Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 07-11-10, 03:58   #1
Saw

Varsayılan 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Ekoyay Yayınevi) (2014-2015)




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄ ►◄




2014 2015 9. Sınıf Ekoyay Yayınevi Türk Edebiyatı Sayfa 10 cevapları:


Hazırlık


* Rönesans hareketi hakkında bilgi toplayınız.
Rönesans nedir? Rönesans’ın kelime anlamı “yeniden doğuş”tur. İlk olarak İtalya’da ortaya çıkan Rönesans, 15 ve 16 yüzyıllarda Batı Avrupa’da edebiyat, sanat, bilim alanındaki gelişmeleri ifade eder
Rönesans'ın İtalya'da başlamasının nedenleri nelerdir? 1- Coğrafi Konumu
2- Ekonomik Durumu
3- Tarihsel Durumu
4- Siyasal Durumu
5- Dinsel Nedenler

• Sınıfınıza tarih, fizik, felsefe, şiir, roman ve hikâye metinleri getiriniz.
...............
** Atatürk'ün güzel sanatlara verdiği önem hakkında bir araştırma yapınız.
Sanatın bir toplumun ilerlemesindeki öneminin ve vazgeçilmezliğinin bilincinde olması. Atatürk sanat ve sanatçıya çok fazla önem vermiştir.Bunu da “ Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur” sözü ile pekiştirmiştir. Atatürk, Türk milletinin manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini biliyor ve bu nedenle kültürel kalkınmaya büyük önem veriyordu.Atatürk, Türk kültür ve sanatını dünyaya tanıtmak için çok çalıştı. Bu konuda araştırmalar yapılmasını, sergiler açılmasını ve kültürle ilgili kongreler düzenlenmesini teşvik etti. Sanat ve sanatçılar edebiyatfatihi hakkında takdir ve teşvik edici sözler söyledi. Bunlardan bazıları:"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.""Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat bir sanatkâr olamazsınız." '''"Bir millet, sanat ve sanatkârdan mahrum ise tam bir hayata malik olamaz." Atatürk, sanatçı yetiştiren kurumlar açtı. Çağdaş Türk sanatını geliştirmek amacıyla Avrupa'ya resim, heykel ve müzik öğrenimi için gençler gönderdi. Bu durum, onun sanata ve sanatçıya ne kadar önem verdiğini gösterir.

** Atatürk'ün edebiyatla ilgili sözlerinden bazılarını bulup sınıfa getiriniz. Bunları sınıf panosuna asınız.
— “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”

—“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”


—“Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”


1. Etkinlik: Çevrenizde yer alan bir müzeyi ziyaret ediniz. Çevrenizde, ziyaret edebileceğiniz bir müze yoksa müzeler ya da sanat eserleri ile ilgili bir belgesel film seyrediniz. İzlenimlerinizi defterinize yazınız.
2. Etkinlik: Müzik, resim, heykel gibi güzel sanatlarla ilgili resim, fotoğraf vb. malzemeler toplayınız. Bunları okulunuzun veya sınıfınızın panosunda sergileyiniz. Topladığınız fotoğraf ve resimler ile ilgili düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

• Neden müzik dinleme ihtiyacı hissediyorsunuz? Sevdiğiniz bir şarkıyı dinlerken içinizde hangi duygular uyanıyor? Defterinize yazınız.
• Müzik, resim, şiir olmasa hayatımızda neler eksilirdi? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.




Sayfa 13 cevapları:



GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT
1. "Edebiyatın Gücü" adlı metinden hareketle mimari, resim, heykel ve müzik gibi güzel sanatların genel özelliklerini belirleyiniz. Bu özellikleri aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.
mimari:Malzemesi taş,ağaç,beton, demir olan sanat dalıdır.Sanatkar bu malzemeye tam anlamıyla hükmedemez.Mimaride fayda ön plandadır,estetik sonra gelir...

resim:Sanatkarın ruhunu heykel ve mimariye göre daha iyi yansıttığı sanattır.Heykelde eksik olan ruh belirli bir oranda resimde tamamlanır

heykel:Malzemesi, tunç taş, ağaç, alçı olan sanat dalıdır.Mimariye oranla estetik kaygı daha ön plandadır.

müzik:
insan ruhundaki bütün duygular bütün değişimleri,

sınırsız bir ifade kabiliyetiyle verir.

2. "Edebiyatın Gücü" adlı metinden hareketle edebiyatın diğer sanat dallarından ayrılan yönlerini sözlü olarak ifade ediniz.
  • En önemli fark kullanılan malzemedir.
· Amaçları bakımından farklıdır.
· İfade edişleri farklıdır.
· Gerçekliği ele alışları farklıdır

3. "Şiirsiz Dünya Hayali" adlı metne göre demir devrinde faydasız olduğunu bildiği hâlde insanoğlu niçin silahının kabzasına çeşitli resimler çizmiştir? İnsanın sanatla uğraşma ihtiyacı duymasının sebeplerinin neler olabileceğini sözlü olarak ifade ediniz.
3. Etkinlik: a) Aşağıdaki tabloda yer alan sanat dallarının ana malzemelerinin neler olduğunu tablodaki uygun yerlere yazınız.
Sanat Dalı

Sanatın Temel Malzemeleri

Resim boya, kalem, tuval, palet, fırça...

Heykel :
tunç taş, ağaç, alçı , mermer

Mimari: taş,ağaç,beton, demir

Müzik : ses,söz,nota


Edebiyat : dil(söz)

Tiyatro :hareket,jest ve mimikler,söz,


Sinema :söz,müzik

Opera :söz,müzik

Bale :hareket,

Pandomim :hareket

Operet: hareket,ses

Sayfa 14 cevapları:
b) Kullanılan malzeme göz önüne alındığında hangi sanat dalının sanatçının duygu, düşünce ve hayallerini yorumlamasında daha kullanışlı olduğunu belirtiniz.
Malzemesi dil olduğu için edebiyat daha kullanışlıdır.

4. Etkinlik: Sınıfa tarih, fizik, felsefe, şiir, roman ve hikâye metinleri getirmiştiniz. Sınıfa getirdiğiniz ve bu bölümde incelediğiniz metinleri dil, ifade ve yazılış amaçları bakımından karşılaştırınız. Karşılaştırma sonuçlarına göre metinleri fayda sağlayan öğretici metinler ve sanat metinleri olarak gruplandırıp tahtaya yazınız.
METİNLERİN KARŞILAŞTIRILMASI


1. İfade şekilleri: 1. metin düşünceleri temellendirerek ifade etmiş,düzyazı şeklinde...
2. metin ise duygularını ve düşüncelerini okurun algısına ve sezgisine bırakarak ifade etmiştir.
.
Dilin işlevi: 1. metinde dil göndericilik işlevinde, 2. metinde ise şiirsel (sanatsal) işlev etrafında oluşturulmuştur.
Yazılış amacı. 1. metin bilgi vermek, öğretmek amacıyla, 2. metin güzellik duygusunu, hayallerini, kurgusunu okurun sezgisine ve algısına bırakarak anlatmak amacıyla yazmışlardır.


4. Resim, türkü, heykel vb. sanat eserleri ile karşılaştığınızda neler hissettiğinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. İnsan etkinliklerinin güzel sanatlar içindeki yerini açıklayınız.
GÜZEL SANATLAR İÇİNDE EDEBİYATIN YERİ
Sanat insanın güzellik karşısında duyduğu heyecan ve hayranlığı uyandırmak için ortaya koyduğu yaratıcılıktır.Sanatın temelinde insan sevgisi,hoşgörü,yaratma özgürlüğü vardır.
.
Sanat insanın varlık şartlarından biridir.İnsanın olduğu her yerde sanat vardır.(Mağara resimleri,antik süs eşyaları,işlenmiş kap kaçak vb.) Sanatın amacı da zaten insanlarda güzel duygular uyandırmak,insan hayatını renklendirmek,güzelleştirmektir.Resim,tiyatro,şiir ,dans,müzik ve kitapların olmadığı ,bir dünyada
yaşadığımızı düşünürsek sanatın insan hayatı için ne kadar vazgeçilmez ve önemli olduğunu anlarız.
İnsanlar kendilerini farklı araçlarla ifade edebilirler.Kimisi resimle,müzikle, dansla heykelle kimisi de şiirle,romanla,hikayeyle yani edebiyat vasıtasıyla ifade ederler.
İnsanoğlu hayatı boyunca güzeli istemiştir.Sözüne yazısına(edebiyat),sesine (müzik)kullanabildiği
renklere(resim),yaşadığı mekana(mimarlık),işleyebildiği her türlü maddeye(heykeltıraş)güzellik vermek
insanoğlunun yaşam felsefesi olmuştur ki bu da güzel sanatlar dediğimiz şubeleri doğurmuştur.
Edebiyat bu güzel sanatların bir koludur.Edebiyat;sözde ,yazıda,düşüncede,hayalde güzellik demektir.
Edebiyat;dil ile gerçekleştirilen,malzemesi dil olan güzel sanat etkinliğidir.Edebi eser öncelikle sanat değeri olan eserdir.Edebi eserlerde dikkatle kullanılmış bir dil vardır.
Bilim nasıl ki akla, mantığa,öğretmeye yönelik ise sanat da insan ruhunu doyurmaya,güzelleştirmeye yöneliktir.

Sayfa 15 cevapları:
5. "Sanat ve Zanaat" adlı metinden hareketle sanat ile zanaat, sanatçı ile zanatkâr kavramları arasındaki benzerlik ve farklılıkları belirleyiniz. Belirlediğiniz özellikleri maddeler hâlinde tahtaya yazınız.
Farkları:

· Sanat eseri biriciktir; zanaat eseri ise çoğaltılabilir.
.
· Sanat eseri alışılmışın dışında özgündür; zanaat eseri alışılmış bilinen tekrar edilendir.

· Sanatta yaratıcılık ön planda olmasına karşılık zanaatta ustalık ön plandadır.

.
· Sanat eseri güzellik amacı güder; zanaat ise yarar amacı.

· Sanatçı eserini oluştururken para kazanma amacı gütmez; zanaatçı para kazanmak ister.

Benzerlikleri:

· Her ikisi de el emeği ister.

· Her ikisi de biçim oluşturur.

· Her ikisi de bir beceri izlenimi verir.

· Her ikisinin de temelinde bir tasarım vardır.

6. Sanatın gelişmesinde zanaatın etkisini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Zanaatta da sanatta olduğu gibi el emeği,biçim oluşturma bir beceri ve bir tasarım vardır.Fayda amacı güden zanaat estetik kaygıları da barındırmasıyla sanatın gelişmesini sağlar...

7. Sanat eserinin özgün olduğu ve bu özelliği ile sanatçısını temsil ettiği gerçeğinden hareketle sanat ve sanatçı arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Her sanat eseri, sanatçısının kişiliğini, dünyasını yansıtır. Sanatçıyı tanımak için en doğru ve kestirme yolun onun eserlerini okumak, dinlemek ya da seyretmek olduğunu ifade eden sözleri çokça duyarız. Tabii burada söz konusu olan sanatçının edebî ya da sanatçı kişiliğidir Gerçekten de sanat eserleri, yaratıcılarının aynası gibidir. Bakmayı bilen için bu aynada sanatçının kişiliğine dair pek çok ipucu saklıdır. Eskilerin tabiriyle “Üslubu beyan ayniyle insandır.” Yani, eserde sanatçıya ait üslup özellikleri, onun kişiliğinin bir ifadesi, yansımasıdır.





Sayfa 16 cevapları:

8. "Atatürk, Kültür ve Sanat" adlı metinde Atatürk'ün edebiyata olan ilgisini belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Atatürk genç yaşta edebiyata ilgi duymuştur.Öğrencilik zamanında Namık Kemal'in, Tevfik Fikret'in,Ziya Gökalp'in, M.Emin Yurdakul'un vatan,milliyetçilik ve özgürlük ile ilgili eserlerini okumuştur.

9. Yapmış olduğunuz araştırma ile "Atatürk, Kültür ve Sanat" adlı metinden hareketle Atatürkçü düşüncede güzel sanatların önemini sözlü olarak ifade ediniz.
.
Sanatın bir toplumun ilerlemesindeki öneminin ve vazgeçilmezliğinin bilincinde olması. Atatürk sanat ve sanatçıya çok fazla önem vermiştir.Bunu da “ Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur” sözü ile pekiştirmiştir. Atatürk, Türk milletinin manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini biliyor ve bu nedenle kültürel kalkınmaya büyük önem veriyordu.Atatürk, Türk kültür ve sanatını dünyaya tanıtmak için çok çalıştı. Bu konuda araştırmalar yapılmasını, sergiler açılmasını ve kültürle ilgili kongreler düzenlenmesini teşvik etti. Sanat ve sanatçılar hakkında takdir ve teşvik edici sözler söyledi. Bunlardan bazıları:"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.""Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat bir sanatkâr olamazsınız." '''"Bir millet, sanat ve sanatkârdan mahrum ise tam bir hayata malik olamaz." Atatürk, sanatçı yetiştiren kurumlar açtı. Çağdaş Türk sanatını geliştirmek amacıyla Avrupa'ya resim, heykel ve müzik öğrenimi için gençler gönderdi. Bu durum, onun sanata ve sanatçıya ne kadar önem verdiğini gösterir.
.

10. Atatürk'ün güzel sanatlara verdiği önemi dikkate alarak "milletlerin tanıtılmasında güzel sanatların rolünün neler olabileceğini konu alan bir yazı yazınız.
Evrensel olan sanatçılara bakıldığında aslında hepsi yerel olmuş ve kendi milli değerlerine sahip çıkmış kişilerdir. Bu nedenle kendini dünyaya tanıtmış milletler ister istemez ülkelerini diğer milletlere anlatacaktır. Dostoyevski , evrensel bir yazardır ama ister istemez Rus toplumunu diğer milletlere anlatmıştır.
Anlama - Yorumlama
1. "Edebiyatın Gücü" adlı metinde yazar, edebiyatı, "mükemmel bir yorumcu" olarak nitelendirmektedir. Bu ifadeden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Edebiyatçının malzemesi dil(söz) olduğu için edebiyat güzel sanatları sezgilerine de bağlı olarak derinlemesine yorumlayabilir...
2. Metinde geçen "Mikelanj, meşhur Musa Heykeli'ni tamamladığı zaman, çekicini onun suratına fırlatıp "Konuşsana!" diye haykırır. Hiçbir söz, böyle büyük bir sanat eseri karşısında sanatkârın söze ihtiyacını bu kadar güçlü hissettiremezdi." cümlesinden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Heykelde eksik olan ruhtur.O ruhu da edebiyatın yorumuyla yakalayabiliriz...
3. "Edebiyatın Gücü" adlı metinde yer alan "Sanat eserlerinin herhangi bir sanat tarihçisi, müzikolog tarafından yorumu, ilmî verilere dayanır yani az çok objektif bir karakter taşır. Hâlbuki bir sezgi vakıası olan sanat eserini yorumlamak için yine sezgiden hareket etmek lazımdır."ifadesiyle yazarın, sanatın hangi özelliğini vurguladığını sözlü olarak ifade ediniz.
Sanatın öznel olduğu, duygu ve sezgilere dayandığı özelliği vurgulanmaktadır.



Sayfa 17 cevapları:

4. "Şiirsiz Dünya Hayali" adlı metinde "Güzellik duygusu, faydadan önce gelmektedir. İnsanı hayvandan ayıran fark da budur." cümlesinden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
İnsan daha demir devrinde iken silâhının kabzasına kuş ve çiçek resimleri kazıyordu. Bu süs faydasızdı. Silâhın atım ve isabet gücünü artırmıyordu. Ancak silâhı atamın manevî gücüne bir şey kattığı için süsün faydalı olduğu söylenebilir. Fakat bu faydanın şartı insanın güzellikten zevk almasıdır. Yani güzellik duygusu faydadan önce gelmektedir. İnsanı hayvandan ayıran fark da budur. İnsanın ilkel davranışlarında da faydayı aşan bir idealin hâkimiyeti göze çarpıyor. Güzelliğe karşı bu meyil zamanımıza kadar, en büyük sanatları yaratarak devam etmiştir. Bugün en maddî ihtiyaçlara cevap veren endüstri mamullerinde bile kendine göre bir zarafet arıyoruz. Estetik duygu maddî hayatımızın her parçasında saltanat sürmektedir. Suyu bile zarif bir bardaktan içmeyi tercih ediyoruz. Güzelliğinden tecrit edilmiş bir dünyada insanın yaşama ve yaratma zevkini kaybedeceği, bu yüzden teknik icatlardan aciz kalacağı muhakkaktır. Çünkü bu icatlarda hayale muhtaçtırlar. İnsan muhayyilesini kurutan bir teknik bindiği dalı kesmeye mahkûm demektir.

.
5. "Bilgisayar icat edilmemiş olsaydı daha sonra mutlaka icat edilecekti. Ama Mimar Sinan, Selimiye Camisi'ni yapmamış olsaydı Selimiye Camisi hiç yapılmamış olacaktı." cümlelerini sanat eserlerinin özgünlüğü bağlamında sanat ve sanatçı ilişkisini de dikkate alarak yorumlayınız. Ulaştığınız sonucu tahtaya yazınız.
Bilim, bilgilerin birikmesinden oluşur ve düzenli bir şekilde ilerler. Somut özelliklerle ilgilenir. Bugün yapılmamış bir bilgisayarın temelleri yarın bir gün atılabilir ve ondan çok sonraları, gelişmiş bilgisayarlar yapılabilir.

Ancak sanat kavramına baktığımızda "Üzerine eklenerek giden bir şey vardır." diyemeyiz. Burada sanatçı kendi düşüncelerini ve sanat anlayışını, yani soyut özellikleri ortaya koyar ve eserini üretir.
.
Eğer Selimiye Camii'si yapılmamış olsaydı, Mimar Sinan da hiç olmayacaktı. Mimar Sinan'ın bakış açısı, düşünüş biçimi ve görme yeteneği (mecazi anlamda), başka birisinde olmayacaktı ve aynı camii yapılamayacaktı.

Bilgisayarın sonradan üretilebilmesinin temel sebebi ise, somut ve kesin bilgilerle ilerlemesidir.Bu sebeple bu bilgiye başka zamandaki bir kişi de ulaşabilir.


6. Aynı yere ait olan aşağıdaki resim ile fotoğrafı inceleyerek hangisinde sanatçının yorumunun ön plana çıktığını tartışınız. Tartışma sonuçlarını sözlü olarak ifade ediniz.
Aynı esere ait biri fotoğraf diğeri yağlı boya çalışması. Fotoğraf olanı, olanın o anki anını resmetmemizi sağlar. Yorumdan çok anı yakalama becerisidir fotoğraf sanatçılığı. Fakat resim çalışması tamamen yazarın tarzına ve yorumuna bağlı olarak gelişen bir süreçtir. Yağlı boya çalışmasında sanatçının yorumu daha baskındır.

7. Çevrenizde yer alan bir müzeyi ziyaret etmeniz ya da sanat eserleri ile ilgili bir belgesel seyretmeniz istenmişti. Müzede ya da belgesel filmde yer alan eserlerin toplumsal (faydalı) ve sanatsal (estetik) özelliklerinin neler olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.

8. Sanat eserlerinin korunmasının insanlık tarihi açısından önemi nedir? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.
Geçmişten günümüze kadar kültürel sanat eserlerimizi korumuş olur ve Gelecek nesillere aktarabiliriz

9. "Her sanat eseri, yaratıcısının kendisidir." ifadesinden ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.
HER SANAT ESERİ SANATÇISININ DUYGULARINI YANSITIR...YANİ SANAT ESERİ BİR AYNADIR SANATÇININ AYNASI....BU AYNA ÖYLE BİR AYNA Kİ YALNIZ SANATÇIYI YANSITIR...

5. Etkinlik: Atatürk'ün edebiyat ve sanatla ilgili sözlerinden bazılarını renkli kâğıtlara yazarak sınıfınızın panosuna asınız.

11.Aşağıdaki tabloyu inceleyerek edebiyatın diğer güzel sanatlarla olan ilişkisini konu alan kısa bir yazı yazınız.



Sayfa 18 cevapları:

Değerlendirme
A.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• Aklın kılavuzluğunda insanlığa faydalı olmayı amaçlayan bilim ile insan duygularına estetik bir bakış açısıyla yaklaşan amaçları bakımından farklılık göstermektedir.
• Mimari, heykel, resim GÜZEL sanatlar olarak nitelendirilir.

B. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçeneği işaretleyiniz.
•Plastik sanatlar zanaatı ortaya çıkarır, zanaat da sanata fayda boyutu kazandırır.
Doğru ( D ) - Yanlış( )
• Güzel sanatların sınıflandırılmasında temel alınan ölçütlerden biri de eserin yapılış amacıdır.
Doğru ( ) - Yanlış( Y )
• Sanat eserleri öznel bir nitelik taşır. Doğru ( )-Yanlış( Y )

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Edebiyatla ilgili aşağıda yer alan yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Edebiyat insanı ve hayatı konu alır.
B) Edebî eserler estetik bir değere sahiptir.
C) Edebiyatın malzemesi dildir.
D) Edebiyat güzel sanatların bir şubesidir.
E) Edebî eserlerde toplumsal fayda bir esastır.
2.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A)Edebiyatın etki gücü, öteki sanat dallarına göre daha fazladır.
B) Her sanat dalının kendine özgü malzemesi ve yöntemi vardır.
C) Ortaya konan her yapıtın, herkes tarafından beğenilmesi beklenmez.
D) Edebiyat ürünlerinde aranan en önemli öge güzelliktir.
E) Bir edebiyat ürününün güzelliğini belirlemede konu ölçüt olamaz.
1997 - ÖYS


Sayfa 19 cevapları:

2. Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi
HAZIRLIK

1. Etkinlik: Roman, hikâye, tiyatro gibi edebî niteliğe sahip metinler bul rak sınıfa getiriniz. Bu me tinlerde sosyoloji, psikoloji, felsefe ve tarih gibi bilim dallarıyla ilgili ne gibi bulunduğunu belirleyi niz. El de et ti ği niz bil gi le ri def te ri ni ze ya zı nız...
Edebi bir metin tarihi belge niteliği taşır mı?
.

Edebi metinler tarihi bir belge niteliği taşımaz. Edebi eserlerdeki amaç: dilin bütün imkanlarından faydalanarak ''estetik''bir metin oluşturmaktır.Tarihi metinlerde ise doğrudan bilgi vermek amaçlanır.

Bir edebî eserin değişik bilim dallarının verilerinden faydalanması ona bilimsel bir özellik kazandırmaz. Çünkü edebî eser faydalandığı bilimin verilerini kendi süzgecinden geçirerek tekrar oluşturur. Bu oluşumda hayallere, duygulara da yer verilir. Hayalin, duygunun, öznelliliğin olduğu metinde bilimsel nitelik taşımaz. Bu yüzden edebi metinler belge olarak kullanılmaz.





Sayfa 20 cevapları:

3. “Edebiyat ve Eğitim” adlı metinde edebiyatn insanı konu alan psikoloji ve sos yo lo ji gibi bilim dallarıyla ilişkisi nasıl ele alınmıştır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Edebiyat eserleri, başta psikoloji ve sosyoloji olmak üzere birçok alanda yapılan araştırma -
.
lar için temel birer kaynak olma özelliğine sahiptir.

2. Etkinlik:
a) Aşağıdaki tabloda bu bölümde incelediğiniz metinlerde yer alan bazı terim ve
kavramlar verilmiştir. Bu terim ve kavramların hangi bilim dalıyla ilişkili olduğunu belirleyerek
tablodaki yerlere yazınız.
Terimler ve Kavramlar İlgili Bilim Dalı
Tanzimat > tarih, edebiyat
gelenek-görenek> sosyoloji
bilinçaltı > psikoloji
retorik> edebiyat
eğitim> felsefe,sosyoloji
estetik>felsefe
b) Sınıfa getirdiğiniz roman, hikâye, tiyatro gibi edebî metinlerde bilim dallarıyla ilişkili ne
gibi bilgilerin bulunduğunu belirlemiştiniz. Elde ettiğiniz bilgilerden ve yukarıdaki tablo üzerinde
yaptığınız çalışmadan hareketle edebiyatın diğer bilim dallarıyla ilişkisini açıklayınız.

Sayfa 21 cevapları:
A. Aşağıdaki soruları sözlü olarak cevaplayınız.
• Edebiyat hangi bilim dallarından ne şekilde yararlanır?Açıklayınız.
Edebiyat tarih,coğrafya,sosyoloji,psikoloji,felsefe ve bilim-teknikten yararlanır.
• Farklı bilim dalları ve alanlarından yararlanması edebiyatın hangi özelliğini ortaya koymaktadır?
Konusunun insan olması ve diğerleri gibi dili araç olarak kullanma özelliğini ortaya koymaktadır. B. D,D,Y

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşa ğı da ki ler den han gi si ede bi ya tın doğ ru dan iliş ki li ol du ğu bi lim dal la rın dan bi ri de -
ğil dir? A) Sosyoloji B) Psikloji C) Felsefe D) Jeoloji E) Tarih
2. Aşağıdakilerden hangisi edebiyat-sosyoloji ilişkisiyle ilgili değildir?
A) Edebî eserler yazıldıkları dönemin toplumsal hayatını yansıtır.
B) Edebiyat ve sosyoloji ortak bir amaca hizmet eder.
C) Edebi eserlerin yazıldığı süreçte yazar sosyolojik araştırmalardan yararlanabilir.
D) Edebiyatın toplumu etkileme ve yönlendirme özelliği vardır.
E) Edebî metinler sosyal hayatın bir parçasıdır ve sosyal bir çevrede ortaya çıkar.


Sayfa 22 cevapları:
1. Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi
Hazırlık

İnternet sitesini ziyaret ederek Atatürk’ün Türk diline verdiği önem hakkında bir araştırma yapınız.

1. Etkinlik: 9. sınıf dil ve anlatım ders kitabınızın “İletişim, Dil ve Kültür” konusunda öğ*rendiğiniz bilgileri gözden geçiriniz. Dil ve kültür ilişkisi konusundaki bilgilerinizi başlıklar hâlinde defterinize yazınız.
DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ
  • Dil ve kültür geçmiş ile gelecek aralarında bir köprü vazifesi görür .
  • Dil kültürün taşıyıcıdır,dil olmasaydı kültürel birikim gelecek nesillere taşınamazdı.
  • Bir toplumun oluşmasında ve ayakta kalmasında ortak lisan ve kültürün mühim bir payı vardır .
  • Kültür ve dil bir toplumun yaşayış biçiminden mühim izler taşır .
  • Kültür ve dil bir halkın en önemli ortak özelliklerindendir .


✓ Çevrenizdeki insanların konuşmalarını gözlemleyiniz. Yaş, cinsiyet, sosyal statü gibi de*ğişkenlerin dili kullanma biçimini etkileyip etkilemediğini tartışınız. Tartışma sonuçlarını söz*lü olarak ifade ediniz.

Herkesin dil kullanma biçimi farklıdır ve kullanılan dil, onu kullanan birey
hakkında söylenmeyen ama fark edilen ipuçları verir. İfade edilen durumlar, seçilen
sözcükler, ağız özellikleri dil kullanıcısının tanınmasına yardımcı olur. Örneğin konuşmacı söylemese bile telefonla konuşurken ses tonundan konuşmacının yaşı, cinsiyeti, ruh hali, eğitim düzeyi, içinde yetiştiği toplum ve kültür bile belirlenebilir. Bununla birlikte ilk bakışta bireysel dilin dil kullanıcısı hakkında verdiği bilgilerin doğrudan kullanılan dil ve aktarılmak istenen düşünce ile karşılaştırıldığında önemsiz olduğu düşünülebilir. Ancak, bireysel dil kullanımını etkileyen etkenlerin incelenmesi ve anlaşılması, dil kullanıcısı hakkında bilgi edinilmesi, altta yatan diğer iletilerin
anlaşılabilmesi ve iletişimin devamı açısından önemlidir.




Sayfa 23 cevapları:

1. “Dil” adlı metinde yazarın “dilin toplum hayatındaki yeri ve önemi” hakkında hangi görüşleri dile getirdiğini sözlü olarak ifade ediniz.
DİL gerek insan gerek toplum gerekse insan ve topIum dan ayrı düşünülemeyecek olan bilim, sanat, teknik gibi bütün alanlarla ilgili buIunan, aynı zamanda onları oluşturan bir kurumdur.
İnsan açısından bakınca insanın dünyadaki yerini ve değerini belirleyen odur. Konuşma yete*neği, dolayısıyla dil, insanı insan yapan niteliklerin başında gelir. Onun duygularını, düşünceleri*ni, isteklerini bütün incelikleriyle açığa vurmasına, yaşamını sürdürebilmesine olanak sağlar.
. Dil olmadan insanların birlikte yaşamaları, anlaşabilmeleri, dolayısıyla bir toplumu oluş
turmaları söz konusu olamayacağından dil bu açıdan da önemlidir; bir topluluğu topluma dönüş
türür.

2. İnsanların ve toplumların duygu, düşünce, yaşayışlarını kısacası kültürlerini daha sonraki kuşaklara aktarmak için kullanabilecekleri yöntem ve malzemeler neler olabilir? Yazarın bu konudaki görüşlerini sözlü olarak ifade ediniz.
Yazara göre bir dilin sadece söz varlığını inceleyerek bile o toplumun hangi koşullar içinde bulunduğunu, ne gibi değişikliklere sahne olduğunu, hangi kavramların önem taşıdığını ve hangi uluslarla ilişki kurduğu saptanabilir.

3. “Aynı dili konuşan insan toplulukları ortak kültür değerlerini paylaşırlar.” düşüncesinin me-tinde nasıl ele alındığını yorumlayınız. Bu düşünceyi destekleyen örnekler veriniz.
Yazara göre bir toplumun pek çok özelliği, yaşayışı, gelenekleri, dünya görüşü, yaşam felsefesi, inançları, bilim, teknik ve sanata katkıları o topIumun diline yansır; o toplumun dilinden izlenebilir.

Sayfa 24 cevapları:
1.Sınıfta otur duğunuz sıradan memnun olmasaydınız bunu anne ve babanıza, arkadaşınıza, öğretmeninize ve okul müdürünüze anlatırken aynı ifadeleri mi kullanırsınız? Dilin kullanımının bireylere ve iletişim ortamına göre farklılaşmasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu konudaki düşün*celerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Dilin kullanımının bireylere ve iletişim ortamına göre farklılaşır.Samimi olmadığımız insanlara daha resmi bir dil kullanırken samimi olduğumuz insanlara karşı daha "özel" bir dil kullanırız...

1.Etkinlik: Sevdiğiniz biri hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi hiç konuşmadan sadece vücut dilinizi kullanarak ifade etmeye çalışınız. Da ha sonra vücut dilini kullanmadan aynı şeyi anlatma*yı deneyiniz. Karşılaştığınız zorlukları arkadaşlarınızla paylaşınız.


Sayfa 26 cevapları:

3. Ülkemizin değişik bölgelerinde insanlar konuşurken farklı ağızlar kullanırlar ama yazarken bu farkIılık görülmez. Bunun sebeplerini dil ve anIatım ders kitabınızın “İletişim, Dil ve Kültür” bölümünden faydalanarak açıklayınız. Yazı dili, adından anlaşılacağı üzere yazıda kullanılan dildir. Dilde birliği, anlaşma kolaylığını sağlamak için kullanılan kitap dilidir, kültür dilidir, edebî dildir. Konuşma dilinin her bölgenin doğal, günlük dili olmasına karşılık yazı dili, okuma yazmada kullanılan ortak dildir.
4. Atatürk’ün Türk diIi ile ilgili görüş ve düşüncelerini “Dil” adIı metinde yer alan “Dil olma*dan insanların birlikte yaşamaları, anlaşabilmeleri, dolayısıyla bir toplumu oluşturmaları söz ko*nusu olamayacağından dil bu açıdan da önemlidir; bir topluluğu topluma dönüştürür.” cümlesi bağlamında yorumlayınız. Yorumlarınızı arkadaşlarınızla paylaşınız.
Dil bir milleti millet yapan en önemli ögelerdendir. Atatürk "Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir" İdiyerek dilin ne denli önemli olduğuna vurgu yapmıştır.
DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• İnsan her türlü birikimini. DİL aracılığıyla sonraki kuşaklara aktarır.
• Gündelik hayatta konuşma diIi fark I ıdır. BiIimde TERİMLER , felsefedeKAVRAMLAR

sanatta.İMGELER kullanılır.
B.Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se*çeneği işaretleyiniz.
• Dilin günlük kullanımıyla bilim, felsefe ve edebiyat eserlerindeki kullanımı aynıdır.
Doğru ( Y ) - Yanlış ( )
• Aynı dili konuşan toplumlar ortak kültür değerlerini paylaşırlar.
Doğru (D ) - Yanlış ( )
• Tarih boyunca kendilerine özgü kültürü, edebiyatı ve medeniyeti olan mil letler bir yazı
diline sahiptir. Doğru(D ) - Yanlış ( )
C.Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Dil - insan ve toplum ilişkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Dil, insanlar arasında iletişimi sağlar.
B)Dil, insanlar arasındaki ortak duygu ve düşünceleri geliştirir.
C)Toplumlar kültür değerlerini yeni nesillere dil aracılığı ile taşır.
D) Gelişmiş toplumlar dillerini istedikleri gibi düzenleyebilir.
E)Dil, toplumsal hayatı düzenler ve kolaylaştırır.
2. Ana dili, onu kulIanan bireyler arasında köklü sevgi bağları oluşturur. BiIinçaltına dek uzanarak kişinin iç varIiğini kuşatan bu bağIar, topIumsal yaşamda çok gerekli olan güven duygusunun da kay nağıdır çünkü birbirini sevip sayan, birbirine güven duyan bireylerin oluş*turduğu bir toplumda, bireylerin gelecek korkusu olmaz.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ana dilinin, ortak duygular oluşturmada çok önemli bir işlevi olduğu
B) Kişilerin yetiştikleri ortamla ben likleri arasında sıkı bir ilişki bulunduğu
C) Ana dilindeki ses özelli ğinin kişilerin düşünce ve duygularını etkilediği
D) Aynı di li kullanan kişilerin, aynı doğrultuda düşünebile ceği
E) Ana dili eğitimine ağırlık vererek ulusal duyguları pekiştirmek gerektiği

2001 - ÖSS


Sayfa 27 cevapları:

4. Metin
Hazırlık
HABER YAZISI ÖRNEKLERİ:
  • Londra’nın Metro durakları otel oluyor Londra’daki kullanılmayan metro istasyonları satışa sunulacak. Hayalet istasyonların otel, mağaza ve müze olarak hizmet vermesi bekleniyor. ntvmsnbc
    Güncelleme: 13:28 TSİ 22 Eylül. 2014 Pazartesi

    Her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Londra’da kullanılmayan metro istasyonlarının turistik faliyetlerde kullanılması amacıyla satılması planlanıyor.
    Londra’daki ulaşım ağından sorumlu yerel yönetim organı Transport for London’ın (TFL) en kısa sürede şirketlerden bu istasyonlar için teklif almaya başlayacağı iddia ediliyor.
    Bir süredir kullanılmayan bu metro istasyonları ve tünellerin mağaza, otel ve müze olarak hizmet verebileceği düşünülüyor.
    'Miro'nun özeli' dünyada ilk kez Sabancı'da 22/09/2014 16:45
    20. yüzyıl sanatının büyük ismi Katalan ressam Joan Miro'nun aile koleksiyonunda kimi yapıtları ve özel eşyaları dünyada ilk kez Sabancı Müzesi'nde sergileniyor. Sabancı Holding sponsorluğunda açılan 'Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar' başlıklı sergi, 1 Şubat'a kadar SSM'de.
  • ELEŞTİRİ ÖRNEKLERİ

Elif Şafak'ın Aşk kitabına Dücane Cündioğlu eleştirisi (aşağıdaki yazı)

Aklın kaleminden kırk kurallı aşk
Bu sufilik edebiyatı bir New Age modası! Bu aşk edebiyatı ise tam bir kitsch! Çağımızın mülkiyet ve cinsiyet putlarına tapınan zavallı kölelere, irfan geleneğimizin, o uğruna hiç emek sarfedilmemiş saygınlığından yararlanılarak ucuz tatminler hediye etmek!

Ne büyük zavallılık!

Oysa altın bulmak ümidiyle erenlerin türbesine kazma vurulmaz!


— "Mevlâna.... İslâm âleminin Shakespeare'i!" (s. 38)

Başka bir zaman olsa, bu denli bayağı bir benzetmeyle karşılaştığım daha ilk anda muhtemelen elimdeki kitabı -bir daha açmamak üzere- kapatır ve bir kenara koyardım.

Bu sefer öyle yapmadım. Bir lâ havle çekip bu bayağılığın altını çizdim, sonra da Elif Şafak'ın Aşk'ını okumaya devam ettim.

Sırf siyah ölümün hatırına... bir vazife duygusuyla... ızdırab içinde... ve tabii ki pencereden dışarı bakmanın cezası olarak...

Süreç değil bir tek, sonuç da benim açımdan acı vericiydi.

Bu konularda eline kalemi alan kim olsa, sonucun yine de değişmeyeceğini bilmek, belki de ızdırabımın asıl sebebi. Çünkü kendi irfan hazinelerimizle ve ortak değerlerimizi kendilerine borçlu olduğumuz büyük ustalarla sahih irtibatlar kuracak o muhkem noktadan artık iyice uzaklaşmış durumdayız.

Sorun, öyle alelâde bellek yitimiyle izah edilecek gibi değil. Çünkü pekâlâ kadim bilgi kaynakları elimizde. İnsan malzemesinde de sıkıntı çekilmiyor. Gayret eksikliği veya iyi niyet yoksunluğu ('hain' edebiyatı) türünden yakınmaları da -hiç değilse bu bağlamda- ciddiye alamayız.

O hâlde nedir sorun?

Sorun, dünyayı/eşyayı idrak tarzımızın hem içerik, hem de biçim itibariyle kökten dönüşmesi. Dünyagörüşümüzün neredeyse bütünüyle değişmesi.

Sözgelimi mülkiyet ve cinsiyet.

Modern Türk toplumunun, mülkiyet ve cinsiyet alanında kazandığı yeni bilinç yapısıyla artık geçmişine ihatalı bir biçimde, en azından müsamahayla bakabilmesi mümkün müdür? Veya mevcut mülkiyet ve cinsiyet kodlarıyla, mirasçısı olduğu o kadim dünyanın asırlık değerlerini sağlıklı olarak anlayıp yorumlayabilmesi?

Meselelerini ciddiye alan her namuslu zekânın bu soruya vereceği cevap olumsuz olacaktır!

GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR

Aşk'ın kuralları olur mu?

Ne münasebet, Aşk'ın kuralı olmaz ki kuralları olsun!

Aşk koşulsuz olandır. İçinde 'çıkar' ilkesinin olmadığı tek insanî edimdir. Külliyen hazdır. Bütünüyle zevktir. Süreç içerisinde oluşmadığından her türlü koşuldan, her türlü kuraldan âzadedir. Anî'dir; yani anda varolur; bir anda...

Trafiğin kuralları olur, ama Aşk'ın kuralları olmaz!

Kural, aklın vaz'ettiği ilkelere verilen ad! Bu nedenle hesaba kitaba gelir işlerin kuralı olur. Gönülse akla benzemez, çünkü ferman dinlemez. Hesaba da, kitaba da gelmez. Nedensizdir. Koşulsuzdur. Kuralsızdır. Bu yüzden mehabbet (sevgi) başkadır dilimizde, aşk çok daha başka!

Batılıları mazur görmeli, ne yapsınlar zavallılar, dillerinde tek kelime var: Love veya Die Liebe ya da L'amour!

Love deyince, mehabbet deyince, sevgi deyince, bakınız işte o zaman işin rengi değişiyor. Çünkü sevginin koşulları ve kuralları olur. Hem de üç tane değil, beş tane değil, kırk tane bile olur!

Olmuş da nitekim, meselâ bakınız Elif Şafak hiç üşenmemiş, bizler için tam kırk aded kural uyduruvermiş. Aklınca...

Evet, aklınca. Çünkü düşüne taşına, aklıyla yazmış romanını, gönlüyle değil. Kalbiyle hiç değil!

Son romanının başlığı şöyle: The Forty Rules of Love: A Novel of Rumi.

"Başarının Kırk Kuralı: Jeremy Bentham Hakkında Bir İnceleme" der gibi bir adlandırma!

Çaresiz, hemen sormak zorundayız: Tamıtamına kırk kuralı olan bu Love'dan muradı nedir acaba yazarın: Sevgi mi, Aşk mı?

İngilizce olarak yazılan bu eser henüz yayımlanmamakla birlikte Türkçe çevirisi altı aydır elimizde. Üstelik adı da gayet sade, gayet ekonomik: Aşk. Evet, sadece Aşk.

İşte size Türkçe'nin cilvelerinden biri daha! Çünkü Türkçe'de Aşk denince, kural mural akla gelmez; Türkçe'de aşkın ne kuralı olur, ne de kuralları. Hepsi de bir anda uçup gider.

Yazar, Türkçe düşünmeye başladığında, bilinci kendisine bir oyun oynamış olmalı ki Love'ın yanına koymaktan çekinmediği o meş'um kırk kuralı Aşk'ın yanına koymaya eli varmamış. Hiç değilse kapakta...
2- 9.sınıf dil ve anlatım dersinin 1.ünitesini gözden geçiriniz.İletişim,insan iletişim ve dil ve dil-kültür ilişkisi konusunda ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
İletişim insan hayatının vazgeçilmez unsurlarından biridir.İletişimde en önemli araç dildir.Dil kültürün nesilden nesile aktarılmasını sağlayan bir araçtır.Böylece bir milleti oluşturan temel değerler korunmuş olur.

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ
  • Dil ve kültür geçmiş ile gelecek aralarında bir köprü vazifesi görür .
  • Dil kültürün taşıyıcıdır,dil olmasaydı kültürel birikim gelecek nesillere taşınamazdı.
  • Bir toplumun oluşmasında ve ayakta kalmasında ortak lisan ve kültürün mühim bir payı vardır .
  • Kültür ve dil bir toplumun yaşayış biçiminden mühim izler taşır .
  • Kültür ve dil bir halkın en önemli ortak özelliklerindendir .


Sayfa 28 cevapları:

1. “Kelimeleri Tatlandırmak” adlı metni ken di içinde anlamlı küçük parçalara ayırınız.
1- Her paragraf kendi içinde anlamlı bir bütündür.sözcük>sözcük grupları>cümle>paragraflar
2. Metni oluşturan paragrafların kaçar cümleden oluştuğunu belirleyiniz. Metindeki cümlelerin ve anlamlı birliklerin birbirlerine nasıl bağlandığını açıklayınız.
2. İki cümleden oluşan paragraflar olduğu gibi on cümleden oluşan paragraflar da vardır.Bu paragraflar belli bir ana fikir etrafında birbirine bağlanmıştır
3. Okuduğunuz bu metni biyoloji, coğrafya, tarih ders I erinizde oku duğunuz metinlerle yazılış amaçları bakımından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
3- Tarih,coğrafya derslerinde okuduğumuz metinler bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.Söz konusu metin ise estetik zevk uyandırmak amacıyla yazılmıştır.
4. Yazara göre kelimelerin hayatımızdaki yeri nedir? Sözlü olarak ifade ediniz.
4.Yazara göre kelimeler hayatımızı renklendiren en önemli varlıklardır.Böylece duygularımızı düşüncelerimizi en güzel şekilde ifade etmemizi sağlarlar.
5. Sınıfa getirdiğiniz manzum ve mensur metin örneklerini okuyunuz. Metinler arasında ifa*de biçimi bakımından hangi farkIılıkların olduğunu belirleyiniz. Manzum ve mensur metinleri oluşturan birimlerin farklı olup olmadığını açıklayınız.
5-Manzum metinler şiirsel ifadelerden oluşmuştur.Mensur metinler düz yazı şeklinde ifade edilen metinlerdir.Aralarında duyguları ifade etme bakımından farklılıklar vardır.Manzum metinlerde nazım birimi var iken mensur metinlerde paragraf anlatım birimi olarak kullanılır.
“Kelimeleri Tatlandırmak” adlı metinden alınan yukarıdaki parçaya göre aşağıdaki yönerge*leri uygulayınız.
a) Metinde keIimelerin oluşturduğu kelime grupları (tamlamalar,edat grupları,zaerf-fiil grupları vb.) listeleyiniz.
1. Etkinlik:
a)
TAMLAMALAR:Otobüs yolculuğu,yayla düzlükleri,Anadolu köylüsü :BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI
Yaylaların gökleri,ceketinin...yakası: >BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI
Bulutsuz gök,traşsız yüz >Sıfat tamlaması
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
yüzü geniş yayla düzlükleri gibi>Edat grubu

Ceketinin yağdan ve tozdan kaskatı kesilmiş yakasına traşsız yüzüne aldırmadan:Zarf fiil grubu


Sayfa 29 cevapları:
b) Kelimelerin kelime gruplarını oluştururken birbirlerine yapıca ve anlamca nasıl bağlandık*larını belirleyiniz.

b)Kelimeler ekler yardımıyla birbirine yapıca bağlanmıştır.Anlamsal olarak da kelimeler bir araya gelerek anlamsal bir bağ oluşturmuşlardır.
c) Kelime ve kelime gruplarının cümleyi nasıl oluşturduğunu açıklayınız.

c)Kelimeler ve kelime grupları belli bir ana fikir ve anlam bağlamında bir araya gelerek cümleyi oluştururlar.
ç) Cüm Ie ile cümlelerin oluşturduğu metinlerin benzer ve farklı yönleri neler olabilir? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

ç)Bazı cümleler bilgi vermek amacıyla kurulurken bazı cümleler estetik zevk uyandırmak amacıyla kurulur.Bazı cümlelerde işlev göndergesel olabilirken bazıları sanatsal işlevle kurulur.
d) Metindeki parçalar arasında bütünlüğü sağlayan bağların neler olduğunu açıklayınız.
d)Tema,konu ,ana düşünce...
1. Aşağıdaki keIimeleri, anIamlı bir cümIe hâIine getiriniz. Karışık hâlde verilen kelimeleri cümle hâline getirirken nelere dikkat ettiğinizi sözlü olarak ifade ediniz.

sırrını, için, gülümsemeyi, hayatı, bir hâle, bulabilmek, hoş, her şeyden, güler yüzlü, öğren*meyi, önce, olmayı, getirmenin
Hayatı hoş bir hale getirmenin sırrını bulabilmek için her şeyden önce gülümsemeyi ve güler yüzlü olmayı öğrenmeli...
1. Etkinlik:
Sınıfa getirdiğiniz manzum ve mensur metin örneklerinde yer alan keIimelerden temel ve yan anlamda kulIanılanlarını bulunuz. Bu kelimelerin kulIanılış amaçI arını belirleyiniz. Yan anIamda kulIanılmış keIimelerin sizde bıraktığı etki ve anIamlar üzerinde tartışınız. Metin*lerde anlatılmayan bölümleri nasıl anlamlandırdığınızı arkadaşlarınızla paylaşınız.

Yan ve mecaz anlamda kullanılan kelimelerle farklı anlamsan bağlantılar kurulmuştur.Böylece yan ve mecaz anlamlı kelimelerle kurulan metinler çok anlamlı metinler haline gelmiştir.

2. Etkinlik:
“Kelimeleri Tatlandırmak” metninden alınan aşağıdaki kelimeleri yerlerini değiş*tirmeden bir cümle hâline getiriniz. Ortaya çıkan cümleyi aşağıda boş bırakılan noktalı yere ya*zınız. Bu kelimelerin ne anlama geldiklerini, cüm I ede ve metin içinde hangi an l amları yüklen*diklerini belirleyiniz. Kelimelerin tek başlarına yüklendikleri anlam ile cümle içinde yüklendikle*ri anlamların farklı olmasının sebeplerini sözlü olarak ifade ediniz.

Usta, sanatkâr, demek, aslında, o, bir, kelime, kuyumcu, başka, değil

"Usta sanatkar demek aslında o bir kelime kuyumcu değil."
Bu kelimeler ard arda bir araya getirildiğinde tam ve doğru olarak cümle kurulmamış olur. Her kelime farklı cümlelerde farklı bağlamda kullanılabilir.



Sayfa 31 cevapları:

1. Etkinlik: Yukarıdaki şiiri 2, 3, 4 ve 5. metinlerle ifade farklılıkları, işlevleri ve gerçeklikleri ba*kımından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz. 4, ve 5.metin öğretici metinler sınıflandırılmasının içinde yer alır.Bu metinler bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.3.metin de deneme türünde yazılmıştır lakin metinde yazarın öznel yaklaşımı söz konusudur.Diğer metinlere göre daha sıcak ve içten bir anlatım benimsenmiştir.
Anlama - Yorumlama
1.“Kelimeleri Tatlandırmak” adlı metinde yer alan “Yazar denen adamın işi nedir ki? Harfler di*zisinden cafcaflı saraylar kurmak... Allah'ın kendisine üflediği candan bir nefes de kelimelere üfle*mek. KeIimeleri canIandırmak, sonra onIarın içine kendi dünyasını kurmak, süsIeyip giydirmek ve okurun yüreğine salıvermek.” ifadelerini yorumlayınız.

1-Yazar kelimelere can veren bir sanatkardır.Tek başına anlamı çok dar olan kelimeler yazarın elinde tam bir anlam dizisine dönüşür.
2.Gruplar oluşturunuz. 3, 4, 5 ve 6. metinlerin yazılış amaçlarını belirleyiniz. Bu metinlerden hangisinde duyguların yoğun bir biçimde dile getirildiğini sözlü olarak ifade ediniz.

2-)2,3,4 ve 5.metinler bilgi vermek amacıyla okuru düşündürmek amacıyla yazılmış metinler iken 6.metin duyguları ifade etmek amacıyla yazılmıştır.
3.Sınıfa getirdiğiniz haber yazısı, açıklama yazısı, eleştiri yazısı gibi metin örneklerini ifade bi*çimleri bakımından karşılaştırınız. Metinlerin yazılış amaçIarı ile kulIanılan dil arasında nasıl bir ilişki olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.
Yazılış amacı üslubu da etkiler.Bilgi vermek amacıyla yazılan metinlerde ciddi bir üslup bulunur ve bu metinler sade

bir dille yazılır.Bir metinde kullanılan yazılış amacına göre şekillenir.

4.Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar kul I anılan iletişim araç I arından belli baş lılarını tahtaya yazınız. Bu iletişim araçları içinde yazının yerini ve önemini sözlü olarak ifade ediniz.

4) Ateş güvercin,borazan,telgraf,telefon...vb
Yazı insanların hayatını kolaylaştırmış ve düşünce hayatımıza katkıda bulunmuştur.





Sayfa 32 cevapları:

A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• Metinler işlevleri bakımından ikiye ayrılır: 1.SANATSAL 2.ÖĞRETİCİ
• Öğretmek ve bilgi vermek amacıyla kaleme alınan yazılara ÖĞRETİCİ metin adı
ve*rilir.


B.Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se*çeneği işaretleyiniz.
• Cümle ve cümIelerin anlam birimleri olarak birIeşmesi metnin ana düşüncesini ya da te*masını oluşturur. Doğru ( X ) Yanlış ( )
• Sanat metinlerinde verilmek istenen mesajın doğruluğunun ya da yanlışlığının kanıtlan*ması gerekir.Doğru ( ) Yanlış (X)
• Öğretici metinler sanat metinlerinden gerçeklikle olan ilişkisi bakımından ayrılır.Doğru ( X ) - Yanlış ( )

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

A) İletişim aracı olması
B) Yapı ve anlamca bütünleşmiş birimlerden oluşması
C) İçerdiği anlamın kişiden kişiye değişmeyecek biçimde sabit olması
D) Farklı anlatım biçimleriyle oluşturulabilmesi
E) Ortaya çıktığı dönemin izlerini taşıması
2.Kitaplarla tanıştıktan sonra yaşamım anlam kazandı, diyebilirim. İnsanlarla iletişimim çok değişti; konuşurken, yazarken, okurken, düşünürken neredeyse hiçbir sorun yaşamıyorum. Dünyaya daha geniş bir pencereden bakmayı öğrendim. Kendimi çok daha rahat anlatabiliyo*rum. Keşke herkes zamanını nasıl değerlendireceği üzerinde düşünse ve bunun bir kısmını oku*maya ayırsa. Böylece insanlarda kendini bir başkasının yerine koyma duygusu gelişir ve birey*ler birbirleriyle daha rahat iletişim kurabilir.
Bu parçada okumayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemistir?
A) Zamanın bilinçli kullanılmasıyla bağlantılı olduğuna
B) Bireylerin, olayları algılayış biçimini değiştirdiğine
C) İnsanların birbirlerini anlamasını kolaylaştırdığına
D) Kişilerin, kendilerini tanımalarına olanak sağladığına
E) İnsanlara,başkalarını yönlendirme gücü kazandırdığına






Sayfa 34 cevapları:

1-Roman, hikâye gibi edebî eserlerde anlatılanların başka bir iletişim aracıyla da anlatılıp an*latılamayacağını sözlü olarak ifade ediniz
Anlatılabilir.Örneğin günümüzde birtakım romanlar ve hikayeler bire bir olmasa da beyaz perdeye aktarılmaktadır.
2-“Edebiyat ve Hayat” adlı metinde dış dünyaya (yaşanılan ger çeklik) ait unsurların edebiya*ta aktarılması hangi ifadelerle dile getirilmiştir? Yazara göre edebiyatın dış dünyaya ve insana ait hangi unsurları bünyesinde barındırdığını sözlü olarak ifade ediniz.
Edebî eserde duygu, düşünce ve hayali veren kelimeler, hayatın kelimeleridir; kelimelerin kı*rılıp dökülmesi, şaha kalkıp direnmesi, derin bir an lam ile satıhtaki manaları çeşitlendirmesi, üzü*lüp ,sevinmesi, donuk iken ak ması ve akar iken uçması. hep hayattan alınmıştır.
Edebi eserler insan kavramına yani insanla birlikte oluşan gerçekliğe çok sıklıkla yer vermektedir.
3-Yazar, okuduğunuz yazıda, edebî metnin hangi özelliklerinden bahsetmektedir? Belirledi*ğiniz özellikleri tahtaya yazınız.
-Edebî eserde duygu, düşünce ve hayali veren kelimeler, hayatın kelimeleridir; kelimelerin kı*rılıp dökülmesi, şaha kalkıp direnmesi, derin bir an lam ile satıhtaki manaları çeşitlendirmesi, üzü*lüp sevinmesi, donuk iken ak ması ve akar iken uçması. hep hayattan alınmıştır.
-Hayatiyet bulan kelimeler, bir tercih, bir tavır ve nihayet bir üslup oluşturur. Üslup ile ruh hâli arasında çok yakın bir ilişki vardır. Günlük hayatta neşeli iken seçtiğimiz kelimeler, kul*landığımız telaffuz ve ses tonu; üzüntülü iken kullandığımız kelimeler ve telaffuzlarla karşılaştı*rırsak psikolojik durumumuz ortaya çıkar. Sözlerimiz, o anki meramımızı anlatırken derunumuz- daki hâller kelimelere akar.




Sayfa 35 cevapları:
4-Metinde, edebî eserin varlık sebebinin hangi ifadelerle diIe getirildiğini sözlü olarak ifade ediniz.
Bu şekilde hayatiyet bulan kelimeler, bir tercih, bir tavır ve nihayet bir üslup oluşturur. Üslup ile ruh hâli arasında çok yakın bir ilişki vardır. Günlük hayatta neşeli iken seçtiğimiz kelimeler, kul*landığımız telaffuz ve ses tonu; üzüntülü iken kullandığımız kelimeler ve telaffuzlarla karşılaştı*rırsak psikolojik durumumuz ortaya çıkar. Sözlerimiz, o anki meramımızı anlatırken derunumuz- daki hâller kelimelere akar

Yani insana dair ne varsa edebi eser onu anlatır.Eebi eserin temel hareket noktası elbetteki insandır.

5-Yazar, edebî metinlerin yazıldıkları dönemle ilişkili olduklarını nasıl ifade etmektedir? Açık*layınız
Yazılı ve sözlü bütün iletişimleri; geçmiş toplumların gelenek ve göreneklerini, sosyal yapıla*rını, siyasi örgütlerini ve bütün kurumlarını; hâlihazırdaki toplumların hemen gö rünen ve görünemeyen bütün özelliklerini; ferdin il gi merkezlerini ve psikolojik açılımlarını, sosyal paylaşımla*rı; kültürler arası ilişkileri; cemiyetlerin zevk muhitlerini; entelektüel veya popülist grupIarı; yu*karıda anlatmaya çalıştığımız ilişki zincirini, kompoze ve bütünlük fikriyle, estetik yorumlarla ve daha pek çok yönleriyle edebî eserlerde görmek mümkündür.

Yazar bu ifadelerinde bir toplum duygusu ,düşüncesi ,hissi ,yaşam tarzı ne ise bunların bütününe edebi eserin yer verdiğini anlatmaya çalışmıştır.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
6-Edebiyat ve Hayat” adlı metnin yapı birimlerini belirleyiniz. Yapı birimleri arasındaki an*lam bütünlüğünün hangi unsurlar aracılığıyla sağIandığını açıkIayınız. Metnin yapı birimlerini bir şema üzerinde gösteriniz. Bu birimlerin metindeki an I am bütünlüğünü nasıl sağ I adığını tar*tışarak metnin iskeletini gösteren bir şema oluşturunuz.

Bu metin Giriş,Gelişme ve Sonuç bölümlerinden oluşmuştur.Bu bölümler birbirine bir ana düşünce etrafında bağlanmıştır.
İlk iki paragraf giriş bölümünü son paragraf sonuç bölümünü diğer paragraflar ise gelişme bölümünü içermektedir.

7“Edebiyat ve Hayat” metninde, yazarın dilin hangi işlevlerini kullandığını sebepleri ile bir*likte açıklayınız.

Yazar herhangi bir hususta bilgi verme amacı güttüğü için dil de göndergesel işlevde kullanılmıştır.Ayrıca söz konusu metin öğretici bir metindir.
1. Etkinlik: Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Otuz Beş Yaş” şiirini farklı kişilere oku muş ve şiirin onlar*da bıraktığı tesirleri gözlemlemiştiniz. “Otuz Beş Yaş” şiirinden hareketle edebî bir metnin farklı kişilerde farklı tesirler bırakmasının sebeplerinin neler olabileceğini aşağıdaki noktalı yere yazı*nız.
Otuz Beş Yaş şiirinden her okuyanın farklı yorumlar çıkarması edebi metinlerin çok anlamlılığıyla ilgilidir.Bu çok anlamlılık okuyanların bilgisi,birikimi,kültürü, ruh durumuyla birleşince kişiden kişiye farklılık gösteririr ve herkeste farklı tesirler bırakır.

1. Etkinlik: Seyrettiğiniz bir filmi kısaca anlatınız. Filmde anlatılanların ve görüIenlerin aynısı*nın gerçek hayatta yaşanıp yaşanamayacağını tartışınız. Tartışma sonun da edebî metnin de ya*şanılan gerçekliği olduğu gibi yansıtıp yansıtamayacağını sözlü olarak ifade ediniz.
Filmde anlatılanların AYNISI gerçek hayatta YAŞANAMAZ...Çünkü filmler kurmaca yapımlardır ve filmdeki olay örgüsünün gerçek hayatta bire bir tıpa tıp aynen yaşanması mümkün değildir.Edebi metinler de yaşanılan gerçekliği dönüştürerek kurmaca halinde yansıtır




Sayfa 37 cevapları:

1. “Beklenen”, “Fil” ve “Lütfen Dokunmayın” adlı metinlerin hangi ifade tarzı ile yazıldığını aşağıdaki tabloda işaretleyiniz. Metinleri ifade tarzları bakımından karşılaştırınız. Ulaştığınız so*nuçları maddeler hâlinde tahtaya yazınız.








Beklenen adlı metin manzum(şiir) şeklinde oluşturulmuştur.Fil metni ise nesir (düz yazı)şeklinde ifade edilmiştir.Lütfen Dokunmayın adlı metin ise sahnede canlandırılmak üzere yazılmış bir tiyatro metnidir..

9-“Beklenen”, “Fil” ve “Lütfen Dokunmayın” adlı metinler, bilgi edinme konusunda te lefon, televizyon, İnternet gibi iletişim araçlarıyla hangi farklılıkları göstermektedir.

Kitle iletişim araçlarından doğrudan bilgi edinebiliriz.Bu metinler kurmaca gerçekliğin yer aldığı metinler olduğundan bize doğrudan bilgi vermeyeceklerdir.
1. Etkinlik: Sınıfa getirdiğiniz şiir, hikâye ve tiyatro metinleri ile “Beklenen”, “Fil” ve “Lütfen Dokunmayın” ad l ı metinlerde yan an l amlarıyla kulIanılmış keIimeleri buI unuz. Bu keIimelerin metin içindeki işlevlerini belirleyiniz. Yan anlam değerlerine sahip kelimeler en çok hangi metin*de yer almaktadır? Metinlerin anIatım biçimleriyle(anI atma, gösterme, şiir) metinlerde kulIanı*lan kelimelerin anlam değerleri arasında ilişki olup olmadığını, yan anlamın ifadelere çağrışım ve duygu bakımından neler kattığını sözlü olarak ifade ediniz.

Üç metinde kurmaca metin olduğundan yan anlamında kullanılan kelimelere rastlayabiliriz.Bu kelimeler metindeki çok anlamlılığı da sağlamışlar.Anlamın biraz daha derine inmesine sebep olmuşlardır.Ayrıca bu kelimeler metinlerin anlamının zenginleşmesini de sağlamışlardır......1. Etkinlik: Sınıfa getirdiğinz haber yazısı ile “Fil” adlı hikâyeyi metinlerdeki dilin işlevi, ifade tarzı, kelimelerin yan anlam değerleri bakımından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları tablodaki uygun yerle re yazınız.





Sayfa 38 cevapları:
Etkinlik:
Aşağıdaki şemayı inceleyiniz. “Beklenen”, “Fil” ve “Lütfen Dokunmayın” adlı me*tinlerde ki dış dünyaya ve yazarın iç dünyasına ait unsurları beIirleyerek şema üzerinde ki uygun yerlere yazınız. Dış dünyaya ait unsurlarla yazarın iç dünyasına ait unsurların edebî eser bünye*sinde nasıl bütünleştiğini sözlü olarak ifade ediniz.



5.ETKİNLİK.....

Yazar dış dünyaya ait unsurları ve kendi iç dünyasına ait unsurları bir tema etrafında kurmaca gerçekliğe uygun olarak yeniden şekillendirmektedir.



Sayfa 39 cevapları:

6.Etkinlik:

“Bir Eylem Kaç Anlam” başlığıyla verilen cümlelerde “kaldırmak” fiilinin hangi an*lamlarda kullanıldığını belirleyiniz. Belirlediğiniz anlamları aşağıdaki noktalı yere yazınız.

• Yere düşen ekmek parçasını ala*rak özenle duvarın üstüne kaldırdı.(Herhangi bir nesneyi bir yerden alıp farklı bir yere götürme.)


• Ahmet Bey’in borcunu ödemesi üzerine banka, iş yerindeki ipoteği kaldırdı.(Olumsuz bir durumun ortadan kalkması)
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
• Soyguncular, bu son olayda yüklü miktarda para kaldırdılar.(Haksız bir kazanç elde etme)

• Kiralık katil, Fun da Hanım’ı ortadan kaldırmak için ince bir plan yapmış fakat başarılı ola*mamıştı.(Öldürmek)

• İstanbul’da toprağa gömülü kimyasal atıklar bulunduğu haberi duyulunca sivil toplum ku*ruluşları ortalığı ayağa kaldırdı.(Yaygara koparmak)

• Küskünlükleri, dargınlıkları kaldırmazsak nerede insanlığımız?(Bitirmek)

• Sabahları çocuklarını erken kaldırmayı bir alışkanlık hâline getirmişti(Uyandırmak)

• Duvar alçak olmuş, iki sıra daha örün de duvarı kaldıralım.” dedi.(Yükseltmek)

• Sabri Bey vakur bir tavırla “ Mustafa Bey, bu hakaretlerinizi artık kaldıramayacağım, istifa ediyorum.” dedi.(Katlanamamak)

• İngiliz güdümündeki İstanbul Hükümeti, Anadolu’da başIayan Kuvay ı milliye hareketinin lideri Mustafa Kemal’i devlete başkaldıran bir asi olarak ilan ediyordu.(İsyan eden,fitne fesat çıkaran)



• Kaldır- fiilinin anlamının cümlelerde kullanılan bağIama göre değişmesini nasıl yorumluyorsunuz? Açıklayınız.

Kelimeler farklı cümlelerde farklı bağlamlarda kullanılabilir.Yani cümlede kurulmak istenen anlama göre söz konusu kelimelerin de anlamı değişebilir.Öyle ki metinlerde yer alan sözcükler her zaman temel anlamlarıyla kullanılmaz.Daha önce de söylediğimiz üzere kullanılan bağlama göre kelimelerde anlam değişiklikleri görülebilir.Bu genişleme kelimelerin yan ve mecaz anlamlarını da aklımıza getirmektedir.


Sayfa 40 cevapları:
10-“Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı metinde anlatılanların gerçek hayatta yaşanıp yaşa- namayacağını tartışınız. Metinde insana özgü özelliklerin, hayattan bire bir mi yoksa kurgulana*rak mı alındığını sözlü olarak ifade ediniz.

Metinde anlatılanlar gerçek hayatta karşımıza çıkabilecek nitelikte olaylardır fakat bu olayların birebir yaşanması mümkün değildir.Metindeki olay örgüsü kurgulanmıştır.Dolayısıyla insana özgü özellikler de kurgulanarak verilmiştir.Kurgulama anlatmaya bağlı metinlerin en önemli özelliğidir.


11-“Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı metnin dil özelliklerinden, metinde söz edilen “vapur, gazete ve radyo” gibi araçları göz önünde bulundurarak edebî eserin yazıldığı zamanı beIirlemeye çalışınız. Metinden hareketle edebî eserin yazıldığı dönemin özellikle rinin yazar tarafından met*ne nasıl yansıtıldığını açıklayınız.

Eserin yazıldığı zamanı tam olarak tespit etmemiz mümkün değildir.Çünkü zaman da kurgusal bir zaman olarak karşımıza çıkabilir.Yaşanılan zaman konusunda ipuçları elde edebiliriz belki fakat yukarıda da söylediğimiz üzere yaşanılan zamanı tam olarak tespit edemiyoruz.

Metinde tramvaylardan radyolardan bahsedilmiştir.Yani günümüzden kırk elli yıl öncesini işaret ettiğini söyleyebiliriz.

12-“Farklı biIim dallarına ait bilgilere sahip olmak, kültürlü ve birikimli olmak, beIirli bir yaş ve olgunluğa sahip olmak” gibi özelliklerin bir metnin yorumlanmasında ne gibi etkileri olabile*ceğini tartışınız. Tartışma sonunda edebî bir metnin anlamlandırılmasına nelerin etki ettiğini lis*te hâlinde tahtaya yazınız.


  • Bir metnin yorumlanmasında okuyucunun yaşı,kültürel seviyesi,eğitim durumu,yaşantıları çok önemlidir.
  • Bir metnin anlamlandırılmasında aşağıdaki kriterler etkili olur:
  • Okuyucunun geçmişte yaşadıkları
  • Kültürel durum
  • Yaş
  • İçinde yaşadığı toplumun gelenek ve görenekleri
  • Yetiştiği çevre
  • İyi bir okuyucu olması
  • Entelektüel seviyesi

13-“İnsanların sabah işlerine gitmek için toplu taşım araçlarına koşuşturmaları, geç kalma te*laşı içinde olmaları” konusunu hangi edebî tür içinde işlemeyi tercih edersiniz? Dış dünyadaki somut ob elerin ya da iç dünyamıza ait duygu, düşünce ve hayallerin edebî bir metnin teması olup olamayacağını sözlü olarak ifade ediniz.

Hikaye ya da romanda işlenebilir.Dış dünyaya ait unsurlar iç dünyaya ait duygu ve düşünceler edebi bir metnin teması olabilir.Çünkü bir edebi eser temelde insan gerçekliğini anlatır.Bu yüzden de insana ait ne varsa edebi eserin teması olabilir.


14-Bilimsel gerçeklik ve edebî gerçeklik kavramları arasındaki farkIılıkların neIer olduğunu tartışınız. Ulaştığınız sonuçları maddeler hâlinde tahtaya yazınız.

Bilimsel gerçeklik olanı olduğu gibi anlatan gerçekliktir.Edebi gerçeklik ise kurgusal gerçekliktir.Yani yazarın duygu düşünce ve hayal dünyasıyla yoğrulmuş bir gerçekliktir.




Sayfa 41 cevapları:

15-“Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı metnin yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtan han*gi ifadeler yer almaktadır? BeIirlediğiniz ifadelerden hareketle metnin kaleme alındığı dönemin sosyal hayatı ile ilgili çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.

Tramvaylardan ve radyolardan bahsedilmiştir.Metinden hareketle bu dönemde radyonun tramvayın revaçta olduğunu görüyoruz.Dolayısıyla metin günümüzden biraz daha öncesini işaret etmektedir.

16-“Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adIı metinde dile getirilen gerçekliğin yalnız bir kişiye veya olaya özgü bir durum olup olmadığını tartışınız. Edebî bir metinde farklı dönemlerin, farklı görünüş ve değişik kişilerin eserin yapısı içinde verilip verilemeyeceğini açıklayınız. Ortaya çıkan sonuçlara göre “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adIı metnin tikelde tümeli temsil etmesine ör*nekler veriniz,

Metindeki gerçeklik yalnız bir kişiye veya bir duruma özgü değildir.Edebi eserde farklı dönemlere farklı görünüş ve değişik kişilere yer verilebilir.Metin o dönemde yaşayan insan topluluğun hayat şartlarına atıfta bulunduğundan tümeli temsil ediyor diyebiliriz.


17-“Beklenen”, “Fil”, “Lütfen Dokunmayın” ve “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı metin*lerin temalarını belirleyiniz. Her edebî metnin belirli bir tema etrafında oluşup oluşmadığını tar*tışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

BEKLENEN:ÖZLEM

FİL:HER İNSANIN ALGI DURUMUNUN FARKLI OLMASI

MESUT İNSANLAR FOTOĞRAFHANESİ:GÜNLÜK HAYAT KARMAŞASI





Sayfa 43 cevapları:

A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• Edebî metinlerde dilin sanatsal (şiirsel) işlevi kullanılır.
• İnsanın kendini ifade etme biçimlerinden olan coşkuyu dile getirmeyle ŞİİR türü kastedilmektedir.
• Edebî metnin KONUSU en geniş anlamıyla doğa ilişki hâlindeki duyan, düşünen, tasarlayan, yaşayan insandır.
• Edebiyat, insana özgü özellikleri, KURMACANIN dünyasında dile getirir.

B. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se*çeneği işaretleyiniz.
• Edebî metin her okunduğunda yeni anlam değerleri kazanır. Doğru ( X ) - Yanlış ( )
• Edebî metinlerde daima yaşanılan gerçeklik yansıtılır. Doğru ( ) - Yanlış ( X )
• Edebî metinler farklı anlatım biçimleriyle oluşturulabilir. Doğru ( X ) - Yanlış ( )
• Edebî metin, yazıldığı dönemin İilmî, felsefi, teknik ve sosyal alandaki verilerini; siyasal tartışmalarını kurmacanın olanaklarıyla değerlendirir. Doğru ( X ) - Yanlış ( )
• Edebiyat diğer bilim ve bilgi alanlarının ortaya koyduğu verilerden yararlanmaz.
Doğru ( ) - Yanlış ( X )
• Edebî metin, yazıldığı dönemin özelliklerini ve o dönemdeki her türlü gerçekliği aynen yansıtır. Doğru ( )-Yanlış ( X )


C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. I) "Edebiyatın temel öğesi nedir?" sorusuna verilen cevaplar bir noktada birleşmekte*dir. (II) Edebiyat yapıtının en önemli aracı, yapı taşı dildir. (III) Ama dil, bir edebiyat yapıtının değerini tek başına belirlemez ancak kurgusu ve konunun işleniş biçimiyle birlikte bir ölçüt olabilir. (IV) Bir yapıtı, yalnız dil açısından yüceltmek ya da onun değersiz olduğunu belirt*mek yerine onu bütün öğeleriyle birlikte ele almak, değerlendirmek gerekir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
A) İve II B) İve III C) I ve IV D) II ve IV E) III ve IV
1992 - ÖSS

2. Okuduğumuz romanlar, öyküler yazınsallığın toprağında üretilmiş uydurmacalardır bir bakıma. Ne var ki okuma eyleminin doğasından gelen bir yönlendirmeyle unutuyoruz bunu. Okurken içinde bulunduğumuz ortamdan kopuyor, yazınsal ürünlerin bize sunduğu dünya*yı gerçek yasamın üstüne çıkarıyoruz.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yansıtılan çirkinlikleri görmekten kaçınma
B) Asıl gerçeğin okuduklarımız olduğuna inanma
C) Anlatılanları düş gücüyle sınırlandırma
D) Yaşamı değişik boyutlarıyla algılama
E) Olayları, olguları kişisel ölçütlerle değerlendirme 2005 - ÖSS

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 04:56 )
 
Eski 08-02-15, 03:12   #2
Saw

Varsayılan C: 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Yayınevi Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄ ►◄



Sayfa 44 cevapları:

DEĞERLENDİRME
3) “Bence bir edebiyat yapıtında önemli olan onun ne anlattığı değildir. Bir öyküden bir romandan herkes kendine göre bir anlam çıkarabiIiyorsa o zaman sanat yapıtı gerçek ama*cına ulaşmış sayılır. Çünkü bir sanat yapıtı herkese aynı şeyi söylemez. Anlamın bir boyutu okuyucuya bağlıdır. Bu bakımdan, herkes benim anlattığımdan kendine göre bir dünya ku*rabiliyor, onun içinde yaşayabiliyorsa amacıma ulaştım sayılır.”
Bu parçanın yazarına göre, bir edebiyat yapıtında önemli olan aşağıdakilerden hangisi*dir?
A) Her okurun, kendince bir yorum yapmasına imkân vermesi
B) İnsanlara, gerçek dışı şeyler düşündürmesi
C) Çok değişik konuları bir arada işlemesi
D) Okuyucuyu belli bir düşünceye yönlendirmesi
E) Anlatılanı değil, anlatış biçimini ön planda tutması1992 - ÖYS

4. İçeriğini çok iyi bildiğimiz kitapları bile yeniden okumalıyız. Çünkü kitaplarda keşfedil*meyi bekleyen nice hazine vardır. Benzer biçimde, resimlere de tekrar bakmalıyız. Onlara baktıkça yenilendiğimizi anlarız. Bir müzik yapıtını da yeniden dinlemeliyiz. O yapıtı dinle*dikçe dünyamızın zenginleştiğini, değiştiğini görürüz.
Bu parçadan sanat yapıtlarıyla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz?
A) Değerleri ancak üzerinden yıllar geçince anlaşılır.
B) Onlarla bir kez karşılaşmış olmamız yetmez.
C) Tüm güzelliklerinin ayrımına varmak zaman alır.
D) Duygularımızı çeşitli yönlerden besleyip geliştirir.
E) Her seferinde bizde yeni duygular uyandırır.1999 - ÖSS


5. “Hayatım roman olur.” diyenlerden özür dileyerek söyleyelim: “Yaşanmış gerçeği” öy*külemek bir yazın yapıtı oluşturmaya yetmez. Yaşanmış bir olay, bir romanın, bir şiirin çıkış noktasını oluşturabilir ama bir yapıtta, “yaşanmış gerçeklere” yer verme, yazınsal türlerin gerekli niteliklerinden değildir. Çünkü insanlar sanat yapıtlarında ...
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) Yaşanmış, yaşanmakta olan gerçekleri yazmanın daha kolay olduğunu düşünürler.
B) Anlatılanların ne kadar etkileyici olduğunun farkındadırlar.
C) Düşsel öğelere ağırlık verilmesinin, okurların ilgisini çekmediğini bilirler.
D) Kendi yaşam gerçekleriyle anlatılanların örtüşmesini isterler.

E) Gerçeğe benzerliği, gerçeklikten üstün tutarlar.2006 - ÖSS


Sayfa 45 cevapları:
A.Aşağıdaki soruları sözlü olarak cevaplayınız.
• Sanat ve edebiyatın insan hayatındaki yeri nedir? Açıklayınız.
İnsanın kendisini, çevresini, doğayı ve dünyayı tanıması, daha sağlıklı bir biçimde değerlendirmesi ve duyarlık kazanması için sanat ve edebiyatın büyük önemi vardır.Edebiyat malzemesi dil olan güzel sanat etkinliğidir.İnsan edebiyatla hayatı güzelleştirir ve zenginleştirir.Estetik incelik sanat ve edebiyatla kazanılır.Hayata edebiyatla bakmak hayata bir çift göz yerine birçok çift gözle bakabilmeyi sağlar...
• Bir metni, edebî metin yapan özellikler nelerdir?
  1. İşlenmiş dil ve anlatımla oluşur
  2. insanda guzel duygular,hayaller ve zevkler uyandırır.
  3. insanın duygu, düşünce ve hayallerini besler
  4. Ait oldugu toplumun zihniyetini yansıtır..
  5. Edebi metnin en temel özelliği kurmaca olmasıdır....
  6. Özneldir.
  7. Özgündür.
  8. Değerlidir.
  9. Duygu ve hayale dayanır; ama akılla dizgeleştirilir.
  10. Kalıcıdır; ama arkeolojik bir kalıcılık değildir bu.
  11. Özel bir iletişim aracıdır.
  12. Bilinç ve zevk değişimi sağlar.
  13. Lezzet ve tat verir edebi metin.
  14. Çeşitli uyum öğelerinden yararlanır.
  15. Söz ve anlam sanatlarından yararlanılır.
  16. Dilin ya da sözcüklerin farklı şekilde bağdaştırılmasıyla yeni anlatım olanakları yaratılır.
  17. Dile sapmalar yaşatılır.
  18. İnsana özgü bir yaratımdır ve amaçlıdır.
  19. Dilin tüm olanaklarından yararlanılır.
  20. İfade edilemez, denileni ifade ediştir.
  21. İnsanın var oluş koşullarıyla mutlaka ilişkilidir.
  22. Öğretici bir üslup kullanmaz; ama bilgi de verir.
  23. Diğer bilimlere kaynaklık eder.

B.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• Fonetik ve ritmik sanatlara özgü malzemelerin karışımıylaGÜZEL sanatlar oluşur.
• Değişik edebiyat türlerinde kaleme alınmış, sanat değeri taşıyan eserlerin her birine EDEBİ METİN denir.
C.Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçene*ği işaretleyiniz.
• Bilim ile güzel sanatlar arasındaki en temel farkIılık bilimin faydayı, güzel sanatların ise esttiği önplanda tutmasıdır. Doğru( X) - Yanlış ( )
• Edebî metinlerde anlatılanlar yaşamın bire bir aynısıdır.Doğru( ) -Yanlış ( X)
• Edebî metinlerde dilin şiirsel işlevi kullanılır. Doğru( X ) - Yanlış ( )
Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1.İlk çağlardan günümüze kadar insanoğlunun sanatla uğraştığını, ekonomik ve kültürel düzey*leri düşük insanların bile sanata ilgi duyduklarını, sanat eseri olduğundan kuşku duyulamayacak ça*lışmalar ortaya koyduklarını biliyoruz.
Bu sözleri izleyebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?
A)Bu bakımdan sanat konularının tartışılması her zaman olumlu sonuçlar doğurur.
B)Belki de insanı hayvan dan ayıran niteliklerin başında onun bu yanı gelmektedir.
C)Çünkü sanat eserinin yaratılması, sanatçının düş gücüne sıkı sıkıya bağlıdır.
D)Burada söz konusu olan; kişiye, onun çevresine ilişkin toplumsal koşullardır.
E)Böylece sanat, insanlığın her döneminde farklı bir biçime bürünmüştür.
1987 - ÖSS

2.Ne roman bir topIum biIim kitabı ne de şiir bir doğrular topIuluğudur. Bir sanat eserini yal*nızca bilgiler ve doğrular topluluğu olarak ka bul etmek, sanatın varlığı ve özünü görmemek demek*tir. Balzac (Balzak)’ı yaşadığı dönemin toplum olaylarını öğrenmek için okuduğunu kim söyleyebi*lir? Böyle olsaydı bu olayları anlatan sayfalar birer tarih belgesi sayılmaz mıydı?
Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?
A)Klasik eserler, ya ratıldıkları dönemin önemli olaylarını yansıtır.
B)Sanat eseri ile fikir eserini birbirinden ayırmak kolaydır.
C)Sanat eserinde kesin bilgilere ve doğrulara yer yoktur.
D)Toplum sorunlarını yansıtan ya da bilgi ve ren eserler kalıcı olmaz.
E)Bilgi vermek, edebî eserlerin temel işlevi değildir.
1989 - ÖSS

3.Gerçekte edebiyatın görünür amacı betimleme, biliminki de açıklamadır. Bununla birlikte so*nuçta her ikisi de insanın anlama çabasını gerektirir. Bu bakımdan birbirlerine karşıt olduklarından söz edilemez. Ancak çok küçük bir fark söz konusu olabilir. Şöyle ki bilim, bilimsel bilginin oluşmasına yardım edecek bir anIatım yoIu izIer. AnIattıklarını kanıtlamaya çaIışır. Edebiyat ise bundan kaçınır. O, hiçbir şeyi kanıtlamak zorunda değildir. Bu da edebiyatı daha özgür kılar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A)Edebiyatla bilimin ortak yönüne
B)Edebiyatı bilimden ayıran kimi özelliklere
C)Bilimle edebiyatın zıt alanlar olduğu görüşünün yanlışlığına
D)Bilimin işlev yönünden edebiyattan üstün olduğuna
E)Edebiyatın ve bilimin anlatım biçimlerine
1994 - ÖYS




Sayfa 46 cevapları:

4.Gençliğimde okuduğum kitapları yeniden okuyacak yasa geldim. demis bir yazar. Ne kadar doğru! On ya da yirmi yıl önce okuduğumuz bir kitabı yeniden elimize aldığımızda ya da eski bir filmi tekrar izlediğimizde ne kadar değisik izlenimler ediniyor, nasıl da farklı yorumlara varabiliyoruz! Aynı durum, kuskusuz, tiyatro için de geçerli. On yıl önce izlediğimiz bir oyunu, aynı yönetmenin on yıl sonraki yorumuyla seyrederken, bu gerçeği daha iyi algılıyoruz
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)De ğişik sanat yapıtları temelde benzer nitelikler taşır.
B)Tiyatro yönetmenleri aynı oyu nu zaman zaman farklı yorumlarla sunarlar.
C)Yazarlar yaşlandıkça yaratma güçleri artmaktadır.
D)İnsanların bakış açıla rı, değerlen dirme ölçütleri yaşla birlikte değişmektedir.
E)Tiyatro yapıtları, değişik biçimlerde yansıtılmaya uygundur.
2001 - ÖSS


Sayfa 48 cevapları:

1.“Anadolu Gerçeği” adIı metinde şair, şiirine yansıttığı Anadolu’yu zihninde nasıl kurgulamıştır? Bunu hangi kelime, benzetme ve örneklerle anlatmaktadır? Bu bilgiler ışığında şiirin ya*zıldığı dönemdeki hâkim zihniyeti belirleyiniz.
Şair çocukların çıplak ayaklarla tarlalarda koşuşturduğu,insanların içli kavala ses verdiği,namaz vakti gelince namaza durduğu bir Anadolu tahayyül etmektedir.‘Bir ipek seccade üstünde gibi huzurla..., Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan. Kurbağa feryatları, köpek ulumaları...’ gibi ifadelerle benzetmeler yapmıştır.Şiirde klasik Anadolu köylüsünün hayatını görmekteyiz.


2.Aşağıda yer alan 1.2. ve 1.3. metinler arasındaki zihniyet farklılıklarını belirlemeye çalışınız. Belirlediğiniz farklılıkları sözlü olarak ifade ediniz

Yunus şiirinde gönül kırmanın kötülüğünü tasavvufi gerçeklik eşliğinde anlatmaya çalışmıştır.Orhan Veli ise şiirinde dünyayla ilgili hiçbir tasavvuru olmayan bir insanı düşünüp eleştirmiştir.Bu insanın kayıtsızlığına dem vurmuştur.İki şairin yaşadığı dönem ve dünya görüşleri farklı olduğundan şiirde kullanılan argümanlar da değişmiştir.



Sayfa 49 cevapları:

1. “Anadolu Gerçeği” şiiriyle 1.2, 1.3, 1.4 ve 1.5. metinlerin yazıldığı dönemlerine ilişkin sosyal, siyasal ve kültürel hayatın özelliklerini yansıtan kelime ve ifadeleri aşağıdaki tabloya yazınız.









1. 48. sayfadaki 1.4 ve 1.5. metinlerini inceleyiniz. Bu şairlerin yaşadıkları dönemlerin sosyal, siyasal ve kültürel hayatına ait özellikleri tarih derslerinizden hatırlayınız. Söz konusu beyitlerde dönemin tartışılan hangi konularına yer verildiğini beilirleyiniz. Beyitlerin yazıldıkları dönemin özelliklerini nasıl yansıttığını, dönemin kültür ve sanat hayatıyla şair arasındaki ilişkiyi sözlü ola*rak ifade ediniz.
Nabi 17.yüzyıl Osmanlı şairidir.O dönemde Osmanlı devleti duraklama döneminden gerileme dönemine doğru adım atmaktadır.Ziya Paşa ise yenileşme döneminin sonunda ortaya çıkan Tanzimat dönemi şairidr.B dönemde Osmanlı devleti çöküşü durdurmaya çalışmaktadır.Ziya Paşanın beytinde Devletin yükselmesine engel olan İslamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı)söylemiyle yenileşme döneminde Osmanlı Devleti’nin geri kalmasına İslam’ın neden olduğu hususundaki görüşlere Ziya Paşa sert bir karşılık vermiştir.Yani yenileşme dönemi zihniyeti şiire yansımıştır.Nabi ise dizelerinde sevgiliye kavuşamadığından bahsetmiştir.Nabi bir divan şairidir.Dizelerinde de aşktan bahsetmiştir.Yani sanatkarın yaşadığı dönem dizelerde kendisine yer bulmuştur.
5-Anadolu Gerçeği” adlı şiirden hareketle şairin sanat anlayışı hakkında çıkarımlarda bulu*nunuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz
Şair sade bir dille anlaşılır bir şiir yazmıştır.Şair cumhuriyet dönemi anlayışına mensup serbest tarzda şiirini vücüda getirmiştir.Cumhuriyet döneminde en çok kullanılan temalardan biri olan Anadolu temasını işlemiştir.
6. Divan şiiri, halk şiiri, serbest şiir kavramları hakkında daha önce yaptığınız araştırma sonuçla*rın dan da yararlanarak bu bölümde yer alan şiirlerin ait oldukları şiir geleneklerini aşağıdaki tab*loya yazınız.




7-“Anadolu Gerçeği” şiiri ile 48. sayfadaki 1.3 ve 1.4. metinlerin ifade tarzları dikkate alındı*ğında Türk şiirinde bir yergi geleneğinden söz edilebilir mi? Metinlerde şairlerin dönemlerinde*ki zihniyeti hangi yönleriyle yerdiklerini sözlü olarak ifade ediniz.
Türk şiirinde yergi geleneği vardır.Halk şiirinde taşlamalar yergi maksadıyla yazılmış şiirlerdir.Divan şiirinde de yergi niteliği taşıyan şiirler vardır.Anadolu Gerçeği şiirinde Anadolu hayatına karşı olan kayıtsızlık yerilmiştir.1.3.metinde dünyaya ve gelişmelere kayıtsız modern insanın yaşadığı boşluk,1.4 metinde ise devletin gelişememesini dinimize bağlayan zihniyet yerilmiştir.


8.1.1. metinde, şairin şiirine “Anadolu Gerçeği” ismini vermiş olmasının sebepleri neler olabilir?

Anadolu hayatına ve Anadolu insanına olan kayıtsızlık olabilir.

9-“Anadolu Gerçeği” adlı metinde şairin amacı Anadolu’yu anlatmak mı yoksa Anadolu insa*nından ko puk olduğunu düşündüğü bir zihniyeti eleştirmek mi dir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınız*la paylaşınız

Anadolu’dan kopuk olan bir zihniyeti eleştirmektir.Çünkü Anadolu kültürüyle varlığıyla Anadolu’yu milletimize vatan yapan bir zihniyetin tezahürüdür.O yüzden Anadolu gerçeği inkar edilemez bir gerçektir.

10-Anadolu Gerçeği” adlı metinde şairin “Savuş git içimizden.” diye seslendiği kişinin duygu ve düşünce dünyası hakkında çıkarımlarda bulununuz.

Anadolu’yu inkar eden Anadolu kültüründen beslenmeyen Anadolu’yu küçümseyen modernizmle beraber köklerini unutmuş bir insandan bahsedilmektedir.



Sayfa 50 cevapları:

1-“Semai” adlı şiirde, dizeler nasıl düzenlenmiştir? Bu düzenleniş ile şiirin bütününü oluştu*ran anlam parçaları arasında ki ilişkiyi açıklayınız

Bu şiirde dizeler dörtlük şeklinde düzenlenmiştir.Şiiri oluşturan anlam birlikleri bir tema etrafında bir araya gelmiştir.

2-“Semai” adlı metinde sonlarındaki benzeşen sesleri bularak uyak düzenini bir şemayla gös*teriniz. Bu şemaya göre şiirdeki dizelerin sıralanışı ile ahenk unsurları arasında nasıl bir ilişki ol*duğunu açıklayınız.

abab,cccb,dddb,eeeb…şeklinde devam etmektedir.Uyak düzeni ve uyaklar şiirde ahengi oluşturan en önemli ögelerdir.


3-Semai” adlı şiiirin temasını belirleyiniz. Dörtlüklerde anlatıIanlar ile şiirin teması arasında*ki ilişkiyi sözlü olarak ifade ediniz.

Şiirin teması İlahi aşka yöneliştir.Dörtlüklerde anlatılanlar temanın farklı yönlerini dile getirmektedir.


4-Sınıfa getirdiğiniz şiirler ile “Semai” şiiri üzerinde birimleri birleştiren bir düşüncenin, bir ga*yenin olup olmadığını, bu birimlerin nasıl birleştiğini şiirlerde gösteriniz. Birimleri birleştirme tarzı dönem den döneme değişir mi? Sözlü olarak ifade ediniz.

Şiir üzerinde birimleri birleştiren bir gaye söz konusudur.Bu birimler bir tema etrafında bir araya gelmektedir.Birimler edebi anlayışlara göre değişebilir.Örneğin divan edebiyatında birim iki dizeden oluşan beyitler iken halk edebiyatında dört dizeden oluşan dörtlüklerdir.




Sayfa 51 cevapları:

5- sayfadaki 2.2. metin ile aşağıdaki 2.3, 2.4 ve 2.5. metinlerdeki şiirleri yapı bakımından kar*şılaştırınız. Şiirlerin yazılış dönemleri ile yapı özellikleri ara sında bağ kurmaya çalışınız.

2.2 metin beyit nazım birimiyle yazılmış ölçü olarak aruzun kullanıldığı bir şiirdir.2.3 metin üç dizeden oluşan bentlerle kurulmuştur.Diğer şiirler ise serbest tarzda yazılmış.Birim anlayışı güdülmemiştir.

1. Etkinlik: a) “Semai”, “Gazel”, “Karanfil” ve “Sanat” adlı şiirlerin yapılarıyla ilgili bilgileri dikkate alarak aşağıdaki tabIoyu doldurunuz. Şiiri oluşturan birimlerin bir tema etrafında, bir düzen içinde birleşir; anlam ve ses kaynaşmasından oluşan bu birimlere beyit, bent, kıta, şiir cüm*leleri denir ve bunlar şiir metnini meydana getirir. Buna göre nazım birimi, tema, uyak düzeni ve ölçünün nazım biçiminin oluşmasındaki işlevlerini belirleyiniz.



b) Tablo üzerinde yaptığınız çalışmadan hareketle nazım şekillerinin nasıl oluştuğunu belirleyi*niz. Her dönemin ve her şairin kendi şiir anIayışını ortaya koymasının nazım şekliinin oluşumunda nasıl bir rol oynadığını açıklayınız.

Nazım şekilleri yapı özelliklerine bağlı olarak oluşmuştur.Her nazım şeklinin yapı özellikleri birbirinden farklıdır.Nazım şekilleri sanatçıların aynı özelliklerle şiir yazmalarıyla oluşmuştur.

2-Etkinlik: “Her şiirin kendine özgü bir yapısı olduğu” düşüncesinden hareketle okuduğunuz metinlerde şiiri oluşturan yapı,dil,anlam,ahenk gibi ögelerden birinin eksik olması şiirin bütünlü*ğünü nasıl etkiler? Ulaştığınız sonuçları sözlüolarak ifade ediniz.

Şiirin anlam bütünlüğü bozulur.Şiirdeki ahenk oluşmayabilir.İletilmek istenen tema tam olarak iletilemeyebilir.


Sayfa 52 cevapları:
1-Olamam adlı metinde birimlerdeki ses ve anlam kaynaşmasından oluşan düşünceleri şiirin bölümlerini dikkate alarak sıralayınız.Her birimde anlatılanları birer cümle ile ifade ediniz.
Şiiri oluşturan birimlerin bir tema etrafında birleştiği, başka bir değişle şiirdeki birimlerin ortak
paydasının en kısa ifadesine şiirin teması dendiğine göre bu metinde birimlerin hangi tema etrafında birleştiğini sözlü olarak ifade ediniz.
Birinci birimde şartlar ne olursa olsun insanın bayraksız olamayacağı,ikinci birimde de insanın bayraksız kalamayacağı anlatılmaktadır.Üçüncü birimde genç bir kızın gelinliği duvağı olmadan evlenebileceği lakin bayraksız olamayacağı anlatılıyor.Dördüncü birimde de susuz yaşanabileceği ama insanın bayraksız kalamayacağı anlatılıyor.Beşinci birimde ise insanın bir mezar taşı olmayabilir fakat bayrağı olmalıdır düşüncesi dile getiriliyor.Altıncı birimde de evsiz yurtsuz kimsesiz olunabileceği fakat bayraksız kalınamayacağı anlatılıyor.Yedinci birimde Bizans’a Türk’ün bayrağını Ulubatlı Hasan’ın diktiği anlatılıyor.Sekizinci birimde de elsiz ayaksız yaşanabileceği lakin bayraksız olunamayacağı anlatılmaktadır.

Şiirdeki birimler ‘’BAYRAK’’teması etrafında birleşmiştir.

2. Temanın soyut bir kavram veya düşünce olarak eser dışında da var olduğunu, metinde so*mutlaşan temaya da konu de nildiğini dikkate alarak “Olamam” adlı şiirin konusunu belirleyiniz.
Şiirin konusu insanın bayraksız yaşayamayacağı,bayrağın hayatımızdaki en önemli değer olmasıdır.


3. Arif Nihat Asya hakkında bir araştırma yapmıştınız. Şairin hayatı ve düşünce i eri ile “Olamam” şiirindeki tema arasında paralellikler kurmaya çalışınız. Şaire niçin “bayrak şairi” denildiğini açıkla* yınız.

Arif Nihat ASYA edebiyatımızda bayrak şairi olarak tanınmıştır.Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor adlı şiirinde de milli hassasiyetleri dile getirmiştir.Şairimiz milli hassasiyetleri dile getiren hamasi duyguları sıklıkla dile getiren bir cumhuriyet dönemi şairimizdir.B yüzden şairimize bayrak şairi denmiştir.


4. “Olamam” adlı metinde şair, bayraksız olamama nedenlerini şiirde nasıl bir düzen içerisin*
de sunuyor? Açıklayınız.
Çocukluktan ileri yaşlara kadar süren bir süreç şeklinde bayraksız olamama nedenleri açıklanmıştır.




Sayfa 53 cevapları:

5-“Gün Eksilmesin Penceremden” şiirinin hangi duygu ve düşünceler neticesinde ortaya çıkmış olabileceğini açıklayınız.
Şiirimiz ölümden duyulan korku ve endişe neticesinde yazılmıştır.
1. Etkinlik: “Olamam” ve “Gün Eksilmesin Penceremden” şiirlerinin temalarını aşağıda ki tab*loya yazınız. Şiirde tema hangi açıdan ele alınmış ve nasıl işlenmiştir? Açıklayınız.
Şiir
Tema
Olamam
BAYRAK
Gün Eksilmesin Penceremden
ÖLÜM KORKUSU

Olamam adlı şiirde tema çocukluktan itibaren bir süreç halinde ele alınarak işlenmiştir.Gün Eksilmesin Penceremden adlı şiirde şair yaşam uğruna her sıkıntıya göğüs gerebileceğini söylemiş ve temayı bu şekilde işlemiştir.

6-“Olamam” ve “Gün Eksilmesin Penceremden” adlı şiirlerin yazıldıkları dönem ile temaları arasındaki ilişkiyi belirleyiniz. Elde ettiğiniz sonuçlardan hareketle temanın, metnin yazıldığı dö*neme göre değişip değişmediğini sözlü olarak ifade ediniz.
İki şiirde cumhuriyet dönemine aittir.Tema şiirin yazıldığı döneme göre değişiklik gösterebilir.Milli temalar ve bireysel temalar şiirlerin yazıldığı cumhuriyet döneminde ön plana çıkan temalardır
3.3. Metin
7- “Gün Eksilmesin Penceremden” ve “Kimsesizlik” şiirlerini dil ve anIatım tarzIarı bakımından karşılaştırınız. Şiirdeki dil ve ifade tarzının benzer ve farklı yönlerini belirleyerek tahtaya yazınız.
İki şiirde de sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.İki şiir de konuşma diline yakın özellikler taşımaktadır.İki şiir de serbest şiirin özelliklerini yansıtmaktadır.İki şiirde de belirli bir ölçü kullanılmamıştır.İki şiir de bireysel bir temayı işlemektedir.
8-“Gün Eksilmesin Penceremden” adlı metindeki şiirin 1 ve 2. dörtlüğündeki ifade tarzlarını karşılaştırınız. Şairin ruh hâli ile kullanılan ifade biçimi arasında bağ kurmaya çalışınız.
Birinci birim daha düzenli bir dörtlük olarak karşımıza çıkmaktadır.İkinci birimde konuşma dilinin imkanlarından faydalanılmıştır.Şair karamsar bir ruh halini konuşma diline yakın ifadelerle anlatmaya çalışmıştır.



Sayfa 54 cevapları:

1. Şiirde kullanılan kelimelerin anlamlarını günlük kullanımlarındaki anlamlarıyla karşılaştırdığınızda ne gibi farklılıklar görmektesiniz? Bu farklılıkların sebepleri neler olabilir? Açıklayınız.
2. Ana renklerin dışındaki renkleri (kahverengi, fıstık yeşili vb.) nasıl ifade edersiniz? Bu doğrultuda coşku ve heyecanlarımızı ifade ederken neden imgeye ihtiyacımızın olduğunu tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
3. Şiir dilinde imgelerin daha çok soyut düşünceleri ve duyguları ifade etmede bir araç olarak kullanılmasının sebeplerini belirlemeye çalışınız. İmgelerle soyut duygu ve düşünceler arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
4. Yüzün perde perde solması, güllerin kanaması, suların yanması ifadelerini şairin kullanma amacı nedir? Bu ifadelerden ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.
5. "Merdiven" adlı metinde şairin merdiven ifadesiyle insan ömrünü kastettiğini düşünerek insan ömrüyle ilgili çağrışım yapan kelimeleri aşağıdaki yere yazınız. Bulduğunuz çağrışımların şiir dilindeki önemini sözlü olarak ifade ediniz.
6. "Merdiven" adlı metinde yer alan imgelerdeki söz sanatlarını bulunuz. İmgelerle söz sanatları arasındaki ilişkiyi belirlemeye çalışınız.
7. "Merdiven" adlı şiirde birbirini ses ve anlam bakımından çağrıştıran kelimeleri belirleyerek aşağıdaki boş yere yazınız.





Sayfa 55 cevapları:

8. İlahi adlı şiirden bir imge: Deli gönlün taşıp sular gibi çağlaması
İnsanın bazı olaylardan etkilenmesi, çok duygulanması şiirde yukarıdaki imgeyle ifade edilmiş.
1. Gazelden bir imge: Aşk bir ilahi mumdur, ben ona doğru uçan kelebeğim (pervane) diyor şair. Bu imgeyle ilahi aşka ulaşmak istediğini ifade etmiş.
2. Gazelde şair kendisinin aşkının Mecnun’un aşkından daha büyük olduğunu ifade etmiş. Aşkını Mecnun’un aşkıyla karşılaştırarak bir imge oluşturmuş.
Serenad adlı şiirde sevgilinin kapısına mevsim gibi gelmesi, gözlerinde bulut, saçlarında çiğ olması ifadesiyle imge yapılmış.
Kitapta yer alan şiirlerden birkaç imge örneği verildi. Bu imgeler, duygu ve düşünceleri daha etkili bir şekilde ortaya koymaktadır. İmgelerle dile getirilenleri doğal dille anlatmaya kalktığımızda hayal gücü, çağrışım ortadan kalkar; basit, sıradan bir anlatım görülür. 9. Şiirleri dil bakımından karşılaştırdığımızda hepsinde de şiirsel bir anlatım görülüyor. Gazellerde yabancı sözcüklere daha fazla yer verilmiş. Fuzuli’nin gazelinde Azeri Türkçesinin özellikleri görülüyor. (meni, menem) Yunus Emre’nin İlahi adı şiirinde 13-14. yüzyıldaki Türkçenin ses, söyleyiş özellikleri görülmekte. (taşdun, yaşum, irmez, ilümden) Cumhuriyet Dönemi’nde yazılan şiirler (Serenad, Sitem, Ben Sana Mecburum, Mihriban) günümüz Türkçesinin özelliklerini yansıtıyor.
10. Yukarıdaki şiir parçalarında ilk anlamları dışına kullanılan kelime ve kelime gruplarının altlarını çiziniz. Bu kelimelerin ilk anlamları dışında kullanılma sebepleri nelerdir? Açıklayınız.


11. “Merdiven” şiiri ile “Roman Sanatı” adlı metni dil bakımından karşılaştırarak aşağıdaki so*ruları cevaplayınız.

a) Hangi metinde imgeye dayalı bir dil kullanılmıştır?
Merdiven şiirinde imgeye dayalı bir dil kullanılmıştır. Roman sanatı adlı metin öğretici bir metin olduğu için imge ve sanata yer verilmemiştir.

b) Hangi metinde söz sanatları ağırlıklı olarak kullanılmıştır? Söz sanatlarının şiirdeki işle*vi neler olabilir? Açıklayınız.
Merdiven şiirinde söz sanatları ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Söz sanatları şiirde anlatılmak isteneni daha etkili ve derin bir şekilde anlatmayı , şiirin anlamını okuyucunun yorumlayarak çıkarmasını sağlar. sorucenneti.net

1. Etkinlik: “Merdiven” adlı şiirde “merdiven, yaşam; merdivenden ağır ağır çıkmak, yaşamak; anlamında kullanılmış ve böylelikle açık istiare sanatı yapılmıştır.

Toprağa eğilen güller, sürekli kanayan bir yaraya; dallar, aleve; sular, yanan bir nesneye; mer*mer, tunca benzetilerek benzetme sanatı yapılmıştır. 4.2. metin başlığı altında yer alan şiirlerde*ki benzetmeleri bulunuz. Bu benzetmelerle ilgili bilgileri aşağıdaki tabloya yazınız.





12. Söz sanatları (benzetme, eğretileme, ad aktarması vb.) ile şair, kelimeleri temel anlamların*dan farklı olarak kullanır. Bu bağlamda söz sanatlarının imgelerin oluşmasındaki işlevi ne olabilir? İnsan hayali ve düşüncesinin sınırsız olmasına karşın dil göstergeleri sayılıdır. Sınırlı olanla sınırsızı ifade etme arzusu imgelerin çıkış nedeni olabilir mi? Açıklayınız.

Evet. İnsan zihninin hayal üretme gücü sınırsızdır. İnsan, her şeyi hayal edebilir, zihninde her şeyi canlandırabilir, her görüntüyü oluşturabilir. Fakat insanın zihninde oluşturduğu her görüntüyü konuşma dilinin sınırları içinde anlatması imkansızdır. Çünkü hayaller sınırsız ama kelimeler sınırlıdır. Bu durum şairleri günlük dilin imkanlarından yararlanarak yeni bir dil oluşturmaya yöneltir. Şair hayal dünyasında var ettiklerini dilin imkanlarını zorlayarak kullanır, dili alışılmış kullanımın dışında kullanır, kelimelere yeni anlamlar yükler.
sorucenneti.net
13. “Şarkı söylemek - sohbet etmek, dans etmek - yürümek, fotoğraf çekmek - resim yapmak” eylemleri arasındaki farklılıkları liste hâlinde tahtaya yazınız. Yazdıklarınızdan hareketle düz ya*zıda kullanılan dille şiir dili arasında da benzer farklılıkların olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.


2. Etkinlik: a) “Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor! ”, “her taraf kırık dökük/dalların boy*nu bükük/ kederliyiz der gibi” söz gruplarında ne, neye, hangi bakımdan benzetilmiştir?

a) Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor dizesinde istiare sanatı (açık istiare) vardır. Türk askeri kahramanlığı yönünden güneşe benzetilmiştir. Benzeyen Türk askeri söylenmemiş, kendisine benzetilen "güneş" söylenmiştir.
”, “her taraf kırık dökük/dalların boy*nu bükük/ kederliyiz der gibi” dizelerinde kapalı istiare vardır. Dallar, boynu bükük, kederli olması bakımından insana benzetilmiş. Benzeyen "dallar" söylenmiş, kendisine benzetilen insan söylenmemiş.
Not: Bu dizelerde teşhis (kişileştirme) sanatı da vardır. Dallara insan özelliği verilmiştir.
sorucenneti.net
b) Bilinen, tanınan, her gün gördüğümüz insanları ve durumları anlatmak için imgeye gerek duymayız ancak yeni karşılaşılan oturumu, görünümü anlatmak için imgeye başvururuz. Siz de yeni gördüğünüz bir yeri imgeler kullanarak anlatınız.

3. Etkinlik: Aşağıdaki ifadelerin hangileri daha etkileyicidir? Duygularımızı doğrudan ifade etmek yerine imgeleri kullanmak şiirin anlamına nasıl katkı sağlıyor? Siz de benzer ifadeler bu*larak arkadaşlarınızla paylaşınız. sorucenneti.net
gözlerin gözlerime değince — karşılaştığımız zaman
haftalar ellerimde ufalanıyor —günler geçiyor


Sayfa 57 cevapları:

1. Etkinlik: Sınıf öğrencileri arasında iki grup oluşturunuz, grupları oluşturan öğrenciler olarak "Kaldırımlar" şiirini nesre çeviriniz. Kaldırımlar şiirinin nesir biçimiyle şiiri ahenk bakımından karşılaştırınız. Ulaşılan sonuçları tahtaya yazınız.
Nazım şeklindeki formatta ahenk unsurları göze çarpmaktadır. Bu ahenk unsurları şiirde bir estetik olgu oluşturmakta şiirdeki duyguların okuyucuya aktarılmasında bir araç görevi üstlenmektedir.
2. Etkinlik: "Kaldırımlar" adlı şiiri, dörtlüklerinin yerlerini değiştirerek şiirin anlamını bozmayacak şekilde okuyunuz. Okurken bazı kelimelerin yerlerini değiştiriniz, bazılarının da yerine eş anlamlılarını kullanınız. Ortaya çıkan yeni metinde ses örgüsünün bu değişikliklerden nasıl etkilendiğini belirtiniz.
Ses örgüsü bozulmaktadır. Çünkü şair şiirinde aliterasyon ve asonans adlı sanatları kullanarak ses bakımından birbirine uygun bir eser ortaya çıkarmıştır.
testonline.blogcu.com
1. "Kaldırımlar" şiirinde benzeşen ve tekrar edilen seslerin ve kelimelerin altını çiziniz. Bu benzerlikler ve tekrarların şiirdeki işlevi nelerdir? Örnek olarak şiirin ilk dört dörtlüğündeki 'k'seslerini işaretleyiniz. Şiir okunurken 'k' sesi nasıl bir etki bırakıyor? Sözlü olarak ifade ediniz.
K,R,Ü sesleri şiirin bütününde tekrar edilmiştir.Sessiz harf tekrarlarıyla bir anlamda ses uyumu manasına da gelen aliterasyon sanatı;Sesli harf tekrarlarıyla da yine ses uyumunu da akıllara getiren asonans sanatı yapılmıştır.Ayrıca K sesi tekrar edilerek yukarıda da zikrettiğimiz gibi bir uyum yakalandığı söylenebilir.
testonline.blogcu.com
2. "Kaldırımlar" adlı metindeki dizelerin hece sayılarının eşit olup olmadığını belirleyiniz. Bu durum şiire bir ahenk katıyor mu? Tartışınız. Ulaştığınız sonucu sözlü olarak ifade ediniz.
Sayılar eşittir. Şiir 14’lü hece ölçüsüyle yazılmıştır. Ölçü şiirde ahengi sağlayan en önemli ritm unsurudur.



Sayfa 58 cevapları:

3. "Kaldırımlar" adlı metinde şairin, şiiri yazarken içinde bulunduğu ruh hâlini ve şiirdeki fiziki ortamı günlük konuşma diliyle anlatmaya çalışınız. Sizin tasvirlerinizle şiir arasındaki farklılıkları belirleyerek tahtaya yazınız.
Şair herhangi bir insanın bulunmadığı bir yerde tek başınadır.Ve sanki bu boş sokakta bir hayal görmektedir.Hava son derece kapalı puslu ve korkutucu bir mahiyettedir.Ve böyle bir ortamda hiçbir canlı yoktur.Canlı olan ve uyanık olab şair ve serseri kaldırımlardır.Şair kaldırımlarda devler vb…olağanüstü varlıkların olduğundan bahsetmektedir… Tasvirlerimizle şiir arasındaki tek fark şairin bu durumları daha estetik bir şekilde ifade etmesidir.
4. "Kaldırımlar" adlı metinde, dize sonlarında bulunan uyaklı kelimeleri belirleyerek aşağıda boş bırakılan yere yazınız. Bu ses benzerliklerinin şiirin ahenk ve uyumuna katkısını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
ORTASINDA-NOKTASINDA ,YÜRÜYORUM-GÖRÜYORUM KAPANIK-UYANIK ,YILDIRIMLAR-KALDIRIMLAR… Kafiye yani diğer bir deyişle uyaklar en önemli ahenk unsurlarındandır.
3. Etkinlik: Aşağıdaki "Bizim Aşkımız, Bizim Hüznümüz" adlı metni şiir gibi okuyunuz. Metin, sizde şiir etkisi bıraktımı? Sözlü olarak ifade ediniz.
Metin şiir etkisi bırakamaz çünkü şiire has olan ahenk unsurları bu metinlerde yani düz yazı şeklinde tertip edilen bu metinlerde bulunmaz.



Sayfa 59 cevapları:

4. Etkinlik: Gruplar oluşturunuz. "Ölümden Sonra", "Ekmekve Yıldızlar" ve "Gazel" adlı metinlerdeki şiirlerin ritim farklılığının neden kaynaklandığını bulunuz. Sonuçları grup sözcüleri aracılığıyla açıklayınız.
Şiirlerdeki ritm farklılıkları ölçüden kaynaklanmakdır. Çünkü metinlerde farklı ölçüler kullanılmıştır.Ölümden Sonra adlı metinde hece ölçüsü,Ekmek ve Yıldızlar adlı metinde serbest ölçü Gazelde ise aruz kullanılmıştır.

5. Etkinlik: Şiirlerin temaları söyleyiş tarzlarını etkilemektedir. "Ahu Gözlüm" şiiri aşk, "Kahramanlık" adlı şiir ise kahramanlık temalıdır. Bu şiirlerin söyleyiş tarzlarındaki farklılıkları sezmeye çalışınız. Gruplar oluşturarak bu şiirlerde ahengi sağlayan unsurları bulunuz. Bu unsurları tahtaya yazınız.
Ahu Gözlüm’de duygusal bir hava; Kahramanlık adlı şiirde ise yiğitçe bir hava söz konusudur. ŞİİRLERDE AHENGİ SAĞLAYAN UNSURLAR ÖLÇÜ REDİF KAFİYE ALİTERASYON ASONASLAR VURGU TONLAMA…

6. Etkinlik: Bir robotun konuşmasıyla insan konuşmasını karşılaştırınız. Kitabınızdaki şiir ve nesir parçalarından bir kaçını robot konuşması şeklinde okumayı deneyiniz. Ses akışındaki farklılığın sebeplerini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

Sayfa 61 cevapları:
5. "Sen Varsın" ve "Koşuk" adlı metinler ile Bâkî'nin "Gazel"indeki ses ve ritim unsurlarını bulup defterinize yazınız. Farklı dönemlere ait bu metinlerdeki ses ve ritim anlayışlarını karşılaştırarak şiirlerin yazıldıkları dönemde hâkim olan ses ve ritim anlayışlarını belirleyiniz.
Sen Varsın ve Koşuk'ta kullanılan HECE ÖLÇÜSÜ,Gazelde kullanılan ARUZ ÖLÇÜSÜ önemli ritm unsurlardır.Yine şiirlerde kullanılan uyaklar,vurgu ve tonlama önemli ritm unsurlarıdır.Sen Varsın ve Koşuk adlı metinlerde halk şiiri özellikleri hakimdir.Hece ölçüsü dörtlük nazım birimi halk şiirinin özellikleridir.Gazel ise Divan şiiri geleneğine ait bir şiirdir.Divan şiirinde ölçü olarak aruz kullanılır.Aruz divan şiirinin en önemli ritm unsurudur.

6. "Kahramanlık", "Sen Varsın", Bâkî'nin "Gazel" şiirlerinin temalarını inceleyiniz. Şiirlerde söyleyicilerin özelliklerini saptayınız. Şairler, şiirlerinde hangi özellikte söyleyicilere yer verdiğini aşağıya yazınız.
KAHRAMANLIK:Yiğitlik-Yiğitliği gönlünde duyabilen söyleyicilere hitap etmiştir.
SEN VARSIN:Beşeri aşk-Aşkı hisseden söyleyicilere hitap etmiştir.
GAZEL:Beşeri aşk-Aşkı hisseden söyleyicilere hayali sevgiliye ulaşmak isteyen söyleyicilere hitap etmiştir.

7. Etkinlik: Şiirde ahenk, ses akışı, söyleyiş, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. İncelediğiniz şiirlerde bulunan ahenk unsurları, aşağıdaki tabloda bulunmakta mıdır? Bulunanları işaretleyiniz.

Redif Kafiye İç Kafiye Aliterasyon Asonans
Kaldırımlar
Ölümden Sonra
Ahu Gözlüm
Ekmek ve Yıldızlar
Kahramanlık
Sen Varsın
Koşuk
Gazel (Bâkî)

8. Etkinlik: "Kaldırımlar" adlı şiirin temasına uygun bir hikâye yazmayı deneyiniz. Yazdığınız hikâyeyi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Örnek Hikaye
Eski arkadaşım Ahmetle kimsesiz bir sokak ortasında yürüyorduk.Hiç kimseler yoktu meydanlarda.Sonra pencereden bir çift göz gördük.Güzel bir kadına ait bir çift göz.O gözler bir anda kayboldu ve biz serseri kaldırımlarla baş başa kaldık bir anda.Kimsesiz bir sokağın ortasında soğuktan tir tir titriyorduk.Arkadaşım Ahmet de bir anda terk etti beni.Şimdi hepten yapayalnızdım.Üşüyordum ...



Sayfa 62 cevapları:

1. "Her Şey Yerli Yerinde" adlı şiirde gerçek anlamları dışında yeni anlamlar kazanmış kelimeleri bularak bunların altlarını çiziniz. Kelimelere gerçek anlamları dışında yeni anlamlar yüklemenin dilimize kazandırdıklarını açıklayınız.
gibi tılsımlı,uyku, Serpilen aydınlıkta, Sessizlik dökülüyor, Bu yumuşak aydınlık.... Söyleyiş olanaklarını artırmakta ve estetik bir dilin oluşumuna katkıda bulunmaktadır.

2. "Sessizliğin yaprak yaprak dökülmesi, aydınlığın serpilmesi" ifadelerinden ne anlıyorsunuz? Bunlar şiirin anlatımını nasıl etkilemektedir? Açıklayınız.
Ortalıkta ses soluk olmaması ve günün yavaş yavaş aydınlanmasını anlıyoruz.Kısacası şafak vakti tasviri yapılmıştır.Bunlar şiirin hissetirdiği duyguları belirginleştirmektedir.

3. Okuduğunuz şiirde anlam bütünlüğü hangi ögelerle sağlandığını belirtiniz.
Şiir tek bentten oluşmuştur.Bu da anlam bütünlüğünü beraberinde getirmektedir.

4. "Her Şey Yerli Yerinde" adlı şiirde dış dünyaya ait hangi unsurlar yer almaktadır? Şairin yaşanılan gerçekliğe (dış dünya) ait unsurlara kendi iç dünyasında (sezgileri, duyuşları, tasarımları, izlenimleri) hangi yeni anlamları yüklediğini belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçlardan hareketle dış dünyaya ait gerçeklikle şiire özgü gerçeklik kavramları hakkında çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
testonline.blogcu.com
havuz başında servi, dolap, masa, sürahi, bardak...vb kavramlar dış dünyaya ait unsurlardır.Bu unsurlar şiirin estetik olanaklarıyla süslenerek verilmiş ve bir anlam yüklenmiştir.Dış dünyaya ait gerçeklik şiirin olanaklarıyla yeni anlamlar yüklenmektedir.

5. "Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner." dizesinde anlatılmak isteneni kendi cümlelerinizle ifade ediniz.
İnsanın eşya ile kader birliği yaptığı ifadesini çıkarttığımızı söyleyebiliriz.

6. "Her Şey Yerli Yerinde" şiirinin sizde uyandırdığı duyguları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Yalnızlık,bitkinlik gibi duyguları bizlere uyandırmaktadır.



Sayfa 63 cevapları:

1. Etkinlik: Aşağıda bazı şairlerin İstanbul'u anlatan şiirleri yer almaktadır. Gruplara ayrılarak bu şiirleri anlam ve gerçeklik yönünden karşılaştırınız. Bu şiirlerde her şair İstanbul ile ilgili farklı bir gerçeklik ortaya koymaktadır. Şiirlerde gerçek ve gerçekliğin somut algılayışla sınırlı olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sis dışındaki diğer şiirlerde İstanbul özlenen,sevilen ve çok değer verilen bir şehir olarak tasavvur edilirken Sis şiirinde İstanbul nefret edilen bir yer olarak algılanmıştır.Tüm şiirler İstanbul gerçekliğini farklı bir boyutuyla ele alıp işlemişlerdir.Şiirde gerçeklik sadece somut algılayışla algılanmaz.Elbetteki somut gerçekliklerden yola çıkılır fakat yarattığı intiba somut gerçekliğin dışında olabilmektedir.

7. "Canım İstanbul" adlı şiirde şairin İstanbul sevgisini anlatırken kullandığı ifadeleri gerçeklik yönünden inceleyiniz. Şairin şiirde gerçekliği nasıl yorumladığı ve değiştirdiğini, duygularını aktarmak için nasıl biryol izlediğini açıklayınız.
İfadeler mecaz anlamlı ifadeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani şair somut gerçeklik olan İstanbul’a duyduğu sevgiyi soyut bir bağlamda dile getirmiştir.Şair mecazlar,çağrımşal yönü yüksek kelimeler ve söz oyunları ile duygularını ifade ederek İstanbul’u soyut bir bağlamda ele almıştır.

8. "Bir Başka Tepeden" şiiri ile sınıfa getirdiğiniz haber yazısı ve coğrafya metnini karşılaştırınız.

a) Bu metinlerden hangisi yaşadığımız gerçekliğe uygundur? Haber yazısı ve coğrafi metin örneği yaşadığımız gerçekliğe uygundur.
b) Hangi metinde hayal unsurları daha hâkimdir? Şiirde hayal unsurları daha hakimdir.
c)Hangi metinde mecazlar ve söz sanatları vardır? Şiirde mecazlar ve söz sanatları hakimdir.
ç) Hangi metin daha öznel bir yaklaşımla yazılmıştır? Sözlü olarak sınıfta sununuz. Şiir öznel bir yaklaşımla ele alınmıştır.

2. Etkinlik: Necip Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiirini, şiirde gerçekliğin bireyin yalnızca yaşadıklarıyla değil; sezgileri, tasarımları, izlenimleri ve ilgili olduğu yönüyle inceleyiniz. Şiirdeki anlam, ahenk, dil ve gerçeklik sizin yazdığınızdan hangi bakımlardan farklılık göstermiştir? Açıklayınız.
Metinde bireyin yaşadıkları sezgileri ve izlenimleri gözümüze çarpmaktadır.Her sanatçının dil anlayışı ve gerçekliği yorumlayış şekilleri birbirinden farklı olablir.Kısacası her sanatçı aynı gerçekliği farklı biçimlerde yorumlayabilir.



Sayfa 65 cevapları:

1. Etkinlik: Gruplara ayrılınız. Farklı yüzyıllara ait 2. metin başlığı altındaki parçalarla "Hikâye" metnini; şiir dili, zihniyet, yapı, ahenk unsurları, şiirde gerçeklik ve anlam bakımından inceleyiniz. Şiirler arasındaki benzerliklerden hareketle şiir geleneğinin oluşmasında daha önce yaşamış şairlerin etkisinin olup olmadığını tartışınız. Tartışma sonuçları defterinize yazınız.
Hikaye metninde diğer şiir metinlerine göre konuşma diline yakın özellikler görülmektedir. Diğer şiirlerde nazım birimleri bulunup daha düzenli bir yapıya sahipken Hikaye adlı metin tek birimden oluşup serbest tarzın özelliklerini taşır. Hikayem adlı metinde gerçeklik diğer şiirlere göre daha somut bir ifadeyle karşımıza çıkmaktadır.Hikayem adlı şiir dışındaki şiirlerde uyaklar bulunurken söz konusu metinde ahenk uyaklarla değil vurgu ve tonlama ile sağlanmıştır. Bir geleneğin oluşumunda önceki şairlerin etkisi yadsınamaz. Halk şiiri ve Divan şiiri geleneği yüzyıllarca oluşan bir birikimin neticesidir. Böylece klasikleşmiş kurallar yerleşir ve şiirler bu kurallar uyarınca kaleme alınır.

1. 7.2. metin başlığı altındaki parçalarla yukarıdaki "Hikâye" metnini yazıldıkları yüzyıllara dikkat ediniz. Şiirlerin yazıldığı dönemdeki sosyal ve kültürel ortamın şiire kazandırdığı farklı söyleyiş ve özellikleri belirleyerek defterinize yazınız. Bir şiirin yazıldığı dönemin sosyal ve kültürel ortamında nasıl etkilendiğini açıklayınız.
7.2 metin başlığı altında verilen parçalar günümüzden yüzyıllarca önce yazılmıştır.Hikaye adlı şiir ise günümüze çok yakın bir tarihte yazılmıştır.Divan ve halk şiirine ait diğer metinlerde farklı bir söyleyiş vardır.Kurallara ve kaidelere uygunluk göze çarpmaktadır.Hikaye adlı şiir ise bize kuralları kaideleri hiçe sayan bir anlayışın ürünüdür...
testonline.blogcu.com

2. "Gözlerin" adlı şiiri ahenk ve yapı unsurları bakımından inceleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
NAZIM ŞEKLİ:KOŞMA (GÜZELLEME-NAZIM TÜRÜ)
NAZIM BİRİMİÖRTLÜK ÖLÇÜ :11 Lİ HECE ÖLÇÜSÜ
KAFİYE ŞEMASI:abab / cccb / dddb
KAFİYELERİ: an gözlerin:redif al:tam uyak
AR:redif R:yarım uyak
ALİTERASYON:L SESİNİN TEKRARIYLA
ASONANS:E SESİNİN TEKRARIYLA

Sayfa 66 cevapları:
2. Etkinlik: a) Halk şiiri, divan şiiri, modern şiir, serbest şiir vb. şiir anlayışları hakkında yapmış olduğunuz araştırma sonuçlarından hareketle bu bölümde yer alan metinlerin hangi şiir geleneği içerisinde olduğunu belirleyip tabloda gösteriniz.

HALK ŞİİRİ:KOŞMA
DİVAN ŞİİRİ:GAZEL
MODERN ŞİİR:TREN SESİ
SERBEST ŞİİR:FATİH’İN RESMİ
SAF ŞİİR: SES



b) Yukarıdaki tablo üzerinde yaptığınız çalışmadan hareketle Türk şiirinde "halkşiiri, divan şiiri, modern şiir, serbest şiir" anlayışlarının her birinin kendine ait bir şiir geleneğinin olup olmadığını sözlü olarak ifade ediniz.
Elbetteki her birinin kendine ait bir geleneği vardır. Çünkü her bir geleneğin kendine özgü yapı dil ve içerik özellikleri söz konusudur. Tüm bu özellikler bu anlayışların bir gelenek olduğunu göstermektedir. Çünkü bu anlayışla şiir yazan tüm kalemler bu anlayışa uygun şiirler verip geleneğin oluşumuna katkıda bulunmaktadır.



Sayfa 67 :

1. Cahit Sıtkı Tarancı’nın hayatı ve sanat anlayışını göz önünde bulundurarak aşağıdaki yönergeler doğrultusunda “Otuz Beş Yaş” şiirini inceleyiniz.
cevaplar yüklendi

a) Şiirin yapı özelliklerini (nazım biçimi, ahenk unsurları vb.) belirleyiniz.
NAZIM ŞEKLİ:SERBEST NAZIM
NAZIM BİRİMİ:BEŞ'ER DİZELİK BENT
KAFİYE ŞEMASI:ababa , cdedc, efefe...
KAFİYELERİ : -
ÖLÇÜ:11'Lİ HECE ÖLÇÜSÜ
ALİTERASYON :N SESİYLE
ASONANS: A SESİYLE


b) Şiiri anlatım unsurları (edebî sanatlar, imgeler, çağrışımlar vb.) bakımından inceleyiniz.
İMGELER
Bir namazlık saltanatın:Ömrü çağrıştırmaktadır. Taht:Tabutu çağrıştırmaktadır. kaçıncı bahçe:Yaşamı çağrıştırmaktadır. bu çizgili yüz:Yaşlanmayı çağrıştırmaktadır.


c) Şiirdeki birimleri ve bu birimleri birleştiren ortak temayı belirIeyiniz.
Birimleri birleştiren ortak tema Ölüm korkusu(yaşlılık) olarak belirlenebilir.


ç) Şiirdeki birimleri tek başlarına anlamlandırarak bu birimleri anlam, dil ve yapı bakımından şiirin bütünlüğü içinde değerlendiriniz.
1.birimde şair ömrün yarısında olduğunu belirtmektedir.
2.birimde şair yaşlandığına inanmak istememektedir.
3.birimde şair eski günlerine özlem duymaktadır.
4.birimde şair dostlarının teker teker öldüğünü anlatmaktadır.
5.birimde şair yaşlandıkça sıkıntı yaşadığını anlatmaktadır.
6.birimde şair yine bir yaşamın sona erdiğini anlatmaktadır.
7.birimde şair insanın eninde sonunda öleceğini anlatmaktadır.
Birimlerde anlatılanlar ortak bir tema ve sade ve anlaşılır bir dil kullanılarak bir araya getirilmiştir.


d) Şiirin hangi geleneğe ait olduğunu belirleyiniz.

2. “yolun yarısı”, “bir namazlık saltanat”, “şakaklarıma kar mı yağdı ne” gibi ifadelerden ne anlıyorsunuz? Anlamı açık olmayan bu ifadelerin benzerlerini şiirden bulunuz. Bulduğunuz bu ifadeleri anlamca açık olan ifadelerle bütünleştiriniz.
Bu ifadelerden yaşlanmanın belirtilerini anlıyoruz.Bu ifadelerin benzerleri:''Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar, Neden böyle düşman görünüyorsunuz; Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Bu kaçıncı ölen kişidir duyduğum,Aynalarda eski görüntülerimizi göremeyiz.Yaşlandıkça fiziki değişiklikler görülebilir.


1. Etkinlik: “Otuz Beş Yaş” şiirinin sizde uyandırdığı duyguları diIe getiren kısa bir yazı yazınız. Bunlardan beğendiklerinizi sınıfınızın panosunda sergileyiniz.
Ölüm hayattaki üzücü durumlardan biridir.İnsan oğlu doğar,büyür,yaşar ve ölür.Ömür çok da uzun bir süreç değildir.Lakin kısa bir ömür içerisinde önemli olan yaşadığımız sürece güzel şeylerle anılmaktır.Eğer içimiz rahat ise yani bu dünyada iyi bir intiba bırakılmış isek ölümden korkmamıza gerek yoktur....




Sayfa 68 :

2. Etkinlik: Şiirde her bir bentte anIatılmak istenenleri birer cümle hâIinde tahtaya yazınız. Bentlerde anlatılanlar ile şiirin teması ve ana duygusu arasındaki ilişkiyi belirlemeye çalışınız. Şair, şiirini niçin bentlere ayırarak yazma ihtiyacı duymuş olabilir. Bentleri; dil, yapı ve anlam bakımından şiirin bütünü ile ilişkilendiriniz.
cevaplandı.
1.birimde şair ömrün yarısında olduğunu belirtmektedir.
2.birimde şair yaşlandığına inanmak istememektedir.
3.birimde şair eski günlerine özlem duymaktadır.
4.birimde şair dostlarının teker teker öldüğünü anlatmaktadır.
5.birimde şair yaşlandıkça sıkıntı yaşadığını anlatmaktadır.
6.birimde şair yine bir yaşamın sona erdiğini anlatmaktadır.
7.birimde şair insanın eninde sonunda öleceğini anlatmaktadır.
Bentlerde anlatılan ortak temayı oluşturmaktadır.Şair belli bir düzen içerisinde şiirini kaleme almak için birimlerden faydalanma yoluna gitmiştir.

3. Yukarıdaki fotoğrafın ve resmin neyi ifade ettiğini yorumlayınız. Buna göre aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Fotoğraf yeşil bir alanı ve mutlu bir hayatı ifade etmektedir.Resim ise mutlu bir çifti ifade etmektedir.


a) Fotoğrafta mı yoksa resimde mi daha farklı yorumlar ortaya çıktı? Bunun sebebi nedir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz. Aynı resmin farklı şeyler düşündürebilmesinden hareketle anlam ve yorum arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.
Resimde farklı yorumlar ortaya çıkmıştır Fotoğrafta dış gerçeklik olduğu gibi kamera tarafsızlığıyla verilmiştir.Resimde anlatılanlar olduğu gibi değil SANATÇISININ yorumuyla verilmiştir.Anlam eseri meydana getiren sanatçının anlam dünyasına göre şekillenir.


b) Şiirdeki ifade tarzını yu karıdaki fotoğrafa ve resme benzetirsek şiirde açıkça dile getirilmiş olanlarla açıkça ifade edilmemiş olanları anlam çevresinde ilişkilendiriniz.
Açıkça ifade edilmeyenler sezdirilmeye çalışılmıştır.''Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?'' diyen şair yaşlandığını söz oyunlarıyla anlatmaya çalışmıştır.Bu ifadeler açıkça söyledikleriyle bütünleşmektedir.


c) Şairin şiire yüklediği anlam ile metnin sezdirdiği anlam değeri arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Şair ölümün yavaş yavaş yaklaştığı anlamını şiire yüklemeye çalışmıştır.Sezilen anlam ise şairin ölüme yaklaşmak istemediğidir.
8.2. Metin


3. Etkinlik: “Uzun İnce Bir Yoldayım” adIı metni yorumlayınız. Yaptığınız yorumları arkadaşlarınızın yorumlarıyla karşılaştırınız. Kültürünüze, anIayışınıza, zevkinize ve içinde buIunduğunuz psikolojik duruma göre sınıf içerisinde farkIı yorumlar ortaya çıktı mı? Benzer bir durumun “Otuz Beş Yaş” şiiri için de geçerli olup olmadığını tartışınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Şair iki kapılı han olarak nitelediği dünyada hayatını sürdürdüğünü ve yavaş yavaş bir sona doğru sürüklendiğini anlatmaktadır.Şiirin yorumu içinde bulunduğumuz şartlara ve algılayışımıza göre kesinlikle değişir.


4. “Otuz Beş Yaş” şiirinin 5. bendine göre şairin hayatı algılayış biçimi neden değişmektedir?
Yaşı ilerleyen şair hayatın bazı özelliklerini gün geçtikçe anladığını söylemiştir.


5. “Otuz Beş Yaş” şiirinde bulunan yeni ve farklı anlamların kaynaklarını belirtiniz.
Cahit Sıtkı şiir anlayışı olarak Fransız sembolistlerinden etkileniştir.Dolayısıyla şiirdeki anlamları Fransız şairlerinde bulmak mümkündür.


6. “Otuz Beş Yaş” şiirinde her parçanın bütün içinde anlamlandırılmasını, bütün parça, parça bütün ilişkisini dil, yapı ve anlam yönünden değerlendiriniz.
Şiirdeki anlam şiirin bütününe yayılmıştır.Bu yüzden şiirde bütün güzelliği vardır diyebiliriz.





Sayfa 69 :

1. “Cenge Giderken” şiirinin teması ile Mehmet Emin Yurdakul’un hayatı ve şiirin yazıldığı dönem arasında paralellikler kurmaya çalışınız. Ulaştığınız sonuçları aşağıya yazınız.
Şiirin teması kahramanlıktır.Şiir Kurtuluş savaşı öncesi başlayan Milli edebiyat dönemi şiiridir.Mehmet Emin Yurdakul da milli edebiyat döneminin önemli şahsiyetlerinden biridir.Bu dönemde edebiyatımızda Türkçülük fikir akımı öncülüğünde sade bir dille kahramanlık,Anadolu ve Türklük temalı şiirler sade bir dille yazılmıştır.Dolayısıyla böyle bir zihniyete sahip olan bu dönemde M.Emin YURDAKUL bu şiiri yazmıştır.

2. “Cenge Giderken” şiirini yo rumlayarak metnin yazıldığı dönemdeki şiir anlayışıyla karşılaştırınız. Sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Mehmet Emin Yurdakul, “Anadolu’dan Bir Ses yahut Cenge Giderken” adlı şiirini, 1897′de Türk-Yunan Savaşı üzerine yazar. Bu şiir, Selanik’te Asır gazetesinde yayımlanır ve büyük ilgi görür. Şair, vatan için milletimizin yapması gereken fedakarlığı dile getirir ve milli bilinci uyandırma amacını güder. Türkçülük akımının etkisinin yoğun olarak görüldüğü bu şiirde, Türk evladının vatanının kulu olduğu ve ne pahasına olursa olsun onu koruması gerektiği vurgulanıyor. Mehmet Emin, bu şiirinde de milli şuur ve heyecanı ön plana alır. Döneminin ülke şartları onu bu tarz şiir yazmaya zorlar adeta. “Dönemin kozmopolit aydınlarına Ben Bir Türküm diye seslenen Milli Şair, yüzyıllarca ilgisizlikten bir köşeye çekilmiş olan sessiz çoğunluğun gür bir sedası oluyordu”


1. Etkinlik: Bir arkadaşınız sınıfa daha önce getirdiğiniz şiirleri karışık olarak ve şair ismi söylemeden okusun. Hangi şiirin hangi şaire ait olduğunu belirlemeye çalışınız. Tahminlerinizi sebepleriyle birlikte sözlü olarak ifade ediniz.
Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiirini sınıfınıza götürebilirsiniz.



Sayfa 70 :

3. “Yurdum” adIı şiirde Cahit KüIebi’nin hayatı ve sanat anlayışıyla ilgili hangi izlerin bulunduğunu tartışınız. Tartışma sonunda şiir-şair ilişkisi hakkında çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Cahit Külebi şiirinde Anadolu havası estirmiştir.Konuşma dilinin imkanlarından faydalanmış.Halk dilinde yer alan birtakım sözcükler kullanmıştır.Tüm bu şiir özelliklerinde sonra şiirin sanatçısının yaşantısının ve dünya görüşünün şiire bizzat yansıyacağını söyleyebiliriz.


4. İstiklal Savaşı yılIarında yazılmış edebî eserler dönemin şartIarını ve zihniyetini yansıtır. İstiklal Marşı’mızı bu açıdan inceleyerek şiirden dönemin şartları ve zihniyetiyle ilgili ifadeleri bulunuz. Bulduğunuz ifadeleri aşağıdaki yere yazınız.
İstiklal Marşı milletimizin var olma mücadelesini anlatmaktadır.Dönem olağanüstü bir mücadelenin yansımasıdır.Nice kahramanlık hikayelerinin oluştuğu milletimizin Gazi Mustafa Kemal önderliğinde olma ya da olmama savaşı verdiği bir dönemin özetidir.Bu özelliklere sahip olan bir dönemin zihniyeti elbetteki şiire yansıyacaktır.Dönemin zihniyetini yansıtan ifadeler: ‘’Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…’’


5. “Koşma” adlı metinde şiirin yazıldığı döneme ve şairin hayatına ait ne gibi izler olduğunu açıklayınız.

6. Yukardaki şiir parçalarından biri Cahit Külebi’ye, diğeri Dadaloğlu’na aittir. Şairlerin hayatlarını, şiir anlayışlarını göz önün de bulundurarak hangi şiirin hangi şaire ait olduğunu sebepleriyle birlikte sözlü olarak ifade ediniz.
Dadaloğlu Toroslarda yaşayan göçebe Türkmenlerin Avşar boyundan olan bir ozandır.İlk şiirde "Avşar içinde" ifadesinden bu koşmanın Dadaloğlu'na ait olduğunu anlayabiliriz.Ayrıca Dadaloğlu şiirlerini koşma nazım şekliyle dörtlük nazım birimiyle ve heceyle yazmıştır.Cahit Külebi ise cumhuriyet döneminin ilk aydın kuşağındandır.Memleketçi şiire yeni bir ses getirmiştir.Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır.Tüm bunlardan hareketle birinci şiir Dadaloğlu’na ikinci şiir Cahit Külebi’ye aittir.


Sayfa 71 :
Anlama - Yorumlama

2. Etkinlik: Tarihte Lale Devri olarak adlandırılan yıllardaki hâkim zihniyet ile dönemin edebî eserleri arasında ne gibi benzerlikler vardır? Bu benzerliklerin sebepleri nelerdir? Dönemin şairleri, Lale Devrinin kültürel hayatını nasıl yansıtmışlardır? Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
1. “Gün Eksilmesin Penceremden”adlı metindeki

Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne hâlden anlayan bulunur;

Ah aklımdan ölümüm geçer;

dizelerinde şair neleri anIatmaktadır? Şiirde şairin duygularının nasıl ve neden değiştiğini sözlü olarak ifade ediniz.
Şair büyük bir çaresizlik içindedir.Şair ölümünün yaklaştığını düşünüp büyük bir üzüntü duymaktadır.


2. Sınıfa getirdiğiniz farklı dönemlerde yazılmış şiir metinlerini yapıları bakımından karşılaştırınız. Şiiri oluşturan yapı unsurlarının dönemlere göre farklılık gösterip göstermediğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları aşağıdaki noktalı yere yazınız.
Cenge Giderken: Bu şiir ses ve anlam kaynaşmasından meydana birimlerin (dörtlüklerin) bir tema etrafında birleşmesiyle oluşan yapıya sahiptir.Şiir 5 dörtlükten oluşmuştur.Şiir Milli Edebiyat dönemine aittir ve bu dönemde halk şiiri geleneğinden yararlanılmış, şiirlerde dörtlük nazım birimi ve sade bir dil kullanılmıştır.
Gazel: Gazelimiz şu sayfadaki Necati'nin gazeli olsun...Necati'nin gazeli beş beyitten oluşmuş ve aşk teması etrafında bir araya getirilmiştir...Bu gazelin yapı unsurları ile yukarıdaki Cenge Giderken adlı şiirin yapı unsurları farklıdır, gazel Divan şiiri geleneğine göre yazılmış ve yapı unsurlarını bu gelenek şekillendirmiştir.

3. Etkinlik: Bir paragrafı oluşturan ögelerle bir şiiri oluşturan ögeleri karşılaştırınız. Benzerlikleri ve farklılıkları sözlü olarak ifade ediniz.
Bir paragrafı oluşturan unsurlar sözcük>sözcük gupları > cümlelerdir.Bu cümleler metnin ana düşüncesi etrafında bir araya getirilir.Bir şiiri oluşturan unsurlardan en önemlisi dizelerdir.Cümleleri bir araya getirirken anlamsal bağlantılara ve ana düşünceye dikkat edilir iken dizeler bir araya gelirken ahenge ve temaya dikkat edilir.


3. “Şiir öyIe ayrı bir dildir ki başka hiçbir diIe çevrilemez. Hatta yazıldığı diIe bile.” ifadesiyle ne anlatılmak istendiğini aşağıdaki noktalı yere yazınız.
Şiirin yoruma açık olduğu anlatılmak istenmektedir.Şiir metinleri çok anlamlı metinlerdir.

4. Bir şiiri mi yoksa bir düz yazıyı mı ezberlemenin daha kolay olduğunu tartışınız. Tartışma sonuçlarını sözlü olarak ifade ediniz.
Şiiri ezberlemek daha kolaydır.Çünkü şiirler ahenkli ve akılda daha kalıcı olmayı sağlayan redif ve kafiye gibi ögeler içerir.


5. “Güzel şiir, gerçek olmayanı terennüm eder ama bu terennüm ettiği şey hem gerçekten daha güzeldir hem de gerçekten daha gerçektir.” sözünü yorumlayınız.
Şiirde anlatılanlar gerçeğin sanatlı bir şekilde ifade edilmesidir.Kurgusal bir dünya yaratan şiirde esas olan estetik zevk uyandırmaktır.


6. Bir şiirin her okuyucu tarafından farklı yorumlanmasının sebepleri nelerdir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiir metinlerinin çok anlamlı olması yani yoruma açık olmasıdır.


7. Şiirlerin yapı unsurları ile şairlerin sanat anlayışları arasındaki ilişkiyi sözlü olarak ifade ediniz.
Şair hangi dönemde yaşadıysa hangi edebi geleneğe mensupsa o edebi gelenekte kullanılan yapı unsurları şairin şiirinde yer alacaktır.Yani şair koşma nazım şeklinin çok kullanıldığı bir dönemde yaşadıysa nazım birimi olarak dörtlükten ölçü olarak heceden faydalanacak.Sade bir dille şiirini kaleme alacaktır.Yani şairin yaşadığı döneme has olan anlayış şiire de yansıyacaktır.



Sayfa 72 :
A. Aşağıdaki soruyu sözlü olarak cevaplayınız.


• Okuduğunuz bir şiirin hangi şiir geleneğine ait olduğunu belirlerken neleri ölçüt alırsınız?
Nazım şeklini kullanılan nazım birimini,kullanılan ölçüyü dil anlayışını dikkate alabiliriz.


• Şiirde yapıyı oluşturan birimlerin özellikleri nelerdir? Açıklayınız.
Dizelerden meydana gelmesi,dize sayılarının eşit olması,dize sonlarında uyaklar bulunması, aynı tema etrafında bir araya gelmesi birimlerin ortak özellikleri olarak sayılabilir.


Her canlıya Hak, layık olan cevheri verdi,

Tırtıl iki diş bulsa eğer ormanı yerdi!

Şayet kediler haftada bir uçabilse
Dünyada bütün serçelerin nesli biterdi...

Bekir Sıtkı ERDOĞAN

• Yukarıdaki dörtlüğün teması nedir?
Şiirin teması İLAHİ DENGE


• Söyleyiş tarzı, uyak, redif, iç uyak, aliterasyon ve asonans gibi ses benzerliklerinin şiirdeki işlevleri nelerdir? Açıklayınız.
Şiirde ahengi oluşturan unsurlardır.


• Bir şiirin her okunduğunda yeni ve farkIı anIam değerleri kazanmasının sebepleri neIer olabilir?
Şiir metinlerinin çok anlamlı olması,şiirinin anlamının okuyucunun o anki ruhsal durumuna yaşantılarına ve zihniyetine göre değişmesidir.


B. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan noktalı yeri uygun ifadeyle doldurunuz.

• Şiirde ses ve anlam kaynaşmasından oluşan birimler temayı oluşturur. Şiirdeki bu tema*ya ANA DUYGU denir.
• Şiirde kelimelerin kendi anlamları dışında kullanılmalarıyla kazandıkları anlam değer*lerine YAN veya MECAZ ANLAM denir.
• Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden başka bir sözcük yerine kullanarak yapılan söz Sanatına MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)denir.


C. Aşağıdaki cümIelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını beIirleyerek uygun seçeneği işaretleyiniz.

• Şiirler, yazıldıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel hayatından izler taşır.D (X) (Y)
• Şiirin yapı özellikleri edebî dönemlere göre değişmez. Doğru ( ) - Yanlış (X )
• Şiirde işlenen temanın şairle ve yazıldığı dönemle ilişkisi vardır. Doğru (X ) - Yanlış ( )
• Şiirde birimler belli bir düşünce ve duygu etrafında birleşir. Doğru (X ) - Yanlış ( )
• Kelimelerin günlük kullanımındaki anlamlarının sınırlı olmasından dolayı şairler imgeye başvururlar. Doğru (X ) - Yanlış ( )
• Şiirde ahenk; ses akışı, söyleyiş, ritim, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır.Doğru ( X) - Yanlış ( )
• Şiirde her dönemin kendine özgü bir ses ve ritim anlayışı vardır. Doğru ( X) - Yanlış ( ) Şiir geleneği, daha önce yaşamış şairlerin eserleriyle oluşur. Doğru (X) - Yanlış ( )



Sayfa 73 :

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruyu cevaplayınız.

1. Şiir öylesine bir dilsel düzenlemedir ki sözcüklerden biri çıkarılır ya da birinin yeri değiştirilirse şiirin tüm büyüsü bozulur.

Bu cümlede anlatılmak istenenle aşağıdakilerden hangisi arasında anlamca yakınlık yoktur?


A) Şiirde her sözcük bulunduğu yerde güzeldir.

B) Sözcük, şiirin en önemli ögesidir.

C) Şiirde dil, kendine özgü bir biçimde kullanılır.

D) Şiirin dili, seçilen imgelerin çeşitliliğiyle zenginleşir.

E) Şiirin güzelliği, sözcüklerin birbirleriyle uyumundan gelir.
2000 - ÖSS


2. Bir yazar şöyle diyor: “Sözcüklerin dediğini anlıyorum, bütün özelliklerini biliyorum, hepsinin tadına varıyorum ama onları yan yana getirirken yeni çağrışımIar yaratamıyorum.”

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?


A) Çok kullanılan sözcükleri yeğlememek

B) Birbirinden kolayca ayıramamak

C) Yerleşik kullanımların dışına çıkamamak

D) Aralarında anlam ilişkisi kuramamak

E) Yapıtın içeriğine göre biçimlendirememek
2005 - ÖSS


3. Ela gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Noktadır benlerin sayamadım ben

Karacaoğlan

Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?


A) 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır. B) Redif vardır.

C) Tam uyak kullanılmıştır. D) Koşma türünün özelliklerini taşımaktadır.

E) Benzetme sanatından yararlanılmıştır.

2006 - ÖSS


4. Seslenir seni bana ovam, dağım,

Nere gitsem bulur beni arınmış.

Bir çağ ki akar ötelere,

Bir ak ki yüce atalar, bir al ki ulu oğullar,

Türkçem, benim ses bayrağım...

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Yukarıdaki dizelerde şair, ........................... dile getirmektedir.

Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?


A) sevgilisine olan hasretine B) Türkçeye olan sevgisini

C) büyüklerine olan saygısını D) doğaya olan hayranlığını

E) yaşama olan bağlılığını



Sayfa 74 :

5. (I) Güneş yavaş yavaş yükselirken antik kent aydınlanmaya başIıyor. (II) Güneşle birIikte, kentin geçmişindeki bilinmeyen yönlerin de ortaya çıkacağını sanıyor insan ama bir süre sonra yanıldığını anIıyor. (II I ) Yüzyıllardır yalnızlığa alışmış, unutulmuş bu kentin geçmişini düşünüyor. (IV) Acaba bu tiyatro sahnesinde kaç oyun sergilendi, odeonda ne gibi sorunlar tartışıldı, ölümüne savaşlar nasıl yaşandı buralarda? (V) Bugün, bütün bunIardan habersiz, tarih sahnesindeki rolünü tamamlamış ve mağrur bir sessizliğe gömülmüş bir kentle karşı karşıyayız.


Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde kişileştirme sanatı vardır?

A) I ve II B) I ve IV C) III ve IV D) III ve V E) IV ve V

2006 - ÖSS


6. Okur, onun şiirlerini okurken derine indikçe yeni tatIarla, yeni bulgularla karşılaşacaktır. Sözün gizemli boyutlarının peşine düşecektir. Şiiri yeniden kurgulayacaktır. Bu anIamda, herkese açık bir şiir değildir onun şiiri. Alt alanı alabildiğine geniş şiIrlerdir. Tarihten felsefeye, değişik bilim dallarından devşirilmiş veriler, bunlarda birer motif olarak çıkar karşımıza. Kimi zaman da bu veriler, imgelere dönüşür; benzetmeler, mecazlar, istiareler biçiminde iç donanımını oluşturur şiirlerin.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen şairin bir özelliği değildir?


A) Anlaşılırlığı güç şiirler yazma

B) Şiirlerini yazarken farklı alanlardaki çalışmalardan yararlanma

C) Sanatsal bir söyleyişe başvurma

D) Yoruma açık şiirIer oluşturma

E) Anlamca açık şiirleri değersiz bulma

2005 - ÖSS


7. Bu şairimiz, sanat yaşamından gelmiş geçmiş, eski yeni bütün şiir akımIarından, biçim denemelerinden, tek niklerden ustaca yararlanmasını bilmişti. Yararlandığı kaynaklardan aldığı imgeleri, kendi şiir tezgâhında yeniden dokumuş; onlara, kendi boyasını vurmuştu.

Bu parçada geçen “Yararlandığı kaynaklardan aldığı imgeleri, kendi şiir tezgâhında yeniden dokumuş; onlara, kendi boyasını vurmuştu.” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?


A) Okurun dünyasını düşünsel ve sanatsal yönden zenginleştirmek

B) Bugüne değin yazdıklarıyla yetinmeyip sürekli yenilikler aramak

C) Kimi yapıtlardaki eksiklikleri, kendi yapıtlarında gidermeye çalışmak

D) Okurların, yapıtlarından daha çok tat almalarını sağlamak

E) Başkalarından aldıklarını, kişisel ve özgün bir biçime dönüştürmek




Sayfa 75 :

2. Şiir Okuma
Hazırlık

Yunus Emre, Erzurumlu Emrah, Yahya Kemal Beyatlı ve Faruk Nafiz ÇamIıbel hakkında bilgi toplayınız.

Sınıfa halk şiiri, divan şiiri, modern şiir, saf şiir vb. şiir anlayışlarını yansıtan metin örnekleri getiriniz.

Şairler alegoriye niçin başvururlar? Araştırınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
Alegori (Yerine); bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır. Soyut bir düşünceyi heykel ya da resim ile göstermek, örneğin adalet düşüncesinin gözü bağlı ve elinde terazi bulunan bir kadınla(Themis) anlatılması gibi.Şairler de anlatımı daha etkileyici hale getirmek , imgeli anlatımın oluşmasını sağlamak amacıyla alegoriye başvururlar

✓ Realizm sanat akımı hakkında bilgi toplayınız.


İnceleme

1. Metin

1. “İlahi” adlı metindeki duygu, anlayış ve zevk bütününü göz önünde bulundurarak şiire hâkim olan zihniyeti belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

2. Metinde yapıya ait özellikler nelerdir? Maddeler hâlinde tahtaya yazınız.
Nazım şeklinin İlahi olması Nazım biriminin dörtlük olması Ölçünün hece ölçüsü olması Şiirin yedi dörtlükten oluşması


3. Yunus Emre hakkında yapmış olduğunuz araştırma sonuçlarından hareketle “İlahi” adIı şiirin hangi yüzyıla ait olduğunu belirleyiniz. Şiirin ait olduğu dönem ile dil özellikleri arasında nasıl bir ilişki olduğunu tartışınız. Şiirin günümüzde de koIayca anIaşılmasından hareketle Yunus Emre’nin dil anlayışı hakında çıkarımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
13.yüzyılın yarısını ile 14.yüzyılın ilk çeyreği arasında yaşamıştır. Dolayısıyla şiir bu zaman dilimi içinde yazılmıştır. O dönemde halk şiirinde kullanılan tüm özellikler şiire yansımıştır . Çünkü edebi eser yazıldığı dönemin sanat anlayışından bağımsız düşünülemez. Yunus Emre şiirlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Dili herkesin anlayabileceği düzeydedir.


4. Metindeki şiirin nazım birimini, ölçüsünü ve uyak düzenini belirleyerek tahtaya yazınız.
Nazım Birimiörtlük
Ölçü:Hece ölçüsü
Kafiye Şeması:aaba,cccb,dddb,eeeb,fffb…


5. Metindeki şiirin her dörtlüğünün temasını ayrı ayrı bularak şiirin ana temasıyla ilişkilendiriniz.
1.dörtlük:Allah aşkıyla yanıp tutuşma (ALLAH'A ÖZLEM)
2.dörtlük:ALLAH AŞKIYLA AVUNMA... Birimlerdeki anlatılanlar İlahi aşk teması etrafında bir araya getirilmiştir.
3.dörtlük:ALLAH'IN TECELLİSİ
4.dörtlük:Allah’a ulaşma arzusu
5.dörtlük:ALLAH AŞKINDAN VAZGEÇMEME
6.dörtlük:ALLAH'IN KUL İÇİN GEREKLİLİĞİ
7.dörtlük:ALLAH İÇİN HER ŞEYDEN VAZGEÇME
8.dörtlük:Tek arzunun Allah olması
BÜTÜN BİRİMLERDEKİ TEMALAR "İLAHİ AŞK" TEMASI ETRAFINDA ŞEKİLLENDİRİLMİŞTİR.

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 04:56 )
 
Eski 08-02-15, 03:12   #3
Saw

Varsayılan C: 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Yayınevi Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄ ►◄



Sayfa 76 :


6. “İlahi” adlı metindeki “Ben yanaram dünü günü”, “Aşkun zencirini üzem” ve “Gün geçtikçe artar odum” ifadelerini anlam ve gerçeklik bakımından inceleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

7. Yunus Emre’nin hayat hikâyesiyle şiirlerinde işlediği düşünce ve duyguları arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.

8. “İlahi” adlı metin ile 69. sayfada yer alan “Cenge Giderken” adlı metni aynı ses tonuyla okumak mı yoksa şiirlerdeki ahenk ve anlam ilişkisine dikkat ederek okumak mı daha etkili olur? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

1. Etkinlik:
Yunus Emre, Ahmet Yesevi ve Eşrefoğlu Rumi'nin şiirlerinde ortak olarak "aşk, alim, arif, Leyla, Mecnun, od (ateş)" sözcüklerinin kullanıldığını görüyoruz. Bu kelimelerle sözü edilen şairler tasavvufi düşüncelerini yansıtmışlardır. Aşk ile "Allah aşkı"nı dile getirmişler. Leyla ile Mecnun arasındaki aşkı tasavvufi açıdan işlemişlerdir.


2. Metin
HİKMET



3. Metin

Yunus Emre, Ahmet Yesevi ve Eşrefoğlu Rumi'nin şiirlerinde ortak olarak "aşk, alim, arif, Leyla, Mecnun, od (ateş)" sözcüklerinin kullanıldığını görüyoruz. Bu kelimelerle sözü edilen şairler tasavvufi düşüncelerini yansıtmışlardır. Aşk ile "Allah aşkı"nı dile getirmişler. Leyla ile Mecnun arasındaki aşkı tasavvufi açıdan işlemişlerdir.


4. Metin

İlim ilim bilmekdür ilim kendin bilmekdür
Sen kendüni bilmezsin ya nice okumakdur

Okumaktan ma’ni ne kişi Hakk’ı bilmekdür

Çün okudun bilmezsin ha bir kuru emekdür

Yunus Emre


9. İlim, bilgi sahibi olmanın yanında insanın kendisini bilmesidir. İnsanın kendisini bilmesi de Allah'ın varlığını idrak etmek ve kabullenmekle olur. İnsan istediği kadar bilgi edinsin, içinde Allah sevgisi yoksa yaptıkları kuru emekten başka bir şey değildir.


Sayfa 77 :
5. Metin

GAZEL


10. Bâkî’nin “Gazel”inin son beytindeki düşüncelerden hareketle şiire hâkim olan zihniyeti sözlü olarak ifade ediniz.
Son beyitte malın mülkün geçici olduğu asıl zenginliğin öldükten sonra söylediği güzel sözlerle anılmak olduğu anlatılmaktadır.Baki dönemindeki şekilci, meselelerin ve bu arada dinin iç yüzünü kavramaktan uzak kişi dönemindeki kişileri eleştirmektedir.Ayrıca şiirin Divan edebiyatı geleneğini yansıtan beyitlerle kurulması,aruz ölçüsüyle, Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü imgeli,sanatlı bir dille ve gazel nazım biçimiyle yazılması dönemin sanat anlayışını yansıtmaktadır.

11. “Gazel” adlı metni ahenk ve yapı unsurları bakımından inceleyiniz. Ulaştığınız sonuçları aşağıdaki tabloya yazınız.


12. Gazelde Arapça ve Farsça sözcüklere yer verilmiş. Divan şiirinde sanatlı söyleyiş önemli görülmüş ve genellikle ağır bir dil kullanılmıştır.

13. Yukarıdaki 5. metnin sizde uyandırdığı duyguları, şiirin günümüz Türkçesine aktarılmış açıklamasını da dikkate alarak yorumIayınız. Şairin şiire yükIediği anlamların dışında şiirden yeni anlamlar çıkarmaya çalışınız. Ulaştığınız bu anlamları sözlü olarak ifade ediniz.
Şair şekilci ve meselelerin iç yüzünü kavramaktan uzak kişileri eleştirmektedir.

14. “İlahi” adlı metin ile 5. metinlerden birini ezberlemek isteseydiniz hangi şiiri tercih ederdiniz? Yaptığınız tercihte şiirleri anlamanızın etkisinin olup olmadığını sözlü olarak ifade ediniz.
İlahi metnini tercih ederdik.Çünkü anlaşılması kolay olduğundan ezberlemesi de kolaylaşacaktır.Arapça ve Farsça kelime sayısı ilahilerde yok denecek kadar azdır.


Sayfa 78 :

6. Metin

GAZEL



7. Metin

GAZEL


15. Yukarıdaki 6 ve 7. metinde birbirini hatırlatan kelimeler hangileridir? Bu kelimeler şiirde ne amaçla kullanılmıştır? Açıklayınız.
Nâzenînim ve yar sözcükleri birbirini hatırlatmaktadır.Bu kelimeler sevgili yerine kullanılmıştır.

16. Yukarıdaki 6 ve 7. metni inceleyerek dönemden döneme devam eden yapı ve söyleyiş ögelerini belirleyiniz.
Nazım birimi olan beyit,aruz ölçüsü,sanatlı söyleyiş,Arapça Farsça kelime ve tamlamalarla kurulu dil devam eden yapı ve söyleyiş özellikleridir.

8. Metin

KOŞMA


17. “Koşma” adlı metne hâkim olan zihniyeti sözlü olarak ifade ediniz.
Ozan bu şiirinde dönemin beşeri aşk anlayışını "yürekte yara-tabip-dert-ilaç" ifadelerle yansıtmaktadır.Yine şiirin halk edebiyatı geleneğini yansıtan dörtlüklerle kurulması,hece ölçüsüyle, sade bir dille ve koşma nazım biçimiyle yazılması dönemin sanat anlayışını yansıtmaktadır.

18. Metnin günümüzden çok uzak dönemlerde yazılmış olmasına rağmen dil bakımından kolay anlaşılır olmasının sebepleri neler olabilir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Çünkü bu şiir halk şiiri geleneğinin aşık tarzı halk şiiri anlayışına mensuptur.Bu şiirler sade bir dille her kesimden insanın anlayacağı şekilde söylenmektedir.

19. “Koşma” adlı metinden hareketle aşağıdaki tabloya istenen bilgileri yazınız.
Şiirin ölçüsü ve durağı : 11’Lİ HECE ÖLÇÜSÜ 6+5 DURAKLI
Şiirin uyak düzeni : ABCB,DDDB,EEEB
Şiirin nazım birimi : DÖRTLÜK
Şiirin teması : AŞK ACISI


Sayfa 79 :

20. Erzurumlu Emrah’a ve Pir Sultan Abdal’a ait olan koşmaların temalarını belirleyiniz.
Erzurumlu Emrah’ın koşması:Aşk acısı
Pir Sultan Abdal’ın koşması:Sevgiliye sitem

21. Daha önce halk şiiri geleneği hakkında kısa bir araştırma yapmıştınız. Buna göre Erzurumlu Emrah ve Pir Sultan Abdal’ın şiir metinlerini Türk şiir geleneği içinde nereye koyabilirsiniz? Açıklayınız.
İki sanatçı da yapı ve içerik bakımından halk şiiri geleneğinin özelliklerini yansıtan şiirler yazmışlardır.Erzurumlu Emrah’ı aşık tarzı halk şiiri anlayışının içinde Pir sultan Abdal’ı da Tekke-Tasavvuf şiiri anlayışının içinde değerlendirebiliriz.

22. Sınıfa getirdiğiniz halk şiiri örnekleriyle Erzurumlu Emrah ve Pir Sultan Abdal’ın şiirlerini okuyunuz. Okuduğunuz şiirler siz de hangi duyguları uyandırıyor? Yorumlayınız.
Okumuş olduğumuz bu şiirler bizde heyecan,isyan,sitem vb duygular uyandırmaktadır.

23. Erzurumlu Emrah’a ve Pir Sultan Abdal’a ait olan koşmalarda dönemden döneme devam eden yapı ve söyleyiş ögelerini belirleyiniz.
Nazım şekli,nazım biriminin dörtlük olması,hece ölçüsünün kullanılması,sade ve anlaşılır bir dilin kullanılması devam eden ögelerdir.

24. Erzurumlu Emrah’a ve Pir Sultan Abdal’a ait olan koşmalarda, yapı ve anlam birimlerinin aralarındaki bağı belirleyiniz.
Bu koşmalarda lirik temalar dörtlük nazım birimi hece ölçüsü ve sade bir dil anlayışıyla anlatılmıştır.

25. Erzurumlu Emrah’a ait olan koşma, şairin hayat hikâyesinden ne gibi izler taşımaktadır?
Şairin zorlu hayat hikayesinden izler taşıdığını söyleyebiliriz.



Sayfa 80 :

MEHLİKA SULTAN
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı;
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
Kara sevdalı birer âşıktı.

Bir hayâlet gibi dünyâ güzeli
Girdiğinden beri rü’yâlarına;
Hepsi meshur, o muammâ güzeli
Gittiler görmeye Kaf Dağları’na.

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: “Belki son akşamdır bu.”

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Dâimâ yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

Mehlika’nın kara sevdâlıları
Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
Mehlika’nın kara sevdâlıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.

Gördüler: “Aynada bir gizli cihan
Ufku çepçevre ölüm servileri...”
Sandılar doğdu içinden bir an
O, uzun gözlü, uzun saçlı peri.

Bu hazin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o vîran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.

Su çekilmiş gibi rü’yâ oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayâl âlemi peydâ oldu
Göçtüler hep o hayâl âlemine.

Mehlika Sultan’a âşık yedi genç,
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..

Yahya Kemal BEYATLI


2. Etkinlik: “Mehlika Sultan” metninde tekrar edilen kelimeleri bulunuz ve bu kelimelerin kaç defa tekrar edildiklerini aşağıdaki tabloya yazınız. Bu tekrarların şiire nasıl bir ahenk kattığını belirleyiniz.

Tekrarlanan Kelime Sayısı

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç 4
Mehlika'nın kara sevdalıları 2
Mehlika 2
Gittiler 2
Kuyu 2
Su 2
Hayat 2

Kelimelerin tekrarıyla metne ahenk ve akıcılık kazandırılmıştır.



26. “Mehlika Sultan” şiirinin uyak ve rediflerini bulunuz. Şiirin uyak dizilişini bir şema hâlinde gösteriniz.

1. Dörtlük
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç : REDİF

-ıktı: Zengin uyak

2. Dörtlük:
güzeli: REDİF â : Tam uyak
-larına : REDİF

3. Dörtlük
-ce : Tam uyak
-u : Yarım uyak

4. Dörtlük:
-cu : Tam uyak
-ür : REDİF -l : Yarım uyak

5. Dörtlük:
Mehlika’nın kara sevdâlıları : REDİF (Nakarat halinde redif)
-ya: REDİF -u : Yarım uyak

6. Dörtlük:
-an : Tam uyak
-eri : Zengin uyak

7. Dörtlük:
oldu: REDİF
-ine : REDİF -em : Tam uyak

8. Dörtlük:
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç : REDİF (Nakarat halinde redif)
-diler: REDİF
-e yarım uyak


Şiirin uyak dizilişi: abab cdcd efef ghgh...

27. “Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden/ Birçok seneler geçti dönen yok seferin den” dizelerinde Yahya Kemal, ölen bir can linin tekrar dünyaya dönemeyeceğini ifade etmek istemiştir. Şa i rin ifade tarzına dik kat ediniz. Şair “yer, sefer, birçok giden” gibi sembolik ifadelerle anlatımını daha güçlü hâle getirmeye çalışmıştır. Anlamı kapalı hâle getiren bu tür kelimeler kullanarak mesajı çağrışımlar yoluyla iletmek etkili bir anlatım tarzıdır.

Siz de aşağıdaki dörtlükte yer alan çağrışımlarla nelerin anlatılmak istenildiğini açıklayınız.

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç, insanoğlunu sembolize ediyor.
Mehlika Sultan: İnsanın ulaşmak istediği arzularının simgesi oluyor.



3. Etkinlik: Yandaki dörtlükte şair, ahengi kuvvetlendirmek amacıyla “k, t, d” ünsüzleri ile
aliterasyon ve “a” ünlüsü ile asonans sanatları yapmıştır. Şiirin diğer dörtlüklerindeki aliterasyon ve asonansları belirleyerek tahtaya yazınız.



28. Metindeki kurguyu olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil ve anlatım tarzı başlıkları altında değerlendiriniz.

Olay örgüsü: Mehlika Sultan'a aşık yedi gencin onu görmek için Kaf Dağı'na gitmeleri ve bir daha geri dönmemeleri
Kişiler : Mehlika Sultan'a aşık yedi genç

Zaman : Belli değil
Mekân : Kaf Dağı

Dil ve anlatım tarzı : Şiirsel bir anlatım, imgeler var. Sanatlı söyleyiş görülüyor.

29. Metindeki birimlerin birbirleri ve şiirin teması ile ilişkisini açıklayınız.

Metindeki birimler bir olayın akışını aktaracak biçimde verilmiştir. Şiirin her biriminde Mehlika Sultan'a aşık yedi gencin başından geçen bir olay aktarılmıştır. Şiirin iletisi: insanoğlu arzu ve isteklerinin peşinden koşar, sonunda ölümün dipsiz kuyusuna düşer ve kaybolur.


30. Yahya Kemal Beyatlı’nın yaşadığı dönemin izleri şiire nasıl yansımıştır? Açıklayınız.
Yahya Kemal'in şiirlerinde divan şiirinin etkisi görülür. Divan şiiriyle modern şiiri harmanlayan bir şairdir. Şiirlerinde imgelere, sanatlara yer verir. Anlam bakımından derin, yoruma açık şiirler yazmıştır.

31. Şiirdeki yedi gencin isteği nedir? Bu gençlerin emellerine ulaşıp ulaşamadıklarını açıklayınız.
Yedi genç Mehlika Sultan'a kavuşmak ister yani dünya arzularına ulaşmayı amaçlarlar. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar Mehlika Sultan'a ulaşamazlar. Şair burada insanoğlunun dünyevi isteklerinin hiç bitmeyeceğini, gözünün doymayacağını anlatmaktadır.
32. “Mehlika Sultan” adlı metni önce sert ve gür bir sesle, daha sonra ses ve kelimeleri doğal telaffuz ederek okuyunuz. Hangi okuyuş tarzının daha etkili olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.


Sayfa 81 :


4. Etkinlik: Yahya Kemal’in “Mehlika Sultan” şiirinde vermek istediği mesajlar, çağrışım yoluyla bazı kelime ve kelime gruplarına sembolik anlamlar yüklenerek okuyucuya verilmek istenmiştir. Aşağıdaki tabloda bu tür sembolik anlamlar içeren kelime ve kelime grupları verilmiştir. Şiiri tekrar gözden geçirerek şairin bu ifadelerle neleri kastetmiş olabileceğini tablodaki boşluklara yazınız.




Mehlika Sultan
İnsanoğlunun ulaşmak istediği idealler
Yedi genç
İnsanoğlu
Günlerce gidilen yol
Hayat
Çıkrıksız kuyu
İnsanoğlunu gerçekleşmeyen hayalleri
Rüya ve hayal âlemi
İnsanoğlunun hayallerinin peşinde koşması
Gümüş yüzük
Maddiyat


5. Etkinlik: “Mehlika Sultan” şiirindeki ifadelerin gerçek anlamlarını ve çağrışım yoluyla oluşturulan mecazi anlamlarını belirleyiniz. Şiirdeki ifadeleri önce gerçek anlamlarıyla sonra şiirdeki ifadelerin mecazi anlamlarını dikkate alarak şiiri yorumlayınız. Her iki yorum arasındaki farklılıklardan hareketle şairin ifade biçiminin şiire nasıl bir anlam derinliği kazandırdığını açıklayınız.
Mehlika Sultan ulaşılmak istenen güzel bir kadın.Yedi genç aşık profili.Günlerce gidilen yol ise Mehlika Sultan’a ulaşmak için çıkılan yolculuk….şiirdeki ifadelerin gerçek anlamlarını ifade eder.Oysaki Mehlika Sultan insanın ulaşmak istediği idealleri anlatmak için kullanılmış olabilir.Yedi Genç ise insanoğlunu sembolize ediyor olabilir.Gümüş yüzük ise maddiyatı simgeliyor diyebiliriz.
Kısacası şair anlatı geleneğinde yer alan bir hikayeden esinlenerek insanoğlunun hayat karşısındaki tutumunu anlatmış olabilir.

11. Metin

33. “Çoban Çeşmesi” adlı şiirden yola çıkarak şairin zihniyeti hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Şair ırmakların yer aldığı şakırdayan suların aktığı bir yeşil cennet içerisinde yaşamaktadır.Şair Leyla ve Mecnun hikayesinden haberdardır.Dolayısıyla şair ölümsüz aşkların yaşanabilceğine inanmaktadır.Aynı zamanda Ferhat’ın büyük aşkı Şirin için dağı delip su getirmesi hikayesinden de haberdardır.Yani şair ölümsüz aşkların yaşandığı bir coğrafyada hayatını sürdürmektedir.

34. “Çoban Çeşmesi” şiirini düz cümlelerle ifade etmeye çalışınız. Aynı anlamı içermesine rağmen anlatımda meydana gelen değişikliğin sebebi nedir? Açıklayınız.
Irmaklar derinden derine ağlar. uzaktan uzağa çoban çeşmesi.Ey suyun sesinden anlayan bağlar.Çoban çeşmesi şu dağa ne söyler?

Şiirde her kelime kendi yerinde güzeldir.Eğer şiiri düz yazıya çevirir isek şiirdeki ahengi de bozmuş oluruz.

35. “Çoban Çeşmesi” şiirinde sürekli tekrarlanan seslerin altını çiziniz. Bu seslerin şiire nasıl bir katkısı vardır?
Ş,D,A,E sesleri birçok dizede tekrarlanmıştır.Bu seslerin tekrar edilmesi şiirdeki ahengin oluşumuna katkı sağlamaktadır.

36. Şiirden hareketle şairin hayata bakışını, şiir-şair ilişkisi bağlamında değerlendiriniz.
Şair ölümsüz aşklara inanmaktadır.Doğadaki saflığı yani temizliği şairimiz aşklarda da görmek ve yaşamak istemektedir.Şairin söz konusu düşüncesi de tüm çıplaklığıyla şiirde karşımıza çıkmaktadır.

37. “Çoban Çeşmesi” şiiri bir topluluk karşısında okusaydınız şiiri ezbere mi yoksa kâğıda bakarak mı okumanın daha etkili olacağını sözlü olarak ifade ediniz.
Elbetteki ezbere okumak daha etkileyici olacaktır.


Sayfa 83 :

39. Manzumenin temasını belirleyiniz. Manzumenin teması ve anlatım biçimini göz önüne aldığınızda metnin Türk şiir geleneği içindeki yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Açıklayınız.
Metnin teması çaresizliktir.Bu şiir manzum hikaye geleneğine mensuptur.

40. Şairin şiirde kurguladığı gerçeklik ile günlük yaşamdaki gerçekliği karşılaştırarak şiirdeki anlatım biçimini “realizm” sanat anlayışı bakımından yorumlayınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Realizm günlük hayatta karşılaşabileceğimiz olayları konu edinen bir edebi akımdır.Şiirde anlatılanlar günlük hayatta karşılaşabileceğimiz tarzdaki bir olayı konu edinmiştir.Yani şiirde anlatılanlar realizm akımının ilkelerine uygundur.

41. Manzumede anlatılan hikâyenin kahramanlarının kimler olduğunu ve kahramanların birbiriyle olan yakınlık derecelerini belirleyerek aşağıdaki noktalı yere yazınız.
Baba ve babanın oğlu ve nine dedikleri yaşlı kadın.Yaşlı kadın balıkçının annesidir.

42. Manzumede, babanın denizin kenarına gelerek yumruklarını sıkıp gülmesinin anlamı ne olabilir? Yorumlayınız.
Ekmek kazanmak için balık tutmaya gönderdiği oğlunun bir daha dönmeyeceğini düşünüp üzüldüğünden yumruklarını sıkmış olabilir.

43. “Balıkçılar” manzumesini Türk şiir geleneği içinde hangi tür şiirlerle ilişkilendirebilirsiniz?
Manzum hikaye geleneği içerisinde değerlendirebiliriz.

44. Şairin manzumede sosyal bir olayı işlemesinin sebepleri neler olabilir? Bu sebepleri dönemin ve şairin şiir anlayışına göre değerlendiriniz.
Şairin duyduğu sosyal sorumluluk bu olayı işlemesinde etkili olmuştur diyebiliriz.Tevfik Fikret Servet-i Fünun dönemi şairidir.Bu dönemde yönetimsel baskılar sebebiyle sosyal toplumsal ve siyasal konularla ilgili temalar pek fazla işlenememiştir.Lakin Tevfik Fikret bu dönemde yaşamasına rağmen bazı şiirlerinde sosyal konulara değinmiştir.

45. Manzumenin hangi dizelerinde kadere boyun eğme söz konusudur? Yorumlayınız.
Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz. ... Âh açlık, âh ümmîd Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor; Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikâyetler...ifadelerinde kadere boyun eğme söz konusudur.Çünkü çaresizlik bu ailenin belini bükmüş,dayanacak vaziyetleri kalmamıştır.

46. İncelediğiniz manzumenin, şiire ve öyküye ait özelliklerini belirleyerek aşağıdaki tabloda noktalı yerlere yazınız.
Şiire ait özelliklerizeler,serbest bir nazım şeklinin kullanılması,aruz ölçüsü,söz sanatları...

Öyküye ait özellikler:Yapı unsurlarının yani olay örgüsü,kahramanlar yer ve zaman öğelerinin bulunması.


ayfa 84 :

47-“Her Şey Şiirdir” adlı metni zihniyet bakımından değerlendiriniz.
Şairde "her şeyin şiir olduğu" anlayışı ve bu anlayışın şiire yansımaları hakimdir.Şiirde işlenilen konu, şiirin serbest tarzda yazılması, belli bir uyak örgüsünün bulunmaması, imge'den bahsetmesi, çağdaş şiire ait imgelerin kullanılması çağdaş dönemin sanat anlayışını yansıtmaktadır.

48-“Her Şey Şiirdir” adlı metinde ölçü ve uyak var mıdır? Ahenk hangi ögelerle sağlanmıştır?
Ölçü kullanılmamıştır.Uyaklar da baskın olmamakla birlikte vardır.Ahenk her türlü ses benzerlikleriyle sağlanmıştır.

49-Şiirde kullanılan mecazların altlarını çiziniz. Bunlar şiirin anlatımını nasıl etkilemektedir?
ışıldayan, Ak kâğıt üstünde dolanan elim, salınan söğüt, akıp giden hayatın türküsü....mecazlı kullanılan ifadelerdir.Bunlar şiirin imgeli ve sanatlı bir söyleyişe sahip olmasını sağlamıştır.

50-Şiirin teması nedir?
Şiirin teması ''her şey şiir''dir.


51-“Her Şey Şiirdir” ifadesiyle şair ne anlatmaya çalışmıştır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Şiirin hayatın özü olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

52-“Yağmurun ve akıp giden hayatın türküsü” dizesinde anlatılmak istenen düşünceyi sınıf*ça tartışınız. Aynı ifadenin farklı çağrışımlara yol açmasının şiir dilinin hangi özelliğinden kay*naklandığını sözlü olarak ifade ediniz.
Bu dizede anlatılmak istenen düşünce şiirin hayatı anlatmasıdır.Aynı ifadenin farklı çağrışımlara neden olması şiir dilinin çok anlamlı olmasından kaynaklanmaktadır.

53-Sınıfa getirdiğiniz halk şiiri, divan şiiri, modern şiir, saf şiir vb. şiir örnekleriyle kitabınızda okuduğunuz şiir metinlerinden oluşan bir antoloji hazırlayınız.
54- Etkinlik: Sınıfınızda, ezberden güzel şiir okuma yarışması düzenleyiniz. Yarışma sonunda güzel şiir okuyan arkadaşlarınızın nelere dikkat ettiklerini sözlü olarak ifade ediniz.
Güzel şiir okuyan öğrenciler ses tonlarına,vurgu ve tonlamaya,kelimeleri doğru telaffuz etmeye,duraklara ve noktalama işaretlerine dikkat etmişlerdir.

Sayfa 85 :
Anlama - Yorumlama
“Balıkçılar” adlı manzumeyi canlandırınız. Benzer bir canlandırmayı şiirler üzerinde de yapa*bilir misiniz? Tartışınız.
Manzume ile şiir dili arasında hangi farkların olduğunu aşağıdaki noktalı yere yazınız.
Benzer bir canlandırmayı şiirler üzerinde yapamayız.Çünkü manzumede öykünün yapı özellikleri vardır.Olay örgüsü,kahramanlar,yer ve zaman vardır.Öyküleyici anlatımın en önemli özelliği olan yapıp etmeler vardır.Şiirde ise böyle bir durum söz konusu değildir.
2.Etkinlik: Duygu ve düşüncelerinizi insanlara hangi yollarla aktarabilirsiniz? Siz hangi yolu ter*cih edersiniz? Tercihlerinizi sebepleriyle birlikte sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız
Duygu ve düşüncelerimizi sözlü ve yazılı şekilde aktarabiliriz.Sözlü anlatmak birebir olduğundan daha etkileyicidir ve bu yüzden de tercih edilebilir.

Gazel nazım biçiminin özellikleri nelerdir?

Koşma nazım biçimini diğer halk edebiyatı nazım biçimlerinden ayıran özellikler nelerdir?

Bir metnin şiir mi yoksa manzume mi olduğunu belirlerken neleri dikkate alırsınız?
Bir olay örgüsü olup olmadığına ve öykünün diğer yapı unsurlarına(mekan,kişiler,zaman)

• Bir şiirde ahenk ve ritmi sağlayan unsurIar nelerdir?

Manzume ve şiir arasında ne gibi farklılıklar vardır? Açıklayınız

Bir şiirin farkli okuyucular tarafından farkli şekillerde yorumlanmasının sebepleri neler ola*bilir?
Bu metinlerin çok anlamlı olması ve yorumun kişinin zihniyetine, o anki ruh haline ve kültür düzeyine göre farklı özellikler taşımasıdır.

C. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se*çeneği işaretleyiniz.
Y-Y-D



Sayfa 86 :

• Manzumeler dil ve ifade biçimi bakımından şiire; olay örgüsü bakımından anlatmaya bağlı
hikâye, roman gibi türlere benzer. Doğru (D ) - Yanlış ( )
Bir metnin şiir olması için ölçülü ve uyaklı olması gerekir. Doğru ( ) - Yanlış (Y )
• Manzumede geçen olayların gerçek hayatta yaşanmış olması mümkün değildir.
Doğru ( ) - Yanlış (Y )

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Gazel ve koşmanrn karşıIaştmlması ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıstır?
A) Gazel, divan edebiyatına; koşma, halk edebiyatına özgü nazım biçimidir.
B) Gazelde nazım birimi beyit, koşmada dörtlüktür.
C) Gazel aruzun istenilen kalıbıyla yazıldığı hâlde, koşma genellikle hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla yazılır.
D) Gazel 10-20 beyitten, koşma 7-12 dörtlükten oluşur.
E) Gazellerin konusu sevgilinin güzelliği, aşk ve şarap; koşmalarınki ise genellikle aşk, sev*gi ve doğa güzellikleridir.



2. Aşağıdakilerden hangisi manzumenin özelliklerinden değildir?
A) Manzumelerde belirli bir olay örgüsünün bulunması
B) Manzumelerde hikâye ve romandaki gibi tip ve karakterlerin olması
C) Manzumelerin coşku ve heyecana bağlı eserler değil, öğretici eserler olması
D) Manzumelerin ahenk unsurlarının şiirle ortak olması
E) Manzumelerde gerçekliğin kurguya dayalı olması


3. Şiirin, dil ve imge aracılığıyla gerçekliği yoğunlaştıran, en özlü ve en az söze indirgeyen bir anlatımı vardır.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede söylenene örnek gösterilemez?
A) Dünyanın en güzel kadını bu oydu Saçlarını tarasa baştan başa Rumeli
B) Dağ dağ o güzel ses, bütün etrafı gezindi Görmüş ve geçirmiş denizin kalbine sindi
C) insanlar yüzyıllardır evler yaptılar irili ufaklı birbirinden farklı
D) Demirciler bir nehri dövmektedir
Ucuz bir tarlaya sunulmak üzere
E) Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan
Güneşin veh mi saraylar yaratır camlardan


Sayfa 87 :

Manzumenin şiirden ayrılan yönlerinin neler olduğunu araştırınız. Elde ettiğiniz bilgileri maddeler hâlinde defterinize yazınız.

Sınıfa kısa hikâyeler, manzumeler ve şiir metinleri getiriniz.

Bir olayın düz yazıyla anlatılması ile şiir diliyle anlatılmasının farkını sözlü olarak ifade ediniz.
Şiir diliyle anlatıldığında şiire özgü olan ahenkli söyleyiş de karşımıza çıkmaktadır.


Sayfa 89 :

1-Kocakarı ile Ömer” adlı manzum hikâye, belli bir olay etrafında kurulmuştur. Manzume*deki olay örgüsünü belirleyerek aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.

KOCAKARI İLE ÖMER..


OLAY ÖRGÜSÜ


Abbas soğuk ve karanlık bir gecede evden çıkar.
Issız yollarda kendisinden başka kimse olmadığını tahmin eden Abbas o anda heykel gibi bir çöl arabını görür ve bu yabancıyla selamlaştıktan sonra o kişinin Ömer olduğunu fark eder.
Derken Ömer Abbas ile Medine sokaklarını dolaşmaya başlar.
Her evi ve her kapıyı yokladıktan sonra, şehir dışı mahallelere gelirler ve orada bir çadır ilişir gözlerine. Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın dikkatlerini çeker.
Kadın bir şeyler pişirmektedir.
Meğerse pişen aş değil de su imiş ve zavallı çaresiz kadın torunlarını avutmak için yapar bunu.
Bu hali gören Ömer kadına bir şeyler sorar.
Ömer kadına neden halifeye gidip yardım istemediğini sorar Ömer perişan, pişman, gücenmiş ve bitkin bir halde Hz. Abbas ile sabaha karşı oradan ayrılırlar ve eve dönerler. Sonra kadına yiyecek götürür.Çadıra varır varmaz Ömer dinlenmeye bile vakit bulamıyor, çünkü ocak sönmek üzere olduğunu fark ediyor.
Sonunda Ömer yere yatıp üfleye üfleye ateşi yakar, sırtında taşıyıp getirdiği un ile yemeği pişirir ve kendi elleriyle kaplara koyar yetimlerin yemeklerini paylaştırır ve yedirir.

2-Sınıfa getirdiğiniz şiir metinleri ile “Kocakarı ile Ömer” manzumesini karşılaştırarak aşağı*
daki soruları cevaplayınız.

a) Manzume ve şiir arasında ahenk, yapı, tema, dil ve ifade biçimi bakımından ne gibi fark*lılıkların olduğunu belirtiniz.
İkisinde de ahenk unsurları bulunur.Şiirde yapı unsurları yoktur.Her ikisinde tema karşımıza çıkar.İkisi de dizelerle ifade edilir.

b)İncelediğiniz şiir ve manzumenin hangisinde anlatma ve göstermenin, hangisinde birey*selliğin, duygusallığın ve çağrışımın ağırlıklı olarak bulunduğunu belirleyiniz. Belirlediğiniz özel*liklerden hareketle şiir ve manzumenin anlatım özellikleri bakımından farkını sözlü olarak ifade ediniz.
Manzumede anlatma ve gösterme şiirde bireysellik,çağrışım ve duygusallık bulunur.Manzume bir olayı şiir şeklinde bizlere sunar.Şiirde ise duyguların ifade edildiğini görürürüz.
c) Sınıfa getirdiğiniz metinler ve “Kocakarı ile Ömer” metnin de kullanılan kavramların an*lamlarını, nerede ve nasıl kullanıldıklarını metinlerden örnekler vererek açıklayınız.
Uhrevî:Yani kutsiyet.(Şiir metinlerinde karşımıza çıkabilir.)
sîne:Yani göğüs(Divan şiirinde sık sık kullanılır)

3-. Manzumede anlatılanların düz yazı olarak anlatılıp anlatılamayacağını tartışınız. Ulaştığı*nız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Olay örgüsü olduğundan düz yazı şeklinde anlatılabilir.Bunun yanında şahis kadrosu,mekan ve zaman da yer alır.

4-Okuduğunuz metin, estetik bir kaygıyla mı yoksa öğretici bir kaygıyla mı yazılmıştır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Sanatsal metinler elbetteki estetik bir kaygıyla yazılır fakat manzume geleneğinde öğreticilik yönü de karşımıza çıkar.
5- Okuduğunuz metne bakarak manzumelerin öğretici metin olarak kullanılmaları konusun*da neler söyleyebilirsiniz?
Manzumelerin kıssadan hisse vermesi okuyucular için önemlidir.Şiir şeklinde oluşturulan bu hikayelerin öğreticilik yönü bulunabilir.Çünkü hikayelerin okuyucuya iletmek istedikleri bir ana fikir ya da başka bir deyişle vermek istedikleri mesaj vardır.

6-Kocakarı ile Ömer” manzumesinde anlatma ve gösterme; şiirde bireysellik, duygu ve çağ*rışım önemlidir. Bu bilgiler ışığında “Kocakarı ile Ömer” metnini yorumlayınız.
Söz konusu metinde verilmek istenen bir mesaj vardır.Duygusal bir hikaye anlatmaktadır.Torunları açlıktan kırılan bir ninenin İslam halifesi HZ.Ömer'e sitemleri anlatılmaktadır.Yaşanan bir olayı gündeme getirmiştir Mehmet Akif.Buradan hareketle yöneticilerin gerekirse kapı kapı gezmek suretiyle hizmette bulunmaları gerektiğini anlatmaktadır.


Sayfa 90 :

2-Etkinlik: İki gruba ayrılınız. 1. grup “Kocakarı ile Ömer” metnini, 2. grup ise “Bu Vatan Ki*min?” adlı metni ses, ritim, yapı, anlam ve gerçeklik yönlerinden incelesin. Ortaya çıkan sonuç*ları karşılaştırarak manzume ve şiir arasındaki benzer ve farklı yönleri arkadaşlarınızla paylaşınız.
1.GRUP:KOCA KARI VE ÖMER
Ritm aruzla sağlanmıştır.Nazım birimi benttir.Manzumenin iletmek istediği bir mesaj vardır.Gerçek bir olaydan yola çıkılmıştır.
2.GRUP:BU VATAN KİMİN
Ritm hece ölçüsüyle sağlanmıştır.Nazım birimi dörtlüktür.Teması Vatan Sevgisidir.Vatanla ilgili samimi duyguları dile getirmek bu duyguları hissettirmek amacıyla yazılmıştır.

3-Etkinlik: a) Aşağıdaki ifadelerin hangi metinle ilgili olduğunu tablodan işaretleyiniz. Bu işaretlemeleri ya parken tablodaki ifadelerle ilgili olarak şiir metinlerinde yer alan özellikleri belirleyiniz.




SAYFA 91
Anlama - Yorumlama
1-“Kocakarı ile Ömer” adlı metinde anlamın zaman zaman bir dizede bitmediğini, birkaç di*zede tamamlandığını görüyoruz. Buna örnekler bulunuz. Bu durumun sebeplerini açıklayınız
— Sen almasan acaba kim gelip de senden iyi,
— İdâre eyleyecek düştüğün bu ma’rekeyi? dizelerinde anlam tek dizede tamamlanmamıştır.
Manzume geleneği bir olayı anlattığından bazen anlam tek dizede tamamlanmayıp diğer dizelere de sarkabilmektedir.



2-“Kocakarı ile Ömer” manzumesinde anlatılan hikâyenin yaşanmış ya da yaşanabilecek bir olay olup olamayacağını sebepleri ile birlikte sözlü olarak ifade ediniz.
Manzumelerde gerçek ya da gerçeğe yakın olaylar anlatılmaktadır.Söz konusu manzumedeki olay HZ.Ömer zamanında yaşanmış bir olaydır.
3-“Kocakarı ile Ömer” metnini “Ayrılığın Ardından Duyulan” şiiri ile yapı, ritim ahenk, dil, an*lam ve gerçeklik bakımından karşılaştırarak iki metin arasındaki benzerlik ve farklılıkları madde*ler hâlinde tahtaya yazınız.
Koca Karı ve Ömer:Nazım birimi benttir,ritm aruzla sağlanmıştır.Mesnevi şeklinde kafiyelenmiştir.Kafiye ve redifler kullanılmıştır.Ağır bir dil kullanılmıştır.Gerçek bir olay anlatılmaktadır.
Ayrılığın Ardından Duyulan:Nazım birimi benttir.İki birim bulunur.Serbest ölçüyle yazılmıştır.Ahenk vurgu ve tonlama ile sağlanmıştır.Dil sade ve anlaşılırdır.Aşk teması işlenmiştir.
4-Etkinlik: Mehmet Âkif Ersoy’un “Kocakarı ile Ömer” manzumesini, Hz. Ömer’in çadıra gel*diği bölüme kadar kendi cümlelerinizle defterinize yazınız. Sizin anlatımınızla şairin anlatımı ara*sındaki belirgin farklılıklar nelerdir? Anlatımdaki bu farklılıkların sebeplerini açıklayınız.
Abbas soğuk ve karanlık bir gecede evden çıkar. Issız yollarda kendisinden başka kimse olmadığını tahmin eden Abbas o anda heykel gibi bir çöl arabını görür ve bu yabancıyla selamlaştıktan sonra o kişinin Ömer olduğunu fark eder. Derken Ömer Abbas ile Medine sokaklarını dolaşmaya başlar. Her evi ve her kapıyı yokladıktan sonra, şehir dışı mahallelere gelirler ve orada bir çadır ilişir gözlerine.
Şair ahenge kafiyeye ve ritme dikkat ederek yazdığından belirgin bir farklılık ortaya çıkmaktadır.


Değerlendirme
A.Aşağıdaki soruyu sözlü olarak cevaplayınız.
• Bu bölümde incelediğiniz metinleri dikkate alarak manzume ile şiir arasındaki ben*zerliklerin neler olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.
Ritm ve ahenk unsurlarının kullanılması,dize anlayışının var olması,ölçülü olarak yazılması manzume ve şiir arasındaki benzerliklerdir.


B)Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se*çeneği işaretleyiniz.
•Manzumede anlatma ve gösterme; şiirde ise bireysellik, duygu ve çağrışım ön plandadır.
Doğru (D ) - Yanlış ( )
• Manzume ile şiir arasında ses, ritim, yapı, anlam ve gerçeklik yönlerinden fark yoktur.

Doğru ( ) - Yanlış (Y )
• Manzumeler bir olay örgüsü etrafında şekillenir. Doğru (D ) - Yanlış ( )



B.Aşağıdaki çoktan seçmeli soruyu cevaplayınız.
1.Kaman civarına bahar gelince Yıkılır ovadan yörük çadırları,
Yücesinde pare pare duman tutmuş
Düldül Dağ'ın yaylasında mekân kurulur.
Hoş gelmişsin ilkbahar!
Nisan ayı içinde donanır dağlar,
Donanır yeşilinden, alından Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

A)Lirik B) Pastoral C) Epik D)Didaktik E) Dramatik


2. ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRMESİ
A. Aşağıdaki soruları sözlü olarak cevaplayınız.
• İnsanın var olduğu günden beri şiir de vardır. Sizce insanoğlunun şiire ihtiyaç duymasının se*bepleri nelerdir?
İnsanoğlunun şiire ihtiyaç duymasının en önemli sebebi duyguları ifade etme isteğidir.


• Okuduğunuz bir şiirde, o şiirin şairi ile ilgili hangi bilgiler ve özellikler bulunabilir?
Sahip olduğu zihniyet,yaşantısının izleri,benimsediği edebi gelenek ile ilgili özelliklere ulaşabiliriz.


On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan Gönlümü çekse de yârin hayâli
Baba ocağından, yâr kucağından Aşmaya kudretim yetmez cibâli
Bir çiçek dermeden sevgi bağından Yolcuyum bir kuru yaprak misâli
Huduttan hududa atılmışım ben Rüzgârın önüne katılmışım ben
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
Aşağıdaki soruları yukarıdaki şiire göre cevaplayınız


a. Şiirin yazıldığı dönemdeki sosyal ve siyasal şartlarla ilgili ne söyleyebilirsiniz?
Şair uzun süre ait olduğu topraklardan uzak kalmıştır. Huduttan hududa atılması ise savaşla alakalı bir durumdur.
Dolayısıyla şiirden hareketle zorlu bir süreç söz konusudur.


b.Şiirin ölçüsünü ve uyak düzenini belirleyiniz.
ÖLÇÜ:11’Lİ HECE ÖLÇÜSÜ
UYAK DÜZENİ:aaab,cccb


c.Şiirde kendi anlamları dışında kullanılan kelimeler hangileridir?
Kucağından, bağından, çekse, katılmışım


Ç)Şiirdeki sese ve anlama dayalı edebî sanatları belirleyerek bunların şiirin ifade gücüne katkısını yorumlayınız.
Yolcuyum bir kuru yaprak misâli: İstiare
Aşmaya kudretim yetmez cibâli:Mübalağa(Abartma)
Sanatlar şiirin ifade gücüne katkı sağlamaktadır.Anlamın şiirin derinliklerine inmesini sağlamaktadır.


d)Şiirde yapıyı oluşturan unsurlar nelerdir?
Ölçü,nazım birimi gibi unsurlar yapıyı oluşturmaktadır.


e)Şiirin teması nedir?
Özlem şiirimizin temasıdır.


f)Şiirin sizde uyandırdığı duyguları anlatınız
Şair büyük bir özlemi anlatmaktadır.Huduttan hududa atılarak her şeyini bir kenara bırakıp mücadele ettiğini vurgulamaktadır.Yani şairimiz şiirde özverisini dile getirmektedir.Dolayısıyla bizde özlem,fedakarlık,hüzün vb…duygular uyandırmaktadır.


g)Yukarıdaki şiiri hangi şiir geleneğine dâhil edebilirsiniz? Niçin?
Nazım birimi,ölçü ve uyak düzeni bizi halk şiiri geleneğine götürmektedir.Fakat Faruk Nafiz’den hareketle kendisinin cumhuriyet döneminde bir araya gelen beş hececiler şiir anlayışına mensup olduğunu bilmemiz gerekiyor.B sanatçıların şiirleri halk şiiri geleneğine çok yakın özellikler göstermektedir.


h)Okuduğunuz şiirde şairin hayatıyla ilgili izleri belirleyiniz.
Şair memleketle alakalı bir durum vesilesiyle sevdiğinden ayrı kalmıştır.Şair savaşa katılmış olabilir.Ya da savaşa katılmış bir askerin duygularını da ifade etmiş olabilir.


Bir seher vaktiydi indim bağlara
Öter şeyda bülbül gül yaralanır
Bakmaz mısın sinemdeki dağlara
Derdimi dökmeye dil yaralanır
Dâimî
• Aşağıdaki yönergelere göre yukarıdaki dörtlüğü inceleyiniz.
a. Şiirin ölçüsünü bulunuz.
11’Lİ HECE ÖLÇSÜ
b)Şiirin nazım birimini ve nazım biçimini bulunuz.
Nazım birimi dörtlüktür.Nazım şekli koşmadır.


c)Şiirin uyak düzenini gösteriniz
abab


Şiirdeki söz sanatlarını bulunuz
Bülbül-gül-sine :Tenasüp(Uygunluk)
Dil:gönül anlamına da gelir.Hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanıldığından tevriye sanatı yapılmıştır.


B. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan noktalı yeri uygun ifadeyle doldurunuz.
• Düşüncelerimizi ve hayallerimizi ifade etmek için kullandığımız kelimeler sınırlıdır. Şairler bu sınırlı sayıdaki kelimelerle düşüncelerini ve hayallerini ifade etmek zorundadırlar. İşte şair, ifade etmek istediği yeni durumları,kelimelere günlük anlamları dışında yeni anlamlar yüklemek ya*ni kelimeleri İMGEYE dönüştürmek suretiyle şiirine aktarır.
C) Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçene*ği işaretleyiniz.
• Anlam ve ses kaynaşmasından oluşan birimlerin bir düzene bağlı olarak birleşmesinden şiir
meydana gelir. Doğru (D) - Yanlış ( )
• Şiirlerin temaları yazıldıkları dönemlere göre değişmez. Doğru ( ) - Yanlış (Y )
İmgeler, soyut düşünceleri somut hâle getirmek için kullanılır. Doğru (D ) - Yanlış ( )

Şairin şiire yüklediği anlam ile okuyucunun şiirden sezdiği anlam aynıdır. Doğru ( ) - Yanlış ( Y)

SAYFA 93

Okuyucunun bir şiiri yorumlarken yararlandığı ipuçlarından biri de şiiri yazan şairin hayat hi-
kâyesini bilmesidir.
Doğru (D
) - Yanlış ( )




• Şiirdeki anlam kişiden kişiye göre değişmez.
Doğru (
) - Yanlış ( Y)
• Şiire özgü gerçeklikle yaşanan gerçeklik bire bir aynıdır.
Doğru (
) - Yanlış (Y )
• Manzumede yaşanmış ya da yaşanabilecek olaylar anlatılır.
Doğru (D
) - Yanlış ( )
• Bir şiir okuyucunun kültürüne, anlayışına, zevkine, içinde bulunduğu hâline göre yeni anlam değerleri kazanır.
uydurma ve psikolojik
Doğru ( D) - Yanlış ( )
• Koşma nazım biçiminde ağır ve süslü bir dil kullanılır.
Doğru (
) - Yanlış (Y )










Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde uyak (kafiye) kullanılmamıştır?
Selam olsun karanfilin alına / Selam, tomurcuklu defne dalına
Bu bohça, duygunun coşkun selidir / İçimi coşturan bahar yelidir
O gün gelsin şöyle bir yarış olsun da gör / Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör
Öpe öpe uyandırdım, şiir yaptım sözcükleri / Savaşta kalemime kurşun yaptım sözcükleri
Değirmen değirmen, beni de öğüt / Ben meyvesiz ağaç, yürüyen söğüt
DOĞRU CEVAP




2- Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram.


Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a-Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
b-Redife yer verilmiştir.
c-Farklı uyak türleri kullanılmıştır.
d-Seslenmelerden yararlanılmıştır.
E)Yinelemelerden yararlanılmıştır
DOĞRU CEVAP:C
Eleştirmenler, şiirlerinin kolay kolay anlaşılmayan, kapalı bir yapısı olduğunu söyler. (II) Oysa onun yaşam serüvenini bir ölçüde biliyorsanız o şiirler, sizin için hiç de kapalı bir nitelik ta*şımaz. (III) Onlarda toplumsal baskılar altında ezilen insanların sıkıntılarını, bilinçaltı dünyaları*nı bütün yönleriyle bulabilirsiniz. (IV) Bunları yansıtan imgeler, yoğun anlamlar içerir.(V) Bu du*rum, şiirlerini her okuyuşunuzda onların başka bir yanının ayrımına varmanızı sağlar.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden “şiirlerinde, şairin yaşantısından izler bu*lunduğu” anlaşılmaktadır?
I B) II C) II D) IV E) V
DOĞRU CEVAP:B


Bağladım canımı zülfün teline

Sen beni bıraktın elin diline

Güldün Mahzunî'nin berbat hâline

Mervan’ın elinde paralansa da
Mahzunî Şerif
3-Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır
B) Redif vardır.
C) Yarım uyak kullanılmıştır.
D) Halk şiiri geleneğine göre yazılmıştır.
E)İlahi özelliği göstermektedir

DOĞRU CEVAP:E


SAYFA 94
4-Şiir dünyası, düşünce dünyasıyla o kadar bağdaşamaz ki gerçekten şair olanlar, her şey*den önce kelimeleri, günlük anlamlarından uzaklaştırmakla işe başlarlar. Okuyun büyük şairle*ri, hepsinin davranışı budur.”
Parçadaki “kelimeleri günlük anlamlarından uzaklaştırmak” sözüyle ne anlatılmak isteniyor?
A) Kelime seçiminde aşırı titizlik gösterme
B) Kelimelere yeni anlamlar yükleme
C) Dili somutlaştırarak kullanma
D) Söyleyişe açıklık kazandırma
E) Kelimeleri, duygu ve düşünce yönünden dengeleme
DOĞRU CEVAP:B




5-I. Biz de hafif olsaydık bir rüzgârdan
II. Yer alsaydık şu bulut kervanından
III.Güzele ve yeniye koşan
IV. Bu sonrasız gidişin yanında
Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
B) Hepsinde redif kullanılmıştır.
C) Duraklarda belirli bir kurala uyulmamıştır
D) I ve II. dizelerde ulama vardır.
E) I ve III ile II ve IV. dizelerde çapraz uyak (kafiye) görülmektedir.
DOĞRU CEVAP A


6-Uyandım baktım ki sabah
Güneş vurmuş içime
Kuşlara yapraklara dönmüşüm
Pır pır eder durur, bahar rüzgârında
Bu dizeler Orhan Veli'nin şiirine özgü aşağıdaki niteliklerden hangisine örnek gösterilebilir?
A) Edebî sanatlara yer vermesine
B) Nükteli bir söyleyişi yeğlemesine
C) Doğa betimlemesine başvurmasına
D) Ölçü ve uyağa önem vermemesine
E) Toplumsal sorunlara değinmesine
DOĞRU CEVAP


7-Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim,
İnan ki her ne demişsem, görüp de söylemişim
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.
Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Düz yazıya yaklaşan bir havası vardır.
B) Dilin alışılmış kalıpları yıkılmaya çalışılmıştır.
C) Somutlamaya başvurulmuştur.
D) Uyak ve yineleme, ahengi sağlayan ögelerdendir.
E) Gerçekçi sanat anlayışına bağlılığı yansıtır.
DOĞRU CEVAP:C


8-Gerin, bedenim, gerin;
Doğan güne karşı.
Duyur duyurabilirsen,
Elinin, kolunun gücünü,
Ele güne karşı.
Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Serbest ölçüyle yazıldığı
B) Sıradan, günlük olaylara yer verildiği
C) Yalın bir anlatımının olduğu
D) İmgelere dayalı bir anlatım içerdiği
E)Konuşma dilinin söz değerleriyle oluşturulduğu

DOĞRU CEVAP


SAYFA 95 7-Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim,
İnan ki her ne demişsem, görüp de söylemişim
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.

Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Düz yazıya yaklaşan bir havası vardır.
B) Dilin alışılmış kalıpları yıkılmaya çalışılmıştır.
C) Somutlamaya başvurulmuştur.
D) Uyak ve yineleme, ahengi sağlayan ögelerdendir.
E) Gerçekçi sanat anlayışına bağlılığı yansıtır.
DOĞRU CEVAP:C





8-Gerin, bedenim, gerin;
Doğan güne karşı.
Duyur duyurabilirsen,
Elinin, kolunun gücünü,
Ele güne karşı.
Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Serbest ölçüyle yazıldığı
B) Sıradan, günlük olaylara yer verildiği
C) Yalın bir anlatımının olduğu
D) İmgelere dayalı bir anlatım içerdiği
E)Konuşma dilinin söz değerleriyle oluşturulduğu

DOĞRU CEVAP
DOĞRU CEVAP:B

SAYFA 96



Hazırlık
Sınıfınıza roman, hikâye, masal, destan, Karagöz, köy seyirlik oyunları, modern tiyat*ro metinlerinden kısa parçalar getiriniz.
✓ Anlatmakla göstermek arasındaki farklar nelerdir? Sözlü olarak ifade ediniz.
Anlatmak sözlü yapılan bir eylem iken göstermek harekete dayalı bir eylemdir.


SAYFA 99



1. Bir anınızı arkadaşlarınıza önce anlatarak sonra yazarak aktarmaya çalışınız. İki anlatım tar*zı arasındaki farkları belirleyerek sınıfta sözlü olarak sununuz.

Sözlü anlatımda hazırlıksız bir çalışma yapıldığından anlatımda aksamalar olabilir.Yazılı anlatımda hazırlık yapıldığından çok fazla aksamalar görülmez.

1. Etkinlik: Kitabınızda yer alan “Bir Başka Türlüsü” hikâyesinde anlatılanları sınıfınızda can*landırmaya çalışınız. Olay çevresinde oluşan metinlerde olay veya olay örgüsünün vazgeçilmez ol*duğu gerçeğinden hareketle “Sarıpınar 1914” adlı tiyatro metnini de hikâyeleştirmeyi deneyiniz. Her iki metinde de ortaya çıkan dil ve ifade farklılıklarını belirleyiniz. Bu farklılıkların sebeplerini açıklayınız.

Tiyatro metnini hikayeleştirdiğimizde olay örgüsünde bir takım değişiklikler yaşanmıştır.Dil ve anlatımda da ciddi bir takım farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

2-“Bir Başka TürIüsü” hikâyesi ile “Sarıpınar 1914” adIı tiyatro oyunu arasındaki benzer ve farklı yönlerin neler olduğu üzerinde sınıfta tartışınız

Tiyatro oyunu diyaloglardan yani karşılıklı konuşmalardan oluşmaktadır.Hikaye metni ise nesir şeklinde kaleme alınmıştır.


2-“Bir Başka TürIüsü” adlı metnin sonunda yazar kısa bir diyaloğa yer vermiştir. Bu diyalog*la “Sarıpınar 1914” metnindeki diyalogları karşılaştırınız. Aralarında anlatım tarzı bakımından ne gibi farklar olduğu nu belirleyiniz.

Hikayelerde yer alan diyaloglar çok fazlaca yer tutmaz ve anlatıma canlılık kazandırır.Sarıpınar adlı metin ise göstermeye bağlı bir metin olduğundan diyaloglardan oluşmaktadır.Sarıpınar metninde ise verilmek istenen mesaj sahneye aktarılırken kullanılan üslupla daha belirgin hale gelir.


2-Etkinlik: Sınıfa getirdiğiniz farklı türde ki metinlerden kısa parçalar seçiniz. Bu parçaların tür*lerini belirtmeden sınıfa okuyunuz. Arkadaşlarınız okuduğunuz metin parçalarının türünü belirle*meye çalışsınlar. Sınıfça türleri belirlerken metinlerin hangi özelliklerinden faydalandığınızı açıkla*yınız. Metinlerin belirlediğiniz türlerini aşağıdaki tabloda işaretleyiniz.

Belirlediğiniz metinlerin türlerini tabloda işaretleyiniz.

2. Etkinlik: Bir önceki etkinlikte tablo üzerinde belirlediğiniz metin türlerini aşağıdaki tab*loda yer alan bilgilere göre kontrol ediniz.


SAYFA 101



4.Etkinlik: 100. sayfadaki Reşat Nuri Güntekin’e ait metinlerden 3. metin göstermeye bağlı, 4. metin ise anlatmaya bağlıdır. Bu iki metni okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

a) Metinlerde yazar, kahramanlara ait özellikleri nasıl ifade etmiştir? Açıklayınız.

Diyalogların içerisinde bahsetmiştir.

b) Her iki metinde yazar kahramanların davranışlarını nasıl anlatmıştır? Metinler arasındaki ifa*de farklılıklarını belirleyerek defterinize yazınız. Bu Her iki metinde yazar, kahramanların farklılıkların sebepleri nelerdir?

Yazar kahramanların davranışlarını uzaktan görürcesine anlatmaktadır.Birinci metinde yazar tarafsız bir şekilde anlatmış;ikinci metinde ise kahramanların duygu dünyalarından haberdar olan bir anlat yapılmıştır.

c) 3 ve 4. metinlerde tasvirler nasıl ifade edilmiştir? Metinleri karşılaştırarak benzer ve farkIı yönleri belirleyip maddeler hâlinde tahtaya yazınız.

Metinde canlı tasvirler yapılmıştır.Bu tasvirler olayın okuyucunun gözünde canlanmasını da beraberinde getirmektedir.

1.metin direkt olarak diyaloglardan oluşmuş bir metindir.Sahnelenmek amacıyla yazılmıştır.İkinci metin ise olay çevresinde oluşmuş metindir.Bu metinde karşılıklı konuşmalar konuşma çizgisiyle ifade edilmiştir.İkinci metinde yapı unsurları olan olay örgüsü,mekan,zaman ve şahıs kadrosu vardır.

ç)Yukarıdaki sorulara verdiğiniz cevapları da dikkate alarak göstermeye bağlı metinler ile an*latmaya dayalı metinlerin benzerlik ve farklılıklarını belirleyerek sınıfta sözlü olarak ifade ediniz.
Anlatmaya bağlı eserler ile göstermeye bağlı eserlerin benzerlik

—Benzerlikleri:
1. Her iki tür de bir olay çevresinde gelişir. Bu temel olayın etrafında daha küçük çapta gelişen olaylar yer alır.
2. Her iki türde de insanların başlarından geçen ya da geçebilecek nitelikteki olaylar gösterilir.
3. Olaylar belirli bir zaman diliminde geçer.
4. Anlatılan olaylardan etkilenen insanlar ya da varlıklar vardır. Bunlara eserin kahramanları denir. En çok etkilenen varlığa eserin başkahramanı (başkişisi) denir.
5. Olayın serim, düğüm ve çözüm bölümleri bulunur. Yani olayın bir başlangıcı, gelişmesi ve sonunda da çözümlenişi vardır.
6. Ele alınan olayların anlaşılması için tasvirlere ya da dekorlara yer verilir.
7. Metinlerin bir yazarı vardır.



Farklılıkları:
1. Anlatmaya bağlı türlerde olayın mutlaka bir anlatıcısı vardır. Bu anlatıcı olayı ilahî bakış açısıyla, kahramanın bakış açısıyla ya da gözlemci bakış açısıyla anlatır.
2. Göstermeye bağlı eserlerde, sosyal hayatta karşılaşabileceğimiz olaylar sahnede gösterilir.
3. Eserdeki olaylar aktör (erkek oyuncu), aktris (bayan oyuncu) adı verilen oyuncular tarafından canlandırılır. Sosyal yaşamın ve insan karakterinin eleştirisi yapılır.


—4. Bu iki tür arasında kullanılan dil ve anlatım biçimi de birbirinden farklıdır. Anlatmaya bağlı eserlerde uzun ve kurallı cümleler kullanılırken göstermeye bağlı eserlerde günlük konuşma dili kullanılır. Cümleler daha açık ve kısadır. Söylenen sözün izleyici tarafından anlaşılması beklenir, bunun için daha açık ve kısa cümleler kullanılır. Konuşma dilinin canlılığı sahnede yansıtılır.

1. Etkinlik: “Sarıpınar 1914” adlı metni aranızda rol dağılımı yaparak sesli okuyunuz. Kahraman*ları seslendirirken ses tonunuza, vurgu ve tonlamalara dikkat ediniz. Tiyatro türünde gösterme seslendirmenin yeri hakkındaki çıkarımlarınızı sözlü olarak de ediniz.

Tiyatroda gösterme ve seslendirme çok önemlidir.Eğer dikkat edilmez ise mesajın iletilmesi zorlaşır.İlgi çekicilik azalır.


Değerlendirme

A. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.

HİKAYE,ROMAN VE TİYATRO GİBİ METİNLER Olay çevresinde oluşan edebî metinler ANLATMAYA BAĞLI metinler ve GÖSTERMEYE BAĞLI metinler diye iki*ye ayrılır.




B. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçe*neği işaretleyiniz.

• Hikâye göstermeye bağlı edebî türdür. Doğru ( ) - Yanlış (Y )

• Orta oyunu göstermeye bağlı edebî türdür. Doğru (D ) - Yanlış ( )

• Aynı temanın anlatmaya bağlı anlatımı ile göstermeye bağlı anlatımı arasında dil ve ifade

biçimi bakımından farklılık bulunmaz. Doğru ( ) - Yanlış ( Y)

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Bir gün Fransızların ünlü heykeltıraşı Rodin'e “Bir heykeli nasıl yapıyorsunuz?” diye sorar*lar. O da tek cümleyle şu cevabı verir: “Taşın fazlasını atıyorum, geriye heykel kalıyor.”

Rodin'in heykel yapmayla ilgili olarak söylediği bu sözüyle, yazılı anlatıma ilişkin aşağıda*ki yargılardan hangisi arasında bir paralellik vardır?

A) Yerinde verilen örnekler, yazarları uzun uzun açıklamalar yapmaktan kurtarır.

B) İletilmek istenen düşünceye uygun bir anlatım biçimi seçme, başarının ana koşulu dur.

C) Yazma ustalığı, sözcüklerin tüm anlatım boyutlarını tanımayı gerektirir.

D) Yazılı anlatımda güzellik, anlatımı gereksiz sözcüklerden arındırma ve yalınlaştırmayla sağlanır.


E) Bir yazının kalıcı olmasını sağlayan temel nitelik, onun dil ve anlatım özelliğidir.

DOĞRU CEVAP

2. Yazınsal yapıtlar, yaşama ayna tutmakla kalmaz, aynı zamanda ona istediği biçimi de verir. Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?
A) Her yazar, hangi türde yazarsa yazsın, yapıtlarının konularını yaşamdan alır.
B) Yazma, yazarları yaşama bağlayan, düşsel ve düşünsel boyutlu yaratıcılık isteyen bir eylemdir.
C) Roman, öykü, oyun gibi yazınsal ürünlerde, okurlara, değişik yaşamlar sunulur.
D) Günlük yaşamla beslenmeyen, dil değeri taşımayan yapıtlar kalıcı ve etkili olamaz.
E) Roman, öykü, oyun gibi türlerde yazilmış yapıtlar, yazıldıkları dönemi yansıtır ve
onu yönlendirir.

DOĞRU CEVAP:E











SAYFA 102



Anlatmaya dayalı eserler kaleme alan bir yazar, kendi yaşantısını hangi ölçüde eserine yansıtır? Açıklayınız.
Yazar kendi yaşantısından yola çıksa da kurmacanın imkanları doğrultusunda olayları dile getirir.
Aynı yerin fotoğrafları olmalarına rağmen aşağıdaki fotoğraflar niçin farklı görünmek*tedir?
Çünkü fotoğrafların bakış açıları birbirinden farklıdır.


Bir olayın değişik kişiler tarafından farklı yorumlanmasının sebepleri nelerdir?


Bakış açısı farklılığıdır.


“Her eser yaratıcısından izler taşır.” sözünü yorumlayınız
Yani edebi metinleri meydana getiren kalemin yaşantısı,zihniyeti,anlayışı belli ölçüde esere yansımaktadır..



SAYFA 104
1. Ergenekon Destanı’nda Türklerin sosyal, siyasal ve kültürel hayatları ile ilgili hangi özellik*ler yer almaktadır?


2-Ergenekon Destanı’nda olayın geçtiği döneme ait hâkim zihniyetin özelliklerini belirtiniz.
3-Dede Korkut Kitabı’ndan alınan metne hâkim olan zihniyeti, metinde renklere yüklenen an*lamları da dikkate alarak belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.




SAYFA 105


4-“Kuma” adlı metinde yer aLan “sosyal hayatta kadına yüklenen roller, evlilikle ilgili âdetler, çocuğun aile hayatındaki yeri” ile ilgili yaklaşımları belirleyerek dönemin sosyal yapısı ile ilgili çı*karımlarda bulununuz. Çıkarımlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.

5-“Kuma” adlı metnin yazıldığı dönemdeki hâkim zihniyeti belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları aşağıdaki yere yazınız.

2-Etkinlik: 2 gruba ayrılınız. Sınıfa getirdiğiniz farklı dönemlerde yazılmış edebî metinleri de dikkate alarak 1. grup 2. metinde, 2. grup 3. metinde olmak üzere metinlerin yazıldıkları döne*min sosyal ve kültürel hayatını yansıtan ifadeleri belirleyiniz. Çıkan sonuçları tahtaya yazınız.

6-“Kuma” adlı metinde yazar, çok eşlilik olayının sebeplerini ortaya koyarken bu anlayışı des*tekliyor mu yoksa bu durumu yermeye mi çalışıyor? Yorumlarınızı sözlü olarak ifade ediniz.




SAYFA 106



7-Edebî bir metin, ortaya çıktığı dönemin sanat anlayışıyla ilgili hangi ipuçlarını barındırır? “ Ergenekon Destanı”, “Dede Korkut Kitabı” ve “Kuma” metinlerinden dönemlerinin sanat anlayış*larıyla ilgili ifadeler bularak aşağıdaki tabloda uygun yerlere yazınız.

8-“Kuma” ve “Kumral Ada Mavi Tuna” adlı metinlerin dil ve anlatım özelliklerini göz önün*de bulundurarak yazarların dönemin kültür ve sanat hayatıyla ilişkisini belirleyiniz. Belirlediğiniz bu özellikler bütün yazarlar için geçerli midir? Açıklayınız.

9-1980 sonrası Türk edebiyatında görülen sanat anlayışları hakkında bir araştırma yapmıştınız. Araştırma sonuçlarından hareketle “Kumral Ada Mavi Tuna” adlı metnin yazıldığı dönemde han*gi sanat anlayışları tartışılmaktadır? Metni bu sanat anlayışlarından hangisine daha yakın buldu*ğunuzu sözlü olarak ifade ediniz.


sayfa 108



1. Etkinlik: a) Okuduğunuz metni olayın gelişimine göre bölümlere ayırınız.
CEVAPLARI AŞAĞIDAKİ RESİMDE...
b) Ayırdığınız her bir bölümü kısa cümlelerle yazarak sıralayınız.
c)Yaşadığınız bir olayı gelişim aşamalarına göre yazınız. “Aşk Mektupları” hikâyesinin olay ör*güsü ile yaşadığınız olayın gelişim sürecindeki farklılıkları belirleyiniz.



ç)Olay örgüsünün “Aşk Mektupları” hikâyesinde yazar tarafından nasıl ele alındığını, yaza*rın olayIarı zaman, mekân, kişiler gibi unsurlarla nasıl zenginleştirdiğini beIirlemeye çaIışınız. Olay örgüsüne edebî nitelik kazandıran, estetik kaygıyla yazılmış ifadeleri bulunuz.

1-Okuduğunuz hikâyede gerçekte olmayan bir durum Rasim’in hayatını nasıl etkilemiştir? Hayatımızı etkileyen her şey somut gerçeklik midir? Yoksa hayal, tasarı, izlenim ve benzeri hu*suslar da hayatımızı etkiler mi? Nasıl?




sayfa 109


2. Bu bölümün hazırlık kısmında yaptığınız tartışma sonuçlarını dikkate alarak “Aşk Mektup*ları” adlı hikâyedeki olayın insana özgü gerçekliği ifade edip etmediğini açıklayınız.
cevaplar aşağıda...

3-“Aşk Mektupları” adlı metindeki olayın ve zamanın gerçek hayattaki gibi olmamasının sebe*bi nedir? Yazar iletiyi vermek için olay örgüsünü, kişileri, zaman ve mekânı nasıl kulIanmaktadır? Yazarın insana özgü gerçekliği olay örgüsü çerçevesinde nasıl somutlaştırdığını yorumlayınız
2. Tip ve karakter terimleri hakkın da bir araştırma yapmıştınız. Araştırma sonuçlarını da dik*kate alarak Rasim ve Ahmet Bey’in tip mi yoksa karakter mi olduğunu belirtiniz.


2. Etkinlik: “Aşk Mektupları” adlı metnin kişileri, zamanı, mekânı ile ilgili ayrıntıları tabIoya yazınız. Bu ayrıntıların öyküdeki işlevini sözlü olarak ifade ediniz.
5-Aşk Mektupları” adlı metindeki kişi, zaman ve mekân unsurlarının metnin genelinde na*sıl bütünleştirildiğini, bu unsurların bir arada kulIanılmasının metnin anIamını somutlaştırıp so*mutlaştırmadığını tartışınız. Tartışma sonunda yapı unsurlarının metin içerisindeki işIevini mad*deler halinde aşağıya yazınız.
6-“Aşk Mektupları” adlı metindeki olayın geçtiği zamanı belirleyiniz. Zaman unsurunun me*tindeki işlevi nedir? Bu zamanın yaşanan zamanla ne gibi bir farklılığı olduğunu sözlü olarak ifa*de ediniz.
7-“Aşk Mektupları” adlı metninde kişi ve mekân ilişkisini belirleyiniz.






Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 04:56 )
 
Eski 08-02-15, 03:13   #4
Saw

Varsayılan C: 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Yayınevi Yayınları) (2014-2015)




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄ ►◄

SAYFA 111

1-Eskici Dükkânı”, “Bir Bilim Adamının Romanı” ve “Yılkı Atı” adlı metinlerin temasını bulunuz.cevaplar aşağıdaki resimde...
2-Eskici Dükkânı” adlı metinde yer alan “Şehirde bana göre iş kaldı mı? Fabrikalar boyuna işçi çıkarıyor, babamın dükkânı da malum.” ifadesiyle metnin teması arasında ilgi kurunuz. Met*nin içinde temayı besleyen benzer ifadeler bulmaya çalışınız.

3-Eskici Dükkânı”, “Bir Bilim Adamının Romanı” ve “Yılkı Atı” adlı metinlerde yer alan sos*yal hayatla, düşünce tarihiyle ve eserin yazıldığı dönemle ilgili ifadeleri beIirleyiniz. Bu ifadeler ile metinlerin temalarını ilişkilendirmeye çalışınız. Tema ile sosyal hayat, düşünce tarihi ve eserin yazıldığı dönem arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.





SAYFA 112


1. “Kırmızı Azap” adlı metin de anlatıcı kimdir? Anlatıcının metindeki rolü nedir? Hikâyedeki olaylar kimin bakış açısıyla anlatılmaktadır?
2-Metinde anlatıcının olayla ilişkisi nedir? Anlatıcı olayın içinde mi yoksa dışında mıdır? Söz*lü olarak ifade ediniz.


SAYFA 113



3-Anlatıcının hikâyedeki öznel ve nesnel ifadelerini bulunuz.
4-“Kırmızı Azap” adlı metin den yazarın tasvir ve tahlile dayalı ifadelerini bulunuz. Bu ifade*lerde yazarın kelimelere yeni anlam değerleri yükleyip yüklemediğini tartışınız. Tartışma sonuç*larını sözlü olarak ifade ediniz.
5-“Kırmızı Azap” adIı metin “Eskici Dükkânı” adlı metinden dil ve anlatım özelliği bakımın*dan ne gibi farklılıklar göstermektedir? Açıklayınız.
6-“Kırmızı Azap” adlı metnin dördüncü paragrafında yer alan çok anlamlı söz ve söz grupla*rını belirleyiniz. Bu söz ve söz grupları metinde ne gibi değerler kazandığını açıklayınız.
1-Etkinlik: Hikâyenin ilk paragrafını, anIatılanları dışarıdan gören birisi olarak yeniden yazınız. Anlatıcının değişmesiyle paragrafta meydana gelen değişiklikleri belirleyiniz.


SAYFA 114



7-Edebî metinlerde dilin hangi işlevi kulIanılır? Yukarıdaki metinlerde dilin bu işlevini yansı*tan ifadeleri bularak tahtaya yazınız.
İmgeye ve kurmacaya dayalı metinlerde (edebî metinlerde) dil, çoğunlukla şiirsel işlevde kullanılır. Edebî metnin, edebî metin olmasının dışında önemli bir amacı yoktur. Söz gelimi lirik anlatımla kaleme alınan bir şiirin amacı, o şiirin kendisidir. Bir edebî metnin gerçekliği, o metnin kendisindedir. Bu gerçeklik, kurmaca bir dünyanın ürünüdür. Dilin şiirsel işleviyle oluşturulan metinlerde kurmacanın egemen olması, bu metinlerdeki iletilerin insandan, hayattan ve yaşanılan dünyadan tümden soyutlandığını göstermez. Bu işlevde dil, insana özgü durumları sanatsal gerçekliğe dönüştürmede bir araç olarak kullanılır. Burada karşımıza çıkan gerçeklik, sanata özgü (sanatsal) gerçekliktir. Dilin şiirsel işlevinin kullanıldığı metinlerde yazar/şair, okuyucuda estetik etkiler uyandırmak için dili istediği gibi kullanır, kendi özgün üslubunu oluşturmak için bir anlamda dili yeniden yaratır. Edebî sanatlardan, karşılaştırmalardan, çağrışım gücü yüksek kelimelerden yararlanarak imgeler oluşturur, kelimelere yeni anlamlar yükler, kurmaca dünyalar yaratır.

yansıtan ifadeler
Sedirle kapı arasında, ayakucu kapıya doğru bir yatak duruyor; yatağın üzerini tamamen örten ve uçIarı biraz da yere uzanan yorganı hareketsiz iki insan vücudu ka*bartıyordu.edebiyat fatihi
Arkası çiçekli yeşil teneke ile kaplı aynaya baktı baktı.vb


8- Yukarıdaki metinlerde kulIanılan edebî diIi de dikkate alarak günlük konuşma diIini ede*bî dilden ayıran özellikleri belirleyiniz. Belirlediğiniz özellikleri sözlü olarak ifade ediniz.




9-“Kuyucaklı Yusuf” ile “Küçük Ağa” adIı metinleri ses, söz bilgisi ve cümIe yapısı bakımın*dan karşılaştırınız. Belirlediğiniz farklılıkları tahtaya yazınız.
Küçük Ağa Kuyucaklı Yusuf
Konuşma çizgisiyle belirtilmiş bölümler var. Konuşma çizgisiyle belirtilmiş bölümler yok
Fiiller yoğunluktadır. Sıfatlar yoğunluktadır.
Olay ağırlıklıdır. Betimleyici ifadeler ağırlıktadır.
Kelimelerin yan ve mecaz anlamları kullanılmıştır. Kelimelerin yan ve mecaz anlamları kullanılmıştır.
Yöresel dil özellikleri söz konusudur. Standart dil özellikleri daha ağır basar.
Günlük konuşma dili kullanılmıştır. Sanatlı bir dil kullanılmıştır.
10-Yaban” adlı metinde bulunan çok anlamlı söz ve söz gruplarını belirleyiniz. Bu çok an*lamlı söz ve söz gruplarının metinde kazandığı değerleri sözlü olarak ifade ediniz.
o kadar yalnız ve öksüz hissediyorum:Kimsesiz gibi hissetmek üzülmek
engin yoksulluğun:Fakirliğin insanları kırıp geçirmesi…

2. Etkinlik: 1, 2, 3 ve 4. metinlerin anlatıcılarıyla ilgili olarak verilen bilgilerin hangi metinle-





1. “Fatih-Harbiye”, “Felâtun Bey ile Râkim Efendi”, “Araba Sevdası” ve “Şık” adlı metinlerden hareketle eserlerin yazıldığı devrin sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili özelIikleri beIirleyiniz. Eser*ler yazıldıkları dönemin sosyal yapısından ve kültürel özelliklerinden nasıl etkilenmiştir? Açıkla*yınız.

.
2-“Fatih-Harbiye”, “Felâtun Bey ile Râkım Efendi”, “Araba Sevdası” ve “Şık” adlı metinlerde*ki yanlış Batılılaşma anlayışı ile ilgili benzerlikleri belirleyerek aşağıda boş bırakılan yere yazınız. Yazarların benzer yaklaşımlarda bulunmalarının sebepleri neler olabilir?Açıklayınız.


1.Etkinlik:“Fatih-Harbiye”, “Felâtun Bey ile Râkım Efendi”, “Araba Sevdası” ve “Şık” adlı me*tinleri yapı, tema, dil ve anlatım bakımından karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları maddeler hâlin*de tahtaya yazınız.




3-Fatih-Harbiye”, “Felâtun Bey ile Râkım Efendi”, “Araba Sevdası” ve “Şık” adlı metinleri ya*zılış tarihlerine göre sıralayarak yazarların bu metinleri kaIeme alırken kendinden önceki metin*lerden etkilenip etkilenmediklerini belirlemeye çalışınız. Sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Fatih-Harbiye:1931
Araba Sevdası:1889
Felâtun Bey ile Râkım Efendi:1875
Şık :1889
Araba Sevdası ve Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanları Tanzimat döneminde yazılan romanlardır.Dolayısıyla bu romanlar yanlış batılılaşmayı işleyen romanlardandır.Fatih –Harbiye cumhuriyetin ilk yıllarında yazılmış romanlardandır.Dolayısıyla söz konusu Tanzimat dönemi romanlarından etkilenmiştir yargısı ileri sürülebilir.
4-Felâtun Bey ile Râkım Efendi” romanından alınan parçada “supe - sopa” “kafeole - ko*vala, karyola “kelimelerinin söyleyiş benzerliğinden yararlanılarak kurgulanan diyaloglar vardır. Türk edebiyatında hangi edebî türde benzer kullanımlara rastlanmaktadır? Bu durumu gelenek*le ilişkilendiriniz.
Burada yanlış anlaşılmalarla kurulan bir diyolog vardır.Bu diyaloglara da daha çok tiyatro türünde rastlanılabilir.Çünkü modern tiyatro geleneğinde ve geleneksel tiyatromuzda(Karagöz,orta oyunu,meddah) bu tür diyaloglara rastalanabilir.




5-Türk edebiyatında yanlış Batılılaşmayı eleştirme geleneği ne zaman başlamıştır? Ahmet Mit*hat Efendi, Recaizâde Mahmut Ekrem ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın söz konusu geleneğin oluş*masındaki yeri nedir? Açıklayınız.
Ahmet Mithat ve R.Mahmut Ekrem gibi isimler Tanzimat dönemi edebiyatının yanlış batılılaşmayı konu edinen romanlarını yazan bu durumu eleştiren ilk sanatçılarındandırlar.Dolayısıyla geleneği başlatan isimler bu isimlerdir.


2-Etkinlik: Metinlerde modernleşmeyi yanlış anlamış, yozlaşmış tipler yer almaktadır. Günümü*zün sosyal olayları içerisinde siz de düşünce ve davranış biçimlerini yerdiğiniz tipleri konu alan kı*sa bir yazı kaleme alınız.
Milli kültürünü reddeden batının sadece giyim kuşam kısacası yaşam tarzını benimseyen kişiler günümüzde de karşımıza çıkabilir.Bu kişiler için yüzyılların birikimi olan kültürel özellikler ve gelenek reddedilmelidir.Bu da bizi biz yapan değerleri ortadan kaldırmaktadır.B değerler hiç şüphesiz kültürel değerlerdir.Kültürel değerlerin kaybolması milletin de kaybolmasınıberaberindegetirebilir.Kültürümüze,dilimize,gelene klerimizesahipçıkmalı,batının teknolojisinden faydalanmalı yaşam tarzını körü körüne benimsememeliyiz.


1. Okuduğunuz roman parçalarından yola çıkarak Merakî Efendi, Bihruz Bey, Şatırzade ve Ne*riman’ın kişilik yapılarını belirleyiniz. Belirlediğiniz özellikleri aşağıdaki tabloda boş bırakılan yer*lere yazınız. Bu kahramanların birbirlerine benzeyen yönlerini sözlü olarak ifade ediniz.



AYFA119
1-Don Kişot” adlı metni anlamlı küçük parçalara ayırınız. Her parçayı bütünle birlikte anlam*landırınız. Metnin bütünü ile metni oluşturan küçük parçaların dil, yapı, ve anlam bakımından iliş*kisini sözlü olarak ifade ediniz.
2-Don Kişot’un yaptıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Farklı düşünceleri tahtaya yazınız.
CEVAPLARI RESİMDE...RESMİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ


SAYFA 120


1-Etkinlik: Gruplar oluşturunuz. “Don Kişot” romanından alınan metin parçasını daha önce seçtiğiniz bilimsel yazılarla anlamları bakımından karşılaştırınız. Edebî metindeki anlamla bilim*sel metindeki anlam farklılıklarını maddeler hâlinde sıralayınız.
CEVAPLARI AŞAĞIDAKİ RESİMLERDE...RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN RESMİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ




3-Okuyucunun kültür seviyesi, yaşı, yetiştiği sosyal ortam vb. unsurlar bir metnin anIaşılması ve yorumlanmasını nasıl etkiler? Siz de okuduğunuz metinden çıkardığınız farklı anlam ve yorum*ları arkadaşlarınızla paylaşınız.


4-“Don Kişot” adIı metnin anlamı ile sizin metin ile ilgili yorumlarınızın farkIılıkları ve ben*zerliklerini dikkate alarak anlam ve yorum arasındaki ilişkiyi birkaç cümle ile açıklayınız.


2-Etkinlik: Gruplar oluşturarak okuduğunuz metnin yapısını, temasını ve anIatım özellikleri*ni belirleyiniz. Bu unsurların birbirleriyle metin içindeki ilişkisini açıklayınız.
5-“Don Kişot” romanından alınan parçada, görülen anIamin dışında başka anIamlar bulma*ya çalışınız. Yazarın okuyucunun hayal gücüne bıraktığı bölümleri işaretleyiniz.
6-Ekşi bir ses” ve “uygun bir vaziyet aldı” gibi söz gruplarının metinde kazandıkları anlam*ları belirleyiniz. Bu, dilin hangi özelliğinden kaynaklanmaktadır? Açıklayınız.

3-Etkinlik: Metindeki edebî gerçeklik ve tarihî gerçekliği yansıtan söz, söz grubu ve ifadeleri belirleyip tablodaki uygun yerlere yazınız. Etkinlik sonunda metindeki edebî gerçeklik ile tarihî gerçeklik arasındaki ilişkiyi belirlemeye çalışınız.


7-Cervantes, “Don Kişot” romanının ana kahramanını, gördüğü yel değirmenlerini dev sanarak bu değirmenlere saldıran, asilzadelik özentisine sahip bir şövalye olarak kurgulamıştır. Sizce yaza*rın romanını böyle bir kahraman ve onun saçma görünen maceralarıyla kurgulamasının sebebi ne olabilir? Açıklayınız.


8-İspanyol düşünür Gasset (Gaset)’in “Don Kişot” romanıyla ilgili olarak söylediği “İnsan onu ha*yatında üç kez okumalıdır: Kahkahanın koIayca dudaklara fırIayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hâkim olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyar*lıkta.” sözünü yorumlayınız.















Sayfa 125-126

  1. Aşağıdaki soruyu sözlü olarak cevaplayınız.
  • Anlatmaya bağlı bir edebî metin döneminin sanat anlayışını hangi yönlerden yansıtır? Açıklayınız.

Anlatmaya bağlı bir edebi metin yazıldığı dönemin sanat anlayışını “dil ve anlatım, tema, yapı” bakımlarından yansıtır.

  • Anlatmaya ve göstermeye dayalı metinlerin yapı unsurları nelerdir?

Anlatmaya ve göstermeye bağlı edebi metinlerin yapı unsurları “olay, yer zaman, kişiler”dir.

  • “Edebî gelenek” ifadesinden ne anladığınızı söyleyiniz.

Bir dönemin sanat anlayışı ve bu sanat anlayışının etkileri edebi geleneği oluşturur. Edebi gelenek, bir metnin ortaya çıkmasını “dil, tema, yapı” bakımlarından etki eder.

  • Edebî bir metnin anlamını her insanın farklı algılamasının sebepleri nelerdir?

CEVAP: Edebi metinlerde çok anlamlılık olması, çağrışım uyandıran sözcüklere yer verilmesi, edebi metinlerin yoruma açık olması, edebi metinlerde imgelere yer verilmesi

  • Bir eserin, onu yazan kişinin hayatından ayrı düşünülüp düşünülemeyeceğini sebepleriy*le birlikte yazınız.

Bir edebi metin, yazarından izler taşır, yazarının üslubunu yansıtır. Yazarın duygu ve düşüncelerini az ya da çok yansıtır.

  1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
  • Yazarın kurguladığı metinde anlatıyı sürükleyen kişilere genel olarak TİP denir.
Metnin dışındaki bir kavramı ya da insanı temsil eden kişiye ise KARAKTER denir.
  • Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konuya TEMA denir.
  • Anlatmaya bağlı edebî metinlerde anlatıcının her şeyi bildiği bakış açısına
İLAHİ bakış açısı; bilginin kahramanların birinin bilgisiyle sınırlı olduğu bakış
açısına KAHRAMAN bakış açısı; anlatıcının bir kamera tarafsızlığıyla olup biteni ifade
ettiği bakış açısına GÖZLEMCİ bakış açısı denir.
  • Anlatmaya bağlı edebî metinlerde dilin ŞİİRSEL işlevi ön plandadır.

  1. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçe*neği işaretleyiniz.
  • Bir metnin yazıldığı döneme ait kültürel hayatın özelliklerinin bilinmesi, metnin doğru değerlendirilmesine yardımcı olur. Doğru ( X )-Yanlış ( )
  • Edebî eserler, yazıldığı dönemin siyasi yapısını ortaya koymak amacıyla kaleme alınır.
Doğru ( ) – Yanlış ( X )
  • Edebî eserler, bünyelerinde yazarlarının zihniyetini yansıtan ipuçlarını barındırır.
Doğru ( X ) – Yanlış ( )
  • Edebî metinde anlatılan gerçeklikle yaşanan gerçeklik arasında farklılık yoktur.
Doğru ( ) – Yanlış ( X )
  • Bir edebî metnin anlatıcısı değiştiğinde metnin anlatım özellikleri de değişir.
Doğru ( X ) – Yanlış ( )
  • Edebî metnin dili, günlük konuşma dilinden farklıdır. Doğru ( X )-Yanlış ( )
  • Bir edebî metin kendinden önce yazılan edebî metinlerle tema, yapı, dil ve anlatım bakı*mından aynı olmak zorundadır. Doğru ( )-Yanlış ( X )

  • Hikâye ve roman metni, okuyucunun kültürüne, anlayışına, zevkine, içinde bulunduğu du*ruma ve psikolojik hâline göre yeni anlam değerleri kazanır. Doğru ( X ) – Yanlış ( )
  • Anlatmaya dayalı metinlerin bazılarında yazarın hayat hikâyesi ve bilinen özellikleri ile il*gili ipuçları metinde yer alır. Doğru ( X )-Yanlış ( )
  • Yazar ile eserinde yer alan kahraman arasında benzer özellikler bulunabilir.
Doğru ( X )-Yanlış ( )

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

  1. Aşağıdakilerden hangisi metnin yazıldığı dönemin hâkim zihniyetinin anlaşılmasında ölçüt olarak kullanılamaz?
  2. A) Metnin yazıldığı dönemdeki sosyal yapı
  3. B) Metnin yazıldığı dönemdeki ekonomik yapı
  4. C) Metnin yazıldığı dönemdeki siyasal yapı
  5. D) Metnin yazıldığı dönemin sanat anlayışı
  6. E) Metnin yazıldığı dönemdeki insan nüfusu
1998 – ÖSS

CEVAP: E

  1. Aşağıdakilerden hangisi anlatmaya bağlı edebî bir metnin yapısını oluşturan unsurlardan biri değildir?
  2. A) Olay örgüsü B) Kişiler C) Zaman
  3. D) Konu E) Mekân
2008 – ÖYS

CEVAP: D

  1. Yazar malzemesini yani dili, yakından tanıyacak; onu, olanaklarını deneyerek geliştirecek*tir. Bu da eskilerin deneyimlerini, onların eserlerinde yaşatmakla olur. Bizde böyle olmadı. Ba*tı uygarlığını tanıyışımızdan sonra kuşaktan kuşağa, dünya görüşü hızla değiştiği için eskilerle yeniler, hemen her kuşakta birbirinden uzak düştüler. Bunun yanı sıra özensiz, çırpıştırma çe*viriler yüzünden dil ve üslup sorunları ortaya çıktı. Bunun doğal sonucu olarak da kişiliksiz, renksiz bir edebiyat oluştu.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemistir?
  1. A) Dilin, yazarın anlatım ve yaratma aracı olduğuna
  2. B) Çevirmenlerin ciddi bir eğitimden geçmeleri gerektiğine
  3. C) Günümüz sanatçılarıyla eskiler arasında bir kopukluk bulunduğuna
  4. D) Yazarın, alanındaki birikimlerden yararlanması gerektiğine
  5. E) Çevirilerde yeterince titiz davranılmadığına
1992 – ÖYS

CEVAP: B

  1. Yıllar önce okuduğumuz bir kitabı ikinci kez okuduğumuzda kitap aynı kitaptır ama on*dan aldığımız tat eskisinden daha fazladır.
Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?
  1. A) Bir kitapta anlatılanlar zamanla değişik anlamlar kazanır.
  2. B) Bir kitabın okuyucusuna vereceği haz, sonraki okunuşunda biraz daha artar.
  3. C) Bir kitabın her okunuşta aynı zevki vermesi onun değerini gösterir.
  4. D) Bir kitabın anlaşılabilmesi için birkaç kez okunması gerekir.
  5. E) Okuyucunun bir kitaptan aldığı tat, onu okuyuş biçimine göre değişir.
1992 – ÖYS

CEVAP: B




9. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 148 - 2014-2015 EKOYAY Yayınları


9. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 148 Değerlendirme Soruları (2014-2015)

A. Aşağıdaki soruları sözlü olarak cevaplayınız.
• Anlatmaya bağlı edebî türler hangileridir?
CEVAP: Anlatmaya bağlı edebi türler: Roman, hikâye, destan, masal, halk hikayesi, mesnevi, manzum hikâye

• Hikâye ile halk hikâyesi arasındaki benzer ve farklı özellikler nelerdir?

Halk hikâyesi ile hikâye arasındaki benzerlikler:

Olaya dayalı metinler olmaları
Olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman unsurlarının bulunması
Serim, düğüm, çözüm planına göre yazılması ya da söylenmesi
Belli bir tema etrafında oluşması


Halk hikâyesi ile hikâye arasındaki farklılıklar:




B. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
• Halkın tarihî süreç içerisinde meydana getirdiği yazarı belli olmayan destanlara doğal destanlar, bazı şair ve yazarların kendi milletlerinin tarihî olaylarına kendi duygu, düşünce ve ifa*de biçimlerini katarak oluşturdukları destanlara yapay destanlar denir.

C. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçe*neği işaretleyiniz.
• Hikâyedeki temel çatışmanın en kısa ifadesine tema denir. Doğru ( X ) Yanlış ( )
• Romanlarda İiâhî bakış açısı, kahraman anlatıcının bakış açısı ve gözlemci anlatıcının ba*kış açısı olmak üzere üç temel bakış açısı vardır. Doğru ( X ) Yanlış ( )
• Mesneviler, İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatında görülen bir nazım biçimidir.
Doğru ( ) Yanlış ( X )

Ç Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Roman türüyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Roman, yazıldığı dönemin sosyal, siyasal ve kültürel hayatının özelliklerinden izler taşır.
B) Romanda olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekân yazarın iletisini ifade etmesinde ve somutlaştırmasında birer araçtır.
C) Romanın yazarı anlatıcı değildir; romanın anlatıcısı, kurmacanın sınırları içinde varlığın*dan söz edilen bir kişidir.
D) Romanda okuyucuya sezdirilen anlam bilimsel eserlerdeki anlamlardan farklı değildir.
E) Roman; okuyucunun bilgisi, görgüsü ve psikolojik durumuna göre farklı yorumlanabi*lir.

CEVAP: D

2. Aşağıdakilerden hangisi masalın özelliklerinden biri değildir?
A) Olayların belli bir zamana bağlanmaması
B) miş'li geçmiş zamanla anlatılması
C) Belli bir yazarının bulunmaması
D) Millî duygularla dinî inançları işlemesi
E) Eğitici nitelik taşıması
1989 - ÖYS

CEVAP: D

3. Halk hikâyeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Sevgi ve kahramanlık konuları işlenir.
B) Kişiler gerçek yaşamdakilere yakındır; olağanüstülükler oldukça sınırlıdır.
C) Oluştukları çağdaki sosyal yapıyı ve iç mücadeleleri yansıtır.
D) Anlatım tümüyle nesre dayalıdır.
E) Anlatıcıları okur yazar, az çok kültürlü kişilerdir.
1997 - ÖYS

CEVAP: D


DEĞERLENDİRME SORULARI (sayfa 161, 162)
A. Aşağıdaki soruyu sözlü olarak cevaplayınız.
• Göstermeye bağlı edebî türler hangileridir? Maddeler hâlinde defterinize yazınız.
CEVAP: Tiyatro, opera, bale, pandomim, drama, sinema



• Trajedi türünün özellikleri nelerdir?


TRAJEDİ:
Seyirciye, hayatın acıklı yönlerini göstermek, ahlak, erdemi anlatmak için yazılmış manzum eserlerdir.
*Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da mitolojiden alır.
*Kahramanları tanrılar, tanrıçalar ve soylu kimselerdir.
*Kusursuz bir üslubu vardır. Kaba sözlere yer verilmez.
*Eser baştan sona kadar ağırbaşlı, ciddi bir hava içinde geçer.
*Çirkin olaylar, seyircinin gözü önünde gerçekleştirilmez, sahne arkasında gerçekleştirilir. Bu olaylar haberciler tarafından sahnede aktarılır.
*Üç birlik kuralına uyulur.( Yer, zaman, olay )
*Oyunda korolara yer verilir.
*Ünlü trajedi yazarları;
Eski Yunan; Aiskhylos, Eurupides, Sophokles.
Fransız; Corneille, Racine.
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]


B. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçe*neği işaretleyiniz.
• Göstermeye bağlı edebî metinler, anlatmaya bağlı edebî metinler gibi yapı (olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân), tema, dil ve anlatım, zihniyet, gelenek, yazar vb. unsurlarına göre incelenebilir. Doğru ( X )-Yanlış ( )
• Sahnelenmek üzere ortaya konan tiyatro metni, edebiyatın konu alanına girmemektedir.
Doğru ( )-Yanlış (X )
• Tiyatro metinlerinde olay örgüsüne dramatik örgü adı verilir. Doğru ( X )-Yanlış ( )
• Karagöz oyunu, orta oyunu ve meddah hikâyelerinden farklı olarak sahnede değil; ışıklandırılmış bir perde önünde çubukların uçlarına takılmış resimlerin oynatılmasına dayalı bir göl*ge oyunudur. Doğru ( X )-Yanlış ( )
Karagöz oyunu İslamiyetten önce ortaya çıkmıştır.
Doğru ( )-Yanlış ( X )


• Karagöz oyunu bir gölge tiyatrosudur. Doğru ( X ) - Yanlış ( )
• Tiyatro türünün gelişip yaygınlık kazandığı 19. asırdan itibaren trajedinin yerini dram al*mıştır. Doğru ( X )-Yanlış ( )
• Tiyatro kendine özgü kuralları ve özellikleri olan edebiyattan ayrı bir sanat dalıdır.
Doğru ( ) - Yanlış ( X )
• Komedi türüne baştan sona kadar acıklı ve ciddi bir hava hâkimdir.
Doğru ( ) - Yanlış (X )


C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Tiyatro, insanları baskıdan kurtarır, onların düşünüp de yüksek sesle söyleyemeyeceği şeyleri dile getirir. Açık sözlü bir sanattır tiyatro, hemen herkese hitap eder; onun için de bazı dönemlerde kendisinden korkulan, çekinilen bir kurum kimliği kazanmıştır. Nitekim Gogol'un “Yüzünüz çarpıksa aynaya kızmayın; o, her şeyi olduğu gibi gösterir.” sözü tiyatronun yasaklandığı bir dönemde söylenmiştir. Bu söz aynı zamanda onun işlevini de açıklar.
Bu parçada tiyatroyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İnsanların içinden geçenleri ortaya koymasına
B) Gerçekleri değiştirmeden yansıtmasına
C) Etkileyici bir sanat dalı olmasına
D) Eğitici ve öğretici yanının ağır basmasına
E) Geniş kitlelere seslenebilmesine
1990 – ÖSS


CEVAP: D


2. “Tiyatro bir odak noktasıdır; dünyada, tarihte, insanda her ne varsa oraya yansıyabilir ama sanatın sihirli değneği altında.”
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu cümlede söylenmek istenene en yakındır?
A) Sanat eseri, hayatı olduğu gibi yansıtmalı, eğlendirmeli ve her sosyal tabakaya seslenmelidir.
B) Sanatta gerçek, basit bir kopyadan ibaret olmamalı, yazarın kafasından geçip onun görüşüyle bize sunulmalıdır.
C) Sanatçı öncü olmak, halkın yürüdüğü yoldan ilerisini bir projektör gibi aydınlatmak zorundadır.
D) Sanatçı bir gözlemci ve deneyimcidir; olayları ve kişileri gözlemlediği gibi verir.
E) Sanatçı, toplumdaki işlevini, sanat kaygısını her şeyin üstünde tutmakla gerçekleştire*bilir.
2005 - ÖSS


CEVAP: B


3. Karagöz oyunu, Osmanlı-Türk toplumunun, yüzyıllarca yaşamış sanat dallarından biridir. Tanzimat’tan bu yana, özellikle Cumhuriyet Döneminde yerini, Batı’dan gelen sinema ve tiyat*roya bırakmıştır. Bu sanat dalı, bugün bize çok uzak ve yabancı gelen İslam uygarlığı dönemin*de, halkın dilini, inançlarını, geleneklerini, zanaatlarını, siyasal ve toplumsal olaylar karşısında*ki düşünsel ve ruhsal durumlarını yansıtan zengin bir kaynaktır. Geçmişi tanımak ve öğrenmek isteyenler bu kaynağı değişik açılardan değerlendirebilirler.
Bu parçada, Karagöz'le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Toplumsal yaşamı yansıtan uzun bir geçmişi olduğuna
B) Günümüzde yerini başka sanat dallarının aldığına
C) Güldürü öğelerinden yararlanarak oluşturulduğuna
D) Farklı yönlerden incelenmeye uygun bir kapsamı bulunduğuna
E) Eski dönemler hakkında bilgi verdiğine
1994 – ÖSS


CEVAP: C


4. Tragedya türü ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Acıklı yönü ağır basan bir tiyatro türüdür.
B) Ana karakterlerin halktan olması en önemli özelliğidir.
C) Konuları, mitolojiden ve tarihten alınır.
D) Zaman, yer ve olay birliği kuralına uyulur.
E) Klasik bir üslup anlayışıyla yazılır.
1996 - ÖYS


CEVAP: B
ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME SORULARI (sayfa 163, 164)


A. Aşağıdaki soruları sözlü olarak cevaplayınız.
• Olay çevresinde oluşan edebî metinleri; anlatmaya bağlı metinler ve göstermeye bağlı me*tinler olarak gruplandırırken hangi ölçütler esas alınır?


Anlatmaya bağlı edebi metinler okumaya yöneliktir. Göstermeye bağlı edebi metinler izlemeye yönelik metinlerdir.


• Tiyatroyla edebiyat arasındaki ilişkiyi açıklayınız.


B. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan noktalı yeri uygun ifadeyle doldurunuz.
• Anlatmaya bağlı edebî eserlerde anlatılan olayın sahnesi durumundaki unsura mekân
denir.


C. Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun seçene*ği işaretleyiniz.
• Edebî metinler, yazarlarının ve yazıldıkları dönemin hâkim zihniyetinden izler taşır.
Doğru ( X )-Yanlış ( )
• Hikâye ve roman metni, okuyucunun kültürüne, anlayışına, zevkine, içinde bulunduğu du*ruma ve psikolojik hâline göre yeni anlam değerleri kazanır. Doğru ( X ) - Yanlış ( )
• Anlatmaya bağlı türlerde anlam, metinde açıkça dile getirilenlerle açıkça dile getirilmeyenlerin bütünüdür. Doğru ( X ). Yanlış ( )


Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. İster olay öyküsü olsun, isterse durum öyküsü, benim öyküm, okunduktan sonra bellekler*den uçup gitmemeli. Konusuyla, özüyle, diliyle, biçimsel ustalıklarıyla okuru kuşatmak Kişi, öy*küyü okuyup bitirdikten sonra değişmeli. Yıllar sonra o öykünün anımsanan, insanı etkileyen bir yanı bulunmalı. Sait Faik'in “Hişt Hişt” adlı öyküsü, lirizmi ve şiirselliğiyle, Sabahattin Ali'nin “De*ğirmen” adlı öyküsü iletisiyle böyle değil mi?
Yukarıdaki yargıları savunan bir kişiye göre öykünün temel niteliği nedir?
A) Ünlü öykücülerin yazdıklarını düşündürmesi
B) Belirli bir olay ya da durumdan yola çıkması
C) Bilinen, somut gerçeklere dayanması
D) Okurları, unutamayacakları biçimde etkilemesi
E) Çelişkilere dayalı bir yapısının olması
2000 – ÖSS


CEVAP: D


2. Masal, çocuğa kendi karakterini, benliğini geliştirmesi için ipuçları verir; onu yüreklendirir. Tüm engellere karşın herkesin yoğun ve zengin bir yaşama varabileceğini gösterir. Yeter ki insan savaşmaktan kaçmasın. Devlerle, dış tehlikelerle savaşmadan insan, değil mutluluğu, kendi ken*dini bile bulamaz, bilemez, tanıyamaz. Masal; ürkek, çekingen, mücadeleden kaçan yaratıkları ha*rekete geçirir. Bize, böyle kişilerin tekdüze, sıkıcı ve silik yaşamının olacağını hatırlatır.
Bu parçada masalın çocuğa sağladığı yararlar arasında aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Kişiliğini güçlendirmeye yardımcı olmasına
B) Kendi kişiliğinin bilincine varmasına
C) Güçlü ve cesur olmanın gerekliliğine inandırmasına
D) Dilini ve duyarlılığını geliştirip zenginleştirmesine
E) Hareketli, canlı bir yaşama özlem uyandırmasına
1991 - ÖYS


CEVAP: D


3. Bence bir edebiyat yapıtında önemli olan onun ne anlattığı değildir. Bir öyküden bir roman*dan herkes kendine göre bir anlam çıkarabiliyorsa o zaman sanat yapıtı gerçek amacına ulaş*mış sayılır. Çünkü bir sanat yapıtı herkese aynı şeyi söylemez. Anlamın bir boyutu okuyucuya bağ*lıdır. Bu bakımdan, herkes benim anlattığımdan kendine göre bir dünya kurabiliyor, onun için*de yaşayabiliyorsa amacıma ulaştım sayılır.
Bu parçanın yazarına göre bir edebiyat yapıtında önemli olan aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her okurun, kendince bir yorum yapmasına imkân vermesi
B) İnsanlara, gerçek dışı şeyler düşündürmesi
C) Çok değişik konuları bir arada işlemesi
D) Okuyucuyu belli bir düşünceye yönlendirmesi
E) Anlatılanı değil, anlatış biçimini ön planda tutması
1992 – ÖYS


CEVAP: A


4. Bu roman, aradan geçen bunca yıla karşın konusuyla, anlatımıyla hâlâ genç.
Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Romanda, günlük, sıradan olayların anlatımında bile özgün ve çarpıcı bir dil kullanılıyor.
B) Günümüzdeki toplumsal sorunlar, romanda herkesin anlayacağı bir dille ele alınıyor.
C) Roman, hem anlatılanlar hem de bunların anlatılışı bakımından güncelliğini koruyor.
D) Romanın dilindeki yalınlık, geçmişteki olayların anlaşılmasını kolaylaştırıyor.
E) Romanda, günümüzün olayları geçmişle bağlantı kurularak değişik bir anlatımla yansıtılıyor.
1993 – ÖYS



CEVAP: C

http://ders-kitabi-cevaplari.blogspot.com.tr/
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 04:55 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
2011, 2011-2012, 2012, 9.sınıf, bu senenin, ders kitabı cevapları, edebiyat kitabı, ekoyay, indir, kitap, oku, tüm cevapları 2010-2011, yeni, yükle, zambak, öğretmen kitabı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat