Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-05-19, 20:48 #1
Sergei Hitman Sergei Hitman çevrimdışı
Arrow Vahdet-i Vücud ve Tasavvuf, bilgi teorisi...




Vahdet-i Vücut-Nesnelerin Birliği...

Vahdet sözlük anlamı, birlik’tir. Çoğulu, tevhit ederek yani bir, haline getirilerek vahdete erişilmiş olur.
Vahdet-i Vücut, Varlıkların Birliği ve Varlıkta Birlik anlamında kullanılan bir Tasavvuf kavramıdır. Yaratan ile yaratılanların arasındaki ilişkiyi anlatan düşünce teorisidir. Başka bir deyimle yaratan Allah ile yaratılan nesnelerin kaynağının bir olduğu, aynı kaynaktan geldiğini savunan gizemci teoridir. Bu teorinin kaynağı, Allah’ın gizli bir hazine olup ve bu gizli hazinenin bilinmesi için zahiri(dünyevi) görünüş alanına çıkma ihtiyacı duymasına dayanır.

Allah, henüz tecellinin ortaya çıkmadığı ve Küntü Kenz(zuhursuzluk) aleminde gizli bir hazine iken, bilinmeyi istedi. Bunun için de Allah’ı kavramaya, idrake layık, kabiliyetli Kamil-i Insan’ı yarattı. Yokdan var olma teorisine göre kainat, sevgi ve aşk temeli üzerine yaratılmıştır.

Dolayısiyle yaratılan, yaradanın görünüş alanına çıkışıdır. Bu görünüş alanının merkezinnde ise, insan vardır. Insan, evrenin „künt’ü kenz’idir“(gizli hazinesidir); Kainatın bir aynasıdır.

Insanın sadece küçük bir bedenden oluşmadığını, Şahı Merdan Ali şöyle ifade etmektedir; „Sen kendini küçüçük bir bedenn sanıyorsun; oysa ki koskoca bir evren sende gizlidir. Sen ey insan, açıklayıcı bir kitap gibisin; harfler içteki sırları açığa vuran vasıtalardır. Derman sende, ama senin haberin yok. Insan tanrının konuşan dili ve ağzıdır.„ sen seni bilirsen yüzün Hüda’dadır; sen seni bilmezsen, Hakk sende cüdadır.“

Muhyiddin Ibn Arabi’nin buyurduğu gibi, Vahdet-i Vücud’un özü; “Varlık, birdir o da Allah’ın varlığıdır.”

Bu düşüncenin genel hatlariyle, Vahdet-i Vücud; Allah’ın tek varlık olması ve yaratılanların Allah’ın yansıması olduğu ve dolayısiyle Kainatın-Evrenin özü, Allah’ın taa kendisidir.

Tasavvuf...
Tasavvuf Canab-ı Hakk’a, kalben ulaşmaktır. Kendi benliğinden siyrilip, O’nun benliğinde erime sanatıdır-ilmidir.

Allah’ın benliğinde erimenin şartı Dünyevi hırslardan, nefsani beklentilerden, tüm kötü davranış ve alışkanlıklardan uzaklaşmak; Ilim irfan, edep erkan ile olgunluğa, kemalete erişip gönül evini paklamaktır yani kötü huylardan, temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır.

Bu durum Alevi inancında Tasavvuf yorumu ile Vahdet’i Vücud-Mevcudatın Birliği anlayışı ile yaşamında Eline Diline Beline sahip çıkarak sevgi, dostluğu egemen kılarak kendisiyle, çevresiyle barışık olmasıdır.

Marifet ilmine erişmiş bir ulu er, marifet kapısından geçip Sırr-ı Hakikat kapısına ulaşmayı hedefler. Ve bu kapıda Kamil-i Insan ilmini elde ettikten sonra Allah’ın benliğinde eriyip O’na, dost olur. Dolayısiyle her halükarda rıza göstererek Allah ile daima, dost kalabilme marifetidir.

=Seyyid Hakkı =

uludivan.de


__________________
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-06-19, 10:38 #2
_alaturka_ _alaturka_ çevrimdışı
Varsayılan C: Vahdet-i Vücud ve Tasavvuf, bilgi teorisi...


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Sergei Hitman Mesajı Göster


Vahdet-i Vücut-Nesnelerin Birliği...

Vahdet sözlük anlamı, birlik’tir. Çoğulu, tevhit ederek yani bir, haline getirilerek vahdete erişilmiş olur.
Vahdet-i Vücut, Varlıkların Birliği ve Varlıkta Birlik anlamında kullanılan bir Tasavvuf kavramıdır. Yaratan ile yaratılanların arasındaki ilişkiyi anlatan düşünce teorisidir. Başka bir deyimle yaratan Allah ile yaratılan nesnelerin kaynağının bir olduğu, aynı kaynaktan geldiğini savunan gizemci teoridir. Bu teorinin kaynağı, Allah’ın gizli bir hazine olup ve bu gizli hazinenin bilinmesi için zahiri(dünyevi) görünüş alanına çıkma ihtiyacı duymasına dayanır.

Allah, henüz tecellinin ortaya çıkmadığı ve Küntü Kenz(zuhursuzluk) aleminde gizli bir hazine iken, bilinmeyi istedi. Bunun için de Allah’ı kavramaya, idrake layık, kabiliyetli Kamil-i Insan’ı yarattı. Yokdan var olma teorisine göre kainat, sevgi ve aşk temeli üzerine yaratılmıştır.

Dolayısiyle yaratılan, yaradanın görünüş alanına çıkışıdır. Bu görünüş alanının merkezinnde ise, insan vardır. Insan, evrenin „künt’ü kenz’idir“(gizli hazinesidir); Kainatın bir aynasıdır.

Insanın sadece küçük bir bedenden oluşmadığını, Şahı Merdan Ali şöyle ifade etmektedir; „Sen kendini küçüçük bir bedenn sanıyorsun; oysa ki koskoca bir evren sende gizlidir. Sen ey insan, açıklayıcı bir kitap gibisin; harfler içteki sırları açığa vuran vasıtalardır. Derman sende, ama senin haberin yok. Insan tanrının konuşan dili ve ağzıdır.„ sen seni bilirsen yüzün Hüda’dadır; sen seni bilmezsen, Hakk sende cüdadır.“

Muhyiddin Ibn Arabi’nin buyurduğu gibi, Vahdet-i Vücud’un özü; “Varlık, birdir o da Allah’ın varlığıdır.”

Bu düşüncenin genel hatlariyle, Vahdet-i Vücud; Allah’ın tek varlık olması ve yaratılanların Allah’ın yansıması olduğu ve dolayısiyle Kainatın-Evrenin özü, Allah’ın taa kendisidir.

Tasavvuf...
Tasavvuf Canab-ı Hakk’a, kalben ulaşmaktır. Kendi benliğinden siyrilip, O’nun benliğinde erime sanatıdır-ilmidir.

Allah’ın benliğinde erimenin şartı Dünyevi hırslardan, nefsani beklentilerden, tüm kötü davranış ve alışkanlıklardan uzaklaşmak; Ilim irfan, edep erkan ile olgunluğa, kemalete erişip gönül evini paklamaktır yani kötü huylardan, temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır.

Bu durum Alevi inancında Tasavvuf yorumu ile Vahdet’i Vücud-Mevcudatın Birliği anlayışı ile yaşamında Eline Diline Beline sahip çıkarak sevgi, dostluğu egemen kılarak kendisiyle, çevresiyle barışık olmasıdır.

Marifet ilmine erişmiş bir ulu er, marifet kapısından geçip Sırr-ı Hakikat kapısına ulaşmayı hedefler. Ve bu kapıda Kamil-i Insan ilmini elde ettikten sonra Allah’ın benliğinde eriyip O’na, dost olur. Dolayısiyle her halükarda rıza göstererek Allah ile daima, dost kalabilme marifetidir.

=Seyyid Hakkı =

uludivan.de

Bu felsefeye göre Domuzu nereye oturtuyoruz?
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-07-19, 16:43 #3
Aleviyyun Aleviyyun çevrimdışı
Varsayılan C: Vahdet-i Vücud ve Tasavvuf, bilgi teorisi...


Hululî ve vahdeti vücut felsefesine inanıp dinî usul konusunda aykırı fikirlere sahip olan Bektaşilerin felsefesi, biz Arap Alevilerin inancına aykırıdır. Bizler tevhide inanırız.

Şeyhuddin Hüseyin bin Hamdan el Hasibi efendimiz, El Hallac-ı Mansur'la Bağdat’ta ilmî muhavere ve münazaralar yaptı. El Hasibi, bu münazaraların hepsinde muzaffer olmuştur.
  Alıntı Yaparak CevaplaAlıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
allah’ın, bir, ile, tasavvuf, vahdet-i

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 19:53
(Türkiye için artık GMT +3 seçilmelidir.)

 
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası. Tatil
Copyright © 2018