Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

İncili Çavuş....

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan İncili Çavuş.... Konusunu Görüntülemektesiniz => 16. asrın sonu ile 17 . Asrın başlarında yaşadı. Saray'da meddahlık yaptığı için üne ulaştı. Kendisinin hazır cevaplılığı, nükteleri ve ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 20-12-06, 01:19   #1 (permalink)
кคlє๓เ๓เภ ยςย zєђгlเ เğภє
 
Giriş Tarihi: 30-08-2005
Yaş: 28
Mesajlar: 2,685
Rep Puanı: 18117019
ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11ฬєคltђฬครt Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 181236
Varsayılan İncili Çavuş....


16. asrın sonu ile 17 . Asrın başlarında yaşadı. Saray'da meddahlık yaptığı için üne ulaştı. Kendisinin hazır cevaplılığı, nükteleri ve hareketli kişiliği döneminde vazgeçilmez adam olmasına sebep oldu. Elçilik göreviyle İran'a gönderildiği de rivayet edilmektedir. İncili Çavuşla çeşitli bölgeler sahip çıkar. Kayseri'nin Travşın köyünde doğduğu rivayeti daha yaygındır.
Bunun için de Tomarza yakınındaki bu köyün adı İncili olarak değiştirilmiştir. Dönemin padişahından kendisine himmet istenmesi söylenince, köyüne su İstediği ve bunun da yerine getirilerek Travşın köyüne büyük çaplı su kanallarının yapıldığı söylenir. Kavuğundaki inci süsü taşıdığı için bu adı aldığı rivayet edilir. Asıl adı ise Mustafa'dır. İstanbul Edirne Kapı Mezarlığı'nda yatmaktadır. Mezar taşında H. 1 040 (M. 1630) ölüm tarihi olarak yazılmıştır.

İncili Çavuş, Türk siyasi ve kültür hayatında esprilerini üstün İnsan zekasının imkanlarıyla donatarak kendisini kabul ettirmiş bir büyük mizah ustasıdır. 0, sözde kara mizah yapmadan ama espriyi Türk İrfan hayatı içerisinde kendi yerine oturtarak vermesini bilen bir halk adamıdır. Saraydaki önemi de buradan ileri gelmektedir. Nasrettin Hoca, nasıl kendi çağında toplumun hiciv duygularını temsil etmişse, İncili Çavuş da bunu espriyle dile getirmiş ve kültürümüzdeki yerini almıştır. Bir kaç örnek verelim;

GÜZEL BİR CEVAP

İncili Çavuş, birkaç sene hizmet-i padişahide bulunduktan sonra mezuniyet alarak, memleketine gitmiş.
Orada o zamanlar müsellim namı verilen, Kaymakam-ı Kaza'nın zalim, mütekebbir, muharib bir adam olup, halkı türlü türlü işkence ve mezalim ile soymakta, kasıp kavurmakta olduğunu görmüş.

Bir gün ziyaretine gelmiş olan mu’teberan ve eşraf-ı mahalliyeye : “Bu zalim müsellim için neden valiye şikayet edip, tebdil ve tahvili zımnında çalışmıyorsunuz? " diye sormuş.
Onlar da: “Efendim, faidesi yoktur. Çünkü müsellimimiz valinin pek ziyade sevdiği bir adamdır. Ne kadar şikayet etsek dinlemeyecek, bu da benden şikayet ettiler diye zulmünü artıracaktır.” Cevabını vermişler.

İncili, “Böyle sükut edip oturmak olmaz. Herhalde bir teşebbüs lazımdır. Bana kalır ise yarın bir kaçımız birleşerek Merkez-i Vilayete gidip Paşa'ya keyfiyyeti bilataraf anlatalım, şikayet edelim, olmaz ise İstanbul’a arz-ı şikayet ederiz.” Demekle eşraf-ı belde, buna muvafakat etmişler ve ertesi günü İncili ile beraber dört, beş zat Merkez-i Vilayete azimet eylemişler.

Müsellim bunların gittiklerini haber alınca, keyfiyyeti derhal Vali'ye iş’ar ve ihbar eylemiş. Şikayetlerine ehemmiyet vermemesini arz etmiş.

İncili ve rüfekası Merkez-i Vilayete vasıl olduklarının ertesi günü, doğruca Valinin ziyaretine gitmişler. Paşa’ya kendisini görmeye geldiklerini haber verdirmişler.

Vali misafirlerini huzuruna kabul edip, hürmet ve iltifat göstermiş ve oturduklarını müteakip ilk söz olarak: “müselliminiz ne haldedir? İnşallah rahat ve afiyettedir. Kendisini pek severim çünkü müstakim, muktedir, faal, adil bir zattır. Orada bulunduğu iki sene zarfında kazanıza büyük hizmetler ifa ettiğine eminim.” Demiş.

İncili ve rüfekası valinin bu sözlerine karşı:
“Efendim, yanılıyorsunuz! Bu adam zalim, gaddar, cahil, muharrip bir adamdır” demeye cesaret edememişler ve şaşırıp bakakalmışlar ise de, İncili heyet namına derhal söze başlayarak: “Evet efendimiz, müsellimimiz buyurduğunuz gibi, hatta daha fazla bile muktedir ve müstakim bir zattır. Kendisinden bütün kasabamız halkı son dereceye kadar memnundurlar. İki seneden beri memleketimize cidden hizmette muvaffak oldular. Biz de bilhassa mumaileyhten dolayı zat-ı alilerinize teşekküre geldik. Ancak şu ciheti düşünüyoruz. Memalik-i Osmaniye yalnız bizim kazamızdan ibaret değildir. Her yer adalete, islaha, terakkiye, hizmete muhtaçtır. Bu zatın iktidar ve müzayasından iki senedir kazamız müstefid oldu.
Şimdilik bu kadar istifade kifayet eder. Diğer kazalardaki ahali, kardeşlerimiz olduğundan, onların da istifade etmelerini cidden arzu ediyoruz. Binaenaleyh, müsellim gayur ve müstakimimiz mi? Diğer bir kazaya nakil etmenizi rica ediyoruz.” Cevabını vermiş.

Bu cevaba karşı Paşa gülerek, müsellimi diğer bir mahale nakil ve tahvil ile o kazanın başından bu belayı kaldırmıştır.


müsellim: Zamanın mülkiye kaymakamı, nahiye müdürü
mütekebbir: Kibirli
muharib: Savaşçı
mu’teberan: İtibarlı, şerefli
eşraf-ı mahalliyeye: Mahallenin eşrafına
azimet eylemek: gitmek
rüfeka: refakatçiler, yanındakiler.
mumaileyhten: Adı geçen adamdan
Memalik-i Osmani: osmanlı memleketleri
müstefid oldu: İstifade etti
---------------------------

ELLİ DEĞNEK

Bir gün padişah-ı zaman, musahibi(1) bulunan İncili Çavuş’a hitaben:
“Sen artık ihtiyar olmaya başladın. Vazifeni ifada(2) eskisi kadar faaliyet gösteremiyorsun. Bahusus sana bir emr-i hak vaki(3) olursa, burada yerini tutacak diğer biri yoktur. Onun için sana bir müddet-i münasip(4) mezuniyet veriyorum.
Memleketin her tarafında dolaş, senin yerini tutacak bir adam bul getir”
Demiş ve Çavuş da bu emre binaen seyahate çıkmış idi.

