Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Lokman Hekim Efsanesi

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Lokman Hekim Efsanesi Konusunu Görüntülemektesiniz => Lokman hekim efsanesi Şahmaran'ın ölümünün ardından Tahmasp, yüreği acılar içinde, günlerce dağ bayır dolanıp, Şahmaran'ın yasını tutuyormuş. Tüm bu yaşadıklarının ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 25-02-07, 16:14   #1 (permalink)
我可不愿做这样的选择
 
Giriş Tarihi: 08-11-2006
Yer: Ankara
Mesajlar: 2,308
Blog Mesajları: 34
Rep Puanı: 13148025
ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11ηєνєя ωαηηα ℓєт Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 131528
Varsayılan Lokman Hekim Efsanesi


Lokman hekim efsanesi

Şahmaran'ın ölümünün ardından Tahmasp, yüreği acılar içinde, günlerce dağ bayır dolanıp, Şahmaran'ın yasını tutuyormuş. Tüm bu yaşadıklarının ve Şahmaran'ı kaybetmesinin bir rüya olmasını dileyen Tahmasp, bu gerçekten kaçamamış ve sonunda bu olan bitenlerden dolayı kendini suçlu görmeye başlamış. Bu suçluluk duygusunun verdiği acıya daha fazla dayanamayan Tahmasp, Şahmaran'la karşılaştığı mağaraya gitmeye ve işlediğini düşündüğü bu ağır suçun cezasını da Şahmaran'ın halkının, yani yılanların vermesi gerektiğine karar vermiş.
Tahmasp, Şahmaran'la karşılaştığı mağaranın girişine vardığında Bilge Yılan'ın onu beklediğini görmüş. Utançtan ve acıdan morarmış yüzünü eğerek kendisini mağaranın hemen girişinde bekleyen Bilge Yılan'a bütün olan biteni ayrıntılarıyla anlatmış. Bilge yılan duyduklarını büyük bir üzüntü ile dinlemiş ve bir süre düşündükten sonra konuşmaya başlamış;
"Bak Tahmasp, sakın Şahmeran'ın öldüğünü yılanlara söyleme, bu sırrı seninle birlikte saklayalım. Eğer yılanlar Şahmaran'ın öldüğünü anlarlarsa bu insanlığın da sonu olur. Yılanları ne ben ne de sen durdurabiliriz. Mağralarından çıkıp dünyanın sonuna kadar insanlarla savaşıp dururlar."
Bilge yılan konuşmasını bitirdikten sonra yerinden ağır ağır doğrularak Tahmasp'ı mağaranın içine çekmiş. "Şimdi sen gel de diğer yılanlarla vedalaş. Sonrasını düşünürüz" demiş.


Tahmasp mağaranın girişini dolduran her renkten ve türden binlerce çeşit yılanın karşısına geçip gözyaşları içinde onlarla vedalaşmış.
Vedalaşmanın ardından Bilge Yılan Tahmasp'la birlikte mağaranın ağzına yakın bir yere kadar ilerlemiş ve orada diğer yılanların duymayacağı bir şekilde sesini alçaltarak konuşmaya başlamış; "Şahmaran senin ölmemen için kendini feda etti. O'nun bütün bilgeliği ve ruhu senin bedeninde. Sen artık bu dünyanın en bilgili adamısın. Senin de bildiğin gibi Şahmaran ölümsüzdür. Şimdi ben sana bir hediye vereceğim." Böyle konuştuktan sonra Bilge Yılan mağaranın içinden daha önce Şahmaran'a muhafızlık eden iki yılanı yanına çağırmış. Çağrılan muhafız yılanlar mağaranın alanını dolduran diğer yılanların arasından süzülerek Bilge Yılan'ın yanına kadar gelmişler. Bilge Yılan bu sefer de iki yılana dönerek konuşmaya başlamış: "Ey yılan kardeşlerim, sizler bundan sonra , Tahmasp'ın, yani bilgeliği ile insanlığa şifa dağıtacak olan Lokman Hekim'in muhafızlığını yapacaksınız." İki yılan Bilge Yılan böyle der demez bir burgu gibi dönmeye başlayıp uzun, görkemli bir asaya dönüşmüşler. Bilge Yılan asayı Lokman Hekim'e vermiş ve onunla vedalaşmış; "Şimdi git artık. Ama sakın emin oluncaya kadar da bir yerde durma. Gezdikçe bütün canlılar senle konuşacak ve sana kendi sırlarını verecek. Sen de bu bilgileri insanlara ver. Hadi yolun açık olsun" Böyle dedikten sonra Bilge Yılan mağaranın karanlık ağzına dönüp içeriye süzülmüş ve gözden kaybolmuş.
Bir süre Bilge Yılan'ın ardından bakan Lokman Hekim gözlerinden akan yaşları silerek kendini yollara vurmuş.

