|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Iste Tum Divan Edebiyati Ozellikleri Bu Mesaji cevapla Konusunu Görüntülemektesiniz => TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir. 1. İslâmiyetten ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
SuRMeNeLee !! ©
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 12-12-2006
Yer: San Francisco
Yaş: 19
Mesajlar: 11,068
Blog Mesajları: 6
Rep Puanı: 76822458
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ
Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir. 1. İslâmiyetten Önceki Türk Edebiyatı, 2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı, 3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı. Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir. Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasında Kullanılan Kıstaslar Türk edebiyatı devirlere ayrılırken değişen dil anlayışı, kültürde görülen farklılaşma, yeni dinî hayat, dil coğrafyasındaki gelişme, kısaca medeniyet değişikliği kıstas olarak alınır. Çünkü Türk tarihinde görülen üç medeniyet (iki medeniyet değişikliği), edebiyatın da seyrini değiştirmiş, onun konu ve şekil özelliklerini de etkilemiştir. Bu arada tanışılan ve alış verişte bulunulan uluslar da edebiyatı etkilemişlerdir. Meselâ, Araplardan ilmî eserlerle birlikte Arapça kelime ve tamlamalar, İranlılardan da İslâmiyetle birlikte nazım tür ve çeşitleri alınmıştır. Türk edebiyatının üç devire ayrılmasını sağlayan iki medeniyet değişikliği vardır 1. İslâmiyetin kabul edilmesi, 2. Batı medeniyetinin tanınması ve benimsenmesi. Bu bilgiler ışığında Türk edebiyatının devirlerini şöyle belirleyebiliriz I. İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI (?-11. yy.) İslâmiyetten önceki Türk Edebiyatı, Türklerin Orta Asyada yaşadıkları devirlerde bütün Türk boyları arasında müşterek ve büyük bölümü sözlü olan edebiyattır. İslâm öncesi Türk edebiyatı ulusal bir edebiyattır; nazım şekil ve türleriyle kullanılan ölçü tamamen millîdir. Bu dönem edebiyatı, İslâmiyetin kabul edilmesinden sonra oluşmaya başlayan yeni edebiyat anlayışına kadar devam etmiş, hatta etkisi daha sonraki dönemde de görülmüştür. İslâm öncesi Türk edebiyatı sözlü dönem ve yazılı dönem olmak üzere ikiye ayrılır. A. Sözlü Dönem ( ?-8. yy.) Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdir. Yani başlangıçtan 8. yüzyıla kadar olan dönemdir. Bu dönem ürünleri tamamen sözlüdür ve genellikle şiir şeklindedir. Bazı ürünlerin bazıları günümüze kadar gelmiştir. Sözlü Dönemin Özellikleri Ø Bu döneme ait yazılı eser yok denecek kadar azdır. Ø Bu dönemde Türkler, göçebeliğe dayanan günlük hayatlarında ve özellikle düzenledikleri törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) bir araya geldiklerinde ozan, kam veya baksı denilen şairler kopuz denilen saz eşliğinde koşuklar ve sagular söylerlerdi. Ø Bu şiirler (sagu, koşuk, destan) hece ölçüsüyle söylenen ve yarım kafiye kullanılan şiirlerdir. Ø Anlatım söze dayanır. Ø Düşünce ve hayaller şiirle anlatılmıştır. Ø Nazım biçimi dörtlük, vezin hece veznidir. Ø Yarım kafiye kullanılmıştır. Ø Dil sadedir. Ø Bu ürünler düzenlenen törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) ortaya çıkmıştır. Ø Şiirler kopuz denilen saz eşliğinde söylenir. Ø Daha çok somut konular işlenmiştir. Ø Kahramanlık, savaşlar, tabiat ve aşk konuları işlenir. Ø Şairlere ozan, kam, baksı, oyun, şaman gibi adlar verilir. Sözlü dönem ürünleri 1. Koşuk Ø Hece vezni ve yarım kafiye ile söylenen şiirlerdir. Ø Kopuz eşliğinde söylenir. Ø Yiğitlik, aşk, tabiat konularını işler. Ø Nazım birimi dörtlüktür. Ø Bu şiirlerde düz kafiye kullanılır: aaaa, bbba, ccca& (aaab cccb dddb) Ø Bu şiirlerin İslâm sonrası halk edebiyatındaki adı koşmadır. Ø Sığır denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir. 2. Sagu Ø Ölen bir kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir. Ø Ölen kişinin kahramanlıklarını, başarılarını, erdemlerini anlatır; ölümlerinden duyulan üzüntüyü dile getirir. Ø Koşuk nazım şekliyle söylenir. Ø Bu şiirlere İslâm sonrası halk edebiyatında ağıt, Divan edebiyatında mersiye denir Ø Yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir. Ø Divanu Lûgatit-türkteki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örneğidir. 3. Sav Ø Türk toplumunun dünyaya bakışını, geleneklerini, varlık anlayışlarını ortaya koyan özlü sözlerdir. Ø Bugünkü ata sözünün karşılığıdır. Ø Divanu Lûgatit-türkte pek çok sav vardır. 4. Destan Bütün dünya edebiyatlarının başlangıç eserleri olan destanlar, çeşitli konularda yaradılış hikâyeleri yanında, milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının millet muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleridir. Türk destanları, kâinatın, insanın, kadının ve erkeğin yaradılışı; Türk milletinin doğuşu, çeşitli Türk devletlerinin kuruluş gelişme, çöküşleri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebep açıklayıcı efsaneyi de içinde barındırır. Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk Edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır. Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihî önem arz eden önemli olaylarını (doğal afetler, savaşlar, göç, yangın vb.) konu edinirler Manzum hikâyelerdir. Destanlarda olağan üstü olaylar ve olağan üstü özellikte kahramanlar vardır. Destanlar anonim ve sözlü edebiyat ürünleridir. Ağızdan ağıza dolaşmak suretiyle oluşmuşlardır. Destanlarda anlatılan olayların geçtiği yer ve zaman bilinmez. Kahramanlar lider ve kurtarıcı rolündedir. İlk Türk Destanları Altay-Yakut: Yaradılış Destanı Sakalar Dönemi: Alp Er Tunga Destanı, Şu Destanı Hun Dönemi: Oğuz Kağan Destanı Köktürk Dönemi: Bozkurt Destanı, Ergenekon Destanı Uygur Dönemi: Türeyiş Destanı, Göç Destanı B. Yazılı Dönem ( 8-11. yy.) Bu dönemde Göktürkler ve Uygurlar tarafından kendi alfabeleriyle eserler verilmiştir. Türk dilinin tespit edilebilen en eski yazılı metinleri VII. asrın sonlarına ve VIII. asrın ilk yarısına ait olan dikili taşlar (Yenisey ve Orhun anıtları) ve Uygur dönemine ait olan dinî metinlerdir. Anıtlar arasında yer alan, Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilen Orhun Anıtları, gerek muhtevaları, gerekse mükemmel dil ve üslûplarıyla Türk dilinin, edebiyatının ve tarihinin şaheserleri arasında yer almaktadır. Abidelerin yazarı Yolluğ Tigindir. Yenisey Kitabeleri Yenisey ırmağı çevresinde daha çok mezar taşlarından oluşan bu kitabelerin edebi olarak fazla bir önemi yoktur. Göktürk Kitabeleri Tonyukuk Anıtı 720 yılında Göktürk devleti veziri Tonyukuk adına dikilmiştir. Kitabede