En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 05-03-10, 14:50   #1
AzizDrown

Varsayılan


Konuyu acmamdaki Sebep 12 Martin yaklasmasidir ufakta olsa yoldaslarimiz vb halkımızı hatırlatmaktı.

Gazi katliamı nedir?
Bundan tam 12 yıl önce 12 Mart 1995 akşamı saat 20.30 sularında Cemevi ve Dostlar, Öntaş ve Yavuz kahvehanelerinin yanı sıra Sarıoğlu Pastanesi bir taksiden kontrgerilla olduğu tahmin edilen kişi ya da kişilerce açılan ateşle taranmış ve Gazi Mahallesi’nin büyüklerinden Halil Kaya öldürülürken, 5’i ağır, 25 kişi yaralanmıştı. Katiller mahalleden uzaklaşmalarının ardından taksi şoförünü gasp ettikten sonra öldürmüşler ve taksiyi ateşe vererek kaçmışlardı. Olayı Duyanların
Gazi Karakolu’na doğru yürüyüşe geçmesinin ardından polis grubu dağıtmak için "havaya" ateş açmış, Cemevi önünde bekleyen Mehmet Gündüz başından vurularak öldürülmüştü. Bu olay öfkenin giderek artmasına yol açmıştı.

Olaylar ertesi gün de sürmüş, Cemevi önünde öldürülen iki kişinin cenazesini almak için bekleyen binlerce kişiye cenazeler verilmemiş, bunun üzerine ise kitle karakola doğru yürüyüşe geçmişti. Polisin kitlenin üzerine ateş açması üzerine sabah 3, öğleden sonra ise 12 kişi öldürülmüştü. Böylelikle mahalleye yönelik gerçekleştirilen iki günlük saldırının sonucu 17 ölü, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Katliam pek çok yerde protesto edilirken Ümraniye’de gerçekleştirilen eyleme yapılan silahlı müdahale öldürülenlerin sayısını 22’ye çıkarmıştı. 14 Mart günü ise devrimcilerin ve halkın sindirilememesi üzerine mahalleye askeri birlikler gönderilmişti. Bu arada Ankara Kızılay Meydanı’nda yaşanan olaylarda ise 36 kişi yaralanmıştı.
Hukuksal süreç
Olayın olduğu dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü görevini Mehmet Ağar yürütüyordu.

