Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-05-07, 14:42 #1
ѕєαη ѕєαη çevrimdışı
Thumbs up D Vİtamİnİ



D VİTAMİNİ

D vitamini yağda eriyen; kemiğin korunması ve gelişmesi yönünden önemli bir vitamindir. Raşitizm adı verilen kemik hastalığına karşı koruyucu olduğundan bu vitamine “antiraşitik vitamin” de denir. Ayrıca D vitamini hayvanlarda kalsiyum metabolizmasında önem taşıyan ve yağda çözünen iki alkolün ortak adı.
D vitamininin fizyolojik aktiviteleri benzer olan birkaç tipi olup hepsi de sterol grubundadır. D vitamini etkinliği gösteren on kadar bileşik varsa da bunlardan en önemlileri D2 ve D3 vitaminleridir. Bunların ikisinin de provitaminleri ultraviyole ışınlarının etkisiyle etkin D vitaminlerine çevrilirler.
1. D2 Vitamini (Ergokalsiferol = Kalsiferol) : D2 vitamini, bazı maya ve mantarlarda bulunan ergosterol’e ultraviyole ışınlarının etkisiyle oluşur. Ergosterol (D2 provitamini) yalnız ultraviyole ışınlarıyla etkin duruma gelebilir. D2 vitamini, elde edildiği kaynaklarda ve bazı balıkların karaciğer yağında bulunur.
2. D3 Vitamini (Kolakalsiferol) : D3 vitamini yalnız hayvansal kaynaklarda bulunur. İnsan ve memeli hayvanların deri altında 7 – dehidrokolesterol adı verilen provitamin, ultraviyole ışınlarının doğrudan etkisiyle D3 vitaminine dönüşür.
D vitamini, lipitlerde ve lipit eritkenlerinde erir. Suda erimez. Asit, alkali, yüksek ısı ve oksidasyona dayanıklıdır. Normal pişirmede kayba uğramaz. Kısa dalgalı ultraviyole ışınları molekülde istenmeyen değişiklikler yaparak D vitamini kaybına yol açabilir. D vitamini besinlerde çok az bulunur. En zengin D vitamini kaynağı balık yağıdır.
D vitamini ölçü birimi olarak önceleri uluslar arası birim (I.U.) kullanılmaktaydı. Günümüzde ağırlık birimi mikrogram (mcg) kullanılmaya başlanmıştır. 40 I.U. vitamin 1 mcg. D vitamine eşittir.
Vitamin D’nin besinlerle alınması gerekli olmasa da, kuzey bölgelerinde kışın yetersiz güneş ışığı yada cam, bulut ve kentlerde kirli havanın içinden geçen güneş ışığı vitamin yapımı için yeterli mor ötesi ışınım miktarını sağlamayabilir. Bu koşullarda genellikle süte eklenerek vitamin D verilmelidir. Büyüme dönemindeki bir çocuğun günlük vitamin D gereksinimi 10 mikrogram (400 uluslar arası birim) kadardır.
Metabolizma :
D vitamini ince bağırsaklardan yağlarla beraber ve onların emilme koşullarına bağlı olarak emilir. Alfa 2 – globiline bağlanarak karaciğere iletilir ve orada depo edilir. Provitamin D3 deride sentez edilir ve ultraviyole ışınlarıyla vitamine çevrilerek emilir, fazlası karaciğerde depo edilir. Bu depo, ancak gebeliğin sonlarında zenginleştiğinden erken doğanlarda raşitizm meyil fazladır.
D Vitamininin Vücutta Kullanılması

