Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Faruk Nafiz Çamlıbel

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Faruk Nafiz Çamlıbel Konusunu Görüntülemektesiniz => Faruk Nafiz Çamlıbel Faruk Nafiz Çamlıbel (18 Mayıs 1898-8 Kasım 1973) Şair ve oyun yazarı. Gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. 1946’da ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-05-07, 11:02   #1 (permalink)
Bağımlı
 
Giriş Tarihi: 28-02-2007
Yer: A$K S€niN İçiN ÖlürüM D€m€K D€ğiL S€niN İçiN YaşarıM D€m€k
Yaş: 28
Mesajlar: 725
Rep Puanı: 2187438
Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11Cayenne Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 21902
Varsayılan Faruk Nafiz Çamlıbel


Faruk Nafiz Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel (18 Mayıs 1898-8 Kasım 1973) Şair ve oyun yazarı.
Gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. 1946’da siyasete atıldı. Şiir yazmaya genç yaşlarda başlayan Çamlıbel Yeni Mecmua, Fağfur, Edebiyat-ı Umumiye Mecmuası, Büyük Mecmua, Nedim, Yarın, Süs ve Hayat gibi dergilerde şiirlerini yayımladı. İlk döneminde Servet-i Fünuncuların etkisinde şiirler yazan Çamlıbel, Cumhuriyet’ten sonra “Beş Hececiler” adıyla anılan grup içinde yer aldı. Behçet Kemal’le birlikte yazdıkları “Onuncu Yıl Marşı” Cemal Reşit Rey tarafından bestelendi.
Yapıtları: Şiir: Şarkın Sultanları, İst., 1918; Dinle Neyden, İst., 1919; Gönülden Gönüle, İst., 1919; Çoban Çeşmesi, İst., 1926; Suda Halkalar, 1929; Bir Ömür Böyle Geçti, İst., 1932; Elimle Seçtiklerim, İst.: Yeni Şark Kütüphanesi, 1935; Boğaziçi Şarkısı, (Sadettin Kaynak ile) 1936; Akar Su, İst.: Kanaat Kitabevi, 1936; Tatlı Sert, (mizahi şiirler) İst.: Kanaat Kitabevi, 1938; Akıncı Türküleri, İst.: Kanaat Kitabevi, 1940; Heyecan ve Sükûn, İst.: İnkılâp Kitabevi, 1959; Zindan Duvarları, İst.: Tan Gazetesi Mtb., 1967; Han Duvarları, 1969 (2. bas. İst.: Atlas Kitabevi, 1973).
Oyun: Canavar, (manzum) İst., 1926; Akın, (manzum) Ank.: Halkevi, 1932; Özyurt, (manzum) Ank.: Hakimiyeti Milliye Mtb., 1932; Kahraman, (manzum) İst.: Cumhuriyet Kütüphanesi, 1933; Ateş, İst.: Ahmet Sait B., 1939; Yayla Kartalı, İst.: İnkılâp Kitabevi, 1945.
Okul piyesleri: Numaralar, İst., 1928; Yangın, (manzum) İst., 1931; Bir Demetle Beş Çiçek, İst.: Sühulet Kütüphanesi, 1933; Yangın, (piyesler) İst.: Sühulet Kütüphanesi, 1933; Canavar, İst.: Tefeyyüz Kitaphanesi, 1944.
Roman: Yıldız Yağmuru, İst.: Kanaat Kitabevi, 1936.
İnceleme: Tevfik Fikret: Hayatı ve Eserleri, İst.: Cumhuriyet Kitaphanesi, 1937.


ŞİİRLERİ
ALLAH'A ISMARLADIK

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git...

Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
Andırıyor ışıksız evinde pencereler.
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı
Çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler...

Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna
Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz
Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna
Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz...

Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim..

Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü
Daha candan görürüm senden uzaklaşınca
Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü
Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca.

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git...



ARDINDA

Yaktı yanardağ gibi can yurdunu son bakış
Ve gönlüm koşmaz oldu maceralar ardında.
Önünde dün beyazlar giyinirken karakış
Bugün sensiz kalan yaz kara bağlar ardında.

Siyah kanatlarını batıya açtı kuşlar
Benden sana haberdir bu çığlıklı uçuşlar.
Dereler ardın sıra akmağa koyulmuşlar
Arıyor batan güneş seni dağlar ardında.

Gezdirir rüzgar gibi üstünde yamaçların
Boynuma çifte zincir çift örgülü şaçların.
Ateşimden yanarken dalları ağaçların
Gözlerimin sel gibi yaşı çağlar ardında...
BAG BOZUMU

Kuytu ormanları, tenha bağları
Geziyor mevsimin yorgun rüzgarı.
İnce dallar kırık, yapraklar sarı,
Geçmiş bu yoldan da, belli sonbahar.

