|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Üniversite Bilgileri Kategorisinde ve Üniversite Bilgi İstekleri Forumunda Bulunan İktisad la ilgili bir makale Konusunu Görüntülemektesiniz => iktisadla ilgili bir makalenin özeti lazım. 2000 yılından sonra yazılmış olması gerekiyor. şimdiden teşekkürler. verene rep....
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
![]() Giriş Tarihi: 11-10-2005
Yer: Cidde / S.Arabistan Takım: Sakaryaspor
Mesajlar: 8,535
Rep Puanı: 3071187
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
iktisadla ilgili bir makalenin özeti lazım. 2000 yılından sonra yazılmış olması gerekiyor. şimdiden teşekkürler. verene rep.
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 06-03-2006
Yer: iZNiK/BuRSa Daimi Mekan:ÇARŞI'nın göbeği Sebep:KARAKARTAL Sevgisi ''öLümdür vazgeçme nedeni''
Yaş: 23
Mesajlar: 137
Rep Puanı: 125154
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
umarım işine yarar kardeşim... CUMHURİYET DÖNEMİ EKONOMİK DURUM VE ATATÜRK’ÜN EKONOMİK GÖRÜŞÜ Ahmet Hamdi ZEKEY GİRİŞCumhuriyet döneminde ekonomik yapıda meydana gelen değişimi ve Atatürk’ün ekonomik görüşünü ortaya çıkarmak için , kuşkusuz devralınan mirasın nicelik ve nitelik olarak incelenmesi gerekir. Bu sebeple Osmanlı’dan devreden ve Cumhuriyet döneminde elde edilen kazanımların nitelikleri ve yeterlikleri büyük önem arz etmektedir. Cumhuriyet ilan edilmeden önceki dönemde Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık on yıl süreyle savaş hali yaşamıştır. Üstelik 1914' den itibaren savaşın yükü artmış ve 1918' den itibaren de bir varolma süreci yaşanmıştır. Savaş üretimi olumsuz yönde etkilemiş, üretim kaynaklarının azalmasına neden olmuştur. Savaş sırasında altın ve döviz fiyatları % 700 artmıştır1. Aynı durum diğer fiyatlar için de geçerlidir. Geçinme indeksi 1914=100 alınırsa, 1920’ de 1406; 1922’ de 999 olmuştur2. Tarımsal üretim yarı yarıya azalmıştır. Üretim düşüşleri madencilik ve sanayide de görülmüştür. Savaş yıllarının bir diğer önemli kaybı da işgücü alanında olmuştur. Aynı sınırlar ele alındığında 1914’de nüfus 16,3 milyon iken 1927 yılında 13,6 milyona düşmüştür3. Savaşlarda verilen kayıplar neticesinde eğitimli ve nitelikli işgücünde de azalma yaşanmıştır. Savaşın bitiminden sonra da olumsuzluklar devam etmiş Osmanlı ’dan kalan borçlar yeni Cumhuriyet’in sırtına yüklenmiştir. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen İstiklal Savaşı kazanıldıktan sonra henüz Cumhuriyet bile ilan edilmeden önce İzmir’de İktisat Kongresi toplanmıştır. 1923-1932 yılları arasında daha liberal bir iktisat politikası uygulanmış fakat başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Sanayii teşvik için çeşitli tedbirler alınmasına rağmen 1932’ye kadar iyimser sonuçlar elde edilememiştir. Daha sonra devletçi politikalar devreye sokulmuştur. Birinci beş yıllık sanayileşme planı ve ikinci beş yıllık sanayileşme planı ile üretimde artış sağlanması yoluna gidilmiştir. Bu maksatla 1923 İzmir İktisat Kongresi, 1923-1932 dönemi ve 1933-1938 arası dönem ayrı ayrı incelenecek daha sonra da tüm bu bilgiler ışığında Atatürk’ün ekonomiye verdiği önem ve görüşlerinin değerlendirmesi sonuç bölümünde ele alınacaktır.
