En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 07-02-08, 11:06   #1
MrPusaT

66 Türkiye-İsveç Maçının Geniş Özeti Ve Yorumları



Yorumlar;
LEVENT TÜZEMEN: KEYİFSİZ LEJYONERLER (SABAH)

Lejyoner ağırlıklı Milli Takım'ın ilk yarıdaki oyuncu yapısı iskelet kadro gibi görünüyordu. Terim, "İsveç kaliteli bir takım, rahatlamış ve görevini yapmış bir Türkiye iyi futbol oynayacaktır" demişti.
Ancak ilk yarı lejyoner ağırlıklı Milli Takım keyif vermedi. Çünkü ekip ruhu yoktu, bireysel beceri ön plana çıktı ama işlemedi. Yani kaliteli oyuncuların kalitesi sahaya yansımadı.

Bu Milli Takım'ın Euro 2008'de başarılı olmasını bekliyoruz. Öncelikle savunma sorununu çözmeliyiz. Servet ile Gökhan Zan iyi kesiciler ama geriden topla hücum başlatamıyorlar. Önümüzde uzun bir süre var, ancak oynayacağımız maç sayısı kısıtlı. Hazırlık karşılaşmalarını çoğaltmalıyız, Terim'e önerim, mevcut kadroda Mehmet Topal'ı ilk 11'de oynatmayabilir ama onu defansta Servet'in yanında deneyebilir. Çünkü Topal, uzun boylu, çabuk, iki ayağını da kullanabilen ve tekniği yüksek bir oyuncu.

KAZIM KANAT: TERİM'İN ÜÇ SORUNU (SABAH)

Bu satırları üzülerek yazıyorum: Milli Takım'ın seyircisi olmayı öğrenemedik. Dahası: Ulusal Takımımızı sevmeyi de öğrenemedik.
Öyleyse, Avrupa finallerine giden bu takımımızın peşinden gitmeyi öğreneceğiz.

Elbette İsveç hazırlık maçı bir keyif maçı. Futbolcular oynarken, bizler de seyrederek keyif alacağız. Çünkü skorun hiç önemi yok.

Ama bu maçlardan ders çıkarmamız lazım. Öyleyse şu önemli üç dersi tartışalım.
A- İki stoperle oynuyoruz. Gökhan Zan-Servet Çetin ikilisi her topa bastılar. Birebirlerde rakiplerinden sökerek topu aldılar. Ama burada sorun şu. Zorla kazanılan bu toplar oyuna çok kötü sokuldu. Tamam: İkisinin de libero özelliği yok. Bu sorunu çözmek için her topu gereksiz yere ileri şişirmenin de anlamı yok.
B- Çift santrfor gibi oynuyor gözüküyoruz. Halil-Nihat ikilisi birbirini tamamlamıyor. Bu ikilinin özelliği santrfor arkası oynamak. Yani hem hücumu organize edip, pozisyon gereği gol atmak. Yani sorunumuzun adı şu. Hücum oyuncularımız var ama santrforumuz yok.
C- Orta sahada iki patron var. Aslında ikisi de takımın patronu. Yıldıray ve Emre. Sanki küs kardeşler gibi oynadılar. Bazen ikisi çizgiye açıldı, bazen de ortada buluştular. Bu kadar mükemmel yetenekleri olan bu ikilinin organize futbolu yoktu. Onlar da kötü oynayınca top kaybı, topun Türkiye'de kalması ve hücum organizasyonlarında da kalite düştü.

NECATİ BİLGİÇ: İŞTE ÖYLE BİR ŞEY... (FOTOMAÇ)

Bu arada teknik heyet sık sık oyuncu değişikliği yaparak, hem çağrılan futboları gördü, hem de onlar tatmin etmeye çalıştı. Bu kadar oyuncu değişikliği arasında Fatih Terim'in hem boylu, hem golcü Gökhan Ünal'ı sahaya sürmemesini garipsedim. Akortsuz piyona gibi uyumsuz sesler çıkaran ve tek başına göz dolduran başta kaleci Volkan olmak üzere Gökhan Gönül, Nihat, Emre, Servet, Aurelio ile sonradan giren Uğur ve Arda arkadaşlarından daha çok göz doldurdular. Ancak gol atamama hastalığımız ve şut isabetsizliğimiz ile defansta duran toplarda gedikler vermemiz yine dikkatlerden kaçmadı.

