Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Mani ve Mani Çeşitleri - Edebiyat

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Mani ve Mani Çeşitleri - Edebiyat Konusunu Görüntülemektesiniz => MANİ VE MANİ ÇEŞİTLERİ Türk halk edebiyatında yaratıcısı adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türü.Mani atmak ya da mani ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 14-01-07, 07:40   #1

Cool Mani ve Mani Çeşitleri - Edebiyat


MANİ VE MANİ ÇEŞİTLERİ


Türk halk edebiyatında yaratıcısı adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türü.Mani atmak ya da mani düzmek ya da yakmak,bir mani meydana getirerek özel ezgisiyle okumak.Çoğunlukla yedi heceli ve dört dizeli tek kıtadan oluşur.Birinci,ikinci ve dördüncü dizeler birbiriyle uyaklı,üçüncü dize bağımsızdır.Buna göre uyak düzeni şöyledir:a a x a.Tek dörtlükten oluşan maniler dışında 5,6,7,8,10,14 dizeli maniler olduğu gibi uyak düzeni a x a x biçiminde olan maniler de vardır.Mani terimi az çok değişik biçimlerde Anadolu’da,Rumeli’de,Kırım’da,Azerbaycan’da kullanılır.Doğu Anadolu’da bayatı sözcüğüde yaygındır.Urfa’da,Kerkük’te hoyrat denir.11 heceli olan en tipik manilere Eğin’de alagözlü de denir.Manilerin ilk iki dizesi,uyağı doldurmak ya da temel düşünceye bir giriş yapmak için söylenir.İlk iki dize ile son iki dize arasında anlam bakımından bağlantı yoktur.Asıl anlatılmak istenen duygu ve düşünceler son iki dizede söylenir.İlk iki dizede genellikle doğa ile ilgili görüntüler,köyün günlük yaşamından gözlemler vb. anlatılır.Sonra asıl amaca geçilir;hiç umulmadık bir sürprizle karşılaşma,dinleyicileri etkiler.
Dörtlüğün anlam yükünü üçüncü ve dördüncü dizeler taşıdığı için mani söyleyen bütün ustalığını son iki dizede göstermek zorundadır.Hemen her yörede maniler,kadınlar tarafından söylenir.Karşılıklı söylemelerde,atışmalarda kadınlarla birlikte erkekler de mani söylerler.Karşılıklı mani söyleme Anadolu’da özellikle Doğu Karadeniz,Kars yörelerinde yaygındır.İki kişinin karşılıklı söylediği manilere deyiş adı verilir.Bu tür deyişler söyleme (deyişme) kızlar arasında,delikanlı ile kız,ana ile kız,ana ile oğul vb. arasında olur.Aşıkların karşılaşmalarında manilerle deyiştikleri görülür.Kimi tekke şairleri de mani söylemişlerdir.Bu tür manilerin birinci dizesinde,şairin adı ya da mahlası geçer.Konularına göre;niyet,atışma,askerlik,iş,bekçi ve davulcu manileri;İstanbul’da sokak satıcılarının söylediği maniler;semai kahvelerinde cinaslı maniler;aşık hikayecilerin söylediği maniler;mektup ve düğün manileri;ayrılık ve gurbet manileri gibi türlere ayrılabilir.Hıdrellez eğlencelerinde,bayramlarda,gezme yerlerinde vb.karşılıklı mani söyleme geleneği vardır.Geleneksel halk edebiyatında manicilerin piri olarak Ferhat ile Şirin kabul edilir.Maniler öteki anonim şiirlerinin çoğu gibi,kendilerine özgü bir ezgiyle bestelenerek okunur.Günümüzde mani söylemenin en canlı biçimde sürdüğü bölgeler Kerkük,Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kars yöresidir.

Manilerin Edebiyatımızdaki Yeri:

Maniler,Anonim Halk Edebiyatı’nın en tanınmış folklorik ürünlerinden birisidir.Kafiye sırasına göre dağılımı (aaba) bakımından halk şiirleri içinde görülmeyen tek türdür.

Maniler her türlü hayati olayları (Aşk,gurbet,hasret,kıskançlık,kırgınlık ve tabiat vb.) işleyen bir türdür.Mani,halk şiirinin nazım şekli bakımından en küçük olanıdır.Maniler,Halk edebiyatının bilinmeyen şairleri tarafından söylenmiş,halka mal olmuş kıymetli gönül yadigarlarıdır.Türk insanının mani söyleme geleneği,terkedilmeyen bir gelenektir.Evlerde,toplantılarda,köylerde karşılıklı mani söyleme yarışları yapılır ve böylece hayatlarını renklendirmeyi başarırlar.Türk insanının bu geniş tabaksının,duygularını manilerle dile getirmesi,çeşitli gönül ürperişlerinin böyle kısa öz ve kesin ifadeyle dile getirilişi;onun sevgi,aşk gibi konulardaki hassasiyetini ve fıtri zekasının
işlekliğini gösterir.

Manilerdeki aşk,sevgi,kıskançlık,hasret vb. konularının en ince noktalarını bulmak mümkündür.Mesela,sevgilisinin asaletini dile getiren şu
örnek:

İncili,fesli yarim
Bülbül kafesli yarim
Aceb benim olur mu
Padişah nesli yarim


Yine hasret duygusunun incelikleri:
Gergefte sırma mısın
Bağdat’ta hurma mısın
Ben burada ah ederim
Sen orada duyma(z)mısın

Yine,Türk kızının gelin olurken gösterdiği naz ve utangaçlık duygusunu dile getiren mısralar:

Ay doğar ayazlanır
Gün doğar beyazlanır
O yar beni gördükçe hem güler hem nazlanır
Örnekler çoğaldığında görülür ki,Türk şiirinin en eski sanatkar söyleyişi,onun ince,kıvrak zekasındaki san’at anlayışından ileri gelmektedir.Yine bunu ispatlayan şu mizahi mani bunun örneği sayılabilir.

Bahçede iğde midir
Dalları yerde midir
Her gördüğün seversin
Sendeki mide midir

Manilerin ilk iki mısrasının serbest olması ve manaya önem verilmemesi irticalen söylenmesine bağlı olabilir.Asıl hazırlık safhası denilebilen ve esas konuya hazırlık için söylenen bu bölümden sonra,anlatılmak istenen son iki mısra söylenmiş olur.Manilerdeki bu iki mısralık hazırlık bölümü,eski destanlarımızın başlarında geçen ‘’bre,’’hey’’,’’aman’’,’’oy’’ gibi ünlem ifade eden kelimeler,sözlü edebiyatımızın ilk nümuleridir.Bundanda anlaşıyor ki,maniler destan türünün şekil bakımından daha gelişmiş vezinli, ölçülü, özlü
ve en kısa şeklidir,dememiz mümkün olur.İşte bu iki mısralık hazırlık bölümünde her çeşit motifi kullanmak mümkündür.Çünkü bu bölüm,hem tedai (çağrışım) vasıtasıdır;hem de maniciye manisini en güzel şekilde söyleme fırsatını verecek bir düşünce,dinleme safhasıdır.Böylece manici ilk mısra da dış alemin bütün motiflerini kullanma fırsatını elde edip,iç alemin duygu,düşünce ve espirilerini ortaya çıkarmış olur.Bu kaide,tuyug,rübai,ağıt,semai ve manzum halk hikayelerinde hemen hemen aynıdır denilebilir.

Bazı örneklere göz attığımızda,daha yakından tanımış oluruz.

Mesela Karagöz’de geçen şu türküde olduğu gibi

Erzincan’dan Kemah’dan
Yar gelir oynamahdan
Dizde derman kalmadı
Zil çalıp oynamahdan

Hoy dağlar hoy dağlar
Hoy dağlar karlı dağlar
Sılada yarim ağlar

Halk hikayelerinden Ferhat ile Şirin hikayesinde,Ferhat aşkını sazıyla şöyle dillendirir:

Gözlerim yolda imiş
Baktıkça Şirin dermiş
Ben Şirin’i gözlerken
Ferhat murada ermiş

Şirin gülümseyip,şöyle karşılık verir:

Ben bir yare kul olmuşum
Ona yanmış,kül olmuşum
Kuş dilini bilmez iken
Vallah(i) bülbül olmuşum

Yine Halk Hikayelerinden Kerem ile Aslı’nın birleşmeyen aşkını mizahi ve dini görüşle sembolize eden şu mani örneğinde en geniş şeklini alır.

