEKİ ETKİNLİK
1-Kitabınızdaki haritadan ve atlaslarınızdan ,Türkiye Bitki Örtüsü Haritasından
faydalanarak ormanların yoğun ,yangınların az olduğu yerleri tespit ediniz.Sebeplerini
yazınız.
Ormanların yoğun, yangınların az olduğu yerler:
Türkiye’nin Kuzey kıyıları: Karadeniz bölgesi, özellikle doğu ve batı Karadeniz
bölümleri ile Marmara bölgesinde Yıldız dağlarının kuzey yamaçları.Kuzeydoğu
Anadolu; Kars ve Ardahan çevresi
Türkiye’de Orman yangınlarının az olduğu yerlerde yangın azlığının sebepleri:
Buralarda yaz kuraklığının olmaması, sıcaklıkların fazla yükselmemesi, ağaçların ve
orman altı otlarının sürekli yeşil yanmaya dirençli olması. Havanın genelikle nemli ve
yağışlı olması yangınlara karşı dirençli olmasını sağlamaktadır.
Orman yangınları bakımından hassas olan koruma alanları
2-Kitabınızdaki grafikten hareketle 1937’den 2000 yılına kadar meydana gelen yangın
adedi ve yangından etkilenen alan arasında nasıl bir değişim görmektesiniz. Bu
değişimin sebeplerini belirtiniz.
Orman Yangınları 1937-200 yılları arası dağılış grafiği
1937-2000 Arası orman yangın sayısı ve yanan alan ilişkisi:
1937-2000 yılları arasındaki orman yangınları sayısı ile yangın alanları arasında
istikrarsız bir ilişki vardır. Yani bazı yıllar az yangınlarda daha fazla alan kaplayan
orman yanmıştır.Eski dönemlerde günümüzdeki söndürme teknolojisine sahip değildik
şu an için yangın sayısı artmış olsa bile mevcut teknoloji sonrası söndürme
işlemlerindeki başarı yanan orman alanlarını azaltmıştır.
Günümüze doğru orman yangınları sayısı genel olarak artmakta iken, yanan orman
alanı ise azalmaktadır.
Nedeni: Orman yangınlarını önlemeye yönelik tedbirlerin etkili olmasıdır.
Yangınlarla mücadelede teknolojik imkanlar ön plana çıkmış buda yangın söndürmede
başarılı sonuçlar ortaya çıkarmıştır, yangın oluşumunu önlemede başarısızlık vardır.
Yangınlara karşı en iyi mücadele yangının oluşumunu önlemektir. Bu nedenle bütün
insanlarımız yangıların olmaması için gerekli bilince ve davranışa sahip olmalıdır.


SAYFA 130’DEKİ ETKİNLİK
1-Çığ afetinin yaşandığı şehirlerin dağılışları ve coğrafi özellikleri arasında nasıl bir
ilişki vardır?

Çığ felaketi olan yerlerin coğrafi özellikleri:
Çığ felaketi özellikle yer şekillerinin dağlık ve engebeli olduğu, çok eğimli yüzeylerin
fazla olduğu yerler ile kar yağışının çok olduğu yüksek yerlerde meydana gelmektedir.
Genel olarak buralarda bitki örtüsü fakirdir.
Bu özellikler; en etkili çığ felaketi olan Tunceli, Bingöl, Bitlis gibi Doğu Anadolu
Bölgesinin doğu kesimlerinde etkili olmasına sebep olmaktadır.
2-Çığ felaketinin yerleşim alanlarına büyük zarar vermesinde etkili olan faktörler
nelerdir.
Çığ Felaketinin Yerleşmelere zarar vermesinin sebepleri:
1. Yerleşmelerin dik yamaçların eteklerinde kurulması,
2. Eğimli yüzeylerde yol açılması
3. Yamaçlardaki bitki örtüsünün tahrip edilmesi
4. Yerleşmeleri çığ felaketine karşı koruyacak tedbirlerin alınmaması
3-Türkiye Fiziki Haritası’ndan faydalanarak çığ riskinin az ve ya çok olduğu iki şehir
seçip bu durumun nedenlerini açıklayınız.
Türkiye’de Çığ felaketinin en az en çok olacağı iki örnek şehir:
En az: İzmir, kar yağışının olmaması, eğimli yüzeylerin azlığı
En Fazla: Hakkari, Eğimli yüzeylerin çok olması, kar yağışının çok olması ve uzun süre
yerde kalması.
Burada değişik seçenekler verilebilir.Akdeniz Ege Kıyı illerinde az Doğu Anadolu
illerinde genel olarak fazladır.

SAYFA 131’DEKİ ETKİNLİK
Aşağıda verilen kavramları yukarıdaki kavram haritasındaki boşluklara uygun şekilde
yerleştiriniz.
Jeolojik, uzunlukları, yağış, yer şekli, yatak, arazi, insan, iklim, bitki,
eğim, kayaç, tabakaların uzanışı
TÜRKİYE’DE EN ÇOK YAŞANAN AFETLER VE NEDENLERİ
1-Depremler
Jeolojik yapı,
Faylar: Fayları Türü, Fayların Uzunluğu
2-Sel ve Taşkınlar
Yağış Miktarı
Bitki Örtüsü

Arazi Kullanımı
Jeomorfolojik özellikler: Yer Şekilleri, Eğim
Drenaj Özellikleri: Yatak özellikleri, Drenaj Sistemi
3- Kütle Hareketleri
Kayaç Türü
Tabakaların Uzanışı
Suya Doygunluk
Arazi Kullanımı: Yanlış yerleşimlerin etkisi, Yol tünel köprü yapımı, Maden ocağı
açma
Jeomorfolojik özellikler: Eğim, Yer Şekli
4- Orman Yangınları
Türkiye’nin Matematik Konumu
İnsan Faktörü
Jeomorfolojik özellikler: Engebe, Eğim, Toprak özellikleri
İklim Özellikleri: Sıcaklık, Nem, Basınç, Rüzgarlar
5- Çığ
Bitki örtüsü: Sıklığı, Türü
İklim Özellikleri: Sıcaklık, Yağış
Jeomorfolojik Özellikler: Eğim, Yer Şekli

SAYFA 132’DEKİ ETKİNLİK
Afet Türü TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Yüzey Şek. İklim Bitki Ört. Jeolojik Yapı Arazi Kul.
Deprem Fay Hatları: Aktif ve Uzun faylar
Sel
Eğimli arazinin çokluğu Fazla yağış Kar erimeleri Bitki örtüsünün tahribi Akarsu
yataklarının su akışını engelleyecek şekilde kullanımı
Taşkın Eğimli arazi Faz yağış, Kar erimeleri Bitki örtüsünün tahribi Akarsu yataklarının
su akışını engelleyecek şekilde kullanımı
Kütle Hareketleri Eğimli arazi Bol yağış Bitki örtüsünün tahribi Geçirgen arazi yapısı
Yamaç kazıları
Çığ Dağlık ve engebeli arazi Kar yağışının yoğun olduğu yerler Orman ve bitki
örtüsünden yoksun yerler Titreşim yaratan faaliyetler
Orman Yangınları Dağlık ve engebeli arazi Çok yüksek sıcak ve Kuraklık, Şiddetli
Rüzgarlar, Yıldırım düşmesi Yanmaya uygun kuru bitkiler Piknik, enerji nakil hatları,
anız yakımı, tarla açma.

SAYFA 134’DEKİ ETKİNLİK
TÜRKİYE’DE COĞRAFİ ÖZELLİKLERE GÖRE BÖLGE ÖRNEKLERİ
FİZİKİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİNE GÖRE BÖLGELER

A-Yeryüzü şekillerine göre bölgeler:
a)Dağlık bölgeler
1-Karadeniz dağlık bölgesi
2-Toros dağları bölgesi
3-Batı Anadolu dağları bölgesi
4-Doğu Anadolu dağları bölgesi
5-Güneydoğu Anadolu dağları bölgesi
b)Düzlük (ovalık) bölgeler
1-Adana (Çukurova) bölgesi
2-Büyük Menderes Ovası bölgesi
3-Bursa ovası bölgesi
4-Harran ovası bölgesi
5-Bafra ovası bölgesi
B-İklim tipine göre bölgeler
1-Karadeniz iklim bölgesi
2-Akdeniz iklim bölgesi
3-Karasal iklim bölgesi
C-Bitki örtüsüne göre bölgeler
1-Orman bitki örtüsü bölgesi
2-Maki bitki örtüsü bölgesi
3-Bozkır bitki örtüsü bölgesi
4-Çayır bitki örtüsü bölgesi