Geçtiği yerlerde bitkiler, çiçekler, ağaçlar ona sesleniyormuş. Hepsi sanki kendi sırrını vermek için birbirleriyle yarışıyormuş. Lokman Hekim bu durum karşısında şaşkına dönmüş önceleri ama sonra yavaş yavaş alışmış ve tek tek not almaya başlamış bitkilerin sırlarını.
Zamanla bütün otların ve çiçeklerin dillerini öğrenmeye başlamış Lokman Hekim. Çiçekler ve otlar hangi hastalığa iyi geleceklerini söylemişler ona, o da bilgilerini bütün insanlığa aktarmak için gezgin olup tüm dünyayı dolaşmaya başlamış. Geçtiği yerlerde adı dilden dile dolaşmaya başlamış. Lokman Hekim yıllarca hiç durmadan gezmiş, öğrenmiş, öğrendiklerini de insanlara sunmuş ve sonunda tekrar kutsal Mezopotamya'ya dönmüş.
Lokman Hekim, bir gün geçtiği köylerden birinde büyük bir kalabalıkla karşılaşmış. Kızgınlıkla bağırıp çağıran kalabalığın hamile genç bir kızı taşladıklarını görmüş. Gördüklerinden dehşete kapılan Lokman Hekim hemen kendini kalabalığın önüne atıp kızın başucuna dikilmiş ve siper etmiş kendini atılan taşlara. Kalabalık aniden önlerine çıkıp attıkları taşlara engel olmaya çalışan yabancının bu hareketi karşısında bir an duraksamış. Lokman Hekim fırsattan istifade ederek hışımla çıkışmış kalabalığa; "Bu ne vahşettir! İnsan, hele ki iki can taşıyan hamile bir kadın taşlanır mı hiç. Siz de hiç mi vicdan ve insanlık kalmadı?" Kalabalığın arasından elinde tuttuğu taşı sinirle sıkan yaşlıca bir adam öne doğru çıkmış ve Lokman Hekim'e cevap vermiş: "Ben kızın babasıyım. Sen kimsin yabancı? Neden bizim işimize karışırsın?"


Lokman Hekim cevap vermeden önce kalabalığı gözleriyle şöyle bir süzmüş. Sesini herkese gidebilecek kadar yükselterek: "Ben Lokman Hekim'im." demiş
Köylüler şimdiye kadar adını duydukları ama kendisini hiç görmedikleri bu ünlü hekimi karşılarında görünce şaşkınlıkları daha bir artmış. Lokman Hekim, kızın babasına dönerek, kızgın bir şekilde sormuş: "Söyle bana ey zalim, ölümü hakkedecek ne yaptı bu biçare kadın?"
Kızın babası şaşkın ve korkmuş bir şekilde cevap vermiş; " Gördüğün gibi kızım hamile. Ama evli değil, bu çocuğu kimden ve nasıl yaptığını bilmiyoruz. Yaptığı bu kötü iş yüzünden benim ve ailemin namusunu kirletti ve boynumuzu büktü. Biz de onu böyle cezalandırmaya karar verdik"
Lokman Hekim yerde kanlar içinde yatan kızcağıza bakmış. İçi acımış. Sonra da kalabalığa dönüp hiddetle bağırmış. "Bana biraz zaman verin size bu kadının suçsuz olduğunu kanıtlayayım" böyle dedikten sonra Lokman Hekim kızın yanına gidip onu yerden kaldırmış. Sırtında taşıdığı bohçasından cam bir şişe çıkarıp içindeki şuruptan kızın dudaklarının arasından birkaç damla yuvarlayıvermiş. Kızcağızın damlaları yutmasıyla ağzından kocaman bir yılanın süzülüp dışarı çıkması bir olmuş. İnsanlar bütün bu olanlar karşısında korkudan ve şaşkınlıktan dillerini yutmuşlar, tek kelime edememişler. Hepsi de utançlarından başlarını öne eğmiş. Lokman Hekim kızgınlıkla devam etmiş konuşmasına. "Büyük bir ihtimalle bu kızcağız, bir dere kenarından su içerken yavru bir yılan kaçmış ağzına. Midesinde büyümüş ve siz de bu durumu böyle yanlış anlamışsınız.