Bahçelerde mormeni
Verem ettin sen beni
Ya sen İslam ol ahçik
Ya ben olam Ermeni

Mani türü,o kadar Türk’ün benliğine işlemiş ki,halk tasavvuf şiirlerine kadar tesir etmiştir.Mesela,İbrahim Gülşeni’nin (1426-1533) dörtlüklerinde
ahenkli ve rakseder üslubu görmek mümkündür:
Ben gönlüm alan dilber Ne sevdadur diyünüz bana
Gider derler gider derler İşidüp kalmanuz tana
Beni tek o Leyli mecnun Gönül benden kaçup ana
Eder derler,eder derler Gider derler,gider derler
Maniler,bazan da divan şairlerinin aşıkane beyitleri içine sıkıştırılmıştır.
Buna örnek olarak Nahifi’nin (1643-1778) şu beyiti verebilir:

Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mahım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
Manide de: Saçımda siyahım var
Bülbül gibi ahım var
Göz gördü gönül sevdi
Benim ne günahım var

Bu hususta ilave edebileceğimiz söz,Ziya Gökalp’ın Türk dili sevgisini anlatan şu mısraları,mani tarzının şekil geleneğinin bir devamı sayılabilir.

Uydurma söz yapmayız Turan’ın bir ili var
Yapma yola sapmayız Ve yalnız bir dili var
Türkçeleşmiş Türkçe’dir Başka dil var diyenin
Eski köke tapmayız Başka bir emeli var


Görüldüğü gibi,bütün bu mısralar en sade ve pürüzsüz söyleyişin en güzel ifadeleridir.
Manilerin Şekil Hususiyetleri:

Maniler,genel olarak 7 hecelidir.Kafiye düzeni aaba’dır.Bazan da aaab olur.Dört mısradan meydana gelir ve hece ölçüsüyle yazılır.Genelde dört
mısradan az olan mani olmamakla beraber Prof.Şükrü Elçin,bu tür manilerin,mani atışmalarında ve ‘’karşıberi’’ adı verilen türkülerde ve
Kuzey Bulgaristan’la Romanya’da yaşayan Gagavuz Türkleri’nin eserlerinde görüldüğünü söyler.

Anadolu halk ağızlarında çok az bir değişiklikle söylenen mani kelimesi,Kars’ta ‘’meni’’,Aydın’da ‘’mana’’,Denizli’de ‘’mana’’,Urfa’da ‘’meani’’,Kırım’da ‘’mane’’,Azerbaycan’da ‘’mahni’’,Doğu Anadolu’da ‘’baytı’’ adını alır.

Manileri yapı bakımından incelerken,1.mısralarındaki hece sayısının eksik olması;mısra sayısının değişik olması ve kafiyelerin cinaslı olmasına göre değişik adlar aldığını görürüz.Bu yüzden manileri:

a-Düz veya Tam Mani.
b-Yedekli veya Artık Mani.
c-Cinaslı veya Kesik Mani.
d-Karşılıklı Mani(Deyiş).
e-Katar Mani’ler olmak üzere ayırabiliriz.
a-Düz veya Tam Mani

Bu mani kafiyesine göre aaba,hece sayısını bütün mısralarda 7 ve 3 /4 veya 4/3 duraklı,dört mısradan meydana gelen kafiyeli,cinassız olan manilerdir.Bu maninin (abab) söylenişleri kolay olduğu için değersiz sayılır.Cinaslı olanları azdır.Bu düz manide çoğu zaman ilk iki mısra konu ve nükteyle ilgisiz ve doldurma laflardır.Bu kusur kabul edilen bir özürdür.Manideki 3. mısra,nüktenin sürprizini,dördüncü mısraın kafiyesiyle birleşerek bir bütünlük sağlar.Esasında,düz maninin güzelliği dört mısrada aynı düşünceyi oluşturması bakımından daha uygun düşer ve tercih edilir.Böylece manicinin ustalığı veya acemiliği bu bütünlük ile ölçülür.Bu türün örnekleri oldukça fazladır:

A benim bahtiyarim Bahçelerde baz olur
Gönülde tahtı yarim Gül açılır yaz olur
Yüzünde göz izi var Ben sana gülüm demem
Sana kim bahtı yarim Gülün ömrü az olur
(baz:doğan)

b-Yedekli veya Artık Mani:

Dört mısralık Düz mani sonuna,aynı kafiyede anlamı tamamlıyan başka mısralar eklenerek (eserde 6 mısralık) yapılan manilere Yedekli veya Artık mani
denir.Bunları dörtten fazla olan,Kesik veya Cinaslı manilerle karıştırmamalıdır.Bu tür manilere bilhassa cinaslı kafiye olmadığı için I. Mısraları da anlamlıdır.

