View Single Post
Eski 15-05-04, 02:41
tetrapond tetrapond çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Beyler Yardim Edin daha fazla dayanamiyorum

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Hasann
Beyler 2 haftadir hic gülemiyorum, aglayamiyorum, uyayamiyorum, yemek yiyemiyorum canim hic bisey istemiyo, Hersey cok bosh geliyo hic bisey yokmush gibi dünyada etrafa sap sap bakiyorum bunlar gercekmi diye bide cok korkuyorum dünyadan falan herseyden hic bisey hissetemiyorum bombosh bi insanim sanki dayanamiyorum ya buraya yazarken bile bosh geliyor bu yaptiklarim, yazdiklarim anlamadim gitti Beyler umutsuz vakamiyim yoksa hepsi gecermi veya basina böyle bi olay gelen varmi?? Yardim edin Allah A$kina...

o kadar net ifade etmişsin ki... özellikle baştaki "iki hafta" senin depresyonda olduğunun göstergesi... peki nedir depresyon?

Depresyon bir psikiyatrik hastalık ya da durum olarak tanımlanabilir. Temel belirtileri, kişinin kendini boşlukta, çökmüş ya da üzgün hissetmesi yanısıra günlük yaşam etkinliklerine ve diğer alanlara karşı isteksizlik, ilgisizlik duyması, bunlardan zevk alamamasıdır. Bu belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi hastalık kabul edilmesi ve tedavi edilmesi gerektiğini gösterir. Depresyonda bunların yanısıra değersizlik, işe yaramazlık ve suçluluk düşünceleri, karar vermede güçlük, dikkatini toparlayamama, zihin dağınıklığı, unutkanlık, uyku, iştah düzensizlikleri, yorgunluk, bitkinlik, enerji azlığı, bedende ağrılar, uyuşmalar ya da değişik bedensel algılamalarda görülebilir.

Bu belirtiler günlük hayatta sıkça görülmez mi?
Bu görünümü ile depresyon günlük hayatta sıkça karşılaşılan hayal kırıklıkları, karamsarlık, kendine güvende düşmelerle karışabilir. Depresyonun bu yaşamsal olgulardan farlılığı kişinin ''düştüğü çukurdan bir türlü çıkamaması'' olarak tanımlanabilir.

Zaten depresyon tanısı yukarıdaki belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi halinde konulmaktadır.

Depresyonun tanınmasının önemi nedir?
Toplumda çoğu kez depresyondaki kişi bu konuda deneyimi olmayan kişiler ya da yakınları tarafından yanlış algılanmakta, durumun ciddiyeti tam anlaşılamıyabilmektedir. Bunun sonucu olarak depresyondaki kişiler çevrelerinden yeterince yardım, ilgi, anlayış göremiyebilirler. Çoğu kez depresyondaki kişiye ''rahatla, bunlardan kurtul'', ''gez, toz, tatile çık, kendine gelirsin'' gibi öneri ya da eleştiriler yapılır. Depresyondaki kişi ise çektiği sıkıntıların yanısıra anlaşılamama, rahatsızlığını, sıkıntısını aşırı abartıyor gibi görünme gibi güç durumlar yaşar.

Depresyonun türleri nedir?
Depresyon belirtileri ağırlığına göre çeşitli ciddiyet derecelerinde karşımıza çıkar. Yukarıdaki belirtilerin yüksek oranda yaşandığı, acı ve hüznün derinleştiği melankolik depresyonlarda tabloya ölüm ve intihar düşünceleri eklenir. Hayatın giderek anlamsızlaşması ve hissedilen ızdıraplar koşulları tahammül edilmez hale getirebilir. Bu tür ağır ve iyileşmesi güç depresyonlar yarattığı çaresizlik duyguları nedeniyle ''psikiyatrinin kanseri'' olarak adlandırılırlar.

Yine bu ağır depresyonlar kişinin realiteyle ilişkisini bozar hezeyan ve halusünasyonlara yol açabilir. Bunların içeriği depresyonla ilişkili olarak suçluluk, kötülük görme, hiçlik konularındadır. Örn: Tüm kötülüklerden sorumlu olduğunu düşünme, beyninin ya da bedenin çürüdüğü şeklinde hezeyanlar ya da suçlayıcı sesler duyması şeklinde halusünasyonlar olabilir.

Bir diğer depresyon türü de maskeli depresyondur. Bunda tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Huy değişikliği, çevreyle sıkça çatışmalar, huzursuzluk, ilişkilerde bozulma, başarıda düşme, alkol kullanma eğilimi gibi kolay tanımlanamayan belirtiler vardır. Bunların dışında birçok depresyon türleri de vardır.

Depresyonun sıklığı nedir?
İnsanların hayatlarının bir döneminde depresif belirti gösterme olasılığı % 20' dir. Depresyon sıklığı kadınlarda erkeklerin iki katıdır. Yaş grubu olarak farklılık göstermez. Her yaşta görülebilir.

Depresyonun nedenleri nelerdir?
Depresyonun oluşmasında kalıtsal, toplumsal, psikolojik ve biyolojik etmenlerin birlikte rol aldığı düşünülmektedir. Ciddi depresyon geçirmiş anne-babaların çocuklarının depresyon geçirme olasılığı biraz daha yüksektir.Depresyon sırasında beyinde biyokimyasal değişimler olmaktadır. Nörotransmitter adı verilen serotonin, noradrenalin vb. maddelerin yoğunluklarındaki değişimler ve bazı hormonal değişimler ortaya çıkmaktadır. Bu değişimlerin kalıcı olmadığı bilinmekle birlikte bunların sebep-sonuç ilişkileri tam olarak aydınlatılamamıştır.

Çocukluk döneminde yaşanan bazı deneyimler örneğin anne ya da babanın kaybı, uzun süre ayrı kalma, yetişkinlik döneminde eş ve evlilik ile ilgili problemler, destek verici bir sosyal çevreden yoksun olma, ekonomik ya da işle ilgili sorunlar, geçimsizlik vb. yaşam olaylarının da depresyonla ilgisi birçok araştırmacı tarafından gösterilmiştir.

Tedavisi nasıl?
Depresyon büyük oranda tedavi edilebilir bir hastalıktır. İki tedavi yöntemi vardır. İlaç ve psikoterapi. Depresyonun alevli olduğu dönemlerde ilaç tedavisi gereklidir. Terapi depresyonun gerilediği dönemlerde, hastalığın hasarlarını onarma ve depresyondan korumayı hedefleyici olarak uygulanır. İlaç kullanımı uzun süreli ve uygun dozlarda olmalıdır. Bir ruh hekiminin kontrolünde verilmesi gereklidir.

Depresyon Konusunda Bazı Öneriler:
- Depresyonun bir hastalık olduğunu kabul edin ve bir psikiyatristen yardım isteyin.
- Her insanın hayatının belli bir döneminde depresyon geçirebileceğini düşünün.
- Depresyonun bir zayıflık ve güçsüzlük belirtisi olmadığını düşünün.
- Çok önemli kararları hemen vermemeye çalışın.
- İnsanlardan uzak kalmamaya çalışın.
- Televizyondaki şiddet ve korku filmlerini izlememeye çalışın. Hobilerinize yönelik ya da komedi programlarını izlemeye çalışın.
- İsteksizlik düşüncelerine rağmen, küçük de olsa faaliyetlerde bulunun (elişi, yemek, tamirat vb.).