Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 08-10-12, 18:11   #1
Alicem

Varsayılan 11.sınıf (2012-2013) türk edebiyatı kitap cevapları ( biryay )


SAYFA 9
Osmanlı Devleti’nin Yükselme Döneminde siyasî sosyal yapısını tarih ansiklopedilerinden
araştırınız. Araştırma sonuçlarıyla ilgili bir sunum hazırlayınız.

Osmanlı Devleti'nin Sosyal Yapısı: Osmanlı Devleti çok uluslu bir devletti. Farklı dil din ve ırktan meydana gelen bir toplum yapısı vardı.

Osmanlı Devleti'nin Siyasi Yapısı: Osmanlı Devleti'nde halk yönetenler ve yönetilenler diye ikiye ayrılıyordu.

Yönetenler: Saray halkı seyfiye(askerler) ilmiye kalemiye (bürokratlar) olmak üzere dört gruptan oluşuyordu.
Yönetilenler: (reaya) Köylü şehirli Müslüman gayrimüslimlerden oluşuyordu.


Osmanlı Devleti’nde skolastik zihniyeti araştırınız.
Skolastik zihniyet dini duyarlılığın ön planda olduğu zihniyettir. Ancak bu dini duyarlılık dinin özünü kavramaktan uzaktır.
Osmanlı Devleti'nde halkın büyük çoğunluğu Müslümandır. Yönetimde görev almanın koşulu Müslüman olmak ve Türkçe konuşmaktır. Gayrimüslimler (Hristiyan ve Yahudiler) cizye vergisi öderlerdi ve kendi hukuk kurallarına göre yargılanırlardı. Gayrimüslimler askerlikten muaf tutulurdu.

Mehmet Murat’ın “Turfanda mı Turfa mı?” adlı eserini okuyunuz. Daha önceki yıllarda
öğrendiğiniz anlatmaya bağlı edebî metinleri inceleme yöntemine göre eseri inceleyiniz.
I- GİRİŞ


Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? adlı roman Tanzimat sonu romancılardan Mizancı Mehmet Murat tarafından kaleme alınmıştır.

Yazar hiç kuşkusuz romanda yaşadığı dönemi anlatır. Roman kahramanı da Mizancı Mehmet Murat’ın kişiliğini anlatmaktadır. Bu yüzden romanın ağır ahlâkçı havası yol gösterici olması bulunduğu ortamı eleştirmesi yadırganmamalıdır.

Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? adlı romandaki pozitif şahsiyetlere geçmeden önce kısaca romanı tanıyalım:

Romanın kahramanı Mansur yüzyıllar boyunca Cezayir’de yaşamış bir Osmanlı ailenin oğludur. Cezayir Fransız sömürgesi haline geldiğinde Fransa’ya tıp öğrenimini yapmaya yollanmıştır. Roman Mansur’un öğrenimini tamamlayıp İstanbul’a ayak basmasıyla başlar. Mansur İstanbul’da amcası Şeyh Salih Efendi’yi bulur ve orada kalır. Daha sonra Mansur bir devlet dairesinde doktor ve tercüman olarak işe başlar.

Mansur’un amcası Şeyh Salih Efendi’nin iki karısı ve iki çocuğu vardır. “Çocuk” dediğimiz yirmi beş yaşında evli ve oğlu İsmail Rüştü Bey ile on dokuz yaşını tamamlamış kızı Sabiha Hanım’dır. İkinci karısının hain bir kardeşi vardır. Adı Raşid’dir. Raşid Efendi bütün mirasçıları aradan çıkarıp servetin tamamını kız kardeşi yoluyla almak için uğraşır ancak Mansur Sabiha’nın oyunlarına gelmez. Çünkü Mansur her şeyden önce kendini devlete adamıştır. Eğer evlenecek olsa bu kişi Sabiha değil Zehra olacaktır.

Plân kurmakla ve bunları gerçekleştirmekle meşgul olan Raşid Efendi Sabiha’yı ilaçlarla yatağa düşürür. Salih Efendi’nin oğlu İsmail’i öldürtür. Sonra da konağı yakar. Bunları anlayan Mansur Raşid Efendi’yi cezalandırır.

Romanın sonunda birbirlerine âşık oldukları anlayan Zehra ve Mansur evlenir. Sonra da Mansur Rus Savaşı’na (1878) gönüllü olarak katılır ancak dürüstlüğü yüzünden Şam’a sürülür. Karısından ve oğlundan uzakta hastalanarak ölür.

II- Pozitif Şahsiyetler

II. a Mansur

II. a. a Milliyetçi


Mansur milliyet ilkesini benimsemiş birisidir. Maddî ve manevî açılardan milletinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaktadır. İstanbul’a geldiğinde ister konuşma dilinde olsun ister yazı dilinde Türkçe kelimeler yerine yabancı (Fransızca) kelimelerle karşılaşınca hem şaşırır hem üzülür. Mansur’un bu ruh hali şu örneklerde daha iyi anlaşılmaktadır:

“Komisyoncunun sözlerinden yalnız ‘beş frank’ sözü Mansur Bey’in hoşuna gitmedi. Beş frankın azlığından yahut çokluğundan değildi. Halife limanında ‘frank’ yerine ‘kuruş’ sözünü duymayı arzu etmesindendi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 14)

“Mansur Bey hotelin kapısına geldiği zaman üzerinde yalnız Fransızca olarak Hötel d’Amerique’i gördü. Türkçe yazıdan rakamdan eser göremedi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 17)


II. a. b Boyun Eğmeyen


Cezayir’de amcası Ahmed en-Nasr’ın yanında kalırken eve geç geldiği ve İstanbul’a gitmek istediği için amcasından azar işitir. Gururlu olan ve kimseye boyun eğmeyen Mansur cesaretini toplayarak amcası ile açıkça konuşur. Onun evinde kalmasına rağmen ona boyun eğmez. Aşağıdaki örnekte de Mansur’un bu yönü açıkça görülür:

“Gece saat beş sularında yatağına girmek üzere bulunan Mansur amcası tarafından çağrılmış ağırca azar işitmişti.


Mansur azar altında ezilmeyip:

- ‘Amcacığım. Annem de İstanbul’a gidecek. Ben de gideceğim. Başka bir yere değil. Salih amcamıza gideceğiz.’ demeye cesaret etmişti.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 32)

-

Mansur Salih Efendi ile konuşmasında amcasının sunmuş olduğu ev ve iş teklifine sırf boyun eğmemek kimseye muhtaç olmamak için reddetmiştir. Yine aşağıda verilen şu örnek Mansur’un bu halini çok iyi bir şekilde açıklamaktadır:


“Mansur- Burada anlaşılmayacak ne var? Evvelâ bir kimseye yük olmaktan kaçınmak ikinci olarak kimseye muhtaç olmadan ekmeğini kazanmak arzusundayım. Bunlar doğal hareketler değil midir?” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 53)


II. a. c Bilgili ve Okumaya Hevesli


Bilgili araştıran okumaya hevesli biri olan Mansur kendisine verilen gezme zamanlarını bile okuyarak geçirir. Mansur bu yönüyle örnek bir insandır. Bu davranışı aşağıdaki örnekte görülür:

“Pazar günleri gezmek için verilen altı saatlik mezuniyet müddetini aralıksız okuma salonunda gazete mütalaasına ayırırdı…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 34)

II. a. d Alçakgönüllü


Mansur hizmetçileri uşak yahut halayık diye ayırt etmeksizin efendileriyle eşit tutar. Onlara göstermiş olduğu hassasiyetin aynısını hizmetçilere de gösterir. Hatta hizmetkâr Bilal’in yatağı başında gece gündüz bekler. Mansur’un bu davranışıyla ne kadar alçakgönüllü olduğu ortaya çıkıyor:

“Mansur hizmetçilerden hastalanmış olanları uşak yahut halayık demeksizin efendilere edilen hizmet ve itinanın aynını sarf ederek hepsinin kalbini kazanmıştı. Hatta tifoya tutulmuş olan hizmetkâr Bilal’in yatağı başında iki gün iki gece ayrılmaksızın kalmış ve her hizmetini bizzat görmüştü…” (Mizancı Mehmet Murat2004: 90-91)

II. a. e Milliyetçi ve Reformcu


Mansur başarısızlığı kabullenemeyen bir insandır. Başarı için sebepler yaratmak gerektiğini daha sonra yeniliğe açık olmak ve eğitime önem vermek gerektiğini vurgular. Mansur’a göre ise bunun gerçekleşmesi ancak milli okulların varlığı ile mümkün olur:

“Mansur cevap verdi. Başarı için sebepler yaratmak gerektiğini söyledi. Müslümanlar için kutsal halifeliğin korunması ve bu amaçla çalışılması gerektiğini anlattı: Kısacası yabancı yönetiminde bulunan dindaşlarımıza hizmet etmek isterseniz içlerinden mümkün mertebe çok vaizler mu‘allimler çiftçiler tabiblermühendisler yetiştirmeye çalışın. Mektepler mi yapacaksınız yoksa yabancı okullarına öğrenci mi göndereceksiniz bilemem ama iyi öğrenciler milli okullarından çıkarlar…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 133)

II. a. g İdealist ve Yenilikçi


İdealist ve yenilikçi olan Mansur özellikle eğitime verdiği önemi maaşlarını kendisi vermek suretiyle getirttiği öğretmenlerle kanıtlıyor. Bu sarıklı öğretmenler yeni yöntem öğretimini zor da olsa kabullenirler ve aldığı verimi görünce daha çok işe sarılırlar. Bunu da şu örnekte açıkça görüyoruz:

“Manisa’dan iki öğretmen getirtti. Maaşlarını kendisi vererek iki okul açtırdı. Sarıklı öğretmenler Mansur’un yeni yöntem öğretimini biraz geççe ve güççe kabul ettiler ise de âkıbet ettiler ve hüsn-i semerelerini görünce memnunen sarıldılar.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 247)

