Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Türk Dili ve Edebiyatı Türkçe - Türk Dili ve Edebiyat Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 03-10-06, 03:15   #1 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 11-02-2006
Yer: Isparta
Mesajlar: 7,664
Rep Puanı: 7676510
Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 76871
Arrow Gazel


Aslı Arapça olan gazel sözcüğü; kadınlarla, sevgi üzerine arkadaşlık, ahbaplık etmek demektir. Edebiyat terimi olarak da, güzellikten, aşktan, onun yüzünden çekilen acılardan, içkiden söz eden küçük şiir anlamına gelir. Divan Edebiyatı’nın en ilgi çekici en çok sevilen şiirleri, bu alanda verilmiştir.
Ozanın ele aldığı aşk teması, bazen Tanrısal, bazen de salt dünyaya ait bir nitelik taşır fakat , her iki yolda da, âşıklar için, hayran olunan güzelliğe ulaşmak nasip olmaz, düşüncesi egemen olduğundan, ozanın çektiği türlü acılar da, gazelin konusu içine girer. İçkiye gelince, bu da aşk gibi, iki özellik gösterir. Biri, zevk ve eğlence meclislerinde, meyhanelerde, elden ele dolaşan kadehlerle içilen, bildiğimiz kırmızı renkli şaraptır. Diğeri ise, aşkın sembolüdür. Onu içen âşıklar, kendilerini kaptırdıkları güzellik’in sarhoşudurlar.
Gazel arasında, öğretici bir nitelik taşıyanlar varsa da; bunlar, hem sayıca azdır, hem de şiir bakımından zayıf durumdadırlar.(Nâbi’nin bazı gazellerinde görüldüğü gibi). Zaten gazel denilince de; akla, ilk olarak aşk şiiri gelir (Halk Edebiyatı’ndaki Koşma gibi).
Gazeller kasidelere göre, daha içten, daha etkileyici eserlerdir. Çünkü bunlarda, devrin büyüklerine sunulan övgülerden beklenecek, maddeye ya da mevki elde etmeğe dayanan bir çıkar düşüncesi yoktur. İstenen, yalnız sevgilinin merhametidir ki; o da, hiçbir zaman ele geçmez. Çünkü, yine pek az müstesna ile; sevilen, daima zalim; seven ise, bitip tükenmez acılar içinde kıvranmağa mahkûmdur; fakat unutmamak gerekir ki; gerçeğe aykırı olan böyle duruma rağmen, aşk duygusunun dile getirilişi, gazel edebiyatı’mızın usta ozanları elinde, pek ince, pek derin bir anlatım gücüyle, gerçek şiir seviyesine ulaşabilmiştir.
Her Divan ozanı, gazel yazmak zorundadır. Çünkü onsuz divan olmaz. Bilindiği gibi, uyaklı şiirlerde, dizelerin son harfleri birbirinin aynıdır. Nitekim Zâti’den aldığımız örnekte, uyaklı dizeler, “r” ile bitmektedir. Bu günün ozanı, böyle bitişler için, dilediği sesliyi ya da sessizi seçmekte özgürdür, fakat Divan ozanında bu durum öyle değildir. Onun, alfabenin bütün harflerini kullanarak, her harf için, en azı ikiden başlamak üzere, üç ya da daha çok sayıda gazel yazması, gerekmektedir.
Önce, ortaya, bir kendini zorlama durumu çıkmaktadır ki; bu da şiiri öldüren bir tutumdur. Çünkü, bir ozan ne kadar usta olursa olsun; usûldendir diye; elif’den, ye’ye kadar (Arap alfabesindeki harf sırasına göre) alfabenin bütün harflerinin her biriyle beş on gazel söylemek zorunda kalırsa, gerçek değer taşıyan eserlerinin yanında; mutlaka, salt uyak hatırı için meydana getirilmiş bir sürü söz gürültüsünden ibaret parçalara da yer verecektir.
Bütün divanlarda, gazellerin alfabe sırasına göre düzenlemesi ise, ortaya çıkan biteviyelik yüzünden, yalnız yazanın değil, okuyanın da canın sıkar. Görülüyor ki; bu yolda yapılan iş, hem zor, hem de faydasızdır. Ama, ne gariptir ki, bütün Divan Edebiyatı’nda, hiç kimse, bu kuralın dışına çıkma cesaretini gösterememiştir.
Bu nazım biçimi de, kaside gibi, beyit esasına göre düzenlenir. Uyak örgüsü de onun aynıdır (Zâti’den aldığımız örnekte olduğu gibi ). Aralarındaki ayrılık, birinin uzun, diğerinin kısa olmasındandır. Gazelde beyit sayısı, en az üçten başlamak üzere, on beşe kadar yükselir.
