|
||||
|
|||||||
|
|||||||
| Üniversiteler... Üniversitelerdeki Sorunlarınız, Ödevleriniz, Tezleriniz ve benzeri konularda paylaşımda bulunabileceğiniz bölüm... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#11 (permalink) | |
|
Yeni Üye
![]() Giriş Tarihi: 23-11-2005
Yaş: 25
Mesajlar: 32
Rep Puanı: 2693
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Alıntı:
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] bu benim açtığım diğre forum. |
|
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() Giriş Tarihi: 23-11-2005
Yaş: 25
Mesajlar: 32
Rep Puanı: 2693
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
kardeş bulabildiklerim bunlar.
ayrıca mesaj atacam sana kib ödevleriniz için bu linke girin [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] Genel türk tarihi • Anayurtta kurulan ilk uygarlıklar • Anav kültürü: orta asyanın en eski kültürüdür • Afanasyevo kültürü: türklerin en eski kültürüdür. • Andronova kültürü : orta asya kültürünün en geniş alana yayılanıdır. • Karasuk kültürü: orta asya uygarlıklarında demir ilşk defa bu kültürüde işlenmiştir. • Tagar kültürü: o bölgedeki kültürlerin en gelişmiş olanıdır.(abakan bölgesi) • KÜLTÜR MERKEZLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ NELERDİR? • Bozkır kültürü • Göcler kac cesittir? Ve nelerdir? • 2 çeşittirmilattan önce-milattansonra olmak üzere milattan önceki türk göçleri: türklerin kalabalık gruplar halinde çin’in kuzey batısındaki kansu ve ordos bölgelerine göç etmişlerdir. Bir kısmıda iran üzerinden gecerek mezopotamyaya MİLATTAN SONRAKİ TÜRK GÖÇLERİ Daha çok güney ve batı yönlerine olmuştur. Güneye göç edenler çin içine yerleşerek çeşitli devletler kurdular.batıya süren türk göçleriyse ; orta macaristana kadar devam etti. Burada hunlar , avarlar , bulgarlar ,macarlar avrupada devletler kurdular. Bunların bir kısmı ise afganistan ve kuzey hindistan’a yerleserek akhunlar devletini kurdular. Sonuçları: Göç edilen yerler türklerin etkisi altına alınmıştır. Büyük roma imp. Parcalanmasına yol acar. Yeni kültürler olusur. İSKİTLER(SAKALAR) Tarihteki önemli rolleri: türklerin tarihteki en önemli rolleri; altın ve gümüşten at koşum takımları kemer tokaları yapmlaraı.bütün asyaya egemen oluşlardır. Hunların en onemli özellikleri nedir? Türk-çin münasebetleri ilk defa bu dönemde başlamıştır. METEHAN ‘IN TARİHTEKİ ÖNEMİ; Türk topluluklarını ilk defa kendi yönetimi altıda toplamıştır Orduya onem verilmiştir . örnek alınacak bir ordu kurmuştur. METE-DÖNEMİNDE TÜRK ÇİN İLİŞKİLERİ Çindeki iktidar mücadelerinden yaralanmıştır. HUNLULARIN PARCALANMA SEBEBİ Çinlilerin türkler üzerine uyguladıklaı politika. Hunluların türkler üzerindeki etkisinin kaybolması. İpek ve vergini kesilmesi. KAVİMLER GÖÇÜ Hunluların parcaşlanmasıyla goce baslamaları sonucunda; Avrupa ya ve doguya ilerleyen türklerin göçü ile tüm kavimler göç etmeye başlamışlardır. SONUÇLARI 1. Avrupa yüzyıla yakın bir süre karısıklık içinde kalmıstır. 2. bazı tarihcilere göre ilkçag sonu-orta cag baslangıcı sayılmaktadır avrupadaki kavimlerin birbirleriyle kaynasması sonucu yeni kültürler oluşmuştur. AVRUPA HUN TARİHTEKİ EN BELİRGİN ÖZELLİGİ NEDRİ? Türk tarihinde ilk yazılı antlaşmayı yapmışlardır(bizanslılarla) ATİLANIN İÇ VE DIŞ POLİTİKASI NEDir? AKHUNLAR KİM TARAFINDAN NEREDE KURULUMUŞTUR? Semerkant dolaylarında kün han tarafından kurulmuştur. AKHUNLARIN TARİHTEKİ EN ÖNEMLİ ÖZELLİGİ NEDİR??? ??? GÖKTÜRKLERİN TÜRK TARİHİNDEKİ ÖNEMİ NEDİR VE YERİ NEDİR? Türk adıyla kurulan ilk devlettir. Orta asyada bulunan en geniş topraklara sahip olan türk devleti olarak tarihe geçmiştir. GÖKTÜRKLER KİM TARAFINDAN NEREDE KURULMUŞTUR? Bumin kagan tarafından ötükende kurulmuştur. GÖKTÜRKLERİN YIKILIŞ SEBEBİ NEDİR? Tapo kaganın budizmi kabul etmesi sonucu halkın ve diger boy beyinin tepkisini çekmiştir. 