II. a. h Çalışkan


Mansur insan için toplum için hizmette bulunma derdindedir. Çalışmak başarmak topluma hizmette bulunmak Mansur’a göre insanın hayvandan farkıdır. Bunu Mansur’un şu konuşmasından anlıyoruz:

“Mansur insan için hizmetsiz durmanın zor olduğunu bildirdikten sonra ‘Çünkü devlete topluma hizmeti olmayan insanın hayvandan farkı kalmaz. Zor olduğunu teslim ederim fakat hizmette bulunmak lâzım olduğunu da unutamam. Doğrudur ben dışişlerinde duramadım çıktım. Mektepte dışarıda yine hizmet-i devlet ve cemiyette bulunurum hatta daha doğrusu isterseniz uygun bir yer bulduğum zaman kalem hizmetinde çalışmaya hazırım.’ Diye konuştu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 125)

II. a. ı Eğitimci


Mansur eğitime çok önem verir. Ona göre çocuklara güzel yolu göstermek eğitimden geçer. Bir şeyler ancak eğitimle değiştirebildiği için devlet memurlarını yeniden eğitmekle memlekette birçok sorunun çözülebileceğini düşünür. Aşağıdaki örnekte de bu çok açık bir şekilde anlaşılır:

“Size iki sözle arz edeyim: Eğitim ve edep. Bu ikisi gerçekten önemlidir. Fakat halkımızın yaratılış özelliği midir bilmiyorum bunu sadeleştiriyor. Milletin çocuklarına haber vermeli onlara güzel yolun ne olduğunu göstermeli. Bu sebeple devlet memurlarını yeniden elif badan başlatmak lazımdır…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 126)


II. a. i Sabırlı


Mansur annesinden aldığı Türkçe derslerine önem verirken diğer dersleri aksatır. Amcasının çocuklarını ise hiç sevmez. Bunu fark eden öğretmen de Mansur’u düşman olarak hedef alır. Bu durumda ve bu yaşta Mansur sabırlı davranır. Aşağıdaki örnekte de bunu görürüz:

“… Mansur amcasının üç çocuğunu da sevmezdi. Bunu müşahede eden öğretmenler bilhassa matmazel karşılık olarak Mansur’u husumete hedef etmek için özellikle seçmişti. Kibirli Mansur çareyi sabır ve tahammül ve vazifesinde taklit suretiyle bulmuştu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 26)

II. a j Mutlu ve Dayanıklı


Mansur annesi ölmeden önce İstanbul’a gitmeyi planlar. Ancak annesi vefat edip Mansur’u büsbütün öksüz bırakır. Böyle bir durumda bile umutlu ve dayanıklı olan Mansur hayalinden asla vaz geçmez. Bu aşağıdaki örnekte daha iyi anlaşılır:

“Mansur Bey akan gözyaşlarını silmek için yattığı yerden eliyle mendilini aradı karanlıkta mendili bulamayınca karyoladan kalkıp bir mum yaktı.

Artık tekrar yatağa girmedi. Odada gezinerek yine hayalinde macera dolu hayatını takip etmeye devam etti…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 33)



II. a. k Entelektüel


Mansur tıp öğrencisi olmasına rağmen sadece ders ve tıpla ilgilenmez. Bunların yanında birçok dalda kendini geliştirir. Aşağıdaki örnek de bunu gösterir:


“Fazla olarak yaratılıştan gelen yeteneği sayesinde ders için pek az vakit ayırarak diğer vaktini tarihe uluslar arası incelemeye hukuka ve genel olarak siyasal bilimlere yönelik eserler okumaya ayırmıştı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 38)

II. a. l Hassas


Bir arada bulunduğu arkadaşlarına göz gezdiren Mansur onlarda azim arzu gayret gibi vasıflar bulamaz. Bunun yerine kendisine karşı haset ve düşmanlık gibi duyguların beslendiğini görür. Hassas olan Mansur da bundan dolayı üzüntü duyar. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi:

“Mansur kahveyi reddettiği gibi sigara yapılmak üzere uzatılan teneke tütün tabakasını da kabul etmedi. Henüz çalışmadığını söyledi izin alıp gitmeden sağına solundaki arkadaşlarına göz gezdirdi. Gözlerinde azim ve metaneti hâllerinde arzu-yı gayreti göremediği gibi kendisine karşı haset ve düşmanlık görerek üzüldü.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 69)

II. a. m Mânevîyatı Güçlü


Maaş ve rütbeyi reddeden Mansur kendisini hizmete adamıştır. Maddî kazancı sadece yorgunluktur ancak Mansur mânevîyata önem verir. Bu sonucu aşağıdaki paragraftan çıkartabiliriz:

“ ‘Maddi kazancı kastediyorsanız yorgunluktan ibaretti. Fakat mânevi istifadem çoktur. İnsanları usulü eksip olup muhtaç olduğumuzu öğrendim…’ ” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 126)

II. b Zehra

II. b. a Namuslu


Ahlak kurallarına uygun davranan namusuna laf getirmeyen Zehra ilk defa olarak Sabiha ve gelin hanımlar ile sokağa çıkar. Sokakta sergilenen edepsiz hareketler karşısında şaşırır öfkelenir. Zehra bu ahlaksızlar karşısında renkten renge girer. Aşağıdaki örnekle bunu daha iyi anlayacağız:


“-Benim neme lâzım mı? Bana ne oluyor mu buyurdunuz? Haydi şimdiki rezaletimizi bırakalım. Umumiyet itibariyle kadınlarda namus ve haysiyet kalmazsa ne yüzle kadın sıfatıyla sokağa çıkıp âlemin yüzüne bakacağız? Biz kendi edebimizle arabada otururken – görmediniz mi- kaç çapkın işaretler ederek yılıştılar? Demek ki bu edepsizlikler ortalığın haline bakarak dünyada bir namuslu kalmamış zannediyorlar. Yoksa buraya yalnız fenalar mı gelir? Ya bizim şu mektup işi? Bunu hangi edep ve namus kabul eder? Zehra’nın yüzüne kan hücum etti.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 95)


II. b. b Bilgili


Zehra Sabiha gibi evde boş oturan gezmeyi seven boşa vakit geçiren bir insan değildir. Zehra çok yönlü bir insandır. Kitap sayesinde dünyada olup bitenleri öğrenmiş bir kişidir. Bunu da şu örnekten anlıyoruz:


“Zehra kitap mütalaası sayesinde dünyanın bütün yönlerini öğrenmiş bir hanımdır. Bunları taktir etmemek elde değildir…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 115)

II. b. c Fedekâr


Zehra aslında Mansur’u çok sevmektedir ancak Mansur’u memleketine faydalı olması için rahat bırakmayı düşünür çünkü halledilmesi gereken ülke sorunları bulunmaktadır. Zehra da karşılıklı sevgisine rağmen fedekâr davranarak Mansur’u özgür bırakmayı düşünür. Bunu da Fatma ile arasında geçen konuşmadan anlıyoruz:


“Hükmünde acele etmemesi gerektiğini söyledi: ‘Ben zihnimde karar verdim. Mansur Bey’i hür bırakmayı memleketin faydası için yapacağım.’” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 209)

II. c Mehmet Efendi

II. c. a Yardımsever ve Dürüst


Mehmet Efendi kendisine “şunu yap!” dedikleri zaman hemen iş başına koşar ama yapamayacağı bir iş ise bunu doğruca söyler. Aşağıda verilen örnek bunu açıkça kanıtlar:


“… Kendisine ‘- Mehmet Efendi şunu yap!’ dedikleri zaman nasıl ve ne şekilde yapılıp yapılmayacağını düşünmez ve hemen iş başına koşar çalışırdı. İş erbabı bulunduğu için yapılacak bir iş ise bitirir gelirdi. Değilse yapamadığını doğruca söylerdi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. c. b Hoşgörülü ve Mutlu


Her şeyden kendisine bir mutluluk payı çıkaran Mehmet Efendi hayatta hiçbir şeyden şikâyet etmez var olanla yetinmesini bilir. Kendisine haksızlık yapılsa bile bunu anlayışla karşılayabilen bir kişidir. Hayata hep umutla bakar. Aşağıdaki örnek Mehmet Efendi’nin ruh halini bize anlatır:

“…Herkes için ‘Bizim Mehmet Efendi’ yahut ‘Koca Türk’tü. Bütün amacı işini görmek vaktini hoş geçirmekti. Belki de kendisini dünyanın en bahtiyar adamı sayardı. Maaşça rütbece kendisini mağdur etseler hakkını başka birine verseler Mehmet Efendi yine üzülmezdi. İlk defa haber alınca:

‘-Ya! Öyle mi uygun görülmüş? ‘Pekalâ!’ der ve işine devam ederdi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. c. c Sevgi Dolu


Kalbinde herkese karşı beslediği iyi niyet ve sevgiden dolayı diğer insanlardan ayrılan Mehmet Efendi herkese yardımcı olmak için uğraşır. Büyük ile büyükküçük ile küçük olan Mehmet Efendi herkesi sever. Aşağıdaki örnekte de Mehmet Efendi’nin bu sevgi dolu kalbi açıkça görülür:

“… Ağustos gecesi gibi berrak gözleri sevimli ve açık olan kalbinde herkes için birer sevgi köşesi bulunduğunu söylerdi.