Gazel, kısa olduğu için, bölümlere ayrılmaz. Yalnız, bazı beyitlere özel adlar verilir. Başlangıç beytine, bunda da matla denir. Ozanın adını söylediği beyit çoğu kez en sonda olduğu için, kasideden ayrı olarak makta’ (keşiş), adını alır. Gazelin en güzel beyti de, beyt-ül gazel yada şah beyit diye, diğerlerinden ayırt edilir, fakat bunun yeri belirli değildir; çünkü sanatçı onu içinden geldiği yerde söylemiştir. Burada, şunu da belirtmek gerekir ki, her gazelde şah beyit bulunmadığı gibi; bazen hepsi, bazen de içlerinden biri, ikisi çok güzel olabilir.
Divan Edebiyatı’nda, gazelin beyitleri arasında anlam birliği bulunmalıdır, diye bir koşul yoktur. Çoğu kez, her beytin, tek başına güzel olmasıyla yetinilir. Hattâ Namık Kemal, böyle bir anlayış içinde verilmiş örneklere, haklı olarak; “Parça bohçası” demiştir. Yalnız, dikkat edilirse, Ali Şir Nevâi, Fuzûlî, Bâki, Nâilî, Nedim gibi usta ozanların gazelleri arasında, verilen yargının aksine, bir anlam bütünlüğü gösteren örneklere de rastlamak mümkündür ki, bunlar da aslında, onların en değerli şiirlerini teşkil ederler.
Kaside gibi, gazel de Arap’lara ait bir nazım biçimidir. Müslümanlık’dan önce yetişen ozanlar tarafından aşk duygularını dile getirmek için yazılan bu tip şiirlerin, o zamanın, kadın-erkek yaşayışındaki özgürlük içinde, iyi karşılandığı; fakat, sonradan, yeni dinin ortaya attığı sıkı ahlâk kuralları yüzünden eski önemini yitirdiği, hattâ gazel yazanların ağır cezalara çarptırıldıkları, bilinen bir gerçektir. Yalnız, bu yasak devri çok uzun sürmemiştir. Emeviler zamanında gelişen saray hayatının zevk ve eğlence meclislerinde, müzikle birlikte, şiir zevki de tekrar canlanmış, ozanlar da yeniden gazeller yazmağa başlamışlardır.
Bu nazım biçimi, Müslümanlık’ın yayılışı sıralarında, İran’a da geçmekte gecikmemiş (Sâmanoğulları devri, X. y.y. ) orada da büyük bir ilgi görerek, kısa zamanda, yaygın bir hal almıştır. Hattâ daha sonra, İran’lı ozanların bu tip şiirleri, Farsça yazılmış olmalarına rağmen, Gazneliler devrinde (XI. y.y.), Türk saraylarında bile, geniş bir ilgi toplamıştır. İran Edebiyatı’nın en ünlü gazel ozanı Şirazlı Hâfız’dır.
Gazelin, Türk Edebiyatı’na girişi, Anadolu Selçukluları zamanına (XII. y.y.) rastlar; ilk temsilcisi de, Hoca Dehhânî’dir. İran’da olduğu gibi, bizde de, kısa denilebilecek bir süre içinde, en çok sevilen bir nazım biçimi durumuna geçmiştir.
Önceleri, Fars ozanlarına benzemeği, ulaşılacak amaç sayan ozonlarımız, sonradan (XV. y.y.), yabancı etkilerden büsbütün sıyrılamamakla birlikte, yazdıklarında yine de bir kişilik göstermeği başarmışlar, hattâ hayran oldukları Fars sanatçılarıyla boy ölçüşecek durumda bulunduklarını sık sık tekrarlamaktan çekinmemişlerdir.
Gazel Edebiyatı’mızın en usta sanatçıları, Ali Şir Nevâî, Fuzûli, Bâki, Şeyhülislâm Yahya, Nâili ve Nedim’dir.
Tanzimat Edebiyatı’nda ise, kaside gibi, bu nazım biçimi de iç bakımından değişikliğe uğrayarak, toplum sorunlarını dile getiren bir araç halinde kullanılmağa başlanmıştır. Ziya Paşa’nın “Gördüm”, Namık Kemal’in “Rağmına, Lâzımsa” redifli gazelleri, sözlü edilen yeniliği, en iyi gösteren örneklerdir.(Gazel alanında, bir yandan yeni anlayışa göre örnekler verilirken, öte yandan, Hersekli Arif Hikmet, Lefkoşalı Galip, Naci gibi ozanlarımız, eski edebiyatın geleneklerine bağlı kalmakta devam etmişlerdir).
Servet-i Fûnuncular, Batılılaşma’yı daha geniş ölçüde benimsedikleri için, gazele hiç ilgi göstermemişlerdir. Millî Devir Edebiyatı’na gelince, orada Yahya Kemal Beyatlı, kendi deyimiyle “Eski şiirin rüzgârıyla” verdiği örneklerde (Yeniçeri’ye Gazel, Mahûrdan Gazel, Şrefâbât gibi ), ona yeni bir ruh, yeni bir değer kazandırmak istemiş; fakat bunlar da, Gazel Edebiyatı’nın son örnekleri olarak kalmışlardır.


Kıldı zülfün tek perişan hâlimi hâlin senin
Bir gün ey bidert, sormazsın nedir hâlin senin

Gitti başından gönül ol servkaddin sayesi
Ağla kim ibdara tebdil oldu ikbali senin

Ziynet için cism divarında etmezdim yerin
Çekmeseydi aşk, can levhinde timsalin senin

Tiz çekmezsin cefa tigın beni öldürmeğe
Öldürür bir gün beni âhır bu ihmalin senin

Garkı hûnabı ciğer kılmış gözüm merdümlerin
Arzuyu hâli müşginü rühu âlin senin

Dâmgâhı aşktan tut bir kenar ey murgu dil
Sınmadan sengi melâmetten perü bâlin senin

Sayeveş çoktan Fuzuli hâkipayın yaslanır
Ol ümid ile ki bir gün ola pamalin senin

Fuzuli


Bu gazel onuncu asırda yetişen en büyük Türk şairi olan Fuzuli’ye aittir. Fuzuli bir rivayete göre “Kerbelâ” da, diğer bir rivayete göre “Hille” de Dünyaya gelmiştir. Asıl adı “Mehmet bini Süleyman” dır. Fuzuli mahlâsını sonradan kendi intihap etmiştir. Bu büyük şair oralarda yaşayan “Bayat” namındaki Türk kabîlesine mensuptur. Lehçe itibarı ile de “Azerî” dir. 1555’te Kerbelâ’da vefat etmiştir.
Fuzuli bütün divânında daima “hüznü keder” i terennüm etmiştir, hem de severek, takdis ederek...
Yetiştiği devirde, Türkçe pek işlenmiş bir lisan halinde değildi. O bunu düşünüyor ve bir milliyetperver iştiyakıle öz diline hizmet etmek arzusunu açığa vuruyor:

Ol sebepten farisi lâfzile çoktur nazım km
Nazmı nazik Türk lâfzile iken düşvar olur

Lehçesi Türkî kabulü nazmı terkip eyleyip
Ekseri elfazı namerbutu nahemvar olur

Bende tevfik olsa bu düşvarı âsan eylerem
Nevbahar olğaç dikenden berki gül izhar olur

Fuzuli bu “tevfik” a mazhar olmuş ve bu “düşvar” ı âsan etmiştir. Eski şairlerimiz içinde Türkçe’de en yüksek, ve ahenktar manzumeleri o ibda etmiştir denilebilir. Fuzuli “lirik” yani duygulu bir şairdir. Şiirleri ekseriya âşıkane ve mahzunanedir. Bu gibi mevzular en ziyade gazel vasıtası ile terennüm edilir ; bunun için Fuzuli’de gazeli seviyor.


Rayete meylederiz kameti dilcu yerine
Tuğa dil bağlamışız kâkülu hoşbu yerine

Hevesi tirü keman çıkmadı dilden asla
Navegi gamzei dilduz ile ebru yerine

Gardeni tevseni zibada kutası dilbent
Bağladı gönlümüzü zülf ile giysu yerine

Severiz esbi hünermendi sebareftarı
Bir perişekl sanem bir gözü ahu yerine

Gönlümüz şahidi zibayı cihada verdik
Dilberi mahruhü yârı periru yerine

Seferin cevri çok ümmidi vefa ile veli
Olduk aşüftesi bir şuhu cefacu yerine

Olmuşuz can ile billâh <<Gazayi>> teşne
Kanını düşmanı dinin içeriz su yerine

Gazi Giray


Bu gazel, eski Kırım hanlarından “Gazi Giray” ındır. 1587 senesinde hanlığa nasbolundu. Hem âlim, hem bahadır, hem şair bir zatti. İncelediğimiz gazeli vicdanlara şecaat duygusu aşılayan canlı, müstesna bir şiirdir. Şair 1607’de vefat etmiştir. Kırım, “Bahçe saray” da metfundur.

Gazel şeklen kasideye benzemektedir. Yani bir matlâ ile başlıyor, müteakıp beyitlerin tek mısraları kafiyesiz bırakılıyor, çift sıraları matlâ ile “takfiye” ediliyor. Yalnız gazel, kasideye nazaran çok kısadır. Eski Edebiyatçılar “akalli dört veya beş ekseri on beş beyit olur” derler. Gazelin son beytinin adı “makta” dır. Burada çok ker şair kendi adını zikreder. Her beyitte cümle ve mana tamamlanmış olur. Binaenaleyh bir beyitteki mazmuna ait bir kelime, bir terkip, hülâsa bir ifade parçası atlama sureti ile müteakıp beyte geçirilemez. Eski Divan Edebiyatı an’anesine göre “gazel” in baştan nihayete kadar tek bir “maksat” takip etmesi şart değildir. Yani gazel yazan şair “mevzuda vahdet” e riayet etmeğe mecbur olamaz. İsterse meselâ Fuzuli’nin iktibas ettiğimiz gazelinde görüldüğü gibi bütün gazeli bir “fikir”in etrafında toplanır, böyle gazellere “yek avaz” nâmı verilir. İsterse her beytinde başka bir fikir dermiyan edebilir. Gazel yalnız bir şekilden ibaret değildir. Edasiyle, felsefesiyle muayyen mefhumlardan çıkarılan mazmunları ile hususî bir zevkin ifadesidir. Esasen Divan Edebiyatı her şeyden evvel bir gazel edebiyatıdır. Şair her şeyi usule, an’aneye riayet ederek ve tasvir etmek mecburiyetindedir. Yani gelişi güzel mazmunlar yapamaz: “göz” mesela nergise benzetilebilir, hasta, malûl gibi sıfatlar alır; kaş “yay”dır, “mihraptır”, boy “selvi”dir.
İşte bütün bu an’aneler, zeki Avrupaî Edebiyat ile iflâs etmiş ve gazel zevki ölmüştür. Eski şairlerimizin divânları bir müzedeki “asarıatika” misilli tetkik edilerek haz alınabilir. Yoksa Gazel Edebiyatının ihyası imkanı yoktur. Çünkü o, bütün bir şark medeniyetinin telâkkileri ile beraber hayattan ayrılmıştır...

Sözlük

Cism : Cisim.
Divarında : Duvarında.
Tiz : Tez.
Tigın : Yani kılıcını.
Sınmadan : Kırılmadan, perişan olmadan.
Sayeveş : Gölge gibi.
Tırü Kemen : Ok ve Yay.
Kutas : Eskiden atın boynuna astıkları beyaz tüy. Türkçe’de hotoz derlerdi.
Zülf : Zülüf.
Giysu : Omuz üstüne dökülen saç.(Farisi lisanına göre “keysu” okumak doğru değildir).

Mesajı son düzenleyen Ŧเlเz ( 23-02-07 - 00:02 ).
Ŧเlเz çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-02-07, 15:10   #2 (permalink)
Meleğim As Beni ! Kendi Karanlık Rüyama...
 
Giriş Tarihi: 04-08-2006
Yer: Mabed !.
Mesajlar: 10,925
Blog Mesajları: 11
Rep Puanı: 47434155
вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11вℓαcкωσℓƒ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 474475
Varsayılan C: Gazel


hemenpaylşa kapandı rapide atarsan sevnitrim
вℓαcкωσℓƒ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-02-07, 00:03   #3 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 11-02-2006
Yer: Isparta
Mesajlar: 7,664
Rep Puanı: 7676510
Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11Ŧเlเz Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 76871
Varsayılan C: Gazel


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen BlackWolf Mesajı Göster
hemenpaylşa kapandı rapide atarsan sevnitrim
Güncelledim
Ŧเlเz çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-03-08, 21:02   #4 (permalink)
Üye
 
Giriş Tarihi: 20-03-2008
Yaş: 15
Mesajlar: 165
Rep Puanı: 86813
alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11alicanos00 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 874
Varsayılan C: Gazel

saol paylsaım için+++ rep
alicanos00 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 01:45
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477