Tonyukuk, anılarını ve dönemin tarihini anlatmıştır. Anlatımda, atasözlerine bolca yer verilmiştir. Kültigin Anıtı 732 yılında dikilen anıt Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır. Anıtta Kültiginin ölümü ve yas töreni anlatılmıştır. Bilge Kağan Anıtı 735 tarihini taşır. Bilge Kağanın yiğitlikleri ve Türk milletine iletmek istediği mesajlar anıtın içeriğini oluşturur. Bu anıt da Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır. Göktürk (Orhun) Kitabelerinin Özellikleri Türklerin ilk yazılı eseridir. Doğu Göktürklerin tarihine ışık tutar. Söylev türünde yazılmıştır. Oldukça gelişmiş ve işlenmiş bir dil kullanılmıştır. Türk dilinin gelişmişlik düzeyine ilişkin etraflı bilgiler edinilebilir. Hem dinî hem de din dışı konular işlenmiştir. Tarih, coğrafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir. Türk tarihini, toplumun yaşam biçimini, dünyaya bakış tarzını ortaya koyar. Kitabelerde idarecilerin ve sultanların halkı aydınlatması, yaptıklarının hesabını halka vermesi söz konusudur. Kitabeleri Strahlenberg bulmuş, 1893te Wilhelm Thomsen okumuştur. Bir yüzleri Göktürk alfabesiyle, diğer yüzleri Çince yazılmıştır. Dinî Eserler İslâm öncesi Türk edebiyatı yazılı eserleri arasında, Uygur alfabesiyle yazılmış olan çeviri dinî eserler de sayılabilir. Bunlar Mani ve Buda dinlerine ait eserlerdir. II. İSLÂMÎ DEVİR TÜRK EDEBİYATI (11-19. yy.) 8. yy.dan itibaren yerleşik hayata geçen, Müslümanlıkla tanışan Türkler, 10. yy.ın ilk yarısında (920) Karahanlı Devleti hükümdarı Satuk Buğra Hanın Müslümanlığı kabul etmesiyle başlayan süreçte Müslümanlıkla Türklüğü birleştirip bir sentez ortaya çıkarmışlar, hayat tarzlarını buna göre belirlemişler, bu sayede birlik sağlamışlar ve İslâm dininin, Farsların ve Arapların etkisiyle yeni bir edebiyat oluşturmaya başlamışlardır. Bu edebiyatta sözlü eserlerin yanı sıra yazılı eserler de çoğalmıştır. İlmî eserler ve Kuran-ı Kerim aracılığı ile Arapçadan; Edebî eserler aracılığıyla da Farsçadan etkilenilmiştir. Yine bu yolla o zamana kadar dış etkilerden uzak olan Türk dili Arapça ve Farsçanın etkisine girmeye başlamıştır. İslâm kültürü, ortak İslâm edebiyatının şekil ve tekniği, zevki, hayat görüşü, temaları, motifleri, Türklerden önce Müslüman olarak bir İslâmî edebiyat geliştiren İranlıların aracılığı ile Türk Edebiyatına girmiştir. İslâmî edebiyat şiirinde ortak teknik malzeme (şekiller, temalar, motifler) ile ortak bir dünya görüşü ve estetik kavramı benimsenmiştir. XIV. asırda yazıya geçirilen "Dede Korkut Kitabı" destan döneminin hatıralarını saklayan, gerek muhteva gerekse dil ve üslup mükemmeliyeti bakımından Türkçenin şaheserleri arasında yerini daima muhafaza eden çok değerli bir eserdir. İslâmiyetten sonra da destansı edebiyat devam etmiştir İslâmiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları Karahanlı Dönemi: Satuk Buğra Han Destanı Kazak-Kırgız Kültür Dâiresi: Manas Türk-Moğol Kültür Dâiresi: Cengiz-name Tatar-Kırım: Timur ve Edige Destanları Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı Dönemleri: Seyid Battal Gazi Destanı (Battal Gazinin İslamiyeti yayış mücadelesini ve yiğitliklerini anlatır), Danişmend Gazi Destanı (Danişmendname), Köroğlu Destanı A. ilk Eserler 1. Kutadgu Bilig Dönemin ilk edebî eseridir. İlk siyasetname. 1070 yılında Balasagunlu Yusuf tarafından Karahanlılar devrinde yazılmış ve Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Hana sunulmuştur. (Eseri beğenen hükümdar bunun üzerine Yusufa Has Haciplik unvanı vermiştir.) Eserin adı Mutluluk Veren Bilgi anlamındadır. Mesnevi nazım şekliyle ve ¬²²/¬²²/¬²²/¬² (Şehname vezni) vezin kalıbıyla yazılmıştır. 6600 beyittir. Ayrıca 173 tane de dörtlük vardır. Beyit nazım birimiyle yazılmıştır; ancak dörtlük nazım birimi de kullanılmıştır. Aruz ölçüsüyle yazılmış ilk eserimiz kabul edilir. Didaktik (öğretici) bir nitelik taşır. Bir ahlâk ve öğüt kitabıdır. Hükümdara siyası öğütlerde bulunur. Eserde allegorik[1] (sembolik) bir anlatım vardır. Hükümdar Kün Toğdı: Adaleti, Vezir Ay Toldı: İyi yönetimi, Vezirin Oğlu Ögdilmiş: Aklı, Vezirin Kardeşi Odgurmış: Öbür dünyayı temsil eder. Eser Hakaniye (Çağatay) Türkçesiyle kaleme alınmıştır. Dili oldukça sadedir. 2. Divanü Lûgati't-türk Türk Dilleri Sözlüğü anlamına gelir. Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072-1074 tarihleri arasında yazılmıştır. Eser bir sözlük olarak hazırlanmasına rağmen, Türk sosyolojisi, psikolojisi, edebiyatı, gelenek ve görenekleriyle ilgili bilgi veren önemli bir eserdir. Türkçenin önemini anlatmak ve Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır. Mensur (düzyazı) bir eserdir. Türkçenin ilk sözlüğü kabul edilir. Kelimeleri göçebe boylar arasında gezerek bizzat kendisi derlemiştir. (Diğer önemli sözlükler: Ali Şir Nevai, Muhakemetül-Lugeteyn, Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki) İslamiyet öncesi edebiyatın sagu, koşuk ve sav örneklerini içerir. Eserde 7500 kelime ve Arapça karşılıklarıyla bunların kullanıldığı örnek cümle veya şiirler, dilbilgisi kuralları ve bir harita (o devirdeki Türk boylarının yerleşim alanını gösteren) bulunmaktadır. Etnografik bir eser olarak kabul edilir. Zamanında konuşulan ve yazılan Türk lehçelerindeki 7500 Türkçe kelimeye Arapça karşılıklar veren ve harf sırasına göre düzenlenmiş bir sözlük durumundadır. Ayrıca manzum-mensur parçalar (sav, sagu, koşuk), örnekler ve bazı olaylarla donatılmış bir ansiklopedidir. Zamanın Türk tarih ve efsanelerine, coğrafya, halk edebiyatı ve folkloruna dair geniş bilgiler vererek Türkoloji'nin temellerini atmıştır. 3. Atabetü'l-hakayık Hakikatlerin eşiği anlamına gelir. 12. yyda Edip Ahmet Yügnekî tarafından yazılmıştır. Didaktik bir eserdir, ahlak ve öğüt kitabıdır. Cömertlik, ilim, doğruluk gibi konuları işler. Aruz ve hece ölçüsü birlikte kullanılmıştır. Nazım biçimi mesnevidir. Hakaniye (Çağatay) Türkçesiyle yazılmıştır. 4. Divan-ı Hikmet Mutasavvıf Hoca Ahmet Yesevi tarafından 12. yy.da yazılmıştır. İlâhî aşkın, ibadetin, cennetin vb. konu edildiği didaktik bir eserdir. 7li ve 12li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Dörtlükler halinde yazılmıştır. Dörtlüklerin adı eserde hikmettir. Tasavvufi bir eserdir. Dili oldukça sadedir. 5. Kitab-ı Dede Korkut Destandan halk hikâyesine geçiş dönemi ürünüdür. 12 hikâyeden oluşur. Eserde bir yandan Türklerin İslâm öncesi hayatları anlatılırken diğer yandan İslâma ait unsurlara da yer verilir. Dede Korkut, hikâyelerin içinde adı geçen, yaşlı, bilge, meçhul bir halk ozanıdır. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com