Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

TÜrk Halk Edebİyati

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan TÜrk Halk Edebİyati Konusunu Görüntülemektesiniz => TÜRK HALK EDEBİYATI ANONİM TÜRK HALK EDEBİYATI Sözlü olarak aktarılan, söyleyeni belli olmadığı için halkın malı olan edebi ürünler Anonim ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 12-12-06, 03:40   #1 (permalink)
Vatani Görevde
 
Giriş Tarihi: 23-05-2005
Yaş: 23
Mesajlar: 10,942
Rep Puanı: 15742121
adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11adamus Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 157573
Varsayılan TÜrk Halk Edebİyati


TÜRK HALK EDEBİYATI

ANONİM TÜRK HALK EDEBİYATI

Sözlü olarak aktarılan, söyleyeni belli olmadığı için halkın malı olan edebi ürünler Anonim Halk Edebiyatı'nı oluşturular.

MANZUM ESERLER

Anonim Halk Edebiyatının şiir özellikleri taşıyan ürünleridir.

MANİ
Yaratıcısı adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türüdür. Çoğunlukla yedi heceli ve dört dizeli tek kıtadan oluşur. Birinci,ikinci ve dördüncü dizeler birbiriyle uyaklı, üçüncü dize bağımsızdır. Buna göre uyak düzeni şöyledir: (a a x a). Tek dörtlükten oluşan maniler dişinda 5,6,7,8,10,14 dizeli maniler oldugu gibi, uyak düzeni (a x a x) biçiminde olan manilerde vardir.

TÜRKÜ

Ezgiyle okunan ve bentlerden oluşan, genellikle yaraticisi belli olmayan bir şiir biçimidir. Türkü daha çok yedili, sekizli onbirli hece kaliplariyla söylenir. Bentler ve onlari izleyen nakaratlar (baglam yada kavuştak da denir) kendi aralarinda uyaklidir. Nakarat bazen bentlerle ayni kalipta bazen farkli kaliplarda olur. Dörder, üçer, ikişer dizelik bentlerle kurulan türküler vardir. Her bentten sonra yinelenen nakarat dört, üç yada bir dizeli olabilir. Bazi türküler mani biçiminde dörtlüklerle kurulmuştur. Bunlarin bazen yine mani biçiminde nakaratlari olur. Bir türküyü ilk söyleyen halk sanatçisinin adi unutulmuştur. Ancak sahibi bilinen türküler (Karacaoglan türküleri) de vardir. Bir türkü zaman boyunca türlü degişmeler ugrayarak yaşamasini sürdürür. Türküler dogayi, aşki, ayriligi, ölümü, kahramanlik ve askerligi, günlük yaşamin türlü olaylarini konu edinir. Kina gecesi, dügün, iş oyun türküleri vardir.

NİNNİ

Çocukları uyutmak için söylenen ağır ve tekdüze şarkıdır. Ninni basit sözlü bir türküdür. Yaratıcısı belli olmayan metin yinelenirken bebeğin durumuna, annenin etkilendiği koşullara göre sözlerinde bazı değişiklikler yapılır. Dizelerin yada dörtlüklerin sonunda “ninni” , “e yavruma e e e” , “hu, hu, hoppala” gibi sözler yinelenir. Zaman zaman “Dandini dandini danalı bebek” türünden yansımalı dizelere de yer verilir. Anne, ninnisinde yavrusunun uslu durmasını, kolayca uyumasını ister. Kolayca yürümesini, büyümesini, sünnet olmasını, iyi bir meslek edinmesini, kız çocuk ise gelin olmasını ister. Anne bebeğini uyuturken harekete uygun bir ritimle, bebeğin huysuz yada yada uysal davranışına uyacak biçimde sesini düzenler. Bebek uyumaya başladığında, sesini alçaltarak ninnisini bitirir.

NİNNİ:
Dandini dandini dastana,
Danalar girmiş bostana,
Kov bostancı danayı,
Yiyip bitirmesin lahanayı.

E , e ,e ,e,
E oğluma/kızıma e , e ,e

TEKERLEME

Masalın uygun yerlerinde kullanılan basmakalıp sözlerdir. Masalın başında şaşırtıcı ve güldürücü olayların anlatıldığı bölümdür. Masalın başında, asıl masaldan önce yer verilen tekerlemeler akıl ilkelerine alabildiğince yan çizer; abartmalı çelişkileri sergiler: tası olmayan hamamcının kubbesi olmayan hamamında develer top oynar; çakmağı olmayan tüfekle doğmamış tavşan avlanır vb. Tekerlemeler baş uyaklar ve uyaklarına, ses yinelemelerine, özgür çağrışımlarına dayanır; bir bakıma gerçek üstü şiire yaklaşır.

TEKERLEME:
Develer tellal iken,
Pireler berber iken,
Ben dedemin beşigini,
Tıngır mıngır sallar iken
......
Onlar ermiş muradina
Biz çıkalım kerevetine.

BİLMECE

Bir şeyi üstü örtülü sözcüklerle betimleyerek, dinleyeni ne oldugunu bilmeye davet eden küçük şiirdir. Bilmecelerin bir bölümü manzumdur. Bunlarin arasinda beyit, mani gibi biçimini korumuş olanlari da vardir. Kimi bilmeceler ise aşinip degişerek başlangiçtaki manzum şeklinden uzaklaşmiştir. Kolay söylenmesi, hatirda tutulmasi için manzum olmayan bilmecelerde de bazi biçimsel anlatma tekniklerine, iç uyaklara, ses yinelemelerine başvuruldugu görülür.

BİLMECE:
Dil üstünde kaydırak. (Dondurma)
El üstünde kaydırak. (Sabun)
Saç üstünde kaydırak. (Tarak)
Denizde gider, dumanı tüter. (Gemi)
Gök yüzünde pirinç tabak. (Güneş)

DESTAN

Gerçek üstü ile gerçeğin, efsane ile tarihin birbirine karıştığı, bir kahramanı ya da önemli bir tarihsel olayı övüp yücelten uzun manzumedir. Türk destanları bir şair tarafından topluca yazılmadığı gibi, bir folklorcu tarafından da destancı halk şairleri ağzından derlenip yazıya geçirilmemiştir. Bunların ancak konuları üzerinde bilgimiz vardır; bu konularda, çoklukla, Çin, İran, Arap kaynaklarında ve bazı türkçe kaynaklarda saptanmıştır.

BAZI DESTANLAR:

Hun Destanı: Bu destanda Hunların hükümdarı Oğuz Kağan’ın doğması, evlenmesi kağan (hakan) olması, Orta Asya’da Türk birliğini kurması, ölümünden önce imparatorluğu oğulları arasında bölüştürmesi anlatılır.

Bozkurt Destanı: Bu destanda Göktürklerin dişi bir kurttan türedikleri anlatılır.

Ergenekon Destanı: Bu destanda savaşta yanilen Göktürklerin, Ergenekon denen sığındıkları yerde 450 sene kalıp çoğaldıktan sonra, demir bir dağı eritip, Ergenekon ’dan çıkmaları anlatılır.

AĞIT

Ağıt, öteki halk şiiri türlerine göre biraz daha özgürce uyaklanır ve ilk söyleyeni bir süre geçtikten sonra unutulur. Daha çok Orta ve Güney Anadolu ‘da Afşar ve Türkmen kökenli toplumlarda, belli geleneksel eylemlere uyularak, ölünün başında yada gömüldükten sonra, genellikle kadınlar tarafından söylenir. Ağıt ’a İslamiyet’ten önce “sagu” , Azerbaycan’da da “ağı” , Kerkük Türkleri’nde “sazlamağ” , türkmencede “ağı” , “tavs” yada “tavşa” denirdi. Âşıklarında ağıt olarak adlandırılan sekiz ve on bir heceli ya da aruzla söylenmiş şiirleri vardır.


MENSUR ESERLER

Düz yazı biçiminde yazılmış yaptılardır.

MASAL

Masalların büyük bir kısmı olağanüstü kişileri ve olayları konu edinir. Kahramanlarını yaşanan çevreden alan masallarda vardır. Ancak bütün masallar hayal ürünü ve uydurma olduklarını belli eden bir anlatıma sahiptir. Türk masallarında dinleyici üzerindeki bu yabancılaştırma etkisi tekerlemelerle yapılır.

TÜRK MASALI:
ÇARŞAMBADIR ÇARŞAMBA
Bir zamanlar kambur bir adam varmış. Hamamda ocağı o yakarmış. Hamam devamlı sıcak olduğundan kamburuna iyi gelirmiş. Bir akşam hamamda sesler duymuş. Bakmaya gittiğinde havuzun etrafında dönerek “Çarşambadir Çarşamba” diye şarkı söyleyen kısa boylu cinler görmüş. O da onlara katılmış ve şarkı söylemiş. Cinler bu kambur adamı sevmişler ve iyilik olsun diye kamburunu sırtından alıp duvara asmışlar. Kambur adam böylece kamburundan kurtulmuş. Ama bunun kambur Ali adinda başka bir arkadaşi varmiş. İkisi görüştüğünde Ali çok şaşırmış ve olanlari ona anlattirmiş. Kambur Ali o gece hamamda kalmış ve o da sesler duymuş. Baktığında “Çarşambadır Çarşamba” diye şarki söyleyen cinler görmüş. Ama o gün Perşembeymiş. O da “Perşembedir Perşembe” diye şarki söylemeye başlamiş. Cinler kambur Ali’ye kızmışlar ve duvarda asılı olan kamburu, Ali’nin sırtına koymuşlar. O günden beri Kambur Ali sırtında iki kambur gezmiş durmuş.



ATASÖZÜ

Halk içinden çıkan, bir öğüdü sağ duyusal bir gerçekliği ya da deneyime dayalı bir gözlemi dile getiren ve halkın ortak kullanımına giren kısa özlü sözlerdir.

ATASÖZLERİ:
Az yaşa çok yaşa âkibet gelir başa: Insan ne kadar yaşarsa yaşasin, başina gelecek olaylar kaderinde yazilidir.
Baca eğri olsa da duman doğru çıkar: Dürüst ve mert yaradılışlı kimseler kötü bir ortamda yaşamak zorunda kalsalar bile huylarini degiştirmezler.
Tavşan ne küçük, kulaklari ne büyük: Bazen çok iyi tanidigimiz kişilerin bile kendilerinden beklemeyen işler yaptiklarini görebiliriz.
Yumurtada kıl bitmez: Olmayacak bir işten çıkar beklenmez.
İnsan doğduğu yerde değil doyduğu yerde: İnsanı mutlu eden yer doğup büyüdüğü değil geçimini sağladığı yerdir.

DEYİM

Belli bir dile özgü ve bir başka dilde sözdizimsel karşiligi bulunmayan dilsel biçimdir.
Örnek:İngilizce’deki “How are you?” Türkçe’de “Nasılsınız?” manasına gelmekle birlikte, sözcüğü sözcüğüne çeviri yapılamaz.

FIKRA

Hikaye, latife, nükte, kıssa da denir. Yazılı kaynaklarda letaifname, fıkrarat adları altında derlenmiştir.Konularını gülünç yaşam olayları, insan-toplum ilişkilerindeki çatışmalar ve çelişkiler oluşturur. Gerçek olaylardan yola çıkarak düz yazı dilinde, başlangıç, gelişme ve sonuç bölümleriyle anlatılır.

Tanzimat döneminden döneminden itibaren gazetelerde herhangi bir olayıbir göürş ya da bir düşünceye bağlayarak, ciddi ya da eğlenceli kısa yazı biçiminde konu edinen türede fıkra adı verildi.

HALK HİKAYELERİ

Halk edebiyatında, hikayeci âşıklar tarafından kahvelerde, köy odalarında, düğün vb. toplantılarında söylenen hikâyler "halk hikayesi" diye anılır. XV. yüzyılda yazıldığı sanılan, destansı bir nitelik gösteren Kitabı-Dede Korkut'taki hikayeler bunu ilk örnekleri sanılabilir.

AŞIK TARZI HALK EDEBİYATI

Âşıklar tarafından saz eşliğinde söylenirler. İslamiyetten önce başlar ve XV. yy.'dan itibaren hızla gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Âşıklar köy, kasaba dolaşark şiirlerini okurlar. Âşıklar usta-çırak ilişkisiyle yetişirler. Doğaçlama bu türün en büyük özelliğidir.

KOŞMA

11 heceli dörtlüklerden oluşan, belirli uyak düzenlerine göre kurulan şiir biçimidir. Koşamın ilk dörtlüğünde 1. ile 3., 2. ile 4. dizeler, kendi aralarında uyaklıdır. Öteki dörtlüklerde ilk üçer dize kendi aralarında, son dizeler ilk dörtlüğün son dizesiyle uyaklıdır. Koşma genellikle 3-8 dötlükten oluşur. Son dörtlükte genellikle âşığın adı yer alır. Koşma aşk, özlem, doğa, toplusal sorunlar, yurt sevgi gibi konuları işler. Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt olarak 4'e ayrılır.

KOŞMA
(GÜZELLEME)

Ala gözlerini sevdiğim dilber,
Ben güzel görmedim senden ziyade;
Bilmem hörümüsün göklerden iner,
Bugün güzelliğin dünden ziyade.

Doğan aylar gibi doğar görünür,
Yeşiller giyip de çıkar salınır;
Ah ettikçe karabağrım delinir;
Sayılmaz benlerin, binden ziyade.

Karac(a)oğlan der ki: bu sözüm haktır.
Âlemi seyrettim, akranın yoktur
Sineme vurduğun bir kanlı oktur;
Daha cevrin var mı bundan ziyade?
(Karacaoğlan)

GÜZELLEME

Sevilen bir varlığın, sevgilinin, atın, dağın, vb. övgüsünü yapan şiir türü.

KOÇAKLAMA

Yiğitlik, savaş, kahramanlık onularını işler.

TAŞLAMA

Herhangi bir kişiyi yeren, eleştiren ya da toplumdaki sosyal bozuklukları konu edinen şiirlerdir.

AĞIT

Ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü anlatan şiirlerdir.

DESTAN

-

SEMAİ
Dörtlük sayısı, kafiye şeması, nazım birimi, konu yönünden koşma ile aynı özelliklere sahiptir. Koşmadan farkı kendilerine özgü ezgileriyle ve 8'li hece ölçüsüyle söylenir olmalarıdır.

VARSAĞI
Semainin Güney Anadolu'da "Varsak" boyu arasında özel bir beste ile okunan türüne varsağı denir. Varsağı türündeki şiirler, "yüy, bre, hey, behey" gibi ünlemlerle başlar.

DİNİ TASAVVUFİ HALK EDEBİYATI

Tasavvuf, Türklerin İslamiyeti kabulunden sonra Anadolu'da kendini göstermiştir. Tasavvuf düşünürlerine "mutasavvıf" denir. Mutasavvıflara göre Allah'a bilmeden O'na ulaşılamaz. Dini tasavvufi halk edebiyatı Allah aşkı, doğruluk, nefse hakim olma, ahlak, toplum gibi konuları işler.

MANZUM ESERLER

Şiirsel özelliğe sahip dini tasavvufi halk edebiyatı ürünleridir.

İLAHİ
Türk Halk Edebiyatında din ve tasavvuf konularında, ezgiyle söylenen şiir türüdür. İlahinin özel bir biçimi yoktur. Koşma, semai biçimlerde olur. 7-8 heceli olanları genellikle dörtlüklerden, 11 ve daha çok heceli olanları ise beyitlerden oluşur.

İLÂHİ
Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni;
Ben yanarım dün ü günü,
Bana seni gerek seni.

Ne varlığa sevinirim,
Ne yokluğa yerinim,
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni.

Aşkın şarabından içem,
Mecnun olup dağa düşem,
Sensin dün ü gün endişem,
Bana seni gerek seni.

Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe savuralar,
Toprağım anda çağıra,
Bana seni gerek seni.

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri,
İsteyene ver anları,
Bana seni gerek seni.

Yunus'dürür benim adım,
Gün geçtikçe artar odum,
İki cihanda maksûdum,
Bana seni gerek seni.
(Yunus Emre)

NEFES

Alevi ve bektaşi şairlerin ayinlerde, meclislerde ezgiyle okunan, koşma biçimindeki şiirleri.

NUTUK

Tarikata yeni giren dervişlere, tarikat derecelerini, tarikat adabını öğretmek için söylenmiş şiir.

DEME

Tükmen alevi bektaşilerinin aşık tarzı halk edebiyatı nazım türü olan nefese verdiği ad.

DEVRİYE
Özellikle alevi-bektaşi edebiyatında, tasavvuf düşüncesinin devir kuramını konu edinen şiir. Destan, koşma, nefes, ilahi gibi biçiminde yazılırdı.

ŞATHİYE

Tekke şarilerinin tasavvuf konularını örtülü bir biçimde işledikleri, Tanrı'ya senli benli bir söyleyişle seslendikleri şiir türüdür. Şathiyelerde dinsel inançlar konu edilinirken yer yer alaycı bir dil kullanılır. İlk bakışta saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığında tasavvufla ilgili türlü kavramlara değindiği görülür. Şeriata aykırı ya da anlamsız gibi söylenmiş şathiyeler, verlık birliği inancına bağlı türlü görüşleri yansıtır.

MENSUR ESERLER

Düz yazı (nesir) olarak yazılmış yapıtlardır.

FÜTÜVVETNAME

Fütüvvetle ilgili değerlendirmelerin, geleneklerin yer verildiği, fütüvvetin ilkelerini, tarihini, niteliklerini, törelerini konu edinen yapıtlara verilen addır. Bu yapıtlarda fütüvvetlerin özellikleri açıklanır, fütüvvet yoluna girerken uyulması gerekn kurallar belirtilir. Günümüze ulaşan en eski fütüvvetname X. yy.'da mutasavvıf Sülemi tarafından yazılan arapça Kitab ül-fütüvve'dir. Silemi yapıtlarında füttüvet'nin kurallarından, yol ve yordamından söz eder; fütüvveti uygunsuz davranışlardan kaçınmak, Tanrı'ya itaat etmek, ahlak üsütnlüklerini, güzelliklerini korumak diye tanımlar.

GAZAVETNAME

Türk edebiyatıbnda savaşları konu edinen yapıtlara verilen isimdir. gazavetname ile daha çok din düşmanları üzerine gazilerin düzenledikleri akın ve savaşları, bu sırada gösterilen kahramanlıkları anlatan yapıtlar kastedilir. Bu kentin ya da bir kalenin alınmasını konu edinen yapıtlara "fetihname", düşmanın yenilgisiyle biten savaşları konu edinenlere ise "zafername" denirse de, bu gibi farklılıklar daha sonra birbirine karıştırılmış ve bunların tümüne birden "gazavetname" denilmiştir.

MENAKIBNAME

Menakıbnamelerde kahramanların, din ulularının, tarikat büyüklerinin yaşamları, gösterdikleri kerametler yer alır. Menakıpnamelerde kahramanlar olağanüstü nitelikler taşır, olağan üstü işler yapar.

BATTALNAME

Battal Gazi'nin menkıbeleşmiş hayatı üzerine kurulmuş destansal halk hikayesidir. Yapıtta, Battal Gazi'nin tarihsel kişiliği çerçevesinde oluşan menkıbelerin yanı sıra, başkalarında ait kahramanlıkların Battal'a mal edilmesi ve hikayecinin düşsel katkısı ile oluşan; böylece gerçek tarihten iyice uzaklaşan serüvenler anlatılır. Battal'ın adı çerçevesinde oluşmuş iki halk hikayesi vardır: arapça Z'at ül-himme (halk ağızında Zelhimme) ile, tükçe Battalname.
adamus çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:43
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522