Büyük ile büyük küçük ile küçük olan güzel bir adamdı. Herkesin işini görmek kim olursa olsun birine iyilik etmek için can atardı. O da aferin almak için değilyalnız vicdanını tatmin için yapardı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 71)


II. c. ç Dinine Bağlı


Mehmet Efendi tıp fakültesinde birinci olup da Paris’e gönderildiği zamanki hal ve kıyafetleriyle hiç değişmeden geri döner. Kişiliği oturmuş olan Mehmet Efendi dinine bağlıdır ve beş vakit namazını kaçırmaz. Bunu da şu paragraftan anlayabiliyoruz:

“Mehmet Efendi tıp fakültesinde birinci olmuştu. Hatta mükâfat olarak hükümet tarafından Paris’e gönderilip iki sene kadar Paris’te bulunmuştu. Mehmet Efendi Paris’e ne kıyafette ne tavır ve iddiada gitmiş ise yine aynı kıyafet ve tavırda dönmüştü. Mehmet Efendi mütedeyyindi. Beş vakit namazı bırakmazdı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. ç. Fatma

II. ç. a Namuslu ve Dürüst


Fatma Zehra ile Mansur’un birlikte olma taraftarıdır ancak Zehra’ya vermiş olduğu bir söz vardır. Mansur’a bu konuda yardımcı olamamaktadır. Fatma namus üzerine verilen bu sözü bozmaktansa başını kestirmeyi yeğlerdi. Ender bulunan insanlardan olan Fatma’nın bu davranışı aşağıdaki örnekte açıkça görülür:


“…Fatma bunların birbirleri için yaratıldığını düşünüyordu. Ne çare? Uymak zorunda olduğu bir emir vardı ve yardım gibi konulardan yasaklanmıştı. Engel oluşturan yalnız bir sözse de Fatma namus üzerine verilmiş sözü bozmamak için gerekirse başını bile kestirirdi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 146)

II. ç. b Fedakâr


Bir hizmetlinin görevi sadece efendisinin dediklerini yapmakken Fatma görevi dışında Zehra’yı mutlu etmeye de çalışır. Başucundan ayrılmaz. Onun için kitap okur onunla konuşur onu eğlendirmeye çalışır. Fatma’nın bu erdemli davranışı aşağıda şu şekilde örneklendirilmiştir:


“Ertesi gün Zehra’nın durumuna meraklanan Fatma geldi: ‘Elmas kızcağız! Âlemin derdine sen yanıyorsun herkesi idare edeceğim diye sen kendi bedenine zarar veriyorsun!’

İçinden bunları geçiren Fatma anneye özgü bir saygı ve dikkatle başucundan ayrılmıyor kitap okumak aralıksız ve genel geçer konularda konuşarak Zehra’yı eğlendirmeye çalışıyordu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 189-190)

II. d. Nesrin


II. d. A Terbiyeli ve Ahlaklı


Mansur ile Zehra’nın konaktaki diğer insanlardan farklı olduğunu ve birbirleri için yaratıldığını düşünür. Ancak terbiyeli ve namuslu olmasından dolayı bir şey söyleyemez hatta aşağıdaki örnekte olduğu gibi ima bile edemez:


“Saf gönlü bu iki mükemmel mahlûkun birbirlerine mal olmalarını isterdi. Lâkin Nesrin pek edepli terbiyeli vazifeşinas bir halayık idi. Onun için yarı kelime ima etmekten bile ihtiras ederdi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 118)

III. Sonuç

Mizancı Mehmet Murat’ Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? romanı diğer romanlara göre –Sergüzeşt Zehra vb- daha gerçekçi olmasına rağmen ilgisiz kalmıştır. Roman boyunca insan ilişkileri gerçekçi bir düzeyde işlenmiştir.


Yazar romanda yaşadığı toplumu aile yönetim askerlik ahlak iş etiği vb. açısından eleştirir. Olayda aile çöküntüsü aşk ihanet Türk-Rus savaşının sebep olduğu değişiklikler gibi ana temalar etrafında sade bir dille realist bir biçimde anlatılır.

İdealist ileriyi görebilen dindar dürüst vatanperver entelektüel kararlı ahlaklı kısacası her yönüyle topluma örnek olan bir insandır. Toplum her zaman Mansur gibi şahsiyetlere ihtiyaç duymuştur. Bu idealize edilmiş tipteki insanlar ülkesine ve milletine her zaman faydalı olur ve Zehra da bu romanda Mansur’un hemcinsi olmuştur. Zehra Mansur’un destekleyicisidir. Mehmet Efendi Fatma Nesrin de diğer olumlu örnek insanlardır.

Yenileşme ihtiyacının sebepleri üzerinde tartışınız. Beş dakikalık tartışma sonrasında
ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
YENİLEŞME: Var olanın çağın gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmesi demektir.Yenileşmeye neden ihtiyaç duyulur. Çeşitli alanlarda çağın gerisinde kalındığı için. Osmanlı Devleti; bilim teknik eğitim askeri vb. alanlarda çağın gerisinde kaldığı için yenileşmeye ihtiyaç duymuştur.

1. “Yenileşme Dönemi” ifadesi hangi durumlarda ve niçin kullanılır?

Var olan yeterli olmayıp düzen bozulduğunda bunların çağın gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmesi için çalışmaların yapıldığı durumlarda...
2. Bir nesnenin veya yapının tanzim edilmesine (düzenlenmesine) niçin ihtiyaç duyulur? Tanzim edilmesi gereken nesne veya yapıların özellikleri nelerdir? Açıklayınız.
Eskimiştir ihtiyacı karşılayamıyordur vb. Örnek: Karayollarının düzenlenmesi eski tarihi binaların düzenlenmesi vb.

3. “Batılılaşma” sözünden ne anladığınızı söyleyiniz.


Batı ülkelerine göre geri kalmış;siyasiekonomikteknik eğitim hukuk vs. gibi alanlar da Batı seviyesine çıkma arzusu anlmına gelir.


4- Başlangıçtan günümüze değin edebiyatımızın dönemleri:

1-İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı

a) Sözlü Edebiyat Dönemi

b) Yazılı Edebiyat Dönemi

2-İslamiyet sonrası Türk Edebiyatı

a) Divan Edebiyat Dönemi

b) Halk Edebiyat Dönemi

3- Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı

a) Tanzimat Edebiyatı Dönemi

b) Servet-i Fünun Edebiyatı

c) Fecri A-ti Edebiyatı

d) Milli Edebiyatı

e) Cumhuriyet Dönemi

YENİLEŞME DÖNEMİ

1. Şiirde Orta Çağa özgü dünya görüşü ile modern dünya anlayışını ifade eden kelimeleri belirleyiniz.

Orta Çağa özgü kelimeler: çeşme-i hayvan (ölümsüzlük çeşmesi) remil kehanet cifir tenasüh (ruh göçü) vb.
Modern dünya anlayışını ifade eden kelimeler: akıldeney astronomi coğrafya kimya fizik ve felsefe yer çekimi kanunu elektrik buhar icatlar bilgimedeniyet

Bu kelimeleri uygun başlık altında defterinize yazınız.
2. Geleneksel zihniyet ile modern zihniyeti şiirde anlatılanlardan hareketle karşılaştırınız. Sonucu kısaca açıklayınız.
Geleneksel zihniyet gerçeklerden uzak hayali;
modern zihniyet akla bilime medeniyete önem veren bir zihniyettir.
3. 21 ve 22. beyitlerde hangi kavramlardan söz edilmektedir? Bu kavramların Tanzimat sonrası zihniyetle ilişkisini belirleyiniz.
Adalethak hukuk eşitlik

4. Sadullah Paşa şiirinin son iki beytinde toplumların sonsuza dek yaşayabilmesini hangi şartabağlamaktadır? Neden?
Bilgi ve medeniyete sahip olma

DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( D ) Büyük devletlerin gerilemesi sosyal düzendeki bozulma ve aksaklıklardan kaynaklanır.
( Y ) Osmanlı Devleti en parlak dönemini XIX. yüzyılda yaşamıştır.
( Y ) XIX. yüzyıl bilim ve sanatta Avrupa’nın Osmanlıyı örnek aldığı dönemdir.
( D ) Ordunun bozulması devlet yapısındaki çözülüşün sonucudur.
( D) Osmanlı toplumunda padişah Allah’ın gölgesi kabul edilir. Toplumu temsil eden piramidin en üst noktasında padişah yer alır.
2. Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
1839’da ilan edilen ………TANZİMAT FERMANI XIX. yüzyıldaki en ciddi ve köklü yenileşme hareketidir.
Yenileşme Döneminde …BATI.. düşüncesine yaşama biçimine bilimine ilgi duyulmuştur.

3. Tanzimat Fermanı’nın siyasi sosyal ve ekonomik alanlarda getirdiği yenilikler nelerdir?

4. Aşağıdakilerden hangisinde “tanzimat” kelimesinin anlamı doğru olarak verilmiştir?
A. Değişim B. Devrim C. Düzenleme D. Yenileşme E. Batılılaşma

5. Tanzimat fermanının maddeleri arasında aşağıdakilerden hangisi ile ilgili bir düzenleme yoktur?
A. Hukuki yapı B. Askerî hayat C. İdari yapı
D. Kültürel hayat E. Sosyal hayat

6. Aşağıdakilerden hangisi Yenileşme Döneminde Batı düşüncesine ve yaşama biçimine Avrupa’da gerçekleştirilen bilimsel gelişmelere ilgi duyulma nedenlerinden biri değildir?
A. Avrupa’nın XVIII. yüzyıldan itibaren siyasi ve ekonomik alanlarda ilerlemesi
B. Avrupa devletlerinin siyasi askerî ve ticari alanlarda Osmanlı Devleti’ni desteklemesi
C. Batı toplumlarının bilim ve teknikte ileri düzeyde olmaları
D. Yeni buluşların Avrupa uluslarını güçlendirmesi
E. Osmanlı Devleti’nin yönetim eğitim hayatında ve askerî sistemde Batılı devletlerin gerisinde kalması
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-12, 18:14   #2
Alicem

Varsayılan C: 11.sınıf (2012-2013) türk edebiyatı kitap cevapları ( biryay )


I. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Soruları

1. Aşağıdakilerin hangisi yenileşme hareketlerinden değildir?
A) Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi
B) Sosyal düzenin merkezî otorite çevresinde sağlanması
C) Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi
D) Islahat Fermanı’nın ilan edilmesi
E) Avrupai tarzda eğitim veren modern okulların açılması

2. (I) Sanatçıların amacı eserlerinde yalnızca düş gücünü yansıtmaktır. (II) Edebî metinlerde kahramanların psikolojik çözümlemeleri yapılabilir. (III) Edebî metinlerde siyasi ve sosyal olayların etkisine rastlanmaz. (IV) Medeniyet değişikliği edebiyatımızın dönemlere ayrılmasında etkili değildir. (V) Edebî metinlertoplumsal sorunlara kalıcı çözüm önerileri içerir.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde verilen bilgi doğrudur?
A) I B) II C) III D) IV E) V

3. Orta Çağı sona erdiren düşünce akımıdır. Olguculuk olarak da bilinir. Sağlam ve kesin bilginin deney ve gözlem sonucu elde edileceğini savunur. Deneyden başka bir şeye güvenen insan yanılgıya düşer.
Paragrafta anlatılan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hümanizm B) Romantizm
C) Pozitivizm D) Rönesans
E) Reform

4. Osmanlı Devleti’nin Tanzimat’tan önceki siyasi ve sosyal yapısı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Yönetim yetkisinin padişahın elinde olması
B) Devlet düzeninin oluşturulmasında İslam dininin esas alınması
C) Devletin en yüksek eğitim kurumunun medreseler olması
D) Medreselerde pozitif düşünceyi temel alan modern eğitim verilmesi
E) Halkın farklı din mezhep ve ırklara ait topluluklardan oluşması

5. Yenileşme Dönemi ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
A) Yenileşme hareketlerinin halkın isteği ile gerçekleştirilmesi
B) Yenileşme hareketlerinin her alanda köklü değişiklikler içermesi
C) Bu dönemde devletin ekonomik açıdan çok güçlü olması

D) İlk resmî gazetenin bu dönemde çıkarılması
E) Alaturka yaşam tarzının moda olması

6. Aşağıdakilerden hangisi skolastik düşüncenin yayılması sonucu gerçekleşmiştir?
A) Akıl gücünün önemsenmesi
B) Basın hayatının canlanması
C) Halkın egemen güç olması
D) İlerleme ve gelişmenin durması
E) Bilimin hızla gelişmesi

7. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlının XVIII ve XIX. yüzyılda gerçekleştirdiği yenileşme hareketleri arasında yer almaz?
A) Meclis-i Mebusanın kapatılması
B) Kanunuesasi’nin hazırlanması
C) Nizam-ı Cedit’in kurulması
D) Tanzimat Fermanı’nın ilanı
E) Islahat Fermanı’nın ilanı

11. SINIF TÜRK EDEBİYATI: TANZİMAT EDEBİYATININ OLUŞUMU ÖĞRETİCİ METİNLER - SORU VE CEVAPLARI
TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU

SORU: TANZİM ETME VE KÖKTEN DEĞİŞTİRME ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NELERDİR?
Düzeltme düzenleme düzen verme…anlamlarına gelen tanzim etme var olanın gereksinimlere göre yeniden düzenlenmesidir.Kökten değişim ise yüzeyde değil derinlemesine yapılan değişimdir.Örneğin eski bir konağı restore edip ihtiyaca uygun şekilde eklentiler yapmak tanzim etmekkonağı yıkıp yerine yepyeni bir bina yapmak kökten bir değişimdir.

2. Okumuş yazmış kültürlü -aydın dediğimiz- insanların içinde yaşadıkları topluma ve devlete
karşı sorumlulukları nelerdir?
Toplumun kalkınması için çalışmak
İnsanların birliği için gayret göstermek toplumun ilerlemesi kalkınması için çalışmak
İnançlara kültüre yasalara saygılı olmak.
Devletini ve milletini sevmek vb.


SORU:TÜRK EDEBİYATINDA 1860 YILINDAN ÖNCE “ÖYKÜROMANMAKALEDENEMEFIKRATİYATRO” GİBİ TÜRLERDE YAZILMIŞ ESERLER VAR MIDIR?
Öyküromanmakaledeneme ve fıkra gibi türler Tanzimat edebiyatıyla (1860-1896)edebiyatımıza girmiştir.İlk çeviri roman Yusuf Kamil Paşanın Fenelon’dan çevirdiği Telemak adlı eserdirilk yerli roman ise 1872’de Şemsettin Sami tarafından yazılan Taşşuk-ı Talat ü Fitnat’tır.(Talat ve Fitnat’ın Aşkları) İlk edebi roman : Namık Kemal tarafından 1876′da yazılan “İntibah“tır. Batılı tekniğe uygun ilk kusursuz roman ise Aşk-ı Memnu’dur.İLK yerli tiyatroyu ise Şinasi 1859 yılında yazmıştır: Şair Evlenmesi…İlk makale: 1860′ta Şinasi tarafından “Mukaddime” adıylaTercüman-ı Ahval’de yazılmıştır.

SAYFA 21
“Turfanda mı Turfa mı?” adlı eserle ilgili olarak aşağıdaki tabloyu doldurunuz.


Eserin yazıldığı dönemin zihniyeti ile ilişkisi
Eser dil anlatım içerik ve ileti bakımından yazıldığı dönemin zihniyetini ortaya koyar. Eserde Tanzimat döneminin önemli bir sorunu kurumsal yozlaşmalar ve bozulmalar ele alınmıştır.
Eserin olay örgüsü
1. Mansur’un çocukluğu ve ailesi
2. Mansur’un Fransa’dan İstanbul’a gelişi ve İsmail Bey ile aralarında geçen konuş*malar
3. Mansur’un Salih Efendi’nin köşkünde yaşayan Zehra’ya aşık olması
4. Mansur’un Zehra’dan vazgeçerek önce Tunus ve Beyrut’a ardından Bosna Hersek’e gitmesi
Eserde ele alman te*mel çatışma (tema)
Eserde ele alınan çatışma sosyal çözülme ile eğitim üzerine kurulmuştur.
Devlet kurumlarında ve sosyal yaşamda görülen bozulmaların temel nedeni eğitimsiz*liktir.
Eserin anlatıcısı ve anlatıcının bakış açısı
Eserin anlatıcısı yazarın kendisidir. Yazar kişilerin duygu davranış ve konuşmalarını olduğu gibi aktarır. 0 halde anlatıcının bakış açısı “ilahi bakış açısıdır. (hakim bakış açısı)
Romanda anlatılan*ların eserin yazıldı*ğı dönemle ilişkisi
On dokuzuncu yüzyılda yapılan yenilikler devlet kurumlarının düzelmesi için yeterli ol*mamıştır. Rüşvet yolsuzluk laubalilik devam etmiştir. Eğitim alanında yapılan yeni*likler yeterli değildir. Eser dönemin bu sorunlarını ele aldığı için yazıldığı dönemle ilişkilidir.
Yazar ile eser ara*sındaki ilişki
Yazar aslında eserin kahramanı olan Mansur’un düşüncelerini taşımaktadır. Mansur idealleri ve fikirleri bakımından yazarı temsil etmektedir.
Metindeki kişiler zaman mekân
Mansur: Eserin başkahramanı. Eğitimli ve idealist bir doktor ve aynı zamanda poli*tikacı.
Şeyh Salih Efendi: Mansur'un amcası.
İsmail Rüştü Bey: Mansur’un amcasının oğlu. Eğlenceye düşkün biridir. Devlet kurum- larını bir çıkar kapısı olarak görür.
Zehra: Şeyh Salih Efendi’nin kızı. Mansur’a ilgi duymaktadır fakat söyleyemez.
Reis Efendi: Mansur ile birlikte Hariciye nezaretinde çalışmıştır.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
Sadrazam Emin Paşa: Devletin ve toplumun sorunlarına ilgisizdir.
ESERDE ZAMAN VE MEKÂN:
Eserde olay on dokuzuncu yüzyılda geçmiştir. Roman Mansur’un hayatı etra*fında geçer. Mansur’un çocukluğundan Bosna Hersek’e gittiği güne kadar olan zaman dilimi anlatılmıştır. Mekân olarak İstanbul'u görmekteyiz.
Eserde anlatılan dönemin sosyal ve siyasi hayatının özellikleri
Yenilik çalışmalarının İstanbul’daki seçkin kişilerde fazla etkili olmadığı görülmektedir. Devlet kurumları işlevini kaybetmiştir. İnsanlar devlet kurumlarından körü körüne yar*dım beklemektedir. Eğitim ve kültür eksikliği her alanda hissedilmektedir.
İsmail Rüştü Bey’in harem kadınlarıyla bakışıp gülüşmeleri ise devlet memurlarının du*rumu hakkında fikir vermektedir. Mansur Türk insanınınyapı ve kültür olarak gelişmeye ve ilerlemeye müsait olduğunu ancak toplumdaki eğitimsizliğin buna engel olduğunu düşünür.
Eserde kullanılan dil ve anlatımın özellikleri
Ders kitabındaki metne bakarak eserin dili hakkında net bir bilgi veremeyiz. Çünkü verilen metin sadeleştirilmiştir. Ancak eserin dilinin dönemin şiir diline göre daha sade olduğunu söyleyebiliriz. Anlatımda diyaloglara ağırlık verilmiştir. Betimleme ve yoruma ise yer verilmemiştir.
Eserin destan masal mesnevi halk hikâyesi gibi metinlerle ilişkisi
Eser öyküleyici bir anlatıma sahip olması olaylara yer vermesi bakımından anlatmaya bağlı edebi metinlerdendir. Bu bakımdan destan masalmesnevi halk hikayesiyle ilişkilidir.
Olağanüstü bir kişi ya da duruma yer verilmediğinden destan ve ma*saldan farklıdır düzyazı biçiminde yazılması yönüyle meseneviden farklıdır..
Eserin yazıldığı dö*nemle ilgili düşün*celerim
Eserin yazıldığı dönem batılılaşma ve yenileşme sürecinin yaşandığı on dokuzuncu yüzyıldır. Bu dönemde padişahın üstünde hiçbir yetki organı yoktur. Yapılan yenilikler hayata geçirilememiştir. Toplumsal hayatta ve devletin işleyişinde birçok sıkıntı hâlâ devam etmektedir.

1. Doktor Mansur’un ülkenin durumu ile ilgili teşhisi ve hastalığın tedavisi için önerileri nelerdir?
Devlet kurumlarında ve sosyal yaşamda görülen bozulmaların nedenini eğitimsizliktir. Mansur'a göre tedavi eğitimle yapılacaktır. "Herkesi okutmak ve eğitmek gerekir."
Tanzimat Fermanı ile getirilmek istenen değişiklikleri anlatan sunumunuzu arkadaşlarınızla
paylaştıktan sonra aşağıdaki etkinlikleri yapınız.
a. Adli siyasi askerî mali ve idari alanlarda Tanzimat Fermanı ile gerçekleştirilmek
istenen değişiklikleri maddeler hâlinde tahtaya yazınız.

b. Getirilmek istenen yeniliklerin çağın gerisinde kalmış yapıları tamamen değiştirme
amacını taşıyan kökten çözümler mi yoksa bozuk yapıyı biraz daha ayakta tutmaya yarayacak
düzenlemeler mi olduğunu tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize yazınız.
Tanzimat kelimesinin anlamı zaten düzenleme demektir. Getirilen yenilikler çağın gerisinde kalmış kurumları ortadan kaldırmamış onları düzenlemek suretiyle bu yapıların biraz daha ayakta kalması amaçlanmıştır. Ancak yenilikler bu kurumların düzeltilmesi için yeterli olmamıştır.
Tanzimat Fermanı ile getirilmek istenen değişiklikleri halk mı aydınlar ve yöneticiler mi
istemiştir? Bu değişikliklere niçin ihtiyaç duyulmuştur?
Tanzimat Fermanı ile getirilen yenilikler yöneticilerin (padişah devlet adamları aydınlar) isteğiyle belirlenmiş halkın iradesine ve tercihine başvurulmamıştır.

2. İsmail Bey ile birlikte İstanbul’un ziyaret edilecek yerlerini dolaşmaya çıkan Mansur Beyoğlu
çevresini nasıl değerlendiriyor? Açıklayınız.
İsmail Bey ile İstanbul'un ziyaret edilecek yerlerini gezen Mansur Beyoğlu'ndaki kadınların serbest davranışları karşısında şaşırır. Beyoğlu ve çevresindeki insanlar Batı kültürüne uyum sağlamış modern giyinen okuma yazma bilen sanatsal faaliyetlere katılan kişilerdir. Beyoğlu birçok bakımdan gelişmiş bir yerdir.

SAYFA 22

Devletin durumunu düzeltmek için yapılmak istenen yeniliklerle ilgili Salih Efendi ve onun gibilerin
düşüncesini yansıtan “Uzundur o vakte kadar kim var kim yok…” cümlesini Mansur’un “Bence
bu gibi umutsuzluk doğuran düşünceler bilgisizlik ve acizliğin sonucu olan kuruntulardan başka bir şey
değildir.” cümlesi ile karşılaştırınız. Tanzimat Dönemindeki farklı zihniyetleri yansıtması açısından aydın
kesimi temsil eden iki kahramanın birbirinden farklı tavrını değerlendiriniz.
Salih Efendi'nin sözlerine bakarak o dönemdeki aydınlardan bazılarının yeniliği gereksiz bulduğunu söyleyebiliriz. Mansur ise idealist inancını kaybetmeyen aydınlardandır. Bunlardan hareketle o dönemde iki tip aydının olduğunu söyleyebiliriz. İdealist yenilikçi aydınlar yeniliklerin yapılmasını halkın eğitilmesini istemektedirler.


4. “Turfanda mı Turfa mı?” romanından yola çıkarak Tanzimat Dönemi eserlerinin yazılış amacını
belirlemeye çalışınız.
Toplum sorunlarına dikkat çekmek insanları bilinçlendirmek toplumu yönlendirmek geri kalmışlığa çözüm ortaya koymak amaçlarıyla yazılmışlardır. (Sanat toplum içindir anlayışı)

a. Araştırma sonuçlarınızdan ve Muallim Naci’nin mektubundan yola çıkarak Tanzimat
Döneminde yayımlanan gazeteleri ve bu gazetelerin özelliklerini defterinize yazınız.
Dönemin gazetelerinin adları hakkında fikir veriyor. Gazete adları iki anlama gelecek şekilde kullanılmış.
b. Tanzimat Döneminde gazeteciliğe niçin önem verildiğini açıklayınız.
Halkı aydınlatmak
Batılılaşma yönünde yapılan çalışmaları yenilikleri düşünceleri halka tanıtmak
Halık bilinçlendirmek için..

Tanzimat 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşit Paşa tarafından ilan edilen Tanzimat Fermanı'yla başlar.
Tanzimat edebiyatı 1860'ta Şinasi ve Agah Efendi'nin çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasıyla başlar.





“Turfanda mı Turfa mı?” adlı eserden alınan bölümün ilk paragrafında anlatılanları günümüz şartlarında düşünerek yorumlayınız.
Mansur Bey otelin kapısına geldiği zaman üzerinde yalnızca Fransızca olarak “Hotel d’Amerique” (Hotel dö Amerika) tabelasını gördü. Türkçe yazıdanrakamdan eser göremedi. Bunun gibi yerleşmiş olduğu odanın eşya ve döşemesini gözden geçirdiği sırada kimi gerekli eşya ile seccadeyi aradıysa da bulamadı.

Firma veya mağaza isimlerinin bazılarının günümüzde de yabancı sözcüklerden oluştuğunu görüyoruz. Bu bazen ticari kaygılarla bazen de ilgi çekmek için yapılmaktadır. Bu durum dilimizin kirlenmesine neden olmaktadır.

2. Günümüz aydınlarının eğitimde nasıl bir rol üstlendiklerini Tanzimat Dönemi aydınlarıyla karşılaştırarak açıklayınız.
Tanzimat Döneminde aydınlar yenilik taraftarıdırlar. Eğitimde yapılması düşünülen değişiklikleri desteklemişler bu değişimlerin nasıl olması gerektiği konusunda öneriler sunmuşlardır. Ancak ortam yeniliklere tam hazır olmadığından bunda yeteri kadar başarı sağlayamamışlardır. Günümüzdeki aydınlar ise eğitimde daha üst düzey çalışmalar yapmaktadırlar. Üniversitelerde akademik çalışmalar yapan aydınlarımız eğitimle ilgili düşüncelerini birbirleriyle tartışmaktaeğitimle ilgili yapılan değişiklikleri yenilikleri değerlendirmekte çeşitli öneriler sunmaktadır. Devlet de aydınların düşünce ve önerilerini dikkate almaktadır.

Bizim öğretmen her defasında " evet aynen böyle istiyorum yazılıda ! " derdi.. Umarım senin öğretmeninde memnun olur. (:

Tanzimat Döneminde gazeteciliğe verilen önem günümüzde geçerliliğini korumakta mıdır? Neden
Gazetecilik Tanzimat Döneminde olduğu gibi bugün de önemli bir faaliyettir. Tanzimat Döneminde gazetecilik yapılan yeniliklerle ilgili toplumu bilinçlendirme amacını taşıyordu. Günümüzde gazetecilik daha çok bilgi ve haber paylaşımına yönelik yapılıyor.
4. Tanzimat’la değişen sosyal siyasi hayat ve bunların edebiyata yansıması konusundaki düşüncelerinizi birkaç paragrafta dile getiriniz.Yazdıklarınızı arkadaşlarınızla paylaştıktan sonra en beğendiğiniz yazıyı sınıf panosuna asınız.


5. Kitabınızdaki metinlerden hareketle edebî eserlerde niçin faydaya önem verildiğini açıklayınız.

6. Tanzimat Dönemi eserlerinde toplumun eğitilmesi mi estetik kaygı ve zevk mi önemlidir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Tanzimat Dönemi eserlerinde toplumun eğitilmesi bilinçlendirilmesi amaçlanmıştır.
Değerlendirme

1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Tanzimat’la birlikte hayatın her alanında kökten değişiklikler olmuştur.
( D ) Edebiyatta Tanzimat ilk özel Türk gazetesinin yayımlanmasıyla başlamıştır.
( D ) Tanzimat’la birlikte getirilmek istenen yenilikler Türk aydınlarının dile getirdiği fikirlere dayanır.
( Y) Tanzimat eserleri toplumun sanat zevkini geliştirmek gayesiyle yazılmıştır.
( Y ) Osmanlı İmparatorluğu’nda yenileşme hareketleri halkın isteği üzerine gerçekleştirilmiştir.

Tanzimat Döneminde gazeteciliğe verilen önem günümüzde geçerliliğini korumakta mıdır? Neden
Gazetecilik Tanzimat Döneminde olduğu gibi bugün de önemli bir faaliyettir. Tanzimat Döneminde gazetecilik yapılan yeniliklerle ilgili toplumu bilinçlendirme amacını taşıyordu. Günümüzde gazetecilik daha çok bilgi ve haber paylaşımına yönelik yapılıyor.
4. Tanzimat’la değişen sosyal siyasi hayat ve bunların edebiyata yansıması konusundaki düşüncelerinizi birkaç paragrafta dile getiriniz.Yazdıklarınızı arkadaşlarınızla paylaştıktan sonra en beğendiğiniz yazıyı sınıf panosuna asınız.

5. Kitabınızdaki metinlerden hareketle edebî eserlerde niçin faydaya önem verildiğini açıklayınız.

6. Tanzimat Dönemi eserlerinde toplumun eğitilmesi mi estetik kaygı ve zevk mi önemlidir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Tanzimat Dönemi eserlerinde toplumun eğitilmesi bilinçlendirilmesi amaçlanmıştır.
Değerlendirme

1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Tanzimat’la birlikte hayatın her alanında kökten değişiklikler olmuştur.
( D ) Edebiyatta Tanzimat ilk özel Türk gazetesinin yayımlanmasıyla başlamıştır.

( D ) Tanzimat’la birlikte getirilmek istenen yenilikler Türk aydınlarının dile getirdiği fikirlere dayanır.
( Y) Tanzimat eserleri toplumun sanat zevkini geliştirmek gayesiyle yazılmıştır.
( Y ) Osmanlı İmparatorluğu’nda yenileşme hareketleri halkın isteği üzerine gerçekleştirilmiştir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-12, 18:19   #3
Alicem

Varsayılan C: 11.sınıf (2012-2013) türk edebiyatı kitap cevapları ( biryay )



2. Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat’la birlikte edebiyatımıza giren edebî türlerden değildir?
A. Roman B. Makale C. Şiir D. Tiyatro E. Modern hikâye

Cevap C

SAYFA 24

3. Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
Batı uygarlığı ile tanışan Osmanlı aydınları siyasi sosyal ekonomik alanda Batı’nın
örnek alınması gerektiğini düşünüyorlardı. 1860’ta Agâh Efendi ve Şinasi’nin çıkardığı Tercümân-ı Ahval gazetesiyle Tanzimat edebiyatı başlamış oldu.”
Tanzimat sanatçıları eserlerini toplumu bilinçlendirmek amacıyla yazmışlardır.

“Yazın Tarabya’da Büyükdere’de görülen ecnebi kıyafet ve âdetlerini Müslüman halk
artık sık sık gidip gelmeye başladığı Beyoğlu’nda kışın daha yakından görür. Garp hayatının
unsurları taklit ve moda sayesinde gündelik hayatımıza girer.”
Ahmet Hamdi Tanpınar

4. Tanzimat Dönemi ile ilgili yukarıdaki değerlendirme Tanzimat’ın hangi yönünü ortaya koymaktadır?
Osmanlı toplumu Tanzimat'la gelen yenilikleri gayrimüslim kesimden görerek taklit etmiştir. Batı tarzı yaşayışı giyimi önceleri benimsemeyen Müslüman kesim zamanla modaya alafranga yaşayışa ayak uydurmuştur.

5. Tanzimat Dönemi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A. Tanzimat Dönemindeki ilk adımın “Tanzimat” adı verilen düzenlemeler olduğu
B. Tanzimat’ın yukarıdan aşağıya bir kültür değişiminin ilk adımı sayıldığı
C. Fransız Devrimi’nin ortaya çıkardığı ulusçuluk hareketlerinin Tanzimat Dönemini etkilediği
D. Tanzimat’la birlikte Osmanlıda sosyal yaşamın değişmeye başladığı
E. Tanzimat Döneminin 1839-1860 yılları arasındaki süreci kapsadığı


6. Günümüzde “Resmî Gazete” adıyla yayınına devam eden ilk Türkçe gazete aşağıdakilerden hangisidir?
A. Takvim-i Vekayi B. Tasvir-i Efkâr C. Hürriyet
D. Tercüman-ı Ahval E. Musavver


7. Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in çıkardığı gazetelerden biridir?
A. Ayine-i Vatan B. İbret C. Tercüman-ı Hakikat
D. Bedir E. Ceride-i Havadis

11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları -2012-2013 (Biryay)
SAYFA 25
II. Ünite: TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATI
2. Öğretici Metinler

Hazırlık
1. Tanzimat’tan sonra edebiyatımızda ortaya çıkan türlerden hangilerini öğretici metinler kapsamında değerlendirebiliriz?
Tanzimat'tan sonra edebiyatımızda ortaya çıkan MAKALE FIKRA ELEŞTİRİ türleri öğretici metinlerdir.

2. Dokuz ve onuncu sınıfta edindiğiniz bilgileri hatırlayarak öğretici metinlerin yazılış amaçlarını maddeler hâlinde tahtaya yazınız.
Öğretici metinler;
bilgi vermek
okuyucuya farklı bakış açıları kazandırmak
okuyucuyu yönlendirmek
amaçlarıyla yazılır.

3. “Çağdaş uygarlık düzeyi” sözünden ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Bilgi teknik ve medeniyet bakımlarından en yüksek düzeyi ifade eder.

SAYFA 27

1. Metni oluşturan paragraflarda anlatılanların iletisi etrafında nasıl birleştiğini açıklayınız.
Metnin bütününe baktığımızda devletin vatandaşlarına karşı vazifeleri ve sorumluluklarının anlatıldığını görüyoruz. (Mizancı Murat Bey'in Mizan gazetesinde yazdığı Vazife ve Mesuliyet Had ve Hak adlı metin)

2. Seçilenlerin ve onları seçenlerin birbirlerine karşı görevlerini metinden yola çıkarak ifade ediniz.
Seçilenler hizmet için gelmişlerdir. Vaatlerini yerine getirmezlerse halk onları görevden alır.
Seçilenlerden beklenen en önemli şey görevlerini yerine getirmeleridir.
Seçilenler görevini yapmazsa halkın başkasını seçme yetkisi vardır.
Seçilenler görevlerini yerine getiremezse bu durumu halka şikayet edebilir ya da istifa edebilir.
Seçme gibi seçilmde de kabul ve isteğe bağlıdır.


3. Metinde “had (sınırlılık)” sözcüğü kimler için kullanılmaktadır?
Hem yöneticiler hem de halktan kişiler için kullanılmıştır.

4. Eserin yazılış amacı nedir yazarın hedeflediği okuyucu kitlesi kimler olabilir?
Eserin yazılış amacı devletin halka halkın da devlete karşı görev ve sorumlulukları olduğu konusunda insanları bilgilendirmektir. Eser hem vatandaşa hem de yöneticilere hitap etmektedir.

5. Metnin tamamında yazarın iletmek istediği düşünceyi (ana düşünce) bir cümle ile belirtiniz.
Herkes hak ve sorumluluklarını iyi bilmelidir.

6. Ana düşünce ile Tanzimat Dönemi arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Tanzimat Döneminde hak hukuk hürriyet adalet eşitlik gibi kavramların öne çıktığını görüyoruz. Bu anlayış Tanzimat edebiyatının birinci döneminde de görülür. Metnin ana düşüncesi Tanzimat döneminin siyasi ve hukuki yenilikleriyle ilgilidir.

7. Ana düşünce soyut bir kavramı mı teknik bir gelişmeyi mi siyasi bir düşünceyi mi sosyal bir buluşu mu ifade etmektedir? Sözlü olarak ifade ediniz.

Metnin ana düşüncesi siyasi bir düşünceyi ifade etmektedir. (demokrasi)

8. Bu metnin ana düşüncesini hikâye roman şiir gibi türlerle ifade etmek mümkün müdür? Niçin?
Metnin ana düşüncesi hikaye roman şiir gibi türlerle ifade edilebilir ancak ifade ediş tarzı ve gerçekliği ele alışı değişecektir. Bu ana düşünce öğretici bir metinde ele alındığı için gerçeklikle tam olarak örtüşür. Hikaye ve roman türlerinde ele alınmış olsaydı sanatsallık kurgulama da işin içine girecekti. Şiirde doğrudan anlatmak yerine sanatlı üslup heyecan coşku hissettirme ön plana çıkacaktı.

9. Ana düşüncenin Tanzimat Döneminin sosyal hayatı ile nasıl bir ilişkisi olduğunu açıklayınız.

Vatandaşın devlete devletin vatandaşa karşı yerine getirmesi gereken görevlerle ilgili bulduğunuz gazete yazılarını arkadaşlarınızla paylaşınız.

10. Mizancı Murat “hükûmet” ve “Çakır Aliler” sözleriyle kimi veya kimleri anlatmaktadır?
Yazar hükümet sözüyle padişah rejimini Çakır Aliler sözüyle de halkı anlatmaktadır.

11. Metinde verilen bilgilerin ışığında Çakır Ali’yi kendi cümlelerinizle betimleyiniz.
Yazarın halkı anlatmak için kullandığı hayali bir örnektir. Osmanlı halkının genel özelliklerini yansıtır.
12. Metinde kullanılan anlatım türünü 10. sınıf dil ve anlatım dersinde öğrendiklerinizden hareketle belirleyiniz. Bu anlatım türünün özelliklerini tahtaya yazınız.
Metinde açıklayıcı anlatım kullanılmış düşünceyi geliştirme yollarından da örneklendirme ve karşılaştırmalara yer verilmiştir.

Sayfa 25 25;

11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları -2012-2013 (Biryay) sayfa 25-27
11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları -2012-2013 (Biryay)
SAYFA 25
II. Ünite: TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATI
2. Öğretici Metinler

Hazırlık
1. Tanzimat’tan sonra edebiyatımızda ortaya çıkan türlerden hangilerini öğretici metinler kapsamında değerlendirebiliriz?
Tanzimat'tan sonra edebiyatımızda ortaya çıkan MAKALE FIKRA ELEŞTİRİ türleri öğretici metinlerdir.

2. Dokuz ve onuncu sınıfta edindiğiniz bilgileri hatırlayarak öğretici metinlerin yazılış amaçlarını maddeler hâlinde tahtaya yazınız.
Öğretici metinler;
bilgi vermek
okuyucuya farklı bakış açıları kazandırmak
okuyucuyu yönlendirmek
amaçlarıyla yazılır.

3. “Çağdaş uygarlık düzeyi” sözünden ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Bilgi teknik ve medeniyet bakımlarından en yüksek düzeyi ifade eder.