Katliamın ardından yapılan otopsi sonucu ölen 17 kişiden 7’sinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği belirlendi. Gaziosmanpaşa Savcılığı'nın olaya ilişkin fezlekesiyle Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 polis hakkında “müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek” iddiasıyla dava açtı. İstanbul Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’ne açtığı dava, kamu güvenliğinin sağlanamayacağı iddiasıyla Trabzon’a sürüldü. 11 Eylül 1995'te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, 5 yıl içinde 31 duruşma yapılarak 3 Mart 2000'de karara bağlandı. Yargılanma süreci sonucunda yargılanan 20 polisten 18’i beraat ederken 2 polis hakkında toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verdi. Yargıtay’ın kararı 11 Temmuz 2002’de onaması üzerine yakınlarını kaybeden 22 kişi AİHM'e başvurdu. Yargılama sonucunda mahkeme 27 Temmuz 2005'te açıklanan kararda Gazi Mahallesi'nde hayatını kaybeden 12 kişi ile Ümraniye'de ölen 5 vatandaşın ailelerine tazminat ödenmesine karar verdi. Olaylarda yaşamını yitiren 17 kişi için ayrı ayrı 30 bin avro tazminat verilmesine hükmeden mahkeme, böylece Türkiye'yi toplam 510 bin avro tazminat ödemeye mahkûm etti.
Ayrica:Gazi Katliami sirasinde olay bittikten sonra halk Karakola gidecegi vakit Chp gazi katlıaminin oldugu yere geldigi söylenir.
ve alevilerin önde gelenleriyle konusulup karakola gitmemelerini ister.Alevi Arkadaslarımız olmustur bilirsiniz Chp yi nekadar sevdiklerini oysaki her alevi isinin arkasında chp olur
Gelelim Gazi Komutani ;
Hasan Ocak:
Mlkp Partisinin Önde gelenlerinden biridir.
13 Nisan 1965 -21 Mart/17 Mayıs 1995
Hasan Ocak yoldaş, bir dava adamı, yiğit bir eylemci, gününün yirmi dört saatinde devrimin havasını soluyan bir inanç ve irade sembolüydü. Partimizin kurucu üyesiydi. Birlik devrimimizin hemen ardından, 12-15 Mart 1995 tarihlerinde İstanbul'un Gazi semtinde bir faşist katliama tepki olarak patlak veren Gazi ayaklanmasını yönetenlerden biriydi. Bundan dolayı Gazi Komutanı unvanını aldı. Hasan yoldaş, bu ayaklanmanın ardından 21 Mart'ta siyasi polis tarafından kaçırılıp, ağır işkencelerden sonra, 26 Mart'ta telle boğularak katledildi. İşkencehanelerde ser verip sır vermeyen bu yiğit savaşçıyı katledenler, onu gözaltında kayıplara kattılar. Partimiz, yoldaşımızın ailesi ve başka kayıp yakınlarını da içine alan dişe diş bir mücadele sonucu Hasan yoldaşımızı bularak, 19 Mayıs 1995'te 10 bin kişinin katıldığı görkemli bir cenaze gösterisiyle Gazi'de uğurladı. Sevgili Gazi komutanımız, gülümseyen resimleriyle gözaltında kayıplara karşı yürütülen mücadelede bayraklaştı.
MLKP-K'nın yönetici kadrolarından olan Hasan yoldaşımız çok yönlü özelliklere sahip bir komünistti. O, gelecek toplumun insanıydı. Militanlık, adanmışlık, baş eğmezlik, sınır tanımaz özveri, yaratıcılık ve komünist duygunun egemen olduğu coşkulu bir ruh hali, O'nun özelliklerinden bazılarıdır.
Hasan Ocak yoldaş başladığı devrimci mücadelesinde kısa süre sonra işkencecilerin eline düştü. Gizli basım işinin başındaydı. Düşmanın susturduğunu sandığı illegal gazetenin yeni bir sayısıyla yakalandı. Dozu gittikçe artan ve iki hafta boyunca süren işkencelerde Hasan yoldaş, adından başka hiç bir şey söylemedi. Kuduran kontrgerillacı tim şefi kıvranıp durdu, ininde yenilmişti.
İşkencecilerle ikinci muharebesi aynı yılın sonbaharında olmuştu. Sorguda, kendisine "bir adam vermesi" için yalvaran işkenceci tim şefi Bayram Kartal'ı "adam mı, ben varım ya" diye yanıtlamak O'na hastı. İşkencelerin 17 gün sürdüğü bu geceli gündüzlü savaşta, işkenceciler onun daha da bilenmiş olduğunu gördüler. Bu savaşı da sevgili yoldaşımız kazandı.
‘88 sonlarından itibaren Hasan yine gizli baskı görevinin başındadır. Son derece disiplinli, türkü söyler gibi keyifle yapıyordu işini. Sık sık onarım sorunu çıkaran baskı aletlerini tamir etmeye uğraşıyor, illegal gazeteyi, bildiri ve kuşları zamanında yetiştirebilmek için olağan üstü bir gayret ve büyük bir şevkle çalışıyordu. Baskı yapamaz hale geldiğinde çaresiz kollarını kavuşturup oturmadı. Devlete ve burjuvaziye ait baskı aletleri ne güne duruyordu. Bir yolunu bulup, gece girdiği, gerekli malzemeleri taşıdığı düşman mekanlarında sabah saatlerine değin gazete, bildiri kuş basıyor, sonra ağır mı ağır çantalarını yüklenip yoldaşlarına iletiyordu. Yıllarca sürdürdü bu görevini. İllegal basım işini Hasan yoldaş kadar uzun süre yapan, onun kadar yayın ve materyal basan-taşıyan komünist ve devrimcilerin sayısı azdır.
İstanbul'da önem verilen bir alanının yönetici komitesinde büyük başarılar kazanan Hasan yoldaş, Birlik Kongresine delege seçimleri yapıldığında yoldaşlarının tüm oylarını alarak kongreye katıldı. Kongre'de mütevazı, çalışkan ve sempatik bir yoldaş olarak dikkat çekti. Güvenlik işinde görevlendirilen ekipte yer aldı. Kurucu üyesi olduğu MLKP-K'nın ilan edildiği saati-dakikayı kaydedecek denli heyecan ve mutluluk dolu olarak birliği onayladı. Birlikten sonra, Birlikle ortaya çıkan tüm imkanları en iyi, en akılcı ve en tam kullanan yoldaşlardan biriydi. Partiyi yaratma, devrim yangınını büyütme hedefine kilitlenmişti. Eleştiriyi tedavi edici bir silah olarak kullanmakta örnek tutumların sahibiydi.
O, öncünün kavga azminin, kararlılığının savaş gücünün ve boyu eğmezliğinin bir ifadesi olarak düştü toprağa. Şimdi göndere çekilmiş bir bayrak ve zafer andıdır. Sözümüz var Gazi Komutanına, iktidar bilincinin parıldadığı, tüm mücadele biçimlerinin ustaca kullanıldığı, devrimin siyasal ordusunu yaratmayı ve savaştırmayı mümkün kılacak bir yolda yürümekteyiz. Sloganlarımız, şarkılarımız ve silahlarımız susmak bilmeyecek. Zafere dek.

