|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| Türk Dili ve Edebiyatı Türkçe - Türk Dili ve Edebiyat Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
YAHYA KEMAL BEYATLI HAYATI Yahya Kemal Osmanlı İmparatorluğu devrinde, Balkanlarda yerleşen Türk evlat- larından eski ve asil bir çocuğudur.Şair, 1884 yılı Aralık ayının ikinci günü Üsküpte doğmuştur.Babası İbrahim Naci Bey Annesi Nakiye Hanım’dır. Yahya kemal henüz beş yaşındayken Üsküpte sultan Murad camii yanında Yeni mektep isimli bir mahalle mektebinde oku- maya başlamış fakat burada kendisine sadece kulaktan ezberletilen bir ‘Amme cüzü öğretilmiştir.Yedi yaşındayken Mekteb-i edep isimli mektebe başlamıştır,bu mektepte dört yıl tahsil görmüş;Mekteb-i edebi bitirdikten sonra 1895’te Üsküp idadisne verilmiştir. Yahya kemal bir taraftan Üsküp idadisini devam ederken,bir taraftan da İshak Bey Camii Medresesine de devam ederek Arapça Ve Farsça dersleri almıştır.Şairin aile hayatın da bir sarsıntı olmuş babası İbrahim Naci Bey Ailesini Selanik’e götürmek mecburiyetinde kalmış ve Yahya Kemal tahsiline Selanik İdadesinde devam etmeye koyulmuştur. Yahya Kemal son olarak 1947 yılında istiklalini kazanan müslüman Pakistan Devleti nezdine Türkiyenin ilk büyük elçisi seçilmiştir.1948 yılında ki bu tarihi vazife de büyük şairin siyasi ve tarihi hayatına denk,şerefli bir elçiliktir.Büyük şair bu vazifede bir yıl kaldı.Sık sık nükseden barsak kanamasından kurtulamadı. 1 kasım 1958’de vefat etti. YAPITLARI ŞİİR: • Kendi Gökkubbemiz 1961 • Eski Şiirin rüzgarıyla 1962 • Ruailer - Hayyam’ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş 1963 • Bitmemiş Şiirler 1976 DÜZ YAZILAR: • Aziz İstanbul 1964 • Eğil Dağlar 1966 – milli mücadele yazıları • Siyasi Hikayeler 1968 • Siyasi ve Edebi Portreler 1968 • Edebiyata Dair 1971 • Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım 1973 • Tarih Musahabeleri 1975 • Mektuplar ve Makaleler 1977 YAHYA KEMAL TÜRKÇESİ Yahya Kemal’i Türkçe’nin sadeleşmesi davasında eskiye bağlı sanmak yanlıştır. O türk dil inkilabından en az yirmi beş otuz sene evel türk şiir dilinde saf Türkçe’ye doğru ağır başlı ve reklamsız bir inkilap yapmıştır.1904-1912 yılları arasında Paris’de Türkçe söyleyişin sır- larını araştırmıştır. Yahya Kemal Türkçesi’ni yaratan anla- yışın birkaç maddesi şöyledir: • Şiirde,yaşayan türkçeye girmemiş hiçbir Arap,Acem ve Frenk kelimesini kullanmamak. • Yaşayan türkçeye girmiş Arap,Acem, Frenk kelimelerini onlara Türklerin ver- diği ses ve mana içinde Türkçe addetmek. • Aşka,kahramanlığa,elemlere ve şevk- lere Türk milletini verdiği ifadeyi gözet mek. Çaldıran gibi bir zafer kazanmanın saadeti ile mest olduğu bir şiiri: "Diniyor hepsi büyük hatıralar rüzgarını Çaldıran toprakları ardınca Mohaç…" Yahya Kemal Türkçe’ye bir canlılık bir kıvraklık getirmekte başarılı olmuştur: "zil,şal ve gül… … bu bahçede raksın bütün hızı… Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı" Başta Yahya Kemal olmak üzere,bütün Aruz şairlerinin mısralarında Türk dili, Anadolu ve Balkanlar Türk iyesi’nde kazandığı uzun hecelerle hareketlenmiş güzel sesi ile notaya alınmıştır.Böylelikle bu ses,Türkçe’nin her asrında aruzla okumayı öğrenecek yarınki türk nesilleri tarafından, bir dil ve musiki saltanatıyla terennüm edilecektir. SANATI Türk şiirinin en özgün kişilerinden biri Olan Yahya Kemal’in onmaz bir gurbet Duygusunun ve doğrudan doğruya bu Duygudan türediğini sandığım yoğun bir Tarih ilgisinin ürünü olduğu söylenebilir. "Gurbet nedir bilir mi o menfaya gitmeyen" Dizesi sorunun içeriğini yeterince açıklar : Sürgünden dönmek yurt edinmek ister hep.Yahya Kemal,bir göç ile başlar hem şiirin hem yaşamın büyük yolculuğuna ve bir göçebe olarak bitirir onu: Hastaneye yatırılmadan önce kaldığı son yer;içinde binlerce ananın uçuştuğu binlerce fısıltının duyulur gibi olduğu bir ev değil;herkesin girip çıktığı bireysel yaşamın olmadığı oteldir. Yahya Kemalin şiirlerine karşı olanlar: Cahit Irgat;Yahya Kemal’in şiiri cicili bicili boyacı sandıklarına benzer. Cavit Yamaç;Yahya Kemal bugün bence bir esnaf,bir mücevheratçıdan başka bir şey değildir. Attila İlhan;Mohaç ovalarını falan karıştırır,Lale devri male devri derken düpe düz kaymaklı irtica yapıyor. TELAKİ Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordun, Kimdir o,nasıldır diye rüzgarlara sordum, Hulyamı tutan bir büyü var onda diyordum Gördüm dişi bir parsın ela gözleri vardı. Sen miydin o afet ki dedim,bezm-i ezelde Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde, Bir sofrada içtik,ikimiz aynı emelde, Karşımda uyanmış gibi bir baktı sarardı |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com