SAYFA 135’DEKİ ETKİNLİK
BEŞERİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİNE GÖRE BölGELER
A-Nüfus yoğunluğuna göre bölgeler

a)Yoğun Nüfuslu Bölgeler:
1-İstanbul-İzmit çevresi
2-İzmir çevresi
3-Ankara çevresi
4-Adana-Hatay çevresi
5-Zonguldak çevresi
b)Seyrek Nüfuslu Bölgeler:
1-Hakkari ve çevresi
2-Tunceli ve çevresi
3-Tuz gölü çevresi
4-Menteşe yöresi çevresi
5-Gümüşhane çevresi
6-Taşeli platosu çevresi
B-Yerleşim özelliklerine göre bölgeler
a)Kentsel Bölgeler:
1-İzmir ve çevresi
2-Antalya ve çevresi
3-İstanbul ve çevresi
4-Ankara ve çevresi
5-Bursa ve çevresi
b)Kırsal Bölgeler:
1-Giresun ve çevresi
2-Rize ve çevresi
3-Hakkari ve çevresi
4-Nevşehir ve çevresi
56
5-Kars ve çevresi

SAYFA 136’DEKİ ETKİNLİK

C-Ekonomik özelliklerine göre bölgeler
a)Tarım Bölgesi:
1-Konya-Aksaray ve çevresi
2-Şanlıurfa ve çevresi
3-Edirne ve çevresi
4-Tokat ve çevresi
5-Isparta ve çevresi
b)Sanayi Bölgesi:
1-İstanbul-İzmit ve çevresi
2-İzmir çevresi
3-Adana-Mersin-İskenderun çevresi
4-Ankara-Eskişehir çevresi
5-Kayseri çevresi
c)Maden Bölgesi:
1-Zonguldak ve çevresi
2-Batman ve çevresi
3-Seydişehir ve çevresi
4-Divriği ve çevresi
5-Murgul ve çevresi
d)Serbest Ticaret Bölgesi:
1-Mersin Limanı
2-İstanbul Ticaret bölgesi

3-Antalya Serbest Ticaret Bölgesi
4-İzmir Serbest Ticaret Bölgesi
5-Kayseri Serbest Ticaret Bölgesi
e)Turizm Bölgesi:
1-Antalya ve çevresi
2-Muğla ve çevresi
3-Nevşehir ve çevresi
4-İzmir ve çevresi
5-İstanbul ve çevresi
D-Karma Bölgeler
a)Tarım-Sanayi-Turizm Bölgesi:
1-Adana-Mersin çevresi
2-Aydın-İzmir-Manisa
3-Bursa-Balıkesir
4-Kayseri-Nevşehir
5-Antalya
b) Maden-Sanayi bölgesi
1-Zonguldak-Karabük çevresi
2-Divriği çevresi
3-Seydişehir çevresi
4-Murgul çevresi
5-Batman çevresi
c)Ticaret-Turizm ve Tarım bölgesi
1-İzmir-Manisa çevresi
2-Aydın-Denizli çevresi

3-Mersin-Adana çevresi
4-Antalya çevresi
5- Kayseri-Nevşehir çevresi


SAYFA 142’DAKİ ETKİNLİK
1-Türk Kültürünün Yaşandığı Bağımsız Türk Devletleri ve haritası:
Türkiye Cumhuriyeti
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Azerbaycan
Türkmenistan
Özbekistan
Kazakistan
Kırgızistan
Tacikistan
2-Türklerin yaşadığı bölgelerde iklim şartları ve yer şekillerinin Türk Kültürü
üzerindeki Etkileri:
İKLİM
Türk kültürünün ocağı Orta Asya’nın iklim şartları, Türk Kültürüne şekil veren en
önemli etkendir. Orta Asya’nın yarı kurak iklim şartları ve iklime bağlı bozkır bitki
örtüsü, Türklerde ana geçim kaynağının küçükbaş hayvancılık olmasını zorunlu
kılmıştır.Göçebe ve yarı göçebe yaşam tarzına bağlı olarak Türk Kültürü doğmuş ve
bütün Dünya’ya yayılmıştır.
İklimin etkilerine ait birkaç örnek;
Sıcak yerlerde ince giyisiler, soğuk yerlerde kalıngiyisiler kullanılır.Yetişen ürünleri ve
yemekleri belirler.Sıcak bölgelerdeki erkeklerin başını örtü ile örtmesiTürklerde
düğünlerin iklim nedeniyle sonbaharda yapılması.Orta Asya kültüründe zeytinyağı ve
pirinç olmaması
SU ÖZELLİKLERİ
Bölgede mevcut olan su şartları bu bir akarsu göl olabilir o bölgede yaşayan insanların
geçim kaynakları yaşam tarzları üzerinde etkili olabilir tarımsal faaliyetleri
destekleyebilir su kaynakları deniz olarak düşünülürse bölge halkının kültüründe deniz
ürünleri ön plana çıkabilir yine denize kıyısı olan ülke insanlarının kişilik özelliklerinde
farklı özellikler ön plana çıkabilir.
TOPRAK VE ARAZİ YAPISI
Yerleşmenin toplu veya dağınık olmasını arazi belirler.Bölgedeki toprak , taş ve
madenler el sanatı ve takıları etkiler(çini,gümüş,oltu).Düzlü klerde hayvancılığın
gelişmesine bağlı olarak dokuma ve kilim üretiminin yaygın olması.Dağların uzanışı
nedeniyle İç Anadolu ile kıyılardaki kültürlerin birbirlerinden etkilenmemeleri.Yine
bölge ekonomisi için arazinin engebeli olduğu yerler ile düzlük alanlar arasında
farklılıklar görülebilir.

3-Türklerin Yaşadıkları bölge bir ada olsaydı Kültürel Özellikleri nasıl olurdu?
Türk Kültürü _imdiki kadar Dünyan1n geni_ bir alan1na yayılamazdı.
Etkile_im alan1 daha dar olurdu.
Türk Kültür zenginli i _imdiki kadar geni_ içerikli olmazdı.
Türk kültürünü olu_turan örf adetler,ekonomik faaliyetler,ya_amtarzlar1 ve di er
özelliklerinde de iklimler ve daralma görülürdü.
Türk kültürünü olu_turan ya_am tarzlar1 ve ekonomik
özelliklerinde deniz özellikleri ön plana çıkardı.

143’DAKİ ETKİNLİK
1-Kitabınızdaki resimler Türk Kültürü ile ilgili hangi düşünceleri çağrıştırmaktadır.a)
Aile bağlarının güçlü olması geniş yapılı aile birlikteliği ve yerleşik hayata geçişe
uygunluk mimariye verilen önem.
b)Başka kültürler ile etkileşim,dostluk sohbet samimiyet,Türklerin dostluğa verdiği
önem.
c)Yaşam tarzımız ekonomik faaliyetlerimiz bozkır kültürünün ekonomik faaliyetlere
etkisi üzerine kültürümüzle ilgili bilgiler verir.
d)Türk kültürünün sanatsal zenginliği,güzelliğe bakış açısı ,sanatla ilişkisi üzerine bize
bilgiler verir.
e)Lale bizim kültürümüzde kültürel zenginliği,çeşitliliği,estetiğ i temsil eder.Bir çok
alanda kültürümüzün içinde yer alır.Bazen yaşam sevincimiz,bazen tarihi bir
dönem,bazen kızlarımızın çeyizlerinde bir motif ,bazende edebiyatta bir şiirdir.
f)Orta Asya bozkır kültürünün en temel simgesidir at.Orta Asya yaşam kültürü
içerisinde atın ayrı bir önemi ve kalıcılığı vardır.Bozkır kültürünün olmazsa
olmazlarındandır.
2-Bu simgelerin Tür Kültürünü en güzel şekilde temsil etmesinin sebepleri;
Yaşam alanı ve geçim kaynakları ile yaşam biçimleri hakkında en net bilgiler içerdiği
için

SAYFA 144’DAKİ ETKİNLİK

ORTA ASYA’DAN GÖÇ
Soru1-Türkler Orta Asya'dan hangi nedenlere bağlı göç etmişlerdir?
Topraklarının tarıma elverişsiz olması,
Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,
İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,
Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.

Soru2-Türkler Orta Asya'da kalsalardı Türk Kültürü bu kadar geniş alanlara yayılır
mıydı.
Türk Kültürü çok zengin bir yapıya sahiptir.Bu zenginlik köklerini coğrafyadan ve
tarihin derinliklerinden alır.Türkler Sibirya'dan Balkanlara Yemen'den Hindistan'a ,Çin'e
kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış bu coğrafyada devletler kurmuş bir çok
uygarlığı etkilemiş ve etkilenerek türk kültürünü oluşturmuştur.
Sadece Orta Asya'da kalınmış olsa idi bu kadar yoğun bir etki alanı olmayacak ve
etkilenmeyecekti.
Soru3-Türkler Orta Asya'da kalsalardı bugün ki Türk kültürünün özellikleri nasıl
olurdu.
Türkler Orta Asya'da kalmış olsaydı bu kadar geniş bir potansiyel zenginliğe sahip
olamazdı.Çünkü sadece bulunduğu bölgedeki coğrafya şartlarından etkilenecek kültür
öğelerini Orta Asya bölgesindeki yaşam koşulları belirleyecek ve çok fazla diğer
kültürlerden etkilenemeyecek daha dar kapsamlı bir kültürel yapısı olacaktı.Orta
Asya'da tarım koşulları elverişsiz olduğu için tarım daha geri planda yapılabildiği kadar
küçük baş hayvancılığa dayalı bir kültür oluşacaktı.Deniz etkisinden kapalı kalacak
giyim tarzlarından ,ekonomik faaliyetlerinde daha kısıtlı bir kültürel yapıya sahip
olacaklardı.