2.GÖKTÜRK DEVLETİ KİM TARAFINDAN KURULMUŞTUR? kutluk kagan tarafından kurulmuştur ÇİN POLİTİKASI Çin hatunlarını türk beyleriyle evlendirilerek türklerin iç işlerine karısarak içeri ajan sokuyorlardı. 2.GÖKTÜRK KiM TARAFINDAN YIKILMIŞTIR bilge kaganın ölümü üzerine yerine gecenler iyi idare edemediler devleti ve yıkıldı. UYGURLARIN TARİTEKİ EN BELİRGHİN ÖZELLİKLERİ NEDİR? Çinliler tarafından kurulmuştur TALAS SAVAŞI? Uygurlarla ve müslüman araplarla yapılmıştır. TÜRK HÜKÜMDARLARININ baska dinlere kabul olmaları sonucu türklerin hayatını ne yönden etkilemiştir? Halkın yasayısına farklı bir yasayıs tarzı getirmesi halkı ayaklandırmıştır ve devlet zayırflamaktadır. Hunlar Göçebelikten imparatorluğa Çin tarihçileri Hunları ansızın ortaya çıkan,insanları,sürüleri ve malları silip süpüren ,ganimetlerini topladıktan sonra geldiği gibi bir anda kaybolan amansız yağmacılar olarak anlatır. Durmadan yer değiştirir , su ve otlak peşinde göçerlerdi. İlk hükümdarları Teoman'la birlikte basit yağmacılar olmadıkları, koca Çin'i dize getirecek bir imparatorluk kurmalarından anlaşılır. Teoman'ın oğlu Mete , üvey annesinin entrikaları üzerine İÖ 209 yılında babasını öldürerek onun yerine geçti. Mete devleti yeniden düzenledi, kavimleri sıkı bir şekilde kendine bağladı, Çin topraklarına daldı ve Mançurya'dan Aral Gölü'ne uzanan muazzam bir coğrafyaya hükmetti ve göçebe kavimlerin ilk büyük imparatoru ünvanını aldı. Asya Hun İmparatoruluğu İS 216'da tarihe karıştığında Hun kavimleri de çeşitli bölgelere dağılmıştı. Aral ve Balkaş'ın kuzeyindeki bozkırlara göç eden ve yüzlerce yıl buralarda kalmayı başaran Hunların bir bölümü 4. yüzyıl ortalarına doğru harekete geçti. Kağanları Balamir'in komutasında 374'te İtil Nehri'ni geçip Balkanlar'dan Trakya 'ya yöneldiler. Büyük Kavimler Göçü böyle başladı. Basık ve Kursık önderliğindeki bir başka kitle de Kafkasya üzerinden Anadolu'ya ilerledi. Erzurum bölgesinden itibaren Malatya ve Kilikaya 'ya , oradan da Suriye ve Kudüs'e inerek bölgeyi"kolaçan ettiler". Avrupa'nın kalbine oturan Hunlar ise önderleri Attila döneminde Roma İmparatorluğu'nu bile dize getirecek güce ulaştı. Ama Attila'nın 453'teki zamansız ölümünün ardından Avrupa Hun İmparatorluğu da 15 yıl sonra yıkıldı. Hunların Asya'da kalan bölümü ise 350-557 yıllarında Maveraünnehir ve Afganistan'a yerleşip Akhun Devleti'ni kurdu. Kuzey Hindistan'ı işgal eden Hun komutanı Toraman'ın oğlu Mihirakula, Hindistanı'ın Attila'sı olarak tanındı. Göktürkler Kağanını arayan halk Bumin önderliğinde kurulan ilk Göktürk İmparatorluğu'nun önce ikiye bölünmesi sonra da Çin hakimiyetine girmesi Türkleri iyice boğmuştu. "Ben kendi imparatorluğu olan bir halktım.Nerede şimdi benim imparatorluğum? Ben kendi kağanına sahip bir halktım. Nerede şimdi benim kağanım?" diye yakınıyorlardı. Sonunda İlteriş Kağan , yirmi yedi adamıyla yola çıkıp heyecan ateşini yaktı. Kısa zamanda ordusunun sayısı çoğaldı, başıboş gezen aşiretleri kendisine bağladı, başka kavimleri boyunduruk altına aldı. Veziri Tonyukuk'la birlikte 2. Göktürk Devleti'ni kurdu ve başta Çin olmak üzere düşmanlarını dize getirdi. Kutluk Kağan öldüğünde, yerine kardeşi Kapağan Kağan geçti ve Göktürkleri bir kez daha kudretin zirvesine çıkardı. Disiplinli ve zalimdi . Ayaklanan boyları acımasızca ezdi ama son seferinden zaferle dönerken tuzağa düştü ve öldürüldü. Bu olayın Türkler arasında yarattığı kargaşalık yeğen Kültegin'in saray darbesiyle çözüldü, Kapağan Kağan'ın geride bıraktığı ailesi ve Tonyukuk dışındaki tüm saray müşavirlari yok edildi. Kültegin kendisini değil, ağabeyi Bilge'yi kağan ilan etti. Kültegin ve Bilge Kağan , vezir Tonyuk'un tavsiyelerine uyarak düzeni yeniden kurdu. Gün geldi Bilge Kağan , göçebelikten vaz geçip yerleşmek, kendi dinini bırakıp Budizmi benimsemek istedi. Koca kurt Tonyukuk buna izin vermedi. Kültegin'in 731'de ölmesi, Bilge Kağan'ın da üç yıl sonra zehirlenerek öldürülmesi ile Göktürk devletinin çöküşü başladı. Uygurlar Savaş yerine edebiyat Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde yaşıyordu Uygurlar. Göktürklere bağlı geçen iki yüzyılın ardından Karluk, Basmıl ve Oğuzlarla birlikte ayaklandılar ve üstünlüklerini kabul ettirdiler. Önce Kutlug Bilge, sonra Bayınçur kağan oldu. Bayunçur Kağan, Uygurların en geniş sınırlarını çizmekle kalmadı, Çin'deki ayaklanmayı bastırmak üzere Çin imparatorunun isteğiyle başkent Lo-yang'a da girdi. İsyanları bastırdı, Çin imparatorunu yeniden tahtına oturttu. Ama hemen geri döneceğine uzun süre burada kaldı. Dönerken de Mani dinini alarak devletin resmi dini haline getirdi. Arka arkaya güzel isimli kağanlar geldi gitti: Alp Kutluk Bilge Kağan, Ay Tengride Kut Bulmuş Külüg Bilge Kağan, Tengride Bolmış Alp Külüg Bilge Kağan, Kün Tengride Ölüg Bulmuş Alp Küçlük Bilge Kağan... Bu kağanlar döneminde Uygurlar uygurlaştı. Karabalgasun yazıtına göre "vahşi adetleri olan ve kan seline boğulmuş ülke, sebzeyle beslenilen bir ülke haline geldi. Türk Boyları ve göçler " Bozkırın Uyanışı " Göçebe toplumlarda hayatın ilk ve tek kaynaığıydı bozkır; oynak ve belirsiz, bazen bereket bazen afet saçan bir doğa... Her on yılda bir su kaynakları kuruyan, otlakları yok olan, hayvanları ölen, kıtlığın, kuraklığın pençesinde kıvranan göçebeler için bereketli bölgelere göç etmek, işlenmiş topraklara, zengin yerlere akınlar düzenlemek,büyük imparatorluklar kurarak zenginlik ve refaha hükmetmek bu doğanın kanunuydu. Bozkır kavimlerinden biriydi Türkler ve bozkırın uyanışı onlarla başladı. Üç bin yıl önce meçhullüğün karanlığını yırtarak ansızın ortaya çıktılar ve asırlar süren göçler ,savaşlar, zaferler ve felaketlerle örülü, şiddet ve kan kokan, vahşi ve eşsiz bir serüvene atıldılar. En eski göçler İlk göçler bazen kesintiye uğrasa da yüzlerce yıl devam etti. İÖ 1700'lü yıllarda Sayan Dağları'nın güney batısından Altay ve Tanrı Dağları 'na doğru bir göç oldu. Kuzey Çin ve bugünkü Moğolistan'daki Türklerin varlığı ise daha gerilere,Neolitik Çağ'a kadar gider. Yakutlar Sibirya'nın doğusuna yöneldi, Çuvaşlar da Ural Dağları'nın güneyine doğru çekildi. Bir başka Türk grubu İÖ 1000-800 yıllarında Çin'in kuzeyindeki Ordos ve Kansu bozkırlarına yerleşti. Bunlardan ayrılan bir grup Baykal Gölü civarına göç etti. İÖ 1000'li yıllarda Altaylar ve Sayanbölgesini terk eden bir başka grup bugünkü Kazakistan bozkırlarına girip Maveraünnehir ve Kuzey Hindistan'a ulaştı. Oğuzlar Çin'de Sarı Nehir önünden başlayıp Manş kıyılarına uzanan Hun hareketi gibi Oğuzlarınki de en büyük ve sonuçları itibarıyle en önemli göç hareketlerinin başında gelir. Oğuzların 8.yüzyılda başlayan ve üçyüzyıl süren yürüyüşü önce Orhun bölgesinden Seyhun Nehri kenarlarına ve sonra Maveraünnehir üzerinden İran'a ve Anadolu'ya ulaştı. Ogurlar Oğuzların bir kolu olan Ogurlar, 5. yüzyılda Güneybatı Sibirya'dan Güney Rusya'ya göç etti. Uzlar ise 9. yüzyılda Hazar'ın kuzeyinden Doğu Avrupa ve Balkanlar'a yöneldi. Hunlar Hunların bir bölümü batıya, Aral Gölü havzasına, bir bölümü de Hazar'ın kuzeyine göç etti. Asya'nın kuzeyindeki Hun bölgelerinin 150'li yıllarda Sien-piler tarafından işgali üzerine Güney Kazakistan ve Başkırt bölgesine doğru yeni bir Hun göçü gerçekleşti. Akhunlar Altay bölgesinden ayrılan Akhunlar(Eftalit)5. yüzyıldan itibaren Maveraünnehir, Afganistan ve Kuzey Hindistan'a yerleşti. Avrupa Hunları Hazar'ın kuzeyinde bulunan Batı Hunların 350'yi izleyen yıllarda Orta Avrupa'ya doğru ilerlerken, bunlardan ayrılan bir grup da Kafkasyadan Anadolu'ya ve oradan da Kudis'e inip geri döndü. Avarlar Göktürklerin baskısı ile batıya yönelen Avarlar, diğer Türk boylarıyla da kaynaşarak Azak kıyılarından geçti ve Aşağı Tuna'ya kadar ilerledi. Bulgarlar Kafkasya'nın kuzeyinde bulunan Ogur Bulgarlarından Otuz-Ogurlar, Büyük Bulgar Devleti'nin yıkılmasından sonra kuzeye göçtü. On-Ogur Bulgarları ise Kafkasya'da kaldı.Bir başka Bulgar kolu da Balkanlara geçerek buraya yerleşti. Macarlar Macarlar,bazı Türk boylarıyla birlikte Orta Avrupa'ya göç etti. Macaristan'a verilen "Hungary" isminin, onları teşkilatlandıran On-Ogurlardan geldiği söylenir. Uygurlar Orhun-Selenga boylarında oturan Uygur oymakları, 8 .yüzyılın ortalarında Göktürk İmparatorluğu'nun yerini alarak iç Asya'ya doğru yayılmaya başladı. İmparatorluk 840 yılında yıkılınca Tarım'ın kuzeyindeki vahalara dağıldılar. Sarı Uygur adıyla tanınan bir başka Uygur topluluğu ise Çin'in içlerinde Batı Kansu'ya yerleşti. Peçenekler ve Kıpçaklar Peçenekler,Hazarların ve Oğuzların baskısıyla Azak Denizi'nin kuzeyine çekildi. Tuna'yı 1036'da aşıp İstanbul önlerine kadar ilerlediler. Bir başka Türk boyu Kıpçaklar ise Oğuzları da önüne katarak 11. yüzyıln ortalarında Avrupa'ya doğru göç etmeye başladı. ANTİK TARİH ________________________________________ Ankara, 3000 yıl kadar önce kurulmuştu. Galatlar bu kente, "durduran, yol kesen" anlamına gelen Ankyra adını verdiler. Bu deyim daha sonra gemicilikte kullanılarak gemi çapası (Anchor) anlamını aldı. Deyimin, bugün Kale'nin bulunduğu kayalık alanın konumu yüzünden düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Bir de Engürü vardır Ankara'nın isimleri arasında. Söylenceye göre bu adın aslı Farsça "üzüm" sözcüğünün karşılığı olan "Engür"dür. Engürü adı da, bir zamanların bağlık bahçelik Ankara'sını çok güzel anlatan adlardandır. Sırası gelmişken belirtelim ki, Ankara ve çevresi üzümün anavatanıdır. En iyi şarapların da Çankaya'nın Kavaklıdere'sinde yapıldığı bilinir. Kim bilir, belki de Anadolulu Baküs Çankaya'da doğmuştur. Ankara'nın kurucularına ilişkin iddialar bir değil, ikidir. Uzmanlar Ankara'yı ünlü bir baba oğul arasında kime mal edeceklerini şaşırırlar. Bir rivayete göre, Ankara'nın kurucusu Frig Kralı Gordios'tur. Bir rivayete göre de onun oğlu Midas'tır. Hititler döneminde Ankara bir askeri garnizon olarak kullanıldı. Daha sonra bu alanda Frigyalılar egemen oldular ve kenti kuran da onlar oldu. M.O. 700'den sonra kentin yeni hakimleri olarak Lidyalılar'ı görüyoruz. M.O. 547 tarihinden itibaren de iki yüzyıl kadar kent ve bölge Pers egemenliği altında kaldı. M.O. 333 yılında Büyük İskender kenti Makedon-Helen egemenliğine soktu. Gordion'un ünlü ve efsanevi kördüğümünü çözemeyince kılıcıyla kesen İskender'in, yörede bir süre kaldığı biliniyor. Ankara Kalesi de bu dönemde Anadolu'ya gelen Galatlar tarafından yapıldı. M.O. 189 yılında Romalı Komutan Vulso, Galatlar'ı yenerek Ankara'yı Roma egemenliğine aldı. Ankara'yı uzun yıllar egemenlikleri altında tutan Romalılar zamanında kente önemli yatırımlar yapıldı. Bugün Ankara'da, Roma döneminden kalma hamam, tapınak, sur, agora, hipodrom, sütun, tiyatro gibi çok sayıda eser görülür. Örneğin, Ulus'ta, Hükümet Meydanı'ndaki Julianus sütunu bunlardan biridir. Roma İmparatoru Julianus'un M.O. 362'de Ankara'dan geçişi anısına dikilen bu sütun, yivli taşlardan oluşmuş ve yaprak biçiminde bir taçla süslenmiştir. Yeri, bu yüzyılın başında, iki yüz metre kadar kuzeye taşınarak değiştirildi. Halen kalıntıları bulunan Roma Hamamı, döneminin dünyadaki üç büyük hamamından biri olarak nitelendirilir. 1939'da başlanan bir kazı sonunda ortaya çıkan, 12 külhanlı, dev boyutlardaki bu hamamın M.S. 2. yüzyıl sonu ile 3. yüzyıl başında yapıldığı bilinmektedir. Hamamda, yılan tutan kocaman bir elin varlığı, yapının, Sağlık Tanrısı Asklepius adına inşa edildiğini düşündürmektedir. Hamamın ortaya çıkarılması amacıyla yapılan kazılarda Roma İmparatoru Caracalla ve annesi Julia Domna adına çıkarılmış çok miktarda sikkeye rastlanmıştır. Taş temeller üzerine oturan hamamın dış duvarları, dört sıra tuğlanın üs tüste konmasından oluşmaktadır. İç duvarlar ise mermerle kaplıdır. Kente 60 km. uzaktaki Elmadağ'dan taş borularla getirilen su, bu hamamla birlikte bütün mahallelere dağıtılıyordu. Hacıbayram Camii'nin yanında yer alan Augustus Tapınağı konusunda Prof. Dr. Akurgal şunları yazıyor: "Roma İmparatoru Augustus (M.Ö. 27-M.S. 14), ölümünden on altı ay önce Vesta Rahibelerine dört belge teslim eder. Bunlardan biri vasiyetnamesidir; ikincisi cenaze töreni hakkındaki buyruklarını, üçüncüsü imparatorluğun parasal ve askeri durumu ile ilgili kayıtlarını kapsamakta, dördüncüsü ise yaşadığı sürece yaptığı işleri (icraatı) anlatmakta idi. "Bunlardan ancak sonuncusu, 'index rerum gestarum', Ankara Augustus Tapınağı'nın duvarlarında iki dilde, Latince ve Helence yazılmış olarak günümüze değin gelmiştir. Buna karşılık madenden iki levha üzerine yazılı olup Roma'da imparatorun mezarının önünde yer alan orijinal metin ise tamamen yok olmuştur. "Güzel bir rastlantı sonucu 'Res Gestae Divi Augusti' (yani tanrılaşmış Augustus'un yaptığı işler) adını taşıyan bu kitabenin günümüze değin bilinen diğer iki kopyasına ait parçalar yine Anadolu'da ele geçirilmiştir. Şimdi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde saklanmakta olan bu parçalar Ankara Tapınağı'nın bazı eksik bölümlerinin tamamlanmasında yardımcı olmuşlardır... "Augustus'un uğraşılarını anlatan Latince metin, tapınağın Pronaos (ön oda) adı verilen iki yan duvarının iç yüzeylerinde yer almaktadır. Yazıt Hacıbayram Camii'ne yakın olan duvarın üstünde halen okunaklı iri harfler halinde 'Re-rum gestarum divi Augusti' (yani tanrılaşmış Augustus'un icraatı) sözcükleri ile başlar ve duvarın büyük bir bölümünü kaplar. Latince yazıtın arkası, onun karşısında kalan duvarın iç yüzünde devam eder. Latince metnin Helence çevirisi ise bu duvarın, yani batı-doğu doğrultusundaki tapınak duvarının dış yüzündedir. 0 tarihlerde Ankara'da konuşulan dil Helence olduğu için yazıtın Helenceye çevrilmesi gerekiyordu... "Eski tarih boyunca Ankara'nın akropolisi (tepe kenti) Hacıbayram Camii'nin bulunduğu yerde idi. Roma döneminde Ankara kenti, Roma ve Augustus Tapınağı'nın bulunduğu bu kutsal tepenin etrafını çeviriyordu. Çankırı Caddesi üzerindeki Roma Hamamı, Kale dibindeki Roma Tiyatrosu ve Hisar'daki Kale'nin kendisi Roma kenti sınırlan içindeydi. Kentin kuzey ucu Radyoevi'ne doğru uzanıyordu. Roma dönemi sikkelerindeki tasvirlerden ve yazıtlardan anlaşıldığına göre Ankara'da Romalılardan önce Tanrı kadın Kybele'ye (bereket tanrıçasına) ve Ay Tanrısı Men'e tapılıyordu. Kybele, Çatalhöyük'te gördüğümüz üzere, daha neolitik çağda, yani M.Ö. 7. ve 6. binlerde Anadolu halklarının başlıca Tanrısı olduğu gibi, Frigler'in de en önemli Tanrısı idi. Men de bir Anadolulu Tanrı olup büyük olasılıkla Luvi kökenlidir. Ona özellikle Frigya ile Lydia bölgelerindeki yerli halklar tapınıyordu. Helenler'in Ay Tanrısı dişi olup adı Selene idi. Bununla beraber aynı bölgelerde yaşayan Helenler de Men'e tapıyorlardı. "Augustus Tapınağı'nda cephenin ve giriş yerinin Helen kutsal yapılarındaki gibi doğuya değil de, batıya dönük oluşu da burasının eski Anadolu geleneğine, yani Helenler'den önceki dönemlere ait bir tapınma yeri olduğuna işaret etmektedir... "Bizans çağında Augustus ve Roma Tapınağı'nı kiliseye dönüştüren Hıristiyanlar, cella'nın (ortadaki büyük odanın) güney duvarında üç pencere açmışlar ve cella ile opisthodomos'un (arka odanın) arasındaki duyan yıkarak orayı bir Krypta haline sokmuşlardır." (Ankara Dergisi, s. 1. 1990) Türkler, Augustus ve Roma Tapınağına hiç dokunmadılar; ona saygı ve hoşgörü göstererek Hacıbayram Camii'ni kilisenin hemen yanı başında inşa ettiler. Kentin onarılıp güzelleştirildiği dönem olmuştur Roma dönemi. Hatta çılgın imparator Neron, Ankara'yı Metropol yani Başkent ilan etmişti. Bu döneme ait yazıt ve sikkelerde Ankara'nın başkent olduğu açıkça yazılıdır. Bir başka Roma İmparatoru Caracalla da, kenti çevreleyen surları onarmıştı. Ankara Kalesi'nin eteklerinde bir bedesten ve iki hanın onarılıp müzeye dönüştürülmesiyle kazanılan çok değerli bir yapıda, taş devrine ait bulgulardan, anılan Roma dönemi kalıntılarına kadar pek çok eser sergilenmektedir. Müze şimdilerde Anadolu Medeniyetleri Müzesi olarak adlandırılıyor. Tarih geçmiş toplumların birbirleriyle olan ilişkilerini,savaş ve barışlarını,sosyal ekonomik yapılarını belgelere dayanarak yer ve zaman göstererek sebep-sonuç ilişkisi içersinde objektif olarak açıklayan bilimdir. Tarihi Olayların Özellikleri # Tarih olayları belli bir yer ve zamanda meydana gelir. # Olaylar yazılı ve yazısız belgelere dayanarak açıklanır. # Tarihi olaylarının aydınlanmasında deney ve gözlem metodu kullanılamaz. # Olaylar arsında sebep-sonuç ilişkisi vardır. Takvim ve Çeşitleri İnsanların zaman ölçüsü olarak kullandığı çizelgelere takvim denir.Takvimler tarih boyunca ay yada güneşin hareketlerine göre düzenlenmiştir. Hicri Takvim: Ay yılı esasına göre düzenlenmiştir.Bir ay yılı 354 gündür.Hz. Muhammet’in Mekke’den Medine’ye Hicreti ,Hicri takvimin başlangıcıdır.Hz. Ömer zamanında ilk defa kullanılmıştır. Miladi Takvim: Güneş yılı esasına göre yapılmıştır.365 gün 6 saattir.İlk kez Mısır kullandı.Hz.İsa nın doğum tarihi başlangıç kabul edilmiştir. Tarihin başlangıcı ve çağlar Yazının bulunmasından önceki çağlara Tarih Öncesi çağlar,bulunduktan sonra ki çağlar Tarih çağlarıdır. Tarih Öncesi Çağlar İnsanların kullandıkları araç ve gereçlere göre taş ve maden devri olarak ikiye ayrılır. Taş Devri • Yontma Taş Devri Bu dönemde insanlar taştan kemikten ağaçtan ilk araç ve gereçlerini yaptılar.Mağara duvarlarını resimlerle süslediler.Devrin sonunda ateşi buldular.Bu döneme ait kalıntılar Antalya da Karain ve Beldibi mağaralarında bulunmuştur. • Cilalı Taş Devri Bu dönemde insanlar taş ve kemikten kullanışlı aletler yaptılar.Ürün yetiştirdiler.Hayvanları evcilleştirdiler.Ekip biçme işi insanları göl ve ırmak kenarlarında evler yapıp yerleşik hayat a geçmelerine neden oldu.Topraktan kap kaçak yapıldı.Seramik sanatı doğdu.İlk kez giysi yaptılar.Ürettikleri ürünleri komşularıyla takas yaparak ticareti başlattılar.Bu döneme ait kalıntılar;Diyarbakır’da Çay önü,Konya da Çatalhöyük,Burdur da Hacılar. Maden Devri Cilalı taş devri sonlarında tarım sayesinde bakır madenini bularak günlük hayatta kullanmaya başladılar. • Bakır Devri Bakırı bulan insanlar kap kaçak,silah ve aletler yaptılar,Ancak bakır yeterince sert olmadığı için taşı kullanmaya devam ettiler. • Tunç Devri Bakırı kalayla karıştıran insanlar çok daha sert ve dayanıklı tuncu elde ettiler. Bu dönemde ilk şehir devletleri kuruldu.(Hititler ve Sümerler) • Demir Devri Demir tunçtan daha kuvvetli olduğundan insan hayatını çok etkiledi.Tarım,ticaret iyice gelişti.Bu döneme ait yerleşim birimleri Çanakkale’de Truva,Yozgat’ta Ali şar,Çorum’da Alaca höyük,Burdur’da Hacılar. Tarih Çağları Yazının icadından günümüze kadar olan dönemDİR.Yazı M.Ö 3500 YILINDA Sümerler kullandı. a)İlk çağ:Yazının icadından Kavimler göçüne kadar olan dönemdir.(M.Ö 3500-M.S 375) b)Orta çağ:Kavimler göçünden İstanbul un fethine kadar olan dönem(375-1453) c)Yeni çağ:İstanbul un fethinden Fransız ihtilaline kadar geçen dönem(1453-1789) d)Yakın çağ Fransız ihtilalinden günümüze kadar olan dönem.(1789-.....) İlk Çağ Anadolu Uygarlıkları Anadolulun coğrafi konumu,verimli toprakları,denizlerle çevrili olması tarih boyunca milletlerin ilgisini çekmiştir. Bir çok uygarlık kurulmuştur. Tarih öncesi Anadolunun durumu Anadolu da insanların yaşadığı ilk yer Antalyada;Karain ve Beldibi mağaralarıdır.Yontma taş devrine ait.Taştan ve kemikten aletler ve duvarlarda resimler bulunmuştur.Cilalı Taş Devrinde Konya-Çatalhöyük Dünyanın ilk toplu yerleşim merkezidir.Diyarbakır-Çayönünde ilk tarım yapılmıştır.Maden devrinde de Çanakkale’de Truva,Yozgat’ta Alişar Çorum’da Alacahöyük,Burdur’da Hacılar önemli yerleşim merkezidir İlk Çağ Anadolu Uygarlıkları Milattan önce 2000 yıllarında Anadolu’ya ticari amaçla gelen Asurlu tüccarlar Sümer çivi yazısını Anadolu’ya getirerek Hititlerle öğretmişlerdir.Böylece Anadolu’da Tarihi çağlar başlamıştır. o Hititler Milattan önce 2000’de Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya gelmiştir.Başkenti Hattutaşdır.Anadolu’nun tamamını ele geçirdiler.Suriye yüzünden Mısır’la 16 yıl savaştılar.Üstünlük sağlanamadı ve Asurluların tehdidiyle Kadeş Antlaşmasını yaptılar.Bir süre sonra önce Asur sonra Pers egemenliğine girerek tarihten çekildiler. o Frigyalılar M.Ö 1200 yıllarda Anadolu ya geldiler.Başkentleri Gordion dur.Frigya krallarına Midas unvanı verilmiştir.Kimmerlerin saldırılarıyla Lidyalıların egemenliğine girmiştir. o Lidyalılar Frig Devletinin yıkılmasından sonra devletlerini kurdular.Başkentleri Sard şehridir.İlk parayı buldular. Sınırlarını Kızıl ırmağa kadar genişleten Lidyalılar Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral yolunu yaptılar.Ticaretle uğraştılar.Çok zengin bir devlettiler.Lidyalılar İran’dan gelen Perslerin hakimiyetine girdiler. o Urartular Başkenti Tuşpadır.Önce Kimmer sonra,İskit akınlarıyla zayıfladı.İran’dan gelen Med’ler tarafından yıkıldı.(Tarım ve hayvancılığa önem verdiler Van’a su getirmek için kanallar açtılar. o İyonyalılar Batı Anadolu’da İzmir,Foça,Efes,Millet ve Bergama şehirlerini kurdular .Denizcilik ve deniz ticaretiyle uğraştılar ve Karadeniz kıyılarına koloniler kurdular.İyonyalılar önce Lidyalılar,Persler,İskenderler,Roma ve Binansın etkisinde kaldılar. Kültür ve Uygarlık Devlet yönetimi Devletlerin başında bir kral vardı.(Tüm makamların başı Kraldı).Tavanna adı verilen Kraliçeninde yetkileri fazlaydı.Asillerden oluşan ve büyük yetkileri olan Pankuş Meclisi,krala yardım ederdi. İyonyada ise başlangıçta krallar yönetirdi.Sonra asiller arasından seçilen biri tarafından yönetildiler.İlkel bir demokrasi idaresi kurarak yöneticileri halk seçmeye başlamıştır. Din ve İnanış Çok tanrılı inanç sistemi vardı.Hititler başka ülke ve şehirlerin Tanrılarını da kutsal saymışlardır.F Frig Lidya ve İyonyalılar genelde eski Yunan Tanrılarına tapmışlardır. Sosyal ve ekonomik hayat İnsanlar arasında eşitlik yoktu.Kral ailesi,Asiller ve halk arısında ayrıcalık vardı.Ancak Hititler kölelere insancıl davranmışlardır. Hititler Dünyada ilk kez Aile hukuku yapmışlardır.Hititler tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Frigyalılarda bir tarım toplumudur.Kanunları tarımı koruma amacındadır. Lidyalılar kara ticaretiyle uğraşmışlardır. İyonyalılar kolonileri kurmuşlardır. Urartular ise hayvancılık,madencilik ve tarımla uğraşmışlardır. Yazı , Dil ve Edebiyat Hititler,Urartular önce Asurlulardan öğrendikleri Sümer çivi yazısını kullandılar.Sonra kendi icatlar olan Hiyeroglif yazısını kullandılar. Frig,Lidya ve İyonlular ise Finike alfabesini kullandılar. Mezopotamya edebiyatından etkilendiler.Sümerlerin,Yaratılış,Gılgamış ve Tufan destanları vardır.Hititlilerin en önemli eseri Kumarbi destanıdır.Hititler Tanrılarına hesap vermek için Anal adı verilen yıllıklar yazılmıştır.Buda yazıya katkı sağlamıştır. İyonlular daha çok yunan edebiyatından etkilenmiştir. Bilim ve Sanat Anadolu’da bilim ve sanat çevre uygarlıkların etkileiyle gelişmiştir.Özellikle Mezopotamya,Mısır ve Yunan uygarlığının etkisi fazladır.İyonlu Heredot ilk defa modern tarih yazıcılığına başlamıştır.Dünyada ilk kez kaya kabartma sanatında Hititler başlatmıştır.İvris ve Yazılıkaya kabartmalarıdır.İyonya ilk çağın bilim ve sanat merkezlerindendir.Matematik,Tıp ve Tarih Bilimlerinin gelişmesini sağlamıştır. Çevre Uygarlıkların Anadolu’ya Etkileri Anadolu ticaret,göç ve istilalar yoluyla çevre uygarlıklardan etkilenmiştir. Mezopotamya Uygarlıkları Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bölgeye Yunanca Mezopotamya denmiştir.Milattan önce 4000 yılında Sümerler bataklıkları kurutarak sulama kanalları açtılar.Yüksek uygarlıklar meydana getirdiler.Lidyalıların kral yolu Mezopotamya da ticareti geliştirdi. Mısır Uygarlığı Tıp,eczacılık,geometri,takvim,astronomi gibi bilim dalları gelişmiştir. Bergamalılar Dünyanın ilk sağlık evini kurmuş,büyük bir kütüphane yaptırmış ve Parşömen an kağıdı yapılmıştır. Romalılar Milattan önce İtalya’da kuruldu.Anadolu’ya hakim oldu.Fatih Sultan Mehmet ‘in İstanbul’u almasına kadar yaşamıştır. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com