Emilmesi : D vitamini vücuda, deri ve ağızdan olmak üzere iki yolla alı­nır. Güneş ışınları deriye değince, derialtındaki 7 - dehidrokolesterol, ültraviyole ışınlarının etkisiyle D3 vitaminine çevrilir. Deride oluşan vitamin kana geçerek dolaşıma katılır. Giyecek, toz, sis, pencere camı ültraviyole ışınlarını geçirmedi­ğinden vücutta D vitamini oluşumunu engeller.
Ağızdan alınan D vitamini incebağırsakta yağlarla birlikte emilerek taşınır. Normal koşullarda, alınanın yarıdan çoğu emilir. Emilmeyen vitamin dışkıyla atılır. Bu vitaminin emilmesini safra ve yağ kolaylaştırır. Safra ve yağ yetersizliği, yağın emilim bozukluğu, mineral yağlar, pankreas ve bakırsak hastalıkları D vitamininin emilimini azaltır. Kana geçen D vitamini globülin ve lipoproteinle taşınır.
Depolanması : D vitamini; karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organlarda ve önemli miktarda yağ dokusunda depolanır. Ayrıca, kan, beyin, deri ve kemikler­de de az miktarda D vitamini bulunur. D3 vitamininin ön maddesi derialtında de­polanır.
Dışarı Atılması : Vücuttan normal atım yolu bilinmemektedir. Atımında baş­lıca yol safradır. Safrayla dışkı yoluyla dışarı atılır. Süte de D vitamini geçer. Da­mardan verilen D vitamininin ancak % 3 kadarı 48-72 saat sonra idrarda görül­müştür. Vücuttan kolayca atılmadığı için, bu vitaminin gereğinden çok alınması zararlıdır.
D Vitamininin Vücuttaki Görevleri

D vitamininin vücuttaki görevleri kemiklerin oluşması ve büyümesiyle ilgilidir. Bu görevi, kalsiyum ve fosfor metabolizmasını düzenleyerek ve kemiklerde yerleşmesine yardımcı olarak yapar.
D vitamini önce karaciğerde, sonra da böbreklerde değişikliğe uğrayarak et­kin duruma gelir. Vitaminin etkin şekli, özellikle kalsiyum metabolizmasında, do­layısıyla kemikleşmede rol oynar.
Karaciğer ve böbrekte etkin duruma gelen D vitamini, incebağırsakta kal­siyumun emilmesini ve kemiklere taşınmasını kolaylaştırır. Bunu; kalsiyumu bağlayarak taşıyan bir proteinin sentezinde aracılık yapan bir enzimi uyararak yaptığı sanılmaktadır. Bu vitaminin, mide salgısını uyarıcı ve pH’ı düşürücü etkisi olduğunu ve bu yolla da kalsiyumla fosforun emilimini kolaylaştırdığı ileri sürülmektedir. D vitamininin, ayrıca kollojen sentezinde ve kemikleşmede rolü olan bir enzimin (alkalen fosfataz) etkin duruma geçmesinde etkisi olduğu görüşü vardır.
D vitamininin böbreklerden fosfatların geri emilimini kolaylaştırdığı, kanda fosfor ve kalsiyum düzeyinin normal sınırlarda kalmasına yardımcı ve tetaniyi iyileştirici etkisi olduğu sanılmaktadır. Sayılan bu görevleri sebebiyle, D vitamin kemiklerin normal büyümesi, sertleşmesi, bunun için de kalsiyum ve fosforun emilerek kemiklerde yerleşmesinde rol oynar.
D vitaminin kalsiyum ve fosforun emilimi ile vücutta nasıl depolanmasını sağladığı ve denge tuttuğu kesin olarak bilinmemektedir. Burada Paratyroid hormonunun da önemli rolü vardır. D vitamin kemiklerde ve dişlerde kalsiyum ve fosforun depolanmasını sağlar, böylece kemik oluşumuna yardım eder.
Süt çocuğunda D vitamini eksikliği , süt çocuklarında raşitizm ve büyüme geriliğine, erişkinlerde ise osteomalasiye yol açar.
D vitamini Kaynakları