SAYFA 27

1. Metni oluşturan paragraflarda anlatılanların iletisi etrafında nasıl birleştiğini açıklayınız.
Metnin bütününe baktığımızda devletin vatandaşlarına karşı vazifeleri ve sorumluluklarının anlatıldığını görüyoruz. (Mizancı Murat Bey'in Mizan gazetesinde yazdığı Vazife ve Mesuliyet Had ve Hak adlı metin)

2. Seçilenlerin ve onları seçenlerin birbirlerine karşı görevlerini metinden yola çıkarak ifade ediniz.
Seçilenler hizmet için gelmişlerdir. Vaatlerini yerine getirmezlerse halk onları görevden alır.
Seçilenlerden beklenen en önemli şey görevlerini yerine getirmeleridir.
Seçilenler görevini yapmazsa halkın başkasını seçme yetkisi vardır.
Seçilenler görevlerini yerine getiremezse bu durumu halka şikayet edebilir ya da istifa edebilir.
Seçme gibi seçilmde de kabul ve isteğe bağlıdır.


3. Metinde “had (sınırlılık)” sözcüğü kimler için kullanılmaktadır?
Hem yöneticiler hem de halktan kişiler için kullanılmıştır.

4. Eserin yazılış amacı nedir yazarın hedeflediği okuyucu kitlesi kimler olabilir?
Eserin yazılış amacı devletin halka halkın da devlete karşı görev ve sorumlulukları olduğu konusunda insanları bilgilendirmektir. Eser hem vatandaşa hem de yöneticilere hitap etmektedir.

5. Metnin tamamında yazarın iletmek istediği düşünceyi (ana düşünce) bir cümle ile belirtiniz.
Herkes hak ve sorumluluklarını iyi bilmelidir.

6. Ana düşünce ile Tanzimat Dönemi arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Tanzimat Döneminde hak hukuk hürriyet adalet eşitlik gibi kavramların öne çıktığını görüyoruz. Bu anlayış Tanzimat edebiyatının birinci döneminde de görülür. Metnin ana düşüncesi Tanzimat döneminin siyasi ve hukuki yenilikleriyle ilgilidir.

7. Ana düşünce soyut bir kavramı mı teknik bir gelişmeyi mi siyasi bir düşünceyi mi sosyal bir buluşu mu ifade etmektedir? Sözlü olarak ifade ediniz.

Metnin ana düşüncesi siyasi bir düşünceyi ifade etmektedir. (demokrasi)

8. Bu metnin ana düşüncesini hikâye roman şiir gibi türlerle ifade etmek mümkün müdür? Niçin?
Metnin ana düşüncesi hikaye roman şiir gibi türlerle ifade edilebilir ancak ifade ediş tarzı ve gerçekliği ele alışı değişecektir. Bu ana düşünce öğretici bir metinde ele alındığı için gerçeklikle tam olarak örtüşür. Hikaye ve roman türlerinde ele alınmış olsaydı sanatsallık kurgulama da işin içine girecekti. Şiirde doğrudan anlatmak yerine sanatlı üslup heyecan coşku hissettirme ön plana çıkacaktı.

9. Ana düşüncenin Tanzimat Döneminin sosyal hayatı ile nasıl bir ilişkisi olduğunu açıklayınız.

SAYFA 28


TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
ÖĞRETİCİ METİNLER

13. Padişahın sarayı ile Çakır Ali’nin köyünü evini karşılaştırınız. Farklılıkları aşağıya sıralayınız.

Padişahın sarayı ile Çakır Ali'nin köyü ve evi arasında dağlar kadar fark vardır. Çakır Ali'nin köyü sarayın bahçesi kadar bir alana sahip değildir. Evi ise saraydaki kümes kadar yoktur. Bu farklılık o dönemde yönetici kesim ile halk arasındaki ekonomik dengesizliği göstermektedir.


14. Metnin anlatımını açıklık kesinlik yalınlık ve duruluk açısından değerlendiriniz.

Metinde duru yalın kesin bir anlatım vardır. Metin sadeleştirilmiş hali göz önünde bulundurulursa metin fazla akıcı değildir.

15. “Sözleşme seçim hak vekil görev sorumluluk yetki istifa ceza öşür hukuk vergi hükûmet kabahatli ortaklık imdat” kelimelerinden hangileri kavram veya terimdir? Bu kelimelerden hangileri günlük hayatta da kullanılmaktadır?

"Öşür" kelimesi dışındaki diğer kelimeler günlük hayatta kullanılmaktadır. Hak görev yetki ceza sorumluluk hukuk ortaklık sözcükleri birer kavramdır.

16. Yazar günlük hayattan alınan kelimelerle kavram ve terimleri niçin bir arada kullanmış olabilir?

Kavramların daha iyi anlaşılması için

a. Batı’daki Rönesans ile bizdeki Tanzimat hareketi arasında tespit ettiğiniz benzerlikleri arkadaşlarınızla paylaşınız.

İkisinde de yenilik amacı var
Özgürlük eşitlik düşünce ve ifade serbestliği hedeflenmiştir.Bu serbeslik Tanzimat'ta sınırlıdır.
Rönesansta kralların Tanzimat'ta padişahın yetkileri sınırlandırılmıştır.
Rönesansta Batı'da bilim ve sanat alanında yenilikler yapıldı gelişmeler yaşandı. Tanzimat Döneminde de sanat alanında değişim yaşandı.
İkisinde de aydınlar yenilikler öncülük yapmıştır.

b. Metinde geçen Tanzimat’ın getirdiği özgür ortamla dile getirilebilen yeni kavram
terim ve ifadeleri bularak tahtaya sıralayınız.
Hürriyet hak hukuk adalet eşitlik seçim sözleşme vekil ...
c. On altıncı yüzyılın İstanbul’unda da sanatçılar bu kavramları terimleri ifadeleri dile getirebilirler miydi? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.

Dile getiremezlerdi. Çünkü o dönemde padişahın mutlak otoritesi vardı.Ortam müsait değildi. Dönemin siyasi anlayışı bu düşünceleri dile getirmeye engeldi.

17. Yazar makalesinin ilk bölümünün son paragrafında sözleşmenin yenilenmesi gerektiğini söylüyor. Bunu niçin istemektedir?
Sözleşmenin eskimiş olduğunu ifade ediyor.
Sözleşmenin yenilenmemesi durumunda devletin ve hilafetin zarar görebileceği endişesini dile getiriyor.
18. “Şeyh halife padişah” gibi ifadelerle “seçim hürriyet hak istifa” gibi kelimelerin aynı metinde kullanılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıya yazınız.

Bu kelimelerin kullanılması dönemin siyasi ve sosyal ortamını yansıtır. Hem padişahlık devam ediyor hem de demokratikleşme yolunda adımlar atılıyor.

19. Metin hangi geleneğe bağlı kalınarak yazılmıştır?
Dil ve anlatım yönünden divan nesrine yakın. İçerik bakımından Tanzimat edebiyatı geleneğine bağlı.

20. Okuduğunuz metinden somut ifadelere örnekler veriniz. Yazarın bu ifadelerden nasıl yararlandığını açıklayınız.
kitap padişah vali mahalle köy tarla mera dağ kasaba Çakır Ali.... Yazar bu somut ifadeleri hak ve görevlerin kapsamı ile ilgili konular olarak kullanmış.

Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem arasında geçen tartışmalar ve Tanzimat
Dönemindeki “eski-yeni” çatışması ile ilgili araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Muallim Naici ile R. Mahmut Ekrem şiirde kafiye göz için midir yoksa kulak için midir tartışması yapmışlardır. M. Naci eski edebiyat anlayışıyla kafiye göz içindir demiştir. R. Mahmut Ekrem yenilik yanlısıdır kulak için kafiye anlayışını benimsemiştir. Eski edebiyat taraftarları M. Naci'nin yanında yer almışlaryenilikçi sanatçılar R. M. Ekrem'i desteklemişlerdir.

a. Tanzimat Dönemi gazeteleri ile ilgili olarak kitabınızın 14. sayfasındaki “3. ODE” nin a b ve c maddeleri doğrultusunda yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgileri hatırlayınız.

b. Makale ve sohbet gibi öğretici metinlerin gazete aracılığıyla halkla buluştuğu; tiyatro hikâye roman örneklerinin öncelikle gazetelerde yayımlandığı Tanzimat Döneminde gazetelerin önemini gözden geçirerek yeniden değerlendiriniz.

Tanzimat gazeteciliği yeni düşünceleri halka benimsetmeyi amaçladığı gibi Batı'dan alınan edebi türlerin halka tanıtılmasında da önemli bir rol oynamıştır. Makale roman tiyatro hikayeeleştiri gibi türlerin ilk örnekleri gazetelerde yayımlanmıştır. Gazeteler yeniliklerin sözcüsü olmuştur.
21. Eserden hareketle yazarın fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulunarak eser-yazar ilişkisini belirleyiniz.

------------------------------------------------------------------------------
Vatandaşın devlete devletin vatandaşa karşı yerine getirmesi gereken görevlerle ilgili bulduğunuz gazete yazılarını arkadaşlarınızla paylaşınız.
10. Mizancı Murat “hükûmet” ve “Çakır Aliler” sözleriyle kimi veya kimleri anlatmaktadır?
Yazar hükümet sözüyle padişah rejimini Çakır Aliler sözüyle de halkı anlatmaktadır.

11. Metinde verilen bilgilerin ışığında Çakır Ali’yi kendi cümlelerinizle betimleyiniz.
Yazarın halkı anlatmak için kullandığı hayali bir örnektir. Osmanlı halkının genel özelliklerini yansıtır.
12. Metinde kullanılan anlatım türünü 10. sınıf dil ve anlatım dersinde öğrendiklerinizden hareketle belirleyiniz. Bu anlatım türünün özelliklerini tahtaya yazınız.
Metinde açıklayıcı anlatım kullanılmış düşünceyi geliştirme yollarından da örneklendirme ve karşılaştırmalara yer verilmiştir.