SAYFA 145’DAKİ ETKİNLİK
Soru-1 İpek yolu güzergahıyla bağlantılı olarak Türk kültürü nasıl etkilenmiştir.
İpek yolu da Türkler açısından önemli bir yer tutmaktadır.Türklerin temel geçim
kaynaklarının hayvancılık ve kısıtlı imkanlarla tarım olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca
dokumacılık ve madencilikte önemli bir yer tutmaktadır.Daha çok Türk kültüründe bu
faktörler etkili olacaktı.Ancak İpek yolunun denetimi elde tutulduğu sürece ticaret de
Türkler için önemli bir geçim kaynağı olmuştur.Yine ticari faaliyetler sırasında diğer
topluluklarla kültür alışverişi içerisinde bulunulmuş buda günümüz Türk kültürünün
ortaya çıkmasında zenginleşmesinde etkilidir.
Türklerin yarı göçebe yerleşim tarzından yerleşik hayata geçişleri ve yaşam tarzlarının
da bu doğrultuda belirlenmesinde ipek yolu etkili bir
faktördür.
Soru-2 İpek yolu daha kuzeyden ve güneyden geçse Türk kültürüne etkisi nasıl olurdu?
İpek Yolu güzergahı daha kuzeyden ve güneyden geçmiş olsaydı Türkler ipek yolunun
ortaya çıkardığı zenginliklerden faydalanamayacak doğu batı kültürü arasında ortaya
çıkan kültürel etkileşimin içerisinde olamayacak göçebe hayata bağlı hayvancılık
faaliyetleri etkisini koruyacaktı. Bu etkileşimlerden uzak olan Türk Kültürü daha sığ ve
dışa kapalı bir özellik kazanacaktı.
Soru-3 İpek yolu hangi Türk cumhuriyetlerinden geçmektedir.
İpek yolu Çinden sonra DoğuTürkistan,Kırgızistan,Taci kistan,
Özbekistan,Türkmenistan,

Kazakistan üzerinden Anadolu'ya ulaşmaktadır.


SAYFA 146’DAKİ ETKİNLİK
1.Yukarıda fotoğraflarda görülen Türklerin yaptığı mimari eserler, hangi ülkelerde
bulunmaktadır? Bu ülkelerin birbirleriyle coğrafi sınırları olup olmadığını tespit ediniz.
Tac Mahal: Hindistan
Şirdar Medresesi:Özbekistan
Mostar Köprüsü:Bosna Hersek
Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii:Mısır
Selimiye Camii:Türkiye

SAYFA 147’DEKİ ETKİNLİK
Türk Kültürünü Etkileyen Faktörler
Komşu medeniyetler
Bulunduğu coğrafi konum
Yoğun olarak yapılan ekonomik faaliyetler (Tarım ve Hayvancılık)
Türklerin kendilerine has karakter özellikleri
İklim ve Bitki Örtüsü
Yeryüzü şekilleri
Bağımsız yaşama düşüncesi

SAYFA 148/1’DEKİ ETKİNLİK
Konu ile ilgili ön bilgi:
TİCARET: İki taraf arasında bir değişim aracı(örneğin para) vasıtasıyla yapılan mal ve
hizmet alış verişidir. Ticaretin insanlık tarihindeki ilk şekli takastır. Takas yöntemi ile
mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir. Günümüzde ise artık değişim
aracı olarak para kullanılmaktadır.
Ticaret faaliyetlerinin en önemli üç elemanıdır.
Ham madde :Sanayileşme için temel koşullardan biridir. Makinelerde mamul maddeye
dönüşebilen işlenmemiş maddelerdir. Bu maddeler bitkisel ( pamuk , buğday .....vb) ,
hayvansal ( süt , et , yün.....vb ) ve madensel ( demir , bakır , krom .....vb ) kökenli
olabilir.
Pazar: Üretilen ürünlerin tüketilebileceği nüfus potansiyeline sahip olan yer.Pazar
ticarette çok önemlidir . Ticaret faaliyetlerinin yoğunluk kazandığı noktalar aynı
zamanda önemli nüfus potansiyeline sahip alanlardır.
Üretim: İmalat, bir ham maddeyi işleyerek bir sanayi ürünü, bir mal üretme işlemlerinin
bütününe denir. Üretim faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlar aynı zamanda yoğun
nüfuslu alanlardır.

SAYFA 148/2’DEKİ ETKİNLİK
ORMAN ÜRÜNLERİ KONGO
DOĞALGAZ RUSYA-İRAN
PETROL SUUDİ ARABİSTAN-VENEZUELLA
TAŞKÖMÜRÜ RUSYA, ÇİN
PAMUK ÇİN, ÖZBEKİSTAN
YÜN AVUSTURALYA
ALTIN-GÜMÜŞ GÜNEY AFRİKA
BUĞDAY ÇİN , RUSYA
PİRİNÇ ÇİN
Bu rakamlar yıllara göre farklılık gösterebilir. Ancak yayınladığımız ülkeler son
dönemde bu ürünlerde ilk sıralarda yer alan ülkelerdir.

SAYFA 149’DEKİ ETKİNLİK
Kitabınızda verilen haritada dünyada önemli hammadde ,üretim,ve pazar alanları
verilmektedir.
SORU-1-Kitabınızdaki haritada dünyadaki önemli ham madde, üretim ve Pazar alanları
görülmektedir.Bu alanlar arasında ticaretin nasıl gerçekleştiğini,ne tür ham madde ve
işlenmiş ürünlerin alınıp satıldığını araştırınız.
Bu alanlar arasında ticaret faaliyetleri daha çok işlenmemiş hammadde alımı ve işlenmiş
sanayi ürünü satışı şeklinde gerçekleşir.Özellikle sanayi faaliyetleri gelişmiş, nüfus
potansiyeli yüksek,sermaye birikimi olan teknolojik gelişimini tamamlamış bölgeler
daha çok dışardan işlenmemiş tarımsal ve madensel hammadde alarak diğer bölgelere
işlenmiş sanayi ürünleri ve teknolojik ürünler satar.
SORU-2-Bu alan ve bölgelerin bazılarının aynı zamanda büyük Pazar alanı olmalarının
nedenlerini belirtiniz.
Bu alanların özellikle Amerika,Avrupa ve Uzakdoğu Asya bölgelerinin önemli pazar
olmasında nüfusunun özellikle tüketici potansiyeli yüksek nüfusun fazla olması
,bölgede sermaye birikiminin yüksek olması ve teknolojik gelişmeler ile sanayi
faaliyetlerinin yoğunluk kazanmasına bağlı olarak önemli bir ticaret merkezi olarak
ortaya çıkmaları etkili olmuştur.
SORU-3-Kendinizi uluslar arası ticaret yapan bir şirket sahibi olarak düşünüp harita ile

kitabınızdaki tabloyu eşleştirerek kendi ticaret ağınızı oluşturunuz.
Kişisel cevap vermeniz gereken bir soru…Aşağıdaki açıklamadan faydalanabilirsiniz.
Genel mantık olarak ticaret ağı Amerika-Avrupa -Uzakdoğu Asya arasında önemli bir
pazar bölgesi olarak yine daha geri kalmış platformdaki Güney Amerika -Afrika
bölümlerinden ham madde ticareti şeklinde gerçekleştirilebilir.

SAYFA 152/1’DEKİ ETKİNLİK
Ülke Bölge Adı Hammadde alanı Üretim alanı Pazar alanı
Kuzey Amerika X X X
Japonya X X
Avrupa X X X
Çin X X X
Güneydoğu Asya X X X
Kuzey Afrika X
Orda Doğu X X
Nijerya X
İngiltere X
Brezilya X

SAYFA 150/2’DEKİ ETKİNLİK

1-Ürettiğinden fazla, ürettiğinden az, ürettiği kadar tüketen ülke yada bölgeleri tespit
ediniz.
Ürettiğinden fazla:Amerika,Uzakdoğu,Avrupa
Ürettiğinden az: Orta Doğu,Bağımsız Devletler Topluluğu ,Latin
Amerika,Afrika
Ürettiği kadar: AVUSTRALYA dır.
2-Farklılık olan bölge yada ülkelerde farklılığın nedenlerini tartışınız.
Bu farklılığın ortaya çıkmasında özellikle ürettiğinden çok tüketimin olduğu bölgelerde
petrole dayalı sanayinin gelişmiş olması, gelişmişlik ve yoğun nüfus özelliklerine bağlı
olarak tüketimin artması etkilidir.Bölgeler arası teknolojik şartlarda da üretim
miktarında farklılıklara yol açabilir.Kaynak olmasına rağmen yeterli donanıma sahip
değilse bu üretim miktarını düşürür.En belirleyici etken petrole dayalı sanayi faaliyetleri
ve nüfus özellikleri denilebilir.

