Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 10-01-10, 18:41 #26
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



BESLENME VE SİNDİRİM

Organizmalarda besin maddelerinin hücrelerde kullanılabilir hale getirip hücrelere alınması olaylarına sindirim denir.Sindirim olaylarında ATP harcanmaz.Sindirim hidroliz olayıdır.İstemli olarak başlar refleks olarak devam eder.
Üç evrede gerçekleşir;
1-Mekanik sindirim:Kaba partiküller halinde olan besinlerin küçük partiküller haline getirilmesidir.
Mekanik sindirim;ağız, mide,taşlı gibi organlarda gerçekleşir.
Not:Holozoik beslenen canlılarda görülür.
2-Kimyasal sindirim:Besinlerdeki organik bileşiklerin enzimlerle yapı taşlarına hidroliz edilmesidir.
Kimyasal sindirim;Ağızda, midede,ince barsaklarda ve hücre içlerinde gerçekleşir.
Not:Saprofit bakteri ve mantarlarda,serbest yaşayan protistalarda, insektivor bitkilerde, endoparazitler hariç bütün omurgasızlarda ve bütün omurgalılarda görülür.
3-Emilim:İnorganik besinlerin ve organik besin yapıtaşlarının hücrelere madde alınım kurallarına göre geçmesidir.
Emilim;İnce bağırsaklarda,kalın bağırsaklarda ,protistalarda,çok hücreli basit yapılı canlılar ve endoparazitlerde bütün vücud yüzeyinde
Not:İnsektivor bitkiler ve bütün hetetorflarda görülür.
Kimyasal sindirim gerçekleşme ortamı bakımından iki farklı durum görülür.
1-Hücre içi sindirim:
  • Özelleşmiş sindirim sistemleri yoktur.(Hidra ve planaria da hücre dışı sindirim için gereklidir.)b)Besinler küçük olup endositoz la alınırlar.
  • Mekanik sindirim görülmez.
  • Sindirim hücre içinde sindirim kofullarında gerçekleşir.
  • Protistalar,süngerlerde görülür.
  • Hidra ve planarialarda hücre dışı sindirimi hücre içi sindirim takip eder.
  • Lizozom taşıyan bütün hücrelerde işlevini kaybeden organel ve yapıların lizozom larla parçalanması hücre içi sindirimdir.
2-Hücre dışı sindirim:
A)Saprofitlerde:
  • Bazı bakteri ve mantarlar bu gruptandır.
  • Özelleşmiş sindirim yapıları görülmez.
  • Hücre dışı sindirimi gerçekleştiren özel enzimler salgılarlar.
  • Kimyasal sindirimden sonra emilim gerçekleşir.
  • Beslenme hızı ve oranı düşüktür.
  • Mekanik sindirim görülmez.
B)İnsektivor bitkilerde:
  • Bazı yaprakları metamorfozla böcekleri yakalama organı ve sindirim ortamı haline gelmiştir.
  • Özel sindirim enzimleri üretirler.
  • Kimyasal sindirimden sonra emilim gerçekleşir.
  • Mekanik sindirim görülmez.
C)Holozoik beslenen hayvanlarda:
  • Sindirim özelleşmiş boşluklarında gerçekleşir.
  • Özel bezler tarafından kimyasal sindirimin değişik aşamalarında rol alan enzimler salgılanır.
  • Mekanik sindirimden sonra gerçekleşir.(Bazı canlılarda önce sindirim sistemi ve birlikte gerçekleşir.)
  • Beslenme hızlı ve verimlidir.
  • Herbivor canlıların bağırsaklarında yaşayan bazı tek hücreliler hücre dışı sindirime yardımcı olurlar.
  • Endoparazitler hariç çoğu omurgasız ve bütün omurgalılar bu gruptandır.
  • Besin kaynaklarına göre herbivor, karnivor ve omnivor olmak üzere üçe ayrılırlar.
İnsanda sindirim sistemi
1-Ağız:
A)Görevi:
  • Besinlerin sisteme alınması
  • mekanik sindirim
  • Kimyasal sindirim
  • Besinlerdeki kimyasallar algılanarak sindirimle ilgili refleksleri başlatmak.
B)Yapısı:
  • Dudak ve yanaklar:Emme,içme,besinlerin dişler üzerinde tutulması.
  • Damak:Ağız ve burun boşluğunu ayırarak memelilerde mekanik sindirimi olanaklı kılar.
  • Dil:Besinlerin tadını algılamak,besinleri dişler üzerinde hareket ettirmek,yutkunmada besini yutağa itmek.
  • Diş:Mekanik sindirimi gerçekleştirmek.
  • Tükürük bezleri:
İçeriği:
  • Su,mukus,amilaz,Na ve Ca iyonları
Görevi:
  • Besinlerin ıslatılıp yumuşatılması.
  • Ağız içini nemli ve kaygan tutulması.
  • Besin partiküllerinin yapışmasını sağlayarak lokma haline getirilmesi.
  • Nişastanın sindirimi.
  • Ağız içinin hafif bazik değerde tutmak.
-Tükürük salgısının kontrolü:Kalıtsal ve şartlı reflekslerle gerçekleşir.
C)Ağızda kimyasal sindirim:
Sadece nişastanın sindirimi gerçekleşir.
Amilaz
Nişasta+(-H2O) ------------>Dekstrin + Maltoz
D)Emilim: Su, Bazı ilaçlar ve zehirlerin emilimi gerçekleşir ancak beslenme için önemsizdir.
2-Yutak:
A)Görevi:
  • Ağızla alınan besinleri düzenli aralıklarla yemek borusuna iletmek.
  • Burunla alınan havayı soluk borusuna iletmek.
  • Alınan besin ve solunum havasındaki mikroorganizmalara karşı bağışıklık sistemini uyarmak.
B)Bağlantıları:
  • Ağız boşluğu
  • Burun boşluğu
  • Yemek borusu
  • Soluk borusu
  • Östaki borusu
3-Yemek borusu:
A)Görevi:
Yutkunma ile kendisine gelen besinleri peristaltik hareketleri ile düzenli aralıklarla mideye iletmek.
B)Yapısı:
  • İçte: Mukoza katmanı bulunur.
  • Ortada:Uzunlamasına ve halkasal olarak yerleşmiş kaslar bulunur bunların peristaltik hareketleri ile basinler düzenli aralıklarla mideye taşınır.
  • Dışta :Seroza bulunur.
C)Mekanik sindirim:
Yoktur.
D)Kimyasal sindirim:
Ağızda başlayan nişasta sindirimi devam eder.Organın yapısında enzim içeren salgılar üretilmez.
E)Emilim:
Gerçekleşmez.

4-Mide:
A)Görevi:
  • Depolama
  • Mekanik sindirim
  • Kimyasal sindirim
  • İletim
  • Mikroorganizmaların öldürülmesi
  • Emilim!
B)Bağlantıları:
Kardia bölgesinde yemek borusu ile pilor bölgesinde ise ince bağırsaklarla bağlantılıdır.
C)Dokusal oluşum :
  • İçte: katlanmalar yapıp yüzey alanını artıran mukoza bulunur.salgı bezleri bu katmanda bulunur.
  • Ortada:Kasdokusu bulunur.Uzunlamasına, halkasal ve çapraz yerleşen kasların hareketi ile midede yoğurma hareketleri oluşur.Bu hareketler besinlerin midede tutulması salgılarla karışması ve kısmen de mekanik sindirime uğratılmasını sağlar.
  • Dışta:Seroza katmanı bulunur.
Not:Midenin Kardia bölgesinde yemek borusu ile ve pilor bölgesinde 12 parmak barsağı ile halkasal kaslardan oluşmuş sifinkter denen kapılar taşır bunlar mide içeriğinin kontrollü şekilde yemek borusundan mideye ve mideden 12 parmak barsağına iletilmesini sağlar.
D)Salgıları ve Görevleri:
a)İç salgı:
Gastrin:Mide dış salgısını uyarır.
b)Dış salgılar:
  • epsin:Proteinleri sindirmek
  • Lap:Süt proteinlerini kazein (Peynirleştirmek) haline dönüştürmek.
  • Mukus:
    • Sindirim yüzeyini nemli ve kaygan tutmak
    • HCL ve enzimlerin etkisinden dokuları korumak
  • HCL: *Pepsinojeni pepsin haline getirmek.
    • Bazı mineralleri redükleyerek emilebilir hale getirmek.
    • Besinlerle gelen mikropları öldürmek.
    • Proteinlerin sindirimi için asidik ortam oluşturmak.
  • Amilaz ve lipaz :mide ortamında etkisizdirler.
c)Mide salgılarının kontrolü:
1-Sinirsel:
  • a)Besin görme
  • b)Mide gerilmesi
  • c)Stres
2-Hormonal:
  • Gastrin (Artırıcı etkiye sahip mideden salgılanır.)
  • Enterogastron: (Azaltıcı etkiye sahip , incebağırsaklardan salgılanır.)
E)Kimyasal sindirim:
  • Midede sadece proteinlerin sindirimi olur:Amilaz ve lipaz üretilmesine karşın asidik ortam olduğu için etkisizdirler.
  • Mide içeriğinin ph’sı 1,5-2 dir.
  • Mide öz suları ile karışmış yarı sindirilmiş içeriğe kimus denir.
  • Midede karbonhidratların ve yağların sindirimi ortamın asidik olmasından dolayı gerçekleşmez.
5-İnce bağırsaklar:
  • Duedonum (Onikiparmak bağırsağı)-
  • jejenum(Boş bağırsak)
  • ileum(Kıvrımlı bağırsak) adı verilen üç kısımdan oluşur.
A)Bağlantıları:Duedomum kısmında midenin pilor bölgesi ,virsung kanalı ile pankreas ve koledok kanalı ile karaciğer (Safra kesesi) bağlantılıdır. İleum ile kalınbağırsaklar
B)Dokusal oluşum:
a)İçte:Mukoza bulunur. Bu katmanda salgı bezleri , yüzey artırıcı dokusal katlanmalar olan villuslar ve hücresel oluşumlar olan microvilluslar bulunur.
b)Ortada:Kas katmanı vardır.Uzunlamasına ve halkasal yerleşen kaslar incebağırsakların peristaltik hareketlerini oluşturur.
c)Dışta:Seroza bulunur.
İnce barsaklardan enine kesit
C)görevi:
  • Kimyasal sindirimi gerçekleştirmek
  • Emilimi gerçekleştirmek
  • Besinleri kalınbağırsağa iletmek
D)İnce bağırsaklarda görev yapan salgılar,görevleri ve kontrolleri:
a)İnce bağırsak iç salgıları ve görevleri:Bu salgılar midenin asidik içeriği ince bağırsaklara geçtiğinde üretilir.
  • Enterogastron:Mide faaliyetlerini yavaşlatır.
  • Kolesistokinin:Safra kesesini uyararak safra salgısının koledok kanalından duedonuma boşalmasını sağlar.
  • Sekretin:Pankreastan su ve alkali tuzların salgılanmasını ve virsung kanalı ile duedonuma boşalmasını sağlar.
  • Pankreozimin: Pankreastan enzim içerikli salgıların virsung kanalı ile duedonuma boşalmasını sağlar
  • Enterokrin: İnce bağırsağın dış salgı bezlerini uyarır.
b)Safra salgısı:
1-İçeriği: Su, yağ asitleri, safra pigmentleri,safra tuzları,elektrolitler
2-Görevi:
  • Ortamı alkalileştirmek.
  • Yağların sindirimine yardımcı olmak.
  • Antiseptik ödevi ile bağırsakların bakteri florasını dengelemek.
  • Yağ ve yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlamak.
Not:Safra salgısında safra tuzlarında azalma olursa kolesterol çökelerek safra taşlarını meydana getirir.
c)Pankeratik salgılar ve görevleri:
  • Su ve alkali tuzlar ph:8,5) Asidik mide içeriğini alkalileştirip ortamı kimyasal sindirime hazırlamak
  • Tripsin:Polipeptidlerin sindirimini sağlamak
  • Lipaz:Yağların sindirimini sağlamak
  • Amilaz:Nişastanın sindirimini sağlamak
  • Kimotripsin:Polipeptid leri sindirmek
d)İncebağırsak salgıları ve görevleri:
  • Mukus:Yüzeyin kayganlaşması ve enzimatik etkilerden dokuları korumak.
  • Enterokinaz:Pankreastan inaktif halde salgılanan tripsinojeni aktif enzim tripsin haline çevirir.
  • Peptidaz:Peptidlerin sindirimini sağlamak.
  • Amilaz:Nişastanın sindirimini sağlar.
  • Maltaz maltozu, Laktaz laktozu, sukraz sukrazı monosakkaritler haline çevirir.
  • Nukleaz:nucleik asitlerin sindirimini sağlar.
e)Safra,pankreatik salgılar ve incebağırsak salgılarının salgılanma kontrolü:

1-Sinirsel kontrol (Önemi tartışmalı)
2-Hormonal kontrol (Asidik içerikli besinlerin duedonuma geçmesi.)
E)Kimyasal sindirim:
a)Karbonhidratların sindirimi:
Pankreastan üretilen amilaz ve ince bağırsaklardan üretilen amilaz,maltaz,laktaz, sukraz etkilidir.
b)Proteinlerin sindirimi:
Kısmen sindirilip polipeptidler haline gelmiş proteinler üzerine önce pankreatik enzim tripsin ve kimotripsin etkili olur daha sonra ince bağırsak enzimi olan erepsin etkili olur.

c)Yağların sindirimi:
Sadece ince bağırsaklarda gerçekleşir. Safra salgısı varlığında pankreatik lipaz etkili olur.
F)Emilim:
Emilimin %95 ‘i bu organda gerçekleşir. Emilimi artırmak için bu organın iç yüzeyinde dokusal oluşum olan villus ve hücresel yapılar olan microvilluslar bulunur.Bu yapıların sayesinde iç yüzey 100m2 lik emilim alanı oluşur.
Aktif taşınma ile hızlı şekilde gerçekleşen glikoz,galaktoz,bazı amino asitler ve elektrolitlerin emilimi jejenum kısmından olurken , yavaş ve daha yoğun ve önemli emilim ileumdan gerçekleşir.
Alınan besinlerdeki monosakkaritler, amino asitler,yağ asitleri ve gliserit, vitaminler, mineraller, su,ilaçlar vb. organik ve inorganik maddeler difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve aktif taşınma ile alınırlar.Bazı kısa polipeptidler pinositozla alınabilirler bunun beslenmede önemi olmamakla beraber alerjik reaksiyonların oluşmasından dolayı önemlidir. Bazı amino asitler, glikoz , galaktoz ve elektrolitler ise aktif taşınma ile alınır.

Not:Aktif taşıma ile emilenlerin emilim hızları oldukça fazladır.
Not: Bazı maddelerin emilim kuralları
  • Ca nın emiliminde Parathormon ve vit-D etkendir.
  • Fe aktif taşıma ile emilirler.
  • Vit-C Fe emilimini kolaylaştırır.
  • Suda eriyen vitaminler(B-C) yağda eriyen vitaminlere (A-D-E-K) oranla daha hızlı emilirler.
  • A-D-E-K vitaminlerin emilimi yağların emilimine bağlıdır.
  • Na iyonları aktif taşıma ile emilirler ve su pasif olarak bu iyonları takip eder.
6-Kalın bağırsaklar:
A)yapısı:
  • İçteokusal katlanmalara sahip mukoza
  • Ortada:Uzunlamasına ve halkasal yerleşmiş kaslar;Bunlar devamlı olmayıp yer yer kesiklikler gösterir.Bu nedenle kütle peristasisi görülür.(Peristaltik dalgalanmalar organ boyunca devam etmeyip,yer yer kesikliğe uğrar.)
  • Dışta:Seroza bulunur.
B)Kısımları ve bağlantıları:
Yükselen kolonla ileum ile bağlantılıdır.Enine kolonla devam eder.İnen kolon rektum ile anüsle bağlantı kurar.
C)Salgıları:
Kalın bağırsaklarda sadece mukus salgılanır enzimatik salgıları bulunmaz.
D)Mekanik sindirim:
Gerçekleşmez.
E)Kimyasal sindirim:
Bu organda enzim üretilmediği için kimyasal sindirime katılmaz ancak burada yaşayan simbiyotik canlıların ürettiği enzimlerle kısmen kimyasal sindirim gerçekleşir.
F)Emilim:
  • İnce bağırsaklardan sonra en önemli emilim bu organda görülür.
  • İnce bağırsaklarda emilmemiş glikoz ve amino asitler
  • İnce bağırsaklarda emilmemiş safra tuzlarının emilimi
  • Bazı elektrolitlerin emilimi
  • Sindirim artıkları içinde bulunan suyun emilimi
  • Simbiyotik bakterilerin ürettiği K ve B grubu vitaminlerin emilimi gerçekleştirilir.
G)Salgıları ve görevleri:
• Mukus:İç yüzeyin kayganlaşması besinlerin hareketinin kolaylaşması.
Not:Nukleik asitlerin sindirimi ve emilimi: Mide enzimleri kromatindeki proteinleri sindirir.Oluşan nukleik asitler bağırsaklarda pankreas enzimi olan nukleazla nukleotidlere parçalanır.Nukleotidler bağırsak enzimi olan fosfatazla nukleozidlere dönüşür .Sindirim sonucu oluşan nucleozidler ince bağırsaklardan emilirler.Sindirim dokularda (Hücrelerde) gerekirse devam eder.
Karaciğer:
Sindirim salgılarının kontrolü:
1-Sinirsel:
Ağıza besinin alınması,Organa besinin girmesi Besinin görülmesi, kokusunun alınması ,Besini hatırlatan herhangi bir uyaranın (ses,renk,şekil vb.)algılanması. salgıların oluşumunu uyarır.
2-Hormonal:
Mide ve ince bağırsaklardan üretilen hormonlar mide,safra,pankreas ve ince bağırsakların salgı üretmesini uyarır.
Not:Sinirsel uyarılar hızlı ancak kısa süreli ve az, hormonlar ise yavaş ancak uzun süreli ve çok salgı oluşumuna neden olurlar.
Notlar:
  • Sindirim sisteminde mekanik sindirimin görüldüğü yapılar: Ağız (Dişler) ve Midedir.(Kas hareketleri)
  • Sindirim sisteminde sindirim enzimi üreten yapılar: Ağız,Mide,İnce barsak,Pankreas
  • Salgıları ile sindirime yardımcı olan yapılar: Ağız, Mide,
  • İnce barsak,Pankreas,Karaciğer
  • Emilimin görüldüğü yapılar( Çoktan aza doğru):İnce barsaklar,Kalın barsaklar,Mide(Ağız:Çok az ve inorganik maddeler)
Sindirim sisteminde özelleşmiş yapılar
1-Kursak:
  • Toprak solucanı ve kuşlar gibi ağızda mekanik sindirimi olmayan herbivor canlılarda görülür.
  • Besinlerin depolanmasında rol oynar.
  • Besinlerin ıslatılıp yumuşatılmasında ve mekanik sindirime hazırlanmasında rol oynar.
  • Yavru bakımı olan kuşlarda yavrulara besin taşıma ve hazırlamada rol oynar.
  • Karnivor kuşlarda kemik, tırnak,tüy gibi sindirilmeyen artıkların toplanıp dışa atılmasını sağlar.
2-Taşlık:
  • Toprak solucanı ve kuşlar gibi ağızda mekanik sindirimi olmayan herbivor canlılarda görülür
  • İçinde küçük taşları olduğu kaslı bir organdır
  • Bezli mideden sonra gelir.
Not: Taşlık taşımayan canlılarda besin depolama mekanik sindirimden sonra gerçekleşir .Ancak taşlık taşıyan canlılarda besinler önce depolanır sonra mekanik sindirime uğratılır.
  • Bahçe salyangozlarının taşlıklarında taş değil özel dişler bulunur.
  • Sindirimin hızlandırılmasında rol oynar.
3-Özelleşmiş mide ve Kör bağırsak:
  • Herbivor memelilerde görülür.
  • Besin değeri az olan bitkisel besinlerin depolanması ve mayalanmasını sağlar.
  • Bu yapılarda simbiyotik yaşayan ve selüloz sindiren enzim üreten tek hücreliler bulunur.
  • Bu yapılar canlıda önemli hacim ve ağırlığa sahiptir.
4-Holozoik beslendiği halde mekanik sindirim için mide hariç özelleşmiş yapının görülmediği canlılar:
  • Balıklar, kurbağalar,sürüngenler
  • Karnivor oldukları için sindirim kolay ve hızlıdır. Az miktarda alınan besinler uzun süre yeterlidir.
5-Kompleks canlılar olmasına karşın sindirim sistemi taşımayan canlılar:
  • Bu canlılar endoparazitler dir.
  • Diğer canlıların sindirim boşluğunda veya doku sıvılarında yaşar.
  • İhtiyaç duyduğu besinleri canlı sistemlerinden hazır olarak tüm vücud yüzeyi ile emerek alırlar.
örnek Karaciğer kelebeği,Tenya,Plazmodium
6-Kompleks canlılar olmasına karşın mekanik sindirimi olmayan ve kimyasal sindirimi vücud dışında yapan canlılar:
  • Örümceklerden çoğu bu gruba girer.
  • Avını yakaladıktan sonra enzimlerini avının vücudu içine enjekte eder kimyasal sindirim sonucu oluşan besleyici sıvı içilerek beslenme tamamlanır.
7-İnsektivor bitkilerde :
  • Böcek yakalamak ve kimyasal sindirime uğratmak için özelleşmiş yapraklara sahiptirler.
  • Besinleri vücud dışında kimyasal sindirime uğrattıktan sonra difüzyon la hücreleri tarafından emilir.

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 18:43 #27
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



BOŞALTIM SİSTEMLERİ

Boşaltım
Canlılar yaşamlarını devam ettirmek için ihtiyaç duydukları maddeleri bulundukları ortamlardan alarak metabolizmalarında kullanırlar. Bu maddeleri yapısal , düzenleyici , işlevsel ve enerji verici olarak kullanırlar.Gerek metabolik olaylarla açığa çıkan gerekse beslenme ile alınan bazı gereksiz ve zararlı madde ve yan ürünlerin yaşamsal olayların gerçekleştiği ortamlardan uzaklaştırmak gerekir. Bu maddelerin organizma dışına atılması olayına boşaltım denir. Bu işlevi gerçekleştirmek için özelleşmiş yapılara boşaltım yapısı veya sistemi denir.
Metabolik olaylar sonunda oluşan önemli boşaltım maddeleri:
1-CO2 2-H2O 3-NH3 4-Üre(NH2-CO-NH2) 5-Ürik asit(C5H4N4O3) tir.
Boşaltım maddeleri:
Üre, ürik asit, amonyak, keratin, Na, CL, K ,P ,albümin, ilaç yıkım ürünleri .
A-Azotlu artık maddeler:
  • Protein CO2 + H2O +NH3 + Üre + Ürik asit
  • Karbonhidrat CO2 + H2O
  • Yağlar CO2 + H2O
  • Nucleik asitler CO2 + H2O +NH3 + Üre + Ürik asit
Kompleks organizmalarda özellikle kara yaşamına uyumlulardan su ihtiyacını karşılayabilenlerde amonyak karaciğerde üre haline çevrilir. Vücutlarında fazla su tutamayan böcek, sürüngen ve kuşlarda ise ürik asit haline çevrilir.
Bu reaksiyonlara ornitin devri denir. Oluşumunda enzimler görev alır ve enerji harcanır.
NOT: Çoğunlukla azotlu artıklar organik bazların yıkımıyla oluşurlar. Purinler (Adenin – Guanin) in yıkımından ürik asit , Primidin (Timin , Urasil , Sitozin) in yıkımından üre ve NH3 oluşur.
Omurgalı organizmalarda suda yaşayan omurgasızlar, kurbağa ve balıklarda azotlu artık maddeler amonyak olarak vücud dışına atılır.Dış ortamın su olması amonyağın suda çözünerek hızla dış ortama verilmesi nedeni ile azotlu artıkların vücutta birikme tehlikesi yoktur.
Sürüngen, kuşlarda ve böceklerde azotlu artıklar ise ürik asit olarak atılır. Suda çözünmeyen ürik asit için organizma su kullanmaz.
Sürüngen ve kuşlar yumurta ile ürerle , yumurta gelişiminde ürik asit kristalleri suda çözünmeyip ve osmotik basıncı etkilemedikleri için rahatlıkla allantoiste depolanır.Bu canlılar vücudlarında su depolamazlar su uçma anında ağırlık yapar
Böcek,Sürüngen ve kuşlarda:
  • Ürik asidin boşaltımı için su kullanılmaması
  • Suda çözülmemesi
  • Daha az zehirli olması
  • Daha uzun süre vücutta tutulabilmesi
  • Osmotik basıncı etkilememesi
Bu canlıların yaşamsal olaylarına uygun düşer.
Memelilerde toprak solucanlarında azotlu artıklar üre olarak bir miktar su içinde çözülmüş olarak dışa atarlar Bu organizmalar boşaltımla kaybettikleri suyu kolayca karşılama şansları vardır.
NOT:Boşaltım maddelerini üre ve ürik asit haline dönüştürenler daha fazla enerji harcamak zorundadırlar.
Azotlu artıkların toksik etkisi Çoktan aza)
1-Amonyak 2-Üre 3-Ürik asit
Azotlu bileşiklerin vücudta biriktirilme oranı (Çoktan aza)
1-Ürik asit 2-Üre 3-Amonyak
Azotlu artıkların atılımı için ihtiyaç duyulan su (Çoktan aza)
1-Amonyak 2-Üre 3- Ürik asit
Amonyak ve dönüşüm ürünlerinde aynı miktarda amonyak atılımı için harcanan enerji miktarı(Çoktan aza)
1-Ürik asit 2-Üre 3-Amonyak
B-Su:
  • Organik maddelerin sentezlenmesi
  • Maddelerin çözülmesi ,emilmesi,taşınması
  • Biyokimyasal olayların gerçekleşmesi
  • Fazla ısının uzaklaştırılması
  • Boşaltım maddelerinin dışa atılması
  • Bitkilerde çimlenmenin gerçekleşmesi ,hayvanlarda embriyonun gelişmesi
  • Bazı canlılar için yaşam ve hareket alanıdır
  • Hidrostatik olarak destek ve formun korunması
Canlılar yaşadıkları ortam ve suya duydukları ihtiyaç farklıdır. Özel adaptasyonları ile en iyi uyumu yapmışlardır.
Hayvanlarda:
  • Deride su kayıbını önleyen plaka,tüy ,kitin dış iskelet gibi yapıların oluşması.
  • Solunum yüzeyinin vücud içine alınması
  • Boşaltımla su kayıbını önleyen mekanizmaların gelişimi
  • Yaşam alanı olarak suya yakın çevrelerin seçilmesi
  • Sindirim sistemlerinde su emilimini yüksek olması
Canlıların ihtiyacı olan suyu şu şekillerde karşılarlar:
  • Suyun doğrudan alınması.( Sindirim sistemi, kökler)
  • Deri ile su almak (Kurbağalar,Bazı omurgasızlar)
  • Besinlerin yapısındaki sudan karşılamak
  • Metabolik su kullanmak
Hayvansal organizmalarda su kayıbı:
  • Boşaltım organlarından
  • Sindirim sistemi ile (Hidroliz ve sindirim artıkları ile)
  • Akciğerlerden
  • Deriden (Ter ,Göz yaşı vb.)
Bitkilerde su kayıbına yönelik uyumlar:
1-Su kayıbının sağlandığı stomaların;
  • Açılıp kapanmasının kontrol edilebilmesi
  • Sayısı
  • Konumu (Yüzeyde,Derinde,Yüzey üstünde)
  • Yaprağın Üstünde,altında veya her iki yüzünde olması
2-Köklerin suya yönelimi vardır
3-Kurak ortam bitkilerinde gövde ve yapraklar su kayıbını önleyecek değişikliklere sahiptir
4-Köklerin gerektiğinde su emiliminde aktif taşıma yapması
5-Emici kök hücrelerinin osmotik basıncının ortama göre fazla olması
6-Genç yapılarda epidermisin dış çeper kalınlaşması oranı, kutikula kalınlığı,Mum salgısı varlığı.
7-Diğer bölgelerde suya karşı geçirimsiz olan mantar dokunun varlığı.
Bitkilerde su kayıbı:
  • Terleme ile (Stoma,lentisel,kutiküla)
  • Gutasyon (Yaşarma) ile (Hidatod lardan)
  • Fotosentezde (Organik madde sentezinde)
C-Tuz:
Tatlı sularda yaşayan organizmalarda en önemli sorun vücudlarında tuzun tutulmasıdır.Bu organizmalar çok seyreltik idrar oluştururken
vücudlarında tuzun tutulması ve gerekirse dış ortamdan aktif taşımayla tuzun alınmasını sağlayacak özel adaptasyonlar geliştirmişlerdir.
Tuzlu sularda yaşayanlarda ise vücudlarında suyun tutulmasını sağlayacak şekilde özelleşmiş boşaltım organları ve vücuda alınan tuzun fazlasını ise tuz salgılayan özel bezler sayesinde vücud dışına atarlar.
Tatlı ve tuzlu su ortamlarında yaşayan balıklarda görülen özel boşaltım fonksiyonları:
a-Tatlı su balıklarında:
  • Su içilmez. .
  • Solungaçlardan vücuda fazla su girişi olur.
  • Solungaçlardan tuz kayıbı olur.
  • Solungaçlarla dış ortamdan aktif taşıma ile tuz alınır.
  • Böbreklerde süzülen tuz tekrar aktif taşıma ile kana geri verilir.
  • Bol sulu (Hipotonik) idrar oluşturulur
  • Deri vücuda su girişini önleyen yapılarla kuşatılmıştır.
  • Böbreklerde büyük bowman kapsülleri vardır.
  • Azotlu artıklar amonyak olarak solungaç ve böbreklerden,Üre olarak
b-Tuzlu su balıklarında:
  • Bol su içilir.
  • Deri vücuttan su kayıbını önleyen ve tuz girişini önleyen yapılarla kuşatılmıştır.
  • Solungaçlardan vücuda tuz girişi olur.
  • Vücuda giren fazla tuz solungaçlardan aktif taşıma ile dışa atılır.
  • Azotlu artık amonyak olarak solungaçlardan dışa atılır.
  • Böbreklerin tuz atılımında rolü yoktur.
  • Böbreklerden atılan su çok az ve izotoniktir.
  • Glomeruluslar oldukça küçüktür.
Bitkilerde boşaltım ve boşaltıma yardımcı yapılar:
Not:Bitkisel organizmalarda tamamen boşaltıma özelleşmiş bir yapı bulunmaz:
Bitkilerde bazı oluşumlar temel görevlerinin yanı sıra boşaltım maddelerinin dışa atılımında veya canlıya zarar vermeyecek şekilde depolanmasında rol alır
  • Yapraklar(Dökülme)
  • Kökler
  • Stomalar(Terleme,Gaz alış verişi)
  • Hidatotlar (Yaşarma)
Canlılar dünyasında boşaltım için özelleşmiş yapılar ve boşaltım maddeleri şunlardır:
1-Kontraktil koful:Su (Tek hücrelilerde)
2-Pronefridyum:Su (Omurgasızlarda)
3-Nefridyum;:Üre (Omurgasızlarda)
4-Malpighi tüpleri:Ürik asit (Omurgasızlarda)
5-Böbrekler:Amonyak , üre , ürik asit (Omurgalılar)
Tek hücrelilerde boşaltım:
Bütün hücre yüzeyi ile boşaltım yaparlar, yaşam ortamlarının su olması metabolik artıkların difüzyonla kolayca dışarı verilmesini sağlar.
Ancak tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde en büyük sorun hipotonik olan dış ortamdan hücreye giren fazla suyun dışa atılımıdır. Bu işlev için kontraktil kofullar bulunur. Suyun kontraktil kofullarla dışa atılımı aktif olay olup hücre enerji harcar. Kontraktil kofullar suyu dışa atarken suda çözünmüş olarak bulunan boşaltım maddelerinide dışarı atar.
Omurgasızlarda boşaltım:
1- Vücud yüzeyi:
süngerlerde sölentera ve derisi dikenlilerde özelleşmiş boşaltım yapıları bulunmaz. Su ile temas eden bütün vücud yüzeyi bu canlılar için boşaltım yüzeyidir. Boşaltım maddeleri difüzyonla dış ortama verilir.
2-Pronefridyum:
Solucanlarda (Planaria) görülen vücuda giren fazla suyun uzaklaştırılması için özelleşmiş sistemdir. Alev hücreleri ve bunların bağlı olduğu kanal sistemlerinden oluşmuştur.Bu canlılarda metabolik artıkların atılımı vücud yüzeylerinden difüzyon ile olur. Ancak yaşanılan su ortamının özelliğinden dolayı vücuda giren fazla miktardaki suyun dışa atılımında pronefridyumlar görev yapar. Su atılımı ile beraber suda çözülmüş boşaltım maddeleride dışa atılır.Pronefridyumlar da madde atılışı aktif olay olup enerji harcanır.
3-Nefridyumlar:
Karasal yaşama uyum sağlamış toprak solucanlarında görülen metabolik artıkların vücud dışına atmak için özelleşmiş yapılardır. Sistem her segmentte bir çift olarak bulunur. Silli huni ile başlayan ve bir sonraki segmentte uzanıp sonlanan kanaldan meydana gelmiştir. Boşaltım maddelerini direkt hücreler arası sıvıdan silli huni ile alınır. Alınan sıvı içinde yararlı maddelerde vardır. Bir sonraki segmentte kanallar kılcal kan damarları ile temastadır. Kılcal kan damarları kanal içindeki yararlı maddelerin geri emilimini sağlarken, bazı artıklarında atılımını sağlar.Sistem seyreltik idrar meydana getirir.
4-Malpighi tüpleri:
Eklem bacaklılarda görülür.Karasal yaşama uyum sağlamış böceklerde Vücud boşluklarında kapalı uçlarla başlayıp son barsağa bağlantılı olan tüpsü kanallar şeklindedir.
Tüpler dolaşım sıvısı ile direkt temasta olup maddeleri dolaşım sıvısından alır. Tüp içine alınan sıvıdaki yararlı maddeler ve suyun önemli kısmı tekrar geri emilir. Azotlu artık ( ürik asit) macun şeklinde son barsağa taşınır.Son barsaktada suyun geri kalan kısmı emilir. Azotlu artıklar sindirim artıkları ile beraber katı maddeler olarak vücud dışına atılır. Maddelerin tüplere alınımı ve geri emiliminde difüzyon ve aktif taşıma yapılır.
Omurgalılarda Boşaltım yapıları:
Omurgalılarda üç tip böbrek yapısı vardır.
1-Pronefroz tip:
Boşaltım birimi nefridyumdur.Boşaltım maddeleri glomerulus denen kılcal damar yumağından silli huni ile başlayan nefridyuma geçerler.Nefridyumlar segmantal diziliş gösterirler.Bu tip böbrek yapısı bütün omurgalıların embriyonal döneminde ve kıkırdaklı balıkların ergin döneminde görülür.Nefridyumlar ayrı ayrı wolf kanalına açılır.(Pronefroz kanal)
2-Mezonefroz tip:
Boşaltım birimi glomerulus ve bowman kapsüllerinin oluşturduğu malpiğhi tüpleridir(Nefron).Segmantal diziliş gösterip wolf (Mezonefroz kanal)kanalına açılırlar.Sürüngen , kuş ve memeli embriyoları ile balık ve kurbağaların erginlerinde görülür.
3-Metasnefroz tip:
böbrek yapısında temel boşaltım birimi glomerulus ve bowman kapsülünden oluşmuş (malpiğhi tüpleri) nefron lardır.Farklı olarak nefron lar ortak bir kanalla böbrek havuzuna ve buradan tek kanallar mesaneye açılır.Bu kanala üreter denir.Bu kanal sperm taşımaz.Memelilerde mesaneden uretra ile vücud dışına açılır.
Sürüngen kuş ve memelilerde mezonefroz kanalı erkek bireylerde epididimis haline dönüşür.Wolf kanalı vasdeferans haline dönüşür.Dişilerde iki yapı tamamen körelir.
Kloak:Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda bulunan yapı sindirim,boşaltım ve üreme hücrelerinin dışa atıldığı yapıdır.Memelilerde bulunmaz.
Wolf kanalı:Balık ve kurbağaların erkek bireylerinde bulunur.Üre ve spermin dışa atılımını sağlar.Sürüngen,kuş ve memelilerin erkeklerinde wolf kanalının yerini vasdeferans kanalı almıştır.
Müller kanalı:Balık ve kurbağalarda dişi bireylerin ovaryumundan bırakılan yumurtaların dışa atılımını sağlar. Sürüngen ve kuşlarda müller kanalı daha gelişkin olup :
  • iç döllenmenin gerçekleştiği yerdir.
  • Yumurta akının oluştuğu yerdir.
  • Yumurta kabuğunun oluştuğu yerdir
  • Bazı türlerde embriyonik gelişimin tamamlandığı yerdir.(Ovoviviparlarda)
Kuş ve sürüngenlerin erkeklerinde rudimenter müller kanalı bulunur. Testislerde üretilen spermler vasdeferans kanalı ile kloaka taşınırken boşaltım maddeleri üreter ilke kloaka taşınır.
Böbreklerin organizmalardaki temel görevleri
  • Metabolizma artıkları ve zehirli maddeleri atar.
  • Organizmada su ve mineral miktarını belirler.
  • İç ortamın iyon dengesini düzenler.
  • Plazmanın osmotik basıncını düzenler.
  • Kendine bağlı bezlerle hormonal düzenlemede rol alır.
  • Kanın asit ve baz dengesini düzenler.
Böbreğin fonsiyonları
  • Filtrasyon : Kanın bir kısmı içinde çözünmüş maddelerle süzer.
  • Geri Emilim : Süzülen maddelerin bir kısmı geri emilir.
  • Salgılama : Bazı maddeler süzülmediği halde böbrek tarafından salgılanır.
Böbrek boşaltım birimi nefrondur. Nefronun kısımları şunlardır.
a-Malpighi cismi ( Glomerulus ve bowman kapsülü )
b-Proksimal kıvrım
c-Henle kulpu
d-Distal kıvrım
e-İdrar toplama kanalları
Bir insan böbreğinde yaklaşık 1 milyon nefron bulunur. Kalpten pompalanan kanın % 25 ‘ini böbrekler alır ve süzer 1 günde 180 lt. süzüntü meydana getirilir. Böbreklerde dakikada 125 ml. süzüntüye karşılık 1ml idrar meydana getirilir
Glomerulus : Böbrekte bowman kapsülü ile beraber malpighi cismini yapan atardamar kılcalıdır vücut kılcallarından farklı olarak bu kılcalda kan getirende götürende atardamardır.
Bu nedenle glomeruluslar doku kılcallarından bazı farklı özellikler taşırlar.
1-İki atardamar arasında yer alır. Oysa doku kılcalı arter ve vena arasında yer alır.
2-Doku kılcallarında hidrostatik basınç arter ucunda 40 mmHg olup vena ucunda ise 15 mmHg kadardır. Glomerulusta ise 60 mmHg olup her noktasında aynıdır. Buda her noktadan güçlü bir süzüntü oluşturma gücü demektir.
3-Glomerulusta iki katlı epitel vardır. Buda protein ve kan hücrelerinin süzüntüye geçmesini önler buna karşın doku kılcalı tek katlı olup süzüntüsünde bazı proteinler ve kan hücreleri bulunur.
4-Doku kılcallarında arter ucunda süzüntü oluşurken vena ucunda geri emilim gerçekleşir. Oysa glomerulusta sadece süzüntü oluşur geri emilim oluşmaz.
5-Glomeruluslardan kan hücreleri ve büyük proteinlerin damar dışına çıkışı olmaz
( NOT : Böbreklerde filtrasyon hızı renin hormonu ile kontrol edilir.)
Böbreklerde süzülme olayı ile kandan :
Glomerulusta hidrostatik basınç 60 mmHg dır. Filtrasyona neden olur. Ancak gerek glomerulustaki kanın 32 mm/hg lik osmotik emme gücü ve bowman kapsülündeki sıvının 14 mm/hg lik hidrostatik basıncı filtrasyonu engelleyen güçtür. Bu nedenle filtrasyon 60-(32+14)=18 mm/hg lik bir güçle gerçekleşir.Böbreklerde filtrasyon fiziksel etki ile malpighi cisminde ( Bowman kapsülü – Glomerulus ) gerçekleşir.
Filtre edilen temel plazma ürünleri şunlardır:
Su , glikoz , amino asitler , üre , amonyak , ürik asit , çeşitli iyonlar , fosfatlar , kreatin çeşitli asitler ve ilaçlar.
Filtre edilmeyen maddeler :
kan hücreleri , yağ , plazma proteinler v.b. büyük moleküllere bağlanan demir , eser mineraller ve bazı vitaminlerde süzüntüye geçmezler.Süzüntünün oluşumunda hidrostatik basınç etkendir.
Böbreklerde geri emilme ile tekrar kana verilen maddeler ise şunlardır:
Glikoz ve amino asitlerin tümü suyun % 99 , ürenin % 44 ‘ ü , Na , Cl . K ve HCO3 gibi iyonların gerekli kadarı geri emilir. Bu emilim difüzyon , kolaylaştırılmış difüzyon ve aktif taşıma ile gerçekleştirilir. Kreatin , inulin gibi maddeler geri emilmez. Aktif taşıma ile glikoz , amino asit , Na , ürik asit ve bazı asitler emilirler. Diğerlerinin geri emilimi difüzyon ile gerçekleşir.
Böbreklerde salgılama olayı ile
H , amonyak , K , seratonin v.b. ilaç yıkım ürünleri penisilin gibi vücuttan uzaklaştırılır, sekreksiyonu (salgılama) aktif taşıma ile gerçekleşir.
NOT : Ot yiyenlerde H sekreksiyonu olmasına karşın idrar alkalidir.
NOT : Organizmada homeostasinin korunmasında rol oynayan sistemlerden solunum sistemi Asit- Baz dengesini korurken boşaltım sistemi Asit – Baz dengesinin yanında Su – Tuz dengesini de kontrol eder.
Organizmada böbrekler fonksiyonunu değişmez tutması gerekmektedir. Pek çok sistem metabolik aktiviteye göre fonksiyonlarda değişmeler meydana gelirken böbreklerde filtrasyon değişmez tutulur.. Bu işlev diğer sistemlerin işlevlerinden etkilenmez. ( Solunum , Dolaşım , Sinir , İç salgı v.b. ) Böbrekler bu işlevi otoregulasyonla yani kendi iç kontrolü ile gerçekleştirir. Bu iş için salgıladıkları özel hormona renin denir.
Nefron kısımlarının fonksiyonları:
1-Bowman kapsülü:
  • Sadece filtrasyon la süzme gerçekleşir.
  • Tek katlı yassı epitelden oluşmuştur.
  • Süzülme glomeruluslardaki kanın hidrostatik basıncı ile gerçekleşir.
  • Kan hücreleri ve kan proteinleri (Albümin,globülin vb. Ayrıca bu proteinlere bağlı bazı mineraller) hariç süzüntü kan plazması ile aynıdır.
  • Dakikada 125 ml . günde 180 lt kan süzülür.
2-Proksimal kıvrım:
  • Geri emilim ve salgılama gerçekleşir.
  • Fonksiyonlarını aktif taşıma ve difüzyon la gerçekleştirir.
  • Su ve Na nın çoğu, Glikoz ve Amino asitlerin tamamı, Üre, Elektrolitler bu bölgeden geri emilir
  • Glikoz , Na ve fosfat aktif taşıma ile Su , K ve karbonat Osmoz ve difüzyon la geri emilir. Glikoz % 100 bu kısımdan geri emilir. Penicilin ise salgılama ile kandan idrara verilir.Aktif taşıma ile yapılı
  • Kanalı oluşturan epitel hücreleri microvilluslara sahiptirler
3-Henle kulpu:
  • Henle kulpunda Cl aktif olarak emilir. Na pasif olarak emilir. Suyun büyük kısmı geri emilir ve idrar yoğunlaştırılır. İdrarın yoğunlaşması bu bölge faaliyeti ile gerçekleşir.Suyun geri emilimi inen kolda gerçekleşir
a-İnen kol:
  • İnce ve oldukça dardır
  • Su,Na,Cl ve ürenin geri emilimi olur
  • İdrarın yoğunlaştırılmasında rol alır
b-Çıkan kol:
  • İnen kola göre daha kalındır
  • Suyun geri emilimi görülmez
  • Na,Cl ve Bikarbonat iyonlarının geri emilimi görülür
4-Distal kıvrım:
  • Bu kanalda hücrelerdeki microvillus sayısı oldukça çoktur
  • Hücrelerdeki mitokondri oranı oldukça çoktur
  • Su ve üreye karşı geçirimsiz olup geri emilimi olmaz
  • Na,K,Cl iyonlarının geri emilimi gerçekleşir
  • Gerekirse H ve bikarbonat iyonları,NH3,Penisilin vb. ilaç yıkım ürünlerinin salgılanması gerçekleşir
  • H2O ve HCO3 pasif olarak , Na ise aktif olarak geri emilir. Ayrıca idrara H ve NH3 aktif olarak salgılanır. İdrar asitleşir.
Not:H ve bikarbonat iyonlarının salgılanması kan ph’sının düzenlenmesi amacı ile gerçekleştirilir
Not: Gerekirse ADH kontrolünde H2O nun geri emilimi gerçekleşir
Memelilerde boşaltıma yardımcı yapılar:
  • Böbrekler: H2O,NH3,üre,ürik asit, tuzlar,ilaç yıkım ürünleri 2-Akciğer:CO2 ve H2O
  • Karaciğer ve sindirim organları: Safra pigmentleri ,Su,elektrolitler
  • Deri:H2O , Tuz
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 18:44 #28
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



ÜREME
  • Canlıların kendilerine benzer yeni canlılar oluşturmasıdır
  • Populasyonun devamını sağlar
  • Virüslerin canlılarla ortak olan önemli özelliğidir
  • Bireyin türe yönelik canlılık özelliğidir
  • Kalıtsal özelliklerin nesiller boyu saklanmasını sağlar
A-Virüslerde üreme
Özel üreme şekilleri vardır.Mitoz,mayoz ve döllenme görülmez yeniden sentezlenme şeklinde (Sentrozom gibi) üreme görülür. Bu olay DNA ve protein sentezi şeklinde gerçekleşir. Oluşan yeni virüsler ana virüsten kalıtsal materyal ve yapısal eleman almazlar. Üreme için canlı hücre sitoplazmik ortamı gerekir. Virüslerde büyüme ve gelişmede görülmez.

B-Bakterilerde üreme
a-Eşeysiz üreme: Bakteri hücresi ortam şartları uygun olduğunda mitoz bölünmeyi andıran (Fissyon bölünme) bölünme ile hızla coğalır.
b--Eşeyli üreme:
  • Konjugasyon:Karşılıklı gen alış verişi şeklinde gerçekleşir
  • Transformasyon:Ortamda farklı özellikte bakteri geninin alınışı ile gerçekleşir
  • Transduksiyon:Bakteri virüsleri aracılığı ile farklı bakteri genlerinin alınışı ile gerçekleşir
Eşeysiz üreme ve çeşitleri
Özellikleri:
  • Tek ata vardır
  • Mekanizması mitoz bölünmedir
  • Oluşan yeni canlılar bütün özellikleri ile birbirlerine ve ata canlıya benzerler
  • Hızlı üreme şeklidir
  • İlkel üremedir
  • Cinsiyet yoktur
  • Canlılığın çeşitlenmesinde rol almaz. Evrime katkısı yoktur.
A-Bölünerek üreme
  • Tek hücrelilerde görülür(Bakteriler ve protistalar)
  • Mitozla gerçekleşir
  • Çok hızlı gerçekleşir
Örn:Parmecium,amip,euglena vb.
B-Tomurcuklanarak üreme
  • Ana canlının vücuduna ait dokusal bir kısmın yeni bir canlı haline dönmesi şeklinde gerçekleşir
  • Bire mayası,süngerler,sölentereler,Gözyaşı bitkisi gibi canlılarda görülür
  • Oluşan yeni canlı biri süre sonra ana canlıdan ayrılıp bağımsız canlı olabilir
  • Oluşan canlılar ana canlı ile beraber koloniler oluşturabilirler(Polipler)
Örn:Sünger,hidra,Gözyaşı bitkisi vb.
C-Sporla üreme
  • Spor adı verilen özel üreme hücreleri ile gerçekleşir
  • Olumsuz koşullara dayanıklı özel üreme hücreleridir
  • Sporlar sporozooalar,mantarlar ve çiçeksiz bitkilerde görülür
  • Sporlar haploid canlılarda(alglerde vb.)mitozla, diploid canlılarda bitkilerde mayozla oluşur.
  • Sporlar döllenmeden gelişerek yeni canlılar oluşturur
  • Üç değişik özellikte spor vardır
    • Endospor:Bakterilerde
    • Ekzospor:Mantarlarda
    • Zoospor:Alglerde
Not:Endospor üremede rol almaz.
D-Vegetatif üreme
  • Ana canlının vücudundan ayrılan bir parçanın eksiklerini tamamlayarak yeri bir canlı haline gelmesi şeklinde görülür
  • Planaria,deniz yıldızları vb. omurgasızlarla,çiçekli bitkilerde görülür
  • Rejenarasyon yeteneği yüksek canlılarda görülürVegetatif üremenin tercih edilme nedenleri
    • Hızlı üreme şeklidir
    • Karakterlerin korunmasını sağlar
    • Tohumla üreme yetenegi olmayan bitkilerde üremeyi sağlar
Eşeyli ürem ve çeşitleri
Özellikleri:
  • Temel mekanizması: Mayoz ve döllenmedir
  • Aynı türün farklı cinsiyetine sahip iki bireyin oluşturduğu gametlerin birleşmesi ile gerçekleşir
  • Canlılarda çeşitliliğin artmasına neden olur
  • İleri (Gelişmiş) üreme şeklidir
  • Bakteriler,silliler,volvox,mantarlar,bitkiler ve hayvanlarda görülür
  • Yeni kalıtsal kombinasyonların oluşumunun nedenidir
Eşeyli üremede
1-Gamet ve gametlerin oluşumu:Mayoz
2-Gametlerin birleşmesiöllenme
3-Döllenme ile oluşan hücre:Zigot
A-İzogami: Dişi ve erkek gamet arasında fark yoksa erkek ve dişi gametler yapı ve özelikleri bakımından aynıdır.Örn:Ulotrix
B-Anizogami:Gamet cifti arasında cinsiyeti belirleyen fark varsa.Küçük hareketli sperm ve büyük hareketli yumurta bulunur.Örn:eğrelti otu
C-Oogami:Gametler arasındaki fark ileri düzeyde ise.Gametler arasında büyüklük,hareket,sitoplazma içeriği bakımından önemli derecede farklar bulunur.Örn:Hayvansal organizmalar
D-Partenogenez: Döllenme olmadan yumurtanın embriyonik gelişim evrelerini tamamlayarak yeni haploid oluşturması şeklindeki üremedir
E-Konjugasyon : tek hücrelilerde görülen eşeyli üreme şeklidir.Yanyana gelen iki hücre arasında kurulan sitoplazmik köprü aracılığı ile hücreler arasında gen veya nucleus alış verişi şeklinde gerçekleşir.Örn:Bakteri ve paramecium
F-Hermafroditlik: Bazı canlılarda tür bireylerinde cins ayrımı yoktur. Tek bireyde dişi ve erkek üreme sistemleri birlikte bulunur.Bu tür canlılara hermafrodit canlı denir. Endoparazitler hariç diğerleri kendi
kendini dölleyemez.Örnek: Hidra,Toprak solucanı,istiridye,tenya vb.
C-Protistalar da Üreme
  • Mitozla üreme:Amitoz şeklinde gerçekleşir
  • Eşeyli üreme:Konjugasyon ile gerçekleşir
Parameciumda konjugasyon
  • Farklı özellikteki iki parameciunm yan yana gelirler
  • Aralarında sitoplazmik köprü (Plasmodezma) kurulur
  • Makronucleus ortadan kalkar
  • Mikronucleuslar mayoz geçirerek 4 tane haploid nucleus oluşturur
  • 4 nucleustan 3 tanesi ortadan kalkar
  • Kalan tek haploid nucleus mitozla iki nucleus oluşturur
  • Bu nucleuslardan biri kalıcı diğeri göçücü nucleustur
  • İki hücrenin göçücü nucleusları karşılıklı değiştirilir
  • Kalıcı nucleusla diğer hücreden gelen göçücü nukleuslar birleşerek diploid tek nucleus oluşur.
  • Oluşan diploid nukleus ard arda 3 mitoz geçirerek 8 nucleus oluşturur
  • Her bir hücre 2 sitokinez geçirerek 4 hücre oluşturur
  • Oluşan hücrelere nucleuslar ikişer ikişer dağılır
  • Konjugasyon yapan iki parameciumdan toplam 8 paramecium oluşur.
Plasmodium malariada döl almaşı
Sporozooalardan Plasmodium malarıada hayat devri
  • Qanofel sokması ile sporozoitler (n) insan kanına geçer
  • Alyuvarlar içine geçerek şizonta dönüşürler
  • Şizont çoğa bölünerek (Şizogoni) merezoitleri(n) oluşturur
  • Alyuvarların parçalanması ile merezoitler ve toksinleri kana karışır.(Sıtma nöbetleri bu esnada görülür)
  • Merezoitler ya yeni alyuvarlara girer, yada gametositlere dönüşür
  • Anofelin bu insanın kanını emmesi ile gametositler anofelin barsağına geçer
  • Gametositler(n) burada ovumu(n) ve mitoz geçirerek 4-8 sperm(n) haline gelirler
  • Oluşan spermler ovumu barsak boşluğunda döller ve zigot(2n) meydana gelir
  • Ameboid hareket eden zigot barsak epitelini delerek barsak kaslarına yerleşir
  • Zigot burada mayoz geçirir ve ardından çoğa bölünerek (Sporogoni) sporozoitleri (n) oluşturur
  • Sporozoitler dolaşım sıvısı ile tükürük bezlerine taşınır ve döngü tamamlanır.
Not: Plasmodium malariada baskın döl haploidtir.Diploid aşama sadece zigot evresine indirgenmiştir.

D-Fungi (Mantarlarda) Üreme
  • Sporla üreme:
  • Eşeyli üreme:
E-Hayvanlarda Üreme
a-Spermatogenez :
Erkek bireylerde testislerde spermlerin meydana gelmesidir:
Özellikleri:
  • Testiste seminifer tüplerinde gerçekleşir
  • Ergenlik dönemine kadar sadece sperm ana hücreleri (Spermatogoniumlar) mitozla çoğalır
  • Ergenlikle beraber mitozla çoğalırken mayozla spermler meydana gelir
  • Mayoza başlayacak hücreye 1.spermatosit (2n) denir
  • Mayoz II geçirecek hücreye 2. spermatosit (n) denir
  • Mayoz sonu oluşan hücrelere spermatid (n) denir
  • Oluşan spermatidler dölleme yeteneği kazanmak için farklılaşırlar. Bu olaya spermiyohistogenez denir.
  • Farklılaşma epididimiste gerçekleşir
  • Her sperm ana hücresinden kalıtsal olarak farklı 4 aktif sperm oluşur
Farklılaşma:
  • Golgiden akrozom gelişir
  • Sitoplazmanın önemli kısmı atılır
  • Nucleus yoğunlaşır
  • Kuyruk gelişir
Spermin özellikleri:
  • Az sitoplazmalı ,küçüktür
  • Kamçılı ve aktif hareketlidir
  • Besin maddesi içermez
  • Uç kısmında ovum zarını eritecek enzim içeren akrozom bulunur
  • Fertilizin maddeye pozitif taksi gösterir
  • Zigotun kromozom kaynağıdır
  • Zigotun sentrozom kaynağıdır
  • Dişi üreme sisteminde 2-3 gün canlı kalabilir
  • Ömür boyu üretilir
b-Oogenez :
Dişi bireyin ovaryumunda gerçekleşir.
Özellikleri:
  • Ovaryumda folikül içerisinde gerçekleşir
  • Embriyonik evrede 3. aydan itibaren ovum ana hücreleri gelişir
  • Embriyonik dönemde mayoza başlayan 1. oositler ergenlik dönemine kadar profaz-1 evresinde kalırlar
  • Ovaryumda gelişecek ovum sayısı bellidir
  • Ergenlikle beraber periyodik olarak ortalama 28 günde bir ovum gelişir
Not: Bazı hayvanlarda ovum yılda bir topluca, bazılarında birkaç kez gruplar halinde bırakılır
  • Bir oogoniumdan 1 ovum 3 kutup hücresi oluşur
  • Oogniunun sitoplazmasının büyük kısmı ovumda kalır
  • Ortalama 45-50 yaşına kadar devam eder
Ovumun özellik ve görevleri:
  • Bol sitoplazmalı ve büyüktür
  • Hareketsizdir
  • Türe göre değişik orende besin içereir
  • Zigotun kromozom kaynağıdır
  • Zigotun mitokondri kaynağıdır
  • -Döllenmeden sonra zigota dönüşür
Döllenme
Ovum ile spermin birleşmesi olayıdır.
Döllenme gerçekleştiği ortam
A-Dış Döllenme :
  • Sadece suda yaşayanlarda gözlenir.
  • Döllenme olasılığını arttırmak için fazla sayıda üreme hücresi oluşturulur.
  • Döllenen yumurtadaki embriyo gelişimini suda tamamlar.
  • Genellikle yumurta ve spermler suya bırakıldığından çiftleşme organlarına rastlanmaz.
B-İç Döllenme :
  • Kara ortamında nem , sıcaklık ve radyasyon gibi faktörlere karşı üreme hücrelerini korumak için döllenme dişi bireyin üreme sisteminde gerçekleşir.
  • Genelde karada yaşayanlarda görülür.
  • Üreme hücreleri dişi bireyin üreme sistemi içinde birleştiğinden döllenme olasılığı fazlalaşmıştır.
  • Döllenmiş yumurtadaki embriyo gelişimini dişi bireyin içinde veya dışarıda tamamlayabilir.
  • Çiftleşme organları kullanıldığından üreme hücresi sayısı azdır.
Döllenme ve gelişme şekline göre üçe ayrılır
A-Dış döllenme ve dış gelişme:
  • Suda yaşayan canlılarda (Balık ve kurbağalarda) görülür
  • Yumurta ve sperm vücud dışına su ortamına bırakılır
  • Döllenme garantisi yoktur
  • Yumurtanın etrafında kabuk oluşumu yoktur
  • Döllenmeden sonra gelişen embriyoda kabuk,korion,amnion ve allantois gibi zarlar yoktur.Sadece vitellüs kesesi vardır.
  • Embriyo su ve O2 ihtiyacını sudan karşılar
  • Embriyo metabolik artıkları bulunduğu su ortamına difüzyonla verir
  • Yumurtada yeterli besin olmadığı için başkalaşım veya embriyonal gelişim tamamlanmadan beslenme davranışları görülür
  • Yumurta sayısı fazla döllenme garantili değildir
B-İç döllenme dış gelişme:
  • Karada yaşayan sürüngen ve kuşlarda görülür
  • Döllenme dişi bireyin vücudu içinde müller kanalında gerçekleşir
  • Döllenmeden sonra yumurta etrafında kabuk oluşumu gerçekleşir
  • Yumurta vücudun dışında gelişimini tamamlar
  • Gelişen embriyonun etrafında kabuk,korion,amnion zarları ayrıca yedek besin deposu vitellüs kesesi ve metabolik artıkları depolayan allantois kesesi bulunur
  • Embriyo ile dış ortam arasında sadece gaz alış verişi vardır
  • Yumurta sayısı az döllenme garantilidir
  • Yumurtada embriyonik gelişimi tamamlatacak kadar yeterli besin bulunur
  • Dişilerde müller kanalı oluşan yumurtanın döllendiği,vitellüsün vekabuğun oluştuğu yerdir.
C-İç döllenme ve iç gelişme:
  • Memelilerde görülür
  • Döllenme dişi bireyin vücudu içinde gerçekleşir
  • Embriyonik gelişim dişi bireyin vücudu içinde tamamlanır.Ana organizma embriyonun korunması,beslenmesi,solunumu vb.bütün yaşamsal ihtiyaçlarını karşılar
  • Yumurta sayısı azdır döllenme ve gelişme garanti altındadır
  • Oluşan embriyo madde alış verişini ana organizmanın vücudu ile yapar
  • Yumurtada kabuk yoktur. Vitellüs çok azdır.
  • Allantois ve vitellüs keseleri körelmiş ve bu keselerin görevini göbek bağı almıştır
Not:İç döllenme iç gelişme gösteren bazı balık ve sürüngenlerde ana organizmanın rolü:
1-Döllenme ortamıdır
2-Embriyonun korunmasında rol alır
Döllenme ve Gelişim
Ovipar canlılar:
  • İç döllenme veya dış döllenme görülür
  • Gelişme vücud dışında gerçekleşir
  • Embriyonik gelişimi destekleyecek özel davranışlar gelişmiştir
Örn:Balık,kurbağa,sürüngen ve kuş
Ovovipar canlılar:
  • İç döllenme görülür.(Genelde)
  • Embriyonik gelişim yumurta içinde ana canlının vücudu içinde özel organlarda gerçekleşir.
  • Ana canlının vücudu sadece koruyucudur
  • Gelişimi biten yavru doğar gibi ana vücudu terk eder
Örn:Karasinek,lepistes,engerek,köpek balıkları
Vivipar canlılar:
  • İç döllenme görülür
  • Yumurtalarda vitellüs çok azdır
  • Gelişme ana canlının vücudunda gerçekleşir
  • Ana canlı embriyonun bütün ihtiyaçlarını karşılar.
(Beslenme,korunma,boşaltım maddelerinin atılımı,solunum vb.)
Örn:Memeliler
1-Pronefroz tip
Hayvanlarda üreme ve boşaltım sistemi bazı yapılar ortak olarak kullanır.Bu nedenle bu ikili yapıya ürogenital sistem denir.Boşaltım birimi nefridyumdur.Boşaltım maddeleri glomerulus denen
kılcal damar yumağından silli huni ile başlayan nefridyuma geçerler.Nefridyumlar segmantal diziliş gösterirler.Bu tip böbrek yapısı bütün omurgalıların embriyonal döneminde ve kıkırdaklı balıkların ergin döneminde görülür.Nefridyumlar ayrı ayrı wolf kanalına açılır.(Pronefroz kanal)
2-Mezonefroz tip
Boşaltım birimi glomerulus ve bowman kapsüllerinin oluşturduğu malpiğhi tüpleridir(Nefron).Segmantal diziliş gösterip wolf (Mezonefroz kanal)kanalına açılırlar.Sürüngen , kuş ve memeli embriyoları ile balık ve kurbağaların
erginlerinde görülür.
3-Metasnefroz tip
Böbrek yapısında temel boşaltım birimi glomerulus ve bowman kapsülünden oluşmuş (malpiğhi tüpleri) nefron lardır.Farklı olarak nefron lar ortak bir kanalla böbrek havuzuna ve buradan tek kanallar mesaneye açılır.Bu kanala üreter denir.Bu kanal sperm taşımaz.Memelilerde mesaneden uretra ile vücud dışına açılır.
Sürüngen kuş ve memelilerde mezonefroz kanalı erkek bireylerde epididimis haline dönüşür.Wolf kanalı vasdeferans haline dönüşür. Dişilerde iki yapı tamamen körelir.
Kloak:Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda bulunan yapı sindirim, boşaltım ve üreme hücrelerinin dışa atıldığı yapıdır.Memelilerde bulunmaz.
Wolf kanalı:Balık ve kurbağaların erkek bireylerinde bulunur.Üre ve spermin dışa atılımını sağlar.Sürüngen,kuş ve memelilerin erkeklerinde wolf kanalının yerini vasdeferans kanalı almıştır.
Müller kanalı:Balık ve kurbağalarda dişi bireylerin ovaryumundan bırakılan yumurtaların dışa atılımını sağlar. Sürüngen ve kuşlarda müller kanalı daha gelişkin olup :
  • iç döllenmenin gerçekleştiği yerdir.
  • Yumurta akının oluştuğu yerdir.
  • Yumurta kabuğunun oluştuğu yerdir
  • Bazı türlerde embriyonik gelişimin tamamlandığı yerdir.
(Ovoviviparlarda)
Kuş ve sürüngenlerin erkeklerinde rudimenter müller kanalı bulunur.Testislerde üretilen spermler vasdeferans kanalı ile kloaka taşınırken boşaltım maddeleri üreter ilke kloaka taşınır.
İnsanda erkek üreme sistemi
A-Testis
B-Epididimis
C-Vas deferans
D-Penis
E-Salgı (Seminal) bezleri
a-Seminal bez b-Prostat bezi c-Cowper bezi
A-Testis:
  • Yapısında bulunan seminifer tüplerinde spermler oluşur
  • Yapısında bulunan leydig hücreleri ile eşey hormonu üretir
  • Spermlerin farklılaşmasının gerçekleştiği yerdir
  • Vücud ısısından 2-3 oC daha düşüktür.
B-Epididimis:Spermlerin olgunlaştığı ve depolandığı yerdir
C-Vas deferans:Olgunlaşan spermlerin toplanıp biriktirilmesinde vegerektiğinde seminal salgılarla karıştırılarak dışa atılmasında rol alır.
D-Penis:Çiftleşme organıdır
E-Seminal bezler ve salgıları: ( Seminal bez,prostat bezi,Cowper bezi)
  • Spermlerin korunması
  • Spermlerin beslenmesi
  • Spermlerin hareket etmesinde rol alır
İnsanda dişi üreme sistemi
A-Ovaryum
B-Follopi kanalı(Tüpü)
C-Uterus
D-Vagina
A-Ovaryum:
  • Yumurtaların oluştuğu organdır
  • Ortalama 28 günde bir yumurta gelişir
  • Yumurta gelişimi var olan yumurtaların mayoza devam etmesidir
  • Yumurtalar folikül denen yapıların içindedir
B-Follopi kanalı(Tüpü):
  • Ovulasyonla karın boşluğuna bırakılan yumurtaları huni şeklindeki baş kısmı ile toplar.
  • Kanala geçen yumurtalar uterusa taşınır
  • Döllenmenin gerçekleştiği yerdir
  • İlk bölünmeler kanalda başlar
  • İç yüzey silli epitelle döşelidir
  • İç yüzeyde besleyici sıvı üreten bezler bulunur.Bu bezlerden salgılanan sıvı ile döllenmiş yumurtanın harerket ve beslenmesi sağlanır
C-Uterus:
  • Duz kaslardan oluşmuş organdır
  • Follopi kanalı ile vagina arasında yer alır
  • Embriyonik gelişimin gerçekleştiği yerdir
D-Vagina:
  • Spermlerin dişi vücuduna alındığı organdır
  • Doğumda bebeğin ana vücudunu terkettiği organdır
  • Döllenmemiş yumurtanın dışa atılımını sağlar
Menstrual döngü
  • Folikül evresi
  • Ovulasyon evresi
  • Korpus luteum evresi
  • Mensturasyon evresi
A-Folikül evresi:
  • 14 gün sürer
  • Ovaryumda genç folikül içindeki ootidin mayoza devam etmesi ile başlar
  • Kanda FSH miktarı fazladır evre sonuna doğru gittikçe azalır
  • Gelişen folikülle birlikte kandaki ostrojen miktarı artar
  • Follopi kanalında silli hücre faaliyeti ve özel salgı miktarı artar
  • Uterus endometyumunda mitoz artar iç doku kalınlaşır
  • Uterusta kandamarı mikterı artar
C-Ovulasyon:
  • Bir gün sürer
  • Kanda LH oranı fazladır.FSH oranı azalmıştır
  • Gelişen folikülün yırtılması ile içindeki 1.Ootid karın boşluğunabırakılır
  • Vücud ısısı yaklaşık 0,5 oC yükselir
C-Korpus luteum evresi:
  • Ovulasyonla yırtılan folikül korpus luteuma döner
  • 14 gün sürer
  • Kanda LH oranı FSH oranından fazladır
  • Korpus luteum kana fazla miktarda progesteron az miktarda ostrojen salgılar
  • Uterusta kalınlaşan endometyum süngersi yapı kazanır
  • Uterusta oluşan kan damarlarına kan hücum eder
  • Follopi kanalına geçen ootid burada bir gün içinde döllenir veya döllenmez;
    • Döllenirse mayoz devam eder embriyo oluşur ve hamilelik gelişir
    • Döllenmezse mayoz devam etmez ve ovum bozulur
D-Menstural evre:
  • Yaklaşık 3-5 gün sürer
  • Folikül evresi içinde yer alır
  • Kanda LH ve Progesteron miktarı azalır
  • Döllenmemiş yumurta ve süngersi yapı kazanmış uterus dokusu bir miktar kanla beraber vücud dışına atılır
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 18:45 #29
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



GELİŞME VE BÜYÜME

Gelişme ve büyüme olayları:Gelişim olayları çok hücreli ve eşeyli üreyen canlılarda görülür:
1-Hücre bölünmesi:
  • Döllenme ile oluşan zigot oluşumu ile başlar yaşam boyu sürer
  • Bitkilerde meristem dokunun bölünmeleri hayat boyu sürer
  • Ağaçsı bitkilerde büyüme sınırsızdır
  • Hayvanlarda belli bir yaşa kadar bölünme ile gerçekleşen büyüme görülür
  • Belli yaştan sonra bölünme sadece belli dokularda ( Bağ,epitel vb.) gerçekleşir
  • Bu dokulardaki hücre bölünmesi yenilenme ve onarılma amaçlıdır
  • Bölünme bitkilerde yaz ve ilkbaharda hızlı,sonbahar ve kış yavaştır
  • Bölünme hayvanlarda gelişme döneminde hızlı, olgunluk ve yaşlılık döneminde ise azalır
2-Büyüme:
  • Canlının ve hücrelerin madde miktarındaki artıştır.
  • Zigotun bölünmeye başlaması ile büyüme gerçekleşir
  • Gelişimin başlangıcında büyüme hızı fazladır
  • Hayvanlarda belli bir yaşta durur fakat bitkilerde yaşam boyu devam eder
  • Büyüme düzenli beslenme ve metabolik faaliyetlere bağlıdır
  • Zigotun ilk bölünmelerinde hücre sayısı artmasına rağmen büyüme olmaz
3-Farklılaşma:
  • Zigotun bölünmeleri ile oluşan hücrelerin zamanla belli görevleri yapmak için özelleşip farklılaşmasıdır
  • Bitkilerde meristem hücrelerinden farklılaşma her zaman görülür
  • Hayvanlarda embriyonik gelişimin tamamlanması ile farklılaşma büyük ölçüde tamamlanır. Ancak bazı dokularda (Kan, Bağ ) devam eder.
  • Farklılaşma sonucu çok hücreli canlı oluşur
  • Embriyonik indüksiyon etkisi ile hücrelerin belli genleri aktifleştirip diğerlerini inaktif hale getirmesi ile gerçekleşir
Canlılarda görülen büyüme ve gelişme olayları
1-Tek hücrelilerde:
Bölünme ,tomurcuklanma veya oluşan sporlar yeni hücreler haline dönerek büyürler
2-Mantarlarda:
  • Sporların çimlenmesi ile başlar.
  • Mitozla hücre sayıları artar
  • Spor ana hücreleri ve spor oluşumunda farklılaşma görülür
3-Bitkilerde:
  • Bitkilerde gelişim olaylarından hücre bölünmesi,büyüme ve farklılaşma olayları görülür
  • Çiçeksiz bitkilerde sporların çimlenmesi ile gametofit gelişir
  • Çiçeksiz bitkilerde Sperm ve ovumun döllenmesi ile oluşan zigotun mitoz bölünmeleri ile sporofit gelişir
  • Vegetatif üreyen bitkilerde dal,yaprak,tomurcuk vb. vücud kısımlarından yeni bitki gelişir
  • Çiçekli bitkilerde tohumdan yeni bitki gelişir
4-Hayvanlarda gelişme
Bir canlının zigottan ergin haline gelinceye kadar geçirdiği değişim ve gelişim olaylarına ontogenez denir.Hayvansal organizmalarda yumurta özellikleri gelişimin temel özelliklerini belirler.
Besin içeriğine göre yumurta tipleri
1-İzolesital:Vitellüs yumurtada az ve eşit dağılım gösterir
Örn:Memeli
2-Telolesital:Vitellüs çok ve bir kutuba toplanmıştır
Örn:Sürüngen,Kuş
3-Sentrolesital:Vitellüs merkezde toplanmıştır
Örn:Böcekler


Hayvanlarda gelişim olayları
1-Segmentasyon:
  • Döllenmeden sonra zigotun geçirdiği hızlı bölünme olaylarıdır
  • İlk iki bölünme meridiyonal ikinci bölünme ekvatoraldır
  • Zigotun bölünmeleri ile oluşan hücrelere blastomer denir
  • İlk bölünmelerde embriyonun hücre sayısı artar ancak büyüme gerçekleşmez,Ağırlık artışı olmaz
  • Hücre yığını (Üzüm salkımı) haline gelmiş evreye marula evresi denir.
  • Marula evresinden sonra bölünmeler devam ederken içte bulunan hücreler dışa göçerler.Ortası boş çevresinde hücre sıraları olan bu evreye blastula evresi denir.
  • Segmentasyo olaylarında farklı büyüklükte hücrelerin oluşması vitellüs nedenlidir.
  • (Segmentasyonun önemi)Farklı besin,sitoplazma ve organel alan bu hücreler ileride farklı gen işleyişleri ile farklı yönlerde özelleşme göstereceklerdir.
  • Blastulayı oluşturan hücrelere blastomer, ortadaki içi özel sıvı ile dolu boşluğa ise blastosöl denir.
2-Gastrulasyon:
  • Balastula evresinden sonra alt kısımdaki hücreler çökme ve göçme hareketleri ile blastosöle çökerler.
  • Çökme olayı sonunda iki tabakalı embriyo oluşur.Oluşan tabakalardan dıştakine ektoderm,içtekine endoderm denir
  • Embriyoda oluşan yeni boşluğa arkenteron (İlk sindirim boşluğu),Bunun dışa açıklığına ise plastopor denir
  • Bu evrede blastosöl ortadan kalkar.Arkenteron kalıcı boşluk olup ileride sindirim sistemi ,sinirve solunum sistemi oluşumunda rol alır.Blastopor ise ağız ödevi görürü.
  • Süngerler ve sölentera grubundan canlılar embriyonik gelişimin bu evresinde kalırlar. Sahip oldukları organ ve sistemleri ektoderm ve endodermden oluşur.
  • İlerki aşamalarda ektoderm ve endodermden ayrılan hücre ve hücre grupları iki deri tabakası arasında organize olarak mezodermi oluşturur ve embriyo üç deri tabakasından oluşur.
  • Oluşan mezodermin ortasında kalan boşluğa sölom (Gerçek vücud boşluğu) denir.
  • Ektoderm ve endoderm arasında serbest kalan hücreler mezenşim hücreleri olarak adlandırılır ve ileride bağ dokunun oluşumunda rol alır
3-Farklılaşma(Histogenez) ve Organogenez:
Histogenez:Embriyoda hücre hareketleri,gruplaşmaları ve etkileşimleri sonucu ileride farklı dokuları oluşturacak hücreler halinde farklılaşmalarına denir
Embriyonik indüksiyon :Embriyonal evrede embriyonal deri ve hücrelerin birbirleri üzerinde belirli yönlerde farklılaşmalarına neden olan karşılıklı etkileşimine denir.
Organogenez:Embriyoda ileride farklı organların oluşumunda rol alacak organ taslaklarının oluşumuna denir.
Histogenez ve organogenez:Embriyonik deriler ve bunlardan oluşan doku,organ ve sistemler.
A-Ektoderm: Sinir hücreleri,ter-yeğ-süt bezleri,duyu hücreleri,göz merceği,epidermis.
B-Mezoderm:Kan doku,Kas doku,Kıkırdak doku,Bağ doku,Endotel-Endokard,Boşaltım sistemi organ ve dokuları,Üreme sistemi organ ve dokuları
C-Endoderm:Sindirim sistemi epiteli-(Örtü,Salgı Emme) ,Solunum sistemi epiteli,Karaciğer,pankreas (Dış salgı bezi ve kanalları),Tiroid ve paratiroid bezi.

Embriyonik örtüler ve gelişim
A-Balık ve kurbağalarda gelişim:
  • Kabuk,amnion zarı ve sıvısı,allantois bulunmaz
  • Yumurtada besin içeriği az olduğundan embriyonal evrede beslenme davranışı veya başkalaşım görülür
  • Embriyonik gelişimde canlı dış ortamla madde alış verişi yapar
B-Sürüngen ve kuşlarda gelişim:
  • Kabuk,korion,amnion,vitellüs ve allantois kesesi bulunur
  • Gelişim yumurta kabuğu içinde gerçekleşir
  • Embriyo ile dış ortam arasında sadece gaz alış verişi bulunur
  • Besin vitellüsten sağlanır
  • Artık maddeler allantoiste birikir.Allantois solunumda da rol alır
  • Amnion zarı embriyoyu sarsıntı,ısı değişimleri,vb. fiziksel etkilerden korur
  • Korion koruma ve solunumda rol alır
C-Memelilerde gelişim:
1-Gagalı memeliler:
  • Vitellüs oldukça fazladır
  • Döllenen yumurta bir süre ana canlıda kaldıktan sonra yuvaya bırakılır
  • Yumurtadan çıkan yavru bir süre anaya bağımlı ve ondan süt emerek beslenir
  • Doğum görülmez
  • Ana vücudu sadece döllenme ortamı ve bir süre koruma sağlar
2-Keseli memeliler:
  • Yumurtada az vitellüs vardır
  • Bir süre annenin uterusunda gelişen embriyo doğar
  • Doğan yavru keseye geçer ve burada süt bezleri ile beslenmesini ve gelişimini sürdürür
3-Plasentalı memeliler:
  • Kabuk bulunmaz
  • Allantois ve vitellüs keseleri körelmiştir
  • Amnion zarı ve sıvısı bulunur.Bu yapı embriyoyu basınç,ısısal değişim vb. fiziksel etkilerden korur
  • Plasenta embriyodan chorion ve allantois ile anneden uterus dokularından oluşmuştur
  • Embriyo solunum beslenme ve boşaltım ihtiyacını plasenta aracılığı ile ana canlıdan karşılar
  • Plasenta aracılığı ile anneden embriyoya besin,O2 geçer.Embriyodan anneye ise CO2 ve metabolik artıklar geçer
  • Anne kanı ile embriyo kanı karışmaz
  • Plasenta ayrıca 3. aydan itibaren Progesteron üreterek hamileliğin devamında önemli rol alır
  • Plasenta ile embriyo arasında ise göbek bağı bulunur
  • Göbek bağı;Amnion zarından oluşur,içinde vitellüs kesesi,allantois ve embriyoya ait kan damarları bulunur
  • Embriyoya ait atar damar plasentaya CO2 ve artıkları taşır (Kirli kan),Toplar damar ise plasentadan besin ve oksijen taşır(Temiz kan)
  • Plasentada aktif taşımanın gerçekleşmesi nedeni ile enerji ihtiyacı ve oksijen tüketimi oldukça fazladır
  • Doğumdan sonra göbek bağının kesilmesi ile embriyo bağımsız birey haline gelir.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 18:46 #30
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları


BİTKİLERDE ÜREME VE GELİŞME

I-Tohumsuz bitkilerde
Eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip etmesi şeklinde gerçekleşen metagenez görülür:
Metagenez
  • Sporlar (n) çimlenerek hapolid gametofiti oluşutrurlar
  • Gametofitlerde anteridyum (Erkek organ) ve Arkegonium (Dişi organ) gelişir
  • Mitoz bölünme ile anteridyumlarda sperm arkegoniumlarda ise ovum meydana gelir
  • Uygun şartalarda döllenme gerçekleşir
  • Oluşan zigottan(2n) sporofit (2n)gelişir
  • Sporofitte sporangium (Spor kesesi) gelişir
  • Sporangiumda bulunan spor ana hücrelerinden (2n) mayozla sporlar (n) oluşur
Karayosunlarında
  • Gametofit döl baskındır
  • Gametofit fotosentez yapar
  • Sporofit döl gametofit üzerinde gelişir ve yarı parazittir
  • İletim demetleri taşımaz
Eğreltilerde
  • Sporofit döl baskındır
  • İletim demetleri taşır
  • Fotosentez yapar
  • Sporofit döl çiçekli bitkilerdeki gövde,yaprak,kök ve çiçek rollerini üstlenir
  • Gametofit döl cılızdır
II-Tohumlu bitkilerde
Temel üreme organı çiçektir.
  • Üreme hücrelerinin oluştuğu yerdir
  • Mayoz ve haploid gelişmenin gerçekleştiği yerdir
  • Döllenmenin gerçekleşip embriyo ve endospermin oluştuğu yerdir
  • Tohumun geliştiği yerdir
  • Meyvanın oluştuğu yerdir
Çiçek yapısı ört kısımda incelenir
1-Çiçek tablası:Çiçek adlı üreme organının geliştiği yapıdır
2-Dişi organ:Tohum taslağı ve Makrospor ana hücresinin bulunduğu embriyo kesesi ve tohumun geliştiği ,gerçek meyve oluşumunu sağlayan kısımdır 3 kısma ayrılır;
  • Ovaryum
  • Stilus
  • Stigma
Ovaryumda embriyo kesesinin oluşumu
  • Makrospor ana hücresi mayozla 4 makrospor yapar,bunlardan 3 tanesi erir geri kalan bir tanesi makrospor olarak kalır.
  • Makrospor hücresinin nucleusu ard arda 3 kez mitoz gecirerek 8 nucleuslu hücre oluşur
  • Makrospor içindeki nukleuslardan 3 tanesi vegetal kutba nucleusları yerleşerek antipod nucleusları oluşturur
  • 2 tanesi ortada polar nucleusları oluşturur
  • Geri kalan 3 nucleustan biri Ovum diğerleride sinerjit nucleusları haline dönüşerek animal (Döllenme) kutbuna yerleşir.
  • Organizasyon bittiğinde döllenmeye hazır embriyo kesesi meydana gelmiştir
3-Erkek organ:Mikrospor ana hücresinin bulunduğu,polenlerin oluştuğu kısımdır. 2kısma ayrılır;
  • Flament:Sapcık
  • Anter:Başcık
Başcık (Teka)larda polen oluşumu
  • Başcıkta bulunan mikrospor ana hücresi mayoz geçirerek 4 tane haploid mikrospor oluşturur.
  • Mikrospor hücrelerinin nukleusları mitozla ikiye ayrılır
  • Oluşan iki mikro nukleus etraflarına bir miktar sitoplazma alırlar
  • Böylece tozlaşmayı sağlayacak polen oluşur
  • Polen nucleuslardan biri polendeki metabolizmayı kontrol eden vegetatif nucleus,diğeri ise döllenmeyi sağlayacak generatif (Doğurucu) nucleustur
  • Polen etrafında türe özgü ve tozlaşma biçimine uygun kabuk oluşur
4-Taç ve canak yapraklar: Çiçeklere şekil verip görünümlerini belirleyen,tozlaşmaya yardımcı,özel kokular uretebilen kısımlardır
Tozlaşma
Tekalarda oluşan polenlerin su,hava ve taşıyıcılararacılığı ile stigmaya ulaşıp çimlenmesine denir. Polenin stigmada çimlenmesi stigmada üretilen fertilizasyon maddesi ile gerçekleşir.
Çimlenme ve döllenme
  • Çimlenen polende polen tüpü oluşur
  • Polen tüpü stilus içinden ovaryuma doğru uzar
  • Vegetatif ve generatif nucleuslar polen tüpüne geçer
  • Tüp embriyo kesesine ulaşınca vegetatif nucleus erir,generatif nucleus mitozla iki nucleus oluşturur
  • Generatif nucleuslardan biri ovumu dölleyerek embriyoyu oluşturur
  • Diğer generatif nucleus polar nucleusları dölleyerek endospermi oluşturur.
Not:Çiçekli bitkilerden kapalı tohumlularda iki döllenme gerçekleşir
  1. Döllenme: Ovum(n) + Sperm (n)=Embriyo (2n)
  2. Döllenme:Plar nuc.(n)+Polar nuc.(n)+Sperm(n)=Endosperm (3n)
Tohum ve tohum oluşumu
Tohum taslağında bulunan embriyo kesesi döllenmeden sonra tohum haline dönüşür.
Tohum taslağı-----------------------Tohum
Tohum kısımları
  • Kabuk:Tohum taslagından gelişir tohumun olumsuz dış etkilerden korunmasını sağlar(2n) kromozomlu hücvrelerden oluşur
  • Endospermöllenen polar nucleuslardan gelişir.Çimlenme öncesi ve çimlenme esnasında bitki embriyosunun ihtiyacı olan besin maddesini bulundurur (3n) kromozomlu hücrelerden oluşur
  • Embriyoöllenen ovumdan gelişir.Yeni nesil bitkiyi oluşturur. (2n) kromozomlu hücrelerden oluşur
Meyva ve meyva oluşumu
Tohum oluştuktan sonra çiçek tablası ile beraber çiçek organlarından veya sadece ovaryumdan gelişir
1-Gerçek meyva:Sadece ovaryumun gelişimi ile oluşan meyva Örn:erik,kiraz,kayısı vb.
2-Yalancı meyva:Çiçek tablası,Canak yaprak,taç yaprak,erkek organ ve ovaryumun birlikte meydana getirdikleri meyva. Örn:Elma,armut vb.
Meyvalar tohumun korunmasında ve yayılmasında rol alan önemli yapılardır.
Tohum çimlenme ve gelişim
  • Bitkilerde gelişim olaylarından hücre bölünmesi,büyüme ve farklılaşma olayları görülür
  • Çiçeksiz bitkilerde sporların çimlenmesi ile gametofit gelişir
  • Çiçeksiz bitkilerde Sperm ve ovumun döllenmesi ile oluşan zigotun mitoz bölünmeleri ile sporofit gelişir
  • Vegetatif üreyen bitkilerde dal,yaprak,tomurcuk vb. vücud kısımlarından yeni bitki gelişir
  • Çiçekli bitkilerde tohumdan yeni bitki gelişir
Tohum yapısı
a-Kabuk:
  • Tohumu örter
  • Kabuğu oluşturan hücrelerin çeperleri mantarlaşmış ve odunlaşmıştır
  • Tohumu su kayıbından,mekanik etkilerden,kimyasal ve biyolojik etkilerden korur
  • Kalınlığı şekli ve yapısal özellikleri türe göre değişir
  • Kabuğu oluşturan hücreler 2n kromozomludur
b-Endosperm:
  • Açık tohumlularda sadece polar nucleuslardan döllenmeden gelişir ve n kromozomlu hücrelerden oluşur
  • Kapalı tohumlularda polar nucleusların döllenmesi ile oluşan triploid 3n kromozomlu hücrelerden oluşur
  • Türe göre farklı yoğunluklarda olmak üzere karbonhidrat,yağ ve protein depolar
  • Çimleninceye kadar hetotrof olan bitki embriyosunun madde ihtiyacını karşılar
  • Çimlenince endospermin görevini yapraklar üstlenir
c-Embriyo:
  • Ovumun spermle döllenmesi ile oluşur ve 2n kromozomludur
  • Embriyonik gövde ve kök taşır
  • Tohum çimleninceye kadar yavaşca gelişir
d-Çenekler (Kotiledonlar):
  • Embriyoya bağlı olarak gelişir
  • Endospermden besin alarak bitki çimleninceye kadar onu besler
  • Çimlenmeden sonra bir süre fotosentezde yapar(Dikotillerde)
  • Soğan,zambak vb.de tek çenek, sebzeler,çalılar,ağaçlar vb.de iki çenek, çamgillerde çok çenek bulunur
Tohumda uyku hali:
  • Tohumda metabolizma yavaş fakat devam etmektedir
  • Süre tohum kabuğuna ve besin miktarına bağlıdır
  • Kuru ve soğuk koşullarda uyku halinde kalarak canlılığı korumakta ve neslin devamını garanti altına almaktadır
  • Tohumlarda uyku halinin devamı sağlayan hormon absisik asittir
  • Tohumlarda canlı ve çimlenme yetenekli kalma süresi türe göre değişir
Çimlenme gücü:
  • Tohum kabuğu kalınlığına
  • Tohumdaki su miktarının azlığına
  • Depo besinlerden yağ yerine nişastanın varlığına bağlı olarak artar.
Tohumda çimlenme:
Gerekli şartlar:
  • Su: Kabuğun çatlaması,embriyonun serbest kalması ve enzimatik reaksiyonlar için gereklidir
  • Oksijen:Artan metabolizma için gerekli enerji oksijenli solunumla karşılanır
  • Sıcaklık:Artan enzim etkinliği uygun sıcaklıklarda gerçekleşir
  • Işık:Bazı türlerde (Tütün) çimlenmede ışığa ihtiyaç duyulur.
Çimlenme mekanizması
  • Şartlar uygun olduğunda tohum su alarak şişer ve tohum kabuğu çatlar
  • Alınan su tohumda absisik asit etkinliğini kırar
  • Alınan suyun etkisi ile endosperm hücreleri giberillin üretir.
  • Giberillin absisik asidin etkinliğini azaltırken amilaz etkinliğini artırırı
  • Amilaz etkisi ile nişasta glikoza parçalanır
  • Oluşan glikoz çatlayan kabukla beraber alınan fazla miktardaki O2 kullanılarak solunumda harcanır
  • Çimlenme ile beraber tohumda ağırlık azalması gerçekleşir
  • Metabolizmanın hızlanması ile beraber hücre bölünmesi hızlanır
  • Meristem etkisi ile bitkiye yeni hücre ve dokular katılır
  • Bitki uç meristemi ile boyca,kambiyum ile ence kalınlaşarak büyür.
Bitki gelişmesinde rol alan faktörler
A-Su:
  • Turgor oluşumu
  • Madde taşınımı
  • Fotosentezde organik madde sentezi
  • Terleme ile ısı düzenlenmesi
  • Stomaların çalışması
  • Enzimatik reaksiyonlar için ortam
  • Hidroliz reaksiyonlarının gerçekleşmesi
B-Sıcaklık:
  • Enzim etkinliği ve metabolizmada etkendir
  • Terleme üzerine etkendir
  • Topraktan su alınımıda etkendir
C-Işık:
  • Klorofil sentezinde gereklidir
  • Fotosentezde gereklidir
  • Bazı türlerde çimlenmede gereklidir
D-pH,Tuz ve Mineral:
  • Enzim etkinliği için gereklidir
  • Bazı moleküllerin (Enzim,hormon,pigment vb.) yapısına katılır
E-Hormonlar:
Bitkisel hormonlar bitkinin büyümesi,yaprak-çiçek açması, yönelim, meyva oluşumu,Tohumda uyku ve çimlenme vb. yaşamsal olayların gerçekleşmesinde rol alırlar
Not:Bu faktörlerin etkinliği farklı türler için değişebilir.Değişik türlerde özel adaptasyonlar görülür.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
biyoloji, biyoloji ders, biyoloji konuları, biyoloji notları, lise biyoloji

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 21:55
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2016