Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

YUNUS EMRE'NİN ŞİİRLERİNDE HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan YUNUS EMRE'NİN ŞİİRLERİNDE HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP Konusunu Görüntülemektesiniz => YUNUS EMRENİN ŞİİRLERİNDE HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP Yunus Emreye göre hayat, geçmiş ile gelecek yani ezel ile ebed arasında yapılan ...

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 09-05-07, 10:20   #1 (permalink)
SuRMeNeLee !! ©
 
Giriş Tarihi: 12-12-2006
Yer: San Francisco
Yaş: 19
Mesajlar: 11,068
Blog Mesajları: 6
Rep Puanı: 76822458
DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11DJ-SaLDo Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 768358
Varsayılan YUNUS EMRE'NİN ŞİİRLERİNDE HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP


YUNUS EMRENİN ŞİİRLERİNDE
HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP







Yunus Emreye göre hayat, geçmiş ile gelecek yani ezel ile ebed arasında yapılan bir seyahattir . Yunus, hayatı tasavvuf felsefesinin bu temel alegorisi yani benzetmesi çerçevesinde kavrar ve şiirlerinde bu alegoriden doğan birçok imaj kullanır. Mutasavvıflar insanın aslî macerasını yani dünyaya geliş ve gidişini bir daire hareketi gibi hayal etmişlerdir. Devr nazariyesine göre manevî âlemden maddî âleme gelen ruhlar, tekrar ilk ve aslî vatanlarına geri dönerler. Maddî âleme inen ruhların izlediği yola kavs-i nüzûl, dönüşte izlenen yola kavs-i urûc adını vermişlerdir. Bu iki kavis, yarım daire bir daire teşkil eder. Devr, bu daire hareketini tamamlamaktır . Tasavvufta kullanılan sâlik, rehber, menzil, misâfir, sefer, teferrüc, seyr&. gibi kavramlar aynı alegoriye bağlıdır. Tasavvuf düşüncesinde önemli bir yeri olan hal ve makam kavramları, yol imajına dayanır, basitten karmaşığa doğru belli menzillere ulaşmayı ifade eder. Bu yolculuktaki konaklama yerlerine makam veya menzil denir. Tasavvufun bu temel alegorileri, Yunus Emrenin temlerini olduğu kadar üslûbunu da belirlemiştir: Yol ve seyahat alegorilerinden doğan harekete dayalı imajlar, Yunusun şiir sanatının en belirgin niteliğidir.

Yunus Emrenin şiirlerinin dokusunu oluşturan hareket imajlarını şu kategoriler altında toplayabiliriz:

Aşk: Yunus Emrenin şiirlerinde tasavvufî aşk, aslî temdir. Şâir, bu soyut kavramı ifade ederken ateş, içki, cinnet gibi klasikleşmiş olan istiârelerle birlikte oldukça orijinal olan hareket imajlarından ve tasvirlerinden yararlanmıştır:

Tağa düşer kül eyler gönüllere yol eyler
Sultanları kul eyler cüretlü nesnedür ışk (104/3)

Denizleri kaynadur mevce gelür oynadur
Kayaları söyledür kuvvetli nesnedür ışk (104/5)

Işk nefs iline akdı ne bulduysa yakdı
Kibir kalasın yıkdı anda çok savaş oldı (307/3)

Yunusun şiirlerinde aşk, alegorik bir mahiyet kazanır. Ancak Işkı hiçbir nesneye mesel bağlasam olmaz. Dünyede âhirette ne dutısar ışk yerin (202/4) diyerek aşkı benzetmelerle anlatmanın güçlüğünü belirten şâir, bu güçlüğü, yukarıdaki beyitlerde de, Niteki bu gönlüm evi ışk elinden taşagelür / Niçe yüksek yürürisem ışk başumdan aşagelür (78/1) tarzındaki diğer beyitlerinde de hareket imajlarından faydalanarak çözmüştür.