Hasan Ocak'ı hatırlamak

Hasan Ocak'ı hatırlıyor musunuz? 21 Mart 1995 günü kaybedilmişti. Ailesi ve arkadaşlarının kararlı mücadelesiyle beş gün sonra cesedi Beykoz'da bulundu. Otopsi, boğularak öldürüldüğünü açığa çıkardı. Hasan Ocak, Türkiye'de 'terörle mücadele' adı altında kaybedilen yüzlerce insandan biriydi. Çok önemli bir örnek olmasını, ailesi ve arkadaşlarının verdiği kararlı mücadeleye borçlu. Çünkü o, bu mücadele sonucunda cesedi bulunabilen az sayıda kayıptan biriydi. İlk kez bir kayıp olayında kamuoyu duyarlılığı sağlanmış, ceset bulunmuş ve suç duyurusunda bulunulmuştu. Bu mücadele, Türkiye'de 'kayıp' yönteminin sona erdirilmesi için bir mihenk taşı oldu, 'kaybetme' yönteminde ciddi azalma görüldü. Ailesi, ceset bulunduktan sonra suç duyurusunda bulundu. Parmak izi incelemesi ancak, 17 Mayıs 1995'te yapıldı. Araştırmayı jandarma sürdürdü. Aile, tanıklara da başvurarak, Ocak'ın en son Terörle Mücadele Şubesi'nde görüldüğünü duyurdu. Türkiye'de yargılamadan sonuç alamayınca, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürdüler. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre 'yaşam hakkı'nın ihlal edildiğini bildirdi, Türkiye'yi anne Emine Ocak'a 25 bin euro ödemeye mahkûm etti. Oğlunun güvenlik kuvvetlerinin yargısız infazına kurban gittiğini savunan Emine Ocak, şikâyetini yetkililere ulaştıramadığını bildirmişti. AİHM, Hasan Ocak'ın İstanbul Terörle Mücadele'de tutulduğunun kesin bir şekilde kanıtlanamayacağını, oğlunun güvenlik kuvvetlerince öldürüldüğünün kanıtlanabilir olmadığını ve somut olgulara dayanmadığını ailesine bildirdi. Karara ilk tepki, İHD Genel Başkan Yardımcısı Eren Keskin'den geldi. Keskin, AİHM'nin özelikle son dönemlerde politik kararlar vermeye başladığını savundu, "Bu davada her şey son derece açık. Makul şüphe aşılmıştır. O nedenle AİHM'nin kararını eksik soruşturmaya bağlıyorum" diyor.





Komutana Bin Selam...!
Saygilarimla Özgür Can Bilgiç


Hasan Ocak icin yazılmıs bi sarki .
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Mesajı son düzenleyen Deniz BARIŞ ( 11-03-10 - 19:29 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-10, 03:34   #2
Чσu Kиσω

Varsayılan C: 12 Mart Gazi Katliami


Onaylandı.
ForumTR Tarafsızlığın Tarafıdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-10, 08:46   #3
AzizDrown

Varsayılan C: 12 Mart Gazi Katliami


Güncel konu...!
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-03-11, 04:08   #4
AzizDrown

Varsayılan C: 12 Mart Gazi Katliami


Haliyle 12 Mart Yaklaştı Konu Günceldir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-03-11, 13:16   #5
ThrillerNight93

Varsayılan C: 12 Mart Gazi Katliami

Bu olayları başlatanlar her şeyde olduğu gibi yine dincilerdir...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat