Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kitap Özetleri
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

2.Dünya Savaşı Ve Türkiye(Edward Weisband)-Kitap Özetleri

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan 2.Dünya Savaşı Ve Türkiye(Edward Weisband)-Kitap Özetleri Konusunu Görüntülemektesiniz => ( 2. DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE, EDWARD WEİSBAND ) Edward WEİSBAND tarafından yazılan ve Örgün Yayınevi tarafından Türkçe’si yayınlanan kitap, ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 25-01-07, 23:27   #1 (permalink)
- Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 22-10-2005
Yer: im artık yok benim...
Yaş: 24
Mesajlar: 4,253
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 40786846
Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 407948
Varsayılan 2.Dünya Savaşı Ve Türkiye(Edward Weisband)-Kitap Özetleri


( 2. DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE, EDWARD WEİSBAND )

Edward WEİSBAND tarafından yazılan ve Örgün Yayınevi tarafından Türkçe’si yayınlanan kitap, 3 bölüm ve 300 sayfadan oluşmaktadır.

Kitapta, İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye’de yaşanılan olaylar ve Türkiye’nin savaş dönemindeki politikası anlatılmıştır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Tük dış politikasının amacı, savaşa katılmadan Türkiye’nin toprak bütünlüğünü korumak oldu. Türk politikasının yönünü çizenler, yabancı askerleri Türk sınırlarından uzak tutarken, Türk askerlerini de yabancı sınırlardan uzak tutmaya yönelik bir tarafsızlık siyaseti izlediler. Türk önderleri, ne bir karış toprak vermeyi ne de bir karış daha toprak edinmeyi düşünüyordu. Türkiye’yi savaşa sürükleyecek serüvenci bir politika izlemiş, bunun yerine, bir “Müttefik” ya da “Mihver” zaferine karşı ağırlıklı olarak Türkiye’nin güvenliğini sağlamayı uygun bulmuşlardı. Türkiye’nin tarafsızlığı, bu bakımdan, küçük bir devletin bağımsız bir güç olarak kendisini saldırıdan koruyup, dev ülkeler arasında bir denge öğesi olma politikasının uygulaması olmuştur.

Devlet Başkanı ve tek siyasal partinin önderi olarak oynadığı rolle, Ankara’nın mutlak egemeni İsmet İnönü, bu uygulamanın baş yöneticisi olmuştur. En önemli yardımcısı ise dışişlerinde görevli Numan Menemencioğlu’ydu. Sınırlı bir muhalefete izin veriliyor ve Cumhuriyet Halk Partisi Parlamento Grubu, Bakanlar Grubu, Bakanlar Kurulu’ndaki öbür üye bakanlarla, basında ve üniversitede ileri gelen kişiler, danışmanlık görevini yerine getiriyorlardı.

Bu kişilerce çizilen politikanın yönü, Atatürk’ün yönetimi altında girişilen tarihsel denemenin geleneklerini yansıtıyordu: Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün dokunulmazlığı, Avrupa’daki güçler dengesinin korunması ve her türlü serüvenci politikadan uzak durulması.

Ancak, tek bir kuşku bu geleneği bozdu. Atatürk, Sovyetler Birliği’yle bir uyum sağladığı halde, İnönü ve yardımcıları bunu olanaksız gördüler. Bunun sonucu olarak da Türk önderleri, savaşın gidişi Müttefiklerden yana gülmeye başladıktan sonra, şunlardan korkmaya başladılar.

1.Müttefikler, Almanya’yı bir güç olarak Avrupa’dan silmeye kalkışacaklardı,

2.İngilizler, Ruslarla etki alanları anlaşmalarına girişecek ve bunun sonucu olarak Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa’yla Balkanlara egemen olabilecekti,

3.İngiltere, Türkiye’yi savaşa girmeye zorlayacaktı,

4.Sovyetler, Türk havaalanlarının kullanılması da içinde, İngilizlere tanınan hakların, Türk hükümetince kendilerine de tanınmasını isteyeceklerdi.

1943 yılında olaylar geliştikçe, Türk politikasını çizenler bu görüşlerin geçerliğine daha çok inandılar ve Türkiye savaşa girecek olursa, Sovyet Rusya’nın ülkelerini Mihver’e karşı koruma bahanesiyle istila edebileceği görüşünü savundular.
Bu nedenle, İnönü ve Menemencioğlu, İngilizlerle işbirliğine yanaşmayı kabul etmediler. Çeşitli nedenlerle İngiliz ve Amerikalıları, Sovyetler Birliği’nin savaş sonrası amaçları konusunda uyardılar. Bu alanda başarısızlığa uğrayınca da, İngilizlerin kendilerini savaşa sokma çabalarına ve Türk topraklarında hava üsleri kurma isteklerine set çektiler. Bu alandaki görüşmeler, adım adım ilerlediği halde, dışişleri bakanları düzeyinde hatta zirve toplantılarında bile başarısızlıkla sonuçlandı. Türkler İngilizlerin Stalin’in ekmeğine yağ sürdüğüne, gittikçe daha çok inanıyordu. İngilizler de, Türklerin Müttefiklerden yana oldukları üzerine söylenenleri politik oyun sayıyordu. Sonuç olarak bu durum, 1944 yılı başlarında bir güvensizlik bunalımına yol açtı.

Fakat Müttefiklerin savaşı kazanacakları kesinleşince, İnönü, Türkiye’nin tek başına kalmakta olduğunu anladı; özellikle, ülkesinin Sovyetler Birliği karşısında yalnız bırakılmasından kuşkulandı. Bu kuşku, 1994 yılı ortalarında yeni bir dönüşe yol açtı. Türk dış politikasının yeniden Müttefiklerin çizgisine sokma çabasında Türkiye, Mihver devletleriyle olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sertleştirdi, bunu da Numan Menemencioğlu’nun görevinden ayrılması izledi. Türkiye, San Francisco Konferansı’na katılabilmek için 23 Şubat 1944’te Mihver devletlerine savaş açtı. Savaş Türk sözcülerinin Sovyetler Birliği’yle pek sıkı bir biçimde ilgilendikleri, fakat, endişelerini umut dolu bir güven maskesi ardında sakladıkları hava içinde sona erdi .

Savaş sonrası müttefik önderleri, özellikle Birleşik Devletler, anlaşmazlıkların çözümlenmesini düzenleyecek ortak bir güvenlik sistemi kurulması yönünde çalışma başlattılar. 21 Ağustos 1944 ve 09 Ekim 1944 tarihleri arasında toplanan Dumbarton Oaks konferansı sonunda Birleşmiş Milletler Örgütü adını alacak örgüt kabataslak olarak ortaya çıkmış oldu.

Tahmin edileceği gibi, buna karşı Türkiye’de çeşitli tepkiler görüldü. Hüseyin Cahit Yalçın, Dumbarton Oaks’ta kurulması tasarlanan örgüt gerçekleşecek olursa, bunun küçük ülkelerin güvenliğine pek az katkıda bulunabileceğini ileri sürdü. “Yeni örgüt, yalnız küçük ülkelere karşı harekete geçme fırsatı sağlamaktadır.” Diye yazdı. Büyük ülkelerin daha küçüklerine karşı girişecekleri eylemleri önlemek için ise yapılacak hiçbir şey yoktu. Yalçın, büyük devletlerden biri “hayır” dedi mi, Güvenlik Konseyince alınması tasarlanan önlemler alınmayacaktır diye görüşünü açıkladı.

Fakat, Türkiye’deki bütün yorumlar bu derece kuşkulu tepki göstermemiştir. Söz gelişi, Nuri EREN, Dumbarton Oaks önerilerini savundu ve güvenlik konseyinin güçlü bir rol oynayabileceğini, “Uluslar arası bir askeri kurmayın emrinde, hemen eyleme geçmeye hazır bir kuvvet bulmanın” mümkün olacağını ileri sürdü, Dumbarton Oaks tasarısının hazırlanışı sırasında Türkiye’deki diyalog bu havada idi.

Gelecekte Dünya barışı koruyacak örgütün, büyük devletlerin egemenliğinin bir aracı durumuna gelmemesi sorunuyla ilgilenirken, Türk Siyaseti bir yandan da Birleşik Amerika ve İngiltere ile iyi ilişkilerini sağlamlaştıracak girişimlerini sürdürüyor, bu ülkelerin dostluk ve koruyuculuğunu arıyordu. 03 Ocak 1945’te Türk hükümeti, Japonya ile olan diplomatik ilişkilerini kesmeye karar verdiğini açıkladı. Amiral Leahy’ın bunu, kesin bir müttefik zaferinin en güçlü kanıtı olarak yorumlamasına karşın, Türk davranışlarına gerektiği gibi baktılar; yani, bir bakıma yersiz, fakat sembolik bir davranış olarak 28 Aralık 1944’te Steinhardt, yeni Türk Dışişleri Bakanı Hasan SAKA’ya, müttefiklerin Türkiye’nin Japonya ile olan ilişkilerini kesmesini istediklerini söylemişti. Saka, Türklerin böyle davranmakta bir avantaj sağlamayı ummadıklarını,” ama, “Türklerin müttefikleri” böyle bir davranıştan yarar umuyorsa...” Türkiye’nin kesinlikle peki diyeceğini belirtti.

İki gün sonra Türk Hükümeti aldığı kararı Steinhardt’a resmen belirtti. Bir başka jestte, Türk Hükümetinin yine Ocak ayında Sovyetler Birliğine savaş gereçleri taşıyan müttefik gemilerin boğazlardan geçmelerine izin vermesi oldu.

Boğazların açılması, Türkiye’de mutlu bir olay olarak karşılanmıştı, ama İngiltere ve Birleşik Amerika’da yapılan bazı yorumlar, Türk’lerin canını sıkıyordu. Söz gelişi, Yalçın, İngiltere ve Birleşik Amerika’da bazı yayın organlarının, boğazların Türk Hükümetinin kararı ile kapatılmış olduğu izlenimini verecek yayınlar yapmalarını hiç de hoş karşılamıyordu. Yalçın boğazların bütün savaş boyunca açık kaldığını, eğer müttefikler Rusya’ya boğazlar yolu ile savaş malzemesi gönderemedilerse, bunun Alman’ların Ege Denizini denetimleri altında bulundurmalarından ileri geldiğini açıkça ortaya koydu. Ancak, üç büyüklerin Yalta’daki toplantıları biraz sonra bu konulan arka sayfalara doğru iteledi.
Sonuç olarak kitapta, 2 nci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’deki iktidarın işleniş olduğu politikalar uzun anlatılmıştır. Yakın tarihimize ışık tutan bir eserdir.
Orcнυη çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 21:30
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522