Kozmik Âlem: Yunus Emre kozmik âlemi, küllî ruh düşüncesine bağlı olarak canlılık ve hareketlilik vasıflarıyla kavrar ve bu vasıflara uygun hayallerle ifade eder. Allah kozmik âleme hareket etme emrini vermiştir: Göke eyitti dön didi ay u gün yürüsün didi (274/3) Bundan dolayı gökler dönmektedir: Bu çizginen gökleri tahtes-serâ yirleri (105/2). Aşk ile kurulmuş olan yer ve gök, bu aşkla dönmektedir. Yunus bu baş döndürücü kozmik harekete katılma arzusunu şöyle ifade etmiştir: Geh feleklerden meleklerden dilekler eyleyem / Gâh arş u şemsde gerdûn olam gerdân olam (156/2). Kozmik âlem de aynı duygularla dervişlerin sohbetine katılmayı arzu eder: Ay ü Güneş müştakdurur dervişlerin sohbetine / Ferişteler tesbih okur zikir eder dervişleri (448) . Yunus Emre, kozmik âlemi, bize Van Goghun tablolarında olduğu gibi ya aşkın ifadesi olan sonsuz hareketliliği içinde ya kıyamet gününün olağanüstülüğü içinde sunar. Ne kozmik âlem sükûn içindedir, ne de o kozmik âlemi sükûn içinde seyr ve tasvir eder: Tağlar yerinden ırıla gökler heybetten yarıla / Ilduzlar bağı kırıla düşe yere galtân ola (7/5).

İnsan: Yunus Emre, kozmik âlemin hareketi ile bir seyahat saydığı insan ömrü arasında bir paralellik görür: Yer, gök, yıldızlar, insanlar ilâhî bir emirle aynı hareketin içindedirler: Günde yir gök gide-durur konşun sefer ide-durur / Ecel bir bir yuda-durur bu dünyeye mağrur nedür (54/6). Bu hareket menşeini Tanrıdan alır: Alet ü hareket cümlesi senden / Anunçün işine kimse kırılmaz (87/7).
Yunus Emre bir mutasavvıf olarak, kendisini üç türlü sefer içinde tasavvur eder: Tanrıya sefer, Tanrının evi olan gönüle sefer, zahirî sefer .Tasavvuf terminolojisinde kalbin zikirle seyr etmesi ile manevî yolculuğu, dört dereceli bir sefer olarak anlatılmıştır:
a) Seyr ilellah (Allaha doğru yolculuk),
b) Seyr fillâh (Allahta seyr),
c) Seyr billâh (Allah ile seyr)
d) Allahtan Allah ile sefer . Bu temel tasavvurlara bağlı olan Yunus Emre, insanı hareket halinde ifade etmiştir.
Dervişler, bu harekete dayanan hayat görüşlerine uygun olarak, daima hareket halindedirler:

Dervişler fitne kabın bunda uşattı
Hareket itti bunda olmadı battâl (122/3).

Onlar kaz gibi hantal değildir, Hüma kuşu gibidir:

Kan erenler geldi geçti bunlar yurdı kaldı göçdi
Pervâz urup Hakka uçdı hümâ kuşıdur kaz değil (131/2).

Yunus devamlı bir hareket özlemi içindedir. Bu özlemini şu beyitte çok güzel bir şekilde ifade etmiştir:

Yüzbin kez toğam uyağam dost burcında cevlân kılam
Hem bunda olam hem anda varıgelem (144/4)

Bu hareket, mekânı aştığı gibi zamanı da aşar, Yunus devriyelerinde geçmiş ile gelecek, ezel ile ebed arasında mekik dokur:


Mûsîle Tûra çıktım bin bir kelime kıldım
Halâyık ne olasın ben anda bilip geldim

İsî oldum kudretten behanedir avretten
İnâyet oldu Haktan ölü dirgörüp geldim

Circis oldum basıldım Mansur oldum asıldım
Hallaç pamuğu gibi bunda atılıp geldim

Muhammedi bir gece Hak okudu mirâca
Ser-teser uçtan uca bile yüz sürüp geldim (402)

Bu mısralar zaman içinde seyahatin ifadeleridir. Ayrıca şâir, zaman ve mekân içinde mevcut olan varlıklarla kendisini özdeşleştirmektedir. İsâ ile, Musa ile, Muhammed ile, dağlarla, denizlerle, yıldızlarla bütün mevcudât ile kendi benini birleştirmektedir: Kâbe vü büt iman benem çarh uruban dönen benem / Bulut olup havaya ağan rahmet olup yağan benem (157/1). Bu örnekler, edebî yönden incelendiğinde transformasyonu ve transandantali ifade eder. Ardı ardına tasavvur edilen bu transformasyonlar Yunusun şiirlerinde geniş bir hareket vizyonu yaratmaktadır.

Nebatlar: Yunus Emre nebatları hemen daima hareket imajları ile anlatmıştır. Onun şiirlerinde nebatlar, hareket, oluşum, değişim ve sefer halinde ifade edilir:

İy ışk eri aç gözüni yir yüzine eyle nazar
Gör bu latif çiöekleri bezenüben geldi geçer

Bunlar böyle bezenüben dosttan yana uzanuben
Bir sor ahi sen bunlara kancarudur azm-i sefer (23/2)

Ele aldığımız bu kategorileri çoğaltmak mümkündür. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, Yunusun şiirlerinde harekete dayalı imajların onun şiir dünyasının temel imajları olduğu derhal anlaşılır. Bu hâl üslûba da yansır ve Yunusun şiirlerinde fiiller, büyük yoğunluk kazanır. Yunusun bazı mısraları tamamen fiil ve sıfat fiillerden kurulmuştur:

Bildük gelenler geçdiler gördük konanlar göçdiler (1/9)

Bildün gelen geçerimiş bildün konan göçerimiş (23/8)

Geçüp gitmek dilerisen düşmeyeyin dirisen (111/6)

Bazı mısraları aynı şekilde birer hareket ifadesi taşıyan zarf fiillerle örülmüştür:

Okuyuban yazmadın yanıluban azmadın (72/7)

Şiirlerinde redif ve kafiye kelimelerinin büyük bir çoğunluğunu fiiller meydana getirir. Bu fiillerin bir kısmı birleşik fiillerdir. Birleşik fiillerden tasvirî fiiller (descriptif) çokluğu ile dikkatimizi çeker . Bu tasvirî fiiller, devamlılık, çabukluk, yaklaşma ifadeleriyle hareket imajlarını anlatmaya oldukça uygundur:

İy Tanrıyı bir bilenler can Hakka kurban kılanlar
Ölü değüldür bu canlar ışk gölünde yüzedurur (79/5)

Dünyaya çok gelüp gitdüm erenler eteğin tuttum
Kudret ünini işitdüm kaynayuban coşa geldüm (176/2)

Yunus Emrenin şiirlerinde bazen redif, bazen kafiye kelimesi musammat yahut dörtlük özelliğinden dolayı üç veya dört defa tekrarlanan bir yapıyı zarurî kılar. Bunun sonucu olarak redif yahut kafiye kelimesi fiil olduğunda beyit yahut dörtlüğe zarurî olarak dört yahut üç fiil girer. Bu hâlin her beyitte tekrarlanması fiil yoğunluğunun artması sonucunu doğurur.
Diğer taraftan Yunus, şiirlerinde varlıkları kesret oldukları için, yani Tanrının birliğine ulaşmada birer engel oldukları için uzun uzun tasvir ve tavsif etmez. Varlıkları nadir olarak sıfatlar vasıtasıyla ifade eder. İşaret sıfatları bir kıyıya bırakılırsa birçok şiirinde sıfat bulmak mümkün değildir. Yunus, varlıkları vasıflandırmaktan çok, onları hareketleriyle, harekete ait hususiyetleriyle gözlerimizin önüne serer:

Hiç bilmezem kezek kimün aramuzda gezer ölüm
Halkı bostan idinmişdür diledügin üzer ölüm (155/1)

Bu beyitte ölüm gibi soyut bir kavram, alegorik bir mahiyet kazanmış ve hareket halinde ifade edilmiştir. Şâir şiir boyunca ölümü aynı alegori içinde ve hareket halinde anlatır.
Yunusun Deniz kenarında ova kuyuda işleyen kova / İsa ağzında duâ oldum bile işe geldüm. (176/6) beyitindeki kuyuda işleyen kova ifadesi bu hususta güzel bir örnektir. İşleyen sıfat fiili gramer açısından bir sıfat olmakla birlikte, fiil köklüdür ve zihnimizde bir hareket imajı yaratmaktadır. Yunus kovayı değişik şekillerde tavsif edebilirdi. Ancak Onun genel tercihi bu örnekte görüldüğü gibi varlıkları hareket halinde canlandırmaktır. Şâir, kitapı gökten inen, gülü açılan, solan, ağaçı uzayan, suyu akan, sızan, denizi mevc uran birer varlık olarak ifade eder.
Yunus Emrenin şiirlerindeki benzetmeler, meseller genellikle hareket imajları içerir. Teşbihin yönü sıfatlardan ziyade hareketlerdir:

Düştüm bu ışk denizine bahrılayın yüzer oldum
Seyran itdüm denizleri Hızırlayın gezer oldum (174/1)

Canum girmedin bu tene nazarum yokdı altuna
Düşdüm ayaklar altına topraklayın tozar oldum (174/7)

Şol kuşun kim yuvası toğan katında ola
Ol andan kaçan dura gide yayına bir gün (90/4)

Bir devlengiç yuva yapar yürür ilden yavrı kapar
Togan ileyinden sapar zîre elinde murdârı var (22/3)

Çün denize garkoldun boğazına geldi su
Deli bigi talbınma iy biçare battun tut (10/7)

Ağaç karır devrân döner kuş budağa bir kez konar
Dahı sana kuş konmamış ne gügercin ne hod dürrâç (13/4)

Ömrün senün ok bigi yay içinde topdolu
Tolmış oka ne turmak ha sen anı attın tut (19/5)

Ol kuşun kim yuvası doğan yanında ola
Ol anda kaçan dura gide yayına bir gün (421)

Nice bir ışk meydanında nefs atın seğirttirem
Ya nice bir başımı tûp eyleyip çevgân olam (400)

Yûnusa âşık diyüben zinhâr özenüp gelmegil
Çok bezrigân peşman olur varıcağız uzun yola (2/5)

Kaynar denizleyin canım oynar gemileyin tenim
İki deniz arasında garkoluban uşanayın (415)

Canım ışkın külüngüne Ferhâd olup tuttum başım
Daim dağları keserim Şirinim hiç solmaz benim (412)

Benim canım bir kuştur kim gövdem anın kafesidir
Dosttan haber geliceğiz bir gün uçar kuşum benim (401)

Louis Bazin, Yunus Emrenin şiir sanatının önemli niteliklerini şu sözleriyle tespit etmiştir: Bu büyük şâir, hiçbir taassup endişesine kapılmadan, bayağılıktan olduğu kadar şâirânelikten de kaçarak, ne müşahhas teferruattan, ne de en cüretli tecritlerden sakınmaksızın, hoşuna giden her mevzuû serbestçe ele alıp işler. Aslen mistik olan ilhâmının aynı kalmasına rağmen eserlerindeki çeşitlilik, insanı şaşırtır. Yunus Emrenin şiirlerinde rastladığımız temel tezatlardan birisi olan soyutsomut tezadı, tasavvufun vahdet-kesret kategorilerinin şairin sanatına yansımasından ibarettir. Şair, soyutu ifade ederken daima somuttan hareket etmiştir. Kesretten vahdete doğru bir yolculuğun içinde olan Yunus, somuttan soyutun anlamına geçer. Soyutu somut olarak ifade etmenin çeşitli vasıtaları vardır. Yunus şiirlerinde bu hususta meselâ alegori gibi çok sık kullanılan genel araçlarla birlikte kendisine has hale getirdiği özelleştirilmiş araçlar da kullanır. Yunusun ilâhî aşk yolculuğunu anlatırken hareket imajlarına çok sık başvurması bu soyut yolculuğu somut bir şekilde ifade edebilmek için bulduğu bir araçtır. Bu konuda genel olarak benimsenmiş yöntemlerle yetinmek, şâiri daima uzaklaşmaya çalıştığı kesreti, varlığı ifade etmek zorunda bırakacaktı. Şâir, varlığın ifadesi için yaratılmış olan dilin varlık tabakasından kurtulabilmek için hareket imajlarına yönelmiştir. Bu nitelikler, Yunusun üslubunu eşsiz ve orijinal yapar.
Yunusun şiirlerindeki kelimelerin oluşturduğu anlam alanları ve kelime alanları incelendikçe onun sanatının nitelikleri daha iyi anlaşılacaktır.
DJ-SaLDo çevrimdışı  
Eski 12-05-07, 20:02   #2 (permalink)
uA Cennet | Peşindeyiz.
 
Giriş Tarihi: 01-09-2005
Yer: imiz yurdumuz ForumTR Ortam: O biçim... Takım:Galatasaray
Mesajlar: 33,517
Blog Mesajları: 6
Rep Puanı: 83932695
eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 839701
Varsayılan C: YUNUS EMRE'NİN ŞİİRLERİNDE HAREKET İMAJLARI ve ÜSLUP


eFsAh çevrimiçi  
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:53
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522