Eğer görevde kalacaklarsa (Bana göre başarılı olamamışlardı) bu teknik heyetin yapacağı ilk iş bir çekirdek kadro kurup, FIFA'nın talimatını beklemeden bu takımdaki oyuncuları özel maçlarla birbirine tanıtmaya ve uyum sağlamaya çalıştırmaları gerektirmektedir. Yoksa EURO 2008 arifesinde toplanacak kadrolarla iyi futbol oynayıp, güzel sonuçlar almak zor olacaktır.

İLKER ATEŞ: FENA DEĞİLİZ (FOTOMAÇ)

Futbolda artık kesinleşen bir gerçek var. İyi takımlar, rakiplerine kolay pozisyon vermiyorlar. İsveç, her zaman dünya futbolunda hatırı sayılır bir yere sahip. Böyle olunca, onlar bize net pozisyon vermediler. Ancak işin iyi tarafı, biz de onlara pozisyon vermedik.

Yıldıray, yerinde sayıyor. İkinci yarıda oyuna giren Arda ise belli ki Fatih Terim'in en önemli kozlarından biri olacak. Kalede Volkan, güven vermeye devam ediyor. Sanırım, Fatih hoca için en zor şey Mehmet Topuz'a yer bulmak olacak. Sağ geride Hamit ve onun önünde Mehmet Topuz oynarsa o kulvar sanki daha iyi işleyecek. İç sınavda gol atamadık ama oyun ciddiyetimiz bize fazlasıyla umut verdi. Finallere doğru 2008'e iyi başladık.

İLHAN SÖYLER: DENEMELER (HÜRRİYET)

1996 yılındaki Galatasaray'ı hedefe götüren Emre, Suat ve Okan gibi oyunculara yüklediği kurgusunu bu kez Milli Takım'a uygulamaya çalıştı. Bugünün futbolu ve futbolcu yapısıyla, eski kurgusunu harmanladı. Oyunu algılama, yönlendirme ve düşünce zenginliğine sahip Emre, Nihat ve Yıldıray'ı bir blok içinde tuttu. Kanat hücumu yerine bu tip teknik futbolcularla rakibi ortadan delme, verkaçlarla oynayıp, rakibi yıkma yolunu seçti. Terim, daha önceleri kullandığı "Yarım Ay" takımını yeniden sahneye koydu.

Gökhan Gönül bana göre takımın değişmez adamı. Sol kanatta zaman zaman arıza var, ama o da giderilir. Fatih Terim İsveç karşısındaki oyun kalıbında ısrar edecektir. Bu oyun felsefesini bozmadan, kadrosuna, oyununa uyan futbolcuları monte edecek. Dünkü bir provaydı. Bu denemeler sürecek ve onun istediğini yapanlar takımdaki yerlerini sağlamlaştıracak. Terim'in alternatifi de çok. Mesela Hamit yoksa Mehmet Topuz var. Hücumda Halil Altıntop yoksa Mehmet Yıldız ve Gökhan Ünal var. Üç santrfordan kim ben bu işi yaparım derse Terim onu tercih edecektir.

CAN BARTU: JÜBİLE MAÇI (HÜRRİYET)

Milli Takım'da çok kez forma giymiş tecrübeli isimler, bitime 5 dakika 10 dakika kala oyuna giriyor veya 15-20 dakika oynayıp çıkıyor. Madem bu futbolcular önemli isimler, bırak sahada birlikte oynasınlar. Sen bu takımda kime güveniyorsan onu sahaya sür. Adı üzerinde prova, yani hazırlık. Sen kafandaki takımın nasıl oynadığını göreceksin, oyun kalıbını, sistemini işletmeye çalışacaksın. Ama Terim öyle yapmadı. Birini çıkardı, diğerini aldı. Diğerini çıkardı, başkasını sahaya sürdü. Ben anlamadım Terim, Avustralya'dan geldi de, bu futbolcular nasıl oynuyor bir göreyim mi dedi. Daha önce onları hiç mi izlemedi. Nasıl oynadıklarını bilmiyor muydu?

Jülibe maçı için onlarca futbolcu biraraya gelir. Biri girer diğeri çıkar, herkes jübilesi olan için oynar. Sonunda da jübile yapan omuzlara alınır sahadan çıkar. Dün bir tek omuzlara alınıp sahadan çıkma kısmı gerçekleşmedi. Hazırlık maçında ne yaparsın, senin bir kadron vardır. Bu kadronun içine sivrilen, istikbal vadeden oyuncuları koyarsın.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat