Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 10-01-10, 16:14 #16
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



FOTOSENTEZ

Enerji Dönüşümleri (Fotosentez-Solunum)
Organik evrim teorisine göre ilkel atmosferde yer alan CO2, H2O, H2,NH3,CH4, vb. gibi moleküller şimşek,yıldırım ve u.v ışınların etkisiyle basit organik moleküller haline dönüştü. (Atmosferde oksijen yoktu.)
Şimşek+Yıldırım
CO2+H2O+H2+NH3+CH4-------------------Basit organik moleküller
O2’siz atmosfer
Oluşan organik maddeler yağmur suları ile karaya taşınıp , ısı ve u.v etkisiyle karmaşık kompleks moleküller haline dönüştüler.
(Karada) ısı+U.V
Basit organik moleküller ---------------------Karmaşık organik maddeler.
O2’siz atmosfer
Yer kabuğunda oluşan komplex maddeler yağmur suları ile denizlere taşındı. Denizlerde u.v etkisiyle komplex moleküllerden sayısız ve karmaşık reaksiyonlarla ilk canlılığın temeli atıldı ve ilkel hücreler (Koaservat) oluştu.
(Denizlerde) ısı+U.V+Enzimsel maddeler
Komplex organik maddeler ------------------ İlkel hücre (Koaservat)
O2’siz ortam
İlk canlı oksijensiz ortamda oluşmuştur. İhtiyaç duyulan organik maddeler cansız ortamda inorganik koşullarda sentezlenmekte ve bol miktarda bulunmaktadır. İlkel hücre ihtiyacı olan enerjiyi ortamdaki organik moleküllerden oksijensiz solunumla elde etmekteydi. Bu mekanizma günümüze kadar gelmiştir.(Fermantasyon)
İlkel hücre
Organik madde------------------ Basit organik ve inorganik madde+Enerji
Enzim
Not:Bu yöntemle elde edilen enerji ilkel hücreler için yeterlidir.İlkel hücrelerden bazıları sahip olduğu enzimlerle kendi organik maddelerini inorganik maddelerden üretebilme yeteneğine sahip oldular. Bunun en ilkel şekli kemosentezdi zamanla fotosentez gelişti.

İleri hücre formları
İnorganik maddeler---------------------- Organik maddeler
Kemosentez ve Fotosentez
Fotosentezin ortaya çıkışıyla:
1-O2 üretimi sağlanarak ozon (O3) oluşumu gerçekleşmiştir. Ozon U.V ışınlar atmosferin üst katmanlarında tutmuş, böylece canlılar önce deniz (su) yüzeyine sonra karaya çıkışını sağlamıştır.
2-O2 üretimi ile O2 li solunumum başlamasına olanak tanımış , enerji üretiminin artması ile canlıların fizyolojik karakterlerinde artmaya ,özelliklerinin çeşitlenmesine, sayılarının ve çeşitlerinin artmasına neden olmuştur.
3-Oksijenin yüksek oksidasyon yeteneği nedeni ile; O2 yi etkisizleştirip kullanımını sağlayan enzim taşımayan canlıların hızla azalmasını ,O2 yi kullanabilen canlıların ise hızla çoğalarak sayılarının artmasını sağlayan doğal seleksiyonu başlatmıştır.
4-O2 nin üretimi ile inorganik ortamdaki organik madde üretimi engellenmiş , fotosentez canlılar için en önemli organik madde üretim mekanizması olmuştur.
Not: Fotosentezden önce (ozon oluşmadan) organik madde sentezi için gerekli enerji u.v , şimşek , yıldırımlarla gerçekleşirken , fotosentezde madde sentezi için gerekli enerji güneşin görünür ışınları (450-760n.m) ile gerçekleşir .Ozon bu ışınların geçişine engel değildir.
Not: Bugün yaşayan bütün canlılar (Kemosentetik ler hariç) ihtiyaç duydukları organik besini ve oksijeni fotosentezden karşılarlar.
Ortamda, aşağıdaki yapılardan biri varsa, fotosentez gerçekleşir.
Klorofil-Kloroplast-Özümlem parankiması-Parankima dokusu-Yaprak-Bitki


Fotosentezin özgün olayları
  • 6CO2 + 6H2O -----(Işık/Klorofil)-----------C6H12O6 + 6O2
  • Kloroplastta gerçekleşir.
  • Fotosentetik ototroflarda görülür.
  • Hammaddeler CO2 ve H2O dur.(Bakterilerde H ve H2S kullanılır)
  • Ürünler glikoz ve O2 dir.(Bakterilerde O2 yerine S oluşur)
  • Işıkta gerçekleşir.
  • Anabolik reaksiyonlarıdır.
  • Hidrojen akseptörü NADP dir
  • İnorganik madde organik maddeye dönüşür.
  • Işık enerjisi kimyasal bağ Enerjisine dönüşür
  • Fotofosforilasyon la ATP sentezi yapılır.
  • Klorofil ve su elektron kaynağıdır.(Bakterilerde H ve H2S, elektron ve H kaynağı olarak rol alır)
  • Elektronların son alıcısı klorofil ve NADP dir.
  • Canlıda ağırlık artışı olur.
  • Sentezlenen ilk ürünler karbonhidratlardır.
Bakteriyel fotosentezin özellikleri
  • Sitoplazmada gerçekleşir
  • Klorofiller sitoplazmik zar katlanmaları olan tilakoidlerde yer alır
  • H ve elektron kaynağı olarak H2 veya H2S kullanılır
  • Işık gereklidir
  • Yan ürün olarak O2 oluşmaz
  • Anaerobiktirler
Protista ve bitkilerde gerçekleşen fotosentezin özellikleri
  • Kloroplastlarda gerçekleşir
  • Klorofiller kloroplastlardaki granalarda yer alır
  • H ve elektron kaynağı H2O dur
  • Yan ürün olarak O2 oluşur
  • Işık gereklidir
Fotosentezin evreleri:
A-Işık evresi reaksiyonları
a-Devirli fotofosforilasyon:
Özellikleri:
  • Işık varlığında gerçekleşir
  • Granalarda gerçekleşir
  • Enzim görev almaz
  • Elektron kaynağı klorofildir
  • e.t.s ye aktarılan her elektrona karşılık 1 ATP sentezi gerçekleşir
  • Klorofilden e.t.s ye aktarılan elektronlar yine aynı klorofil tarafından tutulurlar
  • Bu seride sadece karanlık evrede kullanılmak üzere ATP sentezi gerçekleşir

b-Devirsiz fotofosforilasyon:
Özellikleri:
  • Işık varlığında gerçekleşir
  • Granalarda gerçekleşir
  • Enzim görev almaz
  • Elektron kaynağı PS1,PS2 ve H2O dur
  • İki, pigment sistemi görev alır
  • Suyun iyonizasyonu ve O2 nın oluşumu bu döngüde gerçekleşir
  • Karanlık evrede kullanılacak ATP ve CO2 nin redüklenmesinde kullanılacak H ler bu evrede üretilir. (ATP ve NADPH2 ler üretilir)
  • Ps1 ve Ps2 nin dört kez indirgenme - yükseltgenme olayına karşılık sistemde 3 ATP,2 NADPH2 ve 1 O2 sentezlenir




Genellemeler:
-Işık evresi reaksiyonlarında ihtiyaç duyulanlar:
1-Işık 2-ADP+Pi 3-NADP 4-Klorofil 5-H2O 6-e.t.s
-Işık evresi reaksiyonlarında açığa çıkanlar:
1-ATP 2-HADPH2 3-O2

B-Karanlık evre reaksiyonları:
Özellikleri:
  • Kloroplastlarda stroma da meydana gelir
  • Enzimler rol alır
  • Isı,Ph,Substrat miktarı,İnhibitör ve aktivatörlerden etkilenirler
  • CO2 nin kullanıldığı evredir
  • 1 CO2 için bu evrede ışık evrelerinde üretilen 3 ATP ve 2 NADPH2 kullanılır(1 glikoza karşılık 18 ATP ve 12 NADPH2 kullanılır)
  • e.t.s rol almaz
  • CO2 yakalayıcısı olarak Ribuloz difosfat (Pi-5C-Pi) rol alır
  • Işığa ihtiyaç duyulmaz
  • Glikoz,sukroz,nişasta,a.asit,gliserol vb. organik maddelerin üretildiği evredir
Fotosentezin şematize edilmesi

Fotosentez reaksiyonlarında elde edilen ürünlerdeki C,H ve O kaynakları aşağıdaki gibidir.
6CO2 + 6H2O ------------ C6H12O6 + 6O2
CO2: Glikozdaki C ve O kaynağıdır
H2O: Glikozdaki H ve serbest kalan O2 kaynağıdır



Fotosentezle ilgili grafik ve deneyler
Fotosentez: Fotosentez reaksiyon hızını etkileyen faktörler:
1-Işık 2-Klorofil 3-CO2 4-H2O 5-Isı
1-Işık faktörü
  • Temel enerji kaynağıdır.
  • Işık evresinde rol oynar.
  • Dalga boyu ve şiddeti önemlidir.
a) Işığın dalga boyu:Fotosentez dalga boyunun 400-750 nm olduğu aralıkta gerçekleşir. Klorofil tarafından mor ışık daha fazla soğurulur ancak fotosentezin reaksiyon hızı kırmızı ışıkta fazla yeşil ışıkta en az değerdedir

PS1,PS2 yükseltgenmesinde ve H2O nun iyonizasyonunda farklı dalga boylarında ışığa ihtiyaç olduğu için fotosentezin hızı beyaz ışıkta daha fazladır.
b) Işığın şiddeti: Belirli bir ışık şiddetine kadar reaksiyon hızı artar.


Ancak ışık şiddeti güneş(ışık) ve gölge bitkilerinde fotosentez reaksiyon hızı üzerine etkisi farklıdır



Not:Işığın fotosentez için gerekli enerji kaynağı olmakla beraber klorofilin sentezi içinde ışığa ihtiyaç vardır.
Mg
Öncül madde-----Porfirin---------Mg-porfirin (Karanlıkta gerçekleşir.)
( Fe , Enzim )
MG-porfirin-------------Öncül-klorofil------------------Klorofil
Işık
Klorofil sentezi (Kısaca)
Enzim / Işık
( C , H , O , N ) + Mg ---------------------- 1 mol Klorofil
Fe katalizör

2-CO2 faktörü
  • Karanlık evre reaksiyonlarında görev alır.
  • Glikozun yapısına katılır.
Atmosferde % 0,03 oranında bulunan karbondioksit % 0,3 ‘e kadar artırınca reaksiyon hızı artar CO2 nin miktarını daha fazla artırmak reaksiyonu hızlandırmaz.


3-Isı faktörü
  • Karanlık evre reaksiyonlarında etkendir.
  • Optimal ısı 35 derecedir. (Türe göre değişir.)
  • Fotosentezin enzimatik reaksiyonlardan olması nedeniyle ısıya karşı duyarlıdır.

4-Su faktörü
  • Güneşten gelen fazla ısının terleme ile uzaklaştırılmasında görev alır.
  • Karbondioksitin redüklenmesinde kullanılan H lerin kaynağıdır.
  • Atmosferin O2 kaynağıdır.
  • Devirsiz fotofosforilasyon da kullanılır.
  • Enzimatik reaksiyonların gerçekleşmesi için gerekli ortamı oluşturur.
Not:Fotosentez reaksiyonlarında etken olan faktörler için minimum yasası geçerlidir. Buna göre reaksiyon hızı faktörlerden en zayıfı tarafından belirlenir.
A-Etken madde miktarı – reaksiyon hızı arasındaki ilişki.
  • H2O-CO2 Reaksiyon hızını belirleyen ortamda en az bulunan faktördür.
  • Işık şiddeti-CO2 Yukarıdaki grafiğe göre reaksiyon hızını belirleyen faktör ortam ışık şiddetidir
  • Işık şiddeti-Isı

Not:Fotosentezde açığa çıkan yan ürünler
H2O O2
H2S S
H2 Yan ürün yok

Elektron ve H kaynağı Ortama verilen yan ürün
CO2 yakalayıcılar
KOH , NaOH , Ba(OH)2 , Ca(OH)2
Fotosentezin Hızı
a)Kütle artışı
b)Oluşan O2 miktarı
c)Kullanılan CO2 miktarı ile ölçülür.
Fotosentezde e. t.s (enerji seviyelerine göre.)
1-Ferrodoksin
2-Plastokinon (Flavoproteinler)
3-Sitokrom
Bu sistem elemanları belirli enerji düzeyindeki elektronları yakalar ve enerji seviyelerini düşürerek bir sonraki elemana aktarırlar.Bu esnada serbest kalan enerji ile sistemde ADP+Pi nin ATP ye dönüşümü sağlanır
Fotosentez Şartları
  • CO2 ve H2O gerekir
  • O2 açığa çıkar ( H2O kullanılırsa )
  • Işık karşısında olur
  • Klorofilli hücrelerde gerçekleşir
  • Nişasta meydana gelir
DENEY 1 :Fotosentezde CO2 gerekliliği

Yukarıdaki kurulu düzende sods ilave ediliyor. (soda içinde CO2 var.) CO2 eklenince gaz çıkışı fazlalaşıyor. Çıkan gaz O2 dir. Aynı deney şayet kaynatılmış soğutulmuş suda yapılırsa gaz çıkışı gözlenmez eğer suyuniçine CO2 içeren su ilave edilirse gaz çıkışı artar
Sonuç: CO2 fotosentez için gereklidi

DENEY 2 :Fotosentezde CO2 gerekliliği
Bu deneyde kavanozun içindeki kısım lügolle boyanmaz. Nedeni CO2 ten yoksun olup
fotosentez yapamamasıdır.
Sonuç: fotosentez için CO2 gereklidir


DENEY 3 :Fotosentezde ışık şiddetinin etkisi
Bu deneyden ; fotosentez için ışığın gerekli olduğunu çıkarıyoruz. Işık miktarı arttıkça çıkan kabarcık miktarı artar. Bu artış belli bir seviyeyekadar olur. Çünkü bu olay yapraktaki enzim miktarı ve klorofil miktarı ile de ilgilidir.
Sonuç:Işık şiddetinin artışı belli oranda fotosentezin hızını artırır.

DENEY 4 :Fotosentezde CO2 kullanılır O2 açığa çıkar
Bu deney düzeneğini düzenli kurarsak bir süre sonra bitki ölür.Çünkü giden havaya CO2 ve O2 vardır.O2 gerekli değildir.Fotosentez sonucu elde edilen O2 miktarı kullanılandan fazladır.Fakat giren havadaki CO2 ve
solunumla ortaya çıkan CO2 ortamda bulunan KOH ve Ba(OH)2 tarafından yok edildiği için fotosentez yapılamaz.

DENEY 5:Fotosentezde O2 açığa çıkar
Deney tüpü içinde birikerek kibrit alevinde parlayan gaz O2 olduğu anlaşılır

DENEY 6:Fotosentezde klorofil gerekliliği
Sardunya yaprağı 7-8 saat gün ışığı aldıktan sonra klorofilleri saydamlaştırılarak lügolle boyandığında sadece önceden yeşil olan kısımlarının mavi-mor renge boyandığı görülür.Klorofil taşıyan yeşil bölgelerde gerçekleşen fotosentezle nişasta sentezlenmiştir


DENEY 7:Fotosentez için ışık gereklidir
Saksı çiçeğinin bir yaprağının yarısı ışık geçirmeyen nesne ile kapatılarak 7-8 saat ışıkta tutulur daha sonra bitkiden kesilerek saydamlaştırılır ve üzerine lügol dökülür renk değişimi gözlenir. Sonuçta açık kalan bölgenin mavi-mor renge boyandığını kapalı kısmın ise boyanmadığını görürüz

DENEY 8:Fotosentezde organik madde (Nişasta) sentezlenir
Saksı çiçeğinin bir yaprağının yarısı ışık geçirmeyen nesne ile kapatılarak 7-8 saat ışıkta tutulur daha sonra bitkiden kesilerek saydamlaştırılır ve üzerine lügol dökülür renk değişimi gözlenir. Sonuçta açık kalan bölgenin fotosentez sonunda nişasta sentezlediği için mavi-mor renge boyandığını kapalı kısmın ise boyanmadığını görürüz bu durum burada fotosentez gerçekleşmediği ve nişasta sentezlenmediğini gösterir.

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 16:15 #17
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



KEMOSENTEZ

Fotosentez ve Kemosentez Derin deniz sıcak su delikleri etrafında biyolojik toplulukların keşfi heyecan verici bir bilimsel olaydır. Dev tüp solucanları, büyük kum midyeleri ve karidesler ile güneş ışığının ulaşmadığı ekosistem deniz bilimi çalışmalarında yeni bir alan açtı. Bu topluluklar neredeyse diğer deniz toplumlarından tamamen izole yaşar ve yeryüzünde canlılar için enerji kaynağı güneşle hiçbir temasları yoktur.
Fotosentez ; Bitkilerin organik madde (glikoz) üretmek için güneş enerjisini kullanımı sürecidir. Bitkiler yaprakları aracılığıyla havadan güneş ışığı ve karbon dioksit ,kökleri aracılığıyla topraktan su absorbe,ederek,yaşamın devamını sağlayan glikoz ve oksijen üretirler.
Tüm fotosentetik organizmalar karbon dioksit ve sudan glikoz ve oksijene üretmek için güneş enerjisi kullanır.
fotosentetik formül:
6CO 2 + 6H 2 O -> C 6 H 12 O 6 + 6O 2
Fotosentez bitki, protista ve bazı bakterilerde, yeterli güneş ışığının ulaştığı her yerde oluşur – yer yüzeyi, sığ suda, hatta buzun iç kısmında.
Kemosentez:bakterilerin organik besin (glikoz) üretmek için güneş ışığı yerine enerji kaynağı olarak kimyasal maddeleri kullanarak gerçekleştirdiği bir biyo-sentez olayıdır.. Kemosentez derin denizde güneş ışığının ulaşmadığı hidrotermal bacalar ve metan sızıntıları etrafında gerçekleşir. Kemosentez sırasında bakteriler deniz tabanında veya midye ve tüp solucanı gibi hayvanlar içinde(Endosimbiyoz), yaşar.Bu bakteriler su ve karbon dioksit den glikoz yapmak için gerekli enerji hidrojen sülfür ve metan kimyasal bağlarından üretir. Saf sülfür ve kükürt bileşikleri yan ürün olarak oluşur.
Kemosentetik organizmalar, glikoz üretmek için, farklı türler farklı yollar kullanarak kimyasal reaksiyonlarda üretilen enerji kullanırlar.
Karbon dioksit ,hidrojen sülfür ve oksijen kullanarak şeker, kükürt ve su üretilir:
Kemosentez kimyasal denklemi
CO 2 + 4H 2 S + O 2 -> CH 2 0 + 4S + 3H 2 O
Diğer bakteriler sülfür azaltılması veya metan oksitleyici tarafından organik madde olun. Kemosentetik bakteri toplulukları sıcak karada, fay ve hidrotermal deliklerin çevresinde, denizde, metan sızıntılar, balina leşleri ve batık gemiler çevresinde bulunmuştur.
HİDROJEN SÜLFİD KEMOSENTEZ VE SONUÇLARI -
A- 6{CO2}+6{H2O}+3{H2S}›C6H12O6+3{H2SO4}
B- CO2+O2+4{H2S}›CH2O+4{S}+3{H2O}
Kemosentez çeşitleri
1. Demir bakterileri: FeCO3 (Demir karbonat)ı oksitleyerek enerji sağlarlar. Bu enerjiyle de şeker, yağ ve protein gibi maddeler sentezlerler.
4FeCO3 + 6H2O -------------> 4Fe(OH)3 + 4CO2 + 58 kcal
2. Kükürt bakterileri: H2S’yi oksitler ve çıkan kimyasal enerjiyle de kendilerine glikoz sentezlerler.
H2S + 02 --------------> H20 + 2S + 122 kcal
2S + 302 -------------> 2H2SO4 + 286 kcal

3. Hidrojen bakterileri: H2’yi oksitleyerek enerji sağlarlar.
H2 + O2 › H2O + 68 Kcal
4. Azot bakterileri, N bileşiklerini oksitlerler.
Nitritleşme
2 NH3 + 3O2 › 2 HNO2 + 2 H2O + 158 Kcal
Nitratlaşma
2 HNO2 + O2 › 2 HNO3 + 43 Kcal
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 16:17 #18
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



KOLONİLER
  • Bölünme sonucu oluşan tek hücreli organizmaların müsilaj madde içinde bir arada kalmaları ile oluşur
  • Protistalarda daha çok kamçılılarda görülür
  • Tek ve çok hücreliler arasında geçiş formu oluşturur
  • En basiti Gonium en gelişmişi Wolvox’tur
Gonium kolonisi
  • 4-6 hücreli koloniledir
  • Hücreler arası iş bölümü yok
  • Hücre koloniden ayrılıp bağımsız yaşayabilir
Pandorina Kolonisi
  • 8, 16 veya 32 li hücre kolonileri şeklinde olabilir
  • Her hücre bireysel yeteneklerini korur.
  • Özelleşme ve iş bölümü yoktur.
  • Koloni dağılacak olursa hücreler yaşamlarına bağımsız olarak devam edebilir.
Volvoks Kolonisi
  • 1000 - 3000 arası hücreden oluşan koloniler şeklinde bulnurlar
  • Hücreler bağımsız olmayıp aralarında sitoplazmik bağlantılar taşır.
  • Hücreler arasında farklılaşmalar görülür.
  • Hücreler arasında farklılaşma ve işbölümü görülür.
  • En dış kısımda yer alan hücreler korunma, beslenme (fotosentez) ve kamçıları ile koloninin hareketinden,
  • En iç kısımda yer alan bazı hücreler de üremeden sorumludur.
  • Ön arka kavramı gelişmiştir
  • İlk ölüm ve ceset oluşumu görülür
  • İlk vücut ve üreme hücresi farklılaşması görülür
  • Dokulaşma yoktur.
Wolvox kolonisi üç tip hücreden oluşur:
a) Dış ön kısımdaki hücreler: Küçük , kloroplastlı, kontraktil koful taşıt, kamçılı ve büyük göz lekeleri var. Beslenme, hareket ve bakterinin korunmasını sağlarlar.
b) Dış arka kısımdaki hücreler :Büyük , kloroplastlı, kontraktil koful taşıt, kamçılı ve küçük göz lekeleri var. Beslenme, hareket ve bakterinin korunmasını sağlarlar.
c) İç kısımdaki hücreler: Koloni içine göçen akra kısımdaki büyük hücrelerdir. Kamçısızdır.Kontraktil koful ve göz lekeleri vardır. Hem eşeyli, hem de eşeysiz üremeyi gerçekleştirirler.
Organizasyon olarak çok hücrelilik
Çok hücreli canlılarda canlıyı meydana getiren her bir hücre belirli bir işi daha iyi yapabilmek için özelleşmiş, bu sırada bazı genel yeteneklerini kaybetmiştir. Özelleşmiş hücreler bir araya gelerek dokuları oluşturur.
Özelleşmenin Faydaları:
  • Daha az enerji harcayarak daha kısa sürede, daha verimli iş
  • Büyüklüğün artması ile korunma şansının artması
  • Uygun olmayan durumlarda hayatta kalma şansının artması
Özelleşmeden Doğan Bazı Sorunlar ve Çözümleri
  • Çok sayıda hücrenin oluşturduğu kütlenin taşınması – Destek ve hareket sistemi
  • İçerdeki hücrelerin çevre ile bağlantılarını yitirmeleri nedeniyle besin alımı – Sindirim sistemi
  • Hücresel solunum için gerekli oksijenin alınması ve oluşan CO2 ve H2O’nun atılması – Solunum
Sistemleşme
  • Su ve atık madde atımı – Boşaltım sistemi
  • Hücreler arası madde taşınması, güvenlik ve savunma – Dolaşım sistemi
  • Üreme - Üreme sistemi
  • Sistemler arası ilişkiler, çeşitli dengelere ait ayarlar, – Endokrin sistem
Duyarlılık, ani ve hızlı ve ortak tepki – Endokrin
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 16:18 #19
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları



BİTKİSEL DOKULAR

Sürgen Doku ve Özellikleri
  • Sürekli bölünen hücrelerden oluşur.
  • Hücreleri ince çeperli , bol sitoplazmalı , küçük , iri çekirdekli , koful hiç bulunmaz veya küçük ve az sayıdadır.
  • Hücreler arası boşluk bulunmaz.
  • Bitkide kök , gövde ucu , tomurcuk ve yaprak uçlarında bulunur,ayrıca dikotiledon ve ağaçsı bitkilerin gövdesinde yer alır.
  • Vegetatif üremede filiz oluşumu bu doku tarafından gerçekleştirilir.
Kökenlerine Göre İkiye Ayrılır
A-Pirimer Meristem: Bitkilerde ömür boyu var olan ,kök ,gövde ve yaprak uçlarında bulunan dokudur.
B-Sekonder meristem:Sadece dikotiledon’larda bulunur. Değişmez dokuların bölünme yeteneği kazanarak oluşturdukları dokudur. Kök ve gövde ucunda meristem dokudan oluşan hücreler zamanla farklılaşarak değişmez doku hücreleri haline gelirler. Büyüme konisi adı verilen bu bölgelerde meristemdoku gövdede koruyucu yapraklar kökte ise kaliptra tarafından dış etkilere karşı korunur.
Büyüme bölgelerinde hücresel farklılaşmalarla üç farklı katman oluşur.
Bunlar dıştan içe doğru
1-Dermatogen -------------- Epidermis
2-Periblem ------------- Kabuk
3-Pelerom ------------- Merkezi silindir

Sekonder meristem değişmez doku hücrelerinin yenden bölünme yeteneği kazanmasıyla oluşur. Kambium ve mantar meristemi kök ve gövdede kalınlaşmayı sağlar.Kambium sürekli bölünerek içe doğru ksılem , dışa doğru floemi oluşturur. Ağaçsı bitkilerdeki yaş halkalarının nedeni budur.

Değişmez Dokuların Özellikleri
  • Meristem hücrelerinin özelleşmesiyle oluşurlar.
  • Hücrelerde büyüme , koful oluşumu , sitoplazma azalması , çeper kalınlaşması , hücreler arası boşlukların oluşumu görülür.
  • Bölünme yeteneklerini kaybetmişlerdir.
  • Bazıları ölüdür.

A) Koruyucu Doku
a-Epidermis
  • Hayvanlardaki epitel dokuya karşılıktır.
  • Bitkilerde genç dal , yaprak ve genç kökleri çevreler.
  • Tek sıralı hücrelerden oluşur. Hücreler canlıdır.
  • Hücre arası boşluk yoktur.
  • Kloroplast taşımazlar.
  • Dışa bakan yüzlerinde çeper kalınlaşır ve kalın kütikula birikmiştir.
  • Kökte sitoplazma az , kofullar büyüktür.
  • Transpirasyonun kontrolü,gaz alış verişinin kontrolü,topraktan suyun emilimi,genç yapıların fiziksel-kimyasal-biyolojik olumsuzluklardan koruması gibi önemli görevleri gerçekleştirebilecek yapı ve özelliklere sahiptir.

Koruyucu sisteme ait özelleşmeler:
  • Stomalar
  • Salgı,örtü,koruma,tırmanma tüyleri
  • Emme tüyleri (Kökte)
  • Kutiküla-mum 5-lentisel



Kök Epidermisin Özellikleri:
  • Dışa bakan çeperleri incedir.
  • Stoma taşımazlar.
  • Hücreler büyük koful taşırlar.
  • Hücrelerin osmotik değeri fazladır.
  • Emici tüyler taşırlar.
  • Kütikula birikimi görülmez.
  • Dış ortamla madde alış verişini engellemezler
Gövde Epidermisinin Özellikleri:
  • Dışa bakan çeperleri kalındır.
  • Stoma içerirler.
  • Hücrelerde küçük kofullar bulunur.
  • Savunma , tırmanma , korunma ile ilgili tüyler taşırlar.
  • Dışa doğru bakan çeperde kütikula birikir.
  • Dış ortamla madde alış verişi stomalarla yapılır.
b-Periderm
  • Ağaçsı bitkilerin kök ve gövdesinde bulunur.
  • Epidermisin parçalanmasıyla oluşur.
  • Çok sıralı hücrelerden oluşur.
  • Dış yüzeyde mantar kambiumundan oluşan mantar hücreler vardır.
  • Mantar hücreleri ölüdür. Hücre çeperi suberin biriktirmiştir.İçleri hava ile doludur.
  • Stoma yerine lentiseller bulunur.


B) Parankima Dokusu
  • Hayvanlardaki bağ dokusuna özdeştir.
  • Hücreleri canlı , bol sitoplazmalı , küçük kofuldur.
  • Diğer dokular arasını doldurur.
  • Hücre çeperleri incedir.
  • Yaraları onarır.(Regenerasyon yeteneği fazladır.)
  • Bölünme yeteneklerini korurlar.
Yaptıkları Görevlerine Göre
  • Özümleme Parankiması: Kloroplast taşırlar,fotosentez yaparlar,yaprak , tomurcuk gibi genç yapılarda bulunur.
  • Havalandırma Parankiması: Bataklık ve sulak alan bitkilerinde boşluklarında O2 birikimi sağlar.
  • İletim Parankiması: İletim demetlerin etrafını çevirip iletim demetleri ile diğer hücreler arası madde taşır.
  • Depo Parankiması: Kök ve gövdede bulunur. Fotosentezle oluşan organik maddeleri depolar

C) İletim Dokusu
  • Bitkilerde toprak üstü organlarla toprak altı organlar arasında madde iletimini sağlar.
  • Hayvanlardaki dolaşım sistemine özdeştir.
  • Hücrelerinde kloroplast taşımazlar.
  • Kök ucundan , yaprak ucuna kadar devamlılık gösterir.
  • Bitkilerde destek dokusuna yardımcıdır.



Yaptıkları iş ve özelliğine göre iki grupta incelenir.
a-Ksilem:
  • Hücrelerde sitoplazma ve çekirdek yoktur.
  • Silindirik hücrelerde enine çeperler kalkmış kılcal damarlar oluşmuştur.
  • Yanal çeperleri kalınlaştırmıştır.
  • Topraktan kökle emilen su ve suda emilmiş maddeleri yaprak ve gövdeye taşır.
  • Taşıma tek yönde olur
Ksılem elemanları:
  • Trakeitler
  • Trakeler
  • Parankima
  • Sklerenkima
1-Trake : Su taşırlar , ölüdürler , enine çeperler yoktur , silindir ve tüpler şeklinde dizilirler.
2-Trake id : Ölü bağımsız hücrelerdir. Su taşırlar destek dokusu görevide görürler.
NOT :Açık tohumlularda yalnız trake idler bulunur.
3-Ksilem parankiması : Canlı hücrelerdir , besin depolamak ve kısa iletimler yaparlar.
4-Ksilem sklerenkima sı : Destek görevi gören çeperleri kalınlaşmış ölü hücrelerdir.
b-Floem :
  • Silindirik canlı hücreden oluşur.
  • Sitoplazma taşırlar ancak olgunlaştıklarında nukleuslarını kaybederler.
  • Büyük kofulları vardır.
  • Enine çeperleri kalbursu yapı kazanıştır.
  • Yaprakta oluşan organik bileşikleri köklere , kökte üretilen azotlu maddeleri yapraklara taşırlar.
  • Taşıma çift yönlüdür.
Floem elemanları:
  • Kalburlu hücreler
  • Arkadaş hücreleri
  • Parankima
  • Sklerenkima
1-Floem hücreleri : Büyük geçitli , canlı , uzun hücrelerdir. Organik madde taşırlar.
2-Arkadaş hücreleri : Yuvarlak köşeli , bol sitoplazmalı , büyük nukleuslu yardımcı hücrelerdir.
3-Floem parankiması : İnce , uzun , ince çeperli besin depolayan nişastaca zengin hücrelerdir.
4-Floem sklerenkima sı : Çeperleri kalınlaşmış ve odunsulaşmış destek görevi gören ölü hücrelerdir.

NOT : İletim demetleri arasında kambium varsa ( dikotiledon’larda ) açık demet , kambium yoksa ( monekotiledon’larda ) kapalı demetler meydana gelir.

D) Destek Dokusu
  • Omurgalılarda iskelet sistemine özdeştir.
  • Turgorla beraber bitkiye destek ve direnç kazandırır.
  • Çeperleri kalınlaşmış hücrelerden meydana gelmiştir.
  • Hem canlı hemde ölü hücreler görev alır.
Bulunduğu yer ve görevlerine göre iki çeşittir.
a-Kollenkima :
  • Hücreler canlı bol sitoplazmalı ve çekirdeklidir.
  • Bazılarında kloroplast bulunur.
  • Bitkilerde genç ve büyüyen kısımlarda bulunur.
Hücre çeperi kalınlaşmasına göre ikiye ayrılır.
1-Köşe kollenkima sı : Tütün, Kabak , Begonya gibi
2-Levha kollenkima sı : Adaçayı , Mürver gibi
b-Sklerenkima :
  • Hücrelerinde sitoplazma ve çekirdek yoktur.
  • Tüm çeper kalınlaşmıştır.
  • Kök , gövde ve yaprak sapında bulunur.
Yapısal özelliğine göre ikiye ayrılır.
1-Sklerenkima lifleri : Keten , Kenevir gibi
2-Taş hücreleri : Armut , Ayva gibi

E) Salgı Dokusu
  • İri çekirdekli bol sitoplazmalı canlı hücrelerden oluşur.
  • Tek veya gruplar halinde bulunabilirler.
  • Metabolizmaları sonucu özel salgılar oluştururlar.
  • Salgılar bitkide çeşitli görevlerin gerçekleşmesinde rol oynar.
    • Tozlaşmada: Bal özü ve kokulu maddeler. (Çiçeklerde)
    • Çürümeden koruma: Reçine (Çamlarda)
    • Korunma: Yakıcı salgılar. (Isırganda)
    • Beslenme: Sindirim öz suyu. ( Böcekgillerde)
    • Yaralanan kısmı onarım: Süt. (Kauçuk,Sütleğen , Haşhaş)
Salgılar ya bitki dışına atılır.
1-(Dış salgı)(nektar,Sindirim öz suyu)yada özel hücre ve kanallarda depolanır.
2-(İç salgı) (Hormon , Kauçuk , Protein , Glikozitler vb.)
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-01-10, 16:20 #20
Ecuaxon Ecuaxon çevrimdışı
Varsayılan C: Lise Biyoloji Konuları <> 1-2-3-4 Tüm Ders Notları


HAYVANSAL DOKULAR

A-Epitel Dokusu
  • Hücreler arası madde yok denecek kadar azdır.
  • Kan damarı içermez.
  • Bölünme yeteneğine sahip hücrelerden oluşur.
  • Hücreleri oldukça farklı görevler üstlenmiştir.
  • Beslenme ve solunum bağ dokusu aracılığı ile yapılır.
  • Hücrelerinde yaptıkları işe göre özelleşmeler görülür. (Sil, Microvillus, Salgı vb. )

Kökeni : Epitel dokusunda ektoderm ,endoderm ve mezoderm orijinli olanların bulunması ile diğer dokulardan ayrılır.
1-Ektoderm Orijinli : Deri epidermisi , Kornea epiteli , Ter , Meme bezleri ve Sinir sistemidir.
2-Endoderm Orijinli : Sindirim kanalı epiteli , Karaciğer , Pankreas ve Mide bezleridir.
3-Mezoderm Orijinli : Böbrek , Erkek ve Dişi üreme kanalları epiteli , Kan ve lenf damarları epitelidir

Organizmadaki Görevleri :
  • Emme (Absorbsiyon)
  • Salgılama (Sekreksiyon)
  • Taşıma (Transport)
  • Kasılma (Kontraksiyon)
  • Boşaltım
  • Koruma
  • Duyu
Epitel Dokunun Görevlerine Göre Çeşitleri :
1) Örtü epiteli

2) Salgı Epiteli

3) Duyu Epiteli

4) Kassel Epitel

a-Örtü epiteli Sınıflandırılması ve Organizmada Bulunduğu Yerler :
1-Tek Tabakalı Yassı Epitel : Difüzyon ve filtrasyonun olduğu yerlerde görülür. Bunlar
Akciğerler Alvoler odalar , Kan damarlarının içi , Kılcal kan damarları , Bowman kapsülü , Henle kulpunun ince kanal bölgesidir.

2-Tek Tabakalı Kulak Epitel : Örtü korumanın yanı sıra böbrek tubullerinde salgılama ve emme işlevide görür. Bunlar Tiroid , Ovaryumda , Tükürük bezi , Karaciğer ,ve pankreas salgı kanalları Omurgasızlarda deri bu epitelle örtülüdür.

3-Tek Tabakalı Silindirik Epitel : Salgıların salınması ve besinlerin emiliminde rol oynar. Bunlar midenin kordiya bölgesinden anüse kadar sindirim kanallarını döşer.Sil taşıyan silindirik hücreler, uterus , ouidukt , akciğer bronşları , omuriliğin merkezi kanallarında bulunur. İşlevi yüzeydeki sıvı ve partiküllerin hareketini sağlamaktır.

4-Yalancı Çok Katlı Epitel : Yapısında bulunduğu yere göre mukus salgılayan hücrelerle , silli hücrelerde bulunur. Salgıbezlerinin büyük kanallarında , Paratroid bezde, erkek uretrasında bulunur. Silli olanları trake ve bronşlarda gözyaşı bezinde bulunur.Görevi solunum kanallarına giren toz ve mikroorganizmaları makusla yakalayıp sillerle dışarı itmektir.

5-Çok Katlı Yassı Epitel : Koruma işlevi yürütür. Ağız , Özefagus , Epislatis , Vagina , Anüs , ve konjuktivada bulunur. Deride bulunan (epidermis te) keratin ize olur.Omurgasızlarda üst deri tek katlı epitelden oluşurken omurgalılarda çok katlıdır.
b-Salgı Epiteli Sınıflandırılması ve organizmada Bulunduğu Yerler :
Epitel dokudan özelleşen salgı bezleri organizmada enzimlerle sindirimin gerçekleşmesi ,mukoz ile organlarda nemin ve kayganlığın sağlanması , hormonlarla yaşamsal olayların denetlenmesinde rol oynar. Kurbağa ve solucan derisindeki mukoza deride nemliliğin devamını böylece solunumu olanaklı kılar. NOT : Eklem bacaklılarda epidermis kitin , CaCO3 ve Ca (PO4)2 katılımıyla sertleşir ve organizmanın dış iskeletini oluşturur
1-Dış Salgı Bezleri : Tükürük , ter , yağ , gözyaşı , böbrek ve sindirim kanalı bezleri ,ürogenitel sistemin duvarlarındaki bezler örnektir.
2-İç Salgı Bezleri : Hipofiz , epifiz , tiroit , paratroit , adrenal bez , timüs , eşey bezleri örnektir.
3-Karma Bezler : Mide , pankreas örnektir.
Dış Salgı Bezleri Çeşitleri ve Organizmada Bulunduğu Yerler :
1-Tek hücreli bezler :
Solucan derisindeki solunum yollarında ve
sindirim kanalındaki goblet hücreleri (Mukus salgılayarak nemlilik ve kayganlık
sağlar.)
Mukus Salgısının Organizmadaki Önemi :
  • Ağızda mekanik sindirimle oluşan partiküllerin yapışıp lokma haline gelmesi.
  • Yüzeyin kayganlaşması.
  • Yüzey neminin korunması.
  • Sindirim kanalı iç yüzeyinin enzimatik etkilerden korunması.
  • Solunum kanalında hava ile giden partiküllerin sillere yapışması.
  • Solucan ve kurbağada deri solunumunun gerçekleştirilmesi
2- Çok Hücreli Bezler :
  • Basit Tubuler Bezler : Ter bezleri , mide bezleri , uterus bezleri.
  • Bileşik Tubuler Bezleri : Tükürük bezi , erkeklerde Cowper bezi , dişilerde Bartholini bezleri.
  • Basit Alvoler Bezler : Memelilerde görülmez kurbağa derisinde bulunur.
  • Bileşik Alvoler Bezleri : Derinin yağ bezleri , prostat ve meme bezleri.
  • Bileşik Tubuler Alvoler Bezler : Tükürük bezleri , yutak ve özefagus bezleri , pankreas , süt bezleri , prostat
Duyu Epiteli ve organizmada bulunduğu yerler :İç kulakta korti organında , burunda , dilde , gözde bulunur.
NOT : Deri ile alınan duyular epitel kökenli hücreler değil özelleşmiş sinir sonlarıyla alınır.
c-Kessel Epitel ve organizmada bulunduğu yerler :
Tükürük , ter , gözyaşı ve meme bezlerinin etrafında yıldız şeklinde kasılabilme yeteneği olan miyoepitel hücrelerdir. Salgı bezlerinin salgılarının boşaltılmasında rol oynar.

B-Bağ Dokusu
  • Mezodermden meydana gelir.
  • Hücre ve hücreler arası maddeden oluşur.
  • Bol miktarda kan damarı ve sinirler içerir.
  • Hücreler arası madde difüzyona elverişlidir.
  • Yapısında esas doku hücreleri ve kan dokusun ait olan hücreler bulunur.
  • Vücudun her noktasında bulunur.
  • Esas hücrelerinin gerektiğinde bölünme yeteneği vardır .(Fibroblast)
  • Hücreleri gerekirse diğer doku hücreleri haline dönüşebilir. ( Kıkırdak, kan,Kemik gibi.)
Bağ dokusu hücreler ve hücreler arası maddede meydana gelir. Hücreler arası madde şekilli ve şekilsiz elemanlar olarak iki tiptir ve fibroblastlar tarafından oluşturulur.
a-Hücreleri :
1-Fibroblastlar : Bağ dokusu ara maddesinin şekilli ve şekilsiz elemanlarını üretir.Bölünme yeteneği vardır. Gerekirse diğer doku hücreleri haline dönüşebilir.
2-Makrofag : Mikroorganizma , işlevsiz proteinler , kimyasal maddeler , yabancı cisimler , ölü hücre ve kanserli hücreleri fagositozla yok ederek vücudun savunmasında rol oynar.
3-Plazmasitler : Antikorlar meydana getirerek vücudun Hücresel olarak mikroorganizma ve yabancı proteinlere (Antijen) karşı korurlar.
4-Liposit : Yağ depolayan hücrelerdir.

5-Mastosit : Heparin salgılayarak bağ dokusu ara maddesinin katılaşmasını önler.Böylece ara maddenin difüzyona elverişli halde tutar.
F-Melanosit (Pigment Hücreleri) : Melanin pigmenti biriktirerek deri ve gözün U.V.ışınlara karşı korunmasında rol oynar.
NOT : Fibroblastlar ihtiyaç halinde diğer hücreler haline dönüşebilirler.
Örn: Osteositler.
b-Ara Madde :
1-Kollejen Lifleri : Gerilme ve çekilmelere dayanıklıdır. Tendonlarda , beyin zarı
2-Elastik Lifler : Uzayıp kısalabilirler. Alvoler oda ve kan damarları.
3-Retiküler (ağsı) lifler : Dalak , lenf düğümleri , karaciğer , kan damarları ,
Bağ Dokusunun Görevleri :
  • Doku ve organları birbirine bağlar.
  • Doku ve organlara şekil ve direnç kazandırır.
  • Dokuları onarır ve doku kayıplarını tamir eder.
  • Vücudun savunmasında Görev alır.
  • Kan damarı içermeyen (epitel , kıkırdak ) dokuların beslenmesini sağlar.
C-Kıkırdak Dokusu
  • Mezodermden meydana gelir.
  • Hücre ve hücreler arası maddelerden oluşur.
  • Omurgasızlardan sadece yumuşakça ve kafadanbacaklılarda bulunur.
  • Kan damarı ve sinir içermez.
  • Hücrelerin beslenmesi çevredeki bağ dokularından gerçekleşir.
a-Hücreleri :
Kondrositlerdir. Ara maddenin şekilli ve şekilsiz elemanlarını yaparlar. Ara madde içinde lakün adı verilen boşluklarda bulunurlar.
b-Ara madde :
1-Şekilsiz Eleman : Temel madde olup kondrin adı verilir.
2-Şekilli Elemanlar : Elastik ve kollejen liflerdir.
Kıkırdak doku ara maddesine göre üçe ayrılır.
1-Hiyalin kıkırdak : Kollejen lifler taşımasına karşın homojen yapı gösterir. Kıkırdaklı balıklarda iskelet , embriyonal dönemde iskelet , burun , trake , kaburga uçlarında bulunur. Metabolizması çok düşük ve regenerasyon yeteneği yoktur.
2-Elastik Kıkırdak : Ara madde elastik lifler taşırlar. Kulak kepçesi , ses telleri östaki borusu , dış kulak yolunda bulunur.
3-Fibröz (lifli) Kıkırdak : Bol miktarda Kollejen lifler taşırlar. Omurlar arasındaki diskte , diz kapağında , göğüs ve köprücük kemiğinin oynak (eklem) yerlerinde bulunur.
Görevi :
1-Bazı organların şekil kazanması (burun , kulak vb.)
2-Bazı organların yapı ve şekillerinin bozulması (Trake , bronş , östaki borusu )
3-Kemiklerin eklem bölgelerinde tahribatın önlenmesi , kayganlığın sağlanması
4-Kemikleşme (Kemiklerde boyca büyümenin sağlanması )
NOT: Kıkırdağın regenerasyon , büyümesi ve beslenmesi yapısında bol miktarda kan damarı ve sinirler taşıyan bağ dokusu yapısında olan ve perikondrium adını alan kıkırdak zarı ile gerçekleşir.
D-Kemik Dokusu
  • Mezodermden köken alır.
  • Hücre ve hücreler arası maddeden meydana gelir.
  • Vücudun dişlerden sonra en sert yapılarıdır.
  • Kıkırdak ve bağ dokusunun kemikleşmesi ile oluşur.
  • Yapısında kan damarları ve sinirler bulunur.
  • Arsa madde sert ve geçirimsizdir ; beslenme ,solunum ve boşaltım doku içine kadar özel kanal sistemi ile ulaşan kan damarlarından difüzyonla olur.
  • Yaşam boyu metabolik ve hormonal etkilerle ; yenilenme , büyüme ve küçülme görülür.
  • Vücud ta inorganik maddelerin depolandığı dokudu.
  • Hücrelerine osteosit , ara maddeye ise osein denir.
  • Kan dokusunun bütün hücreleri kırmızı kemik iliğinde oluşur.

K emikleşme: kıkırdak ara maddesine minarellerin çökelmesi ile sertleşmesine denir.Kemikleşme için gerekli koşullar:
  • Yeterli ve dengeli beslenme.
  • Vit-D ve vit-C.
  • Dengeli hormon salınımı (Tirokalsitonin ve Parathormon)
  • Dengeli ve yeterli mineral (Ca, Mg, P, F )
  • Güneş ışını ve spor.
Kemik dokusu çeşitleri:
1- Süngersi kemik dokusu: İçleri kırmızı kemik iliği ile dolu düzensiz boşluklardan meydana gelmiştir. Uzun kemiklerin epifiz (Uç) kısımında bulunur. Kısa ve yassı kemiklerin merkezinde bulunur.
2- Sıkı kemik dokusu: Gözle görülen boşlukları olmayıp,mikroskobik kanallar taşır. Kan damarları ve sinirler bu kanallarda bulunur. Uzun kemiklerin diafiz (Gövde ) kısımında diğer kemiklerin merkezinde bulunur. Uzun kemiklerin gövdesindeki kanalda sarı kemik iliği bulunur.
Kemik dokusu hücreleri ve hücreler arası maddesi
a- Hücreleri:
1- Osteoblastlar: Kemik dokusu ara maddesini oluşturan hücrelerdir. Bu hücreler periost denen zarın hemen altında bulunurlar. Olgunlaştıklarında ara madde içinde kalıp osteositlere dönüşürler.
2-Osteoklastlar: Kemik kanalı ve boşlukların iç yüzeyinde bulunurlar. Fagositoz yetenekleri olup ara maddenin yıkılmasına neden olurlar. Kandan gelen monositlerin birleşmesinden oluşurlar. Kanda Ca dengesinin sağlanmasında rol oynarlar.
b- Ara madde:Osein denir organik ve inorganik olmak üzere iki kısımda oluşur.
1-Organik: Kollejen lifler ve şekilsiz proteinsel yapılardan meydana gelirler.
2-İnorganikokuya sertlik veren esas kısımdır. Kalsiyum fosfat, kalsiyum karbonat, magnezyum fosfat, kalsiyum florid vb. maddelerden oluşur.
Not: Sert olan ara maddenin kolay kırılmasını önleyen ara maddede bulunan kollejen liflerdir.
Kemik dokusunda büyüme :
1-Enine büyüme:Periost tarafından sağlanır.
2-Boyca büyümeiafizle epifiz arasında kalan kıkırdağın kemikleşmesiyle gerçekleşir.

Not:Eşey hormonların etkisiyle epifiz eklenti yerindeki hücre bölünmesi dolayısıyla boyca büyüme durur.
Not: Kandokusunun bütün hücrelerinin oluşumu ve olgunlaşması kemik dokuda gerçekleşir.( Sadece T lenfositleri timusta , B lenfositleri sindirim sistemi lenfoid yapılarında olgunlaşır.)
E-Kan Dokusu
  • Mezoderm orijinlidir.
  • Hücre ve hücreler arası maddeden oluşur.
  • Akışkandır. Damar ve kalp sistemi gibi kapalı ortamda bulunur. Vücutta kayıbı görülebilen tek dokudur.
  • Hücreleri eritrositler , leukosit ve trombositlerdir. Kanın % 45 ‘ini oluştururlar.
  • Ara maddeye plazma denir. Kanın % 55 ‘ini oluşturur.
  • Akışkan olan dokuda hareket kalbin etkisiyle sağlanır.
  • Tek hücreli ve mikroskobik organizmalarda bu doku bulunmaz.
  • Hücreleri kısa ömürlüdür. Doku devamlı yenilenir.

Hücreler
Alyuvarların Özellikleri
  • mm kanda 5 milyon tane bulunur. Değişik canlılarda farklıdır. (Tavukta 3,Kedide 9 milyon) kansızlıkta azalır. Oksijen yetersizliğinde artar.
  • yuvarlak yası hücrelerdir.
  • Memeliler hariç Diğer omurgalılarda çekirdeklidir. (Ancak çekirdek görev yapmaz.)
  • Yalnız lamada eritrositler elips şeklinde ve çekirdeklidir.
  • Kanda bulunan olgun eritrositlerde nukleus , E.R. , R.N.A., mitekondri , sentrozom , ribozom vb. organeller bulunmaz.
  • Ortalama ömürleri 120 gündür.
  • 8-Sitoplazmalarında hemoglobin ve karbonik anhidraz gibi enzimler taşır.
  • 9-Boyanmamış eritrositlerin rengi hemoglobin içeriğine bağlı olarak yeşilden ten rengine değişir.
  • 10-Eritrosit zarındaki mukopolisakaritlerin antijen özelliğinden dolayı kan grupları oluşur.
  • 11-İnsanın 5. ayından itibaren alyuvarlar kırmızı kemik iliğinde üretilir.
  • 12-Ergin alyuvarlarda mitekondri olmadığında gerekli enerji O2 ‘siz solunumla sağlanır.
  • 13-Yaşlanan alyuvarlar dalak , karaciğer ve kemik iliğindeki makrofaglar tarafından parçalanır.
  • 14-Kandaki hareketi yavaştır.
NOT :
1-Hemoglobin in beta zincirindeki valin aminoasit inin yerini gulutamin in alması eritrositin yapısını bozarak orak şeklinin oluşmasına neden olur. (Orak hücreli anemi.)
2-Hemoglobin sentezi ile alyuvar sayısının birbirleri ile ilişkisi yoktur. Demir etkisinde hemoglobin sentezi azalır ;ancak alyuvar üretimi sürer.
3-Kanda oksijen miktarı azalınca karaciğer ve böbreklerden salınan eritroprotein , eritrosit yapımını uyarır.

Akyuvarların Özellikleri :
  • Çekirdeklidir.
  • Renksizdir.
  • Amipsi hareket ederler.
  • damarların dışına çıkabilirler.
  • kırmızı kemik iliği ve lenfatik yapılarda oluşurlar.
  • Ortalama 1mm kanda 4000-11000 arasında bulunurlar.
  • Enfeksiyon , alerjik durum ve beslenmeden sonra sayıları artar.
  • Kan dışında bağ doku ve diğer dokularda da görülürler.
  • Kan dokusunu geçici süre kullanırlar. Bağ dokusunda daha uzun süre kalırlar.
  • Lenf dolaşımında bulunurlar.
  • Ömürleri 1-2 saat ile 15 gün sürebilir.
  • Kandaki sayısı ile enfeksiyonun şiddeti arasında doğru orantı vardır.
  • Viral hastalıklarda sayısı azalır.
Akyuvarlar granulosit ve agranulosit olmak üzere iki hücre grubuna ayrılır.
A- Agranulositler:
a)Lenfositler:
  • En küçük akyuvarlardır.
  • Nukleus büyük ve düzdür.
  • Hareket az veya hiç yoktur
  • Kırmızı kemik iliğinde oluşurlar,daha sonra timüs ve sindirim sistemi lenfoid yapılarına giderek olgunlaşırlar ve tekrar kana geri dönerler.
  • Vücudun hücresel ve humoral olarak savunulmasında görev alırlar.
  • Gereğinde damar dışına çıkıp diğer dokulara geçerler.
  • Bağ dokusuna geçip fibroblastlara dönüşebilirler.
  • Merkezi sinir sistemi hariç her dokuda görülürler.
  • Uzun ömürlü hücrelerdir.
b)Monositler:
  • En büyük akyuvarlardır.
  • Nukleus yuvarlak ,atnalı veya fasulye şeklinde olabilir.
  • Sitoplazma granulsüz ve boldur.
  • Çok hareketlidirler.
  • Kırmızı kemik iliğinde oluşurlar.
  • Bakteri , yabancı cisim ve hücre atıklarını fagositozla yok ederler.
  • Gereğinde bağ dokusuna geçerek makrofajlara dönüşürler.
  • Karaciğer Kupffer hücreleri ve akciğerlerdeki makrofajların orijinini oluştururlar.
B- Granulositler:
a)Nötrofiller:
  • Çok hareketlidirler.
  • Sitoplazmaları asidik ve bazik boyarlarla boyanmaz.
  • Bakteri yel enfeksiyonlarda sayıları artar.
  • Ameboid hareketlerle yabancı cisimleri fagositozla yok ederler.
  • Gereğinde damar dışına çıkıp diğer dokularda fagositoz yaparlar.
b)Eozinofiller:
  • Asit boyalarla pembeye boyanırlar.
  • Ameboid hareket ederler
  • Kanda ve bağ dokusunda fagositoz vücud savunulmasında rol alırlar.
  • Daha çok antijenlere karşı görev yaparlar.
  • Alerji ,paraziter hastalıklarda ve aşırı duyarlılıkta sayıları artar.
c)Bazofiller:
  • Bazik boyalarla maviye boyanırlar.
  • Histamin ve heparin içerirler.
  • Bağ dokusu mast hücrelerine çok benzerler.
  • Yangı oluşumunda rol oynarlar.
Trombositlerin özellikleri
  • Megakaryosit denen dev hücrelerin sitoplazmik parçalarıdır.
  • Balık,kurbağa,sürüngen ve kuşlarda çekirdekli ve gerçek hücresel yapılardır.
  • Memelilerde sitoplazmik partiküllerdir.Gerçek hücre değillerdir.
  • Normalde ömürleri 8-10 gündür.
  • Kanın pıhtılaşmasında rol alırlar.
  • Omurgalılarda trombositlerin yaptığı işi omurgasızlarda akyuvarlar yapar.
  • Gerçek pıhtılaşma mekanizması omurgalılarda görülür.
  • Memeliler hariç diğer omurgalılarda troımbositler kan köken hücrelerinden farklılaşır.
F-Kas Dokusu
  • Mezodermden orijin alır.
  • Hücreler arası madde bağ dokusundan oluşur.
  • Hücreler ipliksi ve mekik şeklindedir.
  • Hücre sitoplazmasında bol miktarda miyofibriller bulunur.
  • Hücrelerin kontraksiyon ve ekspansiyon yetenekleri vardır.
  • Hayvansal çok hücrelilerde vücud ve organ hareketini sağlar.
  • Dokunun bölünme ve rejenerasyon yeteneği yoktur.
  • Bol miktarda kan damarı ve sinirler içerir.
  • Uyarı aldıklarında kimyasal bağ enerjisini mekanik enerjiye çevirirler.
  • Uyarı alma,uyarı iletme ve uyarma yetenekleri vardır.

Yüksek yapılı (Omurgalılarda) İskelet kası (Çizgili kas) dokusu,Organ kası (Düz kas) dokusu ve kalp kası dokusu olmak üzere üç tip kas dokusu vardır.
a-Çizgili kaslar:
  • İstemli çalışırlar.
  • Motor sinirlerle uyarılır.
  • İskelet sistemi üzerinde bulunur; vücudun hareketini sağlar.
  • Hücrelerin kaynaşması sonucu çok çekirdekli görünürler.
  • Kasılmaları hızlı ve şiddetlidir.
  • Gerektiğinde oksijensiz solunum yaparlar; yorgunluk görülür.
  • Glikojen depolarlar.
  • Bolca keratin –P içerirler.
  • Actin ve miyozin flamentleri düzgün sıralanış ( bantlaşma) gösterir.
  • Yapısındaki miyoglobulin den dolayı kırmızı renkte görülürler. (Beyaz çizgili kaslarda vardır.)
  • Eklem bacaklılarda hareket çizgili kaslarla sağlanır. Bu nedenle hareket hızlıdır.
  • Bütün hücreleri sinirlerle temas halindedir. Gelen uyarı aynı anda temas ettiği bütün hücrelerde kasılma meydana getirir.
-Beyaz kaslar:Tavukların göğüs kasları, Tavşanda bacak, insanda kol kasları büyük ortanda beyaz kaslardan meydana gelmiştir.
Özellikleri:
  • Çok az miyoglobulin içerirler.
  • Enerjilerini glikojenin oksijensiz solunumla yıkımından üretirler.
  • Kasılmaları hızlı ve büyük güç üretirler.
  • Çok kısa sürede yorgunluk gösterirler.
  • Mitokondri oranı azdır.
  • Kanlanma oranı azdır.
  • Ani hareketler (Kaçma, kurtulma vb.) için uygundur.
-Kırmızı kaslar:İnsanda bacak kasları, uçan kuşlarda kanat kasları gibi.
Özellikleri:
  • Miyoglobulin çoktur.
  • Enerjilerinin çoğunu öncelikle yağ asitlerinden karşılar.
  • Yavaş kasılırlar.
  • Uzun süre yorulmadan çalışırlar.
  • Mitokondri sayısı çoktur.
  • Kanlanma oranı fazladır.
  • Uzun süreli hareketler (Koşma , yürüme , uçma ) için uygundur.
b-Düz kaslar:
  • İğ şeklinde hücrelerden oluşur.
  • Nukleus tek ve ortadadır.
  • Pembe renklidir.
  • Kalp hariç organların yapısında bulunur.
  • Otonom sistemin kontrolünde çalışır. İstemsiz hareket ederler.
  • Çalışmaları yavaş olup yorgunluk göstermezler.
  • Oksijensiz solunum yapılmaz.
  • Glikojen depolanmaz.
  • Omurgalılarda organ hareketini sağlar. Bazı omurgasızlarda (Yumuşakça,Toprak solucanı vb.) vücud hareketinide sağlar. O nedenle bucanlılarda hareket oldukça yavaştır.
  • Bantlaşma göstermezler.
  • Uterus hariç rejenerasyon (Yenilenme) yetenekleri yoktur.
  • Sinirler bir grup hücreyi uyarır, uyartı diğer hücrelere bu hücrelerden yayılır. nedenle bu kaslarda uyartıya verilen cevap yavaştır ve uzun sürelidir.
c-Kalp kası:
  • Bantlaşma gösterirler.
  • Sadece kalbin yapısında bulunur.
  • Otonom sistem tarafından kontrol edilir.
  • Bir veya iki nukleuslu olup nukleuslar merkezde bulunur.
  • Mitokondri sayısı oldukça fazladır.
  • Nöronlar belli noktalarda sinir düğümleri yaparlar;uyartılar hücrelere buradan yayılır.
  • Çalışma temposu sinirlerle ve hormonlarla kontrol edilir.
  • Kas telleri yan demetlerle birbirine bağlanır.( Sadece kalp kasında görülen özellik)
  • Demetlerin arasını bağ dokusu doldurmuş olup bol miktarda kan damarları içerir.
  • Ritmik ve otomatik olarak çalışır.
  • Rejenasyon yetenekleri yoktur.
G-Sinir Dokusu
  • Ektoderm orijinlidir.
  • Nöron ve glia hücrelerinden oluşmuştur.
  • Fiziksel ve kimyasal uyarıları elektriksel enerjiye dönüştürür.
  • Uyarı alma , uyarı iletme ve uyarma özelliği vardır.
  • Organizmada iç ve dış değişmelere karşı uygun tepkilerin oluşumunu sağlar.
  • Gelişkin şekil omurgalılarda olmaka beraber, süngerler hariç diğer omurgasızlarda da bulunur.
  • Nörotransmiter madde (Sinirsel hormon) üreterek salgı bezleri gibi çalışır.
  • Rejenerasyon yetenekleri yoktur .Ancak periferik sinirlerde aksonları saran schwann hücrelerin etkisi ile aksonlarında oluşan dejenerasyon onarılabilir.
  • Organizmada merkezi(Beyin ve omurilik) ve çevresel sinir sistemini oluşturur.
  • Çevresel sistemde ara madde bağ dokusundan oluşurken , merkezi sistemde ara madde nöroglia tarafından oluşturulur.

a-Hücreleri: (Nöronlar)
  • Kimyasal ve fiziksel olarak uyarılır.
  • Uyarıyı elektriksel olarak hücre zarında taşır.
  • Uyartıyı kimyasal olarak başka hücreye aktarır.
  • Nörotransmiter maddeleri üretir.(Akson uçlarında).
  • Uzantılarını kısmen dejenere edebilirler.
  • Hücre gövdesinden kısa (Dendirt ) ve uzun (Akson) uzantıları bulunur.
  • Uyarı dendirt ve hücre gövdesi ile alınır , akson uçları ile verilir.

b-Ara madde (Nöroglia dokusu)
  • Glia ve schwann hücreleri tarafından oluşturulur.
  • Nöronların arasını, nöron hücrelerinin uzantıları ve glia hücreleri extrasellular boşluk kalmayacak şekilde doldururlar.
  • Glia hücreleri ; sinir dokusunun ,beslenmesinde , solunumunda ve desteklenmesinde rol oynar.
  • Dokuda ölen sinir hücrelerinin yerini doldurur.
  • Ara maddesinden izole edilen sinir hücresi ölür.
NOT : Retikula Endotelial Sistem
Bulunduğu Yapı ve organlar :
    • Bağ dokusu ---------- Histiyositler
    • Karaciğer ---------- Kupffer hücresi
    • Akciğer ---------- Makrofaglar
    • Lenf düğümleri ----- Makrofaglar
    • Dalak --------- Makrofaglar
    • Kemik iliği ---------- -Makrofaglar
    • Kemik ---------- Osteoklast
    • Merkezi sinir sis.--- -Glia hücreleri
    • Eklem sıvısı -------- -Tip A hücresi
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
biyoloji, biyoloji ders, biyoloji konuları, biyoloji notları, lise biyoloji

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 05:12
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2016