Kim bilir kaç günahsızın daha böyle suçsuz yere günahına girdiniz?" Lokman Hekim konuştukça öfkesi artıyormuş, öfkesi arttıkça da gözleri kan çanağına dönüyormuş. Konuşmasını bitirdikten sonra kızcağızı bırakıp hışımla köylülerin arasından uzaklaşıp gitmiş. Tekrar yollara düşmüş Lokman Hekim. Az gitmiş, uz gitmiş Çukurova'nın bereketli topraklarına varmış. Bereketli topraklardan fışkıran doğanın binbir yeşilini görünce buraya yerleşip yaşamaya karar vermiş Lokman Hekim. Seyhan ile Ceyhan Nehri arasındaki Misis'e yerleşmiş ve burada şifa dağıtmaya devam etmiş. Lokman Hekim'in dağıttığı şifalar sayesinde, sağlıklı, mutlu, hastalıktan uzak bir şekilde yaşayan Misis halkı, gel zaman git zaman sonra bu sefer de ölümden korkmaya başlamış. Hep birlikte Lokman Hekim'e gidip ölüme de çare bulması için yalvarıp yakarmışlar. Lokman hekim her ne kadar "Benden çok zor bir şey istiyorsunuz. Dünya kurulduğundan beri ölüme kim çare bulabilmiş ki ben bulayım?" dese de insanlara dinletememiş. İnsanların ısrarlarına, ağlayıp sızlamalarına dayanamayıp bu iş için çalışacağına söz vermiş ve bereketli Çukurova dağlarında ve ovalarında dolaşmaya başlamış. Günler, haftalar, aylarca dolaşmış ölümsüzlük ilacını bulabilmek için. Sonunda yorgun düşüp bir ağacın altına oturup uyuyuvermiş. Uykusunun en tatlı yerinde bir ses uyandırmış Lokman Hekim'i. Gözlerini kırpmış, etrafını dinlemeye başlamış. Duyduğu sesin hayal mi gerçek mi olduğunu anlamaya çalışırken yeniden duymuş o sesi. Ses uyuya kaldığı ağacın arkasından geliyormuş. Kulağını vermiş sese, anlamaya çalışmış ne söylediğini.


Şöyle diyormuş rüzgarın getirdiği ses; "Bunca zamandır arayıp bulamadığın ilaç benim. Ben ölümün sırrını çözenim. Bendedir o büyük sırrın çözümü. Benle birlikte yeryüzünde insana ve hayvana ölüm olmayacak" Lokman Hekim'in kalbi heyecandan fırlayacak gibi olmuş. Hemen sesin geldiği yere koşmuş ve otu bulmuş. Ot ona ilacı nasıl yapacağını iyice tarif etmiş. Lokman Hekim'de otun anlattıklarını can kulağıyla dinlemiş. Bütün anlatılanları kendi şifa defterine yazmış. Ve otu koparıp yola düşmüş.
Misis'e gelince altında kadim Ceyhan'ın ağır ağır aktığı köprünün üzerinde durmuş bir süre. Bu sırada Tanrı da bütün olan biteni izliyormuş gökyüzündeki eşsiz mekanında. Hemen yardımcısı Cebrail'i çağırmış huzuruna. "Yetiş Cebrail, Lokman ölümsüzlüğün sırrını insanlara götürüyor. Eğer onu durdurmazsam insanlığın hali hiç de iyi olmaz. Hemen git ve onu durdur." diye buyurmuş. Bunun üzerine Cebrail derhal dünyaya gelmiş ve Pir-i Fanî kılığında köprünün üzerinde duran Lokman Hekim'in karşısına çıkıvermiş. Lokman'a selam verdikten sonra elinde tuttuğu notlara bir bakmak istemiş hemen. Lokman Hekim kitabı vermek istememiş ama Cebrail el çabukluğuyla kitabı ve otu Lokman Hekim'in elinden kaptığı gibi Ceyhan'ın sularına atıvermiş. Lokman Hekim de hemen suya atlayıp defteri kurtarmaya çalışmış ama nafile. Uzun uğraşlar sonucu defterinden sadece bir yaprağı bulabilmiş bir mısır tarlasının kenarında.
Derler ki bugünkü Tıp biliminin temeli işte o tek sayfa ile atılmış da, ta bugüne kadar gelmiş. Lokman'a asa olan iki yılan da Tıp bilimin simgesi olmuş.
ηєνєя ωαηηα ℓєт çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:53
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522