l. Balıkyağı ve Besinler : D vitamininin en zengin kaynağı balıkların ka­raciğer yağlandır. Vücut yağlarında azdır. Balığın türüne göre balık yağındaki D vitamini miktarı değişir. Balıklar, D vitaminini, deniz yüzeyine yakın yaşayan ve güneş ışınlarından yararlanan küçücük canlıları yiyerek sağlarlar. Balıkyağı dı­şında, D vitamininin iyi besinsel kaynağı yoktur. Bu vitaminin en iyi kaynakları tabloda gösterilmiştir.
D vitamininin doğal kaynağı sayılan besinler, balık, karaciğer, yumurta sarı­sı, süt, tereyağ ve kremadır. Bu besinlerdeki D vitamini, özellikle çocukların, ge­be ve emzikli kadınların gereksinmesini karşılayacak miktarda değildir. Örneğin, bir litre sütte ancak l mcg., bir kilo tereyağında ise 2,5 mcg. dolayında D vitami­ni bulunur. İyi kaynağı sayılan besinlerde bile D vitamini yetersiz olduğundan, ço­cukları raşitizme karşı korumak için zamanında ek D vitamini verilmeye baş­lanmalıdır. Güneş ışınlarından yeterli yararlanmayan ve anne sütüyle beslenme­yen çocuklara ilk aydan 3-5 yaşına kadar D vitamini verilmesi gerekebilir. Gün­de bir çay kaşığı balıkyağı ile D vitamini ihtiyacı karşılanabilir. Çocukta raşitizm belirtileri olmadıkça fazla miktarda D vitamini kesinlikle verilmemeli, hekimin önerileri uygulanmalıdır.
Kaynakları

100 Gramda
mcg
I.U.
Morina karaciğer yağı
200 - 750
8000 - 30000
Halibut karaciğer yağı
500 - 10000
20000 - 400 000
Kılıçbahğı karaciğer yağı
25000
1 000 000
Köpekbalığı karaciğer yağı
30 - 125 .
1200 - 5 000
Yağlı balıklar (taze veya konserve ringa, sardalya, som balığı gibi)
5 - 45
200 - 1000
Yumurta (bütün)
1.25 - 1.5
50 - 60
Yumurta sarısı
4 - 10
160 - 400
Tereyağı 1
0.25 - 2.5
10 - 100
Peynir
0.3
12
Sut
0.1
4

Gelişmiş ülkelerde; margarinlere, süt ve ürünlerine, hazır bebek mamalarına D vitamini ve A vitamini eklenmesi zorunludur. Bazı ülkelerde, süt ültraviyole ısınlarına tutularak, D vitamini provitamininin D vitaminine çevrilmesi sağlan­maktadır. Türkiye’de hazır bebek mamalarına ve margarinlere D vitamini eklen­mesi öngörülmüştür.
2. Güneş ve Deri : Her yaş ve durumdaki bireyler için en iyi ve en kolay D vitamini sağlama yolu, kendi dokusundaki kaynaktan ve güneşten yararlanmak­tır. Genellikle, üç yaşından sonra, güneşlenen vücutta ihtiyacı karşılayacak mik­tarda D vitamini sentezlenebilir. Güneşin doğrudan etkisiyle vücutta sentezlenen D vitamini miktarı; cilt rengine, güneş gören yüzeye, güneşten yararlanma süre­sine göre değişir. Koyu ciltli bireylerin vücudunda açık renkli olanlara göre daha az D vitamini oluştuğu bulunmuştur .Bu yüzden, esmer ve koyu renkli çocuklar raşitizme daha duyarlıdır.
Derideki D vitamini ön maddesini D vitaminine dönüştüren, güneş ışınların­daki ültraviyole ışınlarıdır. Bu ısınları, pencere camı, giyecek, bulut ve duman geçirmez. Bu nedenle, aşırılıktan kaçınarak ve kızgın güneşten korunarak, vücudun güneşlenmesi sağlanmalıdır. Küçük çocukları üşütmeyecek ve kızgın güneşten za­rar görmeyecek şekilde güneşlendirmelidir. Çocuğun yaşına ve durumuna göre, güneşlenme süresi azdan başlanarak artırılmalıdır. Çocuğu gereksiz sarıp sarma­lamaktan kaçınmalı; uygun mevsimlerde hiç olmazsa kol ve bacaklar güneş gö­recek şekilde açık bırakılmalıdır.
D Vitamini Gereksinmesi

Günde 2,5 mcg. (100 I.U.) D vitamininin bebekleri raşitizme karşı koruduğu anlaşılmıştır. Bebeklere günde 7.5-10 mcg. (300-400 I.U) D vitamini verildiğinde ise, raşitizmi önlediği, kalsiyum emiliminin, kemikleşmenin ve büyümenin daha iyi olduğu görülmüştür. Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım ile Sağlık Teşkilatlarının uzmanlar komitesi tarafından günde 0-6 yaş çocukları ile gebe ve emzik­li kadınlar için 10 mcg. (400 I.U), 6 yaşından büyük çocuklarla yetişkinler için de 2.5 mcg. (100 I.U) D vitamini almaları önerilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise günlük alınması önerilen D vitamini miktarı 0-18 yaştakilerle gebe emzikli kadınlar için 10 mcg.’dır.
Günlük alınması önerilen D vitamini miktarının besinlerle karşılanması zor­dur. Bunun için, bir yaşından önce de başlamak üzere çocukların güneşten yarar­lanmalarını sağlamak gerekir. Beyaz ciltli bir bebeğin güneşlendirilmesi sonucu, vücudunda l0 mcg. dolayında D vitamini sentezlendiği belirtilmiştir. Ülkemizde, bilgisizlik, aşırı giyinme ve kapanma nedeniyle güneşten yeterince yararlanılma­nı aktadır. Bu yüzden, özellikle yeterli anne sütü almayan, güneşe çıkarılmayan çocuklara günde 10 mcg. (400 I.U) D vitamini verilmelidir. Örneğin, günde bir çay kaşığı balıkyağı bunun için yeterlidir. Doktor önerisine göre olmak ve fazla olmamak şartıyla, çocuğa başka ilaçlarla da D vitamini verilebilir.
D Vitamininin Fazla Alınması (D Vitamini Hipervitaminozu) : D vitamini gereğinden çok fazla alınırsa, alınan miktara göre ölümle sonuçlanacak kadar tehlikeli olur. Alınan vitaminin fazlası dışarı atılamaz ve dokularda ve kimi zaman zehirlenmeye yol açacak düzeye erişir. Zehirlenmenin ilk belirtileri halsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, bulantı ve kusmadır. Elde, tırnakların altında, gözlerde ve deride yaygın olarak küçük sarımsı lekeler görülebilir. Bebeklerde ve çocuklarda büyüme geriliği olur. Vitamin D, kalsiyumum bağırsaklardan emilmesine yardımcı olduğundan, kandaki kalsiyum yoğunluğu aşırı derecede artabilir, vücudun çeşitli dokularında, özellikle böbreklerde kalsiyum fosfat biriktiği saptanabilir. Erişkinde günde 50-1000 bin Uluslararası Birim (normal gereksinim 400 bin Uluslararası Birim), bebeklerde günde 2-4 bin Uluslararası Birim vitamin D alınması zehirlenmeye neden olur.
D vitamini kaynaklar; tereyağı, yumurta sarısı ve balık, karaciğerdedir. Derinin ultraviole ışınlarına açık bırakılması da D vitamininin oluşumunu sağlar.
Süt çocuklarında D vitamini ihtiyacı 400 internasyonel ünitedir fazla D vitamini, uzayan kemiklerin uçlarında aşırı kalsiyum ve fosfor birikimine yol açar. Bu da kemiklerde sertleşme yaparak büyümeyi yavaşlatır. Fazla D vitamini alınması, ayrıca böbrek, kalp ve damar gibi çeşitli organlarda da kalsiyum birikimi yapabilir; bu da or­ganların çalışmasını bozar. Alınan D vitamini miktarı çoğaldıkça zararlı etkisi de artar.
D vitamini hipervitaminozu, vitaminin bir kez çok miktarda alınmasıyla ya da uzun süre, ihtiyacın 2-3 katı alınması sonucu oluşabilir. Fazla vitaminin zarar­lı etkisi yavaş ilerlediğinden kolayca anlaşılmaz. Zehirli etki gösterecek miktar­da D vitamini, yanlışlıkla, bilmeden balıkyağının veya vitaminli ilacın fazla mik­tarda kullanılmasıyla olur. Ayrıca, bilgisizlik nedeniyle ve doktorun önerisine uy­madan, fazlasını daha yararlı olacağı düşünülerek D vitamininin aşırı alınması sonucu oluşabilir. Oysa, D vitamininin fazlasının yaran yoktur. Yalnız raşitizm belirtileri olan çocuklara doktor önerisine göre gereksinim üzerinde D vitamini verilebilir.
D Vitamini Yetersizliği

D vitamini yetersizliği çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ve yaslılarda ise osteomalasia diye adlandırılan iskelet sistemi hastalıklarına yol açar.
RAŞİTİZM

Raşitizm, D vitaminin az alınması ya da vücutta oluşamaması so­nucu ortaya çıkan kemik deformiteleriyle karakteristik meabolik bir hastalıktır.
Raşitizmde kemiğin organik kısmı normaldir, fakat mineralizasyonunda bozukluk vardır.
D vitamini verildiğinde kemikleşme başlarsa buna, D vitamini ek­sikliğine bağlı Raşitizm denir.
D vitaminin eksikliğine bağlı raşitizm ılıman iklimli ülkelerde kış ve ilkbahar aylarında görülür. Bulut, sis, duman ve tozlar güneşin ultraviole ışınlarının etkilerini azalttığından, raşitizme meyil artar. Koyu deri pigmentleri de muhtemelen ultraviolenin geçmesine engel olduğun­dan siyah ırkta beyazlara kıyasla daha ağır raşitizm belirtileri görülür. Kutuplarda yaşayanlarda yılın büyük bir kısmında güneş olmadığı hal­de raşitizm görülmemesinin nedeni, çocukların D vitamin yönünden zengin balıklarla beslenen annelerinin sütlerinden yararlanmalarıdır.
Balık yağında D3 vitamini bulunur. Balık için vitamin kaynağı yo­sunlardır.
Kemikleşmede gerekli olan kalsiyum ve fosfatın vücuttaki düzeni­ni D vitamini sağlar.
Deri salgılarında bulunan provitamin D3 (7-dehidro kolesterol) ultraviole ışınlarıyla D3 vitaminine çevrilir ve bu kan dolaşımına geçerek vücuda dağılır.
Pencere camlan ultraviolenin geçmesine engel olur. Bu nedenle D vitamini, süt çocuğunun diyetine mutlaka eklenmelidir. Anne sütünde D vitamini çok azdır, inek sütünde de litrede ancak 5-40 Internasyonel ünite D vitamini vardır. Yumurta sarısında yüzde 140-390 Internasyonal ünite D vitamini bulunur.
Antiraşitik özellikleri olan pek çok sterol türevleri vardır, fakat bunlardan yalnız iki tanesinin pratikte önemi bilinir. 7 - dehidro koles­terol ve ergosterol.
7-dehidro kolesterol hayvansal orjinli olup mantarlarda bulunur ve ultraviole ile D vitamini yani kalsiferole çevrilir D1 vitamini yok­tur. Süt çocuğunun diyetinde D vitamini azdır. Vitamin D verilmez ve güneş ışını da alamazsa raşitizme gidiş görülür.
Belirtiler :
Osteomalasi’li annelerin çocuklarında doğumdan sonra 2 ay içinde raşitizm belirtileri görülebilir.
Uzun süre D vitamini almayan çocuklarda ve erişkinlerde, vitamin D eksikliği osteomalasiye sebep olur.
Raşitizmin En Önemli Belirtileri :
1 - Kraniotabes :
Çocuğun kafası eller arasına alınıp tutulduğu zaman pinpon topu içeri çökme görülür.
2 - Raşitik Rosary (teşbih) :
Kostokondral eklemler (kaburga - kıkırdak) genişler ve yuvarlak tesbih tanecikleri halinde ele gelir.
3 - El ve ayak bilekleri genişler.
4 - Uzun kemiklerde deformiteler olur.
Kafatasının yumuşaması onun yassılaşmasına sebep olur ve asi­metrik bir hale gelir. Bıngıldak geniş kalır ve bu 2 yaşını geçinceye ka­dar açık kalabilir. Kafatasının yumuşak kalmasından dolayı yatış duru­mu ile ilgili deformasyonlar meydana gelir. Baş normale kıyasla büyük­tür. Ve hayat boyu öyle kalır.
Göğüs kafesinin yumuşaması ve darlığı solunum güçlüğüne ve ak­ciğer enfeksiyonuna yol açar. Bel kemiği ve leğen kemiğinde deformasyon meydana gelir.
Hastalığın süresine ve şiddetine göre çocukta yürümeden önce baş­layan bacak eğrilikleri yürüme ile artar, (O, X, K) gibi bacaklar mey­dana gelir.
Bel kemiği, pelvis ve bacak deformiteleri büyümeyi geciktirir ki buna Raşitik cücelik denir.
Adale dokusu azalmıştır. Çocuğun oturma ve yürümesi gecikir, karın kaslarının zayıflığı nedeniyle karın şişkin ve fırlaktır.
Raşitizmde Seyir ve Koruma :
Hafif vakalarda güneş banyosu ile kendiliğinden iyileşme görülür. Ağır vakalarda tedavi gereklidir. Yeterli miktarda D vitamin verilirse birkaç gün içinde iyileşme başlar, fakat kemik deformiteleri ancak aylarca bazen yıllarca sonra kaybolur. Bazı ileri derecede olanlarda bacaklarda çarpıklık, kalçalarda deformiteler, raşitlik leğen kemiği, hatta cücelik kalabilir.
Süt çocuklarını raşitizmden korumak için ağız yolu ile vitamin D verilmeli ve ayrıca güneşe çıkarılmalıdır. Günlük vitamin D ihtiyacı 400 ünite olarak kabul edilmiştir. Tedavide daha yüksek dozlarda D vitamin verilir.
Prematürelere de zamanında doğan bebeklerde olduğu gibi, 1-152 günlük olunca vitaminlere başlanılmalıdır. D vitamini süt veren annelere ve gebelere de verilmelidir.
OSTEOMALASİA
Osteomalasia : Raşitizm her iki cinsiyette de görülmekle birlikte, osteomalasia kadınlarda daha yaygın olan bir hastalıktır. Bu hastalık yetişkinlerde ve yaşlılar­da görülür. Raşitizme göre osteomalasia hastalığında kemikler daha yumuşar, bazı kemiklerde yumuşamayla birlikte şekil bozuklukları da olur. Hasta bel, ba­cak ağrıları ve karıncalanmalarından yakınır.
Osteomalasia, sık doğum yapan, yeterli ve dengeli beslenmeyen, fazla örtünme nedeniyle güneş ışınlarından yararlanamayan ve yeterli D vitamini ile kalsiyum al­mayan kadınlarda sık rastlanır. Her yaş ve durumda olduğu gibi gebe ve emzikli, kadınların, hem yavruları hem de kendi sağlıkları için güneşten yararlanmaları, D vitamini ile birlikte yeterli kalsiyum almaları, yeterli ve dengeli beslenme ilke­lerine uymaları gerekir.
SORULAR
1. D vitaminin çocuk beslenmesinde neden önemi çok büyüktür?
2. Eksikliğinde süt çocuklarında neler ortaya çıkabilir?
3. D vitamini kaynakları nelerdir?

__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-12-16, 02:11 #2
b0137308 b0137308 çevrimdışı
Varsayılan C: D Vİtamİnİ



güneşten alınan D vitamininin fazlasının bir zararı yoktur. okuyanların bilgisi olsun
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:58
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2016