Atatürk kongredeki konuşmasında şöyle diyor ; “ Bir ulusun doğrudan doğruya hayatı ile ilgili olan, o ulusun iktisadıdır. Tarihin ve deneylerin yoğunlaştırdığı bu gerçek bizim ulusal hayatımızda ve ulusal tarihimizde tamamen belirmiştir. Gerçekten Türk Tarihi incelenirse yükseliş, çöküş nedenlerinin iktisat sorunlarından başka bir şey olmadığı derhal anlaşılır. Tarihimizi dolduran zaferlerin yahut bozgunların tümü iktisat durumumuzla bağlantılı ve ilişkilidir. Yeni Türkiye'mizi layık olduğu yüksek düzeye ulaştırabilmek için iktisadımıza birinci derecede ve çok önem vermek zorundayız. Zamanımız tamamen bir iktisat döneminden başka bir şey değildir.”4 Atatürk bir başka konuşmasında da ; “ Yeni Türkiye devleti, temellerini süngüyle değil, süngünün dahi dayandığı iktisatla kuracaktır.” 5 demektedir. Kongreye 1135 temsilci katılmış ve kongre 4 mart 1923 de İktisat Misakı kabul edilmiştir. Tüccar grubunun 134 madde ,çiftçi grubunun 96 madde, Sanayi grubunun 24 madde, işçi grubunun 34 madde halinde istekleri kongre tarafından kabul edilmiştir. Sonuç olarak, iktisat kongresinde özel girişimciliğin canlandırılması ve bunun için, kredi olanaklarının ve eğitim ,ulaştırma, haberleşme gibi altyapı ve teknik hizmetlerin hükümetçe sağlanması öngörülmüştür. 2. 1923-1932 DÖNEMİ İKTİSADİ DURUM ; Cumhuriyetin kurulduğu yıl genel ekonomik yapının sergilediği görünümü şu alt başlıklar altında özetlemek mümkündür. a. İstihdamın yapısı : İlk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır . Nüfus 13 milyon 648 bin olarak tahmin edilmiştir. Çalışan nüfusun sektörel dağılımı ise şöyledir: TABLO-1 Çalışan nüfusun sektörel dağılımı (1927) SEKTÖR PAY (%) Tarım 80,9 Sanayi 8,9 Hizmetler 10,2 Toplam 100 Kaynak : Yahya S. Tezel, Cumhuriyet döneminin İktisadi Tarihi (1923-1950),Yurt Yayınları, 2.nci Basım, 1986, s.100-101 b. Kamu maliyesi : Yabancı sermaye cumhuriyetin ilk yıllarında ülkeyi terk etmiştir. Vergi gelirleri içinde dolaylı vergiler ağırlıklıdır. Bütçe giderlerinin GSMH'ya oranı dönem boyunca düşük bir artış trendi izlemiştir. Vergi gelirlerinin GSMH içindeki payı dönem boyunca %10 dolayındadır. Kamu giderleri içinde özellikle ulaşım (Demiryolu), savunma iç ve dış borç ödemeleri başlıca kalemleri oluşturmuştur. Genel bütçe harcamalarının dağılımı 1927 ve sonraki 5 yıl için ; %65-75 Cari gider, %15-17 Yatırım ve %10-15 dolayında transfer harcamasından oluşmaktadır.6 Almanya ile Avusturya-Macaristan'ın savaş yıllarında Türkiye'ye vermeyi taahhüt ettikleri altın'a galip devletler Fransa ve İngiltere el koymuştur. Böylece cumhuriyetin ilk on yılında piyasadaki para hacmi nominal olarak azalmıştır.7 c. Sektörel Bazda Milli Gelirin Gelişimi : GSMH 'da yıllık %7.3 lük bir artış sağlanmasına rağmen sektörel bazda fazla bir değişim yaşanmamıştır. Ortalama olarak GSMH içerisinde ; Tarım %45, Sanayi %10 ve Hizmetler %45 lik bir paya sahiptir. 1927 ve 1932 yıllarında GSMH'de büyük düşmeler yaşanmıştır. 1929 krizinde de sanayi kesiminde daralma görülmüştür. TABLO-2 Milli Gelirin Sektörel Bazda Gelişimi Sabit Üretici Fiyatlarıyla Milyon TL YIL GSMH TARIM SANAYİ HİZMETLER Tarım Payı(%) Sanayi Payı(%) Hizmetler Payı (%) GSMH Artışı(%) 1923 2.928.5 1.263.5 309.2 1.355.8 43.1 10.6 46.3 1924 3.363.8 1.607.2 287.1 1.469.5 47.8 8.5 43.7 15 1925 3.793.3 1.696.6 338.4 1.758.3 44.7 8.9 46.4 13 1926 4.484.0 2.236.7 388.4 1.858.9 49.9 8.7 41.5 18 1927 3.909.6 1.546.2 463.9 1.899.5 39.5 11.9 48.6 -13 1928 4.341.3 1.842.4 461.2 2.037.7 42.4 10.6 46.9 11 1929 5.278.2 2.626.5 478.5 2.173.2 49.8 9.1 41.2 22 1930 5.393.9 2.525.1 539.3 2.329.5 46.8 10.0 43.2 2 1931 5.865.7 2.886.8 615.7 2.363.2 49.2 10.5 40.3 9 1932 5.235.2 2.055.0 725.1 2.455.1 39.3 13.9 46.9 -11 ORTALAMA 45.3 10.3 44.5 7.3 STANDART SAPMA 3.4 1.2 2.5 9.6 Kaynak: DİE, İstatistik Göstergeler, 1923-1992, Ankara1994, s.415Tarım sektöründeki; en önemli düzenleme aşar’ın kaldırılmasıdır8. 1927 ve 1929 Yıllarında toprak reformu uygulanmış olup topraksız köylülere toprak dağıtılmıştır. Ziraat Bankası 1929-1932 döneminde büyük işletmelere kredi vermiştir. 1929 da Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuştur. Sanayi sektöründe; en önemli düzenleme özel sanayi firmalarına ve maden işletmelerine geniş çapta muafiyet ve imtiyazlar veren Teşvik-i Sanayi Kanunudur. Özel sektörün 15 yıl himaye edilerek belirli bir güce kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu kanun ile bazı önemli sanayi firmalarına fabrika toprağı verme, vergi muafiyeti ve istisnaları sağlama vb. gibi teşvik tedbirleri getirilmiştir9. Hizmetler sektöründe; öncelikle demiryolu uzunluğu %67 oranında artırılmıştır. Deniz ulaşımının tümü, kabotaj hakkı tamamen Türk’lere geçmiştir. Kibrit, alkol, petrol, şeker gibi ürünler ithalatı ve ticareti tekelleştirilmiştir. d. Dış Ticaretteki Gelişim : Ticaret hacmi 1929 dan itibaren gerileme kaydetmiştir.1923-1929 arası dönemde dış ticaretimiz sürekli açık verdi10. 1929 yılına kadar ihracatın ithalatı karşılama oranı negatiftir. 1929 Yılında ise açık en üst seviyededir. 1929 dan itibaren de dış fazla sağlanmıştır. Ancak ticaret hacmimiz yukarıda da belirtildiği gibi gerileme kaydetmiştir. Bu gerilemede dünyadaki ekonomik buhranın yanısıra ithalata getirilen gümrük vergisi oran artışının da etkisi büyüktür. Gümrük vergileri %16’dan % 40’a çıkarılmıştır. TABLO-3 Dış Ticarette Gelişim Cari Fiyatlarla Milyon TL YIL İHRACAT İTHALAT İHRACAT-İTHALAT 1923 85 145 -60 1924 159 194 -35 1925 192 242 -50 1926 186 235 -49 1927 158 211 -53 1928 174 224 -50 1929 155 256 -101 1930 151 148 3 1931 127 127 0,3 1932 101 86 15 3. 1933-1938 DÖNEMİ İKTİSADİ DURUM ; Bu dönemde devletçi politikaya dönüşün altında yatan esas gerçek, 1923-1932 arasında uygulanan ekonomik politikaların başarısızlığıdır. Atatürk’ün İktisat Kongresini açış konuşmasında belirttiği “ekonomik bağımsızlık” ve “hızlı kalkınma” ilkeleri 1930'lara gelindiğinde gerçekleştirilmemiştir. Serbest fırka denemesi (1930), geniş halk kitlelerinin ekonomik hoşnutsuzluğunun bir göstergesi olmuştur. Özel kesime öncelik veren sanayileşme politikası temel sınai tüketim mallarının yerli üretimini bile sağlayamamıştır.11 Dış etkenlerin başında ise 1929 da önce kapitalist , liberal ülkelerde o yıllarda görülen ve büyük olarak nitelenen ekonomik bunalımın başlıca özellikleri fiyat düşüşleri,üretimin kapasitenin çok altında yapılması ve işsizliktir. a. Kamu maliyesi : Devletçi dönemde kamu maliyesinin önemi, kamu sanayileşmesi girişimlerinin iç kaynağının genel bütçe oluşudur. Kamu harcama ve gelirleri 1933-1938 döneminde düzenli bir biçimde artmıştır. Gelirin %70’ini dolaylı vergiler oluşturmaktadır. TABLO-4 Kamu Maliyesi Cari fiyatlarla Milyon TL YIL Genel Bütçe Geliri Genel Bütçe Gideri Fark 1933 174,3 173,6 0,7 1934 207,3 228,9 -21,6 1935 231,4 259,6 -28,2 1936 271,1 252,4 18,7 1937 314,2 287,2 27,0 1938 322,9 303,9 19,0 Kaynak: DİE,İstatistik göstergeler, 1923-1992 s.382,414 Yakup KEPENEK VE Nurhan YENTÜRK, Türkiye Ekonomisi, Remzi kitabevi yayını 1995 S.57 1930 Yılında Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu çıkarılmıştır. 1939 yılına kadar tedavüldeki para miktarındaki artış tedrici olmuştur. Ortalama artış %13 civarındadır. b. Sektörel Bazda Milli Gelirin Gelişimi : Tarım , sanayi ve hizmetler ana sektöründe incelenen dönem boyunca Milli Gelire yaptıkları katkı bakımından kayda değer bir farklılık göstermemişlerdir. Savaşa kadar olan dönemde milli gelirde artış sağlanmıştır. TABLO-5 Milli Gelirin Sektörel Bazda Gelişimi Sabit Üretici Fiyatlarıyla Milyon TL YIL GSMH TARIM SANAYİ HİZMETLER Tarım Payı(%) Sanayi Payı(%) Hizmetler Payı (%) 1933 1141,4 425,9 181,5 534,0 37 16 47 1934 1216,1 414,2 214,2 587,7 34 18 48 1935 1310,0 461,9 232,6 615,5 35 18 47 1936 1695,0 730,1 258,5 706,4 43 15 42 1937 1806,5 737,2 293,1 776,2 41 16 43 1938 1895,7 759,5 311,4 824,8 40 16 44 Kaynak: DİE,İstatistik göstergeler, 1923-1992 s.382,414 Yakup KEPENEK VE Nurhan YENTÜRK, Türkiye Ekonomisi, Remzi kitabevi yayını 1995 S.71c. Dış Ticaretteki Gelişim : Bu dönemde mümkün olduğunca dış ticaret açığından kaçınılmıştır. Bu amaçla yurtiçi üretimi yapılan malların ithalatına sınırlamalar getirilmiştir. TABLO-6 Dış Ticaretteki gelişim Cari Fiyatlarla Milyon TL. YIL İhracat İthalat İhracat -İthalat İhracat+İthalat/ GSMH 1933 96 75 21 15 1934 92 87 5 15 1935 96 89 7 14 1936 118 93 25 12 1937 138 114 24 14 1938 145 150 -5 16 Kaynak: DİE,İstatistik göstergeler, 1923-1992 s.382,414 Yakup KEPENEK VE Nurhan YENTÜRK, Türkiye Ekonomisi, Remzi kitabevi yayını 1995 S.691938 Yılı hariç diğer yıllarda dış ticaret fazlası vardır. Tüketim mallarının ithalatına getirilen bu sınırlamalar dışa açıklık derecesini sürekli olarak azaltmıştır. Ekonominin giderek dışa kapanması, dış ticaretin fazla vermesi, altın stokunda artışı beraberinde getirmiştir. d. Sanayileşme Politikaları : 1931-1933 Yılları arasında hazırlanan ve Mayıs 1934 de yürürlüğe giren Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın amacı daha önceden ithal edilen tüketim mallarının üretimini sağlamaktır. Dokuma, maden işleme, selülöz kağıt, cam, çimento ve kimya sanayilerini kapsayan bu plan bir sınai yatırım programı şeklindedir. BBYSP için 45 milyon TL’lik yatırım öngörülmüş 100 milyon harcanmıştır. Planın finansmanının, Sovyetler Birliğinden alınan krediler ve her yıl bütçeden ayrılacak ödeneklerle sağlanması öngörülmüştür. BBYSP’nın başarılı olması üzerine ikinci BBYSP’nın hazırlıklarına başlanmış, ara ve yatırım malları (elektrik, madencilik ,limanlar vb.) üretimi hedeflenmiş ancak İkinci Dünya Savaşının başlaması nedeniyle uygulama alanı bulamamıştır. 1927 deki kadar ayrıntılı olmamakla birlikte 1932 yılında da bir sanayi sayımı yapılmıştır. Bu sayımda Teşvik-i Sanayi Kanunundan yararlanan işletmeler belirlenmiştir. Dönem boyunca sanayi üretimi artış göstermiştir. Gerek işletme sayısı bakımından gerekse toplam istihdamdaki pay bakımından ziraat ve hayvancılık ile dokuma sanayii ağırlıklı bir paya sahiptir. Sanayi alt dallarında en önemli gelişme tekstilde gerçekleşmiştir. 4. ATATÜRK’ÜN EKONOMİK GÖRÜŞÜ ; Cumhuriyetin başlangıcından itibaren ele alınan 1923-1938 arası dönem yukarıda incelenmiştir. Yapılan uygulamalar ve elde edilen sonuçlar verilerle ortaya konmuştur. Atatürk'ün ekonomik görüşünü ortaya koyarken öncelikle ekonomiye verdiği önem de belirtilerek değerlendirmeler yapılacaktır.
-Cumhuriyet ilan edilmeden sekiz ay önce İzmir İktisat Kongresini toplaması ve iktisat politikasının çiziminde geniş kitlelerin eğilimlerine başvurulması çok önemli bir davranıştır. -İktisadi bakımdan gelişme teminine ait tekliflerin getirilmesi, araştırmaların rapora bağlanması çalışmaları için, “ Ali İktisat Meclisi” 25 Haziran 1927 de 1170 sayılı kanunla kurulmuştur. Bu faaliyet esas olarak özel sektörün kuvvetlendirilmesi ve iktisadi gelişmenin sağlanması için gösterilen çok önemli bir çabalar bütünüdür13. -Atatürk'ün iktisadın önemi konusunda söylediği sözlerden bazıları ; İktisat Kongresinde "Hiçbir uygar devlet yoktur ki, ordu ve donanmasından önce iktisadını düşünmüş olmasın" aynı konuşmada bağımsızlıkla ilgili olarak"Muhakkak tam bağımsızlığı sağlayabilmek için yegane hakiki kuvvet, en kuvvetli temel, iktisadiyattır." Son olarak "İktisat savaşı devam ediyor. Uzun sürecektir fakat bunda da mutlaka muzaffer olacağız." Demekte ve henüz savaş ortamı tam anlamıyla sona ermeden tedbirleri alma yolunu seçmektedir.
-Ekonomi Pazar ekonomisinin kurallarına göre işletilmelidir. Devlet de Pazar ekonomisinin kurallarına uymalıdır. -Kişisel girişim gücü korunmalı ve desteklenmelidir. -Devlet özel girişim alanını izlemeli, denetlemeli ve temel ekonomik amaçlara yöneltmek için teşvik etmelidir. -Kişisel girişimin engellenmesini önlemek için devletin doğrudan yatırımlarına ve devlet işletmesinin ekonomi içindeki rol ve önemine sınırlar çizilmesi çok önemlidir. -Devlet yatırım işletmeleri için en uygun alanlar alt yapı yatırımlarıdır. Yukarıdaki kurallar zinciri göz önüne alındığında Atatürk'ün liberal ekonomiye yakın bir çizgide olduğunu değerlendiriyoruz.
Atatürk'ün devletçilik anlayışında ana felsefe yukarıda belirtilen metinden ibarettir. O günün koşullarına göre değerlendirildiğinde Atatürk'ün devletçilik anlayışı daha gerçekçi yorumlanabilir. SONUÇ Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren 1923-1938 arası ekonomik uygulamalar ve yukarıda belirtilen Atatürk'ün ekonomi görüşleri birlikte ele alındığında şu değerlendirmeler yapılabilir. 1923-1932 arası dönemde Atatürk'ün ve tüm toplumun istekleri doğrultusunda liberal ekonomik politikalar üretilmiştir15. Ancak sonuçları daha önce gördüğümüz gibi hiçbir sektörde somut başarılar elde edilmemiştir. Başarısızlığın esas sebebi, ferdi teşebbüsün elinde teknolojik altyapı , işbilirlik gibi becerilerin olmayışındandır. Ayrıca piyasa ekonomisinin geçerli olduğu ülkelerden Amerika'da başlayan para krizi bütün dünyayı kısa sürede sarmış ve toplumlar ekonomik çöküntü ile karşı karşıya kalmışlardır. 1929 Dünya ekonomik krizi kapitalizmin sonucu olarak değerlendirildiği için piyasa ekonomileri bundan zarar görmüşlerdir. Aynı dönemde 1936'lardan itibaren J.M.KEYNES'in önerdiği politikalar dünyayı etkisi altına almaya başlamıştır. Keynes ekonomik dengeyi farklı algılıyor ve müdahaleci ekonomik politikaları ön plana çıkarıyordu. Böyle bir konjonktürel ortam içerisinde Türkiye'nin uyguladığı BBYSP başarı ile sonuçlanıyor ve hemen arkasından ikinci plan yapılıyordu. 1932'den İtibaren uygulanan devletçi politikaların başlangıcı bu şekilde olmuştu. 1932-1938 arası dönemde devlet kontrolünde altyapı, teknoloji ve yönetim becerileri kullanılarak sanayi planlarında ve ekonomideki sektörlerde gelişmeler kaydedilmiştir. Ancak yine de devlet eliyle kurulan müesseselerin işler hale geldikten sonra özel teşebbüse süratle devri esas alınmıştır. Atatürk devletin ekonomiye müdahaleleriyle birlikte, kişisel özgürlüklerin korunmasına büyük önem veriyordu. Profesör Afet İNAN'a ve sekreterine dikte ettirmek,yada kendi el yazısı ile yazmak suretiyle yayımlattığı " Vatandaş için medeni bilgiler " kitabında 16 kendi el yazısı ile "Mutedil Devletçilik" terimini tercih ettiği görülmektedir. Bunun anlamı şudur ; Atatürk yukarıda belirtilen günün koşullarında ülke için en uygun modeli o gün için uygulamıştır. Yani, ülkemizin o zamanki koşullarına uyumu sağlanmış “Pazar ekonomisine dayalı planlı bir karma ekonomi” doktrini olarak tanımlanabilmektedir17. Atatürk'ün piyasa ekonomisinden yana, ferdi teşebbüsü esas alan, liberal ekonomik politikalara yakın ancak günümüzde de olduğu gibi devletin yerinde müdahalelerinin de olmasını isteyen bir ekonomik görüşe sahip olduğu değerlendirilmektedir. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banlandı
![]() Giriş Tarihi: 11-10-2005
Yer: Cidde / S.Arabistan Takım: Sakaryaspor
Mesajlar: 8,535
Rep Puanı: 3071187
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Kardeş Allah razı olsun . uğraşmışsın ama işime yaramadı. 2000 yılından sonra yazılmış olup güncel olması gerekiyor anlayacağın. Allah razı olsun tekrar.
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 06-03-2006
Yer: iZNiK/BuRSa Daimi Mekan:ÇARŞI'nın göbeği Sebep:KARAKARTAL Sevgisi ''öLümdür vazgeçme nedeni''
Yaş: 23
Mesajlar: 137
Rep Puanı: 125154
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
kardes sen sakaryaLısın gaLıba ben de ıznıkLıyım hanı dedım kardesıme yardımcı olayım benım de ıktısatla ılgılı bı odevım var bulmaya calısıyorum ama bulamadım bı turlu senın odevın nası aramamız gerekıyo herhangı bır makale de olabılır mı yok hanı ben kendı ıktısat oevımı arıyorum zaten bu arada sana da yardımcı olayım ıstedım
Allah'a emanet oL
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com