Anadolu’da bir çok şehir ve kasabalarda dolaştıktan sonra, Adana vilayetinde bir köye varmış ve oradaki imamın hanesine misafir olmuş. İmamın gayet nekre-gu(5) , hazır cevap, tam padişahın istediği gibi bir adam olduğunu gördüğü cihetle, onu “zihnen” beraber götürmeye karar vermiş ve fakat bir kere daha imtihan etmek fikrine düşerek demiş ki:
“imam efendi, benim tabiatım gayet fenadır. Yattığım yatak ve yorganın hiçbir top sesi işitmemiş, barut kokusu duymamış olmasını isterim. Sende böyle yatak var mıdır?”
İmam efendi derhal cevap vermiş:
“Sayenizde vardır efendim. Siz hiç merak buyurmayınız.”
Bir müddet sonra yatma zamanı gelince imam bir yatak getirip sermiş. Sonra uzun bir kamış getirerek yatağın yanına koymuş. Bu kamışın ne olacağını anlayamayan İncili sormuş:
“Hoca bu kamış ne olacak?”
Hoca:
“Efendim sizin gibi erbab tabiatta bir misafir geldiği zaman böyle bir yatak ister ise, işte bu yatağı sererim. Evel zaman bu kamışı da yanına koyarım. Misafir yattığı zaman kamışın bir ucunu topun ağzına koyar, diğer ucunu yorgandan dışarıya bırakır. Uyku halinde atacağı topun sesi de, barut kokusu da o kamıştan çıkarak dışarıya çıkar; yatak ve yorgana dokunmaz.”
Ertesi gün İncili imamı karşısına alıp kendisinin gibi olduğunu, padişah tarafından bir nedim(6) aramak üzerine memur edildiğini, onu beraberce İstanbul’a götüreceğini söylemiş ve imamdan muvafakat cevabını aldıktan sonra:

“Fakat seninle bir mukavele yapacağım. İstanbul’a vasıl olup da, huzur-u hümayuna çıktığın zaman, tabi padişah sana ihsan(7) verecektir. Her ne alır isen nasıfı(8) sana, nasıfı bana olacaktır. Bu şartı kabul ediyormusun?” demiş ve imam da kabul eylemiş.
İncili imam ile beraber İstanbul’a vasıl olup saray-ı hümayuna gelince, doğruca huzura çıkıp, kendi gibi birini bulup getirdiğini arz etmiş. İmamı huzura ithal eylemiş.
Padişah imamla görüşerek, onun hakikaten değerli, nedim olmaya layık ve şayeste(9) bulunduğunu görüp memnun olmuş. Ve imama hitaben:
“Benden ne istiyorsan iste bakayım” demekle, hoca:
“Efendimizin sağlığını isterim” cevabını vermiş. Fakat padişah. “Hayır, başka bir şey iste” demiş ve hoca da:
“Efendim, ferman buyurunuz da bana elli değnek ursunlar, bunu isterim”
Bu garip talepten düçar-ı hayret(10) olan padişah:
“Hoca bu nasıl şey? İsteyecek başka bir şey bulamadın mı? Para iste, ihsan iste” demiş ise de hoca talebinde ısrar ile:
“Ben elli değnek isterim, başka bir şey istemem, madem ki istediğimi vereceksiniz, ferman buyurunuz da bana elli değnek ursunlar” demiş.
Padişah bunda herhalde bir mana olduğunu hissederek, hocaya elli değnek vurulmasını emretmiş. Ve emir mucibince imama değnekler vurulmaya başlamış. Değnek yirmibeş olunca yattığı yerden kalkıp, elini kaldırarak, dur! Diye bağırmış. Bu hali seyretmekte olan olan padişah sebebini sorunca, hoca: “Efendim, şerikim(11) var. Nasıf da ona icab eder.” Cevabını vermiş. Padişah hayretle: “Şerikin kimdir?”
“Efendim, İncili Çavuş kulunuz. Bizim köyde iken İstanbul’a vasıl olduğumuz zaman, padişah bana ne verir ise yarı yarıya paylaşmak üzere mukavele ettik. Şimdi elli değnek nasıfı benim, nasıf-ı diğeri onundur.”
Orada hazır bulunan ve bu mukaveleyi istemiş olduğu cihetle, imamın değnek talebinde bulunmasını hayretle temaşa eden İncili, derhal savuşmak istemiş ise de, padişahın işaretiyle kaçmasına meydan verilmemiş. 25 değnek de o yemiştir.


1: sohbet eden, arkadaş
2: yerine getirme
3: ölürsen(kısaca)
4: uygun bir süre
5: gülünç şeyler anlatan, komik
6: meclis arkadaşı
7: bağış
8: ikiye bölen
9: yaraşır, uygun
10: hayrete kapılmış
11: ortak
---------------------------

MİNAREYİ KESERİM HA!

Divanenin biri her nasılsa tımarhaneden firar ederek, doğruca Süleymaniye Camii şerifinin minaresine çıkmış. O esnada ezan okumakta olan müezzini belinden yakalayarak:
-Haydi hazır ol! Tevbe ve estağfir et, seni buradan aşağıya atacağım. Paldır küldür nasıl yuvarlandığını göreceğim der.

Divanenin beline sarıldığını gören müezzin, korkusundan tir tir titremeye başlamış ve kendisini kurtarmak için, derhal hatırına divaneyi aldatmak hususu geldiğinden, demiş ki:
-Peki efendim, beni aşağıya atmayı arzu ediyorsanız atınız. Ben buna razıyım, ancak henüz ezanı bitirmedim. Ezan kalır ise herkes bundan kuşkulanarak buraya gelir. Sizi görerek tutarlar.
-Öyle ise ne yapalım?
-Müsaade ediniz de ezanı okuyup bitireyim. Sonra ne isterseniz yaparsınız.
-Pek ala! Haydi çabuk ol.

Divanenin bu muvafakatı üzerine müezzin ezanı okumaya başlar.
-Allahu ekber, Allahu ekber. Minarede deli var. Eşhedu en lailahe illallah, can kurtaran yok mu?
-Bu ezan ne kadar uzun sürdü, çabuk bitir, işim var gideceğim.
-Peki efendim, işte bitiyor. Eşhedu enne muhammeden resulullah, yetişiniz deli var.
-Bitti mi?
-Şimdi bitiyor, biraz sabredin.

Müezzin bu süratle ezanı okumaya ve istimdad (imdat) etmeye devam eder. O sırada çevreden duyanlar minarenin dibine yaklaşırlar. Yukarıda divane ile müezzinin bulunduğunu görürler. Kalabalıktan biri :
-Haydi minareye çıkalım. Diğer biri:
-Biz çıkıncaya kadar deli müezzini atar ise? Bir üçüncü:
-Hem de atar, bizim yukarıya çıktığımıza şüphesiz kızar.
-O halde ne yapalım?
-Bunun çaresini bulup deliyi aşağıya indirelim.

O sırada oradan geçmekte olan İncili Çavuş, gördüğü bu telaşlı kalabalığın yanına gelerek, ne için toplanmış olduklarını sorar. Seyirciler durumu ayrıntılı hikaye ederler. İşi anlayınca der ki:
-Siz telaş etmeyiniz, divaneyi ben şimdi aşağıya indiririm.
-Sakın minareye çıkayım deme, sonra felaket olur. Biçare müezzini aşağıya atar.
-Merak etmeyiniz, merak etmeyiniz, minareye çıkacak değilim. Şimdi görürsünüz.
İncili derhal cebindeki ufak çakıyı çıkarıp açarak, minarenin dibine gelmiş ve divaneye hitaben bağırmış:
- Hey oradaki adam bana bak!
Deli aşağıya bakarak:
- Ne istiyorsun be?
- Haydi aşağıya in bakayım!
- İnmeyeceğim işte!
- İnmeyecek misin? Sonra fena olur.
- Ne olacak, ben senden korkmam ki...
- Ne mi olacak? Şimdi şu çakı ile minareyi dibinden kesip, devireceğim...
- (telaşla) Rica ederim, sakın yapma!
- Öyle ise çabuk aşağıya in.
- İşte geliyorum.
Divane, müezzini bırakıp minareden koşarak aşağıya iner ve ahali tarafından tımarhaneye geri götürülür.
ฬєคltђฬครt çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:48
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522