"Hak sorumluluk özgürlük" kavramları Tanzimat metinlerinde yer aldığı gibi günümüzde de ele alınıp tartışılmaktadır.
Vazife Mesuliyet Had ve Hak metni ile Hürriyet adlı metinde ana düşünce hürriyet kavramı üzerine kurulmuştur.


8. Hürriyet adlı metindeki ana düşünce farklı türlerde ele alınabilir. (Örnek Namık Kemal'in hürriyet Kasidesi)

9.Bu cümle halkın eğitim imkanlarına sahip olmadığını hakkını arayamadığını hak ve sorumluluklarını bilmediği anlamına geliyor.

10. göndergesel işlevde kullanılmış.

11. Kelimeler daha çok gerçek anlamıyla (ilk anlamıyla) kullanılmış

12. Açıklayıcı anlatım vardır.

13.Metinde özgürlüğü hak eden halka hakkını teslim etmesi için kime çağrıda bulunuluyor?

Devlet yöneticilerine çağrıda bulunuyor.

14.Halkın hürriyeti hak edişi konusunda ileri sürülen görüşleri ve bunların nedenlerini söyleyiniz.
Halkın bilgi ve kültür bakımından henüz özgürlüğe hazır olmadığı söylenmiş. Halka özgürlük verilirse tehlikeli sonuçlar doğuracağı ifade edilmiş. Geçmişte yaşanan bazı olaylar göz önüne alınarak bu sonuca varılmış.

15. Metnin anlatımını açıklık kesinlik yalınlık ve duruluk açısından değerlendiriniz.
Açık yalın duru bir anlatım vardır. Kesin ifadeler kullanılmıştır.

16. "Müstebit" kelimesi hariç diğerleri günlük hayatta kullanılmaktadır. Hürriyet zafer hak kamuoyu sözcükleri birer terimdir.
17. Yazar günlük hayattan alınan kelimelerle kavram ve terimleri niçin bir arada kullanmış olabilir?
Bu kavramların önemini belirtmek isteyen yazar okuyucunun mesajı daha iyi anlaması için günlük hayatta kullanılan kelimelerle bu kavramları bir arada kullanmıştır.

18. a. Metinde geçen Tanzimat’ın getirdiği özgür ortamla dile getirilebilen yeni kavram terim ve ifadeleri sıralayınız.
hürriyet hak hükümet kamuoyu ilerleme egemenlik vb.

b. Metindeki somuta yönelik ifadelerin altını çiziniz. Bu ifadelerin metinde nerede ve nasıl kullanıldığını açıklayınız.

insan dünya düşman asker ev saray vb. somut kelimeler.
Soyut olan hürriyet düşüncesinin daha iyi anlaşılabilmesi için somut kelimelere yer vermiş.

19. Bu kelimelerin aynı metinde kullanılması Tanzimat döneminde ikiliğin olduğunu gösterir. Eski anlayış bazılarınca savunuluyor eski yönetim az da olsa değişerek devam ediyor. Yeni anlayış Batılı düşünce yenilikçilerce dile getiriliyor. Hürriyete dayalı yönetim sistemi dile getiriliyor. Birçok yönden ikilik görülmektedir.
a) Sosyal ortamdaki eski-yeni Doğu-Batı çatışması eserlere de yansımıştır.
b) Tanzimat dönemi eserlerinin dil ve anlatımında da ikilik görülmektedir. Şiirlerin biçim özellikleri eski konu ve temaları yenidir.
20. Metin hangi geleneğe bağlı kalınarak yazılmıştır?
Tanzimat dönemi öğretici metin geleneğine bağlıdır.
a) Halkın bilgilendirilmesinde ve eğitilmesinde araç olmuştur.
Batıdan giren edebi türlerin tanıtılmasını ve yayılmasını sağlamıştır.
Çeşitli türlerde eserler tefrika edilmiştir. (roman hikaye)
Edebi faaliyetlerle ilgili bilgi verilmiştir.
Toplumun yeniliklerden haberdar olmasını sağlamıştır.
Dilin sadeleşmesinde katkısı olmuştur.
21. Ebuzziya Tevfik baskıcı yönetime tepki göstermiştir.
Hürriyetin öneminden bahsetmiştir.
halkı bilinçlendirmeyi ve eğitmeyi amaçlamıştır.
Gazete ve dergiciliğe önem vermiştir.

Sayfa 33.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE IŞIĞINDA ÇAĞDAŞLAŞMA

1. Metinden hareketle çağdaşlaşmanın tanımını aşağıya yazınız.

Çağdaşlaşma her bakımdan içinde bulunulan zamanın gereklerini yerine getirme demektir.
2. "Bağımsız bir millet olmanın" çağdaşlaşmadaki rolünü açıklayınız.
Milletlerin varlığı bağımsızlığı gösterdiği ve göstereceği uygar eserlerle orantılıdır. Uygarlık yolunda ilerlemeyen çağdaşlaşmayan milletler hürriyet ve bağımsızlıklarını koruyamazlar. Milletlerin var olmasının şartı uygarlık yolunda ilerlemek ve başarı kazanmaktır.
3. Atatürk'ün çağdaşlaşmaya verdiği önemi açıklayınız.
Atatürk'ün bu konudaki düşünceleri:
"Gözlerinizi kapayıp yalnız yaşadığımızı farz edemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp cihan ile alakasız yaşayamayız. Bilakis ileri uygar bir millet olarak uygarlık sahasının üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur."

SAYFA 34

1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Tanzimat Dönemi öğretici metinlerinde bireysel ve edebî konular sıkça işlenir.
( D ) Öğretici metinlerde dil bir nesneyi kavramı olayı anlatmak; açıklamak bildirmek ve okuyucuyu uyarmak harekete geçirmek işleviyle kullanılır.

( D ) Tanzimat eserlerine damgasını vuran ikilik eski ile yeninin bir arada bulunması şeklinde görülür.
( Y ) Öğretici metinlerin hepsinde ana düşünce metnin içinde yargı bildiren bir cümle hâlinde verilir.
2. Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
Öğretici metinlerBİLGİ VERMEK AÇIKLAMAK ÖĞRETMEK OKUYUCUYU UYARMAK YÖNLENDİRMEK gibi amaçlarla yazılır.
Öğretici metinlerde AÇIK DURU ve YALIN bir dil kullanılır.

ATATÜRK İLKE ve İNKILAPLARI Türk çağdaşlaşma hareketinin en önemli unsurunu oluşturur.

3. Bilgi inanç düşünce farklılığı kültürel çevre ve psikolojik özellikler yazarların bakış açısını ne ölçüde belirler?

Bilgi inanç düşünce farklılığı kültürel çevre ve psikolojik özellikler yazarların bakış açısını etkiler. Aynı konu üzerinde farklı bakış açıları yaklaşımlar ortaya çıkar.

4. Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Döneminde halkı eğitmek amacıyla en yaygın araç olarak kullanılmıştır?
A. Gazete B. Hikâye C. Roman D. Makale E. Tiyatro
Cevap A
5. Tanzimat Döneminin öğretici metin anlayışı hakkında neler söylenebilir?
Halkın bilinçlenmesi yeniliklere uyum sağlaması amacıyla yazılmıştır.

sayfa 30

1. Ebuzziya Tevfik'in "Hürriyet" adlı metninde hürriyet kavramının dünya milletleri açısından önemi anlatılmaktadır. En eski medeniyetlerden olan Yunan medeniyetinde hürriyete çok önem verildiği ifade ediliyor. Yunan devletinden sonra kurulan Roma İmparatorluğunda insan hak ve hürriyetlerine geniş yer verilmiştir. İslam medeniyetinde insanların seçimine saygı duyulmuş zorlama yapılmamıştır.
Osmanlılar döneminde zaman zaman hürriyete yer verilmiştir. Ancak sınırlarını ve amacını aşan hürriyet devlet için zararlıdır. I. Selim zamanında fazla özgür kalan yeniçerilerin padişahın çadırını kurşunlaması gibi.
"Halkımız bilgi ve kültür seviyesi bakımından hürriyete hazır değildir." diyenler yanılmaktadır. Halkımızın tek eksiği eğitimsizliktir. Cahil bir halka hürriyet sağlanırsa devlet düzeni bozulur. Ancak halkımız cahil olmadığı için kendisi için sağlanan özgürlüğü kötüye kullanmayacaktır. Şu an bütün şartlar uygundur. Bu halk esaretten kurtulmalı özgür olmalıdır.


2. Metinde “hürriyet” ile ilişkilendirilen kavramları tespit edip defterinize yazınız.

"Vatan yurt halk hak egemenlik ilerleme bilgi kültür eğitim" vb kavramlar


3. Yazar medeni üstünlüğe sahip ülkelerin her alanda gelişmesinin sebebini neye bağlıyor?
Hürriyete önem vermelerine bağlıyor.

4. Uygarlık tarihinin çeşitli dönemlerinde söz ederek özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu örneklerle ispatlamak istemiştir.

5. Yazara göre halkın çektiği sıkıntıların sebepleri nelerdir?
Bilgi kültür eksikliği eğitimsizlik

6. Eserin yazılış amacı nedir yazarın hedeflediği okuyucu kitlesi kimler olabilir?
Bilgi vermek aydınlatmak ve öğretmektir. Bunlardan hareketle hürriyetin bir millet için ne kadar önemli olduğunu göstermek. Hedef kitle toplumdur.

7. Metnin tamamında yazarın iletmek istediği düşünceyi (ana düşünce) belirtiniz.
Hürriyet insanlığın hakkı ve var oluşunun ve huzurunun kaynağıdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
11.sınıf, 2012-2013, alicem, biryay, edebiyat

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat