Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 07-10-09, 16:32   #1
Saw

Varsayılan 11.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Lider Yayınları) (2014-2015)



İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


Sayfa 2


Etkinlik

Yenileşmede hem evrensel hem de toplumsal ölçütler önemlidir. Bir yenilik toplum değerleriyle örtüşmeli, aynı zamanda sosyal yaşamı uluslararası standartlara uygun şekilde düzenlemelidir. Osmanlı devleti, 19. Asırda ekonomik, askeri, kültürel alanlarda Batı’nın gerisinde kaldığını anlamış, bu amaçla Batı medeniyetiyle tekrar uyum sağlayarak içinde bulunduğu sıkıntılı ortamdan kurtulmayı hedeflemiştir.

Etkinlik


19.yüzyılda Osmanlı Devleti, askeri, siyasi, teknolojik anlamda Batı medeniyetlerinin gerisinde kalmıştır. Halk arasında yaşanan bölünmeler bu olumsuzluğu daha da derinleştirmiştir.cemalaksoy.org

Etkinlik


Skolastik zihniyet; yeniliğe, gelişime açık olmayan eski anlayışları devam ettiren bir zihniyet kavramıdır. Rönesans öncesi Avrupa’sında egemen olan, her şeyi din kurallarına göre açıklamaya çalışan, insan aklının yaratıcılığını reddeden dogmatik bir felsefedir.
İlmi zihniyet; bilimin ışığında sürekli kendini geliştiren, yenileyen bir düşünce sistemidir.

Etkinlik


Tanzimat edebiyatı 1860 yılında başlamıştır. Osmanlı Devleti’nde yenileşme Tanzimat edebiyatını hazırlayan nedenlerdendir.

Metin İnceleme


Sayfa 3

1) Osmanlı devletinin birlik ve beraberliğini bozan etmenler; yenileşen dünya karşısında yabancı kalmak, eskimiş, yozlaşmış hayat tarzını sürdürmede ısrarcı olmak, yabancı devletlerin kendi iç işlerimize karışmasına engel olamamak,
2) Yabancı siyasetler Osmanlı Devleti üzerinde emelleri olan Batılı İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletlerdir. Yenilik ve kalkınmalara zaman zaman ortaya çıkardıkları savaşlarla ve topluma yaydıkları entrikalarla engel olmaya çalışmışlardır.


Sayfa 4

1) III.Selim döneminde egemen anlayış her alanda sıkıntı yaşayan Osmanlı Devleti’nde Batı medeniyetlerinin tarzını yaygınlaştırma, her alanda yenilik getirme, Batı ile kültür alışverişinde olma düşüncesi hakimdir.
2) Avrupa’ya elçiler gönderilmiş, Avrupa’dan alanında uzman öğreticiler getirilmiş, Batılı tarzında okul ve tersaneler açılmış, tercümeler yaygınlaştırılmıştır. Halkı yeniliği, gelişimi aşılamak, çağdaşlığı yaygınlaştırmak.
3) Beyoğlu’ndaki moda ve eğlence, tercüme eserler, askeri düzenlemeler, yeni saray ve konaklar, lüks tüketim
4) Tanzimat Fermanı Osmanlının anayasa kavramı ile tanışmasını sağlamıştır. Sosyal devlet anlayışını ön plana çıkaran “adalet, hak, eşitlik” kanun gibi kavramların yaygınlaşması, Darülfünun, darülmuallim gibi eğitim kurumları açıldı.
5) Yüksek yönetici zümresi, Batı medeniyetinin debdebeli, şatafatlı lüks hayatını kendine örnel aldığından saf, temiz, dürüst Anadolu halkıyla arasında derin bir uçurum oluşmuştur. Bu etmenler zamanla halk ile devletin arasını açmış, halk ile devleti birbirinden uzaklaştırmıştır.


Sayfa 5


Anlama Yorumlama

2)Devletin başına tecrübesiz padişahların geçmesi, medreselerde usulsüzlük yapılması, hak ve adalet duygusunun yitirilmesi, rüşvet ve iltimasın yaygınlaşması, Batı medeniyetinin ilmi, teknolojisi yerine lüks hayatının takip edilmesi
3)Skolastik zihniyet, Ortaçağ Avrupa’sına hakim olan bir düşünce sistemiydi. Rönesans ile birlikte bu düşünce yerini aydınlanmaya bıraktı. Aynı durum Osmanlı Devleti içinde örnek teşkil etmektedir.
4)Eski hayat tarzının artık yaşanılan çağa ayak uyduramadığı bunun yerine yeni bir düşüncenin, yaşama biçiminin oluşması gerektiği III. Selim döneminde yaygın olan zihniyettir.
5) Askeri alanda alınan başarısız sonuçlar devleti askeri ve diğer alanlarda yenileşme evresine yöneltmiştir.
6)Eski sistemin artık çağa ayak uyduramaması ve yenileşmenin elzem olması
7)Bir devletin silahlı kuvvetleri, eğitim kurumları, bürokrasi kurumları o devletin vazgeçilmez unsurlarıdır. Osmanlı Devleti de bu alanlarda yenilikler getirmiştir.
8)Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti’nin Batı medeniyeti ile ciddi anlamda ilk tanışmasıdır. Tanzimat Fermanı’nda yer alan maddeler sosyal devlet ve kanunların önemini ortaya koymaktadır.
9)Parçalanmaya başlayan Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak, kanun önünde herkesin eşit olduğunu vurgulayarak insanlar arasında eşitliği pekiştirmek. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme çabası da ülkemizde hukukun üstünlüğünü pekiştirmek, sosyal ve siyasi adaleti daha da yaygınlaştırmak içindir.
10)19. yüzyılda 1860 yılında başlamıştır. Yenileşmenin etkisi edebiyatta da kendini göstermiştir.

Ölçme ve Değerlendirme Sorularının Cevapları


1) ASKERLER, KÜBERA KONAKLARI
2) Y,D,Y
3) D
4) D

Sayfa 7-8


Ölçme ve Değerlendirme Sorularının Cevapları

  • 1) 1839-Gülhane-i Hattı Hümayun, Abdülmecit, Sadrazam Mustafa Reşit Paşa
  • 2) D,Y,Y
  • 3) A
  • 4) D
  • 5) A
  • 6) B
  • 7) B
  • 8) D
  • 9) C
  • 10 C


Sayfa 10

3. Etkinlik

Yenileşme hareketlerini topluma anlatmak, yeni kavramları öğretmek, Batı’daki gelişmelerden haberdar etmek
1860 yılında başlamıştır.

Hazırlık Çalışması


Metni-İnceleme

Sayfa 12

1)Tanzimat Fermanı, Osmanlı’nın kaybettiği topraklarla birlikte azalan eski gücüne yeniden kavuşmak, Batılı devletlerin desteğini kazanmak, modern bir ordu sistemini kurmak, değişen dünya düzenine ayak uydurmak istemesi nedeniyle ilan edilmiştir.
2)Tanzimat Fermanı ile devlet-kişi ilişkisinde ekonomi, hukuk ve sosyal haklar gibi alanlarda bir ilerleme esas alınmışsa da aydınların etkisiyle daha çok Fransız tarzı giyim kuşam modası ve eğlence hayatı yaygınlaşmıştır.
3)Tanzimat Dönemi’nin tanınmış edebiyatçılarının çoğu Avrupa devletlerini, özellikle Fransa’yı ziyaret etmiş, burada bir süre kalmış, eğitim görmüş kişilerdir. Hemen hepsi Fransızcayı da bilmektedir. İlk Tanzimat yazarları arasında asker kökenli edebiyatçıların çok olması o dönemde askerlerin aynı zamanda aydın olmaları ile ilgilidir.
4)Tanzimat Dönemi’nin en önemli kültür ve sanat muhiti Beyoğlu’dur.cemalaksoy.org

Metni İnceleme


1)Metne göre Tanzimat’la başlayan yenileşme hareketlerinin yansımaları 1860’ta Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasıyla başlayan yeni edebiyat akımıyla ortaya çıkmıştır.
2)Tanzimat’la başlayan yeni fikirlerin, kavramların, sosyal ve siyasi ortamın topluma iletilme gereksinimidir.
3)Edebiyatta yenilik hareketleri daha çok düzyazı türlerinde kendini göstermiştir. Gazetenin sağlamış olduğu imkanlar dahilinde makale, fıkra, deneme, eleştiri gibi türlerde yazılan eserler topluma ışık tutmuştur.

Anlama Yorumlama


5. Etkinlik

Tanzimat döneminde getirilen yenilikler sınırlı bazı düzenlemeleri kapsamıştır. Örneğin devletin yönetim sistemi, insanların hak ve hürriyeti konularında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
Sayfa 13

Ölçme ve Değerlendirme Sorularının Cevapları

1)DDY
2)Tanzimat Fermanı, Mustafa Reşit Paşa, II.Mahmut, III.Selim, aile ve sosyal
3)C

Sayfa 14
Öğretici Metinler


1.Etkinlik

Makale, eleştiri, biyografi, anı, fıkra, deneme

2. Etkinlik


İlerici, çağdaş, özgürlükçü, toplumun huzur ve güvenliğini ekonomik refahını önemseyen, bilim, teknik ve sanata önem veren bir siyasi ve sosyal yapılanmadır. cemalaksoy.org

Sayfa 16


1)Romalılarda hükümetin düşünce ve işlerini halka duyurmaları için memurlara yazdıkları evraklar. Venedik’te ilk gazetenin çıkarılması.
2)Öğretmek, bilgi vermek, yönlendirmek
3)Gazetecilik eskiye dayanan ve sürekli gelişen bir alandır.
4)Metnin türü mülakattır. Tanzimattan önce bu türde eser verilmemiştir.
5)Gazete, bilimsel eser, jurnal, müze, neşretmek(yayımlamak), millet, hükümet, kalem vasıtası, memur, senato
6)Düşünce ve bilginin aktarılmasına kolaylık sağlamak, anlatımı daha anlaşılır kılmak amacıyla kullanılmıştır.
7)Metne göre gazete bilimsel ve sanatsal konulara duyulan merakın giderilmesi ihtiyacını karşılamak üzere ortaya çıkmıştır.

4.Etkinlik


Metinde, metnin yazıldığı dönemin önemli bir konusu olan gazetecilik ele alınmıştır.

5. Etkinlik


Gazete türü makale, deneme, fıkra, eleştiri gibi öğretici metinlerin kaleme alınıp okuyucuya aktarıldığı bir iletişim aracıdır.

Sayfa 18


1)Okuduğumuz metin dört birim(paragraf) halinde yazılmıştır.
2)Metnin yazılış amacı okuyucuyu aydınlatmak, bilgilendirmektir.
3)Merkezi otorite kendi ihtiyaçlarını daha önceden Takvim-i Vekayi, Ceride-i Havadis, gibi resmi ve yarı resmi gazetelerle halka duyurmaktaydı. Ancak ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkarılmasına izin verme konusunda devlet devlet yönetimi tereddüt etmiştir. Bunun nedeni, yazarların halkı merkezi otorite dışında farklı siyasi yapılanmalara (demokrasi gibi) yöneltmeleri şüphesiydi. Şinasi, devletin bütünlüğüne ve padişahın otoritesine karşı hiçbir yazı yazmayacaklarını garantisini verdikten sonra gazetesini basmak için izin alabilmiştir.
4)Tanzimat’la birlikte Osmanlı devlet sisteminde ayanlar meclisi kurulmuş ve padişah bazı yetkilerini bu meclise devretmiştir.
6)Tanzimat dönemi öğretici metin(makale) geleneğine uygun olarak yazılmıştır.

7. Etkinlik


Şinasi’nin Fikri ve Edebi Yönü: Çağdaşlarına göre dili daha sadedir. Çok yönlü bir sanatçıdır. Dil konusunda çalışmalar yapmıştır. Gazeteciliğin öncülerindendir. Tiyatromuzun ilk örneklerini yazmıştır. Batı dillerinden çok sayıda eser çevirmiştir. Şiirleri sanat yönünden zayıftır.
Yazar-Eser İlişkisi: Şinasi, topluma yeni düşünceleri tanıtmak, yeni ufuklar açmak ve Batılı düşüncelerini Osmanlı’nın kültür değerleriyle bağdaştırarak topluma benimsetmek amacıyla Tercüman-ı Ahval gazetesini çıkarmıştır. Halkın kolay anlaması için sade ve sanatsız bir dili tercih etmiştir. Cemal Aksoy

Sayfa 21


Sayfa 22

Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

1)DYD
2)Çin’de, İtalyanca, Fransızca, Tercüman-ı Ahval gazetesi

Ana düşünce: Gazete, bir toplumun gelişmesi için önemli bir araçtır.
Türü: Makale
4)Atatürk basını, milletin hafızası, sesi ve dünyaya açılan penceresi olarak görmektedir.



Sayfa 24

Hazırlık Çalışması

1.Etkinlik

Beslendiği Kaynaklar: biçim yönünden divan şiiri, konu bakımından Batı şiiri
Vatan, millet, hürriyet, hak ve sorumluluklar gibi toplumsal nitelikli konular
Şiir Üzerine Tartışan Şahsiyetler: Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci
Batı Şiirinden İlk Çeviri Yapanlar: Şinasi, Namık Kemal, Ahmet Vefik Paşa
Şiirimize Giren Yeni Temalar: vatan ,millet, hürriyet, bilim, felsefe

Sayfa 25


1)Gazel adlı şiirin ses ve anlam özellikleri;



Okuduğumuz şiir divan şiiri geleneğine göre kaleme alınmıştır. Şiirde aruz ölçüsü ve nazım birimi olarak beyit kullanılmıştır. Şiirin nazım şekli gazeldir. İlk beyitteki dizeler kendi arasında uyaklıdır.
2)Şiirde uyak, redif, aliterasyon ve iç ses benzerlikleri gibi ahenk unsurları kullanılmıştır.

Sayfa 26


3)Şiirde Batı’nın gelişmişliği, Doğu’nun geri kalmışlığı konusu ele alınmış, beyitlerde bu anlam doğrultusunda birleşmiştir. İlk beyit ile sonraki beyitler arasında anlam bütünlüğü vardır. Divan şiirinde her beyit anlam bakımından bağımsızdır. Tanzimat şiirinde ise anlam şiirin geneline yansıtılır.cemalaksoy.org
4)Metin aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Nazım birimi beyittir. Metinde beş beyit kullanılmıştır.
5)Metinde “kâşâne” Batı medeniyetini, “virane” ise Doğu medeniyetini temsil eden kelimelerdir. O dönemde Bâb-ı Ali semti, ülkenin basın yayın merkezidir ve yazarlar günlerinin çoğunu burada geçirirler. Ülke ve dünyadaki gelişmeleri buradan takip ederler. Şair, bu yazarların çoğunun Eflatun’u bile beğenmeyecek kadar kibir hastalığına tutulduğunu anlatmaya çalışmıştır.
6)”sâl- hane” kesimevi demektir. Şair, dünyada birçok hükümetin insanları kesip katleden bir salhaneye döndüğünü düşünmektedir. Aslında şairin kesip katletmek sözünden kastı, insanlara düşünce ve ifade özgürlüğünün tanınmamasıdır.
7)Şiirde divan şiiri ve tasavvuf düşüncesine ait kavram ve imgeler dönemin sosyal ve siyasi yapısını ifade etmek için farklı bir amaçla kullanılmıştır. Şair “meyhane köşesi, içki içilen yer, dünya meyhanesi” ifadeleriyle Doğu’nun içinde bulunduğu gafleti ve umursamazlığı anlatmaya çalışmıştır.
8)Şair son beyitte içinde bulunduğu sarhoşluktan(gerçek sarhoşluk değil) ileri gelen baş ağrısının bu dünyanın keyfi için çekilmeye değmeyeceğini söylüyor. Onun sarhoşluğunun nedeni, aslında içki içmekten değil, Batı ve Doğu medeniyetleri arasında yaşam koşulları bakımından uçurum sayılacak farklılıkların olmasıdır.
9)Şiirde gözlemin ağırlıklı olduğunu, bunula birlikte sezgilerin değil düşüncelerin dile getirildiğini söyleyebiliriz.
10)Metinde dile getirilenler o dönemin genel özelliklerini yansıtmaktadır.
11)Şairin metinde eleştirdiği hususlar bugün de geçerliliğini korumaktadır.
12)Beyitler her biri anlatılmak istenen düşüncenin bir yönünü ortaya koymaktadır.
13)Metnin teması, Ziya Paşa’nın bilime, sanata, ekonomiye, sosyal haklara, milletin huzur ve refahına, akılcılığa önem verdiğini gösteriyor.
14)Ziya Paşa, Batı’daki gelişmeleri imrenerek izliyor.
15)Okuduğumuz metin Ziya Paşa’nın edebi ve siyasi kişiliğini tam olarak yansıtmaktadır.
16)Ziya Paşa, toplumu eğitmek, bilinçlendirmek, aydınlatmak amacıyla eserlerini kaleme almıştır. Bu nedenle şiirlerinde klasisizm akımının etkilerini görürüz.

3.Etkinlik


Hürriyet kavramını ilk kullanan ve savunan yazar olmasıdır.

4.Etkinlik


Metnin son paragrafında Namık Kemal’in esarete karşı olduğu, toplumdaki fertlerin eşit ve hür olması gerektiğini savunduğu anlatılmaktadır.

5.Etkinlik


Bireyin hürriyeti ile vatanın ve ulusun bağımsızlığı arasında güçlü bir ilişki vardır.

Sayfa 29


6.Etkinlik

1)Metnin biçimleri ikişer dizeden oluşan beyitlerdir. Metinde 16 birim kullanılmıştır.
2)
a)Metnin Uyak ve Redifleri



b)uyak şeması: aa,aa,ba,ca,ça,da…
3)Metinde ritim uyak, redif ve aruz ölçüsüyle sağlanmıştır.
4)Kaside, divan şiirinin nazım şekillerindendir. Kasidenin en belirgin özelliği bir devlet ya da din büyüğüne övgülerde bulunmaktır. Namık Kemal ise kendi döneminin sosyal ve siyasi koşullarını dikkate alarak kaside türüne yeni bir boyut kazandırmış, belli bir kişiyi değil “hürriyet” kavramını övmüştür.
5)Metnin teması hürriyettir.
6)Metnin temasını oluşturan yapı birimleri beyitlerdir.
7-8)Metin organik bir bütünlük göstermektedir. Bütün beyitler ilk beyitle uyaklıdır.
9)Şair vatan ve hürriyet kavramlarını soyut bir düşünce, bir hayal olarak ele almıştır.
10Şair son beyitte Türk milletine seslenmektedir.
11)Metnin teması, Namık Kemal’in toplumcu, özgürlükçü, milliyetçi düşüncelere sahip olduğunu göstermektedir.
12)Şiirde ağırlıklı olarak klasisizm akımının etkisi görülmektedir.
13)Atatürk milli mücadeleyi başlatırken Namık Kemal’in fikirlerinden etkilenmiştir.
15)Vatan ve hürriyet kavramları geçmişte olduğu gibi günümüzde de evrensel değer taşımaktadır.

Sayfa 31


Tecelli Yahut Teselli
1)Metne hakim olan duygu ölen sevgiliye duyulan özlemdir.
2)
a)Metnin nazım birimi benttir.
b)Metnin uyak ve redifleri:



c)Metnin uyak şeması: aa,ba, ca, da,….
3)Metinde ölüm gerçeği ele alınırken “serviliklerden yükselen bulutlar, meleklerin sultanı, sararmış ağaçlar, cennet” gibi kelime ve kavramlardan yararlanılmıştır.
4)Beyitler, birbiriyle hem yapı hem ses ahengi hem de konu bakımından ilişkilidir.

Sayfa 32


5)Metni oluşturan birimlerin yerlerini değiştirirsek metnin yapı, ahenk, anlam bütünlüğü bozulur.
6)Metinde konuşan kişi, eşini kaybetmiş olmanın verdiği üzüntülü bir ruh hali içindedir. Tabiatı izlerken eşinin hayali ile karşılaşmayı ümit etmektedir.
7)Şair üst düzey diyebileceğimiz sanatsal bir dil kullanmış olmakla birlikte günlük konuşma dilinin olanaklarından da yararlanmıştır. Şiirde “seher vakti, çocuklar hep uyurdu, sorardım, bakardım” gibi ifadeler günlük konuşma diline ait olan ifadelerdir.
8)Metinde kullanılan kavram ve kelimeler genellikle bireysel bir duyarlılığı yani ölüm teması dile getirecek şekilde seçilmiştir.
9)Metinde “sis, minare, kuşların uyanması, sararan ağaçlar, melek, bulut, ufuk” gibi kelime ve kavramlar imge değeri olan ifadelerdir.
10)Şair, gördüğü bir köyün üst kısmında yer alan iki minareyi mezar taşlarına benzetmektedir. Öyle bir benzetmeyle bize eşinin ölmüş olduğu ve bir mezarda yattığı fikrini vermektedir.
11)bireysel duygulara ağırlık verdiği için kendi döneminin sosyal ve siyasi özelliklerinden çok sanat ve dil anlayışını yansıtmaktadır.
12)Metnin teması, yazıldığı dönemde eşini kaybetmiş bir şairin hüznünü yansıtmaktadır.
13)Metnin dize düzeni Ahbülhak Hamit’in şiirde biçim arayışının bir yansımasıdır. Tanzimat şiirinde başlayan konu bütünlüğü bu şiirde biraz daha yerleşmiş, tema şiirin geneline yayılmıştır.
14)Teselli Yahut Tecelli: Ölüm teması işlenmiştir. Tema, karamsar ve hüzünlü bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Rabbim Bir Gök Verdi Ki Bizlere: Yaşama sevinci teması işlenmiştir. Temaların ele alınışında Allah’a şükretme, yaşamaktan duyulan memnuniyet ön plandadır.
Bursa’da Zaman: Zaman teması işlenmiştir. Zaman bir imgeye dönüştürülerek ifade edilmiştir.
Ortak Yönleri: Ele alınan temaları bireysel bir bakış açısıyla dile getirmeleri, temanın sosyal boyutuna değinmemeleridir.
15)Romantizm
16)Metinde dile getirilen ölüm gerçekliği metnin yazıldığı dönemin gerçekliklerinden biridir.

Sayfa 33


9. Etkinlik



Sayfa 34


Anlama Yorumlama

1)Şiirlerin uyaklanış biçimi, nazım birimleri ve ölçüleri divan şiiri geleneğinin biçim özelliklerini yansıtmaktadır. Tanzimat şiiri biçim bakımından divan şiirinin devamı niteliğindedir. Farklılık sadece işlenen konularda görülür.

10.Etkinlik


2)Hürriyet Kasidesi’nde esaretin insan üzerindeki yıkıcı etkileri, Gazel’de ise toplumun geri kalmışlığı ve medeniyetten uzak oluşu ele alınmıştır. Bu şiirlerde dile getirilen sorunlar, Atatürk tarafından “çağdaşlık ve uygarlık” alanında yapılan yenilikler kapsamında ortadan kaldırılmış; toplum hem bağımsızlığa hem de çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmıştır.

Sayfa 34-35


Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

1)Gazel: satirik şiir
Hürriyet Kasidesi: Satirik şiir
Tecelli Yahut Teselli: Pastoral şiir
2)DDDY
3)D
4)C
5)Namık Kemal, Ziya Paşa, sanat toplum içindir.

Anlatmaya Bağlı Metinler (Roman)

Sayfa 36

Etkinlik

Batı edebiyatı etkisiyle edebiyatımıza giren anlatmaya bağlı metinler: roman, hikaye, fablcemalaksoy.org

Metin İnceleme


Sergüzeşt

Sayfa 39

1)Olay Örgüsü;
Dilber’in Kafkasya’dan kaçırılarak İstanbul’a getirilmesi ve Mustafa Efendi’ye hizmetçi olarak satılması
Mustafa Efendi’nin onu Asaf Paşa konağına satması
Asaf Bey’in ressam olan oğlu Celal Bey’in Avrupa’dan dönmesi
Celal Bey’in resim yaparken Dilber’i model olarak kullanması ve iki gencin zamanla birbirine aşık olmaları
Zehra Hanım’ın Celal’i yatağında bulamayıp tedirgin olması
Dilber’in de yatağında olmadığını gören Zehra Hanım’ın durumdan şüphelenmesi ve Asaf Bey’e dilber ile Celal Bey’in aşk yaşadıklarını söylemesi
Asaf Bey’in bu ilişkiye kesin dille karşı çıkması
Celal’in Münevver Bey konağında bir eğlence toplantısına katılması
Buradaki genç kızların Celal Bey’in etrafına toplanıp ona ilgi göstermesi
Oğullarının bir cariyeye aşık olmasını hazmedemeyen Asaf Bey ile Zehra Hanım’ın Dilber’i gizlice bir esirciye satmaları
Celal’in Dilber’i araması ama bulamaması
Mısır’da bir konağa satılan Dilber’in efendisine odalık olmayı kabul etmemesi ve hapsedilmesi
Sarayda Dilber’e aşık olan Cevher adında harem ağasının Dilber’i kaçırması
Cevher’in Dilber’e İstanbul’a dönmesi için bilet vermesi ve ölmesi
Dilber’in İstanbul’a tek başına dönemeyeceğini anlayıp kendini Nil nehrine atması
2)Olay örgüsünü oluşturan olayların büyük bir bölümü İstanbul’da, zengin konaklarında geçmektedir. Olay örgüsünde anlatılanlar 19. Yüzyılda geçmektedir. 19. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde bazı alışkanlıklar devam etmektedir. Kölelik, cariyelik gibi.
3)Romandaki temel çatışmayı aşk ve sosyal statü olarak kabul edebiliriz.
4)Metindeki kişilerin özellikleri;



5)Metnin Ana Düşüncesi: Esir olsa bile her insanın duyguları ve kalbi vardır.
6)İlahi bakış açısıyla anlatılmıştır.
7)Celal Bey: Tip
Dilber: Tip
Asaf Paşa: Karakter
Zehra Hanım, Münevver Bey: Karakter

Sayfa 40


2.Etkinlik

Metinde en kapsamlı mekan tasviri ilk paragrafta yapılmıştır. Celal Bey’in odası tasvir edilmiştir.
Olay Örgüsü- Zaman İlişkisi: Metinde anlatılan olaylar 19. Yüzyıl Osmanlı sosyal yaşamının belli bir yönünü (kölelik, cariyelik, esirlik) ele almıştır. Olaylar, bu dönemin koşulları hakkında izlenim kazandıracak biçimde yansıtılmıştır. Metindeki kişilerin her biri, ele alınan temayı ortaya çıkarmak üzere farklı kişilik özelliklerine sahiptir.
8)Tanzimat döneminde cariyelik ve kölelik kurumları henüz resmi olarak yasaklanmamıştır. Eski yaşam geleneğinin son izleri olan bu insanlık dışı uygulama, Tanzimat aydınlarını ve yazarlarını rahatsız etmektedir. Yazar toplumda bir insanlık dramı haline gelen bu soruna dikkat çekmek amacıyla böyle bir ana düşünceyi ele almıştır.
9)Metnin ana düşüncesi yaşanmış bir gerçeği değil insana özgü yaşanabilr bir gerçeği ifade etmektedir. Celal ile Dilber gerçekte yaşamış kişiler değildir.

3. Etkinlik


4. Etkinlik

Samipaşazade Sezai Eserle İlişkisi: Dönemin toplumsal sorunlarını bireyi merkeze alarak işlediği bu eserde cariyelik ve esaretin insan hayatı üzerindeki yıkıcı etkilerini ele almıştır.
Fikri ve Edebi Yönü: Sanat için sanat anlayışını benimser. Öykü ve romanlarında hem romantizm hem de realizmin etkileri görülür. Toplumun sorunlarının bireyler üzerindeki etkilerine ağırlık verir. Kişileri günlük yaşamdaki konuşma diline göre konuşturur.

6.Etkinlik


Sergüzeşt romanında yazarın olay örgüsü sırasında kimi yerlerde araya girerek kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesi, iyileri, hep iyi, kötüleri hep kötü yönleriyle ön plana çıkarması romantizm akımından gelen bir tutumdur.

7.Etkinlik


Romanda aile kavramı iki boyutta ele alınmıştır. Bunlardan ilki, var olan ve olay örgüsü üzerinde etkili olan aile yapısıdır. Celal’in aile anlayışı günümüz insanının aile anlayışına daha yakındır. O, sevgi ve aşkı temel alarak aile kurmayı hayal etmiştir.
Romanın ana düşüncesi sosyal gerçekliği yansıtmaktadır. Romanda bireylerin tutkuları, hırsları, toplumsal yaşamdaki statüleri ve statüler gereği göstermiş oldukları tavırlar gözler önüne serilmiştir.

2. Metin: Felatun Bey İle Rakım Efendi


Sayfa 44

1)Olay Örgüsü:
Felatun, ölen babasının yasını Batı kültürüne uygun olarak tutmak adına simsiyah kıyafetler giymekten kurtulduğu için sevinmektedir.
Rakım, kendilerinin(Türk toplumunun) bu tür durumlarda Cuma geceleri, ölen kişinin ruhuna yasin okuduklarını söyler.
Felatun, kendisine bu yası tutturan ve kendisi de uzun zamandır siyah giyinenaktrist sevgilisini(Polini) övmeye başlar.
Rakım, Felatun’un anlattıklarını değersiz bulduğunu hissettirir şekilde yapmacık bir şaşkınlık sergiler.
Felatun, eğer isterse sevgilisini getirip kendisiyle tanıştırabileceğini söyleyince Rakım bu kez gerçekten şaşırır. Çünkü o dönemin toplumunda kadınlar ve erkekler tanımadıklarıyla konuşmazdı.
2)Temel çatışma Doğu-Batı kültürleri üzerine kurulmuştur.
3)Felatun Bey zengin bir aileden gelir; memur olmasına rağmen günlerini zevk ve eğlenceyle geçirir. Gamsız ve umursamazdır.
Rakım Efendi çalışkan, dürüst ve geleneklere bağlıdır.
4)Olaylar İstanbul’da Tanzimat döneminde geçmektedir.
5)Romanın verilen bu bölümünde kişilerin daha çok karakter özellikleri betimlenmiştir.
6)Felatun Bey İstanbul’un zengin ve alafranga mekanlarında vakit öldürürken Rakım Efendi günlerini kütüphanede geçirir.
7)Metnin teması “yanlış batılılaşma”dır.
8)Tanzimat döneminde bu romanda anlatılan kişilerin benzerlerine rastlamak mümkündür.
9)Roman ilahi bakış açısıyla yazılmıştır. Roman yazarının araya girerek taraflı açıklamalar yapması roman tekniğine aykırıdır.
10)Metnin olay örgüsünde Batı hayranı olan Felatun Bey her şeyini kaybetmiştir. Tanzimat döneminde de Batı hayranlığı birçok insanın hayal kırıklığı yaşamasına neden olmuştur.
11)Metnin yazılış amacı; Tanzimat döneminde toplumun kuşak çatışmasına ve yanlış batılılaşma tehlikesine düşmemesidir.
12)Tanzimat dönemindeki yanlış batılılaşma bu metnin temasına kaynaklık ediyor.
13)Metnin teması Osmanlı toplumunun kendi değerlerinden koparak Batı’nın yaşam biçimini benimsemesiyle özünden uzaklaşacağı tehlikesine dikkat çekmek amacıyla ele alınmıştır.

10. Etkinlik





Anlama Yorumlama

Sayfa 45

1)a)Edebi eserler yazıldıkları dönemin sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel atmosferinden izler taşır. Ayrıca dönemin sanat ve dil anlayışını yansıtır.(gelenek)
b)Her eser, yazarın dünya görüşünü, düşüncelerini, amaçlarını, zevk ve beğenisini, özel yaşamını yansıtan bir aynadır.
c)İncelediğimiz metinler farklı bakış açılarıyla başka romanlar olarak yazılabilir. Bu durum, anlatmaya bağlı metinlerin yazardan yazara farklı iletiler ve düşüncelerle dile getirebileceğini gösterir.
3)Romantik eserlerde amaç, okuyucunun duygu ve düşüncelerini etkilemektedir. Bu yüzden romantik yazarlar kendi dönemlerine göre daha sade bir dil kullanırlar.

11.Etkinlik


Masallarda gelenekleşmiş bir anlatım ve masala özgü bir anlatıcı vardır. Zaman ve mekan gerçeklikle ilişkili değildir. Sergüzeşt romanında ise anlatıcı yazardır, zaman ve mekan gerçekliğe yakındır.
Destan ve mesnevilerde zaman genellikle bilinmeyen ya da çok eski devirlerdir. Mekanlarda olağanüstülük görülebilir. Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında ise zaman ve mekan gerçekliği yansıtır. Zaman 19. Yüzyıldır, mekan ise İstanbul’dur.

Sayfa 46


Ölçme ve Değerlendirme

1)Aş romanı, toplumsal(didaktik) roman
2)YDDD
3)Mithat Efendi, Namık Kemal, romantizm, Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat, Yusuf Kamil Paşa
4)E
5)A
6)E

Sayfa 47

Göstermeye Bağlı Edebi Metinler (Tiyatro Metinleri)

1.Metin: Şair Evlenmesi

2.Etkinlik

1)Metnin kahramanları Şair Müştak Bey, Hikmet Efendi, Kumru Hanım, Sakine, Ziba Dudu, Habbe Kadın, Ebullaklaka, Atak Köse, Batak Ese’dir. Bu kahramanların her biri ait olduğu sosyal çevrenin özelliklerini yansıtacak şekilde davranış sergiler ve konuşur.
2)Metnin Olay Örgüsü;
Müştak Bey’in gelinle karşılaşmadan önce heyecanını ve Kumru Hanım’a duyduğu aşkı arkadaşı Hikmet Efendi’ye anlatması
Müştak Bey’in Kumru Hanım zannettiği gelinin Kumru’nun evde kalmış ablası olan Sakine Hanım çıkması
Başta Ebullaklaka olmak üzere mahalle halkının gelin evindeki münakaşaya şahit olmasıcemalaksoy.org
Hikmet Bey’den rüşvet alan Ebullaklaka’nın bu yanlışlığı düzeltip Müştak Bey ile Kumru Hanım’ı nikahlaması
3)Olayların geçtiği mekan, Kumru Hanım’ın evinin bulunduğu bir mahalledir.
4)Metinde anlatılan olay, 19. Yüzyıl İstanbul’un sosyal ve kültürel özelliklerini yansıtmaktadır. Metindeki zaman ile yaşanılan zaman arasında uyum vardır.
5)Metinde Müştak Bey’in saflığı ile Atak Köse ve Batak Ese adlı karakterlerin konuşmaları mizahi unsurlar olarak kullanılmıştır.
6)Metnin iletisi: İnsanlar birbirlerini iyice tanıyıp sevdikten sonra evlenmelidir.
7)Olaylar gerçek hayatla uygunluk gösterir.
8)Metnin konusu, dönemin önemli toplumsal sorunlarından biri olan “görücü usulüyle evlenme” üzerine kurulmuştur.(cemalaksoy.org) Bir töre komedisi olan bu eser, genç kızların ve erkeklerin kendi istekleri doğrultusunda evlenmeleri gerektiğini vurgulamak için yazılmıştır.

Sayfa 50


3. Etkinlik

10)Metin kişilerinin taşıdığı karakter özelliklerine sahip insanlara günlük yaşamda rastlayabiliriz.
11)Oyun, toplumdaki görücü usulüyle evlendirmelerin gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekme amacıyla yazılmıştır.
12)Şinasi’nin bu konuyu ele almış olması, yaşadığı dönemde kızlara evlilik konusunda karar ve tercih hakkının verilmediği gerçeğini ortaya koymaktadır.

4. Etkinlik




Sayfa 51

2.Metin: Zavallı Çocuk

Sayfa 55

1)Metnin kişileri ve özellikleri;



2)Metnin Olay Örgüsü;
Şefika’nın Tahire Hanım’a Ata’yı sevdiğini söylemesi
Tahire Hanım’ın hiddetlenmesi ve Şefika’nın Paşa ile evlenmesi halinde hem çok mutlu olacağını hem de ailesinin borçlarından kurtulacağını söylemesi
Ailesini bu kötü durumdan kurtaracak tek çarenin Paşa ile evlenmesi olduğunu anlayan Şefika’nın kendini feda edercesine bu evliliği kabul etmesi
Şefika’nın hastalanması, Halil Bey’in Ata’yı çağırması
Şefika’nın Ata’yı görünce yanına çağırması ve her şeyi itiraf etmesi, Ata’nın da kendi duygularını anlatması
Şefika’nın öleceğini anlayan Ata’nın eczaneden bir zehir getirerek içmesi ve Şefika’nın yanına sokularak can vermesi, ardından Şefika’nın ölmesi
3)Metindeki olayların yönünü değiştiren en önemli karakter Tahire Hanım’dır. Tahire Hanım’ın Şefika’yı 38 yaşında bir paşaya vermek ve paşanın servetiyle borçlardan kurtulmak arzusu, Şefika ile Ata’nın canına sebep olmuştur.
4)Metinde anlatılan olaylar Halil Bey’in konağında geçmiştir.
5)Metindeki zaman, metnin kurgusuna uygundur.
6)Metnin iletisi: Servet uğruna çocuklarımızın geleceğine yön vermeye kalkarsak onlara büyük acılar yaşatabiliriz. Metnin iletisi, eserin yazıldığı dönemin sosyal ve kültürel ortamını yansıtmaktadır.
7)Metinde toplumsal yaşamın önemli sorunlarından biri ele alınmıştır. Bu sorun gerçekten yaşanan bir sorundur. Metinde anlatılanlar gerçeklikle ilişkilendirilebilir.
8)”Zavallı Çocuk” adlı metnin yazılış amacı, ebeveynlerin kendi çıkarları ve hırsları uğruna gencecik kızlarını ve oğullarını sevmedikleri kişilerle evlendirmek suretiyle mutsuzluğa terk etmelerinin ne kadar zalimce bir tutum olduğuna dikkat çekmektir.

6. Etkinlik


9)Şefika ile Ata’nın ölmeden önce aralarında geçen konuşmalar dram özelliğini göstermektedir.
10)Metin kişileriyle günümüzde karşılaşmak mümkün değildir ancak bu kişilere karakter yönünden benzeyen kişilere rastlayabiliriz.
11)Metindeki kişilerin duyguları, eğilimleri, karakter özellikleri metnin iletisinin şekillenmesine yardımcı olmuştur.
12)



Sayfa 56

Anlama Yorumlama

8. Etkinlik

Tanzimat Dönemi’nde Fransız edebiyatından yapılan tiyatro çevirileri, yerli tiyatronun şekillenip gelişmesinde önemli bir role sahiptir.

9.Etkinlik


Şair Evlenmesi, geleneksel oyunların etkilerini taşımaktadır. Şinasi yenileşme dönemi yazarlarından olsa da Türk edebiyatı ve kültürü hakkında araştırmalar yapmış, halk edebiyatını yeni edebiyatla birleştirmeye çalışmıştır. Zavallı Çocuk tiyatrosu daha çok dram özelliği taşımaktadır. Oyunda yerel ve geleneksel unsurlar yoktur.
1)Geleneksel tiyatrodan modern tiyatroya geçişi hazırlayan gelişme, 1860’ta başlayan Tanzimat edebiyatıdır.
2)İncelediğimiz metinlerin oluşmasına imkan veren zihniyet özelliklerini Tanzimat edebiyatının sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel, askeri, sanatsal özellikleriyle yazarların yetişme tarzları ve düşünceleriyle ilişkilendirerek tespit edebiliriz.

10. Etkinlik




Sayfa 57

Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

1)çeviri eserleri model, adapte, mekan-zaman, sahneleme
2)DYD
3)B
4)A

Sayfa 58

Tanzimat Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

3. Etkinlik



4.Etkinlik

Tanzimat Döneminin “Birinci Dönem” olarak adlandırdığımız dilimde yazılan eserlerde nispeten sade bir dil kullanılmıştır. Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi gibi sanatçılar öykü ve romanların toplumun anlayabileceği bir dille yazılması gerektiğini savunmuşlardır. Fakat bu düşüncelerini yeterince uygulayamamışlardır.(cemalaksoy.org) Bunun en büyük nedeni, diğer sanatçılar tarafından basitlikle suçlanma korkusudur. Tanzimat ikinci kuşağı olan Abdülhak Hamit, Samipaşazade Sezai, Recaizade Mahmut Ekrem yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkı iyice açarak ağır ve sanatlı bir dil kullanılmıştır.cemalaksoy.org

5. Etkinlik


Bir iletişim aracı olarak gazete, Tanzimat döneminde edebiyatımıza girmiştir. Gazete o dönemde sadece devletin icraatlarını duyurmak için çıkarılmıştır. Gazetelerin günümüzdeki işlevleri oldukça fazladır.

Sayfa 59-60


1)C
2)C
3)E
4)D
5)B
6)Telemak, Yusuf Kamil Paşa
7)Şemsettin Sami, Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat
8)A
9)DDDYDDY


Sayfa 62
Servetifünun
Servetifünun kelimesi “bilimlerin zenginliği” anlamına gelmektedir. Edebiyatıcedide ise “yeni edebiyat” anlamındadır. Servetifünun, Recaizade’nin Mektebi Mülkiye’den öğrencisi olan Ahmet İhsan Tokgöz tarafından 17 Mart 1891 yılından beri çıkarılmaktaydı. Recaizade bir edebiyat dergisi haline getirmek için Ahmet İhsan’la anlaşmış ve kendisinin Mektebi Sultani’den (Galatasaray Lisesi) öğrencisi olan Tevfik Fikret’i derginin “başyazarlığına” getirilmesini sağlamıştı.
Servetüfünun, Tanzimat sonlarına doğru ortaya çıkan “eski-yeni” tartışmasının yenilikçi kanadı tarafından kurulmuş bir edebiyat akımıdır. Tanzimat son kuşak yazarları olan Recaizade Mahmut Ekrem yeni edebiyatı, Muallim Naci ise eski edebiyatı savunmuştur.

Hazırlık Çalışması


2.Etkinlik”

“Edebiyatıcedide” sözü özellikle Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan gibi yenilikçi sanatçıların oluşturduğu Tanzimat dönemi edebiyatı için kullanılmıştır. Bu dönem sanatçılarına da “yeni edebiyatçılar” anlamına gelen “Üdeba-yı Cedide” denilmiştir.

Sayfa 64


3. Etkinlik

Servetifünun Dönemi Şairler: Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Süleyman Nazif, Ali Ekrem Bolayır, Hüseyin Siret Özsever, İsmail Safa, Faik Ali Ozansoy, Celal Sahir
Yazarlar: Cenap Şahabettin, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Şuayb, Hüseyin Suat Yalçın, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ahmet Hikmet Müftüoğlu
2)Servetifünuncular Fransız kültür ve edebiyatından etkilenmişlerdir. Fransız sembolist ve parnasist sanat anlayışı Servetifünun şairleri Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin üzerinde etkili olmuştur. Servetfünun roman ve hikaye yazarları ise yine Fransız edebiyatından realist ve natüralist sanatçıların etkisinde kalmışlardır.
3)Servetifünuncular divan şiirinin yerleşmiş biçim geleneğini ortadan kaldırıp modern şiir formu geliştirmek amacıyla önce şiirde serbest müstezata yöneldiler hatta serbest müstezatın da kalıplarını zorladılar. Bununla birlikte şiire çok ağır, süslü bir dil getirdiler.
4)Metinde geçen eski edebiyat kavramı ile divan edebiyatı kastedilmiştir.

2.Metin: Servetifunun


1)Metin yazarı, Servetifünuncuların kendi dönemlerindeki siyasi baskısından dolayı toplumsal sorunları ele alamadıklarını, bireysel konulara ağırlık verdiklerini söylemektedir. Yazar, “onlar için sanat bir vasıta değil, gayedir.” Sözünü bu yüzden söylemiştir.


Sayfa 66


4. Etkinlik

Servetifünuncuların eserlerinde dönemin sosyal olayları yansıtmamalarının sebebi İstibdat adı verilen siyasi baskı rejimidir. İstibdat, despotizm demektir. Baskıcı uygulamalardan en çok etkilenen basın, yayın ve edebiyat çevreleri olmuştur. Servetifünuncular da böylesine acımasız ve katı bir siyasi ortamın içinde ruha, duyguya, hayale yöneldiler ve salt güzellik anlayışı doğrultusunda eserler kaleme aldılar.cemalaksoy.org

5. Etkinlik


Yenilikçiler Servetifünunculardır. Bunlar, Batı edebiyatını örnek alarak edebiyatımızı daha modern bir çizgiye getirmek, çağın duygu ve anlam ifadelerini yakalamak ve yeni türler geliştirmek istediler.(cemalaksoy.org) Eskiyi savunanlara göre yenilikçiler şiiri basitleştirmiş ve sanatsal değerini yok etmiştir.

6. Etkinlik


2)Servet-i fünun Genel Özellikleri:
Şiir: Ağır ve süslü bir dili vardır. Aruz ölçüsü kullanılmıştır. Anlam beyitlere yayılmıştır. Divan şiiri nazım şekilleri dışında yeni biçim arayışları başlamıştır. Bireysel konular tercih edilmiştir. Duyulmamış, ilginç imgelere yer verilmiştir. Şiirde ses ahengi önem kazanmış, şiir musikiye yaklaşmıştır.
Nesir: Anlatımda ses ahengine ve iç uyaklara(seci) önem verilmiştir. Mensur şiir geleneği başlamıştır. Gözlem ve betimlemeler oldukça güçlüdür. Öykü ve romanlarda bireysel konular ele alınmıştır.

Sayfa 67-68


1)DYDD
2)D
3)C
4)sanat için sanat, aşk-ölüm-yalnızlık, sone ve terzarima, sona ermiştir, öykü ve roman


Sayfa 69


1)Servetifünun dönemi edebiyatında öğretici metin türü olarak en çok gezi, anı ve edebi eleştiri yazıları dikkat çeker. Dönemin baskılarından dolayı yazarların çoğu fırsat buldukça yırt dışı gezilerine çıktıklarından gezip gördükleri yerlerle ilgili izlenimlerini anlatmışlardır. Yazarlar arasındaki yakınlık anı türünün gelişmesini sağlamıştır. Topluluğun en etkili eleştiri yazarı Hüseyin Cahit Yalçın’dır.

1.Etkinlik


Edebiyat ve sanat dergileri süreli yayınlar olduğunda öğretici metinlerin düzenli bir şekilde yayımlanmasına imkan sağlar.

Sayfa 72

1)Metnin yazılış amacı, okuyucuyu bir düşüncenin önemine inandırmak, bilgilendirmek ve yönlendirmektir.
2)Tanzimat’ın birinci kuşak yazarlarından Ahmet Mithat Efendi’nin Servetifünuncular için yazdığı “Dekadanlar” adlı eleştiri yazısı, SErvetifünuncuların sert tepkisiyle karşılaşmıştır. “Dekadan” kelimesi Fransızca olup bir anlamı “düşkün, değersiz” diğer anlamı ise “yeni doğmuş eşek yavrusu”dur.
3)Metne göre Osmanlı aydınlarının amacı Avrupa’nın bilim ve fenniyle zihinleri aydınlatmak olmalıdır.
4)Metnin ana düşüncesi; Servetifünuncular için yapılan “DEKADANLIK” yakıştırması doğru bir yaklaşım değildir.
5)Metinde ele alınan “dekadanlık” polemiği dönemin en önemli edebi tartışmasıdır.
Osmanlı aydınları gibi somut ifadeler kullanılmıştır.

Sayfa 73


2. Metin: Gezi Yazısı

1)Metinde sıfatların çok kullanılması metin yazarının dış dünyayı algılayışı ve yorumlayışıyla ilgilidir. Servetifünun yazarlarında güçlü bir betimleme yeteneği vardır. Bunun nedeni, yazarların bireysellik ve güzellik anlayışıdır. Diğer bir etken de görselliği ön plana çıkaran parnasizm akımından etkilenmeleridir. Cenap Şahabettin, edebiyatımızda parnasizm akımının etkilerini yansıtan ilk sanatçıdır. Parnasizm şiirde resim sanatına özgü bir ifadeyi öne çıkarır.cemalaksoy.org
2)Metnin yazıldığı dönemde Servetifünun sanatçıları hem şiirde hem de nesirde ağır, süslü bir dil kullanılmıştır.
3)Metnin konusu Nil nehri ve çevresindeki manzarayı okurun gözleri önünde canlandırmak ve okuru bilgilendirmektir. Buna göre metnin konusu gezi yazısıdır.
4)Metin, sanat için sanat anlayışı ile yazılmıştır. Nil nehri ve çevresinin sosyal hayatımıza yön verecek ya da genel kültürümüzü arttıracak bir yönüne değil, insan ruhunda uyandırdığı düşünce ve hayallere ağırlık verilmiştir.
5)Öğretici metinlerde soyutluk değil somutluk ön plandadır. Okuduğumuz metinde yazarın anlattığı Nil, gerçek ve somut bir yerdir. Yazarın kendi hislerini anlatması metnin soyut bir özellik kazandığı anlamına gelmez.
6)Cenap Şahabettin aynı zamanda cilt doktorudur. Meslek hayatı boyunca Mersin, Rodos, Suudi aRabistan’ın Cidde kentinde doktorluk ve sağlık müfettişliği yapmıştır. Orta Doğu ülkelerini dolaşmıştır.

Sayfa 75


3.Metin: Hatıra

1)Yazar çocukken Fuzuli, Nedim, Nabi, Sünbülzade Vehbi gibi divan şairlerinin eserlerini anlayamadığı için bir türlü sevememiştir. Bu eserlerde kullanılan dil oldukça ağır,(cemalaksoy.org) sanatlı ve karmaşıktır. Bir çocuğun anlaması mümkün değildir.
2)Hüseyin Cahit Yalçın’ın beslendiği kültürel kaynakların başında, babasının geceleri kendisine okuduğu menkıbeler gelir. Bunlardan en çok, Hz. Ali ile ilgili olanları seven yazar, büyüdükçe farklı okuma alanlarına yönelmiştir.

Sayfa 76


2. Etkinlik

Öğretici metinlerde dil göndergesel işlevde kullanılır.
Kelimelerin daha çok gerçek anlamlarına yer verilir.
Anlatımda öznelliğe ve göreceliğe yer verilmez.
Metnin hitap ettiği kitlenin anlayabileceği bir dil kullanılır.
Terim ve kavramlara yer verilir.
Gerçekliğe bağlı kalınır.
3)Metnin türü anıdır.
4)Metin sanat, sanat içindir anlayışıyla yazılmıştır. Yazar, herhangi bir sosyal konuyu değil, bireysel kültürünü oluşturan çocukluk yıllarındaki okuma sevgisini ele almıştır.
5)Metinde somut ön plandadır. Anlatılanlar gerçek ve somut yaşantılardan seçilmiştir.
6)Metnin ana düşüncesi, metnin yazıldığı dönemdeki kültürün önemli olduğu, çocukların bu alışkanlığı kazanmasında aile bireylerinin destekleyici bir rol oynadıklarını göstermektedir.

Anlama Yorumlama

2)



Sayfa 77-78

Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

1)
2)B
3)A
4)E
5)DDY
6)Yeni Zelanda’ya, baskıcı siyasi, edebi eleştiri


Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler(Şiir, Mensur Şiir)

Sayfa 79
1.Etkinlik

Tanzimat şiirinde başlayan konuyu beyitlere yayma anlayışı Servetifünun şairlerince daha geliştirilmiş, yeni bir biçim anlayışı doğmuştur. Servetfünuncuların şiir sanatında temel kaynak olarak kabul ettikleri Takdir-i Elhan (RME) onların aynı zamanda sanat anlayışını yansıtır.
Şiirde kafiye göz için değil kulak için olmalıdır.
Biçim ve ölçü uğruna şiirin anlamı katledilmemelidir.
Güzel olan her şey konu olabilir.
Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan şiirin biçim kalıplarını zorlayan ve klasik beyit anlayışına alternatif olarak müstezatın serbest biçimlerini deneyen ilk şairler olmuşlardır. Servetifünun şiirini en çok etkileyen husus da biçimdeki bu kısmi serbestlik olmuştur.

Sayfa 80


2. Etkinlik

Parnasizm ve realizm akımlarının iki ortak yönü vardır:
Romantizm akımına karşı ortaya çıkmış olmaları
Dış dünyayı nesnel bir bakış açısıyla ele almaları
2)Parnasizm, şiirde kişisel duygulara, hayallere değil ustalığa ve ölçülü olmaya önem verir. Dış dünyayı nesnel bir şekilde ele alır. Bu yönleriyle sembolizmden ayrılır.

Sayfa 83

1)a)Metinde nazım birimi olarak bent kullanılmıştır.
c)Şiirin ilk bölümünde “sen, ey” kelimeleri tekrarlanmış, “e, i” sesleri diğer seslerden daha çok kullanılarak asonans sanatı yapılmıştır.
2)Metnin teması vatana karşı sorumluluktur.
3)Metinde konuşan kişi gençlere seslenmektedir.
4)Metinde konuşan kişi gençlerin vatan için didinerek, uğraşarak, arayarak, bularak, düşünerek sorumluluklarını yerine getirmelerini istemektedir.
5)Metinde gençlerin vatanseverlik, heyecan ve coşkularına seslenilmiştir.
6)Metinde “yarın” kelimesi, vatanın yarınlarını kuracak gençliği ifade etmektedir.
7)cehennem sözü “savaş”ı anlatmaktadır. (istiare)
Cennet kadar güzel yurt(teşbih)
Cennet-cehennem (tezat)
8)Şiir dilinin düzyazıya yaklaşması, bir cümlenin birkaç dizeye yayılmasıdır. Bir dizenin ortasında ya da sonlarında biten bir cümleden sonra ikinci dize cümle bitene kadar sürer, cümlenin kalan kısmı bir alt dizeden yine devam eder.
9)Metinde, metnin yazıldığı sosyal ve kültürel ortamını yansıtan kelime ve kelime grupları: yarınları, devrim, cennet kadar güzel yurt, yabancı bir el, yurdun kutsallığı, çağın şimşekleri
10)Metinde günlük konuşma dilini yansıtan ifadeler: koş, çabuk, gözleri sende, kızcağız, nazlı yüz, Tanrı esirgesin
11)Şiirde yapılan tasvirlerden örnekler;
“Temiz ve bulutsuz, ağaran bir gök,
Titreyen kucağını açmış, bekliyor, koş, çabuk!”
Bu betimlemelerde vatanın durumu, kişileştirme yoluyla gözler önüne serilmiştir.
12)



13)Şiirin resmi, hayal gücünün sınırları ölçüsünde çizilebilir.
14)Metnin teması yalnız bizim için değil diğer milletler için de önemli bir anlam ifade etmektedir.
15)Tevfik Fikret, II.Abdülhamit’in uygulamış olduğu siyasi baskıyı birçok eserinde açıktan ve dolaylı olarak yermiştir. Bu eserde ise doğrudan değil, dolaylı bir yaklaşım, sitem vardır. Düşüncelerinden dolayı dönemin siyasetçileri ve devlet adamlarıyla ters düşmüştür.
16)Metinde gençlerle ilgili dile getirilen düşünceler ve beklentiler bugün için de geçerlidir.
17)Metinde çok sayıda Arapça ve Farsça kelime kullanılması Servetifünun edebiyatının ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanma geleneğiyle ilişkilidir.
19)Tevfik Fikret güçlü bir sanatçı olmasının yanı sıra vatansever bir insandır. Türk tarihinden aldığı bir ilhamla gençliğe yeniden bir vatan sevgisi ve coşkusu kazandırmaya çalışmıştır.

Sayfa 85


4. Etkinlik

Ferda ile ilişkisi: Ferda şiiri, şairin vatanla ilgili tedirginliğini ve gençlikten beklentilerini yansıtmaktadır. Toplumdaki çürümüşlüğe yalnızca genç nesiller son verebilir.
Fikri ve edebi yönü:
Şiirimize getirdiği yenilikler: Sembolizm ve parnasizm akımlarının etkisiyle şiir yazdı. Şiire görüntü kazandırdı. Coşkulu, akıcı ve isyankar bir söyleyiş getirdi. Heceyle yazdığı çocuk şiirleriyle halk şiirine önem verdiğini gösterdi.cemalaksoy.org


2. Metin: Elhan-ı Şita

Sayfa 87

1)Metinde ahengi sağlayan öğeler uyak, redif, aruz ölçüsü, aliterasyon ve asonanslardır.
2)Metnin yapısını oluşturan öğeler dizeler ve bentlerdir.
3)Şiir birimleri arasında hem yapısal hem de anlamsal bir bağ vardır. Kısa biçimde verilmiş dizeler, cümle bütünlüklerinin bölünmüş halidir. Dolayısıyla şiir düzyazıya yaklaştırılmıştır.cemalaksoy.org
4)Şiirin birimleri ve ahengi kar yağışını andıracak biçimde kurgulanmıştır.
5)Şair, günlük konuşma dilinin olanaklarından yararlanmamıştır. Çünkü, şiirin bütününde dış dünyadaki bir gelişmenin insan ruhunda uyandırdığı çağrışımlara ve sembollere yer verilmiştir.
6)”Kar, beyaz bir lerze dumanlı, bir uçuş, eşini gaip eyleyen bir kuş gibi eyyam-ı nevbaharı arar” dizelerin bu şekilde kullanılması, Servetifünun şiirinin nesre yaklaştırıldığını gösterir.
7)a)Metinde kişileştirme yoluyla en çok öne çıkarılan kavram “kar”dır.
b)Melek kanadı: benzetilen
beyaz:benzetme yönü
gibi: benzetme edatı
kar: benzeyen
c) “küçücük, sersefid baykuşlar gibi kar” dizelerinde teşbih sanatı yapılmıştır.
Ç)Kar metnin tamamında şu varlıklara benzetilmiştir: eşini kaybeden bir kuşa, insanlara, kelebeğe, melek kanadına, beyaz başlı baykuşlara
d)Benzetme ve kişileştirmeler şiirdeki anlamın yoruma açık olmasını, çağrışım yönünden zengin ifadelerin oluşmasını ve şiirin derinlik kazanmasını sağlamıştır.
8)Şiirde başta “kar” kelimesi olmak üzere “kuşlar, kelebekler, şarkı, bahçe, yuva …” kelimeleri birer simgedir ve bunların tümü mecaz anlamda kullanılmıştır.
9)Metinde karların dağınık bir biçimde uçuşmaları anlatılırken kuşların ve kelebeklerin uçuşmaları birer çağrışım değeri olarak kullanılmıştır.
19)Uçuşan karlar, şairde hüzün duygusunu uyandırıyor. Şiirin geneline yayılan duygu kaybolan bir saadet duygusu ve melankolidir.
11)Şiirde anlatılanlardan hareketle, şairin içe kapanık, yalnız, melankolik bir ruh taşıdığını, mevsimlerin doğal gelişimlerinden bile kendi ruhuna pay çıkardığı sonucuna ulaşabiliriz.

6. Etkinlik


12)Metnin teması evrensel bir nitelik taşır.
13)Metnin teması, yazıldığı dönemde yazarların ruh halini yansıtır[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
14)Şair, şiirin tümünde güçlü gözlemlerine dayanarak betimleme yapmıştır. Üstelik bu betimlemeler görünen doğayı değil, doğanın şairin zihnindeki görüntüsünü yansıtmaktadır. Bu şiiri kolayca resme çevirebiliriz.

8. Etkinlik

1)Ferda ve Elhan-ı Şita adlı metinlerde anlatılanlar düzyazıya çevrilebilir. Çünkü bu şiirlerde dizeler, cümlelerin bölünmüş halidir. Şiir nesre yaklaştırılmıştır.

9. Etkinlik


2)İncelediğimiz metinler, yazıldıkları dönemin şu zihniyet özelliklerini yansıtır:
Baskıcı rejimden dolayı bireysel konular ele alınmıştır.
Şairler, devlet yönetimini hiç sevmezler.
Şairler genellikle üzgün, yalnız, çekingen, karamsar ve güçsüzdür.
Tabiat ve tabiat olayları, şairlerin en çok yararlandıkları ilham kaynaklarıdır.


Sayfa 88-89

Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

1)Cenap Şahabettin, Tevfik Fikret, sembolizm ve parnasizm
2)YDYDDYY
3)C
4)D
5)E
6)D
7)D
8)E


Mensur Şiir

Sayfa 90




2)Bir düzyazıya, cümleler arasında ses ahengi kurma yoluyla şiirsel bir özellik kazandırabiliriz. Düzyazının şiirsellik kazanması yapısal olarak mümkün olmasa da anlatım ve söyleyiş bakımından mümkündür.

Sayfa 91

Metnin Teması: ,Hayat Mıdır?: geçinme çabası
Baran-ı Bahar: Mutsuzluk
2)Metinlerin dil ve anlatım özellikleri:
Hayat Mıdır?: Düzyazı biçiminde sıralanmış cümlelerde ses benzerlikleri ve iç uyaklar söyleyişe ahenk ve coşku katmıştır. Kelimeler yan ve mecaz anlamlarda kullanılmıştır[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
Baran-ı Bahar: Düzyazı biçiminde sıralanmış cümlelerde ses benzerlikleri ve iç uyaklar söyleyişe ahenk ve coşku katmıştır. Kelimeler yan ve mecaz anlamlarda kullanılmıştır.
Metinde anlatılanlar ve metnin uyandırdığı düşünceler:cemalaksoy.org
Hayat Mıdır?: Kimseye muhtaç olmadan, mutlu ve huzurlu yaşam için zor koşullarda mücadele etmek, çalışmak düşüncesi öne çıkıyor.
Baran-ı Bahar: Emellerine, hayallerine kavuşamayan ve kavuşmaktan ümidini kesmiş bir insanın tabiata bakıp imrenmesi söz konusudur. Tabiatta kıştan sonra bahar gelir fakat umudunu yitirmiş insanların içinde hep kış vardır.
Metinde Anlatılanlar
Hayat Mıdır?: Hayatta kalmak, insanca yaşamak için çalışmak gerektiği anlatılmaktadır.
Baran-ı Bahar: Yazar, ruhundaki kederin, acıların bitmek bilmediğini, baharı olmayan bir kışa benzediğini anlatmaktadır.
Metne şiirsellik kazandıran dil ve anlatım özellikleri:
Hayat Mıdır?: Metinde imgelere, söz sanatlarına, ses ahenklerine yer verilmesi şiirsel bir anlatımı ortaya çıkarıyor.cemalaksoy.org
Baran-ı Bahar: Metinde imgelere, söz sanatlarına, ses ahenklerine yer verilmesi şiirsel bir anlatımı ortaya çıkarıyor.
Metinde anlatılanlar günümüzde geçerli mi?
Hayat Mıdır?: Hayatın zor koşullarıyla mücadele etmek, çalışmak ve geçimini sağlamak günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.
Baran-ı Bahar: İnsanın hiçbir zaman mutlu olamayacağı, hep üzgün ve kederli kalacağı düşüncesi günümüzde de karşılaşılan durumlardan biridir.

Anlama Yorumlama

3. Etkinlik




Sayfa 92

Ölçme ve Değerlendirme

1)DYD
2)Kelimeler yan ve mecaz anlamları ön plana çıkmıştır. Cümleler içinde ses benzerlikleri vardır. Duygu ve soyutluk vardır. Coşkulu, akıcı bir anlatımı vardır. İmge, hayal ve çağrışımlara yer verilmiştir. Edebi sanatlara başvurulmuştur.
3)C

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 15:43 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
11.sınıf, 2011, 2011-2012, 2012, bu senenin, cevapları, ders kitabı cevapları, edebiyat, ekoyay, indir, kitabı, kitap, oku, sαω, tüm, yeni, yükle, zambak, öğretmen kitabı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat