|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
|
|
#11 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 43050963
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
EKLER ve SÖZCÜK YAPISI
I. EKLER Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen, onlara değişik anlamlar katan ya da onlardan yeni sözcükler türeten ses veya ses birleşimlerine ek (takı) denir. Ekler çekim eki ve yapım eki olmak üzere temelde ikiye ayrılır. A. ÇEKİM EKLERİ Çekim ekleri fiil çekim ekleri ve isim çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Fiil çekim eklerini “fiiler” konusunda gördüğümüz için burada sadece isim çekim eklerine değineceğiz. Şimdi isim çekim eklerini anlamlarıyla görelim. İSİM ÇEKİM EKLERİ İsim soylu sözcüklere gelerek onlara cümlede görev ve anlam kazandıran eklerdir. 1. Çokluk Eki Asıl işlevi isimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirmektir. "Okullar, evler, insanlar, çiçekler, sular..." Çokluk eki, bu işlevinin dışında eklendiği sözcüğe değişik anlamlar da kazandırır. “Türkler köklü milletlerdendir.” cümlesine “millet” anlamı, “Beş yaşlarında bir çocuğu var.” cümlesine “yaklaşık” anlamı, “Bu akşam Bülent Beyler bize gelecekler.” cümlesine “aile” anlamı, “Akşamları erken yatmayı severim.” cümlesine “her” anlamı katmıştır. 2. Hâl (Durum) Ekleri İsim soylu sözcüklere gelerek onların yüklemle ya da diğer sözcüklerle ilgilerini sağlayan eklerdir. a. - i hâl eki (belirtme hâli) : İsimlere getirilen “-ı, -i, -u, -ü” ekidir. “Ses - i duydum.” “Okul - u bitirdim.” cümlelerinde kullanılan eklerdir. Fiilin neyi etkilediğini gösterir. Fiile sorulan “kimi, neyi” sorularına cevap verir. b. - e hâl eki (yönelme hâli) : İsme getirilen “-a, -e” hâl ekidir. “Okula dün gitmedim.” cümlesinde yer bildirir. “Akşama size geleceğiz.” cümlesinde zaman bildirir; zarf yapar. c. - de hâl eki (bulunma hâli) : İsme getirilen “-da, -de, -ta, -te” ekidir. “Durakta otobüs bekliyor.” cümlesinde yer bildirir. “İki saattir ayakta duruyor.” cümlesinde durum bildirerek zarf yapmış. “Beşte gidelim sinemaya.” cümlesinde zaman bildirerek zarf yapmış. “Onlar sanatın gözde kişileridir.” cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmiş ve sıfat yapmış. “-de” hâl eki bu durumda yapım eki olmuştur. “Tarlada adam boyunda mısırlar vardı.” cümlesinde sıfat yapmış ancak yapım eki olmamıştır. d. - den hâli (çıkma durumu) : İsme getirilen “-dan, -den, -tan, -ten” ekidir. “Dükkândan az önce çıktı.” cümlesinde yer bildirmiş. “İzmir'e akşamdan gidelim.” cümlesinde zaman bildirmiş. “Sıradan kitaplar sana bir şey kazandırmaz.” cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek sıfat yapmış ve yapım eki olmuş. “Kitaptan daha iyi dost olur mu?” cümlesinde karşılaştırma bildirmiş. “Hastalandığından okula gelememiş.” cümlesinde neden bildirmiş. e. Yalın hâli : İsimlerin hâl eki almamış şeklidir. İsimler hâl ekleri dışındaki çekim eklerini aldıklarında yalın hâlden çıkmaz. “Çiçek, evler, okulumuz, kitap, ağaç...” 3. Eşitlik Eki İsim soylu sözcüklere gelip onlara değişik anlamlar katan ve anlama bağlı olarak onları sıfat, zarf yapan - ce , -ca (-çe, -ça) ekleridir. “Böyle çocukça davranmamalısın.” (benzerlik) “Ailece tatile gittik.” (topluluk, birlikte) “Benden boyca uzunsun”. (karşılaştırma, bakımından) “Bence sen de haklısın.” (görelik, kanaat) “Masraflarınız şirketimizce karşılanacak.” (tarafından) 4. İyelik Eki Eklendiği ismin bir şahsa ya da nesneye ait olduğunu gösteren ektir. Aitlik ilgisini, kendinden önceki bir sözcüğe ya da söz öbeğine bağlayarak bildirir. Altı şahsa göre çekimlenir. (benim)_____defter - im___-_silgi - m (senin)___-__defter - in___-__silgi - n (onun)______defter - i______-silgi - si (bizim)____--defter - imiz_-_--silgi - miz (sizin)--------defter - iniz------silgi - niz (onların)------defter - leri -----silgi - leri İyelik eklerini benzer eklerle karıştırmamak gerekir. Örneğin iyilik üçüncü tekil kişi eki ile belirtme hâli eki karıştırılabilir. “Ev- i yeni aldık.” (o evi) “Ev- i çok büyükmüş.” (onun evi) Bu iki sözcükte de “-i” eki var. Hangisi iyelik, hangisi hâl anlamak için şu soruyu sorabiliriz: “Kimin evi?” Bu soruyu sorduğumuzda ikinci cümlenin cevap verdiğini ve “Onun evi büyükmüş.” şeklinde söylenebildiğini görüyoruz. Öyleyse “-i” eki ikinci cümlede iyelik eki, birinci cümlede ise “Neyi aldık?” sorusuna cevap verdiğinden “-i” hâl eki olarak kullanılmıştır. Ayrıca “-i” eki almış sözcüğün başına “onun” sözcüğü getirerek de bunu anlayabiliriz. (Onun) “Ev - i yeni aldık.” olmuyor, ama (Onun) “Ev - i çok büyükmüş.” oluyor. Demek ki ikinci cümledeki “-i” eki, iyelik ekidir. 5. İlgi Ekleri İyelik ekiyle çok sıkı biçimde ilgisi olan bir ektir. Eklendiği isme ait olan başka bir sözün varlığını gösterir. Bağlı olduğu isim ilgi ekli isimden sonra gelir. Ben - im = kitabım Sen - in = kitabın O - nun = kitabı Biz - im = kitabımız Siz - in = kitabınız Onlar - ın =kitapları B. YAPIM EKLERİ İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir. Burada kök sözünü de açıklamakta fayda var. Kök Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır. Köklerde yapım eki bulunmaz, ancak çekim eki bulunabilir. Örneğin; “Ağaçlarımız” sözcüğünde “ağaç”, sözcüğün, anlamlı ve parçalanamayan en küçük parçasıdır. “lar” çokluk ekidir; yani isim çekim ekidir. “-(ı)-mız” eki iyelik ekidir; yani isim çekim ekidir. Öyleyse bu sözcük yapım eki almamıştır, kök hâlindedir. Kökler iki türde bulunur: İsim kökleri ve fiil kökleri. “Baktı” sözcüğündeki kök “bak-” fiil kökü; “tuzluk” sözcüğünün kökü olan “tuz” isim köküdür. Sözcüğün köküyle, ek aldıktan sonraki şekli arasında mutlaka bir anlam ilgisi olmalıdır. “Balıkçılık” kelimesinin ek ve köklerine “balık-çı-lık” şeklinde ayrılır. Yoksa “balık” kelimesi bölünüp de köküne “bal” denemez. Çünkü “bal” kelimesi ile “balık” kelimesi arasında anlamca bağlantı yoktur. Sözcüğün yapım eki aldıktan sonraki durumuna gövde denir. Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki köke diğerleri gövdeye eklenir. Çekim Ekiyle Yapım Ekinin Farkları Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamında bir değişiklik yapmaz; yapım ekleri ise anlamı, köke bağlı olmak şartıyla, değiştirir. Örneğin; “Kitabı aradım.” cümlesindeki “kitaözcüğü “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” anlamındadır. “-i” hâl ekini alarak “kitabı” şekline geldiğinde de anlamı değişmemektedir. “Kitapçı aradım.” cümlesinde ise “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” olan “kitap” sözcüğü “-cı” yapım ekini alarak bu anlamını yitirmiş, “kitap satılan yer” anlamına gelmiştir. Yani “kitap”la bir anlam ilgisi vardır; ama yeni bir sözcük oluşmuştur. Çekim ekleri bir sözcüğe yapım ekinden sonra eklenir. Yani önce yapım ekleri, sonra çekim ekleri gelir. İstisnaları olsa da bu genel bir kuraldır. Ek ve kök hakkındaki bu genel bilgilerden sonra şimdi eklerin önemlileri üzerinde durabiliriz. 1. İsimden İsim Yapan Ekler İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler türeten eklerdir. Ancak bu sözcükler sıfat, zarf gibi görevlerde de kullanılabilir. “Kiralık ev vardır. “Sulu yemeleri çok sever.” “İşsiz insanlara yardımcı oluyordu.” “Büyüyünce futbolcu olacakmış” “Sınıflara üçer kişi alalım.” 2. İsimden Fiil Yapan Ekler İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türeten eklerdir. “Bahçedeki çiçekleri suladı.” “Hastamız nihayet düzeldi.” “Arabanın çamurluğu eğrildi.” “Dudağın kanamış.” “Çocuğunu görünce gözleri yaşardı.” “Kulağına ne fısıldadı?” “Bugün çok geciktin” “Sonbaharda yapraklar sararır.” 3. Fiilden İsim Yapan Ekler Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan isim türeten eklerdir. Bunlar da cümlede sıfat, zarf görevlerinde kullanılabilir. “Otobüs durakları yenileniyor.” “Ders çalışmak için istek gerekir.” “Asırlardır bir yığın dertle uğraşıyoruz.” “Evrenin mayası sevgi değil midir?” “Senin alıngan olduğunu unutmuşum.” “Dalgıçlar batan gemiyi arıyor.” “Okuyucu eserin kalitesini bilir.” “Yazı yazmakta ustalaşmıştı.” “Artık elektriklerde kesinti olmayacak.” “Bu dağlar arsında geçit var mı?” 4. Fiilden Fiil Yapan Ekler Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni fiiller türeten eklerdir. “Masadan düşen vazo kırıldı.” “Kurşun sesiyle ortalık karıştı.” “İnşaatı iki yılda bitirdi.” “Küçük köpek, konuklara saldırdı.” “Bakkaldan kendine gazete aldırttı.” “Bahçedeki çiçekleri koparmışlar.” “Savcı bütün dosyaları inceletti.” |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 43050963
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
İSİM TAMLAMALARI
Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hale gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine isim tamlaması denir. Belli kuralar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur. İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur. Tamlayan birinci sözcük, tamlanan ise ikinci sözcüktür.İsim tamlamalarının tamlayanında ilgi, tamlananında ise iyelik eki vardır. 1. BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 43050963
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SIFAT (ÖN AD)
İsimleri niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatların varlığı isimlere bağlıdır.Bu nedenle sıfatlar tek başına kullanılmaz.Bu açıdan sıfatlar tamlama olarak karşımıza çıkar. "Güzel kitapları hemen alırım." cümlesinde güzel sözcüğü kitap isminin özelliğini belirten bir sıfattır. Burada "kitap" isminden önce gelerek onun özelliğini belirtmiş ve sıfat olmuştur. Bu nedenle bir sözcük yalnız başına sıfat olamaz. Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi mutlaka bir isimle kullanılır. Sıfatlar içinde niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere ikiye ayrılır. A. NİTELEME SIFATLARI Varlıkların yapısal özelliklerini ortaya koyan sıfatlardır. Niteleme sıfatları isimlerin nasıl olduğnu bildirir ve isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. "Kimsesiz çocuklara yardım edelim." cümlesindeki "kimsesiz" sözcüğü "çocuklar" ın özelliğini belirtmektedir.Bu cümlede "çocuklar" ismine "nasıl" sorusunu sorduğumuzda "kimsesiz" cevabını almaktayız. "Siyah gözlükler sana yakışmış." cümlesindeki "siyah" sözcüğü gözlüğün yapısal özelliğini anlatan bir sıfattır. Nasıl gözlük? Siyah gözlük. Görüldüğü gibi isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap veriyor. Adlaşmış Sıfat Bazen kişinin tam olarak bilinmediği ya da niteliğinin vurgulanmak istendiği durumlarda isim söylenmeyip sıfat, ismin yerine geçirilebilir. Bu tür sözcüklere adlaşmış sıfat denir. Adlaşmış sıfatlar niteleme sıfatlarıyla yapılır. "Akıllı insanlar kendine güvenir." cümlesinde niteleme sıfatı olan "akıllı" sözcüğü, "Akıllılar kendine güvenir." cümlesinde "insanlar" isminin düşmesiyle adlaşmış sıfat olmuştur. B. BELİRTME SIFATLARI Varlıkların diğer varlıklarla ilgileri sonucunda aldığı özellikleri belirten sıfatlardır. Belirtme sıfatları varlıkların geçici özelliklerini belirtir.Belirtme sıfatları kendi arasında dört gruba ayrılır. 1. İŞARET SIFATI SIFATLARDA KÜÇÜLTME Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma "-cik,-ce,(-ı)msı,(-ı)mtırak" ekleri ile yapılır. Küçültme sıfatları;bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır. "Küçük bir evleri vardı." cümlesinde "küçük" sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir. "Küçücük evleri vardı." cümlesinde "-cik" eki almış "küçücük" sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki "küçücük" sözcüün "küçük" sözcüğünden farkı, eklendiği ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır. Küçük ev => küçücük ev "Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı." "Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti." "Masada kalınca bir kitap duruyordu." Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler küçültme sıfatlarıdır. SIFATLARDA PEKİŞTİRME Sıfatlarda pekiştirme, yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şekilde yapılır. * .sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır, daha sonra "m,p,r,s" harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır. SIFATLARDA DERECELENDİRME Sıfatlarda derecelendirme "pek, çok, daha, en ..." gibi sözcüklerle yapılır. "Kardeşin onlardan daha akıllı biri." cümlesinde "daha" sözcüğü üstünlük, "En güzel kitap buydu." cümlesinde "en" sözcüğü en üstünlük, Çok güzel çiçekleri vardı." cümlesinde "çok sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır. |
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 43050963
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ZARF (BELİRTEÇ)
İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri, oluşları karşılar. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin niteliğini bildiren sözcüklere de zarf denir. "Güzel bir kitap okuyorum." cümlesinde "güzel" sözcüğü "kitap" isminin niteliğini bildiriyor, onun nasıl olduğunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük sıfat görevindedir. Aynı sözcük; "Bu kitap daha güzel görünüyordu." cümlesinde "görünmek" fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda "güzel" sözü zarftır. Zarflar kendi içinde beşe ayrılarak incelenir: 1. Durum Zarfları Fiilin durumunu yani nasıl yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. “Kardeşim, hızlı koşardı.” Bu cümlede "hızlı" sözcüğü "koşmak" eyleminin durumunu anlatmaktadır. Bunu eyleme sorduğumuz "nasıl" sorusu ile bulabiliriz. "Mobilyalar çok yeni görünüyordu." – Nasıl görünüyor? – Yeni görünüyor. "Derdini iyi anlatırsan çözüm bulursun." "Neden çok sessiz konuşuyorsun?" cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır. 2. Zaman Zarfı Fiilin yapılma zamanını bildiren sözcüklere zaman zarfı denir. Zaman zarfları fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir. "İzmir'den dün geldim." cümlesinde "dün" sözcüğü, "Bu konuyu akşam konuşalım." cümlesinde "akşam" sözcüğü, "O erken kalkar, geç yatardı." cümlesindeki "erken ve geç" sözcükleri fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap veren zaman zarflarıdır. 3. Yön Zarfı Fiilin yöneldiği yeri bildiren sözcüklere yön zarfı denir. Yön zarfları ek almadan kullanılır ve fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir. Bunlar "aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri" sözcükleri eylemin yönünü belirttiğinde yön zarfı olur. "İsterseniz aşağı inelim." cümlesinde, fiile "Nereye inelim?" diye sorarsak, "aşağı" cevabı gelir. Bu sözcük ek almadan da kullanıldığına göre yön zarfıdır. Eğer cümle, "İsterseniz aşağıya inelim." şeklinde olsaydı, sözcük isim görevinde kullanılmış olacaktı. Çünkü ikinci cümlede sözcük, çekim eki alarak kullanılmıştır. aşağı ==> aşağıya Aşağı inecek misiniz? Öte git de rahatlayalım. Geri gelmeyi düşünüyorlar mı? Beri gel de ne ezdiğine bak. İleri git, sonra tekrar gelirsin. Dışarı çıkarsan üşürsün. İçeri gir de, biraz konuşalım. cümlelerinde altı çizili sözcükler yön zarflarıdır. 4. Miktar Zarfları Fiilleri miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir. Miktar zarfları diğer zarflardan farklı olarak fiilin, sıfatın, zarfın miktarlarını da bildirir. Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "İstanbul'da çok gezdiniz mi?" cümlesinde "gezmek" fiiline "ne kadar" sorusunu sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır. Bu tür zarflar sıfata sorulan "ne kadar" sorusuna da cevap verebilir. Örneğin; "Çok güzel bir evi vardı." cümlesinde "ev" isimdir. "Nasıl ev?" diye sorarsak "güzel" sıfatı cevap verir. "Ne kadar güzel?" diye sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte sıfatın derecesini bildiren "çok" sözcüğü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir. Bu tür zarflar, başka bir zarfın derecesini de bildirebilir. Bu durumda zarfa sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "Çok hızlı koşuyor." cümlesinde "koşuyor" fiildir. "Nasıl koşuyor?" diye sorarsak "hızlı" zarfını buluruz. "Ne kadar hızlı?" diye sorduğumuzda ise "çok" cevabı gelir. Zarfın derecesini bildiren bu sözcüğe de zarf diyoruz. “O, bu derse pek çalışmadı.” “Pek sağlam bir ayakkabıya benzemiyor.” “Pek akıllısın sen de!” "Ne kadar" sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz. "Fazla mal göz çıkarmaz." cümlesinde altı çizili sözcük "mal" isminin miktarını bildirdiği için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz. 5. Soru Zarfı Cümlelerde zarfları bulmak için kullandığımız sorular vardı. "Sizi nasıl tanımam?" "Gittiği yerden ne zaman dönecek?" "Ne kadar hızlı yürüyor?" "Neden söz vermesine rağmen gelmiyor?" "Ne konuşup duruyorsun ki?" cümlelerinde altı çizili sözcükler soru zarfıdır. |
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 43050963
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ZAMİR (ADIL)
İsim olmadıkları halde isim gibi kullanılan,isimlerin yerini tutan kelimelerdir. Zamirler sözcük ve ek durumunda olmak üzere ikiye ayrılır. A. Sözcük Halindeki Zamirler 1- Kişi Zamirleri 2- İşaret Zamirleri 3- Belgisiz Zamirler 4- Soru Zamirleri B. Ek Halindeki Zamirler 1- İlgi Zamiri 2- İyelik Zamiri A. SÖZCÜK HÂLİNDEKİ ZAMİRLER Sözcük durumundaki adıllar da kendi aralarında şahıs, gösterme, belgisiz ve soru olmak üzere dörde ayrılır. 1. Şahıs (Kişi) Zamirleri B. EK DURUMUNDAKİ ZAMİRLER 1. İyelik Zamirleri |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com