Duyulur bir ayak sesi gizlice
Hali bahçelerden rüzgar esince:
Geçen bir yolcu mu, yoksa her gece
Yollarda beklenen bir kadın mı var...



BESIKTAN MEZARA KADAR

Seni istakbal için önce gelmek cihana,
Ve başkasınan almak sonra geliş müjdeni.
Bir nefes dinlemeden yıllarca koşmak sana
Aramak her tarafta, Bulmamak asla seni.

Suda,rüzgarda,kuşta senin sedanı duyup
Seni beyaz çiçekli dallar içinde sanmak.
Vuslatın rüyasını görmek üzre uyuyup
Hasretin azabına ermek için uyanmak..

Başka bir şekle koymak her gün güzel yüzünü,
Boyamak gözlerini bir siyah,bir maviye.
Tek seni hayal için süzerek batan günü,
Gece mahtaba dalmak,sen de dalmışsın diye.

Seni anlatmak üzre yazıp her gün bir gazel
Geçirmek ömrü yalnız sana dair eserle.
Saçlarını çözerek hulya dizinde,tel tel,
Bugün güllerle örmek,yarın menekşelerle...

Tesadüf ümidinin bittiği müşiş anda
Dudağa kanla çizmek yeniden tebessümü
Seni istikbal için artık öbür cihanda,
Dosta el sallar gibi,davet etmek ölümü
BIZIM MEMLEKET

İçimden tanırım ben o illeri
Onlar ki zahirde viran olurlar
Ardıçlı dağları çamlı belleri
Aşanlar Şirin'e hayran olurlar

Dökülür köpüklü sular yarından
Baharlar yaratır kışın karında
İçenler sihirli pınarlarında
Şöyle bir silkinir ceylan olurlar

Başı boş kırlara salar tayını
Elinden düşürmez okla yayını
Aklına getirmez zafer payını
Memleket yolunda kurban olurlar



ÇOBAN CESMESI

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi...

'Göynünü Şirin'in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dagları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi...'

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi...

Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi...

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül ararda,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi...

Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...
________________________________________
DAGLAR

Yaslanır bir buluttan bir buluta başınız,
Gövdeniz Tanrım gibi gökte yaşardı,dağlar
Engin kanatlı kuşlar olmasa yoldaşınız
Tepenizden bir güneş,bir ay aşardı,dağlar..

Kalbini göstermese göğsünün yırtığından,
Yol mu bulurdu Kerem kurduğunuz yığından
Cihangirler hızını göklerden aldığından
Üstünüzden sel gibi ufka taşardı,dağlar..

Siz,ki yalnız kahraman geldi mi geç derdiniz,
Yalnız ulu canlara karşı baş eğerdiniz
Nasıl oldu o soysuz kıza geçit verdiniz
O taş yürek bu işi nasıl başardı,dağlar..



ERIYEN ADAM

Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor,
Eriyor yaklaşırken dudağına dudağım.
Zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor,
Ben sıcak bir denize inen buzdan bir dağım...

Yanında damla damla bittiğimi duyarım,
Yoklarım yerinde mi yüzüm,alnım,saçlarım
Bir göğüs geçirerek derim ki,Yine varım,
Fakat bir rüya gibi şimdi kaybolacağım..

Bir gün,için içimde neyim varsa alacak,
Varlığım bir su olup kabından boşalacak
Benden nişan olarak kucağında kalacak
Boş bir yığın, Elbisem,gömleğim,boyunbağım...




KAYNAK-2
Faruk Nafız Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel'in Hayatı (1898 - 1973)
İstanbul'da doğmuş (1898), ilk ve orta öğretimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret İdadisi'de tamamlamıştır. Daha sonra Tıp Fakültesi'ne girmiş, ancak tamamlamadan ayrılmıştır. Ati gazetesine girerek yazı işlerinde çalışmıştır. (1917 - 1918). Aynı gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya girmiştir (1922). Çamlıbel sonraki yıllarda Kayseri (1922 - 24), Ankara (1924) ve İstanbul'da (1932 - 1946), çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

Daha sonra politikaya atılan Çamlıbel DP'de İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya girmiştir (1946). 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesine kadar aralıksız milletvekilliği yapan Çamlıbel, müdahale sonunda öteki DP milletvekilleriyle birlikte tutuklanarak Yassıada'ya gönderilmiştir. 15 ay tutuklu kaldıktan sonra suçsuz görülerek serbest bırakılmış, sonraki yıllarını Arnavutköyü'ndeki evinde geçirmiştir. Faruk Nafız Çamlıbel, bir gezi sırasında Samsun vapurunda ölmüştür (8 Kasım 1973).

Yazarın Yaşamı

Çamlıbel, şiire daha 14 - 15 yıllarında iken başlamış, "Saat" adlı ilk şiiri de kendisinin söylediğine göre Çocuk Dünyası'nda çıkmıştır (1914). Ancak, araştırmacı Fevziye Abdullah Tansel, şairin okul kitaplarına girmiş olan bu şiirinin basılan ilk ürün olmadığını belirtmektedir. Tansel'in belirlemesine göre Çamlıbel'in "Eserlerimin Ruhu" adlı yayımlanan ilk şiiri Peyâm gazetesinin edebiyat ekinde (1913) çıkmıştır. Çamlıbel'in Celal Nuri (İleri)'nin çıkardığı Edebiyat-ı Umumiye dergisinde yayımlanan "Şarkın Sultanları" adlı şiiri, onun yazın çevrelerinde kendine yer açmasını sağlayan ilk ürünü olmuştur.

Henüz 20 yaşında olan Çamlıbel aruz vezniyle yazdığı bu dönem şiirlerini daha sonra İleri (1017 - 18), Yeni Mecmua (1918), Ümid (1919 -1921), Şair (1918 - 1919), Edebî Mecmua (1919), Büyük Mecmua (1919), Nedim (1919), Temâşâ (1920), Yarın (1921 - 22) gibi yayın organlarında yayımlamıştır.

İlk kitabı Şarkın Sultanları'dır (1918). Kurtuluş Savaşından önce yayımladığı öteki iki kitabı ise Dinle Neyden (1919) ile Gönülden Gönüle (1919)'dir.

Faruk Nafiz, manzum oyunlar, çocuk oyunları ve iki roman yazmıştır.

Yapıtları:

Şiir: Şarkın Sultanları (1918), Dinle Neyden (1919), Gönülden Gönüle (1919), Çoban Çeşmesi (1926), Suda Halkalar (1928), Bir Ömür Böyle Geçti (1932), Elimle Seçtiklerim (1935), Boğaziçi Şarkısı (1936 - S. Kaynak'la birlikte), Akar Su (1936), Tatlı Sert (1938 - Mizahi Şiirler), Akıncı Türküleri (1938), Heyecan ve Sükun (1959 - Seçmeler), Zindan Duvarları (1967).

Oyun: İlk Göz Ağrısı (1922 - adapte), Sevk-i Tabii (1925 - S. M. Alus'la birlikte adapte), Canavar (1926), Akın (1932), Özyurt (1932), Kahraman (1933), Ateş (1936), Ayşe'nin Doktoru (1949).

KAYNAK-3

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898-1973)
Beş Hececilerin en önemli ismidir .Adını 1918' den itibaren duyurmuştur. Önceleri aruz, sonra hece ile yazdığı şiirleriyle kendisini kabul ettirmiştir. Yahya Kemal'in tesirinde çok kalan, fakat günün heyecanını, şiirleriyle ifadeden çekinmeyen Faruk Nafiz'de, Yahya Kemaldeki mükemmellik endişesi yoktur. O, şiirlerini, üstadı gibi yıllarca olgunlaşsın diye bekletmemiş, sıcağı sıcağına yayımlamış ve devrin heyecanını beslemiştir. Milli Mücadele'den sonra zafer heyecanı ile Anadolu coğrafyası, insanı, tarihi ve yaşayışı ile yenide'1 keşfedilirken, Faruk Nafiz de Anadolu'dan ses getiren şairler arasında yer alır. Faruk Nafiz'in "Han Duvarları" şiiri, şairlere ve edebiyatçılara yepyeni bir ufuk açmıştır.
"Han Duvarları" o güne kadar Anadolu'yu sadece kitaplardan bilen, Anadolu'yu bolluk bereket dolu, çalışkan mutlu ve huzurlu insanları olan bir mekan olarak kabul eden İstanbullu aydın gencin ilk defa haşin Anadolu tabiatı ve suskun insanları ile karşılaşniasıdır. Şiirine Anadolu manzarasının bütün unsurlarını alan Faruk Nafiz, Maraşlı Şeyhoğlu'nun dörtlüklerinden yararlanarak, bu suskun insanın lirizmini hem ortaya koymuş, hem de kendi duygularını anlatma vesilesi bulmuştur.
Faruk Nafiz, Halk edebiyatı geleneğinden yararlanırken folkloru da kullanır. Anadolu coğrafyasını, halkını, çeşitli yaşayış sahneleri içinde, çoğu kez manzum hikaye tarzında anlatır.
Mehmetçik'in savaş sonrası yaşayışı gibi milletini zafere ulaştıran Başkomutan M. Kemal Paşa, Faruk Nafiz in şiirlerinde dile gelir.
Aşk Teminin çok yoğun olduğu ilk şiirlerinden sonra Faruk Nafiz bu temi Anadolu İnsanının hayatında arar. Şiirlerinde son derece temiz yalın bir dil kullanır. Şiir ve sanatının tek beslenme kaynağı olarak Anadolu'yu görür.
Şiir kitapları: Akıncı Türküleri, Heyecan ve Sükun, Han Duvarları, Zindan Duvarları
Cayenne çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:56
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522