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 16:45 )
 
Eski 04-02-15, 22:19 #3
Saw Saw çevrimdışı
Varsayılan C: 11.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları (Lider Yayıncılık) (2014-2015)



İndirmek için BURAYA tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄



SAYFA 152/3’DEKİ ETKİNLİK

Sanayi üretim alanlarının oluşmasında etkili olan faktörler için:
Sermaye,iklim,ulaşım,teknoloji k olanaklar,pazar,konum özellikleri,hammadde
özellikleri(japonya hariç) söylenilebilir.
Tarım üretim alanlarının oluşmasında etkili olan faktörler:
İklim şartları, verimli topraklar,su kaynakları,tarımsal sanayiye yönelik hammadde
zenginliği,gıda tüketiminin nüfusa bağlı olarak fazla ,bölgelerin pazar bölgelerine göre
konumu etkili olmuştur denilebilir.

SAYFA 155’DEKİ ETKİNLİK
Ülke Gelen turist sayısı Dünyadaki payı (%) Turizm Geliri Dünyadaki Payı
Fransa 76 9,4 42,3 6,2
İspanya 55,6 6,9 47,9 7
ABD 49,4 6,1 81,7 12

Çin 46,8 5,8 29,3 4,3
İtalya 36,5 4,5 35,4 5,2
İngiltere 30 3,7 30,4 4,4
Almanya 21,5 2,7 29,2 4,3
Türkiye 20,3 2,5 18,2 2,7
Avusturya 20 2,5 15,5 2,3
1-Akdeniz kıyısındaki ülkelerin dünya turizmindeki yerini yorumlayınız.
Akdeniz kıyısındaki ülkelere bakıldığında dünya turizminde ön planda yer
almaktadır.Uygun iklim şartlarına sahip bir bölge olması deniz turizmini cazip kılıcı bir
etkide bulunur.Bulunduğu konum itibariyle önemli bir merkez noktası
oluşturur.Geçmişten beri Akdeniz çevresinde kurulan uygarlıklar kültürel turizmi
olumlu etkiler.Buradaki turizm faaliyetleri biraz mevsimsel özellik göstermektedir.Yaz
aylarında ağırlık kazanır.
2-Tabloda belirtilen ülkelerde,gelen turist sayısı ile ülkelerin turizm gelirleri arasındaki
ilişkiyi yorumlayınız.
Gelen turist sayıları her zaman için yüksek turizm gelirini ifade etmeyebilir. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta turizm faaliyetlerinin yıl boyunca yayılabilmesi ve iyi bir
tesisleşme,daha fazla gelir getiren turizm kollarının ön plana çıkmasıdır.Çok turist ucuz
fiyat kalitesi düşük tesisler den ziyade yüksek kalite belirli bir fiyat standardı ve gelir
getiren turizm kollarının ön plana çıkartılması elde edilen kazancı arttırır.Örnek golf
turizmi,yat turizmi,safari turları,
3-Hangi ülkede kişi başına bırakılan döviz daha fazladır.
Rakamlar incelendiğinde gelen turist sayısına oranla elde edilen gelir olarak ABD ön
plana çıkmaktadır.ABD de turizm faaliyetlerin yıl boyunca yapılması ve kalite
standartlarının yüksek olması gelir getiren turizm kollarının tercih edilmesi sebepler,
arasında gösterebilir.

SAYFA 168’DEKİ ETKİNLİK
1-Japonya’da yıkıcı depremlerin fazla olmasının nedenleri nelerdir.
Yerküre üzerinde oluşan depremlerin büyüklüğü ve neden oldukları zararlar göz önüne
alındığında iki ana deprem kuşağı en çok ilgi çeken bölgelerdir. Bunlardan biri Büyük
Okyanusu çevreleyen ve özellikle Japonya üzerinde etkili olan Pasifik Deprem Kuşağı
(Yeryüzündeki depremlerin yaklaşık %81'i bu kuşakta meydana gelir.),
diğeri ise Cebelitarık’tan Endonezya adalarına uzanan ve Türkiye’nin de içinde
bulunduğu Akdeniz-Himalaya deprem kuşağıdır (%17'si de bu kuşakta oluşur).Genel
olarak depremlerin, kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir.
Buradan anlaşılacağı gibi Japonya’nın üzerinde bulunduğu adalar aynı zamanda
volkanik faaliyetlerin aktif olarak devam ettiği sismik hareketlerin aktif olarak devam
ettiği pasifik deprem kuşağı üzerinde yer alan levhaların karşılaşma alanıdır.

SAYFA 170’DEKİ ETKİNLİK
1-Japonya'nın nüfusu neden kıyılarda toplanmıştır.
Japonya yüzölçümü küçük ve iç kesimleri engebeli olan bir ülke olduğu için , ada
devleti olduğu için dışarıdan ciddi derecede hammadde aldığı için önemli liman şehirler
kıyılarda kurulmuştur...

SAYFA 176’DEKİ ETKİNLİK
TANIM-1
Sanayi Devrimi, Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime uygulanması
ve buhar gücüyle çalışan makinaların makinalaşmış endüstriyi doğurması, bu
gelişmelerin de
Avrupa’daki sermaye birikimini arttırmasına denir.Üretimde insan ve hayvan gücü
yerine buhar gücü ile çalışan makineler kullanılmış ,üretimin şekli ve miktarı
değişmiştir. Ev ve atölye tipi üretimden ,büyük fabrikalarda ve büyük miktarlarda
üretime geçilmiştir.
TANIM -2
18. yüzyılın ikinci yarısıyla 19. yüzyılın ilk yılları arasında bir seri buluşun, enerji,
tekstil, demir, çelik ve ulaştırma üretimlerini etkilemek yoluyla İngiltere'nin üretim
karakterinde meydana getirdiği yapısal değişmedir.
Neden pek çok teknik icat İngiltere patentlidir.
Bilime ve eğitime verilen önem,İngiltere’deki özgür ortam,Sanayi devriminin
İngiltere’de ortaya çıkması nedeniyle,bu konudaki bilgi birikiminin İngiltere’nin elinde
olması gibi sebepler gösterilebilir.

SAYFA 178’DEKİ ETKİNLİK
1.1769′da Arkwright (Arkvrayt) tarafından icat edilen su gücü ile işleyen pamuklu
dokuma makinesi
2.Buhar gücünün makineleri çalıştırmak için kullanılması.
3.Sanayileşmenin gerektirdiği icatlar ve teknik buluşların gerçekleşmesi.
4.Ulaşımın gelişmesi.
5.Bilime verilen önem ve bunu destekleyen özgürlükçü ortam.
6.Sömürgecilik.
7.Finans sektörünün gelişmiş olması
8-Buhar kömür ve demirin ortak kullanmı
Sizce sanayinin bu gün ulaştığı boyutlar hangi geliştirici faktörlere dayanmaktadır.
1.Bilim ve teknolojiye verilen önem
2.İletişim ve bilgi paylaşımının kolaylaşması
3.Hammadde ve Pazar alanlarına ulaşımın kolaylaşması,
4.Ticaretin gelişmesi

İngiltere sahip olduğu deniz güzü sayesinde coğrafi keşifler sonrasında doğal
kaynakları olan bir çok ülkeyi sömürgeleştirmiştir.Bu ülkelerin doğal kaynaklarını önce
yelkenli gemilerle sonrasında buharlı gemilerle kendi ülkesine taşımıştır.Bir ada devleti
olan İngiltere Avrupa ana karasına oranla daha elverişli bir coğrafi konuma
sahiptir.XIX. yüzyıl başlarında ana karada başlamış olan Derebeylik
mücadelesi,mezhep farkı huzursuzlukları,savaşlar gibi siyasi rahatsızlıklardan hiç
etkilenmemiş ve siyasi istikrarını erken sağlamıştır.
İngiltere'nin Avrupa karasına oranla daha özgür bir ortama sahip olması birçok
bilim,sanat ve fikir adamının bu ülkeye yerleşmesinde ve mesleğini örgürce
gerçekleştirmesinde etkili olmuştur.

SORUNUN MADDELEŞTİRİLMİŞ CEVABI:
1.Önemli bir deniz gücüne sahip olması
2.Sömürgecilik yapmaları
3.Coğrafi konumunun uygun olması
4.Bilim ve sanata verilen önem
5.Devlet düzeninin getirdiği özgür ortam
6.Finans sektörünün gelişmiş olması
7.Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti
önleyici bütün engelleri kaldırmış olması
8.Kömür ve demir yönünden zengin yeraltı kaynaklarına sahip olması.
9.Sanayileşmenin gerektirdiği icatlar ve teknik buluşların bu ülkede
gerçekleşmesi

SAYFA 186’DEKİ ETKİNLİK
1-Hollanda ve Hindistan’da yapılan tarım faaliyetlerini karşılaştırınız ve çıkarımlarda
bulununuz.
Hollanda’da gelişmiş tarım(İntansif)Hindistan’da ise gerikalmış tarım (Ekstansif)tarım
özellikleri görülür.
Hollanda birim alandan mümkün olduğunca yüksek verim elde eden modern tarım
metotlarını kullanan tarımda çalışan kişi sayısının az olduğu ancak tarımsal gelirin
ekonomiye katkısının fazla olduğu bir yapı gösterir.
Hindistan’da ise birim alandan düşük verim elde edilen ilkel metotların kullanıldığı
tarımsal verimin iklimden etkilendiği tarımda çalışan kişi sayısının fazla olduğu ve
tarımsal üretimin ekonomiye katkısının az olduğu bir yapı gösterir.
Modern tarım metotları ülke ihtiyaçlarını karşılamanın yanında yüksek verim özelliği ile
ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlar.Özellikle uygun tarım koşullarının olmadı gerek
iklim gerekse tarım arazisi yeterliliğinin olmadığı gelişmiş ülkeler teknolojik imkanlarını
da kullanarak modern tarım metotlarını uygular .Geri kalmış tarım özelliklerinde ana
hedef ülke ihtiyaçlarını sağlamaktır.Uygun iklim ve yer şekilleri koşulları olmasına
rağmen gelişmişliğini sağlayamayan yoğun nüfuslu ülkeler bu metotu uygular tarımda
çalışan kişi sayısı fazladır.
2-Tarımın ülke ekonomilerine etkisini karşılaştırınız.
Hollanda’da tarımın ülke ekonomisine katkısı yüksektir.Geniş arazi yapısına sahip

olmamasına rağmen modern tarım sonrası elde ettiği yüksek verim bu ürünlerin dış
ülkelere satılması ülke ekonomisine ciddi katkı sağlar.Hollanda tarımı öylesine bir
etkinlik olarak değil ekonomik kazanç sağlayacağı bir konuma dönüştürmüştür.
Hindistan da ise tarımdan elde edilen gelirin ülke ekonomisine katkısı düşüktür.Daha
çok ülke nüfusunun ihtiyaçlarını karşılandığı bir sektör olarak ön plan çıkar.Modern
metotları uygulayamaması elindeki mevcut tarımsal potansiyeli iyi
değerlendirememesine sebep olmaktadır.

SAYFA 194’DEKİ ETKİNLİK
Aşağıdaki tabloda keşifler ve icatlar verilmiştir. Örnekteki gibi bu keşif ve icatların
önemini arttırdığı doğal kaynağı yazınız.
Keşif ve icatlar Önemi artan
Bitkiler kültür altına alınması ile Tarım toprağı
Buhar makinesinin icadı ile Kömür ve demirin
Dinamonun icadı ile Akarsuların
Neolitikte hayvanların evcilleştirilmesi Meraların ,toprağın
Gemi yapımının yaygınlaşması Okyanus,deniz,ormanlar
Gezip görme isteği ile Denizler,göller,plajlar,mağara lar,dağlar,doğal güzelliklerin
denilebilir…

SAYFA 195’DEKİ ETKİNLİK
1.Doğal kaynakların farklı amaçlarla kullanılmasının nedenleri söyleyiniz:
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin teknolojik imkanlarının farklı olması,Ülkelerin o
doğal kaynağa ihtiyaç oranlarının farklı olması ,ülkelerin sosyal ve kültürel
yapıları,ülkelerin gelenek ve görenekleri ile alışkanlıkları bu kaynakların kullanımında
farklılıklar oluşturur.
2.Doğal kaynakların önemi her ülke için aynı mıdır?
Her ülke için aynı değildir .İhtiyaç duyulma derecesine göre farklılıklar gösterebilir.

SAYFA 201’DEKİ ETKİNLİK
1.Kobe örneğinden hareketle kıyı alanlarının doldurularak kullanılmasının fayda ve
zararlarını çevresel bakış açısı ile sınıfta tartışınız.
Ciddi derecede arazi kazanımı söz konusudur. Bu araziler yerleşme,ulaşım ve
ekonomik faaliyetler için kullanılır.
Kıyı ekosisteminin olumsuz etkilenmesine yol açar.Çevre de ve özellikle deniz
yaş***** geri dönülemeyecek zararlar verir.Zengin balık alanları ya da ekolojik
bakımdan değerli bataklıklar ortadan kalkar.
2.Kobe'nin şehirsel gelişimi ile kıyı alanlarının kullanımı arasındaki ilişkiyi kitabınızdaki
resimlerden faydalanarak tartışınız. ....
Nüfusun büyük bir kısmı güneyde Kobe Körfezi ile kuzeyde Rokko Dağları arasında
yaklaşık 2-4 km genişliğinde ve 30 km uzunluğundaki dar bir kıyı şeridi üzerinde

yaşamaktadır. Bu durum, denizden arazi kazanmayla ilgili olan "Dağdan
Denize"projesinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır .1980 yılında ise kıyıdan biraz açıkta
bir ada oluşturmak amacıyla daha büyük bir proje uygulanmaya başlandı. Şehrin
gerisinde yer alan Rokko Dağlarından çıkarılan taş ve toprak kıyıya taşınarak gemiye
yüklenmiş ve yaratılması düşünülen arazi, deniz seviyesinde belirinceye kadar Kobe
Körfezi'nin sularına boşaltılmıştır. Günümüzde bu adaya ek olarak Rokko Adası ve
Kobe Körfezi'nin güneyinde uluslararası uçuşlar için yeni bir havalimanı inşa edilmiştir.
Yeni oluşan sahalarda 20 bin kişiyi barındırabilecek dükkân, park, okul vb. olanaklara
sahip yüksek binalar yer almaktadır. Projenin bir diğer etkisi de Rokko Dağlarında taş
ve toprak çıkarımı sonucu düzleştirilmiş alanlarda "Suma Yeni Şehri" adıyla çok büyük
yeni bir şehirsel mekân oluşturulmasıdır.
Sonuç olarak kıyı alanlarının kullanım özellikleri şehirsel gelişimin yönünü tayın
etmektedir.şehirsel gelişim deniz içlerine doğru yapılanmaktadır.

SAYFA 202’DEKİ ETKİNLİK
SORU-1- Kobe örneğine benzer uygulamaları ulusal ve uluslararası perspektifte
araştırınız. Benzerlik ve farklılıklarını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade
ediniz.
Kobe örneğine benzer benzer çalışma yapan ülkelerden biride HOLLANDA dır.Kobe
de arazinin aşırı engebeli olması sonucu denizden toprak kazanılmaya
çalışılır.Hollanda’da ise ülke yüzölçümü küçük olduğu için denizden toprak kazanılır
bu tür topraklara Polder denilir.
SORU-2- Yakın çevrenizde kıyısı doldurulmuş deniz, akarsu ya da göl alanlarının olup
olmadığını araştırarak bu alanların inceleme ve değerlendirmelerini yapınız.
Kıyılarımızda bu tür çalışmalara Karadeniz Bölgesinde yol yapım çalışmalarında
görülebilir ülkemizde çok yaygın değildir.
SORU-3- Kıyı alanlarında yapılan kazı ve dolgu çalışmalarını, ülkelerin gelişmişlik
düzeyleri ile ilişkilendirerek çıkarımlarda bulununuz.
Bu tür planlamalar ciddi planlama ,ekonomik güç ve teknolojik alt yapı ister geri kalmış
ülkelerin teknolojik ve ekonomik yapıları bu tür çalışmaları destekleyecek güce sahip
değildir.Gelişmiş ülkeler özellikle yüzölçümü bakımından küçük yada arazi engebeli
yapıda ise düz arazi miktarı düşükse maddi yapıları iyi olduğu için bu tür çalışmalara
girebilmektedirler.

Lider Yayıncılık Coğrafya 11 Sayfa 249-250-251-252-253 Ölçme Değerlendirme Sorularının Cevapları

A. Aşağıdaki soruları yanıtlayınız.

1. Geçmişte ve günümüzde kullanılan ve yakın zamanda keşfedilen doğal kaynaklar hangileridir?

Taşlar, Metalik Madenler, Topraklar, Ormanlar, Akarsular, Denizler, Rüzgâr ve Güneş Enerjisi, Kömür, Petrol, Turizm

2. Dünya’da en çok kullanılan enerji kaynakları hangileridir?

Dünya’da en çok kullanılan enerji kaynakları sırasıyla:
Petrol
Kömür
Doğal gaz
Nükleer enerji
Hidroelektrik
Diğer (jeotermal, güneş, rüzgâr)

3. Doğal kaynakların gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerdeki kullanım şekli farklı mıdır? Neden?

Farklıdır. Doğal kaynakların işlenmesinde kullanılan yöntem ve teknikler ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre değişmektedir. Gelişmiş ülkelerin doğal kaynak kullanımında uyguladıkları yöntem ve teknolojik güç, “Doğal kaynağın en verimli şekilde ve maksimum fayda ile ondan en uzun süre faydalanılması nasıl olmalıdır?” sorusunun cevabına göre belirlenmektedir. Bu nedenle gelişmiş ülkeler uyguladıkları yöntem ve teknoloji güçleriyle doğal kaynakları en verimli ve en uzun şekilde kullanmanın yollarını ararlar. Az gelişmiş ülkeler ise doğal kaynakların gelişigüzel ve verimsiz olarak kullanılması sonucunda doğal kaynakların hızlı tükenmesiyle karşı karşıyadırlar. Örneğin, Hollanda sınırlı tarım topraklarına sahip olmasına rağmen, modern tarım tekniklerini kullandığı için tarımsal üretim geniş tarım topraklarına sahip birçok az gelişmiş ülkeden fazladır.

Suyun kullanımı da ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre değişir. Gelişmiş ülkelerde kanallar ve barajlarla sular daha etkili bir bicimde kullanılırken az gelişmiş ülkelerde suyun kullanımı daha düşük düzeydedir.

4. Tükenmeyen enerji kaynakları hangileridir? Bunların kullanımının çevreye etkisini belirtiniz.

Tükenmeyen enerji kaynakları: Güneş enerjisi, biyoenerji, hidrojen enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, dalga ve gelgit enerjisi, hidroelektrik enerjisi.
Bu enerji kaynaklarının çevreye en önemli etkisi ise fosil yakıtlara göre çevre dostu olmasıdır. Ancak yenilenebilir enerji kaynaklarının bilinçsiz kullanılması da bazı sorunlara yol açabilmektedir. Örneğin; jeotermal enerji santrallerinden çevreye yayılan sıcak sular bitki ve hayvan yaşamı bakımından olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Biyokütle enerjisi elde edilirken çevreye bırakılan atıklar, cevre kirliliğine neden olmaktadır. Rüzgâr enerjisi, görüntü ve ses kirliliğine neden olmaktadır. Güneş enerjisiyle elde edilen sıcak suların çevreye bırakılması, doğal ortamı bozmakta canlılara zarar vermektedir.

5. Çevre kirliliğinin etkileri, insanlarda hangi sorunları ortaya çıkarmıştır?

Havanın kirliliği öncelikle solunum bakımından tehlikelidir. Havadaki zehirli gazların solunumla vücuda geçmesi insanların sinir sistemlerine, çocukların beyin gelişimine etki etmekte ve astım gibi hastalıklara neden olmaktadır. Kirlenmiş olan su ve topraktaki zararlı maddeler, besin maddesi üreten bitkilere daha sonra bu maddeleri tüketen insana geçer. Bunun sonucunda insanlarda başta kanser olmak üzere değişik hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Radyasyonun insan vücudunu etkilemesiyle bağışıklık sistemi felce uğramakta ve insan vücudunda kanserli hücrelerin oluşumu gözlenmektedir.

6. Su kirlenmesine neden olan başlıca etmenler nelerdir?

Sanayi atıklarının arıtılmadan veya arıtımı iyi yapılmada sulara bırakılması,
Evsel atıkların sulara bırakılması (deterjanlar, yumuşatıcıların kanalizasyon yoluyla sulara karışması),
Kanalizasyon sularının deniz, göl ve nehirlere karıştırılması,
Deniz taşıtlarından çıkan yanmış yağlar, mazot ve katranlar,
İlaç ve kâğıt fabrikalarından çıkan zararlı kimyasal maddeler,
Yerleşim alanlarında toplanan çöplerin boş arazilere bırakılması ve burada biriken katı ve akıcı çöplerin içme sularına ve taban suyuna karışması,
Gübre ve kimyasal ilaçların tarımda bilinçsizce kullanılması yer altı sularını ve yer üstü sularının kirlenmesi,

7. Hava kirlenmesine neden olan zararlı gazlar nelerdir?

Havayı kirleten gazların başlıcaları kükürtdioksit, hidrojensülfür, azotmonoksit, azotdioksit, karbonmonoksit, karbondioksit ve hidrojenflörürdür.
Kükürtdioksit, azotoksit ve karbonmonoksit sanayi tesislerinin bacalarından havaya karışan zehirli gazlardır.
Azotoksit, karbonmonoksit, ozon gazı ve hidrokarbonlar araçların egzozlarından havaya karışır.
Fosil yakıtların yanması sonucunda da hava kirliliğine yol açan gazlar ortaya çıkmaktadır.

8. Londra ve Los Angeles tipi hava kirlenmelerinin aralarındaki farklar nelerdir?

Londra tipi hava kirlenmesi, kış döneminde fosil yakıtların tüketimi sonucu oluşmaktadır. Los Angeles tipi hava kirliliği ise, ekzoslardan havaya karışan gazların oluşturduğu hava kirliliğidir. Los Angeles tipi hava kirliliği, yıl boyunca devam etmekle birlikte yaz döneminde daha çok etkilidir.

9. Sera etkisi nedir? Çevreye olan etkisini belirtiniz.

Dünya, yerden yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Güneşten gelen ve yere çarparak yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur. Bu gazların güneş ışınlarını tutmasına bağlı olarak Dünya ısınır. Güneş ışınların bu gazlar tarafından tutulmasına da sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların oranının artması ısınmayı artırır.

Sera etkisinin çevreye olan en önemli etkileri ise;
Dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı artması,
İklimlerde değişiklikler meydana gelmesi,
Buzulların erimesi,
Kuraklık,
Küresel ısınma,
Orman yangınlarının artması,
Su kaynaklarının azalması,
Mevsimlerin kaymalar meydana gelmesi,
Tarım alanlarının verimsizleşmesi,
Bitki ve hayvan topluluklarının yaşam koşullarının olumsuz yönde etkilenmesi.

10. Ozon tabakasının delinmesine neden olan faktörler nelerdir?

Ozon tabakasının delinmesinde en etkili faktör beşeri etmenlerdir. Egzozlardan çıkan gazlar, fosil yakıt kullanımına bağlı olarak oluşan hava kirliliği, sanayileşme, kloroflorokarbon gazları (Bu gazlar buzdolapları, klimalar, yalıtım maddeleri, spreyler, dezenfektan maddeler ve böcek öldürücü ilaçların yapımında kullanılmaktadır.), ozon tabakasının delinmesine etki eden en önemli faktörlerdir.

11. Sera etkisi ve ozon tabakasının delinmesi nasıl önlenebilir?

Sera etkisini önlemek için;
Fosil yakıtların kullanımı azaltılmalı,
Orman alanları tahrip edilmemeli

Ozon tabakasının delinmesini önlemek için;
Ozon tabakasının delinmesine neden olan gazların atmosfere salınımı azaltılmalıdır.

12. Toprak kirlenmesinin cevre ve insan sağlığına olumsuz etkileri nelerdir?

Toprak kirliliği ekosistemin doğal dengesini olumsuz etkiler. Toprak kirlenmesi, toprakta yaşayan canlıların beslenme ve solunum gibi yaşamsal fonksiyonlarını tehlikeye sokar. Topraktaki organik madde yığınlarını oluşturarak besin zincirindeki bazı canlıların aşırı artışına neden olurken, diğer canlıların ekolojik dengesini bozar. Toprak kirlenmesi sonucu tarımda verimi azaltır, çiftçiler için olumsuz sonuçlar doğurur. Ayrıca deterjan ve tuz ruhu gibi temizlik ürünleri toprağa karışarak toprakta yaşayan canlıları zehirler. Nükleer atıklar ise kurşun bölmelerle toprağın derinliklerine gömüldüğü halde olası sızıntılar canlılar açısından tehlike oluşturmaktadır.

13. Nükleer kirlenmenin cevre ve insan sağlığına olumsuz etkileri nelerdir?

Nükleer santrallerde, uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddeler parçalanarak yüksek bir ısı elde edilir. Bu ısı ise elektrik enerjisine çevrilir. Radyo aktif elementlerin parçalanmasıyla ortaya çıkan yüksek sıcaklıktan dolayı nükleer santraller sürekli soğutulmak zorundadır. Soğutma işlemi akarsu ve denizlerden alınan suyla yapılmaktadır. Soğutma işlemi sırasında ısınan suyun tekrar dışarı verilmesi, o yöredeki bazı canlı türlerinin ölmesine yol açmaktadır. Yine bu parçalanma sonucunda radyoaktif ışınımların oluşması nedeniyle atık maddeler çevreye ve insana zarar verir. Nükleer atıkların dış ortamla teması telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açabilir.

Nükleer santrallerin diğer bir etkisi ise meydana gelen kazalar sonucu çevreye radyoaktif maddelerin yayılmasıdır. Örneğin Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen kaza, İngiltere’deki nükleer kaza ve İkinci Dünya Savaşı’nda ABD’nin Japonya’nın Nagazaki ve Hiroşima’da kullandığı atom bombası sonucunda yayılan radyasyon, çevreyi uzun yıllar olumsuz yönde etkilemiştir. Radyoaktif atıkların yaydığı radyasyon, canlıların genetik yapılarında bozulma (mutasyon)’lara neden olmuştur.

14. Termik santrallerin çevreye olan olumsuz etkileri nelerdir?

Termik santrallerden havaya katılan gazlar başta kükürtdioksit atmosferin yapısını değiştirmektedir. Ayrıca hava kirliliği, su kaynaklarının sıcaklığının ve kimyasal yapısının değişmesi, toprak yapısının değişmesi, bitkilerin zarar görmesi ve asit yağmurları termik santrallerin çevreye olan olumsuz etkilerindendir.

15. Nükleer atıkların çevreye verdiği olumsuz etkileri önlemek için neler yapılmalıdır?

Bu konudaki en önemli tedbir, radyoaktif atıkların yeryüzünün 500 ile 1200 m altında, yer altı su kaynaklarına uzak yerlerde özel depolara gömülmesidir. Ayrıca atıklar yüksek sıcaklıkta cam eriyiği ile karıştırılıp metal silindirler içine boşaltılır ve soğuduğunda camsı bir yapı oluşturur. Cam suda çözünmeyen bir malzeme olduğundan yer altındaki nükleer atıkların yeryüzüne çıkma ihtimali de azalmaktadır.

16. Besin kirlenmesinin nedenleri nelerdir?

Besin kirlenmesi hava, su ve toprak kirliliği sonucu ortaya çıkar.
Endüstriyel atıklar, tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar, evsel atıklar olan deterjan gibi maddeler, cıva, kurşun gibi ağır sanayi atıkları ve fosil yakıtlardan meydana gelen gazların neden olduğu asit yağmurları besinlerin kimyasal olarak kirlenmesine neden olur. Besin maddeleri tüketiciye ulaşmadan fabrikalarda üretim esnasında hijyene dikkat edilmemesi, elle yapılan ambalajlamalar ve pazarlamadan dolayı da biyolojik olarak kirlenebilir.

Çevrede biriken çöpler ve atık sular, besin kaynakları üzerinde mikropların üremesine neden olarak besinlerin biyolojik olarak kirlenmesine neden olur. Ayrıca besin maddelerinin uygun koşullarda saklanmaması sonucu, meyve ve sebzelerin çürümesi, et ve sut ürünlerinin kokuşması biyolojik kirlenmedir.

Nükleer enerji santrallerinden çevreye yayılan radyoaktif atıklar, besinlerde radyolojik kirlenmeye yol acar.

17. Ses kirliliğine neden olan etmenler nelerdir?

Sanayi kuruluşları, trafik, şehirleşme, iş makineleri, motorlu taşıtlar, inşaat çalışmaları, sokak satıcıları, hava ve demiryolu taşıtları, zamansız yapılan bakım ve onarım çalışmaları, yol çalışmaları, nükleer patlamalar, evlerde televizyon ve müzik aletlerinden çıkan yüksek sesler ses kirliliğinin başlıca nedenleridir.

18. Sıvı atıkların başlıcaları hangileridir?

Kanalizasyon suları, yıkama, buharlaştırma ve soğutma amacıyla kullanılan sular.

19. Elektrik enerjisi üretmek için hangi enerji kaynakları kullanılmaktadır?

Kömür, Petrol, Su, Doğal gaz, Nükleer enerji, Güneş enerjisi, Biyoenerji, Hidrojen enerjisi, Rüzgar enerjisi, Jeotermal enerji, Dalga enerjisi, Gelgit enerjisi.

20. Gaz atıkların başlıcaları hangileridir?

Nükleer santrallerden ve sanayi tesislerinden çıkan gazlar, taşıtlardan çıkan ekzos gazları, fosil yakıtların yanmasıyla oluşan gazlar, yangınlardan ve çöplerden açığa çıkan gazlardır.

21. Katı atıkların başlıcaları hangileridir?

Evsel, tıbbi, endüstriyel ve tarımsal katı atıklar ile tehlikeli katı atıklardan oluşmaktadır. İnşaatlara ait taş, beton, moloz ile evlere ait plastik, metal, kâğıt cam, karton, ambalaj yapımında kullanılan malzemeler, piller, günlük hayatta kullandığımız eşyalar ve gıda atıkları.

22. Hangi maddelerin geri dönüşümü gerçekleşebilir?

Alüminyum, beton, plastik, kâğıt, cam ve pil gibi maddelerin geri dönüşümü gerçekleşebilir.

22. Asit yağmurları nasıl gerçekleşmektedir?

Endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil yakıtlar, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve termik santrallerdeki faaliyetler sonucunda hava kirlenmekte ve kükürt dioksit, azot oksit, partikül madde ve hidrokarbon çevreye yayılmaktadır. Havada 2-7 gün asılı kalabilen bu kirleticiler, su partikülleri ile tepkimeye girerek asit meydana getirmekte ve yağmurlarla birleşerek yeryüzüne asit yağmurları olarak inmektedir.

B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.

1. Taşlar ilk insanlardan günümüze kadar yararlandığı doğal kaynaklardandır.
2. İlk insanlardan günümüze kadar kullanılan doğal kaynakların başlıcaları; taşlar, metalik madenler, topraklar, ormanlar, su ve rüzgâr
3. Gelişmiş ülkeler ile gelişmemiş ülkelerin doğal kaynakları kullanma biçimleri arasında önemli farklılıklar vardır.
4. Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerinden gelen sıcak su veya su buharından elde edilmektedir.
5. Termik santrallerde kullanılan enerji kaynaklarının başlıcaları; taş kömürü, linyit, doğal gaz ve petrol ürünleri.
6. Madenlerin işletilmesinin çevreye verdiği başlıca zararlar; doğal arazi yapısının değişmesi, bitki örtüsünün tahribi, madencilikte kullanılan suyun arıtılmadan çevreye bırakılması sonucu ortaya çıkan toprak ve su kirliliği, madencilik faaliyetleri sonucu havaya karbon dioksit ve kükürt dioksit, kurşun oksit gibi gazların bırakılarak havanın kirletilmesi.
7. Hidroelektrik santrallerin çevreye bir etkisi; toprak ve bitkilerin sular altında kalması ve bir ekosistemin yok olmasıdır.
8. Petrol, içten patlamalı ve içten yanmalı motorların icadından sonra etkin olarak kullanılmaya başlanmış enerji kaynaklarındandır.
9. Asit yağmurları; havadaki nemin, havaya karışan bazı gazlarla birleşerek yere düşmesiyle gerçekleşir.
10. Buzdolapları, klimalar, yalıtım maddeleri, spreyler, dezenfektan maddeler ve böcek öldürücü ilaç yapımı alanlarda kullanılan gazlar, ozon tabakasının seyrelmesine neden olmaktadır.
11. Katı atıkların başlıcaları; evsel, tıbbi, endüstriyel ve tarımsal katı atıklar ile tehlikeli katı atıklar, inşaatlara ait taş, beton, moloz ile evlere ait plastik, metal, kâğıt ve cam sıvı atıkların başlıcaları; kanalizasyon suları, yıkama, buharlaştırma ve soğutma amacıyla kullanılan sular. gaz atıkların başlıcaları; taşıtlardan çıkan ekzos gazları, fosil yakıtların yanmasıyla oluşan gazlar ve çöplerden açığa çıkan gazlardır.
12. İçten patlamalı motorların bulunması, petrolün önemini artırmıştır.
13. Uranyum ve toryum gibi elementlerin enerji kaynağı olarak kullanılması, çevre açısından radyoaktif kirlenme tehlikesini ortaya koymuştur.
14. Termik santrallerin çevreye verdiği zararların başlıcaları; hava kirliliği, atmosferin yapısının değişmesi, su kaynaklarının sıcaklığının ve kimyasal yapısının değişmesi, toprak yapısının değişmesi, bitkilerin zarar görmesi ve asit yağmurlarına neden olmasıdır.
15. Yenilenebilir enerji kaynaklarının başlıcaları; hidroelektrik enerjisi, biyo kütle enerjisi (biomas, biodizel), dalga enerjisi, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, hidrojen enerjisi, jeotermal enerji.

C. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların karşısına “D”, yanlış olanların karşısına “Y” yazınız.

1. Kömür, ilk insanlar döneminden günümüze kadar kullanılan enerji kaynağıdır. (Y)
2. Turizm, önemi son yüzyılda artan doğal kaynaklardandır. (D)
3. Günümüzde en çok kullanılan enerji kaynağı petroldür. (D)
4. Su, rüzgâr ve güneş tükenmeyen enerji kaynaklarındandır. (D)
5. Biyodizel, cansız maddelerden elde edilen enerji kaynağıdır. (Y)
6. Londra tipi hava kirliliğinde en önemli kirletici ekzoz gazlarıdır. (Y)
7. Ses kirliliği, Sanayi Devriminden sonra ortaya çıkan cevre sorunlarındandır. (D)
8. Asit yağmurları, kutuplara yakın yerlerde daha çok görülmektedir. (D)
9. Ozon tabakasının incelmesi, bölgesel sorunlar ortaya çıkaran cevre sorunlarındandır. (Y)
10. Besin kirlenmesinin başlıca nedenleri; hava, su ve toprak kirliliğidir. (D)
11. Radyoaktif kirlenmenin etkisi onlarca yıl devam edebilmektedir. (D)
12. Taş ocakları ve madenlerin işletilmesi; yalnızca yer şekillerinin değişmesi bakımından cevre sorunu oluşturmaktadır. (Y)
13. Jeotermal enerji kaynakları bakımından zengin olan ülkeler, iklim bakımından elverişli ülkelerdir. (Y)
14. Engebeli ve su kaynakları yeterli olan ülkeler, hidroelektrik enerjisi üretmeye elverişli ülkelerdir. (D)
15. Bir eşyanın çöpe atılmak yerine kullanılması için başka birine verilmesine geriye dönüşüm denir. (Y)
16. Suların aşırı derecede kullanılması, su döngüsünü olumlu yönde etkilemektedir. (Y)
17. Karbon döngüsüne insanların etkisi olamaz. (Y)
18. Sıvı atıkların yeniden kullanılabilir duruma getirilmesi mümkündür. (Y)
19. Radyoaktif atıkların yer kabuğunun derinliklerine gömülmesi gerekir. (D)
20. Sera etkisini yaratan temel etmen yeryüzündeki su kaynaklarıdır. (D)

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.

1. Önceleri kentlerimizde ısınma amacıyla kömür kullanılırken, son zamanlarda büyük ölçüde doğal gaz kullanılmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu değişimin sonuçlarından biridir?

A) Isınma giderlerinin azalması
B) Kömür üretiminin artması
C) Türkiye’de doğalgaz çıkarımının artması
D) Doğalgazdan elektrik enerjisi elde edilmesi
E) Hava kirliliğinin azalması

2. Şehirsel atıkların kurallara uygun depolanmadığı alanlarda metan gazı sıkışmasından dolayı patlamalar meydana gelebilir.
Bu durum aşağıdakilerden hangisini kanıtlar?

A) Atıkların çevreyi kirlettiği
B) Atıkların dönüştürülebileceği
C) Atıkların enerji kaynağı olarak kullanılabileceği
D) Atıkların doğal dengeye zarar verdiği
E) Atıkların kentler açısından önemli bir sorun olduğu

3. Atıkları geri dönüştürme gelişmiş ülkelerde daha yaygındır.
Buna göre aşağıdaki ülkelerin hangisin değeri dönüşüm uygulamalarının yaygın olması beklenemez?

A) Almanya B) İsveç C) Fransa D) Hindistan E) Hollanda

4. I. Çanak, çömlek
II. Seramik, porselen
III. Tuğla, kiremit
IV. Tarım araçları
Yukarıdakilerden hangilerinin yapımında toprak, hammadde olarak kullanılmaz?

A) Yalnız II B) Yalnız IV C) I ve II D) I ve III E) II ve III

5. Bilimsel alanda yapılan buluşlar bazı enerji kaynaklarının ön plana çıkmasına neden olmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi bu açıklamaya uygun bir örnek değildir?

A) Atomun parçalanması - Nükleer enerji
B) İçten yanmalı motorun bulunması - Petrol
C) Dinamonun bulunması - Hidroelektrik
D) Lokomotifin bulunması - Doğal gaz
E) Buhar makinesinin bulunması - Taş kömürü

6. I. Ses kirliliği
II. Bitkilerin çevreye yayılan tozlardan etkilenmesi
III. Hava kirliliği
Yukarıdakilerden hangileri taş ocaklarının çevreye olan etkilerindendir?

A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

7. Geçmişte su, yalnızca sulama amaçlı kullanılırken, daha sonra yeni buluşlara bağlı olarak elektrik üretiminde ve çeşitli sanayi kollarında kullanılmıştır.
Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisini desteklemektedir?

A) Dünyadaki tatlı su kaynakları azalmaktadır.
B) Suyun canlı yaşamında önemli bir yeri vardır.
C) Su kirliliği giderek artmaktadır.
D) Doğal kaynakların kullanım alanları zaman içinde değişebilmektedir.
E) Su kaynakları ekonomik etkinlikler acısından önemlidir.

8. Aşağıdaki etkinliklerden hangisi "arazinin yanlış kullanımına" örnek olarak verilebilir?

A) Verimsiz alanların sanayi bölgesi olarak değerlendirilmesi
B) Eğimli alanların tarımsal faaliyetlere ayrılması
C) Şehirlerin tarım alanlarına doğru büyümesinin engellenmesi
D) Maden işletmelerinin ekonomik etkinliklerin sınırlı olduğu anlarda açılması
E) Orman alanlarının yerleşmeye açılmaması

9. Su toprak ve havadaki kirlenme beslenme açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Havadaki kirlilik yağışlarla toprağa oradan da bitkilere geçmektedir. Ayrıca denizlerin kirlenmesi ile de deniz canlılarının bünyesinde insan sağlığı için tehdit oluşturan maddeler giderek artmaktadır.
Yukarıda verilen metinde ifade edilen çevre sorunu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Su kirlenmesi
B) Toprak kirlenmesi
C) Hava kirlenmesi
D) Besin kirlenmesi
E) Radyoaktif kirlenme

10. Doğal kaynakların ekonomiye kazandırılması sürecinde bazı çevre sorunları yaşanmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu duruma örnek olarak gösterilemez?

A) Termik santraller hava kirliliğine neden olabilmektedir.
B) Altın cevherinin ayrıştırılmasında siyanür kullanılması bölgede yaşayan canlıları tehdit etmektedir.
C) Büyük barajlar çevrelerindeki nem miktarını artırarak iklimi ılımanlaştırırlar.
D) Kâğıt ve mobilya endüstrisinin gelişmesi orman alanlarının daralmasına yol açabilmektedir.
E) Toprakların seramik, tuğla ve kiremit yapımında yoğun olarak kullanılması tarımsal üretimi olumsuz etkileyebilmektedir.

11. Aşağıdakilerden hangisi barajların çevrelerine olan olumsuz etkilerinden biri değildir?

A) Doğal drenajın bozulması
B) Nem miktarının artması
C) Hayvanların yaşama alanlarının sınırlanması
D) Bazı bitkilerin baraj suyu altında kalması
E) Verimli tarım alanlarının kaybedilmesi

12. Bir bölgede yer altı sularının yoğun bicimde kullanılması;
I. Topraktaki tuz oranının artması
II. Göl seviyelerinin düşmesi
III. Tarımsal verimin azalması
sonuçlarından hangilerine neden olur?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III

13. Taş ocaklarının işlenmesi sırasında yaşanan çevresel sorunlar arasında;
I. Hava kirliliğinin artması
II. Bitkilerin fotosentez yapmalarının önlenmesi
III. Tarım topraklarında verimin düşmesi
IV. Havaya karışan karbondioksit oranın artması
V. Su kaynaklarının azalması
olgularından hangileri gösterilemez?

A) I ve II B) Yalnız IV C) II ve V D) III ve V E) IV ve V

14. Suların kabarık olduğu dönem ile çekik olduğu donem arasındaki farktan oluşan akıntılardan gelgit enerjisi elde edilir.
Buna göre aşağıdaki ülkelerden hangisinde gelgit enerjisinden en fazla yararlanılabilir?

A) Fransa B) Türkiye C) Yunanistan D) İtalya E) Mısır

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 16:45 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
11.sınıf, 2011, 2011-2012, 2012, bu senenin, cevapları, coğrafya, ders kitabı cevapları, ekoyay, indir, kitabı, kitap, oku, sαω, tüm, yeni, yükle, zambak, öğretmen kitabı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 07:15
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018