Örnekler:

Bülbülün yuvasına Derdim var beller gibi
Gül girer rü’yasına Söylemem eller gibi
Bülbül güle aşıktır Kalbimin hüsnü var
Mecnun da Leyla’sına Yıkılmış iller gibi
Mecnun Leyla der iken Gözlerimden yaş akar
Erişti Mevla’sına Coşmuş seller gibi

c-Cinaslı veya Kesik Mani:


1.mısraın hece sayısı yediden az olan (3,4,5,6 heceli) manilerdir.Mısra sayısı en az dörtten başlayıp 6,7-14 arası olabilir.Mısraları cinaslı kafiyelerle kurulur ve bu kafiyeler tam,yarım olabilir.

Cinaslı manilerde,1. mısra cinaslı ayağı oluşturan kelimedir.Bu kelime veya kelime gurubu anlamlı olsa veya olmasa,düşünceye bir giriş ve kafiyeye başlangıç teşkil ettiğinden maninin yapısında ve anlamında bir değişikliğe yol açmaz.

Bu mani çeşidinde mana birimi beyittir.Yani her beyitin anlamca,öteki beyitlerle bir ilgisi yoktur.Aradan bir beyit çıkarılmasıyla maninin yapısında ve anlamında bir bozukluk meydana gelmez.

Fuad Köprülü,bu tür cinaslı manilere ‘’Tuyug’’ adını verir.

Ayrıca bu Kesik Maniler içinde,1. mısraı yedi heceli olanlarda vardır ki,bunlara ‘’Doldurmalı Kesik Mani veya Ayaklı Mani’’de denir ve 4 veya 5 mısra olabilir.

Cinaslı Mani Örnekleri:

Budala Bağ bana
Bülbül konar bu dala Bahçe sana bağ bana
Ne kadar aklım olsa Değme zincir kar itmez
Yine derler budala Zülfün teli bağ bana

Kara tavuk bensiz Yüz güzel
Güzel ölemem sensiz Elli güzel yüz güzel
Koynuna yılan girsin Nice sevmem o yari
Nice yatarsın bensiz Gerdan beyaz yüz güzel

Sürüne Her gün ah
Koyun kuzu sürü ne Her gün aman her gün ah
Çünkü çoban değilsin Sana gönül vereli
Arkandaki sürü ne Etmedeyim her gün ah
Ben bir körpe kuzuyum Her günah bizde imiş
Al kat beni sürüne Ben sanırdım bir günah
Beni böyle yandıran Elbette seni tutar
Yüz üstüne sürüne Eyler isem bir gün ah

d-Karşılıklı Mani(Deyiş):

Bu tür maniler karşılıklı iki kişinin söyledikleri manilerdir.Bu manilerde maniyi kimin söylediği ve cevaplıyanın kim olduğu belirtilir.

Ağa-Adilem sen na-çarsın Adile-Ağam derim na-çarım
La’l ü gevher saçarsın İnci mercan saçarım
Ben Azrail olunca Sen Azrail olunca
Kuzum nere kaçarsın Ben cennete kaçarım

Yine bazı saz ve tekke şairlerinin söylediği mahlaslı maniler vardır ki,bunlarda şair,maninin I.mısraında mahlasını söyler.Mesela Hatayi’nin (1486-1524) şu manisi örnektir:

Hatayim hal çağında
Hak gönül alçağında
Bin Kabe’den yegrektir
Bir gönül al çağında

e-Katar Mani:

Bir konu bütünlüğü içinde birbiri ardı sıra gelen manilere Katar Mani denir.

Bu mani çeşitlerinden başka,Karşılıklı Katar Manileri,Düğün Manileri,Saya Manileri,Şehir Manileri,Ramazan Manileri,Çağatay Manileri,Gagavuz Manileri,Müstezat Gagavuz Manileri ve Kerkük Manileri olmak üzere çeşitleri vardır

Mesajı son düzenleyen мєqα νιѕιση ( 14-01-07 - 07:45 ) Neden: KONU BASLIGI YANLIS ATILDI = DUZELTILDI
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-12, 22:36   #2

Varsayılan C: Mani ve Mani Çeşitleri - Edebiyat


Sağol kardeş
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat